Dönem
: 21 Yasama Yılı : 3
T.B.M.M. (S.
Sayısı : 624)
Türkiye
Cumhuriyeti ile Çek Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde
Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının ve
Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve
Bütçe ve Dışişleri Komisyonları
Raporları
(1/802)
|
|
T.C. |
|
|
|
Başbakanlık |
20.12.2000 |
|
|
Kanunlar
ve Kararlar |
|
|
|
Genel
Müdürlüğü |
|
|
|
Sayı : B.02.0.KKG/0.10/101-212/6436 |
|
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Dışişleri
Bakanlığı’nca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı Bakanlar Kurulu’nca 28.11.2000
tarihinde kararlaştırılan “Türkiye Cumhuriyeti ile Çek Cumhuriyeti Arasında
Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi
Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı” ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.
Gereğini arz
ederim.
Bülent Ecevit
Başbakan
GEREKÇE
Çek Cumhuriyeti, ekonomik ve ticarî ilişkilerimizin
geliştirilmesi arzulanan bir Devlettir. Kuşkusuz, Türkiye ile Çek Cumhuriyeti
arasında sermaye, teknoloji ve hizmet hareketlerinin geliştirilmesi her iki
Devletin de refahına katkıda bulunacaktır. Sözkonusu faktör hareketlerinin
geliştirilmesinde çifte vergilendirme nedeniyle ortaya çıkan sorunların çözümü
önem arzetmektedir. Bu amaçla, Türkiye Cumhuriyeti ile Çek Cumhuriyeti arasında
12 Kasım 1999 tarihinde Ankara’da “Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte
Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması”
imzalanmıştır.
Anlaşma ile kişilerin aynı gelir üzerinden iki Devlette
birden vergilendirilmesinin (çifte vergilendirme) önlenmesi amaçlanmaktadır. Bu
amacı sağlamak üzere, vergileme hakkı, gelir unsurları itibariyle ikamet edilen
veya kaynak Devletlerden birine bırakılmakta veya bu mümkün olmazsa iki Devlet
arasında paylaştırılmaktadır. Böylece, Âkit Devletlerden birinde yatırım yapan,
teknoloji veya hizmet sunan diğer Devlet mukimlerinin, o Devletin
mükelleflerine göre daha ağır vergilendirilmesine engel olunmakta ve
teşebbüslerin risk almadan önce ileride karşılarına çıkacak her türlü vergi ile
ilgili mükellefiyeti hesaplayabilmeleri sağlanmaktadır. Çifte vergilendirmenin
Âkit Devletlerde önlenmesi ile Çek yatırımcılar için Türkiye’nin, Türk
yatırımcılar için ise Çek Cumhuriyeti’nin daha cazip hale geleceği tabiidir.
Anlaşmanın kapsamına aldığı vergiler açısından çifte
vergilendirmenin ve vergi kaçakçılığının nasıl önleneceği ve muhtelif gelir
unsurlarının vergilendirilmesine ilişkin ilkeler ve düzenlemeler, ilişikte yer
alan Anlaşmanın madde gerekçelerinde ayrıntılarıyla açıklanmıştır.
ANLAŞMA MADDELERİNİN GEREKÇELERİ
“Türkiye Cumhuriyeti ile Çek Cumhuriyeti Arasında Gelir
Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına
Engel Olma Anlaşması” 28 madde ile Protokol’den meydana gelmiştir. Anlaşma ve
Protokol maddelerinin gerekçeleri aşağıda belirtilmiştir.
Madde 1. – Kişilere İlişkin Kapsam
1 inci madde hükmü gereğince bu Anlaşma, Âkit
Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olan kişilere uygulanacaktır.
Diğer bir ifade ile bu Anlaşma, milliyet farkı
gözetilmeksizin Âkit Devletler (Türkiye ve Çek Cumhuriyeti)’nden birinde veya
her ikisinde mukim olan kişileri kapsamına almaktadır.
Madde 2. – Kapsanan Vergiler
Bu madde, Anlaşmanın kavradığı vergilerin
belirlenmesinde ve tarifinde açıklığı temin etme amacını gütmektedir.
Maddenin 1 inci fıkrası, Anlaşmanın, ne şekilde
alındığına bakılmaksızın bir Âkit Devlette, politik alt bölümlerinde veya
mahalli idarelerinde gelir üzerinden alınan vergilere uygulanacağını
belirtmektedir.
2 nci fıkra, gelir üzerinden alınan vergilerin kapsamını
belirlemektedir.
3 üncü fıkrada, Anlaşmanın Âkit Devletlerdeki mevcut
vergilerden hangilerine uygulanacağı belirtilmektedir. Anlaşma kapsamına giren
vergilerin; Çek Cumhuriyeti’nde gerçek ve tüzel kişilerin gelirleri üzerinden
alınan vergi; Türkiye Cumhuriyetinde ise gelir ve kurumlar vergileri ile gelir
ve kurumlar vergisi üzerinden alınan fon payından ibaret olduğu belirtilmiştir.
4 üncü fıkra, Anlaşmanın imza tarihinden sonra mevcut
vergilere ilave olarak veya onların yerine alınacak ve mevcut vergilerle aynı
nitelikte olan veya onlara önemli ölçüde benzeyen vergilerin de Anlaşma
kapsamına gireceğini hükme bağlamakta, ayrıca Âkit Devletlerin yetkili
makamlarının, ilgili vergi yasalarında yaptıkları önemli değişiklikleri
birbirlerine bildirmelerini öngörmektedir.
Madde 3. – Genel Tanımlar
Bu maddede, Anlaşmada kullanılan terimlerin yorumu için
gerekli genel tanımlar yer almaktadır.
Söz konusu maddede sırasıyla, “Çek Cumhuriyeti”,
“Türkiye”, “Bir Âkit Devlet ve “Diğer Âkit Devlet”, “Vergi”, “Kişi”, “Şirket”,
“Bir Âkit Devletin Teşebbüsü” ve “Diğer Âkit Devletin Teşebbüsü”, “Vatandaş”,
“Uluslararası Trafik” ve “Yetkili Makam” terimlerinin tanımı yer almaktadır.
Maddenin 2 nci fıkrasında, Anlaşmada tanımlanmamış
terimlerin, Âkit Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen anlamları taşıdığı
belirtilmiş ve Anlaşmada boşluk kalmaması sağlanmıştır.
Madde 4. – Mukim
Âkit Devletlerin vergileme yetkisi, Anlaşmanın birçok
maddesinde doğrudan doğruya “mukim” kavramına göre çözümlenmektedir. Bu
çerçevede, gerçek ve tüzel kişilerin hangi Devletin mukimi addedileceği hususu
büyük bir önem arz etmektedir.
Maddenin 1 inci fıkrasında, gerçek ve tüzel kişiler
arasında ayrım yapılmaksızın, Anlaşmanın amaçları bakımından; bu Devlet,
herhangi bir politik alt bölümü veya mahalli idaresi de dahil olmak üzere ev,
ikametgâh, kanunî merkez, yönetim yeri veya benzer yapıda diğer herhangi bir
kriter nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi “mukim” addedilmektedir.
Gelir Vergisi Kanunumuz Türkiye’de yerleşmiş gerçek kişileri, Kurumlar Vergisi
Kanunumuz ise kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan kurumları tam mükellef
addettiğinden, 1 inci fıkra hükmüyle vergi hukukumuza tam bir paralellik
sağlanmaktadır.
2 nci fıkrada, gerçek kişilerin 1 inci fıkrada
belirtilen kriterler nedeniyle her iki Devletin de mukimi addedilmesi halinde,
bu kişilerin hangi kıstaslar kullanılmak suretiyle yalnızca bir Devletin mukimi
addedileceği hususu çözümlenmektedir.
3 üncü fıkrada ise, gerçek kişi dışında kalan kişilerin
her iki Devletin de mukimi olması halinde, sorunun Âkit Devletlerin yetkili
makamlarınca karşılıklı anlaşma yoluyla çözümleneceği belirtilmiştir.
Madde 5. – İşyeri
İşyerinin tanımına ilişkin bu madde son derece
önemlidir. Bilindiği üzere, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarımız, dar
mükellefler açısından ticarî kazancın Türkiye’de elde edilmiş sayılması için,
kazanç sahiplerinin Türkiye’de işyerinin bulunmasını veya daimi temsilci
bulundurmasını ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan
işlerden doğmasını şart koşmaktadır. Aynı şekilde, Anlaşmanın 7 nci maddesinde
de yalnızca işyerine atfedilebilen ticarî kazancın kaynak Devlette
vergilenebileceği prensibi getirilmiştir.
7 fıkra halinde düzenlenen bu maddede, hangi durumlarda
bir işyerinin oluşup oluşmayacağı hususu bütün ayrıntılarıyla açıklanmaktadır.
1 inci fıkrada, “işyeri” teriminin genel bir tanımı
yapılmaktadır.
2 nci fıkrada, kapsama özellikle dahil edilen
işyerlerine örnekler verilmektedir ki bunlar; yönetim yeri, şube, büro,
fabrika, atölye, maden ocağı, petrol veya doğal gaz kuyusu, taşocağı veya doğal
kaynakların çıkarıldığı diğer yerlerdir.
3 üncü fıkrada, süresi oniki ayı aşan bir inşaat
şantiyesi, yapım, montaj veya kurma projesini veya bunlarla bağlantılı gözetim
faaliyetlerinin; bir Âkit Devlet teşebbüsünün çalıştırdığı elemanları veya
diğer personeli aracılığıyla danışma veya yönetim hizmetleri de dahil diğer
Devlette herhangi bir oniki aylık dönemde toplam altı aydan fazla devam eden
hizmet tedariklerinin de bir işyeri oluşturacağı belirtilmiştir.
4 üncü fıkrada, işyeri kapsamı dışında kalan hususlar
belirtilmiştir.
5 inci fıkrada, daimi temsilcilik düzenlenmiştir. Bu
fıkraya göre, bir kişi teşebbüs adına mukavele akdetme yetkisine sahip olur ve
bu yetkisini düzenli olarak kullanırsa, bu faaliyetlerin 4 üncü fıkrada
belirtilen ve işe ilişkin sabit bir yerden yapılması durumunda bu yeri işyeri
haline getirmeyen nitelikteki faaliyetlerden olmadıkça, bu teşebbüs, bu kişinin
teşebbüs için gerçekleştirdiği her türlü faaliyet dolayısıyla bu Devlette bir
işyerine sahip kabul edilecektir.
Anlaşmada işyeri ve daimi temsilci ayrı ayrı maddelerde
düzenlenmeyip, her ikisi de “işyeri” maddesinde kavrandığından, bu fıkra
hükmüyle, Gelir Vergisi Kanunu’nun dar mükelleflerin ticari kazançlarının
Türkiye’de vergilendirilmesine imkan tanıyan daimi temsilciliğe ilişkin
hükümleri de Anlaşmaya yansıtılmış olmaktadır.
6 ncı fıkra, bir Âkit Devlet teşebbüsünün diğer Âkit
Devlette, işlerini yalnızca kendi işlerine olağan şekilde devam eden bir
simsar, genel komisyoncu veya bağımsız statüye sahip bir acente vasıtasıyla
yürütmesi halinde işyerinin varsayılmayacağını öngörmektedir.
7 nci fıkrada ise, iki ayrı Âkit Devlette mukim olan
şirketlerin birbirlerini kontrol etmesinin, bunlardan herhangi birinin diğeri
için bir işyeri oluşturmayacağı hükme bağlanmıştır.
Madde 6. – Gayrimenkul Varlıklardan Elde Edilen Gelir
Bu madde, yalnızca gayrimenkul sermaye iratlarını değil
aynı zamanda gayrimenkullerden kaynaklanacak her türlü gelir unsurunu da
kapsamaktadır.
Maddenin 1 inci fıkrası ile gayrimenkul varlıklardan
elde edilen gelirin (tarım veya ormancılıktan elde edilen gelir dahil)
vergileme hakkı, gayrimenkulün bulunduğu Âkit Devlete bırakılmaktadır.
2 nci fıkra, “gayrimenkul varlık” teriminin tanımına
ilişkindir.
3 üncü fıkrada, gayrimenkul varlığın doğrudan
kullanımı, kiralanması veya başka bir suretle kullanımından elde edilen gelire
1 inci fıkra hükmünün uygulanacağı belirtilmektedir.
4 üncü fıkrada ise, 1 ve 3 üncü fıkra hükümlerinin bir
teşebbüsün gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir ile serbest meslek
faaliyetlerinin icrasında kullanılan gayrimenkullerden elde edilen gelire de
uygulanacağı öngörülmektedir.
Madde 7. – Ticarî Kazançlar
Maddenin 1 inci fıkrası, ticarî kazancın
vergilendirilmesindeki genel prensibi açıklamaktadır. Buna göre ticarî kazanç,
teşebbüsün mukim olduğu Devlette vergilendirilecektir. Ancak, faaliyetin diğer
Âkit Devlette bir işyeri vasıtasıyla
yürütülmesi halinde, kazancın sadece bu işyerine atfedilebilen kısmı diğer Âkit
Devlette vergilendirilebilecektir.
2 nci fıkra, işyeri kazançlarının hesaplanmasındaki
esaslara ilişkindir. Buna göre, işyeri bağımsız bir teşebbüs gibi ele alınacak
ve benzer teşebbüslerin benzer koşullarda elde etmesi gereken kazanç, söz
konusu işyerine atfedilecektir. Böylece, işyeri-merkez ilişkilerinde emsaline
göre yüksek veya düşük fiyatlandırmaya gidildiğinde olaya müdahale edilip,
gerçekçi fiyatların fatura edilmesiyle yeni bir vergi matrahı belirlenecek ve
vergileme bu matrah üzerinden yapılacaktır.
3 üncü fıkra, işyeri kazancının belirlenmesi sırasında
hangi tür giderlerin indirilebileceğine ilişkindir.
4 üncü fıkra, teşebbüs adına sadece mal ve ticarî eşya
alımında bulunan işyerine, bu faaliyeti dolayısıyla kazanç atfedilemeyeceğine
ilişkindir.
5 inci fıkra, ticarî kazancın, Anlaşmanın diğer
maddelerinde belirtilen gelir unsurlarını da kapsamına alması halinde ilgili
madde hükümlerini saklı tutmaktadır.
Madde 8. – Uluslararası Trafik
1 inci fıkra, bir Âkit Devlet mukiminin diğer Âkit
Devlette uluslararası trafik kapsamına giren türden gemi, uçak, kara veya
demiryolu vasıtası işletmeciliğinden sağladığı kazançların, yalnızca teşebbüsün
mukim olduğu Âkit Devlette vergilendirilebileceğini öngörmektedir. Diğer bir
ifade ile bu tür kazançlar kaynak Devlette vergiden istisna edilmektedir.
2 nci fıkrada, 12 nci maddenin 3 üncü fıkra hükümlerine
bakılmaksızın, gemi veya uçakların çıplak kiralanmasından elde edilen kazançlar
ile malların taşınmasında kullanılan konteynerlerin (treyler ve konteyner
taşımacılığı için gerekli ekipman dahil) kullanımından, bakımından veya
kiralanmasından elde edilen kazançların söz konusu kullanım, bakım veya
kiralamanın uluslararası trafikte gemi veya uçak işletmeciliğinin yanısıra
arızi olarak yapılması halinde kapsanacağı hükme bağlanmıştır.
3 üncü fıkrada, 1 inci fıkrada benimsenen prensibin,
ortaklık, ortak teşebbüs veya uluslararası işletilen bir acenteye iştirak
dolayısıyla elde edilen kazançlar için de geçerli olduğu hükme bağlanmıştır.
Madde 9. – Bağımlı Teşebbüsler
Kurumlar Vergisi Kanunumuzun 15, 16 ve 17 nci
maddelerinde düzenlenen örtülü kazanç ve örtülü sermaye ile ilgili olan bu
maddede, bağımlı teşebbüslerin, bağımsız teşebbüslere oranla farklı ticarî
ilişkilere ve farklı fiyatlandırmalara yönelmeleri halinde Âkit Devletlerin ne
tür tedbirler alabileceği hükme bağlanmaktadır.
1 inci fıkra, bağımlı teşebbüslerin gerekli itinayı
göstermeyip, bağımsız teşebbüsler arasında geçerli olan fiyatlardan sapmaları
halinde, vergi kaybına uğrayan Âkit Devlete ek vergi alma hakkını vermektedir.
Bu ek vergileme sonunda diğer Devletin, kendi mükellefi olan bağımlı teşebbüs
için yapacağı matrah ve vergi indirimleri ise 2 nci fıkrada düzenlenmiştir.
3 üncü fıkra ise, kaçakçılık, ihmal veya kasıt
durumunda 2 nci fıkra hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkindir.
Madde 10. – Temettüler
1 inci fıkra, temettülerin vergilendirilmesindeki genel
ilke ile ilgili olup, temettü gelirinin esas itibariyle temettü gelirini elde
edenin mukim olduğu Âkit Devlette vergilendirilmesini öngörmektedir.
2 nci fıkra, temettülerin, temettüyü ödeyen şirketin
mukim olduğu, yani temettülerin doğduğu Devlette de vergilendirilebileceğini
öngörmektedir. Ancak, temettünün gerçek lehdarı diğer Âkit Devletin mukimi ise
alınacak vergi gayrisafi temettü tutarının % 10’unu aşamayacaktır. Bu fıkra,
içinden temettü ödemesi yapılan kazançlar yönünden şirketin vergilendirilmesini
etkilemeyecektir.
3 üncü fıkrada “temettü” teriminin tanımı
yapılmaktadır.
4 üncü fıkrada, işyeri kazancının 7 nci madde (Ticarî
Kazançlar) çerçevesinde vergilendirildikten sonra, kalan kazanç üzerinden
işyerinin bulunduğu Devlette ve bu maddenin 2 nci fıkrasına göre de
vergilendirilebileceği öngörülmektedir. Bu fıkra, Gelir Vergisi Kanunumuzun 94
üncü maddesinin 6/b numaralı bendiyle paralellik arz etmektedir.
5 inci fıkrada, temettü lehdarının, temettüyü ödeyen
şirketin mukim olduğu diğer Âkit Devlette bir işyeri vasıtasıyla ticarî
faaliyette veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest
meslek faaliyetinde bulunması ve söz konusu temettü elde ediş olayı ile bu
işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunması halinde, 1 inci ve 2 nci
fıkra hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmektedir. Bu durumda, ticarî kazanca
ilişkin 7 nci madde veya serbest meslek faaliyetine ilişkin 14 üncü madde
hükümleri uygulanacaktır.
6 ncı fıkra, bu maddenin 4 üncü fıkra hükümleri saklı
kalmak üzere, bir Âkit Devletin, kendisinden kazanç veya gelir elde eden ve
diğer Âkit Devletin mukimi olan bir şirketin dağıttığı temettüler üzerinden veya
dağıtmadığı kazançlardan herhangi bir vergi alamayacağını öngörmektedir.
Böylece, kaynak Devletin vergileme yetkisi kurum kazancına uygulanmakta, ancak
bu durumda, kâr payı elde eden kişilere doğru bir genişlemeye müsaade
edilmemektedir. Fıkrada ayrıca, temettünün, kazanç veya gelirin elde edildiği
Devletin mukimlerine ödenmesi ve bu kazanç veya gelirin elde edildiği
Devletteki işyeri ile temettü elde ediş olayı arasında etkin bir bağ bulunması
hallerinin kaynak Devlette vergilendirmeme prensibine istisna teşkil ettiği
belirtilmektedir.
Madde 11. – Faiz
1 inci fıkra, faizlerin vergilendirilmesindeki genel
ilkeyi belirlemektedir. Buna göre, faizi vergilendirme hakkı lehdarın mukim
olduğu Âkit Devlete ait olmaktadır.
2 nci fıkrada, faizin gerçek lehdarının diğer Âkit
Devletin bir mukimi olması halinde, faizlerin doğduğu Devlete, faizin gayrisafi
tutarı üzerinden azami % 10 vergi alma hakkı tanınacağı öngörülmektedir.
3 üncü fıkra, bir Âkit Devlette doğan ve diğer Âkit
Devletin Hükümeti, politik alt bölümü veya mahalli idaresi, Türkiye Merkez
Bankası ve Türk Eximbank ile Çek Ulusal Bankası ve Çek İhracat Bankası veya
Âkit Devletlerin yetkili makamları arasında mutabık kalınabilecek tamamı diğer
Âkit Devletin Hükümetine ait herhangi bir kurum tarafından elde edilen
faizlerin kaynak Devlette vergiden muaf tutulmasına ilişkindir.
4 üncü fıkrada,
“faiz” teriminin kapsamı belirlenmiştir.
5 inci fıkrada, diğer Devlette bir işyeri vasıtasıyla
ticarî faaliyette veya bir sabit yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde
bulunulması ve faizin ödendiği alacak ile bu işyeri veya sabit yer arasında
etkin bir bağ bulunması halinde, söz konusu faizin bu madde çerçevesinde değil,
ticarî kazanca ilişkin 7 nci madde veya serbest meslek faaliyetlerine ilişkin
14 üncü madde hükümleri çerçevesinde vergilendirileceği öngörülmektedir.
6 ncı fıkra, faiz gelirlerinin hangi durumda bir Âkit
Devlette elde edilmiş sayılacağını hükme bağlamaktadır. Buna göre faizin, faizi
ödeyen kişinin mukim olduğu Âkit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
Ancak, faiz ödeyen kişinin bir Âkit Devlette faiz ödemeye neden olan
borç-alacak ilişkisiyle bağlantılı bir işyerine veya sabit yere sahip olması
durumunda faizin bu işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Devlette elde edildiği
kabul edilecektir.
7 nci fıkra, faiz miktarının belirlenmesinde muvazaa
durumunu açıklığa kavuşturmaktadır. Fıkra hükmüne göre muvazaa yapabilecek
kişiler, aralarında özel ilişki bulunan faiz ödeyen kişi ile faiz lehdarı veya
her ikisiyle bir başka kişi olarak belirtilmektedir. Muvazaa durumu ise, özel
ilişkinin olmadığı hallerde, kişiler arasında kararlaştırılan faiz miktarını
aşan bir faizin ödenmesi olarak ortaya konmuştur. Bu durumda fazla kısım, bu
maddede tanımlanan ve indirimli vergiye tâbi olan bir faiz olarak
nitelendirilmeyip, Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak Âkit
Devletlerin iç mevzuatına göre vergilendirilecektir.
Madde 12. – Gayrimaddi Hak Bedelleri
1 inci fıkra, vergilemedeki genel ilkeyi belirlemekte
ve vergileme hakkı ödeme yapılan kişinin mukim olduğu Devlete tanımaktadır.
2 nci fıkra hükmü, gayrimaddi hak bedellerinin elde
edildiği Devlete de % 10’u aşmayacak şekilde vergi alma hakkı tanımaktadır.
3 üncü fıkra, gayrimaddi hak bedellerinin tanımı ile
ilgilidir.
4 üncü fıkrada, bir işyeri veya sabit yer vasıtasıyla
elde edilen gayrimaddi hak bedellerinin indirimli vergi oranına göre değil,
ticarî kazanca ilişkin 7 nci veya serbest meslek faaliyetlerine ilişkin 14 üncü
madde hükümlerine göre vergilendirileceği öngörülmektedir.
5 inci ve 6 ncı fıkralarda, faizde olduğu gibi
gayrimaddi hak bedellerinin nerede elde edilmiş sayılacağı ve muvazaalı
durumlarda nasıl vergilendirileceğine ilişkin özel hükümler yer almaktadır.
Madde 13. – Sermaye Değer Artış Kazançları
1 inci fıkrada, 6 ncı maddede tanımlanan gayrimenkul
varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazançların, bu varlıkların bulunduğu
Âkit Devlette vergilendirileceği öngörülmektedir.
2 nci fıkrada bir işyerinin aktifine dahil olan veya
serbest meslek faaliyetlerinin icrasında kullanılan sabit yere ait menkul
varlıkların, bu işyeri veya sabit yerin elden çıkarılmasından doğan kazançlarla
birlikte işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Âkit Devlette vergilendirileceği
hükme bağlanmıştır.
3 üncü fıkrada, bir Âkit Devlet mukimince uluslararası
trafikte işletilen gemi, uçak, kara veya demiryolu vasıtalarının veya bunların
işletilmesine tahsis edilen menkul varlıkların satışından elde edilen
kazançların, yalnızca gemi, uçak, kara ve demiryolu vasıtalarını işleten
teşebbüsün mukim olduğu Âkit Devlette vergilendirileceği öngörülmektedir.
4 üncü fıkrada, bu maddenin diğer fıkralarında
sayılanların dışında kalan varlıkların satışından doğan kazançların, bu
varlıkları elden çıkaranların mukim olduğu Âkit Devlette; Âkit Devletlerden
birinin mukimi tarafından çıkarılan tahvil veya hisse senetlerinin diğer Âkit
Devletin bir mukimi tarafından iktisap tarihinden itibaren bir yıl içinde elden
çıkarılmasından doğan değer artış kazançlarının ise gelirin elde edildiği
kaynak Devlette vergilendirilebileceği öngörülmektedir.
Madde 14. – Serbest Meslek Faaliyetleri
Maddenin 1 inci fıkrasında, serbest meslek
kazançlarının, kazancı elde edenin mukim olduğu Âkit Devlette
vergilendirileceği; ancak, diğer Âkit Devlette bulunan bir sabit yer
kullanılarak icra edilen serbest meslek faaliyetlerinden veya bu diğer Devlette
ilgili malî yıl içinde başlayan veya sona eren herhangi bir oniki aylık dönemde
bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşan faaliyet icrasından elde edilen
kazancın, kaynak Devlette vergilendirileceği hükme bağlanmıştır.
2 nci fıkrada, “serbest meslek faaliyetleri” teriminin
tanımı yapılmaktadır.
Madde 15. – Bağımlı Faaliyetler
1 inci fıkrada, bağımlı faaliyetlerin
vergilendirilmesine ilişkin genel kural belirtilmektedir. Buna göre, hizmetin
diğer Devlette ifa edilmemesi şartıyla, bir Âkit Devlet mukimince elde edilen
ücret, maaş ve diğer benzeri gelirler mukim olunan Devlette
vergilendirilecektir. Hizmetin diğer Devlette ifa edilmesi halinde, belli
şartlarla kaynak Devlete de vergileme yetkisi tanınabilecektir. Ancak, söz
konusu kural, bu Anlaşmanın 16, 18, 19 ve 20 nci maddelerinde öngörülen
hükümleri harhangi bir şekilde etkilemeyecektir. Diğer bir ifadeyle, yönetim
kurulu üyeleri, emekliler, kamu görevlileri, öğrenciler, stajyerler ve çıraklar
15 inci maddeye göre değil, kendileriyle ilgili maddelere göre vergilendirileceklerdir.
2 nci fıkrada, ücretin sadece mukim olunan Devlette
vergilendirilmesi için hangi şartların bir arada aranması gerektiği
belirtilmektedir. Kaynak Devletin vergileme yapabilmesi için, öngörülen bu
şartlardan birinin ihlali yeterlidir. Bir başka ifadeyle, diğer Devlette hizmet
ifa eden bir Âkit Devlet mukiminin bu Devlette ilgili malî yıl içinde başlayan
veya sona eren herhangi bir 12 aylık dönemde bir veya bir kaç seferde toplam
183 günden fazla kalması veya ücret ödemesinin bu diğer devletin mukimi olan
bir işveren tarafından veya onun adına yapılması ya da söz konusu ödemenin,
işverenin bu diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden
yapılması durumunda elde edilen ücretler kaynak Devlette vergilendirilecektir.
3 üncü fıkrada bir Âkit Devlet mukimi tarafından
uluslararası trafikte işletilen gemi, uçak, kara ve demiryolu vasıtalarında
çalışan personelin bu sıfatları dolayısıyla elde ettikleri gelirlerin, yalnızca
bu Devlette vergilendirileceği öngörülmektedir.
Madde 16. – Yöneticilere Yapılan Ödemeler
Maddede, bir Âkit Devlet mukiminin diğer Âkit Devlette
mukim bir şirketin yönetim kurulu veya benzeri diğer bir organının üyesi olması
dolayısıyla elde ettiği ücret ve diğer benzeri ödemelerin, bu diğer Devlette
vergilendirilebileceği öngörülmektedir.
Madde 17. – Sanatçı ve Sporcular
1 inci fıkra, bir Âkit Devlet mukimi olan sanatçı ve
sporcuların iştigal konuları ile ilgili şahsi faaliyetlerinden dolayı diğer
Âkit Devlette elde ettikleri gelirlerin, bu faaliyetleri icra ettikleri diğer
Âkit Devlette vergilendirileceğini hükme bağlamaktadır. Bu çerçevede, serbest
meslek faaliyetleri ile bağımlı faaliyetleri (ücretler) düzenleyen 14 ve 15
inci madde hükümleri sanatçı ve sporcular açısından geçerli olmayıp, vergileme
yalnızca 17 nci madde kapsamında yapılacaktır.
2 nci fıkra organizatörlerle ilgili olup, sanatçı ve
sporcuların iştigal konularıyla ilgili faaliyetlerden doğan gelirin, sanatçı
veya sporcuların kendilerine değil de bir başka gerçek veya tüzel kişiye
yönelmesi halinde, vergilemenin, faaliyetin icra edildiği Âkit Devlette
yapılacağını öngörmektedir. Ancak böyle bir durumda, ticarî kazançların,
serbest meslek kazançlarının ve ücretlerin vergilendirilmesini düzenleyen bu
Anlaşmanın 7, 14 ve 15 inci madde hükümleri dikkate alınmayıp, vergileme
yalnızca 17 nci madde kapsamında yapılacaktır.
Madde 18. – Emekli Maaşları ve Düzenli Ödemeler
1 inci fıkra, geçmiş hizmetler karşılığında ödenen
emekli maaşları ile düzenli ödemelerin bunları elde edenin mukim olduğu
Devlette vergilendirileceği hükmünü öngörmektedir.
2 nci fıkrada “düzenli ödeme” nin tanımı yapılmaktadır.
Madde 19. – Kamu Görevi
1 inci fıkrada, emekli maaşları hariç, bir Âkit
Devletin kendisi, politik alt bölümü veya mahalli idaresi tarafından yapılan
ücret, maaş ve diğer benzeri ödemelerin, ödemeyi yapan Devlette
vergilendirileceği; ancak, hizmetin diğer Devlette verilmesi ve gerçek kişinin
bu Devletin mukimi ve vatandaşı olması ve yalnızca bu hizmeti vermek için bu
Devletin mukimi durumuna geçmemesi şartıyla, vergilemenin bu diğer Devlette
yapılacağı hükme bağlanmıştır.
2 nci fıkrada, bir ÂkitDevletin kendisi, politik alt
bölümü, mahalli idaresi tarafından veya bunlarca oluşturulan fonlardan ödenen
emekli maaşlarının ödemeyi yapan Devlette vergilendirileceği; ödemenin
yapıldığı kişinin diğer Âkit Devletin mukimi ve vatandaşı olması durumunda ise
vergilemenin yalnızca mukim Devlette yapılacağı öngörülmektedir.
3 üncü fıkrada ise, kamu iktisadî kuruluşlarında
çalışanlar açısından bu madde hükmünün değil, 15, 16, 17 ve 18 inci madde
hükümlerinin geçerli olacağı öngörülmektedir.
Madde 20. – Öğrenciler, Stajyerler ve Çıraklar
1 inci fıkrada, öğrenci, stajyer ve çırakların öğrenim
veya meslekî eğitimde bulundukları Devlette yararlanacakları vergi istisnasının
sınırları hükme bağlanmaktadır. Buna göre, öğrenciler, stajyerler ve çıraklar
yalnızca geçim, öğrenim veya meslekî eğitim masraflarını karşılayan ve
bulundukları Devletin dışındaki kaynaklardan sağlanan paralar dolayısıyla
öğrenim gördükleri Âkit Devlette vergiye tâbi tutulmayacaklardır.
2 nci fıkrada, bir Âkit Devletin vatandaşı olup, diğer
Âkit Devlette öğrenim veya meslekî eğitim amacıyla ilgili malî yıl içinde 183
günü aşmayacak şekilde hizmet ifa eden bir öğrenci, stajyer veya çırağın elde
ettiği ücretlerin diğer Devlette vergilendirilmeyeceği öngörülmektedir.
3 üncü fıkrada ise, bu madde hükümlerinin, Âkit
Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olmayan kişilere de uygulanacağı
hükme bağlanmıştır.
Madde 21. – Diğer Gelirler
1 inci fıkrada, bir Âkit Devlet mukiminin bu Anlaşmanın
bundan önceki maddelerinde kavranmayan gelir unsurlarının, mukim olduğu
Devlette vergilendirileceği belirtilmiştir.
2 nci fıkrada ise, 6 ncı maddenin 2 nci fıkrasında
tanımlanan gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelirler hariç olmak üzere, bir
Âkit Devlet mukimi olan söz konusu gelir lehdarının diğer Âkit Devlette yer
alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette veya sabit yer vasıtasıyla
serbest meslek faaliyetinde bulunması ve gelirin ödendiği hak veya varlık ile
bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunması halinde 1 inci fıkra
hükümlerinin uygulanmayıp olayına göre 7 veya 14 üncü madde hükümlerinin
uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Madde 22. – Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi
Madde, çifte vergilendirmenin önlenmesi ile ilgilidir.
1 inci fıkrada, bir Âkit Devlet mukiminin bu Anlaşma
hükümleri çerçevesinde diğer Âkit Devlette vergilendirilebilen bir gelir elde
etmesi durumunda söz konusu gelire isabet eden vergiden diğer Devlette ödenen
vergiye eşit bir miktarın mahsup edilebileceği öngörülmektedir.
2 nci fıkrada, bir Âkit Devlet mukiminin, bu Devlette
vergiden istisna edilebilen bir gelir elde etmesi halinde, bu mukimin geriye
kalan gelirinin vergisi hesaplanırken istisna edilen gelirin de dikkate
alınacağı belirtilmektedir.
Madde 23. – Ayrım Yapılmaması
Maddenin 1 inci fıkrasında, bir Âkit Devlet
vatandaşlarının, diğer Âkit Devlette, o Devletin aynı koşullara sahip
vatandaşlarına kıyasla daha değişik veya daha ağır bir vergilemeye ve buna
bağlı mükellefiyetlere tâbi tutulmayacakları ve bu hükmün Âkit Devletlerden
birinin veya her ikisinin mukimi olmayan kişilere de uygulanacağı hükme
bağlanmaktadır.
2 nci fıkrada, bir Âkit Devlet mukiminin diğer Devlette
sahip olduğu bir işyeri veya sabit yerin, bu diğer Devletin aynı faaliyetleri
yürüten mukimlerine kıyasla daha ağır bir vergilemeye tâbi tutulmayacakları
belirtilmektedir.
3 üncü fıkrada, Âkit Devletlerin kendi mukimlerine
uyguladıkları şahsi indirimler ile vergi ve matrah indirimlerini, diğer
Devletin mukimlerine de uygulamak zorunda olmadıkları belirtilmiştir.
4 üncü fıkrada, belirtilen maddelerin uygulanacağı
durumlar hariç olmak üzere, bir Âkit Devlet teşebbüsünce diğer Âkit Devletin bir
mukimine ödenen faiz, gayrimaddî hak bedeli ve diğer ödemelerin, bu teşebbüsün
vergilendirilebilir kazancının tesbitinde ilk bahsedilen Devletin mukimine
yapılmış gibi indirilebileceği belirtilmiştir.
5 inci fıkrada, ayrım yapmama prensibinin, bir Âkit
Devletin bir veya bir kaç mukimi tarafından doğrudan veya dolaylı olarak,
kısmen ya da tamamen sermayesine sahip olunan veya kontrol edilen teşebbüsleri
için de geçerli olduğu belirtilmektedir.
Madde 24. – Karşılıklı Anlaşma Usulü
Maddenin ilk iki fıkrası, bir kişinin, taraf
Devletlerden herhangi birinin veya her ikisinin işlemlerinin kendisi açısından
bu Anlaşma hükümlerine uygun olmayan sonuçlar yarattığı veya yaratacağı
kanaatine varması halinde sorunun nasıl çözümleneceğini hükme bağlamaktadır.
1 inci fıkraya göre, bu kişi durumunu Âkit Devletlerin
iç mevzuatlarında öngörülen müracaat usulleriyle bağlı kalmaksızın mukim olduğu
Âkit Devletin yetkili makamına arzedebilecektir. Ancak bu kişi, durumunun 23
üncü maddenin 1 inci fıkrasına uygun olması halinde, vatandaşı olduğu Âkit
Devletin yetkili makamına iç mevzuatında belirtilen süre içerisinde
başvurabilecektir.
2 nci fıkraya göre, kendisine başvuruda bulunulan
yetkili makam sorunu kendi çözemezse, diğer Devletin yetkili makamıyla
karşılıklı anlaşmaya varmak için gayret gösterecektir.
Maddenin 3 üncü fıkrasında, yetkili makamların bu
Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından kaynaklanan sorunların çözümü için
karşılıklı anlaşma usulünü kullanabilecekleri, 4 üncü fıkrada ise karşılıklı
anlaşmanın ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Madde 25. – Bilgi Değişimi
Gerek bu Anlaşmanın doğru bir şekilde uygulanabilmesi
için, gerekse kayıp ve kaçakların önlenebilmesi için Âkit Devletlerin vergi
idareleri arasında gerekli hallerde yakın işbirliğine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu
maddede, Âkit Devletlerin hangi hallerde bilgi değişiminde bulunacakları, elde
edilen bilgilerin kimlere verilebileceği ve bilgi değişiminin sınırları ele
alınmıştır.
Madde 26. – Diplomat Hüviyetindeki Memurlar ve
Konsolosluk Memurları
Bu maddede, diplomat hüviyetindeki memurlar ve
konsolosluk memurlarının Devletler hukukunun genel kurallarına veya özel
anlaşma hükümlerine göre yararlandıkları vergi ayrıcalıklarının bu Anlaşma
hükümlerinden etkilenmeyeceği belirtilmektedir.
Madde 27. – Yürürlüğe Girme
Bu maddede, Anlaşmanın ne zaman yürürlüğe gireceği ve
vergiler açısından ne zaman hüküm ifade edeceği belirtilmiştir. Buna göre
Anlaşma, her bir Âkit Devletin gerekli işlemleri tamamladığını diğerine
bildirmesini müteakip, bu bildirimlerin sonuncusunun alındığı tarihte yürürlüğe
girecek ve hükümleri Anlaşmanın yürürlüğe girmesini izleyen yılın Ocak ayının
birinci günü veya daha sonraki vergilendirme dönemlerine ilişkin vergiler için
uygulanacaktır.
Madde 28. – Yürürlükten Kalkma
Madde, Anlaşmanın feshedilinceye kadar yürürlükte
kalacağını belirtmekte, fesih usulünü açıklamakta ve fesih halinin her iki Âkit
Devlette hangi vergilendirme dönemleri için hüküm ifade edeceğini
belirlemektedir.
PROTOKOL HÜKÜMLERİNİN GEREKÇESİ
Anlaşmanın bir bölümünü oluşturan ve Anlaşma
maddelerinin sonunda yer alan Protokol 4 maddeden ibarettir.
1 inci ve 2 nci maddelerde; Anlaşmanın 14 üncü ve 15
inci maddelerinin 1 inci fıkralarının (b) bendlerinde bahsedilen sürenin
hesaplanmasında; varış ve ayrılış günleri dahil olmak üzere, faaliyette bulunan
Devlet dışında, sonradan bu Devlette faaliyete devam etmek üzere geçirilen
cumartesi, pazar, ulusal tatil ve tatil günleri ile hizmet verenin bu
Devletteki faaliyetleri veya istihdamı ile doğrudan ilgili iş gezilerinde
harcanan günlerin de dahil edileceği belirtilmektedir.
3 üncü maddede, 15 inci maddenin 2 nci fıkrasının (b)
bendinde bahsedilen “işveren” teriminin, iş icrasıyla ilgili risk ve
sorumluluğu üstlenen ve yapılan iş üzerinde hak sahibi olan kişiyi ifade
edeceği belirtilmektedir.
4 üncü maddede ise, 16 ncı maddede bahsedilen “bir
şirketin benzeri diğer herhangi bir organı” teriminin, örneğin şirketin denetim
kurulunu kapsayacağı belirtilmektedir.
Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu
|
|
Türkiye
BüyükMillet Meclisi |
|
|
|
Plan
ve Bütçe Komisyonu |
18.1.2001 |
|
|
Esas
No. : 1/802 |
|
|
|
Karar
No. : 18 |
|
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Dışişleri Bakanlığınca hazırlanarak, Bakanlar Kurulunca
20.12.2000 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan ve
Başkanlıkça 8.1.2001 tarihinde tali komisyon olarak Komisyonumuza, esas
komisyon olarak da Dışişleri Komisyonuna havale edilen “Türkiye Cumhuriyeti ile
Çek Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte
Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının ve Eki
Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı” Komisyonumuzun
17.1.2001 tarihinde yaptığı 22 nci birleşimde, Hükümeti temsilen Sabahattin
Çakmakoğlu ile Dışişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Devlet Planlama
Teşkilâtı Müsteşarlığı temsilcilerinin de katılımlarıyla incelenip
görüşülmüştür.
Bilindiği gibi; Çek Cumhuriyeti, ekonomik ve ticarî
ilişkilerimizin geliştirilmesi arzulanan bir devlettir. Şüphesiz iki ülke
arasında sermaye, teknoloji ve hizmet hareketlerinin geliştirilmesi her iki ülkenin de refahına katkıda bulunacaktır.
Çifte vergilendirme ile ortaya çıkan sorunların çözümü gerekmektedir.
Bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Çek
Cumhuriyeti arasında 12 Kasım 1999 tarihinde Ankara’da “Gelir Üzerinden Alınan
Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma
Anlaşması” imzalanmıştır.
Söz konusu Anlaşma ile kişilerin aynı gelir üzerinden
iki Devlette birden
vergilendirilmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak
vergileme hakkı, gelir unsurları itibariyle ikamet edilen veya kaynak
Devletlerden birine bırakılmakta veya bu mümkün olmazsa iki Devlet arasında
paylaştırılmaktadır.Böylece Âkit Devletlerden birinde yatırım yapan diğer
Devlet vatandaşlarının o Devletin vatandaşlarına göre daha ağır
vergilendirilmesi önlenmekte ve müteşebbislerin risk almadan önce ileride
karşılarına çıkacak her türlü vergi ile ilgili mükellefiyeti hesaplayabilmeleri
sağlanarak karşılıklı yatırımların artırılması imkânı sağlanmaktadır.
Tasarı ve gerekçesi incelendiğinde; söz konusu
Anlaşmanın eki Protokolün onaylanmasının uygun bulunmasının öngörüldüğü
anlaşılmaktadır.
Komisyonumuzda yapılan görüşmelerde;
- Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının ekonomik
ve ticarî ilişkilerimiz açısından ha-yati önem arz ettiği,
- İçerik olarak vergilendirme konusunun Komisyonumuzun
uzmanlık alanı içerisinde bulunduğu, ancak, Komisyonumuzun uluslararası
anlaşmaların onaylanması ile ilgili tasarılarda tali komisyon olması nedeniyle
uzmanlığının gereğini yapamadığı,
- Komisyonumuzda yapılan görüşmeler esnasında bu tür
tasarılarla ilgili ülkeler açısından anlaşma kapsamına giren ekonomik, ticarî
veya diğer konularda Hükümet tarafından ayrıntılı bilgi verilmesine ihtiyaç
olduğu,
İfade edilmiştir.
Hükümet adına yapılan tamamlayıcı açıklamalarda ise;
- Çek Cumhuriyeti ile 149 milyon dolar ticaret hacmimiz
olduğu, toplam ihracatımızın 67 milyon dolar, ithalatımızın ise 82 milyon dolar
olduğu,
- Anlaşmanın taraf ülkece de onaylandığı,
Belirtilmiştir.
Görüşmeler sonucunda tasarı ve gerekçeleri
Komisyonumuzca da benimsenerek maddelerin görüşülmesine geçilmiştir.
Tasarının, söz konusu Anlaşmanın ve eki protokolün
onaylanmasının uygun bulunmasına dair 1 inci maddesi ile yürürlük ve yürütmeye
ilişkin 2 ve 3 üncü maddeleri aynen kabul edilmiştir.
Raporumuz, Dışişleri Komisyonuna havale edilmek üzere
YüksekBaşkanlığa saygı ile arz olunur.
|
|
Başkan |
Başkanvekili |
Sözcü |
|
|
|
|
|
|
|
Metin Şahin |
Hayrettin Özdemir |
Nihat Gökbulut |
|
|
|
|
|
|
|
Antalya |
Ankara |
Kırıkkale |
|
|
|
|
|
|
|
Kâtip |
Üye |
Üye |
|
|
|
|
|
|
|
Cafer Tufan Yazıcıoğlu |
Gaffar Yakın |
Sait Açba |
|
|
|
|
|
|
|
Bartın |
Afyon |
Afyon |
|
|
|
|
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
M. Zeki Sezer |
Cengiz Aydoğan |
M. Güven Karahan |
|
|
Ankara |
Antalya |
Balıkesir |
|
|
|
|
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Hüseyin Arabacı |
Zeki
Ergezen |
Hayati Korkmaz |
|
|
Bilecik |
Bitlis |
Bursa |
|
|
|
|
|
|
|
|
(İmzada
bulunamadı) |
|
|
|
|
|
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Oğuz
Tezmen |
Hakkı Duran |
HüseyinKaragöz |
|
|
Bursa |
Çankırı |
Çankırı |
|
|
|
|
|
|
|
(İmzada
bulanamadı) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Aslan Polat |
MehmetSadri Yıldırım |
Metin Kalkan |
|
|
Erzurum |
Eskişehir |
Hatay |
|
|
|
|
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Mehmet Dönen |
Masum Türker |
Nesrin Nas |
|
|
Hatay |
İstanbul |
İstanbul |
|
|
|
|
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Celal Adan |
Hasan Çalış |
Arslan Aydar |
|
|
İstanbul |
Karaman |
Kars |
|
|
|
|
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
|
|
|
|
|
Mehmet Serdaroğlu |
Necdet Tekin |
KemalKöse |
|
|
|
|
|
|
|
Kastamonu |
Kırklareli |
Kocaeli |
|
|
|
|
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
|
|
|
|
|
Süleyman Çelebi |
Metin Ergun |
Ş. Ramis Savaş |
|
|
|
|
|
|
|
Mardin |
Muğla |
Sakarya |
|
|
|
|
|
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
|
|
|
|
|
Cevat
Ayhan |
Kemal Kabataş |
Lütfi Ceylan |
|
|
|
|
|
|
|
Sakarya |
Samsun |
Tokat |
|
|
|
|
|
|
|
(İmzada
bulunamadı) |
|
|
|
|
|
|
|
|
Üye |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bekir Gündoğan |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Tunceli |
|
|
|
|
|
|
|
|
Dışişleri
Komisyonu Raporu
|
Türkiye
Büyük MilletMeclisi |
|
|
|
|
|
Dışişleri
Komisyonu |
|
26.2.2001 |
|
|
Esas
No. : 1/802 |
|
|
|
|
Karar
No. : 20 |
|
|
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Türkiye Cumhuriyeti ile Çek Cumhuriyeti Arasında Gelir
Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına
Engel Olma Anlaşmasının ve Eki Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı Komisyonumuzun 22 Şubat 2001 Tarihli 13 üncü Birleşiminde
Dışişleri Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı temsilcilerinin katılmalarıyla
görüşülmüştür.
Kişilerin aynı gelir üzerinden iki Devlette birden
vergilendirilmesinin önlenmesini amaçlayan, iki ülke müteşebbislerinin risk
almadan önce, ileride karşılarına çıkabilecek mükellefiyetleri
hesaplayabilmelerine imkân vererek, iki ülke arasında sermaye, teknoloji ve
hizmet hareketlerinin geliştirilmesini öngören Anlaşma ve eki Protokol
Komisyonumuzca benimsenmiş ve Tasarı kabul edilmiştir.
Raporumuz GenelKurulun onayına sunulmak üzere
Başkanlığa saygı ile arz olunur.
|
|
Başkan |
Başkanvekili |
Sözcü |
|
|
Kâmran İnan |
Suat Çağlayan |
Mehmet Kaya |
|
|
Van |
İzmir |
Kahramanmaraş |
|
|
Kâtip |
Üye |
Üye |
|
|
Bülent Akarcalı |
Hikmet Uluğbay |
Nesrin Ünal |
|
|
İstanbul |
Ankara |
Antalya |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Agâh Oktay Güner |
Servet Sazak |
Ayfer Yılmaz |
|
|
Balıkesir |
Eskişehir |
İçel |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Zafer Güler |
İrfan Gündüz |
Hüseyin Kansu |
|
|
İstanbul |
İstanbul |
İstanbul |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Osman Yumakoğulları |
Abdullah Gül |
Hüseyin Arı |
|
|
İstanbul |
Kayseri |
Konya |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Cevdet Akçalı |
Basri Coşkun |
M.Necati Çetinkaya |
|
|
Kütahya |
Malatya |
Manisa |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Birol Büyüköztürk |
Ahmet Zamantılı |
Hasan Özgöbek |
|
|
Osmaniye |
Tekirdağ |
Uşak |
|
|
|
Üye |
|
|
|
|
Mehmet Yaşar Ünal |
|
|
|
|
Uşak |
|
HÜKÜMETİN TEKLİF ETTİĞİ METİN
TÜRKİYE
CUMHURİYETİ İLE ÇEK CUMHURİYETİ ARASINDA GELİR ÜZE-RİNDEN ALINAN VERGİLERDE
ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME VE VERGİ KAÇAKÇILIĞINA ENGEL OLMA ANLAŞMASININ VE
EKİ PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUN-
DUĞUNA DAİR
KANUN TASARISI
MADDE 1. - 12 Kasım 1999 tarihinde Ankara’da imzalanan
“Türkiye Cumhuriyeti ile Çek Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan
Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma
Anlaşması”nın ve eki “Protokol”ün onaylanması uygun bulunmuştur.
MADDE 2. - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu
yürütür.
DIŞİŞLERİ KOMİSYONUNUN
KABUL ETTİĞİ METİN
TÜRKİYE
CUMHURİYETİ İLE ÇEK CUMHURİYETİ ARASINDA GELİR ÜZE-RİNDEN ALINAN VERGİLERDE
ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME VE VERGİ KAÇAKÇILIĞINA ENGEL OLMA ANLAŞMASININ VE
EKİ PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUN-
DUĞUNA DAİR
KANUN TASARISI
MADDE 1. - Tasarının 1 inci maddesi Komisyonumuzca
aynen kabul edilmiştir.
MADDE 2. - Tasarının 2 nci maddesi Komisyonumuzca aynen
kabul edilmiştir.
MADDE 3. - Tasarının 3 üncü maddesi Komisyonumuzca
aynen kabul edilmiştir.
|
|
Bülent Ecevit |
|
|
|
|
Başbakan |
|
|
|
|
Devlet Bak.
ve Başb. Yrd. |
Devlet Bak. ve Başb. Yrd. |
Devlet Bak.
ve Başb. Yrd. |
|
|
D. Bahçeli |
H. H. Özkan |
M. Yılmaz |
|
|
Devlet
Bakanı V. |
Devlet
Bakanı |
Devlet
Bakanı |
|
|
Prof. Dr. N. Çağan |
Prof. Dr. T. Toskay |
M. Keçeciler |
|
|
Devlet
Bakanı |
Devlet
Bakanı |
Devlet
Bakanı |
|
|
Prof. Dr. Ş. S. Gürel |
F. Bal |
Y. Yalova |
|
|
Devlet
Bakanı |
Devlet
Bakanı |
Devlet
Bakanı |
|
|
M. Yılmaz |
Prof. Dr. R. Mirzaoğlu |
R. K. Yücelen |
|
|
Devlet
Bakanı |
Devlet
Bakanı V. |
Devlet
Bakanı |
|
|
H. Gemici |
Prof. Dr. R. Mirzaoğlu |
E. S. Gaydalı |
|
|
Devlet
Bakanı |
Devlet
Bakanı |
Adalet
Bakanı |
|
|
F. Ünlü |
Prof. Dr. A. Çay |
Prof. Dr. H. S. Türk |
|
|
Millî
Savunma Bakanı |
İçişleri
Bakanı |
Dışişleri
Bakanı |
|
|
S. Çakmakoğlu |
S. Tantan |
İ. Cem |
|
|
Maliye
Bakanı |
Millî
Eğitim Bakanı |
Bayındırlık
ve İskân Bakanı |
|
|
S. Oral |
M. Bostancıoğlu |
K. Aydın |
|
|
Sağlık
Bakanı |
Ulaştırma
Bakanı |
Tarım ve
Köyişleri Bakanı |
|
|
Doç. Dr. O. Durmuş |
Prof. Dr. E. Öksüz |
Prof. Dr. H. Y. Gökalp |
|
|
Çalışma ve
Sosyal Güv. Bakanı |
Sanayi ve Ticaret Bakanı |
En. ve Tab.
Kay. Bakanı |
|
|
Y. Okuyan |
A. K. Tanrıkulu |
M. C. Ersümer |
|
|
Kültür
Bakanı |
Turizm
Bakanı |
Orman
Bakanı |
|
|
M. İ. Talay |
E. Mumcu |
Prof. Dr. N. Çağan |
|
|
|
Çevre
Bakanı |
|
|
|
|
F. Aytekin |
|
TÜRKİYE
CUMHURİYETİ İLE ÇEK CUMHURİYETİ
ARASINDA
GELİR ÜZERİNDEN ALINAN
VERGİLERDE
ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME
VE VERGİ
KAÇAKÇILIĞINA ENGEL OLMA
ANLAŞMASI
TÜRKİYE
CUMHURİYETİ
İLE
ÇEK
CUMHURİYETİ
Gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi
önleyen ve vergi kaçakçılığına engel olan bir Anlaşma yapmak isteğiyle
AŞAĞIDAKİ ANLAŞMAYA VARMIŞLARDIR :
Madde 1
KAPSANAN
KİŞİLER
Bu Anlaşma, Âkit Devletlerden birinin veya her ikisinin
mukimi olan kişilere uygulanacaktır.
Madde 2
KAPSANAN
VERGİLER
1. Bu Anlaşma, ne şekilde alındığına bakılmaksızın, bir
Âkit Devlet veya politik alt bölümleri ya da mahallî idareleri tarafından gelir
üzerinden alınan vergilere uygulanacaktır.
2. Menkul veya gayrimenkul varlıkların devrinden doğan
kazançlara uygulanan vergiler ile ücretin veya maaşın toplam tutarı üzerinden
teşebbüsler tarafından ödenen vergiler ve sermaye değer artışlarına uygulanan
vergiler dahil olmak üzere, toplam gelir veya gelir unsurları üzerinden alınan
tüm vergiler, gelirden alınan vergiler olarak kabul edilecektir.
3. Bu Anlaşmanın uygulanacağı mevcut vergiler özellikle
:
a) Çek Cumhuriyeti’nde :
i) gerçek
kişilerin gelirleri üzerinden alınan vergi;
ii)
tüzelkişilerin gelirleri üzerinden alınan vergi;
(Bundan
böyle “Çek vergisi” olarak bahsedilecektir);
b) Türkiye’de
i) gelir
vergisi;
ii) kurumlar
vergisi;
iii) gelir
vergisi ve kurumlar vergisi üzerinden alınan fon payı;
(Bundan böyle
“Türk vergisi” olarak bahsedilecektir).
4. Anlaşma aynı zamanda, Anlaşmanın imza tarihinden
sonra mevcut vergilere ilave olarak veya onların yerine alınan ve mevcut
vergilerle aynı nitelikte olan veya onlara önemli ölçüde benzeyen vergilere de
uygulanacaktır. Âkit Devletlerin yetkili makamları, ilgili vergi yasalarında
yapılan önemli değişiklikleri birbirlerine bildireceklerdir.
Madde 3
GENEL
TANIMLAR
1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından,metin aksini
öngörmedikçe :
a) “Çek Cumhuriyeti” terimi, Çek Cumhuriyeti’nin
uluslararası hukuk uyarınca egemenlik haklarını uygulayabileceği Çek
Cumhuriyeti topraklarını ifade eder;
b) “Türkiye” terimi, karasuları ve hava sahası dahil
olmak üzere Türkiye’nin sahip olduğu egemenlik alanını, aynı zamanda
uluslararası hukuka uygun olarak doğal kaynakların araştırılması, işletilmesi
ve korunması amaçlarıyla yargı yetkisi veya egemenlik haklarına sahip olduğu
deniz alanlarını ifade eder;
c) “Bir Âkit Devlet” ve “diğer Âkit Devlet” terimleri,
metnin gereğine göre Çek Cumhuriyeti veya Türkiye anlamına gelir;
d) “Vergi” terimi, bu Anlaşmanın 2 nci maddesinde
kavranan herhangi bir vergi anlamına gelir;
e) “Kişi” terimi, bir gerçek kişiyi, bir şirketi ve
diğer herhangi bir kuruluşu kapsar;
f) “Şirket” terimi, herhangi bir kurum veya vergileme
yönünden kurum olarak muamele gören herhangi bir kuruluş anlamına gelir;
g) “Bir Âkit Devletin teşebbüsü” ve “diğer Âkit
Devletin teşebbüsü” terimleri sırasıyla, bir Âkit Devlet mukimi tarafından
işletilen bir teşebbüs ve diğer Âkit Devlet mukimi tarafından işletilen bir
teşebbüs anlamına gelir;
h) “Vatandaş” terimi :
i) bir Âkit
Devletin vatandaşlığına sahip herhangi bir gerçek kişiyi;
ii) Bir Âkit
Devlette yürürlükte olan mevzuata göre statü kazanan herhangi bir hükmî şahsı,
ortaklığı veya derneği
ifade eder;
i) “Uluslararası trafik” terimi, yalnızca diğer Âkit
Devletin sınırları içinde gerçekleştirilen gemi, uçak, kara veya demiryolu
vasıtaları işletmeciliği hariç olmak üzere, bir Âkit Devlet mukimi tarafından
gemi, uçak, kara veya demiryolu vasıtaları işletilerek yapılan taşımacılığı
ifade eder;
j) “Yetkili makam” terimi :
i) Çek
Cumhuriyeti yönünden, Maliye Bakanını veya onun yetkili temsilcisini;
ii) Türkiye
yönünden, Maliye Bakanını veya onun yetkili temsilcisini
ifade eder;
2. Bu Anlaşmanın bir Âkit Devlet tarafından herhangi
bir tarihte uygulanmasına ilişkin olarak, Anlaşmada tanımlanmamış herhangi bir
terim, metin aksini öngörmedikçe, Anlaşmanın uygulanacağı vergilerin amaçları
bakımından, o tarihte bu Devletin mevzuatında sahip olduğu anlamı taşıyacak ve
bu Devletin yürürlükteki vergi mevzuatında yer alan bir anlam, bu Devletin
diğer mevzuatında bu terime verilen anlama göre üstünlük taşıyacaktır.
Madde 4
MUKİM
1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, “bir Âkit Devletin
mukimi” terimi, bu Devlet, herhangi bir politik alt bölümü veya mahallî idaresi
de dahil olmak üzere, o Devletin mevzuatı gereğince ev, ikametgâh, kanunî
merkez, yönetim yeri veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle
vergi mükellefi olan kişi anlamına gelir.
2. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi
her iki Âkit Devletin de mukimi olduğunda, bu kişinin durumu aşağıdaki şekilde
belirlenecektir.
a) Bu kişi, yalnızca daimî olarak kalabileceği bir
meskenin bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir.Eğer bu kişinin her iki
Devlette de daimî olarak kalabileceği bir meskeni varsa, bu kişi,kişisel ve
ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu (hayatî menfaatlerin merkezi olan)
Devletin mukimi kabul edilecektir;
b) Eğer kişinin hayatî menfaatlerinin merkezinin yer
aldığı Devlet saptanamazsa veya her iki Devlette de daimî olarak kalabileceği
bir meskeni yoksa, bu kişi yalnızca kalmayı âdet edindiği evin bulunduğu
Devletin mukimi kabul edilecektir;
c) Eğer kişinin her iki Devlette de kalmayı âdet
edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev söz konusu değilse,
bu kişi yalnızca vatandaşı olduğu Devletin mukimi kabul edilecektir;
d) Eğer kişi her iki Devletin de vatandaşıysa veya her
iki Devletin de vatandaşı değilse, Âkit Devletlerin yetkili makamları sorunu
karşılıklı anlaşmayla çözeceklerdir.
3. Gerçek kişi dışındaki bir kişi 1 inci fıkra
hükümleri dolayısıyla her iki Âkit Devletin de mukimi olduğunda, Âkit
Devletlerin yetkili makamları sorunu karşılıklı anlaşma yoluyla çözeceklerdir.
Madde 5
İŞYERİ
1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından “işyeri” terimi,
bir teşebbüsün işlerinin tamamen veya kısmen yürütüldüğü işe ilişkin sabit bir
yer anlamına gelir.
2. “İşyeri” terimi özellikle şunları kapsamına alır :
a) Yönetim yeri;
b) Şube;
c) Büro;
d) Fabrika;
e) Atölye, ve
f) Maden ocağı, petrol veya doğalgaz kuyusu, taş ocağı
veya doğal kaynakların çıkarıldığı diğer herhangi bir yer.
3. “İşyeri” terimi aynı zamanda :
a) Oniki ayı aşan bir süre devam eden bir inşaat şantiyesi,
yapım, montaj veya kurma projesini veya bunlarla bağlantılı gözetim
faaliyetlerini;
b) Bir Âkit Devlet teşebbüsünün çalıştırdığı elemanları
veya diğer personeli aracılığıyla danışma veya yönetim hizmetleri de dahil
diğer Devlette herhangi bir oniki aylık dönemde toplam altı aydan fazla devam
eden hizmet tedariklerini
kapsamına alır.
4. Bu maddenin daha önceki hükümleri ile bağlı
kalınmaksızın, “işyeri” teriminin aşağıdaki hususları kapsamadığı kabul
edilecektir :
a) Teşebbüse ait tesislerin, teşebbüsün mallarının veya
ticarî eşyasının yalnızca depolanması, teşhiri veya teslimi amacıyla
kullanılması;
b) Teşebbüse ait mal veya ticarî eşya stoklarının,
yalnızca depolama, teşhir veya teslim amacıyla elde tutulması;
c) Teşebbüse ait mal veya ticarî eşya stoklarının,
yalnızca bir başka teşebbüse işlettirilmesi amacıyla elde tutulması;
d) İşe ilişkin sabit bir yerin, yalnızca teşebbüse mal
veya ticarî eşya satın alma veya bilgi toplama amacıyla elde tutulması;
e) İşe ilişkin sabit bir yerin, teşebbüs için yalnızca
hazırlayıcı veya yardımcı karakter taşıyan diğer herhangi bir işin yürütülmesi
amacıyla elde tutulması;
f) İşe ilişkin sabit bir yerin yalnızca, (a) ile (e)
bentlerinde bahsedilen faaliyetlerin birini veya birkaçını bir arada yürütmek
için elde tutulması; ancak işe ilişkin sabit yerdeki bütün bu faaliyetlerin bir
arada yürütülmesi sonucunda oluşan faaliyetin hazırlayıcı veya yardımcı
nitelikte olması şarttır.
5. 1 inci ve 2 nci fıkraların hükümleriyle bağlı
kalınmaksızın,bir kişi -6 ncı fıkranın uygulanacağı bağımsız nitelikteki bir
acente dışında- bir Âkit Devlette, bir teşebbüs adına hareket eder ve bu
teşebbüs adına mukavele akdetme yetkisine sahip olup bu yetkisini mutaden
kullanırsa, bu kişinin faaliyetleri, 4 üncü fıkrada belirtilen ve işe ilişkin
sabit bir yerden yapılması durumunda bu yeri işyeri haline getirmeyen
nitelikteki faaliyetlerden olmadıkça bu teşebbüs, bu Devlette, bu kişinin
teşebbüs için gerçekleştirdiği her türlü faaliyet dolayısıyla bir işyerine
sahip kabul edilecektir.
6. Bir teşebbüs, bir Âkit Devlette işlerini yalnızca
kendi işlerine olağan şekilde devam eden bir simsar, genel komisyon acentesi
veya bağımsız statüde diğer herhangi bir acente vasıtasıyla yürüttüğü için bu
Devlette bir işyerine sahip kabul olunmayacaktır.
7. Bir Âkit Devletin mukimi olan bir şirket, diğer Âkit
Devletin mukimi olan veya bu diğer Devlette ticarî faaliyette bulunan (bir
işyeri vasıtasıyla veya diğer bir şekilde) bir şirketi kontrol eder ya da onun
tarafından kontrol edilirse, bu şirketlerden herhangi biri diğeri için bir
işyeri oluşturmayacaktır.
Madde 6
GAYRİMENKUL
VARLIKLARDAN ELDE EDİLEN GELİR
1. Bir Âkit Devlet mukiminin diğer Âkit Devlette
bulunan gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir (tarım veya ormancılıktan
elde edilen gelir dahil), bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. “Gayrimenkul varlık”terimi, söz konusu varlığın
bulunduğu Âkit Devletin mevzuatına göre tanımlanacaktır. Terim her halükârda,
gayrimenkul varlığa müteferri varlıkları, tarım (balık üretimi ve
yetiştiriciliği dahil) ve ormancılıkta kullanılan araçları ve hayvanları, özel
hukuk hükümlerinin uygulanacağı gayrimenkul mülkiyetine ilişkin hakları,
gayrimenkul intifa haklarını ve maden ocaklarının, kaynakların ve diğer doğal
kaynakların işletilmesi veya işletme hakkı karşılığında doğan sabit ya da
değişken ödemeler üzerindeki hakları kapsayacak; gemiler ve uçaklar gayrimenkul
varlık olarak kabul edilmeyecektir.
3. 1 inci fıkra hükümleri, gayrimenkul varlığın
doğrudan kullanımından, kiralanmasından veya diğer herhangi bir şekilde
kullanımından elde edilen gelire uygulanacaktır.
4. 1 inci ve 3 üncü fıkra hükümleri aynı zamanda, bir
teşebbüsün gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir ile serbest meslek
faaliyetlerinin icrasında kullanılan gayrimenkul varlıklardan elde edilen
gelire de uygulanacaktır.
Madde 7
TİCARÎ
KAZANÇLAR
1. Bir Âkit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu
teşebbüs diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette
bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda
bahsedilen şekilde ticarî faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazancı bu diğer
Devlette yalnızca işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere
vergilendirilebilir.
2. 3 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere,bir Âkit
Devlet teşebbüsü diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî
faaliyette bulunduğunda, her iki Âkit Devlette de bu işyerine atfedilecek
kazanç, bu işyeri aynı veya benzer koşullar altında aynı veya benzer
faaliyetlerde bulunan, tamamen ayrı ve bağımsız bir teşebbüs olsaydı ve
işyerini oluşturduğu teşebbüsten tamamen bağımsız bir nitelik kazansaydı ne
kazanç elde edecek ise aynı miktarda bir kazanç olacaktır.
3. İşyerinin kazancı belirlenirken, işyerinin bulunduğu
Devlette veya başka yerde yapılan, yönetim ve genel idare giderleri de dahil
olmak üzere işyerinin amaçlarına uygun olan giderlerin indirilmesine müsaade
edilecektir.
4. İşyerine, bu işyeri tarafından teşebbüs adına
yalnızca mal veya ticarî eşya satın alınması dolayısıyla hiçbir kazanç
atfedilmeyecektir.
5. Kazançlar, bu Anlaşmanın diğer maddelerinde ayrı
olarak düzenlenen gelir unsurlarını da kapsamına aldığında, o maddelerin
hükümleri bu madde hükümlerinden etkilenmeyecektir.
Madde 8
ULUSLARARASI TRAFİK
1. Bir Âkit Devlet mukiminin uluslararası trafikte
gemi, uçak, kara veya demiryolu vasıtası işletmeciliğinden elde ettiği
kazançlar, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir.
2. 12 nci maddenin 3 üncü fıkra hükümlerine
bakılmaksızın, bu Anlaşmanın amaçları bakımından, uluslararası trafikte gemi
veya uçak işletmeciliğinden elde edilen kazançlar :
a) Gemi veya uçakların çıplak olarak kiralanmasından
elde edilen kazançları ve
b) Malların taşınmasında kullanılan konteynerlerin
(treyler ve konteyner taşımacılığı için gerekli ekipman dahil) kullanımından,
bakımından veya kiralanmasından elde edilen kazançları
söz konusu kullanım, bakım veya kiralamaların
uluslararası trafikte gemi veya uçak işletmeciliğinin yanı sıra arızi olarak
yapılması halinde, kapsayacaktır.
3. 1 inci fıkra hükümleri aynı zamanda, bir ortaklığa,
bir ortak teşebbüse veya uluslararası işletilen bir acenteye iştirak
dolayısıyla elde edilen kazançlara da uygulanacaktır.
Madde 9
BAĞIMLI
TEŞEBBÜSLER
1.a) Bir Âkit Devlet teşebbüsü doğrudan veya dolaylı
olarak diğer Âkit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine
katıldığında, veya
b) Aynı kişiler doğrudan veya dolaylı olarak bir Âkit
Devlet teşebbüsünün ve diğer Âkit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya
sermayesine katıldığında
ve her iki halde de, iki teşebbüs arasındaki ticarî
veya malî ilişkilerde oluşan veya empoze edilen koşullar, bağımsız teşebbüsler
arasında oluşması gereken koşullardan farklılaştığında, bu teşebbüslerden
birisinde olması gereken, fakat bu koşullar dolayısıyla kendini göstermeyen
kazanç, o teşebbüsün kazancına eklenir ve buna göre vergilendirilebilir.
2. Bir Âkit Devletin kendi teşebbüsünün kazancına dahil
edip vergilendirdiği kazanç, diğer Âkit Devlette vergilendirilen diğer Devletin
teşebbüsünün kazancını içermesi ve aynı zamanda iki teşebbüs arasında olması
gereken koşullar gözönünde tutularak, sonradan ilk bahsedilen Devletçe yapılan
hesaplamalar sonucunda belirlenen kazanç olması durumunda, diğer Devlet söz
konusu kazanç üzerinden aldığı verginin miktarında gerekli düzeltmeleri
yapacaktır. Bu düzeltme yapılırken, bu Antlaşmanın diğer hükümleri gözönünde
tutulacak ve gerektiğinde Âkit Devletlerin yetkili makamları birbirlerine
danışacaklardır.
3. Kaçakçılık, ihmal veya kasıt durumunda 2 nci fıkra
hükümleri uygulanmayacaktır.
Madde 10
TEMETTÜLER
1. Bir Âkit Devletin mukimi olan bir şirket tarafından
diğer Âkit Devletin bir mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette
vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber söz konusu temettüler, temettüyü
ödeyen şirketin mukim olduğu Âkit Devlette ve bu Devletin mevzuatına göre de
vergilendirilebilir; ancak, temettünün gerçek lehdarı diğer Âkit Devletin bir
mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi gayrisafi temettü tutarının yüzde 10'unu
aşmayacaktır.
Bu fıkra, içinden temettü ödemesi yapılan kazançlar yönünden
şirketin vergilendirilmesini etkilemeyecektir.
3. Bu maddede kullanılan "temettü" terimi,
hisse senetlerinden, intifa senetlerinden veya intifa haklarından, madencilik
hisselerinden, kurucu hisse senetlerinden veya alacak niteliğinde olmayıp
kazanca katılmayı sağlayan diğer haklardan elde edilen gelirler ile yatırım
fonu ve yatırım ortaklığından elde edilen gelirleri ve dağıtımı yapan şirketin
mukim olduğu Devletin mevzuatına göre, vergileme yönünden hisse senetlerinden
elde edilen gelirle aynı muameleyi gören diğer gelirleri ifade eder.
4. Diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla
ticarî faaliyette bulunan bir Âkit Devlet şirketinin kazancı, 7 nci maddeye
göre vergilendirildikten sonra, kalan kısım işyerinin bulunduğu Âkit Devlette
ve bu maddenin 2 nci fıkrasına uygun olarak vergilendirilebilir.
5. Bir Âkit Devlet mukimi olan temettünün gerçek
lehdarı, temettüyü ödeyen şirketin mukim olduğu diğer Âkit Devlette yer alan
bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer
alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve söz
konusu temettü elde ediş olayı ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir
bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu
durumda, olayına göre 7 nci veya 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.
6. 4 üncü fıkra
hükümleri saklı kalmak üzere, bir Âkit Devlet mukimi olan bir şirket, diğer
Âkit Devletten kazanç veya gelir elde ettiğinde, bu diğer Devlet, temettülerin
kendi mukimlerinden birisine ödenmesi veya temettü elde edilmesi ile bu diğer
Devlette bulunan bir işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunması
durumları hariç olmak üzere, bu şirket tarafından ödenen temettüler üzerinden
herhangi bir vergi alamaz. Aynı şekilde bu diğer Devlet, ödenen temettülerin
veya dağıtılmamış kazancın tamamen veya kısmen bu diğer Devlette elde edilen
kazanç veya gelir olup olmadığına bakmaksızın, bu şirketin dağıtılmayan
kazançları üzerinden dağıtılmayan kazançlara uygulanan bir vergi alamaz.
Madde 11
FAİZ
1. Bir Âkit Devlette doğan ve diğer Âkit Devletin bir
mukimine ödenen faiz, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber bu faiz, elde edildiği Âkit Devlette
ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, faizin gerçek
lehdarı diğer Âkit Devletin bir mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi faizin
gayrisafi tutarının yüzde 10'unu aşmayacaktır.
3. 2 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Âkit
Devlette doğan ve;
a) diğer Âkit Devletin Hükümeti, politik alt bölümü
veya mahallî idaresi; veya
b) (i) Türkiye yönünden, Türkiye Merkez Bankası ve Türk
Eximbank; ve
(ii) Çek Cumhuriyeti yönünden, Çek Ulusal Bankası ve
Çek İhracat Bankası, veya
c) Âkit Devletlerin yetkili makamları arasında zaman
zaman mutabık kalınabilecek tamamı diğer Âkit Devletin Hükümetine ait diğer
herhangi bir kurum
tarafından elde edilen faiz bu Devlette vergiden muaf
tutulacaktır.
4. Bu maddede kullanılan "faiz" terimi,
ipotek garantisine bağlı olsun olmasın veya borçlunun kazancına katılma hakkını
tanısın tanımasın, her nevi alacaktan doğan gelirleri ve özellikle kamu menkul
kıymetleri ile tahvil veya borç senetlerinden elde edilen gelirler ile söz
konusu menkul kıymet, tahvil veya borç senetlerine ilişkin prim ve ikramiyeleri
ifade eder. Geç ödemeden kaynaklanan gecikme faizleri bu maddenin amaçları
bakımından faiz olarak nitelendirilmeyecektir. "Faiz" terimi, 10 uncu
maddenin 3 üncü fıkrası hükümleri uyarınca temettü olarak kabul edilen gelir
unsurlarını kapsamayacaktır.
5. Bir Âkit Devlet mukimi olan faizin gerçek lehdarı,
faizin elde edildiği diğer Âkit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticarî
faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla
serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve söz konusu faizin ödendiği alacak ile
bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1, 2 ve 3 üncü
fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre 7 nci veya 14 üncü
madde hükümleri uygulanacaktır.
6. Bir Âkit Devlet mukimi tarafından ödenen faizin, o
Âkit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, faiz ödeyen
kişi, bir Âkit Devletin mukimi olsun veya olmasın, bir Âkit Devlette faiz
ödemeye neden olan borç-alacak ilişkisiyle bağlantılı bir işyerine veya sabit
yere sahip olduğunda ve faiz bu işyeri veya sabit yerden kaynaklandığında, söz
konusu faizin, işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Devlette elde edildiği
kabul olunacaktır.
7. Alacak karşılığında ödenen faizin miktarı, ödeyici
ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile bir başka kişi arasında var olan
özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ve
lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri
yalnızca en son bahsedilen miktara uygulanacaktır. Bu durumda ilave ödeme, bu
Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Âkit Devletin
mevzuatına göre vergilendirilecektir.
Madde 12
GAYRİMADDÎ
HAK BEDELLERİ
1. Bir Âkit Devlette doğan ve diğer Âkit Devletin bir
mukimine ödenen gayrimaddî hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber, söz konusu gayrimaddî hak bedelleri
elde ettikleri Âkit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de
vergilendirilebilir; ancak, gayrimaddî hak bedelinin gerçek lehdarı diğer Âkit
Devletin bir mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi, gayrimaddî hak bedelinin
gayrisafi tutarının yüzde 10 unu aşmayacaktır.
3. Bu maddede kullanılan "gayrimaddî hak
bedelleri" terimi, sinema filmleri ile radyo ve televizyon yayınlarında
kullanılan bantlar dahil olmak üzere edebi, sanatsal veya bilimsel her nevi
telif hakkının, her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin,
planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınaî, ticarî veya bilimsel
techizatın kullanımı veya kullanım hakkı karşılığında veya sınaî, ticarî veya
bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikimi karşılığında elde edilen her türlü
ödemeyi ifade eder.
4. Bir Âkit Devlet mukimi olan gayrimaddî hak bedelinin
gerçek lehdarı, söz konusu bedelin elde edildiği diğer Âkit Devlette yer alan
bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer
alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve söz
konusu bedelin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri veya sabit yer arasında
etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır.
Bu durumda, olayına göre 7 nci veya 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.
5. Bir Âkit Devlet mukimi tarafından ödenen gayrimaddî
hak bedelinin, o Âkit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla
beraber, gayrimaddî hak bedelini ödeyen kişi, bir Âkit Devletin mukimi olsun
veya olmasın, bir Âkit Devlette gayrimaddî hak bedelini ödeme yükümlülüğü
ile bağlantılı bir işyerine veya sabit
yere sahip olduğunda ve gayrimaddî hak bedeli bu işyeri veya sabit yerden
kaynaklandığında, söz konusu gayrimaddî hak bedelinin, işyerinin veya sabit
yerin bulunduğu Âkit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
6. Kullanım, hak veya bilgi karşılığında ödenen
gayrimaddî hak bedelinin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her
ikisi ile bir başka kişi arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir
ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ile gerçek lehdar arasında
kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri yalnızca en son
bahsedilen miktara uygulanacaktır. Bu durumda ilave ödeme kısmı, bu Anlaşmanın
diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Âkit Devletin mevzuatı uyarınca
vergilendirilecektir.
Madde 13
SERMAYE DEĞER
ARTIŞ KAZANÇLARI
1. Bir Âkit Devlet mukimince, diğer Âkit Devlette yer
alan ve 6 ncı maddede belirtilen gayrimenkul varlıkların elden çıkarılmasından
sağlanan kazançlar, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir Âkit Devlet teşebbüsünün diğer Âkit Devlette
sahip olduğu bir işyerinin ticarî varlığına dahil menkul varlıkların veya bir
Âkit Devlet mukiminin diğer Âkit Devlette serbest meslek faaliyeti icra etmek
üzere kullandığı sabit bir yere ait menkul varlıkların elden çıkarılmasından
doğan kazançlar, bu işyerinin (yalnız veya tüm teşebbüsle birlikte) veya sabit
yerin elden çıkarılmasından doğan kazanç da dahil olmak üzere, bu diğer
Devlette vergilendirilebilir.
3. Bir Âkit Devlet mukimince uluslararası trafikte
işletilen gemi, uçak, kara veya demiryolu vasıtalarının veya söz konusu gemi,
uçak, kara veya demiryolu vasıtalarının işletilmesiyle ilgili menkul
varlıkların elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, yalnızca bu Devlette
vergilendirilecektir.
4. 1, 2 ve 3 üncü fıkrada belirtilenlerin dışında kalan
varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazançlar, yalnızca elden çıkaranın
mukim olduğu Âkit Devlette vergilendirilecektir. Bununla birlikte bu hüküm,
Âkit Devletlerden birinin mukimi tarafından çıkarılan tahvil veya hisse
senetlerinin, diğer Âkit Devletin bir mukimi tarafından elden çıkarılmasından
sağlanan kazançların, iktisap ve elden çıkarma arasındaki sürenin bir yılı
aşmaması kaydıyla, ilk bahsedilen Âkit Devlet tarafından kendi vergi
kanunlarına göre vergilendirilmesi hakkını etkilemeyecektir.
Madde 14
SERBEST
MESLEK FAALİYETLERİ
1. Bir Âkit Devlet mukiminin, serbest meslek
faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki
diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelirler, aşağıdaki diğer Âkit
Devlette de vergilendirilebilme durumları hariç, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir
:
a) Eğer bu kişi, faaliyetlerini icra etmek için diğer
Âkit Devlette düzenli olarak kullanabileceği sabit bir yere sahip ise, yalnızca
bu sabit yere atfedilebilen gelir bu diğer Âkit Devlette vergilendirilebilir;
veya
b) Eğer bu kişi, diğer Devlette ilgili malî yıl içinde
başlayan veya sona eren herhangi bir oniki aylık dönemde bir veya bir kaç
seferde toplam 183 günü aşan bir süre kalırsa, yalnızca diğer Devlette icra
ettiği faaliyetlerden elde ettiği gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. "Serbest meslek faaliyetleri" terimi,
özelikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebî, sanatsal, eğitici veya
öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra doktorların, avukatların, mühendislerin,
mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini kapsamına
alır.
Madde 15
BAĞIMLI
FAALİYETLER
1. 16, 18, 19 ve 20 nci maddelerin hükümleri saklı
kalmak üzere, bir Âkit Devlet mukiminin bir hizmet dolayısıyla elde ettiği
maaş, ücret ve diğer benzeri gelirler, bu hizmet diğer bir Âkit Devlette ifa
edilmedikçe, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Hizmet diğer Devlette
ifa edilirse, buradan elde edilen söz konusu gelir bu diğer Devlette
vergilendirilebilir.
2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmakısızın, bir Âkit
Devlet mukiminin diğer Âkit Devlette ifa ettiği bir hizmet dolayısıyla elde
ettiği gelir, aşağıdaki tüm koşulların topluca yerine getirilmesi halinde
yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir.
a) Gelir elde eden, diğer Devlette ilgili malî yıl
içinde başlayan veya biten herhangi bir oniki aylık dönemde bir veya birkaç
seferde toplam 183 günü aşmamak üzere istihdam edilirse, ve
b) Ödeme, diğer Devletin mukimi olmayan bir işveren
tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa, ve
c) Ödeme, işverenin diğer Devlette sahip olduğu bir
işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa.
3. Bu maddenin bundan önceki hükümlerine bakılmaksızın,
bir Âkit Devlet mukimi tarafından uluslararası trafikte işletilen bir gemi,
uçak, kara veya demiryolu vasıtasında ifa edilen bir hizmet dolayısıyla elde
edilen gelir bu Devlette vergilendirilebilir.
Madde 16
YÖNETİCİLERE
YAPILAN ÖDEMELER
Bir Âkit Devlet mukiminin, diğer Âkit Devlet mukimi
olan bir şirketin yönetim kurulu veya benzeri diğer herhangi bir organının
üyesi olması dolayısıyla elde ettiği ücret ve diğer benzeri ödemeler, bu diğer
Devlette vergilendirilebilir.
Madde 17
SANATÇI VE
SPORCULAR
1. 14 ve 15 inci maddelerin hükümlerine bakılmaksızın,
bir Âkit Devlet mukimi olan tiyatro, sinema, radyo veya televizyon sanatçısı
gibi bir sanatçının, bir müzisyenin veya bir sporcunun diğer Âkit Devlette icra
ettiği şahsî faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir, bu diğer Devlette
vergilendirilebilir.
2. Bir sanatçının ya da sporcunun icra ettiği şahsî
faaliyetlerden doğan gelir, sanatçının veya sporcunun kendisine değil de bir
başkasına yönelirse, bu gelir 7, 14 ve 15 inci maddelerin hükümleriyle bağlı
kalınmaksızın, sanatçı ya da sporcunun faaliyetlerinin icra edildiği Âkit
Devlette vergilendirilebilir.
Madde 18
EMEKLİ
MAAŞLARI VE DÜZENLİ ÖDEMELER
1. 19 uncu maddenin 2 nci fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, bir Âkit Devlet mukimine geçmiş çalışmalarının karşılığında
ödenen emekli maaşları ile böyle bir mukime yapılan düzenli ödemeler yalnızca
bu Devlette vergilendirilecektir.
2. "Düzenli ödeme" terimi, tam ve yeterli
geri ödemede bulunma taahhüdü ile para veya para ile ölçülebilir menfaat olarak
bir gerçek kişiye yaşamı boyunca veya belirli ya da belirlenebilir bir süre ile
ödenebilecek belirli bir meblağı ifade eder.
Madde 19
KAMU GÖREVİ
1. a) Bir Âkit Devletin kendisine, politik alt bölümüne
veya mahallî idaresine bir gerçek kişi tarafından verilen hizmetler
karşılığında, bu Devlet, alt bölüm veya idare tarafından yapılan ve emekli
maaşı dışında kalan ücret, maaş ve diğer benzeri ödemeler, yalnızca bu Devlette
vergilendirilecektir.
b) Bununla beraber, hizmet diğer Devlette sunulduğunda
ve hizmeti sunan gerçek kişi bu Devletin bir mukimi olduğunda, yapılan ücret,
maaş ve diğer benzeri ödemeler, yalnızca bu diğer Âkit Devlette
vergilendirilecektir. Ancak bu kişinin :
i) Bu Devletin vatandaşı olması; veya
ii) Yalnızca hizmet sunmak için bu Devletin mukimi
durumuna geçmemiş olması
zorunludur.
2. a) Bir Âkit Devletin kendisine, politik alt bölümüne
veya mahalli idaresine bir gerçek kişi tarafından verilen hizmetler
karşılığında, bu Devlet, alt bölüm veya idare tarafından veya bunlarca
oluşturulan fonlardan ödenen emekli maaşları, yalnızca bu Devlette
vergilendirilecektir.
b) Bununla beraber, gerçek kişinin diğer Âkit Devletin
bir mukimi ve vatandaşı olması halinde, söz konusu emekli maaşı yanlızca bu
Devlette vergilendirilecektir.
3. Bir Âkit Devletin kendisi, politik alt bölümü veya
mahallî idaresi tarafından yürütülen ticarî faaliyetlerle bağlantılı hizmetler
karşılığında yapılan ücret, maaş ve diğer benzeri ödemeler ile emekli
maaşlarına 15, 16, 17 ve 18 inci madde hükümleri uygulanacaktır.
Madde 20
ÖĞRENCİLER,
STAJYERLER VE ÇIRAKLAR
1. Bir Âkit Devletin vatandaşı olan ve diğer Âkit
Devlette yalnızca öğrenim veya meslekî eğitim amacıyla bulunan bir öğrenci,
stajyer veya çırağa geçimini, öğrenimini veya meslekî eğitimini karşılamak
üzere diğer Devletin dışındaki kaynaklardan yapılan ödemeler, bu diğer Devlette
vergilendirilmeyecektir.
2. Bir Âkit Devletin vatandaşı olan bir öğrenci,
stajyer veya çırağın diğer Âkit Devlette, öğrenimi veya mesleği ile ilgili
uygulama alışkanlıkları kazanmak amacıyla ilgili malî yıl içinde başlayan veya
biten herhangi bir oniki aylık dönemde toplam 183 günü aşmayan bir süre veya
sürelerdeki çalışması karşılığında elde ettiği gelirler bu diğer Devlette
vergilendirilmeyecektir.
3. Bu madde hükümleri, 1 inci madde hükümlerine
bakılmaksızın, Âkit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olmayan
kişilere de uygulanacaktır.
Madde 21
DİĞER
GELİRLER
1. Bir Âkit Devlet mukiminin, nerede doğarsa doğsun, bu
Anlaşmanın daha önceki maddelerinde ele alınmayan gelir unsurları, yalnızca bu
Devlette vergilendirilebilecektir.
2. 6 ncı maddenin 2 nci fıkrasında tanımlanan
gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelirler hariç olmak üzere, bir Âkit
Devlet mukimi olan söz konusu gelir lehdarının diğer Âkit Devlette yer alan bir
işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette veya sabit bir yer vasıtasıyla serbest
meslek faaliyetinde bulunması ve gelirin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri
veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunması halinde bu gelire 1 inci fıkra
hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda olayına göre, 7 nci veya 14 üncü madde
hükümleri uygulanacaktır.
Madde 22
ÇİFTE
VERGİLENDİRMENİN ÖNLENMESİ
1. Bir Âkit Devlet mukimi, bu Anlaşma hükümlerine uygun
olarak diğer Âkit Devlette
vergilendirilebilen bir gelir elde ettiğinde, ilk bahsedilen Devlet bu mukimin
gelirine isabet eden vergiden, diğer Devlette gelir üzerinden ödediği vergiye
eşit bir tutarın mahsubuna müsaade edecektir.
Bununla birlikte söz konusu mahsup, diğer Devlette
vergilendirilebilir gelir için, mahsuptan önce hesaplanan gelir üzerinden
ödenen vergi miktarını aşmayacaktır.
2. Bir Âkit
Devlet mukiminin Anlaşma hükümlerine uygun olarak bu Devlette vergiden istisna
edilen bir gelir elde etmesi halinde, bu Devlet, bu mukimin geriye kalan
gelirinin vergisini hesaplarken, istisna edilen geliri de dikkate alabilir.
Madde 23
AYRIM
YAPILMAMASI
1. Bir Âkit Devletin vatandaşları, diğer Âkit Devlette, bu diğer Devletin
vatandaşlarının aynı koşullarda karşı karşıya kaldıkları veya kalabilecekleri vergilemeden
ve buna bağlı mükellefiyetlerden, özellikle mukimlik yönünden, değişik veya
daha ağır bir vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tâbi
tutulmayacaklardır.
Bu hüküm, 1 inci madde hükümlerine bakılmaksızın, Âkit Devletlerden birinin veya her ikisinin
mukimi olmayan kişilere de uygulanacaktır.
2. 10 uncu maddenin 4 üncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, bir Âkit Devlet mukiminin
diğer Âkit Devlette bulunan işyeri veya
sabit yeri, diğer Devlette, bu diğer Devletin aynı faaliyetleri yürüten
mukimlerine göre daha az lehe bir vergileme ile karşı karşıya kalmayacaktır.
3. Bu Anlaşmadaki hiçbir şey, bir Âkit Devletin kendi
mukimlerine şahsî veya ailevi durumları dolayısıyla uyguladığı şahsî
indirimleri, vergi ve matrah indirimlerini diğer Âkit Devlet mukimlerine de
uygulama zorunda olduğu yönünde anlaşılmayacaktır.
4. 9 uncu maddenin 1 inci fıkrası, 11 inci maddenin 7
nci fıkrası veya 12 nci maddenin 6 ncı fıkrası hükümlerinin uygulanacağı
durumlar hariç olmak üzere, bir Âkit Devlet teşebbüsünün diğer Âkit Devletin
bir mukimine ödediği faiz, gayrimaddî hak bedeli ve diğer ödemeler, bu
teşebbüsün vergilendirilebilir kazancının belirlenmesi amacıyla, ilk bahsedilen
Devletin bir mukimine ödenmiş gibi indirilebilecektir.
5. Bir Âkit Devletin, diğer Âkit Devletin bir veya bir
kaç mukimi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak, kısmen veya tamamen
sermayesine sahip olunan veya kontrol edilen teşebbüsleri, ilk bahsedilen
Devlette, bu Devletin benzeri teşebbüslerinin tâbi oldukları veya olabilecekleri
vergilemeden veya buna bağlı mükellefiyetlerden değişik veya daha ağır
vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tâbi tutulmayacaklardır.
Madde 24
KARŞILIKLI
ANLAŞMA USULÜ
1. Bir kişi,
Âkit Devletlerden birinin veya her ikisinin işlemlerinin kendisi için bu
Anlaşmanın hükümlerine uygun düşmeyen bir vergileme yarattığı veya yaratacağı
kanaatine vardığında, bu Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen müracaat
usulleriyle bağlı kalmaksızın, durumu mukimi olduğu Âkit Devletin yetkili
makamına veya durumu 23 üncü maddenin 1 inci fıkrasına uygun düşerse, vatandaşı
olduğu Âkit Devletin yetkili makamına
başvurabilir. Söz konusu müracaatın,
Âkit Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen süre içerisinde yapılması
gerekmektedir.
2. Söz konusu yetkili makam, itirazı haklı bulmakla
beraber kendisi tatminkâr bir çözüme ulaşamadığı takdirde, Anlaşmaya ters düşen
bir vergilemeyi önlemek amacıyla, diğer
Âkit Devletin yetkili makamıyla karşılıklı anlaşmaya gayret
sarfedecektir.
3. Âkit Devletlerin yetkili makamları, Anlaşmanın
yorumundan veya uygulanmasından kaynaklanan her türlü güçlüğü veya tereddütü
karşılıklı anlaşmayla çözmek için gayret göstereceklerdir. Yetkili makamlar
aynı zamanda, Anlaşmada ele alınmayan durumlardan kaynaklanan çifte
vergilendirmenin ortadan kaldırılması için de birbirlerine danışabilirler.
4. Âkit
Devletlerin yetkili makamları, bundan önceki fıkralarda belirtilen hususlarda anlaşmaya
varabilmek için ortak bir komisyon dahil olmak üzere birbirleriyle doğrudan
haberleşebilirler.
Madde 25
BİLGİ
DEĞİŞİMİ
1. Âkit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşma
hükümlerinin uygulanması için gerekli olan bilgileri bunun yanısıra bu Anlaşma
ile uyumsuzluk göstermediği sürece, Anlaşma kapsamına giren vergiler ile ilgili
iç mevzuat hükümlerinin yürütülmesi için gerekli olan bilgileri değişime tâbi
tutacaklardır. Bilgi değişimi 1 inci madde ile sınırlı değildir. Bir Âkit
Devlet tarafından alınan her türlü bilgi, o Devletin kendi iç mevzuatı
çerçevesinde elde ettiği bilgiler gibi gizli tutulacak ve yalnızca bu Anlaşmada
belirtilen vergilerin tahakkuk veya tahsilleri veya cebri icra ya da
kovuşturulmasıyla veya bu hususlardaki şikayet ve itirazlara bakmakla görevli
kişi veya makamlara (adlî makamlar ve idarî kuruluşlar dahil) verilebilecektir.
Bu kişi veya makamlar söz konusu bilgileri yalnızca bu amaçlar doğrultusunda
kullanacaklardır. Bu kişi veya makamlar söz konusu bilgileri mahkeme
duruşmalarında veya adlî kararlar alınırken açıklayabilirler.
2. 1 inci fıkra hükümleri, hiçbir surette bir Âkit
Devleti :
a) Kendisinin veya diğer Âkit Devletin mevzuatına ve
idarî uygulamalarına uymayacak idarî önlemler alma;
b) Kendisinin veya diğer Âkit Devletin mevzuatı veya
normal idarî işlemleri çerçevesinde elde edilemeyen bilgileri sunma;
c) Herhangi bir ticarî, sınaî, meslekî sırrı veya
ticarî işlemi aleni hale getiren bilgileri veya aleniyeti kamu düzenine aykırı
düşen bilgileri verme
yükümlülüğü altına sokacak şekilde yorumlanamaz.
Madde 26
DİPLOMAT
HÜVİYETİNDEKİ MEMURLAR
VE
KONSOLOSLUK MEMURLARI
Bu Anlaşma hükümleri, diplomat hüviyetindeki memurlar
veya konsolosluk memurlarının uluslararası hukukun genel kuralları veya özel
anlaşma hükümleri uyarınca yararlandıkları malî ayrıcalıkları etkilemeyecektir.
Madde 27
YÜRÜRLÜĞE
GİRME
Âkit Devletlerden herbiri bu Anlaşmanın yürürlüğe
girmesi için iç mevzuatlarında gerekli olan işlemlerin tamamlandığını diğerine
bildirecektir. Bu Anlaşma bu bildirimlerin sonuncusunun alındığı tarihte
yürürlüğe girecek ve hükümleri, Anlaşmanın yürürlüğe girmesini izleyen yılın
Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan her vergilendirme dönemine
ilişkin vergiler için hüküm ifade edecektir.
Madde 28
YÜRÜRLÜKTEN
KALKMA
Bu Anlaşma bir Âkit Devlet tarafından feshedilinceye
kadar yürürlükte kalacaktır. Âkit Devletlerden herbiri, Anlaşmanın yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren beş yıllık bir sürenin bitimini takip eden herhangi
bir takvim yılının sonundan en az altı ay önce diplomatik kanallardan fesih
ihbarnamesi vermek suretiyle Anlaşmayı feshedebilir. Bu durumda Anlaşma, fesih ihbarnamesinin
verilmesini izleyen yılın Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan her
vergilendirme döne-mine ilişkin vergiler için hüküm ifade etmeyecektir.
BU HUSUSLARI
TEYİDEN, aşağıda imzaları bulunan tam
yetkili temsilciler, bu Anlaşmayı imzaladılar.
İngiliz dilinde, 12 Kasım 1999 tarihinde, Ankara'da
düzenlenmiştir.
|
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
ÇEK CUMHURİYETİ |
|
|
ADINA |
ADINA |
|
|
Sümer ORAL |
Pavel MERTLIK |
|
|
Maliye
Bakanı |
Başbakan
Yardımcısı ve |
|
|
|
Maliye
Bakanı |
PROTOKOL
Türkiye Cumhuriyeti ile Çek Cumhuriyeti arasında Gelir
Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte
Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının
imzalanması sırasında imzalayan taraflar, aşağıdaki hükümlerin Anlaşmanın
ayrılmaz bir parçasını oluşturduğu hususunda anlaşmaya varmışlardır.
1. 14 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendinde
bahsedilen sürenin hesaplanmasında aşağıdaki günler dahil edilecektir :
a) Varış ve ayrılış günleri dahil olmak üzere fizikî
olarak kalınan tüm günler, ve
b) Faaliyette bulunulan Devlet dışında, sonradan bu
Devlette faaliyete devam etmek üzere geçirilen cumartesi, pazar, ulusal tatil
ve tatil günleri ile hizmet verenin bu Devletteki faaliyetleri ile doğrudan
ilgili iş gezilerinde harcanan günler.
2. 15 inci maddenin 2 nci fıkrasının (a) bendinde
bahsedilen sürenin hesaplanmasında aşağıdaki günler dahil edilecektir :
a) Varış ve ayrılış günleri dahil olmak üzere fizikî
olarak kalınan tüm günler, ve
b) Faaliyette bulunulan Devlet dışında, sonradan bu
Devlette faaliyete devam etmek üzere geçirilen cumartesi, pazar, ulusal tatil
ve tatil günleri ile hizmet verenin bu Devletteki istihdamı ile doğrudan ilgili
iş gezilerinde harcanan günler.
3. 15 inci
maddenin 2 nci fıkrasının (b) bendinde bahsedilen "işveren" terimi,
iş icrasıyla ilgili risk ve sorumluluğu üstlenen ve yapılan iş üzerinde hak
sahibi olan kişiyi ifade eder.
4. 16 ncı maddede bahsedilen "bir şirketin benzeri
diğer herhangi bir organı" terimi, örneğin şirketin denetim kurulunu
kapsar.
BU HUSUSLARI
TEYİDEN, aşağıda imzaları bulunan tam
yetkili temsilciler, bu Protokol'ü imzaladılar.
İngiliz dilinde, 12 Kasım 1999 tarihinde, Ankara'da
düzenlenmiştir.
|
|
TÜRKİYE
CUMHURİYETİ |
ÇEK
CUMHURİYETİ |
|
|
ADINA |
ADINA |
|
|
Sümer
ORAL |
Pavel
MERTLIK |
|
|
Maliye Bakanı |
Başbakan Yardımcısı ve |
|
|
|
Maliye Bakanı |