T.B.M.M. (S. Sayısı : 417)
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının Onaylanmasının UygunBulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe ve Dışişleri
Komisyonları Raporları (1/654)
T.C.
Başbakanlık
Kanunlar ve Kararlar 30.3.2000
Genel Müdürlüğü
Sayı : B.02.0.KKG.0.10/101-18/1631
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Dışişleri Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı BakanlarKurulunca 8.2.2000 tarihinde kararlaştırılan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı” ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.
Gereğini arz ederim.
Bülent Ecevit
Başbakan
GEREKÇE
Bangladeş, ekonomik ve ticarî ilişkilerimizin geliştirilmesi arzulanan bir Devlettir.Kuşkusuz, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti arasında sermaye, teknoloji ve hizmet hareketlerinin geliştirilmesi, her iki Devletin de refahına katkıda bulunacaktır. Söz konusu faktör hareketlerinin geliştirilmesinde çifte vergilendirme nedeniyle ortaya çıkan sorunların çözümü önem arz etmektedir. Bu amaçla, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti arasında 31 Ekim 1999 tarihinde Ankara’da “Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması” imzalanmıştır.
Anlaşma ile kişilerin aynı gelir üzerinden iki Devlette birden vergilendirilmesinin (çifte vergilendirme) önlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amacı sağlamak üzere, vergileme hakkı, gelir unsurları itibariyle ikamet edilen veya kaynak Devletlerden birine bırakılmakta veya bu mümkün olmazsa iki Devlet arasında paylaştırılmaktadır. Böylece, Âkit Devletlerden birinde yatırım yapan, teknoloji veya hizmet sunan diğer Devlet mukimlerinin, o Devletin mükelleflerine göre daha ağır vergilendirilmesine engel olunmakta ve teşebbüslerin risk almadan önce ileride karşılarına çıkacak her türlü vergi ile ilgili mükellefiyeti hesaplayabilmeleri sağlanmaktadır. Çifte vergilendirmenin Âkit Devletlerde önlenmesi ile Bangladeşli yatırımcılar için Türkiye’nin, Türk yatırımcılar için ise Bangladeş’in daha cazip hale geleceği tâbidir.
Anlaşmanın kapsamına aldığı vergiler açısından çifte vergilendirmenin ve vergi kaçakçılığının nasıl önleneceği ve muhtelif gelir unsurlarının vergilendirilmesine ilişkin ilkeler ve düzenlemeler, ilişikte yer alan anlaşmanın madde gerekçelerinde ayrıntılarıyla açıklanmıştır.
ANLAŞMA MADDELERİNİN GEREKÇELERİ
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma anlaşması” 29 maddeden medana gelmiştir. Anlaşma maddelerinin gerekçeleri aşağıda belirtilmiştir.
Madde 1. – Kişilere ilişkin kapsam
1 inci madde hükmü gereğince bu Anlaşma, Âkit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olan kişilere uygulanacaktır.
Diğer bir ifade ile bu Anlaşma, milliyet farkı gözetilmeksizin Âkit Devletler (Türkiye ve Bangladeş)’den birinde veya her ikisinde mukim olan kişileri kapsamına almaktadır.
Madde 2. – Kavranan vergiler
Bu madde, anlaşmanın kavradığı vergilerin belirlenmesinde ve tarifinde açıklığı temin etme amacını gütmektedir.
Maddenin 1 inci fıkrası, Anlaşmanın, ne şekilde alındığına bakılmaksızın bir Âkit Devlette, politik alt bölümlerinde ya da mahallî idareleri tarafından veya bunlar adına gelir üzerinden alınan vergilere uygulanacağını belirtmektedir.
2 nci fıkra, gelir üzerinden alınan vergilerin kapsamını belirlemektedir.
3 üncü fıkrada, Anlaşmanın Âkit Devletlerdeki mevcut vergilerden hangilerine uygulanacağı belirtilmektedir. Anlaşma kapsamına giren vergilerin; Türkiye’de gelir ve kurumlar vergileri ile gelir ve kurumlar vergisi üzerinden alınan fon payı; Bangladeş’te ise gelir vergisinden ibaret olduğu belirtilmiştir.
4 üncü fıkra, Anlaşmanın imza tarihinden sonra mevcut vergilere ilave olarak veya onların yerine alınacak ve mevcut vergilerle aynı nitelikte olan veya onlara önemli ölçüde benzeyen vergilerin de Anlaşma kapsamına gireceğini hükme bağlamakta, ayrıca, Âkit Devletlerin yetkili makamlarının, ilgili vergi mevzuatlarında yaptıkları önemli değişiklikleri birbirlerine bildirmelerini öngörmektedir.
Madde 3. – Genel tanımlar
Bu maddede, Anlaşmada kullanılan terimlerin
yorumu için gerekli genel tanımlar yer almak-
tadır.
Söz konusu maddede sırasıyla, “Türkiye”, “Bangladeş”, “Bir Âkit Devlet” ve “Diğer Âkit Devlet” “Vergi”, “Kişi”, “Şirket”, “Kanunî Merkez”, “Vatandaş”, “Bir Âkit Devletin Teşebbüsü” ve “Diğer Âkit Devletin Teşebbüsü”, “Yetkili Makam” ve “Uluslararası Trafik” terimlerinin tanımı yer almaktadır.
Maddenin 2 nci fıkrasında, Anlaşmada tanımlanmamış terimlerin, Âkit Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen anlamları taşıdığı belirtilmiş ve Anlaşma’da boşluk kalmaması sağlanmıştır.
Madde 4. – Mukim
Âkit Devletlerin vergileme yetkisi, Anlaşmanın birçok maddesinde doğrudan doğruya “mukim” kavramına göre çözümlenmektedir. Bu çerçevede, gerçek ve tüzel kişilerin hangi Devletin mukimi addedileceği hususu büyük bir önem arz etmektedir.
Maddenin 1 inci fıkrasında, gerçek ve tüzel kişiler arasında ayrım yapılmaksızın, Anlaşmanın amaçları bakımından; bu Devlet herhangi bir politik alt bölüm veya mahallî idare de dahil olmak üzere ev, ikametgâh, kanunî merkez, yönetim yeri veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi “mukim” addedilmektedir. Gelir Vergisi Kanunumuz Türkiye’de yerleşmiş gerçek kişileri, Kurumlar Vergisi Kanunumuz ise kanunî veya iş merkezi Türkiye’de bulunan kurumları tam mükellef addettiğinden, 1 inci fıkra hükmüyle vergi hukukumuza tam bir paralellik sağlanmaktadır.
2 nci fıkrada, gerçek kişilerin 1 inci fıkrada belirtilen kriterler nedeniyle her iki Devletin de mukimi addedilmesi halinde, bu kişilerin hangi kıstaslar kullanılmak suretiyle yalnızca bir Devletin mukimi addedileceği hususu çözümlenmektedir.
3 üncü fıkrada ise, gerçek kişi dışında kalan kişilerin her iki Âkit Devletin de mukimi olması halinde, mukimliğin tayininde bu kişilerin etkin yönetim yerinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, bu kişinin Âkit Devletlerden birinde etkin yönetim yerine, diğerinde kanunî merkeze sahip olması durumunda, söz konusu kişinin hangi Âkit Devletin mukimi kabul edileceği hususu Âkit Devletlerin yetkili makamlarınca belirlenecektir.
Madde 5. – İşyeri
İşyerinin tanımına ilişkin bu madde son derece önemlidir. Bilindiği üzere, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarımız, dar mükellefler açısından ticarî kazancın Türkiye’de elde edilmiş sayılması için, kazanç sahiplerinin Türkiye’de işyerinin bulunmasını veya daimî temsilci bulundurmasını ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden doğmasını şart koşmaktadır. Aynı şekilde, Anlaşmanın 7 nci maddesinde de yalnızca işyerine atfedilebilen ticarî kazancın kaynak devlette vergilenebileceği prensibi getirilmiştir.
7 fıkra halinde düzenlenen bu maddede, hangi durumlarda bir işyerinin oluşup oluşmayacağı hususu bütün ayrıntılarıyla açıklanmaktadır.
1 inci fıkrada, “işyeri” teriminin genel bir tanımı yapılmaktadır.
2 nci fıkrada, kapsama özellikle dahil edilen işyerlerine örnekler verilmektedir ki bunlar; yönetim yeri, şube, büro, fabrika, atölye, yalnızca başkaları için depolama kolaylıkları sağlayan kişiyle ilgili olmak kaydıyla depo, maden ocağı, petrol veya doğal gaz kuyusu, taşocağı veya doğal kaynakların çıkarıldığı diğer herhangi bir yerdir.
3 üncü fıkrada, bir inşaat şantiyesi, yapım, kurma veya montaj projesinin yalnızca oniki ayı aşan bir süre devam etmesi halinde bir işyeri oluşturacağı belirtilmiştir.
4 üncü fıkrada, işyeri kapsamı dışında kalan hususlar belirtilmiştir.
5 inci fıkrada, daimî temsilcilik düzenlenmiştir. Bu fıkraya göre, bir kişi teşebbüs adına mukavele akdetme yetkisine sahip olur ve bu yetkisini düzenli olarak kullanırsa, bu faaliyetler 4 üncü fıkrada belirtilen ve işe ilişkin sabit bir yerden yapılması durumunda bu yeri işyeri haline getirmeyen nitelikteki faaliyetlerle sınırlı olmadıkça, bu teşebbüs, bu kişinin teşebbüs adına gerçekleştirdiği her türlü faaliyet dolayısıyla bu Devlette bir işyerine sahip kabul edilecektir.
Anlaşmada işyeri ve daimî temsilci ayrı ayrı maddelerde düzenlenmeyip, her ikisi de “işyeri” maddesinde düzenlendiğinden, bu fıkra hükmüyle, Gelir Vergisi Kanununun dar mükelleflerin ticarî kazançlarının Türkiye’de vergilendirilmesine imkân tanıyan daimî temsilciliğe ilişkin hükümleri Anlaşmaya yansıtılmış olmaktadır.
6 ncı fıkrada, bir teşebbüsün bir Âkit Devlette, işlerini yalnızca kendi işlerine olağan şekilde devam eden bir simsar, genel komisyon acentesi veya bağımsız statüde diğer herhangi bir acente vasıtasıyla yürütmesi halinde bu Devlette bir işyerine sahip kabul olunmayacağı belirtilmektedir.
7 nci fıkrada ise, iki ayrı Âkit Devlette mukim olan şirketlerin birbirlerini kontrol etmesinin, bunlardan herhangi birinin diğeri için bir işyeri oluşturmayacağı hükme bağlanmıştır.
Madde 6. – Gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelir
Bu madde yalnızca gayrimenkul sermaye iratlarını değil, aynı zamanda gayrimenkullerden kaynaklanacak her türlü gelir unsurunu kapsamaktadır.
Maddenin 1 inci fıkrası ile gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelir (tarım veya ormancılıktan elde edilen gelir dahil) gayrimenkulün bulunduğu Âkit Devlette vergilendirilebilmektedir.
2 nci fıkra, “gayrimenkul varlık” teriminin tanımına ilişkindir.
3 üncü fıkrada, gayrimenkul varlığın doğrudan kullanımı, kiralanması veya başka bir suretle kullanımından elde edilen gelire 1 inci fıkra hükmünün uygulanacağı belirtilmektedir.
4 üncü fıkrada ise, 1 ve 3 üncü fıkra hükümlerinin, bir teşebbüsün gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir ile serbest meslek faaliyetlerinin icrasında kullanılan gayrimenkullerden elde edilen gelire de uygulanacağı öngörülmektedir.
Madde 7. – Ticarî kazançlar
Maddenin 1 inci fıkrası, ticarî kazancın vergilendirilmesindeki genel prensibi açıklamaktadır. Buna göre ticarî kazanç, teşebbüsün mukim olduğu Devlette vergilendirilecek, ancak faaliyetin diğer Âkit Devlette bir işyeri vasıtasıyla yürütülmesi halinde, kazancın sadece bu işyerine atfedilebilen kısmı diğer Âkit Devlette vergilendirilebilecektir.
2 nci fıkra, işyeri kazançlarının hesaplanmasındaki esaslara ilişkindir.Buna göre, işyeri bağımsız bir teşebbüs gibi ele alınacak ve benzer teşebbüslerin benzer koşullarda elde etmesi gereken kazanç, söz konusu işyerine atfedilecektir.Böylece, işyeri-merkez ilişkilerinde emsaline göre yüksek veya düşük fiyatlandırmaya gidildiğinde olaya müdahale edilip, gerçekçi fiyatların fatura edilmesiyle yeni bir vergi matrahı belirlenecek ve vergileme bu matrah üzerinden yapılacaktır.
3 üncü fıkra, işyeri kazancının belirlenmesi sırasında hangi tür giderlerin indirilebileceğine ilişkindir.
4 üncü fıkra, teşebbüs adına sadece mal ve ticarî eşya alımında bulunan işyerine, bu faaliyeti dolayısıyla kazanç atfedilemeyeceğine ilişkindir.
5 inci fıkrada, önceki fıkraların amaçları
bakımından, işyerine atfedilebilen kazançların, aksine makul ve geçerli
bir neden olmadıkça her yıl aynı yöntemle belirleneceği hükmü öngörülmek-
tedir.
6 ncı fıkra ise, ticarî kazancın, anlaşmanın diğer maddelerinde belirtilen gelir unsurlarını da kapsamına alması halinde ilgili madde hükümlerini saklı tutmaktadır.
Madde 8. – Deniz, hava ve kara taşımacılığı
1 inci fıkra, bir Âkit Devlet teşebbüsünün diğer Âkit Devlette uluslararası trafik kapsamına giren türden uçak veya kara nakil vasıtası işletmeciliğinden elde ettiği gelirlerin yalnızca teşebbüsün mukim olduğu Âkit Devlette vergilendirilebileceğini öngörmektedir. Diğer bir ifade ile bu tür kazançlar kaynak Devlette vergiden istisna edilmektedir.
2 nci fıkrada, bir Âkit Devlet teşebbüsünün, uluslararası trafikte gemi işletmeciliğinden diğer Âkit Devlette elde ettiği gelirin bu Devlette vergilendirileceği, ancak diğer Devlette alınacak verginin alınması gereken verginin yüzde ellisine eşit bir tutarda indirileceği öngörülmektedir.
3 üncü fıkrada, uluslararası trafikte veya uçak işletmeciliğinden elde edilen gelirlerin yanısıra arızi olarak konteynerlerin kullanımından veya kiralanmasından elde edilecek gelirlerin de bu madde de kapsanacağı öngörülmektedir.
4 üncü fıkrada, 1 inci ve 2 nci fıkrada benimsenen prensibin, ortaklık, ortak teşebbüs veya uluslararası işletilen bir acenteye iştirak dolayısıyla elde edilen kazançlar için de geçerli olduğu hükme bağlanmıştır.
Madde 9. – Bağımlı teşebbüsler
Kurumlar Vergisi Kanunumuzun 15, 16 ve 17 nci maddelerinde düzenlenen örtülü kazanç ve örtülü sermaye ile ilgili olan bu maddede, bağımlı teşebbüslerin, bağımsız teşebbüslere oranla farklı ticarî ilişkilere ve farklı fiyatlandırmalara yönelmeleri halinde Âkit Devletlerin ne tür tedbirler alabileceği hükme bağlanmaktadır.
1 inci fıkra, bağımlı teşebbüslerin gerekli itinayı göstermeyip, bağımsız teşebbüsler arasında geçerli olan fiyatlardan sapmaları halinde, vergi kaybına uğrayan Âkit Devlete ek vergi alma hakkını vermektedir. Bu ek vergileme sonunda diğer Devletin, kendi mükellefi olan bağımlı teşebbüs için yapacağı matrah ve vergi indirimleri ise 2 nci fıkrada düzenlenmiştir.
Madde 10. – Temettüler
1 inci fıkra, temettülerin vergilendirilmesindeki genel ilke ile ilgili olup, temettü gelirinin esas itibariyle temettü gelirini elde edenin mukim olduğu Âkit Devlette vergilendirileceğini öngörmektedir.
2 nci fıkra, temettülerin, temettüyü ödeyen şirketin mukim olduğu, yani temettülerin doğduğu Devlette de vergilendirilebileceğini öngörmektedir. Ancak temettü elde eden temettünün gerçek lehdarı ise, alınacak vergi gayrisafi temettü tutarının % 10’unu aşamayacaktır. Diğer taraftan, bu fıkra hükümleri, içerisinde temettülerin ödendiği şirket kazançlarının vergilendirilmesini etkilemeyecektir.
3 üncü fıkrada, “temettü” teriminin tanımı yapılmaktadır.
4 üncü fıkra, temettü lehdarının, temettüyü ödeyen şirketin mukim olduğu Âkit Devlette bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunması veya diğer Devlette bir sabit yeri kullanarak serbest meslek faaliyeti icra etmesi ve söz konusu temettü elde ediş olayı ile bu işyeri arasında etkin bir bağ bulunması halinde, söz konusu temettülerin bu madde çerçevesinde vergilendirilmeyeceğini öngörmektedir. Bu gibi hallerde, temettüler diğer Âkit Devlette bu Devletin kanunlarına göre vergilendirilecektir.
5 inci fıkrada, işyeri kazancının 7 nci madde (Ticarî Kazançlar) çerçevesinde vergilendirildikten sonra, kalan kazanç üzerinden bu maddenin 2 nci fıkrasına göre de vergilendirilebileceği öngörülmektedir. Bu fıkra, Gelir Vergisi Kanunumuzun 94 üncü maddesinin 6/b numaralı bendiyle paralellik arzetmektedir.
Madde 11. – Faiz
1 inci fıkra, faizlerin vergilendirilmesindeki genel ilkeyi belirlemektedir. Buna göre, faizi vergilendirme hakkı lehdarın mukim olduğu Âkit Devlete ait olmaktadır.
2 nci fıkrada, faizlerin doğduğu Âkit Devlete, faizin gayrisafi tutarı üzerinden azamî % 10 vergi alma hakkı tanınacağı öngörülmektedir.
3 üncü fıkra, Türkiye Hükümeti ile Bangladeş Hükümetine veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile Bangladeş Bankası’na ödenen faizlerin karşılıklı olarak vergiden muaf tutulmasına ilişkindir.
4 üncü fıkrada, “faiz” teriminin kapsamı belirlenmiştir.
5 inci fıkra, diğer Devlette bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunulması veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunulması ve faizin ödendiği alacak ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunması halinde, söz konusu faizin bu madde çerçevesinde değil, diğer Âkit Devlette bu Devletin kanunlarına göre vergilendirilmesini öngörmektedir.
6 ncı fıkra, faiz gelirlerinin hangi durumda bir Âkit Devlette elde edilmiş sayılacağını hükme bağlamaktadır. Buna göre, faiz ödeyenin Devlet, politik alt bölüm, mahallî idare, mukim veya bu Devlette bulunan bir işyeri veya sabit yer olması halinde, söz konusu faizin bu Âkit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
7 nci fıkra, faiz miktarının belirlenmesinde muvazaa durumunu açıklığa kavuşturmaktadır. Fıkra hükmüne göre muvazaa yapabilecek kişiler, aralarında özel ilişki bulunan faiz ödeyici ile faiz lehdarı veya her ikisiyle bir başka kişi olarak belirtilmektedir. Muvazaa durumu ise, özel ilişkinin olmadığı hallerde, kişiler arasında kararlaştırılan faiz miktarını aşan bir faizin ödenmesi olarak ortaya konmuştur. Bu durumda fazla kısım, bu maddede tanımlanan ve indirimli vergiye tâbi olan bir faiz olarak nitelendirilmeyip, Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak Âkit Devletlerin iç mevzuatına göre vergilendirilecektir.
Madde 12. – Gayrimaddî hak bedelleri
1 inci fıkra, vergilemedeki genel ilkeyi belirlemekte ve vergileme hakkını ödeme yapılan kişinin mukim olduğu Devlete tanımaktadır.
2 nci fıkra hükmü, gayrimaddî hak bedellerinin elde edildiği Devlete de % 10’u aşmayacak şekilde vergi alma hakkı tanımaktadır.
3 üncü fıkra, gayrimaddî hak bedellerinin tanımı ile ilgilidir.
4 üncü fıkrada, bir işyeri veya sabit yer vasıtasıyla elde edilen gayrimaddî hak bedellerinin indirimli vergi oranına göre değil, gayri maddî hak bedelinin elde edildiği Devlette o Devletin kanunlarına göre vergilendirileceği öngörülmektedir.
5 inci ve 6 ncı fıkralarda ise, faizde olduğu gibi gayrimaddî hak bedellerinin nerede elde edilmiş sayılacağı ve muvazaalı durumlarda nasıl vergilendirileceğine ilişkin özel hükümler yer almaktadır.
Madde 13. – Sermaye değer artış kazançları
1 inci fıkrada, 6 ncı maddede tanımlanan gayrimenkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazançların, bu varlıkların bulunduğu Âkit Devlette vergilendirileceği öngörülmektedir.
2 nci fıkrada, bir işyerinin aktifine dahil olan veya serbest meslek faaliyetinin icrasında kullanılan sabit yere ait menkul varlıkların ve bu işyeri veya sabit yerin elden çıkarılmasından doğan kazançların, bu işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Âkit Devlette vergilendirileceği hükme bağlanmıştır.
3 üncü fıkrada, uluslararası trafikte işletilen gemi, uçak veya kara nakil vasıtaları ile bunların işletilmesine tahsis edilen menkul varlıkların satışından elde edilen kazançların, yalnızca gemi, uçak veya kara nakil vasıtalarını işleten teşebbüsün mukim bulunduğu Âkit Devlette vergilendirileceği öngörülmektedir.
4 üncü fıkrada, bu maddenin diğer fıkralarında sayılanların dışında kalan varlıkların satışından doğan kazançların, bu varlıkları elden çıkaranın mukim olduğu Âkit Devlette vergilendirilebileceği öngörülmektedir.
Madde 14. – Serbest meslek faaliyetleri
Maddenin 1 inci fıkrasında, serbest meslek kazançlarının, kazancı elde edenin mukim olduğu Âkit Devlette vergilendirileceği; ancak, diğer Devlette bulunan sabit bir yer kullanılarak icra edilen serbest meslek faaliyetlerinden veya bu diğer Devlette ilgili malî yıl içinde bir veya bir kaç seferde toplam 183 günü aşan faaliyet icrasından elde edilen kazancın, kaynak Devlette de vergilendirilebileceği hükme bağlanmıştır.
2 nci fıkrada, “serbest meslek faaliyetleri” teriminin tanımı yapılmaktadır.
Madde 15. – Bağımlı faaliyetler
1 inci fıkrada, bağımlı faaliyetlerin vergilendirilmesine ilişkin genel kural belirtilmektedir. Buna göre, hizmetin diğer Devlette ifa edilmemesi şartıyla, bir Âkit Devlet mukimince elde edilen ücretler mukim olunan Devlette vergilendirilecektir. Hizmetin diğer Devlette ifa edilmesi halinde, belli şartlarla kaynak Devlette de vergileme yetkisi tanınabilecektir. Ancak söz konusu kural, bu Anlaşmanın 16, 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinde öngörülen hükümleri herhangi bir şekilde etkilemeyecektir. Diğer bir ifadeyle, yönetim kurulu üyeleri, emekliler, kamu görevlileri, öğretmenler, araştırmacılar, öğrenciler ve stajyerler 15 inci maddeye göre değil, kendileriyle ilgili maddelere göre vergilendirileceklerdir.
2 nci fıkrada, ücretin sadece mukim Devlette vergilendirilmesi için hangi şartların bir arada aranması gerektiği belirtilmektedir. Kaynak Devletin vergileme yapabilmesi için, öngörülen bu şartlardan birinin ihlali yeterlidir. Bir başka ifadeyle, diğer Devlette hizmet ifa eden bir Âkit Devlet mukiminin bu Devlette ilgili vergilendirme yılında bir veya bir kaç seferde toplam 183 günden fazla kalması veya ücret ödemesinin bu diğer Devletin mukimi olan bir işveren tarafından veya onun adına yapılması ya da söz konusu ödemenin, işverenin bu diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılması durumunda, elde edilen ücretler kaynak Devlette vergilendirilecektir.
3 üncü fıkrada, bir Âkit Devlet teşebbüsünce uluslararası trafikte işletilen gemi, uçak veya kara nakil vasıtalarında ifa edilen bir hizmet dolayısıyla elde edilen gelirin teşebbüsün mukim olduğu Devlette vergilendirileceği öngörülmektedir.
Madde 16. – Müdürlere yapılan ödemeler
Maddede, bir Âkit Devlet mukiminin diğer Âkit Devlette mukim bir şirketin yönetim kurulu üyesi olması dolayısıyla elde ettiği ücret ve diğer benzeri ödemelerin, bu diğer Âkit Devlette vergilendirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Madde 17. – Sanatçı ve sporcular
1 inci fıkra, bir Âkit Devlet mukimi olan sanatçı ve sporcuların iştigal konuları ile ilgili şahsî faaliyetlerinden dolayı diğer Âkit Devlette elde ettikleri gelirlerin, bu faaliyetleri icra ettikleri diğer Âkit Devlette vergilendirileceğini hükme bağlamaktadır. Bu çerçevede, serbest meslek faaliyetleri ile bağımlı faaliyetleri (ücretler) düzenleyen 14 ve 15 inci madde hükümleri sanatçı ve sporcular açısından geçerli olmayıp, vergileme yalnızca 17 nci madde kapsamında yapılacaktır.
2 nci fıkra organizatörlerle ilgili olup, sanatçı ve sporcuların iştigal konularıyla ilgili faaliyetlerden doğan gelirin, sanatçı veya sporcuların kendilerine değil de, bir başka gerçek veya tüzel kişiye yönelmesi halinde, vergilemenin, faaliyetin icra edildiği Âkit Devlette yapılacağını öngörmektedir. Ancak böyle bir durumda, ticarî kazançların, serbest meslek kazançlarının ve ücretlerin vergilendirilmesini düzenleyen bu Anlaşmanın 7, 14 ve 15 inci madde hükümleri dikkate alınmayıp, vergileme yalnızca 17 nci madde kapsamında yapılacaktır.
3 üncü fıkra, bir Âkit Devlete yapılan ziyaretin tamamen veya önemli ölçüde diğer Âkit Devletin kamusal fonlarından desteklenmesi halinde sanatçı ve sporcuların faaliyetlerine 1 inci ve 2 nci fıkra hükümlerinin uygulanmayacağını öngörmektedir.
Madde 18. – Emekli maaşları
Madde, geçmiş hizmetler karşılığında ödenen emekli maaşları ve benzeri ödemelerin bunları elde edenin mukim olduğu Devlette vergilendirileceği hükmünü öngörmektedir.
Madde 19. – Kamu görevi
1 inci fıkrada, emekli maaşları da dahil olmak üzere kamu hizmeti karşılığında yapılan ödemelerin yalnızca ödemeyi yapan Devlette vergilendirileceği öngörülmektedir.
2 nci fıkrada ise, kamu iktisadî kuruluşlarında çalışanlar açısından bu madde hükmünün değil, 15, 16, 17 ve 18 inci madde hükümlerinin geçerli olacağı öngörülmektedir.
Madde 20. – Öğretmenler ve araştırmacılar
Maddede, bir Âkit Devletin mukimi olan ve yalnızca öğretim veya araştırma ya da her ikisini yapmak amacıyla iki yılı aşmayan bir süre için diğer Âkit Devleti ziyaret eden gerçek kişilerin bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri gelirlerin diğer Âkit Devlette vergiden muaf tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Madde 21. – Öğrenciler ve stajyerler
Maddede, bir Âkit Devletin mukimi olan bir gerçek kişinin bir üniversite veya kabul görmüş eğitim kurumlarında öğrenim ve eğitim görmek veya araştırma yapmak amacıyla, diğer Âkit Devleti ziyaret eden gerçek kişinin yurt dışındaki kaynaklardan elde ettiği ödemeler, burs, yardım veya ödüllerin ilk bahsedilen Devlette vergiden istisna edileceği hükmü öngörülmektedir.
Madde 22. – Diğer gelirler
1 inci fıkrada, nerede doğarsa doğsun, bir Âkit Devlet mukimi tarafından elde edilen ve Anlaşmanın bundan önceki maddelerinde kavranmayan gelir unsurlarının, geliri elde eden kişinin mukim olduğu Devlette vergilendirileceği hükme bağlanmıştır.
2 nci fıkrada ise, 6 ncı maddenin 2 nci fıkrasında bahsedilen gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelirler hariç olmak üzere, diğer Âkit Devlette bulunan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunan veya sabit yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunan bir Âkit Devlet mukiminin, bu işyeri veya sabit yer ile etkin bir şekilde bağlantılı bir hak veya varlıktan elde ettiği gelire bu maddenin 1 inci fıkra hükümlerinin uygulanmayacağı, söz konusu gelirin 7 nci veya 14 üncü madde hükümlerine göre vergilendirileceği hükme bağlanmıştır.
Madde 23. – Çifte vergilendirmenin önlenmesi
Madde çifte vergilendirmenin önlenmesi ile ilgilidir.
1 inci fıkrada, Türkiye açısından Çifte Vergilendirmenin nasıl önleneceği açıklanmıştır. Fıkranın (a) bendinde; bir Türkiye mukiminin (b) bendinde belirtilenlerin dışında Anlaşma hükümleri çerçevesinde Bangladeş’te vergilendirilebilen bir gelir elde etmesi halinde Türkiye’nin bu geliri vergiden istisna edeceği ancak, Türkiye’nin bu kişinin geriye kalan gelirine ilişkin vergiyi hesaplarken söz konusu gelir için sanki vergiden istisna edilmemiş gibi bir vergi oranını uygulayabileceği belirtilmiştir.
Fıkranın (b) bendinde ise; bir Türkiye mukiminin bu Anlaşmanın 10, 11 ve 12 nci maddesine göre Bangladeş’te vergilendirilebilen bir gelir elde etmesi halinde, Türkiye’nin söz konusu kişinin gelirine isabet eden vergiden Bangladeş’te ödenmiş olan vergiye eşit bir miktarını mahsup edeceği ifade edilmiş olup; söz konusu mahsubun Bangladeş’te vergilendirilebilen gelir için mahsuptan önce hesaplanmış vergi miktarını aşmayacağı hükme bağlanmıştır.
2 nci fıkrada, Bangladeş açısından çifte vergilendirmenin nasıl önleneceği açıklanmıştır. Fıkranın (a) bendinde; bu fıkranın (c) bendi hükümleri saklı kalmak üzere, bir Bangladeş mukiminin Türkiye’de vergilendirilebilen bir gelir elde etmesi halinde, Bangladeş’in bu mukimin gelirine isabet eden vergiden Türkiye’de ödenen vergiye eşit bir tutarını mahsup edeceği; (b) bendinde de, söz konusu mahsubun Türkiye’de vergilendirilebilen gelir için mahsuptan önce hesaplanmış vergi miktarını aşmayacağı hükme bağlanmıştır.
Fıkranın (c) bendinde ise; bir Bangladeş mukiminin yalnızca Türkiye’de vergilendirilebilen bir gelir elde etmesi halinde, Bangladeş’in bu geliri vergi matrahına dahil edebileceği ancak bu gelir vergisinden Türkiye’de elde edilen gelire atfedilebilen gelir vergisi tutarını da mahsup edeceği öngörülmektedir.
Madde 24. – Ayrım yapılmaması
Maddenin 1 inci fıkrasında, bir Âkit Devletin vatandaşlarının, diğer Âkit Devlette, o devletin aynı koşullara sahip vatandaşlarına kıyasla daha değişik veya daha ağır bir vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tâbi tutulmayacağı öngörülmektedir. aynı hüküm, Âkit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olmayan kişilere de uygulanacaktır.
2 nci fıkrada, bir Âkit Devlet teşebbüsünün diğer Âkit Devlette sahip olduğu bir işyerinin bu diğer Devletin aynı faaliyetlerini yürüten teşebbüslerine kıyasla daha ağır bir vergilemeye tâbi tutulmayacağı ve Âkit Devletlerin kendi mukimlerine uyguladıkları şahsî indirimler ile vergi ve matrah indirimlerini diğer Devletin mukimlerine de uygulamak zorunda olmadıkları belirtilmektedir.
3 üncü fıkrada, Anlaşmanın 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrası, 11 inci maddesinin 7 nci fıkrası veya 12 nci maddesinin 6 ncı fıkrası hükümlerinin uygulanacağı haller hariç olmak üzere, bir Âkit Devlet teşebbüsünün vergiye tâbi kazancı belirlenirken, bu teşebbüsün diğer Âkit Devletin bir mukimine ödenen faiz, gayrimaddî hak bedeli ile diğer ödemelerin sanki ilk bahsedilen Devletin bir mukimine yapılmış gibi indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
4 üncü fıkrada, ayrım yapmama prensibinin, bir Âkit Devletin bir veya bir kaç mukimi tarafından doğrudan veya dolaylı olarak, kısmen ya da tamamen sermayesine sahip olunan veya kontrol edilen diğer Âkit Devlet teşebbüsleri için de geçerli olduğu belirtilmektedir.
5 inci fıkrada ise, bu maddedeki vergileme teriminin, Anlaşmanın konusuna giren vergileri ifade ettiği belirtilmektedir.
Madde 25. – Karşılıklı anlaşma usulü
Maddenin ilk iki fıkrası, bir kişinin, taraf Devletlerden herhangi birinin veya her ikisinin işlemlerinin, kendisi açısından bu Anlaşma hükümlerine uygun olmayan sonuçlar yarattığı veya yaratacağı kanaatine varması halinde sorunun nasıl çözümleneceğini hükme bağlamaktadır.
1 inci fıkraya göre, bu kişi durumunu Âkit Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen müracaat usulleriyle bağlı kalmaksızın, mukim olduğu Âkit Devletin yetkili makamına arz edebilecektir. Ancak bu kişi, durumunun 24 üncü maddenin 1 inci fıkrasına uygun olması halinde, vatandaşı olduğu Âkit Devletin yetkili makamına da başvurabilecektir.
2 nci fıkraya göre, kendisine başvuruda bulunulan yetkili makam sorunu kendi çözemezse, diğer Devletin yetkili makamıyla karşılıklı anlaşmaya varmak için gayret gösterecektir.
Maddenin 3 üncü fıkrasında, yetkili makamların bu Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından kaynaklanan sorunların çözümü için karşılıklı anlaşma usulünü kullanabilecekleri, 4 üncü fıkrada ise karşılıklı anlaşmanın ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Madde 26. – Bilgi değişimi
Bu Anlaşmanın uygulanabilmesi için, iki Âkit Devletin vergi idareleri arasında gerekli hallerde yakın işbirliğine ihtiyaç duyulmaktadır. Maddede, Âkit Devletlerin hangi hallerde bilgi değişiminde bulunacakları, elde edilen bilgilerin kimlere verilebileceği ve bilgi değişiminin sınırları ele alınmıştır.
Madde 27. – Diplomat hüviyetindeki memurlar ve konsolosluk memurları
Bu maddede, diplomat hüviyetindeki memurlar ve konsolosluk memurlarının Devletler hukukunun genel kurallarına veya özel anlaşma hükümlerine göre yararlandıkları vergi ayrıcalıklarının bu Anlaşma hükümlerinden etkilenmeyeceği belirtilmektedir.
Madde 28. – Yürürlüğe girme
Anlaşma, Âkit Devletlerin Hükümetlerinin, Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için gerekli anayasal işlemlerin tamamlandığını birbirlerine bildirmelerini müteakip, bu bildirimlerin sonuncusunun alındığı tarihte yürürlüğe girecektir. Bu anlaşma, Türkiye’de tevkifat suretiyle alınan vergiler ve diğer vergiler için yürürlüğe girdiği tarihi izleyen Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan vergilendirme yılları için; Bangladeş’te ise, vergiler yönünden anlaşmanın yürürlüğe girişini takip eden takvim yılının Temmuz ayının birinci günü veya daha sonra başlayan herhangi bir tahakkuk yılı için hüküm ifade edecektir.
Madde 29. – Yürürlükten kalkma
Madde, Anlaşmanın feshedilinceye kadar yürürlükte kalacağını belirtmekte, fesih usulünü açıklamakta ve fesih halinin her iki Âkit Devlette hangi vergilendirme dönemleri için hüküm ifade edeceğini belirlemektedir.
Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Plan ve Bütçe Komisyonu 13.4.2000
Esas No. : 1/654
Karar No. : 103
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Dışişleri Bakanlığınca hazırlanarak,
30.3.2000 tarihinde Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
sunulan ve Başkanlıkça 10.4.2000 tarihinde tali komisyon olarak Komisyonumuza,
esas komisyon olarak da Dışişleri Komisyonuna havale edilen “Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden
Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel
Olma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı”
Komisyonumuzun 12.4.2000 tarihinde yaptığı
48 inci Birleşiminde, Hükümeti temsilen,
Devlet Bakanı Edip Safder Gaydalı, Dışişleri ve Maliye Bakanlıkları ile
Hazine, Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlıkları temsilcilerinin de katılımlarıyla
incelenip, görüşülmüştür.
Bilindiği gibi, Bangladeş Halk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında son yıllarda ekonomik ve ticarî ilişkilerde gelişme görülmeye başlamıştır. Ancak, her iki ülke arasındaki sermaye, teknoloji ve hizmet hareketlerinin geliştirilmesi için çifte vergilendirmeden kaynaklanabilecek sorunların çözümlenmesine yönelik tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bu amaçla, 31 Ekim 1999 tarihinde Ankara’da “Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması” imzalanmıştır.
Anlaşma ile; aynı gelirin iki ülkede çifte vergilendirilmesinin önlenmesi, vergileme hakkının gelir unsurları itibariyle ikâmet edilen devlet veya kaynak devletten yalnızca birinde vergilendirilmesinin sağlanması, eğer bu mümkün olmazsa vergilendirme yetkisinin iki devlet arasında paylaştırılması sağlanarak Âkit Devletlerden birinde yatırım yapan, teknoloji veya hizmet sunan diğer Devlet mukimlerinin, o Devletin mükelleflerine göre daha ağır vergilendirilmesinin önlenmesi ile teşebbüslerin risk almadan önce ileride karşılaşabilecekleri vergi ile ilgili mükellefiyetlere açıklık getirilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Geneli üzerindeki görüşmeleri müteakip, Tasarı ve gerekçesi Komisyonumuzca da benimsenerek maddelerinin görüşülmesine geçilmiştir. Tasarının, söz konusu Anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunmasına dair 1 inci maddesi ile yürürlük ve yürütmeye ilişkin 2 ve 3 üncü maddeleri aynen kabul edilmiştir.
Raporumuz, Dışişleri Komisyonuna havale
edilmek üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arz
olunur.
| Başkan | Başkanvekili | Bu Raporun Sözcüsü | |
| Metin Şahin | Mehmet Hanifi Tiryaki | Nesrin Nas | |
| Antalya | Gaziantep | İstanbul | |
| Kâtip | Üye | Üye | |
| Cafer Tufan Yazıcıoğlu | Abdülkadir Akcan | Gaffar Yakın | |
| Bartın | Afyon | Afyon | |
| Üye | Üye | Üye | |
| Hikmet Uluğbay | Cengiz Aydoğan | Ali Uzunırmak | |
| Ankara | Antalya | Aydın | |
| Üye | Üye | Üye | |
| M. Altan Karapaşaoğlu | Oğuz Tezmen | Süleyman Coşkuner | |
| Bursa | Bursa | Burdur | |
| Üye | Üye | Üye | |
| Hakkı Duran | Mücahit Himoğlu | Aslan Polat | |
| Çankırı | Erzurum | Erzurum | |
| Üye | Üye | Üye | |
| Mehmet Dönen | Ramazan Gül | Ali Er | |
| Hatay | Isparta | İçel | |
| (İmzada bulunamadı) | |||
| Üye | Üye | Üye | |
| Celal Adan | Aydın Ayaydın | Ali Coşkun | |
| İstanbul | İstanbul | İstanbul | |
| Üye | Üye | Üye | |
| Masum Türker | Hasan Metin | İlhami Yılmaz | |
| İstanbul | İzmir | Karabük | |
| Üye | Üye | Üye | |
| Zeki Ünal | Necdet Tekin | Ali Gebeş | |
| Karaman | Kırklareli | Konya | |
| Üye | Üye | Üye | |
| Veysi Şahin | Ş. Ramis Savaş | Tarık Cengiz | |
| Mardin | Sakarya | Samsun | |
| Üye | Üye | Üye | |
| Kemal Kabataş | Lütfi Ceylan | Hasan Özgöbek | |
| Samsun | Tokat | Uşak | |
| (İmzada bulunamadı) |
Dışişleri Komisyonu Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Dışişleri Komisyonu 25.4.2000
Esas No. : 1/654
Karar No. : 145
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı Komisyonumuzun 18 Nisan 2000 tarihli 30 uncu Birleşiminde Dışişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı temsilcilerinin katılmalarıyla görüşülmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti ile ekonomik ve ticarî ilişkilerin geliştirilmesi arzulanan Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti arasında sermaye, teknoloji ve hizmet hareketlerinin artırılması ve kişilerin aynı gelir üzerinden iki devlette birden vergilendirilmesinin önlenmesi amacını taşıyan Anlaşma, Komisyonumuzca uygun görülmüş ve Tasarı kabul edilmiştir.
Raporumuz Genel Kurulun onayına sunulmak
üzere Başkanlığa saygı ile arz olunur.
| Başkanvekili | Sözcü | Üye | |
| B. Suat Çağlayan | Mehmet Kaya | Müjdat Kayayerli | |
| İzmir | Kahramanmaraş | Afyon | |
| Üye | Üye | Üye | |
| Nesrin Ünal | Teoman Özalp | Hasan Erçelebi | |
| Antalya | Bursa | Denizli | |
| Üye | Üye | Üye | |
| Mahmut Erdir | Mustafa Yaman | İrfan Gündüz | |
| Eskişehir | Giresun | İstanbul | |
| Üye | Üye | Üye | |
| Hüseyin Kansu | Necdet Saruhan | Osman Yumakoğulları | |
| İstanbul | İstanbul | İstanbul | |
| Üye | Üye | Üye | |
| Rahmi Sezgin | Cevdet Akçalı | Birol Büyüköztürk | |
| İzmir | Kütahya | Osmaniye | |
| Üye | |||
| M. Cengiz Güleç | |||
| Sivas |
HÜKÜMETİN TEKLİF ETTİĞİ METİN
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE BANGLADEŞ HALK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA GELİR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLERDE ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME VE VERGİ KAÇAKÇILIĞINA ENGEL OLMA ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
MADDE 1. – 31 Ekim 1999 tarihinde Ankara’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması”nın onaylanması uygun bulunmuştur.
MADDE 2. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer
MADDE 3. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
DIŞİŞLERİ KOMİSYONUNUN KABUL
ETTİĞİ METİN
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE BANGLADEŞ HALK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA GELİR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLERDE ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME VE VERGİ KAÇAKÇILIĞINA ENGEL OLMA ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
MADDE 1. – Tasarının 1 inci maddesi
Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.
MADDE 2. – Tasarının 2 nci maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.
MADDE 3. – Tasarının 3 üncü maddesi
Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.
| Bülent Ecevit | ||||
| Başbakan | ||||
| Devlet Bak. ve Başb. Yrd. | Devlet Bak. ve Başb. Yrd. | En. ve Tab. Kay. Bak. ve Başb. Yrd. | ||
| D. Bahçeli | H. H. Özkan | M. C. Ersümer | ||
| Devlet Bakanı | Devlet Bakanı | Devlet Bakanı | ||
| R. Önal | Prof. Dr. T. Toskay | M. Keçeciler | ||
| Devlet Bakanı | Devlet Bakanı | Devlet Bakanı | ||
| Prof. Dr. Ş. S. Gürel | S. Somuncuoğlu | Y. Yalova | ||
| Devlet Bakanı | Devlet Bakanı | Devlet Bakanı | ||
| M. Yılmaz | Prof. Dr. R. Mirzaoğlu | R. K. Yücelen | ||
| Devlet Bakanı V. | Devlet Bakanı | Devlet Bakanı | ||
| M. Yılmaz | Prof. Dr. Ş. Üşenmez | E. S. Gaydalı | ||
| Devlet Bakanı | Devlet Bakanı V. | Devlet Bakanı | ||
| F. Ünlü | H. Y. Gökalp | M. A. İrtemçelik | ||
| Adalet Bakanı | Millî Savunma Bakanı | İçişleri Bakanı | ||
| Prof. Dr. H. S. Türk | S. Çakmakoğlu | S. Tantan | ||
| Dışişleri Bakanı V. | Maliye Bakanı | Millî Eğitim Bakanı | ||
| Ş. S. Gürel | S. Oral | M. Bostancıoğlu | ||
| Bayındırlık ve İskân Bakanı | Sağlık Bakanı | Ulaştırma Bakanı | ||
| K. Aydın | Doç. Dr. O. Durmuş | Prof. Dr. E. Öksüz | ||
| Tarım ve Köyişleri Bakanı | Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı V. | Sanayi ve Ticaret Bakanı | ||
| Prof. Dr. H. Y. Gökalp | M. C. Ersümer | A. K. Tanrıkulu | ||
| Kültür Bakanı | Turizm Bakanı | Orman Bakanı | ||
| M. İ. Talay | E. Mumcu | Prof. Dr. N. Çağan | ||
| Çevre Bakanı | ||||
| F. Aytekin |
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE BANGLADEŞ HALK
CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA GELİR ÜZERİNDEN ALINAN
VERGİLERDE ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME VE VERGİ
KAÇAKÇILIĞINA ENGEL OLMA ANLAŞMASI
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ
VE
BANGLADEŞ HALK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ
Gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleyen ve vergi kaçakçılığına engel olan bir Anlaşma yapmak isteğiyle
AŞAĞIDAKİ ANLAŞMAYA VARMIŞLARDIR :
Madde 1
KİŞİLERE İLİŞKİN KAPSAM
Bu Anlaşma, Âkit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olan kişilere uygulanacaktır.
Madde 2
KAVRANAN VERGİLER
1. Bu Anlaşma, ne şekilde alındığına
bakılmaksızın, bir Âkit Devlet veya politik alt bölümleri ya da mahallî
idareleri tarafından veya bunlar adına gelir üzerinden alınan vergilere
uygulana-
caktır.
2. Menkul veya gayrimenkul varlıkların devrinden doğan kazançlara uygulanan vergiler ile ücretin veya maaşın toplam tutarı üzerinden teşebbüsler tarafından ödenen vergiler dahil olmak üzere, toplam gelir veya gelirin unsurları üzerinden alınan tüm vergiler, gelirden alınan vergiler olarak kabul edilecektir.
3. Anlaşmanın uygulanacağı şu anda geçerli olan vergiler özellikle :
a) Türkiye’de :
i) gelir vergisi;
ii) kurumlar vergisi; ve
iii) gelir vergisi ve kurumlar vergisi üzerinden alınan fon payı;
(Bundan böyle “Türk vergisi” olarak bahsedilecektir)
b) Bangladeş’te :
gelir vergisi;
(Bundan böyle “Bangladeş vergisi” olarak bahsedilecektir).
4. Bu Anlaşma aynı zamanda, Anlaşmanın imza tarihinden sonra mevcut vergilere ilave olarak veya onların yerine alınan ve mevcut vergilerle aynı nitelikte olan veya onlara önemli ölçüde benzeyen vergilere de uygulanacaktır. Âkit Devletlerin yetkili makamları, ilgili vergi mevzuatlarında yapılan önemli değişiklikleri birbirlerine bildireceklerdir.
Madde 3
GENEL TANIMLAR
1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından metin aksini öngörmedikçe :
a) i) “Türkiye” terimi, Türkiye’nin sahip olduğu egemenlik alanını, karasularını, aynı zamanda uluslararası hukuka uygun olarak doğal kaynakların araştırılması, işletilmesi ve korunması amaçlarıyla yargı yetkisi veya egemenlik haklarına sahip olduğu deniz alanlarını ifade eder.
ii) “Bangladeş” terimi, Bangladeş’in sahip olduğu egemenlik alanını, karasularını, aynı zamanda uluslararası hukuka uygun olarak doğal kaynakların araştırılması, işletilmesi ve korunması amaçlarıyla yargı yetkisi veya egemenlik haklarına sahip olduğu deniz alanlarını ifade eder.
b) “Bir Âkit Devlet” ve “diğer Âkit Devlet” terimleri, metin gereğine göre, Türkiye veya Bangladeş anlamına gelir;
c) “Vergi” terimi, bu Anlaşmanın 2
nci maddesinde kavranan herhangi bir vergi anlamına
gelir;
d) “Kişi” terimi, bir gerçek kişiyi, bir şirketi ve kişilerin oluşturduğu diğer herhangi bir kuruluşu kapsamına alır;
e) “Şirket” terimi, herhangi bir kurum veya vergileme yönünden kurum olarak muamele gören herhangi bir kuruluş anlamına gelir.
f) “Kanunî merkez” terimi, Türkiye açısından Türk Ticaret Kanununa göre tescil edilen kayıtlı merkez anlamına gelir.
g) “Vatandaş” terimi, ilgili Âkit Devletlerin vatandaşlığına ve uyruğuna sahip bütün gerçek kişileri ve aynı zamanda ilgili Âkit Devletlerin yürürlükte olan mevzuatlarına göre statü kazanan herhangi bir hükmî şahsı, ortaklığı veya derneği ifade eder;
h) “Bir Âkit Devletin teşebbüsü” ve “diğer Âkit Devletin teşebbüsü” terimleri sırasıyla, bir Âkit Devletin bir mukimî tarafından işletilen bir teşebbüs ve diğer Âkit Devletin bir mukimi tarafından işletilen bir teşebbüs anlamına gelir;
i)“Yetkili makam” terimi :
i) Türkiye’de, Maliye Bakanını veya onun yetkili temsilcisini; ve
ii) Bangladeş’te, Ulusal Gelir İdaresini veya onun yetkili temsilcisini
ifade eder;
j) “Uluslararası trafik” terimi, yalnızca bir Âkit Devlet sınırları içinde gerçekleştirilen gemi, uçak veya kara nakil vasıtası işletmeciliği hariç olmak üzere gemi, uçak veya kara nakil vasıtası işletilerek yapılan taşımacılığı ifade eder.
2. Bu Anlaşmanın bir Âkit Devlet tarafından herhangi bir tarihte uygulanmasına ilişkin olarak, Anlaşmada tanımlanmamış herhangi bir terim, metin aksini öngörmedikçe, Anlaşmanın uygulanacağı vergilerin amaçları bakımından, o tarihte bu Devletin mevzuatına sahip olduğu anlamı taşıyacak ve bu Devletin yürürlükteki vergi mevzuatında yer alan bir anlam, bu Devletin diğer mevzuatında bu terime verilen anlama göre üstünlük taşıyacaktır.
Madde 4
MUKİM
1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, “bir Âkit Devletin mukimi” terimi, bu Devlet, herhangi bir politik alt bölüm veya mahallî idare de dahil olmak üzere, o Devletin mevzuatı gereğince ev, ikametgâh, kanunî merkez, yönetim yeri veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefi olan kişi anlamına gelir. Ancak bu terim, yalnızca o devletteki kaynaklardan elde edilen gelir nedeniyle o Devlette vergiye tâbi tutulan herhangi bir kişiyi kapsamaz.
2. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Âkit Devlette de mukim olduğunda, bu kişinin durumu aşağıdaki şekilde belirlenecektir :
a) Bu kişi, daimi olarak kalabileceği bir meskenin bulunduğu Âkit Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Âkit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni varsa, bu kişi, kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu (hayatî menfaatlerin merkezi) Âkit Devletin mukimi kabul edilecektir;
b) Eğer kişinin hayatî menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Âkit Devlet saptanamazsa veya her iki Âkit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Âkit Devletin mukimi kabul edilecektir;
c) Eğer kişinin her iki Âkit Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Âkit Devlette de böyle bir ev söz konusu değilse, bu kişi vatandaşı bulunduğu Âkit Devletin mukimi kabul edilecektir;
d) Eğer kişi her iki Âkit Devletin de vatandaşıysa veya her iki Âkit Devletin de vatandaşı değilse, Âkit Devletlerin yetkili makamları sorunu karşılıklı anlaşmayla çözeceklerdir.
3. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla gerçek kişi dışındaki bir kişi her iki Âkit Devletin de mukimi olduğunda, bu kişi etkin yönetim yerinin bulunduğu Âkit Devletin mukimi kabul edilecektir. Bununla beraber, bu kişi Âkit Devletlerden birinde etkin yönetim yerine, diğerinde kanunî merkeze sahip olduğunda, bu kişinin bu Anlaşmanın amaçları bakımından hangi Âkit Devletin mukimi kabul edileceğini, Âkit Devletlerin yetkili makamları karşılıklı anlaşmayla belirleyeceklerdir.
Madde 5
İŞYERİ
1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından “işyeri” terimi, bir teşebbüsün işinin tamamen veya kısmen yürütüldüğü işe ilişkin sabit bir yer anlamına gelir.
2. “İşyeri” terimi özellikle şunları kapsamına alır :
a) Yönetim yeri;
b) Şube;
c) Büro;
d) Fabrika;
e) Atölye;
f) Yalnızca başkaları için depoloma kolaylıkları sağlayan kişiyle ilgili olmak kaydıyla depo; ve
g) Maden ocağı, petrol veya doğal gaz kuyusu, taş ocağı veya doğal kaynakların çıkarıldığı diğer herhangi bir yer;
3. Oniki ayı aşan bir süre devam eden bir inşaat şantiyesi, yapım, kurma veya montaj projesi bir işyeri oluşturur.
4. Bu maddenin daha önceki hükümleri ile bağlı kalmaksızın, “işyeri” teriminin aşağıdaki hususları kapsamadığı kabul edilecektir :
a) Tesislerin, teşebbüse ait malların veya ticarî eşyanın yalnızca depolanması, teşhiri veya teslimi amacıyla kullanılması;
b) Teşebbüse ait mal veya ticarî eşya stoklarının yalnızca depolama, teşhir veya teslim amacıyla elde tutulması;
c) Teşebbüse ait mal veya ticarî eşya stoklarının yalnızca bir başka teşebbüse işlettirilmesi amacıyla elde tutulması;
d) İşe ilişkin sabit bir yerin yalnızca teşebbüse mal veya ticarî eşya satın alma veya bilgi toplama amacıyla elde tutulması;
e) İşe ilişkin sabit bir yerin teşebbüs için yalnızca reklam, bilgi sağlama, bilimsel araştırma veya hazırlayıcı veya yardımcı karakter taşıyan benzer bir faaliyetin yapılması amacıyla elde tutulması;
f) İşe ilişkin sabit bir yerin, yalnızca (a) ila (e) bentlerinde bahsedilen faaliyetlerin birini veya birkaçını bir arada icra etmek için elde tutulması; ancak, işe ilişkin sabit yerdeki bütün bu faaliyetlerin bir arada yürütülmesi sonucunda oluşan faaliyetin hazırlayıcı veya yardımcı karakterde olması şarttır.
5. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, bir kişi -6 ncı fıkranın uygulanacağı bağımsız nitelikteki bir acente dışında- Âkit Devlette bir teşebbüs adına hareket eder ve bu teşebbüs adına mukavele akdetme yetkisine sahip olup, bu yetkisini mutaden kullanırsa, söz konusu kişinin faaliyetleri 4 üncü fıkrada belirtilen ve işe ilişkin sabit bir yerden yapılması durumunda bu yeri işyeri haline getirmeyen nitelikteki faaliyetlerle sınırlı olmamak kaydıyla, bu teşebbüs, bu kişinin teşebbüs adına gerçekleştirdiği her türlü faaliyet dolayısıyla bu Devlette bir işyerine sahip kabul edilecektir.
6. Bir teşebbüs, bir Âkit Devlette, işlerini yalnızca kendi işlerine olağan şekilde devam eden bir simsar, genel komisyon acentesi veya bağımsız statüde diğer herhangi bir acente vasıtasıyla yürüttüğü için bu Devlette bir işyerine sahip kabul olunmayacaktır.
7. Bir Âkit Devletin mukimi olan bir şirket, diğer Âkit Devletin mukimi olan veya bu diğer Devlette ticarî faaliyette bulunan (bir işyeri vasıtasıyla veya diğer bir şekilde) bir şirketi kontrol eder ya da onun tarafından kontrol edilirse, bu şirketlerden herhangi biri diğeri için bir işyeri oluşturmayacaktır.
Madde 6
GAYRİMENKUL VARLIKLARDAN ELDE EDİLEN GELİR
1. Bir Âkit Devlet mukiminin diğer Âkit Devlette bulunan gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir (tarım veya ormancılıktan elde edilen gelir dahil), bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. “Gayrimenkul varlık” terimi, söz konusu varlığın bulunduğu Âkit Devletin mevzuatına göre tanımlanacaktır. Terim her halükârda, gayrimenkul varlığa müteferri varlıkları, tarım ve ormancılıkta kullanılan araçları ve hayvanları, özel hukuk hükümlerinin uygulanacağı gayrimenkul mülkiyetine ilişkin hakları, gayrimenkul intifa haklarını ve maden ocaklarının, kaynakların ve diğer doğal kaynakların işletilmesi veya işletme hakkı karşılığında doğan sabit ya da değişken ödemeler üzerindeki hakları kapsayacak; gemiler, vapurlar ve uçaklar gayrimenkul varlık olarak kabul edilmeyecektir.
3. 1 inci fıkra hükümleri, gayrimenkul varlığın doğrudan kullanımından, kiralanmasından veya diğer herhangi bir şekilde kullanımından elde edilen gelire de uygulanacaktır.
4. 1 inci ve 3 üncü fıkra hükümleri aynı zamanda, bir teşebbüsün gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir ile serbest meslek faaliyetlerinin icrasında kullanılan gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelire de uygulanacaktır.
Madde 7
TİCARÎ KAZANÇLAR
1. Bir Âkit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticarî faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazançları bu diğer Devlette, yalnızca bu işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir.
2. 3 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Âkit Devlet teşebbüsü diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunduğunda, her iki Âkit Devlette de bu işyerine atfedilecek kazanç, bu işyeri aynı veya benzer koşullar altında, aynı veya benzer faaliyetlerde bulunan tamamen ayrı veya bağımsız bir teşebbüs olsaydı ve işyerini oluşturduğu teşebbüsten tamamen bağımsız bir nitelik kazansaydı ne kazanç elde edilecek ise aynı miktarda bir kazanç olacaktır.
3. Bir işyerinin kazancı belirlenirken, işyerinin bulunduğu Devlette veya başka herhangi bir yerde yapılan, yönetim ve genel idare giderleri de dahil olmak üzere, işyerinin amaçlarına uygun olan giderlerin indirilmesine müsaade edilecektir.
4. İşyerine, bu işyeri tarafından teşebbüs adına yalnızca mal veya ticarî eşya satın alınması dolayısıyla hiçbir kazanç atfedilmeyecektir.
5. Önceki fıkraların amaçları bakımından, işyerine atfedilebilen kazançlar, aksine makul ve geçerli bir neden olmadıkça her yıl aynı yöntemle belirlenecektir.
6. Kazanç, bu Anlaşmanın diğer maddelerinde ayrı olarak düzenlenen gelir unsurlarını da kapsamına aldığında, o maddelerin hükümleri bu madde hükümlerinden etkilenmeyecektir.
Madde 8
DENİZ, HAVA VE KARA TAŞIMACILIĞI
1. Bir Âkit Devlet teşebbüsünün, uluslararası trafikte uçak veya kara nakil vasıtası işletmeciliğinden elde ettiği gelir, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.
2. Bir Âkit Devlet teşebbüsünün uluslararası trafikte gemi işletmeciliğinden diğer Âkit Devlette elde ettiği gelir, bu diğer Âkit Devlette vergilendirilebilir. Ancak, diğer Devlette bu gelir üzerinden alınacak vergi, alınması gereken verginin yüzde ellisine eşit bir tutarda indirilecektir.
3. Bu maddenin amaçları bakımından, bir Âkit Devlet teşebbüsünün uluslararası trafikte gemi veya uçak işletmeciliğinden elde ettiği gelir, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümlerinin uygulanacağı gelirlerin yanı sıra arızî olarak konteynerlerin kullanımı veya kiralanmasından elde edilen gelirleri de kapsayacaktır.
4. Bu maddenin 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri aynı zamanda bir ortaklığa, ortak teşebbüse veya uluslararası işletilen bir acenteye iştirak dolayısıyla elde edilen kazançlara da uygulanacaktır.
Madde 9
BAĞIMLI TEŞEBBÜSLER
1. a) Bir Âkit Devlet teşebbüsü doğrudan veya dolaylı olarak diğer Âkit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında, veya
b) Aynı kişiler, doğrudan veya dolaylı olarak bir Âkit Devlet teşebbüsünün ve diğer Âkit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında ve her iki halde de, iki teşebbüs arasındaki ticarî veya malî ilişkilerde oluşan veya empoze edilen koşullar, bağımsız teşebbüsler arasında oluşması gereken koşullardan farklılaştığında, bu teşebbüslerden birisinde olması gereken, fakat bu koşullar dolayısıyla kendini göstermeyen kazanç, o teşebbüsün kazancına eklenir ve buna göre vergilendirilebilir.
2. Bir Âkit Devletin kendi teşebbüsünün kazancına dahil edip vergilendirdiği kazanç, diğer Âkit Devlette vergilendirilen diğer Devletin teşebbüsünün kazancını içermesi ve aynı zamanda ilk bahsedilen Devletin kavradığı kazanç, iki teşebbüs arasında olması gereken koşullar gözönünde tutularak belirlenen kazanç olması durumunda, diğer Devlet söz konusu kazanç üzerinden aldığı verginin miktarında gerekli düzeltmeleri yapacaktır. Bu düzeltme yapılırken,bu Anlaşmanın diğer hükümleri gözönünde tutulacak ve gerektiğinde Âkit Devletlerin yetkili makamları birbirlerine danışacaklardır.
Madde 10
TEMETTÜLER
1. Bir Âkit Devletin mukimi olan bir şirket tarafından diğer Âkit Devletin bir mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber söz konusu temettüler, ödemeyi yapan şirketin mukim olduğu Âkit Devlette ve bu Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, temettü elde eden temettünün gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak vergi, gayrisafî temettü tutarının yüde 10’unu aşmayacaktır. Bu fıkra hükümleri, içerisinden temettülerin ödendiği şirket kazançlarının vergilendirilmesini etkilemeyecektir.
3. Bu maddede kullanılan “temettü” terimi, hisse senetlerinden, intifa senetlerinden veya intifa haklarından, maden hisselerinden, kurucu hisse senetlerinden veya alacak niteliğinde olmayıp kazanca katılmayı sağlayan diğer haklardan elde edilen gelirler ile dağıtımı yapan şirketin mukim olduğu Devletin mevzuatına göre, vergileme yönünden hisse senetlerinden elde edilen gelirle aynı muameleyi gören diğer şirket haklarından elde edilen gelirleri ifade eder.
4. Bir Âkit Devlet mukimi olan temettünün gerçek lehdarı, temettüyü ödeyen şirketin mukim olduğu diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyeti icra ederse ve söz konusu temettü elde ediş olayı ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda temettüler, diğer Âkit Devlette bu Devletin kanunlarına göre vergilendirilebilecektir.
5. Diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunan bir Âkit Devlet şirketinin kazancı, 7 nci maddeye göre vergilendirildikten sonra, kalan kısım üzerinden bu işyerinin bulunduğu Âkit Devlette bu maddenin 2 nci fıkrasına uygun olarak vergilendirilebilir.
Madde 11
FAİZ
1. Bir Âkit Devlette doğan ve diğer Âkit Devletin bir mukimine ödenen faiz, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber bu faiz, elde edildiği Âkit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, faiz elde eden kişi faizin gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak vergi faizin gayrisafî tutarının yüzde 10’unu aşmayacaktır.
3. 2 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın;
a) Türkiye’de doğan ve Bangladeş Hükümeti’ne veya Bangladeş Bankası’na ödenen faizler Türk vergisinden muaf tutulacaktır;
b) Bangladeş’te doğan ve Türkiye Hükümeti’ne veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na ödenen faizler Bangladeş vergisinden muaf tutulacaktır.
4. Bu maddede kullanılan “faiz” terimi, ipotek garantisine bağlı olsun olmasın veya borçlunun kazancına katılma hakkını tanısın tanımasın, her nevi alacaktan doğan gelirleri ve özellikle kamu menkul kıymetleri ile tahvil veya borç senetlerinden elde edilen gelirler ile söz konusu menkul kıymet, tahvil veya borç senetlerine ilişkin prim ve ikramiyeleri ifade eder.
5. Bir Âkit Devlet mukimi olan faizin gerçek lehdarı, faizin elde edildiği diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve söz konusu faizin ödendiği alacak ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1, 2 ve 3 üncü fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda faiz, diğer Âkit Devlette, bu Devletin kanunlarına göre vergilendirilebilecektir.
6. Bir Devletin kendisi, politik alt bölümü, mahallî idaresi veya bu Devletin bir mukimi tarafından ödenen faizin, o Âkit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, faiz ödeyen kişi, bir Âkit Devletin mukimi olsun veya olmasın, bir Âkit Devlette faiz ödemeye neden olan borç-alacak ilişkisiyle bağlantılı bir işyerine veya sabit yere sahip olduğunda ve faiz bu işyeri veya sabit yerden kaynaklandığında, söz konusu faizin işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
7. Alacak karşılığında ödenen faizin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile bir başka kişi arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ve lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri yalnızca en son bahsedilen miktara uygulanacaktır. Bu durumda ilave ödeme, bu Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak her bir Âkit Devletin mevzuatına göre vergilendirilebilecektir.
Madde 12
GAYRİMADDÎ HAK BEDELLERİ
1. Bir Âkit Devlette doğan ve diğer Âkit Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddî hak bedelleri, bu diğer Âkit Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber, söz konusu gayrimaddî hak bedelleri elde edildikleri Âkit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, gayrimaddî hak bedeli elde eden kişi gayrimaddî hak bedelinin gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak vergi gayrimaddî hak bedelinin gayrisafî tutarının yüzde 10’unu aşmayacaktır.
3. Bu maddede kullanılan “gayrimaddî hak bedelleri” terimi, sinema filmleri dahil olmak üzere, edebî, sanatsal ve bilimsel her nevi telif hakkının, her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin kullanımı veya kullanım hakkı karşılığında veya sınaî, ticarî veya bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikimi karşılığında elde edilen her türlü ödemeyi kapsar.
4. Bir Âkit Devlet mukimi olan gayrimaddî hak bedelinin gerçek lehdarı, söz konusu bedelin elde edildiği diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve söz konusu bedelin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda gayrimaddî hak bedelleri, diğer Âkit Devlette, bu Devletin kanunlarına göre vergilendirilebilecektir.
5. Bir Âkit Devletin kendisi, politik alt bölümü, mahallî idaresi veya bu Devletin bir mukimi tarafından ödenen gayrimaddî hak bedelinin, o Âkit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, gayrimaddî hak bedelini ödeyen kişi, bir Âkit Devletin mukimi olsun veya olmasın, bir Âkit Devlette gayrimaddî hak bedeli ödeme yükümlülüğü ile bağlantılı bir işyerine veya sabit bir yere sahip olduğunda ve gayrimaddî hak bedeli bu işyeri veya sabit yerden kaynaklandığında, söz konusu gayrimaddî hak bedelinin, işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
6. Kullanım, hak veya bilgi karşılığında ödenen gayrimaddî hak bedelinin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile bir başka kişi arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ile gerçek lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri yalnızca en son bahsedilen miktara uygulanacaktır. Bu durumda ilave ödeme, bu Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Âkit Devletin mevzuatına göre vergilendirilecektir.
Madde 13
SERMAYE DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARI
1. Bir Âkit Devlet mukimince, diğer
Âkit Devlette yer alan ve 6 ncı maddede belirtilen gay-
rimenkul varlıkların elden çıkarılmasından
sağlanan kazançlar, bu diğer Devlette vergilendirile-
bilir.
2. Bir Âkit Devlet teşebbüsünün diğer Âkit Devlette sahip olduğu bir işyerinin ticarî varlığına dahil menkul varlıkların veya bir Âkit Devlet mukiminin diğer Âkit Devlette serbest meslek faaliyeti icra etmek üzere kullandığı sabit bir yere ait menkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazanç, bu işyerinin (yalnız veya tüm teşebbüsle birlikte) veya sabit yerin elden çıkarılmasından doğan kazanç da dahil olmak üzere, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
3. Uluslararası trafikte işletilen gemi, uçak veya kara nakil vasıtalarının veya söz konusu gemi, uçak veya kara nakil vasıtalarının işletilmesiyle ilgili menkul varlıkların elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, yalnızca teşebbüsün mukim olduğu Âkit Devlette vergilendirilecektir.
4. 1, 2 ve 3 üncü fıkralarda belirtilenlerin dışında kalan varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazançlar, yalnızca elden çıkaranın mukim olduğu Âkit Devlette vergilendirilecektir.
Madde 14
SERBEST MESLEK FAALİYETLERİ
1. Bir Âkit Devlet mukiminin, serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelirler, aşağıdaki durumlar hariç, yalnızca bu Âkit Devlette vergilendirilecektir. Aşağıdaki durumlarda ise söz konusu gelir, diğer Âkit Devlette de vergilendirilebilir :
a) Eğer bu kişi, faaliyetlerini icra etmek için diğer Âkit Devlette sürekli kullanabileceği sabit bir yere sahip ise, yalnızca bu sabit yere atfedilebilen gelir, bu diğer Âkit Devlette vergilendirilebilir; veya
b) Eğer bu kişi, diğer Âkit Devlette ilgili malî yıl içinde bir veya bir kaç seferde toplam 183 gün veya daha fazla kalırsa, yalnızca diğer Devlette icra ettiği faaliyetlerden elde ettiği gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. “Serbest meslek faaliyetleri” terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebî, sanatsal, eğitici veya öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra doktorların, cerrahların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini kapsamına alır.
Madde 15
BAĞIMLI FAALİYETLER
1. 16, 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerin hükümleri saklı kalmak üzere, bir Âkit Devlet mukiminin bir hizmet dolayısıyla elde ettiği ücret, maaş ve diğer benzeri gelirler, bu hizmet diğer Âkit Devlette ifa edilmedikçe, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Hizmet diğer Devlette ifa edilirse, buradan elde edilen söz konusu gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Âkit Devlet mukiminin diğer Âkit Devlette ifa ettiği bir hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer :
a) Gelir elde eden kişi, diğer Devlette, ilgili vergilendirme yılında bir veya bir kaç seferde toplam 183 günü aşmamak üzere kalırsa; ve
b) Ödeme, diğer Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa; ve
c) Ödeme, işverenin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa
yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir.
3. Bu maddenin bundan önceki hükümlerine bakılmaksızın, bir Âkit Devlet teşebbüsü tarafından uluslararası trafikte işletilen bir gemi, uçak veya kara nakil vasıtalarından ifa edilen bir hizmet karşılığında elde edilen gelir yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir.
Madde 16
MÜDÜRLERE YAPILAN ÖDEMELER
Bir Âkit Devlet mukiminin, diğer Âkit Devlet mukimi olan bir şirketin yönetim kurulu üyesi olması dolayısıyla elde ettiği ücret ve diğer benzeri ödemeler, bu diğer Âkit Devlette vergilendirilebilir.
Madde 17
SANATÇI VE SPORCULAR
1. 14 ve 15 inci maddelerin hükümlerine bakılmaksızın, bir Âkit Devlet mukimi olan tiyatro; sinema radyo veya televizyon sanatçısı gibi bir sanatçının, bir müzisyenin veya bir sporcunun diğer Âkit Devlette icra ettiği şahsî faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir sanatçının ya da sporcunun icra ettiği şahsî faaliyetlerden doğan gelir, sanatçının veya sporcunun kendisine değil de bir başkasına yönelirse, bu gelir 7, 14 ve 15 inci maddelerin hükümleriyle bağlı kalmaksızın, sanatçı ya da sporcunun faaliyetlerinin icra edildiği Âkit Devlette vergilendirilebilir.
3. Bir Âkit Devlete yapılan ziyaretin tamamen veya önemli ölçüde diğer Âkit Devletin kamusal fonlarından desteklenmesi halinde, sanatçı ve sporcuların faaliyetlerine bu maddenin 1 ve 2 nci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır.
Madde 18
EMEKLİ MAAŞLARI
19 uncu maddenin 1 inci fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, bir Âkit Devlet mukimine geçmiş çalışmalarının karşılığında ödenen emekli maaşları ve diğer benzeri ödemeler yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.
Madde 19
KAMU GÖREVİ
1. Bir Âkit Devletin kendisine, politik alt bölümüne veya mahallî idaresine bir kamu görevi dolayısıyla bir gerçek kişi tarafından verilen hizmetler karşılığında, bu Devlet, alt bölüm veya idare tarafından yapılan ücret, maaş ve diğer benzeri ödemeler, emekli maaşları da dahil yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.
2. Bir Âkit Devletin kendisi, politik alt bölümü veya mahallî idaresi tarafından yürütülen ticarî faaliyetlerle bağlantılı hizmetler karşılığında yapılan ücret, maaş ve diğer benzeri ödemeler ile emekli maaşlarına 15, 16, 17 ve 18 inci madde hükümleri uygulanacaktır.
Madde 20
ÖĞRETMENLER VE ARAŞTIRMACILAR
Diğer Âkit Devleti ziyareti sırasında veya ziyaretinden hemen önce bir Âkit Devletin mukimi durumunda olan ve herhangi bir üniversite, yüksek okul, okul veya diğer Âkit Devletin yetkili makamlarınca tanınan benzeri eğitim kurumlarının davetlisi olarak, bu tür eğitim kurumlarında yalnızca öğretim veya araştırma veya her ikisini yapmak amacıyla iki yılı aşmayan bir süre için diğer Âkit Devleti ziyaret eden bir gerçek kişinin, bu öğretim veya araştırma karşılığında elde ettiği gelirler diğer Âkit Devlette vergiden muaf tutulacaktır.
Madde 21
ÖĞRENCİLER VE STAJYERLER
1. Bir Âkit Devleti ziyaretinden hemen önce diğer Âkit Devletin mukimi durumunda olan bir gerçek kişinin ilk bahsedilen Âkit Devleti ziyareti, yalnızca;
a) Bir üniversite veya diğer kabul görmüş eğitim kurumlarında öğrenim görmek;
b) Bir iş veya meslekî beceri kazanmak üzere uygulamalı eğitim görmek; veya
c) Bir kamu kurumu, dinî kurum, yardım kurumu, bilim, edebiyat veya eğitim kurumu tarafından sağlanan burs, yardım veya ödülün lehdarı olarak öğrenim görmek veya araştırma yapmak
amacıyla ziyaret eden bir gerçek kişinin;
i) geçimini, öğrenimini, eğitimini, araştırmasını veya meslekî uygulama eğitimini sağlamak amacıyla yurt dışındaki kaynaklardan elde ettiği ödemeler; ve
ii) burs, yardım veya ödüller
ilk bahsedilen Devlette vergiden istisna edilecektir.
Madde 22
DİĞER GELİRLER
1. Bir Âkit Devlet mukiminin, nerede doğarsa doğsun, bu Anlaşmanın daha önceki maddelerinde belirtilmeyen gelir unsurları, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.
2. 6 ncı maddenin 2 nci fıkrasında tanımlanan gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelir hariç olmak üzere, bir Âkit Devlet mukimi olan gelir lehdarı, diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve söz konusu hak veya varlık ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, bu gelire 1 inci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre 7 nci ve 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.
Madde 23
ÇİFTE VERGİLENDİRMENİN ÖNLENMESİ
1. Türkiye’de çifte vergilendirme aşağıdaki şekilde önlenecektir :
a) Bir Türkiye mukimi, (b) bendinde kavranan gelirler hariç olmak üzere, bu Anlaşma hükümlerine göre Bangladeş’te vergilendirilebilen bir gelir elde ettiğinde, Türkiye, bu geliri vergiden istisna edecek; ancak, bu kişinin geriye kalan gelirine ilişkin vergiyi hesaplarken, istisna edilen geliri, vergiden istisna edilmemiş gibi dikkate alarak bir vergi oranı uygulayabilecektir.
b) Bir Türkiye mukimi, bu Anlaşmanın 10,11 ve 12 nci maddeleri hükümlerine göre Bangladeş’te vergilendirilebilen bir gelir elde ettiğinde, Türkiye, bu kişinin gelirine isabet eden vergiden, Bangladeş’te ödenen vergiye eşit bir tutarın mahsubuna müsaade edecektir.
Bununla beraber söz konusu mahsup, Bangladeş’te vergilendirilebilen gelir için, mahsuptan önce hesaplanan vergi miktarını aşmayacaktır.
2. Bangladeş’te çifte vergilendirme aşağıdaki şekilde önlenecektir :
a) (c) bendi hükümleri saklı kalmak üzere, bir Bangladeş mukimi bu Anlaşma hükümleri uyarınca Türkiye’de vergilendirilebilen bir gelir elde ettiğinde, Bangladeş, bu mukimin gelirine isabet vergiden, Türkiye’de ödenen vergiye eşit bir tutarın mahsubuna müsaade edecektir.
b) Bununla birlikte söz konusu mahsup, Türkiye’de vergilendirilen gelire atfedilebilen, mahsuptan önce hesaplanan gelir vergisini aşmayacaktır.
c) Bir Bangladeş mukimi, bu Anlaşma hükümleri uyarınca yalnızca Türkiye’de vergilendirilebilen bir gelir elde ettiğinde, Bangladeş, bu geliri vergi matrahına dahil edebilir, ancak bu gelir vergisinden, Türkiye’de elde edilen gelire atfedilebilen gelir vergisi tutarının mahsubuna müsaade edilecektir.
Madde 24
AYRIM YAPILMAMASI
1. Bir Âkit Devletin vatandaşları, diğer Âkit Devlette, bu diğer Devletin vatandaşlarının aynı koşullarda karşı karşıya kaldıkları veya kalabilecekleri vergilemeden ve buna bağlı mükellefiyetlerden değişik veya daha ağır vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi tutulmayacaklardır. Bu hüküm, 1 inci madde hükümlerine bakılmaksızın, Âkit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olmayan kişilere de uygulanacaktır.
2. Bir Âkit Devlet teşebbüsünün diğer Âkit Devlette sahip olduğu bir işyeri, bu diğer Devletin aynı faaliyetleri yürüten teşebbüslerine göre daha az lehe bir vergilemeyle karşı karşıya kalmayacaktır. Bu hüküm, bir Âkit Devletin kendi mukimlerine şahsî veya ailevi durumları dolayısıyla uyguladığı şahsî indirimleri, vergi ve matrah indirimlerini diğer Âkit Devlet mukimlerine de uygulama zorunda olduğu yönünde anlaşılmayacaktır.
3. 9 uncu maddenin 1 inci fıkrası ile 11 inci maddenin 7 nci fıkrası veya 12 nci maddenin 6 ncı fıkrası hükümlerinin uygulaması hariç olmak üzere, bir Âkit Devlet teşebbüsünce diğer Âkit Devletin bir mukimine ödenen faiz, gayrimaddî hak bedeli ve diğer ödemeler, söz konusu teşebbüsün vergilendirilebilir kazancının belirlenmesinde, bu ödemeler aynı koşullarda ilk bahsedilen Devletin bir mukimine yapılmış gibi indirilebilecektir.
4. Bir Âkit Devletin, diğer Âkit Devletin bir veya birkaç mukimi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak, kısmen veya tamamen sermayesine sahip olunan veya kontrol edilen teşebbüsleri, ilk bahsedilen Devlette, bu Devletin benzeri teşebbüslerinin tâbi oldukları veya olabilecekleri vergilemeden ve buna bağlı mükellefiyetlerden değişik veya daha ağır vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tâbi tutulmayacaklardır.
5. Bu maddedeki “vergileme” terimi, bu Anlaşmanın konusuna giren vergileri ifade etmektedir.
Madde 25
KARŞILIKLI ANLAŞMA USULÜ
1. Bir kişi, Âkit Devletlerden birinin veya her ikisinin işlemlerinin kendisi için bu Anlaşmanın hükümlerine uygun düşmeyen bir vergileme yarattığı veya yaratacağı kanaatine vardığında, bu Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen müracaat usulleriyle bağlı kalmaksızın, durumu mukimi olduğu Devletin yetkili makamına arz edebilir. Bu kişinin durumu 24 üncü maddenin 1 inci fıkrasına uygun düşerse, vatandaşı olduğu Âkit Devletin yetkili makamına başvurabilir. Söz konusu müracaatın, Âkit Devletlerin iç mevzuatlarında belirtilen süre içerisinde yapılması gerekmektedir.
2. Söz konusu yetkili makam, itirazı haklı bulmakla beraber kendisi tatminkâr bir çözüme ulaşamadığı takdirde, Anlaşmaya ters düşen bir vergilemeyi önlemek amacıyla, diğer Âkit Devletin yetkili makamıyla karşılıklı anlaşmaya gayret sarfedecektir.
3. Âkit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından kaynaklanan her türlü güçlüğü ve tereddütü karşılıklı anlaşmayla çözmek için gayret göstereceklerdir. Yetkili makamlar aynı zamanda, Anlaşmada ele alınmayan durumlardan kaynaklanan çifte vergilendirmenin ortadan kaldırılması için de birbirlerine danışabilirler.
4. Âkit Devletlerin yetkili makamları, bundan önceki fıkralarda belirtilen hususlarda anlaşmaya varabilmek için birbirleriyle doğrudan doğruya haberleşebilirler. Anlaşmaya varabilmek için sözlü görüş alış verişi gerekli görüldüğünde, bu görüşme, Âkit Devletlerin yetkili makamlarının temsilcilerinden oluşan bir komisyon kanalıyla yürütülebilir.
Madde 26
BİLGİ DEĞİŞİMİ
1. Âkit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşma hükümlerinin uygulanması için gerekli olan bilgileri veya Anlaşma ile uyumsuzluk göstermediği sürece, Anlaşma kapsamına giren vergiler ile ilgili iç mevzuat hükümlerinin yürütülmesi için gerekli olan bilgileri değişime tâbi tutacaklardır. Bilgi değişimi 1 inci madde ile sınırlı değildir. Bir Âkit Devlet tarafından alınan her türlü bilgi, o Devletin kendi iç mevzuatı çerçevesinde elde etttiği bilgiler gibi gizli tutulacak ve yalnızca bu Anlaşmada belirtilen vergilerin tahakkuk veya tahsilleri veya cebri icra ya da cezasıyla ve bu hususlardaki şikâyet ve itirazlara bakmakla görevli kişi veya makamlara (adlî makamlar ve idarî kuruluşlar dahil) verilebilecektir. Bu kişi veya makamlar söz konusu bilgileri yalnızca bu amaçlar doğrultusunda kullanacaklardır. Bu kişi veya makamlar söz konusu bilgileri mahkeme duruşmalarında veya adlî kararlar alınırken açıklayabilirler.
2. 1 inci fıkra hükümleri, hiçbir surette bir Âkit Devleti :
a) Kendisinin veya diğer Âkit Devletin mevzuatına veya idarî uygulamalarına uymayacak idarî önlemler alma;
b) Kendisinin veya diğer Âkit Devletin mevzuatı veya normal idarî işlemleri çerçevesinde elde edilemeyen bilgileri sunma;
c) Herhangi bir ticarî, sınaî, meslekî sırrı veya ticarî işlemi aleni hale getiren bilgileri veya aleniyeti kamu düzenine aykırı düşen bilgileri verme
yükümlülüğü altına sokacak şekilde yorumlanamaz.
Madde 27
DİPLOMAT HÜVİYETİNDEKİ MEMURLAR
VE KONSOLOSLUK MEMURLARI
Bu Anlaşma hükümleri, diplomat hüviyetindeki memurlar veya konsolosluk memurlarının uluslararası hukukun genel kuralları veya özel anlaşma hükümleri uyarınca yararlandıkları malî ayrıcalıkları etkilemeyecektir.
Madde 28
YÜRÜRLÜĞE GİRME
1. Âkit Devletlerin Hükümetleri, Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için gerekli anayasal işlemlerin tamamlandığını birbirlerine bildireceklerdir.
2. Anlaşma, 1 inci fıkrada belirtilen bildirimlerden sonuncusunun alındığı tarihte yürürlüğe girecek ve hükümleri :
a) Türkiye’de :
i) Kaynakta tevkif edilen vergiler yönünden, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen Ocak ayının birinci günü veya daha sonra ödenen veya borçlanılan miktarlar için; ve
ii) Diğer vergiler yönünden, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan vergilendirme yılları için;
b) Bangladeş’te : vergiler yönünden, Anlaşmanın yürürlüğe girişini takip eden takvim yılının Temmuz ayının birinci günü veya daha sonra başlayan herhangi bir tahakkuk yılı için
hüküm ifade edecektir.
Madde 29
YÜRÜRLÜKTEN KALKMA
Bu Anlaşma, bir Âkit Devlet tarafından feshedilinceye kadar yürürlükte kalacaktır. Âkit Devletlerden her biri, Anlaşmanın yürürlüğe girişini takip eden beşinci yıldan sonraki herhangi bir takvim yılının Haziran ayının 30 uncu gününden önce diplomatik kanallardan yazılı fesih ihbarnamesi vermek suretiyle Anlaşmayı feshedebilir. Bu durumda Anlaşma :
a) Türkiye’de :
i) Kaynakta tevkif edilen vergiler yönünden, fesih ihbarnamesinin verildiği takvim yılının bitiminden sonra ödenen veya borçlanılan miktarlar için; ve
ii) Diğer vergiler yönünden, fesih ihbarnamesinin verildiği takvim yılının bitiminden sonra başlayan vergilendirme yılları için;
b) Bangladeş’te : fesih ihbarnamesinin verildiği yılı izleyen takvim yılının 1 Temmuz günü veya daha sonra başlayan herhangi bir tahakkuk yılı için
hüküm ifade etmeyecektir.
Bu hususları teyiden, Hükümetleri adına, aşağıda imzaları bulunan tam yetkili temsilciler, bu Anlaşmayı imzaladılar.
Türk, Bangladeş ve İngiliz dillerinde, her üç metin de aynı derecede geçerli olmak üzere, 31 Ekim 1999 tarihinde, Ankara’da düzenlenmiştir. Yorumda farklılık olması halinde, İngilizce metin geçerli olacaktır.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ BANGLADEŞ HALK CUMHURİYETİ
HÜKÜMETİ ADINA HÜKÜMETİ ADINA
Erdoğan ÖNER C. M. Shafi SAMİ
Maliye Bakanlığı Müsteşarı Dışişleri
Bakanlığı Müsteşarı
SIRA SAYISI 417 NİN SONU