Dönem: 22 Yasama Yılı: 4
TBMM (S. Sayısı: 1128)
Türkiye Cumhuriyeti ve Avustralya Arasında Yatırımların
Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşma ile Ek Protokolün
Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair
Kanun Tasarısı ve Dışişleri Komisyonu Raporu (1/1106)
Not: Tasarı; Başkanlıkça
Plan ve Bütçe ile Dışişleri komisyonlarına havale edilmiştir.
|
T.C. |
|
|
|
|
Başbakanlık |
05/10/2005 |
|
|
Kanunlar ve Kararlar |
|
|
|
Genel Müdürlüğü |
|
|
|
Sayı: B.02.0.KKG.0.10/101-1186/4369 |
|
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET
MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Dışişleri Bakanlığınca hazırlanan ve Başkanlığınıza arzı
Bakanlar Kurulunca 23/09/2005 tarihinde kararlaştırılan “Türkiye Cumhuriyeti ve
Avustralya Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin
Anlaşma ile Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı”
ile gerekçesi ilişikte gönderilmiştir.
Gereğini arz ederim.
Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan
GEREKÇE
Yatırımların Karşılıklı
Teşviki ve Korunması Anlaşmalarının ana amacı; beraberinde yalnızca sermaye
değil, aynı zamanda teknoloji, yönetim becerisi, çeşitli pazarlara giriş
şansını da getiren doğrudan yabancı yatırımları taraf ülkeler arasında teşvik
etmek ve ilgili ülkenin hukukî düzeni içinde bu yatırımların korunmasını
sağlamaktır.
Ülkemiz müteşebbis ve
sermayesinin dış ülkelere açılması, aynı zamanda yabancı tarım ve ileri
teknolojinin ülkemize gelmesi yolu ile ekonomimizin küreselleşen dünya
ekonomisi içinde etkin bir şekilde yer alması, genel ekonomik politikamızın ana
hedefleri arasındadır. Bu çerçevede, ülkemizde yapılan doğrudan yabancı sermaye
yatırımlarının korunması ve daha fazla yabancı sermaye gelişinin
özendirilebilmesi için, yatırım ve ticaret ilişkilerimizin yoğun olduğu veya bu
ilişkilerin gelişmesine yönelik potansiyele sahip olduğu düşünülen ülkelerle,
Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmalarının imzalanmasına 1962
yılında başlanmıştır. Ülkemizin sermaye ihraç eder hale gelmesi ile bu süreç hızlandırılmış
ve bugüne kadar 73 ülke ile anılan anlaşma imzalanmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti ile
Avustralya arasında imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması
Anlaşmasının esasları aşağıda özet halinde sunulmaktadır :
1. Anlaşmaya taraf ülke
sınırları içinde gerçekleştirilen yabancı sermayeli yatırımların ve ilgili
faaliyetlerin tâbi olacağı muameleyi belirleyerek ekonomik işbirliği için uygun
koşullar yaratmak,
2. Türkiye ve
Avustralya’da yabancı yatırımların kamulaştırma ve devletleştirme yönünden tâbi
olacağı muamele ve sahip olduğu haklara açıklık getirmek,
3. Her iki ülkede, özel
teşebbüsle devlet arasında yatırımlarla ilgili çıkabilecek ihtilafların çözüm
yollarını tespit etmek.
Daha istikrarlı bir
yatırım ortamının teminini öngören bu Anlaşma ile birlikte iki ülke arasındaki
sermaye akışında artış gerçekleşmesi beklenmektedir. Anlaşma, yatırımcılara
ekonomik ve yasal güvence verirken, ilgili ülkelere yeni herhangi bir yük
getirmemektedir.
Dışişleri Komisyonu Raporu
|
|
Türkiye Büyük Millet
Meclisi |
|
|
|
Dışişleri Komisyonu |
21/3/2006 |
|
|
Esas No.: 1/1106 |
|
|
|
Karar No.: 140 |
|
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET
MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanarak Bakanlar
Kurulunca 5/10/2005 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan
ve Başkanlıkça 12/10/2005 tarihinde tali komisyon olarak Plan ve Bütçe
Komisyonuna, esas komisyon olarak da Komisyonumuza havale edilen ''Türkiye
Cumhuriyeti ve Avustralya Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve
Korunmasına İlişkin Anlaşma ile Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Tasarısı'', Komisyonumuzun 16/3/2006
tarihli 33 üncü toplantısında Dışişleri ve Maliye bakanlıkları ile Hazine Müsteşarlığı
temsilcilerinin de katılmalarıyla görüşülmüştür.
Ülkemiz ile Avustralya
arasında yatırımların teşviki ve korunması alanlarında öngörülen işbirliğine
hukukî zemin teşkil etmek üzere 16 Haziran 2005 tarihinde Kanberra'da Türkiye
Cumhuriyeti ve Avustralya Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve
Korunmasına İlişkin Anlaşma ile Ek
Protokol imzalanmıştır.
Tasarı ve gerekçesi incelendiğinde Anlaşma ile;
- Anlaşmanın uygulanacağı
yatırımlar,
- Yatırımların
teşvikinde ve korunmasında tarafların
gözeteceği esaslar,
- Yatırımın yapıldığı
ülkede yatırım yapan firma tarafından personel istihdamı ve tabiyeti,
- Yatırımın
kamulaştırılmasının şartları ve ödenecek tazminatın saptanması,
- Yatırımla ilgili bir
ülkeden diğerine transferi
yapılabilecek değerler,
- Anlaşmanın
uygulanmasında taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümü için
uygulanacak usul,
- Anlaşmanın
uygulanmasında bir taraf ile bir yatırımcı arasında çıkabilecek uyuşmazlıkların
çözümü için uygulanacak usul,
- Anlaşmanın yürürlüğe
giriş tarihi ve geçerlilik süresi,
konularında
düzenlemelerin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Komisyonumuzda Tasarının tümü üzerinde yapılan görüşmelerde,
- Anlaşmanın Türkiye ile Avustralya arasında yatırımların karşılıklı
teşviki ve korunmasını öngören bir tip anlaşma olduğu,
- Anlaşmanın tip anlaşma olmasına rağmen anlaşma yapılacak ülke ile
müzakereler neticesinde bazı değişikliklerin yapılmasının mümkün olduğu,
- Türkiye'den Avustralya'ya direk uçuş yapılamadığı ve bu Anlaşma
çerçevesinde sorunun kısa sürede çözülmesinin gerektiği,
- Avustralya'nın 20 milyon nüfusu ve 600
milyar Dolara yaklaşan gayri safî millî hâsılası ile Uzakdoğu bölgesinde siyasî
ve ekonomik açıdan istikrarlı bir ülke olduğu,
- Anlaşmanın onay sürecinin Avustralya'da da devam ettiği,
ifade edilmiştir.
Tasarının tümü üzerindeki görüşmelerin ardından Tasarı ve gerekçesi
Komisyonumuzca da benimserek maddelerin görüşülmesine geçilmiştir.
Tasarının 1 inci, 2 nci, 3 üncü maddeleri ile tümü aynen kabul edilmiştir.
Raporumuz, Genel Kurulun onayına sunulmak üzere Yüksek
Başkanlığa saygı ile arz olunur.
|
Başkan |
Sözcü |
Üye |
|
|
|
Mehmet Dülger |
Mustafa Dündar |
Mahmut Koçak |
|
|
Antalya |
Bursa |
Afyonkarahisar |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Ramazan Toprak |
V. Haşim Oral |
Aziz Akgül |
|
|
Aksaray |
Denizli |
Diyarbakır |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Muzaffer Gülyurt |
Halil Akyüz |
Hüseyin Kansu |
|
|
Erzurum |
İstanbul |
İstanbul |
|
|
Üye |
Üye |
Üye |
|
|
Onur Öymen |
Ufuk Özkan |
Nihat Eri |
|
|
İstanbul |
Manisa |
Mardin |
HÜKÜMETİN
TEKLİF ETTİĞİ METİN
TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE AVUSTRALYA
ARASINDA YATIRIMLARIN KARŞILIKLI TEŞVİKİ
VE KORUNMASINA İLİŞKİN ANLAŞMA İLE EK PROTOKOLÜN
ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA
DAİR KANUN TASARISI
MADDE 1. - 16 Haziran
2005 tarihinde Kanberra’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti ve Avustralya
Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşma” ile Ek
Protokolün onaylanması uygun bulunmuştur.
MADDE 2. - Bu Kanun
yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3. - Bu Kanun
hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
DIŞİŞLERİ KOMİSYONUNUN
KABUL ETTİĞİ METİN
TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE AVUSTRALYA
ARASINDA YATIRIMLARIN KARŞILIKLI TEŞVİKİ
VE KORUNMASINA İLİŞKİN ANLAŞMA İLE EK PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ
UYGUN BULUNDUĞUNA
DAİR KANUN TASARISI
MADDE 1.- Tasarının 1
inci maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.
MADDE 2.- Tasarının 2 nci
maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.
MADDE 3.- Tasarının 3
üncü maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.
|
Recep Tayyip Erdoğan |
|
|
|
|
|
|
|
Başbakan |
|
|
|
|
|
|
Dışişleri
Bak. ve Başb. Yrd. V. |
Devlet
Bak. ve Başb. Yrd. V. |
Devlet
Bak. ve Başb. Yrd. V. |
|
|
|
|
B. Atalay |
K. Unakıtan |
M. Aydın |
|
|
|
|
Devlet
Bakanı |
Devlet
Bakanı V. |
Devlet
Bakanı |
|
|
|
|
B. Atalay |
O. Pepe |
M. Aydın |
|
|
|
|
Devlet
Bakanı |
Devlet
Bakanı |
Adalet
Bakanı |
|
|
|
|
N. Çubukçu |
K. Tüzmen |
C. Çiçek |
|
|
|
|
Millî
Savunma Bakanı |
İçişleri
Bakanı |
Maliye
Bakanı |
|
|
|
|
M. V. Gönül |
A. Aksu |
K. Unakıtan |
|
|
|
|
Millî
Eğitim Bakanı |
Bayındırlık
ve İskân Bakanı |
Sağlık
Bakanı |
|
|
|
|
H. Çelik |
F. N. Özak |
R. Akdağ |
|
|
|
|
Ulaştırma
Bakanı |
Tarım ve
Köyişleri Bakanı |
Çalışma
ve Sos. Güv. Bakanı |
|
|
|
|
B. Yıldırım |
M. M. Eker |
M. Başesgioğlu |
|
|
|
|
Sanayi
ve Ticaret Bakanı V. |
En. ve
Tab. Kay. Bakanı |
Kültür
ve Turizm Bakanı |
|
|
|
|
H. Çelik |
M. H. Güler |
A. Koç |
|
|
|
|
|
Çevre ve
Orman Bakanı |
|
|
|
|
|
|
O. Pepe |
|
|
|
Ê
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
VE
AVUSTRALYA
ARASINDA
YATIRIMLARIN KARŞILIKLI TEŞVİKİ VE KORUNMASINA İLİŞKİN
ANLAŞMA
Türkiye Cumhuriyeti ve
Avustralya ("Taraflar"),
Özellikle bir Taraf
yatırımcılarının diğer Tarafın ülkesindeki yatırımlarıyla ilgili olarak,
sermaye akışını teşvik etmenin ekonomik etkinlik ve kalkınma açısından önemini
kabul ederek ve bu akışın, Tarafların aralarındaki ekonomik ilişkileri ve
teknik işbirliğini geliştirmekteki rolünün ayırdında olarak,
İstikrarlı bir yatırım
ortamı meydana getirmek ve ekonomik kaynakların en etkin biçimde
kullanılmalarını sağlamak üzere, yatırımların adil ve hakkaniyete uygun
muameleye tabi tutulmasının arzu edildiğini kabul ederek;
Bir Taraf
yatırımcılarının diğer Tarafın ülkesindeki yatırımlarının, bu Tarafın yasalar
çerçevesinde gerçekleştirileceğini kabul ederek; ve
Bu amaçların takibinin,
yatırımların korunmasına yönelik ilkelerin ve bu ilkelerin Tarafların
ülkelerinde daha etkin bir biçimde uygulanması için tasarlanmış kuralların açık
bir biçimde ifade edilmesi ile kolaylaşacağını kabul ederek,
Aşağıdaki şekilde
anlaşmaya varmışlardır:
MADDE 1
TANIMLAR
1. Bu Anlaşmanın amaçları
bakımından:
a) "yatırım",
taraflardan birinin yatırımcıları tarafından yatırılan ve diğer Tarafça kendi
hukukuna ve zaman içinde uygulanan yatırım politikalarına tabi olarak kabul
edilen her türden varlığı ifade eder ve aşağıdakileri kapsar:
(i) ipotek, tedbir, rehin
gibi hakları içermek üzere maddi ve gayri maddi mülkiyet hakları,
(ii) hisse senetleri ve
sermaye hisseleri gibi, fakat bunlarla kısıtlı olmamak kaydıyla, tüzel bir
kişiliğe katılımın herhangi bir şekli,
(iii) para ya da ekonomik
değer taşıyan bir alacak,
(iv) telif, patent,
ticari marka, ticari isim, endüstriyel tasarım, ticari sır, know-how ve ticari
itibara ilişkin hakları da kapsayan fikri mülkiyet hakları,
(v) tarım, ormancılık,
balıkçılık ve hayvancılıkla iştigal etme; doğal kaynakları araştırma veya
çıkarma, ürünleri üretme, kullanma ve satma haklarını kapsayan, kanun veya
sözleşme ile tanınan ekonomik bir değer taşıyan iş imtiyazları ve ekonomik
faaliyeti sürdürmek için gereken diğer haklar,
(vi) tesislerin
örgütlenme ve operasyonları, fikri mülkiyet hakları dahil olmak üzere mülkiyet
haklarının edinimi, kullanımı ve idaresi, fon yaratma ve döviz alım satımı gibi
yatırımlar1a ilgili faaliyetler.
(b) "hasılat",
bir yatırımdan elde edilen ya da türeyen; kâr, temettü, faiz, sermaye
kazançları, royalti ödemeleri, yönetim ya da teknik yardım ödemeleri, fikri
mülkiyet haklarıyla bağlantılı ödemeler ve tüm diğer yasal gelirleri kapsayan
bir meblağ anlamına gelir.
(c)
"yatırımcı",
(i) bir tüzel kişi; ya da
(ii) Türkiye
Cumhuriyeti'nin vatandaşı olan bir gerçek kişi; ya da
(iii) Avustralya
vatandaşı ya da daimi mukimi olan gerçek kişi anlamına gelir.
(d) "tüzel
kişi", maddi kazanç için örgütlenip örgütlenmediğine; özel mülkiyete konu
olup olmadığına ya da sınırlı ya da sınırsız sorumlu olarak örgütlendiğine
bakılmaksızın,
i) Taraflardan birinin
hukuku çerçevesinde; ya da
ii) bu Maddenin l (d) (i)
paragrafında tanımlanan bir yapı ya da paragraf l (c) (ii) ya da l (c) (iii)'de tanımlanan bir gerçek kişi
tarafından sahip olunan ya da kontrol edilen ve üçüncü bir ülkenin mevzuatı
çerçevesinde;
kurulan, birleştirilen,
oluşturulan ya da diğer biçimlerde usulüne uygun olarak örgütlenen ve şirket,
birlik, ortaklık ya da hukuki olarak tanınan diğer bir yapılanma anlamına
gelir.
(e) "daimi
mukim" Avustralya hukukuna göre Avustralya'daki ikameti zamana bağlı
tutulmamış gerçek kişi anlamına gelir.
(f) "serbestçe
çevrilebilir döviz", Uluslararası Para Fonu'nca sınıflandığı biçimiyle
serbestçe kullanılabilir döviz ya da uluslararası döviz piyasalarında yaygın
biçimde ticareti yapılan döviz anlamına gelir.
(g) "ülke",
kara ülkesi ve kara suları yanında Taraflardan herbirinin doğal kaynakların
araştırılması, çıkarılması ve korunması amacıyla, uluslararası hukuka uygun
olarak, üzerinde yargılama veya egemenlik haklarının bulunduğu deniz alanlarını
ifade eder.
2. Bu Maddenin l (a)
paragrafının amaçları açısından, yatırıma dönüşmüş hasılatlar, yatırım olarak
muamele görecekler ve varlıkların yatırım veya yeniden yatırımda kullanım
biçiminde herhangi bir değişiklik, bunların yatırım olma niteliğini
etkilemeyecektir.
3. Paragraf 1 (d) (ii)
açısından "sahiplik" ya da "kontrol" meselesi, özel durumun
olgusal özelliklerine bağlı olacaktır. Aşağıdaki olgular, diğerleri yanında,
böylesi bir mülkiyet ya da kontrolün delili olarak kabul edilecektir:
(a) tüzel kişinin
sermayesinde etkin bir kontrolü mümkün kılacak esaslı bir doğrudan ya da
dolaylı ortaklık, söz gelimi, özellikle sermayenin % 50'sinden fazlasına
doğrudan ya da dolaylı katılım ya da çoğunluk hisselerine sahip olma; ya da
(b) aşağıdakileri mümkün
kılacak biçimde oy haklarının doğrudan ya da dolaylı kontrolü
(i) yönetim ya da işleyiş
üzerinde nihai erkin icrası; ya da
(ii) yönetim kurulu ya da
diğer herhangi bir yönetsel merciin oluşumu üzerinde nihai erkin icrası.
MADDE 2
ANLAŞMANIN UYGULANMASI
1. Bu Anlaşma ne zaman
yapılmış olursa olsun tüm yatırımlara uygulanacaktır. Anlaşma, yürürlüğe
girmesinden önce ortaya çıkan uyuşmazlıklara uygulanmayacaktır.
2. Taraflardan birinin
bir tüzel kişisi, üçüncü bir ülkenin bir vatandaşı ya da tüzel kişisinin sahipliği
ya da kontrolü altındaysa, Taraflar kendi yasalarına bağlı olarak, bu
Anlaşmanın tanıdığı hak ve faydaların böylesi bir tüzel kişiliğe
genişletilmemesine, ortaklaşa istişare ile karar verebilirler.
3. Bu Anlaşma, 1.
Maddenin 1 (d) (ii) paragrafı kapsamındaki üçüncü bir ülkenin mevzuatına göre
kurulmuş olan bir tüzel kişiye, aynı konuyla ilgili olarak bu üçüncü ülkeyle
var olan yatırımların korunması anlaşmasının hükümlerine başvurulmuşsa,
uygulanmayacaktır.
4. Bu Anlaşma aşağıdaki
hallerde, Avustralya'nın vatandaşı olmayıp, daimi mukimi olan gerçek kişilere uygulanmayacaktır:
(a) aynı konuyla ilgili
olarak, Türkiye Cumhuriyeti ile bu şahsın yurttaşı olduğu üçüncü ülke arasında
var olan yatırımların korunması anlaşmasının hükümlerine başvurulmuşsa; ya da
(b) şahıs, Türkiye
Cumhuriyeti'nin vatandaşı ise.
MADDE 3
YATIRIMLARIN TEŞVİKİ VE KORUNMASI
1. Her bir Taraf;
ülkesinde, diğer Tarafın yatırımcılarının yatırımlarını mümkün olduğunca teşvik
edecek ve kendi kanunları ve zaman içinde uygulanan yatırım politikalarına
uygun olarak yatırımları kabul edecektir.
2. Her bir Tarafın
yatırımcılarının yatırımları daima adil ve eşit bir muameleye tabi tutulacak ve
diğer Tarafın ülkesinde tam koruma ve güvenliğe sahip olacaktır. Hiç bir Taraf,
kanunlarına tabi olarak, bu gibi yatırımların yönetimine, sürdürülmesine,
kullanımına, tasarrufuna, genişletilmesine veya elden çıkarılmasına, keyfi veya
haklı olmayan tedbirlerle, hiç bir şekilde engel olmayacaktır.
3. İşbu Anlaşma,
Taraflardan birinin bir yatırımcısının, diğer Tarafın işbu Anlaşmanın
hükümlerinden daha elverişli olan herhangi bir kanun veya politikasının
hükümlerinden faydalanmasına engel olmayacaktır.
MADDE 4
YATIRIMLARIN TEŞVİKİ
1. Her bir Taraf
ülkesindeki yatırımlara ve bunlarla ilgili faaliyetlere, kendi kanun ve
nizamları ve yatırım politikaları çerçevesinde, benzer durumlarda üçüncü bir
ülke yatırımcılarının yatırımlarına tanınandan daha az elverişli olmayacak bir
şekilde izin verecektir.
2. Her bir Taraf,
kurulmuş olan bu yatırımlara, hangisi elverişli ise, benzer durumda kendi
kanunları, nizamları ve yatırım politikaları çerçevesinde kendi
yatırımcılarının yatırımlarına veya herhangi bir üçüncü ülke yatırımcılarına tanıdığından
daha az elverişli olmayacak bir şekilde muamele edecektir.
3. Her bir Taraf, kendi
kanunlarına uygun olarak, ülkesinde yatırımlar yapan diğer Taraf
yatırımcılarının ve bunlarca yatırımlarla ilgili faaliyetler için istihdam
edilen personelin, kendi yatırımcılarıyla olan uyuşmazlıkları ile ilgili dava
açmak ve haklarını tatbik etmek maksadıyla, yetkili adli veya idari makamlarına
başvurabilmesini temin edecek, kendi yatırımcılarının (üçüncü bir ülkede
gerçekleştirilen tahkim dahil olmak üzere ) diğer Tarafın yatırımcıları ile
yapılmış yatırımlar ile ilgili uyuşmazlıkları nasıl çözeceğini belirlemesine
izin verecek ve sonuç olarak verilecek herhangi bir hükmün veya kararın
tanınmasını ve tenfizini sağlayacaktır.
4. Bu Maddenin hükümleri
bir Tarafın, Taraflardan birinin taraf olduğu aşağıdaki anlaşmalardan
kaynaklanan herhangi bir muamele, tercih veya ayrıcalığı, diğer tarafın
yatırımlarına tanımasını gerektirmeyecektir.
(a) mevcut veya
gelecekteki gümrük birlikleri, serbest ticaret anlaşmaları, bölgesel ekonomik
entegrasyon teşkilatları, veya benzer uluslararası anlaşmalar,
(b) tamamen veya kısmen
vergilendirme ile ilgili mevcut veya gelecekte imzalanacak
anlaşma.
MADDE 5
PERSONELİN GİRİŞİ VE İKAMETİ
1. Her bir Taraf,
vatandaş olmayanların girişi ve ikameti ile ilgili zaman içinde uygulanan
kanunlarına tabi olarak, diğer Tarafın yatırımcısı olan gerçek kişilerin ve bu
diğer Tarafın tüzel kişilerince istihdam edilen personelin yatırımlarla
bağlantılı faaliyetlerde bulunması amacıyla ülkesine girmesine ve ülkesinde
kalmasına izin verecektir.
2. Her bir Taraf, zaman
içinde uygulanan kanunlarına tabi olarak, ülkesinde yatırım yapmış bulunan
diğer Taraf yatırımcılarının tercih ettiği anahtar teknik ve yönetici personeli, vatandaşlığı ne
olursa olsun, ülkesinde istihdam etmesine izin verecektir.
MADDE 6
KANUNLARIN ŞEFFAFLIĞI
Her bir Taraf, kanunları,
nizamları ve yatırım politikalarının anlaşılmasını teşvik etme görüşüyle, eğer
varsa, diğer Tarafın yatırımcılarının ülkesindeki yatırımları ile ilgili olan
veya bunları etkileyen bu gibi kanunları, nizamları ve yatırım politikalarını
kamuya duyuracak ve çabucak ulaşılabilir hale getirecektir.
MADDE 7
KAMULAŞTIRMA VE DEVLETLEŞTİRME
1. Hiç bir Taraf, aşağıda
belirtilen koşullara uyulmadıkça, diğer Tarafın yatırımcılarının yatırımlarını
devletleştirmeyecek, kamulaştırmayacak veya devletleştirme veya kamulaştırmaya
(bundan sonra "kamulaştırma" olarak işaret edilecek) eşit etkisi
bulunan önlemlere konu etmeyecektir :
(a) kamulaştırmanın,
kamulaştırmayı yapan Tarafın dahili ihtiyaçları ile ilgili kamu yararı için ve
yürürlükteki hukuk çerçevesinde olması;
(b) kamulaştırmanın
ayrımcı olmaması; ve
(c) hızlı, yeterli ve
etkin bir tazminat ödemesinin kamulaştırmaya eşlik etmesi.
2. Bu Maddenin l (c)
paragrafında bahsedilen tazminat, yatırımın kamulaştırılması veya olası
kamulaştırmanın halk tarafından alenen öğrenilmesinden hemen önceki piyasa
değeri esas alınarak hesap edilecektir. Bu değerin çabucak belirlenemediği
durumlarda, tazminat, genel olarak tanınan değerlendirme prensipleri ve
yatırılan sermaye, amortisman, ülkeye geri dönen sermaye, değiştirme değeri ve
döviz kuru hareketleri ve diğer ilgili faktörleri dikkate alan adil prensiplere
uygun olarak kararlaştırılacaktır.
3. Tazminat, aşırı
gecikme olmaksızın ödenecek, önlemlerin alındığı tarihten ödeme tarihine kadar
ilgili geçerli orandan faiz içerecek ve tarafların ülkeleri arasında serbestçe
transfer edilebilir olacaktır. Tazminat esasen yatırım yapıldığı döviz
cinsinden veya, yatırımcı tarafından talep edilirse, diğer herhangi bir
serbestçe çevrilebilir döviz cinsinden ödenebilir olacaktır.
MADDE 8
KAYIPLAR İÇİN TAZMİNAT
Bir Taraf herhangi bir
ülkenin vatandaşları veya şirketlerince ülkesinde yapılan yatırımlarla ilgili
kayıplara ilişkin, savaş veya diğer silahlı çatışma, ihtilâl, olağanüstü hâl,
iç karışıklık veya diğer benzer olaylar sebebiyle herhangi bir tedbir
aldığında, zararların iadesi, tazmini veya diğer bir şekilde halli ile ilgili
diğer Tarafın yatırımcılarına sağladığı muamele, bu Tarafın kendi
yatırımcılarına veya üçüncü bir ülkenin yatırımcılarına tanıdığından daha az
elverişli olmayacaktır.
MADDE 9
TRANSFERLER
1. Her bir Taraf bir
yatırımla ilgili bütün transferlerin serbestçe ve gecikme olmaksızın ülkesi
içine ve dışına yapılmasına iyi niyetle izin verecektir. Bu gibi transferler
aşağıdakileri kapsar:
(a) başlangıç sermayesine
ek olarak yatırımın idamesi veya genişletilmesi için kullanılan her şekilde
ilave sermaye;
(b) hasılat;
(c) bir yatırımın tümünün
veya bir kısmının satışı veya tasfiyesinden elde edilen meblağlar;
(d) Madde 8 çerçevesinde
ödenecek tazminatlar;
(e) yatırımlarla ilgili
kredilerden kaynaklanan ana para ve faiz ödemeleri;
(f) yatırımla ilgili
olarak ülke dışından gelen personelin maaş, ücret, harcanmamış kazançları ve
diğer gelirleri;
(g) Madde 13 çerçevesinde
bir yatırım uyuşmazlığından kaynaklanan ödemeler.
2. Aksi yatırımcı ve ev
sahibi Tarafça kararlaştırılmadıkça, transferler, yatırımın yapılmış olduğu
serbestçe çevrilebilir para birimi veya herhangi bir serbestçe çevrilebilir
para birimiyle ve transferin yapıldığı tarihte geçerli olan döviz kuru
üzerinden yapılacaktır.
3. Paragraf 1, bir
Tarafın iflas ve ödemelerin tatili ile ilgili kanunlarının adil ve ayrımcı
olmayacak şekilde uygulanmasına ve yargısal muameleler sonucundaki hükümlerin
yerine getirilmesine ve tediyesine halel getirmeyecektir.
MADDE 10
HALEFİYET
1. Eğer bir Taraf
yatırımcısının yatırımı, ticari olmayan risklere karşı kanuni bir sistem
dahilinde sigorta edilmişse, sigortalayanın ilgili sigorta anlaşmasının
şartlarından kaynaklanan her türlü halefiyeti diğer Tarafça tanınacaktır.
2. Sigortalayan,
yatırımcının kullanmaya yetkili olabileceği haklar dışında hiç bir hakkı
kullanmaya yetkili olmayacaktır.
3. Sigortalayanın
sözkonusu Tarafın bir yatırımcısına bir ödeme yapması ve sözkonusu yatırımcının
haklarını ve taleplerini devir almış olması halinde, bu yatırımcı, ödemeyi
yapan sigortalayan adına hareket etmesine izin verilmedikçe, diğer Tarafa karşı
bu hakları ve talepleri takip edemez.
4. Bir Taraf ile
sigortalayan arasındaki uyuşmazlıklar, işbu Anlaşmanın 13. Maddesi hükümleri
uyarınca çözümlenecektir.
MADDE 11
TARAFLAR ARASINDA İSTİŞARELER
Taraflar, içlerinden
birinin talebi üzerine, işbu Anlaşmanın yorumu veya uygulanması ile ilgili
konularda istişarelerde bulunacaklardır.
MADDE 12
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ
1. Taraflar, işbu
Anlaşmanın yorumu veya uygulaması ile ilgili her türlü uyuşmazlığa iyi niyet ve
işbirliği ruhu içinde, çabuk ve adil bir çözüm arayacaklardır. Bu bakımdan,
Taraflar bu tür çözümlere ulaşmak için doğrudan ve anlamlı görüşmeler yapmayı
kabul ederler. Eğer Taraflar, aralarındaki uyuşmazlığın başlamasından sonra
altı ay içinde anılan bu yöntemle uzlaşmaya varamazlarsa, uyuşmazlık herhangi
bir Tarafın talebi üzerine, üç üyeli bir tahkim heyetine veya Tarafların
aralarında anlaştıkları diğer herhangi bir uyuşmazlıkların çözümü yöntemine
götürülebilir.
2. Tahkim işlemleri, bu
gibi işlemleri başlatan Tarafça, diğer Tarafa diplomatik yollardan bildirimde
bulunulması üzerine başlatılacaktır. Bu gibi bir bildirim, sözkonusu iddianın
temelini ve elde edilmeye çalışılan çarenin tabiatını özet olarak öne süren bir
açıklamayı içerecektir.
3. Her bir Taraf talebin
alınmasından itibaren altmış gün içinde, birer hakem tayin edecektir. İki
hakem, ikincisinin atanmasından itibaren otuz gün içinde, her iki Tarafla
diplomatik ilişkisi bulunan üçüncü bir devlet vatandaşı olan üçüncü bir hakemi
Başkan olarak seçeceklerdir. Taraflar üçüncü hakemin seçilmesinden itibaren
otuz gün içinde Tahkim Heyetinin Başkanı olarak hareket edecek bu hakemin
seçilmesini onaylayacaklardır.
4. Taraflardan birinin
belirlenen süre içerisinde üçüncü hakemin seçilmesini onaylayacak bir hakem
tayin edememesi halinde, diğer Taraf Uluslararası Adalet Divanı Başkanı'ndan
sözkonusu atamayı yapmasını talep edebilir.
5. Eğer iki hakem,
atanmalarından itibaren iki ay içinde Heyet Başkanının seçimi konusunda anlaşma
sağlayamazlarsa; Heyet Başkanı, Taraflardan birinin talebi üzerine Uluslararası
Adalet Divanı Başkanı tarafından seçilecektir.
6. Uluslararası Adalet
Divanı Başkanı, işbu Maddenin 4'üncü ve 5'inci paragraflarında belirtilen
hallerde görevini yerine getirmekten alıkonursa veya bu şahıs Taraflardan
birinin vatandaşı ise seçim Başkan Yardımcısı tarafından yapılacaktır ve Başkan
Yardımcısı da anılan görevi yerine getirmekten alıkonursa veya Taraflardan
birinin vatandaşı ise seçim Taraflardan birinin vatandaşı olmayan en kıdemli
Divan üyesi tarafından yapılacaktır.
7. Bu Maddede
belirtildiği şekilde atanmış hakemlerden birinin istifa etmesi veya görevini
yerine getirmeye muktedir olmayacak hale gelmesi durumunda, halef bir hakem
asıl hakemin atanması için tarif edildiği şekilde atanacaktır ve halef asıl
hakemin tüm yetki ve görevlerine sahip olacaktır.
8. Tahkim Heyeti ehliyeti
ile ilgili bütün soruları karara bağlayacak ve Taraflar arasındaki herhangi bir
anlaşmaya tabi olarak, kendi usul kurallarını belirleyecektir.
9. Tahkim Heyeti, Tahkim
Heyeti Başkanınca kesinleştirilen zamanda ve yerde toplanacaktır. Bundan sonra,
Tahkim Heyeti nerede ve ne zaman toplanacağını kararlaştıracaktır.
10. Tahkim Heyeti
Taraflara adil bir duruşma sağlayacaktır. Tahkim Heyeti bir Tarafın yokluğunda
bir karar verebilir. Herhangi bir karar yazılı olarak verilecek ve yasal
gerekçesini ifade edecektir. Kararın imzalanmış bir nüshası her bir Tarafa
iletilecektir.
11. Aksi
kararlaştırılmadıkça, Başkanın seçildiği tarihten itibaren sekiz ay içinde,
bütün beyanlar yapılacak, bütün duruşmalar tamamlanacak ve Tahkim Heyeti-
hangisi daha sonra gerçekleşirse- son beyanlardan veya duruşmaların bittiği
tarihten sonra iki ay içinde karara varacaktır.
12. Tahkim Heyeti karar
almadan önce, duruşmaların herhangi bir aşamasında Taraflara, uyuşmazlığın
anlaşma yoluyla çözülmesini teklif edebilir. Tahkim Heyeti kararını işbu
Anlaşmanın hükümlerini, her iki Tarafın neticelendirdiği uluslararası
anlaşmaları ve uluslararası hukukun genel olarak tanınmış prensiplerini dikkate
alarak verecektir.
13. Her bir Taraf kendi
atanmış hakeminin masraflarını karşılayacaktır. Heyet Başkanının masrafları ve
tahkimin yürütülmesi ile ilgili diğer masraflar her iki Tarafça eşit olarak
üstlenilecektir. Bununla birlikte, Tahkim Heyeti harcamaların daha yüksek bir
oranının Taraflardan biri tarafından üstlenilmesine karar verebilir.
14. Tahkim Heyeti nihai
ve bağlayıcı olan kararlarını oy çokluğu ile verecektir.
15. Eğer bir uyuşmazlık,
bu Anlaşmanın 13. Maddesi uyarınca bir uluslararası tahkim mahkemesine sunulmuş
ve hala orada çözüm beklemekte ise, aynı uyuşmazlık işbu Madde hükümleri
uyarınca başka bir uluslararası tahkim mahkemesine sunulmayacaktır. Bu,
Taraflar arasında doğrudan ve anlamlı görüşmeler yoluyla bağlantı kurmayı
engellemeyecektir.
MADDE 13
BİR TARAF İLE DİĞER BİR TARAFIN YATIRIMCISI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ
1. Bir Taraf ile diğer
bir Tarafın bir yatırımcısı arasında bir yatırımla ilgili bir uyuşmazlık
çıkması durumunda, uyuşmazlığın tarafları uyuşmazlığı ilk önce danışmalar ve
müzakereler yoluyla çözmeye çalışacaklardır.
2. Eğer sözkonusu
uyuşmazlık danışmalar ve müzakereler yoluyla altı ay içinde çözülemezse,
yatırımcı paragraf 4'e tabi olarak aşağıdakilerden birini seçebilir:
a) Eğer her iki Taraf
uyuşmazlığın çıktığı tarihte 1965 tarihli Devletler ile Diğer Devletlerin
Vatandaşları Arasındaki Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümü Sözleşmesi'ne
("Sözleşme") taraf ise, yatırımcı uyuşmazlığın çözümü amacıyla Yatırım
Uyuşmazlıklarının Çözümü için Uluslararası Merkeze ("Merkez")
Sözleşmenin 28 veya 36. Maddelerine göre uzlaştırma veya tahkim için
başvurabilir;
b) yatırımcı aşağıda
belirtilen şartlara tabi olarak uyuşmazlığı Birleşmiş Milletler Uluslararası
Ticaret Hukuku Komisyonu’nun Tahkim Kurallarına (1976) uygun olarak kurulmuş
bir tahkim heyetine sunabilir:
(i) Tahkim Heyeti üç
hakemden oluşacaktır. Her bir Taraf bir hakemi seçecek, ve bu iki hakem
karşılıklı anlaşma ile üçüncü bir devlet vatandaşı olacak üçüncü bir hakemi,
heyet başkanı olarak tayin edeceklerdir. Bütün hakemler, yatırımcının diğer
Tarafa uyuşmazlığı bu alt-paragraf uyarınca tahkime sunma niyetini bildirdiği
tarihten itibaren iki ay içinde tayin edileceklerdir.
(ii) Gerekli atamaların
yukarıda belirlenen süre içersinde yapılmaması halinde, uyuşmazlığın her bir
tarafı, herhangi bir diğer anlaşmanın yokluğunda Daimi Tahkim Mahkemesi Genel
Sekreterinden gerekli atamaları yapmasını talep edebilir.
(iii) Tahkim kararı işbu
Anlaşmaya uygun olarak verilecektir.
(iv) Tahkim Heyeti
kararını oy çokluğu ile verecektir.
(v) Tahkim Heyetinin
kararı nihai ve bağlayıcı olacak ve uyuşmazlığın tarafları kararın şartlarına
itaat edecek ve uyacaklardır.
(vi) Tahkim Heyeti
kararının temelini ifade edecek ve kararının gerekçelerini verecektir.
(vii) Uyuşmazlığın her
bir Tarafı, kendi hakeminin ve tahkim duruşmalarındaki temsilinin masrafını
üstlenecektir. Heyet Başkanı 'nın tahkim ile ilgili görevlerini ifası
sırasındaki giderleri ve tahkimin diğer masrafları uyuşmazlığın Taraflarınca
eşit olarak üstlenilecektir. Bununla birlikte, Tahkim Heyeti giderlerin daha
fazla bir kısmının uyuşmazlığın taraflarından biri veya diğerince
üstlenilmesini kararında belirtebilir ve bu karar uyuşmazlığın tarafları üzerinde
bağlayıcı olacaktır.
c) yatırımcı uyuşmazlığın
diğer tarafının onayı ile uyuşmazlığı herhangi bir diğer tahkim merciine
sunabilir.
3. Uyuşmazlığın her bir
tarafı; yatırımı kabul eden Tarafın hukukuna uygun olarak, bu Tarafın yetkili
adli veya idari makamları önünde muhakeme başlatabilecektir.
4. Paragraf 13 (2)
çerçevesinde tahkim yolunun seçiminin bir ön koşulu olarak, yatırımcı her bir
Tarafın adli veya idari makamları önünde aynı konu hakkında girişimde bulunma
veya işlemleri sürdürme konusundaki haklarından feragat etmek zorundadır.
5. Bir uyuşmazlığın işbu
Maddenin 2 (a) paragrafına uygun olarak bir yatırımcı tarafından Merkeze havale
edilmesi halinde:
a) diğer Taraf,
Uzlaştırma ve Tahkim Muhakemeleri Kuruluşu için Merkezin Usul Kurallarının
amaçları bakımından, uyuşmazlığın Merkeze sunulmasına yönelik rızasını vermiş
sayılacaktır;
b) uyuşmazlığın ortaya
çıktığı Tarafın ülkesinde yürürlükte bulunan hukuka göre kurulmuş veya teşekkül
etmiş ve diğer Tarafın yatırımcılarınca hisselerinin çoğunluğuna sahip olunan
bir tüzel kişi, Sözleşmenin 25 (2) (b) Maddesine uygun olarak, Sözleşmenin
amaçları bakımından diğer Tarafın tüzel bir kişisi olarak muamele görecektir.
6. İşbu Maddenin 2. ve 3.
paragraflarında belirtilen şekilde harekete geçildiğinde, hiç bir Taraf
aşağıdaki şartlar oluşmadıkça uyuşmazlığı diplomatik kanallar vasıtasıyla takip
etmeyecektir :
a) ilgili adli ve idari
makamın, Merkezin Genel Sekreterinin, tahkim yetkilisinin veya tahkim veya
uzlaştırma komisyonunun sözkonusu uyuşmazlıkla ilgili olarak yargılama hakkının
olmadığına karar vermesi halinde; veya
b) diğer Tarafın
sözkonusu makamca verilen herhangi bir hükme, karara, emre veya diğer bir
tayine itaat etmemesi veya uymaması halinde.
7. Bir yatırımla ilgili
bir uyuşmazlıkla alakalı herhangi bir yargılama usulünde, bir Taraf sözkonusu
yatırımcının bir sigorta veya garanti sözleşmesine uygun olarak, tazminat veya
iddia edilen kaybın tamamı veya bir kısmı için diğer bir şekilde tazminat
aldığını veya alacağını savunma, karşı-iddia, karşı dava hakkı olarak veya
diğer bir şekilde iddia edemez.
8. Taraflardan birinin
seçimi halinde, 13. Madde sözkonusu Taraf ile Diğer tarafın bir yatırımcısı
arasında yalnızca yerli menkul kıymetler borsasından yapılan halka açık hisse
senetlerinin ediniminden oluşan ve yatırımcının bu şirkette % 10' dan daha az
hisse ya da oy hakkına sahip olduğu yatırımlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara
uygulanmayacaktır.
MADDE 14
YÜRÜRLÜĞE GİRME, SÜRE VE YÜRÜRLÜKTEN KALKMA
1. İşbu Anlaşma, her iki
Tarafın işbu Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için ülkelerinde gerekli anayasal
işlemlerin tamamlandığını biribirlerine yazılı olarak bildirdikleri tarihte
yürürlüğe girecektir. İşbu Anlaşma 15 yıl süresince yürürlükte kalacak ve işbu
Maddenin 2. paragrafına uygun olarak sona erdirilmedikçe yürürlükte kalacaktır.
2. Her bir Taraf, diğer
Tarafa bir yıl önceden yazılı olarak bildirimde bulunarak, işbu Anlaşmayı 15
yıllık ilk sürenin bitiminde veya daha sonra herhangi bir zamanda sona
erdirebilir.
3. İşbu Anlaşma Taraflar
arasında yazılı bir anlaşma ile değiştirilebilir. Herhangi bir değişiklik,
Taraflardan her birinin diğer Tarafa değişikliğin yürürlüğe girmesi için
gerekli tüm dahili formaliteleri tamamladığını bildirmesi üzerine yürürlüğe
girecektir.
4. İşbu Anlaşmanın sona
erme tarihinden önce yapılan ya da gerçekleşen ve bu Anlaşmanın uygulanacağı
yatırımlarla ilgili olarak, bu Anlaşmanın diğer bütün Maddelerinin hükümleri,
söz konusu sona erme tarihinden itibaren ilave bir onbeş yıl daha yürürlükte
kalacaktır.
Bu Anlaşmayı Taraflar tam
yetkili temsilcileri, huzurlarında imzalamışlardır.
İki nüsha halinde Kanberra’da 16 Haziran 2005 tarihinde Türkçe
ve İngilizce dillerinde, her ikisi de eşit derecede geçerli olmak üzere
imzalanmıştır.
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
AVUSTRALYA HÜKÜMETİ |
|
|
|
HÜKÜMETİ ADINA |
ADINA |
|
|
Kürşad
TÜZMEN |
Mark VAILE |
|
|
Devlet Bakanı |
Ticaret Bakanı |
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE AVUSTRALYA ARASINDAKİ
YATIRIMLARIN KARŞILIKLI TEŞVİKİ VE KORUNMASI ANLAŞMASI'NA EK PROTOKOL
Türkiye Cumhuriyeti
Hükümeti ve Avustralya Hükümeti arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve
Korunması Anlaşması (Anlaşma)'nın imzalanmasında, Anlaşmanın Tarafları:
(a) İşbu Anlaşmanın
amaçları bakımından, Avustralya ile ilgili olarak, "yatırım
politikaları"nın Yabancı Yatırımları Gözden Geçirme İdare Heyeti
tarafından yayımlanan politikalar olduğunu;
(b) Anlaşmanın amaçları
bakımından, özellikle Avustralya'nın yabancı sermaye politikalarının
oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak, OECD Sermaye Hareketlerinin
Serbestleştirilmesi Kodu çerçevesinde yapmış oldukları taahhütleri tekrar
onaylamayı;
(c) İşbu Anlaşmanın Madde
2 (4)'ünün amaçları bakımından, Avustralya'nın Avustralya'nın yerleşiği olan
bir Türk vatandaşının, Avustralya içinde yapılmış yatırımlarla ilgili olarak,
bir Avustralya vatandaşı ile eşit haklara sahip olacağını tanıdığını not ederek;
ve
(d) İşbu Protokol'ün bu
Anlaşmanın ayrılmaz bir parçasını oluşturacağını ve bu Anlaşma ile aynı tarihte
yürürlüğe gireceğini kabul ederler.
Bu Protokol'ü Tarafların
tam yetkili temsilcileri, huzurlarında imzalamışlardır.
İki nüsha halinde
Kanberra’da 16 Haziran 2005 tarihinde, Türkçe ve İngilizce dillerinde, her
ikisi de eşit derecede geçerli olmak üzere imzalanmıştır.
|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ |
AVUSTRALYA HÜKÜMETİ |
|
|
|
HÜKÜMETİ ADINA |
ADINA |
|
|
Kürşad TÜZMEN |
Mark VAILE |
|
|
Devlet Bakanı |
Ticaret Bakanı |