B‹R‹NC‹ OTURUM

Aç›lma Saati: 15.00

BAfiKAN: Baflkanvekili Vefa TANIR

KÂT‹P ÜYELER: Ali GÜNAYDIN (Konya), Abbas ‹NCEAYAN (Bolu)

-------------- 0 -------------

BAfiKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 17 nci Birleflimini aç›yorum.

III YOKLAMA

BAfiKAN- Ad okunmak suretiyle yoklama yap›lacakt›r; say›n milletvekillerinin, salonda bulunduklar›n› yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.

(‹zmir Milletvekili Halil Çulhao€lu'na kadar yoklama yap›ld›)

BAfiKAN- Toplant› yetersay›s› vard›r, görüflmelere bafll›yoruz

Gündeme geçmeden önce, üç say›n milletvekiline gündem d›fl› söz verece€im.

 

 

 

BAfiKAN- ‹lk sözü, Malatya ‹lini ilgilendiren konular üzerinde Say›n Gazi Barut'a veriyorum.

Buyurun Say›n Barut.

M. GAZ‹ BARUT (Malatya)- Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; her ne kadar, flu anda Türkiye'nin gündeminde çok mühim meseleler varsa da, ben, Do€u ve Güneydo€u Anadolu ile Malatya ‹lini yak›ndan ilgilendiren ve ekonomiye katk›s› olacak, bölgenin kalk›nmas›n› sa€layacak dört konu hakk›nda söz alm›fl bulunuyorum. Bu konuflmamda, ilgisizlikten y›k›lmaya terk edilen ve 1 trilyon lira de€erindeki Malatya Yük ve Yolcu Vagon Onar›m Fabrikas›; Malatya ‹linin ve Türkiye ekonomisinin döviz girdisi bak›m›ndan önemli bir gelir kayna€› olan ve son zamanlarda gerekli ilginin gösterilmemesi dolay›s›yla, elde edilen ürünü maliyetin alt›nda satmak zorunda kalan üreticinin periflanl›€›; güneydo€u ve do€u illerinin sa€l›k problemlerine büyük katk› sa€layacak Özal T›p Merkezinin üç y›ld›r tamamlanmamas› ve Güneydo€u Anadoluyu bat›ya ba€layacak 110 kilometrelik Malatya-Ad›yaman yolunun l0 y›ld›r tamamlanamamas› dolay›s›yla bu bölgede meydana gelen menfi geliflmeler hakk›nda bilgi arz edece€im.

Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Malatya Yük ve Yolcu Vagon Onar›m Fabrikas›n›n temeli 1977 y›l›nda at›lm›fl ve bu temel atmadan sonra 1979 y›l›nda 800 bin metrekarelik arazi kamulaflt›r›lm›flt›r. 1982 y›l›nda inflaat›na bafllanan Malatya Yük ve Yolcu Vagon Onar›m Fabrikas›n›n 26 bin metrekarelik sosyal tesislerinin tamam›, 48 bin metrekarelik fabrika binas›n›n ise yüzde 80'i tamamlanm›flt›r. Ekonomiye büyük katk› sa€layacak bu projenin gerçekleflmesi halinde, 2 vardiyada 3 316 kifli ifl olana€›na kavuflacakt›. Ayr›ca, 8 bin yük ve yolcu vagonunun tamiri ve bak›m› yap›larak büyük fayda temin edilecekti. Tüm bu olumlu olabilecek katk›lara ra€men, her nedense, bugünkü fiyatlarla 1 trilyon lira harcama yap›lm›fl bulunan bu tesisin yap›m›, DPT'ce, ekonomik olamayaca€› düflüncesiyle, durdurularak y›k›lmaya terk edilmifltir.

Peki, bunun sorumlusu kimdir? Arazi istimlaki yap›lmadan temelini atanlar m›, projesini ve fizibilitesini yapanlar m› "ekonomik de€ildir" diye, inflaat› durduranlar m›; yahut da "tüyü bitmemifl yetimin hakk›n› arayaca€›z" diye iflbafl›na gelen, haz›r tesisi hiçbir flekilde de€erlendirmeyenler mi?..

Bu fabrikan›n ak›betiyle ilgili olarak, 3 Mart 1993 tarihinde Say›n Baflbakana verdi€im soru önergeme de, bugüne kadar cevap alamad›m.

Say›n milletvekilleri, bu anlat›lanlar, bir parti veya hükümet sorunu de€ildir; bu, hepimizin ve yat›r›m› yapan devletin sorunudur. Her gün biraz daha y›prat›lan bu millî servetin heba olmas›na daha fazla seyirci kal›nmamal›d›r, mevcut tesisler, flu veya bu flekilde de€erlendirilmelidir.

Say›n milletvekilleri, Malatya'da her 4 kifliden 1'i, yani, 50 bin aile geçimini kay›s›dan sa€lamaktad›r. Malatya'n›n kuru kay›s›s›, ihraç edilen ülkelerce de kabul edildi€i gibi, rakipsiz bir alt›n meyvedir; ancak, bu husus yeteri kadar de€erlendirilmemifl, anlat›lamam›fl ve ürünün gerçek de€eri için Hükümetçe herhangi bir gayret gösterilmemifltir. 1993 y›l›nda, tonu ortalama 2 650 dolardan, 33 bin ton kay›s› ihraç edilerek, 81 milyon dolar döviz girdisiyle Türkiye ekonomisine büyük katk› sa€lanm›flt›r. Ne yaz›k ki, ekonomiye bu kadar katk›s› ve döviz girdisi bulunan bu ürüne gerekli ilgi gösterilmemektedir.

1993 y›l›nda tonu 2 650 dolara sat›lan kay›s›, flu anda tonu 1 000 ilâ 1 400 dolar aras›nda sat›lmaktad›r. Enflasyonun yüzde 100'ün üzerine ç›kt›€› ve girdi fiyatlar›ndaki birkaç misli art›fllar göz önüne al›nd›€›nda, fiyatlar›n, bir y›l öncesine göre, yüzde 40 de€er kaybetti€i görülecektir.

Bu sene üretilen kay›s›n›n, yüzde 15'i maliyetini kurtar›yor, yüzde 85'i ise zarar. Gerekli ilgi gösterilmedi€inden ve pazar pay›n› art›rma giriflimleri yap›lmad›€›ndan, üretici, elindeki kay›s›n›n kilosunu 30 bin liran›n alt›nda tüccara satmaktad›r. Bu miktar, üreticinin kilo maliyetinin alt›nda bir rakamd›r. ‹laç, gübre, sulama, toplama, kurutma ve nakliye olmak üzere, maliyeti 30 bin lirad›r. ‹ki y›l önce kurulmufl Kay›s›birlik'e destek verilmeli ve basiretli bir tüccar gibi çal›flmas› sa€lanmal›...

BAfiKAN- Say›n Barut, yaz›lar›n›z› görüyorum, rahat okuyu, s›k›flmay›n.

M. GAZ‹ BARUT (Devamla)- Teflekkür ederim efendim.

...ayr›ca, Birlik, krediyle desteklenmelidir. Nitekim, 1993 y›l›nda Ziraat Bankas›ndan 22 milyar lira faizli kredi verilmifl; ancak,1994 y›l› için 500 milyar lira kredi sözü veren Hükümet, bugüne kadar bir kurufl dahi vermemifltir. Birli€in, Sanayi ve Ticaret Bakanl›€›na, kilosu 50 bin liradan sat›n alma talebi, bakanl›kça kabul edilmifl, hatta, say›n bakan›n, bu fiyat›n daha da yükseltilece€i ve konuyu yerinde inceleyece€i taahhüdünde bulunmas›na ra€men, netice al›nmam›flt›r. Birlik, paras›zl›k yüzünden 50 bin lira de€er biçilen 70 bin ton üründen ancak 300 tonunu sat›n alabilmifltir. Üretici, bir y›ld›r borcunu bu sebepten ödeyememifl, geçimi zorlaflm›fl, hatta imkâns›z hale gelmifltir.

Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; sözlerimin bafl›nda belirtti€im gibi, di€er bir konu olan, Do€u ve Güneydo€u Anadolu'ya hizmet verecek ve inflaat›na 1991 y›l›nda bafllanan Turgut Özal T›p Merkezi hakk›nda k›saca bilgi arz etmek istiyorum. 1994 y›l›nda k›smen,1995 y›l›nda ise tam kapasiteyle hizmete aç›lmas› planlanan ve Avrupa ‹skân Fonundan 60 milyon dolar kredi alan t›p merkezi inflaat›n›n ancak yüzde 60 kadar› bugüne kadar tamamlanabilmifltir; bu da üç y›ll›k bir gecikmeyi ifade etmektedir.

Bu gecikmenin yan›nda büyük zararlar da do€mufltur. Bir kere, t›p merkezinde çal›flmak üzere ihtisas için Amerika Birleflik Devletlerine gönderilen sa€l›k personelinin bir k›sm› e€itimini tamamlayarak yurda dönmüfl, hizmete aç›lmam›fl t›p merkezinde çal›flma olana€› bulunmad›€›ndan, bu personel di€er kurumlara gitmifltir. Ayr›ca, üniversite, e€itim için ödenecek 1 milyon dolar›, kredi olarak kulland›€›ndan, dolardaki art›fl dolay›s›yla çok yüksek bir borç alt›na girmifltir. Çünkü, sözleflme an›nda dolar 14 bin lira iken, bugün 34 bin lira olmufltur.

Görülüyor ki, tamamland›€›nda ülke aç›s›ndan büyük yararlar› olacak ve Avrupa'n›n dahi en modern t›p merkezleri kalitesinde bulunacak olan bu sa€l›k merkezinin, Do€u ve Güneydo€u Anadolu'da sa€layaca€› say›s›z katk›lar› dolay›s›yla, bir an evvel bitirilmesi için ödeneklerin art›r›lmas› gerekmektedir.

Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; huzurunuzu fazla iflgal etmeden, di€er bir konuya da k›saca de€inmek istiyorum: Türkiye'nin gelece€inin simgesi, kalk›nman›n temel tafllar›ndan biri ve medar› iftihar›m›z GAP'› ve bu tesislerin bulundu€u Güneydo€u Anadolu Bölgesini bat›ya ba€layacak olan Ad›yaman- Malatya devlet yolu inflaat› 10 y›ld›r devam ediyor. Bitmesiyle, Ad›yaman- Malatya aras›ndaki mesafeyi, 185 kilometreden 110 kilometreye indirecek olan bu yolun, 10 y›lda, ancak yüzde 50' si tamamlanm›flt›r. Bu tempoyla çal›fl›l›rsa, yolun tamamlanmas› için 10 y›la daha ihtiyaç vard›r. Do€u ve güneydo€uya hizmetin, sözde de€il, bu icraatla olaca€› flüphesizdir.

Bu yolun tamamlanmas› için, Hükümetin gerekli ilgiyi göstermesi dile€iyle, Yüce Meclise sayg›lar sunar›m. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Barut.

Cevap vermek üzere, Say›n Bakan; buyurun.

DEVLET BAKANI NECMETT‹N CEVHER‹ (fianl›urfa)- Say›n Baflkan, de€erli arkadafllar›m; Malatya Milletvekili Say›n Gazi Barut'un, asl›nda, ‹çtüzü€e göre, bir konuyla s›n›rl› olmas› gereken gündem d›fl› konuflmas›na, dört konuyu s›€d›ran de€erli görüfllerine cevap arz etmek istiyorum.

Say›n Milletvekilinin, Malatya Yolcu ve Yük Vagonlar› Onar›m Fabrikas› hakk›nda, birinci maddede ifade buyurduklar› husus, kendilerinin ifade ettikleri gibi, ihmalden dolay› de€ildir. Bu fabrikan›n yap›m›na 1979 y›l›nda biz bafllad›k. 800 dönüm (800 bin metrekare) arazi üzerinde yap›lan ve afla€› yukar› Eskiflehir'dekinin ve Adapazar›'ndakinin, hatta S›vas'takinin emsali olabilecek durumda, gayet kapsaml›, istihdam hacmi genifl bir projedir bu. Bugün, bu projenin tak›lm›fl olmas›n›n nedeni, sadece müteahhitçe ipotek alt›na al›nmas› gereken hususlar›n ipote€i hususunda, teminat yönünden, hukuken duyulan sak›ncadan dolay›d›r ve bu da giderilecektir. De€erli arkadafl›m›z›n ifade etti€i ve 1979' da bafllatt›€›m›z bu eseri, bu ifli, inflallah bitirecek ve Malatya'daki Turgut Özal T›p Merkezinde oldu€u gibi, bunu da de€erli Malatyal› vatandafllar›m›z›n, hemflerilerimizin istifadesine biz sunaca€›z.

Say›n Gazi Barut'un, ikinci olarak de€indi€i husus, kay›s› konusudur. De€erli arkadafllar›m, bu sene hem kay›s› mahsulünün az oluflundan dolay› hem de, onun da ötesinde, dünya fiyatlar›yla bütünleflmifl olmaktan dolay›, birliklere -bugünlerde kararnamesini ç›karaca€›z, finans kararnamesi dolaflmaktad›r- istedikleri 20 milyar lira krediyi vermeye -daha do€rusu, verirsek de kullanmalar›na- gerek kalmayacakt›r; çünkü, döviz kurunun yapay olarak bast›r›lmas› sisteminden, köylünün ve üreticinin aleyhine iflleyen bu yanl›fl sistemden vazgeçilmifl olmas› dolay›s›yla, birliklere dahi mal gelmeyecek kadar, bugün, d›flar›ya ihracat imkânlar› artm›flt›r. Arkadafl›m›z›n da ifade etti€i gibi, 50 bin liraya, hatta 50 bin liran›n da çok üstünde bir fiyatla zaten sat›lmaktad›r.

De€erli arkadafl›m›z›n bahsetti€i üçüncü konu, Turgut Özal T›p Merkezi konusudur. Merhum Cumhurbaflkan›n›n an›s›na Malatya'da yap›lan t›p merkezinin çal›flmalar› ihmal edilmifl de€ildir. Yine kendilerinin ifade ettiklerine göre, afla€› yukar› yüzde 60'› tamamlanm›flt›r. 1991 senesinde bafllam›fl olan bu t›p merkezinin inflaat çal›flmalar›n›n yüzde 60'›n›n da tamamlanm›fl oldu€unu, yine arkadafl›m›z›n da görüfllerini tamamlayarak; ancak, tenkit etmesi yahut edilmesi gereken bir husus olmad›€›n› da ifade ederek, maruzatta bulunmak isterim.

De€erli arkadafl›m›z›n de€indi€i dördüncü konu, Ad›yaman-Malatya yoludur. Ad›yaman-Malatya yolunun, Ad›yaman'dan Çelikhan'a kadar olan k›sm› yap›lm›flt›r, karayollar›n›n a€›ndad›r. Kalan k›s›m Ad›yaman'dan Çelikhan'a kadar inen; yani Pötürge üzerinden de€il de, Çelikhan üzerinden -daha yumuflak arazi co€rafyas› üzerinden- inen k›s›md›r ve bunun da tamamlanmas›na çal›fl›lmaktad›r. Önümüzdeki bütçe içerisinde, Malatya il hududundan Çelikhan'a kadar olan k›sm› da tamamlanacak, bu suretle, Malatya, Ad›yaman'a, Ad›yaman üzerinden de ‹skenderun istikametine, bir ikinci yol olarak -Gölbafl›'n›n d›fl›nda- ba€lanm›fl olacakt›r.

Arz eder, teflekkür ederim.

BAfiKAN-Teflekkür ederim Say›n Bakan.

 

 

 

BAfiKAN- Say›n Günefl Müftüo€lu, yolsuzluklar, nedenleri ve çözüm önerileri hakk›nda gündem d›fl› söz istemifllerdir; kendilerine söz veriyorum.

Buyurun Say›n Müftüo€lu.

GÜNEfi MÜFTÜO⁄LU (Zonguldak)- Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; sizleri sayg›lar›mla selaml›yorum.

2 Kas›m 1990 tarihinde Paris'te 34 ülkenin kat›l›m›yla imzalanan Paris fiart›nda, demokratik parlamenter sistem, asr›n rejimi olarak kabul edilmiflti.; ancak, bugünlerde, birk›s›m bilim adam›, uygulanan demokratik sistemin, ulusal kaynaklar›n paylafl›lmas› kavgas›na dönüfltü€ünü ileri sürmektedir. Ayr›ca, bu bilim adamlar›, giderek, demokrasinin gelece€inden de endifle ettiklerini beyan etmektedirler; yani, bu konuda bir hayli karamsar görüfller bulunmaktad›r.

Demokratik sistemin bu flekilde uygulan›fl› sonucunda, toplumda birtak›m yolsuzluklar, demokrasinin ve politikan›n yozlaflmas› gibi sonuçlar ortaya ç›kmaktad›r. ‹flte ‹talya'da gördü€ümüz "Temiz Eller Operasyonu" bizde yaflanan Emlak Bankas› olay›, yine daha dün ‹ngiltere'de aç›klanan Margaret Thatcher'›n o€lunun birtak›m olaylara kar›flt›€› fleklindeki geliflmeler...

Buna, ister demokraside yozlaflma, ister politik yozlaflma, isterseniz yolsuzluk deyiniz; ad› ne olursa olsun, bu olaylarla, birk›s›m kifliler, devletten, sistemden, politikadan, politikac›lardan veya daha baflka yollardan  birtak›m haks›z kazançlar elde etmektedirler.

Bu "politik yozlaflma" veya "yolsuzluk" dedi€imiz olay, genellikle, rüflvet, zimmet, siyasal kay›rmac›l›k, adam kay›rmac›l›€›, lobicilik, rant kollama, kamu s›rlar›n› s›zd›rma, vurgunculuk fleklinde gerçekleflmektedir.

Bu yolsuzluklar›n nedenleri nedir diye bakt›€›m›zda, birinci sebep, temel neden, birtak›m kifli ya da kiflilerin, kurulufllar›n, özel ç›kar peflinde koflmalar›d›r.

Özel nedenlere bakt›€›m›zda da, kamuda çal›flanlar›n maafllar›n›n azl›€›, e€itim düzeylerinin düflük olmas›, hukuk sistemindeki birtak›m boflluklar, gelir da€›l›m›ndaki dengesizlikler, demokrasi kültürünün toplumda yayg›n bir flekilde anlafl›lamam›fl olmas› ve enflasyondur diyebiliriz.

Bu yolsuzluklar sadece bizim ülkemize has de€il, bütün dünya ülkelerinde olan olaylard›r. Bu yolsuzluklar›n sonucunda da, sosyal, kültürel ve özellikle de ahlakî de€erler fevkalade zedelenmekte, ülkenin ekonomik kaynaklar› israf edilmekte ve kamu kaynaklar› kötü kullan›lmaktad›r.

Peki, bunlar› nas›l önleyebiliriz, bu yolsuzluklar› önlemenin yollar› nelerdir diye bakt›€›m›zda -bu konuyu iki bölüm halinde incelemek istiyorum- geleneksel çözüm yollar› olarak, iktidarlar›n, özellikle milletvekillerinin, bu tür olaylar karfl›s›nda çok dikkatli davranmalar›, kamuda çal›flan memurlar›n, görevlilerin ücretlerinin art›r›lmas›; bürokrasideki engellerin ortadan kald›r›lmas›, kitle iletiflim araçlar› vas›tas›yla bu konuda toplumun ayd›nlat›lmas›, mal beyan› sisteminin fevkalade iyi uygulanmas› ve seçilmifl, atanm›fl kiflilerin mal varl›klar›n›n kayyumlar taraf›ndan idaresi konular›n› sayabiliriz.

‹talya'daki bu son geliflmeler karfl›s›nda Baflbakan Berlusconi'nin mal varl›€›n›n kayyum taraf›ndan idare edilece€ine dair bir kanun teklifi de haz›rlanm›fl durumda. Yani, cumhurbaflkanlar›n›n, baflbakanlar›n, bakanlar›n, meclis baflkanlar›n›n, milletvekillerinin ve atanm›fl üst düzey bürokratlar›n göreve bafllad›klar› zaman, mal varl›klar›n›n, atanacak kayyumlar taraf›ndan yönetilmesi gibi bir fikir ileri sürülmektedir.

Son olarak da, yasal önlemler diyebiliriz:

Meclis Baflkan›m›z Say›n Hüsamettin Cindoruk yeni bir çal›flma bafllatt›; gündemde olan ve benim de imzam bulunan, Mal Bildiriminde Bulunulmas›, Rüflvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 9 ve 11 inci Maddelerinin De€ifltirilmesi Hakk›nda Kanun Teklifi, Meclisimizde 3.7.1992 tarihinde da€›t›lm›fl; tam iki y›l üç ay oluyor; fakat, hâlâ kanunlaflamad›. Kendileri,bu teklifte yap›lacak birtak›m düzenlemelerle, konunun yeniden gündeme gelmesini öngördüler.

Keza, ‹hale Kanununda de€ifliklik öngören yeni bir yasa ç›kar›lacak; buna göre rüflvet verenlerin itiraflar› halinde affedilmeleri öngörülüyor.

Ayr›ca, bu yasal düzenlemelerde, Baflbakanl›k Yüksek Denetleme Kurulunun, Türkiye Büyük Millet Meclisine ba€l› olarak çal›flmas› öngörülmektedir

Medya, bu konularda, fevkalade hassas davranmaktad›r. Bu haftaki yaz›lar›nda, bu konuda, Say›n Ekfli, karamsar oldu€unu, özellikle, milletvekilleri hakk›nda düzenlenen tasar›larda bir hüküm olmad›€›n› ileri sürmektedir; Say›n Hasan Cemal, konunun çözümünü genifl bir yarg› reformunda görmektedir; Say›n ‹smail Cem, bu konunun halli için, siyasal iradenin gerçekleflmesini flart görmektedir.

De€erli arkadafllar›m, bunlar, muhakkak ki güzel öneriler, gerçekleflmesi gereken öneriler.

Mevzuat›m›za bakt›€›m›zda, tabiî ilk baflta, 3628 say›l› Mal Bildiriminde Bulunulmas›, Rüflvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununu görüyoruz; bunda de€ifliklik öngören teklif hâlâ gündemimizde.

Türk Ceza Kanununda, bu konuda yedi maddede düzenlemeler var; basit zimmet, nitelikli zimmet, denetim görevinin ihmaliyle zimmet, ihaleye fesat kar›flt›rma, devlet al›mlar›nda hile, irtikâp ve rüflvet.

Ayr›ca, 657 say›l› Devlet Memurlar› Kanununun 29 ve 30 uncu maddelerinde, memurlara hediye alma yasa€› getiriliyor.

Yine, 1913 y›l›ndan beri yürürlükte bulunan Memurin Muhakemat› Hakk›nda Kanunla da, memurlar›n ilk soruflturmas›n›n, idarenin izni üzerine yap›labilece€i öngörülmektedir.

 Bunlar d›fl›nda, yasama, yürütme ve yarg› organlar› da denetim yapmaktad›rlar.

Biliyorsunuz, bu denetim, yasama organ›m›zda soru, genel görüflme, Meclis araflt›rmas› ve Meclis soruflturmas› flekillerinde yap›labilmektedir.

‹darî denetim, yani iç denetim, teftifl kurallar›yla hiyerarflik denetim flekliyle yap›labilmektedir.

D›fl denetim, merkezi idarenin, mahallî idareleri denetlemesi fleklinde gerçekleflmektedir.

Özel denetim ise, Say›fltay, Baflbakanl›k Yüksek Denetleme Kurulu ve Devlet Denetleme Kurulu taraf›ndan yap›lmaktad›r.

Yarg› denetimi, ilk derece mahkemeleri olarak adlî, idarî ve askerî mahkemeler ve yüksek mahkemeler olarak da Yarg›tay, Dan›fltay, Askerî Yarg›tay, Askerî Yüksek ‹dare Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi taraf›ndan yap›lmaktad›r.

Bu düzenlemeler yeterli midir; öyle görüyoruz ki, özellikle son geliflmelerden sonra, bu düzenlemelerin yeterli olmad›€› aç›k seçik ortaya ç›km›flt›r.

Bunlar›, geleneksel çözüm önerileri olarak sunmufltum.

Anayasal reform olarak sizlere sunmak istedi€im ikinci bir olay var.

Son zamanlarda, kamu tercihi teorisyenlerinin görüflleri, devletin büyümesinin, bu tip yolsuzluklara fevkalade müsait alanlar açt›€› yolundad›r. Devlet büyüdükçe yolsuzluklar›n artmas› da o büyümeyle do€ru orant›l› olarak artmaktad›r.

Bu nedenle, Anayasada bir reform yap›lmas› gerekmektedir. Bugün bütün dünya devletlerinde gördü€ümüz anayasalar, politik anayasalard›r. Aç›n›z bak›n›z, içerisinde ekonomiyle ilgili do€rudan yapt›r›m gözeten maddeler yoktur veya fevkalade azd›r, kapsam› dard›r. "Devletin politik ve ekonomik hak ve yetkileri belirli oranlarda s›n›rlanmal› ve s›n›rlar vas›tas›yla devletin harcamalar› da belli bir disiplin alt›na al›nmal›d›r " fleklinde bir görüfl vard›r.

fiimdi, devletin  harcama yetkisi var, vergi koyma yetkisi var, d›fl borç ve iç borç yapma yetkisi var ve özellikle de para basma yetkisi var. ‹flte, anayasal reformla bu hak ve yetkilere belirli s›n›rlar getirmek, denk bütçeyi hedeflemek, özellefltirmeyi bu kapsam içerisine almak, ikisi d›fl›nda kamu bankalar›n› elden ç›karmak suretiyle devleti küçültme yoluna gitmek gerekmektedir.

Bu nedenle, geleneksel çözümler, bu yolsuzluklar karfl›nda yeterli olamamakta, anayasal reform da kaç›n›lmaz duruma gelmektedir.

Bak›n›z, de€erli arkadafllar›m, Anayasan›n 87 nci maddesinde, para basma yetkisi, Türkiye Büyük Millet Meclisindedir. Ben sekiz y›ll›k parlamenterim, aram›zda çok daha uzun süreli görev yapan de€erli büyüklerimiz var. Bir defa olsun, para bas›lmas›na dair bir yasa teklifiyle karfl›lafl›ld› m›; hiç sanm›yorum. Çünkü, Merkez Bankas› Kanununun 4 üncü maddesinin I/c ve II/a f›kralar›nda bu yetki, nas›l olmuflsa, Merkez Bankas›na verilmifl; ama, yetki, Türkiye Büyük Millet Meclisindedir.

Biz yetki kanunu ç›kar›yoruz, muhalefet, Anayasa Mahkemesine gidiyor -iflte, bu, bir yetki devridir diye- Anayasa Mahkemesince kanun iptal ediliyor. Bu nas›l bir olayd›r; ben, bir türlü  buna ak›l erdiremedim.

Dolay›s›yla, gelmifl geçmifl bütün iktidarlar, maalesef, emisyon yönünden, para basma yönünden, fevkalade serbest durumdalar ve bu yetkiyi de fevkalade hoyrat bir flekilde kullanmaktad›rlar. Tabiî, bunun sonucu da, bütçe aç›klar›, kamu harcamalar›n›n artmas› ve enflasyona kadar gitmektedir. Keza, s iç borçlanma konusunda, san›yorum, bu hafta bafl›nda Hükümetimiz 10 triyon civar›nda bir iç boçlanmaya gitti; fakat, Meclisimizin bu konuda hiçbir yetkisi yok.

 Bizim, bu anayasal reformda getirmek istedi€imiz fleyler bunlar. Devlet, iç borçlanmaya gidece€i zaman, d›fl boçlanmaya gidece€i zaman bir kanun tasar›s›yla buraya gelmeli, bütün parti gruplar› bu konuda fikirlerini söyleyebilmelidir.

Diyelim ki, iç borçlanma yap›lacak; peki yap›lacak. 10 trilyon için teklif gelir, belki 5 trilyona iner; faiz miktar› yüzde 40'tan yüzde 30'a inebilir; süre 6 aydan 3 aya düflürülebilir; bu gibi birtak›m de€ifliklikler yap›lmas› mümkün olabilir.

Bak›n›z, Amerika Birleflik Devletleri Anayasas›nda, bu konuda özel hüküm var. Görüyorsunuz, bize yapacaklar› yard›m›, do€rudan hükümet haz›rl›yor, Kongreye gidiyor, Kongre bu konuda karar veriyor; yani, onlar›n yasama organlar› karar veriyor; bize yap›lan yard›m› belirli k›s›nt›lara tabi tutabiliyor veya belirli flartlara ba€layabiliyor. Amerika Birleflik Devletleri Hükümetinde sistem bu flekilde ifllemektedir. Bunlar› yapabildi€imiz takdirde, iç ve d›fl borçlanma belirli bir disiplin alt›na girecektir.

Burada, bir konuya daha dikkatinizi çekmek istiyorum: Bak›n›z, kamu harcamalar›n›n en büyük kesimini transfer harcamalar› teflkil ediyor. 1988 y›l› bütçesinde yat›r›mlara yüzde 16, transfer harcamalar›na yüzde 50 pay ayr›lm›fl; 1989 y›l› bütçesinde bu pay yüzde 15'e karfl›l›k yüzde 42, 1990 y›l› bütçesinde ise yüzde 14'e karfl›l›k yüzde 37'dir. Bu transfer harcamalar› içinde Fak-Fuk Fonundan tutunuz da ihracat teflviklerinde, yat›r›m teflviklerine kadar bir dolu harcama var.

Tabiî, bu kamu harcamalar›ndaki art›fl vergiyle karfl›lanam›yor, buraya vergi kanunu tasar›s› getirip ç›karam›yoruz. Ne yap›yor hükümetler; emisyona gidiyor, art›, borçlanmaya gidiyor. Sonuç olarak; bütçe aç›klar› do€uyor, iç borçlar art›yor, d›fl borçlar art›yor, enflasyon art›yor ve ekonomi ç›kmaza giriyor.

Bu nedenlerle, devletin ekonomik hak ve yetkilerine anayasal birtak›m s›n›rlamalar getirilmesi, kamu harcamalar›n›n disipline edilmesi, devletin büyümesinin önlenmesi gerekmektedir. Devlet büyüdü€ü takdirde, bu yolsuzluklar›n önlenmesi hiçbir flekilde mümkün de€ildir. Bu konuda anayasal reform flartt›r diyor, hepinize sayg›lar›m› sunuyorum. (DYP ve ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Müftüo€lu.

 

 

 

BAfiKAN- Say›n Esat Bütün, d›fl politikadaki geliflmeler hakk›nda gündem d›fl› söz talebiniz vard›r; buyurun.

ESAT BÜTÜN (Kahramanmarafl)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

Özellikle, Sovyetler Birli€i Devlet Baflkan› Boris Yeltsin ile Amerika Birleflik Devletleri Baflkan› Clinton'›n buluflmas›ndan sonra bölgemizde s›cak olaylar meydana gelmeye bafllam›flt›r.

Bir taraftan Rusya, Kafkaslar› arka bahçesi ilan ederek, Kafkaslara inme politikas›n›, s›cak bölgeden ayr›lmama politikas›n› devam ettirirken; ABD ise, Güney’de (Körfez’de) kalma sürecini süreklilik haline getirmenin çabas› içerisindedir. Özellikle, körfezdeki son olaylar bunun belirtisini göstermektedir.

Türkiye’nin, yak›n ilgi ve bölgesinde geliflen bu olaylara, kay›ts›z kalmamas› gerekir. Özellikle Rusya’da meydana gelen politika de€ifliklikleri, Türkiye’yi, Türkiye’de yaflayanlar› yak›ndan ilgilendirmektedir.

Hiçbir zaman, yaflayan insanlar bak›m›ndan, Kafkaslar, Sovyetler Birli€inin arka bahçesi olmam›flt›r; ama, Türkiye’nin ön bahçesi, hatta can bahçesi olmufltur; çünkü, bu yörelerde yaflayan insanlar›n hemen hemen hepsi, bizim soydafl›m›z ve ayn› zamanda din kardeflimizdir,.hemen hemen hepsi Müslümand›r ve hepsiyle tarih birli€imiz, kültür birli€imiz vard›r. Onun da ötesinde, o yöreden göçüp gelen, Türkiye’de yaflayan yüzlerce, binlerce, milyonlarca insanlar›m›z vard›r.

‹nan›yorum ki, ba€›ms›zl›€›n› ilan eden Çeçenistan’›n ba€›ms›zl›k mücadelesini yürekten destekleyen, Türkiye’de yaflayan, oradan kopup göçüp gelen binlerce Çerkez soydafllar›m›z ve yurttafllar›m›z vard›r. Öyleyse, Türkiye, bu akrabal›€›n› düflünerek bile olsa, Çeçenistan’daki geliflmeleri, dünya kamuoyuna, Birleflmifl Milletlere, AG‹K’e ve bütün insan haklar› platformlar›na tafl›mak zorundad›r. Bu, Türkiye için de gereklidir, Türkiye’de yaflayan oradaki insanlar›n akrabalar› için de gerekli ve elzemdir; çünkü, Türkiye’nin savunmas›, sadece s›n›rlar›ndan de€il, Kafkaslardan ve güneyden bafllamak zorundad›r.

Nas›l, güneyde, p›s›r›k ve ürkek bir politikayla, sadece, Kuzey Irak’ta yaflayan Peflmergeler sürekli gündeme getirilerek, orada yaflayan 2,5 milyon Türkmen unutulmuflsa, bugün de, Kafkaslar, yine, Sovyetler Birli€inin “kar›flt›r, ondan sonra iflgal et” politikas›na terk edilmifltir. Önce, Karaba€’da kargafla ç›kar›larak, Azerbaycan’›n ba€›ms›zl›€› engellenmeye çal›fl›lm›fl; arkas›ndan, Abhazya ile Gürcistan aras›nda problemler meydana getirilmifl; bu kargafladan dolay›, Sovyetler Birli€i askerleri, bizim s›n›rlar›m›za gelmifltir. fiimdi ise, Çeçenistan’› ele geçirmek için, önceden oraya yerleflmifl KGB ajanlar› vas›tas›yla, sözde bir ayaklanma ve karfl› direnifl ad› alt›nda -Sovyet tanklar› ve helikopterleriyle- mevcut yönetime, yani, orada ba€›ms›zl›k mücadelesi veren Cahar Dudayev ve devlet yönetimine karfl› bir hareket vard›r. Bütün bunlar›n karfl›s›nda, Türkiye’nin seyirci kalmamas› gerekti€ine inan›yorum.

Özellikle, son al›nan baz› kararlar› da olumlu buldu€umu, burada söylemek zorunday›m. Türkiye, özellikle Körfez Savafl›ndan sonra, bir yol-geçen han› haline gelmiflti. Herkes, Habur s›n›r kap›s›ndan, Kuzey Irak’a, âdeta hiçbir kayda tabi tutulmadan geçmekteydi. Bunu önleyici kararlar›n art›r›larak devam etmesi laz›m. E€er biz, Irak’›n toprak bütünlü€ünü savunuyorsak, o zaman, Irak’›n egemenlik haklar›n› da yürürlü€e koymam›z gerekir; onun için de, Irak’a geçecek bütün insanlar›n Irak’tan vize almas› yönündeki karar, do€ru bir karard›r; bunu olumlu buluyoruz. Türkiye’nin de, bu konuda, elindeki imkânlar› kaybetmemesi için, f›rsat› kaybetmemesi için, burada büyük devlet oldu€unu gösterebilmesi için, bu kontrolü s›klaflt›rarak, art›rarak devam ettirmesi laz›m; çünkü, bu, Türkiye’nin bütünlü€ü aç›s›ndan da önemlidir.

Özellikle, Kuzey Irak'taki boflluktan sonra güneyde terör hareketlerinin artt›€›n› düflünürsek ve bu olaylardan dolay›, Türkiye'de kontrolsüzlü€e ve güven vermeyen insanlar›n Türkiye'yle iflbirli€i yaparak -Talabani gibi birtak›m insanlara Türkiye'den k›rm›z› pasaport verilerek- Türkiye aleyhinde faaliyet göstermelerine f›rsat ve imkân verdi€imiz müddetçe, Ortado€u'daki olaylar›n bitmesi mümkün de€ildir.

Büyük devlet olman›n gere€i, büyük düflünmekten geçer, gerekirse risk almaktan geçer. Öyleyse, Türkiye, bölgesinde lider ülke olabilmek için, komflular›na karfl›, soydafllar›na karfl›, dindafllar›na karfl› görevini yapabilmek için, büyük düflünmek, büyük plan yapmak, gerekirse risk almak zorundad›r. Bu, Türkiye'nin yaflamas› için de gereklidir, Türkiye'nin savunmas› için de gereklidir.

Etraf›m›zda meydana gelen olaylara kay›ts›z kald›€›m›z müddetçe, yeni Bosna-Hersek olaylar›, Karaba€ olaylar› meydana gelecektir; K›r›m'da meydana gelecektir; flu anda Çeçenistan'da meydana gelmifltir; belki Türkmenistan'da, belki ba€›ms›zl›€›n› kazanm›fl di€er Türk Cumhuriyetlerinde de meydana gelecektir. Onun için, Türkiye'nin, bu olaylar karfl›s›nda, gerekli tedbirleri almas›, bunlara yard›mc› olmas› ve bu olaylar› uluslararas› platforma götürmesi gerekti€ine inan›yoruz.

De€erli milletvekilleri, belki, bu konuflmalar›m bugünün gündemi aç›s›ndan önemli olmayabilir; ama, bunlar, devletin gelece€i aç›s›ndan, devletin bekas› aç›s›ndan, asl›nda düflünmemiz gereken olaylard›r; ama, ‹ktidar ve Parlamento, maalesef, gündemin d›fl›na tafl›nm›flt›r. Özellikle bu konuya dikkatlerinizi çekmek istedim, özellikle bu konuyu Parlamentonun gündemine getirmek istedim.

Bu nedenle, bana söz verdi€i için, Say›n Baflkana teflekkür ediyor, sayg›lar sunuyorum.

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Bütün.

Say›n milletvekilleri, gündem d›fl› konuflmalar bitmifltir.

 

 

 

BAfiKAN- 3 adet Cumhurbaflkanl›€› tezkeresi vard›r; okutup bilgilerinize sunaca€›m:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

"Güneyin Sürdürülebilir Kalk›nmas› ‹çin Bilim ve Teknoloji Komisyonu-COMSTAS" birinci toplant›s›na kat›lmak üzere, 3 Ekim 1994 tarihinde Pakistan'a gidecek olan Devlet Bakan› Nafiz Kurt'un dönüflüne kadar; Devlet Bakanl›€›na, Devlet Bakan› Y›ld›r›m Aktuna'n›n vekâlet etmesinin, Baflbakan›n teklifi üzerine, uygun görülmüfl oldu€unu bilgilerinize sunar›m.

                                                                               Süleyman Demirel

                                                                                 Cumhurbaflkan›

BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.

 

 

BAfiKAN- Di€er tezkereyi okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

"46 nc› Uluslararas› Kitap Fuar›" ile Fuar kapsam›nda düzenlenecek "Yurtd›fl›nda Yaflayan Kuflaklar Aras›nda Etkileflim ve ‹letiflim" konulu panele kat›lmak üzere, 3 Ekim 1994 tarihinde Almanya'ya gidecek olan Kültür Bakan› Timurçin Savafl'›n dönüflüne kadar; Kültür Bakanl›€›na, Turizm Bakan› Halil Çulhao€lu'nun vekâlet etmesinin, Baflbakan›n teklifi üzerine, uygun görülmüfl oldu€unu bilgilerinize sunar›m.

                                                                               Süleyman Demirel

                                                                                 Cumhurbaflkan›

BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.

 

 

 

BAfiKAN- Di€er tezkereyi okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

‹LG‹: 30 Eylül 1994 gün ve KAN.KAR: 39-06-133-94-533 say›l› yaz›m›z.

"46 nc› Uluslararas› Kitap Fuar›" ile Fuar kapsam›nda düzenlenecek "Yurtd›fl›nda Yaflayan Kuflaklar Aras›nda Etkileflim ve ‹letiflim" konulu panele kat›lmak üzere, 3 Ekim 1994 tarihinde Almanya'ya giden Kültür Bakan› Timurçin Savafl'›n dönüflüne kadar; Kültür Bakanl›€›na, Turizm Bakan› Halil Çulhao€lu'nun vekâlet etmesi, ‹lgi yaz›yla uygun görülmüfltü.

Turizm Bakan› Halil Çulhao€lu'nun Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›na atanmas› sebebiyle, 4 Ekim 1994 tarihinden itibaren Kültür Bakanl›€›na, Çal›flma ve Sosyal Güvenlik Bakan› Nihat Matkap'›n vekâlet etmesinin, Baflbakan›n teklifi üzerine, uygun görülmüfl oldu€unu bilgilerinize sunar›m.

                                                                             Süleyman Demirel

                                                                               Cumhurbaflkan›

BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.

 

 

 

BAfiKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›n›n bir tezkeresi vard›r; okutup oylar›n›za sunaca€›m:

                    Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›k Divan›n›n 9 Haziran 1994 tarih ve 75 say›l› Karar› ile Türkiye Büyük Millet Meclisinde Arnavutluk ve fiili ile Dostluk Grubu kurulmas› yararl› görülmüfltür.

TBMM'nin D›fl ‹liflkilerinin Düzenlenmesi Hakk›ndaki 3620 say›l› Kanunun 4 üncü maddesi uyar›nca, karfl›l›kl›l›k esas›na dayanan Türkiye -Arnavutluk ve Türkiye- fiili Parlamentolararas› Dostluk Gruplar›n›n kurulmas› Genel Kurulun tasvibine sunulur.

                                                                       Hüsamettin Cindoruk

                                                                Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                Baflkan›

BAfiKAN- Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.

 

 

BAfiKAN- Say›n milletvekilleri, (l0/53, 57, 104 113, 119, 120, 121, 122, 124, 125, 149, 158) ve (10/132, 123, 125) numaral› Meclis Araflt›rmas› Komisyonlar›n›n, çal›flma sürelerinin uzat›lmas›na iliflkin tezkereleri vard›r; okutup oylar›n›za sunaca€›m:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Komisyonumuz 10.10.1994 günü yapt›€› toplant›s›nda çal›flmalar›n› tamamlayamam›fl bulundu€undan, araflt›rmas›n› bitirebilmesi ve raporunu haz›rlayabilmesi bak›m›ndan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, Genel Kuruldan iki ayl›k yeni bir çal›flma süresi verilmesi için talepte bulunulmas›na karar vermifltir.

Karar gere€ince, Komisyonumuza, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere iki ayl›k yeni bir çal›flma süresi verilmesi için gere€ini arz ederim.

Sayg›lar›mla.

                                                                                                ‹smail Köse

                                                                                                  Erzurum

                                                                                         Komisyon Baflkan›

BAfiKAN- Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir; Komisyonun süresi uzat›lm›flt›r.

 

 

BAfiKAN- Di€er tezkereyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun 12.10.1993 tarihli 267 numaral› karar› gere€ince kurulan Komisyonumuz; çal›flmalar›n› muntazam olarak sürdürmesine ra€men süresi içinde çal›flmalar›n› tamamlayamam›flt›r.

Komisyonumuz, 11.10.1994 tarihli 20 nci Birlefliminde 3 ayl›k yeni bir çal›flma süresi al›nmas› için Meclis Genel Kurulundan talepte bulunmaya karar vermifltir.

Karar gere€ince; Meclis Genel Kurulu karar› tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Komisyonumuza 3 ayl›k yeni bir çal›flma süresi verilmesi için gere€ini arz ederim.

Sayg›lar›mla.

                                                                      Mehmet Cemal Öztaylan

                                                                                    Bal›kesir

                                                                           Komisyon Baflkan›

BAfiKAN- Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler...  Kabul edilmifltir; Komisyonun süresi uzat›lm›flt›r.

 

 

 

BAfiKAN- Say›n milletvekilleri, Dan›flma Kurulunun önerileri vard›r; okutup ayr› ayr› oylar›n›za sunaca€›m:

Dan›flma Kurulu Önerisi

No: 152                                                                      Tarihi: 11.10.1994

Dan›flma Kurulunun 11.10.1994 Sal› günü yapt›€› toplant›da afla€›daki önerilerin Genel Kurulun onay›na sunulmas› uygun görülmüfltür.

 

                                                                        Hüsamettin Cindoruk

                                                           Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkan›

                                              

                        Nevzat Ercan                                             Murat Baflesgio€lu

                 DYP Grubu Temsilcisi                                ANAP Grubu Temsilcisi     

 

           Adnan Ekmen                                                Abdullatif fiener

SHP Grubu Baflkanvekili                                   RP Grubu Baflkanvekili

 

Öneriler:

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Birleflik toplant›s›n›n 18.7.1974 tarihinde yap›lan 2 nci Birlefliminin ikinci kapal› oturumu ve 20.7.1974 tarihinde yap›lan 3 üncü Birlefliminin birinci ve dördüncü kapal› oturumlar›n›n görüflme tutanaklar›n›n ‹çtüzü€ün 72 nci maddesi gere€ince yay›mlanmas› önerilmifltir.

BAfiKAN- Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.

2.- Gündemin "Kanun Tasar› ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Di€er ‹fller" k›sm›n›n 51 nci s›ras›nda yer alan 693 s›ra say›l› kanun tasar›s›n›n bu k›sm›n 31 nci s›ras›na, 76 nc› s›ras›nda yer alan 149 s›ra say›l› kanun teklifinin 32 nci s›ras›na, 58 nci s›ras›nda yer alan 17 s›ra say›l› kanun tasar›s›n›n 33 ncü s›ras›na al›nmas› ve Genel Kurulun 12.10.1994 Çarflamba günkü birlefliminde sözlü sorular›n görüflülmemesi önerilmifltir.

BAfiKAN- Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Say›n milletvekilleri, gündemin "Genel Görüflme ve Meclis Araflt›rmas› Yap›lmas›na Dair Öngörüflmeler" k›sm›na geçiyoruz.

 

 

 

 

 

 

BAfiKAN- Genel Kurulun 4.10.1994 tarihli 14 üncü Birlefliminde al›nan karar gere€ince, gündemin bu k›sm›n›n 171 inci s›ras›nda yer alan, Sosyaldemokrat Halkç› Parti Grubu ad›na Grup Baflkan› ve Ankara Milletvekili M.Seyfi Oktay ile Grup Baflkanvekili ve ‹stanbul Milletvekili Ercan Karakafl'›n, Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›nca 1983 y›l› Kas›m ay›ndan bu yana gerçeklefltirilen ihalelerle ilgili olarak ileri sürülen iddialar› araflt›rmak amac›yla, Anayas›n›n 98 inci, ‹çtüzü€ün 102 ve 103 üncü maddeleri uyar›nca bir Meclis araflt›rmas› aç›lmas›na iliflkin önergesinin öngörüflmelerine bafll›yoruz.

Hükümet?.. Burada.

Önergeyi tekrar okutuyorum:

 

                    Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Bilindi€i gibi, Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›, kamu kurum ve kurulufllar› aras›nda en çok ve yüksek mebla€lara ulaflan ihaleleri açan bir kurumdur. Do€al olarak, hakl› haks›z birçok söylentiye de muhatapt›r. Nitekim, özellikle 12 Eylül askerî darbesinden sonra, bu bakanl›k ve bakanlar hakk›nda da çok say›da söylenti ve sav ortaya at›lm›flt›r. Bu söylentiler, bugünlerde yeniden gündeme gelmifltir. Bu söylentilere hakl› olarak muhatap olabilecek bakanlar olabilece€i gibi, tersine, haks›z yere töhmet alt›nda kalan bakanlar›n da bulunmas› do€ald›r.

Bu istek ve gerekçelerle, Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›n›n 1983 Kas›m›ndan 1991'e ve 1991'den bu yana yap›lan tüm ihalelerin araflt›r›lmas› gerekmektedir. Bu araflt›rma ile kime, nas›l ve hangi oranda ihale verildi€i ortaya konulmal›d›r. Böylece, haks›z yere töhmet alt›nda b›rak›lan insanlar aklanaca€› gibi, görevini ç›kar› için kötüye kullanan, haks›z kazanç elde edenler ortaya ç›kar›labilecek ve bunun hesab› sorulabilecektir.

Bu görevin Yüce Meclisin üzerinde oldu€u bilinci ile Anayasan›n 98 ve ‹çtüzü€ün 102 ve 103 üncü maddeleri uyar›nca SHP Grubu ad›na Meclis araflt›rmas› aç›lmas›n› sayg›lar›m›zla arz ederiz.

 

            Seyfi Oktay                                                     Ercan Karakafl

               Ankara                                                            ‹stanbul

       SHP Grup Baflkan›                                     SHP Grup Baflkanvekili

BAfiKAN- Say›n milletvekilleri, içtüzü€ümüze göre, Meclis araflt›rmas› aç›l›p aç›lmamas› hususunda, s›ras›yla; Hükümete, siyasî parti gruplar›na ve önergedeki birinci imza sahibine veya onun gösterece€i di€er imza sahibine söz verilecektir.

Konuflma süreleri; Hükümet ve gruplar için 20'fler dakika, önergedeki imza sahibi için 10 dakikad›r.

fiu ana kadar konuflma talebinde bulunulmam›flt›r; sonra "söz verildi, verilmedi" fleklinde münakafla oluyor; gruplara duyururum.

fiimdi , söz s›ras› Say›n Hükümetin.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (‹zmir)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; geçen hafta görüflülüp reddedilen önergenin  de€iflik, birlefltirilmifl bir örne€i olarak kabul edilebilir yap›daki bu önergenin görüflülmesi s›ras›nda hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

Bilindi€i üzere, Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›, devlet yat›r›m bütçesinin çok önemli bir bölümünü kullanmakta, Bakanl›€›n bünyesinde yer alan Karayollar›, Devlet Su ‹flleri, ‹ller Bankas› ve Yap› ‹flleri gibi Genel Müdürlükler, ülkemizin önemli altyap› yat›r›mlar›n› gerçeklefltirmektedir. Ayr›ca, Yap› ‹flleri Genel Müdürlü€ü, di€er baz› kurum ve bakanl›klar›n da ihalelerini yürütmektedir.

Say›n üyeler, ihalelerin yap›ld›€› ve paran›n harcand›€› her yerde birtak›m spekülasyonlar›n ve söylentilerin ç›kmas› do€al karfl›lanmal›d›r. Ne var ki, 12 Eylül dönemi ve özellikle ANAP Hükümetleri döneminde, bu söylentiler ayyuka ç›km›fl ve kamuoyunda, ihalelerin usulüne uygun yap›lmad›€› fleklinde yayg›n bir kan› oluflmufltur.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- SHP döneminde daha fazla Say›n Bakan.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- Onlar› da söylüyorum.

Tabiî, bunlar sadece bir kan› olarak kalmam›flt›r; bilindi€i gibi, birçok yolsuzluk dosyas› yarg›ya intikal etmifltir.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Türkiye'de ilk defa bir bakan bu yüzden istifa ediyor...

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- Yüce Meclisin de€erli üyeleri, burada yarg›da olan konulara girmek istemiyorum; ancak, izninizle, Bay›nd›rl›k Bakanl›€›ndaki ihalelere iliflkin bir iki noktaya de€inece€im.

Kamuoyunda, daha çok, Yap› ‹flleri Genel Müdürlü€ünün ihaleleri ile, otoyol ihaleleri gündeme gelmektedir. 2886 say›l› ‹hale Kanununun 44 üncü maddesiyle davet usulünün gelmesi ve di€er baz› bakanl›k ve kurumlar›n ihalelerinin de davet usulüyle yap›lmas› dikkatleri çekmektedir; çünkü, bu usulle, ihaleye kat›lacak olan firmalar, baz› kriterler göz önüne al›nmak kayd›yla, bakan onay›yla belirlenebilmektedir. Böyle olunca, mevzuattaki hükümlerin, titizlikle ve dikkatle uygulanmas› gere€i do€maktad›r. Peki, bu, her zaman böyle yap›lmakta m›d›r, yap›lm›fl m›d›r? Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakan› olarak izledi€im dosyalara göre, buna olumlu cevap verme imkân›n› kendimde görmüyorum. E€er, herhangi bir ihaleye sadece üç befl firma ça€r›lm›fl, ayn› firmalar di€er ihalelerin hepsine de davet edilmiflse, tenzilatlar yüzde 1-2 ise ihalelerin, mevzuata uygun ve devlet ç›kar› gözetilerek, devlete katk›lar› gözetilerek yap›ld›€›ndan kuflku duyulur.

Sadece, bununla bitmiyor. Davet usulüyle yap›lm›fl olan 160 ihalenin, 103 tanesini 14 firma alm›fl; yani, kay›r›lan 14 firman›n her birine ortalama yedi sekiz ifl verilmifl. Hatta, baz› ihalelerde yaln›zca bir firma ça€r›lm›fl, ifl ona verilmifl.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Hangi dönem Say›n Bakan?

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- Onu da söyleyece€im.

Özellikle bir firma, bu 160 ihalenin içinde 38 ihale alm›fl. Bunlar›n hepsini...

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- SHP döneminde mi?..

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- De€erli milletvekilleri, sundu€um bu rakamlar, ANAP dönemine ait, davetiyeli olarak yap›lan...

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Say›n Bakan...

BAfiKAN- Say›n Bulut, neticede bu bir araflt›rmad›r, biliyorsunuz

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Say›n Bakan›m›z, Türkiye Cumhuriyetinin Bakan›d›r, bir partinin bakan› de€ildir. Bütün dönemi söylemesi laz›m, sadece ANAP'› de€il.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- Say›n Bulut, müsaade ederseniz hepsini ifade edece€im.

ANAP döneminde, davetiyeli olarak yap›lan ifllerin baz› çarp›c› yanlar›n› ifade etmeye çal›flt›m. Bu çarp›c› uygulaman›n, iliflkiler a€›n› bilmiyoruz. Birçok  noktas›n›n ayd›nl›€a kavuflturulmas› gerekiyor.

Ayn› Genel Müdürlü€ün 49 uncu ve 50 nci Koalisyon Hükümetleri döneminde davet usulüyle ihaleler yap›lm›fl ve hepimizin bildi€i gibi bu döneme iliflkin de çeflitli iddialar gündeme gelmifltir. Ancak hemen flunu belirtmeliyim ki, yap›lm›fl olan ihaleler son derece titizlikle, mevzuat›n ruhuna uygun ve devletin ç›karlar› gözetilerek yap›lm›flt›r.

Hükümetlerimiz zaman›nda (49 ve 50 nci Hükümetler zaman›nda) yap›lan ihale say›s› 79'dur. Bu ihalelerden 51 tanesini, Afet Kanunu hükümlerine göre yap›lm›fl olan Erzincan afet konutlar› oluflturmaktad›r. Anahtar teslimi üzerinden yap›lm›fl olan bu ihaleler, baflar›yla sonuçlanm›flt›r ve 49 ve 50 nci hükümetlerin yüz ak› olarak size sunabilece€im yap›da ihalelerdir.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Mustafa Y›lmaz niye istifa etti Say›n Bakan?

BAfiKAN- Efendim, bu konuda Grubunuz söz almayacak m›?

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Efendim, yaln›z bir dönemi suçluyor. Mustafa Y›lmaz niye istifa etti, onu merak ediyorum ben.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- Say›n Bulut, söyleyece€im hepsini.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Lütfen... Ben onu bekliyorum.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- Ama, ben hepsini flöyle bir aç›klayay›m da, en son sizin sorunuza cevap vereyim.

BAfiKAN- Lütfen efendim...

Say›n Bakan, devam ediniz efendim.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- Bunlar›n d›fl›nda, bu 79 ihalenin 2 tanesi Cumhurbaflkanl›€›na, 5 tanesi M‹T Müsteflarl›€›na, 8 tanesi de Kredi ve Yurtlar Kurumuna ait ihaleler olup, bu ihaleler, kurulufllar›n›n kendi mevzuatlar›na göre yap›lm›flt›r. Geriye kalan 13 adet ifl ise, 8.12.1993 tarihli Baflbakanl›k genelgesi gere€ince, ola€anüstü hal bölgesinde yap›lan ifllerdir. Bu genelge, an›lan bölgedeki ifllerin, firmalar hakk›nda araflt›rma yap›ld›ktan sonra, davet usulüyle ilans›z yap›lmas›n› öngörmektedir.

Buradan, k›saca, hükümetlerimiz döneminde, ihalelerin davet usulüyle yap›lmas›ndan kaç›n›ld›€›, ancak zorunlu durumlarda önseçimli, ilanl› ihaleler yap›ld›€› sonucu ortaya ç›kmaktad›r.

Uygulamada gösterilen titizlik ise, flu örnekle a盀a kavuflturulabilir: ANAP döneminde, 1991 fiubat›nda, Maliye Bakanl›€›nca, davetli ihaleler için önseçim ilan› flart› getirilmifl; ancak, bu, uygulanmam›flt›r ve ihaleler yine önseçimsiz yap›lm›flt›r. Bizim dönemimizde ise, 1993 y›l›nda, ayn› bakanl›€›n devlet ihaleleri genelgesinde önseçim ilan› kald›r›lm›fl olmas›na karfl›n, tam tersine, davetli ihalelerimiz, önseçim ilan› yapmak suretiyle gerçeklefltirilmifltir.

De€erli milletvekilleri, burada, otoyol ihalelerine de de€inmek gerekiyor. Karayollar› Genel Müdürlü€ü program›ndaki otoyol projeleri, Kamu Ortakl›€›na devredilmifltir. Bu otoyol ihalelerinde rekabet ortam› tamamen ortadan kald›r›lm›fl, birço€u, sadece bir firmayla görüflmek suretiyle ve bakan oluru bile al›nmaks›z›n yap›lm›flt›r. Firmalar›n yeterlikleri de objektif olarak saptanamam›fl, ne flekilde yap›ld›€› belgelenemeyen pazarl›klar sonucunda, kamu yarar› gözetilmeyerek, yüksek fiyatlar oluflturulmufltur.

Sonuç olarak, otoyol ihalelerinden do€an kamu zarar›, takriben 19-20 trilyon lirad›r. Devlet Su ‹flleri Genel Müdürlü€ünde, ANAP döneminde yap›lan ihalelerde önseçim zorunlulu€una uyulmad›€› saptanm›flt›r. Birk›s›m ihalelerde ise ça€r›lan firma say›s›n›n az, tenzilatlar›n ise çok düflük oldu€u görülmektedir. Hükümetlerimiz döneminde ise kamu yarar› gözetilmifl ve 1993 y›l›ndan beri, önseçim ilan› yap›lmadan, davetli ihaleler gerçeklefltirilmifltir.

De€erli milletvekilleri, ihalelerdeki tüm bu olumsuzluklar›n afl›lmas› ve fleffafl›€›n sa€lanmas› için, hukukî ve idarî de€ifliklik yap›lmas› gere€i kaç›n›lmazd›r. Say›n Onur Kumbarac›bafl›'n›n Bakanl›€› döneminde haz›rlanm›fl olan ve yaklafl›k iki y›l önce Meclise sunulan 2886 say›l› Devlet ‹hale Kanununda de€ifliklik yap›lmas›n› öngören tasar›, ihalelerin fleffaf ve kamu yarar›na gerçekleflmesini sa€layacak hükümler tafl›maktad›r. Bu tasar›da, kesin projeyle ihaleye ç›k›lmas› zorunlulu€u getirilmektedir. ‹fllerin, anahtar teslimi olarak yap›lmas›na olanak sa€layacakt›r. Yüksek tenzilatl› ifllerde kesin teminat miktar› art›r›lmak suretiyle, devlet güvence alt›na al›nmaktad›r. ‹halelerin avan proje ile yap›lmas› kald›r›l›p, kesin proje ile yap›lmas› esas› getirildi€inden, inflaatlar›n yüzde 200'e varan keflif art›fllar› önlenmifl olacakt›r. ‹nflallah, bu tasar› hepimizin de katk›lar›yla k›sa sürede yasalafl›r.

De€erli milletvekilleri, hiçbir gruba, hiçbir döneme önyarg›l› olarak yaklaflm›yoruz.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Öyle yaklaflt›n›z Say›n Bakan.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- Ama, özellikle son günlerde gelifltirilen spekülasyonlarla ilgili olarak kamuoyunun, kamu vicdan›n›n, tatmin edilmesi gereklidir. Sevindirici bir durum olarak ifade etmek istiyorum ki, Parlamentonun tümü bu konuda bir ortak payda oluflturmufltur. Bize düflen görev, h›rs›z› korumak, yolsuzu korumak de€il, bunlar›n lanse edilmesidir. San›r›m, Parlamento büyük bir onuru tafl›yacak, kamuoyunun bu konudaki beklentilerine yan›t verecektir.

Ben, gerçekten, araflt›rma komisyonunun, ülke kamuoyuna çok ciddî mesajlar verece€ini, birçok onurlu insan›n aklanmas›na katk›da bulunaca€›n› ümit ediyorum. Çünkü, birçok onurlu insan bakanl›kta görev yapm›flt›r; birçok onurlu bakan›m›z görev yapm›flt›r, birçok onurlu bürokrat›m›z görev yapm›flt›r;  bugüne kadar, birçok onurlu ifladam›, ülke ekonomisine katk›da bulunmufltur ve bizden sonra da birçok onurlu insan görev alacakt›r. Görev yapan bu insanlar›n da aklanmas› ve varsa suçlular›n,  en k›sa sürede -yaln›z araflt›rma kapsam›nda de€il, yarg›sal boyutta da- cezaland›r›lmas› gere€ine, bu Parlamentonun ortak onuru olarak sahiplenmemizin sevincini duyuyorum.

Araflt›rman›n aç›lmas› konusuna, Hükümet olarak olumlu bakt›€›m›z› ifade ediyorum.

Say›n milletvekilleri, 1000'li y›llar bitiyor, 2000'li y›llara giriyoruz. Türkiye, yaln›z bu konular› halletmekle kalmaz, inflallah, tüm altyap›s›n› da 2000'li y›llara göre ayarlar ve devlet yap›s› küçülmüfl, idarî yap›s› küçülmüfl, fleffaf yönetimlerin egemen oldu€u bir Türkiye'yi birlikte kurar›z.

Bu anlay›fl içinde, bu ortak payda sayesinde, sistemden geliflen çürümeleri çözmeye yönelik sorumluluklar› birlikte üstlenece€imiz inanc›nday›m.

Say›n milletvekilinin istifas› noktas›nda flunu söyleyeyim: Say›n Y›lmaz kendisi de ifade ediyordur herhalde; ama...

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Yolsuzluklarla ilgili ithamda bulundu Say›n Bakan. Siz yaln›z ANAP dönemini itham ettiniz, SHP'yi kollama yoluna gittiniz.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- ...çözüm bulmas› gerekenler -Say›n Baflkan beni herhalde ba€›fllayacaklard›r- çözüm üretmesi gerekenler, e€er varsa yolsuzluklar›n ve rüflvetin üstüne gitmesi gerekenler, icra organ›nda görevli olan insanlar flikâyet etme hakk›na sahip de€illerdir diye düflünüyorum ve özellikle kurumlar›n y›prat›lmas›na kimsenin hakk› olmamal› diye düflünüyorum.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Sizin bakan›n›z Say›n Bakan›m, ANAP'l› de€il!..

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)-Birçok onurlu bakan gelmifltir, birçok onurlu bakan gelecektir...

 Türkiye'yi daha önce bunal›ma götürmek isteyen insanlar›n veya geçmiflten bu yana hep bunal›m projeleri üreten insanlar›n, bir siyasî senaryo olarak Say›n Y›lmaz'› kullanmalar›ndan da büyük üzüntü duyuyorum.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Sizin Genel Baflkan›n›z onu bakan yapt›, o, SHP'li bakand›r, ANAP'l› de€il.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- Ben, araflt›rma komisyonunun görevini lay›k›yla yapmas›n› diliyorum ve inflaallah, Parlamentonun ortak paydas›yla oluflan bu örne€in, ülkeye, ülke yar›nlar›na önemli katk›lar getirmesini diliyorum.

Bir fleyi daha ifade etmek istiyorum.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Mustafa Y›lmaz hakk›nda bir fley söylemediniz.

BAYINDIRLIK VE ‹SKAN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- Bakanl›€›m, yaln›z, araflt›rma önergesiyle kurulacak araflt›rma komisyonuna aç›k de€ildir; hangi milletvekili arkadafl›m, hangi dönemle ilgili hangi araflt›rmay› yapmak istiyorsa, bakanl›€›m›n tüm verileri milletvekili arkadafllar›m›n emrinde olacakt›r. Bay›nd›rl›k Bakanl›€› bundan sonra fleffaf boyutta, yaln›z araflt›rma komisyonunun de€il, herkesin denetimine aç›kt›r. Elbette biz, bakanl›k olarak her arkadafl›m›z› bilgilendirmeyi vazife kabul ediyoruz; ama yüksünmeyin...

HAL‹T DUMANKAYA (‹stanbul)- Say›n Bakan, bu sözünüzü senet kabul ediyoruz.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- En büyük hatay› da ANAP döneminde göreceksiniz. Ben, bunu görmüfl olman›n üzüntüsünü duyuyorum.

Sevgili milletvekilleri, 160 ihalenin, 38 tanesi bir tek kifliye verilir mi? Bir tek Tepe Firmas›na verilir mi?

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Geçmifl dönemi mahkûm ediyorsunuz; ama Mustafa Y›lmaz hakk›nda bir fley konuflmuyorsunuz.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla)- E€er yolsuzluk ve rüflvet varsa, bunlar›n hesab›n›, ço€ulcu yap› içerisinde, 1983'ten bu yana sormak hepimizin borcu diye düflünüyorum.

Hepinize sayg›lar sunuyorum. (SHP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Bakan.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Bir dönemi mahkûm ettiler, bir dönem için de bir fley söylemediler.

BAfiKAN- Efendim, iflte, flimdi s›ra size geldi.

ANAP Grubu ad›na Say›n Akarcal›; buyurun efendim.

ANAP GRUBU ADINA BÜLENT AKARCALI (‹stanbul)- Say›n Baflkan›m, de€erli arkadafllar›m; DYP - SHP Koalisyon Hükümetinin Bay›nd›rl›k Bakan› Say›n Mustafa Y›lmaz'›n, kendi bakanl›€›yla ilgili olarak ve özellikle SHP örgütü mensuplar›na ihale verilmesi konusunda üzerine çok bask› geldi€i, hatta talepleri kabul etmedi€i için ölümle tehdit edildi€i gerekçesiyle istifa etmesi üzerine, bu olaylar›n ve iddialar›n araflt›r›lmas›n› bir önerge ile Yüce Meclisten talep etmifltik. Asl›nda, araflt›r›lmas› gereken temel mesele buydu; ancak, bu temel amaç, verilen baflka bir önerge ile sapt›r›ld›.

Eski Say›n Bakan Mustafa Y›lmaz'›n ifadesinde, ihale ifline kar›flanlar›n adlar›n› Say›n Karayalç›n'a aç›klad›€›n› ve Baflbakan Yard›mc›s›n›n bunlar› hayretle dinleyip, "vay be!" diye cevap verdi€ini, bas›ndan ald›€›m›z bilgilerden ö€renmifl oluyoruz.

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Artvin)- Veya "vay can›na!"

BÜLENT AKARCALI (Devamla)- ‹flin ac› taraf›, Say›n Karayalç›n'›n, bütün bu iddialara cevab›n›n "vay be!" ile s›n›rl› kalm›fl olmas›d›r. Oysa, bas›n, kamuoyuna bak›n›z neleri duyurmufltu: 26 Eylül tarihli Hürriyet Gazetesi, "Say›n Bakan: Pislikten Kaçt›m" fleklinde manflet atm›flt›.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Hangi partinin Bakan›?

BÜLENT AKARCALI (Devamla)- Bu tarihte, eski Say›n Bakan, Say›n Karayalç›n'›n Genel Baflkan› oldu€u partinin üyesiydi ve o Hükümetin de mensubuydu.

Eski Say›n Bakan, bak›n ne diyordu: "Devletin halini görmek için iki ay yetti. Daha onbeflinci gününde kap›m› çalmayan kalmad›. ‹l baflkan›, ilçe baflkan› ve baz› milletvekili arkadafllar...

 CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Allah Allah!.. Deveyi havuduyla götürmüfller.

BÜLENT AKARCALI (Devamla)- ...sevmedikleri bay›nd›rl›k müdürlerini görevden almam› istediler; ifl istediler..."

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Artvin)- ‹SK‹'yi de geçmifl.

BÜLENT AKARCALI (Devamla)- Lütfen... Sizin yerinize ben konufluyorum.

"Ama, hiç birine ifl vermedim. Bir partinin il baflkan›, ilçe baflkan› Ankara'ya gelip, 15 gün kal›r m›? Bakanl›€›n kap›s›ndan ayr›lm›yorlar. Usulsüz istekleri görünce flafl›r›yor, flaka san›yordum; bask›lar artt›kça sertlefltim, onbefle yak›n partiliyi odamdan kovdum. Daha sonra, bunlardan baz›lar›, beni tehdit bile etti. Yirmi gün sonra her fleyi anlad›m. SHP örgütünün hemen hemen dörtte biri bu ifllerin peflinde. Adam›n niyeti partiyi büyütmek, sorunlarla ilgilenmek de€il; avanta için parti baflkanl›€› yap›yor. Benden önceki Bakan Onur Hocaya baz› konular› sordum, rahats›zl›€›m› da anlatt›m. 'Maalesef, bu tür sorunlarla çok karfl›laflacaks›n' dedi. ‹smim, bu tür yolsuzluklara kar›flacak diye korktum. Karayalç›n'a gidip anlatt›m. Bana, 'ifller bu hale mi gelmifl, hayret ettim' dedi. Ayr›nt›l› bilgi verdim. ‹hale iflleri ve avanta peflinde koflanlardan, 'bak, milletvekili oldun, flimdi de bakan oldun, böyle mi kalacaks›n' diye sözler duyunca irkildim. Ne borcum var, ne alaca€›m; altm›fl günde bu koalisyonun yürümeyece€ini gördüm."

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Yürür... Yürür...

BÜLENT AKARCALI (Devamla)- De€erli arkadafllar›m, bu mealde, takdir edersiniz ki, daha çok kupür var; ama, bütün bunlar› okuyarak zaman›n›z› almak istemiyorum. Asl›nda, SHP'ye ve onun Genel Baflkan› Murat Karayalç›n'a düflen, bu meselenin üstüne dürüstçe ve mertçe gidip, varsa usulsüzlük ya da yolsuzluklar› ortaya ç›kar›p, kamuoyuna teflhir etmek ve her müessesenin içine kötü niyetli insanlar›n s›zabilece€ini belirtip, müesseseyi bundan ar›nd›rmak olmal›yd›; ama, maalesef, SHP olarak kaçmay› tercih ettiniz. Bizim, yaln›z ve yaln›z Say›n Mustafa Y›lmaz'›n iddialar›na yönelik araflt›rma önergemizi, bundan önceki baflka bir olayda da oldu€u gibi suland›rd›n›z, amac›n› de€ifltirdiniz. Mustafa Y›lmaz'›n istifas›na gerekçe teflkil eden  ay›plar› gizleme yoluna gittiniz.

Arkadafllar, baz› fleyleri kabul etmek mümkün de€ildir. ‹ki ay önce atad›€›n›z bakan "pislikten kaçt›m" diyor. Bas›n, sizi, Bay›nd›rl›k Bakanl›€› ve -Yi€it Gülöksüz'ü görevden alarak- Toplu Konut ‹daresiyle 90 trilyonluk devlet ihale pastas›na el koymakla itham ediyor, siz kalk›p, kamuoyuna  inand›r›c› tek kelime söylemedi€iniz gibi, bu olay› aç›kl›€a kavuflturmay› hedefleyen önergeyi sabote ediyorsunuz, suland›r›yorsunuz.

Buradan diyebilece€imiz husus ya da varabilece€imiz nokta flu: Siz, Baflbakan Yard›mc›s› olarak, araflt›rma önergelerini suland›rmada özel beceri sahibi olma durumuna giriyorsunuz. Say›n Baflbakan›n, Amerika Birleflik Devletlerindeki, de€eri bugün yar›m trilyona yaklaflan servetinin araflt›r›lmas›na yönelik  önergesini de ayn› flekilde suland›rarak DYP'ye hizmet ettiniz. fiimdi onlardan, dünkü hizmetinizin bedelini, size bu araflt›rma önergesiyle ödemelerini de isteme durumunda oluyorsunuz. Koalisyon, hizmet koalisyonu olmaktan ç›k›p menfaat ve ç›karlar›n, karfl›l›kl› ay›plar›n, örtülme ve örtünme koalisyonuna dönmüfl durumdad›r.

Bak›n›z, nerede haks›z, hem de çok haks›z ve hatta flaibeli oldu€unuzu size ben aç›klayay›m: E€er, 1992 y›l›n›n bafl›nda iktidara geldi€iniz günlerde, buraya, bu bakanl›ktaki ifllerin 1983'ten, hatta 12 Eylül döneminden bafllayarak araflt›r›lmas› önergesini getirmifl olsayd›n›z ve biz de buna karfl› ç›km›fl olsayd›k, yerden gö€e kadar hakl› olurdunuz; ama siz -aç›k ve seçik söylüyorum- bu cesareti göstermediniz. (ANAP  s›ralar›ndan alk›fllar)  Çünkü, 1991 seçimlerinden önce insanlara çamur atarak yapt›€›n›z ithamlar›n do€ru olmad›€›n› bildi€iniz için buna cesaret edemediniz ve flimdi siz, kalkm›fl, Mustafa Y›lmaz gibi bir bakan›n yi€itçe, erkekçe koydu€u tav›rdan korkup kaç›yorsunuz. (ANAP ve DSP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar)

Tekrar ediyorum, 1992'nin bafl›nda bu konular› buraya getirmifl olsayd›n›z ve biz de kaçm›fl olsayd›k, bugün sizi anlay›flla karfl›lard›k; ama, ben, 1984 y›l›nda, belediye seçimlerine bütün partilerin girmeleri konusunda  kanun teklifi getirmek istedi€imizde Halkç› Partinin bundan kaçt›€›n› da hat›rl›yorum. Demek ki kaçmak, bugünün ifli de€il, eskinin ifliymifl.

1992'de bu önergeyi vermediniz, ne yapt›n›z; devletin, elinizdeki bütün müesseselerini ve geleneklerini istismar ederek kulland›n›z. Teftifl ve denetleme kurulu üye ve baflkanlar›n› aynen 1940' l› y›llar›n parti komiseri gibi kulland›n›z. Bunlar›n görevi sanki, suçu bulmak ve teflhis etmek de€il de, âdeta suç oluflturmak, suçlu yaratmakt›. Bu tav›rlar›n›za karfl› kim cevap verdi? Zaman›n -sizin göreve getirdi€iniz- Hazine ve D›fl Ticaret Müsteflar›, yap›lan bask›lara dayanamad›; devletin gelene€ine, devletin örf ve âdetine ters düflen, devletin müfettifllerini, parti komiseri gibi kullanma anlay›fl›na dayanamad› ve Say›n Baflbakana "lütfen bu müfettiflleri geri çekin, devlet çal›flamaz hale geldi" diyerek mektup yazd›.

Verdi€im örnekler, hep sizin kendi koalisyon hükümetlerinizin bakanlar› ve bu hükümetlerin göreve getirdi€i bürokratlara yönelik örneklerdir.

Her fleyi üç y›ld›r didik didik ediyorsunuz, insanlar›n fleref ve haysiyetlerine rahatl›kla dokunup, oynuyorsunuz; ama, ortaya ç›kar›p koydu€unuz ciddî hiç bir ciddî mesele yok. Kalk›p s›k s›k "flu kadar dosya var" diyorsunuz; Adalet Bakanl›€› sizin elinizde, Adalet Bakanl›€›n›n görevi, ‹SK‹' de olanlar› kapatmak de€ildir; varsa -hodri meydan- bu dosyalar› devreye sokmakt›r. Var m› yapt›€›n›z bir fley; yok. Buraya somut olarak "ANAP dönemiyle ilgili olarak, flunlar› flunlar› biz araflt›rd›k; devletin hukukuna, kanununa uygun bir flekilde çal›flma yapt›k, getirip buraya koyduk" diyebiliyor musunuz? Yaln›z, iddialar var, biz dedik ki, o iddialar için -sizin bakan›n›z›n söyledi€i iddialar için- gelin bir araflt›rma yapal›m. Siz, zaman›nda bunu bile düflünmediniz. ANAP'›n araflt›rma lokomotifinin arkas›na konulan yük vagonu gibi kat›l›yorsunuz ve ondan sonra, bu "ifli 1990'lara, 1980'lere kadar götürelim" diyorsunuz.

De€erli arkadafllar›m, ilk konuflmamda belirttim, "Bu ifle vicdanen inan›yorsan›z; gelin, önce Say›n Mustafa Y›lmaz'›n iddialar›na yönelik bizim araflt›rma önergemizi kabul edelim, arkas›ndan da sizin 1983'lerden beri olan meseleleri araflt›rmaya yönelik önergenizi, Anayasan›n 138 inci maddesine sayg›l› kalarak kabul edelim" dedim ama, hay›r; maalesef, Do€ru Yol Partisi, ‹SK‹ olay›n›n örtbas edilmesi gibi, bu olay›n  örtbas edilmesinde de SHP'ye destek olma yolunu seçti.

De€erli arkadafllar›m, koalisyonlar, hizmet etmek ve müspet ifllerin dayan›flmas› için yap›l›r. Koalisyonlardaki dayan›flma, ay›p üzerine, ay›b› örtme üzerine olmamal›d›r. Lütfen, bu konularda hassas olal›m ve hiç olmazsa gelece€e kötü emsal b›rakmayal›m.

De€erli arkadafllar›m, gene buradan flunu söylemek istiyorum: Siz, DYP-SHP ‹ktidar›n› kurdu€unuz günden beri buraya, yolsuzluk ya da bir usulsüzlü€ü önlemek için ya da Türkiye'nin bu konuda daha ak ve pak çal›flmas›n› sa€lamak için hangi kanun teklifini getirdiniz de, ANAP olarak  karfl› ç›kt›k? Hangi kanun tasar›s› geldi de karfl› ç›kt›k? Yapt›€›n›z hangi mevzuat düzenlemesine karfl› ç›kt›k? Hiçbirine... Getirmediniz ki...

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Artvin)- Getirmezler, getiremezler.

BÜLENT AKARCALI (Devamla)- Say›n Meclis Baflkanl›€›n›n bu konuda bafllatt›€› bir çal›flma var. Say›n Cumhurbaflkan› da kendi yönünden bir çal›flma yapt›rm›fl. Gelin, burada ba€c› dövmekten vazgeçin... Gelin, burada, bu ülkenin gelece€inin, namuslu insanlar›n elinde olmas›n› sa€layacak -bir de flunu söyleyeyim: ‹fl yapan, icraat yapan namuslu insanlar›n üzerine flaibe gelmeyecek flekilde bir durum ortaya ç›karal›m.

Buradan flunu da belirtmek istiyorum: Bu tip iddialar, maalesef, bürokraside, kamuda ifl yapmak istemeyenlere imkân vermektedir. Hiçbir ifl yapmamak, namuslu olmakla eflanlaml› olmamal›d›r. Hükümetler, siyasî iktidarlar, bakanlar, baflbakanlar "efendim ne olur, yeterki namuslu olsun" diye k›s›tlamal› bir tercih içinde olmamal›d›rlar. ‹nsan›n önce o ifli yapmada ehil, becerikli, bilgili,  birikim sahibi ve bunun kaç›n›lmaz bir flart› olarak namuslu olmas› gerekti€ini hissedebilsinler ve bunu uygulatabilsinler.

Yine takdir ediyoruz ve biliyoruz ki, yaln›z bu iddialar› ortaya at›p, bütün bürokrasiyi, bütün devleti, bütün hükümeti böyleymifl gibi göstermek, bu ülkeye yarar getirmez; biz bundan da kaçmak istiyoruz.

Tekrar ediyorum: Tembel, namuslulu€un arkas›na gizlenmesin; çal›flkan, karar almas›n› bilen, devlet hizmeti için riske giren yöneticilerin s›rt›na da kolayl›kla flaibe damgas› vurulmas›n.

‹ktidar sizin elinizde; getirin bu kanun tasar›lar›n›, getirin bu kanun tekliflerini ya da yap›n mevzuat de€iflikliklerini, biz de Anavatan Partisi olarak size destek verelim. Bizim 1980'li dönemlerden en ufak endiflemiz, korkumuz yoktur. E€er o dönemlerde suç iflleyen varsa, bu milletin paras›na el atm›fl olan varsa, o suçu iflleyen kim ise, kim olursa olsun, buradan size destek vermeye haz›r›z; bunu Genel Baflkan›m›z elli defa, yüz defa söyledi. Siz yeter ki bu insanlar›n, hukuk çerçevesi içerisinde, -genelde insanlar›n haysiyeti ve flahsiyetiyle oynamadan- hukuk kurallar› içerisinde mahkûmiyetlerini ortaya ç›kar›n. Anavatan Partisi olarak biz, hiçbir zaman, bu devlete hizmet etmeyenlerin, bu devleti soyan ya da soymaya kalkanlar›n arkas›nda olmad›k.

De€erli arkadafllar›m, asl›nda sizin çok de€ifltirdi€iniz bu önergeye "evet oyu verin" demek içimden gelmiyor; öylesine suland›rd›n›z ki, tavflan›n suyunun suyu oldu. Bu araflt›rma komisyonunun bu yap›s›yla yapabilece€i bir fley kald›€›n›  da sanm›yorum.

Özellikle, SHP'li arkadafllara seslenmek istiyorum: E€er bu suland›rmadan dolay› vicdan›n›zdaki rahats›zl›k devam ediyorsa, hiç olmazsa "Komisyon kurulduktan sonra bu komisyonun bafl›na, objektif olmas› için, Do€ru Yol Partisinden ve SHP'den olmayan birisini baflkan  seçece€iz" deyin; hatta ve hatta hodri meydan deyip, Mustafa Y›lmaz'› seçece€iz, diyebilirsiniz.

Beni dinledi€iniz için teflekkür ederim de€erli arkadafllar›m. (ANAP s›raalar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim, Say›n Akarcal›.

Do€ru Yol Partisi Grubu ad›na Say›n, Ahmet Say›n; buyurun efendim.

DYP GRUBU ADINA AHMET SAYIN (Burdur)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekillleri; gündemin, "Genel Görüflme ve Meclis Araflt›rmas› Yap›lmas›na Dair Öngörüflmeler" k›sm›n›n 171 inci s›ras›nda yer alan ve (10/212) esas numaral›, Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›nca gerçeklefltirilen ihalelerle ilgili Meclis araflt›rmas› aç›lmas›na iliflkin önerge hakk›nda Grubumuzun görüfllerini aç›klamak üzere söz alm›fl bulunuyorum. Bu vesileyle, Grubum ve flahs›m ad›na hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

De€erli milletvekilleri, önergenin gündeme al›nmas› hakk›ndaki görüflmeleri, tart›flmalar› hep birlikte izledik. ANAP Grup Baflkanvekillerinin de ayn› mahiyetteki önergelerinde, yaln›z 1992 y›l›ndan bugüne kadarki icraat›n araflt›r›lmas› isteniyordu. Oylar›n›zla kabul edilen bir önerge ile kapsam daha da geniflletiliyor; SHP Grup Baflkan› ve Baflkanvekillerinin verdi€i önergeyle 1983 y›l›ndan bugüne kadar ki icraatlar›n›n da araflt›r›lmas› isteniyor, ki, bizce bu önergenin gündeme al›nmas› daha do€ru olmufltur. fiöyle ki, ihale yolsuzluk ve usulsüzlük olaylar› 1983 ANAP iktidarlar› ile bafllam›fl, devam etmifl ve bugün de devam etmektedir. Bu, ANAP iktidarlar›n›n Türk Milletine  b›rakt›€› miraslardan bir tanesidir.

‹BRAH‹M HAL‹L ÇEL‹K (fianl›urfa)- Siz de miras› yiyorsunuz de€il mi Say›n Say›n?..

AHMET SAYIN (Devamla)- Tabiî, b›rakt›ktan sonra, yeniliyor...

Türkiye'de yaflayan herkes, bugün, medyada sergilenen h›rs›zl›k, rüflvet ve yolsuzluk olaylar›n› hayret ve dehflet içinde izlemektedir. ANAP ‹ktidarlar› bürokratlar›n›n, en tepede bulunmufl bürokratlar›n ve yak›nlar›n›n yolsuzluklar›, günlerdir, aylard›r gündemin tek olay›d›r.

De€erli milletvekilleri, bu kürsüden daha önce birkaç defa söyledi€im sözleri bugün bir defa daha tekrarlamak istiyorum: ANAP iktidarlar› döneminde, Türk insan›n›n de€er yarg›lar› yok edilmifl, kafalar› bozulmufltur. Bu dönemde, vicdanlar kör edilmifl; haram m› helal mi, vicdanî mi, vicdanî de€il mi düflünceleri yok edilmifltir; isteyebildi€in kadar iste, alabildi€in kadar al...

BÜLENT ATASAYAN (Kocaeli)- Amerika'da al(!)

AHMET SAYIN (Devamla)- ...çalabildi€in kadar çal, cebini doldur, köfleyi dön!.. Türk insan›na, köfleyi dönme hastal›€› afl›lanm›flt›r. Bugün, Türkiye, bu hastal›kla mücadele vermektedir. Bugün yap›lan yolsuzluklar da bu hastal›ktan, bu mikroptan kaynaklanmaktad›r.

Tabiî, ANAP ‹ktidarlar›n›n kayna€› 12 Eylül 1980 ihtilalidir; ANAP, 12 Eylül 1980 ihtilali genarellerinin izni ve yard›m›yla iktidar olmufltur. ‹htilal döneminde demokrasi yoktur. Bu dönemde yap›lan Anayasa ve yasalar halen yürürlüktedir. Özellikle, bu Anayasan›n geçici 15 inci maddesi yürürlükte oldu€u sürece, Türkiye'de demokrasiden bahsedilemez.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- 15 inci maddeyi biz getirmedik.

AHMET SAYIN (Devamla)- O devirde ç›kar›lan yasalar yürürlükte oldu€u sürece, h›rs›zl›klar, yolsuzluklar önlenemez.

De€erli milletvekilleri, neden böyle söylüyorum; bugün, görüfltü€ümüz Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›ndaki ihale yolsuzluklar›, yolsuzluklara f›rsat veren, imkân veren 2886 say›l› Devlet ‹hale Kanununa dayanmaktad›r.

MEL‹KE TUGAY HASEFE (‹stanbul)- Düzeltin efendim... Düzeltin...

AHMET SAYIN (Devamla)- De€erli arkadafllar›m, 2886 Devlet ‹hale Kanununun "Tekliflerin De€erlendirilmesi ve ‹hale Kararlar›" ana bafll›€›n› tafl›yan ikinci bölümünde yer alan "uygun bedelin tespiti" bafll›kl› 28 inci maddesini, izin verirseniz, okumak istiyorum.

MEL‹KE TUGAY HASEFE (‹stanbul)- ‹ktidars›n›z efendim; düzeltin...

‹BRAH‹M HAL‹L ÇEL‹K (fianl›urfa)- Günah ç›karmay›n Say›n Say›n.

AHMET SAYIN (Devamla)- Günah ç›karma yok; gerçekleri söylüyorum.

"MADDE 28.- Art›rmalarda uygun bedel; tahmin edilen bedelden afla€› olmamak üzere, teklif edilen bedellerin en yükse€idir.

Eksiltmelerde uygun bedel; tahmin edilen bedeli geçmemek flart› ile, teklif edilen bedellerin tercihe lay›k görülenidir. "

De€erli arkadafllar›m, maddenin hepsini okumak istemiyorum; devam›nda deniliyor ki: "Uygun bedelin tercihinde kullan›lacak kriterler ile eksiltmelerde kabul edilecek azamî indirim miktar ve oranlar›; iflin niteli€i, nevi ve miktar›, birim fiyatlar›, istekli taraf›ndan talep edilen avans miktar› ve isteklinin buna benzer teknik ve malî yeterli€i ile ilgili di€er hususlar da göz önünde bulundurulmak ve gerekti€inde di€er bakanl›klar›n da görüflleri al›nmak suretiyle, her y›l Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakan›n›n koordinatörlü€ünde, Millî Savunma, Maliye ve Gümrük, Tar›m Orman ve Köyiflleri, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanl›klar›nca tespit olunarak Resmî Gazetede yay›mlan›r."

De€erli milletvekilleri, dikkat edildi€i takdirde, maddenin, istismara ve yolsuzlu€a ne kadar aç›k oldu€u görülecektir ve öyle de olmufltur.

Art›rmalarda, tahmin edilen bedelden az olmamak üzere teklif edilen bedellerin en yükse€i uygun bedel oluyor, do€rusu da bu; fakat, eksiltmelerde en düflük bedel uygun bedel olmuyor. Uygun bedeli tespit için, uygun bedelin tercihinde kullan›lacak kriterler hakk›nda tebli€ haz›rl›yorsunuz; iflte buraya geldi€imizde keyfîlik ve istismar bafll›yor; bu tebli€  her y›l de€ifltiriliyor.

Hat›rlad›€›m kadar›yla, 1984 y›l›nda, hiçbir müteahhit yüzde 20'den fazla indirim yapamaz denilmiflti herkes yüzde 20 tenzilat yapm›flt›. O zaman ifl kimin olacak; puan› yüksek olan›n; puanlar da eflitse, teminat› fazla olan›n.

De€erli arkadafllar›m, puan› kim veriyor, kimlere nas›l puan veriliyor; iflte burada istismar, adam kay›rma ve yolsuzluk iflleri bafll›yor; çünkü, f›rsat veriyor bu madde. ‹flte istismara aç›k bir olay; müteahhitlere verilen puan...

Bu tebli€ her y›l de€ifltirilmifltir, halen de de€ifltirilmektedir. ‹hale ifltirak belgesi komisyonlar›, adam›na ifl verebilecek serbestî içinde hareket edebilmektedir. Öyle flartlar getirilmektedir ki, o flartlarla ifl alacak kifli tarif edilmifl, belirlenmifl ancak, ismi yaz›lmam›flt›r. Yani, bu kadar istismara aç›k bir flekilde ifller yürümektedir, halen de yürüyor.

De€erli milletvekilleri, bunun d›fl›nda, bir de ayn› kanunun 44 üncü maddesi var ki, felaket... ‹flte, dün yap›lan ve bugün de devam eden usulsüzlük ve yolsuzluklar bu madde uygulanarak yap›lm›fl ve yap›lmaktad›r. Bu madde 2886 say›l› kanunun 44 üncü maddesidir. Dikkatle incelendi€i zaman, bu maddenin bir önce aç›klamaya çal›flt›€›m maddeden çok daha keyfîli€e ve istismara aç›k oldu€u görülecektir. fiöyle ki: Müteahhitlerin seçiminde ilan kald›r›lm›fl, davet usulü getirilmifltir. Bir ifle en az üç kiflinin, hatta Bakanlar Kurulu karar›yla daha az kiflinin davet edilebilece€i keyfîli€i getirilmifltir, ifl verilecek kiflilerde, yapabilirlik flartlar›n›n aran›p aranmamas› tamamen idareye b›rak›lm›flt›r. Maddede "böyle yap›ls›n" diye aç›k bir ifade yok; ama, genelde uygulamalar hep bu flekilde yap›lm›flt›r. Buna benzer bir hüküm, mülga, 2490 say›l›, Art›rma, Eksiltme ve ‹hale Kanununun 45 inci maddesinde vard›; ama, sadece harp halinde ve ola€anüstü  hallerde uygulanaca€›n› amirdi. Ben, bu, 2886 say›l› kanunun yap›l›fl›ndaki Dan›flma Meclisinin ve Millî Güvenlik Konseyinin zab›tlar›n› inceledim. 44 üncü madde, Dan›flma Meclisinde 2490 say›l› kanundaki gibi kabul edilmifl; fakat, nedense, Millî Güvenlik Konseyinde bugünkü flekline dönüfltürülmüfl.

De€erli milletvekilleri, bugüne kadar yap›lm›fl ve yap›lmakta olan ihale yolsuzluklar›nda hep bu madde uygulanm›flt›r. Bu maddenin 1983 ve 1991 y›llar› aras›ndaki uygulamas›yla ilgili, Maliye Bakanl›€›na sordu€um yaz›l› sorulara ald›€›m cevapta, kimlere, hangi tenzilat ve avansla ifl verildi€ini tespit ettim. Sizlere, bunlardan birkaç örnek vermek ve durumu de€erlendirmenize sunmak istiyorum:

Köy Hizmetleri Genel Müdürlü€ünce, 1971 y›l›nda, 2 milyar 742 milyon Türk Liras› keflif bedelli K›rflehir Mucur Kargun göleti, yüzde 10 avansl›, yüzde 13 tenzilatl› olarak Birlik ‹nflaat Taahhüt Turizm ve Ticaret A.fi'ye ihale edilmifltir. Bu firman›n yapt›€› bir tek ifl yoktur; ama, nas›l verilmifl, o ayr› bir olay. Tabiî, inflallah bu önerge kabul edirlirse, bunlar›n hepsi incelenecek. Gerçi, Köy Hizmetleri Genel Müdürlü€ü bu kapsama al›nmam›fl; ben isterdim ki, Köy Hizmetleri Genel Müdürlü€ü de, Tar›m ve Köyiflleri Bakanl›€› da, Ulaflt›rma Bakanl›€› da, di€er icraat yapan bakanl›klar›n hepsi de bu kapsam›n içine girsin.

fiunu da söyleyeyim; Ulaflt›rma Bakanl›€›nda yap›lan bir ihalede "flu adama flu ifl verilecek" diye, bir hafta evvel söylendi; ihbar ald›m; bakt›k, o ifl o adama verilmifl. Demek ki, bu madde istismara aç›k bir madde.

‹haleyi alan mezkûr flirketin hangi özelli€inden dolay› kendisine böyle bir ifllem yap›ld›€› herhalde düflünülmesi gereken bir olay; çünkü, ayn› kapasitede ve ayn› özellikleri tafl›yan ve ayn› kanunun 35/a maddesine göre yap›lan ihaleler, avanss›z, yüzde 30, yüzde 40 tenzilatla ihale edilmifltir.

Yine, ayn› Genel Müdürlükçe, 29.11.1990, tarihinde 2 milyar 430 milyon Türk Liras› keflif bedeliyle, S›vas -Y›ld›zeli- Alt›noluk sulama tesisi inflaat›, yüzde 7,8 tenzilatla ve yüzde 10 avansla, Cengiz Erdönmez ve Mustafa Morgül ortak giriflimine ihale edilmifltir. Mukayese etmek için söylüyorum; 2886 say›l› Kanunun 35/a maddesine göre ayn› y›lda, hatta ayn› ayda ihale edilen 2 milyar l00 milyon TL keflif bedelli Isparta-Keçiborlu sulama tesisi inflaat›, yüzde 34 tenzilatla ve  avanss›z olarak, Memifl Çak›r'a verilmifltir.

De€erli arkadafllar›m, birinde yüzde 10 avans veriliyor ve yüzde 7,8 tenzilat yap›l›yor, di€erinde yüzde 34 tenzilat yap›l›yor! Herhalde bunda bir fley aramak laz›m. Bilemiyorum, bir müteahhit yüzde 34 tenzilatla ifl yaparken ötekine yüzde 7,8'le nas›l veriliyor. Bu gibi örnekler, tüm kamu kurulufllar›nda çok fazlaca görülmektedir.

Bu arada, çok özel bir ihaleyi de örnek göstermek istiyorum. 6 milyar 700 milyon TL keflif bedelli Mardin-Habur Gümrük Kap›s› TIR girifl sahas› ve ünitesi inflaat›, Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€› taraf›ndan, yüzde 2,80 tenzilatla, yüzde 33 avansl› olarak, RUTO ‹nflaat Ticaret Taahhüt Limited fiirketine, 1987 y›l›nda 44 üncü maddeye göre ihale edilmifltir.

De€erli arkadafllar›m, soruyorum, RUTO ‹nflaat kimin, sahibi kim?!. ANAP'l› arkadafllar›m›z, RUTO ‹nflaat› ve sahibini çok iyi bilirler; acaba bu ihaleyi nas›l izah edebilirler? Siz, 6 milyar 700 milyon TL'lik bir iflin 2 milyar 350 milyon TL'sini avans olarak peflin veriyorsunuz ve "yüzde 2,8 tenzilatla ifli yap" diyorsunuz. Müteahhitlik yapan arkadafllar›m›z, böyle bir ihaleyi, böyle bir ifl vermeyi dünyan›n hiçbir yerinde görmemifllerdir herhalde.

De€erli milletvekilleri, yukar›daki örnek akl›ma getirdi; flu anda milletvekili olup da müteahhitlik yapan arkadafllar›m›z var; tabiî yapacaklard›r; fakat, kamuya karfl› bu hizmeti yapamazlar, hatta dolayl› olarak bile.

De€erli arkadafllar›m, müsaade ederseniz, Anayasan›n "Üyelikle ba€daflmayan ifller" bafll›kl› 82 nci maddesini okumak istiyorum; çünkü, bu, hakikaten, biz milletvekillerini çok rencide eden  bir olayd›r: "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, (...) herhangi bir taahhüt iflini do€rudan veya dolayl› olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar."

De€erli arkadafllar›m diyorlar ki, "bizim flirketimiz var; kendimiz yapm›yoruz, flirketimiz yap›yor." De€erli arkadafllar›m, ben hukukçu de€ilim; fakat, bana göre, flirketin yapmas› da dolayl› olarak ifli almak demektir. Ben öyle anl›yorum; belki de yanl›fl anl›yorum; ama flöyle söylüyorum: Bu maddeye ra€men, çok arkadafl›m›z, devlete ve kamuya karfl›, dolayl› olarak taahhütte bulunmaktad›rlar. Ben, de€erli arkadafllar›mdan, bu tür davran›fl ve uygulamalar› b›rakmalar›n›, özellikle istirham ediyorum. Bu olaylar, hem Yüce Meclisimizi hem de tafl›ma flerefine eriflti€imiz kutsal unvan›m›z›, milletimiz nezdinde küçük düflürmektedir.

De€erli milletvekilleri, 2886 say›l› Devlet ‹hale Kanununun bir de 89 uncu maddesi var. Belki iyi niyetle ç›kar›lm›fl; ama, uygulamada o da istismara müsait; onu da okuyup vaktinizi almak istemiyorum. "Bu kanun hükümlerinin uygulanmas›n›n mümkün olamayaca€› haller ile " diye bafllayan maddede, Türk Silahl› Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlü€ü ile ilgili ihalelerin kapsam› belirtilmektedir. Bu kanun hükümlerinin uygulanmas›n›n mümkün olamayaca€› haller nelerdir, nas›l anlafl›l›r, tefsire, yoruma aç›kt›r. ‹flte otoyollarla ilgili ihalelere mehaz olan belirsizlik ve tefsir, iflte ayn› tefsirden hareket edilerek yap›lan göçmen konutlar› ihalesi ve yap›m›ndaki uygulamalar....

De€erli milletvekilleri, bu arada, Yüce Meclisimizce, göçmen konutlar›ndaki yolsuzluk olaylar›n› soruflturmak üzere kurulmufl olan soruflturma komisyonu ve raporundan bahsetmek istiyorum. Komisyon, gerekli soruflturmas›n› yapm›fl, incelemesini bitirmifl, raporunu Yüce Meclis Baflkanl›€›na süresi içinde vermifl ve rapor, gündemin, "Kanun Tasar› ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Di€er ‹fller" bölümünün 14 üncü s›ras›nda 373 s›ra say›s› ile yer alm›fl, 10.1.1994 tarihinden beri görüflülmeyi beklemektedir. Halbuki, Yüce Meclisimizin en büyük denetim müessesesi olan soruflturma, Anayasan›n 100 üncü maddesinde önemli görülmekte ve dördüncü f›kras›nda "Meclis, raporu öncelikle görüflür ve gerek gördü€ü takdirde ilgilinin Yüce Divana sevkine karar verir. Yüce Divana sevk karar› ancak üye tamsay›s›n›n salt ço€unlu€u ile al›n›r" denilmektedir.

fiimdi, Yüce Meclisimizin Baflkanl›k Divan›na, gruplar›n de€erli baflkanvekillerine ve baflkanlar›na ve Dan›flma Kuruluna soruyorum: Anayasaca çok önemli görülen bu müessese bugüne kadar neden iflletilmedi? Meclis gündemini iflgal için verilen sorular, bu müesessesi bundan daha m› önemli acaba?

De€erli milletvekilleri, flimdi, çok önemli bir araflt›rma önergesi için, tüm milletvekilleri ve parti gruplar› ittifak halindedir. Hepimiz, bu tür yolsuzluklar›n araflt›r›lmas›n› can› gönülden  arzu ediyoruz. Araflt›rman›n neticesi ne olacak; suç tespit edilirse soruflturmaya dönüflecek, soruflturma komisyonu kurulacak ve neticede ilgililer adlî makamlara sevk edilecek. Peki, güzel, bunu hemen yapal›m; ama, önümüzde duran soruflturma komisyonu raporunu bugüne kadar niye görüflmedik; niye görüflmüyoruz?

De€erli arkadafllar›m, sözlerimi flöyle bitirmek istiyorum. Gelin, "sen-ben" kavgas›yla de€il, "tencere dibin kara; seninki benden kara" fleklinde de€il; tüm kiflisel hisleri ve ba€nazl›klar› bir tarafa atarak, bu memleketin hepimizin oldu€una, herkesin herkes kadar, hatta, en az kendisi kadar yaflama hakk› ve flerefi oldu€una inanarak, bu olaylar›n üzerine gidelim.

Biz, DYP Grubu olarak olaylara böyle bak›yor, önergenin lehinde oy kullanaca€›m›z› ifade ediyor, hepinize sayg›lar sunuyorum.

Allah yard›mc›m›z olsun. (DYP ve SHP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Say›n.

SHP Grubu ad›na, Erzincan Milletvekili Say›n Mustafa Kul.

 Buyurun Say›n Kul.

SHP GRUBU ADINA MUSTAFA KUL (Erzincan)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Sosyaldemokrat Halkç› Parti Grubu taraf›ndan verilen Meclis araflt›rmas› önergesi üzerinde Grubumuzun görüfllerini arz etmek üzere huzurlar›n›zday›m. Bu vesileyle, hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

De€erli arkadafllar›m, biliyorsunuz, bu konuyla ilgili Meclis araflt›rma önergesi Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›n› ellialt› gün sürdüren bir milletvekili arkadafl›m›z görevinden ayr›l›rken bu konuyla ilgili yapm›fl oldu€u aç›klamalar üzerine, Anavatan Partisine mensup Say›n Bülent Akarcal› ve 40 arkadafl›n›n imazas›yla, sadece 1992 y›l›ndan bugüne kadar Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€› taraf›ndan yap›lan ihalelerin araflt›r›lmas› amac›yla verilmiflti.

Tabiî her dönemde yap›lan ihalelerin araflt›r›lmas›ndan yanay›z. Bu konuda bugüne kadar bas›nda birçok yaz› yaz›ld›, çizilenler, söylenenler oldu. Hele y›ll›k ihale etti€i ifllerin bedelenin trilyonlarla ifade edildi€i; bünyesinde Devlet Su ‹flleri, Karayollar›, Yap› ‹flleri Genel Müdürlü€ü, Teknik Araflt›rma Uygulama Genel Müdürlü€ü gibi birimler olan, sadece kendisine ba€l› birimlerin de€il, di€er bakanl›klarla ilgili tüm inflaatlar›n da kontrolünü yapmakla yükümlü, görevli olan böylesine büyük bir Bakanl›kta -Anavatan hükümetleri döneminde,1970'li y›llardaki Hükümetler zaman›nda, bütün hükümetler döneminde-Bakanl›k görevini üstlenmifl olan veya bu Bakanl›kta bürokrat olarak görev alan birçok arkadafl›m›z hakk›nda çok fleyler söylenmifltir. Bu nedenle, sadece 1992 y›l›ndan bugüne kadar de€il, 1983 y›l›n›n kas›m ay›ndan itibaren, bu Bakanl›kça yap›lan tüm ihalelerin incelenmesini isteyen bu Meclis araflt›rmas› önergesinin do€rudan gündeme al›n›p al›nmamas› konusunda yap›lan öngörüflmelerde de söyledi€imiz gibi, keflke mümkün olsayd› da Anayasan›n 15 inci maddesini de€ifltirebilseydik ve bu Bakanl›€›n da baflka bakanl›klar›n da 12 Eylül döneminde yapm›fl oldu€u ihaleler, baflka bakanl›klar›n yapm›fl oldu€u ihaleler konusunda da araflt›rma yapma flans›na sahip olsayd›k.

Biz, anayasal engel nedeniyle, 12 Eylül dönemindeki uygulamalar› flu anda araflt›rma, soruflturma flans›na sahip olamad›€›m›zdan dolay›, sadece 1992 y›l›ndan bugüne kadar de€il, askerî yönetimden sonra, yani, çokpartili döneme geçiflimizden bugüne kadar, siyasî partilerin iflbafl›na geldi€i günden bugüne kadar, 1983'ün kas›m ay›ndan bugüne kadar, bu Bakanl›€›n yapm›fl oldu€u tüm ihalelerin araflt›r›lmas› amac›yla, araflt›rma dilimini daha uzun süreli tuttuk.

De€erli arkadafllar›m, bu Bakanl›kta, geçmifl dönemlerde yap›lan ihaleler davetiye usulü ve ortalama yöntemiyle yap›l›rken; yani, bir ifle hangi müteahhitlerin ça€›r›laca€›n›, Bakanl›€›n o konuyla ilgili, o ifli ihale edecek olan birimleri (Devlet Su ‹flleri, Karayollar› veya Yap› ‹flleri Genel Müdürlükleri...) belirlerken, say›s› ve kimlerin ismen davet edilece€i konusunda kendileri karar verdiklerinden ve  davetiye usulüyle davet edilen müteahhitlerden en yüksek tenzilat› yapana de€il de ortalamay› tutturanlara ihaleyi verdiklerinden dolay›, bu Bakanl›kla ilgili bu tür konulardaki söylentiler geçmifl dönemlerde daha fazlayd›, daha yo€undu ve daha inand›r›c›yd›.

Say›n Akarcal› ve arkadafllar›m›z›n iddia etti€i dönemde, yani, 1992'nin bafl›ndan bugüne kadarki dönemde -yak›n bir zamanda tekrar ortalama yöntemine geçildi, do€rudur. Say›n eski Bakan da bak›yor- ortalama yönteminden vazgeçilmifltir. Bu tür dedikodular›n önüne geçmek için, bu tür iddialar› çürütmek için, ihaleye ça€r›, davetiyeyle de€il gazete ilan›yla yap›l›yordu. Kim ki durumu tutuyorsa, kaç›nc› s›n›f karne sahibi olmas›, ne kadar ifl bitirme belgesi getirmesi, ne kadar banka teminat mektubu getirmesi isteniyor da, bu flartlar›, bu koflullar› yerine getiriyorsa, bütün bu müteahhitlerin o iflle ilgili teklif verme hakk› vard›; say› s›n›rlamas› yoktu. Öyle oluyordu ki, bir iflten dolay›, yüzlerce müteahhitin bile bir ifle teklif verme flans› oluyordu; ama, sonuçta bunun sak›ncas› nerede ç›kt›, yani, eski dönemdeki gibi, "flunlar davet edildi, bunlar edilmedi" -davet edilenler ise ayn› grubun, ayn› ekibin insanlar› oldu€u için- "kendi aralar›nda falanca bürolarda oturmufllar, konuflmufllar, anlaflm›fllar" türünden iddialar oluyordu. Bu iddialar›n önünü kesmek için, belki en iyi yöntemlerden birisi bu, gazete ilan›yla ve en yüksek tenzilat› yapana ihale verme yöntemi olmas›na karfl›n, bunda da bir baflka sak›nca ile karfl› karfl›ya kal›n›yor. ‹ki y›ldan beri bu yöntem, bu uygulama devam ediyor. Bu uygulamada da flöyle bir fley oluyor: Mesela -birçok belediye baflkan›m›z› tan›yorum- ‹ller Bankas›ndan yap›lan ihalelerin ço€u, yüzde 60' ›n üzerinde tenzilatlarla, yüzde 78' le sat›ld›.

CENG‹Z ALTINKAYA (Ayd›n)- Do€ru...

MUSTAFA KUL (Devamla)- Yani, bunun aç›k ifadesi flu : Bedeli, 100 lira olarak tespit edilen bir ifl, ihale edildi€i zaman, müteahhit "ben bu ifli 22 liraya yapar›m" diyor; yüzde 78 tenzilat yap›yor; bundan para kazanacak, bundan devlete  vergi ödeyecek ve o ifli de zaman›nda bitirecek!

‹BRAH‹M HAL‹L ÇEL‹K (fianl›urfa)- Yalan, böyle bir fley olmaz.

 MUSTAFA KUL (Devamla)- fiimdi, öyle bir fley olmayaca€› belli. Ben, bunu, flunun için ifade etmek istiyorum: Bu yöntemde, "falanca kimselerle anlaflma yap›ld›..."

CENG‹Z ALTINKAYA (Ayd›n)- Hepsi feshedilmifl...

MUSTAFA KUL (Devamla)- "...falancalar davet edildi; davet edilenler kayr›ld›" gibi, dedikodular olmuyor; ama, bu seferde ifl olmuyor, al›nan ifller zaman›nda bitirilemiyor, zaman›nda yap›lam›yor...

CENG‹Z ALTINKAYA (Ayd›n)- Kararname ç›k›yor...

MUSTAFA KUL(Devamla)- Bu nedenle, en fazla tenzilat yapana ihale verme  yönteminde "bu Bakanl›kta flunlar yap›ld›, bunlar yap›ld›; yolsuzluk yap›ld›, adam kayr›ld›, partizanl›k yap›ld›" gibi iddialara inanmak da mümkün de€il; çünkü, sat›lan ifllerin tamam› yüzde 50' nin üzerindeki tenzilatlarla sat›lm›fl. Ortalama yöntemiyle olmufl olsayd› -tabiî ki üç befl kifli,on kifli veya kaç kifli ça€›rd›ysa, o günkü bakan›n insiyatifine kalm›fl, o ifli ihale eden birimin genel müdürüne kalm›fl- kaç kifli ça€›rm›flsa, o kifliler bir yerde buluflacaklar, oturacaklar, iflin kimde kalaca€›na karar verecekler, ondan sonra da gelip o zarflar› istedikleri flekilde vereceklerdi; o ifl de yüzde 10' un alt›nda veya yüzde 10-15 bir ortalamayla verilecekti. Tabiî, öbür yöntem bu tür yolsuzluklar› önleme aç›s›ndan çok daha uygun bir yöntem; ama, o yöntem, ifllerin gecikmesi aç›s›ndan sak›ncal› oldu€undan, bugün tekrar o eski ortalama yöntemine dönülmüfltür.

De€erli arkadafllar›m, biraz önce de söyledi€im gibi, bu Bakanl›k görevini -hangi dönemde olursa olsun- kim üstlenmiflse, bunlar hakk›nda bu konuda mutlaka bir fleyler söylenmifl ve bunlar›n birço€u da yarg›ya intikal etmifltir. Bugün flu s›ralarda oturan iki arkadafl›m›z hakk›nda ileri sürülen iddialar do€rudur, yanl›flt›r, bunu bilemeyiz. Bu konu, flu anda, devletin ba€›ms›z yarg› organlar›nda görülen bir dava oldu€u için bu konuda bir yorum yapmam›z da mümkün de€ildir. Belki de o soruflturman›n aç›lmas› en az›nda bu arkadafllar›m›z›n aklanmas› aç›s›ndan yararl› olacakt›r. Çünkü, öyle bir fley olmam›fl olsayd›, bu arkadafllar›m›z ayakta kald›klar› sürece, bu tür suçlamalarla karfl› karfl›ya kalacaklard›. Bu nedenle, bugünkü bu araflt›rma önergemiz, muhatab› olan; gerek bugünkü Say›n Bakan zaman›n›n -gerçi göreve bafllayal› daha üç befl gün oldu- gerek bundan önceki Say›n Bakan zaman›n›n -o da bu görevde ellialt› gün kald›; bu süre zarf›nda ihale yap›ld› m› yap›lmad› m› bilmiyorum; ama, o Bakan›m›za kimler, hangi örgüt baflkanlar› gitti, kimler ifl istedi, hangi milletvekilleri gidip o Bakan›m›z› tehdit etti, onu, tüm bunlardan b›kt›r›p istifa noktas›na kadar getirenler kimlerdir, bunlar›n araflt›r›lmas›, a盀a ç›kar›lmas› için- gerekse ondan önce üç y›la yak›n bu görevi üstlenmifl olan Say›n Bakan döneminin -Say›n Bakan giderken baz› tavsiyelerde bulunuyor, kimler gelmifl, kimler bir fleyler söylemifl, bir fleyler istemifl veya o ihalelerde neler yap›lm›fl- ve ayn› zamanda ondan önceki dönemlerde ortaya at›lan tüm iddialar›n araflt›r›lmas› ve ortaya ç›kar›lmas›n› öngörmektedir.

Say›n Baflkan›m, yine bu konuyla ilgili olarak, Bursa Milletvekili Say›n Hüsamettin Örüç ve 23 arkadafl›n›n vermifl oldu€u, 14 May›s 1993 tarihinde Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›nca  yap›lan ihalelerde usulsüzlük ve yolsuzluk yap›ld›€› iddialar›n› araflt›rmak amac›yla bir Meclis araflt›rmas› önergesi daha var. San›yorum bu araflt›rma önergesi gündemin 74 üncü s›ras›nda. O da bu tarih içerisine girdi€inden dolay›, ‹çtüzü€ümüze uygun mu,ikisinin birlefltirilme durumu olabilir mi bilemiyorum; ama, 1983 Kas›m›ndan bugüne kadar, bunu bu kapsamda de€erlendirdi€imiz zaman, bunlar›n hepsi, yani, Say›n Akarcal› ve 40 arkadafl›n›n vermifl oldu€u önerge de, Say›n Hüsamettin Örüç ve 23 arkadafl›n›n vermifl oldu€u önerge de bunun içerisinde görüflülecektir.

De€erli arkadafllar›m, bizim düflüncemiz flu: Hiç kimse zan alt›nda kalmas›n, kim ne yapm›flsa yan›na kalmas›n, tek kurufluna kadar, herkesten bunun hesab›n› soral›m. Birçok arkadafl›m›z hakk›nda bu tür söylentiler ç›kabilir; o ç›kan söylentilerde, gerçekten bir fleyler varsa a盀a ç›kar›ls›n. Ben flu konuda da kararl›y›m: Grup yönetimimiz uygun görür mü görmez mi bilemiyorum; belki bu komisyonda yer alamayabilirim; ama, e€er bu komsiyonda görev al›rsam, bu araflt›rman›n bir soruflturmaya dönüfltürülmesine çaba gösterece€im. Çünkü, Araflt›rma Komisyonun görevleri belli; ne yap›p ne yapamayaca€› belli.

Sonuç olarak, bunlar›n soruflturmaya dönüfltürülmesi kayd›yla; kim ki bir fley yapm›flsa, tek kurufluna kadar bunun hesab›n›n sorulmas› konusunda kararl› oldu€umuzu, hiçbir zaman, arkadafllar›m›z›n vermifl oldu€u önergeyi suland›rmak veya bir fleyleri kaç›rmak gibi bir niyetimizin olmad›€›n› belirtmeliyim. Anavatan Partisine mensup arkadafllar›m›z›n, özellikle, kendi önergelerinde iddia ettikleri 1992 y›l›ndan bugüne kadarki bölümün araflt›r›lmas›, kendi dönemlerinin araflt›r›lmamas› konusundaki bu ›srarl› tav›rlar›na, ben kuflkuyla bak›yorum. Acaba, "kendi dönemlerinde çok korkacaklar› bir fley mi var ki, bugün o dönemin araflt›r›lmas›n› istemiyorlar" diye düflünüyorum. Sizin bu yaklafl›m›n›z, bizi gerçekten kuflkuland›rmaktad›r.

De€erli arkadafllar›m, biraz önce Say›n Ahmet Say›n "toplumun de€er yarg›lar›n›n de€iflmesi, toplumun dejenere olmas› 12 Eylülle bafllad›" dediler. 12 Eylül öncesinde belki Türkiye'de birçok fley vard›; ama, en az›ndan Türkiye'de namusuyla geçinen dürüst insanlar, al›n teriyle, bile€inin gücüyle geçinme durumunda olan insanlar itibar görürken, h›rs›zlar, rüflvetçiler, yolsuzluk yapanlar toplumdan d›fllanm›flt›; ama, 12 Eylül ve 12 Eylül sonras› hiçbir fleyi saklamayal›m, gizlemeyelim.

12 Eylül sonras›ndaki ANAP Hükümetleri döneminde, toplumun yap›s› tamamen dejenere oldu. Toplumun de€er yarg›lar› de€iflti. O, yolsuzluk, h›rs›zl›k olaylar›na ismi kar›flm›fl insanlar›n birisi Baflbakan›n sa€›nda, birisi solunda oturup televizyon ekranlar›na poz verirken, gazetelerde boy boy foto€raflar› ç›karken, ANAP’›n gecesinde, milyarlarca lira ba€›fl yap›p günlerce ad›ndan söz ettirirken; namuslu, dürüst insanlar, kendi evinde, han›m›n›n, çocu€unun yan›nda bile itibars›z konuma düfltü. Kad›nlar, kocalar›n› “sen ne biçim adams›n, ne ifle yaramaz adams›n; bak, adamlar neler yap›yorlar, h›rs›zl›k, yolsuzluk yap›yorlar, köfle dönüyorlar, Baflbakanlar›n yan›nda, sofras›nda oturuyorlar” diyerek suçlarken, yolsuzluk yapan o insanlar, Türkiye’nin en itibarl› insanlar› aras›na girdiler.

12 Eylül öncesinde Türkiye’nin 2 tane zengini, dünyan›n 1 000 zengini aras›na girerken, ANAP Hükümetleri döneminde, Türkiye’nin 38 tane zengini, dünyan›n 1 000 zengini aras›na girmifl. Devletin bir katk›s› olmadan, bu kadar k›sa sürede, 10 y›ll›k bir süre içerisinde, 38 tane büyük zenginimiz, dünyan›n 1 000 zengini aras›na nas›l ve nereden girmifl? Tabiî ki, bunlar›n araflt›r›lmas›, devletin hangi katk›lar›yla, yard›mlar›yla, hangi bakanl›klar›n onlara sa€lam›fl oldu€u olanaklarla, o servetleri edindiklerinin ortaya ç›kar›lmas› gerekir.

De€erli arkadafllar›m, tabiî, toplumun haf›zas› çok zay›f. Milliyet Gazetesi bir araflt›rma yapm›fl. Diyor ki “Türkiye’de en dürüst parti hangisi ?” Oradan, Anavatan Partisi ç›k›yor. Böyle fley olmaz!..

 Say›n Akarcal›, Mecliste denetim görevine de€inerek “keflke, bunlar› biz getirmeden siz getirseydiniz” dedi. Geçen dönem dört y›ll›k milletvekilli€im zaman›nda defalarca, bu kürsüye, bu Meclise araflt›rma önergeleri getirdik. Araflt›rma önergeleri görüflülürken burada her fley çok aç›k bir flekilde anlat›ld›. Geçen dönem milletvekili olanlar hat›rlayacak; özellikle Ercan Vuralhan olay›nda, devlet, 22 milyar liral›k bir al›flverifl yap›yor; Almanya'n›n bilmem ne kentinde, kenar mahallede, ara sokaktaki bir k›rtasiyeci dükkân›ndan 22 milyar liral›k çelik yelek ve z›rhl› araç al›yor. Biz "devlet, bu k›rtasiyeci dükkân›ndan nas›l çelik yelek ve z›rhl› araç al›r" diye soruyoruz; "efendim, Türkiye'de de, k›rtasiyeci dükkân›nda eflofman sat›l›r" diyorlar. Biz, "evet, sat›l›r" diyoruz, "avc› yele€i de sat›l›r..." diyorlar; o da sat›ls›n, "orada da sat›l›yor" diyorlar; sat›ls›n. "avc› yele€i varken, 'bunun çeli€ini de verebilir misiniz?' diye sorduk, 'veririz' dediler; çelik yelekleri oradan ald›k" diyorlar.

"Haydi, çelik yele€i anlad›k, k›rtasiyeci dükkân›ndan çelik yelek al›yorsunuz; peki, z›rhl› araç..." diyoruz, "çelik yele€i oradan alm›flken, 'sen bize z›rhl› araç da verebilir misin' diye sorduk; 'veririm' dediler ve onu da ald›k" diyorlar. Biz "peki, niye fabrikas›ndan almad›n›z da, bir k›rtasiyeci dükkân›ndan ald›n›z" diyoruz; "oras› daha ucuzdu" diyorlar. "Bu k›rtasiyeci dükkân›n›n sahibi Ercan Vuralhan'›n teyzesinin o€lu" dedik; "olabilir" dediler, bu kadar piflkinlik...

Haydi, biz de kabul ettik "teyzesinin o€lu, als›n; ama, acaba bu yelekler çelik mi, bu araçlar z›rhl› m›" dedik ve bu kürsüden ifade edildi, gene o zamanki say›n bakana flunu söyledik: "biz, bu çelik yele€i güvenlik kuvvetlerimize giydirece€iz; teröristlere karfl›, herhangi bir suikasta karfl› onlar› koruyaca€›z. Bu yeleklerden bir tanesini giyin, biz, sana, sten makineli tabancayla de€il, 7.65'lik tabancayla filan de€il, çak› b›ça€›yla bir kere dürtece€iz, e€er sana bir fley olmayacaksa, bütün iddialar›m›zdan vazgeçe€iz" dedik.

Yine "z›rhl› araçlar afla€›da, herhalde, bir devlet büyü€üne, bir bakana suikast düzenleyecek olan bir terörist, normal 7.65'lik bir tabancayla filan sald›rmayacak; sten makineli tabancayla, kaleflnikof silahla, tow'la, milan'la sald›racakt›r. Biz "tow'la, milan'la de€il; 7.65'lik tabancayla sana bir el atefl edece€iz, araban›n içerisinde oturabiliyorsan, yüre€in tutuyorsa, bütün iddialar›m›zdan vazgeçece€iz, var m›s›n" dedik; gelmedi, araban›n içerisine oturmad›.

Biz, bunlar› bu kürsüden anlatt›k, "bu adam suçludur, gelin buna evet oyu verin, bu olay› araflt›ral›m. Biz araflt›rd›k, Meclis de araflt›rs›n" dedik. Bu insan›n, bu yolsuzlu€u bu kadar aç›k ve net bir flekilde belli olmas›na ra€men, ANAP s›ralar›nda -o zaman flurada oturuyorlard›- oturan milletvekillerinin elleri havaya kalkt› ve o adam› aklad›lar.

Bugün, bu konuda hiçbir kompleksimiz yok. Karfl› binadaki bütün odalar, bu dönemde kurulan araflt›rma komisyonlar›yla dolu. Bir odada üç komisyon çal›fl›yor. Sadece benim, befl araflt›rma komisyonunda görevim var. Bu denetleme olay›, acaba sizin döneminizde mi daha çok iflliyormufl, flimdi mi; bunu bir düflünmeniz laz›m.

Geçen dört y›ll›k dönemde, burada, sadece iki tane araflt›rma komisyonu kuruldu.Bunlardan biri çevreyle, di€eri de Kemal Horzum' la ilgili araflt›rma komisyonu. Bunun d›fl›nda baflka bir araflt›rma komisyonu kurulmad›. Bugün ise onlarca araflt›rma komisyonu kurulmufl durumda.

Mesela, bu konuyla ilgili iddialar var. diyorsunuz; evet, iddialar var. Anavatan Partisi Yenimahalle ‹lçe Baflkan›, bas›n toplant›s›nda aç›kça flunlar› söylüyor: "‹lçe Baflkanl›€›m döneminde, ben merkez kasayd›m, sadece Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€› de€il, Ulaflt›rma Bakanl›€›, PTT, Türkiye Elektrik Kurumu, Köy Hizmetleri, hangi bakanl›€›m›zsa, hangi partimize mensup, hangi belediyemizde bir ihale yap›ld›ysa, o ihalenin, Maliye Bakanl›€›nda onaylanmas› için -biliyorsunuz, orada onan›yor- bana gelirlerdi, o ihale bedelinin yüzde 10'unu yat›r›rlard›, yüzde 10'u ald›ktan sonra, makbuzumu verirdim, benim makbuzumu götürdükten sonra, Maliye Bakan›, ihale edilen o ifli onaylard›."

Bu, sizin ‹lçe Baflkan›n›z›n aç›k ve net ifadesidir.Tabiî bunlar› da araflt›raca€›z . Bunlar› araflt›rmaktan size ne zarar gelir? ‹lçe Baflkan›n›z. bunu aç›kça ifade ediyor

Karayollar›yla ilgili birçok fley söylendi...

Özal ailesi bafll›bafl›na bir olay. Özal ailesinin iki o€lu var. Biri, daha askerli€ini yapmam›fl bir çocuk; ayda 7 bin dolar ev kiras› veriyor. 7 bin dolar ev kiras› veren bir insan›n, herhalde ayda en az 10 bin dolar da evinin masraf› olur. Askerli€ini yapmam›fl bu çocuk l0 bin dolar›, 20 bin dolar› nereden buluyor?

Büyük o€lan, devletten baflka hiç  rakip tan›m›yor, "Benim rakibim devlet; devletin 1 televizyonu var, benim 3 tane olacak"diyor, 3 tane televizyon kuruyor. "Devletin bir uçak flirketi var, benim de olacak"diyor, " Baba, bana uçak flirketi!.." Babas› ona uçak flirketi de kuruyor. Amerika'da 400 milyon dolara film flirketine ortak oluyor. Olmaz böyle fley! Amerika'da villalar,  bilmem neler falan, geçti€imiz haftalarda televizyonlardan gösterildi. Bu Özal ailesi, bafll›bafl›na bir olay; bunlar da araflt›r›ls›n.

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul)- Tansu Çiller ailesi?..

MUSTAFA KUL (Devamla)- Gelece€im,gelece€im.

PTT olay›, Emin Bafler olay›, göçmen konutlar› olay›... Mesela, göçmen konutlar› konusunda, biraz önce önergesini okudu€um bir say›n bakan›n ve bir baflka say›n bakan›n da, bu konuda, haklar›nda bir sürü fleyler söylendi; bunlar da araflt›r›ls›n tabiî.

Birçok konu var; say›n bakan ifade ettiler, 160 tane iflten, 38 tanesini ayn› insan al›yor.Nas›l bir insan bu, 38'ini birden nas›l al›yor? Hangi bürolarda bu ifller ba€lan›yor, bu insan, o ifle davet edildi€i zaman bununla birlikte kimler davet ediliyor, bu ifller, bu davette ona nas›l b›rak›l›yor? Bunlar›n, tabiî, araflt›r›lmas› gerekmektedir.

De€erli arkadafllar›m, uzun sözün k›sas›; her ne kadar toplumun haf›zas› zay›f olsa da, benim haf›zam›n yerinde oldu€unu zannediyorum; Türkiye'de yolsuzluk deyince yolsuzluklar›n anas› olarak, Anavatan Partisi bilinmektedir...

AHMET SAYIN (Burdur)- Alâmeti farika!..

MUSTAFA KUL (Devamla)- Anas›d›r...

fiimdi, ben, bu iddialar›n hepsinin do€ru oldu€unu söylemiyorum. Bak›n, bir fley daha söyleyeyim - ben, sadece Anavatanla ilgili söylemiyorum- Bugün, Türkiye'deki siyasî partileri tek tek ele ald›€›m›z zaman -Refah Partililer, hiç gülmeyin- mesela,  "Refah Partisi" deyince  akla hemen  Mercümek olay› geliyor.

MUSTAFA ÜNALDI (Konya)- Babas› kim, babas›? Onu söyle.

MUSTAFA KUL (Devamla)- Babas› 12 Eylül; 12 Eylül, o toplumu dejenere etti.

‹BRAH‹M HAL‹L ÇEL‹K (fianl›urfa)- Say›n Kul, Mercümek'i de araflt›ral›m.

MUSTAFA KUL (Devamla)- Araflt›ral›m tabiî.

BAfiKAN- Say›n Kul, tamamlamaya gayret edelim; çünkü, önerge, sizin Grubunuzca verilmifltir.

EM‹N KUL (‹stanbul)-Say›n Baflkan,10 dakikadan fazla konufltu.

MUSTAFA KUL (Devamla)- Peki, Say›n Baflkan, arkadafllar›m›n sab›rlar›n› tafl›rd›€›m›n fark›nday›m.

Efendim, bu araflt›rma önergesini biz verdik; biz, tabiî ki, araflt›rman›n kabulünden yanay›z. De€erli arkadafllar›m, gerçekten flu anda büyük bir müteahhitler lobisi var; SHP' nin Hükümet ortakl›€›ndan ayr›lmas› konusunda çok yo€un çaba gösteriyorlar ve ço€u birçok kez bize de flunu söylemifllerdir "Yahu, siz nereden geldiniz, siz gelmeden önce Türkiye' de bizim için hayat çok güzeldi. Her fleyi, parayla, bilmem ne ile falan ba€l›yorduk. Sizler geldikten sonra, bizim afl›m›z, ekme€imiz kesildi." Tabiî, onlar bu flekilde yak›nsa bile...

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul)- Mustafa Y›lmaz öyle demiyor ama!..

MUSTAFA KUL (Devamla)- De€erli arkadafllar›m, tabiî, bu söylentilerin hepsinin a盀a ç›kmas› için, biz, bu araflt›rma önergesinin kabulü yönünde oy kullanaca€›m›z› ifade ediyoruz. Temiz toplum, temiz siyaset, temiz bir parti... Hepimizin aklanmas› için bunun gerekli oldu€una inan›yorum; hepinizi sayg›lar›mla selaml›yorum.

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Kul.

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul)- Say›n Baflkan, arkadafl›m›z, Anavatan Partisine sürekli hakaret etti... Konuflmak istiyorum.

BAfiKAN- Efendim, müracaat›n›z› yaz›l› yap›n da zab›tlara bir bakay›m.

Baflka söz talebi?..

ABDÜLLAT‹F fiENER (S›vas)- RP Grubu ad›na, Hüseyin Erdal konuflacak Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Refah Partisi Grubu ad›na, Say›n Hüseyin Erdal; buyurun.

RP GRUBU ADINA HÜSEY‹N ERDAL (Yozgat)- Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›n›n 1983 y›l›ndan günümüze kadar yapm›fl oldu€u ihalelerinin araflt›r›lmas›yla ilgili, Refah Partisi Grubunun görüfllerini arz etmek üzere huzurlar›n›zda bulunuyorum. Bu vesileyle, Yüce Meclisi sayg›yla selaml›yorum.

Say›n milletvekilleri, y›llardan beri, bu bakanl›k üzerinde, çok yaz›lar›n yaz›ld›€› ve çok dedikodular›n yap›ld›€› hepimizin malumudur. Son senelerde, bu dedikodu ve flaibe, dozaj›n› daha da art›rarak günümüze kadar geldi. Bütün Parlamentoyu ve kamuoyunu ilgilendiren yolsuzluk dedikodusu, hele hele Say›n eski Bakan Mustafa Y›lmaz'›n, ihale yolsuzlu€undan flikâyet ederek istifa etmesi, barda€› tafl›ran son damla oldu.

Daha önce, Refah Partisi Grubu olarak, Say›n eski Bakan Kumbarac›bafl› için, ayn› konu üzerinde vermifl oldu€umuz önerge, ‹ktidar kanad›n›n oylar›yla reddedilmiflti. fiimdi, bizi teyit eden, Anavatan Partisinin ve Sosyaldemokrat Halkç› Partinin, yolsuzluklar› araflt›rma önergeleri çok isabetli olmufltur. Her iki gruba da teflekkür ediyoruz.(RP s›ralar›ndan alk›fllar)

‹BRAH‹M HAL‹L ÇEL‹K (fianl›urfa)- Aferin... Bravo...

HÜSEY‹N ERDAL (Devamla)- Mahiyeti ayn›, zaman bak›m›ndan farkl› olan bu iki önergeden, SHP'nin araflt›rma önergesinin gündeme al›nmas›, Meclis Genel Kurulunun 4 Ekim 1994 Sal› günkü Birlefliminde kabul edilmifltir. Bundan dolay›, say›n milletvekili arkadafllar›ma teflekkür ediyorum. Meclis araflt›rmas› yap›lmas› için de müspet oy vermenizi tavsiye ve temenni ediyorum.

Gerçeklerin ortaya ç›kmas› için araflt›rma yap›lmas›n›n ehemmiyetini müdrikiz; ancak, burada birkaç cümleyle aç›klamak istiyorum: Biz, Refah Partisi olarak, de€il 1983'ten itibaren, hatta 12 Eylül 1980'den itibaren, yani ihtilal yönetimlerinin iflbafl›na gelmesinden itibaren bunlar›n hesab›n› sormak isteyen ve sorulmas›n› kabul eden bir partiyiz . O bak›mdan, bu araflt›rman›n 1983 y›l›ndan itibaren yap›lmas› isabetlidir; ancak, her hükümetin icraat›n› ayr› ayr› incelemenin daha uygun olaca€› kanaatindeyiz. Yani, bugünkü Hükümetin Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›ndaki icraat›n› ayr›, Anavatan Partisi hükümetlerinin icraatlar›n› ayr› mütalaa edip, ayr› ayr› araflt›rmak daha uygun olur kanaatindeyiz. Yine de kabul edilen bu önerge lehine oy kullanaca€›m›z› buradan beyan ediyorum.

Say›n milletvekilleri, ad› geçen bakanl›ktaki ihale yolsuzluklar›, günlük gazetelerde devaml› okunan heyecanl› birer  tefrika haline geldi. Dolay›s›yla, politikac› olarak bizler, flaibe alt›nda kald›k. Bu konuda vatandafla hesap veremiyoruz.

Bas›n›n en güzel malzemesi, bu Hükümetin yapt›€› yolsuzluklar›, her gün bafl sayfada listeler halinde anlatmak. Hepimiz -bizler de dahil- bütün vatandafllar›m›z, bugün gazetelerde acaba hangi bakanl›kta hangi yolsuzluk ç›kacak diye heyecanla bekliyoruz. Dolay›s›yla, gazetelerin tiraj› art›yor; ama, devlet y›pran›yor; milletin Parlamentoya, Hükümete, devlete itimad› kalm›yor; vatandafl, bizi ciddiye alm›yor. Bunlar, gazetelerde güzel tefrika oluyor; ama, biz güvenilirli€imizi kaybediyoruz, bu hareketler, baflka ça€r›fl›mlar yap›yor... Ciddî olmaya mecburuz.

Unutmay›n ki, 1960 ‹htilalinden sonra, Yass›ada Mahkemesinde rahmetli Menderes'e, c›mb›z›n hesab› sorulmufltu, çok zulümler görmüfllerdi. O dönemleri hat›rlayarak, gözümüzü açmaya, akl›m›z› bafl›m›za almaya da mecburuz.

O bak›mdan, araflt›rma yap›lmas›ndan korkmayal›m; yap›ls›n, ne varsa ortaya ç›ks›n. Hiçbir milletvekili ve yak›n›, devletten, ne ifl al›r, ne ifl verir. Kendisi de, yak›n› da kesinlikle ifl alamaz. Ancak, duyuyoruz ki, flirketler kuruluyor, ifller al›n›yor, Türkiye'nin bütçesi parselleniyor. Olmaz öyle fley!.. Vatandafl, karn›n› doyuramazken, o fakir milletten toplad›€›n›z vergileri, "ben Hükümetim, benim partim, benim seçmenim" diye kendi yandafllar›n›za peflkefl çekemezsiniz; kim çekerse, hesab›n› ac› ac› verecektir, bunu böyle bilesiniz.

Millete verdi€imiz vaatlerin yerine gelmesi için yolsuzluklar›n üzerine mutlaka gitmemiz bir görevdir. Bir yolsuzluk yoksa, bakanl›k yapm›fl olan kimselerin kendileri, taraftar›, etraf› ve siyasî parti mensuplar› flaibeden kurtulur. E€er yolsuzluk varsa, hesab›n› verir, öyle kurtulur. Yani, bu dünyada yapt›€› ifl, bu dünyada biter. Bunun hesab›n› öbür dünyaya b›rakmayaca€›z; oras› baflka fley, oran›n hesab›, buradakine benzemez. Onun için, herkes burada hesab›n› vermeye mecburdur.

De€erli arkadafllar, elimizi vicdan›m›za koyarak, mesuliyetimizi düflünerek karar›m›z› verelim. Ben inan›yorum ki, bu Yüce Meclis, cesaretle, yolsuzluklar›n üzerine gidecektir; çünkü, bütün gruplar, yolsuzluklar›n ortaya ç›kar›lmas› üzerinde fikir birli€i yapm›flt›r.

Say›n milletvekilleri, hakl› olarak, medya, milletvekilleri olarak bizleri a€›r flekilde itham ediyor.

‹BRAH‹M HAL‹L ÇEL‹K (fianl›urfa)- H›rs›zlar› ediyor, h›rs›zlar›...

HÜSEY‹N ERDAL (Devamla)- Medyaya, bu kürsüden teflekkür ediyorum. Bizleri ve kamuoyunu, yolsuzluk konular›nda bilgilendiriyor ve uyar›yorlar. Bizim, art›k, düflünmeden, yolsuzluklar›n üzerine gitmemiz gerekir. Kimsenin yapt›€› yan›na kalmas›n ki, bir daha, kimse, milletin hakk›na tecavüz etmesin.

Say›n milletvekilleri, bu cümleden olarak, 50 nci Ana Hükümetinin 49 uncu Baba Hükümetinden, Babadan devrald›€› Hükümet Program›nda, "yolsuzluklar›n üzerine gidilecek, hesap sorulacak" deniliyor. De€erli arkadafllar, üç sene geldi geçti; nerede hesap, kime soruldu?.. Sormay› b›rak, Hükümetin kendisi yolsuzluklar içinde bocalay›p duruyor.(RP s›ralar›ndan alk›fllar) Kendi partilisi olmayan› ifle alm›yor, kendi partilisi olmayana ifl vermiyor.

Bugün SHP'li ve DYP'li teflkilat mensuplar› müteahhit olmufl, köy suyunu getiriyor, yol yap›yor... Önce neydi; ilçe baflkan›, il baflkan› veya teflkilatta çal›flm›fl bir partili; ama , flimdi ‹ktidara gelince ne olmufl; müteahhit olmufl, büyük adam olmufl...

M.ADNAN EKMEN ( Batman )- Say›n Erdal, Refah Partili belediyeler nas›l?

MUSTAFA KUL ( Ercincan)- Refah Partili belediyelerde yok mu?

HÜSEY‹N ERDAL ( Devamla )- Say›n Kul, bak›n ben ne diyorum: Biz, l2 Eylülden beri hesap soran ve sormak isteyen bir partiyiz. Biz, muhalefette .bunu konufluyoruz; ama, siz ‹ktidardas›n›z, " Mercümek " isimli bir vatandafl›, burada, ç›k›p da konuflmayacaks›n›z!.. Elinizde bütün imkânlar var, siz yürütme organ›s›n›z, kanunlar› siz tatbik ediyorsunuz, neyi varsa ç›kar›n. Nas›l ‹SK‹'de sizin pisli€iniz ortaya ç›kt›ysa, nas›l Ankara'da ç›k›yorsa, nas›l parayla iflçi ald›ysan›z, nas›l fi›rnak Valisi, size, " PKK'dan iflçi ald›n›z " dedi€i zaman yerinden sürdüyseniz; varsa Mercümek'in kabahati, suçu, gerekirse ipe götürün.        Bu vatan için, bu millet için bu hareketi yapmak laz›m; yoksa devlet ayakta kalmaz, millet bize güvenmez, devlet olarak, millet olarak da€›l›r›z ve bizi koruyacak kimse kalmaz.

Bak›n, biz iktidar de€iliz; ama, iktidar oldu€umuz zaman, flu kürsüye ç›kt›€›m›zda hiç kimseyi -kesinlikle- flikâyet etmeyece€iz. ‹ktidar, flikâyet yeri de€il, icraat yeridir. Sizin bilmeniz laz›m ki, Büyük Millet Meclisindeki flu milletvekillerinin hiçbir yapt›r›m gücü yoktur. Kimin yapt›r›m gücü var; Bakanlar Kurulunun ve Hükümetin...‹flte her fley elinizde, milletvekilinde de€il, Bakanlar Kurulunda. 34 bakan karar ald›€› zaman istedi€iniz ifli yap›yorsunuz, istemedi€iniz ifli yapm›yorsunuz.

5 Nisan kararlar›n› Bakanlar Kurulu mu ald›, Büyük millet Meclisi mi ald›, yoksa vatandafl m› ald›? Kim fabrikalar› kapat›yor, kim politikas›n› yürütüyor, kim d›fl borçlar› al›yor; Hükümet. Türkiye'deki yabanc› güçleri kim tutuyor; Hükümet tutuyor. Irak ambargosunu kim kald›rm›yor; Hükümet kald›rm›yor. O halde, Hükümet, flikâyet yeri de€il, icraat yeridir. B›rak›n bize, bak›n neler yap›yoruz, neler yap›yoruz...

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Sizi millet b›rakm›yor!..

MUSTAFA KUL (Erzincan)- B›rakmakla olmuyor, seçimle geleceksiniz.

HÜSEY‹N ERDAL (Devamla)- ‹nflallah gelece€iz.

De€erli arkadafllar, flimdi, bu araflt›rma önergesi inflallah kabul edilecek, komisyon kurulacak; ancak, bu yeterli de€il; evvela, Hükümet kendisini toparlas›n, kendi kendini düzeltsin.

5 Nisan kararlar›n› al›p, vatandafl› s›k›nt›ya sokup, ondan sonra da güneydo€uda seçim propagandas› için trilyonlar› soka€a at›yorsun. Seçime, niye bu milletin paras›n› alet ediyorsun. Köye dozer laz›m; "flu köyün yolunu düzeltin" diye Köy Hizmetleri müdürüne gidiyorsunuz, Köy Hizmetleri müdürü, "efendim, dozerin mazotu yok, verin mazotunu, gönderelim" diyor; ama, güneydo€uda günde 1 trilyon lira para harcan›yor, Hükümetin k›l› k›p›rdam›yor. Nerede, nerede Hükümet; yok ki!.. Yoklarla u€rafl›yoruz, yoklarla...

Bugün, köylü ekin ekemiyor. Seneye, flu andaki ekinin belki yüzde 20'sini bile alamayacaklar. Neden; çünkü, 13 500 liraya gübre alam›yor; tohum bulam›yor. Köylü aç, nüfusun yüzde 50'si köyde, flehirli de aç...

Hükümet, ç›k›yor, burada flikâyet ediyor... Ben anlam›yorum arkadafllar, fluraya ç›k›p neyi flikâyet ediyorsunuz hükümet olarak... Daha önceki say›n milletvekili de buraya ç›kt›, kanundan bahsetti. Arkadafl, istedi€in kanunu getir, flu memlekete faydal› olabilecek hangi kanun varsa, biz Refah Partisi olarak ona müspet oy veririz. Buraya ç›k›p flikâyet ediyorsunuz...

De€erli arkadafllar, "temiz toplum" diye ortaya bir laf at›yorsunuz. Toplum temizdir, yönetim temiz de€il, yönetim!.. (RP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar) Onun için, vatandafl› kirlilikle itham etmeyin. Yaz›k ediyorsunuz vatandafla. Vatandafl tertemizdir. Yönetim bozuk, vatandafl› da kendinize uyduruyorsunuz. Bu nedenle, konuflmalar›m›z› tartarak, düflünerek yapal›m, vatandafl› suçlamayal›m. "Temiz yönetim" demek laz›m; "temiz toplum" de€il. Temiz yönetim nedir; ald›€› ifli ciddiyetle yapacak, vatandafl›n hakk›n› yemeyecek... Bakan olan bir arkadafl, bakanl›k arabas›n›, efline dostuna vermeyecek, onu, kendinden baflkas› kullanmayacak; pazara, bakkala çakkala, gazete almaya devletin arabas›n› göndermeyecek... Var m›s›n›z bunu uygulamaya? ‹flte, temiz yönetim budur. "temiz toplum" tabirini yanl›fl kullan›yorsunuz. Vatandafl bunlar› görüyor, halinize ac›yor tabiî.

De€erli arkadafllar, Bay›nd›rl›k Bakanl›€›nda, y›llardan beri bu ihaleler yap›lmaktad›r, bundan hepimiz flikâyetçiyiz. Neden; çünkü, bafltaki idare sa€lam de€il, müteahhit sahipsiz, devlet memuru sahipsiz, kim güçlüyse, onun dedi€i oluyor.

2886 say›l› ‹hale Kanunundan bahsediyoruz; daha önce 2490 say›l› ‹hale Kanunu da vard›. fiimdi oldu€u gibi, o kanun uyguland›€› zaman da yolsuzluk oluyordu; olmuyor de€ildi. Bu, yerine ve adam›na göre, bafltaki yönetime göre de€ifliyor. "At, sahibine göre kiflner" derler. ‹haleyi veren bafltaki insan sa€lamsa, kanun ne olursa olsun, orada rüflvet olmaz; ama, Say›n Kumbarac›bafl›’n›n, Say›n Mustafa Y›lmaz’a dedi€i gibi, “can›m, idare et; ben, 2 partiden müteahhitleri ça€›rd›m; ifli, DYP’nin, SHP’nin müteahhitlerine verdim; sen de böyle yap ”derse, tabiî orada rüflvet döner, yolsuzluk döner, adam kay›rma olur; onun için de biz, karfl›n›za ç›kar, bunu söyleriz. Gerek bu ‹ktidar gerek Anavatan iktidarlar›n›n yönetimleri zaman›nda ne yolsuzluk varsa, mutlaka araflt›r›lmas› laz›m;çünkü, bu yolsuzlukla, bu rüflvetle verilen ihaleyle yap›lan bina, çürük oluyor, bir; pahal› oluyor, iki; geç oluyor, üç. Bunun s›k›nt›s›n› kim çekiyor; millet çekiyor.

 ‹flte, geçenlerde Japonya’da 8 fliddetinde bir zelzele oldu. De€erli arkadafllar, o zelzele e€er Türkiye’de olsayd›, evvela, flu Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›n›n ihale etti€i, kontrol etti€i yap›lar›n yüzde 90’› y›k›l›rd›. Niye; ihaleyi rüflvetle veriyorsun, rüflvetle verdi€in müteahhit de o binay› çürük yap›yor; sen de ona, niye çürük yap›yorsun demiyorsun; iflte, zelzelede y›k›l›yor; olan, içindeki vatandafla oluyor ve vatandafl ölüyor; kimin öldürdü€ünü de bilmiyor.

Bir misal arz ederek sözlerime son verece€im.

Say›n Baflkan, de€erli arkadafllar; Yozgat’ta Bay›nd›rl›k ve ‹skân  Bakanl›€›n›n yapt›rd›€› bir bina var, Vergi Müdürlü€üne ait bir binad›r. Bu bina yap›lm›fl bitmifl; yap›m› da bir partiliye verilmifl. fiimdi “mifl” diye konufluyorum; onu ö€renip isim veremeyece€im; ama, Yozgat’ta bina meydanda. Bina yap›lm›fl bitmifl, muvakkat kabulü de yap›lm›fl ve Vergi Müdürlü€ü binaya tafl›nm›fl. Sonra; tabiî, binan›n kiriflleri çatlak, tavan› çatlak, kolonlar› çatlak, bina bafllam›fl çatlamaya. Orada çal›flan memurlar demifller ki, “bu bina çatlak patlak; ne yapal›m; teknik heyet getirttirelim, incelettirelim; biz buradan ç›kal›m; yoksa, y›k›lacak, alt›nda kal›p ölece€iz.” Ankara’dan heyet geliyor -herhalde Orta Do€u Teknik Üniversitesinden- bir inceleme yap›yorlar, diyorlar ki, “bu bina y›k›l›r, çöker, derhal boflalt›n.” fiimdi, koskoca bina boflalt›ld› ve Vergi Müdürlü€ü baflka binaya tafl›nd›. ‹flte, bu binan›n ihalesi, zaman›nda, Bay›nd›rl›k Bakanl›€› taraf›ndan, rüflvetle veya baflka türlü, bu müteahhite verilmifl; müteahhit köfleyi dönmüfl, kendisi de kaybolmufl, flimdi kendi yok, mal› baflkas›na geçirmifl; orada bina y›k›lmay› bekliyor. Bak›n, bunlar› düflünerek hareket etmemiz laz›m. Bina gitmifl, para da gitmifl; yeni bina yapacaks›n›z, o binay› y›kmak ayr› bir masraf, yapmak ayr› bir masraf o da da ayr› bir fley.

Bu kadar ciddî bir konuyu görüfltük. O bak›mdan, hiçbir arkadafl›m›z, hiçbir parti grubu “iflte, önergeyi bize verdiler, bizim aleyhimize kulland›lar” demeden, bu araflt›rma önergesini kabul edelim, araflt›r›ls›n, hakikaten, kimde usulsüzlük, yolsuzluk varsa, ortaya ç›kar›ls›n ve cezaland›r›ls›n, bundan sonra da, herkes akl›n› bafl›na als›n.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; sözlerime son verirken, bu isabetli önergeye, Refah Partisi olarak müspet oy verece€imizi arz eder; Yüce Meclise sayg›lar sunar›m. Sa€ olun. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim.

Görüflmeler tamamlanm›flt›r.

 

 

 

BAfiKAN- Oylamaya geçmeden önce, Say›n Maruflu, söz talebinde bulundunuz; Say›n Cengiz Alt›nkaya, siz de söz talebinde bulundunuz -ikinizinki de ayn› konuda- fakat, o devirde siz bakan oldu€unuz için size söz verece€im.

Say›n milletvekilleri, konufltu€umuz araflt›rma önergesi, 1983 ve sonras›ndaki y›llar›n ihaleleriyle ilgili; ama, burada konuflan arkadafllar›m›z, siyasî partiler, tamamen birbirlerine çatt›lar, birbirlerini töhmet alt›nda b›rakt›lar; iflte, bu savunma talepleri ortaya geldi.

‹kinci bir partiye savunma talebi do€urmamak flart›yla, Say›n Cengiz Alt›nkaya, size söz veriyorum.

CENG‹Z ALTINKAYA (Ayd›n)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; sözlerime bafllamadan önce, hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

Söz talebimin olumlu karfl›lanmas›ndan ötürü, Say›n Baflkana, ayr›ca, flahs›m ad›na teflekkür ediyorum. Sesimin k›s›kl›€› dolay›s›yla, verece€im rahats›zl›ktan ötürü, peflinen özür dilerim.

De€erli arkadafllar, burada, yaklafl›k bir saatten beri, Türkiye Cumhuriyetinin en a€›r ifllerini yürüten flerefli bir camias›, yerden yere vurulmakta. Hele, son konuflmac› olan Refah Partisi Sözcüsünün, a€za al›nmayacak derecede sözlerle bu güzide müesseseyi, hiçbir devri ay›rt etmeksizin, hiçbir kifliyi ay›rt etmeksizin, hiçbir ifllemi ay›rt etmeksizin, yerden yere vurmas›na, önce, Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›k Divan›n›n müsaade etmemesi gerekir.

HÜSEY‹N ERDAL (Yozgat)- Ne söylemifli, Say›n Baflkan?

CENG‹Z ALTINKAYA (Devamla)- Bu kurumlara, buradaki insanlara, önce biz sahip ç›kaca€›z. Yanl›fll›klar varsa -münhas›ran bildirilmifl yanl›fll›klar var, münhas›ran iflaret edilmifl iddialar var- onlar›n üzerine gidilir.

fiimdiye kadar, burada, sadece ve sadece, "Anavatan devrinde yolsuzluk yap›ld›, Anavatan devri, bu ifllerin flampiyonudur" türünden sözler sarf edildi.

Bizim arkadafllar›m›z›n da önergeleri var, s›raya girmifl bekliyor; bu önerge de s›raya girip beklemeliydi; ama, nedense -bugünlerde daha fazla dedikodu yayma ihtiyac›ndan olsa gerek- öncelikle görüflüldü.

Burada, yeni Bakan›m›z Say›n Çulhao€lu, genç arkadafl›m›z, konuflmas› esnas›nda, Anayasay› bile ihlal etmifltir.

Bu Yüce Meclisin verdi€i kararla, Yüce Divanda yarg›lanmakta olan bir kifliyim ve perflembe günü yirmiikinci duruflmaya ç›kaca€›z. Yap›lan otuzu aflk›n soruflturmada, iki bakan›n sorumlulu€unu dile getiren bir tek sat›r yok. Hâlâ bundan vazgeçilmemifl durumda, bütün seçim meydanlar›nda, miting meydanlar›nda ve özellikle Refah Partisini destekleyen bas›n organlar›nda, Yüce Divan, ‹SK‹, ‹LKSAN bir arada say›lmakta. Bu iflleri üstlenen insanlar›n art›k elleri titriyor, ifl yapt›ramaz, ihale açamaz hale gelmifller.

‹flte elefltirilen 44 üncü madde, elefltirilen ihale usulleri, elefltirilen tebli€ler, uygun teklifin tespitinde uygulanacak kriterler... Say›n Kumbarac›bafl› da aram›zdalar. ‹lk y›l, tebli€ de€ifltirilip, en düflük tekliflerin uygun olaca€›na dair, 2886 say›l› kanunun hükümleri uyguland› ve flimdi iflte kararname ç›kt›... 94/6019 say›l› bu Kararnamede, bütün o tebli€lerle ve yüzde 50, yüzde 60, yüzde 70 tenzilatlarla yap›lm›fl ihalelerin, hatta bakanlar›n, baflbakanlar›n temellerini att›klar› inflaatlar›n, rekor seviyede yap›lan ifllerin hepsi feshedilmekte.

Peki, bu iflten kim kârl› ç›kt›? ‹hale için yap›lan haz›rl›klar, gelmeler, gitmeler, noter masraflar› ve oralarda temel atma törenlerinde yap›lan masraflar, ikramlar, yol masraflar›... Hepsi milletin paras› de€il miydi? Ne kazand›k biz bu iflten?

fiimdi burada, yöneticilerin cesaretini k›rmak yerine, onlar› desteklemek ve iflleri, objektif kriterlerle ve yap›labilecek flartlarla ihale etmek laz›md›r. E€er, Türkiye Cumhuriyeti yat›r›ma devam edecekse, Türkiye altyap›s›n› gelifltirecekse, bu ihaleleri birileri yapacakt›r, yapmaya da mecburdur; ama, siz, hiçbir fleyi ay›rt etmeksizin, külliyen bu Bakanl›€›n üstüne yüklenirseniz; flah›slar›, olaylar›, tek tek ihaleleri de€il de camiay› suçlarsan›z -bu iflin bafl›na yar›n öbür gün belki baflkalar› gelecek- Her gelen insan› bu çamura belerseniz, sonra, siz, hangi baraj›, hangi içme suyunu, hangi kanalizasyonu yapt›rabilirsiniz?!

fiABAN BAYRAK (Kayseri)- Onlar da, do€ru çal›fls›nlar...

CENG‹Z ALTINKYA (Devamla)- fiimdiye kadar, hangi kanun, yolsuzluk yap›lmas›n› emretmifltir? Tapu Kadastro idarelerinde yolsuzluk yok mudur; baflka kurumlarda yok mudur? Sadece Bay›nd›rl›k Bakanl›€›n›n üstüne bu kadar gelinmesi, bir dönem -iki küsur y›l- yapm›fl olmam nedeniyle, beni gerçekten üzmüfltür.

‹BRAH‹M HAL‹L ÇEL‹K (fianl›urfa)- Say›n Bakan, üzülme; siz temizseniz bir fley olmaz; kirliyseniz...

CENG‹Z ALTINKYA (Devamla)- fiimdi, evvelallah biz de bu araflt›rmay› elbette ki kabul edece€iz; ancak, burada, Say›n Mustafa Kul da, Say›n Erdal da konuflurken, o kadar dikkatsiz, o kadar genifl kapsaml› konufltular ki, bu kürsüye yak›flmam›flt›r.

fiimdi, bak›n›z, bugünlerde Türkiye'nin gündeminde bir Merkez Bankas› var, bir Halk Bankas› meselesi var; hatta, DYP Milletvekili Say›n Hayri Do€an'›n getirdi€i, tar›m kredi kooperatifleri meseleleri var. Bunlar, bugünün hadiseleri. Bunlar›n üzerine gidilse, belki, bugün ifllenmekte olan suçlar engellenecek; onlar› niye gündeme getirmiyorsunuz? Onlar› açal›m.

fiimdi, otoyollarla ilgili -Anayasan›n 138 inci maddesi çok net izah etmifl; diyor ki: Görülmekte olan bir dava hakk›nda Türkiye Büyük Millet Meclisinde yarg› ba€›ms›zl›€›n› etkileyecek görüflmeler yap›lamaz- siz, flimdi, buraya ç›k›p da, otoyol ihaleleri flöyle yap›lm›flt›r, böyle yap›lm›flt›r, nas›l dersiniz?! Üstelik, otoyollarda, mevzuat› koyan, kredileri bulan ve bu ifle cesaretle at›lan Anavatan ‹ktidar›n› fersah fersah geçtik, biz daha çok otoyol yapt›k, biz daha çok otoyol açt›k diyen biz miyiz; yoksa, 49 uncu hükümet mi, 50 nci hükümet mi?! Ayn› mevzuat devam ediyor.

Bay›nd›rl›k Bakanl›€›ndaki ihaleler araflt›r›lmaya baflland›€› zaman, otoyollar›n ihale edildi€i dönemin bakanlar› ve o bakanlar döneminde yap›lan di€er ihaleler hakk›nda, siz, görülmekte olan bir dava varken, nas›l, kamuoyuna bilgi verebilirsiniz?! Bu konuda, tabiî ki, araflt›rma komisyonu gerekeni yapacakt›r.

Asl›nda bu konular›n konuflulmad›k, görüflülmedik yan› da kalmad›. Hele, otoyollar için, bunlar›n lüzumsuzlu€undan bahseden, Hükümetin Baflbakan›; ama, çok otoyol yapt›k diye övünen de ayn› Hükümetin Bay›nd›rl›k Bakan›!.. Hâlâ, flu anda bile, bir Devlet Bakan›m›z ve Baflbakan›m›z, Türkiye'nin otoyollara ihtiyac› yoktu, fazla yap›lm›fl türünden beyanatlar veriyorlar.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; e€er bu iddia do€ruysa, benim bir önerim var; bir tek fley rica ediyorum: Emir versinler, bir iki gün- öyle, bir hafta  falan de€il- flu otoyollar› bir kapatal›m; ‹stanbul'dan Edirne'ye gidifli, ‹stanbul'dan Ankara'ya dönüflü, bir günlük kapatal›m...

RAS‹M ZA‹MO⁄LU (Giresun)- Bir gün, bir gün...

AHMET SAYIN (Burdur)- Lüks; lüks bunlar.

CENG‹Z ALTINKAYA (Devamla)- Bir bakal›m ne olacak?!

Efendim, kurban bayram›, ramazan bayram› geldi€i zaman, kamyon trafi€ini, TIR trafi€ini yasaklayan kararlar› uygulamayal›m. Türkiye'ye yol laz›m de€ilse, Türkiye'ye otoyol laz›m de€ilse, niye, fleker bayram›nda, kurban bayram›nda, güneye giden, bat›ya giden yollar kamyonculara, TIR'c›lara kapat›l›yor?

fiimdi, arkadafllar, bu memleketin hizmete ihtiyac› var, bu memleketin yollara, barajlara ihtiyac› var ve bu ifllerin üzerine kararl› gidecek yöneticilere ihtiyac› var.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN- Say›n Alt›nkaya, ba€layal›m.

CENG‹Z ALTINKAYA (Devamla)- Atatürk Baraj›n› yap›p bitiren biziz. Atatürk Baraj›n› 1986'dan 1990'a kadar Anavatanl› yönetim finanse etmifl, desteklemifl, takip etmifl, bitirmifltir.

Urfa tünellerini de günü gününe takip eden bizleriz. 29 Ekim tarihinde, Urfa tünellerinden -Dicle'den de€il, F›rat'tan- Harran Ovas›na su ak›taca€›z.

Arkadafllar, 29 Ekim günü tören var ve 29 Ekim günü verece€imiz su miktar› saniyede 10 metreküptür. Biz, bu miktardaki suyu iki y›l önce de verebilirdik, yani iki y›l önce de bu kadar su geçirilebilirdi oradan; ama, 1993 y›l› may›s ay›ndan 1994 y›l› may›s ay›na kadar, o inflaatta tek bir kazma dahi sallanmam›fl, tek bir çivi bile çak›lmam›flt›r. fiimdi, o bir y›l kaç paraya mal olmufltur, mesele neden çözülmemifltir; bunu araflt›ral›m...

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Say›n Baflkan...

BAfiKAN- Say›n Alt›nkaya; lütfen...

CENG‹Z ALTINKAYA (Devamla)- Say›n Saraçlar, niye rahats›z oldunuz?

MUSTAFA KUL (Erzincan)- Say›n Baflkan, bütçe görüflmelerinde söylenir bunlar!

BAfiKAN- Say›n Alt›nkaya, lütfen ... Konuflman›z› ba€lay›n art›k.

CENG‹Z ALTINKAYA (Devamla)- Tabiî efendim. fiahsen benim rahats›zl›k duydu€um hadiseler bunlard›r. Bu Bakanl›kta yanl›fll›k yapan bürokratlar varsa, mevzuata ayk›r› ifl yap›lmas› için emir verenler varsa, yolsuzluk yap›lmas›na göz yumanlar varsa, onlar münhas›ran bulunur ve ortaya ç›kar›l›r; ama, bu müessese y›prat›l›rsa, bundan Türkiye Cumhuriyeti zarar görür; benim demek istedi€im budur.

Bana bu söz hak›n› tan›d›€›n›z için hepinize tekrar teflekkür ediyor, sayg›lar sunuyorum. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim.

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul)- Say›n Baflkan, anlad›€›m kadar›yla bana söz vermeyeceksiniz...

BAfiKAN- Tabiî efendim...

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul)- Özellikle DYP ve SHP sözcüleri, mensup oldu€um Anavatan Partisini itham etmifllerdir; bu ithamlar› reddediyorum ve aynen kendilerine iade ediyorum.

BAfiKAN- Efendim, Say›n Alt›nkaya da zaten o maksatla söz istemiflti.

 

 

 

 

BAfiKAN- Say›n milletvekilleri, Say›n Alt›nkaya'ya söz vermeden evvel, Meclis araflt›rmas› önergesi üzerindeki görüflmelerin tamamlanm›fl oldu€unu ilan etmifltim.

fiimdi, önergeyi...

EM‹N KUL (‹stanbul)- Say›n Baflkan, karar yetersay›s›n›n aranmas›n› istiyorum.

AHMET SAYIN (Burdur)- Niye?..

EM‹N KUL (‹stanbul)- Bakal›m önergeye samimiyetle sahip ç›kan var m› yok mu diye...

BAfiKAN- Efendim, lütfen...Görüflmeleri sükûnetle takip edelim. Bak›n, arkadafllar da salona giriyorlar.

Meclis araflt›rmas› aç›lmas› hususunu oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Meclis araflt›rmas› aç›lmas› kabul edilmifltir.

Say›n milletvekilleri, Meclis araflt›rmas› yapacak komisyonun 11 üyeden kurulmas›n› oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Komisyonun çal›flma süresinin, üye seçimi tarihinden bafllamak üzere 3ay olmas›n› oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Komisyonun, gerekti€inde Ankara d›fl›nda da çal›flabilmesi hususunu oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Say›n milletvekilleri, daha evvel ald›€›m›z karar gere€ince yar›n sözlü sorular› görüflmeyece€iz.

Kanun tasar› ve tekliflerini s›ras›yla görüflmek için 12 Ekim 1994 Çarflamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleflimi kapat›yorum.

                                                                           Kapanma Saati: 17.50