BRNC OTURUM
Açlma Saati: 15.00
BAfiKAN: Baflkanvekili Yasin HATBO⁄LU
KÂTP ÜYELER: Abbas NCEAYAN (Bolu), Kadir Bozkurt (Sinop)
----- 0 -----
BAfiKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 20 nci Birleflimini açyorum.
III.- Y O K L A M A
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, ad okunmak suretiyle yoklama yaplacaktr. Sayn üyelerin, isimleri okundukça yüksek sesle iflaret buyurmalarn rica ediyorum.
(Yoklama yapld)
BAfiKAN- Sayn grup baflkanvekilleri, (ANAP sralarndan "grup baflkanvekilleri yok" sesleri) grup toplantlarnz devam ediyor mu? (DYP sralarndan "devam ediyor" sesleri)
MEHMET ADNAN EKMEN (Batman)- Bizim yok efendim.
BAfiKAN- SHP'nin yok, DYP'nin devam ediyor.
Yalnz, bugün, biliyorsunuz, gündemimiz yüklü; eer, ekseriyet olursa, uzatma karar da var. Ona göre, grubunuz ne yapar bilemiyorum; ben, ksa bir ara vereceim.
COfiKUN GÖKALP (Krflehir)- Meclis kimsenin oyunca deil, grup baflkanvekillerinin hiç deil; lütfen, gelsinler efendim.
BAfiKAN- Herhalde öyledir.
Sayn milletvekilleri, toplant yetersaymz yoktur; 15.45'te yeniden toplanmak üzere birleflime ara veriyorum.
Kapanma Saati: 15.22
KNC OTURUM
Açlma Saati: 15.45
BAfiKAN : Baflkanvekili Yasin HATBO⁄LU
KÂTP ÜYELER: Kadir BOZKURT (Sinop), Abbas NCEAYAN (Bolu)
-----O-----
BAfiKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 20 nci Birlefliminin kinci Oturumunu açyorum.
III- Y O K L A M A
BAfiKAN- Tekrar, ad okunmak suretiyle yoklama yaplacaktr; ad okunan sayn üyelerin, yüksek sesle iflaret buyurmalarn rica ediyorum.
(Isparta Milletvekili Abdullah Aykon Doan'a kadar yoklama yapld)
BAfiKAN- Deerli milletvekilleri, toplant yetersaymz vardr; görüflmelere bafllyoruz.
Sayn milletvekilleri, gündemimizin yüklü olmas hasebiyle gündem dfl söz talebinde bulunan deerli milletvekillerinin bu isteklerini yerine getirme imkân olmamfltr.
Bu sebeple, dorudan, gündeme; gündemin "Sunufllar" bölümüne geçiyorum.
BAfiKAN- Cumhurbaflkanl tezkereleri vardr; okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Görüflmelerde bulunmak üzere, 12 Ekim 1994 tarihinde Fransa'ya gidecek olan Dfliflleri Bakan Mümtaz Soysal'n dönüflüne kadar; Dfliflleri Bakanlna, Adalet Bakan Mehmet Moultay'n vekâlet etmesinin, Baflbakann teklifi üzerine, uygun görülmüfl olduunu bilgilerinize sunarm.
Süleyman Demirel
Cumhurbaflkan
BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.
BAfiKAN- Dier tezkereyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
"Çölleflmeyle Mücadele Sözleflmesi"nin imzaya açlaca "Diplomatik Konferans"a katlmak ve çevre konusunda iflbirlii alanlarnda görüflmelerde bulunmak üzere, 13 Ekim 1994 tarihinde Fransa'ya gidecek olan Çevre Bakan Rza Akçal'nn döflününe kadar; Çevre Bakanlna, Orman Bakan Hasan Ekinci'nin vekâlet etmesinin, Baflbakann teklifi üzerine, uygun görülmüfl olduunu bilgilerinize sunarm.
Süleyman Demirel
Cumhurbaflkan
BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.
BAfiKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlnn bir tezkeresi vardr; okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
Birleflmifl Milletler Genel Kurulunun 49 uncu Dönem çalflmalar ile ilgili olarak temaslar yapmak ve Birleflmifl Milletlerin kurulufl yldönümü olan 24 Ekim 1994 günü yaplacak olan özel Genel Kurul oturumunu izlemek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisini temsilen dört kiflilik bir Parlamento Heyetimizin Birleflmifl Milletleri ziyareti hususu Genel Kurulun 15 Eylül 1994 tarihli 7 nci Birlefliminde kabul edilmifltir.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dfl liflkilerinin Düzenlenmesi Hakkndaki 3620 Sayl Kanunun 2 nci maddesi uyarnca Siyasî Parti Gruplar tarafndan isimleri bildirilen milletvekillerimiz Genel Kurulun bilgisine sunulur.
Hüsamettin Cindoruk
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Baflkan
Ali brahim Tutu (Erzincan)
Nurhan Tekinel (Kastamonu)
smail Karakuyu (Kütahya)
Adem Yldz (Samsun)
BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.
BAfiKAN- Deerli milletvekilleri, komisyonlardan istifa önergeleri vardr; okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Baflka bir komisyonda görev almam nedeniyle Çevre Komisyonundan istifa ediyorum.
Gereini bilgilerinize arz ederim.
Sayglarmla.
Yaflar Erylmaz
Ar
BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.
BAfiKAN- Dier önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Daha önce Hayalî hracat ile ilgili Arafltrma Komisyonu Üyesi olduumdan, (9/22) esas numaral Soruflturma Komisyonu üyeliimden istifa ediyorum.
Gereinin yaplmasn sayglarmla arz ederim.
Nevfel fiahin
Çanakkale
BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.
BAfiKAN- Deerli milletvekilleri, bir Meclis arafltrmas önergesi vardr; okutuyorum:
BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.
Deerli milletvekilleri, önerge gündemde yerini alacak, Meclis arafltrmas açlp açlmamas hususundaki öngörüflmeler, srasnda yaplacaktr.
Sayn milletvekilleri, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak fller" ksmna geçiyoruz.
--------(X)
BAfiKAN- Genel Kurulun 12.10.1994 tarihli 18 inci Birlefliminde alnan karar gereince, DYP, ANAP, SHP, RP ve CHP Grup Baflkanvekilleri Bursa Milletvekili Turhan Tayan, Bayburt Milletvekili Ülkü Güney, çel Milletvekili Aydn Güven Gürkan, Malatya Milletvekili Ouzhan Asiltürk ve Ankara Milletvekili Ali Dinçer'in, Güneydouda Uzun Süreden Beri Cereyan Eden Olaylar Yerinde ncelemek ve Alnmas Gerekli Tedbirleri Türkiye Büyük Millet Meclisine ve lgili Mercilere letmek ve Memleketimizin Birlik ve Beraberliinin Salanmasna Katkda Bulunmak Üzere Anayasann 98 inci, çtüzüün 102 ve 103 üncü Maddeleri Uyarnca Bir Meclis Arafltrmas Açlmasna liflkin Önergeleri üzerine kurulan 10/116 esas numaral Meclis Arafltrmas Komisyonu Raporu üzerindeki genel görüflmeye bafllyoruz.
Sayn Komisyon ve Hükümet buradalar ve yerlerini aldlar.
çtüzüümüze göre Meclis Arafltrmas Komisyonu raporu üzerindeki genel görüflmede ilk söz hakk, Meclis arafltrmas önergesi sahibine aittir. Daha sonra, çtüzüün 73 üncü maddesine göre, siyasî parti gruplar ile flahslar adna 2 sayn üyeye ve isterlerse Komisyon ve Hükümete söz vereceim. Bu suretle, Meclis Arafltrmas Komisyonu raporu üzerindeki genel görüflme tamamlanmfl olacaktr.
Konuflma süreleri, Komisyon, Hükümet ve siyasî parti gruplar için 20'fler dakika, önergedeki imza sahibi ile flahslar adna söz talep eden sayn üyeler için 10'ar dakikadr.
Komisyon raporu 651 sra sayyla bastrlp datlmfltr.
Deerli milletvekilleri, 12.10.1994 günlü 18 inci Birleflimde alnan bir karara göre, bugünkü gündemdeki görüflme programmz bitinceye kadar Genel Kurul çalflacaktr.
Bu Meclis Arafltrmas Komisyonu raporunun müzakerelerinin arkasndan, stanbul'un sorunlaryla ilgili Arafltrma komisyonu raporunun müzakeresi de vardr ve orada da, her bir grubun 20'fler dakika, kiflisel söz talebinde bulunan her bir üyenin 10'ar dakika süreyle görüflme hakk vardr.
Komisyon raporu 651 sra sayyla bastrlp datlmfltr.
Bunlar dikkate alarak, bahse konu raporun okunup okunmamas hususunu oylarnza sunacam: Raporun okunmasn kabul edenler... Kabul etmeyenler... Raporun okunmas hususu kabul edilmemifltir.
Deerli milletvekilleri, rapor üzerinde, önerge sahiplerinin söz talebi var m? Yok.
10/116 ESAS NUMARALI MECLS ARAfiTIRMASI KOMSYONU BAfiKANI ÖMER LÜTF COfiKUN (Balkesir)- Sayn Baflkan, bu raporun, 3 üncü sayfasnn son satrndaki...
BAfiKAN- Efendim, izin verir misiniz bendeniz arz edeyim.
Deerli milletvekilleri, zabtlar düzeltilsin diye ifade ediyorum: Rapor daha önce datlmflt; eer okutsaydk, öyle karar verseydiniz, düzelterek okuyacaktk; okuma imkânmz olmad için, düzeltilmifl flekli zabtlara geçsin diye, 3 üncü sayfann son paragrafn doru flekliyle okuyorum: "Bölgede terör, PKK'dan kaynaklanmakta ve bölge halknn büyük ksm teröre destek vermemektedir." Zabtlara böyle geçsin. Bu bir bask hatasdr, düzeltiyoruz deyince, anlam fludur: Aslnda, rapor, okuduum flekilde kaleme alnmfltr; ama, eskilerin ifadesiyle bir matbua hatas olmufltur.
Bir baflka sayfada bir ufak bask hatas daha var, onu da düzelteyim; 10 uncu sayfann onbirinci paragrafnn doru fleklini okuyorum; zabtlara böyle geçmesi gerekir: "Sanayide kullanlan enerjideki yüzde 30 muafiyetin bölgede ifllemedii, çünkü sermayesi 10 milyar aflan kurulufllarn bundan istifade ettirildii, bölgede sermayesi 10 milyar aflan iflletmelerin az sayda olduu..." Aslna uygun olaca kanaatiyle bunu da düzelterek okumufl oldum.
Deerli milletvekilleri, Sosyaldemokrat Halkç Parti Grubu adna Sayn Mustafa Kul söz talebinde bulundu.
Gruplar adna flu anda baflka talep yok.
Baflkanla müracaat srasna göre, kiflisel söz talebinde bulunanlar: Kayseri Milletvekili Sayn Seyfi fiahin, Bingöl Milletvekili Sayn Hüsamettin Korkutata, Bingöl Milletvekili Sayn Kâzm Ataolu, Elaz Milletvekili Sayn Ahmet Cemil Tunç, Kahramanmarafl Milletvekili Sayn Ökkefl fiendiller.
Söz talepleri ve sralar bu.
Sosyaldemokrat Halkç Parti Grubu adna, Sayn Kul; buyurun efendim. (SHP sralarndan alkfllar)
Sayn Kul, çalflmalar bitinceye kadar süre uzatlmfltr; onun için, rica ediyorum sürelere riayet edelim.
Süreniz grup adna, 20 dakikadr.
SHP GRUBU ADINA MUSTAFA KUL (Erzincan)- Teflekkür ederim Sayn Baflkan.
Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; Doru Yol Partisi, Anavatan Partisi, Sosyaldemokrat Halkç Parti, Refah Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisinin Grup Baflkanvekilleri tarafndan, geçtiimiz yl, 9 Temmuz 1993 tarihinde verilen Meclis arafltrmas önergesinin 15 Temmuz 1993 tarihinde Genel Kurulda görüflülerek kabulüyle kurulmas kararlafltrlan ve güneydouda uzun süreden beri devam eden olaylar yerinde incelemek ve alnmas gereken tedbirleri tespit etmek amacyla kurulan Meclis Arafltrmas Komisyonunun hazrlamfl olduu rapor üzerinde Sosyaldemokrat Halkç Parti Grubunun görüfllerini arz etmek üzere huzurunuzdaym; bu vesileyle hepinizi saygyla selamlyorum.
Deerli arkadafllarm, Komisyon raporuna geçmeden önce, 18 inci dönemde de bu konuyla ilgili -güneydoudaki olaylarn nedenlerinin ve bu olaylarn önlenmesi konusundaki tedbirlerin Meclis tarafndan tespit edilmesi amacyla- bir Meclis arafltrmas önergesi verdiimizi; ama, o dönemde Mecliste milletvekili çounluuna sahip olan partinin oylaryla, o Meclis arafltrmasnn açlmasnn mümkün olamadn belirtmek istiyorum. Ama, bugün, her fleyden önce görüyoruz ki, 19 uncu Dönemde, böylesine bir Meclis arafltrmas önergesini, Mecliste grubu bulunan tüm siyasî partilerin ortaklafla
hazrlamfl olduu bir önergeyi Meclisin tamamnn kabul etmesiyle bir komisyon kurulmas ve bütün partilerden milletvekillerinin oluflturduu bu komisyonun, o bölgede, özveriyle, büyük bir çalflma yapmas ve milletvekillerinin orada tespit ettikleri sorunlar ve çözümleri konusunu da, yine bütün partilere mensup milletvekillerinin ortak görüflü olarak bir raporla bugün Meclise getirmifl olmas, gerçekten, Türkiye Büyük Millet Meclisi adna sevindirici bir olaydr.
Eer, bu Meclis, Türkiye'nin her türlü meselesiyle, her türlü konusuyla ilgili çözüm üretmezse, oradaki olaylar objektif bir gözle görüp deerlendirmezse ve çözümü konusunda da gerçekten akllca yöntemler önermezse; o zaman, yasama, yürütme, yarg gibi kuvvetlerin üstüne baflka kuvvetler çkyor; o zaman, bir baflkas "ben daha büyük bir kuvvetim" diye, Meclisi de alp yerden yere vurabiliyor, hükümeti de yerden yere vurabiliyor, yargy da yerden yere vurabiliyor veya yargy etkiliyor. Bu nedenle, bu konuda Meclis arafltrmas açlmas, her fleyden önce, Meclisin bu konulara vâkf olduunun, bu konular arafltrmann kendileri açsndan bir anayasal görev olduunun ve bu anayasal görevini de büyük bir uzlaflmayla yerine getirdii konusunu da, gerçekten, o, kendilerini, yasamann, yürütmenin, yargnn üzerinde gören güçlere de bir iflaret olarak gösterdiinin açk bir ifadesidir.
Deerli arkadafllarm, bu Komisyon, sekiz ay gibi bir çalflma süresi içerisinde, baflta Ankara olmak üzere, Diyarbakr, Siirt, Batman, Mardin, firnak, Cizre, Midyat, Van, Hakkâri ve Yüksekova'da çalflmalar yapmfltr ve bu çalflma süresi içerisinde, Komisyon üyeleri, sadece, devletin oradaki resmî görevlileri, valiler, kaymakamlar, emniyet müdürleri veya oradaki güvenlik kuvvetleri komutanlaryla deil, ayn zamanda, oradaki siyasî partilerin baflkanlaryla, belediye baflkanlaryla, muhtarlarla, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileriyle görüflmüfller ve bu görüfllerini de, oradan aldklar bilgiler dorultusunda bu rapora yanstmfllardr.
Deerli arkadafllarm, tabiî, raporda eksik gördüümüz baz konular var; ama, her fleyden önce flunu söyleyeyim: Bugüne kadar söylenmesi cesaret isteyen veya söylendii zaman insanlara hemen, "iflte, bölücü, bilmem ne falan" damgasnn vurulduu ve bu nedenle de birçok insann söylemek isteyip de bu korkudan dolay söyleyemedii ve ülkenin birliini, bütünlüünü herkesten daha çok istemesine karfln, birliktelie katk salayacana inand düflüncelerini ifade ettii için bölücü damgas yiyen insanlarn söylemifl olduu birçok fleyin de, gene, tüm siyasî partilerin milletvekillerinin altnda imzas olduu bu raporda yer almfl olmas da bir baflka sevindirici olaydr.
fiimdiye kadar, birçok kifli, birçok kurulufl, birçok milletvekili, birçok parti grubu tarafndan güneydou konusunda defalarca raporlar hazrlanmfl olmasna karfln, bugüne kadar, bütün siyasî partileri kapsayan böylesine bir rapor, bu Meclis'te gündeme gelmemiflti.
Komisyon raporunda, bir genel deerlendirme yapldktan ve mevcut durum ortaya konulduktan sonra, yine baz bafllklar altnda, mesela, can güvenlii konusunda, faili meçhul cinayetler konusunda, olaanüstü hal uygulamas konusunda, geçici köy koruculuu sisteminin uygulama flekli konusunda, hukuk sisteminin ifllememesi konusunda ve insan haklar ihlalleri konusundaki bafllklarda, önemli baz fleyler söylenmifl ve daha sonra raporun sonuç ksmnda da, bu konulardaki aksaklklarn, eksikliklerin giderilmesi ve güneydou meselesinin -raporda da bahsedildii gibi, Kürt sorununun- çözümü konusunda neler yaplaca da çok açk bir flekilde ifade edilmifltir.
Tabiî, o ifadelerde bizim gene eksik gördüklerimiz var; konuflmamn son ksmnda onlara deineceim; ama, bugün sadece, raporda yer alan ve çok önemsediim baz ksmlar, sizlere bafllklar halinde okumak istiyorum.
Raporun 4 üncü sayfasnda yer alan "Can Güvenlii" bafll altndaki ksmda aynen flu yazlmaktadr: " nsann sahip olduu en temel hak, yaflama hakkdr. Bu hak da, hangi flart altnda olursa olsun, devletin güvencesi altndadr. Bugün için bölge insanmzn en önemli sknts can güvenliidir" diye ifade edilmifltir.
Deerli arkadafllarm, bu tespit, çok doru bir tespittir. Hepimiz milletvekiliyiz; zaman zaman, kendi seçim bölgelerimize gittiimizde, seçmenlerimiz, bizlerden, köyleri için yol ister, su ister, telefon ister, salk oca ister ve sulama kanal isterken; yani, devletin götürmesi gereken birçok hizmetleri isterken; özellikle -güneydou bölgesine çok giden bir arkadaflnz olarak söylüyorum- o bölgedeki insanlarmzn bizlerden veya devletten böyle bir istemleri, talepleri yok. Onlarn bizden istedii tek fley, "yaflamak istiyoruz" diyorlar; baflka bir istekleri yoktur.
Bundan on yl kadar önce o bölgeye gittiimiz zaman, oradaki insanlar, "insanca yaflamak istiyoruz" diyorlard; aradan üç dört yl geçtikten sonra, artk, insanca yaflamay da braktlar, sadece "yaflamak istiyoruz" diyorlar ve bu tespitin de raporda yer almfl olmas -bölge insannn en önemli skntlarndan birisinin, yaflama hakk ve can güvenlii sorunu olduunun, bu raporda yer almfl olmas- ve tüm siyasî partilere mensup milletvekillerinin de bunun altnda imzasnn bulunmas, bu olaya doru bir teflhis koyduumuzun en açk ifadesidir.
Yine, raporun 5 inci sayfasnda faili meçhul cinayetlerle ilgili bafllkta flu ifade edilmektedir: "Dou ve Güneydou Anadolu Bölgelerimizde son zamanlarda faili meçhul cinayetlerin meydana geldii ve bunlarn da PKK veya Hizbullah örgütleri kaynakl olduu, bu cinayetlerin son dönemde saylarnn çoald, bunun da bölgede yaflayan insanmz üzerinde birtakm korku ve endiflelere neden olduu; bu cinayetlerin faillerinin tespitindeki gecikmelerden dolay, yöre halknn baz endiflelere kapld, bu yüzden de faili meçhul cinayetlerin faillerinin tespiti ve takibine iliflkin çalflmalara hz ve önem verilmesinin bölge insanmz için bir beklenti haline geldii anlafllmfltr. Faili meçhul cinayetlerle mücadeleye devamllk kazandracak politikalar belirleyip uygulamaya konulmas gerektii kanaatindeyiz." Komisyon bu flekilde bir kanaat belirtmifl. Bu da yerinde bir düflüncedir, bu tespit de doru bir tespittir.
Deerli arkadafllarm, biz, Türkiye'ye bir bafltan bir bafla, "hukuk devleti" diyoruz. Bu Meclisin çkard yasalarn, Türkiye'nin her tarafnda ayn flekilde ifllemesinden yanayz. Tabiî, ayn zamanda Türkiye'nin dier bölgelerinde de faili meçhul birçok cinayet oluyor. Biz, tabiî, o faili meçhul cinayetlerin de ivedilikle aydnlatlmasn istiyoruz; bir Uur Mumcu, bir Çetin Emeç, bir Muammer Aksoy, bir Bahriye Üçok cinayetlerinin de aydnlatlmasn istiyoruz. Bunlar, sk sk, basnda ve bu Mecliste de gündeme geliyor; biz de bunlarn takipçisiyiz; ama, özellikle bu bölgedeki faili meçhul cinayetler, Türkiye'nin dier bölgelerindeki kadar pek fazla gündemde olmamfltr, kalmamfltr. Ne zaman ki, o bölgede önemli bir olay oluyor; o zaman bunlar konufluluyor; ama, arkasndan unutulup gidiyor. O bölgede, resmî rakamlara göre, faili meçhul cinayetler, özellikle 1992-1993 dönemi içerisinde, oldukça yüksek rakamlara ulaflmfltr. Bu nedenle de o faili meçhul cinayetlerin üzerine gidilmesi ve bunlarn kimler -ki, hangi kurumlar, hangi kifliler, hangi mihraklar- tarafndan meydana getirildiinin açkla kavuflturulmas konusunda da Komisyonumuzun tespiti dorudur ve yerindedir.
COfiKUN GÖKALP (Krflehir)- Bu cinayetlerin üzerine kim gidecek?!
MUSTAFA KUL (Devamla)- Sayn Gökalp, tabiî ki, bu, Meclisin seçmifl olduu bir Komisyon tarafndan hazrlanmfl bir rapordur. Biz de, o Komisyonun hazrlamfl olduu bu raporda ileri sürülen görüfllerin Hükümet tarafndan dikkate alnmasn ve bunlarn takip edilmesini istiyoruz. Ben bunlar, bu nedenle söylüyorum. fiu anda ben, Hükümetin bir üyesi deilim, Hükümete ortak olan bir partinin milletvekili olarak konufluyorum ve Mecliste, Meclis adna hazrlanmfl olan bu raporu Hükümetin ciddiye almas ve bu olaylarn üzerine gidilmesi gerektiine inandmdan dolay bunlar ifade ediyorum.
Yine, olaanüstü hal uygulamas konusundaki bafllkta bir cümle ifade edilmektedir ki, bugüne kadar defalarca bu konuyu Mecliste gündem dfl konuflmalarla veya kendi Partimizin ilgili kurumlarnda dile getirmifl olmamza ramen ve birçok milletvekili arkadafllarmz, bu konudaki görüfllerini, basn yoluyla Türkiye'ye deklare etmelerine karfln, bunlar, bugüne kadar hep kiflisel düzeyde kalmfltr. Olaanüstü halin kaldrlmas konusundaki istemler, talepler, hep milletvekillerinin kiflisel talep ve istemleri olarak deerlendirildi.
Yine, raporun 6 nc sayfasnda yer alan, "Olaanüstü Hal Uygulamas" baflln taflyan bölümden bir paragraf okumak istiyorum: Komisyon burada da, " Terörle mücadele konusunda iller bazndaki baflarl uygulamalara bal olarak kademeli bir flekilde olaanüstü hal uygulamas alannn daraltlmas hususundaki geliflmelerin uygulamaya geçirilmesini ve buna bal olarak Olaanüstü Hal Bölge Valiliinin kaldrlmasnn faydal olaca kansn taflmaktayz" diyor. Evet, Komisyonunun bu tespitine de katlyoruz.
O bölgede olaanüstü hal, 1987 ylndan beri uygulanyor; ama, bugüne kadar bu uygulamalarla, bu yöntemlerle, o bölgedeki olaylara çözüm bulunamamfltr. Eer, bu uygulamalara devam konusunda srar edilirse, bu yöntemlerle, o olaylarn çözülemeyecei de açk bir gerçektir.
Yine ayn flekilde, Komisyon, milletvekili arkadafllarmzn da çeflitli zamanlarda defalarca gündeme getirdikleri geçici köy koruculuu sistemi konusundaki aksaklklar, eksiklikleri de dile getirmifl ve 6 nc sayfann "Geçici Köy Koruculuu Sistemi" baflln taflyan bölümünde flöyle diyor: " 442 sayl Köy Kanununda yaplan deifliklikle geçici köy koruculuu sistemi uygulamaya konulmufl olup; zaman içerisinde terör olaylarnn etkilerinin artmasyla doru orantl olarak bafllangçta 5 744 olan geçici köy koruculuu kadrolarnn 56 bin rakamna ulaflt ve halen korucu olmay bekleyen 10 binin üzerinde vatandafln müracaatlarnn bulunduu bilinmektedir
Bugüne kadar bölgede yürütülen terörle mücadele faaliyetlerinde güvenlik güçlerine destek vermifl bulunan bu sistemin, terörün etkilerinin giderilmesiyle orantl olarak zaman içerisinde güvenlik sisteminin dflna alnarak, -güvenlik sisteminin dflna alnarak!- bölge kalknmasna yönelik projelere kaydrlmak suretiyle, açlacak yeni istihdam alanlarnda deerlendirilmelerinin faydal olaca düflüncesini paylaflmaktayz.
Deerli arkadafllarm, bu ifadeyi de doru olarak kabul ediyorum deerli arkadafllarm.
Deerli arkadafllar, rapordan bir bölümü daha okuyorum:
"nsann sahip olduu en temel hak, yaflama hakkdr.
Bu hak, Anayasamzn 17 nci maddesiyle teminat altna alnmfl bulunmaktadr. Buna göre; herkes, yaflama, maddî ve manevî varln koruma ve gelifltirme hakkna sahiptir. Bunun sonucu olarak, devlet, ülkedeki tüm insanlarn cann ve maln korumakta görevli ve sorumludur.
Dou ve Güneydou Anadolu Bölgesinde yaflanan olaylar, terör eylemlerinin her an vatandafln can ve mal güvenliini tehdit edici boyutta olmas, insanmzn can ve mal güvenliine tecavüz vukuu ihtimalini artrmaktadr.
Yine, Anayasamzn 125 inci maddesi; dare, kendi eylem ve ifllemlerinden doan zarar ödemekle yükümlüdür, hükmüyle, idarenin ifllemlerinden zarar gören vatandafl, zararnn karfllanacan teminat altna almfl bulunmaktadr.
Hizmet kusuru olmasa dahi, kamu hizmetinin görülmesi srasnda meydana gelen zarar idare karfllayacaktr.
Kald ki, ülkemizdeki terörist eylemlerin devlete yönelik bulunduu, devletin anayasal düzenini ve ülkeyi parçalamaya ve bölmeye yönelik olduu açktr.
Bu durumda devlet, bu gibi eylemlerden zarara urayan gerçek ve tüzelkiflilere 4353 sayl Kanun gereince tazminat ödenmesini hüküm altna almfl bulunmaktadr.
Yörede yapmfl olduumuz incelemelerde bu gibi eylemlerden dolay eflyas, evi, dükkċn hasara uramfl vatandafllarmzn bu konuda iyice bilgilendirilmedii ve zarar verilen yerlerdeki hasar tespit çalflmalarnn zamannda yaplmadndan dolay maduriyetine sebebiyet verildiini tespit etmifl bulunmaktayz.
Bunun yannda, 4353 sayl Yasann uygulanfl biçiminden kaynaklanan zorluklar da mevcuttur.
Tazminat ödemelerinin zamannda yaplamamfl olmas yüzünden yöredeki baz belediyelerin hizmet veremez duruma düfltükleri,
Çukurca ve firnak'ta vuku bulan olaylar neticesinde zarara urayan vatandafllarn tazminat ödemelerinin tamamnn yaplamamfl olmas dolaysyla vatandafln madur duruma düfltüü tespit edilmifltir" deniliyor.
Deerli arkadafllarm, hepiniz biliyorsunuz, burada, 1992 ylnn austos aynda, 3838 sayl Yasa çkarken; o yasann 20 ve 21 inci maddelerine, Çukurca ve firnak'ta meydana gelen olaylarda zarar gören vatandafllarmzn zararlarnn karfllanmas konusunda bir madde eklenmiflti. Komisyon, bu konuda, bugüne kadar bir geliflme olmadn tespit etmifl bulunmaktadr. Bu olaylarda meydana gelen zararlarn karfllanmas konusunda da Hükümetin duyarl davranmas gerektiine inanyorum.
Deerli arkadafllarm, tabiî, Komisyon çalflmalarnda birçok tutanak var, oradaki bölge halkyla yaplan konuflmalardan alnan baz bölümler var, sayfalarca konu var. Ben, özet olarak, oradaki vatandafllarmzn yaknmalarndan bir paragraf okumak istiyorum:
Ölenlerin yaknlarnn, cenaze törenine gidemedikleri ve geleneklerine uygun bir flekilde yerine getiremedikleri; düün merasimlerini korku içerisinde, yarm yamalak yaptklarn; düünlerinde patlayan bir tabancann, güvenlik güçlerince yörenin taranmasna sebep teflkil ettiini ve bu tür uygulamalarn halkn tepkisini aldn; hayvanlarn otlaa çkaramadklarn ve çounun telef olduunu; yaklaflan kfl flartlarna hazrlk yapamadklarn, odun kesip eve getiremediklerini; geceleri hastalarn salk oca veya hastaneye götüremediklerini; doum srasnda ebelerin ve hemflirelerin evlerde misafir edildikleri; çatflma olduu zamanlarda küçük çocuklarn, yorganlarn altnda korkudan tir tir titrediklerini; PKK'nn, bölge halkn, gelirlerine göre vergiye baladn; erkek çocuklarn terör örgütlerine asker vermeye zorladklarn ve vermedikleri takdirde, bunun karfllnda para aldklarn; terörün yaygnlaflmas yüzünden 4 131 okulun kapal olduunu, açk olan okullarda da öretmen eksii bulunduunu; salk kurumlaryla dier baz kurum ve kurulufllarda personel aç bulunduunu, bu yüzden de baz hizmetlerin vekâletle yürütüldüü, bölgede gösterilen gayrimenkul deerlerin, kredi kurulufllarnca teminat olarak kabul edilmediini; firnak, Silopi kömür ocaklarnn kapatlmasyla halkn, kfllk kömürlerini temin edemediklerini; bu bölgede yaflayan Türkiye Cumhuriyeti vatandafl olmaktan da gurur duyduklarn dile getiren vatandafllarmzn, terör örgütlerinden titizlikle ayr tutulmalar gerektiini ifade etmifllerdir.
BAfiKAN- Sayn Kul, süreniz bitmek üzere, toparlar msnz efendim.
MUSTAFA KUL (Devamla)- Sayn Baflkanm, iki dakika müsaade eder misiniz.
BAfiKAN- ki dakika çok olur efendim; lütfen toparlayn.
MUSTAFA KUL (Devamla)- Deerli arkadafllarm, bu tespitler de Komisyon tarafndan imza altna alnmfltr. Ayrca,Komisyon, baz çözüm önerileri de getirmifltir. Bunlar raporda var, hepiniz okuyacaksnz. darî ve demokratik tedbirler, asayifl ve güvenlik açsndan alnmas gerekli tedbirler, sosyoekonomik tedbirler- ki, bunlar da ksa ve orta vadeli olarak ikiye ayrmfl- diye sralamfl. Mesela, idarî ve demokratik tedbirler olarak 16 madde, asayifl ve güvenlikle ilgili 11 madde, sosyoekonomik tedbirlerle ilgili de 19 madde saylmfl. Gerçekten bugüne kadar belki hiç telaffuz edilemeyen, konuflulamayan konular bu raporda yer almfltr. Hükümetin, bu raporda yer alan önerileri dikkate almas; bundan sonra, güneydou politikasnda, Kürt sorununun çözümü konusunda, tüm siyasî partilerin,üzerinde anlaflmfl olduu çözümlerle bu olayn üzerine gitmesi yararl olacaktr.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN-Sayn Kul, lütfen...
MUSTAFA KUL (Devamla)- Hemen bitiriyorum Sayn Baflkanm.
Deerli arkadafllarm, devletimizin, 1994 yl bütçesinde terörle mücadele için ayrmfl olduu pay, gayri safi millî hâslann yüzde 5'i kadardr. Bu flu anlama gelmektedir: Bizim GAP ile ilgili harcadmz parann befl katdr. Parayla, harcamayla bu ifller olmuyor; korkuyla, olaanüstü halle olmuyor; asayifl tedbirleri ve ekonomik tedbirlerle de bunun önüne geçmek mümkün olamad. Çünkü, bugüne kadar bu yöntemlerin hepsi denendi.
Terör örgütünün yapmak istedii olay belli, onu hepimiz biliyoruz; ülkeyi bölmek, parçalamak; ama, devlet, bu flekilde yaklaflmamak zorunda. Oradaki
Söz talepleri ve sralar bu.
Sosyaldemokrat Halkç Parti Grubu adna, Sayn Kul; buyurun efendim. (SHP sralarndan alkfllar)
Sayn Kul, çalflmalar bitinceye kadar süre uzatlmfltr; onun için, rica ediyorum sürelere riayet edelim.
Süreniz grup adna, 20 dakikadr.
SHP GRUBU ADINA MUSTAFA KUL (Erzincan)- Teflekkür ederim Sayn Baflkan.
Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; Doru Yol Partisi, Anavatan Partisi, Sosyaldemokrat Halkç Parti, Refah Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisinin Grup Baflkanvekilleri tarafndan, geçtiimiz yl, 9 Temmuz 1993 tarihinde verilen Meclis arafltrmas önergesinin 15 Temmuz 1993 tarihinde Genel Kurulda görüflülerek kabulüyle kurulmas kararlafltrlan ve güneydouda uzun süreden beri devam eden olaylar yerinde incelemek ve alnmas gereken tedbirleri tespit etmek amacyla kurulan Meclis Arafltrmas Komisyonunun hazrlamfl olduu rapor üzerinde Sosyaldemokrat Halkç Parti Grubunun görüfllerini arz etmek üzere huzurunuzdaym; bu vesileyle hepinizi saygyla selamlyorum.
Deerli arkadafllarm, Komisyon raporuna geçmeden önce, 18 inci dönemde de bu konuyla ilgili -güneydoudaki olaylarn nedenlerinin ve bu olaylarn önlenmesi konusundaki tedbirlerin Meclis tarafndan tespit edilmesi amacyla- bir Meclis arafltrmas önergesi verdiimizi; ama, o dönemde Mecliste milletvekili çounluuna sahip olan partinin oylaryla, o Meclis arafltrmasnn açlmasnn mümkün olamadn belirtmek istiyorum. Ama, bugün, her fleyden önce görüyoruz ki, 19 uncu Dönemde, böylesine bir Meclis arafltrmas önergesini, Mecliste grubu bulunan tüm siyasî partilerin ortaklafla
hazrlamfl olduu bir önergeyi Meclisin tamamnn kabul etmesiyle bir komisyon kurulmas ve bütün partilerden milletvekillerinin oluflturduu bu komisyonun, o bölgede, özveriyle, büyük bir çalflma yapmas ve milletvekillerinin orada tespit ettikleri sorunlar ve çözümleri konusunu da, yine bütün partilere mensup milletvekillerinin ortak görüflü olarak bir raporla bugün Meclise getirmifl olmas, gerçekten, Türkiye Büyük Millet Meclisi adna sevindirici bir olaydr.
Eer, bu Meclis, Türkiye'nin her türlü meselesiyle, her türlü konusuyla ilgili çözüm üretmezse, oradaki olaylar objektif bir gözle görüp deerlendirmezse ve çözümü konusunda da gerçekten akllca yöntemler önermezse; o zaman, yasama, yürütme, yarg gibi kuvvetlerin üstüne baflka kuvvetler çkyor; o zaman, bir baflkas "ben daha büyük bir kuvvetim" diye, Meclisi de alp yerden yere vurabiliyor, hükümeti de yerden yere vurabiliyor, yargy da yerden yere vurabiliyor veya yargy etkiliyor. Bu nedenle, bu konuda Meclis arafltrmas açlmas, her fleyden önce, Meclisin bu konulara vâkf olduunun, bu konular arafltrmann kendileri açsndan bir anayasal görev olduunun ve bu anayasal görevini de büyük bir uzlaflmayla yerine getirdii konusunu da, gerçekten, o, kendilerini, yasamann, yürütmenin, yargnn üzerinde gören güçlere de bir iflaret olarak gösterdiinin açk bir ifadesidir.
Deerli arkadafllarm, bu Komisyon, sekiz ay gibi bir çalflma süresi içerisinde, baflta Ankara olmak üzere, Diyarbakr, Siirt, Batman, Mardin, firnak, Cizre, Midyat, Van, Hakkâri ve Yüksekova'da çalflmalar yapmfltr ve bu çalflma süresi içerisinde, Komisyon üyeleri, sadece, devletin oradaki resmî görevlileri, valiler, kaymakamlar, emniyet müdürleri veya oradaki güvenlik kuvvetleri komutanlaryla deil, ayn zamanda, oradaki siyasî partilerin baflkanlaryla, belediye baflkanlaryla, muhtarlarla, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileriyle görüflmüfller ve bu görüfllerini de, oradan aldklar bilgiler dorultusunda bu rapora yanstmfllardr.
Deerli arkadafllarm, tabiî, raporda eksik gördüümüz baz konular var; ama, her fleyden önce flunu söyleyeyim: Bugüne kadar söylenmesi cesaret isteyen veya söylendii zaman insanlara hemen, "iflte, bölücü, bilmem ne falan" damgasnn vurulduu ve bu nedenle de birçok insann söylemek isteyip de bu korkudan dolay söyleyemedii ve ülkenin birliini, bütünlüünü herkesten daha çok istemesine karfln, birliktelie katk salayacana inand düflüncelerini ifade ettii için bölücü damgas yiyen insanlarn söylemifl olduu birçok fleyin de, gene, tüm siyasî partilerin milletvekillerinin altnda imzas olduu bu raporda yer almfl olmas da bir baflka sevindirici olaydr.
fiimdiye kadar, birçok kifli, birçok kurulufl, birçok milletvekili, birçok parti grubu tarafndan güneydou konusunda defalarca raporlar hazrlanmfl olmasna karfln, bugüne kadar, bütün siyasî partileri kapsayan böylesine bir rapor, bu Meclis'te gündeme gelmemiflti.
Komisyon raporunda, bir genel deerlendirme yapldktan ve mevcut durum ortaya konulduktan sonra, yine baz bafllklar altnda, mesela, can güvenlii konusunda, faili meçhul cinayetler konusunda, olaanüstü hal uygulamas konusunda, geçici köy koruculuu sisteminin uygulama flekli konusunda, hukuk sisteminin ifllememesi konusunda ve insan haklar ihlalleri konusundaki bafllklarda, önemli baz fleyler söylenmifl ve daha sonra raporun sonuç ksmnda da, bu konulardaki aksaklklarn, eksikliklerin giderilmesi ve güneydou meselesinin -raporda da bahsedildii gibi, Kürt sorununun- çözümü konusunda neler yaplaca da çok açk bir flekilde ifade edilmifltir.
Tabiî, o ifadelerde bizim gene eksik gördüklerimiz var; konuflmamn son ksmnda onlara deineceim; ama, bugün sadece, raporda yer alan ve çok önemsediim baz ksmlar, sizlere bafllklar halinde okumak istiyorum.
Raporun 4 üncü sayfasnda yer alan "Can Güvenlii" bafll altndaki ksmda aynen flu yazlmaktadr: " nsann sahip olduu en temel hak, yaflama hakkdr. Bu hak da, hangi flart altnda olursa olsun, devletin güvencesi altndadr. Bugün için bölge insanmzn en önemli sknts can güvenliidir" diye ifade edilmifltir.
Deerli arkadafllarm, bu tespit, çok doru bir tespittir. Hepimiz milletvekiliyiz; zaman zaman, kendi seçim bölgelerimize gittiimizde, seçmenlerimiz, bizlerden, köyleri için yol ister, su ister, telefon ister, salk oca ister ve sulama kanal isterken; yani, devletin götürmesi gereken birçok hizmetleri isterken; özellikle -güneydou bölgesine çok giden bir arkadaflnz olarak söylüyorum- o bölgedeki insanlarmzn bizlerden veya devletten böyle bir istemleri, talepleri yok. Onlarn bizden istedii tek fley, "yaflamak istiyoruz" diyorlar; baflka bir istekleri yoktur.
Bundan on yl kadar önce o bölgeye gittiimiz zaman, oradaki insanlar, "insanca yaflamak istiyoruz" diyorlard; aradan üç dört yl geçtikten sonra, artk, insanca yaflamay da braktlar, sadece "yaflamak istiyoruz" diyorlar ve bu tespitin de raporda yer almfl olmas -bölge insannn en önemli skntlarndan birisinin, yaflama hakk ve can güvenlii sorunu olduunun, bu raporda yer almfl olmas- ve tüm siyasî partilere mensup milletvekillerinin de bunun altnda imzasnn bulunmas, bu olaya doru bir teflhis koyduumuzun en açk ifadesidir.
Yine, raporun 5 inci sayfasnda faili meçhul cinayetlerle ilgili bafllkta flu ifade edilmektedir: "Dou ve Güneydou Anadolu Bölgelerimizde son zamanlarda faili meçhul cinayetlerin meydana geldii ve bunlarn da PKK veya Hizbullah örgütleri kaynakl olduu, bu cinayetlerin son dönemde saylarnn çoald, bunun da bölgede yaflayan insanmz üzerinde birtakm korku ve endiflelere neden olduu; bu cinayetlerin faillerinin tespitindeki gecikmelerden dolay, yöre halknn baz endiflelere kapld, bu yüzden de faili meçhul cinayetlerin faillerinin tespiti ve takibine iliflkin çalflmalara hz ve önem verilmesinin bölge insanmz için bir beklenti haline geldii anlafllmfltr. Faili meçhul cinayetlerle mücadeleye devamllk kazandracak politikalar belirleyip uygulamaya konulmas gerektii kanaatindeyiz." Komisyon bu flekilde bir kanaat belirtmifl. Bu da yerinde bir düflüncedir, bu tespit de doru bir tespittir.
Deerli arkadafllarm, biz, Türkiye'ye bir bafltan bir bafla, "hukuk devleti" diyoruz. Bu Meclisin çkard yasalarn, Türkiye'nin her tarafnda ayn flekilde ifllemesinden yanayz. Tabiî, ayn zamanda Türkiye'nin dier bölgelerinde de faili meçhul birçok cinayet oluyor. Biz, tabiî, o faili meçhul cinayetlerin de ivedilikle aydnlatlmasn istiyoruz; bir Uur Mumcu, bir Çetin Emeç, bir Muammer Aksoy, bir Bahriye Üçok cinayetlerinin de aydnlatlmasn istiyoruz. Bunlar, sk sk, basnda ve bu Mecliste de gündeme geliyor; biz de bunlarn takipçisiyiz; ama, özellikle bu bölgedeki faili meçhul cinayetler, Türkiye'nin dier bölgelerindeki kadar pek fazla gündemde olmamfltr, kalmamfltr. Ne zaman ki, o bölgede önemli bir olay oluyor; o zaman bunlar konufluluyor; ama, arkasndan unutulup gidiyor. O bölgede, resmî rakamlara göre, faili meçhul cinayetler, özellikle 1992-1993 dönemi içerisinde, oldukça yüksek rakamlara ulaflmfltr. Bu nedenle de o faili meçhul cinayetlerin üzerine gidilmesi ve bunlarn kimler -ki, hangi kurumlar, hangi kifliler, hangi mihraklar- tarafndan meydana getirildiinin açkla kavuflturulmas konusunda da Komisyonumuzun tespiti dorudur ve yerindedir.
COfiKUN GÖKALP (Krflehir)- Bu cinayetlerin üzerine kim gidecek?!
MUSTAFA KUL (Devamla)- Sayn Gökalp, tabiî ki, bu, Meclisin seçmifl olduu bir Komisyon tarafndan hazrlanmfl bir rapordur. Biz de, o Komisyonun hazrlamfl olduu bu raporda ileri sürülen görüfllerin Hükümet tarafndan dikkate alnmasn ve bunlarn takip edilmesini istiyoruz. Ben bunlar, bu nedenle söylüyorum. fiu anda ben, Hükümetin bir üyesi deilim, Hükümete ortak olan bir partinin milletvekili olarak konufluyorum ve Mecliste, Meclis adna hazrlanmfl olan bu raporu Hükümetin ciddiye almas ve bu olaylarn üzerine gidilmesi gerektiine inandmdan dolay bunlar ifade ediyorum.
Yine, olaanüstü hal uygulamas konusundaki bafllkta bir cümle ifade edilmektedir ki, bugüne kadar defalarca bu konuyu Mecliste gündem dfl konuflmalarla veya kendi Partimizin ilgili kurumlarnda dile getirmifl olmamza ramen ve birçok milletvekili arkadafllarmz, bu konudaki görüfllerini, basn yoluyla Türkiye'ye deklare etmelerine karfln, bunlar, bugüne kadar hep kiflisel düzeyde kalmfltr. Olaanüstü halin kaldrlmas konusundaki istemler, talepler, hep milletvekillerinin kiflisel talep ve istemleri olarak deerlendirildi.
Yine, raporun 6 nc sayfasnda yer alan, "Olaanüstü Hal Uygulamas" baflln taflyan bölümden bir paragraf okumak istiyorum: Komisyon burada da, "Terörle mücadele konusunda iller bazndaki baflarl uygulamalara bal olarak kademeli bir flekilde olaanüstü hal uygulamas alannn daraltlmas hususundaki geliflmelerin uygulamaya geçirilmesini ve buna bal olarak Olaanüstü Hal Bölge Valiliinin kaldrlmasnn faydal olaca kansn taflmaktayz" diyor. Evet, Komisyonunun bu tespitine de katlyoruz.
O bölgede olaanüstü hal, 1987 ylndan beri uygulanyor; ama, bugüne kadar bu uygulamalarla, bu yöntemlerle, o bölgedeki olaylara çözüm bulunamamfltr. Eer, bu uygulamalara devam konusunda srar edilirse, bu yöntemlerle, o olaylarn çözülemeyecei de açk bir gerçektir.
Yine ayn flekilde, Komisyon, milletvekili arkadafllarmzn da çeflitli zamanlarda defalarca gündeme getirdikleri geçici köy koruculuu sistemi konusundaki aksaklklar, eksiklikleri de dile getirmifl ve 6 nc sayfann "Geçici Köy Koruculuu Sistemi" baflln taflyan bölümünde flöyle diyor: " 442 sayl Köy Kanununda yaplan deifliklikle geçici köy koruculuu sistemi uygulamaya konulmufl olup; zaman içerisinde terör olaylarnn etkilerinin artmasyla doru orantl olarak bafllangçta 5 744 olan geçici köy koruculuu kadrolarnn 56 bin rakamna ulaflt ve halen korucu olmay bekleyen 10 binin üzerinde vatandafln müracaatlarnn bulunduu bilinmektedir
Bugüne kadar bölgede yürütülen terörle mücadele faaliyetlerinde güvenlik güçlerine destek vermifl bulunan bu sistemin, terörün etkilerinin giderilmesiyle orantl olarak zaman içerisinde güvenlik sisteminin dflna alnarak, -güvenlik sisteminin dflna alnarak!- bölge kalknmasna yönelik projelere kaydrlmak suretiyle, açlacak yeni istihdam alanlarnda deerlendirilmelerinin faydal olaca düflüncesini paylaflmaktayz.
Deerli arkadafllarm, bu ifadeyi de doru olarak kabul ediyorum deerli arkadafllarm.
Deerli arkadafllar, rapordan bir bölümü daha okuyorum:
"nsann sahip olduu en temel hak, yaflama hakkdr.
Bu hak, Anayasamzn 17 nci maddesiyle teminat altna alnmfl bulunmaktadr. Buna göre; herkes, yaflama, maddî ve manevî varln koruma ve gelifltirme hakkna sahiptir. Bunun sonucu olarak, devlet, ülkedeki tüm insanlarn cann ve maln korumakta görevli ve sorumludur.
Dou ve Güneydou Anadolu Bölgesinde yaflanan olaylar, terör eylemlerinin her an vatandafln can ve mal güvenliini tehdit edici boyutta olmas, insanmzn can ve mal güvenliine tecavüz vukuu ihtimalini artrmaktadr.
Yine, Anayasamzn 125 inci maddesi; dare, kendi eylem ve ifllemlerinden doan zarar ödemekle yükümlüdür, hükmüyle, idarenin ifllemlerinden zarar gören vatandafl, zararnn karfllanacan teminat altna almfl bulunmaktadr.
Hizmet kusuru olmasa dahi, kamu hizmetinin görülmesi srasnda meydana gelen zarar idare karfllayacaktr.
Kald ki, ülkemizdeki terörist eylemlerin devlete yönelik bulunduu, devletin anayasal düzenini ve ülkeyi parçalamaya ve bölmeye yönelik olduu açktr.
Bu durumda devlet, bu gibi eylemlerden zarara urayan gerçek ve tüzelkiflilere 4353 sayl Kanun gereince tazminat ödenmesini hüküm altna almfl bulunmaktadr.
Yörede yapmfl olduumuz incelemelerde bu gibi eylemlerden dolay eflyas, evi, dükkân hasara uramfl vatandafllarmzn bu konuda iyice bilgilendirilmedii ve zarar verilen yerlerdeki hasar tespit çalflmalarnn zamannda yaplmadndan dolay maduriyetine sebebiyet verildiini tespit etmifl bulunmaktayz.
Bunun yannda, 4353 sayl Yasann uygulanfl biçiminden kaynaklanan zorluklar da mevcuttur.
Tazminat ödemelerinin zamannda yaplamamfl olmas yüzünden yöredeki baz belediyelerin hizmet veremez duruma düfltükleri,
Çukurca ve firnak'ta vuku bulan olaylar neticesinde zarara urayan vatandafllarn tazminat ödemelerinin tamamnn yaplamamfl olmas dolaysyla vatandafln madur duruma düfltüü tespit edilmifltir" deniliyor.
Deerli arkadafllarm, hepiniz biliyorsunuz, burada, 1992 ylnn austos aynda, 3838 sayl Yasa çkarken; o yasann 20 ve 21 inci maddelerine, Çukurca ve firnak'ta meydana gelen olaylarda zarar gören vatandafllarmzn zararlarnn karfllanmas konusunda bir madde eklenmiflti. Komisyon, bu konuda, bugüne kadar bir geliflme olmadn tespit etmifl bulunmaktadr. Bu olaylarda meydana gelen zararlarn karfllanmas konusunda da Hükümetin duyarl davranmas gerektiine inanyorum.
Deerli arkadafllarm, tabiî, Komisyon çalflmalarnda birçok tutanak var, oradaki bölge halkyla yaplan konuflmalardan alnan baz bölümler var, sayfalarca konu var. Ben, özet olarak, oradaki vatandafllarmzn yaknmalarndan bir paragraf okumak istiyorum:
Ölenlerin yaknlarnn, cenaze törenine gidemedikleri ve geleneklerine uygun bir flekilde yerine getiremedikleri; düün merasimlerini korku içerisinde, yarm yamalak yaptklarn; düünlerinde patlayan bir tabancann, güvenlik güçlerince yörenin taranmasna sebep teflkil ettiini ve bu tür uygulamalarn halkn tepkisini aldn; hayvanlarn otlaa çkaramadklarn ve çounun telef olduunu; yaklaflan kfl flartlarna hazrlk yapamadklarn, odun kesip eve getiremediklerini; geceleri hastalarn salk oca veya hastaneye götüremediklerini; doum srasnda ebelerin ve hemflirelerin evlerde misafir edildikleri; çatflma olduu zamanlarda küçük çocuklarn, yorganlarn altnda korkudan tir tir titrediklerini; PKK'nn, bölge halkn, gelirlerine göre vergiye baladn; erkek çocuklarn terör örgütlerine asker vermeye zorladklarn ve vermedikleri takdirde, bunun karfllnda para aldklarn; terörün yaygnlaflmas yüzünden 4 131 okulun kapal olduunu, açk olan okullarda da öretmen eksii bulunduunu; salk kurumlaryla dier baz kurum ve kurulufllarda personel aç bulunduunu, bu yüzden de baz hizmetlerin vekâletle yürütüldüü, bölgede gösterilen gayrimenkul deerlerin, kredi kurulufllarnca teminat olarak kabul edilmediini; firnak, Silopi kömür ocaklarnn kapatlmasyla halkn, kfllk kömürlerini temin edemediklerini; bu bölgede yaflayan Türkiye Cumhuriyeti vatandafl olmaktan da gurur duyduklarn dile getiren vatandafllarmzn, terör örgütlerinden titizlikle ayr tutulmalar gerektiini ifade etmifllerdir.
BAfiKAN- Sayn Kul, süreniz bitmek üzere, toparlar msnz efendim.
MUSTAFA KUL (Devamla)- Sayn Baflkanm, iki dakika müsaade eder misiniz.
BAfiKAN- ki dakika çok olur efendim; lütfen toparlayn.
MUSTAFA KUL (Devamla)- Deerli arkadafllarm, bu tespitler de Komisyon tarafndan imza altna alnmfltr. Ayrca,Komisyon, baz çözüm önerileri de getirmifltir. Bunlar raporda var, hepiniz okuyacaksnz. darî ve demokratik tedbirler, asayifl ve güvenlik açsndan alnmas gerekli tedbirler, sosyoekonomik tedbirler- ki, bunlar da ksa ve orta vadeli olarak ikiye ayrmfl- diye sralamfl. Mesela, idarî ve demokratik tedbirler olarak 16 madde, asayifl ve güvenlikle ilgili 11 madde, sosyoekonomik tedbirlerle ilgili de 19 madde saylmfl. Gerçekten bugüne kadar belki hiç telaffuz edilemeyen, konuflulamayan konular bu raporda yer almfltr. Hükümetin, bu raporda yer alan önerileri dikkate almas; bundan sonra, güneydou politikasnda, Kürt sorununun çözümü konusunda, tüm siyasî partilerin,üzerinde anlaflmfl olduu çözümlerle bu olayn üzerine gitmesi yararl olacaktr.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN-Sayn Kul, lütfen...
MUSTAFA KUL (Devamla)- Hemen bitiriyorum Sayn Baflkanm.
Deerli arkadafllarm, devletimizin, 1994 yl bütçesinde terörle mücadele için ayrmfl olduu pay, gayri safi millî hâslann yüzde 5'i kadardr. Bu flu anlama gelmektedir: Bizim GAP ile ilgili harcadmz parann befl katdr. Parayla, harcamayla bu ifller olmuyor; korkuyla, olaanüstü halle olmuyor; asayifl tedbirleri ve ekonomik tedbirlerle de bunun önüne geçmek mümkün olamad. Çünkü, bugüne kadar bu yöntemlerin hepsi denendi.
Terör örgütünün yapmak istedii olay belli, onu hepimiz biliyoruz; ülkeyi bölmek, parçalamak; ama, devlet, bu flekilde yaklaflmamak zorunda. Oradaki vatandafllarmz iki güçten birisini tercih etmek durumunda kalmamaldr.
Teröristler demokrasi istemiyor, PKK örgütü o bölgede huzur, barfl ve demokrasi istemiyor; ama devlet, orada demokrasiyi istemek zorundadr. Bu nedenle, daha önce bunlar birkaç kez bafllklar halinde söylememize ramen, yine demokratik çözüm diyoruz
Demokratik çözüm dediimizde, "efendim bu çok yuvarlak bir laf, ne demek istediinizi anlamyoruz" falan diyorlar. Sayn Baflkanm eer müsaade ederseniz, bunlar bir iki cümle ile ifade etmek istiyorum.
BAfiKAN- Lütfen toparlar msnz efendim.
MUSTAF KUL (Devamla)- Deerli arkadafllarm, hiçbir vatandaflmzdan, kendi kimliini, etnik yapsn gizlemesini, saklamasn, söylememesini bekleyemeyiz. O vatandafllarmz, kendi kimliklerini açkça ifade etmelidirler.
O bölgede yaflayan insanlarmza bu serbestlii tandmz zaman onlar, kendilerini bu ülkenin birinci snf vatandafl olarak kabul edecekler ve göüslerini gere gere "ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaflym" diyecekler. Ama bunu yapmadmz zaman, iflte bugüne kadarki uygulamalarla bunun böyle olmayacan, böyle çözüm bulamayacamz açkça görmüfl durumdayz.
Deerli arkadafllarm..
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
M. ADNAN EKMEN (Batman)- Çözümler bölümüne geldi Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Çözümleri önce arz etseydi.
ki arafltrma komisyonunun görüflülecek raporu var. Son cümlenizi söyler misiniz efendim... Lütfen...
MUSTAFA KUL (Devamla)- Çoulcu demokrasi anlayflyla her kökenden insanlarmzn ana dillerini ve kültürlerini, her türlü medya, eitim süreçlerini kullanarak özgürce gelifltirmesine olanak salanmaldr.
Türkiye etnik köken açsndan çoulcu bir yapya sahiptir; birbirinden farkl etnik gruplarn dil farkllklarnn varl inkâr edilemez. Bu gerçein inkâr edilmesiyle bir yere varmak da mümkün olamaz. Bu sorunu çözmek de mümkün olamaz.
Kürt realitesi, Kürt kimlii ve dili hzla kabul edilerek Kürtlerin siyasal ve demokratik haklar verilmelidir.
ENGN GÜNER (stanbul)- Hangi siyasal haklar yok, biz de bilelim.
MUSTAFA KUL (Devamla)- Bu anlayfl, PKK'ye olan halk desteini de kesecektir.
Televizyon ve radyolarda Kürtçe yayn yaplmas serbest braklmal ve yasal bir güvenceye balanmaldr. Kendi kültürleriyle,dilleriyle, müziiyle, sanatyla, kitle iletiflim araçlarndan yararlanabilen Kürt yurttafllarmz, bu ülkenin topra...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
MUSTAFA KUL (Devamla)- Sayn Baflkanm önerilerimin hepsini söyleme frsat olamad.
Bizi dinleyen arkadafllarma teflekkür ediyorum.
Bu raporda ileriye sürülen görüfllerin de, bu konuda fayda getirmesini diliyorum.
Sayglar sunuyorum. (SHP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ediyorum Sayn Kul.
Anavatan Partisi Grubu adna, Sayn Keçeciler; buyurun efendim.
ANAP GRUBU ADINA MEHMET KEÇECLER (Konya)- Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; güneydouda cereyan eden olaylarn incelenmesiyle ilgili Meclis Arafltrmas Komisyonunun -benim de üyesi bulunduum Komisyonun- Raporu hakknda, Anavatan Partisi Grubunun görüfl ve düflüncelerini arz ve ifade etmek üzere söz almfl bulunuyorum. Bu vesileyle Yüce Heyetinizi saygyla selamlyorum.
Deerli milletvekilleri, bugün burada, Türkiye Cumhuriyetinin yetmifl yllk tarihinde karfl karflya kald en ciddî meseleyi görüflüyoruz ve bu konuda bir komisyonun, mahallinde yapt ve olabildiince hadiselerin içerisine girerek ve fedakârlk göstererek yapt arafltrmay müzakere etmek üzere toplandk. Gönül arzu ederdi ki, saymz çok daha fazla olsun ve Meclisin bütün üyeleri bu toplantda hazr bulunsun.
MUSTAFA BAfi (stanbul)- Refah Partisi burada, sizinkiler yok.
MEHMET KEÇECLER (Devamla)- Deerli arkadafllarm, aslnda, bölgedeki vatandaflmz skntldr.
Sayn Kul biraz evvel rapordan bir pasaj okudu. O pasajda, vatandafllarmzn -Komisyon üyeleri olarak- bizlere ifade ettii birtakm sanclar var. Doum yapacak hanmlar, doumun gününü hesap ediyorlar, ebeyi önceden evlerine getiriyorlar ve ebe evde kalyor; eer, gece vakti hanmnz doum yapacaksa ve ebe evinizde deilse, hanmnz dflarya çkarp salk ocana, hastaneye götürme imkânna sahip deilsiniz.
Sayn Kul'un okumad bir bölüm de var. O bölgede, yats ve sabah ezanlar okunmuyor; çünkü, ne okuyacak müezzin camie gelebiliyor ne de camie gidecek cemaat var.
O bölgede büyük sanclar var, skntlar var, problemler var; ama, bütün bunlara ramen -Meclis zabtlarna geçmesi için özellikle ifade ediyorum- o bölgenin halk, oradaki vatandafllarmz devletine baldr, vatanna baldr, memleketin bütünlüünden yanadr, her türlü baskya ramen, her türlü fliddete ramen bu memleketten kopmay katiyen arzu etmemektedirler. Bunlar, Komisyon üyesi sfatyla huzurlarnzda dile getiriyorum ve o bölgede yaflayan vatandafllarmza, flükranlarm ifade etmek istiyorum.
Deerli arkadafllar, aslnda, flunu özellikle ifade etmemiz lazm: O bölgedeki insanlarmz hakikaten himmete, hizmete ve devletin flefkatli eline muhtaç; onu götürmeliyiz, onu salamalyz. O vatandafllara karfl yaptmz birtakm operasyonlarda sert muamelelerden mutlaka kaçnmalyz; çünkü, -raporda da ifade ettik- burada da yazdk PKK geliyor; vatandafla "ya olunu askere vereceksin veyahut da flu kadar para vereceksin" diyor. Birisi vermiyor, ertesi gün evini tarumar ediyorlar, periflan ediyorlar; çoluunu çocuunu, kzn, kundaktaki bebeine varncaya kadar, hepsini öldürüyorlar.
O bölgede vaktiyle de birtakm flekavet olaylar, afliretler arasnda kan davalar olmufl. Bizim incelemelerimize göre, benim flahsî arafltrmalarma göre, o bölge insan hiçbir zaman, kan davalarnda bile, kadna silah çekmemifl, çocuu kurflunlamamfl, bunlar hiç olmamfl; ama, bu seferki baflka. Bu seferkinde, o bölge insannn yllardan beri yanstt duygulara uygun olmayan bir flekavet olay, bir terör olay var. Bu olay, dflardan kaynaklanan bir olay ve kesinlikle, o bölge insannn meydana getirdii bir olay deil. Bu olaylar yapanlar, özel bir eitime tabi tutulmufl -âdeta insanlarn duygular, ruhlar ellerinden alnmfl- eitilmifl, terörist hale getirilmifl ve o bölgeye salverilmifl. Bu, dflardan kaynaklanan bir olaydr. Devletin elindeki bilgilere göre, bu olay meydana getirenler, Türkiye'nin geliflmesini, büyümesini istemeyen, Ortadou'da bir Japonya haline gelmesini arzu etmeyen kuvvetlerdir. Elbette ki, bunlara karfl, tedbir alnacaktr. Elbette ki, devlet olarak, bunlara karfl, gereken her türlü çaba gösterilecektir. Bölücü terörle mücadele, devletin, vazgeçilmez, devredilmez ve ertelenemez görevidir. Bu, devlet açsndan hem meflru savunma hakk hem de vatandafllarna karfl bir yükümlülüktür. Biz Anavatan Partisi olarak, bunu her vesileyle her zaman, her frsatta söyledik ve söylemeye de devam edeceiz. Demokratik hak ve hürriyetlerin hiçbirisi, vatana ihanet hürriyeti haline getirilemez. Memlekete ihanet etmeye, hiçbir flekilde frsat verilemez. Bunlar, böylece tespit ettikten sonra; birkaç hususa temas etmek istiyorum:
Deerli arkadafllarm, baknz; bu bölge sancl, bu bölgedeki skntlar dflardan kaynakl. Türkiye olarak, bu meseleye, yek vücut, millî bir mesele olarak bakmamz gerekir. Bütün partilerimizle birlikte, yek vücut olarak, meselenin üzerine gitmemiz lazm. Eer, bu meselenin teflhisinde ve tedavi yollarnda ihtilafa düflersek; birbirimizi nakzeden açklamalara, beyanlara girersek; özellikle buradaki mücadeleyi iç politika malzemesi haline getirirsek; fevkalade yanlfl yaparz, çok skntya gireriz, bu mücadeleyi zaafa uratrz. Zaten, yek vücut olarak mücadele ettiimiz halde bile, üstesinden gelmemizin çok zor olduu bir olayla karfl karflyayz. Bu meseleleri, iç politika malzemesi haline getirmemek durumundayz. Biz, Anavatan Partisi olarak, buna, bugüne kadar hep dikkat ettik, bundan sonra da dikkat edeceiz; çünkü, temel görüflümüz, ana esprimiz bu. Biz bu meseleye, iç politika malzemesi olarak yaklaflmyoruz; ama, üzülerek ifade edeyim, iktidara mensup Sayn Baflbakanlar ve sayn bakanlar, ikide bir, bu meselede çkp "efendim, eskiden flu ifller yaplmad; biz flimdi geldik, bu iflleri flöyle önledik, böyle önledik, belini krdk, bacan kestik, bir tek beyni kald, onu da ezeceiz" gibi, iç politikada, "terörle mücadelede baflarlym" diyerek; rey toplama gibi bir yaklaflmn içerisine girmifllerdir. Bu yanlfltr; böyle bir tavr yanlfltr. Keflke, o hadiseleri önleyin... Bizim Genel Baflkanmz bu kürsüden ifade etti, Meclis zabtlarnda var Terörü, o bölgede durdurun, önleyin, siyasî getirisi tamamen sizin olsun. Biz ona razyz, bunu bilerek, bunun fluurunda olarak destek veriyoruz; ama, beyler geliniz bunu iç siyaset malzemesi haline getirmeyelim. Çok yanlfl yerlere götürüyoruz. Hele son günlerde -bakn önümde gazeteler var- 18 Ekim tarihli gazetede nsan Haklarndan Sorumlu Sayn Devlet Bakan Bu ifl saklamakla çözülmez diyor. Tuncelide köyler yand. Bu köyleri teröristler mi yakt? PKK m yakt? çiflleri Bakanmza göre PKK yakt. nsan Haklarndan Sorumlu Sayn Devlet Bakanna göre, bunu güvenlik kuvvetleri yakt, devlet yakt. Efendim, köyleri devlet yakyor, güvenlik gerekçesiyle boflaltyor, sonra yakyor
Deerli arkadafllarm, siz Hükümetsiniz, müteselsilen birbirinize kefilsiniz. Hükümetin bir Bakannn yapt icraattan dier bütün bakanlar sorumludurlar. Bir bakanmz Tuncelideki köyleri devlet yakt diyecek, bir dier bakanmz da Hayr öyle bir fley yok, bunu PKK yakt diyecek. Bunu evvela Hükümette konuflun. Devaml Hükümet toplantlar yapyorsunuz, bir araya geliyorsunuz. Böyle bir olay olmasa bile, olaanüstü toplanty icap ettirecek kadar mühim bir iddiadr bu; Hükümeti toplantya çarn, insan haklarndan sorumlu Devlet Bakannn elinde belge ve bilgiler varsa, koysun masaya, çiflleri Bakan da bildiklerini söylesin; orada anlafln. Bunu, kamuoyunda, gazete sütunlarnda, televizyon ekranlarnda tartflmaya hakknz yok. fiu anda benim zihnim bulank, bölgeye çok sk giden bir arkadaflnz olarak benim zihnim karflk; acaba Tunceli'deki köyleri hakikaten güvenlik gerekçesiyle devlet organlar m yakt, yoksa PKK m yakt? Devletin Bakan böyle söylerse, iki bakan arasnda böyle tenakuz olursa, siz bu meseleyi çözemezsiniz, Hükümet olarak bu meselenin üstesinden gelemezsiniz. Bu mesele, çok vahim bir meseledir; Türkiye'nin, cumhuriyet tarihinde karfllaflt en ciddi meseledir. Böylesine ciddi bir meselede, iki Bakanmzn birbiriyle taban tabana zt iki ayr beyann flimdi nasl izah edeceiz, ne söyleyeceiz? Yurt dflndaki komisyonlarda çalflan arkadafllar bilirler; orada Avrupallar ikide bir hesap sorarlar. fiimdi, o arkadafllar, onlara ne diyecekler? Bir Bakan arkadafln açklamasyla, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin elindeki bütün savlar, bütün müdafaa unsurlarn aldnz.
ENGN GÜNER (stanbul)- "Kendi Bakannz söylüyor" diyecekler.
MEHMET KEÇECLER (Devamla)- Deerli arkadafllarm, bu fevkalade vahim bir olaydr, bu meseleyi böyle geçifltiremezsiniz. Aranzda anlafln; bu meselede anlaflamyorsanz Hükümet etmekten vazgeçin, brakn. Bu mesele, Türkiye'nin en ciddi meselesidir ve bu meselede birbiriyle anlaflmfl, birinin söylediini dieri nakzetmeyecek bir ekip iflbaflna gelsin. Yapamazsnz, hakknz yok; böyle giderse siz Türkiye'yi böldürürsünüz, memleketi skntya sokarsnz.
Deerli arkadafllarm, velev ki çiflleri Bakanmzn dedii doru; yani, o bölge PKK tarafndan tahrip edildi ve köyler PKK tarafndan yakld. Sayn Bakanm, biz hukuk devletiyiz. O bölgedeki vilayetlerimizin çevresinde, çadrda yaflayan insanlar gördük. Akrabalarnn yanna snmfl insanlar var, vatandafllar var. Anayasmza göre, devlet, vatandafln can ve mal güvenliini salamaktan sorumludur.
PKK geldi, vatandafln köydeki evini yakt. Peki, ne olacak bu vatandafln hali? Kanun da çkarlmfl; bunlara ev yapacaksnz, bunlar yerlefltireceksiniz, bir yere götürüp koyacaksnz. "Efendim, can güvenliin yok, nereye gidersen git" diyemezsiniz. Siz, hukuk devletisiniz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti hukuk devletidir, hukukun üstünlüüne inanmfl bir devlettir. Hukuk devletinde, vatandafla, "terörist geldi, senin evini yakt; ben ne yapaym" diyemezsiniz. O vatandafln evini yapacaksnz, eer can güvenlii açsndan orada oturmas mümkün deilse, can güvenlii olan yere taflyacaksnz, evini bulacaksnz, vereceksiniz. Bu meselede "param yok, bütçe imkânlarm elvermiyor" diyemezsiniz. Evvela, insan haklar söz konusudur; öncelikle buraya para bulacaksnz, bu insanlarn, iafle ve ibatesini salayacaksnz, ondan sonra dier iflleri yapacaksnz.
Hele, bu icraatlar, "terör bitti" denildii bir dönemde oluyorsa... Sayn Baflbakan, her gün televizyonlara çkp, övünüyor "terörü bitirdik, terör yok. Meseleyi flöyle hallettik, böyle çözdük" diyor, ondan sonra da, Tunceli'de köyler yaklyor.
Peki, terör bitti de, yaklan köyler meselesi nereden kaynakland? çiflleri Bakanmzn dedii doru olsa bile, PKK bir çrpda 14-17 köyü yakveriyorsa, o ülkede, orada terör bitmifl saylmaz. Sayn Bakanm, o ülkede terör devam ediyor demektir; hem de çok ac bir flekilde devam ediyor demektir.
Deerli arkadafllarm, söylemek istediim son bir konu var, o da flu: Biz, Komisyon olarak, çalflmalarmz srasnda zabt tuttuk. firnak'ta geçen bir olay anlatacam. firnak'ta Yusuf Uur, SHP l Baflkandr. Komisyonumuz kendisine "1000 kiflilik kadro verildi; bu 1000 kiflilik kadroyu nasl dattnz?" diye soruyor; "SHP'ye 400 tane, DYP 600 tane düfltü; 400 tanesini ben yerlefltirdim, ben aldm" diyor.
LHAN KAYA (zmir)- Para almfllar m?
MEHMET KEÇECLER (Devamla)- "Almadk" diyor; ama, devletin o zamanki valisi gelip Bakanlar Kuruluna "bunlar, para alnarak datld"diyor ve o valiye ne yaplyor; o vali, merkeze alnyor, yerine bir baflka vali veriliyor, ondan sonra, flimdi yeni bir vali geliyor. Biz , ana muhalefet partisi olarak bu yeni validen flikâyetçiyiz.
FARUK SAYDAM (Manisa)- Vali deil, DYP il baflkan.
MEHMET KEÇECLER (Devamla)- Efendim bir insann siyaset yapmas normaldir, siyasetten sonra devlet memuriyetine de dönmek için yasalarmzda imkân vardr, o bakmdan tenkit etmeyeceim; ama,bilmeniz açsndan söyleyeyim, bugünkü firnak Valisi 1989 ylnda DYP Nazilli Beyediye Baflkan adaydr,1991'de de Aydn Milletvekili adaydr,flimdi de firnak Valisidir, olabilir. craat düzgün olsa, biz sesimizi çkartamayacaz; ama, sayn vali, oradaki icraatnda devletin valisine yakflr bir tavr içerisinde deildir. Bizim anlayflmza göre, vali, devletin emrindedir, milletin hizmetindedir. Valilerin, çoulcu demokrasilerde bir tek partiyi ayrt edip o partinin il baflkan gibi hareket etmeye hakk yoktur, olamaz da. Böyle bir anlayfla müsaade etmemiz mümkün deildir. Bu vali, firnak'ta kald müddetçe, oradaki seçimlerden emin deiliz. Seçimlerden sonra firnak'n 10 tane belediye baflkan var, DYP 1 tane belediye baflkanl kazanmfl, flimdi 9 tanesi de DYP'li belediye baflkandr. Ne yapyorsunuz; alt ay müddetle belediye baflkanlarna para göndermiyorsunuz, arkasndan da, "yahu, geç DYP'ye, al paralar" diye valiyle haber salyorsunuz.
HALL ORHAN ERGÜDER (stanbul)- Bu gerçek mi?
MEHMET KEÇECLER (Devamla)- Evet, evet.
HALL ORHAN ERGÜDER (stanbul)- Ne kadar ayp bir fley!
FARUK SAYDAM (Manisa)- O, vali deil, sanki DYP'nin il baflkan...
MEHMET KEÇECLER (Devamla)- Deerli arkadafllarm, böyle fley yaplr m? Kaç defa söyledik, bu kürsüden sorduk; bizim dönemimizde böyle hiçbir uygulama olmamfltr..
MUSTAFA ÇLO⁄LU (Burdur)- Ben size bir çok örnek vereyim.
MEHMET KEÇECLER (Devamla)- Hiç olmamfltr.
Maliye Bakannzdan yazl soru sordum, cevap alamadm; burada konuflma yaptm, cevap alamadm; parlamenter olarak soruyoruz, cevap alamyoruz. Bugüne kadar, Maliye Bakanl araclyla belediyelere yaplan yardmdan bir tek ANAP'l belediye faydalanmad; sadece DYP'li ve SHP'li belediyelere yardm yapld.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN- Lütfen tamamlar msnz efendim.
MEHMET KEÇECLER (Devamla)- Tamamlyorum Sayn Baflkanm.
Deerli arkadafllarm, elbette ki iktidarsnz, Hükümete gelinceye kadar bir partinin saflarnda mücadele etmifl olabilirsiniz; ama, bakan olduktan sonra, devletin, bütün milletin bakansnz, herkese eflit davranmak zorundasnz, adil davranmak zorundasnz. Valileri bu flekilde kullanamazsnz, buna imkân vermeyiz. Bakn, terörle mücadele edilen en hassas bir ilde, aflr partizanlk yapmaya çekinmiyorsunuz ve sonra da diyorsunuz ki "terörü önleyeceiz." Siz, bu anlayflnzla terörü önleyemezsiniz beyefendiler. Siz, bu anlayflnzla, bu tavrnzla terörün üstesinden gelemezsiniz; bilakis, duran yerleri karfltrrsnz, düzenli ifllere sknt verirsiniz ve herfleyden önemlisi, devletten yana olduunu, birlik ve bütünlükten yana olduunu her vesileyle; ama, her vesileyle, her zeminde ifade etmifl Anavatan Partisi gibi bir partiyi de o bölgede durup dururken karflnza alrsnz ve mücadelenizi zaafa uratrsnz. Size hatrlatyorum, özellikle bu kürsüden ikaz ediyorum; Sayn Bakanm, firnak Valisini deifltirin, siz firnak'ta firnak Valisiyle bu seçimi yapamazsnz
Hepinize sayglar sunarm. (ANAP ve RP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Sayn Keçeciler, teflekkür ediyorum.Refah Partisi Grubu adna Sayn Fethullah Erbafl; buyurun efendim.
RP GRUBU ADINA FETHULLAH ERBAfi (Van)- Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; güneydouda uzun süreden beri devam eden olaylar yerinde incelemek ve alnmas gerekli tedbirleri Türkiye Büyük Millet Meclisine ve ilgili mercilere iletmek ve memleketimizin birlik ve beraberliinin salanmasna katkda bulunmak üzere kurulan Meclis Arafltrmas Komisyonu raporu üzerinde, Refah Partisinin görüfllerini açklamak üzere huzurlarnzdaym; hepinizi, Grubum ve flahsm adna saygyla selamlyorum.
(10/116) esas numaral Arafltrma Komisyonu raporu incelendiinde, çok titizlikle ve emek harcanarak, alt anabafllk altnda hazrland; bölgenin genel durumu, sorunlar, vatandafln dile getirdii görüfl ve düflünceler, sosyo-ekonomik durum, çözüm önerileri ve sonuçtan olufltuu görülecektir.
Komisyon, büyük bir özveriyle, kendisine yüklenilen bu görevi yerine getirmifl ve raporunda, sekiz ay süreyle Türkiye Büyük Millet Meclisinin meseleye eildiini, bu ilgi ve alakadan dolay, vatandafln ylgnln brakp devlete balandn ve bölgedeki vatandafllarn büyük moral bulduunu; devlete güvenin arttn belirtmifltir. Bu açdan, Komisyon, görevini yapmfltr. Hükümetten de, Komisyonun hazrlad rapordan yararlanmak suretiyle sorunlarn çözümüne iliflkin icraat beklemekteyiz.
Rapor, dört partinin üyelerinin konsensüsü salanarak hazrlanmfl ve her parti, kendi görüfllerinin bir ksmn veya tamamn sakl tutmufl, bölgede olan vakalar tespit edilmifltir. Bu haliyle, rapor, partilerin görüflünden ziyade Komisyonun ortak görüflü olarak ortaya çkmfltr. Bu açdan, Partimizin görüflleri bu raporda yanstlmamfltr.
fiimdi, hem Partimizin hem de flahsmn rapora yansmayan görüfllerini, burada izaha çalflacam. Öncelikle tespit etmemiz gereken husus, bu meselenin kayna nedir, nereden çkyor; onu bulmak lazm. Kürt milliyetçiliini savunan Kürt aydnlarnn iddiasna göre, Kürtler, Yukar Mezopotamya'nn yerleflik kavimlerindendir; Türklerden evvel bu bölgede vardrlar; ilk tanflma, 1071'de, Malazgirt Savaflnda, Alparslan Gazi'nin ordusuna 10 bin Kürt savaflçnn katlmasyla bafllamfl; o tarihten sonra, birlikte, kardeflçe yaflayarak, beraber olmufllardr; Anadolu'nun fethedilmesinden sonra, Selçuklu döneminde, slam Devletinin flerefli bir üyesi olarak, yaflamlarn devam ettirmifllerdir.
Osmanl, Anadolu birliini kurduktan sonra, 1516'da, bölgedeki 25 afliret beyi, drisi Bitlisî'nin araclyla, Osmanl Devletine katlmak istediklerini Yavuz Sultan Selim'e bildirmifllerdir. Yavuz da, bu beylerin arzusunu kabul ve her birisine birer ferman, hil'at klç ve tu göndermek suretiyle devlete balamfl; ancak, içifllerine de karflmamfltr.
Kürtler, Osmanl döneminde büyük slam devletinin flerefli bir üyesi olarak kimliklerini korumufl ve Osmanl'ya ballklarn da göstermifllerdir.
Douda Ermeni ve Rus tehdidine karfl, Sultan Abdülhamit Han, bu afliretlerden Hamidiye alaylarn teflkil etmifl, o dönemde büyük yararllklar göstermifllerdir.
Birinci Dünya Savafl srasnda Musul'da toplanan Kürt afliret reisleri, Osmanl halifesinin yannda savaflmaya karar vermifller ve Sevr Antlaflmasn yrtp atmfllardr. Kürtlerin Osmanl'ya karfl savaflmas için, görüflmeye gelen ngiliz Valisine, Kürt Lideri fieyh Mahmut el Berzenci elini uzatmamfltr ve "Müslümann halifesine savafl açan bir ülkenin valisinin eli necîstir" demifltir. Adyaman'da, Bedir Aa, kendisini isyana teflvik için gelip katrlar yükü altn teklif eden ngiliz elçisini, "ben halifeye isyan etmem" diyerek, huzurundan kovmufltur. Keza, ayn elçi, Van ve Hakkâri yöresindeki afliret reislerine de gitmifl, ancak, hepsinden de "biz halifemize isyan etmeyiz" cevabn almfltr. Birçok Arap fleyhinin, ngilizlerin tahrikiyle isyan ettii ve devlet kurduu dönemde Kürtler, Türk kardeflleriyle birlikte yaflama arzularn izhar etmifller, bunu Amasya Tamiminde ve Lozan Antlaflmasnda da tescil ettirmifllerdir.
Dou Anadolu, 1918'de Rus ve Ermenilerden tamamen temizlenip kurtulduktan sonra, Orta ve Bat Anadolu'daki emperyalist ülkelerle savaflp, Bat Anadolu'nun kurtarlmasnda da, gene, doudan gelen Kürt kardefllerinin büyük katks olmufl, düflmanlar denize dökülmüfl ve devlet kurtulmufltur. Bundan sonra, Cumhuriyet döneminde, ne Amasya Tamimi ne de Lozan Antlaflmasnda yazl maddeler nazara alnmfltr; Kürtlere, kimliklerinin inkâr ve asimile edilmeleri için programlar uygulanmaya bafllanmfltr.
Cumhuriyet döneminin yetmifl yllk mücadelesi, bölgenin Türklefltirilmesi ve bu asimilasyona inatla direnen Kürtlerin kimliklerini muhafaza için direnmeleriyle geçmifltir. Sorunun temelinde yatan, Kürt kimliinin tannmas konusudur. Güneydou meselesi, geri kalmfllk meselesi, terör meselesi gibi meselelerin hepsi bu sorunun altndan çkmaktadr.
1970'li yllarda Devrimci Dou Kültür Ocaklarnn faaliyetlerine katlan komünist ve sosyalist gençlerden biri olan Abdullah Öcalan daha sonra Kürdistan flçi Partisini kurmufltur. Kürtçe ismi Partiya Karkeran Kürdistan olan bu parti ksaca PKK olarak anlmaktadr ve ismini 1980'lerden sonra yapt kanl eylemlerle, dünyann en acmasz ve kanl terör örgütü olarak kamuoyuna duyurmufltur.
fiu anda 10 binin üzerinde gerillas, bunun birkaç misli sempatizan ve milisiyle yeralt dünyasnn en büyük örgütlerinden biri olmufltur; uyuflturucu ticaretinden, silah kaçakçlna kadar tüm yasadfl ifllerin bir numaral patronudur.
Avrupa'daki tüm devletlerde kurduklar örgütlerle, tahminen 50 trilyonluk bir bütçeyle yürüttükleri faaliyetlerde, Türkiye'yi siyasî çözüm noktasna zorlamakta, bunu da, önce otonomi, sonra federasyon ve daha sonra da müstakil bir devlet olma hedefiyle gerçeklefltirmeye çalflmaktadrlar.
Bu örgüt sempatizanlar, "niçin böyle bir partiyi savunuyorsunuz" sorusuna cevap olarak, "devletin ad Türkiye, resmî dili Türkçe, eitim dili Türkçe, basn ve TV ile radyo yaynlar Türkçe, tarih kitaplar Türklerin tarihini, anlatyor, kültürü Türk kültürü vs. olduu halde, Türkiye'de niçin Türk Milliyetçiliini savunan partiler kuruluyor ve taban buluyor da, bu saydklarmzn hiçbiri olmadmz halde, bizlere bu sempatizanl çok görüyorsunuz" demektedirler.
fiimdilik, bu sempatizanlarn says bölge nüfusunun yüzde 15' ini bulmamaktadr; ama, ileride, bu saynn, bölge nüfusunun büyük bir bölümünü saraca ihtimali vardr.
SEYF fiAHN (Kayseri)- Hiç yok... Hiç yok...
FETHULLAH ERBAfi (Devamla)- Meselenin kaynan, kökenini bu flekilde tespit ettikten sonra, bölgedeki mevcut duruma bir göz atalm:
Her canl organizma, uygun ortamlarda geliflir ve çoalr; ortam uygun olmazsa, bu geliflmesi durur veya tamamen yok olup gider. Bu organizmalar besleyen materyaller o ortamda bol bulunursa organizmalar güçlenir, az bulunursa zayflar, hiç bulunmazsa da ölüp giderler. Bunun gibi, toplumlarn geliflmeleri de uygun ortamlarn olufluna baldr. Keza, toplumsal olaylar da, yine gerekli ortamlar hazr olmad sürece kolay kolay geliflip büyüyemezler ve toplumlarn bireyleri tarafndan benimsenmezler; ama, ortada hakszlklar, adaletsizlikler olursa, bu hadiselerin geliflmeleri de kaçnlmaz olur.
Bölgedeki duruma güvenlik açsndan baktnz zaman, bir komediyi seyretmifl olursunuz. Bölgede can güvenlii, belli baz yerler dflnda, yoktur; caddede yürürken kimin tarafndan vurulacanz belli deildir. Faili meçhul cinayetlerin says her gün birbirine eklenerek ç gibi büyümektedir. Bölgedeki öretmenlerin ve imamlarn can güvenlikleri tesadüflere ve örgütlerin insaflarna terk edilmifltir.
Elime, 12 Ekim 1994 Çarflamba gününe ait Diyarbakr Söz Gazetesi geçti. Bakn beyler, burada, 34 imamn öldürülmüfl olduundan bahsediliyor ve flöyle deniliyor: "fiehrin en ifllek caddesinde, mantolu iki kadn el bombas atarak kaçt. Ya bomba patlasayd" Gazetenin bütün sayfalar terör olaylarna iliflkin haberlerle dolu. Demek ki, bölgede can güvenlii yok denecek kadar azdr.
Baz yollarda yaplan kimlik kontrollerinde, örgütün hofluna gitmeyen kifliler veya devlet dairesinde belli görevi olan flahslar, hiçbir suçlar olmad halde, srf ses çkartsn diye öldürülmektedirler. Seyahat etme hürriyetini kullanma, yaflama hürriyetinden veya hakkndan feragat ederek yaplmaktadr. Güneydou veya douda seyahat edenin baflna gelebilecekleri flöyle sralayabiliriz:
1.- Diyelim ki, kimlik kontrolu yapld, yafln genç ve tipin iyi deilse, güvenlik güçleri tarafndan otobüsten indirilirsin. Her yirmi otuz kilometrede bir kimlik kontrolünden geçersin. Bu durum, seyahatten ziyade eziyete dönüflür.
2.- PKK militanlar kimlik kontrolü yaparken kravatl ve giyimin düzgünse, yafln askerlik ça civarndaysa kurtuluflun Allah'a veya teröristin insafna kalmfltr.
3.- Yollar uzun senelerdir asfaltlanmamfl, bakm yaplmamfl ve mevcut olan asfaltlar da bozulmufltur. Bozulan bu yerlere terör örgütü mayn döflemektedir. Eer arabanzn tekerlei bu mayna çarparsa hem malnz hem de cannz gitti demektir.
Komisyonumuz, güneydoudaki birçok yere askeriyeden temin edilen helikopterlerle gitmifltir. Karadan seyahat etme hali ise, askerlerin daha önceden yol güvenliini temin etmesiyle gerçeklefltirilmifltir.
fiehir merkezinde alflverifl yaparken, hiç ummadnz bir anda yannzda bir bomba patayabilir veya cadde aralarnda, birbirlerini öldürmek için atefl eden insanlar olabilir; kurflun size deebilir. Bunlar kimsenin umurunda deil.
Köyünde otururken, bir grup silahl geldiinde, köylü ne yapacan flaflrr, gelenlerin hangi taraftan olduunu kestiremez; PKK'lysa ve köyde korucu varsa köy yand; kundaktaki bebekten yataktaki dedeye kadar kimsenin can güvenlii kalmaz; mal gider, can gider, "evladn PKK adna askere aldk " diye alrlar, evlat gider, bazen de namus gider.
PKK gider, asker veya tim gelir "PKK'ya yardm ve yataklk yaptnz" diye; köy olmadk eziyetlere katlanr; ihtiyar, genci karakollara götürülür, mahkemelere çkarlr.
Bölgede, bir ilçede yaflyorsanz; seçim zamannda, bir kahvede sesli olarak konufltunuz ve duyuldu diyelim, o an fifllendiniz demektir; yeni bir yöntem olarak, evinizin duvarna büyük bir çarp iflareti konulur; evden çkarken veya eve girerken korku içerisindesinizdir, ne zaman evimiz saldrya urayacak diye; dikenli tel üzerinde kalrsnz. Van'n Özalp ve Saray lçelerinde durum böyledir. Bölgede mal güvenlii de teminat altnda deildir. Bölgede, zenginseniz, ERNK yldzl kâtlar gelir, vergi istenir, yoksa can istenir; dolaysyla, vermek zorundasnz. Onlar da, Sayn Baflbakanmz gibi "ya vereceksin, ya vereceksin" diyorlar. Sürünüz varsa, yaylaya çkaramazsnz; köyün merasna veya yaylaya götürmek demek, malnzdan vazgeçmek demektir; PKK alp götürebilir, istediklerini yaptrmak için flantaj olarak kullanabilir. Bölgede müteahhitseniz, aldnz iflin belli bir orann ödemediiniz sürece ifl güvenliiniz teminat altnda deildir; araçlarnz yaklr, iflçileriniz kaçrlr, ondan sonra pazarlk bafllar: Deli Dumrul gibi, verenden 5 akçe vermeyenden, döve döve, 10 akçe haraç alnr. Köyünüz terör örgütlerinin veya militanlarnn lojistik destek salayacaklar bir konumdaysa, köydeki mallarnzdan, evinizden, eflyanzdan vazgeçmek zorundasnz. Terörle mücadele için toplum adna siz fedakârlk edeceksiniz; ya evinizi kendiniz yakacaksnz veya eflyalarn bile almaya frsat bulamadan yaklacaktr. Bundan sonra nereye gideceksiniz... flte, Hakkâri'de, bir güvenlik bölgesi boflaltlrken ayn fleyler olmufl, camilere kadar yaklmfl, camilerdeki Kuran- Kerimler yanmfl, "bunlar yakmayn, bunlar Allah'n camisidir, Allah'n maldr" dediklerinde de "Allah gelsin bunlar bizim elimizden kurtarsn" fleklinde sözler söylenmifltir. Bunlar, toplumda iç barfl zedelemektedir.
Devlet, bütün hukuk kurallarn çinemifltir; mülkün istimlak edilmemifltir, tebligat yaplmamfltr; seni tek baflna büyükflehre göçe zorlamfltr; oralarda nasl yaflayacaksn, nerede kalacaksn... Kendi sorunlarnla birlikte, flehirlerin kenar mahallelerinde yaflamaya bafllarsn. Hakszlklar, açlk ve iflsizlikle birleflince, öfkeli bir kitlenin oluflmasna yol açlr.
Bölgede köy korucusu isen, PKK, senin soyadnda olan yedi sülaleni düflman ilan etmifltir; köy basarsa, önce korucunun kundaktaki bebeinden yataktaki babasna kadar keser. Soyadn bir korucunun soyadna benziyorsa, bu soyadn deifltirmekten baflka çaren kalmaz; yoksa, hayatn tesadüflere bal kalr. Bahçesaray'da bir kamyon floförü, soyad bir PKK'lnn soyad olduu için öldürüldü.
PKK, köyünü basmfl, evini yakmfl, çocuklarn öldürmüflse, köyden çkarsn, devleti arkanda görmek istersin, validen bafllayarak bakana kadar müracaat eder, her türlü yolu denersin, kimseden bir yardm alamazsn. Devletin var oluflu, can ve mal güvenliini salamaktr diyebilirsin, vergiyi onun için verirsin, askerlii onun için yaparsn. Koruyamad mal ve cann için devlete "bana tazminat ver" dersin, ilgililer ilgisiz olur, ilgisizler sana güler geçer, ortada kalrsn.
Bölgede, askerî birliin ilçe veya il merkezinde olduu bir yerde yaflyorsa, can ve mal güvenliin yoktur demektir. Terörist örgüt, askerî birlii, gece, uzaktan taciz atefline tutar; askerî birlik alarma geçer, tüm ilçeyi potansiyel suçlu gördüü için, flehri top atefline tutar, hatta tanklarla, roketatarlarla flehri dövmeye bafllar; teröristler, görevlerini yapmann huzuru içinde kaçp giderler, flehir halknn vay haline... Panzerlerle dükkânlar taranr, her fley krlp dökülür; cann kurtarmak isteyenler, merminin ulaflamayaca bölgelere saklanr, oralarda sabahlarlar; ölenler varsa, belediyeden kazc istenir, cesetler açlan çukurlara atlr ve üzerleri kapatlr. Kimse cenazesine sahip çkamaz; çünkü, cenaze töreni toplu yürüyüfle girer. Bu da ifllerine gelmez; zira, terörist örgüt bunu kullanr. Baz bölgelerde düünler izne balanr.
Bölge halk, bütün bu olumsuzluklar karflsnda, kendini, iki silahl gücün arasna skflmfl bir vaziyette bulmufltur. Bu hadiseler 1993 ylnda Yüksekova'da olmufl -baflka ilçelerimizde de olmufltur; ama ben sadece Yüksekova'y söyleyeyim- bütün ilçe altüst edilmiflti. Örgütün insaf daha az olduu için -hukuk tanmazl da ilave edilirse- örgüt halen korku salma ve basksn devam ettirmektedir.
Bu duruma bir de ekonomik durum ilave edilirse ne olur?! Bölgede 22 ilin toplam nüfusu 11 milyon 68 bindir. Bu 22 ilin millî gelir içerisindeki pay yüzde 7,59dur; yani, Türkiye nüfusunun yüzde 20si civarnda bir rakama tekabül eden bu nüfus, millî gelirden yüzde 7,59 pay almaktadr. Demek ki, bölge, fakirlik çizgisinin altnda yaflyor. Bölgedeki iflsizlik ve adaletsiz gelir dalm da çok yerde ortam bozmaktadr.
Devlet dairelerine verilen kadrolar birçok yerde belli afliretlere verilmifl, birçok yerde belli fiyatlarla satlmfltr; fakirler ve ihtiyaç sahipleri dflarda kalmfl, paray bastran kadroyu almfl, bu da sosyal huzursuzluklar artran faktörlerden olmufltur.
Türkiye genelinde olduu gibi, rüflvet, adam kayrma, nüfuz ticareti, burada, maalesef, daha alt kademelere kadar da inmifltir. Bölgedeki bürokratlar da diken üzerindedirler; siyasîlerin flerrinden korktuklar kadar hayatta hiçbir fleyden korkmazlar; kfl ortasnda tayinleri çkabilir; iktidarn aleyhine olabilecek bir ifl yapan bir bürokratn soluu alaca ilk yer firnak veya Beytüflflebaptr ve yine istifa etmezse Çukurcaya, ardndan Ardahana gönderilir, pes edinceye kadar da yeri deifltirilir.
Bölgeye özel teflebbüsü çekmek çok zordur; çünkü, ortam yatrma elveriflli deildir; istikrarn olmad yerde yatrm olmaz kaidesi ifllemektedir. nflaat sektörü kooperatifler vastasyla yürür; ihalelerde, çkflmalarda, nüfuzlu kiflilerin paylar ayrldktan sonra krm yaplr. Bölgede inflaat süresi befl aydr. Devlet ihaleleri ylnda bitirilemez, yllara sâri devam eder gider. Hizmetler de, bölgeye yeterince gelmez.
Mahallî idarelerin halleri bir faciadr. Belediye baflkan keyfinde, halk hizmetten yoksun, toza topraa mahkûmdur. Kendi görüflünde bir parti kazanmamflsa, bölge halk cezalandrlr; belediye iflçileri aç, maaflsz, çalflamaz durumda kalr, çöpler toplanmaz, sular akmaz, flehir mezbelelie döner.
Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; sözümün baflnda da dediim gibi, canl organizma kendisine uygun ortamda geliflir ve güçlenir; ortam yaflamasna uygun olmazsa geliflemez ve sönüp gider. flte, yukarda arz ettiim tabloda da görülecei üzere, bölgede, terörün geliflmesine uygun bir ortam oluflturulmufltur, birtakm hakszlklar ve skntlardan dolay, bölge insan öfkeli ve patlamaya hazr hale getirilmifltir. Bu ortamn devam için, bilerek veya bilmeyerek yardmc olunmaktadr. Bölgede onyedi yldan beri skyönetim veya olaanüstü hal uygulanmaktadr...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
FETHULLAH ERBAfi (Devamla)- ...doru dürüst bir yatrm yaplmamfltr; nüfus artfl had safhadadr, iflsizlik de buna paralel olarak artmaktadr. Bütün bu olumsuzluklarn büyük bir ksm ülke genelinde de olmakla birlikte, çok önemli bir ksm bölgede cereyan etmektedir. Bunlarn slah edilmesiyle, düzeltilmesiyle terörün geliflmesi duracak ve tedricen azalarak bitecektir; ancak, bunun kökünün kaznmas, toplumun isteklerinin makul olanlarnn yerine getirilmesiyle mümkün olabilir.
Baflta meselenin kaynan açklarken, Kürt kimliinin tannmas konusunda isteklere deinmifltik. Kürt meselesinin çözüm flekli tartfllabilir. Esasen, meselenin, içinden çklamaz bunca sebeplerinden biri, bu konunun bir tabu gibi, her türlü tartflmann dflnda tutulmasdr. fiu var ki; teklif edilecek herhangi bir çözüm, bölgenin tarihî ve sosyal gerçeklerine uygun olmaldr.
Tarihten biliyoruz ki, Kürtlerin de bir parças olduu bölgemiz, büyük devletler ve imparatorluklar tarafndan idare edilmifltir. fiüphesiz, Kürtler de, bu bölgenin, slam corafyas ve slam dünyasnn flerefli bir kavmi ve parçasdr. Ediplerinden bir bölümü Avrupa, Amerika ya da baflka bir güce eilim gösterseler bile, Kürt halknn kalbi slam dünyasnda atar. Bundan hareketle, bölgesel hiçbir çözüm, slam faktörünü göz önüne almadan tasarlanamaz ve yaflama flans bulamaz. Biz, kardefller arasnda tesis edilecek hukukî eflitlik ve iflbirliinin, Kürt meselesinde tatminkâr bir çözüm getireceine ve bunun, bölgenin, iktisadî, beflerî ve sosyal entegrasyonu yolunda önemli bir adm teflkil edeceine inanyoruz. Yafladmz tecrübe, bu önemli problemin, fliddetle, terörle ya da zorakî asimilasyon politikalaryla çözülemeyeceini göstermifltir. Bu süren fliddet ve terör, bölgenin, beflerî, iktisadî ve sosyal hayatn çökertmifltir. Hükümetler gelip gidiyor; fakat, bu yanlfl politikalar deiflmiyor. Bölgede konufllandrlan Çekiç Güç'ün kime ve nasl hizmet ettii bile belli deil
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
FETHULLAH ERBAfi (Devamla)- Bu meselenin dfl balantlar ise bir baflka önemli problemdir.
Elbette, Kürt kardefllerimizin tabiî haklar vardr; kendi dilleriyle konuflmalar, medyay kullanmalar, eitim yapmalar, onlarn tabiî haklardr ve zaten tarih boyunca bu haklarn kullanmfllardr; ancak, son yetmifl ylda izlenen milliyetçi-materyalist ve rkç politikalar problem yaratmfl ve problemi arlafltrmfltr. fiüphesiz, çözüm, yeni millî devletler kurmak, yeni parçalar ihdas etmek deil, parçalar birlefltirmek, yeni ve rkçla dayanmayan büyük bir bütüne doru yol almaktr, bir bütün içinde, hep beraber, saadet bulabilmektir. Nitekim, çok açktr ki, Kürt meselesinin çözümünde ne federasyon ne de ayr devlet, asla, kimseye fayda getiremez, saadet getiremez ve çözüm salayamaz. Çünkü, güneydoudakinden daha çok Kürt kardeflimiz Türkiye'nin dier bölgelerinde yaflamaktadr. Böyle bir ayrm, onlar göçe zorlar; kimseye saadet getirmez.
Batllar, bütün ülkeler arasndaki snrlar kaldrp tek bir devlet ve topluluk olmak için adm atarken, dfl güçler, bizi sömürmek ve ezmek için bölmek istiyorlar. Onlarn bu emellerine alet olmak sadece felaket getirir.
Güneydoudaki Kürt afliretlerimizin, Adana, Mersin, zmir ve stanbul'a pasaport ve vizeyle girmelerinin kime faydas vardr?!. Ateist ve komünist rejimlerin zülmü altnda, aç, iflsiz, Bangladefl'ten daha geri bir toplulua dönüflmek, kime, ne saadet getirir?!. Asrlarca, flerefli tarihimiz boyunca, hep, bir ve beraber olduk; bütün savafllarmz, elbirliiyle, tek bir kalp, tek bir vücut olarak, hep beraber yaptk. Bugün, yeryüzündeki bütün insanln saadeti, kuvveti deil hakk üstün tutan zihniyetin kuvvetlenmesi ve korunmasyla mümkündür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN- Sayn Erbafl, lütfen toparlar msnz... Bu üçüncü uzatflmdr; rica ediyorum...
FETHULLAH ERBAfi (Devamla)- Toparlyorum efendim.
Bu maksatla, slam birliinin kurulmas görevi Türkiye'nin öncülüünü gerektirmektedir. Bu görevi yapacak bir Türkiye'nin ise, küçülmüfl, bölünmüfl deil, bunun tam tersine, salam ve güçlü bir Türkiye olmas gerekmektedir.
Dfl güçlerin oyununa aldanp, onlarn planlarna hizmet ederek Türkiyemizi bölmeye ve parçalamaya çalflmak, sadece Türkiye'deki 60 milyon insana deil, yeryüzündeki bütün Müslümanlara ve insanla en büyük kötülülüü yapmak demektir.
Sonuç olarak, Dou ile Bat'y birbirine kaynafltracak olan devlet politikasnn temeli, slamî kardefllik esasna dayanan bir eitim sisteminin ikamesiyle mümkün olabilir.
Bediüzzaman Saidi Nursi'nin flu veciz ifadesiyle sözlerime son veriyorum: "Bizim düflmanmz cehalet, fakirlik ve ihtilaftr; bu üç düflmana karfl zanaat, marifet ve ittifak silahyla mücadele edeceiz."
Hepinizi, Grubum ve flahsm adna saygyla selamlyorum. (RP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Sayn Erbafl, teflekkür ediyorum efendim.
Doru Yol Partisi Grubu adna, Sayn Ömer Lütfi Coflkun; buyurun.
DYP GRUBU ADINA ÖMER LÜTF COfiKUN (Balkesir)- Sayn Baflkan, deerli milletvekili arkadafllarm; bilindii üzere, güneydouda uzun süreden beri cereyan eden olaylar yerinde incelemek ve alnmas gerekli tedbirleri Türkiye Büyük Millet Meclisine ve ilgili mercilere iletmek ve memleketimizin birlik ve beraberliinin salanmasna katkda bulunmak üzere, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda, 13.7.1993 tarihinde okunan, Doru Yol Partisi, Anavatan Partisi, Sosyaldemokrat Halkç Parti, Refah Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Baflkanvekililerince ortaklafla verilen önergeyle kurulan (10/116) esas numaral Meclis Arafltrma Komisyonumuz, arafltrma ve inceleme çalflmalarn tamamlamfl bulunmaktadr. Rapor üzerindeki konuflmalarma geçmeden önce, Grubum ve flahsm adna Yüce Heyetinizi sayglarmla selamlarm.
Komisyonumuz, kuruluflunda olduu gibi, inceleme ve arafltrmaya yönelik çalflmalarnda da partilerüstü bir politika izlemifltir.
Komisyon çalflmalarnn odak noktasn, bölgenin mevcut durumu, sorunlar ve özellikle orada uzun süreden beri yaflanan terör olaylar teflkil etmifltir. Bugün, Dou ve Güneydou Anadolu Bölgelerinde yaflanan terör olaylar, hâlâ ülkemiz gündeminin en ön sralarnda yer almaya devam etmektedir.
Bölgede, terör, PKK terör örgütünden kaynaklanmaktadr. Bu örgüt, devletin gücünü ve desteini vatandafllarmzdan uzak tutmak; bölgede sistemli ve dfl destekli silahl mücadeleyi ayakta tutabilmek ve yaygnlafltrmak için her çareye baflvurmaktadr.
Hükümetimizin, bölgede, son dönemlerde almfl olduu tedbirler, isabetli kararlar ve uygulamalar sonucunda, terör örgütünün gerçek yüzü ortaya çkmfl ve yöre halk üzerindeki korku, bask ve sindirmeye dayal destei kaybolmaya bafllamfl; bunun yannda, terör örgütünün eylemleri karflsnda, son bir yl içinde, önemli derecede olumlu mesafeler katedilmifltir.
Bölgede yaflanan terör olaylar, 1984 ylndan itibaren, halkn normal yaflantsyla birlikte ekonomisini de etkilemifl, örgütün eylemleri, devlete ve vatandafla skntl günler yaflatmfltr. Bunun sonucunda, baz yerleflim birimlerinden göç olaylar bafllamfl ve krsal kesimden, güvenlik önlemlerinin daha genifl uyguland kent merkezine doru akn olmufltur. Bu da, beraberinde, çeflitli iskân ve iflsizlik sorunlarn getirmiflir.
PKK terör örgütü, bölgede uygulamaya koyduu eylemlerle, genifl halk kitlelerini etkilemeye çalflmfl; fakat, oradaki halkn büyük bir ksm PKK'ya destek vermemifltir. PKK terör örgütü, halkn bu tutumunu, Nevruz kutlamalarn kullanarak krmay ve güvenlik kuvvetleriyle vatandafllar karfl karflya getirerek scak çatflma içine çekmeyi hedeflemifl; bunun yannda, bölge insanmzn eitim, ulaflm, salk, istihdam ve benzeri sorunlarn kendisine propaganda malzemesi yapmaya çalflmfltr. Oysaki, bu sorunlar, ülkemizin dier bölgelerinde olduu gibi, bu bölgelerde, terör olaylarndan önce de yaflanan ve var olan sorunlardr. Yaplan olumlu çalflmalarla, terör örgütünün bu oyunlar bozulmaya bafllanmfltr.
Türkiye'nin misakmillî snrlar içerisindeki bütünlüü, tartfllmaz bir gerçektir. Bu bütünlüün parçalanmasna ve bozulmasna yönelik her türlü eyleme karfl mücadelede, devletimiz azimli ve kararldr.
Komflu olan veya olmayan ülkelerin, ülkemize karfl taknmfl olduklar hasmane tavr ve uygulamalar dikkate aldmzda, bugün için, ülkemizin, her zamankinden daha fazla birlik ve beraberlie ihtiyac olduu bir gerçektir.
Dou ve Güneydou Anadolu Bölgelerimizin sorunlarn, üniter devlet yaps içerisinde çözmeye ve çarelerini bulmaya, devletimiz ve Hükümetimiz muktedirdir.
Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; bölgede, vatandaflmz, terör olaylarndan bkmfl olup, bir an önce bu beladan kurtulmak istemektedir.
nsann sahip olduu en temel hak, yaflama hakkdr. Bu hak da, hangi hal ve flart altnda olursa olsun, devletin güvencesi altndadr.
Bölge insannn can ve mal güvenliini salamak ve bölgenin en ücra köflelerine kadar bu güvenlii götürme gayreti içerisinde bulunan Hükümetimizin, yakn tarihte uygulamaya koyduu tedbirler manzumesiyle, terörün, bölgede büyük ölçüde gücünü yitirdiini memnuniyetle ifade ediyorum.
Dou ve Güneydou Anadolu Bölgelerimizde, son zamanlarda faili meçhul cinayetlerin saylarnda azalmalarn olduunu ve mevcut faili meçhul cinayet olaylarnn çözümünde de olumlu mesafelerin katedildiini görüyoruz. Raporumuzdan sonra, 172 faili meçhul cinayet olaynn çözüme kavufltuunu gururla ifade etmek istiyorum.
Deerli milletvekilleri, Dou ve Güneydou Anadolu Bölgelerinde birkaç yldan beri yaflanan terör ve bölücü olaylar, ister iktidarda ister muhalefette olsun, siyasî partilerin tek baflna kendi meselesi olmayp, milletçe hepimizin meselesidir.
Millet olarak, bugünkü millî snrlarmz içerisinde yaflamaya karar vermifl insanlar olarak, birlik ve bütünlüümüzü bozacak bütün güçlere karfl mücadele vermek hepimizin görevidir.
Huzurlarnzda memnuniyetle ifade etmek isterim ki, devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüü için verilen mücadelede, siyasî parti gruplarmz, milletvekillerimiz birlik içerisinde bu konuya destek vermifllerdir; bundan dolay flükranlarm sunmay bir borç bilirim.
Dou ve Güneydou Anadolu, ekonomik yönden geliflmekte olan bölgelerimiz içerisinde yer almaktadr. Bugün için, Türkiye'nin bölgeleraras geliflmesinde çok büyük rol oynayacak olan harcamalar, o bölgenin kalknmasna deil de, güvenliine harcama durumuyla karfl karflyayz. Bunun ne denli ac bir durum olduunu hepinizin takdirlerine arz ediyorum.
Deerli milletvekilleri, Komisyonumuz, Dou ve Güneydou Anadolu bölgesinde yapmfl olduu çalflmada objektif ölçüler içerisinde olmaya özen göstermifl, olaylar bu boyutlarda incelemifltir.
Anayasamzn 17 nci maddesinde "Herkes, yaflama, maddî ve manevî varln koruma ve gelifltirme hakkna sahiptir" hükmü yer almaktadr. Bunun doal sonucu olarak, devlet, ülkedeki tüm insanlarn cann ve maln korumakla görevli ve sorumludur. Güvenlik kuvvetlerimizin Dou ve Güneydou Anadolu Bölgesinde yapmfl olduu da, yasalarla kendine verilmifl olan bu görevin gereini yerine getirmekten ve buna yönelik terör eylemlerini izale etmekten baflka bir fley deildir.
Biz, Hükümet olarak, bölgede yaflanan bu vahim olaylar karflsnda, bugüne kadar ne söyledik, ne istedik; iflte bu konular satrbafllaryla sizlere arz etmek istiyorum:
Bugün için, bölge insanmzn en büyük sknts, terör eylemlerinden kaynaklanan can güvenliidir. En ksa zamanda ve en üst düzeyde, insanmzn can güvenliini salamann gayreti içerisinde olduk ve bu gayretlerimiz artarak devam edecektir.
Faili meçhul cinayetlerin kaynana inerek, bir an önce çözüme kavuflturmak istedik ve bu konuda mesafe kaydettik.
Bölge kalknmasn salayacak acil yatrm programlarnn hayata geçirilmesine önem vererek, bu program için, önemli miktarda kayna bölgeye gönderdik.
Eitimin aksamamas için, Hükümetimizce, Olaanüstü Hal Bölgesindeki iller ile mücavir illere 10 514 öretmen atamas yaplmfl, bunun 8 592'si göreve bafllamfltr.
Bölgede, 51 yatl okula 4 ilave yaplmak suretiyle, flu anda 55 yatl okulumuzda eitim verilmektedir; yl sonuna kadar da, 12 yatl okulumuz hizmete geçirilerek, yatl okul ihtiyac karfllanmaya çalfllacaktr. 1995 yl programna da 13 yatl okulun ilave edilmesiyle, bölgenin yatl okul ihtiyac tamamen karfllanmfl ve herkese örenim hakk tannmfl olacaktr.
Ayrca, bölgede kapal olan okullarn dörtte birinin, göç olayndan, okullarn teröristlerce tahrip edilmifl olmasndan ve güvenlik nedenlerinden kaynaklanmfl bulunduunu; terörist gruplarn, bölge insanna salkl eitim hizmeti verilmesini engellemek istemelerinden dolay, eylemlerini okullara ve öretmenlere yöneltmifl olduklarn, önemine binaen, dikkatinize sunmak istiyorum.
Hükümetimiz, Doru Yol Partisi kanad olarak, bölgeye götürülecek hizmetlerin ve yatrmlarn, terör olaylarna endekslenmeden devam ettirilmesinin gayreti içerisindedir. Bu amaçla, bölge kalknmasna önemli bir kaynak salayacak olan GAP ile bölge sanayi tesislerinin oluflumlarna kaynak yaratma ve kredi uygulamalarna özen göstermektedir.
flsizlik, terörün en büyük istismar konusu ve malzemesidir. Bu bakmdan, GAP'n ülke ve bölge ekonomisine salayaca katk, küçümsenmeyecek boyutlarda olacaktr. GAP'n devreye girmesiyle 17 milyon dönüm arazi sulanabilir hale geldiinde, bölgenin iflsizlik sorununun tamamen ortadan kalkaca, sadece bölge açsndan deil; ülke açsndan da büyük çapta ilave deerler yarataca flüphesizdir.
Bölgenin, sosyal yönden çözüme kavuflturulmamfl problemleri vardr. Bu sorunlar çözümlemeye muktediriz.
Bölgede hizmet veren kamu personelini teflvik etmek ve bölgeyi cazip hale getirmek için, maafllar ve dier sosyal haklar iyilefltirici düzenlemelere, Hükümet olarak büyük önem verdik ve bunu da gerçeklefltirdik. Bölgenin kalknmasnda, yerel yönetimlerin önemini ve arln müdrik olarak, yeni düzenlemelerin gereine ve bu konuda, partimizin, çalflmalarn hzlandracana inanyorum.
Dou ve Güneydou Anadolu Bölgelerinde yaflanan terör probleminin temelinde, bir etnik ayrcalk deil, bir siyasî ayrmclk yatmaktadr. Bölge insanmz, devletine sadakatle baldr ve bölgede yaflanan vahim olaylar, korku ve endifleyle izlemektedir. PKK terör örgütünün eylemlerine isteyerek veya istemeyerek de olsa destek verenlerin uradklar akbeti, artk, herkesin görmesi gerekir.
Bölge insanmzn iman ve inanc, kendi sonunu hazrlayan her türlü menfi oluflumlara, devletle birlikte karfl koyacak güçtedir.
Terör örgütüne karfl kullanlan kaynaklarn, bölge kalknmasna harcanabilmesi mümkün olsayd, bölge insanmz ve ülkemiz bugün daha huzurlu olurdu.
Terör örgütünün en önemli silah korku ve yldrmadr. Bu korkunun izalesi, onun yerine, devlete güven duygusuyla olur. Bölge halknn örf, âdet, inanç ve gelenekleri göz önüne alnarak, ülke insannn birlik ve beraberlii, terör belasn yok etmeye yetecektir.
Devleti ayakta tutan güç, halknn ona olan güven duygusu ve balldr. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temelleri, dou ve güneydouda atlmfltr. Devletimiz, ülkemizin bu hayat damarlarnn kesilmesine ve kurutulmasna asla müsaade etmeyecektir.
Bölgede, ar flartlar altnda ve devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüünü korumak gayesiyle hizmet veren tüm güvenlik güçleri elemanlarna -komutanndan erine, emniyet müdüründen polisine, polisinden kaymakamna kadar- tüm kurum ve kurulufllarda hizmet veren bütün personele, bu kürsüden flükran ve minnet duygularm, Grubum ve flahsm adna, ifade etmeyi bir borç biliyorum. Bu uurda flehit olan evlatlarmza Allah'tan rahmet, ailelerine baflsal dilerim. Bu konuda her türlü fedakârl esirgemeyen ve büyük bir özveri içerisinde gayret gösteren, baflta Hükümetimiz olmak üzere, bütün siyasî parti temsilcilerine ve üyelerine huzurlarnzda teflekkür etmek isterim.
Terör bitecektir. Önemli olan, bu bölgede, bu ac günleri yaflamfl insanlarmza, ksa sürede gerçeklefltireceimiz, kalknmann nimetlerini sunmak olmaldr.
Bu duygu ve düflünceler içerisinde sözlerimi bitirirken, Yüce Heyetinize sayglarm sunarm.
BAfiKAN- Sayn Coflkun, teflekkür ediyorum.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Svas)- Sayn Baflkan...
BAfiKAN- Buyurun efendim.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Svas)- Sayn Keçeciler, iki üç kez ismimden bahsederek, benim söylemediim bir fleyi tutanaklara geçirmifltir. Bu konuda açklama yapmak istiyorum.
BAfiKAN- Sayn Bakan, zabtlar istettim efendim. zin verirseniz, biraz çalflalm, zabtlar gelince bir inceleyelim.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Svas)- Teflekkür ederim Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Kiflisel söz talebinde bulunan üyelerden Sayn Seyfi fiahin; buyurun efendim.
SEYF fiAHN (Kayseri)- Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; Cenab- Hak, insanlar, millet millet yaratmfl; buna hiç itirazmz olamaz. Tarih de, bu milletler arasndaki mücadeleleri yazyor.
Anadolu'da yüzlerce devlet ve millet doup, batmfltr. dare eden liderler, o devletleri yok ettiler; o milletler ahlaken dejenere oldu, yok oldu ve bir gün geldi, bu güzel Anadolu'ya, gerçek sahibi olan Türk Milleti gelip oturdu. slam inancn tafld için, Bat medeniyetinin büyük devleti Bizans yok ettii ve her Haçl seferini de tamamen püskürtüp, önce Balkanlara, sonra da Avrupa ortalarna kadar gittii için, Batllar, oturup, bu insanlar neden buralara kadar geldi diye düflündüler ve onun için yeni bir ilim dal gelifltirdiler. Buna, Batllar "oryantalizm" yani "flark meselesi" diyorlar. Bütün büyük devletler, Avrupa'dan, Balkanlar'dan ve Anadolu'dan Türk Milletini nasl atarz, yerine köhne Bizans nasl ihya ederiz diye, oturup, düflündüler ve yeni bir teori gelifltirdiler.
flte, Türk Milletinin üç asrdr çektii bütün skntlarn, bütün belalarn kayna, Batllarn, Türk Milletini, Anadolu'dan topyekûn atmaya yönelik çabalardr. Bugünkü bütün belalarmzn ana kayna da, bu oryantalizm ve flark meselesi denen problemin yeni uzantlardr.
Türk Milleti büyük olduu zamanlarda, baflna, böyle bir bela gelmedi; ama, ekonomik yönden çöktüü, ehliyetsiz idarelerin iflbaflnda olduu bir dönemde, elbette, düflmanlar, bütün tanklaryla, toplaryla, fitneleriyle üstümüze geliyor ve bugün bizim insanmz birbirine krdryor. Bunda, düflmanlarn hiçbir kayb yok; ama, çok büyük kazançlar var.
Deerli milletvekilleri, Türkiye'de bölücülüün yakn geçmiflinde, bir Ermeni meselesi var. ASALA, Türk Devletinin dfl temsilciliklerini ve temsilcilerini yok etmek için çaba sarf ederken, bunu baflaramayacan anlaynca, bir intikam pefline düflerek, PKK'y, ASALA'nn tafleronu olarak, Türk Devletinin baflna bela ettiler. Bunu, Türk Milletine düflmanlk eden, bizzat Yunanistan, maalesef, yakn komflumuz Suriye ve Ermenistan açkça destekliyor; ama, buna temel hazrlayan, onlarn dier aababalar da bu iflin peflindeler.
Deerli milletvekilleri, PKK, 1980'li yllarda -daha önceki deerli konuflmaclarn da söyledii gibi- bir Ermeni tarafndan, asl Ermeni olan Abdullah Öcalan tarafndan kuruldu. Amaçlar, önce Türkiye'yi bölmek, kendi kafalarna göre bir Kürdistan kurmak, daha sonra onu da yok edip, yerine Ermenistan' kurmaktr. Bunuda açkça söylemektedirler.
fiimdi, meseleyi bu platformda inceledikten sonra flunu arz edeyim: Olayn 1984 ylndan sonraki safhas önemlidir; çünkü, Kürt topluluu, Türkmenler, Kazaklar, Krgzlar, Avflarlar, Çerkezler gibi, Türk Milletinin ayrlmaz aslî bir parçasdr. O halde, konu, milletin bu aslî parçasn kendine düflman ederek, fitne, fesat çkararak ve meseleyi, Türk Milletinin iç meselesi olmaktan öte, milletleraras platforma sürerek, Türk Milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Helsinki Nihaî Sözleflmesi ve AGK antlaflmalarna koyduu imzann gereini yerine getirtmek için, Lozan Antlaflmasyla aznlk kabul etmedii, Türkiye'deki Kürtleri bir aznlk tesciline götürmek üzere, Türkiye'yi, önce federasyona geçip daha sonra da bölmeye yönelik olan, bafltan beri söylediimiz olayn geliflmesidir. Meseleyi bu önemli açdan düflünür ve konuflursak, olaylar daha iyi anlafllr.
Türkiye güçlü olsayd, Fransa gibi, bir Korsika meselesi olmazd; Türkiye, ngiltere gibi güçlü bir ülke olsayd, skoçya ve Galler gibi bir meselesi olmazd; ama, Türkiye, çok geri kalmfl bir ülke olduu için, yabanclarn üstünde hesap yapt bir ülke haline geldi ve maalesef, ilk problem, Eruh ve fiemdinli basknyla bafllad. 1984'te, PKK tarafndan, Türk karakollar basld. Baskn gerçeklefltirenler belki 50 kifliydi; Türk Devleti, bu 50 kifliyi, pefllerine düflüp, inlerinde yok edeceine, maalesef, o dönemin idaresi tarafndan düflmann üstüne gidilmemifl ve önce dalar, sonra köyler ve daha sonra da -kepenk indirilmek suretiyle- flehirler, PKK'ya teslim edilmifltir.
Bütün bunlar yetmiyormufl gibi, 1985 nüfus saymnda, Kürtler, sanki ayr bir milletmifl, ayr bir dil konufluyormufl gibi düflünülerek, anket listelerine "Kürtçe biliyor musun?" maddesi konuldu. Daha sonra, bunu koyanlar cezalandrld; ama, bir kere kaytlara geçti.
kincisi, Bakanlar Kurulu, bir karar çkararak, bu kararda "Kürtçe ifade verilebilir" tabirini kulland. Bu tabir, bir devlet tescilini gösterir ve yanlfltr. Daha sonra, o bölgeye uzun menzilli silahlar datlarak, PKK tarafndan hâkim olunan halka, güya moral gücü verilmek istendi. Daha sonra, -konu, politik platformda tartfltrlmak üzere, o günkü SHP'den 10 milletvekili ayrlarak- o günkü ktidar, Halkn Emek Partisini kurdurttu ve maalesef, bu Meclisten, o partiye para yardm çkt ve parti, Türkiye çapnda teflkilatlandrld. Bugün, hapisteki HEP milletvekillerinin meselelerinin, Türkiye ve dünya çapnda tartfllmasnn ana sebebi, o gün, Halkn Emek Partisinin kurulmasdr.
Deerli milletvekilleri, PKK'nn tezi flu: "Biz, Türkiye'yi bölmek istemiyoruz; biz, Kürt kimliinin tannmasn istiyoruz; biz, kültürel haklarn verilmesini istiyoruz" diyor ve her konuflmasnda, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türk Silahl Kuvvetlerini suçluyor.
Maalesef, bugün, baz konuflmac arkadafllarn da konuflmalarnda belirttikleri gibi, ayn tezin Mecliste tekrar tartfllmas, Türk Milletini yaralar ve düflmana moral verir; devleti ve milleti moralman çökertir. Çünkü, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Devletini korumakla görevlidir ve burada, her milletvekili onun için yemin etmifltir. Herhangi bir aznln tescili veya Kürt kimliinin tannmas veya kültürel haklarn verilmesi, Türk Milletini bölünmeye götürür. Türkiye, bu zayf annda yerel yönetimleri gündeme getirirse, devlet yapsnda yeni bir deifliklie giderse, özel parlamentolar veya mahallî parlamentolar kurarsa, kesinlikle bilin ki, düflmanlarmzn istedii fley olacaktr. Bugün, bizi bölmek isteyenlerin istei de budur.
"Türkiye'de yerel yönetimler güçlendirilsin, yerel parlamentolar kurulsun, devlet küçülsün" deniyor. Devlet küçülürse, kimin menfaatnadr? Türk Silahl Kuvvetleri güçlü olmazsa, kimin menfaatnadr? Mahallî idarelere, siz, özel bütçeler verirseniz, o bütçeler, köylerde, kentlerde partizanca harcanr, çarçur edilirse, devletin bu zayf hali kimin menfaatna olur?..
flte, deerli milletvekilleri, bütün bu geliflmeler olurken, 1991 Milletvekili Seçimi, Türk Milleti için bir kurtulufl olmufltur. yi yürümese bile, yeni gelen idare, Koalisyon Hükümeti, PKK'nn üstüne samimî ve ciddî gitmifltir ve bugün, devlet güvenliini tam tesis etmifl olmasa bile, Türk Devletinin hâkimiyetini yüzde 80 salamfltr.
Bu yeterli midir; asla yetmez. Türkiye böyle zayf olursa, düflmanlarmz, bizim üstümüzde böyle büyük hesaplar yaparlarsa, tabiî, Türkiye'nin baflndan bela hiç eksik olmaz. Türkiye...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld.)
BAfiKAN- Sayn fiahin, lütfen toparlar msnz?
SEYF fiAHN (Devamla)- Peki, Baflkanm.
Deerli milletvekilleri, konuyu toparlyorum. Türkiye, demokratik çözüm yaygarasna zemin hazrlarsa, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi konusunu gündeme getirirse -maalesef grubu olan 4 parti bu mevzuda ikna olmufl görünüyorlar ki, bundan fliddetle saknlmas gerekmektedir- Kürt kimlii tannr veya bu milletin evlatlarn, Kürttür, Zazadr -ki o, Türk Milletinin parçasdr- Avflardr fleklinde ayrp, herkesin kimliini tanrsak, Türk Milletini paramparça ederiz. Türkiye, zayf halinde bunlar asla yapmamaldr. Bundan dolay, gündeme getirilen raporun çok güzel incelenmesi gerekir. Komisyonu, raporun hazrlanmasndan dolay tebrik etmekle birlikte; raporun içerisinde ifade edilen yerel yönetimler problemi, tarafmzdan kabul edilemez ve yanlfl.
kincisi, bir genel affn tavsiye edilmesi de yanlfltr. Çünkü, suç ve ceza, birbirine alternatiftir ve cezay hafifletirseniz, suç artar; affetmek istediiniz insanlar flimdiden suça teflvik etmek olur. Onun için, bu af meselesi gündemden çkarlmaldr.
Sonuç:
Milliyetçi Hareket Partisi ve flahsm adna flöyle bir çözüm öneriyorum: Türkiye, bu belay yok etmek için, her türlü psikolojik, sosyal, askerî, polisiye tedbirleri almal, bir özel teflkilat kurmal ve bu Ermeni teflkilat -Kürt teflkilat deil- ininde yok edilmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld.)
BAfiKAN- Sayn fiahin, toparlayn lütfen.
SEYF fiAHN (Devamla)- Sayn Baflkanm, özür dilerim, bitiriyorum efendim.
Çekiç Güç kaldrlmaldr. ç ve dfl halkoyu bakanlnn kurularak, dünyann aydnlatlmas gerekmektedir.
Beni sabrla dinlediiniz için teflekkür eder, sayglar sunarm.
BAfiKAN- Sayn fiahin, teflekkür ederim.
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Aydn)- Sayn Baflkan, söz istiyorum, .
BAfiKAN- Hükümet adna, buyurun, Sayn Bakan.
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Aydn)- Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; Genel Kurulumuzca, güneydouda uzun süreden beri cereyan eden olaylar yerinde incelemek ve alnmas gerekli tedbirleri Türkiye Büyük Millet Meclisine ve ilgili mercilere iletmek ve memleketimizin birlik ve beraberliinin salanmasna katkda bulunmak üzere kurulan Meclis Arafltrma Komisyonunun, konuya iliflkin raporu üzerinde söz almfl bulunmaktaym.
Hemen flunu ifade edeyim ki, gerçekten, Meclis Arafltrma Komisyonunu teflkil eden arkadafllarmz büyük gayret sarf etmifller, güzel bir rapor, yapc bir rapor meydana getirmifllerdir. Bu rapordan, Bakanlk olarak istifade edeceimizi huzurunuzda belirtmek isterim.
Yüce Meclisimizin çats altnda, güneydou sorunlar ve bunlarn baflnda gelen terör hareketleri üzerinde yaklaflk on yldr müzakereler cereyan etmektedir ve tedbirler görüflülmektedir.
fiunu hemen ifade edeyim ki, Hükümetimiz, tüm ülkemizde olduu gibi, Dou ve Güneydou Anadolu Bölgelerimizde de güvenliin ve huzurun salanmas için, flefkatli yönetim anlayfln, etkin ve adil hizmeti, açkl egemen klmay ana ilke olarak belirlemifltir. Çadafl demokrasiye tam anlamyla ifllerlik kazandrmak temel amacmzdr.
Hukuka ve insan haklarna dayal tam demokratik bir anlayfl, ödünsüz uygulamay ana görevimiz olarak alglamaktayz. Bilinmelidir ki, bu anlayfl, ülkede yaflayan herkes için bir güvencedir. Her zaman söylüyoruz, Türkiye'de herkes birinci snf vatandafltr ve herkes kanunlar önünde eflittir.
Burada, baz arkadafllarmz, konuflmalarnda, kimlik meselesine temas ettiler, siyasî çözüm önerdiler. Ben, her zaman bunun karflsna çkmflmdr. Baz deerli arkadafllarmz da bu kürsüden, biraz evvel, bu mütalaalara karfl çkmfl bulunmaktadrlar. Siyasî kimlik meselesi veyahut siyasî çözüm meselesi Türkiye'yi bölünmeye götürür.
Esasen, her zaman söylediimiz gibi, Türkiye'de etnik bir problem yoktur; corafî skntlarmz, ekonomik skntlarmz vardr; ama, hiçbir surette etnik meselemiz yoktur. Yani, Türkiye'de -telaffuz etmek dahi istemiyorum- Kürt meselesi, Çerkez meselesi, Boflnak meselesi, Arnavut meselesi yoktur. Bu Misakmillî hudutlar içinde yaflayan bütün vatandafllarmz, eflit hakka sahiptir ve Türk Milletini teflkil etmektedir. Baflka türlü tanmlamak, Türkiye'yi bölünmeye götürür; o takdirde, PKK'nn istedikleri, Türkiye'de makes bulur. O bakmdan, deerli arkadafllarm, bu konulara katiyen deinmek istemiyorum.
1984'ten bugüne kadar -on seneyle ilgili baz rakamlar vermek istiyorum- 10 010 olay meydana gelmifltir. Bu olaylarda, 2 676 vatandaflmz hayatn kaybetmifl, 3 259 vatandaflmz yaralanmfltr. Güvenlik görevlilerimizden ise, 1 888 asker, 1 113 polis ve 618 geçici köy korucusu flehit olmufltur; 4 152 asker, 405 polis ve 789 geçici köy korucusu yaralanmfltr. Olaylarda ve operasyonlarda, 6 555 terörist ölü, 274 terörist yaral ele geçirilmifltir. 19 056 kifli teröre bulaflmak, yardm ve yataklk etmek suçlarndan yakalanmfl, çok miktarda silah ve mühimmat ele geçirilmifltir.
Devletimiz, bu süre içerisinde mücadelesini sürdürmüfl; Hükümetimizin gösterdii kararllktan ve halkmzn saduyulu desteinden güç alan güvenlik kuvvetlerimizin özverili ve kahramanca mücadelesi sonucunda, çok önemli mesafeler katedilmifltir.
PKK, flimdi, gerçeklefltirdii eylemlerle, kamuoyu yaratmaya, dikkatleri üzerinde toplamaya gayret göstermektedir. Bafllangç döneminden günümüze kadar, ulaflmak istedii stratejik konuma bir türlü gelemediinden, deiflen siyasal koflullar parelelinde zaten uyumsuzlua düflen PKK, önümüzdeki günlerde, yok oluflunu kendisi ilan edecektir.
Deerli milletvekilleri, son günlerde, birksm çevrelerde, Tunceli meselesi dile getirilmifltir. Sayn Keçeciler arkadaflmz da bu konuya uzun uzun deindiler. Bu konuda Hükümetin çiflleri Bakan olarak sorumlu kifli benim. Onun için, beyanlarmz, tamamen objektif bir flekilde, gerek güvenlik güçlerimizden gerekse valilerimizden, kaymakamlktan edindiimiz bilgilere ve bizzat gitmek suretiyle, müflahedelerimize dayanmaktadr; onun için, objektif olarak meselelere bakmaktayz.
Diyoruz ki, orada, büyük bir mücadele vardr, yangn meselesi olmaktadr; ama, bunu kim yapt; devletin, asla, ev yakmas, orman yakmas mümkün deildir. fiimdi, zaten oraya bir taraftan yaralar sarmak için gidiliyor mu gidilmiyor mu; yaralar sarmak için, bizzat devlet orada vardr. Tunceli'de evleri yanan vatandafllarmz var. Kim yakarsa yaksn, PKK da yakmfl olsa, PKK yakt diye oraya gitmeyecek miyiz; elbette, yaralar sarmak suretiyle, orada, vatandafllarmza ev yapma gayretine girifltik. Diyoruz ki, geliniz, Tunceli' de bofl prefabrike evler var, orada yerlefliniz; "hayr burada yapnz" diyorlar; peki diyoruz. Tunceli' de, devletin bütün imkânlar oraya seferber edilmifltir ve prefabrike evler yaplmaktadr. Biraz evvel, bir deerli arkadaflm da geldi, dedi ki, "Bitlis'te de ayn flekilde zorluklar var, Hizan'da da; prefabrike evleri ayn flekilde yaparmsnz?" Derhal konuyla ilgileneceiz. Esasnda o yörenin kalknmas için seferberiz.
PKK yakyor, ykyor... Yani, yol götürmek istiyorsunuz -bu, uzun zamandr devam ediyor- yol makinelerini yakyor, ifl makinelerini yakyor, bu vaki. Müteaddit kereler söyledik; PKK, oralara imkânlar gitsin, medeniyet gitsin istemiyor, yol gitsin, asfalt gitsin istemiyor, okul gitsin istemiyor, salk evleri gitsin, salk ocaklar gitsin istemiyor; ama, devlet, özveriyle bu gayretin içine girmifltir.
Biraz evvel, gene, Sayn Keçeciler arkadaflmz, firnak Valisinden flikâyet ettiler. fiunu ifade edeyim ki, baflnda bulunduum Bakanlkta herhangi bir idarecinin particilik yapmasna asla müsaade etmem.
AL ER (çel)- nflallah etmezsiniz Sayn Bakan!..
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Devamla)- Benim tynetimi biliyorsunuz, hepiniz biliyorsunuz. Elbette, ben de bir siyasî partiye mensubum, siyasî partide de yöneticiyim, Genel dare Kurulu üyesiyim; ama, Bakan kisvesine büründüüm andan itibaren, yani Bakanla adm attm andan itibaren, partili olduumu unutuyorum. Hep bunu tavsiye etmiflimdir.
ddia edildi; akflam derhal firnak Valisini aradm, dedi ki "sureti katiyede..." flunu flunu yaptnz m diye sordum; o da, "hayr; ancak, yaptm fludur: Acil Destek Fonundan gönderilen paray, orann istihdam için sarf ediyorum, dokuma tezgâhlarna sarf ediyorum, kömür ocaklarn ifller hale getiriyorum. Benim, devlete hizmetim bu flekilde" dedi.
Deerli arkadafllarm, onun için emin olunuz; sureti katiyede, o Vali, sizin döneminizde, ANAP döneminde de... Söylemek istemiyorum, polemik yapmak istemiyorum katiyen.
AL ER (çel)- Yani, Valide bir fley yok mu demek istiyorsunuz?
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Devamla)- Katiyen polemik yapmak istemiyorum. O dönemde de, önemli yerlerde emniyet müdürlüü yapt; Samsun'da, Kahramanmarafl'ta Emniyet Müdürlüü yapt. Adayln koymufl olmas, memuriyete devamn önlemez. Kanun bu imkânlar vermektedir.
EDP SAFDER GAYDALI (Bitlis)- Veriyor da, kendi farknda deil.
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Devamla)- Arkadafllarm, flunu gene de söylüyorum: Bana belgeler vereceksiniz; ben, konunun üzerine gideceim; katiyen ondan hiç flüphe etmeyiniz.
Sonra, Vali, seçim için partizanlk yapacak da ne olacak? Esasnda, particilik yapan yönetici, iktidarda bulunan partiye zarar verir. Ben böyle anlayfl içinde olmuflumdur. Arkadafllarm, geleceksiniz, konuflacaz, ben meselenin üzerine gideceim. Hiç flüphe etmeyiniz, orada hiç bir valiye partizanlk yaptrmam...
AL ER (çel)- nflallah bu kürsüden söylemeyiz!..
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Devamla)- Partizanlk yapt takdirde, mensup olduum partiye zarar verir; bunu hep müflahede etmiflimdir. Eer iktidarlar, valilere partizanlk yaptrmak suretiyle koltukta kalmak isteselerdi, flimdiye kadar hiçbir iktidar deiflmezdi.
Deerli arkadafllarm, onun için, maziden birtakm örnekler vermek istemiyorum, mazide de yaplmfltr; ama, mazide partizanlk yapt halde halen görevde olan valilerimiz de vardr; tarafszlklarn ihlal ettikleri takdirde, derhal onlarn yakasndan tutarz; ama, görüyorum ki, vaktiyle yapmfl; ama, bugün yönetimimizde tarafsz olarak görev yapmaktadr. Onun için onlarn üzerine toz kondurmuyoruz.
EDP SAFDER GAYDALI (Bitlis)- firnak Valisi için de geçerli mi bu sözünüz?
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Devamla)- Maziden çok örnek vermek suretiyle mukabele etmek istemiyorum.
Deerli arkadafllarm, terör konusu, gerçekten fevkalade önemli. fiunu müflahede ediyorum ki, siyasî partiler arasnda -demin belirtti arkadafllar- nüanslar olabilir; ama, hepsinin ittifak ettii bir konu var: Terör, ülkeyi bölmeye götürür; terör, ülkeyi parçalar; onun için, bir siyasî mesele deildir, kimlik meselesi deildir, yabanc odaklarn idare ettii bir husustur dedik. Bunu hep söylüyorum zaten.
Arkadaflm "Türkiye ne zaman zaaf içinde bulunsa" dedi. Hayr; Türkiye'nin yücelmesinden, büyümesinden korkanlarn tertipledii, tertip ettii olaylardr bunlar; bunu böyle bilmek lazm, böyle görmek lazm. Yoksa, Türkiye'de kimlik meselesinde bir sknt m var; hangi etnik gruba mensup olursa olsun, arkadafllarmz istedii ifli tutubiliyorlar m; tutuyorlar. Aznlk yok ki; tüccar oluyor, bakkal oluyor, fabrikatör oluyor, müteahhit oluyor, çeflitli dallarda hizmet veriyor; doktor oluyor, mühendis oluyor; milletvekili oluyor, belediye reisi oluyor, belediye meclisi üyesi oluyor -bunu her zaman söylüyorum- bakan oluyor, baflbakan oluyor, cumhurbaflkan oluyor; yok ki bir mesele. Benim en yakn arkadafllarm dou ve güneydouludur; ailece konufltuumuz, kucaklafltmz arkadafllarmzdr. Böyle bir nifak sokmaya, daha dorusu, nifak sokanlara katiyen alet olmayacaz deerli arkadafllarm.
Biz, asrlardr biriz, beraberiz. Hep söylediim gibi, bu topraklar, birlikte, atalarmzn kanlaryla suland. Gidiniz, Çanakkale fiehitliini görünüz; orada, Aydnl da var, Bitlisli de var, Siirtli de var, Hakkârili de var, firnakl da var. Demek ki, atalarmz, Çanakkale'yi "geçilmez" yapmak için, birlikte savaflmfllar. stiklal Harbinden önce vatan bölünmüfl, parça parça olmufl, Sevr önümüze konmufl; hep beraber, ülkeyi parçalanmaktan kurtarmfllar. Onun için, gene de ayn azimle, ayn kararla mücadelemizi sürdüreceiz.
PKK'nn meselesi, flu veyahut bu kimlik meselesi deildir; ülkeyi bölmek, parçalamaktr. PKK'nn stratejisi, evvela otonomi, ondan sonra federasyon, ondan sonra da ülkenin bölünmesidir.
Silahl güçlerimiz, güvenlik güçlerimiz baflarldr. fiehit veriyoruz; ama, dünden bugüne durum daha iyidir. Bitti mi; bitmedi, bir müddet daha devam edecektir. Dün flehirlere girilmiyordu; arkadafllarmz firnak'a gitti geldi; flehre rahatlkla girebildiler.
EDP SAFDER GAYDALI (Bitlis)- Arkadafllar helikopterle gittiler!
ENGN GÜNER (stanbul)- Sayn Bakan, kimse gidemiyor.
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Devamla)- Hayr; gidiyorsunuz...
Geçen sene oralarda çarflda dolaflmak mümkün deildi. Bize, Diyarbakr'a giderken, "aman, gitmeyiniz" diyorlard, arkamzdan âdeta dualar okunuyordu; Batman öyleydi, Siirt öyleydi, Hakkâri öyleydi.
Deerli arkadafllarm, baknz, kötümser olmayn; kötümser olursak, o takdirde çöküntü olur.
HALT DUMANKAYA (stanbul)- Siz de çok iyimser olmayn.
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Devamla)- Hayr, katiyen iyimser deilim, güvenlik güçlerine dediim hep fludur: Bu baflarlar karflsnda katiyen gevflemeyeceksiniz, gevflemeyeceksiniz diye devaml flekilde talimat veriyorum. Hukuk içinde kalnz, masum vatandafllar zarar görmesin; ama, katiyen gevflemeyeceksiniz diyorum. Bu talimatlar devaml flekilde veriyoruz.
COfiKUN GÖKALP (Krflehir)- Sayn Bakan, Karayalçn Tunceli'yi neden gezemedi?! Tunceli' de Türkiye'nin bir vilayeti deil mi?!
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Devamla)- Sayn Gökalp, hep "flu girdi, bu giremedi" diye söylüyorsunuz.
fiunu da söyleyeyim: Sayn Sinan Yerlikaya arkadaflmz, geçen gün Ovack'tan bana telefon ederek helikopter istedi. Daha mücadele bitmedi ki. Söylüyorum, o yöreden kalkmfl, Tunceli'yi hedef almfl. Tunceli'de yaptmz operasyonlarda 82 snak bulduk; tonlarca yiyecek, giyecek vard, silah vard ve bunlar ele geçirdik. Hedef o; Tunceli'ye doru sarkt; oradan Svas'a... Svas'ta baflarl operasyonlar yaptk. Önce bir iki köyümüzü bastlar, köydeki masum vatandafllarmz öldürdüler. fiimdi görüyorsunuz, Svas'ta operasyonlar yapyoruz; baflarl sonuçlar aldk. Erzincan'a sarkmak istiyorlar; oradan, Gümüflhane'ye, Bayburt'a sarkmak istiyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN- Buyurun efendim.
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Devamla)- Mücadele bitmedi diyorum. Mücadele bitmedi; ama, dünden bugüne daha iyiyiz ve çok daha iyi olacaz. Hani, beli krld dediim zaman, gerçekten bunu ifade ediyorum. Elbette, bafl ezilecektir, devlet kudretlidir, güçlüdür; devletin bu gücü karflsnda kimse dayanamayacaktr; bunu, tekrar tekrar ifade etmek istiyorum.
Elbette, flehit veriyoruz diyorum; elbette, zorluklar vardr mücadelenin. Dalk ve sarp arazide mücadele verilmektedir. Zor, gayri nizamî bir mücadele, nizamî mücadele deil ve masum vatandafln zarar görmemesini isteyen bir yönetim... Hepimiz, masum vatandafl zarar görmesin istiyoruz. Gayrî nizamî mücadelenin flartlar bu. Onun için, deerli arkadafllarm, hiç flüphe etmeyiniz.
Sayn Kul faili meçhul cinayetlerden bahsettiler. Faili meçhul cinayetler üzerine mutlak suretle gidiyoruz. Bana intikal eden hangi hadise olursa olsun, bizzat kendim meflgul oluyorum. Faili meçhul cinayetin failini bulduumuz takdirde, en çok mutluluk duyacak, biz olacaz.
Olaanüstü halin kaldrlmas... Elbette... stediimiz de budur; normal yönetimdir. Olaanüstü yönetim, anormal bir yönetim; onu kabul ediyorum. nflallah o noktaya da geleceiz deerli arkadafllarm.
Hani, arkadafllarmzdan biri söyledi, bu sarf edilen paralarn yöreye sarf edilebilmesi... Bütün emelimiz budur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN- Sayn Bakan bitirin lütfen.
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Devamla)- O yörenin kalknmasna... O trilyonlar var ya, o trilyonlar yine o yöreye sarf etmek, yegâne arzumuz, emelimizdir; ama, bütün bunlara ramen, yörenin kalknmas için, iyilefltirilmesi için gerekli gayreti gösteriyoruz; zaman zaman, Acil Destek Fonundan para gönderiyoruz. Bu gönderilen para, sadece firnak'a deil; güneydouda seçim olmayan mntkalarn hepsine eflit tarzda gönderiyoruz, ondan emin olunuz.
Deerli arkadafllar, hepinize derin sayglarm sunarm.(Alkfllar)
BAfiKAN- Sayn Bakan, teflekkür ederim
fiahs adna, Sayn Korkutata; buyurun efendim.
HÜSAMETTN KORKUTATA (Bingöl)- Sayn Baflkan, deerli arkadafllar; flahsm adna Yüce Meclisi saygyla selamlyorum.
Deerli arkadafllar, bu komisyon raporunu, elimize geçtii andan itibaren, didik didik incelemeye çalfltk. Elbette, dou ve güneydouda akan kann, gözyaflnn durdurulmas için birileri kprdanyorsa, bunlar takdir etmemek mümkün deildir; fakat, gönül arzu ederdi ki, böyle bir meselenin konuflulduu bir zamanda, flu Meclis tklm tklm olsun, bilhassa ktidarn iki kanad burada bulunsun, dinlesin; ama, maalesef, gördüm ki, ilgi çok çok zayftr; buna üzülmemek mümkün deildir.
Deerli arkadafllar, bu Hükümet -özür diliyorum- bana göre siyasî mevta olmufltur; fakat, birileri, Hükümeti, cenazesinin altna girmifl, yürütüyor, "illa yürüyecek" diyorlar, ortalkta dolafltrp duruyorlar. Bu, dolaflmakla canlanacaksa, hay hay; fakat, bu Koalisyon Hükümetinin canlanabileceine, ne ben inanyorum ne de Koalisyonun iki kanad inanyor. Böyle bir yapdan, shhatli ve ciddî çözümleri beklemek mümkün deildir.
Onun için, bir an önce, bu meseleleri, çok ciddî flekilde, istikrarl flekilde, her yönüyle, korkmadan ve ylmadan, kuru edebiyat yapmadan ele alacak bir hükümete ihtiyaç var. Bu da, ancak bir erken genel seçimden sonra çkabilir.
Deerli arkadafllar, samimî olarak söylüyorum ki, hangi fikirde olursa olsun, hangi arkadaflmz olursa olsun, bugün dou ve güneydouya gidip dolafltnda, birçok meseleyi, yerinde -ama, etrafnda çember olmadan- vatandaflla görüflürse, bu milletvekili, evinde uzun zamanlar uyuyamaz, geceleri uykular kaçar ve bazen sabaha kadar da uyuyamaz.
Biz, dou ve güneydou milletvekilleri olarak -flahsm adna söylüyorum; sanyorum birçok arkadaflmz da böyledir- inann ki, evimizde huzursuzuz, dflarda huzursuzuz, konuflurken huzursuzuz, giderken huzursuzuz, gelirken huzursuzuz. Niye; söylediini, rahat söyleyemiyorsun; gözlerinle gördüünü, yeminle tespit ettiini, Sayn Bakana da kabul ettiremiyorsun, orada görev yapan arkadafllara da kabul ettiremiyorsun. Eer dorular söylemeyerek veya bu dorular gizleyerek bir yere varlyorsa,sanyorum, bu Mecliste benimle birlikte azn bantlayp, aylarca dolaflacak arkadafllar olacaktr. Niye?.. Bir tek temennimiz var. Diyoruz ki; bu yörelerde yaflayan vatandafllarmz, artk huzura, güvene kavuflsun; zira, yllardr çekiyor.
Bu yörelerimizde, 1984'lerden, 1972 Mart Muhtrasndan bugüne kadar olaan dfl bir rejim var; skntlar, dertler var. Bu olaan dfl rejimler neden ilan edildi peki; bu yörelerde yaflayan vatandafllarn dertleri dinsin diye.
Peki, bu yörelerde yaflayan vatandafllarn dertleri dindi mi deerli arkadafllar? "Bitti bitecek; bitti bitecek; ya bitti ya bitecek" bilmem ne ne... Bitti mi bu dertler; hayr. Bu yörede yaflayan insanlarn dertleri artt m; evet, artt. Kaç kat artt; burada yaflanan skntlar, yüz kat, bin kat artmfltr. Demek ki, üretilen politikalar doru deildir, üretilen politikalarda ciddî hatalar vardr.
Bugüne kadar, gerek siyasî partilerin oluflturduu, gerekse tüm partilerin kararyla oluflturulan en azndan yirmiye yakn komisyon, dou ve güneydoudaki olaylar ve sorunlar tespit etmek üzere deiflik flekillerde bölgeye gitmifltir. Bu komisyonlarca hazrlanan raporlardan herhangi biri, Hükümet tarafndan veya ilgililer tarafndan kale alnmfl m deerli arkadafllar; hayr; hem de bunun tersi yaplmfl. Biz, Faili Meçhul Cinayetler Komisyonu olarak, büyük bir heyecanla bölgeye gittik; dedik ki, arkadafllar, bir fleyler yapalm. Hele hele, bu Komisyondan dört befl arkadafl, cann tehlikeye atarak, Sayn Bakann helikopter vermemesi, ilgililerin helikopter vermemesi, imkân vermemesine ramen, cann difline takarak oralara gitti arkadafllar.
Biz, bunun arkasnda genel baflkanmz çksa dahi -hangi partinin genel baflkan olursa olsun- bunun peflini takip edeceiz dedik. Bu azimle, bu kararllkla çalfltk ve bize itiraflarda bulunan baz insanlar oldu, baz fleyler söylendi. Biz, Hükümet bir an önce baz tedbirler alsn, flu vatandafln acsnn dinmesine bir nebze katkmz olsun diye bir ara rapor verdik; bize itirafta bulunan kifli, görevden alnd. Ben de, dolafltm o bölgede, o insan kadar dürüst baflka bir insan da görmedim; onun yönetiminden daha güzel bir yönetim de yoktu. O gün arkadafllarla beraber ziyaret ettiimiz o ilden bahsediyorum; ismini söylemek istemiyorum, zaten biliniyor; ama, o insan, görevden alnd.
Bunun dflnda, bu bölgede koruculuk çok kötü bir noktaya doru gidiyor; büyük yanlfllar var, büyük hatalar var; eer, buna bir an önce el atlmazsa, bunlar tedricî olarak azaltlmazsa, çok daha büyük skntlar olacak dedik. Müflahhas örneklerini bulduk; kaçakçlk yapan, gasp yapan, flunu yapan bunu yapan bulduk. Gasp yapmfl, kaçakçlk yapmfl adam görevinin baflnda; fakat, maalesef "bunlar aryoruz, bulamyoruz" diyorlar. Bunlar gelip maafl alyorlar. Bunlar tespit ettik. Tespit ettik de ne oldu; biz bu ara raporu verdikten sonra, bunlarn says 30 - 35 binlerden 50 - 60 binlere çkarld. Bugün en büyük belalardan birisi budur deerli arkadafllar; çünkü, çok ciddî skntlar yaratmfllardr, bunlar devam etmektedir ve devam eden bu skntlar, her gün biraz daha fazla olmaktadr.
Bir arkadaflmz -Sayn Keçeciler galiba- Hükümetin iki kanadn kapfltrmak istiyor, "bu bakan flöyle dedi, o bakan böyle dedi; önce siz birleflin, önce siz aranzda anlafln, ondan sonra bu mesele çözülsün..." Eer bununla çözülse, iki bakann da ayan öperim, flimdi barfltrrm, ikisi de ayn sözü söylesin diye; ama, bununla olmuyor deerli arkadafllar. kisi ayn sözü söylese de söylemese de, bu mesele böyle çözülmüyor. Bu mesele, ciddî flekilde, ilmî alanda ele alnmadan; korkmadan, ylmadan... Askerî çözümlerdeki paya yüzde 25 diyorlar; ama, yüzde 75 pay var; bu kime aitse, bu kimler tarafndan yerine getirilecekse, bu pay da yerine getirilmeden bu meselenin çözülmesi mümkün deildir.
Deerli arkadafllar, eer, o bölgede bir olay olmufl ve bu olay yaflayan insanlar gözleriyle görmüfllerse, siz buradan ne söylerseniz söyleyin, o vatandafl tatmin etmeniz mümkün mü; mümkün deil. Bizim bütün çrpnflmz, Sayn Bakanmzn ve arkadafllarmzn çrpnfl kimin için; burada güzel sözler söylemek için mi; hayr, o vatandafln saadeti, o vatandafln güvenlii için...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
HALL ORHAN ERGÜDER (stanbul)- Tamam...
HÜSAMETTN KORKUTATA (Devamla)- Tamam m?! Çok arzu ediyorsunuz deil mi?!
HALL ORHAN ERGÜDER (stanbul)- Hayr efendim; beyefendi kesti sözünüzü de, onun için...
BAfiKAN- Sayn Ergüder, siz tecrübeli bir parlamentersiniz. Sayn hatibin sözünü ben kesmedim efendim. lave süre verdim.
HALL ORHAN ERGÜDER (stanbul)-Affedersiniz; otomatik cihaz kesti.
BAfiKAN- Buyurun Sayn Korkutata.
HÜSAMETTN KORKUTATA (Devamla)- Deerli arkadafllar, sözlerimi toparlamak istiyorum. Aslnda, hakikaten çok fley söylemek gerekir.
KEMALETTN GÖKTAfi (Trabzon)- Söyleyip de içini boflalt.
HÜSAMETTN KORKUTATA (Devamla)- Notlar tuttum; fakat, bunlar söylemek mümkün deil; ama, netice olarak flunu söylemek istiyorum: Bugün, Ki'nn Demirkanat Köyü yanmfltr. Biraz önce telefon aldm, Ki'nn en az on onbefl köyü tamamen yanmfl. Genç'in köyleri yanmfl. Solhan'n köyleri yanmfl. Kim yakt? "O yakt, bu yakt" deniliyor. Kardeflim, köy yanmfltr ve flu anda vatandafl açktadr. Peki, flimdiye kadar "yapacaz, edeceiz" dendi de ne yapld, ne edildi? Bu hal, bir yldr, iki yldr deil, yllardr devam etmektedir. fiimdiye kadar kime ne yapld? Henüz hiçbir fley yaplmamfltr, sadece, "yaplacak" deniyor. Olaanüstü Hal Bölge Valisine gittik, o da, toplam 1 200 geçici konut yaplacan söylüyor. Bu da, o bölgedeki bu skntlara karfl, kimsenin diflinin kovuuna bile yetmez.
Bugün vatandafl evine erzak götüremiyor, niye; çünkü, güvenlik güçleri, vatandafla, hakl olarak "sen, kfllk erza çok götürürsen, PKK gelip, bunu senin elinden alacak" diyor. Peki, kfl geldiinde bu vatandafl ne yapacak? Odunu yok, afl yok, ekmei yok. Buna karfl ne tedbir, ne çözüm öneriliyor? Bu konuda çalflan yok, bir fley söyleyen yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
HÜSAMETTN KORKUTATA (Devamla)- Sayn Baflkanm, toparlyorum.
BAfiKAN- Buyurun.
HÜSAMETTN KORKUTATA (Devamla)- Evet, köyler boflaltlacaktr, yaklacaktr. Niye; çünkü, asker, güvenlik güçleri, da baflndaki bir köye, maalesef, her zaman gidememektedir. PKK da buralara gelip, vatandafltan zorla lojistik destek salamaktadr. Eer, sen, kanunen valinin, kaymakamn emrine para vermezsen ve git o köyü boflalt, bunlar da fluraya getirip iskân et demezsen ne yapacak, baflka yollarla boflaltacaktr. 1992 ylnda bir kanun teklifi verdim ve bu teklifimde "bu evini, yerini tert eden vatandafla, geçinebilsin diye asgarî ücret verelim; çünkü, her fleyini orada brakacak. Bir de konut veya kirasn verelim. Güvenli bir ortam oluflunca vatandafl geri gitsin ve siz de bütün bu verdiklerinizi kesin" dedim; ama, bugüne kadar bunlar yaplmad, bunlarn kenarndan bile geçilmedi. Bugün de "bütün vatandafllarn yarasn saracaz" deniyor. Deerli arkadafllarm, yaralar kangren oluyor. Bu politakalarla da bunun bitebileceine inanmyorum. Keflke inansam; fakat, inanamyorum. Daha uzun süreler bu yara, böyle kanayacaktr. nflallah daha da beter olmadan, bir seçime gidilir; ciddi bir hükümet gelir ve bu meseleyi çözer.
flte, ara seçim için çkardnz kanun bile bölücü. Oradaki vatandafla oy hakk tanmadnz. Yalvardk yakardk; maalesef, kabul etmediniz. (RP sralarndan alkfllar)
Bugün, iflsizlik meselesi var. Biz burada, bu kürsüden, yine bardk; "kadrolar satlyor, tarafl veriliyor. Gelin, bu vatandafln arasnda ayrm yapmayn, devletin flefkatini, merhametini ve adaletini hissetirin" dedik. Hiç kimse bir fley demedi, aynen dattlar. Arkasndan ne oldu?.. Bugün yine bu raporda var, görüyorum. Birçok konu bu kürsüden söylenmifltir; ama, hiçbirisinin gerei yaplmamfltr.
( Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld.)
MUSTAFA ÇLO⁄LU (Burdur)- Yeter artk!
HÜSAMETTN KORKUTATA (Devamla)- Kusura bakmayn, rahatsz ettiysem özür dilerim Sayn Mustafa Bey.
Hürmetler ederim efendim. (RP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Sayn Korkutata, teflekkür ediyorum.
Deerli milletvekilleri...
KAMER GENÇ (Tunceli)- Sayn Baflkan, bu konuda söz alabilir miyim?
BAfiKAN- Ne için efendim?
KAMER GENÇ (Tunceli)- çtüzük buna pek engel deil; Meclis Baflkanvekili olarak bu raporla ilgili görüfl bildirmek istiyorum.
BAfiKAN- Hayr efendim. Sayn Genç, siz Baflkanvekilisiniz...
KAMER GENÇ (Tunceli)- Bugün Tunceli'den geldim... (ANAP sralarndan gürültüler) Bir dakika efendim; niye siz rahatsz oluyorsunuz? Ben raporla ilgili görüflümü bildirmek istiyorum.(ANAP sralarndan gürültüler)
BAfiKAN- Sayn Dumankaya, Sayn Soylu...
Sayn Genç, siz Baflkanvekilisiniz ve çtüzüü gayet iyi biliyorsunuz.
YAfiAR ERYILMAZ (Ar)- Konuflsun efendim.
KAMER GENÇ (Tunceli)- Meclis arafltrmas komisyonu raporu üzerinde konuflacam. Sayn Baflkan, Türkiyenin güvenliinin, ülkenin kaderinin söz konusu olduu konularda çtüzüün ve baz kurallarn ifllememesi lazm. Ben samimi olarak bir fleyler söyleyeceim. Bugün Tunceli'den geldim, konuyla ilgili bir feryad söylemek istiyorum. Rica ediyorum... (ANAP sralarndan "konuflsun" sesleri)
BAfiKAN- Müsaade edin efendim. Ben, neye dayanarak söz vereceim?
KAMER GENÇ (Tunceli)- Bu konuda çtüzükte açk hüküm yoktur. Bu meselede çtüzük diyor ki: Herkes bu konuyla ilgili görüflünü belirtir. Ben de o yörenin milletvekiliyim...
M.RAUF ERTEKN (Kütahya)- Yerinden açklama yapsn... Tunceli'den geliyormufl; konuflsun.
BAfiKAN- Sayn Genç, mümkün deil efendim...
KAMER GENÇ (Tunceli)- Biliyorum; ama, bakn, ben bunu samimi söylüyorum. Ben Baflkanvekiliyim; ama...
BAfiKAN- Efendim hayr... Benim üzerinde durduum, Meclis Baflkanvekilliiniz meselesi deil. ki sayn üyeden fazlasna kiflisel söz verme imkânm yok.
KAMER GENÇ (Tunceli)- Eer söz almam mümkün deilse, ona birfley diyeceim yok; ama...
BAfiKAN- Tabiî efendim...
KAMER GENÇ (Tunceli)- Konuyla ilgili çok önemli bir fley söylemek istiyorum.
BAfiKAN- Sayn Genç, engel sadece sfatnz olsayd, ben size söz verirdim; ama, çtüzük gayet açk; ikiden fazla kifliye söz verme imkânm yok; onu da kullandlar.
KAMER GENÇ (Tunceli)- Ben biraz geç geldiim için, kaç kifli konufltu bilmiyorum. fiimdi bölgeden geldim; konuyla ilgili çok önemli fleyler söyleyecektim.
BAfiKAN- Sayn Genç, bu mümkün deil efendim. Zat âliniz yarn için gündem dfl söz talebinde bulunursanz, konuflabilirsiniz.
KAMER GENÇ (Tunceli)- Gündem dfl söz istemiyorum. Rapor üzerinde konuflmak istiyorum.
BAfiKAN- Bir sayn üye, yerinden bir hususu çok ksa olarak açklamak isterse, kendisine yerinden söz verilebilir. Yerinizden; ama, çok ksa bir açklama rica ediyorum.
Buyurun.
KAMER GENÇ(Tunceli)- Sayn Baflkan, çok teflekkür ediyorum.
Deerli arkadafllarm, bugün Tunceliden geliyorum, befl gündür oradaydm ve olay yerine... (ANAP sralarndan gürültüler)
Arkadafllar, hiç excentrer etmeyelim; bakn memleket elden gidiyor. Yani, artk, flu parti bu parti meselesi deil; Türkiye artk çok zor günler yaflyor; bugünleri aflalm.
BAfiKAN- Sayn Genç, bu tarafa döner misiniz efendim.
KAMER GENÇ (Tunceli)- Tamam Sayn Baflkanm.
Bu zor günleri aflabilmemiz için Türkiye Büyük Millet Meclisinin olaylara hâkim olmas lazm. Bakn, ben yöreden geliyorum, çok ciddî skntlar var; insanlar göç etmifl. Memleketimizde flu prensibi uygulamak zorundayz: Bir defa, gerçekten, askerlerimiz, güvenlik kuvvetlerimiz yerinde operasyon yapyorlar. Çok zor koflullarda operasyon yapyorlar ve her an terör ortamnda operasyon yapan bu insanlarmz yaflam savafl veriyorlar. Yani, ölümle karfl karflya savaflan insanlar, terör ortamnda görev yapan insanlar, yaflamak için, muhakkak korku içinde olduklar için, o koflullarn gerektirdii flartlar içinde mücadele ediyorlar. Psikolojik bir fley; çünkü, elinde silah, srtnda yük, ormanlarn arasna giriyor; acaba fluradan birisi çkar da bana atefl eder mi korkusu içinde, böyle bir ortam içinde görev yapan insann, tabiî ki, psikolojik durumu çok zor. Bu insanlarmz bu ortamdan kurtarmamz lazm.
Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bu olaylara el koymamz lazm.Nedir olaylara el koymak; bakn, ben bölgeye gittim, insanlara flunu söyledim: "Beyler, burada terör bitmedii sürece demokrasi olmaz, insan haklar olmaz. O halde ne yapalm; silahl eylemin sona ermesi lazm, dadaki insanlarn silah brakmas lazm. Buna herkesin katkda bulunmas lazm; devletse devletin katkda bulunmas lazm, insanlarsa insanlarn katkda bulunmas lazm. Aksi takdirde, ülkenin bu bölümü elden gidiyor..."
BAfiKAN- Sayn Genç, elinde silah olanlara m söylediniz? Bu tavsiyeyi onlara m yaptnz?
KAMER GENÇ (Tunceli)- Efendim, yöre halkna söyledim. Tabiî, benim dadaki insanlarla temas kurmam mümkün deildir, yöre halkna söyledim.
Olay flu: Günlerdir, özellikle benim ilimde (Tunceli'de) köyleri güvenlik kuvvetleri mi yakyor, halk m yakyor meselesi konufluluyor. Ben bu konuda flunu diyorum: Efendim, PKK yakyor, Ahmet yakyor, Mehmet yakyor... Türkiye bir devlettir. Bu devletin snrlar içinde, birtakm köyler yaklyorsa, devlet olmann ciddiyeti gerei, sorumluluu gerei, o evi kim yakyorsa, o köyleri kim yakyorsa, evvela onun sorumlusunu bilmek ve tarafsz gözlemciler kanalyla bunu tespit etmek devlete düflen bir görevdir.
kincisi, kim yakarsa yaksn, devletin görevi, o devletin snrlar içinde yaflayan vatandafllarn can ve mal güvenliini korumak deil midir? Ahmet yakmfl, Mehmet yakmfl. Yakyor ya... Ortada yakma var. Kim yakmflsa yakmfl; biz onun üzerinde durmuyoruz; ama, ortada bir gerçek var, o da nedir: Evleri yaklan insanlar, evinden, yurdundan göç eden insanlar var. Bu insanlara bir çare bulmak lazm. Bu çareyi kim bulacak; devlet bulacak. Bu konuda çok ayrntl bilgi vermek de istemiyorum.
M.RAUF ERTEKN (Kütahya)- Çare hükümette; hükümet sizsiniz.
KAMER GENÇ (Devamla)- Deerli arkadafllarm, bu ifli ciddiye almamz lazm. Bu ifl ne politik bir parti meselesidir ne de hükümet meselesidir. Bu, ülke ve devlet meselesidir. Devlet meselesi olan bir konuda, hepimizin son derece tarafsz olmas lazm; siyasî inançlarmz, siyasî partilerimizi bir tarafa brakp bu meselenin üzerine gitmemiz lazm.
fiimdi, da baflnda terörle mücadele eden kiflinin verdii bilgi, devletin en üst kademesindeki insann bilgisi olmamaldr. Yani, burada, çok açk söylemek istiyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisinden bir grup çksn, mahalline gitsin inceleme yapsn.
Ben, flunu da söylüyorum: Orada, dalk yörede bulunan köylerimiz var. Gerçekten, terör örgütleri gidiyor, o köylerden ekmek salyor, barnyor. O bölgenin insan olarak diyorum ki, eer devlet, bu insanlarn orada ikamet etmesinden dolay bu terörün yaflandna inanyorsa, o insanlar oradan alsn.
Hukukta genel bir ilke olarak kamu mükellefiyetleri önünde eflitlik ilkesi vardr. Bu nedir: Devlet "ey vatandafl evini bana ver" diyor; ama, vatandafln evini devlete vermesi için de -devlet, baflka vatandaflalara göre, ona ayr olarak bir mükellefiyet yüklediine göre- devletin ona bir ek karfllk vermesi lazm. Ne yapmas lazm; getirip belirli bir yere yerlefltirmesi lazm.
BAfiKAN- Sayn Genç, çok ksa bir açklama dediniz; ama, pek fazla ksa(!) oldu.
KAMER GENÇ (Tunceli)- Özür dilerim. Bir fley daha söyleyeyim, brakacam efendim.
Yöredeki halk flikâyetçidir; can güvenlii yoktur ve yaflam savafl vermektedir. Evinden taflnmfltr, köyünden taflnmfltr, belirli yörelere gidip yerleflmifltir. Bu insanlar, bu konularda flikâyetçi deil; ama, diyorlar ki "Devletimiz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yaklaflan kfl flartlarnda, benim içinde barnacam bir barnak açsn."
Benim istediim fludur, feryadm fludur: Sizlerden, Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyeleri olarak, rica ediyorum; bu ifli polemik konusu yapmayalm, bu insanlara kfl flartlar içinde bir barnak temin edelim diyorum.
BAfiKAN- Sayn Genç, lütfen efendim...
KAMER GENÇ (Tunceli)- Ben de o bölgeden gelen bir insanm ve son cümle olarak bunu söylüyorum Sayn Baflkanm. Durumu da Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirine arz ediyorum.
Teflekkür ederim.
BAfiKAN- Sayn Genç, teflekkür ediyorum. Ancak, devlet adna bu icraat -size göre- kim yapacak? Devlet, bir hükmî flahsiyet...
KAMER GENÇ (Tunceli)- Efendim,devletin yürütme organ hükümettir; ama, Meclis de hükümetin üstündedir.
BAfiKAN- Teflekkür ederim.
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Aydn)- Sayn Baflkan...
BAfiKAN- Buyurun efendim.
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE- (Aydn)- Sayn Baflkan, demin de ifade ettim, eer, yaklan yklan evler varsa devlet yardma koflacaktr.
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Bakan.
HASAN BASR ELER (Edirne)- Sayn Baflkan,Sayn Bakana sual sormak istiyorum.
BAfiKAN- Sayn Eler, rica ediyorum; böyle bir usulümüz yok. Biz kanun müzakere etmiyoruz.
HASAN BASR ELER (Edirne)- Efendim, "devlet terör yapyor, devlet anarfli yapyor" deniyor; çok önemli bir fleydir Sayn Baflkan, bunun düzeltilmesi lazm.
ÇfiLER BAKANI NAHT MENTEfiE (Aydn)- Burada açklama yaplyor.
HASAN BASR ELER (Edirne)- Bir dakika müsaade edin.
Devleti -Sayn Genç'in de söyledii gibi- flahsnda hükümet temsil eder, hepimizi eder. "Devlet terör yapyor, köy yakyor" dendii anda, suçlu devlet olarak baflta Hükümet kastediliyor. Sayn Azimet Köylüolu'nun, suçlad hükümetten derhal istifa etmesi lazm.
BAfiKAN- Sayn Eler, istifa kendi takdirinde... Sayn çiflleri Bakanmz gerekli açklamay yapt.
HASAN BASR ELER (Edirne)- Bakanlk davranfl budur, Sayn Azimet Köylüolu böyle diyorsa, derhal bakanlktan istifa etmesi lazm.
BAfiKAN- Sayn Eler,Sayn Köylüolu takip buyurdu efendim.
Deerli milletvekilleri, Güneydoudaki olaylar incelemek üzere kurulan (10/116) esas numaral Meclis Arafltrmas Komisyonunun -651 sra sayl- Raporu üzerindeki genel görüflme tamamlanmfltr.
BAfiKAN- Sayn Köylüolu, sizin bir talebiniz vard, ben zabtlar getirttim, Sayn Keçeciler'in konuflmasnda flöyle bir ifade kullanlyor: "nsan haklarndan sorumlu Sayn Devlet Bakanna göre 'hayr, bunu güvenlik kuvvetleri yakt, devlet yakt' diyor. Efendim, köyleri, devlet yakyor, güvenlik gerekçesiyle boflaltyor, sonra yakyor" diye bir söz var. Siz, beyannzda "bana ait olmayan bir sözü, deerlendirmeyi bana izafe ettiler, bunu açklamak istiyorum" diyorsunuz.
Yalnz bunu açklamak üzere söz veriyorum.
Sayn Köylüolu, rica ediyorum... Görüfleceimiz bir arafltrma komisyonu raporumuz daha var.
Buyurun.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Svas)- Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; önce, bir gerçei söylemek istiyorum, o da flu: Biz, burada, Hükümetin içindeki uyumu mu tartflacaz, Türkiye'nin içinde bulunduu koflullar m tartflacaz?
HALT DUMANKAYA (stanbul)- kisi birbirine bal.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Biz, burada, (A) partisinin muhalefette ve iktidarda olmasna bal olarak yaptklarn m konuflacaz, yoksa Türkiye'nin içinde bulunduu koflullar m konuflacaz?
Önce flunu söylemek istiyorum: Ben 12 Eylül öncesini yafladm arkadafllar.
MELKE TUGAY HASEFE (stanbul)- Hepimiz yafladk.
AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Siz yaflamadnz, siz 12 Eylülün mirasna kondunuz, buraya geldiniz. Eer 12 Eylülün mirasn... (ANAP ve RP sralarndan gürültüler)
Dinleyin lütfen, bu Meclis dinlemek zorunda. Biz, 12 Eylülden önce dinlemedik arkadafllar.
Kan gölü haline gelen Türkiye'yi...
MELKE TUGAY HASEFE (stanbul)- Siz getirdiniz.
AL O⁄UZ (stanbul)- Biz de hapishanesiyle birlikte yafladk.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Tamam, siz de bizimle beraberdiniz. Evet, size bir fley demiyorum Sayn Ouz.
Kan gölü haline gelen Türkiye'yi kader kavflanda tarih bekliyor.
Sayn milletvekilleri, tarihin, bu kader kavflanda, Türkiye için söyleceklerini deifltirebilme olana henüz sizin elinizde; ama, bu kafayla gidersek, olaylar sizi de aflabilir, siz bu kaderi deifltiremezsiniz . Benim iddiam flu; yine söylüyorum, herkes duysun...
MUSTAFA BAfi (stanbul)- Size birisi mektup mu yazd?
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Baflkanlnda "Tunceli'de köy yakn" diye verilmifl bir emir yoktur. Art, Türkiye Cumhuriyetinin Millî Güvenlik Kurulu, böyle bir karar da almamfltr. (ANAP sralarndan gürültüler)
M. RAUF ERTEKN (Kütahya)- O zaman, neden öyle söylüyorsun?
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Dinleyin... Dinleyin... Dinle!..
Milletvekilinin görevi dinlemektir. Ben, üç saattir mhlandm oraya; niçin?.. Sayn Keçeciler'e gittim, konufltum... Hep flu bardan yarsn görüyorsunuz, dier yarsn da görmenizi tavsiye ederim.
Beyler, flu Mecliste oturan 428 milletvekilinin hiçbirinin yurtseverliinden flüphe etmiyoruz, hiçbirinin; ama, kuru kabadaylkla bir yere gitmeyin. Bir arkadafl benim istifam istiyor. Çözümse, ediyorum; var m diyecein? Çözüm mü beyefendi, çözüm mü?.. (ANAP sralarndan "olabilir" sesleri)
HASAN BASR ELER (Edirne)- Siz devleti temsil etmiyor musunuz, Hükümetin üyesi deil misiniz?
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Söyleyeceim... Dinle... Devleti sen mi temsil ediyorsun?
HASAN BASR ELER (Edirne)- Onurlu bir bakan istifa eder.
BAfiKAN- Sayn Eler...
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Çözüm mü? Dinle... Burada konuflulur, orada deil. Dinle... Bunun kural odur; burada konuflacaksn, burada...
BAfiKAN- Sayn Eler... Sayn Eler...
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Bunun kural odur. Burada konuflacaksn, burada. Mezar içinde gece slk çalma.
HASAN BASR ELER (Edirne)- Ne olacak o zaman?
BAfiKAN- Sayn Eler, dinler misiniz lütfen.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Evet söylüyorum. Güvenlik güçlerine Hükümet tarafndan verilen bir emir de yoktur "köy yakn, köy ykn" diye.
COfiKUN GÖKALP (Krflehir)- Sayn Azimet Köylüolu, siz bostan korkuluu musunuz, siz hükümet üyesi deil misiniz?
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Buraya getiren benim, seni konuflturan da benim...
BAfiKAN- Sayn Gökalp... Sayn Bakan...
HASAN BASR ELER (Edirne)- Yanan köyleri...
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Dinle!..
Sayn Baflkan, söz güvenliimi salayn, buras özgür kürsü; ben konuflurum, bu kürsüyü çok iyi kullanrm, söz güvenliimi salayn.
HASAN BASR ELER (Edirne)- Svas'ta 37 kifli yanarken siz kendi hükümetinizi suçladnz; flimdi kalkyor çeviriyorsunuz.
BAfiKAN- Sayn Eler rica ediyorum...
Sayn Bakan buyurun efendim.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Çevirmiyorum, hiç çevirmiyorum.
Ne yapmflz; mahalline gitmifliz, valiyi dinlemifliz. Sayn vali diyor ki: "Olayn yaratcs PKK'dr." Bir fley demiyorum, dorudur. Güvenlik kuvvetlerinin sorumlusunu karargâhnda dinliyoruz "köyleri boflaltan ve yakan PKK'dr" diyor. Ovack'a gidiyoruz, belediyede köyü boflaltlan ve yaklan muhtarlar dinliyoruz, belediye baflkann dinliyoruz, "güvenlik güçleri yapt" diyorlar. Biz ne demifliz? Dün ATV televizyonu canl verdi, yine onbefl gün önce de ayn kanalda ben konufltum, dediim fley flu: "Devletin valisi, güvenlik kuvvetlerinin komutan böyle diyor, köyü yaklan yklan insanlar da böyle diyor." Buras Meclistir, buras milletin -yine altn çizerek söylüyorum- siyasal kâbesidir. Bu kurum önünde herkesin bafl eiktir. Bu kurumun görevi nedir; bir arafltrma komisyonu kuracak, gidip arafltracak...
MEHMET KEÇECLER (Konya)- Önerge verdik.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Benim dediim fley bu. Tutanaklara geçmesi için yine söylüyorum. Ne olmufl; baknz, benim dediimi bugün Akflam Gazetesi, 11 tane köyün muhtarnn mühürüyle ve Tunceli'nin Ovack Belediye Baflkannn mühürüyle ve imzalaryla kantlyor, diyor ki: "3-4-5 Ekim tarihlerinde Tunceli'nin flu flu flu köylerinde..."
BRAHM ARISOY (Nide)- Siz bir bakansnz, muhtarn dediine inanyorsunuz da niye devletin dediine inanmyorsunuz.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Dinleyin kardeflim...Ben hiçkimseye inanmyorum, ben kendimden baflka kimseye inanmyorum. (Gürültüler)
BAfiKAN-Müsaade eder misiniz efendim.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Dinler misin kardeflim...
Ben ne önermiflim; ben "bu dorudur" demedim, ben Yüce Meclise, bu konunun arafltrlmasn önerdim.
FARUK SAYDAM (Manisa)- Arafltrma önergesi verdik; destekleyin...
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Ve siz de bu arafltrma önergesini kabul ettiniz, flimdi niye böyle söylüyorsunuz.
Deerli arkadafllar, geçen hafta Mecliste gündem dfl bir konuflmaya verdiim cevapta: "Devlet Bakan Azimet Köylüolu (Devamla)- Tunceli'den Ovack'a gittik, Ovack Belediye Baflkann dinledik. Belediye Baflkan Sayn Yerlikaya, 'köylerin güvenlik güçleri tarafndan yakldn' söylüyor. Televizyon ve basnn huzurunda..." demiflim. Bu bir iddiadr. Peki, devletin görevi nedir... fiunu da söyleyeyim, 300 yurttafl da Tunceli'nin Ovack lçesi Cumhuriyet Savclna, "bizim köylerimizi falan yakt" diye de suç duyurusunda bulunuyor. Peki, ne yapacaksnz bunlar; bunun çözümü fludur beyler: 1-Arafltrma komisyonu kuracaksnz...
ENGN GÜNER (stanbul)- Hayr, Hükümete götüreceksiniz, orada tartfllacak; o kadar basit.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Onu da söyleyeyim, konu Hükümete de gelecek.
BAfiKAN- Sayn Güner... Sayn Güner...
ENGN GÜNER (stanbul)- Zaten, iktidar deilsiniz; üç yldr tafl üstüne tafl koymadnz; memleketi mahvettiniz.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- fiimdi siz kyameti koparyorsunuz... Neden?..
Sayn Murat Karayalçn köye gitmemifl... Deerli arkadafllar, biz Ovack'a gittik. Tunceli'de devlet yetkilileri, bölge yetkilileri bize "Ovack'a gitmeyiniz, can güvenliiniz yoktur" dediler.
M. RAUF ERTEKN (Kütahya)- Baflbakan öyle söylemiyor Sayn Bakan.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Söylüyorum güzel kardeflim, ben Baflbakan adna konuflmuyorum, kendi adma konufluyorum, ben Azimet Köylüolu'yum.
Yetkililer bize "gidemezsiniz" dediler; biz de, helikoptere bindik, Ovack'a gittik, saat oldu 18.00, hangi köye gideceksiniz, hiç bir köyde programmz da yoktu, niye olaylar çarptyorsunuz?
Sayn milletvekilleri, flunu gerçek olarak söylüyorum, hiç senin yourdun ekfli, benim yourdum ekfli düflüncesine kaplmayn; biz, 428 kifliyiz birbirimizi tanyoruz... Türkiye Cumhuriyeti Devleti ayaklarmzn altnda kayyor.
Ben, Hükümetin bir üyesi olarak, cuma günü yaplacak olan ilk Bakanlar Kurulu toplantsna bu konuyu getireceim. fiunu da söyleyeyim, siz Yüce Meclissiniz; saygm var; ama, yaptnz 1994 bütçesi içerisinde yaklan ve yklan köylere iliflkin bir kaynanz yok. Evet, 1995 yl bütçesine 2 trilyon liray da, ben, insan haklarndan sorumlu Devlet Bakan olarak koydum. Paranz olmaynca birfley yapamazsnz.
Olay, yalnz Tunceli'de deil, bütün Güneydou Anadolu'dadr.
HALT DUMANKAYA (stanbul)- Köyü biz yakmadk ki, niye yanlfl konufluyorsunuz?
BAfiKAN- Sayn Dumankaya lütfen...
Sayn Bakan, lütfen toparlar msnz.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Dinler misiniz...
HALT DUMANKAYA (stanbul)- Bütçeyi biz mi yapyoruz... Bize niye söylüyorsunuz?..
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Bütçeyi siz yapmadysanz, burada çkp da...
AL ER (çel)- Bu, Hükümetin görevi.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Dinler misin Sayn Er.
AL ER (çel)- Bize niye söylüyorsunuz... Siz hoyuk musunuz orada... Bütçeyi siz yapacaksnz.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Sen nesin... Biraz edepli konuflur musun...
AL ER (çel)- Sen hoyuk musun Sayn Bakan?..
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Hoyuk sizsiniz, hoyuun anlamn bilmiyorum; ama, hoyuk sizsiniz. (Gülüflmeler)
fiunu söylemek istiyorum...
BAfiKAN- Sayn Bakan, lütfen toparlar msnz.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Toparlyorum Sayn Baflkan.
Evet, bu belge ilgili yerlere, Sayn Cumhurbaflkanna iletilmifl ve Sayn Baflbakana tarafmdan verilmifltir. Hükümet, olayn üzerinde bütün hassasiyetiyle duracaktr; ama, size flunu söyleyeyim; burada terörü önlemenin, bu olaylar önlemenin bir tek yolu var, ulusal uzlaflma.
Siz, biz, bu 428 kiflilik Mecliste ulusal uzlaflmay salayamyoruz, 58 milyon arasnda da bu uzlaflmay salayamayacanzdan korkuyorum, Türkiye'ye yazk diyorum. Onun için gelin, biz yaptk, siz yaptnz... (ANAP sralarndan gürültüler) Anarfliyi biz kucamzda bulduk, sizden bulduk, sizden teslim aldk...
AL ER (çel)- Yok canm!
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Onun için, Türkiye'ye yazk oluyor... Türkiye'ye yazk oluyor...
HALT DUMANKAYA (stanbul)- Önce siz iki ortak anlafln!
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Ayn 12'sinde söyledim, dünden beri de on defa söylüyorum; olay budur; hâlâ, "insan haklarndan sorumlu devlet bakan, devlet yakmfl diyor" deniyor. Bununla ilgili insan haklarndan sorumlu devlet bakannn elinde iki tane iddia var...
HALT DUMANKAYA (stanbul)- MT var; aln arafltrn. Hükümetin görevi bu.
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Bölgenin sorumlular "flu yapt" derken, halk da "bu yapt" diyor. Bununla ilgili olarak olay mahallîne bir müfettifl göndeririz ve konuyu çözeriz.
AL ER (çel)- Çok çabuk takla attnz.
HALT DUMANKAYA (stanbul)- Nihayet gerektii flekilde konufltun...
BAfiKAN- Sayn Bakan, lütfen...
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU- (Devamla)- Burada konuflmac deilsiniz, konuflsanz, benim burada söyleyecek çok güzel fleylerim var.
HALT DUMANKAYA (stanbul)- Sen Hükümetsin Sayn Bakan.
BAfiKAN- Sayn Bakan, lütfen efendim...
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Güneydouda, PKK'nn datt bir bildiri var; burada onu okusam, hepinizin tüyleri diken diken olur; ama, dinleyici deilsiniz sayn milletvekilleri, dinleyici deilsiniz.
Biz, 12 Eylülden önce dinleyici olamadk; olamadk, 12 Eylülün akbetini yafladk.
BÜLENT AKARCALI (stanbul)- Ne biçim konufluyorsun?
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU (Devamla)- Ben, bu Meclisin öyle bir akbet yaflamasn arzu etmiyorum ve dilemiyorum. Onun için, size önce flunu söylüyorum: Türkiye bizimdir, bu Meclis bizimdir; güneydouda evleri yaklan , yklan ve boflaltlan insanlar da bizim insanlarmzdr. Kollarmzn, onlarn hepsini yüreimize basacak kadar genifl olmas zorunludur, 58 milyon insan kardefl olarak görüyoruz. Onun için, gelin, yarnlara kymayalm; kanla, kyarak yarnlara...
HALT DUMANKAYA (stanbul)- Siz Hükümet deil misiniz, bize niye söylüyorsun?
SABR ÖZTÜRK (stanbul)- Siz Hükümet üyesi deil misiniz?
DEVLET BAKANI AZMET KÖYLÜO⁄LU- (Devamla)- Siz burada, ANAP'llar olarak dinlemesini örenmek zorundasnz.
Onun için, son sözümü söylüyorum: Önce, Türkiye, sonra Türkiye, yine Türkiye... Böyle bir Türkiye'de de önce insan, sonra insan, yine insan diyorum.
Bu acl günlerin bitmesi dileiyle, hepinize sayglar sunuyorum.
Teflekkür ederim Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Sayn Bakan, teflekkür ediyorum.
MEHMET KEÇECLER (Konya)- Sayn Baflkan, izin verir misiniz...
BAfiKAN- Buyurun Sayn Keçeciler.
MEHMET KEÇECLER (Konya)- Sayn Baflkan, Sayn Bakan biz itham etmedik, kendilerinin beyan basnda çkt, biz bu beyan ifade ettik. Bu beyann tekzibini Sayn Bakan yapabilirdi.
Türkiye Cumhuriyetinin bölgeye giden bir bakan da, tarafsz gözlemci olarak, "bu flöyle söylüyor, devlet böyle söylüyor" diyemez; karar vermek zorundadr. Köyleri kim yaktysa, onun kararn bakan vermek zorundadr, tarafsz gözlemci gibi konuflma hakkna sahip deildir.
Arz ederim efendim.
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Keçeciler.
BÜLENT AKARCALI (stanbul)- Sayn Baflkan, bakan olan bakanln bilsin, kendisini bakan olarak görmüyorsa bassn gitsin, istifa etsin; bu devlet adna imza atamyorsa hemen DEP'in saflarna katlsn.
URAL KÖKLÜ (Uflak)- Ne demek, herkes görevinin bilincinde Sayn Akarcal.
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, bugünkü çalflma programmz gerei, stanbul linin Sorunlarn Tespit Etmek ve Buradaki Vatandafllarn Uygar bir Düzen çerisinde Yaflamasn Temin Etmek Amacyla kurulan Meclis Arafltrmas Komisyonu Raporunun müzakereleri de var; ancak, ksa bir ara vermek durumundaym.
Bu nedenle, saat 19.20'de yeniden toplanmak üzere, birleflime ara veriyorum.
Kapanma Saati : 19.00
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açlma Saati: 19.20
BAfiKAN: Baflkanvekili Yasin HATBO⁄LU
KÂTP ÜYELER: Kadir BOZKURT (Sinop), Abbas NCEAYAN (Bolu)
-----0-----
BAfiKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 20 nci Birlefliminin Üçüncü Oturumunu açyorum.
------(X)
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, Genel Kurulun 12.10.1994 tarihli 18 inci Birlefliminde alnan karar gereince, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak fller" ksmnn 2 nci srasndaki, Kütahya Milletvekili Mustafa Kalemli ve 28 arkadaflnn, stanbul linin sorunlarn tespit etmek ve buradaki vatandafllarn uygar bir düzen içerisinde yaflamasn temin etmek amacyla Anayasann 98 inci, çtüzüün 102 ve 103 üncü maddeleri uyarnca bir Meclis arafltrmas açlmasna iliflkin önergesi üzerine kurulan (10/12) esas numaral Meclis Arafltrmas Komisyonunun raporu üzerindeki genel görüflmeye bafllyoruz.
Komisyon ve Hükümet yerlerini aldlar.
Sayn milletvekilleri, rapor daha önce bastrlmak suretiyle sayn üyelere datlmfltr.
fiimdi, raporun okunup okunmamas hususunu oylarnza sunacam.
Bu oylama esnasnda, karar yetersaysnn bulunup bulunmad hususunun nazara alnmas talebi vardr, bunu dikkate alarak oya sunacam.
Raporun okunup okunmamas hususunu oylarnza sunacam: Kabul edenler... Kabul etmeyenler...
Sayn milletvekilleri, siz de müflahede ediyorsunuz; karar yetersays yoktur.
Sayn grup baflkanvekilleri, ara verdiimiz takdirde karar yetersaysnn oluflup oluflmayaca konusundaki kanaatiniz nedir?
Sayn Saraçlar ne buyurursunuz efendim?
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Sayn Baflkan, oluflmayaca kanaatini taflyorum, takdir zat âlinizindir.
BAfiKAN- Efendim, Baflkanlk da ayn kanaati taflmaktadr; ancak, bu Arafltrma Komisyonu raporu, bizzarur, yarnki birleflimde görüflülecektir. Sayn üyelerin bu konuyu bilmelerinde zaruret vardr.
Bunu ifade ettikten sonra...
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Sayn Baflkan, yarn gündemin 1 inci maddesi olarak m görüfleceiz?
BAfiKAN- Efendim, tabiî, sözlü sorularn görüflmelerinden önce görüfleceiz.
Özel gündemde yer alacak ifllerden olmas hasebiyle, biraz önce okuduum (10/12) esas numaral Meclis Arafltrmas Komisyonu Raporunu, sözlü sorular ile kanun tasar ve tekliflerini srasyla görüflmek için, 19 Ekim 1994 Çarflamba günü saat 15.00te toplanmak üzere, birleflimi kapatyorum.
Kapanma Saati:19.27