B‹R‹NC‹ OTURUM

Aç›lma Saati:15.00

BAfiKAN: Baflkanvekili Kamer GENÇ

KÂT‹P ÜYELER: ‹brahim Halil ÇEL‹K (fianl›urfa), Ifl›lay SAYGIN (‹zmir)

-----o-----

BAfiKAN-Türkiye Büyük Millet Meclisinin 24 üncü Birleflimini aç›yorum.

                                          III.- Y O K L A M A

BAfiKAN- Say›n milletvekilleri, ad okunmak suretiyle yoklama yap›lacakt›r; say›n milletvekillerinin, salonda bulunduklar›n› yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.

                                           (Yoklama yap›ld›)

BAfiKAN- Say›n milletvekilleri, toplant› yetersay›m›z vard›r; çal›flmalara bafll›yoruz.

Say›n milletvekilleri, gündem d›fl› söz istekleri olmufltur; ancak, bugünkü program›n yo€unlu€u nazara al›narak gündem d›fl› söz verilmemifltir.

Gündemin "Sunufllar" bölümüne geçiyoruz.

 

 

BAfiKAN- Komisyondan istifa önergesi vard›r; okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

DYP Seçim ‹flleri Baflkanl›€› görevimin yo€unlu€u ve 4 Aral›k 1994 tarihinde yap›lacak olan ara seçimler nedeniyle Ankara 4 üncü bölgede genel koordinatör olarak görev yapaca€›mdan, Plan ve Bütçe Komisyonu toplant›lar›na ve çal›flmalar›na ifltirak edemeyip, verimli olamayaca€›mdan dolay›, istifam›n kabulünü sayg›lar›mla arz ederim.

                                                                    ‹brahim Yaflar Dedelek

                                                                               Eskiflehir

BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.

 

 

BAfiKAN- Plan ve Bütçe Komisyonunun bir tezkeresi vard›r; okutuyorum:

 

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Komisyonumuzda aç›k bulunan sözcü seçimi 26.10.1994 tarihinde yap›lm›fl ve Komisyonumuz  sözcülü€üne, afla€›da ismi yaz›l› say›n üye seçilmifltir.

Sayg›yla arz ederim.

                                                                              ‹lyas Aktafl

                                                                                Samsun

                                                          Plan ve Bütçe Komisyonu Baflkan›

 

Sözcü: Alâettin Kurt (Kocaeli)      Ald›€› oy :16

 

BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.

 

 

BAfiKAN- Say›n milletvekilleri, 720 s›ra say›l›, Özellefltirme Uygulamalar›n›n Düzenlenmesine ve Baz› Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde De€ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun Tasar›s› hakk›nda, ‹çtüzü€ün 35 inci maddesi gere€ince verilmifl bir Baflkanl›k tezkeresi vard›r; okutuyorum:

 

                    Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Baflkanl›€›m›zca Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilen Özellefltirme Uygulamalar›n›n Düzenlenmesine ve Baz› Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde De€ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun Tasar›s› hakk›nda düflüncesini belirtmek üzere, ‹çtüzü€ün 35 inci maddesine göre, tasar›n›n kendisine havalesini kararlaflt›ran Anayasa Komisyonunun bu konudaki raporu Plan ve Bütçe Komisyonuna intikal ettirilmifl, ancak ayn› görüflte olmad›klar›na dair Plan ve Bütçe Komisyonu karar›, söz konusu tasar› hakk›ndaki 720 s›ra say›l› raporlar›nda belirtilmifltir.

Bir ön mesele olarak, konu hakk›nda, ‹çtüzü€ün 64 üncü maddesine göre görüflme aç›larak karara ba€lanmak üzere, durumu, ‹çtüzü€ün 35 inci maddesi gere€i olarak, Yüce Heyetin bilgilerine sunar›m.

                                                                          Yasin Hatibo€lu

                                                                Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                           Baflkan› Vekili

 

BAfiKAN- Say›n milletvekilleri, malumunuz oldu€u üzere, ‹çtüzü€ümüzün 35 inci maddesinin son bendinde, iki komisyon aras›nda, yetki konusunda uyuflmazl›k ç›karsa, bu uyuflmazl›€› Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkan› Genel Kurula intikal ettirir ve Genel Kurul bu uyuflmazl›€› halleder deniliyor. Burada müzakere etmek istedi€imiz konu bu.

fiimdi, bu öneri için iki lehte ve iki aleyhte söz verece€im.

Say›n Hasan Korkmazcan, önerinin lehinde konuflacaklar...

ALGAN HACALO⁄LU (‹stanbul)- Say›n Baflkan, ben de önerinin lehinde konuflmak istiyorum.

BAfiKAN- Peki efendim.

TURHAN TAYAN (Bursa)- Say›n Baflkan, Say›n Ekrem Ceyhun önerinin aleyhinde konuflacak.

BAfiKAN- Say›n Ekrem Ceyhun, önerinin aleyhinde konuflacaklar.

Say›n Korkmazcan, buyurun efendim.

Konuflma süreniz 10 dakikad›r.

 

 

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekili arkadafllar›m; bildi€iniz gibi, Özellefltirmeye ‹liflkin Baz› Kanunlarda De€ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun Tasar›s›, Plan ve Bütçe Komisyonunda karara ba€lanm›fl olarak Genel Kurulumuzun gündemine intikal etmifl bulunmaktad›r.

Özellefltirmeyle ilgili yasama faaliyetlerinin tart›fl›lmas›, zannediyorum ki biirbuçuk senelik bir geçmifle sahip. Geçen y›l, Hükümet taraf›ndan, özellefltirmeyle ilgili bir düzenleme yap›lmak istendi, bu düzenleme kanun hükmünde kararname fleklinde ortaya konuldu. Bu kanun hükmünde kararname, daha sonra, Anayasa Mahkemesine yap›lan baflvurular sonucunda iptal edildi. ‹ptal gerekçelerinden biri, özellefltirme faaliyetlerinin, ancak bir yasaya dayand›r›labilece€i hususuydu; ama, iptal gerekçeleri bundan ibaret de€ildi. Bunun d›fl›nda da, Anayasa Mahkemesi karar›nda, kanun hükmünde kararnamenin Anayasaya ayk›r› oldu€una dair, birtak›m kriterler bulunmaktad›r. Nitekim, kanun hükmünde kararname ikinci defa yürürlü€e konuldu€unda, o kanun hükmünde kararnamenin de iptali gibi bir sonuçla karfl›laflt›k. Ayr›ca, benzer bir konuda, PTT'nin T'sinin özellefltirilmesiyle ilgili konuda, yine, Anayasa Mahkemesine yap›lan baflvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesi, iptal karar› verdi. Bu konuda, daha önce verilmifl 2 iptal karar›yla birlikte Anayasa Mahkemesinden ç›kan iptal karar› say›s› 5'tir. 5 defa Anayasa Mahkemesince iptal edilmifl bir konu ve Anayasaya ayk›r› hükümler ihtiva etti€i ileri sürülen bir konu Anayasa Komisyonunda ele al›nmaz da nerede ele al›n›r! Meclis, Anayasa Mahkemesiyle, kendi kararlar›nda, bir ihtilafa düflmüflse, o ihtilaf›n çözümü konusunda kendi tezini, kendisine niyabeten ihtisas komisyonu olarak görev yapan Anayasa Komisyonunun deste€ini almadan yürütemez. Özellefltirme konusunda -yasama faaliyetleri itibariyle, kanun hükmünde kararnameyle kanunun bir fark› yok- Yasama Organ› ile Anayasa Mahkemesi aras›nda bir görüfl ayr›l›€› ortaya ç›km›flt›r. Bu görüfl ayr›l›€›n›n, karfl›l›kl›, bilimsel tezlerin ortaya konulabilece€i zeminlerden birisi Anayasa Komisyonudur. Biz, bu ihtiyac› düflünerek, Anayasa Komisyonu üyeleri olarak, özellefltirme kanun tasar›s›n›n Anayasa Komisyonunda ele al›nmas›n› istedik.

‹flin bir de önceli€i var. Kanun teklifi Meclise sevk edildi€i zaman da Say›n Baflkanl›€a baflvuruda bulunarak, daha sonra tasar› haline gelen bu teklifin öncelikle Anayasa Komisyonuna havale edilmesi ricas›nda bulunduk; baflkanl›k, bu talebimizi dikkate almad›. Daha sonra, Anayasa Komisyonu olarak toplan›p konuyu müzakere etti€imizde, Anayasa Komisyonu, 35 inci maddeye göre, bu kanun teklifi hususunda kendisinin de görüfl belirtme ihtiyac›nda oldu€unu ifade etti. Buna ra€men, Plan ve Bütçe Komisyonunda aksine bir karar ç›km›flt›r. fiimdi, konuyu Yüce Heyetiniz oylar›yla çözecektir.

De€erli arkadafllar›m, burada, Anayasa Komisyonunun tasar›y› incelemesiyle ilgili konunun karfl›s›na ç›kar›labilecek bir tek tez vard›r; zaman darl›€›... Konu, Anayasa Komisyonuna giderse, acaba gecikme olur mu düflüncesi... Bu zaman darl›€› tezi bu kürsüden çok kullan›ld›; kanun hükmünde kararname yetkileri al›n›rken de kullan›ld›, kanun hükmünde kararnameler yay›mlan›rken de kullan›ld›; ama, bunlar›n, konunun çözümüne, zaman yönünden, hiçbir katk› sa€lamad›€› bir noktaday›z. Tam aksine, e€er siz meseleyi hukukun gerektirdi€i ölçüler içerisinde çözemezseniz, kaybedece€iniz zaman belirsiz bir zamand›r. ‹ki kanun hükmünde kararname ç›km›fl olmas›na ra€men, bugüne kadar hiçbir mesafe katedilememesinin sebebi, bu hukukî konuma yeterli duyarl›l›€›n gösterilmemifl olmas›d›r.

Biz, Anavatan Partisi olarak; özellefltirme uygulamalar›n›n bir an önce bafllamas› konusunda her zaman uyar›lar›m›z› yapt›k; geçmiflte de yapt›k. O uyar›lar dikkate al›nmad›€› içindir ki, uygulama bu kadar gecikmifltir. Burada, Anayasa Mahkemesine baflvurma olay›n› bir engelleme olarak de€erlendirirseniz, o, bu meselenin tamam›nda haks›z bir konuma iter sizi; çünkü, özellefltirme yap›l›rken, hiçbir ifllemin, hiçbir eylemin, idarenin hiçbir karar›n›n, hukukun d›fl›nda olmamas› esast›r. Sat›lacak olan, el de€ifltirecek olan ve yeni bir kadere terk edilecek olan mallar›n tamam› kamu mal›d›r, bunlar›n bir kurufluna dahi gölge düflmemesi esast›r. Gölge düflmemesinin yolu ise, yap›lacak düzenlemelerin Anayasaya uygunlu€unun kesin olarak kan›tlanabilmesidir.

fiimdi, bugünkü kanun tasar›s› üzerinde, tasar›n›n benzeri olan kanun hükmünde kararnamenin iptalinden sonra, en az›ndan, flu sorular hâlâ aç›ktad›r: Anayasa Mahkemesi, K‹T'lerin, yabanc› yat›r›mc›lar›n eline kontrolsüz bir flekilde geçmesine imkân tan›yacak hukukî düzenlemeleri Anayasaya ayk›r› kabul ediyor. Acaba, bu kanun tasar›s›nda, yabanc› yat›r›mc›larla ilgili düzenlemeler, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesiyle karfl›laflt›r›ld›€›nda sorunu çözmeye yeterli mi?

Anayasa Mahkemesi, sat›fl sonras›nda devredilmifl olan K‹T mallar›, K‹T pazarlar›yla ilgili durumun da Anayasaya uygun bir tarzda düzenlenmesi gerekti€ini ifade ediyor ve sat›fl sonras›nda, bu mallarda bir özel tekelleflme olup olmayaca€›na dair kesin hükümlerin yasada yer almas›n› istiyor. Bunlar, bugünkü Anayasan›n koydu€u hükümler çerçevesinde, Anayasa Mahkemesinin keyfî kriterleri de de€ildir, gerçekten hukukî kriterlerdir.

Özellefltirmeler sonucunda, K‹T'lerin sahip oldu€u baz› gayrimenkullerin el de€ifltirmesi halinde, yabanc› sermeye yönünden karfl›l›kl›l›k gibi bir ilkenin de göz önünde tutulmas›, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri aras›ndad›r. Bu husus da henüz aç›kl›€a kavuflmam›flt›r.

Ayr›ca, Anayasa Mahkemesi, stratejik konumdaki K‹T'lerin özellefltirilmesine iliflkin özel düzenlemeler gerekti€i hukukî görüflündedir. Bu görüfllerin hiçbirisi yabana at›labilir görüfller de€ildir, hele bu görüfllerin hiçbirisi, Meclisin ihtisas komisyonu olan Anayasa Komisyonunun görüflleriyle takviye edilmeden çürütülebilecek görüfller de€ildir.

‹ktidar gruplar›, bu konularda, Anayasa Mahkemesinin raportörlerinden fikir isteyeceklerine, onlardan yard›m isteyeceklerine, gelsinler, Meclisin Anayasa Komisyonundan, Meclis ad›na görev yapan komisyondan fikir als›nlar. Bundan kaç›nman›n hiçbir geçerli gerekçesi de yoktur.

De€erli arkadafllar›m, bir baflka konu da fludur: Bir özellefltirme idaresi kuruyoruz. Özellefltirme idaresi, bizim kamu yönetimimize yeni bir müessese olarak girecek. Bu müessesede birtak›m kamu görevlileri çal›flacak. Onlar›n, özlük haklar› var, çok genifl yetkileri de var. Belki, hükümet gibi, ekonominin belli bir kanad›nda yetki sahibi olacaklar.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN- Say›n Korkmazcan, lütfen, cümlenizi ba€lar m›s›n›z efendim.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Toparl›yorum efendim.

Bu düzenleme yap›l›rken, Anayasa Komisyonunun görüflünün al›nmas›, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Büyük Millet Meclisi oldu€u dönemden beri yerleflik bir teamülüdür. Devletin teflkilat›nda bir de€ifliklik yap›l›yorsa, üç memur, bir flef, bir müdürden ibaret olsa dahi bir idare kuruluyorsa, Anayasa Komisyonu, o teklifi, o tasar›y› görüflür; çünkü, Anayasa Komisyonunun as›l ad›, Teflkilat› Esasiye (esas teflkilat) Komisyonudur.

Devletin içinde çok genifl yetkilerle görev yapacak bir teflkilat kuruyorsunuz; ama, Anayasa Komisyonunda bunun incelenmesi teamülünü hiçe say›yorsunuz. Bu da, do€ru bir çözüm de€ildir.

De€erli arkadafllar›m, flunu aç›kl›kla ifade edelim: Plan ve Bütçe Komisyonundaki Anavatan Partisi üyesi arkadafllar›m›z, baz› önergeler vermek suretiyle, bu tasar›n›n iyilefltirilmesine katk›da bulunmufllard›r. Genel Kurulda da, ayn› katk›lar›, birtak›m de€ifliklik önergelerimizi gündeme getirmek suretiyle sürdürece€iz; ama, bütün bunlar, bizim, bugün tespit edemedi€imiz, yar›n ortaya ç›kabilecek bir hukukî sorun karfl›s›nda, Anayasa Mahkemesine gitmememiz gibi bir sonuç do€urmaz; çünkü, Anayasa Mahkemesine gidip gitmeme konusu, Anamuhalefet Partisinin ve baz› makamlar›n, sadece hakk› de€il, ayn› zamanda ödevidir. E€er, Anayasaya uygunluk yönünden, Anayasa Komisyonunun katk›lar›n› almadan ç›karaca€›m›z kanunda, ileride Anayasaya ayk›r›l›k iddialar›...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN- Say›n Korkmazcan, sürenizi çok aflt›n›z, lütfen son cümlenizi söyler misiniz efendim.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Bitiriyorum Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Efendim, konuflmayla ilgili belli bir süre var, lütfen riayet edin. Bak›n, sürenizi önce 2 dakika, sonra da 1 dakika daha uzatt›m; lütfen bitirin sözlerinizi.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- De€erli arkadafllar›m,  kamuoyumuzun bu kadar önem verdi€i özellefltirme konusu, Anayasa Mahkemesinde, de€iflik vesilelerle 5 defa karara konu olmufl bir süreçtir. Bu süreci, hukukî eksiklik içerisinde devam ettirmek mümkün de€ildir. Bunun, Anayasa Komisyonunda asgari düzeye indirilebilmesi çok zaman da almayacakt›r; ancak, bunlara riayet edilmedi€i takdirde ortaya ç›kabilecek birtak›m olumsuzluklar›n sorumlusu, aynen, bugüne kadar, kanun hükmünde kararname ç›karmakta ›srar ederek, Meclisin uzman komisyonlar›ndan de€il de, Anayasa Mahkemesi raportörlerinden dan›flmanl›k rica ederek ifl yürütenlerdir. Bunlar›n, birbuçuk y›ll›k gecikmenin sorumlusu oldu€u gibi, ilerideki baz› gecikmelerin de tarihî sorumlulu€unu üstlerine alm›fl konuma geleceklerini belirtmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN- Devam edin, son cümlenizi söyleyin efendim.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Bu husustaki son uyar›y›, Do€ru Yol Partisi Grubu yöneticisi arkadafllar›ma iletiyor, Yüce Heyetinizi sayg›yla selaml›yorum. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Korkmazcan.

Say›n Hacalo€lu, buyurun efendim.

Süreniz 10 dakikad›r.

ALGAN HACALO⁄LU (‹stanbul)- Say›n Baflkan, de€erli arkadafllar›m; uzun zamand›r, demokratikleflme mi, özellefltirme mi gibi, içi bofl, kof bir anlay›fl, bir anlams›z karfl›laflt›rma süreci sonucunda gündeme getirilen 720 s›ra say›l› Özellefltirme Yasa Tasar›s›n›n, Yüce Meclis gündeminde görüflülmeden evvel Anayasa Komisyonunda görüflülmesine iliflkin önerinin lehinde görüfllerimi belirtmek üzere söz alm›fl bulunuyorum; hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

De€erli arkadafllar›m, DYP-SHP Koalisyon Hükümetlerinin, özellikle son dönemi; yani, ikinci Koalisyon Hükümeti, Anayasa karfl›s›nda, en çok, karfl›t görüflle karfl›laflm›fl, Meclise getirdi€i, Meclisten kendi ço€unlu€uyla geçirdi€i yasalar›, kanun hükmünde kararnameleri veya Meclis karar› niteli€indeki tercihleri, en çok, Anayasa Mahkemesinden dönmüfl bir Hükümettir.

1982 Anayasas›n› içimize sindirmemiz mümkün de€il. 1982 Anayasas›n›n de€ifltirilmesi için son üç y›ld›r yap›lmakta olan mücadelenin nas›l t›kand›€›n›, nas›l engellendi€ini hepimiz biliyoruz. O alanda mesafe al›namad›. Ancak, Cumhuriyetin temeli, anayasalard›r.

Anayasa Mahkemesi de, hukukun, kanunlar›n, Anayasa çerçevesinde, Anayasan›n özüne uygun bir derinlikte, anlamda yap›lmas›n› gözeten, onu kollayan anayasal bir kurumdur.

Benden evvel konuflan de€erli ANAP sözcüsünün de belirtti€i gibi, özellefltirme konusunda befl kanun hükmünde kararname ve yasa, Anayasa Mahkemesinden geri döndü. Tabiat›yla bu bir ay›p; ama, ay›p olmakla kalm›yor, böylelikle, bir taraftan, baz› kesimler taraf›ndan, Türkiye ekonomisinin kurtar›l›fl reçetesi olarak sunulan, cansimidi olarak sunulan özellefltirme engellenirken, uygulamaya geçirilemezken, di€er taraftan, özellefltirme program›na al›nm›fl bulunan kurumlar›n, bu atalet, bu karars›zl›k süreci içinde daha çok batmalar›na göz yumuluyor. Yani, zarar, iki boyutlu, nereden bakarsan›z bak›n›z, zarar...

Gerçekten, Plan ve Bütçe Komisyonunun bu yasa tasar›s›n› görüfltü€ü toplant›da, Komisyon üyesi olmamama ra€men, ben de haz›r bulundum ve orada, Anayasa Komisyonunun, bu konudaki kendi talebine ra€men, Anayasan›n özüne ve ruhuna uygun oldu€u anlay›fl› içinde, tasar›, Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri taraf›ndan oyçoklu€uyla kabul edildi, Anayasa Komisyonuna gönderilmedi. Tabiî, bu bir tercihtir, Plan ve Bütçe Komisyonunun bir hakk›d›r; ancak, zamandan kazanmak kayg›s›yla at›lan bu ad›mlar›n, yar›n, bu yasa, Anayasa Mahkemesinden dönerse -ki, benim kanaatim, e€er tasar›, Meclise sunuldu€u flekliyle Yüce Meclisten geçecek olursa dönecektir- o zaman bunun bedelini kim ödeyecek, merak ediyorum.

Burada, bundan evvel yasalar› Anayasa Mahkemesinden 5 kere geri dönen Hükümetimizin, bu konuda getirmifl oldu€u bu yasa tasar›s›n›, Yüce Meclisimizin, üç, befl, on gün kayg›s›na düflmeden, Anayasa Komisyonuna gönderip, oradan da gerekli görüflü alarak buraya getirmesi yönünde karar vermesinde ben flahsen büyük yarar görüyorum.

Ne enteresand›r ki, Hükümetimiz, baflka konularda göstermedi€i acullu€u, burada, bu konuda göstermektedir. Demokrasi konusunda göstermedi€i acullu€u, bu konuda göstermektedir. (CHP s›ralar›ndan “Bravo” sesleri, alk›fllar)

De€erli arkadafllar›m, benim kanaatime göre, en az üç noktada, bu yasa tasar›s› Anayasaya ayk›r›d›r. Bu yasa tasar›s›n›n 2 nci maddesiyle, yeralt› zenginliklerinin ve kaynaklar›n›n, belirli süreyle, özel kifliler taraf›ndan iflletilebilece€i hükmü getirilmifltir. Anayasan›n 168 nci maddesinde “Tabiî servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu alt›ndad›r. Bunlar›n aranmas› ve iflletilmesi hakk› devlete aittir” denmektedir. Ancak, alt›n› çiziyorum; Anayasam›z, yine ayn› maddede “Hangi tabiî servet ve kayna€›n arama ve iflletmesinin, gerçek ve tüzelkifliler eliyle yap›lmas›n›n belirlenmesi kayd›yla, bu konu, kanunun aç›k iznine tabidir” der. Oysa, getirilmifl olan tasar›n›n 2 nci maddesi, sadece ve sadece, tabiî servet ve kayna€› belirlemeden, hangisi oldu€unu tan›mlamadan, bir genel anlay›fl içinde, do€al kaynaklar›n, özel kifliler, tüzelkifliler taraf›ndan iflletilebilece€i anlay›fl›n› getiriyor. Bu, aç›kça, Anayasay› ihlaldir. Yok, e€er, biz, istisnas›z, tüm do€al kaynaklar›n, özel sektör taraf›ndan iflletilmesini öngörüyoruz diyorsan›z, o zaman da bir baflka noktada Anayasay› ihlal ediyorsunuz derim ben size; çünkü, o zaman da, Anayasam›z›n, tekelcili€e karfl› olma, Anayasam›z›n, kamu yarar›n› gözetme ilkelerine karfl› birçok alanda, birçok do€al kaynaklar›n konumu nedeniyle -zaman almayaca€›m, maddelere geçince bu konuda tekrar görüflüce€iz, ayr›nt›lar›na inece€im- çok aç›k ve net olarak, birçok maddede tekelcili€e neden olacaks›n›z, Anayasan›n ilgili maddesine tak›lacaks›n›z.

‹kinci konu, do€rudan do€ruya, Anayasan›n, tekelleflme ve kartelleflmeye karfl› gösterdi€i duyarl›l›kla ilgili. Anayasan›n 167 nci maddesi, bildi€iniz gibi, “Devlet, piyasalarda fiilî veya anlaflma sonucu do€acak tekelleflme ve kartelleflmeyi önler” diyor; bunun alt›n› çiziyorum. Oysa, ilgili yasa tasar›s›nda “tekelleflmenin oluflmas› halinde, tekelleflmenin zararlar›n› gidermeye yönelik önlemler al›n›r” diye bir hüküm yer alm›flt›r. Bundan, z›mnen, tekelleflmenin oluflumuna neden olacak, ilk aflamada, ilk ad›mda onun önünü açacak türden alanlarda, özellefltirme giriflimleri yap›lacakt›r anlay›fl› ç›kar.

BAfiKAN- Say›n Hacalo€lu, lütfen, cümlenizi ba€lar m›s›n›z efendim.

ALGAN HACALO⁄LU (‹stanbul)- Ba€l›yorum, Say›n Baflkan.

Örne€in ferrokrom, örne€in tinkal-kolemanit bor türevleri ve bunun benzeri birçok alanda yapaca€›m›z özellefltirmeler, b›rak›n›z baflka alanlar›, bir alümine, ham alüminyum alan›nda yapaca€›n›z özellefltirmeler, getirdi€iniz kavram içerisinde, ister istemez tekelleflme yaratacakt›r.

Zaman›m bitti€i için özetle flunu belirtmek istiyorum: Anayasam›z, daha evvel oldu€u gibi, kamu yarar› konusuna son derece duyarl›d›r ve bu yasa tasar›s› da, aç›kl›kla belirtiyorum, mevcut haliyle, bu boyutuyla Anayasa engeline tak›lacakt›r. Keza, Anayasam›z›n 166 nc› maddesi "planlama" kavram›n› gündeme getirir ve toplam kaynaklar›n da€›l›m› ve geliflmenin öncelikleriyle ilgili kararlar›n, Meclis karar› niteli€inde olan planla uyum içerisinde olmas›n› öngörür. Fakat, görmekteyiz ki, bilmekteyiz ki, Alt›nc› Befl Y›ll›k Plan›n, bugün önümüzde olan yasa tasar›s›n›n özü, ilkeleri, amac›yla hiçbir iliflkisi yoktur. Bu tasar›n›n, öyle bir duyarl›l›€›, öyle bir kayg›s› yoktur. Anayasa Mahkemesinin, bugüne kadar geçmifl yasa tasar›lar›n›, bu boyutuyla incelememifl olmas›na ra€men, bu konuda duyarl› olaca€› kanaatini burada belirtmek istiyorum.

Bu duygularla, de€erli üyelerin, önümüzdeki yasa tasar›s›n›n, burada görüflülmeden evvel, Meclisimizin Anayasa Komisyonunda görüflülmesi, böylelikle yanl›fll›klar›n, aksakl›klar›n giderilerek, önümüze olgun bir yasa tasar›s›yla gelinmesi do€rultusunda bu önergeye olumlu oy vermeleri dile€iyle, hepinize sayg›lar›m› sunuyorum.

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Algan Hacalo€lu.

Aleyhte, Say›n Ekrem Ceyhun; buyurun efendim.

Say›n Ceyhun, süreniz 10 dakikad›r.

EKREM CEYHUN (Bal›kesir)- Say›n Baflkan, Yüce Meclisin say›n üyeleri; Yüce Meclisi sayg›yla selaml›yorum.

Benden önce konuflan Anamuhalefet Partimizin de€erli sözcüsünü ve Cumhuriyet Halk Partisinin de€erli sözcüsünü büyük bir dikkatle dinledim; görüfllerine ve düflüncelerine sayg› duyuyorum; ancak, Anayasa Komisyonunun bir üyesi olarak, bu görüfllere kat›lma imkân› bulamad›€›m› Yüce Meclise arz ediyorum. Çünkü, Hükümet taraf›ndan haz›rlanan ve Yüce Meclisimize sunulan özellefltirme kanun tasar›s›, Yüce Meclisimizi temsil eden ve Tüzü€ümüz gere€ince de, kanun tasar›lar›n›n hangi komisyona havale edilece€i konusunda tam yetkili bulunan Say›n Baflkan›m›z taraf›ndan, do€rudan do€ruya Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilmifltir.

Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilen bu özellefltirme kanun tasar›s›, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararlar› göz önünde tutularak ve bu gerekçede zikredilen daha önceki kanunlar›n iptaline neden olan hususlar ortadan kald›r›larak, Hükümet taraf›ndan haz›rlan›p, Yüce Meclise sevk edilen bir kanun tasar›s›d›r.

Bu bak›mdan, Plan ve Bütçe Komisyonumuz, bu tasar›y› ele al›rken, öncelikle tasar›n›n içeri€inde, bunun Anayasaya ayk›r› olup olmad›€›n› da tart›flma lüzumunu hissetmifl ve yapt›€› tart›flmalar sonucunda, tasar›n›n, Anayasa Komisyonuna havalesine gerek olmad›€›n›, Anayasaya uygunlu€unu da karara ba€lam›flt›r.

‹çtüzü€ümüzün 39 uncu maddesi "Her komisyonun, kendisine havale edilen bir kanun tasar› veya teklifinin, öncelikle, Anayasaya ayk›r› olup olmad›€›n› tetkikle yükümlü k›l›nd›€›n›" ifade eder. Binaenaleyh, bir tasar›n›n Anayasaya ayk›r› olup olmad›€› konusunda tek karar› Anayasa Komisyonu vermez; bu, her komisyonun aslî görevidir. fiayet, bir komisyon, bu görevini ifa ederken tereddüte düflerse, o takdirde, Anayasa Komisyonuna baflvurabilir.

Nitekim, Adalet Komisyonu, Memur Sendikalar› Yasa Tasar›s›n› ele al›rken, tasar›n›n Anayasaya ayk›r› olup olmad›€› konusunda tereddüte düfltü€ü için Anayasa Komisyonuna baflvurmufl ve tasar›n›n Anayasaya ayk›r› olup olmad›€› konusunda bir görüfl istemifltir. Anayasa Komisyonu da, bu görüflü kendilerine bildirmek üzeredir. fiayet, Bütçe ve Plan Komisyonumuz da, bu tasar›n›n, Anayasaya ayk›r›l›€› konusunda bir karara ulaflabilseydi, Adalet Komisyonumuzun yapt›€› gibi, bunu, Anayasa Komisyonumuza iletip, görüflünü alabilirdi. Almad›€›na göre, kendi yetkisi içerisinde ve ‹çtüzü€ün ona tan›d›€› hakk› kullanarak, kanun tasar›s›n›, do€rudan Yüce Meclisimize göndermifl bulunuyor.

Yüce Meclisin say›n üyeleri, özellefltirme konusu, 21 inci yüzy›l› yakalamaya u€raflan bütün devletlerin, üzerinde titizlikle durdu€u bir konudur. Anavatan Partisi siyasal iktidarlar›na, özellefltirmeyi, Türk hukuk düzenine getirmifl olmalar›ndan dolay› teflekkür ediyorum.

fiimdi, Yüce Meclisimiz, Anavatan ‹ktidarlar› döneminde bafllayan bu özellefltirme konusunu, 21 inci yüzy›la giderken daha h›zland›rmak ve daha verimli bir hale getirmek için, önüne gelen kanun tasar›s›n› görüflmek üzere haz›rlanm›fl bulunmaktad›r.

Kamu iktisadî teflebbüslerinin, Türk ekonomisine vaki hizmetlerini, hiç kimsenin inkâr etmesi mümkün de€ildir. E€er, Türkiye, 1929 ekonomik krizini atlatabilmifl ise, kamu iktisadî teflebbüsleri yoluyla atlatabilmifltir. E€er, Türkiye, bugün, özellefltirmeyi yapabilecek noktaya gelmifl ise, yine kamu iktisadî teflebbüsleri yoluyla gelmifltir. Bundan dolay›, kamu iktisadî teflebbüslerini kurduran Büyük Atatürk'ü, bir kere daha rahmetle an›yor, bu Teflekküllerde, bugüne kadar eme€i geçen tüm çal›flanlar› kutluyor, rahmeti Rahman'a kavuflanlara Tanr›'dan rahmet diliyorum.

Yüce Meclisin say›n üyeleri, buraya kadar vaki izahat›mdan anlafl›laca€› üzere, flu anda, Yüce Meclisimize intikal etmifl bulunan, özellefltirme kanun tasar›s›, içeri€i ve manas› itibariyle, Anayasam›z›n ruhuna ve lafz›na uygundur. Binaenaleyh, Yüce Meclisimiz bunu tart›fl›rken, bu lafza ve ruha ayk›r›l›k gördü€ü takdirde, bunu her zaman için düzeltmeye yetkilidir ve bunun düzeltmek de hepimizin görevidir.

Bu düflünceler içerisinde, Yüce Meclisimize intikal eden Özellefltirme Yasa Tasar›s›n›n, Anayasa Komisyonuna gönderilmesine karfl› oldu€umu, Grubum ad›na bir kere daha ifade eder, Yüce Meclisinizi tekrar sayg›lar›mla selamlar›m. (DYP ve ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Ceyhun.

Say›n Yalova, söz mü istiyorsunuz?

YÜKSEL YALOVA (Ayd›n)- Söz verirseniz konuflurum Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Efendim, lehte, iki kifli (Say›n Hasan Korkmazcan'la Say›n Algan Hacalo€lu) konufltu; ama, aleyhte konuflacaksan›z, buyurun.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- Nereden biliyorsunuz Say›n Baflkan?

BAfiKAN- Efendim, bir iflaret yap›yorsunuz; ama, ben bunun nas›l bir iflaret oldu€unu bilemem ki!.. Sonra, biz, iflaretle de konuflmuyoruz, sözle konufluyoruz.

Buyurun Say›n Yalova.

YÜKSEL YALOVA (Ayd›n)- Say›n milletvekilleri, önce, Say›n Baflkana, bana söz vermek lütfunda bulundu€u için teflekkür ediyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkan›n›n talebi sonras›nda, Türkiye Büyük Millet Meclisi ‹çtüzü€ü gere€ince, genel görüflme yoluyla, iki komisyon aras›ndaki ihtilafa çözüm bulunmas› konusunda görüfl arz etmek üzere huzurlar›n›za gelmifl bulunuyorum.

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Aleyhte mi konuflacaks›n›z?!

BAfiKAN- Evet, aleyhte konuflacak; lehte de€il.

YÜKSEL YALOVA (Devamla)- Evet, aleyhte konuflaca€›m Say›n Baflkan›m.

BAfiKAN- Yani, Anayasa Komisyonu karar›n›n aleyhinde konuflacaklar.

YÜKSEL YALOVA (Devamla)- Evet, tasar›n›n, Anayasa Komisyonuna gönderilmemesi ve Anayasa Komisyonu karar›n›n aleyhinde konuflaca€›m. Bir aç›klama daha yapay›m; bir Anayasa Komisyonu üyesi olarak, tasar›n›n, Anayasa Komisyonuna gelmesi gerekti€i hususunda en fazla konuflan bir üye s›fat›yla, flimdi aleyhinde konuflaca€›m.

Say›n milletvekilleri, bak›n›z, birinci olarak, önümüzde bir hukukî norm var, bir metin var; o da Türkiye Büyük Millet Meclisi ‹çtüzü€üdür. ‹kincisi ise, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde oluflturulmufl komisyonlar var. Bunlardan ikisi Anayasa Komisyonu ve Plan ve Bütçe Komisyonudur. fiimdi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu iki komisyonunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi ‹çtüzü€ü karfl›s›ndaki hukukî pozisyonu nedir, önce ona bakmam›z laz›m. Yani, o komisyonlarda üye olsak da, olmasak da, o komisyonlar›n kararlar›na uysak da, uymasak da; sonuçta, tabi oldu€umuz, uymakla yükümlü oldu€umuz Türkiye Büyük Millet Meclisi ‹çtüzü€ünün amir hükümleri nedir, bu iki komisyonun hukukî pozisyonlar› nedir, izninizle ilk önce ona iflaret edece€im.

Bak›n›z, diyelim ki, birinci komisyon, Plan ve Bütçe Komisyonu olsun. Bu Komisyonun, Türkiye Büyük Millet Meclisi ‹çtüzü€ü karfl›s›ndaki hukukî yükümlülü€ü, ‹çtüzü€ün "Anayasaya Uygunlu€un ‹ncelenmesi" bafll›kl› 39 uncu maddesinde flöyle tan›mlanm›flt›r: "Komisyonlar, kendilerine havale edilen tasar› veya tekliflerin ilk önce Anayasan›n metin ve ruhuna ayk›r› olup olmad›€›n› tetkik etmekle yükümlüdürler" diyor. "Yükümlüdürler" kelimesi, bildi€iniz gibi, Türkçe'de, seçimlik hak tan›mayan, icbar edici bir kelime.

fiimdi, Plan ve Bütçe Komisyonu, bu yükümlülü€ü hangi kritere göre duyacak veya duymayacak; kendisinin önüne getirilmifl olan Özellefltirme Yasa Tasar›s›na iliflkin daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisindeki prosedüre bakarak. Kabul ediniz ki, üç defa Anayasa Mahkemesinden dönmüfl bir yetki kanunu var. O zaman, Plan ve Bütçe Komisyonu, buradaki, 39 uncu maddedeki "yükümlüdürler" kelimesinin gere€ini -daha önce Anayasa Mahkemesinde iptal edilen yetki kanununun yasalaflma sürecini karine olarak, hem de ciddî bir karine olarak ele al›p- yerine getirmek zorundayd›.

Bir baflka maddemiz var; 35 inci madde, "görüfl alma, görüfl bildirme" bafll›€›n› tafl›makta. Bu maddenin birinci f›kras›, ikinci f›kras› konumuzla ilgilidir; ama, itiraf edelim, endirekt maddedir; daha do€rudan ilgili olan f›kras› -yine 35 inci maddenin- üçüncü f›kras›d›r. Bak›n›z, "bir komisyon, baflka bir komisyona havale edilmifl bir tasar› veya teklif yahut herhangi bir mesele için düflüncesini belirtmekte yarar görürse, o tasar› veya teklifin kendisine havale edilmesini isteyebilir" diyor.

Biraz önce, iki komisyon oldu€unu söyledim Meclis ‹çtüzü€ü karfl›s›nda. Birinin Plan ve Bütçe Komisyonu oldu€unu belirtmifltim. fiimdi, geliyorum ikinci komisyona; yani, Anayasa Komisyonuna.

Anayasa Komisyonu aç›s›ndan da 39 uncu madde, nas›l, Plan ve Bütçe Komisyonuna, üstelik, "yükümlüdürler" diye icbar edici bir tav›r koymufl ise, 35 inci maddenin, bu, ikinci ve üçüncü -bilhassa üçüncü- f›kralar› gere€ince, Anayasa Komisyonu, bir tasar› veya teklifle ilgili olarak, kendisinin ihtisas sahibi oldu€unu, Anayasaya uygunluk denetiminin yap›lmak mecburiyetinde oldu€unu düflündü€ü anda, o tasar› veya teklifi istemek durumundayd›.

Burada, Anayasa Komisyonuna, 35 inci maddenin üçüncü f›kras›nda "isteyebilir" kelimesi kullan›ld›€› için, "peki, ne hal olursa, ne olursa, bu 'isteyebilir'i, 'istemelidir' fleklinde yorumlamal›d›r" diye bir yorum mecburiyeti gelebilir, gelecektir. ‹flte, o zaman da, Anayasa Komisyonu, bugüne kadar -bir istisnan›n d›fl›nda- önüne getirilen her yetki kanununda oldu€u gibi, Anayasa Mahkemesi taraf›ndan iptal edilen o yetki kanunlar›nda oldu€u gibi -hem parlamento gelene€ine ayk›r›d›r hem Anayasaya ayk›r›d›r hem Meclis ‹çtüzü€üne ayk›r›d›r- her seferinde bunlar›n kendi önüne getirilmesini karine saymal›yd› ve flu "isteyebilir" kelimesini, "istemeliyim" olarak yorumlamal›yd›; ki, Anayasa Komisyonu böyle yapt›.

Anayasa Komisyonun di€er komisyonlarla birlikte s›raland›€› listedeki yerine bir bak›n›z lütfen; birinci s›rada gelir. Nedir o; sadece protokoler bir yer de€ildir. Hangi bakanl›k, teflkilat kanununda bir de€ifliklik yapmak isterse, Anayasa Komisyonundan geçiyor; devlet içerisinde bir birim oluflturulurken, teflkilata dair yeni oluflumlar öneriliyorsa o da Anayasa Komisyonundan geçiyor; çünkü, yeni bir birim kurmaktas›n›z.

Peki, o zaman, ben niye aleyhte söz ald›m; Meclis ‹çtüzü€ünün sadece bir usulî muamelesinden istifade ederek bir hakk› -hukukçu deyimiyle söyleyeyim ve hukukçu namusuyla söyleyeyim- suiistimal etmek amac›yla m› aleyhte kategorisinden söz alarak konufltum; de€il; onu da aç›kyüreklilikle ifade edeyim.

E€er, Anayasayla, ‹çtüzükle, parlamento gelenekleriyle, daha önemlisi, bir komisyonun manevî flahsiyetiyle ilgili olarak, bu kadar "olmazsa olmaz" koflulunun savunulabilece€i bir durumda, iflin içerisine flu veya bu sebeple "vakit kaybederiz, kazan›r›z; siyaseten böylesi do€rudur, flöylesi yanl›flt›r" gibi siyasî bir endifleyle, siyasî bir ç›kar elde etme amac›yla, yüzde yüz, pür hukuk alan›ndaki bir konuda -siyasî, hakl› olabilir, haks›z olabilir; bu endifle, ANAP'tan gelebilir, baflka bir gruptan gelebilir, hiç önemi yok- hukukî bir alanda, o hukuk normunun üzerinde tart›flma yap›l›yorsa -ben, aleyhte konuflarak tutars›z de€ilim, üstelik, bu öneriyi Anayasa Komisyonunda savunan üyeyim dedim- flimdi, Yüksek Heyetinize, daha da aleyhte bir teklif yapaca€›m: Geliniz, lütfen, flu Anayasa Komisyonunu kald›r›n›z. Ben, bir Anayasa Komisyonu üyesi olarak; ama, daha önemlisi, bir anayasa hukukçusu olarak içime sindiremedi€im için, flu teklifi -zor da olsa, a€›r da gelse- yapmak için, flu ‹çtüzük hükmünden istifade ettim; yoksa, hakk› suiistimal etmedim. Gelin, flu Anayasa Komisyonunu kald›ral›m; göreceksiniz, hiç de€ilse iktidar döneminizde -ister Anayasadan ister ‹çtüzükten ister baflka lâzimelerden kaynaklans›n- öyle ›v›r z›v›r, ikide bir, Anayasa Komisyonu, babayasa komisyonu gibi komisyonlarda vakit kaybetmek durumunda kalmayacaks›n›z.

Hepinize sayg›lar sunuyorum. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Yalova. Bu, çok kar›fl›k bir aleyhte konuflma oldu; ama, neyse... Takdiri yine size b›rak›yorum.

Say›n milletvekilleri, konu üzerindeki görüflmeler tamamlanm›flt›r.

Biliyorsunuz, Plan ve Bütçe Komisyonu, Özellefltirme Yasa Tasar›s›n›n Anayasa Komisyonuna havale edilmemesine karar vermifltir; Anayasa Komisyonu ise, bu tasar›n›n kendisinde görüflülmesine karar vermifltir.  Anayasa komisyonunun bu istemi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkan›n›n bir yaz›s›yla sunufllara gelmifltir ve bu konunun halli, ‹çtüzü€ümüzün 35 inci maddesinin son bendine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir.

fiimdi, Özellefltirme Yasa Tasar›s›n›n Anayasa Komisyonunda görüflülüp görüflülmemesi hususunu oylar›n›za sunaca€›m: Tasar›n›n Anayasa Komisyonunda görüflülmesini kabul edenler... Kabul etmeyenler... Tasar›n›n Anayasa Komisyonuna havalesi yerinde görülmemifl ve reddedilmifltir. (ANAP, RP ve CHP s›ralar›ndan gürültüler)

ADNAN KESK‹N (Denizli)- Oylar kaça kaç Say›n Baflkan?

BAfiKAN- Efendim, ne yapacaks›n›z kaça kaç oldu€unu?!

ADNAN KESK‹N (Denizli)- Rakam verin efendim; Genel Kurulun hakk› bu...

BAfiKAN- Bu, iflaretle oylamad›r arkadafllar. Böyle bir usulümüz yok. 130'a 155... (ANAP, RP ve CHP s›ralar›ndan gürültüler)

ADNAN KESK‹N (Denizli)- Sizin dedi€iniz gibi bir usul de yok.

BAfiKAN- Say›n Adnan Keskin, lütfen... ‹çtüzü€ü ö€renin de, ondan sonra gelin burada konuflun.

ADNAN KESK‹N (Denizli)- Siz, ‹çtüzü€ü çok iyi bildi€inizden(!) böyle tatbik ediyorsunuz.

BAfiKAN- Tasar›n›n Anayasa Komisyonuna havalesi yolunda Anayasa Komisyonunca al›nan karar, Genel Kurulca yerinde görülmemifltir; böylece, Plan ve Bütçe Komisyonunun bu konuda verdi€i karar kesinleflmifltir; bu karar›n gere€ini yerine getirece€iz.

 

 

BAfiKAN- ‹çtüzü€ün 19 uncu maddesine göre verilmifl grup önerileri vard›r; okutup, oylar›n›za sunaca€›m:

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Dan›flma Kurulunun, 26 Ekim 1994 Çarflamba günü (bugün) yap›lan toplant›s›nda, siyasî parti gruplar› aras›nda oybirli€i sa€lanamad›€›ndan, Grubumuzun afla€›daki önerilerinin, ‹çtüzü€ün 19 uncu madesi gere€ince Genel Kurulun onay›na sunulmas›n› arz ederim.

Sayg›lar›mla.

                                                                                    Turhan Tayan

                                                                                 Do€ru Yol Partisi

                                                                                Grup Baflkanvekili

Öneriler:

1.- Gündemin "Kanun Tasar› ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Di€er ‹fller" k›sm›n›n 209 uncu s›ras›nda yer alan 720 s›ra say›l› "Özellefltirme Uygulamalar›n›n Düzenlenmesine ve Baz› Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde De€ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun Tasar›s›n›n" bu k›sm›n 32 nci s›ras›na al›nmas›; Genel Kurulun 26 Ekim 1994 Çarflamba, 27 Ekim 1994 Perflembe, 2 Kas›m 1994 Çarflamba ve 3 Kas›m 1994 Perflembe günleri 20.00-24.00 saatleri aras›nda da çal›flmalar›na devam olunmas›; 26 Ekim 1994 Çarflamba ve 2 Kas›m 1994 Çarflamba günlerinde sözlü sorular›n görüflülmemesi önerilmifltir.

2.- 26 Ekim 1994 tarihli gelen k‛tlarda yay›mlanan ve bast›r›l›p da€›t›lan 705 s›ra say›l› "Tüketicinin Korunmas›" konusundaki Meclis Araflt›rmas› Komisyonu raporunun, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak ‹fller" k›sm›nda yer almas› ve görüflmelerinin, Genel Kurulun 1 Kas›m 1994 Sal› günkü birlefliminde yap›lmas› önerilmifltir.

 

BAfiKAN- fiimdi, önerileri ayr› ayr› tekrar okutup, oylar›n›za sunaca€›m.

Birinci öneriyi okutuyorum:

1.- Gündemin "Kanun Tasar› ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Di€er ‹fller" k›sm›n›n 209 uncu s›ras›nda yer alan 720 s›ra say›l› "Özellefltirme Uygulamalar›n›n Düzenlenmesine ve Baz› Kanun ve Hükmünde Kararnamelerde De€ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun Tasar›s›n›n" bu k›sm›n 32 nci s›ras›na al›nmas›; Genel Kurulun 26 Ekim 1994 Çarflamba, 27 Ekim 1994 Perflembe, 2 Kas›m...

BAfiKAN- Bir dakika...

Say›n Afl›k, söz mü istiyorsunuz?

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Evet Say›n Baflkan, iflaret etmifltim...

BAfiKAN- Efendim, istemediniz; istemeyince de biz...

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Hay›r; öyle fley olur mu?!.. ‹stedim; yar›m saattir el kald›r›yorum.

BAfiKAN- Efendim, bak›n, burada, dünkü milletvekili de de€iliz. Ben, öneriyi okuttuktan sonra söz istemeniz gerekirdi. O zaman istemediniz... (ANAP s›ralar›ndan gürültüler)

B›rak›n efendim, flurada...

KÂT‹P ÜYE ‹BRAH‹M HAL‹L ÇEL‹K (fianl›urfa)- Birinci öneriyi okuyorum Say›n Baflkan, daha bitmedi.

BAfiKAN- Efendim, birinci öneriyi okuttum, bitirdim. (ANAP s›ralar›ndan gürültüler)

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Efendim, daha okunuyor; bitmedi.

BAfiKAN-  Beyler, lütfen...

KÂT‹P ÜYE ‹BRAH‹M HAL‹L ÇEL‹K (fianl›urfa)- Bitmedi daha...

BAfiKAN- Hay›r efendim, söz istenecekse, ilk okunufltan sonra istenir.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Efendim, ben o zaman söz istedim.

BAfiKAN- Buyurun o zaman.

Yaln›z, rica ediyoruz, bundan sonra, zaman›nda söz isteyin efendim; yani, ifli keyfîli€e döküyorsunuz...

Süreniz 10 dakika Say›n Afl›k.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Do€ru Yol Partisi Grubunca verilen ve  Dan›flma Kurulunda anlaflma sa€lanamad›€› için Genel Kurulun onay›na sunulan öneri üzerinde Anavatan Partisi Grubu ad›na söz alm›fl bulunuyorum. Hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

Say›n  Baflkan, bugün saat 11.00'de toplanan Dan›flma Kurulunda, bugünkü görüflmelere iliflkin iki husus tart›fl›ld›. Bir tanesi, Refah Partisi Grubunca önerilen, özellefltirmeyle ilgili tasar›n›n görüflmelerinin televizyondan naklen verilmesi ve görüflmelerde gruplar ad›na konuflacaklara verilecek söz hakk›n›n uzun tutulmas›; mesela 1 saat gibi uzun tutulmas›...

Evvela, Dan›flma Kurulundaki görüflmelerin sonucunda kimin, hangi partinin, ne flekilde tav›r ald›€›, tabiî, burada okunan önergede belli de€il. Evvela, o husustaki görüflümü aç›klamak istiyorum.

BAfiKAN- Say›n Afl›k, o ayr› bir öneri; onu ayr›ca oya sunaca€›z.

EYÜP AfiIK (Devamla)- Ayr› m›?

BAfiKAN- Evet, ayr›...

EYÜP AfiIK (Devamla)- O hususta e€er öneri gelirse, ayr›ca, görüflümü belirtmek istiyorum.

‹kinci öneri de Do€ru Yol Partisi Grubundan geldi. O da, özellefltirmeyle ilgili kanun tasar›s›n›n, 32 nci s›raya al›n›p, 31 inci s›radaki, görüflmeleri yar›m kalan güvenlik soruflturmas›yla ilgili kanun tasar›s›ndan sonra görüflülmesi yönündeydi.

Anavatan Partisi olarak, özellefltirmeyle ilgili kanun tasar›s›n›n 32 nci s›raya al›nmas›na evet dedik; süre uzat›m›na evet dedik; yani, 24.00'e kadar çal›fl›lmas›na -bugün de, yar›n da 24.00'e kadar çal›fl›lmas›na- evet dedik; ancak, Anavatan Partisi olarak buradan deklare etti€imiz ve bas›n toplant›s›yla da Say›n Genel Baflkan Yard›mc›m›z›n aç›klad›€› bir husus var. Esasen bu, sadece Anavatan Partisinin de€il, Hükümetin taahhüdüdür. Bütün say›n bakanlar›m›z -baflta Say›n Baflbakan olmak üzere- aç›l›fl›na gittikleri bütün üniversitelerde, üniversite hocalar›na söz vermifllerdir. Muhalefet olarak, bize gelen ö€retim görevlisi gruplar›na biz de söz verdik, "Türkiye Büyük Millet Meclisinde, bugünden itibaren, sizinle ilgili kanun görüflülmeden, baflka hiçbir kanun görüflülmeyecek" dedik. Say›n Gürkan, söz vermedik mi?

AYDIN GÜVEN GÜRKAN (‹çel)- Verdik efendim.

EYÜP AfiIK (Devamla)- Say›n bakanlar, söz vermediniz mi? Say›n Baflbakan söz vermedi mi?

BAfiKAN- Say›n Afl›k, o ayr› bir konu.

EYÜP AfiIK (Devamla)- Türkiye Büyük Millet Meclisine gelen ö€retim görevlileri heyetine, Say›n Baflbakan, "önümüzdeki hafta bu kanunu ç›karaca€›z" diye söz vermedi mi?

Nihayet, onbefl gün evvel, Dan›flma Kurulunda, 29 uncu s›rada bulunan ve Do€ru Yol Partisi milletvekillerince verilmifl olan kanun teklifi ile 30 uncu s›radaki, Ankara Milletvekili Baki Tu€ ve 38 arkadafl›n›n verdi€i -bizim de€il, Do€ru Yol Partisi milletvekillerince verilen- üniversite hocalar›n›n, ö€retim görevlilerinin durumlar›yla ilgili....

BAfiKAN- Say›n Afl›k asl›nda bu tasar›, üniversite ö€retim üyelerinin maafllar›yla ilgili o teklifin önüne geçmiyor; yani, bence, fuzulî zaman kaybediyoruz. Bak›n, hem ç›kt›n›z, "öneriyi destekliyorum" diyorsunuz hem de bu tasar›, üniversite ö€retim üyelerinin maafllar›yla ilgili o teklifin önüne geçmiyor. Buna ra€men niye aleyhinde konufluyorsunuz, anlayamad›m; yani, Baflkan olarak ikaz ediyorum sizi.

EYÜP AfiIK (Devamla)- Say›n Baflkan, izin verirseniz, niyetimi kendim söyleyeyim; yani, siz, benim niyetimi aç›klamay›n.

fiimdi, bütün üniversitelerin aç›l›fllar›nda, biz muhalefet olarak söz verdik, siz iktidar olarak söz verdiniz, Hükümet söz verdi.

Bugün bizim önerimiz, 30 uncu s›radan bafllamakt›. Çal›flma süresinin geceye kadar uzat›lmas›na tamam, gelecek hafta uzat›lmas›na tamam, bu tasar›n›n öncelikle görüflülmesine tamam... Yaln›z, 31 inci s›radaki kanun tasar›s›ndan de€il, 30 uncu s›radaki kanun teklifinden; yani, 1402'liklerin aff›yla ilgili kanun tasar›s›ndan de€il, üniversite ö€retim görevlilerinin maafllar›yla ilgili kanun teklifinden bafllamak üzere görüflülmesini flart kofltuk. Do€ru Yol Partisi buna raz› olmad›€› için, biz de bu öneriye kat›lm›yoruz.

Sayg›yla arz ederim. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Afl›k.

Birinci öneriyi tekrar okutup, oylayaca€›m efendim:

1.- Gündemin "Kanun Tasar› ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Di€er ‹fller" k›sm›n›n 209 uncu s›ras›nda yer alan 720 say›l› "Özellefltirme Uygulamalar›n›n Düzenlenmesine ve Baz› Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde De€ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun Tasar›s›n›n" bu k›sm›n 32 nci s›ras›na al›nmas›; Genel Kurulun 26 Ekim 1994 Çarflamba, 27 Ekim 1994 Perflembe,2 Kas›m 1994 Çarflamba ve 3 Kas›m 1994 Perflembe günleri 20.00-24.00 saatleri aras›nda da çal›flmalar›na devam olunmas›, 26 Ekim 1994 Çarflamba ve 2 Kas›m 1994 Çarflamba günlerinde sözlü sorular›n görüflülmemesi önerilmifltir.

BAfiKAN- Öneriyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmifltir.

‹kinci öneriyi tekrar okutup, oylayaca€›m efendim:

2.- 26 Ekim 1994 tarihli gelen k‛tlarda yay›mlanan ve bast›r›l›p da€›t›lan 705 s›ra say›l› "Tüketicinin Korunmas›" konusundaki Meclis Araflt›rmas› Komisyonu raporunun, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak ‹fller" k›sm›nda yer almas› ve görüflmelerinin, Genel Kurulun 1 Kas›m 1994 Sal› günkü birlefliminde yap›lmas› önerilmifltir.

BAfiKAN- Öneriyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

 

 

BAfiKAN- ‹kinci bir grup önerisi var; onu okutaca€›m:

Say›n milletvekilleri, Refah Partisi Grubunca verilen bu önerinin birinci k›sm›nda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminde bulunan 720 s›ra say›l› Özellefltirme Kanun Tasar›s›n›n tümü üzerindeki konuflma sürelerinin gruplar ad›na birer saat olarak kabulü; ikinci k›sm›nda ise, ayn› kanun tasar›s›n›n tümü üzerindeki konuflmalar›n TRT ve özel televizyonlardan naklen yay›nlanmas›na müsaade edilmesi istenmekte ve öneri iki konuyu ihtiva etmektedir. Ancak, önerinin ikinci k›sm›ndaki hususun burada oylanmas› mümkün de€ildir; bu bir temennidir.

Önerinin birinci k›sm›n› okutup, oylar›n›za sunaca€›m:

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

26.10.1994 günü yap›lan Dan›flma Kurulunda anlaflma sa€lanamad›€›ndan, afla€›daki önerilerimizin, ayr› ayr›, ‹çtüzü€ün 19 uncu maddesi gere€ince Genel Kurulun onay›na sunulmas›n› arz ederim.

 

                                                                             Abdüllatif fiener

                                                               Refah Partisi Grubu Baflkanvekili

Öneriler:

1.- Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde bulunan 720 s›ra say›l› Özellefltirme Kanunu Teklifinin tümü üzerinde konuflma sürelerinin gruplar ad›na birer saat olarak kabulü.

 

BAfiKAN- Tamam, o kadar...

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Say›n Baflkan...

BAfiKAN- Say›n Afl›k, söz mü istiyorsunuz?

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Evet efendim.

BAfiKAN- Refah Partisi Grubu önerisi üzerinde Say›n Afl›k söz istiyor.

ABDÜLLAT‹F fiENER (S›vas)- Ben de söz istiyorum.

BAfiKAN- Say›n fiener de söz istiyor.

Her ikisi de lehte.

Buyurun Say›n Afl›k.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- ‹ki önerileri var, ikisini de birden...

BAfiKAN- Hay›r, birincisi; ötekini oylatm›yorum efendim.

EYÜP AfiIK (Devamla)- Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Refah Partisi Grubunca bugün Dan›flma Kuruluna getirilen öneri üzerinde -orada anlaflma sa€lanmad›€› için burada tart›fl›lmas›n› istedikleri öneri üzerinde- söz alm›fl bulunuyorum.

Refah Partisi Grubu, Meclis Baflkanl›€›na baflvurarak, özellefltirmeyle ilgili tasar›n›n, Genel Kurulda daha uzun bir süreyle tart›fl›lmas›n›; gruplar ad›na konuflmalar›n, 20 dakika de€il, 1 saat süreyle yap›lmas›n› ve ayr›ca, bu konuflmalar›n, Meclis Baflkanl›€›nca, televizyonlardan naklen yay›n›n›n sa€lanmas›n› istemifltir.

Tabiî, Meclis Baflkanl›€›nca televizyonlardan naklen yay›n›n sa€lanmas› iste€i, bir temennidir; ama, Anavatan Partisi Grubu olarak, hem o temenniye hem de bu tasar›n›n daha uzun bir süreyle tart›fl›lmas› hususuna kat›ld›€›m›z› arz etmek istiyorum.

Dan›flma Kurulunda da ifade etti€imiz gibi, biz de, Türkiye'nin, bugün, özellefltirmeden daha önemli bir konusu olmad›€› düflüncesiyle ve özellefltirmenin, "cumhuriyet tarihinin, Parlamento çal›flmalar›n›n en kritik 72 saati" diye, kamuoyunda merakla beklendi€i, heyecanla izlendi€i ve Hükümetçe de, Say›n Baflbakanca da defalarca anlat›ld›€› flekilde, Türkiye'nin en önemli konusu olmas› sebebiyle; hangi partinin görüflü nedir, hangi parti lehindedir, hangi parti ne istiyor; buradan, bunlar› anlat›rken, yüce milletimizin de, ilgi duydu€u takdirde, o anlat›lanlar› dinlemesinin fevkalade yerinde olaca€› kanaatindeyiz. Ayr›ca, bize göre, normal kanunlardaki gibi 20 dakikal›k bir görüflme süresinin bu tasar› için -özellikle tümü üzerinde- yeterli olmad›€›; hatta, bütçe görüflmelerinden daha önemli oldu€u; dolay›s›yla, bu görüflmelerin -1 saat olmayabilir, yar›m saat, 45 dakika olur- daha uzun süreli bir zaman tan›narak yap›lmas› ve televizyonlarla da halka duyurulmas›n›n faydal› olaca€› kanaatiyle, oyumuzun, öneri lehinde olaca€›n› Yüce Heyete arz ederim.

Sayg›lar sunar›m.

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Afl›k.

Say›n Abdüllatif fiener, buyurun efendim.

Önerinin lehinde söz alm›flt›n›z.

Süreniz 10 dakika.

ABDÜLLAT‹F fiENER (S›vas)- Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Refah Partisi Grubu olarak vermifl oldu€umuz öneri üzerinde Dan›flma Kurulunda anlaflma sa€lanamam›flt›r. Yapm›fl oldu€umuz baflvuruda, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde bulunan Özellefltirme Kanun Tasar›s›n›n tümü üzerindeki görüflmelerin 20 dakikayla s›n›rland›r›lmas›n› yeterli bulmad›€›m›z› ifade ettik; çünkü bu, önemli bir konuydu. Bu sebepten dolay›, tümü üzerinde gruplar ad›na yap›lacak görüflmelerin 1 saat olarak belirlenmesi talebinde bulunduk.

Ayn› flekilde, tümü üzerindeki konuflmalar›n TRT ve özel televizyonlardan naklinin sa€lanmas›n› da talep etmifltik; ancak, Say›n Baflkan,  bu ikinci talebimizi oylamaya sunamayaca€›n› ifade etti.

Bu talebimiz, Dan›flma Kurulunda anlaflma sa€lanamad›€› için Genel Kurula intikal etmifltir ve Genel Kurulda, bu konu üzerindeki müzakereleri müteakip, oylanacakt›r.

Muhterem arkadafllar, bildi€iniz gibi, K‹T'lerin özellefltirilmesi konusu, gerçekten fevkalade önemli olarak görülen, nitelendirilen bir konudur. Özellefltirme, sadece bir iktidar meselesi de€ildir. ‹ktidarlar, konuyu, zaman zaman, kendi politikalar› aç›s›ndan de€erlendirmeye çal›flabilirler; ancak, özellefltirme meselesinin, hiçbir zaman bir iktidar meselesi olmad›€›, hem Türkiye'de hem de dünyan›n her taraf›nda kabul edilen bir gerçektir. Özellefltirme, hem iktidar›n hem siyasî partilerin hem K‹T'lerde çal›flan iflçilerin ve hem de milletin, halk›n meselesidir; topyekûn milleti ilgilendiren bir konudur, hatta, sadece yaflayan nesillerin de€il, geçmifl ve gelecek nesillerin ve kuflaklar›n da önemli bir meselesidir. Bu boyutlar› itibariyle özellefltirmeyi, yüz y›ll›k ter ve gelece€imizin teminat›yla ilgili, iktisadî kurulufllar›n, yeniden yap›lanmas› meselesi olarak görmekteyiz. Böylesine önemli bir konunun ve meselenin elbette ki, Genel Kurulda bütün boyutlar›yla ele al›nmas›, tart›fl›lmas›, üzerinde lehte veya aleyhte her sözün söylenmesi gerekmektedir.

K‹T'lerin önemi bugün dahi kabul edilen bir gerçektir. K‹T'lerin kurulmaya baflland›€› 1930'lu y›llar incelendi€i takdirde, cumhuriyet tarihinin en yüksek büyüme oranlar›n›n bu y›llarda yafland›€›n› da, tespit etmifl olmaktay›z.

Bunun ötesinde, dünyada, K‹T'lerin özellefltirilmesiyle ilgili uygulamalar› dikkatle inceledi€imizde, gördü€ümüz bir gerçek var; o da fludur ki, dünyan›n hiçbir ülkesinde kamuoyu oluflmadan, bir konsensüs sa€lanmadan, iktidar›yla, muhalefetiyle, iflçisiyle, iflvereniyle ve tüm halk›yla, bir mutabakat sa€lanmadan özellefltirmeye gidilememifltir ve gidilmemifltir. Ancak, Türkiye'de y›llard›r bu önemi kabul edilen özellefltirme meselesi üzerinde söz edilmekte ve maalesef, hiçbir olumlu mesafe de al›namamaktad›r. Bu,  özellefltirme uygulamalar›yla ilgili, yap›l›fl biçimiyle ilgili birtak›m sorunlar›n bulunmas›ndan kaynaklanmaktad›r. Asl›na bakarsan›z, özellefltirme konusunda, iktidar dahi bir karars›zl›k içerisindedir, istikrarl› bir çizgiye sahip de€ildir. DYP-SHP Koalisyonunun ilk kuruldu€u günlerden bugüne kadar ulaflan geliflmeleri dikkatli bir flekilde inceledi€imizde, iktidar› meydana getiren gruplar aras›nda da, bir karars›zl›k, politikalar›nda bir belirsizlik oldu€u aç›kça görülüyor.

49 uncu Hükümetin Program›nda, özellefltirmeden söz ediliyordu, TÖYÖK'ten bahsediliyordu; ama, bugün, farkl› bir çizgiye gelinmifltir.

Bunun d›fl›nda, elimizde bulunan Genel Kurul gündemini inceledi€imiz takdirde, özellefltirmeyle ilgili iki ayr› teklif ya da tasar›n›n, Meclis gündemine iktidar taraf›ndan getirildi€ini; ancak, bu tasar›lar›n bir türlü ele al›n›p da görüflülmedi€ini görüyor ve tespit ediyoruz. Demek ki, iktidar partileri, bu konuda zaman zaman kanun teklifleri, kanun tasar›lar› haz›rl›yor, bunlar komisyonlardan geçiyor, Genel Kurula intikal ediyor ve bir süre sonra, iktidar görüfl de€ifltirdi€i için; ilk getirmifl oldu€u tasar›ya sahip ç›km›yor ve Meclis gündeminde bekletiyor. Bu, di€er boyutu itibariyle de DYP-SHP aras›nda bu konuyla ilgili ihtilaflar›n bir türlü çözülemedi€ini göstermektedir. Her ne kadar DYP ile Anavatan Partisi aras›nda bu konuda, bir mutabakat sa€lanm›fl gibi bir hava oluflmufl ise de, zaman zaman geliflmelerin ortaya ç›kard›€› sonuç, bu konuda DYP-ANAP aras›nda da birtak›m sorunlar›n devam etti€ini göstermektedir.

Di€er taraftan, özellefltirme, günümüz Türkiyesinde çok boyutlu bir sorunu da beraberinde getiriyor. Biraz önce, bu tasar›n›n Anayasa Komisyonunda görüflülmesi gerekti€i veya gerekmedi€iyle ilgili tart›flmalar yap›ld›; hep birlikte izledik. Bu konuda, de€iflik kanun tasar›lar›n›n, Anayasa Mahkemesince iptal edildi€ini de, geçmiflte hep birlikte gördük. Demek ki, sorun, bir taraftan yasama organ›n› di€er taraftan yarg›y› ilgilendiriyor. Aç›kças›; iktidar›n, özellefltirmeyle ilgili getirmifl oldu€u tasar›larda, defalarca Anayasa Mahkemesi taraf›ndan iptal edilmifl olmas› sebebiyle bir sab›kas› vard›r, diyebiliriz.

Burada, anlatmaya çal›flt›€›m nokta flu: Özellefltirme konusu gerçekten fevkalade önemli bir konudur. Yaln›zca iktidar partisini ilgilendiren bir konu de€ildir, yaln›zca muhalefet partilerini ilgilendiren bir konu de€ildir; iflçisiyle, iflvereniyle bütün milleti, halk› ilgilendiren bir konudur.

Böylesine önemli bir konunun geneli üzerindeki 20 dakikal›k görüflmelerle Meclisten geçirilmesi eksik kalacakt›r; bir eksiklik ifadesi olacakt›r. Bunun önemini, hepinizin bildi€i gibi, Baflbakan da ifade etmifllerdi. "Özellefltirme, cumhuriyet tarihinin en önemli ekonomik karar›d›r" ifadesi kendilerine aittir. Cumhuriyet tarihinin en önemli ekonomik karar› olarak nitelendirilen bir özellefltirme konusunun, burada, 20 dakika olarak görüflülmesini iktidar›n zorlamas› ve kendi içerisinde bir çeliflkiyi ifade eder.

Her y›l, burada, bütçe kanunlar› görüflülür. Bütçenin tümü üzerinde, ilk ve son görüflmeler dahi, ya 1 veya 1,5 saat gibi, uzun bir süre olarak belirlenir ve görüflmeler, burada, o flekilde yap›l›rken; iktidar, özellefltirme konusunu, cumhuriyet tarihinin en önemli ekonomik karar› olarak nitelendirdikten sonra, y›ll›k bütçeler üzerindeki görüflme süresini bile, bu konuya ay›rmamay› uygun gördü€üne göre, kendi içerisinde büyük bir çeliflkidedir diye düflünüyoruz.

Di€er taraftan, bu konunun elbette televizyonlarda yay›nlanmas› da yerinde olacakt›r; çünkü, medya özellikle yerli ve yabanc› büyük sermayenin taleplerine uygun olarak, K‹T'leri, toplumun üzerinde bir kambur gibi takdim etmekte,  bilinçli olarak tek yanl› bir kamuoyu oluflturulmaktad›r. Böylesine tek yanl› oluflturulan bir kamuoyu, sa€l›kl› bir de€erlendirmeyi ortaya ç›karamaz.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde konu görüflülürken, farkl› düflüncelere sahip siyasî partiler ve milletvekilleri kendi görüfllerini, düflüncelerini burada farkl› boyutlar›yla ifade edecekler ve bu farkl› boyutlar›yla ifade edilen görüfller, düflünceler kamuoyuna televizyonlar arac›l›€›yla intikal ettirildi€i takdirde, medyan›n bu tek yanl› ve tek yönlü kamuoyunu yönlendirme çabalar› da ortadan kald›r›lm›fl olacakt›r.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN- Say›n fiener, lütfen, son cümlenizi söyleyin.

ABDÜLLAT‹F fiENER (Devamla)- Bu bak›mdan biz, bu konunun 20 dakikayla s›n›rl› tutulmas›n› uygun bulmuyoruz. Say›n Baflbakan›n ifadelerine de uygun olarak, önerimize ‹ktidar kanad›n›n da destek verece€ini zannediyorum.

Görüflme sürelerinin daha uzun tutulmas›nda, cumhuriyet tarihinin en önemli kararlar›n› haz›rlayacak bu tasar›n›n, 1 saat gibi bir süreyle, bütün boyutlar›yla tart›fl›lmas›n›n sa€lanmas›n› diliyor ve bekliyor, hepinize sayg›lar sunuyorum. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n fiener.

Say›n milletvekilleri, malumunuz oldu€u üzere, ‹çtüzü€ün 82 nci maddesinin üçüncü f›kras›na göre, Dan›flma Kurulunun teklifi ve Genel Kurulun onay›yla aksi kararlaflt›r›lmad›kça, kanun tasar› ve tekliflerinin tümü üzerindeki grup ad›na konuflmalar 20'fler dakikad›r.

Refah Partisi Grubunun getirdi€i öneriyle grup ad›na konuflma süresinin 1 saate ç›kar›lmas› istenmektedir.

Öneri üzerindeki müzakereler sona ermifltir.

Öneriyi oylar›n›za...

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri)- Say›n Baflkan, karar yetersay›s›n›n aranmas›n› istiyorum.

AHMET REMZ‹ HAT‹P (Konya)- Karar yetersay›s›n›n aranmas›n› istiyoruz.

BAfiKAN- Efendim, bir dakika...

Hepiniz bir taraftan ba€›rmay›n; arayaca€›z...

AHMET REMZ‹ HAT‹P (Konya)- Efendim, önceden söylemek gerekiyor, yoksa siz sonradan "Karar yetersay›s›n› istemediniz" diyorsunuz.

BAfiKAN- Zaman›nda söyleyin ben nazara al›r›m, merak etmeyin; o kadar heyecanlanman›za da gerek yok.

Öneriyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Öneri reddedilmifltir efendim.

Say›n milletvekilleri, gündemin "Seçim" k›sm›na geçiyoruz.

 

 

BAfiKAN- Baz› komisyonlarda aç›k bulunan ve Anavatan Partisi ve Sosyaldemokrat Halkç› Parti Gruplar›na düflen üyelikler için gösterilen adaylar›n isimlerini okuyup, oylar›n›za sunaca€›m:

Millî Savunma Komisyonu:

ANAP:

Ülkü Güney (Bayburt)

SHP:

Mehmet Adnan Ekmen (Batman)

 

Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

‹çiflleri Komisyonu:

ANAP:

Ersin Tarano€lu (Sakarya)

Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Bay›nd›rl›k, ‹mar,Ulaflt›rma ve Turizm Komisyonu:

ANAP:

Cengiz Alt›nkaya (Ayd›n)

Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesaplar›n› ‹nceleme Komisyonu:

ANAP:

Refik Arslan (Kastamonu)

Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Kamu ‹ktisadî Teflebbüsleri Komisyonu:

ANAP:

Yüksel Yalova (Ayd›n)

SHP:

Erman fiahin (Mu€la)

Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Çevre Komisyonu:

ANAP:

Emin Kul (‹stanbul)

Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Dilekçe Komisyonu:

ANAP:

fiadan Tuzcu (‹stanbul)

Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Adalet Komisyonu:

SHP:

Sabri Yavuz (K›rflehir)

Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Tar›m, Orman ve Köyiflleri Komisyonu:

SHP:

Mehmet Tahir Köse (Amasya)

Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Sa€l›k ve Sosyal ‹fller Komisyonu:

SHP:

Ali ‹brahim Tutu (Erzincan)

Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

 

 

BAfiKAN- (10/21-47) esas numaral› Meclis Araflt›rmas› Komisyonunda bofl bulunan ve Anavatan Partisi Grubuna düflen bir üyelik için, fianl›urfa Milletvekili Eyyüp Cenap Gülp›nar aday gösterilmifltir.

Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

 

 

BAfiKAN- (10/169) esas numaral› Meclis Araflt›rmas› Komisyonunda bofl bulunan ve Anavatan Partisi, Sosyaldemokrat Halkç› Parti ve Refah Partisi gruplar›na düflen üyelikler için gösterilen adaylar› okuyup oylar›n›za sunaca€›m:

ANAP:

Hüsamettin Örüç (Bursa)

Faruk Saydam (Manisa)

Timur Demir (‹zmir)

SHP:

Mehmet Tahir Köse (Amasya)

RP:

fiaban Bayrak (Kayseri)

Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Say›n milletvekilleri, (10/169) esas numaral› esnaf ve sanatkârlar›n sorunlar›yla ilgili Meclis Araflt›rmas› Komisyonuna seçilmifl bulunan say›n üyelerin, 27 Ekim 1994 Perflembe günü saat 14.00'te Halkla ‹liflkiler Binas› B Blok Alt Zemin 4 üncü Banko Meclis Araflt›rmas› Komisyonu salonunda toplanarak baflkan, baflkanvekili, sözcü ve kâtip seçimini yapmalar›n› rica ediyorum.

Toplant›n›n yeri, günü ve saati ayr›ca ilan tahtas›na as›lacakt›r.

 

 

BAfiKAN- (10/212) esas numaral› Meclis Araflt›rmas› Komisyonunun aday listesi bast›r›larak say›n üyelere da€›t›lm›flt›r; listeyi okutup oylar›n›za sunaca€›m:

Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›nca, 1983 y›l› kas›m ay›ndan bu yana gerçeklefltirilen ihalelerle ilgili olarak ileri sürülen iddialar› araflt›rmak amac›yla kurulan Meclis Araflt›rmas› Komisyonunun aday listesi:

DYP: (5)

Bilâl Güngör (Ankara)

Nazmi Çilo€lu (Bolu)

Ahmet Say›n (Burdur)

Mehmet Gözlükaya (Denizli)

Ali Uzun (Zonguldak)

ANAP: (3)

Bülent Akarcal› (‹stanbul)

Bedrettin Do€ancan Akyürek (‹stanbul)

Fahrettin Kurt (Trabzon)

SHP: (2)

Mustafa Kul (Erzincan)

‹brahim Gürsoy (‹stanbul)

RP: (1)

Zeki Ergezen (Bitlis)

BAfiKAN- Oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

(10/212) esas numaral› Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€›nca, 1993 y›l› kas›m ay›ndan bu yana gerçeklefltirilen ihalelerle ilglili olarak ileri sürülen iddialar› araflt›rmak amac›yla kurulan Meclis Araflt›rmas› Komisyonuna seçilmifl bulunan say›n üyelerin 27 Ekim 1994 Perflembe günü Saat 14.30' da Halkla ‹liflkiler Binas› (B) Blok Alt zemin 4 üncü Banko Meclis Araflt›rmas› Komisyonu salonunda toplanarak, baflkan, baflkanvekili, sözcü ve kâtip seçimini yapmalar›n› rica ediyorum.

Toplant›n›n yeri, günü ve saati ayr›ca ilan tahtas›na as›lacakt›r.

Say›n milletvekilleri, al›nan karar gere€ince, bugün, sözlü sorular› görüflmeyece€iz.

fiimdi, gündemin "Kanun Tasar› ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Di€er ‹fller" k›sm›na geçiyoruz.

Önce, s›ras›yla, yar›m kalan ifllerden bafll›yoruz.

 

 

BAfiKAN- Hazine ve D›fl Ticaret Müsteflarl›€› Teflkilat ve Görevleri Hakk›nda Kanunda De€ifliklik  Yap›lmas›na ‹liflkin 436 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n görüflmelerine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Bütçe Kanununda Yer Alan Baz› Hükümlerin ‹lgili Kanunlar›nda Düzenlenmesi Hakk›nda Kanun Tasar›s›n› görüflmeye bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Devlet Planlama Teflkilat› Kurulufl ve Görevleri Hakk›nda 437  Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n görüflmelerine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- ‹nsan Haklar› Bakanl›€›n›n, Teflkilat ve Görevleri Hakk›nda Kanun Tasar›s›n›n görüflmelerine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Çorum Milletvekili Cemal fiahin'in, Türk Kanunu Medenisinin Baz› Maddelerinin De€ifltirimesine Dair Kanun Teklifinin müzakerelerine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Do€u Anadolu Projesi Bölge Kalk›nma ‹dare Teflkilat›n›n Kurulufl ve Görevleri Hakk›nda Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- ‹l ‹daresi Kanununun Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesi ve Bu Kanuna Baz› Maddeler Eklenmesi Hakk›nda Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Hâkim ve Savc› Adaylar› E€itim Merkezi Kurulufl ve Görevleri Hakk›nda Kanunun ‹ki Maddesinin Yeniden Düzenlenmesine Dair Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Esnaf ve Sanatkârlar ve Di€er Ba€›ms›z Çal›flanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasas›nda De€ifliklik Yap›lmas› Hakk›nda Kanun Tasar›s›n›n müzakerelerine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- ‹nsan Haklar› Teflkilat›n›n Kurulufl, Görev ve Yetkilerinin Belirlenmesine Dair Yetki Kanunu Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Do€ru Yol Partisi Grup Baflkanvekili Bursa Milletvekili Turhan Tayan ‹le Sosyaldemokrat Halkç› Parti Grup Baflkanvekili, Hatay Milletvekili Nihat Matkap'›n Özellefltirme Kanunu Teklifinin müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

                                                                                                           -----(X)

BAfiKAN- Güvenlik Soruflturmas›, Baz› Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ‹le Kamu Görevine Al›nmayanlar›n Haklar›n›n Geri Verilmesine ‹liflkin Kanun Tasar›s›n›n müzakerelerine bafll›yoruz.

Komisyon ve Hükümet yerlerini ald›lar.

Say›n milletvekilleri, geçen birleflimde tasar›n›n geçici 3 üncü maddesine kadar görüflülmüfltü. Geçiçi 3 üncü maddeyi okutmadan önce, yeni bir geçici madde eklenmesine dair bir önerge vard›r; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflülmekte olan Kanun Tasar›s›n›n, geçici 2 nci maddesinden sonra gelmek üzere, afla€›daki geçici maddelerin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

      Mehmet Kerimo€lu           Mehmet Adnan Ekmen              Mustafa Y›lmaz

               Ankara                                 Batman                                 Malatya

        H. Uluç Gürkan                        Güler ‹leri                         M. Seyfi Oktay

               Ankara                                 Amasya                                 Ankara

                                   Ural Köklü                         Ercan Karakafl

                                        Uflak                                   ‹stanbul

Geçici Madde.- 12.9.1980 tarihi ile, ülke genelinde, s›k›yönetim uygulamas›n›n kalkt›€› tarih aras›nda geçen sürede do€rudan idarenin tasarrufu ile veya 1402 Say›l› S›k›yönetim Kanunu ile ek ve de€iflikliklerine göre, s›k›yönetim komutanlar›n›n istemleri üzerine, talepleri d›fl›nda kurumlar› ve s›n›flar› de€ifltirenlerden (yüz k›zart›c› suçlarla ilgili sicil durum hariç) bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içerisinde müracaatlar› halinde, eski görevlerine veya ayn› yerdeki eflde€er görevlere, baflvurma tarihinden bafllayarak en geç 60 gün içinde döndürülürler.

Bunlardan, meslekleri d›fl›nda baflka görevlere atananlar›n, bu görevlerde geçirdikleri süreler mesleklerinden geçmifl say›l›r.

Yukar›daki süreler içinde, atand›klar› yeni kurumlardan istifa veya emeklilik nedeniyle ayr›lm›fl olanlar da, bu Kanunun yürürlük tarihinden 6 ay içinde, kurumlar›na müracaatlar› halinde, emeklilik yafl haddini aflmamak kofluluyla, yukar›daki esaslara göre, eski görevlerine veya ayn› yerdeki eflde€er görevlerine döndürülürler.

Bu madde hükümlerine göre, eski görevlerine veya eflde€er görevlerine iade edilenlerin ayl›k ve yan ödemeleriyle, di€er özlük haklar› bak›m›ndan u€rad›klar› kay›plar, geçici 2 nci madde hükümleri gere€ince ödenir.

Bunlardan, resen ve istemleri üzerine emekli edilip de eski görevlerine veya baflka bir göreve dönenler, emeklilikte geçen süre için, keseneklerin kendilerince, karfl›l›klar›n da kurumlar›nca ödenmesi kofluluyla, yeniden TC Emekli Sand›€› ile iliflkililendirilirler. Bunlar›n emekli ayl›klar›yla, görevde olsalard› alacaklar› ayl›klar ve yanödemelerin toplam› aras›ndaki fark, kurumlar›nca ödenir.

Gerekçe:

Herhangi bir yarg› karar›na dayanmaks›z›n ve ilgilinin iste€i olmaks›z›n kurumlar› ve s›n›flar› de€ifltirilen, görevlerine ve ifllerine son verilenlerde oldu€u gibi, eski görevlerine ve ifllerine dönebilmek hakk› tan›nmamas› ve bu dönemdeki ayl›k ve di€er özlük haklar›n›n ödenmemesi, kanunla güdülen amaca ters düfltü€ü gibi, tasar›n›n geçici 2 nci maddesinde yararlananlar ile bu maddede durumlar› düzelenler aras›nda eflitsizlik yarat›lm›fl olacakt›r.

Önerge, tasar›yla amaçlanan›n elde edilmesi ve eflitsizli€in giderilmesi için verilmifltir.

BAfiKAN- Komisyon önergeye kat›l›yor mu efendim?

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANI ‹LYAS AKTAfi (Samsun)- Hay›r Say›n Baflkan, kat›lm›yoruz.

HAL‹L ORHAN ERGÜDER (‹stanbul)- ‹mzalar okunmad›.

BAfiKAN- ‹mzalar baflta okundu efendim.

HAL‹L ORHAN ERGÜDER (‹stanbul)- ‹mzalar efendim...

BAfiKAN- Efendim, okundu; siz dinlemediniz mi?

Komisyon kat›l›yor mu?

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Say›n Baflkan, önerge de€il ki...

BAfiKAN- Geçici madde ilavesi tabiî.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Geçici madde ilavesi...

BAfiKAN- Efendim, geçici madde oldu€u için evvela Komisyona soruyoruz "kat›l›yor musun, kat›lm›yor musun" diyoruz.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Say›n Baflkan, okunan önerge bir madde ilavesidir efendim. Komisyon kat›lm›yor, o zaman söz als›n...

BAfiKAN- Evet, öyle, önerge sahibi söz alacak tabiî...

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Yeni madde ilavesi ise evvela Komisyonun toplan›p,  görüflmesi laz›m...

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Artvin)- Yeni madde ilavesi...

BAfiKAN- Efendim, yeni bir kanunda de€ifliklik yap›lm›yor. Bu, mevcut bir kanuna bir geçici ...

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Bu, yeni bir madde ilavesidir ve burada olmayan bir maddedir. Bundan evvelki usul böyle de€ildir Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Efendim, bundan önceki usul böyleydi.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Bundan önce usul böyle de€ildi.

BAfiKAN- Efendim, bak›n, ‹çtüzü€ün 88 inci maddesini aç›p, okursan›z...

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Siz okuyun!

BAfiKAN- Ben niye okuyay›m... Siz okuyun; ihtiyac› olan sizsiniz,  ben de€ilim ki!

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Onbir senedir bu Parlamentoday›m; madde ilavesi önergeyle olmaz.

BAfiKAN- Efendim, geçici madde ilavesi oluyor.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Efendim, hiç fark etmez, görüflülen önerge, geçici madde ilavesiyle ilgilidir...

BAfiKAN- fiimdi Kanunlar Müdürlü€ünden getirtirim; bu konuda 20 tane örnek...

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Ben, onbir senedir buraday›m, flimdiye kadar önergeyle madde ilave edildi€ini görmedim.

BAfiKAN- ‹çtüzü€ün 88 inci maddesinde, "metne madde ilavesi" deniyor. 88 inci maddeyi aç›n, okuyun

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Siz, okuyun efendim.

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri)- Geçici bir madde Say›n Baflkan...

BAfiKAN- Efendim, lütfen... B›rak›n flimdi...

Komisyon kat›l›yor mu?..

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANI ‹LYAS AKTAfi (Samsun)- Say›n Baflkan, müsaade ederseniz, çok k›sa bir maruzat›m var.

BAfiKAN- Buyurun efendim.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Efendim, uygulamay› söyleyin. Öyle fley olur mu?..

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANI ‹LYAS AKTAfi (Samsun)- Tamam, bir fley demedik. ‹zin verin aç›klayay›m.

Efendim, bu kanun tasar›s› üzerinde çok çal›fl›lm›flt›r. Buna mümasil hükümler vard›, bunlar hep tashih edildi. Binaenaleyh, bu önergeye kat›lmam›z mümkün de€ildir.

Eyüp Beyin itiraz›na gelince; e€er kabul etseydik, ekseriyetimiz aranabilirdi; ama, Komisyon olarak biz, bu önergeyi kabul etmiyoruz ve kat›lm›yoruz.

Arz ederim.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Önerge ifllem göremez.

BAfiKAN- Bak›n Say›n Afl›k, zaten, Komisyonun önergeye kat›lmas› söz konusu de€il. Çünkü, Komisyonun önergeye kat›labilmesi için, Komisyon Sözcüsünün burada Komisyon raporunun aleyhine olabilecek bir beyanatta bulunabilmesi için, ço€unlu€unun olmas› laz›m. Bunu bilmeniz gerekir.

Biz, usul gere€i..

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Say›n Baflkan, öyle de€il...

BAfiKAN- Efendim, bunu tart›flm›yoruz; lütfen yerinize oturur musunuz...

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Önerge muamelesi yapamazs›n›z, madde ilavesi farkl›d›r.

BAfiKAN- Ne demek?.. Önerge de€il midir?

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Madde ilavesidir.

BAfiKAN- Lütfen yerinize oturur musunuz; söz vermedim.

Hükümet kat›l›yor mu efendim?

ADALET BAKANI MEHMET MO⁄ULTAY (‹stanbul)- Takdire b›rak›yoruz Say›n Baflkan›m.

BAfiKAN- Komisyon kat›lm›yor, Hükümet takdire b›rak›yor.

AHMET REMZ‹ HAT‹P (Konya)- Say›n Baflkan, karar yetersay›s›n›n aranmas›n› istiyoruz.

BAfiKAN- Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Önerge reddedilmifltir.

AHMET REMZ‹ HAT‹P (Konya)- Efendim, karar yetersay›s› istedik.

BAfiKAN- Oylamaya geçtikten sonra söylediniz. (RP s›ralar›ndan gürültüler)

AHMET REMZ‹ HAT‹P (Konya)- Hay›r efendim, geçmeden söyledik.

BAfiKAN- Arkadafllar, burada milletvekilli€i ciddiyeti içinde çal›flal›m. Buras› neresi? Konu bitiyor, itiraz ediyorsunuz...

Di€er önergeyi okutuyorum:

 

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflülmekte olan kanun tasar›s›na, geçici 2 nci maddesinden sonra gelmek üzere, afla€›daki geçici maddenin eklenmesini ve madde numaralar›n›n buna göre teselsül ettirilmesini arz ve teklif ederiz.

      Mehmet Kerimo€lu           Mehmet Adnan Ekmen              Mustafa Y›lmaz

                Ankara                                Batman                                  Malatya

          Ercan Karakafl                        Güler ‹leri                            Seyfi Oktay

               ‹stanbul                                 Tokat                                    Ankara

                                                          Ural Köklü

                                                               Uflak

Geçici madde: 1402 Say›l› S›k›yönetim Kanunu ile ek ve de€iflikliklerine göre s›k›yönetim komutanlar›n›n istemleri üzerine veya 13.11.1981 tarihli ve 2559 Say›l› Kanunun ek geçici 2 nci maddesine göre resen emekli edilen memurlar, di€er kamu görevlileri ve kamu hizmetlerinde görevli iflçiler, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde müracaat etmeleri halinde, kamu hizmetlerine girmek için mevzuatta öngörülen nitelikleri tafl›mak ve emeklilik yafl haddini aflmamak kofluluyla, baflvurma tarihinden itibaren en geç 60 gün içinde eski görevlerine veya eflde€er bir göreve iade edilirler.

Birinci f›kraya göre, eski görevlerine veya eflde€er bir göreve iade edilenlerle, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde göreve dönmek istemeyenlerin resen emekliye ayr›ld›klar› tarih ile bu Kanunun yürürlük tarihi aras›nda geçen süreleri, keseneklerinin kendilerince, karfl›l›klar›n›n da kurumlar›nca ödenmesi kofluluyla, emeklilik yönünden ö€renim durumuna göre mevzuat›n öngördü€ü dereceyi aflmamak kayd›yla eski derecelerinde de€erlendirilir; ancak, bunlara de€erlendirenlerin sürelere iliflkin ayl›k ve ikramiye fark› ödenmez.

Gerekçe:

Bu maddede, s›k›yönetim komutanlar›n›n istemleri üzerine veya 13.11.1981 tarihli ve 2559 say›l› Kanunun ek geçici 2 nci maddesine göre resen emekli edilenlerin eski görevlerine ve eflde€er bir göreve iadeleri söz konusudur.

Yukar›daki maddelere göre, 1402 Say›l› Yasaya göre, görevlerine son verilenlerle, s›n›flar› ve kurumlar› de€ifltirilenlere, eski görevlerine ve ifllerine geri dönme imkân› tan›nm›flt›r.

S›k›yönetim komutanlar›n›n istemleri üzerine, emekli edilenlere de, bu hakk›n tan›nmas› yasayla güdülen amaca uygun düflmektedir.

Di€er taraftan, 13.11.1981 tarih ve 2559 Say›l› Yasa da, ola€anüstü dönemde yürürlü€e konulmufltur ve bu Yasaya dayan›larak da, memurlar ve di€er kamu görevlileri, istekleri d›fl›ndaki belli koflullarla, eski görevlerine veya eflde€er bir göreve dönebilme imkân›n›n tan›nmas›, hem eflitlik ilkesinin gere€i hem de hakkaniyete uygundur. Kald› ki, Ortak Hükümet Protokolü ile Hükümet Program›n›n, 12 Eylül hukuku kal›nt›lar›n›n ortadan kald›r›lmas› gerekti€i taahhüdüne de uygundur.

Önerge bu amaçla verilmifltir.

 

BAfiKAN- Komisyon önergeye...

HAL‹L ORHAN ERGÜDER (‹stanbul)- Say›n Baflkan, isimler okunsun efendim.

BAfiKAN- Orhan Bey, herhalde siz, Genel Kurul salonunda de€ilsiniz. Baflta isimler okundu Beyefendi. Kulaklar›n›z duyuyor herhalde.

HAL‹L ORHAN ERGÜDER (‹stanbul)- Herhalde duyuyor efendim. fiu isimleri okuyal›m.

BAfiKAN- ‹simler okundu Beyefendi. Lütfen, burada uyudu€unuz zaman, baflkas› da uyuyor zannetmeyin.

Komisyon kat›l›yor mu efendim?..

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANI ‹LYAS AKTAfi (Samsun)- Kat›lm›yoruz Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Hükümet kat›l›yor mu?..

 ADALET BAKANI MEHMET MO⁄ULTAY (‹stanbul)- Takdire b›rak›yoruz Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Komisyon kat›lm›yor, Hükümet takdire b›rak›yor.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmifltir efendim.

Geçici 3 üncü maddeyi okutuyorum :

 

 

BAfiKAN- Madde üzerinde, Anavatan Partisi Grubu ad›na, Say›n Süleyman Hatino€lu; buyurun.

Say›n Hatino€lu, süreniz 10 dakikad›r.

ANAP GRUBU ADINA SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Artvin)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; flu anda, çok üzülerek, bir kanun tasar›s› üzerinde  Grubum ad›na görüfllerimi  dile getirmek üzere söz alm›fl bulunuyorum. Bu nedenle, Yüce Meclisi sayg›yla selaml›yorum.

"Egemenlik, kay›ts›z flarts›z milletindir" diyoruz; milletten bu yetkiyi alarak buraya geldik, milleti temsilen buraday›z. Ben, milletin refah›na, huzur ve güvenine uygun olmayan böyle bir yasa tasar›s›na, devletim ve milletim ad›na engel olman›n aslî görevim oldu€u inanc›n› tafl›maktay›m. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

Geçen hafta, burada, ayn› tasar›y› görüflürken baz› komediler oynand›; önergeler veriliyor, Hükümeti temsil eden bakan önergeye kat›l›yor; ama, Hükümetin di€er üyeleri önergeye ret oyu veriyor. Bu nas›l hükümet olmak, bunu da anlamak mümkün de€ildir. Acaba neyin pazarl›€›n› yap›yoruz, bunu da anlayam›yoruz.

Bak›n›z, 49 uncu Hükümet olundu€u zaman ilk önce do€u ve güneydo€uda terörün kalkt›€› ortaya at›ld› ve Hükümet ortaklar›yla beraber say›n liderler, davul zurnayla güneydo€uyu ziyaret ettiler. Arkas›ndan, terör bitti anlay›fl›yla askerli€i k›saltt›k; ama, flimdi, askerli€e tekrar ilave getirdik. "Terörü hallettik" diyenler, e€er inan›yorlarsa, lütfen o bölgelere gitsinler; ama, güvenlik güçleriyle beraber de€il, bir vatandafl olarak gitsinler. Bu kürsüden söz veriyorum, gitmek isteyen biri varsa, her türlü masraf›n› ben karfl›layaca€›m; ama, benim dedi€im noktalara, vatandafl gibi gidecek. Terör bittiyse köyleri kim yak›yor?!. Köyleri teröristler yak›yorsa, o zaman terör bitmemifl; niye millete do€ruyu söylemiyoruz? Terör devam ediyor.

fiimdi, öncelikle SHP'lilere  sormak istiyorum, bu kanunun ç›kmas›n› devaml› arzulayan orta€a sormak istiyorum: Sizin demokratikleflme anlay›fl›n›z bu mudur? Bu yasalarla m›, bu gibi bir tasar›yla m› demokratikleflmeyi gerçeklefltirmek istiyorsunuz; bu mudur sizin demokratikleflme anlay›fl›n›z, bu yasa m›d›r?!.

MEHMET KAHRAMAN (Diyarbak›r)- Ne alakas› var?

MEHMET ADNAN EKMEN (Batman)- Bu, antidemokratik bir yasa m›?

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Devamla)- Sizin insan haklar› anlay›fl›n›z, hiç günahs›z yere eziyet gören ve hatta öldürülen insanlar›n suçlular› ortada dururken, faili meçhul cinayetlerin suçlular› ortada dururken, dolayl› da olsa bu suçlara uzaktan katk›s› olan 1402'likleri, 141, 142, 143'lükleri burada affetmek midir? Bu, sizin için demokratikleflme midir?

GÜLER ‹LER‹ (Tokat)- Evet.

BAfiKAN- Müdahale etmeyelim arkadafllar.

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Devamla)- Yaln›z, size flunu söyleyeyim: Hükümetin istikbali ve bekas› için, devletin kurum ve kurallar›n› hiçe sayarak böyle yanl›fl bir yasay› ç›karmak da -üzülerek söylüyorum- sizin gibi bir Hükümete nasip oluyor.

MEHMET ADNAN EKMEN (Batman)- Sizin mant›€›n›z terörü azd›rmak; ben de üzülerek söylüyorum...

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Devamla)- Her gün ö€retmenlerimizin flehit edildi€i bir ortamda, her gün 15-20 askerimizin flehit edildi€i bir ortamda ve yine her gün 15-20 vatandafl›m›z›n flehit edildi€i bir ortamda, siz, geriye dönüp, 1402 kapsam›nda olan kiflilere, üstü kapal›, uydurma yasalarla af getirmek istiyorsunuz ve bu kiflileri, yine, bu flekilde, basit yasalarla devletin bafl›na bela ediyorsunuz. Yüce Türk Milleti bu hakk› bu Meclise vermemifltir ve vermeyecektir; bu kanunun ç›kar›lmamas› gerekir.

Bunlar›n bir k›sm›, zaten, daha önce, idare mahkemelerinin kararlar›yla geriye döndüler; ancak, çok a€›r suçlu olanlar, dosyalar›nda belgeleri olanlar idare mahkemelerinden geri dönemedikleri için, flimdi, böyle üstü kapal› bir yasayla tekrar göreve getirilmek istenmektedir. Biz, bu kapsam içinde olan kiflileri 12 Eylül öncesinden çok iyi tan›yoruz; onlar› gördük. O zamanlar bunlar›n koruyuculu€unu yapan siyasiler, flimdi onlar› affettirip tekrar bu devletin bafl›na bela edeceklerdir.

Say›n milletvekilleri, biz  eskileri tekrar yaflamak ve görmek istemiyoruz,  o zihniyetler dönemine, tekrar, asla dönmek istemiyoruz. Bugün, tekrar ayn› senaryolar oynanmakta ve devleti içeriden çökertmek için, yine 12 Eylül öncesi baz› yanl›fl zihniyetlere zemin haz›rlanmaktad›r. SHP'ye çok görmüyorum; çünkü, onlar bindiler bir alâmete, gidiyorlar k›yamete; ama, Say›n DYP'lilere ne oluyor!.. S›rf Hükümette kalabilmek için, bu yasa tasar›s›na nas›l evet diyorsunuz?!. Sizi de anlamak mümkün de€ildir.

MEHMET ADNAN EKMEN (Batman)- Bundan istifade edecekler millet de€il mi?!.

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Devamla)- Memleketin âli menfaatlar› dururken, bu kadar kiflisel, bireysel, adi menfaatlarla u€raflman›n ve bunda direnmenin amac›n› anlamak da mümkün de€ildir.

Say›n milletvekilleri, geliniz, do€u ve güneydo€uyu rahatlatacak yasalar› ç›karal›m, bugün yetersiz hale gelen Ola€anüstü Hal Yasas›n› de€ifltirelim. 1991'de, seçimlerden önce millete söz verdiniz, her ikiniz de "ola€anüstü hali kald›raca€›z" dediniz; aradan üç y›l geçti, ola€anüstü halle ilgili hiçbir fley yapamad›€›n›z gibi, güneydo€uya giderken, Ola€anüstü Hal Kanununa sar›larak, onun flemsiyesinde, onun gölgesinde gidiyorsunuz.

COfiKUN GÖKALP (K›rflehir)- Say›n Hatino€lu, ANAP ola€anüstü halin kalkmas› için, sözünde duruyor mu?

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Devamla)- Terörü askere havale etmekle, bu ifli halledemezsiniz. Bak›n›z, 1402'liklere tan›d›€›n›z bu haklarla, yani bu ç›karmak istedi€iniz yasayla terörü de teröristi de takviye ediyorsunuz; bunun fark›nda bile de€ilsiniz. Bak›n›z, geçici 3 üncü madde ne diyor: "...bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren alt› ay içinde müracaatlar› halinde, görevlerine son verildikleri tarihte almakta olduklar› ayl›k derecesine eflit derecenin ayn› kademesinden bafllat›lmak üzere, ayr›ld›klar› tarihteki eski görevlerine veya eflde€er bir göreve baflvurma tarihinden itibaren, en geç 60 gün içinde iade edilirler. Mahkûm olsun veya olmas›n, bu fiilleri nedeniyle verilmifl olan disiplin cezalar› bütün sonuçlar›yla birlikte kald›r›l›r." Dosyalar›ndan kald›r›l›yor ve yok ediliyor...

De€erli arkadafllar, biz bu tipleri, bu 1402 mensuplar›n› çok iyi tan›yoruz, ne kadar zararl› olduklar›n› biliyoruz. ‹fle alacaksan›z, p›r›l p›r›l gençler var, onlar› al›n; bu tipler devlete zararl› ve y›k›c› olur. Herkes cezas›n› çeksin, gelin bundan vazgeçin, terörü önleyici tedbirler getirin, o yasalar› getirin, gelin onlar› görüflelim. րretim görevlileri, Türkiye'yi e€itecek, bilgilendirecek olan üniversite mensuplar› sokakta, onlar›n maafllar›n› düzeltin. Onlar dururken, böyle, geçmiflten puan almak için, suçlular›n flemsiyesi alt›na girip de, böyle bir yasayla bu Meclisi iflgal etmeyin.

Sonuç olarak, size flunu diyorum: Ulusal varl›€›m›zdan ve bütünlü€ümüzden, devletin birli€inden ve dirli€inden, bölünmez bütünlü€ünden, yar›n tüm yönetimlerden ve idarelerden sorumlu olacak bu kiflileri, böyle basit yöntemlerle tekrar devlet hizmetine alman›z bizim vicdanlar›m›za göre mümkün de€ildir.

Bu kanun tasar›s›na evet diyen milletvekillerini, ben, bu Meclis kürsüsünden, Yüce Türk Milletine havale ediyorum. Böyle bir yasay› ç›karmaya, bu tasar›ya evet demeye bu Meclisin hakk› yoktur diyorum, hepinize sayg›lar sunuyorum. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ediyorum Say›n Hatino€lu.

Siz konuyu yanl›fl anlam›fls›n›z; 141, 142 ve 163'ü kald›rmakla siz övünüyorsunuz; yaln›z, o kald›r›lan Ceza Kanunu maddelerine göre...

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Artvin)-Suçlular› de€il...

BAfiKAN- Efendim, bir dakika.

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Artvin)- Biz suçlular› ç›karmad›k, suçlular duruyor orada.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Say›n Baflkan,  gelip buradan söyleyin, oradan yorum yapamazs›n›z.

BAfiKAN- Hatip yanl›fl bir fley söylüyor efendim.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Say›n Baflkan, söyledikleriniz do€ru bile olsa, buradan söyleyin.

BAfiKAN- Lütfen oturur musunuz... Söz verdim mi size...

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Buradan söyleyin, buradan...

BAfiKAN- Lütfen oturur musun yerine...

Kald›rd›€›n›z Ceza Kanunu maddelerine göre mahkûm edilmifl insanlar›n cezalar› da kalkar.

Say›n Bahaddin Elçi, buyurun

ABDÜLLAT‹F fiENER (S›vas)- Divan eksik, Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Say›n fiener, arkadafl›n›za söyleyin de gitmesin o zaman. Baflkanl›k Divan›nda herkesin bir görevi var; orada oturan, üyenizdir; söyleyin kendisine...

O⁄UZHAN AS‹LTÜRK (Malatya)- O bizim yönetimimizde de€il, Baflkanl›€›n yönetiminde.

BAfiKAN- Arkadafllar, ben de, Baflkanl›k Divan›ndaki üyeler yerlerinde otursunlar istiyorum...

Buyurun Say›n Elçi.

Konuflma süreniz 10 dakikad›r.

BAHADD‹N ELNj (Bayburt)- Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; görüflülmekte olan kanun tasar›s›n›n geçici 3 üncü maddesi üzerinde, Refah Partisi Grubumuzun görüfllerini sunmak üzere huzurlar›n›zday›m; bu vesileyle hepinize sayg›lar sunuyorum.

Bilindi€i gibi, 12.4.1991 tarihinde kabul edilen 3713 say›l› Terörle Mücadele Yasas›n›n 23 üncü maddesiyle, Türk Ceza Yasas›n›n 140, 141, 142 ve 163 üncü maddeleri yürürlükten kald›r›lm›flt›.

Bu maddeyle, 140, 141, 142 ve 163 üncü maddeler kapsam›na giren fillerden dolay› yarg›lanarak mahkûm olmalar› nedeniyle görevlerine son verilen memurlar, di€er kamu görevlileri ve toplusözleflme hükümlerine göre sözleflmeleri feshedilen iflçilerin, bu kanunun yürürlü€e girmesinden itibaren alt› ay içinde müracaat etmeleri halinde, baflvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde görevlerine ve ifllerine iade edilmelerine imkân tan›nmak istenmektedir.

Biz, esasen, 12 Eylül kal›nt›lar›n›n temizlenmesi yönündeki bütün çabalar› destekleme amac›na yönelik bir politika izlemekteyiz. Bu tasar›ya bu amaçla olumlu bakmaktay›z.

Yaln›z, burada, bize göre, bir husus gözden kaçm›flt›r. Bu da, bilindi€i gibi, 3713 say›l› Kanunun 23 üncü maddesinde, 140, 141, 142 ve 163 üncü maddelerin yürürlükten kald›r›lmas›na ilaveten, 6187 say›l› Vicdan ve Toplanma Hürriyetinin Korunmas› Hakk›nda Kanun da, bunun gibi, an›lan yasayla yürürlükten kald›r›lm›flt›. Gönül arzu ederdi ki, bu geçici 3 üncü maddeye 6187 say›l› Yasa kapsam›na girenler de dahil edilsin. Bu eksikli€in giderilmesi amac›yla, 6187 say›l› Yasa kapsam›na giren mahkûmlar›n da bu geçici 3 üncü madde kapsam›na al›nmas›na iliflkin, arkadafllar›m›z taraf›ndan haz›rlanm›fl olan teklifin kabul görece€ini ümit ediyorum.

Tabiî, burada, bir çeliflkiye de iflaret etmeden geçemeyece€im. Bilindi€i gibi, bu maddeyle, Türk Ceza Yasas›n›n 140, 141, 142 ve 163 üncü maddelerinden mahkûm olanlar›n görevlerine iadelerine imkân tan›nmak istenmektedir. An›lan yasay› ç›karan bir yönetimin, bugün düfltü€ü çeliflkiye de iflaret etmeden geçemeyece€im.

Grubumuz olarak maddeye olumlu yaklafl›yor, bu vesileyle hepinize sayg›lar sunuyorum. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Elçi.

Maddeyle ilgili verilmifl önergeler vard›r; okutuyorum:

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflülmekte olan 693 s›ra say›l› kanun tasar›s›n›n geçici 3 üncü maddesinin ilk cümlesine, "Türk Ceza Kanununun l40, 141, 142 ve 163 üncü maddeleri" ibaresinden sonra, "6187 say›l› Vicdan ve Toplama Hürriyetinin Korunmas› Hakk›nda Kanun" cümlesinin eklenmesini ve maddenin bu flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

          Lütfü Esengün                  ‹brahim Halil Çelik                 Abdüllatif fiener

               Erzurum                               fianl›urfa                                  S›vas

                                Fethullar Erbafl                         Ali O€uz

                                         Van                                   ‹stanbul

 

Yüksek Baflkanl›€a

3 üncü geçici maddenin ikinci cümlesinin ç›kar›lmas›n› arz ve teklif ederiz.

          Coflkun K›rca                     Ökkefl fiendiller                    Vehbi Dinçerler

               ‹stanbul                         Kahramanmarafl                          Ankara

           Etem Kelekçi                      ‹rfan Köksalan                     Ersin Faralyal›

                 Afyon                                   Ankara                                   ‹zmir

 

BAfiKAN- fiimdi, önergeleri ayk›r›l›k derecesine göre tekrar okutup, iflleme koyaca€›m:

 

                                         Yüksek Baflkanl›€a

3 üncü geçici maddenin ikinci cümlesinin ç›kar›lmas›n› arz ve teklif ederiz.

Coflkun K›rca (‹stanbul) ve arkadafllar›

 

BAfiKAN- Say›n Komisyon, önergeye kat›l›yor musunuz?

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANI ‹LYAS AKTAfi (Samsun)- Kat›lm›yoruz efendim.

CEVAT AYHAN (Sakarya)- Karar yetersay›s›n›n aranmas›n› istiyoruz.

BAfiKAN- Bir dakika efendim, ifllemi bir bitirelim.

AB‹T KIVRAK (Konya)- Bir dakika geçince de uygulam›yorsunuz...

BAfiKAN- Hükümet önergeye kat›l›yor mu?

ADALET BAKANI MEHMET MO⁄ULTAY (‹stanbul)- Kat›lm›yoruz efendim.

BAfiKAN- Hükümet ve Komisyon  önergeye kat›lm›yor.

COfiKUN KIRCA (‹stanbul)- Söz istiyorum Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Buyurun Say›n K›rca.

Konuflma süreniz 5 dakikad›r.

COfiKUN KIRCA (‹stanbul)- Arkadafllar, hukukun genel prensiplerinden birisi de fludur: Ceza hukukunda, suç say›lan fiillerin say›lmamas› takdirinde disiplin suçlar› cezaî hükümlerini takip etmeyebilir. Ceza suçlar›yla disiplin suçlar› aras›nda paralellik olmas› de€il, olmamas› esast›r.

fiimdi, devletin temel ilkelerine karfl› gelenlere, devlet, bir at›fet yapm›fl olmak isteyebilir; fakat, kamu hizmeti görülürken ayn› fiiller, e€er, idare taraf›ndan disiplin suçu telakki edilmifl ve bu sebepten dolay› ilgili memura veya kamu görevlisine disiplin cezalar› verilmiflse, bu, cezaî hükümlerle ilgisi olan bir husus de€ildir. Aç›kça flu hususu ortaya koyal›m: Mesela, D›fliflleri Bakanl›€›nda yahut ‹çiflleri Bakanl›€›nda, Marksist, Leninist düflüncelere temayül etti€i bilinen bir kifli belki de baflka baz› memleketlerde oldu€u gibi cezaland›r›lmayabilir; ama, yine di€er demokratik memleketlerde -alt›n› çiziyorum, demokratik memleketlerde- oldu€u gibi, bu gibileri memuriyette muhafaza etmemek devletin hakk›d›r.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Bakanl›klarda?..

COfiKUN KIRCA (Devamla)- Bakanl›klar da... Bakanl›€› kastediyoruz tabiat›yla.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Bakan olarak zarar etmez ama, de€il mi?

COfiKUN KIRCA (Devamla)- Bakan olarak zarar edip etmeyece€ini düflünmek, hep biz milletvekillerine ait bir ödevdir Say›n Eyüp Afl›k. Ben flahsen, o ödevi yerine getirenlerdenim.

Böyle olunca, tehlikeli bir 盀›r açmaktay›z. Bu tasar›, vaktiyle s›k›yönetim komutanl›klar› taraf›ndan haklar›nda belirli suçlamalar›n yap›ld›€› kiflileri kaps›yor. Disiplin suçlar›ndan dolay› bu kiflilere verilen cezalar, s›k›yönetim komutanl›klar›n›n istekleri üzerine verilmemifltir; her bakanl›€›n kendi disiplin mekanizmas› içinde, teftifl kurullar›n›n ve disiplin kurullar›n›n yapt›klar› inceleme ve araflt›rmalar sonucunda verilmifltir.

fiimdi, biz burada niçin var›z; diyelim ki, bu gibi suçlar› ceza konusu yapmayaca€›z, yahut, haklar›nda belirli muameleler yap›lm›fl olanlardan, ceza imifl gibi görülen bu muamelelerin sonuçlar›n› kald›raca€›z; ama, bir bakanl›€›n do€rudan do€ruya kendisinin ve kendi al›fl›lm›fl, kanunî ve geleneksel mekanizmalar› içinde, devletin temel ilkelerine ayk›r› temayülleri oldu€u için, yine kanuna uygun olarak, disiplin cezalar› yoluyla tasfiye etti€i kiflileri de geri alaca€›z!.. Biz buraya devleti bat›rmaya m› geldik! Bu kanuna bu hükmün sokulmufl olmas›n›n hiçbir ilgisini görmüyorum. Efendim, idam cezas›na çarpt›rmaktan vazgeçiyoruz, ama devlette muhafaza m› edece€iz?!. Almanya’da da bu gibilere idam cezas› verilmiyor; ama, en afla€› bizim kadar demokratik bir ülke oldu€undan zerre kadar flüphe edilmeyecek olan Federal Almanya hukukunda, memurlar, devlete ve devletin ilkelerine sadakatle görevli ve ödevlidirler; aksi halde cezaland›r›lmazlar; ama, memuriyetten kovulurlar.

Yüce Meclisin at›fetinin, bu hususlara kadar uzanmas›n› tasvip edenlerden de€ilim. Bu itibarla, bu takririmizin kabul edilmesini Yüce Meclisten niyaz ediyorum.

Teflekkür ederim. (DYP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n K›rca.

Say›n milletvekilleri, önergeye Komisyon ve Hükümet kat›lmam›flt›r.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler...

CEVAT AYHAN (Sakarya)- Karar yetarsay›s› istemifltik; aray›n›z efendim.

BAfiKAN- Bak›n, flimdi oylamaya geçtim...

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Artvin)- Daha evvel karar yetersay›s› istendi.

BAfiKAN- Efendim, flimdi istenecek...

CEVAT AYHAN (Sakarya)- Aramaya mecbursunuz...

BAfiKAN- Beyler, birleflimin bafl›nda karar yetersay›s› isterseniz olur mu?!. O zaman daha sözcü konuflmam›flt›... (RP s›ralar›ndan “daha önce istedik” sesleri )

CEVAT AYHAN (Sakarya)- Siz burada bizi dikkate alm›yorsunuz; bizi dikkate almaya mecbursunuz...

BAfiKAN- Oturur musunuz yerinize... Size konuflma hakk› vermedim... Lütfen oturur musunuz yerinize...

CEVAT AYHAN (Sakarya)- Yoksa, sizi rezil ederiz... Sahtekârl›k yap›yorsunuz...

BAfiKAN- Önergeyi kabul edenler...

O laf›... Neyse, bak›n tutana€a geçti...

COfiKUN KIRCA (‹stanbul)- Hangi önerge efendim?

BAfiKAN- Efendim, bir tane önerge var. Siz neyin üzerinde konufltunuz?

COfiKUN KIRCA (‹stanbul)- Bir önerge daha var.

BAfiKAN- Hay›r, “Hangisini” demeye hakk›n›z var m›; siz konufltunuz...

COfiKUN KIRCA (‹stanbul)- Baflkan olarak ba€›rmaya hakk›n›z yoktur.

BAfiKAN- Siz yerinizden “hangi önergeyi oyluyorsunuz” diye ba€›r›yorsunuz!.. Sizin üzerinde konufltu€unuz önergeyi oyluyorum.

fiAD‹ PEHL‹VAN (Ordu)- Ba€›rmaya hakk›n›z yok; niye ba€›r›yorsunuz?..

BAfiKAN- Efendim, niye ba€›rmayay›m ki; yani, kendisi kürsüde konuflmufl, önergesinin lehinde konuflmufl, o önergeyi oya sunuyorum.

Say›n milletvekilleri, önergede...

fiAD‹ PEHL‹VANO⁄LU (Ordu)- Do€ru dürüst baflkanl›k yap›n.

BAfiKAN- Siz baflkanl›k yaparsan›z, gelir oturursunuz burada...

fiimdi, geçici maddenin 2 nci cümlesinin metinden ç›kar›lmas›n› teklif ediyorlar.

COfiKUN KIRCA (‹stanbul)- Teflekkür ederim...

BAfiKAN- Say›n Coflkun K›rca ve arkadafllar›n›n önergesi.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler...

CEVAT AYHAN (Sakarya)- Karar yetersay›s› istemifltik Say›n Baflkan.

KÂT‹P ÜYE ‹BRAH‹M HAL‹L ÇEL‹K (fianl›urfa)- Karar yetersay›s› istenmiflti.

BAfiKAN- Bir say›n evvela... Kabul edenleri bir say›n...

ADALET BAKANI MEHMET MO⁄ULTAY (‹stanbul)- Say›n Baflkan, ben, Bakan olarak toplant›y› terk ediyorum; kat›lm›yorum buna, burada oturmuyorum. (CHP ve ANAP s›ralar›ndan “Bravo” sesleri, alk›fllar)

BAfiKAN- Efendim, bir dakika... (ANAP s›ralar›ndan “ara ver Say›n Baflkan” sesleri)

fiimdi, önergeyi bir...

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- Hükümet önergeye kat›l›yor mu kat›lm›yor mu anlafls›n; bir, ara verin.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Karar yetersay›s› yok zaten; ara verin.

BAfiKAN- Sayaca€›z daha, biz de sayaca€›z.

Efendim Hükümet geliyor mu yerine?..

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Baflka bir Say›n Bakan gelsin.

BAfiKAN- B›rak›n efendim, Hükümet burada;, bir bakan terk eder baflka bir Bakanlar Kurulu üyesi de gelmezse o zaman tamam... Geliyor mu Hükümet?.. (ANAP s›ralar›ndan “ara verin” sesleri)

 Birleflime 10 dakika ara veriyorum efendim.

Kapanma Saati: 17.27

 

 

 

                                                     ‹K‹NC‹ OTURUM

                                                   Aç›lma Saati: 17.52

                                     BAfiKAN: Baflkanvekili Kamer GENÇ

   KÂT‹P ÜYELER: ‹brahim Halil ÇEL‹K (fianl›urfa), Cengiz ÜRETMEN (Manisa)

                                                  -----0-----

BAfiKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 24 üncü Birlefliminin 2 nci Oturumunu aç›yorum.

 

                                                                                            ---------(Devam)

BAfiKAN-Görüflmelere kald›€›m›z yerden devam ediyoruz.

Komisyon ve Hükümet haz›r.

Görüflmekte oldu€umuz yasa tasar›s›yla ilgili geçici 3 üncü madde hakk›nda verilen bir önerge vard›.

M. SEYF‹ OKTAY (Ankara)- Önergeyle ilgili söz alabilir miyim?

BAfiKAN- Hay›r efendim. Önerge sahibi de konufltu, önerge üzerindeki konuflmalar bitti.

HAL‹L ‹BRAH‹M ÖZSOY (Afyon)- Önerge oyland›.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Oylama bitti mi Say›n Baflkan?

BAfiKAN- Efendim, nerede bitti; hay›r, bitmedi. Siz buradayd›n›z Say›n Afl›k. Hep benden niye soruyorsunuz, baz› fleyleri biraz da kendiniz takip edin.

Efendim, flöyle olmufltu: Önergenin oylamas› s›ras›nda Hükümet çekildi. Tabiî, Hükümet temsil edilmeyince, iflleme devam etmek mümkün de€il. Zat› âliniz de biliyorsunuz bunu.

Genel Kurulun da bilgisi olsun, önergede istenen flu:  "Mahkûm olsun veya olmas›n, bu fiilleri nedeniyle verilmifl olan disiplin cezalar›, bütün sonuçlar›yla birlikte kald›r›l›r." Önerge sahibinin iste€i bu. fiimdi, bu fiiler nedir? 140, 141, 142 ve 163 üncü maddelere göre mahkûmiyet hükümleri kald›r›lan kamu çal›flanlar›na, bu 140, 141, 142 ve 163 üncü maddeler uyar›nca, bu cezalara ba€l› olarak, idareler taraf›ndan verilen disiplin cezalar›n›n da tasar› metninden kald›r›lmas›n› istiyor.

COfiKUN KIRCA (‹stanbul)- Hay›r efendim, hay›r... Siz, benim önergemi bana atfen izah edemezsiniz, öyle bir yetkiniz yok. (Gürültüler)

BAfiKAN- Bir dakika efendim... Bir dakika....

Say›n Coflkun K›rca, ben size söz vermedim, lütfen, rica ediyorum, oturun. (Gürültüler)

Önergeyi oylayaca€›m efendim.

Önergeden bu cümlenin ç›kmas›n› istiyor...

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Önerge müzakere ediliyor Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Say›n Afl›k, size söz vermedim.

Önergeyi oylayaca€›m.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Say›n Baflkan, yanl›fl yap›yorsunuz. Önerge verildi; önerge, önerge sahibi taraf›ndan izah edildi. Sizin bunu yorumlama hakk›n›z var m›?

BAfiKAN- Efendim, yorumlamaya hakk›m var; çünkü, birleflime ara verdik.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Önerge sahibi "öyle de€il" diyor.

BAfiKAN- Lütfen oturur musunuz yerinize Say›n Afl›k.

Önergeye Hükümet ve Komisyon kat›lmad›.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler...

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- Say›n Baflkan, önergeyle ilgili beyanlar›n›z bir kar›fl›kl›k meydana getiriyor.

BAfiKAN- Hay›r, hay›r, bir kar›fl›kl›k meydana getirilmemifltir. Cümle ortada efendim.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- Yorumunuza önerge sahibi kat›lm›yor.

BAfiKAN- ...Önergeyi kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemifltir. (ANAP s›ralar›ndan, s›ra kapaklar›na vurmalar, gürültüler)

Arkadafllar, Divandaki arkadafllar görüyorlar... (ANAP s›ralar›ndan gürültüler)

COfiKUN KIRCA (‹stanbul)- Oylamay› tekrarlay›n lütfen.

BAfiKAN- Efendim, yeniden oylayay›m o zaman.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- Önerge hakk›nda beyanda bulundunuz; ama önerge sahibi aksini söylüyor.

BAfiKAN- Say›n Korkmazcan, lütfen... Grubunuza... (ANAP s›ralar›ndan gürültüler)

Ben, "Önergeyi kabul edenler" diyorum.

Kabul edenler...

Kald›r›n ellerinizi.

ABDULKAD‹R ATEfi (Gaziantep)- Bir daha oylayamazs›n›z; bitmifltir oylama.

BAfiKAN- Efendim, itiraz var; tekrar oyluyorum.

...Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemifltir.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- Say›n Baflkan, kaça kaç reddedildi? Oylaman›zda flüphe var.

BAfiKAN- ‹kinci önergeyi okutuyorum:

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflülmekte olan 693 s›ra say›l› kanun tasar›s›n›n Geçici 3 üncü maddesinin ilk cümlesine "Türk Ceza Kanunun 140, 141,142 ve 163 üncü maddeleri" ibaresinden sonra "6187 say›l› Vicdan ve Toplanma Hürriyetinin Korunmas› Hakk›ndaki Kanun" cümlesinin eklenmesini ve maddenin bu flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

Lütfü Esengün (Erzurum) ve arkadafllar›

 

BAfiKAN- Komisyon, önergeye kat›l›yor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANI ‹LYAS AKTAfi (Samsun)- Kat›lam›yoruz.

BAfiKAN- Hükümet?..

DEVLET BAKANI NECMETT‹N CEVHER‹ (fianl›urfa)- Kat›lm›yoruz.

BAfiKAN- Komisyon ve Hükümet kat›lm›yor.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemifltir.

Maddeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Madde kabul edilmifltir.

Geçici 4 üncü madde okutulmadan önce, bir geçici madde ilavesi istemi vard›r; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflülmekte olan tasar›ya, daha evvel Bakanlar Kurulunca benimsenen, Adalet ve ‹çiflleri Komisyonlar›nca da kabul edilen ek geçici 4 üncü madde olarak tekrar afla€›daki maddenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

          Atilla Mutman                      Bahattin Yücel                     Ender Karagül

                  ‹zmir                                   ‹stanbul                                  Uflak

           Uluç Gürkan                        Algan Hacalo€lu                     Veli Aksoy

Ankara                                       ‹stanbul                                  ‹zmir

                                            Mustafa Y›lmaz

                                                 Gaziantep

"Geçici Madde 4: 12.9.1980 tarihi ile ülke genelinde s›k›yönetim uygulamas›n›n kalkt›€› tarih aras›nda geçen sürede, do€rudan idarenin tasarrufu ile veya 1402 say›l› S›k›yönetim Kanunu ile ek ve de€iflikliklerine göre s›k›yönetim komutanlar›n›n istemleri üzerine, talepleri d›fl›nda kurumlar› veya s›n›flar› de€ifltirilenler (yüz k›zart›c› suçlarla ilgili sicil durumu hariç) bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren alt› 6 ay içinde baflvurmalar› halinde, eski görevlerine veya ayn› yerdeki eflde€er görevlere, baflvurma tarihinden bafllayarak en geç 60 gün içinde döndürülürler.

Bunlardan, meslekleri d›fl›nda baflka görevlere atananlar›n bu görevlerde geçirdikleri süreler mesleklerinde geçmifl say›l›r.

Yukar›daki süreler içinde atand›klar› yeni kurumlardan istifa veya emeklilik nedeniyle ayr›lm›fl olanlar da, emeklilik yafl haddini aflmamak kayd›yla, yukar›daki esaslara göre eski görevlerine veya ayn› yerdeki eflde€er görevlere döndürülürler.

Bu madde hükümlerine göre, eski görevlerine veya eflde€er göreve iade edilenlerin, ayl›k ve yanödemeleri ile di€er özlük haklar› bak›m›ndan u€rad›klar› kay›plar, geçici 2 nci madde hükümleri gere€ince giderilir.

Bunlardan resen ve istemleri üzerine emekli edilip de eski görevlerine veya baflka bir göreve dönenler, emeklilikte geçen süre için, keseneklerinin kendilerince, karfl›l›klar›n›n da kurumlar›nca ödenmesi kofluluyla yeniden T.C. Emekli Sand›€› ile iliflkilendirilirler. Bunlar›n emeklilik ayl›klar›yla, görevde olsalard› alacaklar› ayl›klar ve yanödemelerin toplam› aras›ndaki fark kurumlar›nca ödenir."

Gerekçe: 12.9.1980 tarihinden, ülke genelinde s›k›yönetim uygulamas›n›n kalkt›€› tarih aras›nda, do€rudan idarenin tasarrufu veya s›k›yönetim komutanlar›n›n istemleri üzerine, birçok kamu görevlisinin, talepleri d›fl›nda, kurumlar› ve buna ba€l› olarak s›n›flar› de€ifltirilmifltir.

Bu flekilde, kurumlar› ve s›n›flar› de€ifltirilen kamu görevlileri, yeni kurumlar›nda maddî ve manevî kayba u€rayarak çal›flmak zorunda b›rak›lm›fllar ve bunlardan baz›lar› istifa ederek veya emekli olmak suretiyle kamu görevinden ayr›lm›fllard›r.

Bu türde haks›zl›€a u€rayan kamu görevlilerinin tekrar kamu görevine iade haklar› Plan ve Bütçe Komisyonunda kald›r›larak kamu hizmetinden mahrum b›rak›lm›fllard›r.

BAfiKAN- Önergeye Komisyon kat›l›yor mu efendim?

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANI ‹LYAS AKTAfi (Samsun)- Kat›lm›yoruz Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Hükümet?

ADALET BAKANI MEHMET MO⁄ULTAY (‹stanbul)- Kat›lm›yoruz efendim.

BAfiKAN- Önergeye Komisyon ve Hükümet kat›lm›yor.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Geçici madde eklenmesine dair önerge reddedilmifltir.

Geçici madde 4'ü okutuyorum:

 

 

BAfiKAN- Madde üzerinde söz isteyen?..

ABDULLAT‹F fiENER (S›vas)- Refah Partisi Grubu ad›na Cevat Ayhan konuflacak efendim.

BAfiKAN- Refah Partisi Grubu ad›na, Cevat Ayhan; buyurun efendim.

Say›n Ayhan, süreniz 10 dakikad›r.

RP GRUBU ADINA CEVAT AYHAN (Sakarya)- Muhterem Baflkan, muhterem üyeler; görüflülmekte olan 693 s›ra say›l› Güvenlik Soruflturmas› Hakk›ndaki Kanun Tasar›s›n›n geçici 4 üncü maddesi üzerinde söz alm›fl bulunmaktay›m.

Muhterem arkadafllar, kanun tasar›s›n›n bu maddesinde, geçmifle ait sicil kay›tlar›n›n, adlî sicil kay›tlar› d›fl›ndaki kay›t ve fifllerin dosyadan ç›kar›lmas› düzenlenmektedir. Kanun, bu maddesiyle, 12 Eylül döneminde birtak›m tasarruflar neticesinde ma€dur olmufl kimselerin sicillerinden, birtak›m bilgilerin ç›kar›lmas›n› düzenlemektedir.

De€erli arkadafllar, asl›nda, kanunun bütünü, güvenlik soruflturmas›yla ilgili getirmifl oldu€u, devaml›l›k arz eden hükümlerin -ki, bunlar 1 inci ve 2 nci maddelerdir- d›fl›ndaki hükümler, hep, 12 Eylül dönemindeki tasarruflardan ma€dur oldu€u ifade edilen birtak›m kimselerin göreve iadesi, dosyalar›ndaki birtak›m kay›tlar›n, notlar›n silinmesiyle ilgilidir.

fiöyle hat›rlarsak;12 Eylül yönetimi, geldi€i zaman ne yapt›; o dönemin flartlar› içinde, 1402 say›l› S›k›yönetim Kanununu de€ifltirerek, memurlardan, di€er kamu personelinden ve iflçilerden baz›lar›n›n, mahkeme karar› olmadan, ifllerine son verdi, baz›lar›n›n da yerlerini de€ifltirdi; ayn› zamanda, Emekli Sand›€› Kanununda de€ifliklik yaparak, memurlar› resen emekliye sevk etti. Yine, bunlar›n birk›sm›, bilahara, 12 Eylül yönetiminden sonra, çeflitli idarî yarg› kararlar›yla tekrar görevlerine geldiler; ama, hâlâ bundan faydalanamayan, bu hukukî prosedürü tamamlayamayan, bu uzun, yorucu ve meflakkatli yolu tamamlayamayan kimseler var ki, bu kanun tasar›s›, bunlarla ilgili bir af getirmekte ve at›fette bulunmaktad›r.

De€erli arkadafllar, bu kanun tasar›s›yla, esas›nda, afla€›daki hususlar getirilmektedir. Nedir bunlar; güvenlik soruflturulmas›na kanunî mesnet haz›rlanmakta; yani, bundan sonraki dönemde, kimler, hangi makamlar, hangi kurumlar›n hangi makamlar›, güvenlik soruflturmas›na konu olacak, bunlar tarif edilmekte; güvenlik soruflturmas› sebebiyle ifle al›namayan veya al›n›p da iflten ç›kar›lanlara tekrar imtihan hakk› verilmekte; 1402 say›l› S›k›yönetim Kanununa göre 12 Eylül 1980'den sonra bir daha kamu hizmetinde çal›flt›r›lmamak üzere ifline son verilenlerin ifllerine dönüflü sa€lanmakta; Türk Ceza Kanunun 3713 say›l› Terörle Mücadele Kanunuyla iptal edilen 140, 141, 142 ve 163 üncü maddelerine göre mahkûm oldu€undan ifline son verilenlerin ifllerine dönüflü sa€lanmakta ve daha önce güvenlik soruflturmas› sebebiyle kiflilerin dosyalar›na konulan -biraz evvel arz etti€im gibi- kay›t ve fifllerin, dosyalar›ndan ç›kar›lmas› hükmü getirilmektedir.

Bu kanun tasar›s›nda -gerçi, bu maddeyle ilgili de€il; ama, bir eksiklik var, onu burada zikretmek isterim; Komisyon, gerekirse tavzihte bulunur- mahallî idarelerde çal›flanlardan ifline son verilmifl olanlarla ilgili, "bunlar di€er kurulufllarda ifl bulurlarsa çal›flabilirler" fleklinde bir hüküm getirilmifl; yani, onlara bir kap› aç›lm›fl. Ancak, bir de üniversitelerde çal›flanlar var ve biliyorsunuz, üniversiteler, kendi içlerinde muhtard›rlar; bir üniversiteden bir baflka üniversiteye memur nakli olmamaktad›r. Kanun tasar›s›n›n daimîlik arz eden maddeleri aras›na bunun da konulmas› gerekirdi; bunu bir eksiklik olarak görüyorum. ‹lgili Say›n Bakan ve Komisyon ne der, bilmiyorum. ‹nflallah, Türkiye bu flartlara, 12 Eylül flartlar›na tekrar gelmez; ama, geldi€i zaman da, bu kanun tasar›s›nda, ileride uygulanmas› s›ras›nda, bu meseleleri tarif eden hükümlerin olmas› gerekir.

De€erli arkadafllar, bu kanun tasar›s›n›n müzakeresi vesilesiyle flöyle bir geçmifle bakt›€›m›z zaman, bugün tenkit etti€imiz 12 Eylül dönemindeki birtak›m flartlar›n 12 Mart döneminde de oldu€unu, hatta 27 May›s 1960'ta da uyguland›€›n› görüyoruz, gayet net hat›rl›yoruz. Ben, 1960'ta talebeydim ve benim üniversitem olan ‹stanbul Teknik Üniversitesinden de, fevkalade güzide, uluslararas› flöhrete, ilmî seviyeye sahip birçok ö€retim üyesi -ki, hat›rlarsan›z, o zaman "147'ler" ad› alt›nda- Millî Birlik Komitesi taraf›ndan resen emekliye sevk edilmifl ve efkâr›umumiye, y›llarca bu meseleyle çalkalanm›flt›. 27 May›s döneminde de, "Eminsu'lar" dedi€imiz, takriben 6-7 bin mertebesinde, her kademedeki subay, yine resen emekliye sevk edilmifl ve bunlar da, Eminsu'lar (Emekli ‹nk›lap Subaylar›) Derne€ini kurarak, hatta birtak›m nahofl olaylar›n geliflmesine de taban oluflturarak, memleket efkâr›umumiyesini uzun y›llar meflgul etmifl, memlekette uzun süre birtak›m huzursuzluklara sebep olmufltu.

Bu kararlar neden al›n›yor: O vahim flartlarda, o dönem yöneticileri, acil, fevrî, hukuksuz olarak, fevkalade flartlar›n tahrikiyle, fevkalade flartlar›n neticesiyle bu tip kararlar› al›yor, muhakemesiz olarak, hâkim karar› olmaks›z›n bu tip tasarruflarda bulunuyor; bundan, birçok aile ma€dur oluyor; ma€dur olan insanlar iflsiz kal›yor, emeklilik haklar›n› kaybediyor ve baz› mesleklerde de baflka bir iflle telafisi mümkün olmad›€› için -mesela, subayl›k gibi mesleklerde; bu 6-7 bin subay- birçok insan›n o tasarrufla mesleklerine son verilmifl oluyor; ki, bunlar›n görevlerine iadesi de mümkün de€ildir.

De€erli arkadafllar, söylemek istedi€im husus fludur: Zaman zaman Türkiye -inflallah bir daha gelmez- ara rejimlere girmekte ve ara rejimler de, hukuk d›fl› tasarruflarda bulunmaktad›r. Tabiî, burada, flimdi biz, bugünden bakt›€›m›z zaman, ondört sene önceki bir dönemi, otuzdört sene önceki bir dönemi bugünkü ölçülerde de€erlendirdi€imiz zaman, belki baz› noktalarda eksik de€erlendirmemiz olabilir. O devri yaflayan, o devrin flartlar› içinde memlekette düzeni, huzuru sa€lamak isteyen insanlar›n birço€unun, iyi niyetle, memleket sevgisiyle yapt›€› tasarruflar›n, bilahara, kanun d›fl›, hukuk d›fl› oldu€unu görerek, biz de üzülmekteyiz, onlar da üzülmekteler.

Asl›nda, temenni edilecek husus, memleketin bu flartlara gelmemesidir; bunun da çaresi, sivil yönetimlerin baflar›l› olmas› ve hiçbir zaman, memleketi ara rejime götürecek olan flartlar›n tahaddüsüne meydan vermemesi, bunu önlemesi ve bu tip hevesleri de cayd›rmas›d›r. Maalesef üç tane müdahale geçiren Türkiye, önümüzdeki dönemde de bu tip olaylar›n tekerrür etmeyece€ine dair ciddî bir tav›r alm›fl bulunmamaktad›r.

Bugün dahi, olaylar kontrol d›fl›na ç›kt›€› zaman, memleketin bu noktalara gitmesini önleyecek, kararl› ve bu noktaya götürenlere hesap soracak bir sivil yönetim ve irade, maalesef, toplumumuzda, memleketimizde teflekkül etmifl bulunmamaktad›r. Toplum, anarfliye, kargaflaya maruz kald›€› zaman, birtak›m ara çözümler, zorunlu çözüm olarak gelmekte, dayat›lmakta ve bütün toplum da bunun s›k›nt›s›n› çekmektedir. Tabiî, gelen ara rejimler de, kendi flartlar›na göre, rejimi, devlet düzenini tekrar onarma yoluna girmekte, bir süre sonra da sivil yönetimler, bu onar›mdaki hatalar› düzeltmek için bafll›bafl›na birtak›m s›k›nt›lar›n içine girmektedir; ki, bugün burada müzakere etti€imiz kanun tasar›s›n›n mahiyeti budur; yani, bizim arad›€›m›z, toplum düzenini, hukuk içinde, adalet içinde muhafaza edecek baflar›l› sivil yönetimlerin daima iktidarda olmas›d›r; (A) partisi, (B) partisi mühim de€il...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

CEVAT AYHAN (Devamla)- Müsaade ederseniz bitireyim efendim...

BAfiKAN- Bitirin efendim; her ç›kt›€›n›zda muhakkak fazla konufluyorsunuz; lütfen bitirin.

CEVAT AYHAN (Devamla)- Sizin söylemenizin manas› yok. Siz burada... (RP s›ralar›ndan gürültüler)

BAfiKAN- Say›n milletvekilleri, bak›n... Rica ediyorum arkadafllar... Bitirsin sözünü... (RP s›ralar›ndan s›ra kapaklar›na vurmalar, gürültüler)

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri)- Kavga m› istiyorsun Say›n Baflkan! Kimi azarl›yorsun sen orada! Lütfen, konuflmas›n› bil!

BAfiKAN- ‹kaz etmek benim görevim.

ÖMER EK‹NC‹ (Ankara)- Can›n yumruk istiyor senin.

CEVAT AYHAN (Devamla)- Say›n Baflkan, ben zamana riayet ederim, sizi üzmem, söz veriyorum; cümlemi tamaml›yorum.

BAfiKAN- Peki; buyurun, bitirin efendim.

CEVAT AYHAN (Devamla)- Teflekkür ederim.

Muhterem arkadafllar, ben hukuku ve zaman› tecavüz etmem, herkesin hukukuna riayet ederim; sözümü tamaml›yorum.

Arad›€›m›z, sivil yönetim, siyasî, iktisadî ve içtimaî istikrar sa€las›n, adaletle yönetim yaps›n, dürüst yönetim yaps›n ve verimli ve israfs›z, hilesiz hudas›z yönetim olsun; dileyelim, Türkiye tekrar ara rejim flartlar›na düflmesin.

Hepinizi hürmetle selamlar›m. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Ayhan.

SHP Grubu ad›na, Say›n Seyfi Oktay; buyurun.

SHP GRUBU ADINA M. SEYF‹ OKTAY (Ankara)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; bu, güvenlik soruflturmas› ve 1402 say›l› Yasan›n uygulamalar›yla ilgili olarak haz›rlam›fl oldu€umuz ve huzurunuzda görüflülmekte olan tasar›, son derece yo€un elefltirilere, yo€un karfl› ç›kmalara muhatap oldu; haz›rlan›p geldikten sonra, maalesef, Plan ve Bütçe Komisyonunda büyük de€iflikliklere u€rad› ve flimdi de yine elefltirilere muhatap ve son kal›nt›lar› da, belli önergelerle, as›l amac› gerçeklefltirmeyi engelleyecek biçimde yok edilmek isteniyor.

De€erli milletvekilleri, aran›zda, ola€anüstü dönem yanl›s› olan var m›; yoktur; sanm›yorum. Aran›zda, askerî darbelere taraf olan kimse var m›; sanm›yorum... (RP s›ralar›ndan gürültüler)

MUSTAFA BAfi (‹stanbul)- Orada; Baflkan var, Baflkan!

M. SEYF‹ OKTAY (Devamla)- Müsaade buyurun...

BAfiKAN- Tutanaktakileri ikaz ediyorum; fluradan at›lan sözleri yaz›n; deminden beri bana hakaret ediyorlar; tutanaktakiler lütfen onlar› yazs›n. Stenograflar› ikaz ediyorum. (RP s›ralar›ndan gürültüler)

ABDÜLLAT‹F fiENER (S›vas)- Duymad›€›n›z› yazmay›n!..

M. SEYF‹ OKTAY (Devamla)- Ülkemiz, ola€anüstü bir dönemden ve ola€anüstü bir yönetim döneminden geçti. Siz inanm›yor musunuz; bu dönem içerisinde birçok haks›zl›€a u€ran›ld›; çünkü, bu dönemin karakteri, yap›s› itibariyle, ola€anüstü olmas› itibariyle, hukukun ana ilkeleri ve temel ilkeleri göz ard› edilmek suretiyle bir yönetim dönemi geçti... (RP s›ralar›ndan gürültüler)

ZEK‹ ERGEZEN (Bitlis)- Say›n Baflkan, bir fley söyleyece€im...

BAfiKAN- Lütfen oturur musunuz...

ZEK‹ ERGEZEN (Bitlis)- Say›n Baflkan, ne yazd›rd›n›z tutanaklara?

BAfiKAN- Kim?.. Ne yazd›rd›m?..

Bir dakika, Say›n Oktay...

Ne diyorsunuz Say›n Ergezen?

ZEK‹ ERGEZEN (Bitlis)- Say›n Baflkan, çok özür diliyorum; sinirlenmeye gerek yok. Siz, beyefendinin kula€›na f›s›ldayarak afla€›da bir fleyler yazd›rd›n›z; ben de seyrettim.

BAfiKAN- Oradaki stenograf arkadafllar yeminli.

Say›n Ergezen, lütfen oturur musunuz yerinize...

ZEK‹ ERGEZEN (Bitlis)- Sinirlenmeye gerek yok, k›zmaya gerek yok, ba€›rmaya da gerek yok. Bu, ne Meclis Baflkanl›€›na yak›fl›r ne de o beyefendinin memuriyetine yak›fl›r.

BAfiKAN- Siz oturur musunuz yerinize... Ben size söz hakk› vermedim. Bak›n, kürsüde hatip var.

ZEK‹ ERGEZEN (Bitlis)- Ben, memurun bu ifle alet olmas›n›, burada k›n›yorum.

BAfiKAN- Say›n Ergezen, lütfen oturur musunuz yerinize... Kürsüde hatip var.

ZEK‹ ERGEZEN (Bitlis)- Bu ne demek yani?!. Burada baz› cümleleri yazd›rmak, yanl›flt›r, usule ayk›r›d›r, hofl de€ildir.

BAfiKAN- Say›n Ergezen, oturur musunuz yerinize... (RP s›ralar›ndan gürültüler)

HASAN D‹K‹C‹ (Kahramanmarafl)- Ne söylediyseniz aç›klay›n lütfen; usulen, burada, her fleyin aç›k olmas› laz›m.

BAfiKAN- Bir dakikan›z› rica edeyim Say›n Oktay...

Refah Partili say›n milletvekilleri, bak›n, bu Mecliste terör  estirmeye çal›fl›yorsunuz... (RP s›ralar›ndan "Hay›r, hay›r" sesleri, s›ra kapaklar›na vurmalar)

ÖMER EK‹NC‹ (Ankara)- Terör estiren sizsiniz.

BAfiKAN- Rica ediyorum... Susun ki say›n hatip konuflsun. Ne demek istiyorsunuz?..

Say›n grup baflkanvekili, lütfen, hatibe müsaade edin, konuflsun...

HASAN D‹K‹C‹ (Kahramanmarafl)- Memura ne söylediniz, onu aç›klay›n; burada hiçbir fley gizli kalmaz... Söyleyemiyorsunuz, bak›n!..

M. SEYF‹ OKTAY (Devamla)- Say›n Baflkan, bu Yüce Mecliste, askerî darbelerden yana olan bir tek kifli yoktur, kesinlikle buna inan›yorum ve ola€anüstü dönemlere, hukuk d›fl› yönetim dönemlerine raz› olabilecek, r›za gösterebilecek, onlara onay verebilecek bir kimsenin de olmad›€›n› san›yorum.

fiimdi, bak›n›z, bu geçmifl dönemde, yani 12 Eylül dönemi içerisinde, siz inanm›yor musunuz; birçok insan haks›zl›€a u€rad›; birçok insan, hukuk d›fl›, hukukun temel ilkelerine ters düflen uygulamalarla ma€dur edildi.; buna da inanm›yor musunuz; san›yorum buna da hepiniz inan›yorsunuz de€erli arkadafllar›m.

fiimdi, bak›n›z...

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Say›n Bakan, flimdi haks›zl›€a u€ran›yor.

M.SEYF‹ OKTAY (Devamla)- Müsaade buyurun Say›n Afl›k...fiimdi...

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Seçilmifl belediye baflkanlar›n› soruyoruz Say›n Baflkan!

M.SEYF‹ OKTAY (Devamla)- fiimdi, bir Koalisyon Protokolü var..

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Artvin)- Pazarl›kla devlet idaresi olur mu? (SHP s›ralar›ndan gürültüler)

M.SEYF‹ OKTAY (Devamla)- Müsaade buyurun, konuflal›m. Lütfen... Rica ediyorum yani... Say›n Baflkan, lütfen...

BAfiKAN- Lütfen... Müdahale etmeyelim arkadafllar, hatibe müdahale etmeyelim.

M.SEYF‹ OKTAY (Devamla)- fiimdi, bir Koalisyon Protokolü var; ne diyor orada: "12 Eylül döneminde çeflitli ma€duriyetlere u€ram›fl kifli, kurulufl ve örgütlerin ma€duriyetleri h›zla giderilecektir."

De€erli arkadafllar›m, bu ma€duriyetlerin h›zla giderilmesine karfl› m›s›n›z?.. Karfl› m›s›n›z de€erli arkadafllar›m?..

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Artvin)- Sizin zihniyetinize karfl›y›z.

M.SEYF‹ OKTAY (Devamla)- fiimdi, bak›n›z, flunu ifade edeyim... (ANAP s›ralar›ndan gürültüler) Müsaade buyurun efendim...

fiimdi, teröre bulaflm›fl, ülke ve ulus bütünlü€üne ihanet etmifl insanlar, ihanetlerinin hesab›n› yarg›da vermektedirler. Hiç kimse, bu hesab› vermenin d›fl›nda tutulamaz; hiç kimse, bu hesab› vermekten kurtulamaz ve suçlular, bir bir yarg› önüne getirilmekte ve bütün güvenlik güçleri ve yarg› teflkilat›, suç iflleyenlerin peflinde, bunlar›n takipçisi.

fiimdi, olay böyleyken, huzurunuza gelen tasar›, haks›zl›€a u€ram›fl, ma€duriyete u€ram›fl insanlar›n ma€duriyetlerini gidermektedir.

SEY‹T EYYÜPO⁄LU (fianl›urfa)- Günah iflleyenle beraber...

M.SEYF‹ OKTAY (Devamla)- fiimdi, haks›zl›€›...(SHP s›ralar›ndan "böyle müzakere olmaz ki" sesi)

BAfiKAN- Efendim, bu, biraz da, milletvekillerinin vicdanlar›n› gerektiren bir konu. Herkes konuflursa, ben ne edeyim burada?!

M.SEYF‹ OKTAY (Devamla)- Bir fley sormak istiyorum de€erli milletvekilleri, bir fley sormak istiyorum: Haks›zl›€›, bir yöntem olarak uygulayan bir toplumda, bar›fl›, kardeflli€i, dayan›flmay›, ülke ve ulus bütünlü€ünü sa€lamak olas› m›d›r; haks›zl›€›, bir yöntem olarak uygulayan bir toplumda, ülke bütünlü€ünü muhafaza etmek, gerçeklefltirmek mümkün müdür; de€ildir de€erli arkadafllar›m. Ülke bütünlü€ünü, bu tarzla, bu yolla, bu anlay›flla koruyamazs›n›z. Haks›zl›€› giderirsiniz, bar›fl›, kardeflli€i, dayan›flmay› sa€lars›n›z, ülke ve ulus bütünlü€ünü öylece sa€lars›n›z. Biz, iflte böylesine bilinçle, ülke ve ulus bütünlü€ünü savunan insanlar›z. (SHP s›ralar›ndan alk›fllar)

Hamasî sözler söyleyerek, milliyetçilik sözleri söyleyerek ve gerçekten toplumda bar›fl›, dayan›flmay›, kardeflli€i torpilleyecek olan haks›zl›€a evet demek suretiyle ülke ve ulus bütünlü€ünü nas›l sa€layacaks›n›z?

Maalesef üzüntüyle ifade ediyorum; orta€›m›z›n giriflimiyle, ülke ve ulus bütünlü€ünü sa€lama yönündeki bu giriflimimiz genifl çapta engellenmifltir ANAP'la iflbirli€i yap›lmak suretiyle.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- Ne oluyor?! ANAP, görevini yap›yor. Siz kiminle konufluyorsunuz?!

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul)- Devleti tahrip ediyorsunuz.

M.SEYF‹ OKTAY (Devamla)- Üzüntü verici bir olayd›r bu. (ANAP s›ralar›ndan gürültüler)

BAfiKAN-Efendim, lütfen...

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)-  Say›n Baflkan, seyrediyorsunuz!

M.SEYF‹ OKTAY (Devamla)- Bir taraftan 141, 142 ve 163 üncü maddelerin kapsam›na giren fiilleri suç olmaktan ç›kar›yorsunuz. (ANAP s›ralar›ndan gürültüler)

EYÜP AfiIK (Trabzon)- ANAP'› kar›flt›rmas›n...

 BAfiKAN- Bir dakika, Say›n Afl›k... Hatip konuflmas›n› bitirsin.

M.SEYF‹ OKTAY (Devamla)- Art›k suç de€ildir bu fiiller diyorsunuz; ama, bu fiillere göre ben sana gerçekten disiplin cezas› veririm diyorsunuz. Bu nas›l ifltir, bu nas›l düzenlemedir, bu nas›l anlay›flt›r?! Ülke ve ulus bütünlü€üne hizmet etmek, ak›lla olur, bar›flla olur, sosyal adaletle olur, demokrasiyle olur, insanlar› sevmekle olur. ‹flte biz bu yolday›z.

Teflekkür ediyor, sayg›lar sunuyorum. (SHP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Oktay.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Say›n Baflkan...

BAfiKAN- Bir dakika efendim...

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Say›n Baflkan...

BAfiKAN- Buyurun.

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Say›n hatibin konuflmalar›n› reddediyoruz ve cevap da vermiyoruz.

fiADAN TUZCU (‹stanbul)- Teessüf etti size!..

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Ben söz istemiyorum, sadece... (ANAP s›ralar›ndan gürültüler)

BAfiKAN- fiimdi, Say›n Afl›k, Grubunuza hâkim olun, bir kifli konuflsun; buras› Türkiye Büyük Millet Meclisi; burada bir düzen sa€layal›m.

Buyurun.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Say›n Oktay, orta€› ile bizim iflbirli€i yaparak, atacaklar› ileri ad›m› engelledi€imizi ifade etti. Tutana€a geçmesi bak›m›ndan; bunu reddediyoruz; ne iflbirli€i yapm›fl›z, ne de onlar›n herhangi bir ileri ad›m›n› engellemifliz; orta€›na küsmüfl olabilir; ama, lütfen bizi kar›flt›rmas›n.

BAfiKAN- Peki.

Buyurun Say›n Korkmazcan.

Bir dakikan›z› rica edeyim...

fiimdi, biraz önce, Refah Partili arkadafllar, memuru oraya gönderdi€imden falan bahsettiler. Ben, arkadafl›ma, bir laf›n tutana€a geçip geçmedi€ini sormas›n› istedim. Bu benim hakk›m m›? (RP s›ralar›ndan gürültüler)

HASAN D‹K‹C‹ (Kahramanmarafl)- O nedir? Onu söyleyin lütfen, onu izah edin.

BAfiKAN- Yani, rica edeyim... Baflka bir fley sormad›m. (RP s›ralar›ndan gürültüler)

ZEK‹ ERGEZEN (Bitlis)- Yani, hakk›n›z var m› Say›n Baflkan?

ABDÜLLAT‹F fiENER (S›vas)- Tutana€a müdahale edemezsiniz oradan.

BAfiKAN- Efendim, bir dakika... Arkadafllar, tamam; uzatmayal›m... Bak›n, bunu sormaya hakk›m var. Sizin de sormaya hakk›n›z var. (RP s›ralar›ndan gürültüler)

ZEK‹ ERGEZEN (Bitlis)- Yani, hakk›n›z var m›?

ABDÜLLAT‹F fiENER (S›vas)- Tutana€a müdahale edemezsin.

BAfiKAN- Tamam; hakk›m yoksa, hata ettim. Tamam... Say›n fiener, tamam; hata ettim. Tamam...

Buyurun Say›n Korkmazcan.

ANAP GRUBU ADINA HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekili arkadafllar›m; sözlerime, Say›n Oturum Baflkan›n›n son beyan›n› de€erlendirerek bafllamak istiyorum.

Say›n Baflkan diyor ki, "Meclis Genel Kurulunda bir çal›flma düzeni olufltural›m; burada bir düzensizlik var." Gerçekten, bugün ö€leden sonra yapt›€›m›z oturumda, al›fl›lmam›fl birtak›m düzensizlikleri yaflad›k. Buras›, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Anayasa ve ‹çtüzükte belirlenen usullere göre çal›flan Genel Kurulu olmaktan ç›kt›, Hükümetin, Komisyonun ve Baflkanl›€›n katk›lar›yla, her türlü usulsüzlü€ün, bir arada, âdeta laboratuvarda deneme yap›l›yor gibi, sergilendi€i bir alana dönüfltü. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

Evvela, kanun tasar›s›yla ilgili bir önerge geldi; nedir o önerge?..

BAfiKAN- Lütfen, maddeyle ilgili konuflur musunuz Say›n Korkmazcan... (ANAP s›ralar›ndan "maddeyle ilgili" sesleri)

RÜfiTÜ KÂZIM YÜCELEN (‹çel)- Maddeyle ilgili konufluyor.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Maddeyle ilgili konufluyorum.

BAfiKAN- Hay›r; maddeyle ilgili konuflun.

RÜfiTÜ KÂZIM YÜCELEN (‹çel)- Ne demek, maddeyle ilgili konufl?!

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Maddeyle ilgili konufluyorum.

BAfiKAN- Konuflturmam sizi yoksa. Bak›n, kürsüden indirece€im; Grup sözcüsüsünüz...

RÜfiTÜ KÂZIM YÜCELEN (‹çel)- Nas›l konuflturmazs›n?! Sen kim oluyorsun?!

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Say›n Baflkan, senin ona gücün yetmez.

BAfiKAN- Hay›r, maddeyle ilgili konuflacaks›n›z.

RÜfiTÜ KÂZIM YÜCELEN (‹çel)- Baflkanl›€›n› yap sen!

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Say›n Baflkan, senin ona gücün yetmez; beni buradan indirmeye senin gücün yetmez. Kim oluyorsun sen?!

BAfiKAN- Ben Baflkan›m. (ANAP ve RP s›ralar›ndan s›ra kapaklar›na vurmalar)

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Baflkans›n. Ben, Tüzük içerisinde konufluyorum.

BAfiKAN- Ben Baflkan›m. Bak, sözünü kesece€im!

REF‹K ARSLAN (Kastamonu)- Sen kim oluyorsun?!

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Ne demek yani?! Allah Allah!

BAfiKAN- Lütfen, maddeyle ilgili konuflur musunuz... (ANAP s›ralar›ndan gürültüler) Arkadafllar, lütfen... Lütfen arkadafllar...

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Baflkansan, oturumu idare edersin.

BAfiKAN- Ben Baflkan›m.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Benden önce konuflan Grup Sözcüsü, Hükümet ortaklar› aras›ndaki kavgay› burada konuflurken, hangi madde üzerinde konufluyordu?!

BAfiKAN- Maddeyle ilgisi vard› onun.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Ona müdahale etmeyeceksiniz, gelip, benim, sizin çal›flma düzeninize katk› sa€lama hususundaki giriflimime engel koymaya kalk›flacaks›n›z.

BAfiKAN- fiimdi, Say›n Korkmazcan, hata, emsal olmaz.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Ben, Tüzü€ün içinde kald›€›m müddetçe... Orada, siz, lâyüsel hareket eden bir kimse de€ilsiniz.

BAfiKAN- De€ilim.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Tüzük içerisinde çal›flacaks›n›z.

BAfiKAN- Siz mi lâyüsel hareket edeceksiniz?!

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Beni tehdit etmeye de hakk›n›z yok; milletvekilini azarlamaya hiç hakk›n›z yok! Sayg›l› olun! (ANAP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar)

BAfiKAN- Evvela, siz, Divana sayg›l› olun. Say›n Korkmazcan, ‹çtüzü€ün 69 uncu maddesini okuyun.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Bir Meclis Baflkan›...

BAfiKAN- Konuya ba€l› olarak konuflmazsan›z, sözünüzü keserim.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- De€erli arkadafllar›m, bir Meclis Baflkan›, öncelikle, milletvekillerinin güvenine sahip oldu€u oranda, orada güçlüdür, orada otorite kurar, orada düzeni sa€lar. Zat› âliniz, bugünkü oturumda, milletvekillerinin güvenini kaybettiniz. (ANAP ve RP s›ralar›ndan alk›fllar)

REF‹K ARSLAN (Kastamonu)- Do€ru.

BAfiKAN- Genel Kurul, bana o güveni verdi.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Bir önergeyi oylarken, oylaman›n sonucu sizin siyasî kanaatinize uygun olmuyor diye, oylamay› geçersiz k›lmak için, say›m› bile do€ru düzgün yapt›rmad›n›z; kabul edenleri sayd›rmad›n›z, "kabul etmeyenler" demeden ara verip, hükümet pazarl›€›na âdeta katk› sa€lad›n›z. Meclis Baflkan›n›n görevi, hükümet pazarl›€›na katk› sa€lamak de€ildir. Bu Mecliste Meclis Baflkanlar›na tevdi edilen görev, kanun yap›lmas› ve bu yap›lan kanunlar›n usule uygun olmas›d›r.

BAfiKAN- Say›n Korkmazcan, benim tutumum hakk›nda söz al›n, konuflun. fiimdi lütfen maddeyle ilgili konuflun; bak›n, ikinci defa ihtar ettim; üçüncü defada sözünüzü kesece€im.

RÜfiTÜ KÂZIM YÜCELEN (‹çel)- Maddeyle ilgili konufluyor; kesemezsin! Neyi kesiyorsun?!

REF‹K ARSLAN (Kastamonu)- Sen kim oluyorsun?!

RÜfiTÜ KÂZIM YÜCELEN (‹çel)- Kes de göreyim!

BAfiKAN- Lütfen... Rica ediyorum...

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- De€erli Baflkan, de€erli arkadafllar›m; bu kanun tasar›s›nda 12 Eylül döneminin haks›zl›klar›n› tamir etmek amac› güdülüyor. Kanunun tümü üzerinde de görüfllerimizi ifade ettik. Meclisteki gruplardan hiçbirinin, bir haks›zl›€›n tamir edilmesi konusunda itiraz› yok. Bir haks›zl›k tamir edilirken, bundan zarar görmüfl olan insanlar›n u€rad›klar› zarar›, toplum, tazmin etme karar›na varabilir. Bu kararl›l›kla da, tazmin etmenin, yasalara uygun, devlet yönetimine uygun usulleri bulunur. Bu tasar›da, bu usuller bulunamam›flt›r. Sizin getirdi€iniz tazmin yolu, 14 y›l aradan sonra, devletten taviz vererek, devletin çal›flma prensiplerini yok ederek, devleti adeta sabote ederek, birtak›m kiflilere selam vermekten ibarettir. 14 y›l önce devletin herhangi bir kademesinde bulunmufl kifliler, aradan bu kadar y›l geçtikten sonra, baflvuruda bulunduklar› takdirde, sanki, o 14 y›l› baflar›l› bir flekilde görevde geçirmifller gibi, yeniden devlet kademelerine getirilecekler; hatta, s›k›yönetimin iflleyifliyle ilgili olarak de€il,   tamamen idarenin kendi iç hukuk normlar›na göre meydana gelmifl birtak›m düzenlemeler ve uygulamalar varsa, bunlar› da ortadan kald›racaks›n›z ve en önemlisi, devletin haf›zas›n› kald›racaks›n›z, arflivlerini yok edeceksiniz. Dünyan›n hangi toplumunda, kendi arflivlerini böylesine yok ederek, kendisini tahribe yönelik eylemlerle ilgili tedbirlerini bir kenara b›rakarak, geçmifli, birtak›m kiflilerin u€rad›€› haks›zl›klar› tazmin ediyoruz diye devleti tahrip etme yoluna gidilir.

Z‹YA HAL‹S (S›vas)- 12 Eylül döneminin arflivleri...

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Evvela, buraya gelip de, 12 Eylül yönetimine karfl› m›s›n›z de€il misiniz, haks›zl›k yöntemini benimsiyor musunuz gibi yersiz sorular sormaya sizin hakk›n›z yok. Birk›s›m insanlar›n hakk› olabilir; ama, bu iktidar›n hakk› yok. Bugün, siz, Say›n SHP Grup Baflkan›; acaba, yapt›€›n›z Hükümet uygulamalar›n›n, haks›zl›€› yöntem haline getirmedi€ini iddia edebilecek durumda m›s›n›z? Ǜk›n onu söyleyin. E€er bir haks›zl›k var idiyse, hükümet program›n›zda, bu haks›zl›klar›n acilen giderilmesi konusunda, topluma taahhütte bulunduysan›z, üç y›ldan beri neredeydiniz?

BAHATT‹N ALAGÖZ (Gaziantep)- Engelliyorsunuz iflte...

BAfiKAN- Lütfen müdahale etmeyiniz Say›n Alagöz.

HASAN KORKMAZCAN (Devamla)- Üç y›ldan beri neredeydiniz? Bugün gelmiflsiniz, sizin tasar›n›z› hukuka uygun hale getirmek için elefltiri yapanlar›, âdeta darbe taraftar› olmakla, 12 Eylül taraftar› olmakla, ve 12 Eylülün haks›zl›k yöntemlerine çanak tutmakla itham ediyorsunuz; yani, kendi suçunuzu, suçlulu€unuzu örtbas etmek için muhalefetin ve iktidar gruplar›n›n aras›ndan ç›km›fl baz› arkadafllar›m›z›n düzeltme önergelerini nas›l bir suç belgesi gibi teflhir etmeye çal›fl›yorsunuz?

Ortada, bir milletvekili taraf›ndan verilmifl bir önerge var. Bu önerge, Meclis ço€unlu€u taraf›ndan kabul edildi. Bu önergeye Hükümet önce, kat›lmad›€›n› beyan etti; ama, ayn› Hükümetin birk›s›m üyeleri, önergeye kabul oyu verdiler, arkas›ndan, Meclis tarihinde nadiren rastlad›€›m›z komedilerden birini yaflad›k: Ayn› önergeyi on dakika önce kabul eden Bakanlar Kurulu üyeleri, befl dakika sonra önergenin aleyhinde oy kulland›lar.

Bir hükümet düflününüz, bir tasar› getiriyor Meclisin huzuruna, bu tasar›yla birtak›m haks›zl›klar› tedavi edece€ini söylüyor; ama, muhalefetin ve iktidar gruplar› içinden ç›km›fl düzeltme önergelerinin önünde tahammülü yok. Bir önerge pazarl›€›yla hükümet kuruluyor, hükümet yeni bafltan tanzim ediliyor, hükümet programlar› Meclisin verdi€i on dakikal›k aralarda yeniden yaz›l›yor.

Düflününüz, bir Meclis Baflkan›n›n yapt›€› uygulaman›n meydana getirdi€i flüpheyi, güvensizli€i... Öbür taraftan, Hükümeti, Hükümet s›ralar›nda temsil eden bakan›n terk edip gitti€i ve tasar›s›na sahip ç›kmad›€› bir ortamda bu tasar›y› müzakere ediyoruz. Ondan sonra da hakl›l›k yöntemlerinden bahsediyorsunuz. Böylesine haks›zl›klar›n bir araya girdi€i ve Meclis Baflkan›na, stenograflara söyledi€i sözde acaba ne gibi uygunsuzluk, ne gibi usulsüzlük, ne gibi kanunsuzluk vard›r diye flüpheyle bak›ld›€› bir oturum yafl›yoruz.

Bu oturumda Anamuhalefet Partisinin katk›da bulunmas› yanl›fl olur. Biz, bu oturumu terk ediyoruz, tasar›n›n sorumlulu€unu sizlere b›rak›yoruz. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

(ANAP milletvekilleri Genel Kurul salonunu terk ettiler)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Korkmazcan.

Benim keyfî hareket etti€im yolundaki sözlerinize, Meclisin çal›flmas›n› aksatmamak için cevap vermiyorum.

fiahs› ad›na, Say›n Esat Bütün; buyurun.

Süreniz 5 dakika efendim.

ESAT BÜTÜN (Kahramanmarafl)- Say›n Baflkan,  de€erli milletvekleri; bu  tasar› ve bu madde ile birtak›m ma€duriyetleri gidermek isterken, biraz önce, burada, gerçekten çok enteresan ma€duriyetler yaflad›k.

Birincisi; zaten, bu tasar›n›n, bir ma€duriyet gidermeden öte, bir pazarl›kla gelmifl olmas› gerçekten düflündürücüdür; bir pazarl›kla veya bir baflka kanun tasar›s›n›n önünden geçirilecek flekilde getirilmifl olmas›, gerçekten üzücüdür. Bu Mecliste hiç kimse ola€anüstü durumlar› savunamaz, ola€anüstü durumlar› yaflayan bizler, elbette savunamay›z; önergeyi veren arkadafllar›m›z da savunamaz; ama, burada ola€anüstü bir durum yaflanm›flt›r, Meclisin iradesine ipotek konmufltur, Meclisin iradesi engellenmifltir ve kötü bir yol aç›lm›flt›r.

E€er, burada Say›n Bakan, be€enmedi€i bir tasar› geldi€i zaman, ben buray› terk ediyorum...

BAfiKAN- Say›n Bütün, rica ediyorum, madde ile ilgili konuflun.

ESAT BÜTÜN (Devamla)- Madde ile ilgili...

BAfiKAN- Efendim, madde nedir; madde, sicil aff›yla ilgili de€il mi? Okuyun 4 üncü maddeyi...

ESAT BÜTÜN (Devamla)- Bu da...

BAfiKAN- Efendim, onunla ilgisi yok; rica ediyorum...

ESAT BÜTÜN (Devamla)- O zaman, hep, madde madde deyip gideyim; baflka bir fley diyemem ki...

BAfiKAN- Efendim, konuya ba€l› konuflmak zorundas›n›z.

ESAT BÜTÜN (Devamla)- Konuya ba€l› konufluyorum iflte.

fiimdi, burada ben, bu bir hakt›r, hak olarak verilmelidir; pazarl›k konusu yap›lmamal›d›r diyorum.

‹kinci bir mesele; kesinlikle, Meclisin iradesine gölge düflürülmemesi gerekir; gölge düflmüfltür. Say›n Bakan Genel Kurulu terk etmekle, Meclis iradesi de€iflmifltir. Bu olay hepimizin gözü önünde olmufltur. Say›n Bakan, Meclisin iradesine uymak zorundad›r. Meclisin üstünde hiçbir karar merciinin olmamas› laz›m -siz de dahil- hiç kimsenin olmamas› laz›m; ama, maalesef... Burada, Bakan›n istemedi€i madde oldu€u zaman "terk ediyorum" diye, Meclisin  karar›na gölge düflürmeye hakk› var m›d›r? Bir haks›zl›€› giderirken, bir baflka haks›zl›k yapmaya hakk›m›z var m›d›r? Bunu söylemeye çal›fl›yorum.

Eyüp AfiIK (Trabzon)- Bravo!

ESAT BÜTÜN (Devamla)- Önemli di€er bir husus -üzülerek belirtiyorum- son dönemlerde bir olay yafl›yoruz. E€er, Türkiye için bu kanun, gerekliyse; destekleyece€iz, destekliyoruz ve hiçbir zaman bu kanun tasar›s›na, burada engelleme ç›kmad›. Engelleme, koalisyon aras›nda oluyor; özellefltirme engellemesi koalisyon aras›nda oluyor, demokratikleflmeyle ilgili engelleme, yine koalisyon aras›nda oluyor. Bu da Meclisin karar›na gölge düflürüyor. Bunu belirtmeye çal›fl›yorum.

De€erli milletvekilleri, biraz önceki olay›, hep beraber yaflad›k. Bana göre, bu kanun tasar›s›yla ilgili olarak burada yap›lan oylamalar, 19 uncu Dönem için bir lekedir, bir gölgedir. Bunu anlatmaya çal›fl›yorum. Bu kanun tasar›lar›, Hükümet taraf›ndan haz›rlan›yor, komisyonlarda görüflülüyor; dolay›s›yla orada anlafl›larak Meclise getirilmesi ve burada da Hükümetin bütünlük sergilemesi laz›m.

Bu flekildeki olaylarla hiçbir yere varamay›z, Türkiye varamaz... fiimdi,  Türkiye içinde, adeta çok bafll›l›klar yaflan›yor. Onu söylemeye çal›fl›yorum. Bu Meclisi hep beraber korumak zorunday›z.

Hükümetten, güneydo€u olaylar›yla ilgili iki de€iflik aç›klama yap›l›yor. Bu, olmaz. Art›, hesap sormas› gereken...

Z‹YA HAL‹S (S›vas)- Ne ilgisi var.

ESAT BÜTÜN (Devamla)- Arkadafllar, flu ilgisi var: Bütün bu ola€anüstülüklerden dolay› daha ola€anüstü bir duruma gidiyoruz. Yani, ondan dolay› olmuyor mu? Geçmifl dönemde, 12 Eylül öncesinde, yine siyasî partilerimiz aras›nda böyle birtak›m olaylar yafland›. Ondan dolay›, ola€anüstü duruma gidiyoruz ve ondan sonra, insanlar›m›z ma€dur oluyor ve bu ma€duriyetleri biz, 14 y›l sonra gideriyoruz, gidermeye çal›fl›yoruz, daha giderdiklerimiz de yok. Çünkü, Anayasan›n geçici 15 inci maddesi huzurda duruyor, hiç kimse hakk›n› soram›yor. Bunlar› söylemeye çal›fl›yorum.

‹lgisi var, ilgisi yok dedi€imiz zaman burada, sadece birtak›m pansuman tedbirleri al›r›z. Kald› ki, bu kanun tasar›s›nda da birçok eksiklikler var. Deniyor ki, memur olma yeterlili€ini kaybetmemifl olmak laz›m. Hepsi kaybetti, birçoklar› kaybetti. Neden; çünkü, bu tasar›lar belirli pazarl›klarla aceleye getiriliyor, kufla çevriliyor. Meclis bunlar›n do€ru oldu€una inanm›yor. Meclisin, bunlar›n do€ru oldu€una inanarak karar vermesi laz›m.

Biraz önce yaflanan olay› -ben inan›yorum ki- bu Mecliste hiç kimse tasvip etmez. Hiç kimse, Meclisin iradesine ipotek koymamal›d›r. Hiçbir bakan, -biraz önce oldu€u gibi- hükümetin di€er üyelerinden de€iflik flekilde oy kullanmamal›...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN- Süreniz bitti efendim; lütfen, cümlenizi tamamlar m›s›n›z.

ESAT BÜTÜN (Devamla)- Bu Meclis, ola€anüstü dönemleri engelleyen bir Meclistir. Hiç kimsenin -milletvekillerinin ve hükümet üyelerinin- Meclis kararlar›na gölge düflürmeye hakk› yoktur. Hiç kimsenin, bu Meclisin sayg›nl›€›na gölge düflürmeye hakk› yoktur. Bunu belirtmeye çal›fl›yorum.

Sayg›lar sunuyorum.

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Bütün.

Say›n milletvekilleri, ben oylama yapt›€›m s›rada oylama sonucunu almadan, komisyon s›ralar›nda hükümet temsilcisi olmad›€› için ara vermek zorunda kald›m. Bir usulsüzlük yoktur.

Madde üzerinde konuflmalar bitmifltir.

Önerge vard›r; okutuyorum:

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflülmekte olan 693 s›ra say›l› Kanun Tasar›s›n›n geçici 4'üncü maddesinin 2'inci f›kras›ndaki "ve mahkemelerce verilen cezalara iliflkin adlî sicil kay›tlar› d›fl›ndaki" cümlesinin metinden ç›kar›lmas›n› arz ve teklif ederiz.

 

          Lütfü Esengün                 ‹brahim Halil Çelik                       Ali O€uz

               Erzurum                               fianl›urfa                               ‹stanbul

                                 ‹smail Coflar                       Hüseyin Erdal

                                      Çank›r›                                 Yozgat

 

CEVAT AYHAN (Sakarya)- Karar yetersay›s›n›n aranmas›n› istiyoruz Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Komisyon kat›l›yor mu efendim?..

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU ADINA MEL‹H PABUÇÇUO⁄LU (Bal›kesir)- Kat›lm›yoruz Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Hükümet?..

ADALET BAKANI MEHMET MO⁄ULTAY (‹stanbul)- Kat›lm›yoruz efendim.

BAfiKAN- Hükümet ve Komisyon önergeye kat›lm›yorlar.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge reddedilmifltir. (RP s›ralar›nd›n gürültüler)

ABDÜLLAT‹F fiENER (S›vas)- Say›n Baflkan, lütfen...

BAfiKAN- Efendim, bak›n karar yetersay›s›n› oylamaya geçtikten sonra istediniz. Bak›n, arkadafl›n›z burada...

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri)- Oylamaya geçmeden evvel Cevat Ayhan arkadafl›m›z istedi...

BAfiKAN- Geçici madde 4'ü oylarken karar yetersay›s›...

HASAN D‹K‹C‹ (Kahramanmarafl)- Kendiniz küçülüyorsunuz...

BAfiKAN- Say›n arkadafllar, bak›n, flurada arkadafl›n›z var.Ben, maddeyi kabul edenler dedikten sonra, karar yetersay›s› istediniz. (RP s›ralar›ndan gürültüler)

Maddeyi oylar›n›za sunuyorum...

MUSTAFA ÜNALDI (Konya)- Say›n Baflkan, karar yetersay›s› aranmas›n› istiyoruz.

BAfiKAN- Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmifltir.

ESAT BÜTÜN (Kahramanmarafl)- Say›n Baflkan, Meclisin karar›na gölge düflürüyorsunuz.

BAfiKAN- Efendim, burada bir geçici madde ilavesi istenmektedir. Bu, daha önce geçici 2 nci madde olarak teklif edilmifl, Genel Kurulca reddedilmiflti. Bu itibarla bu önergeyi iflleme koymuyorum.

Geçici 5 inci maddeyi okutuyorum

 

 

BAfiKAN- Madde üzerinde Refah Partisi Grubu ad›na, Say›n Mustafa Bafl; buyurun.

Say›n Bafl, süreniz 10 dakikad›r.

RP GRUBU ADINA MUSTAFA BAfi (‹stanbul)- Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; görüflülmekte olan tasar›n›n geçici 5 inci maddesi üzerinde Refah Partimizin görüfllerini arz etmek üzere huzurlar›n›zday›m. Hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

Baz› kiflilerin ma€duriyetinin giderilmesi, baz› kiflilerin de haklar›n›n iade edilmesi düflünülerek, tasar› Parlamentoya getirilmifl ve Parlamentodan geçirilmek üzere görüflülmektedir; fakat, ayn› gerekçelerle haklar› elinden al›nm›fl ve ma€dur edilmifl -yine kamu kesiminde çal›flan- baz› gruplar, geçici 5 inci maddeyle istisna tutulmufltur. Bunlar, asker ve sivil personel ile emniyet hizmetlerinde çal›flm›fl bulunan personeldir.

Birtak›m ma€duriyetler giderilirken, birtak›m gasp edilmifl haklar›n iadesi düflünülürken, yine memur statüsünde olan baz› kesimlerin istisna tutulmas›, eflitlik ilkesine ayk›r›d›r ve kanunun, çifte standartla ç›kabilece€i noktas›nda bizde endifleler ve kuflkular do€urmaktad›r. E€er, ma€duriyetler gideriliyorsa ve haklar veriliyorsa, kanunun genel olarak ç›kmas› ve hiç kimsenin, istisna ile ma€dur edilmemesi gerekmektedir.

Bunun için, maddenin devam›nda, ma€dur olanlar›n, görev ve ifl talep etmeleri halinde, di€er kamu kurumlar›nda "Devlet Personel Baflkanl›€›nca de€erlendirilir" gibi mu€lak bir ifade vard›r. "Devlet Personel Baflkanl›€›nca de€erlendirilir" ibaresinin "istihdam edilir" fleklinde düzeltilmesi gerekmektedir. Bu düzeltmeyi, eflitli€i sa€layacak bir düzeltme olarak görüyorum.

Bu duygularla hepinize sayg›lar sunuyorum. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Bafl.

Maddeyle ilgili iki önerge var; okutuyorum:

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflülmekte olan 693 s›ra say›l› kanun tasar›s›n›n geçici 5 inci maddesinin tasar› metninden ç›kar›lmas›n› arz ve teklif ederiz.

      ‹brahim Halil Çelik                  Lütfü Esengün                    Abdüllatif fiener

              fianl›urfa                               Erzurum                                  S›vas

                            Ali O€uz                            ‹smail Coflar

                             ‹stanbul                                 Çank›r›

Gerekçe: Hukuk devletinde, yasalar›n, tüm kamu personeline eflit  flekilde uygulanmas› gerekmektedir. Türk Silahl› Kuvvetleri ve emniyet hizmeti s›n›f›n›n yasa kapsam› d›fl›nda tutulmas›, Anayasan›n eflitlik  ilkesine ayk›r› oldu€u gibi, bu kurumlardaki personelin ma€duriyetini devam ettirecek niteliktedir. Dolay›s›yla, bu kurumlarla ilgili personeli yasa kapsam› d›fl›na ç›karan geçici 5 inci maddenin tasar› metninden ç›kar›lmas› gerekmektedir.

BAfiKAN- Di€er önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflülmekte olan 693 s›ra say›l› Kanunun geçici 5 inci maddesinin son kelimesi "de€erlendirilir" yerine "istihdam edilir" ifadesinin getirilmesini arz ederiz.

         Abdüllatif fiener                     Zeki Ergezen                   Ömer Faruk Ekinci

                 S›vas                                    Bitlis                                   Ankara

           fiinasi Yavuz                       Bahaddin Elçi                       Ahmet Derin

               Erzurum                                Bayburt                                Kütahya

                                                         Hasan Dikici

                                                      Kahramanmarafl

Gerekçe:

Tasar›daki "de€erlendirilir" kelimesi anlam bak›m›ndan belirsiz oldu€undan de€ifltirilmesi gerekir.

BAfiKAN- Ayk›r›l›k derecesine göre iflleme  koyaca€›m efendim.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflülmekte olan  693 s›ra say›l› kanun tasar›s›n›n geçici 5 inci maddesinin tasar› metninden ç›kar›lmas›n› arz ve teklif ederiz.

‹brahim Halil Çelik (fianl›urfa) ve arkadafllar›

 

BAfiKAN- Komisyon kat›l›yor mu efendim?

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU ADINA MEL‹H PABUÇÇUO⁄LU  (Bal›kesir)- Kat›lm›yoruz efendim.

BAfiKAN- Hükümet kat›l›yor mu efendim?

ADALET BAKANI MEHMET MO⁄ULTAY (‹stanbul)- Kat›lm›yoruz Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Buyurun Say›n fiener.

ABDÜLLAT‹F fiENER (S›vas)- Say›n Baflkan, karar yetersay›s› aranmas›n› istiyoruz.

BAfiKAN- Tamam efendim, arayaca€›m.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler...Kabul etmeyenler...

Say›n milletvekilleri, karar yetersay›s› bulunamam›flt›r.

Ara verme zaman›m›z yaklaflm›flt›r; al›nan karar gere€ince, saat 20.00' de toplanmak üzere, birleflime ara veriyorum.

                                                                                  Kapanma Saati:18.48

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Aç›lma Saati: 20.00

BAfiKAN: Baflkanvekili Kamer GENÇ

KÂT‹P ÜYELER: ‹brahim Halil ÇEL‹K (fianl›urfa)

-----0-----

BAfiKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 24 üncü Birlefliminin Üçüncü Oturumunu aç›yorum.

Say›n milletvekilleri, Divan üyelerinden birisi olmad›€› için, birleflime 5 dakika ara veriyorum.

                                                                                Kapanma Saati: 20.03

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DÖRDÜNCÜ OTURUM

Aç›lma Saati : 20.08

BAfiKAN : Baflkanvekili Kamer GENÇ

KAT‹P ÜYELER : ‹brahim Halil ÇEL‹K (fianl›urfa), Cengiz ÜRETMEN (Manisa)

-----0-----

BAfiKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 24 üncü Birlefliminin Dördüncü Oturumunu aç›yorum.

 

 

BAfiKAN - Say›n milletvekilleri, çal›flmalar›m›za kald›€›m›z yerden devam ediyoruz.

Komisyon ve Hükümet yerlerini ald›lar.

Güvenlik Soruflturmas›, Baz› Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile ‹lgili Yasa Tasar›s›n›n 5 inci maddesi üzerindeki önergelerin müzakeresinde kalm›flt›k.

Önergeye, Komisyon ve Hükümet kat›lmam›flt›. Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler...

fiABAN BAYRAK (Kayseri)- Say›n Baflkan, karar yetersay›s›n›n aranmas›n› istiyoruz.

BAfiKAN - Efendim anlad›m.

Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemifltir.

Di€er önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflülmekte olan 693 s›ra say›l› kanunun geçici 5 inci maddesinin son kelimesi "de€erlendirilir" yerine, "istihdam edilir" ifadesinin getirilmesini arz ederiz.

Abdüllatif fiener (S›vas) ve arkadafllar›

BAfiKAN- Önergeye Komisyon kat›l›yor mu efendim?

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANVEK‹L‹ YILMAZ OVALI (Bursa)- Kat›lm›yoruz efendim.

BAfiKAN- Hükümet?..

ADALET BAKANI MEHMET MO⁄ULTAY (‹stanbul)- Kat›lm›yoruz efendim.

BAfiKAN- Önerge üzerinde, buyurun Say›n fiener.

Say›n fiener, süreniz 5 dakikad›r efendim.

ABDÜLLAT‹F fiENER(S›vas)- Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; 693 s›ra say›l›, güvenlik soruflturmas› konusundaki kanun tasar›s›n›n geçici 5 inci maddesi üzerinde vermifl oldu€umuz önergeyle ilgili olarak söz alm›fl bulunuyorum; Heyetinizi sayg›yla selaml›yorum.

Bu geçici 5 inci madde dikkatlice okundu€unda hemen fark edildi€i gibi, bu kanunun geçici madde hükümleri, Türk Silahl› Kuvvetlerinde görevli asker ve sivil personel ile emniyet hizmetleri s›n›f›nda bulunan personel hakk›nda uygulanm›yor. Ancak, Türk Silahl› Kuvvetlerinin sivil ve asker personeli ile emniyet hizmetleri s›n›f›nda bulunan personelin, bu kanunun yay›m› tarihinden itibaren alt› ay içerisinde ifl talep etmeleri halinde, bunlar›n Devlet Personel Dairesi Baflkanl›€›nca de€erlendirilece€i ifade edilmektedir. "De€erlendirilir" sözcü€üyle neyin kastedildi€i,  bir belirsizli€i ifade etmektedir. Önergeyi verifl sebebimiz budur. “De€erlendirilir” demekle, bunlar›n istihdam edilece€i anlam› tart›flmaya aç›kt›r. Dolay›s›yla, buradaki “De€erlendirilir” ifadesi yerine “istihdam edilir” fleklinde net bir ifadeyle, farkl› yorumlar› ortadan kald›rmak gerekti€i kanaatindeyiz.

Önergemiz bu nedenle verilmifltir ve asl›nda maddede kastedilen mana da bu oldu€una göre, önergenin kabul edilece€ini umuyoruz.

Sayg›lar sunuyorum.

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n fiener.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemifltir.

Geçici madde 5'i oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Geçici 5 inci madde kabul edilmifltir.

Geçici madde 6'y› okutuyorum:

 

 

BAfiKAN- Madde üzerinde söz isteyen?.. Refah Partisi Grubu ad›na, Say›n Hüseyin Erdal; buyurun efendim.

Say›n Erdal, süreniz 10 dakikad›r.

RP GRUBU ADINA HÜSEY‹N ERDAL (Yozgat)- Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; güvenlik soruflturmas›, baz› nedenlerle görevlerine son verilen kamu personeli ile kamu görevine al›nmayanlar›n haklar›n›n geri verilmesine ve baz› kanunlarda de€ifliklik yap›lmas›na iliflkin kanun tasar›s›n›n geçici 6 nc› maddesi üzerinde, Refah Partisi Grubu ad›na söz alm›fl bulunuyorum. Bu vesileyle, Yüce Meclisi sayg›yla selaml›yorum.

De€erli arkadafllar, bu maddede de, göreve bafllamas› gereken kimselerin, Devlet Personel Baflkanl›€›na müracaat›ndan itibaren, 45 gün içinde göreve bafllamas› mecbur k›l›nmaktad›r; ancak, bunlar›n pozisyonuna uygun görev olmazsa, Bakanlar Kurulu karar›yla yeni kadro ihdas etmek suretiyle, ma€dur olmufl kimselerin göreve bafllamas› öngörülmektedir; ancak, bu maddeye göre, Bakanlar Kurulu, kadro ihdas› ve de€iflikli€i yapacak

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANVEK‹L‹ YILMAZ OVALI (Bursa)- Kadro de€iflikli€i de yok ihdas› da yok.

HÜSEY‹N ERDAL (Devamla)- Kadro de€iflikli€inin, 190 say›l› Genel Kadro ve Usulü Hakk›nda Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesine göre, y›lda bir kere yap›lmas› öngörülmüfltür; ancak, bu maddeyle, istedi€i kadar kadro de€iflikli€i yapma yetkisi veriliyor; yani, 12 Eylülden sonra 1402 say›l› Kanunla ma€dur duruma getirilen, devlette görev yapan veya göreve al›nmayan kimselerin ma€duriyetini gidermek için senede bir kere olan kadro de€iflikli€i yetkisi yerine,ihtiyaca göre daha fazla de€ifltirme imkân› veriliyor.

De€erli arkadafllar, tabiî, hiçbir devlet görevlisinin ma€dur olmas›n› istemeyiz. Ancak, daha önceki maddelerde de gördük; imtihan› kazanm›fl, fakat güvenlik soruflturmas› nedeniyle ifle bafllat›lmam›fl kimselere yeni bir hak verilmesi pek de uygun de€il.

De€erli arkadafllar,daha önceki konuflmamda da ayn› fleyi söylemifltim; flu andaki mevcut Hükümetin icraat›n› görüyoruz; imtihan› kazanm›fl yüzlerce insan göreve bafllat›lm›yor ve hiçbir zaman da bunlar›n ma€duriyeti göz önüne al›nm›yor; ancak, Say›n Hükümetin, bilhassa  Sosyaldemokrat Halkç› Partinin iste€i üzerine, her nedense,  12 Eylül döneminden beri ma€dur olan, imtihana girmemifl insanlara bu hak veriliyor. Bu, bence, bir ayr›cal›k oluyor. E€er, bu Hükümet flu anki tatbikat›nda imtihan› kazananlara hakk›n› verseydi, burada "gayet normal" derdik; ancak, öbür tarafta hak isteyip de burada hakk› vermemesi pek hofl de€il. Bu bak›mdan, Hükümeti burada uyar›yorum; gelin, siz, flu anda, s›k›yönetim dönemindeki icraata benzer icraat yapmay›n da o zamanki s›k›yönetimle serbest hükümet aras›ndaki fark› görelim. Maalesef, sizin idarenizde bu olmuyor. Sizin idarenizde, her nedense, birçok memur ma€dur ediliyor, görev yerleri de€ifltiriliyor, hatta zulüm olsun diye, gidilmeyecek bölgelere gönderiliyor ve birçoklar› da görevden istifa ediyor. O bak›mdan, siz, hak ve adaletten bahsederken hak ve adaleti kendiniz çi€niyorsunuz. Zaten, bu haks›zl›klar yanl›fl tatbikattan geliyor. Hep diyoruz ki, maalesef, devletle vatandafl, halk veya hükümetin, devletin yönetti€i insanlar aras›nda bir anlaflma söz konusu olmuyor, her nedense halkla devlet kaynaflam›yor. Devlet-millet kaynaflmas› dedi€imiz birli€i, beraberli€i sa€layamad›k. Bugün, flu Hükümetin ve devletin emrinde çal›flan görevli memurundan iflçisine kadar herkes, Hükümetin icraat›ndan, tatbikat›ndan flikâyetçidir. Memurlar yürüyor, üniversite ö€retim üyeleri, maalesef, e€itimi tatil ediyor, iflçiler yürüyor, köylü periflan... Bu kadar haks›zl›k yap›l›rken, ondört onbefl sene önce veya  son zamana kadar baz› insanlar zarar görmüfl diye buraya böyle bir kanunu getirmek ne derece do€ru, ak›l ermiyor.  Biz, bu hareketi samimî olarak görmüyoruz.

Zaten, Hükümet, ortaklar, kendi aras›nda da geçinemiyor. Bugünkü görüflmelerde gördük; ortaklardan biri taraf›ndan bu kanun tasar›s›n›n aleyhine önerge veriliyor; Hükümeti temsil eden Say›n Bakan k›z›yor,  temsil etti€i makam› b›rak›yor, gidiyor. Kendi aran›zda birli€i sa€layam›yorsunuzki devletin ma€dur etti€i insanlar aras›nda adaleti sa€layacaks›n›z.

Tabiî, ben, buraya ç›k›p konuflan baz› arkadafllar›n baz› hareketlerini fazla görüyorum; yani, burada ideoloji konuflmaya gerek yok; hak, hukuk, do€ruluk neyse onu konuflal›m. Bu ihtilal döneminde, s›k›yönetim döneminde  solcusuyla, sa€c›s›yla, inanan›yla, inanmayan›yla birçok insan ma€dur olmufltur. Onun için,  ç›k›p da, burada "yaln›z solcular ma€dur oldu, bunlar da vatanperver" diye konuflman›n âlemi yok.

FAHR‹ GÜNDÜZ (Uflak)- Öyle bir fley söyleyen yok.

HÜSEY‹N ERDAL (Devamla)- Bu ihtilaldir; bu dönemde herkes ma€dur olur, herkes  zarar görür. Burada, hiç kimsenin, bu zarar› kendi grubuna, kendi fikriyat›na ait kabul edip de kahramanl›k yapmas›na gerek yok. ‹htilallerde herkes, maalesef, ma€dur olur, zarar görür. Tabiî, bunun zarar›n› elbirli€iyle giderece€iz. Ancak, ben, yine, burada arz etmek istiyorum: Sonradan ifle alma yerine, yaln›z görevden al›nan memurlara bir tazminat verilseydi daha iyi olurdu kanaatindeyim.

Yine de bu kanun tasar›s›n hay›rl› olmas›n› temenni eder, Yüce Meclise sayg›lar sunar›m.

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Erdal.

Say›n milletvekilleri, geçici 6'nc› madde üzerindeki müzakereler sona ermifltir.

III.- Y O K L A M A

BAfiKAN- Maddeyi oylamadan önce bir yoklama iste€i vard›r; okutuyorum:

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Toplant› yetersay›s›n›n olmad›€› kanaatindeyiz. Yoklama yap›lmas›n› arz ederiz.

BAfiKAN- fiimdi, yoklama isteminde bulunan say›n üyelerin burada olup olmad›klar›n› arayaca€›m.

Zeki Ünal?..Burada.

Süleyman Hatino€lu?.. Burada.

fiaban Bayrak?.. Burada.

Mustafa Ünald›?.. Burada.

Cevat Ayhan?.. Burada.

Hüseyin Erdal?.. Burada.

Ahmet Derin?.. Burada.

fiinasi Yavuz?.. Burada.

Abdüllatif fiener?.. Burada.

Zeki Ergezen?.. Burada.

10 imza tamam; yoklamaya bafllayaca€›z; yaln›z, yoklama isteyen arkadafllar kendi ilinin s›ras›nda da yerinde bulunacaklard›r; benim uygulamam böyledir.

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum)- Senin uygulamanla olmaz, ‹çtüzük ne diyorsa öyle yapmal›s›n.

BAfiKAN- Buyurun, bafllay›n efendim.

(Yoklama yap›ld›)

BAfiKAN- Say›n milletvekilleri, toplant› yetersay›m›z vard›r.

 

                                                                                                 -----(Devam)

BAfiKAN- Çal›flmalar›m›za kald›€›m›z yerden devam ediyoruz.

Komisyon ve Hükümet yerlerini ald›lar.

Geçici 6 nc› maddeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Geçici 6 nc› madde kabul edilmifltir.

Geçici 7 nci maddeyi okutuyorum:

 

 

BAfiKAN- Madde üzerinde konuflmak üzere, Refah Partisi Grubu ad›na, Say›n Abdüllatif fiener; buyurun.

Süreniz 10 dakika Say›n fiener.

RP GRUBU ADINA ABDÜLLAT‹F fiENER (S›vas)- Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; 693 s›ra say›l› Güvenlik Soruflturmas› Hakk›ndaki Kanun Tasar›s›n›n geçici 7 nci maddesine gelmifl bulunmaktay›z.

Maddelerin görüflülmesi s›ras›nda da anlafl›lm›flt›r; tasar›, temel itibariyle iki konuyu düzenlemektedir. Bunlardan birincisi; 12 Eylül yönetimi taraf›ndan, S›k›yönetim Kanunu gere€ince görevine son verilenlerin, görevlerine iadesidir. ‹kincisi ise; güvenlik soruflturmas›n›n yeniden düzenlenmesi ve belli esaslara ba€lanarak s›n›rland›r›lmas›d›r.

Bildi€iniz gibi, flu anda, Türkiye'de, bir güvenlik soruflturmas› müessesesi vard›r ve bu güvenlik soruflturmas› müessesesiyle ilgili uygulama, yürürlükte bulunan bir yönetmelik çerçevesinde yerine getirilmektedir; ancak, bu yönetmelik, henüz, herhangi bir kanuna dayanmamaktad›r, tamam›yla keyfîdir ve gizlilik dereceli yerlerde çal›flanlar yan›nda, göreve yeni atanan tüm kamu personeli hakk›nda uygulanmaktad›r. Yer de€ifltirecek kamu personeli hakk›nda da, bu yönetmelik hükümleri çerçevesinde, güvenlik soruflturmas› yap›lmaktad›r.

Burada, tabiî, ortaya baz› sorular at›labilir. Halihaz›r çal›flmakta oldu€u iflinde hiçbir güvenlik soruflturmas› sorunu olmayan kifliler için, baflka bir göreve atanacaklar› s›rada, hemen, tekrar, güvenlik soruflturmas› devreye girmektedir.

Asl›nda, kendi meslek hayat›m›zda da bunun de€iflik örneklerine rastlad›k. Bir kifli, araflt›rma görevlisi olarak göreve devam ederken, hakk›nda tekrar herhangi bir güvenlik soruflturmas› yap›lmad›€› halde, bu kiflinin bir unvan de€iflikli€inde veya bir üniversiteden baflka bir üniversiteye geçmesi söz konusu oldu€unda, hakk›nda güvenlik soruflturmas› yap›ld›€›na flahit olduk.

Mevcut iflte çal›fl›rken herhangi bir sorun teflkil etmeyen bir durumun, görev de€iflikli€inde hemen söz konusu olmas›n›n hukukla ba€dafl›r bir taraf› olmad›€› da bilinen bir gerçektir. Ancak, bugün, kamu kurulufllar›nda zaman zaman meydana gelen baz› hadiseler de üzüntü vericidir. Yasal olarak herhangi bir güvenlik souflturmas› yap›lmasa dahi, mevcut ‹ktidar›n, siyasî mülahazalarla, baz› kiflilere, baz› kamu görevlerini kapatmaya çal›flmas› da, bir yönetmeli€e dayans›n veya dayanmas›n, bir güvenlik soruflturmas› niteli€indedir. Bu konuda, Say›n eski Adalet Bakan›n›n, özellikle imam-hatiplilere yönelik olarak, mollalar›n hâkim olamayaca€›yla ilgili ifadelerinin de, yasal bir dayana€› olmayan, kendince bir güvenlik soruflturmas› oldu€unu belirtmem laz›m. Halbuki, Kabinede baflka imam-hatipliler de vard›, Kabine arkadafllar› bakan olabiliyordu; ama, hâkim olam›yorlard›.

Bu tasar›da, yine ayn› flekilde, 1980 sonras›, s›nav› kazan›p da ifle al›nmayanlar veya ifle al›n›p, görevine son verilenlerin de görevlerine iadeleriyle ilgili düzenlemeler mevcuttur. Tabiî, bunlar›n hepsi, belli bir kanuna dayanmad›€› halde, ç›kar›lm›fl bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesince yerine getirilmektedir.

Bu uygulamalar, y›llar boyu büyük ma€duriyetlere sebep olmufltur. Sorunun çözülebilmesi için çeflitli davalar aç›lm›flt›r. S›k›yönetimin ortadan kalkm›fl olmas›, bu ma€duriyetleri kald›rmam›flt›r. Hatta, Dan›fltay›n tevhidi içtihat karar› bile sorunu tamam anlam›yla çözmemifltir ve flahsî kanaatime göre, bu kanunun ç›kmas›yla da bu sorun çözülecek ve herhangi bir ma€duriyet ortadan kalkacak de€ildir. Çünkü, aradan 14 y›l geçmifl ve 14 y›l önce kaybedilen haklar› iade etmeye çal›fl›lmaktad›r ki, bunun, asl›nda, somut hiçbir anlam› yoktur.

Bugüne kadar, bu konuda, çeflitli tasar›lar da haz›rlanm›flt›r; ama, hiçbiri yasalaflmam›flt›r. Bu tasar›, somut olarak bir anlam ifade edebilme gücünü kaybetmifl olmakla birlikte, nihayet, yasalaflma noktas›na gelmifltir.

Geçici 7 nci maddede, bu yasaya dayanarak, daha önceki yönetmeli€in yerine, yeni bir yönetmelik ç›kar›lmas› esas› getirilmekte ve bu yönetmeli€in de alt› ay içerisinde ç›kar›laca€› ifade edilmektedir. Bu alt› ayl›k bekleme süresinin, asl›nda uzun bir süre oldu€u kanaatindeyim. Zaten, idarenin, yönetmelik ç›karmak için, alt› ay gibi uzun bir süre beklemesine de ihtiyaç yoktur; daha önce ç›karmas› mümkündür. Dolay›s›yla, burada, böylesine uzun bir bekleme dönemi yerine, mümkün olan en k›sa sürede ç›kar›lmas›n›n faydal› olaca€› kanaatimi ifade etmek istiyorum.

Ayr›ca, eski yönetmelik hükümlerinin de, yeni yönetmeli€in yürürlü€e girece€i tarihe kadar uygulanaca€› belirtilmektedir ki, eski yönetmelikteki sak›ncalar dikkate al›nacak olursa, yeni yönetmeli€in bir an önce ç›kar›lmas›n›n gere€i de anlafl›lm›fl olur.

Bu dilekler içerisinde, Yüce Meclise sayg›lar sunuyorum ve teflekkür ediyorum. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n fiener.

Say›n milletvekilleri, geçici 7 nci madde üzerindeki müzakereler bitmifltir.

Geçici 7 nci maddeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Geçici 7 nci madde kabul edilmifltir.

Madde 3'ü okutuyorum:

 

 

BAfiKAN- Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

Maddeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmifltir.

Madde 4'ü okutuyorum:

 

 

BAfiKAN- Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

Maddeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde kabul edilmifltir.

Say›n milletvekilleri, tümünü oylamadan önce bir fleyi hat›rlatmak istiyorum: Bu tasar›n›n bafll›€›ndaki ifade "...Baz› Kanunlarda De€ifliklik Yap›lmas›..." fleklindedir; ancak, burada, bir kanunda de€ifliklik yap›ld›€›ndan, bunun da, "...1402 Numaral› S›k›yönetim Kanununda..." fleklinde düzeltilmesi gerekir.

Ayr›ca, baz› madde metinlerinde "say›l›" ifadesi geçiyor; tasar›n›n genelinde "numaral›" ifadesi geçti€i için, bunun da...

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANVEK‹L‹ YILMAZ OVALI (Bursa)- Olur mu?!.

BAfiKAN- Efendim... Buyurun.

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANVEK‹L‹ YILMAZ OVALI (Bursa)- Güvenlik soruflturmas›yla ilgili, 1 inci ve 2 nci madde var.

BAfiKAN- O duruyor; bafll›€›ndaki "...Baz› Kanunlarda De€ifliklik Yap›lmas›..."

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANVEK‹L‹ YILMAZ OVALI (Bursa)- Ama, bunu 1402'ye hasrederseniz olmaz.

BAfiKAN- Bak›n›z, "Güvenlik Soruflturmas›, Baz› Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeliyle, Kamu Görevlerine Al›nmayanlar›n Haklar›n›n Geri Verilmesine ve Baz› Kanunlarda De€ifliklik Yap›lmas›na..." fleklinde ifade edilmifltir; ama, baz› kanunlarda de€il, bir tek 1402 say›l› Kanunda de€ifliklik yap›l›yor.

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANVEK‹L‹ YILMAZ OVALI (Bursa)- Tabiî, o kalabilir.

BAfiKAN- Evet, bafll›€› o flekilde de€ifltiriyoruz.

Bir de, baz› madde metinlerinde "say›l›" ifadesi geçiyor, baz›lar›nda da "numaral›" ifadesi geçiyor; "say›l›" fleklindeki ifadeleri de "numaral›" olarak de€ifltiriyoruz.

Tasar›y› bu haliyle düzelttikten sonra, tasar›n›n tümünü oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kanun tasar›s›n›n tümü kabul edilerek yasalaflm›flt›r; hay›rl› ve u€urlu olmas›n› diliyorum. (SHP s›ralar›ndan alk›fllar)

Demokratikleflme konusunda Meclisimizin daha da ileri ad›mlar atmas›n› temenni ediyorum.

Gündeme devam ediyoruz.

 

 

BAfiKAN- Türkiye Radyo Televizyon Gelirleri Kanununun Bir Maddesinde De€ifliklik Yap›lmas›na Dair 394 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu Kurulmas›na ‹liflkin 77 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Turizm Bakanl›€›n›n Teflkilat ve Görevleri Hakk›nda 355 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Ödünç Para Verme ‹flleri Hakk›nda 90 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n görüflmeleri, tasar› daha önce komisyonca geri al›nd›€› için ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Tar›m ve Köyiflleri Bakanl›€›n›n Kurulufl ve Görevleri Hakk›nda Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Arsa Ofisi Kanununun Baz› Maddeleri ile 190 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- 9/11 esas numaral› Meclis Soruflturmas› Komisyonu raporunun müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Millî E€itim Bakanl›€›n›n Teflkilat ve Görevleri Hakk›nda Kanunun Bir Maddesinde De€ifliklik Yap›lmas›na ‹liflkin 492 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Emniyet Teflkilat› Kanununun Bir Maddesinde De€ifliklik Yap›lmas›na Dair 490 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Yedi ‹lde Büyükflehir Belediyesi Kurulmas› Hakk›nda 504 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Jandarma Teflkilat, Görev ve Yetkileri Kanununda De€ifliklik Yap›lmas› Hakk›nda 507 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- 9/16 esas numaral› Meclis Soruflturmas› Komisyonu raporunun müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- 926 Say›l› Türk Silahl› Kuvvetleri Personel Kanununa Bir Geçici Madde Eklenmesine ‹liflkin 488 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Ceza ‹nfaz Kurumlar› ile Tutukevlerinin Kurulufl ve ‹daresine Dair 524 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon? Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- 2992 Say›l› Adalet Bakanl›€›n›n Teflkilat ve Görevleri Hakk›nda Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon? Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Denizcilik Müsteflarl›€›n›n Kurulufl ve Görevleri Hakk›nda 491 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon? Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Ekonomik, Kültürel, E€itim ve Teknik ‹flbirli€i Baflkanl›€› Kurulmas›, 206 Say›l› Kanun Hükmünde Kararnameyle ilgili tasar›n›n müzakerelerine bafllayaca€›z.

Komisyon? Yok.

Ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN- Ankara Milletvekili A. Baki Tu€ ve 38 Arkadafl›n›n; Yüksek րretim Personel, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sand›€› ve Devlet Memurlar› Kanunlar›nda De€ifliklik Yap›lmas› Hakk›nda Kanun Teklifinin müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon? Yok.

Ertelenmifltir.

 

                                                                                                           -----(X)

BAfiKAN- Al›nan karar gere€ince, Do€ru Yol Partisi Grup Baflkanvekilleri Bursa Milletvekili Turhan Tayan, Samsun Milletvekili ‹hsan Saraçlar ve Sakarya Milletvekili Nevzat Ercan'›n; Özellefltirme Uygulamalar›n›n Düzenlenmesine ve Baz› Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde De€ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun Teklifi ile Özellefltirme Uygulamalar›n›n Düzenlenmesine ve Baz› Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde De€ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun Tasar›s› ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporunun müzakeresine bafll›yoruz.

Komisyon?.. Burada.

Hükümet?.. Burada.

Raporun okunup okunmamas› hususunu oylar›n›za sunaca€›m: Raporun okunmas›n› kabul edenler... Kabul etmeyenler... Raporun okunmas› kabul edilmemifltir.

Tümü üzerinde flu ana kadar bize intikal eden söz istemleri flöyledir: ANAP Grubu ad›na Say›n Ifl›n Çelebi, SHP Grubu ad›na Say›n Mustafa Kul; flah›slar› ad›na, Say›n ‹brahim Kumafl, Say›n Algan Hacalo€lu, Say›n Uluç Gürkan, Say›n Muharrem fiemsek, Say›n Cevat Ayhan, Say›n Ziya Halis, Say›n Engin Güner, Say›n Ökkefl fiendiller, Say›n Gürol Soylu.

fiimdi, ilk söz, ANAP Grubu ad›na, Say›n Ifl›n Çelebi'nin.

Buyurun Say›n Çelebi. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

Süreniz 20 dakikad›r efendim.

ANAP GRUBU ADINA IfiIN ÇELEB‹ (‹zmir)- Say›n Baflkan, de€erli arkadafllar›m; Özellefltirme Yasa Tasar›s›n› görüflürken, flu anda, özellikle, tespit etti€im birkaç önemli noktay› belirtmek istiyorum.

fiu anda, gördü€üm kadar›yla, toplum, kavga istemiyor; toplum, sorunlar›n çözümünü istiyor ve bu çözümlerin uygulanmas›n› istiyor. Bu nedenle, gördü€üm kadar›yla, Türkiye'de ilk kez, bir ekonomik konuda, de€iflik kesimler, bir anlamda, uzlafl›yorlar. Bu, bence, Parlamento tarihi ve Türkiye'nin gelece€i için çok önemli bir bafllang›çt›r.

Yap›lan anketlerde, toplumun yüzde 6's›n›n devletçi tavr›n› sürdürdü€ünü, geri kalan bölümünün özellefltirme mant›€›na "evet" dedi€ini görüyoruz; fakat, flu anda, toplumda, çok önemli bir tepki var. O tepki, siyasetçiye olan güvenin sars›ld›€› bir dönemi yaflad›€›m›z› iflaret ediyor; bunu da belirtmek isterim. Toplumda, siyasetçilerin ç›kar iliflkileriyle yasalar› e€ip büktü€ü kanaati var ve insanlar, bugün siyasetçilere ve siyasî partilere, ne yaz›k ki, güvenmiyorlar. Türkiye'nin gelece€i aç›s›ndan, özellikle topluma, Türkiye'ye ve insanlara güven verebilmek için, bence, flu anda yapt›€›m›z özellefltirme tart›flmalar› büyük önem tafl›yor.

Özellefltirmenin uygulanmas›nda, özellikle, çal›flanlar›n haklar›n› gözetmek gerekiyor. Özellefltirmeyi sert, kat› bir tutumla, çal›flanlara ra€men, sosyal haklara ra€men yapman›n ciddî problemler yarataca€›n›, dünyadaki uygulamalar›ndan da biliyoruz. Bu nedenle, siyasîlerin, hem toplumda yeniden bir güven tazeleyebilmeleri hem de bu tasar›y› kavgas›z ç›karabilmeleri ve toplumun çeflitli kesimlerinde sa€lanacak uzlaflmayla çözüm getirebilmeleri büyük önem tafl›yor.

Türkiye'de, bugün, herkes, siyasetin, içine girdi€i bugünkü ortamdan endiflelenmekte hakl›d›r. Türkiye'de, bugün üzerinde uzlafl›lan tek konu olan özellefltirme konusunda, Parlamentonun üzerine tarihî bir görev düfltü€ü kanaatindeyim. Toplum, bugün, istikrar ve güven ar›yor. Bu nedenle, benim görebildi€im kadar›yla, bu Özellefltirme Yasa Tasar›s›n›n rasyonel bir biçimde ç›kmas› ve özellefltirmeyle, K‹T'lerin siyasîlerin arpal›€› oldu€u tezinin çürütülmesi gerekiyor.

Burada, be€enirsiniz veya be€enmezsiniz, kabul edersiniz veya kabul etmezsiniz; ama, özellefltirmeden sonra siyasetin daha iyi bir esasa, temiz bir zemine oturaca€›na inanc›m yüksek. Özellikle, siyasîlerin, art›k K‹T'lere adam yerlefltirmekten ve kamu bankalar›ndan kredi al›nabilmesi için arac›l›k yapmaktan kurtulacaklar›, bunun sonucunda da siyaset ve ç›kar iliflkisinin k›r›laca€› bir dönemin bafllayaca€› inanc›n› tafl›yorum. Özellikle, bu kararlardan sonra, siyaset yapan eski kuflaklar›n yerine yeni kuflaklar›n  gelece€ine, siyasette yeni ve ahlakî de€erlerin çok önem tafl›yaca€›na inan›yorum.

Bu anlamda, bu yasa tasar›s› büyük önem tafl›maktad›r. Bu yasa tasar›s›n›n Meclisten do€ru flekliyle geçmesi, toplumun benimsedi€i, destekledi€i bir yasa haline gelmesi ve genifl bir uzlaflmayla ç›kmas›, toplumun gelece€i aç›s›ndan da büyük önem tafl›maktad›r.

De€erli arkadafllar›m, genel yarg›lar›m› ve görüfllerimi aktard›ktan sonra flunu arz etmek istiyorum: Bugün, özellefltirmenin, ekonomik anlamda, iki temel nedeni vard›r ve  bugün dünyada 50'yi aflk›n ülke özellefltirme yapmaktad›r. Özellikle, bu ülkelerin aras›nda, bir zamanlar›n Mao'sunun Çin'ini, Fas'›, geçmiflin Sovyetler Birli€inin da€›lmas›yla ortaya ç›kan ülkeleri, Macaristan'› ve Latin Amerika ülkelerini sayarsam, bu -Çin baflta olmak üzere- herhalde hepimizi flafl›rtacakt›r.

Bugün, Türkiye'de, ekonomik verimlili€i ve etkinli€i art›rmak, devletin rasyonel ve etkin çal›flmas›n› temin etmek, art›k kaç›n›lmaz hale gelmifltir.

1995 y›l› bütçesine bakt›€›n›zda, 200 trilyonun ötesinde bir aç›k görüyorsunuz; kamu kesiminin finansman a盀›ysa, 600 trilyon lira civar›nda.  Türkiye, bu problemini çözemezse, bu toplum, enflasyonda yüzde 100'lere varan rakamlara  istemeyerek katlanacak ve bir noktada da "dur" diyecektir.

De€erli arkadafllar›m, bu anlamda, özellefltirme, gelece€e dönük, hem ekonomik hayata hem sosyal ve siyasal hayata yeni birtak›m de€erler, unsurlar getirecektir. Bu nedenle, gelece€e dönük olarak flöyle bir bakt›€›m›z zaman, dünyada 2000 y›l›na kadar, 800 milyar dolarl›k bir özellefltirme olaca€› tahmin edilmektedir. Özellefltirme program›n›n, ‹ngiltere'den Fransaya, ‹spanya'ya, Yunanistan'a, ‹talya'ya ve Latin Amerika ülkelerine, Çin'e, Fas'a kadar uzand›€›na dikkatinizi çekerim. Özellikle, özellefltirme programlar›n›n a€›rl›kla yer almas› gereken sektörler olarak da, bugün Türkiye'de hâlâ tart›flt›€›m›z telekomünikasyonda, hizmetlerde, bankac›l›k sektöründe ve sigortac›l›kta çok h›zla yürüdü€ünü de alt›n› çizerek belirtmek isterim.

‹ngiltere'de bugün, 1980'den bu yana, 60 milyar dolarl›k özellefltirme yap›lm›flt›r ve bugün, 1990 itibariyle dünyadaki özellefltirmenin yüzde 12'si ‹ngiltere'de yap›lm›flt›r. Özellefltirme, bugün, 50'den fazla ülkede yap›lmaktad›r. Rekabetçi bir ortam› sa€lamak, verimlili€i sa€lamak aç›s›ndan çok önem tafl›yan bu uygulama, bütün önümüzdeki dönemin, 2000 y›l›na giderken, en önemli politikalar›ndan, uygulamalar›ndan biri olarak, dünyan›n da Türkiye'nin de gündeminde olacakt›r.

Fransa'da flu anda en büyük özellefltirme program› yürütülmektedir ve 65 milyar dolarl›k bir özellefltirme geliri beklenmektedir. Özellikle, dünyadaki bu geliflme, Türkiye'de, toplumdaki kavgan›n yerine uzlaflma ve çözüm önerileri getirilmesini ve bu anlamda, siyasetin, kirlilikten, temiz de€erlere, yeni de€erlere, yeni kuflaklara geçmesini sa€layacakt›r. Bu uygulaman›n, Türkiye'nin önünde önemli geliflmelere yol açaca€›na inan›yorum; ama, özellefltirme, tüm sorunlar› çözmeyecektir. Özellefltirme, sorunlar›n çözümünde, araçlardan bir tanesidir; ama, önemli araçlardan bir tanesidir.

De€erli arkadafllar›m, bugün, Türkiye'de büyüme h›z›n›n eksi 5'ler gibi bir noktaya gelmesi, enflasyonun yüzde 130'lara gelmesi, gelir da€›l›m›n›n h›zla bozuluyor olmas›, çal›flanlar›n bu gelir da€›l›m›ndan do€an s›k›nt›lar›, iflsizli€in artmas›, yat›r›mlar›n durmas› bir raslant› de€ildir. Bu ekonomik darbo€az› ve bu ekonomideki problemleri aflabilmemiz için, özellefltirmeyi, uzlaflmayla, toplumun deste€ini alarak uygulamak, çok önemli bir bafllang›c› teflkil edecektir; çünkü, Türkiye'nin istikrara ve güvene ihtiyac› vard›r.

De€erli arkadafllar›m, biz, geçmiflte, 1984 y›l›nda özellefltirmeye bafllad›€›m›zda, çok ciddî zorluklarla karfl›laflt›k; topluma, özellefltirme fikrini anlatabilmek ve uygulamalar›n›n baflar›s›n› sa€layabilmek için çok ciddî engellerle karfl›laflt›k. Yapt›€›m›z özellefltirme çal›flmalar› mahkemelere gitti. Bak›n, mahkemeye giden ve sonra 1992 y›l›nda bu Koalisyonun o mahkeme karar›n› temyiz ettirdi€i 5 çimento fabrikas›n›n özellefltirilmesiyle bafllad›€›m›z özellefltirme çal›flmalar›na devam edebilseydik ve DYP-SHP Koalisyonu, 1992 y›l›ndan itibaren, bizim kald›€›m›z noktadan götürebilseydi iflleri, Türkiye bugün çok mesafe alm›fl olurdu.

Ne yaz›k ki, 1991 y›l›n›n ekim ay›nda, ANAP olarak, Türkiye'ye istikrar, özellefltirme ve s›k›nt› vaat ederken, DYP ve SHP, gökteki y›ld›zlar›, iki anahtar› ve yeflil kart› vaat etti ve Türk Halk›, iki anahtar› ve yeflil kart› seçti; s›k›nt› vaat eden, özellefltirme vaat eden, istikrar vaat eden ANAP'›n Program›n› seçmedi. Bugün, 1994 y›l›n›n ekim ay›nda, görüyoruz ki, Hükümet, ANAP'›n, 1991 y›l›n›n ekim ay›nda söyledi€i noktaya gelmifltir ve bugün o hedefleri uygulama noktas›ndad›r.

Özellefltirdi€imiz ve bu yüzden DYP'nin bizi mahkeme kap›lar›na götürdü€ü 5 çimento fabrikas›nda, 1989 y›l›nda 13 milyon dolar kâr vard›; özellefltirmeden sonra bu kâr oran›, 30 milyon dolara ç›kt›. 1986-1989 y›llar› aras›nda, dört y›lda, bu 5 çimento fabrikas›nda, 22 milyon dolarl›k yat›r›m yap›lm›flken; özellefltirme sonras›, 1990 y›l›ndan 1994 y›l› bafl›na kadar, 270 milyon dolar yat›r›m yap›ld›; üretim maliyetlerinde yüzde 25 düflüfl sa€land› ve bunun için bizi mahkemeye götürdüler; ama, bugünkü olgular, bugünkü rakamlar, ne kadar do€ru yapt›€›m›z›, Türkiye'nin ne kadar menfaat›na yapt›€›m›z› çok aç›kça ortaya koymaktad›r. Biz, o çimento tesislerini, ne ona buna peflkefl çektik ne de vatana ihanet ederek satt›k. Hepsi, vatan›m›z›n içinde, ülkemize katk›da bulunan  kârl› tesisler haline geldi. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

Bugün, bu fikrin sahipli€ini yapan insanlar olarak, bu fikrin fidan›n› yetifltirip a€aç haline getiren insanlar olarak, bu fikrin bugün olgunlaflan meyvelerini toplumun zenginli€i olarak kabul etmemiz ve her sofrada o meyvelerin yer almas›n› sa€lamam›z gerekiyor. Bu meyvelerin, sadece, üç befl adam›n sofras›nda olaca€› bir düzenin de, art›k yürümemesi gerekti€ini görüyoruz. Gelir da€›l›m›, Türkiye'de ciddî olarak bozulmaktad›r.

De€erli arkadafllar›m, bu tasar›, Plan ve Bütçe Komisyonuna geldi€inde 57 maddeden olufluyordu. Anavatan Partisi olarak, 43 esas, 14 geçici maddeden oluflan bu tasar› üzerinde 47 önerge verdik. Bu önergelerin 35'i kabul edildi ve 35'i kabul edilen bu 47 önergeyi, dünyadaki uygulamalardan edindi€imiz tecrübeleri kendi tecrübelerimizle hamur ederek, yo€urarak getirdik.

Amac›m›z, toplumun deste€ini almakt›; amac›m›z, toplumda uzlaflmay› sa€lamakt›; amac›m›z, özellefltirmenin önünü açmakt› ve bugün, dünya prati€inden ö€rendi€imiz ve kendi tecrübelerimizden ç›kard›€›m›z kadar›yla, toplumun deste€ini alabilmek için temel üç befl nokta vard›r. E€er, aç›kl›k ve fleffafl›k, özellefltirme uygulamalar›nda sa€lan›yorsa, toplum destek oluyor.

Nitekim, arkadafllar›m›zla birlikte verdi€imiz önergelerle, hem de€erlendirme yöntemlerinin hem de ihale öncesi ve ihale sonras› esaslar›n ve sonuçlar›n kamuoyuna duyurulmas› hususlar›n›n tasar›da yer almas›n› temin ettik. Bu konuda bize yard›mc› olan DYP'li arkadafllar›m›za da teflekkür ediyorum.

Ayr›ca, denetim hakk›nda da, Özellefltirme ‹daresi Baflkanl›€›n›n sadece bütçesinin denetimi Say›fltaya b›rak›lm›flt›; ama, Özellefltirme ‹daresi Baflkanl›€›n›n ifllemleri ve uygulamalar› denetim kapsam›nda gözükmüyordu; bunu da denetim kapsam›na ald›k, bu konuda da görüfl birli€ine vard›k. Yani, bu tasar›y›, yasalaflt›€›nda, uygulanabilir, toplumun deste€ini alabilir hale getirmeye gayret ettik.

Ayr›ca, özellefltirme kararlar›nda h›zl›, dinamik ve sonuç alabilen bir özellefltirme prosesi sa€lamak gerekiyordu. Bunun için de, özellefltirme kuruluflunu ve kadrolar›n› yeniden gözden geçirdik. Bu önergelerimizle, özellefltirmeye haz›rl›k çal›flmalar›na öncelik verdik; özellefltirilecek kurulufllarda, süre ve yöntemler konusunda, geçici bir kurumun neler yapabilece€ini belirledik.

Di€er önemli bir nokta, özellefltirme gelirlerinin, bütçe aç›klar›n› finanse etmekte kullan›lmas›, toplumun tepkisini çekiyordu; toplumun deste€ini alabilmek için, hem Özellefltirme Fonunun hem bütçe aç›klar›n›n özellefltirme gelirleriyle karfl›lanmamas› konusunda karar ald›k ve bu da tasar›ya girdi.

Di€er çok önemli olan nokta, çal›flanlar aç›s›ndan sosyal haklar›n verilmesiydi. Plan ve Bütçe Komisyonuna gelen tasar›ya göre, ifl kayb› tazminat›  sadece yüzde 15 ilâ 30 aras›nda de€iflen bir oranda ödenecekti. Buradaki yüzde 15 ve 30 limitini kald›rd›k; arkadafllar›m›zla bu hususta da görüfl birli€ine vard›k.

Ayr›ca, meslek edindirme e€itiminin, Özellefltirme Fonundan finanse edilmesini temin ettik.

Öte yandan, iflten ayr›lanlar›n SSK primlerinin -yeni ifl bulana kadar- ödenmesini arkadafllar›m›zla birlikte temin ettik.

Emekli Sand›€›na tabi insanlar›n emekli olmalar› halinde, primlerinin yüzde 20'den yüzde 30'a ç›kar›lmas›n› sa€lad›k.

Bugün sorun olan kamu bankalar›n›n özellefltirilmesine öncelik tan›nmas› ve iki y›l içinde özellefltirilmesi karar›n› ald›k.

En önemlisi, yine arkadafllar›m›zla, Plan ve Bütçe Komisyonunda, el birli€iyle, tasar›da, konulan ilkelerin "göz önünde bulundurulur" gibi bir ifadeyle yer almas› yerine, "esas al›n›r" ibaresini getirerek, bu ciddî ilkelerin uygulanmas›n› temin etmeye çal›flt›k.

De€erli arkadafllar›m, bugün geldi€imiz noktada, özellefltirmeyi gerçeklefltirmek, istikrar› sa€lamak ve toplumun güvenini kazanmak için, iki anahtar, yeflil kart gibi, uygulanmayan vaatler yerine, daha gerçekçi ve yap›labilecek önerilerin topluma sunulmas›n›n önemi, bir kez daha ortaya ç›km›flt›r. Nitekim, bugün, 5 Nisan kararlar›n› alan Hükümet, -5 Nisan kararlar›n›, sonuçlar› itibariyle, bütçe tart›flmalar›nda ele alaca€›z- toplumu, flu anda, efle€ini kaybedip, semersiz halde buldu€u zaman sevinen bir noktaya getirmifltir. ‹flte, efle€imizi kaybettik; ama, semersiz halde buldu€umuz zaman sevinir hale geldik. Oysa, toplum, güven istemektedir, istikrar istemektedir, uzlaflma ve çözüm istemektedir.

Bugünkü Hükümetin birbirine güvenmeyen iki orta€›n›n, meseleleri çözümsüz bir flekilde ortada b›rakma yönündeki tav›rlar›n›n Türkiye'ye getirdi€i zararlar› ve ortam›, hep birlikte yafl›yoruz.

Bu anlamda, iki anahtara, yeflil karta göre oluflmufl ve gökteki y›ld›zlar› vaat eden kadrolarla özellefltirme yapman›n da mümkün olmayaca€›na inan›yorum; ama, buna ra€men, Türkiye'nin menfaatlar› için, özellefltirme tasar›s›n›n ifller hale getirilmesinin ve Türkiye'nin yarar›na ifllemesinin çok önemli oldu€una inan›yoruz.

De€iflmesi gereken maddelerle ilgili olarak, özellikle belirtmem gereken üç temel nokta var; bizim, Anavatan Partisi olarak, maddeler üzerinde getirece€imiz de€ifliklik önergelerinde, desteklenmesini rica etti€imiz üç temel nokta var.

Bu özellefltirme tasar›s›n›n uygulanabilmesi için "oybirli€i" flart›n›n kald›r›lmas› gerekir. E€er, bu tasar›da "oybirli€i" flart› muhafaza edilirse, bu tasar› ifllemez, bu tasar› yürütülemez, bu tasar› uygulanamaz. E€er Türkiye'yi düflünüyorsan›z -biraz önce, parti menfaatlar›n› bir kenara b›rakmam›z gerekti€ini aç›kl›kla anlatt›m- parti menfaatlar›n› bir kenara b›rak›p, koalisyon içi hesaplaflmalar›, pazarl›klar› bir kenara b›rak›p, bu "oybirli€i" flart›n› kald›rmak laz›m. E€er "oybirli€i" flart›n› kald›rmazsan›z, hiçbir karar›, Özellefltirme Yüksek Kurulundan geçiremezsiniz. (ANAP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar) Bu Özellefltirme Yüksek Kurulunda, her fley bir pazarl›k konusu haline gelir. ‹flte, bugün burada yaflad›€›m›z olay, bunun tipik bir örne€idir.

De€erli arkadafllar›m, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri olarak, lütfen, Türkiye için karar al›n; koalisyon içi pazarl›klar›, tart›flmalar› önemsemeyin; Türkiye için düflünün. Bak›n, biz, Anavatan Partisi olarak, Türkiye için, bu özellefltirme tasar›s›n›n desteklenmesinin -arkadafllar›m›z›n baz›lar› kabul etmese bile- do€ru oldu€una karar verdik. Muhalefet olarak -arkadafllar›m›zla beraber- flu anda görevimiz, ‹ktidardan gelen önerilere bu anlamda destek vermek de€il; ama, Türkiye için ve toplumun güvenini kaybetmifl siyasetçinin, Parlamentonun, bu toplumda güvenini yeniden tesis edebilmek ve siyasete yeni de€erler, yeni kuflaklar kazand›rabilmek için, bu "oybirli€i" flart›n›n mutlaka gözden geçirilmesi gerekti€ine inan›yoruz.

Ayr›ca, yeni K‹T'lerin ve B‹T'lerin kurulmamas› gerekiyor. Bununla ilgili olarak getirece€imiz de€ifliklik önergelerinin kabul edilmesini rica ediyorum. Çünkü, bir yandan özellefltirme yaparken, öbür yandan K‹T'leri ve belediyeye ba€l› idareleri yeniden kurarsan›z, o zaman, özellefltirmenin ekonomik anlamda hiçbir yarar› kalmayacakt›r.

Ayr›ca, Özellefltirme Yüksek Kurulunda ve Özellefltirme ‹daresinde görev alanlar›n, özellefltirmeyle ilgili kurulufllarda çal›flmamas› konusunda da bir düflüncemizin bulundu€unu belirtmek istiyorum.

De€erli arkadafllar›m, bugün, dünyan›n geliflimi çerçevesinde -çok aç›kça gözüken- do€u bloku ülkeleri baflta olmak üzere, hepsi, duvarlar›n› y›km›fllard›r, kapal› toplum ve kapal› ekonomi anlay›fl›ndan vazgeçmifllerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN- Say›n Çelebi, konuflman›z› ba€lar m›s›n›z efendim.

IfiIN ÇELEB‹ (Devamla)- Bitiriyorum efendim.

Eski teknolojilerin yerine, yeni teknolojiler, yeni rekabet unsurlar› ve yeni anlay›fllar yer alm›flt›r. Verimlilik ve etkinlik, piyasa ekonomisi ve rekabet flartlar›n›n gelifltirilmesi, hukuka uygunluk ve çal›flanlar›n haklar›n› zaman›nda ve yeterince alabilmeleri önem kazanm›flt›r.

Bugün, Türkiye'de, bu toplum, kavga istememektedir; bu toplumun, art›k, ancak yüzde 6's› devletçi bir görüflü savunmaktad›r. Bugün, toplumda yeniden güveni sa€layabilmek, yeniden siyaseti herkesin sayg› duydu€u bir unsur ve de€er haline getirebilmek ve siyaset-ç›kar iliflkisini k›rabilmek için, bu Özellifltirme Kanun Tasar›s›n›n -söyledi€imiz de€iflikliklerle birlikte- Meclisten geçmesini diler; hepinizi sayg› ve sevgiyle selamlar›m. (ANAP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Çelebi.

SHP Grubu ad›na, Say›n Mustafa Kul; buyurun efendim.

Süreniz 20 dakikad›r.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- Say›n Kul grup ad›na m›?!

MUSTAFA KUL (Erzincan)- Grup ad›na...

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Artvin)- Hay›r; grup yok da, o bak›mdan!..

MUSTAFA KUL (Erzincan)- Var... Arkada...

‹BRAH‹M TEZ (Ankara)- Ben tek bafl›ma yeterim.

BAfiKAN- Say›n ANAP'l›lar, nerede oturuyorsunuz?! Buras› Meclis, buras› sohbet yeri de€il; ç›k›n, d›flar›da sohbet edin efendim.

fiADAN TUZCU (‹stanbul)- Say›n Baflkan, sen nerede oturuyorsan, biz de orada oturuyoruz!..

BAfiKAN- Rica ediyorum, flu Meclisin adab›n› bozmay›n.

EYÜP AfiIK (Trabzon)- ‹brahim Beyin ad›na m›, grup ad›na m› diye sorduk yani!..

BAfiKAN- Buyurun efendim.

SHP GRUBU ADINA MUSTAFA KUL (Erzincan)- Say›n Baflkan›m, benim zaman›m iflliyor, biliyorsunuz; bu konuflmalar›, zaman›mdan düflersiniz umar›m.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Özellefltirme Uygulamalar›n›n Düzenlenmesi ve Baz› Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde De€ifliklik Yap›lmas›na ‹liflkin Yasa Tasar›s› hakk›nda, Sosyaldemokrat Halkç› Parti Grubu ad›na görüfl bildirmek üzere huzurlar›n›zday›m. Bu vesiyle, hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

Say›n milletvekilleri, tasar›y› de€erlendirmeye geçmeden önce, bir tespit yapmak istiyorum. Baz› kesimler taraf›ndan, uzun süreden beri Türkiye'de tart›flmaya aç›lan özellefltirme konusunda, kamuoyu yanl›fl bir flekilde koflulland›r›lm›fl; Türkiye'de yaflanan her sorunun tek çözüm yolunun özellefltirme oldu€u konusu, zihinlere yerlefltirilmeye çal›fl›lm›flt›r. Halbuki, Türkiye'nin ve Türkiye insan›n›n en acil sorunu, özellefltirme konusu de€ildir; tam tersine, gerek koalisyon protokolünde ve gerekse hükümet programlar›nda yer alan demokratikleflme konusu, bu özellefltirme konusundan daha öncelikli idi.

Bunun en aç›k ifadesi, Koalisyon Hükümetinin ilk kuruluflunda, Koalisyonu oluflturan iki parti -Do€ru Yol Partisi yüzde 27, SHP yüzde 21 olmak üzere- toplam yüzde 48'lik bir oy potansiyeline sahip olmalar›na karfl›n, koalisyon protokolünde ve hükümet program›nda demokratikleflme konular›yla ilgili iddialar›n yer almas› sonucu, kamuoyundan çok büyük bir destek alm›fl ve ilk yap›lan tespitlerde, o günkü koflullarda baflka partilere oy vermifl seçmenlerin bile deste€ini alarak, kamuoyundaki deste€ini yüzde 76'lara kadar ç›karm›flt›. Tabiî, bunun en önemli sebebi, demokratikleflme konusunda yer alan iddialard›; ama, ne yaz›k ki, Hükümetimiz, bu gerçe€i görmezlikten gelerek ve özellefltirme konusunda estirilen havaya kendisini kapt›rarak, özellefltirme konusunu, gündemin ilk s›ras›na alm›fl ve bu konu, tüm kamuoyuna da mal olmufltur.

Say›n milletvekilleri, bu propaganda bombard›man› öylesine etkili oldu ki, toplumumuzun hemen hemen tüm kesimleri, "özellefltirme olmadan, toplumsal geliflme sa€lanamaz" görüflünü, tart›flmas›z olarak kabul etme noktas›na geldi. Tabiî, burada medyan›n tutumunu ve katk›s›n› da unutmamak gerekir. Sak›n yanl›fl anlafl›lmas›n, burada sadece bas›n›m›z› suçlamak istemiyorum. Bas›n, var olan havay› yans›t›yor; ama, bas›n›n de€erli temsilcileri bizleri ba€›fllas›nlar, bu konuda yaz›p çizenler, kantar›n topuzunu biraz fazla kaç›rd›lar gibi geliyor; çünkü, kamuoyumuz öylesine koflulland›r›ld› ve bas›n ve medya taraf›ndan öyle flartland›r›ld› ki, özellefltirmeye karfl› ç›kmak, neredeyse vatana ihanet anlam›na geldi.

Say›n milletvekilleri, toplum olarak ilginç bir özelli€imiz var: Bir fleyleri zaman oluyor, gö€e ç›kar›yoruz; zaman oluyor, gö€e ç›kard›klar›m›z›, yerin dibine bat›r›yoruz; rezil olma ile vezir olma s›n›r›, kaygan zeminde bir gidiyor, bir geliyor.

Hat›rlamaya çal›fl›n›z, aradan çok zaman geçmedi; K‹T'ler, 1980'li y›llara de€in, kalk›nman›n simgesi olarak gösteriliyordu, gösteriflli törenlerle temeller at›l›yordu ve yeni bir K‹T devreye girdi€inde, toplum olarak, âdeta bayram yap›yorduk; bugün ise, bunlar›, kambur ilan ederek ve tüm kötülüklerin anas› olarak göstererek elden ç›karmaya çal›fl›yoruz. Acaba, çok mu duygusal bir toplumuz? Ça€dafl toplumlar›n vazgeçilmez unsuru olan toplum akl› veya di€er bir ad›yla, kamu sa€duyusu kavram›yla toplumumuz ne zaman tan›flacakt›r? ‹flte, SHP Grubu olarak, demokratikleflmede ›srarl› tutumumuz, bir ölçüde, bu toplumsal akl› oluflturmak ve onu gelifltirecek zemini haz›rlamak içindir.

Ak›l yürütme, düflünce üretimiyle olur. Düflünceyi yasaklarsan›z, ak›l yürütme nas›l olacakt›r? Düflünmeden ak›l yürütürüz derseniz, karn›n›zdan konuflmufl olursunuz. Sa€l›kl› toplumlar, kar›ndan konuflman›n olmad›€› toplumlard›r. Geliniz, Yüce Meclisimiz bu olaya el koysun ve demokratikleflmeyi gündemimizin birinci s›ras›na alal›m.

Siz, olumlu fleyler üretirseniz, olumlu fleyler yaparsan›z, medya buna nas›l kay›ts›z kalabilir?! ‹flte, o zaman, göreceksiniz ki, medya da bunu kamuoyuna yans›tacakt›r. Hem demokratikleflme ad›na bir fley üretmeyece€iz hem de her gün medyadan flikâyetçi olaca€›z; bunu anlamak mümkün de€il!

Say›n milletvekilleri, kamuoyunda "demokratikleflme paketi" olarak bilinen ve gerçek anlamdaki demokratik anlay›fllar›m›z›n ve çözümlerimizin sadece küçük bir parças› olan, 18 May›s tarihli demokratikleflme paketiyle ilgili olarak, geliniz, hep beraber somut ad›mlar atal›m ve cumhuriyetin en büyük reform paketi olarak bu yasalar› ç›karal›m ve bu onuru, bugünkü milletvekilleri olarak -hangi partiden olursan›z olun- hep birlikte paylaflal›m.

De€erli milletvekilleri, demokrasi, maddî bir birimle ölçülemeyecek kadar yüce ve kutsal kavramd›r. Dünyan›n hiçbir ülkesinde de demokrasi, maddî birimle ölçülemez.

Bak›n›z, birileri ç›k›p, her gün, özellefltirmenin geç yap›lmas›n›n maliyetlerini anlat›yor ve kamuoyuna "özellefltirme hemen flimdi olmal›d›r" mesaj›n› veriyor.

De€erli milletvekilleri, flimdi soruyorum bu birilerine: Neden, bize, demokratikleflmenin geç kalmas›n›n hesab›n› vermiyorsunuz, hesab›n› yapm›yorsunuz?

Bak›n›z, birilerine, s›ca€› s›ca€›na bugün de€erli bir arkadafl›m›z, bir milletvekilimiz taraf›ndan yap›lm›fl ve kamuoyuna, bas›na, bas›n toplant›s›yla aç›klanm›fl hesab›n sonuçlar›n› veriyorum. Umuyorum ki, bu birileri, bu rakamlar› ö€rendi€i zaman, belki, gönül rahatl›€›yla demokratikleflmeyi hemen flimdi yapal›m diyebilecekler. Yap›lan bu hesaba göre, demokratikleflmemizin maliyeti, y›lda 445 trilyon Türk Liras›, ayda 37 trilyon, haftada 8 trilyon, günde 1 trilyon 24 milyar, saatte 51 milyar lirad›r. Peki, birilerinin hesab›na göre de özellefltirmenin maliyeti ne kadar; y›lda 70 trilyon, ayda 5 trilyon 834 milyar, haftada 1 trilyon 374 milyar, günde 192 milyar, saatte 8 milyar lira. Fazla yorum gerektirmiyor; takdirlerinize sunuyorum.

Üstelik, özellefltirme hesab›nda, biraz da fliflirmeler söz konusudur. Özellefltirme maliyeti olarak gösterilen  personel harcamalar›n›n bir k›sm› devlete vergi olarak dönmektedir. Nedense, bu nokta, bilinçli bir flekilde gözard› edilmekte ve devletin bir eliyle verip di€er eliyle ald›klar› hesaba kat›lmamaktad›r.

Ayr›ca, kar›flt›r›lan bir di€er nokta, özellefltirmenin maliyetini oluflturan faiz ödemelerinin, transfer ödemeleri oldu€u unutularak, toplumsal bir maliyet olarak sunulmas›d›r. Halbuki, faiz ödemeleri, toplumun bir cebinden ç›kmakta di€er cebine girmektedir. Demokratikleflmenin maliyetinde böyle bir fley mümkün mü; hay›r, kaybeden, herkes olmakta ve harcanan paralar, uçup gitmektedir. Halbuki, faiz ödemelerinde sadece gelir da€›l›m› bozulmakta, toplumsal bir kay›p söz konusu olmamaktad›r.

Say›n milletvekilleri, tasar›ya geçmeden önce bir noktaya daha dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Tasar›n›n Plan ve Bütçe Komisyonunda görüflülmesi s›ras›nda orta€›m›z›n, muhalefetle bir olup, de€ifliklik önergeleri getirmesi ve bunlar›n kabul edilmesi, demokrasimiz aç›s›ndan fl›k bir tav›r olmam›flt›r. Bu de€ifliklikler, zaten Genel Kurulda tekrar görüflülecektir. Orta€›m›z, iyi niyetle ve ülkenin hayr›n› düflünerek, böyle bir giriflimde bulunmufl olabilir. Niyet ne olursa olsun, gerekçesi ne olursa olsun, ortaya ç›kan tabloyu savunmak mümkün de€ildir. Bunlar› söylemek durumunday›z. Bunlar› görmezlikten gelmemiz mümkün de€ildir. Bunu, kendi taban›m›za anlatmay› b›rak›n›z, kamuoyuna anlatabilmemiz bile son derece güçtür.

De€erli arkadafllar›m, flimdi, tasar›n›n de€erlendirmesine geçebiliriz. Bu tasar›, eski haliyle içsel tutarl›l›€›, bütünlü€ü olan ve Koalisyon Protokolüne uygun bir tasar› idi. "Tasar› idi" diyoruz; çünkü, bu bütünlük ve tutarl›l›k büyük ölçüde zedelenmifl ve bu arada Hükümet Protokolü de k›smen delinmifltir. Önergelerle "yeniden yap›land›rma" sadece kelime olarak de€il, içerik olarak da tasar›dan ç›kar›lm›flt›r.

Yeni tasar›daki "özellefltirmeye haz›rl›k" kavram›, ayn› içerikte bir kavram de€ildir. Yeniden yap›land›r›lan ve verimli hale getirilen K‹T'lerin, yeni statülerinin ne olaca€›n› Özellefltirme Yüksek Kurulunun takdirine b›rakmak daha uygun bir düzenleme idi.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Yan›nda m›s›n›z, karfl›s›nda m›s›n›z?..

MUSTAFA KUL (Devamla)- "Özellefltirmeye haz›rl›k" kavram› ile bu seçenek tamamen devre d›fl›na ç›kar›larak, hükümet protokolünde "K‹T reformu program›, yayg›n ve h›zl› özellefltirme program›yla birlikte yürürlü€e konulacakt›r" denilmektedir.

2 inci Protokolün 11 inci sayfas›nda yer alan "yeniden yap›land›rma" tasar›dan ç›kar›ld›€›na göre, Yüce Meclisin huzurunda Hükümetimize soruyorum: K‹T reformu nas›l yap›lacakt›r, kim taraf›ndan yap›lacakt›r? K‹T reformu program› olmaks›z›n, özellefltirme program›n›n yürürlü€e konulmas›, aç›kça, protokolün delinmesi anlam›na gelir mi, gelmez mi? Bu konuya Hükümet ad›na cevap verecek olan Say›n Bakan›m›z›n net bir cevap vermesini bekliyorum.

Bir di€er önergeyle "Eximbank hariç, tüm kamu bankalar›n›n, iki y›l içerisinde özellefltirme ifllemlerinin tamamlanaca€›" ifade edilmektedir. Niçin Eximbank d›flar›da tutuluyor; çünkü, bu banka, bir ihtisas bankas›d›r. Ancak, Ziraat Bankas› ve Halk Bankas› da birer ihtisas bankas› olmas›na karfl›n, bu bankalar kapsam d›fl›nda tutulmam›flt›r. Bu, önergenin tafl›d›€› mant›kla çeliflmektedir. Ayr›ca, bankalar›n süratle özellefltirilmesinin sa€lanmas›, tasar›n›n 2 nci maddesinin (d) f›kras› ile çeliflmektedir.

Bilimsel çal›flmalar, bankac›l›k sektöründe oligopolcü bir yap›n›n mevcut oldu€unu göstermektedir ve devletin bu piyasada önemli bir pay› bulunmaktad›r. Bankac›l›k piyasas› çok say›daki banka taraf›ndan paylafl›lmaktad›r. Devletin antitekel yasas› ç›kar›lmadan ve bunun uygulama sonuçlar› görülmeden, bu sektörden süratle ç›kar›lmas›, özel tekellerin daha da güçlenmesini birlikte getirecektir.

Tasar›n›n 2 nci maddesinin (f) f›kras›, bu tehlike hissedildi€i için palyatif bir çözüm olarak düzenlenmifltir ve (f) f›kras›na "olabilecek tekelci bir yap›n›n olumsuz etkilerinin önlenece€i..." fleklinde bir ifade konulmufltur.

Bankalar› süratle özellefltirerek tekelci yap›n›n olumsuz etkilerini -üstelik ç›km›fl bir antitekel yasas› yokken- bertaraf etmek mümkün de€ildir. Ola ki, böyle bir yasa ç›km›fl olsa bile, bu yasan›n üstünlük kazanmas› çok uzun bir zaman alacakt›r. Dünya örnekleri, yasaya ra€men tekelleflmenin kolayca önlenemedi€ini göstermektedir. Bunu, deneme-yan›lma gibi bir yöntemle yeniden yaflaman›n bir anlam› yoktur.

Durum bu iken, aceleci tutuma niye ihtiyaç duyulmaktad›r? Yasa tasar›s›, özellefltirmenin altyap›s›yla ilgili yap›sal düzenlemelerin zaman alaca€› gerekçesiyle, süre tahdidi getirmezken, geçici maddeyle buna neden tevessül edilmektedir; bunu anlamak da mümkün de€ildir.

Say›n milletvekilleri, yararl› görmedi€imiz de€ifliklik önergelerini de€erlendirmeye devam ediyorum: Tasar›n›n, 6 nc› maddesinin üçüncü f›kras›ndaki de€iflikli€i de olumlu bulmuyoruz. Bu düzenleme, çal›flanlar aras›nda ayr›cal›k yaratmaktad›r. Eski tasar›dan "Kamu ‹ktisadî Teflebbüsleri ve ba€l› ortakl›klar›nda" kelimeleri ç›kar›larak, buralarda çal›flanlar›n, idarede sözleflmeli personel olarak çal›flt›r›lma olanaklar› kald›r›l›yor. Ayr›ca, esas yard›mc› olabilecek elemanlar, bu kurum ve kurulufllarda çal›flanlard›r. Bu kiflilerin kamu iflletmecili€i konusunda uzmanl›klar› bulunmaktad›r ki, ancak, bu önergeyle önemli bir befleri sermaye unsuru, böylece devre d›fl› b›rak›lm›flt›r.

Say›n milletvekilleri, eski tasar›n›n 15 inci maddesinin birinci f›kras›nda yap›lan "kamu hizmeti" tan›m› yeni tasar›da yer almamaktad›r. Böylece, konu, mu€lak hale getirilerek yoruma aç›k b›rak›lmaktad›r. Bunu da do€ru bulmuyoruz. Eski tasar›da, de€er tespiti komisyonu, karar verme yetkisi olan tek organ iken, yeni düzenlemeyle, özel ba€›ms›z ihtisas kurulufllar›, bu komisyona alternatif organ haline getirilmektedir. Halbuki, bu kurulufllar, istiflari organ niteli€indedirler. Bunlar›n uzmanl›klar›ndan yararlan›lmak isteniliyorsa, zaten eski düzenleme bu olana€› getiriyordu. Dolay›s›yla, istiflarî bir organ›n karar organ› haline getirilip seçenek olarak sunulmas›n› do€ru bulmuyoruz.

Say›n milletvekilleri, bir di€er düzenleme, Özellefltirme Fonu denetimini Meclise vermektedir. Eski tasar›da, bu denetim Say›fltay taraf›ndan yap›lmaktayd›. Bu denetimin, Meclis denetimiyle ikame edilmesi, 832 say›l› Kanuna ayk›r› bir durumdur. Fonlar›n Say›fltay denetimi d›fl›nda tutulmas› uygulamas›na geçmiflte, gerek SHP olarak biz gerekse orta€›m›z DYP büyük tepkiler göstermiflti; ANAP, y›llard›r bunun için elefltirilmiflti. Maalesef, bu düzenlemeyle, geçmifl mücadelemiz her iki parti taraf›ndan da inkâr edilmektedir.

Bir di€er düzenleme, Kamu Ortakl›€› taraf›ndan yüklenilmifl bulunan borçlar›n, ödeme tarihlerinde Kamu Ortakl›€› Fonunca ödenmesini öngörmektedir. Eski tasar›da, konuya iliflkin olarak görevlendirilen fon kuruluflu Özellefltirme Fonu idi. Niçin bu fon düflünülmüfltü; çünkü, altyap› yat›r›mlar›n›n finansman›, özellefltirmeden sa€lanacak gelirler öngörülerek planlanm›flt›. Eski tasar›da, bu yat›r›mlar›n aksamamas› için Özellefltirme Fonu devreye sokulmaktayd›; yeni tasar›da ise Özellefltirme Fonu, Kamu Ortakl›€› Fonuyla ikame edilmektedir. Bu, son derece sak›ncal› bir durumdur. Kamu Ortakl›€› Fonunun di€er faaliyetlerine ayr›lacak finansman olanaklar›, bu düzenleme nedeniyle azalacakt›r.

Yüce Meclisimizin de€erli üyeleri, özellefltirmenin, ülkemize hay›rl› olabilmesi için, bu sak›ncal› düzeltmelere gerekli müdahaleleri yaparak do€ruyu bulaca€›n›za inan›yorum. Bu vesileyle, bu yasan›n, ülkemize ve ülkemiz insanlar›na hay›rl› ve u€urlu olmas›n› diliyorum.

Grubum ve flahs›m ad›na hepinize sayg›lar›m› sunuyorum. (SHP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Kul.

Refah Partisi Grubu ad›na, Ahmet Derin; buyurun. (RP s›ralar›ndan alk›fllar.)

Say›n Derin süreniz 20 dakikad›r.

RP GRUBU ADINA AHMET DER‹N (Kütahya)- Say›n Baflkan, sayg›de€er milletvekilleri; Refah Partisi Grubu ad›na, 720 s›ra say›l›, Özellefltirme Yasa Tasar›s› hakk›ndaki görüfllerimizi ifade etmek için huzurlar›n›zday›m. Bu vesileyle hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

Öncelikle, Grubumuz ad›na flunu vurgulamak istiyorum: Refah Partisi, özel sektörün yan›nda, devletçi bir politika gütmeyen; ancak, devletin de sosyal devlet olma ilkesini zedelemeyecek hizmetleri de yerine getiren bir özellefltirmeden yana oldu€unu ifade etmek istiyorum.

COfiKUN GÖKALP (K›rflehir)- Sosyal devlet?!.

AHMET DER‹N (Devamla)- Sosyal devlet... (CHP s›ralar›ndan alk›fllar)

COfiKUN GÖKALP (K›rflehir)- Bravo!

AHMET DER‹N (Devamla)- Öncelikle,  kamu iktisadî teflekkülleri bu hale nas›l getirilmifltir; hakikaten bu K‹T'ler bir günah keçisi midir; bütçeye bir kambur mudur; bunlar›n izah›n› yapmak gerekti€ine inan›yorum.

1984'lerde bafllayan özellefltirme kavram›, 1986 y›l›nda yasalaflmas›na ra€men, aradan 10 y›l geçti€i halde, büyük bir mesafe katedilememesinin sebeplerini de burada ifade etmek yerinde olur kanaatindeyim.

1970'li y›llarda bafllayan, ekonomik krize ba€l› olarak giderek güçlenen, yeni libarel anlay›fltan kaynaklanan özellefltirme düflüncesi ve politikalar›n›n yayg›nl›k kazanmas›, K‹T'lerin, bilinçli olarak krizden sorumlu tutulmas›na yol açm›flt›r. Özellefltirme Yasas›n›n ç›kar›ld›€› 1986 y›l›nda bile kamu iktisadî teflekkülleri, bütçenin s›rt›na yük yüklemiyor, zarar etmiyor, kâr ediyorlard›; devlet bütçesine katk›lar› mevcuttu. Bugün için dahi, bilançolar›nda zarar görülmesine ra€men, gayri safî millî hâs›laya katk›s› incelendi€inde görülecektir ki, kamu iktisadî teflekkülleri bir kambur, bir günah keçisi de€ildir. Evet, zarar eder haldedirler; ama, bunun sebebi, K‹T olufllar›ndan de€ildir, mülkiyetlerinin devlette oluflundan de€ildir. (CHP s›ralar›ndan alk›fllar)

Bu özellefltirme modas›na ifltirak eden Anavatan döneminde bafllayan ve 1989 y›l›ndan itibaren de, kamuoyunu oluflturmak için, adeta sahipsiz b›rak›larak -Tansu Çiller'in ifadesiyle- teknolojilerini yenilemeyerek, yat›r›m yapmayarak, Hazineden deste€i keserek, yüzde 256'lara varan faiz oranlar›nda -Tansu Çiller'in ifadesi bu- özel bankalar›n kuca€›na at›lmak suretiyle, kamu iktisadî teflekkülleri zarar eder hale kasten getirilmifl ve kamuoyu bu noktada yan›lt›lm›flt›r. Bugün için de yan›lt›lmaktad›r. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

Özellefltirmeyi kabul etmek, yeniden yap›lanmada özellefltirmeyi bir araç olarak kabul etmek ayr› fleydir, özellefltirmeyi bir amaç kabul ederek, ideolojik bir boyut kabul ederek, adeta, bir devlet ve kamu düflmanl›€› yaparak, siyasî iktidarlar›n baflar›s›zl›klar›n›n faturas›n›, sadece, bu kamu iktisadî teflekküllerine yüklemek hatad›r.

1986 y›l›nda ç›kar›lan yasa, gerekçe olarak; sermayenin tabana yay›lmas›, serbest piyasa ekonomisine geçilmesi, rekabetin yayg›nlaflt›r›lmas› ve verimlili€in art›r›lmas› esas al›narak, parlamentodan geçirilmifltir; ancak, benden önce konuflan Ifl›n Çelebi'nin çimento fabrikalar› konusundaki tespitlerine kat›lm›yorum, bu da bir aldatmacad›r.

Bizzat Kamu Ortakl›€› ‹daresi uzmanlar› taraf›ndan haz›rlanm›fl 5 çimento fabrikas›na ait rapor da elimizde mevcuttur. Verimlilik hiçbir zaman artmam›flt›r. 1989 y›l›na kadar -onalt› y›l- gayri safî millî hâs›laya katk›da bulundu€u gibi, istihdam fazlal›l›€› olmas›na ra€men, bilançolar›nda kâr gösteren çimento fabrikas›, Set Çimentoya sat›ld›ktan sonra, 1989 ve 1993 y›llar›nda verilen -hem de hiçbir yenileme yat›r›m› yapmad›€› tespitli olmas›na ra€men- bilançolar›nda zarar göstermifl, devlete bir kurufl vergi de ödememifltir.

Bu 5 çimento fabrikas›ndan, 1 000 iflçi ç›kar›lm›fl olmas›na ra€men, yine de verimlilik artmam›fl, hesab› yap›ld›€›nda -devlet elinde iken bu 5 çimento fabrikas›, 1 000 adet fazla iflçi olmas›na ra€men- ayn› tonajda imalat›n yap›ld›€›, hiçbir yükseliflin, hiçbir verimlili€in olmad›€› tespit edilmifltir.

Bak›n, o gün için, bu özellefltirmenin gerekçelerinde, kamu borçlanmas›na getirdi€i yük ve yapt›€› zararlar gündeme getirilmiyordu; çünkü, 1989 y›l›na kadar bu kamu iktisadî teflekkülleri kâr etmekteydi. 1989 y›l›nda 1,1 trilyon lira kâr eden bu kurulufllar, 1990 y›l›nda 920 milyar lira zarar etmifllerdir. Kabul edilebilir bu zarar; yüzde 100 enflasyon, yüzde 100 iflçi ücretlerindeki art›fl nedeniyle, 1 trilyona yak›n yapm›fl oldu€u bu zarar› normal karfl›lamak mümkündür; ancak, 1991 y›l›na gelindi€inde, zarar›n 18 kat artarak, 17 trilyon 625 milyara ç›kmas›n›n sebebi, ne istihdam fazlal›€›d›r ne enflasyondur ne de buna bir gerekçe bulunabilir.

‹flte, senelerden beri ald›klar› borçlar›, 1989 y›l›nda ödeyemez hale gelen siyasî iktidarlar; üretimi art›ramay›nca, ald›klar› kredileri, turizm teflvikleriyle ihracatç›lara kayd›r›p, turizm bir türlü patlamay›nca, ihracatlar›n yüzde 60'› hayalî ç›k›nca, kredi taksitlerini bile ödeyemez duruma geldi€inde, IMF ve Dünya Bankas›n›n sunmufl oldu€u reçeteler -aynen Güney Amerika ülkelerinde oldu€u gibi- Anatavatan ‹ktidar›na da sunulmufl. Ancak, sermayeyi tabana yaymak, serbest rekabeti yayg›nlaflt›rmak gerekçesiyle 1989 y›l›nda özellefltirilmifl olan 5 çimento fabrikas›n›n bir tekel oluflturmas›yla, verimlili€i art›rmamas›yla ve Anayasa Mahkemesine baflvurulmas›yla kamuoyunun oluflmad›€›n›n fark›na varan Anavatan ‹ktidar›, kamuoyu oluflturmak için, kasten bu K‹T'leri zarar eder hale getirmifltir.

Yüksek Denetleme Kurulununun 1991 raporlar›nda zarar gerekçesinin sebepleri, K‹T'lerin stoklar› incelendi€inde anlafl›lacakt›r. K‹T'lerin stoklar›, enflasyonu da karfl›layacak flekilde1989 y›l›na kadar devam ederken, 1989 y›l›ndan sonra -dikkatinizi çekiyorum- 7-8 trilyon mal stokuyla hayatiyetlerini devam ettirebilecek olan K‹T'ler, öyle bir noktaya getirilmifltir ki, 1991 y›l›nda 37 trilyonluk sto€a ulaflt›r›lm›flt›r. Hiç ithalata gerek kalmad›€› halde, sadece Toprak Mahsulleri Ofisinde 3.5 milyon ton ithalat yap›lm›flt›r. Genel müdür, bu yetkiye sahip de€ildir. Siyasî iktidar, sadece mazeret ileri sürerek, "genel müdürün karar›yla bu noktaya gelinmifltir" diyemez, böyle bir fleyi gerekçe gösteremez; çünkü, ithalata müsaade edecek olan bakanl›kt›r, Hazinedir, Devlet Planlamad›r.

Hiç ihtiyaç olmad›€› halde, d›flar›dan de€iflken döviz kurlu ithalat yap›lmas›yla -hem de ticarî mal almak kay›t ve flart›yla- kamu iktisadî teflekkülleri bir finansman darbo€az›na sokulmufl ve âdeta kasten özel bankalar›n kuca€›na at›lm›flt›r. 7-8 trilyon stokla hayatiyetlerini devam ettirebilecek olan bu K‹T’ler, 37 trilyonluk stok oluflturmakla, 30 trilyon özel bankalardan kredi kullanmak mecburiyetinde b›rak›lm›flt›r. 1991 y›l›nda -bilançolar› inceleyelim, Yüksek Denetlemenin bilanço tutarlar›na bakal›m- bu kurulufllar 9,1 trilyonluk iflletmecilik kâr› yapmas›na ra€men, 27 trilyon faiz ödedi€inden dolay›, 17 trilyon zarar eder hale getirilmifltir. Bunlar› bu hale getirenler, kendi iktidarlar›ndaki ekonomik krizlerden ve ç›kmazlardan kurtulabilmek için, bunlar› âdeta günah keçisi ilan etmifllerdir. Bu kamu iktisadî teflekkülleri, bugünkü 1993 rakamlar›yla bile, gayri safî millî hâs›laya, zarar›n›n 3  misli katk›da bulunmaktad›r. 1992 rakamlar› incelendi€inde -çünkü kesin olarak ancak 1992 rakamlar› elimizde- Yüksek Denetlemenin raporlar› incelendi€inde görülecektir ki; 1992 y›l›nda K‹T’lerin zararlar› toplam 26 trilyon, ödedi€i faiz -yat›r›mlar için kulland›€› kredilerin faizi hariç, sadece ticaretini, hayatiyetini devam ettirmek için ald›klar› kredilere ödedikleri faizler- tam 34 trilyon. Yüksek Denetlemenin "K‹T’lere Ait Toplu Bilgiler" kitab›n›n 36’›nc› sayfas› incelendi€inde görülecektir ki, bu iflletmeler 1992 y›l›nda bile 15 trilyon 788 milyar iflletmecilik kâr› yapm›flt›r. Ayr›ca, üretici fiyatlar›yla 85 trilyon 881 milyar, al›c› fiyatlar›yla ise 105 trilyon 689 milyar lira gayri safî millî hâs›laya müspet katk›lar› vard›r.

Kamu iktisadî teflekküllerinin zararlar› incelendi€inde de, çok enteresan oranlar görülecektir. Özellefltirmeye en çok taraftar olan TÜS‹AD raporuna göre, bugün 40 tane ana kurulufl (K‹T) 300'e yak›n da ba€l› ifltirak ve müessese var. K‹T'lerin zararlar›n›n yüzde 79'u sadece 5 kurulufla ait. Zarar›n yüzde 32'si TEK'e, yüzde 14'ü Demir-Çelik'e, yüzde 13'ü Sümerbank'a, yüzde 10'u Türkiye Devlet Demiryollar›na, yüzde 10'u ise TTK'ya aittir. Bunlar› inceledi€imizde görülecektir ki, Sümerbank, K‹T zararlar›n›n yüzde 13' ünü kaps›yor. Zarar sebepleri incelendi€inde görülecektir ki, yine -h›yanet diyemiyorum- siyasî iktidarlar›n büyük bir gafleti vard›r.

1987 y›l›nda Anavatan zaman›nda, Bakanlar Kurulunun ç›kard›€› bir kanun hükmünde kararnameyle "Sümerbank devlet ihalelerine ifltirak edemez" yasa€› getirilmifl, 1987 y›l›na kadar kâr eden Sümerbank, 1987 y›l›ndan sonra askeriyeye postal, battaniye bile satamam›fl, kamu iktisadî teflekküllerinin ihalelerine ve devlet ihalelerine ifltirak edememifl ve 1992 y›l›nda 6,5 trilyon, 1993 y›l›nda 12 trilyon, 1994 y›l›nda da, yaklafl›k, 18 trilyon faiz öder hale getirilmifltir. Bu kadar büyük faiz ödeyen ve zarar eden Sümerbank, 1993 y›l›nda bile iflletmecilik kâr›nda.

Onun d›fl›nda, hem Anavatan zaman›nda hem de flu andaki iktidar, medyan›n ve belli ifladamlar›n›n deste€inde, milleti yanl›fl yöne kanalize etti€i için, bir gerçe€i daha burada ifade etmek istiyorum: K‹T'lerin kamu sektörü borçlanma gere€i oranlar›, gayri safî millî hâs›lan›n yaklafl›k yüzde 2,5'idir. Yüzde 11-12 olan gayri safî millî hâs›la kamu borçlanma gere€ininin sadece yüzde 2,5'ini, yani, 1/4'ünü oluflturan bu K‹T'ler, bir günah keçisi de€ildir.

Evet, zarar etmektedir; neden dolay›?.. Sistem, tam elli y›ld›r flu memlekette uygulanan afl›r› faizci, enflasyonist, az geliflmifl ülkelerde tatbik edilen sömürge tipi kalk›nma  modellerinin tatbik edilmesinden dolay›d›r, kötü yönetimlerden, kötü istihdamdan dolay›d›r ve genel ahlakî çöküflten dolay›d›r. Özel bankalarda da h›rs›zl›k, yolsuzluk yap›l›yor, özel kurulufllarda da yolsuzluklar var. Kamu iktisadi tefleküllerinde var da, özelde yok mu? Bu, komple, senelerden beri ülkede uygulanan bir kültür emperyalizminin sonucunda oluflan genel ahlakî çöküflten kaynaklanmaktad›r. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

‹flte, K‹T'lerin  kamu sektörü borçlanma gere€i içerisinde yüzde 87'si yine 6-7 tane kurulufl; yüzde 16's› Tekel, yüzde 10'u Toprak Mahsulleri Ofisi, yüzde 11'i fieker... Dikkatinizi çekiyorum; devletin elinde bugün kalmak mecburiyetinde olan, b›rak›lan flu kurulufllar›n oran›, borçlanma gere€inin yüzde 43'ünü meydana getiriyor. Yüzde 87'si 7 tane kurulufl; Etibank, Devlet Demiryollar›, TEK, Demir-Çelik, fieker, Toprak Mahsulleri Ofisi, Tekel'dir.

fiimdi, gelelim flu anda önümüzdeki yasa tasar›s›na. Bak›n, bu yasa tasar›s›, Özellefltirme Yüksek Kuruluna ve Kamu Ortakl›€› Özellefltirme ‹daresi Baflkanl›€›na ne yetkiler veriyor; kamunun bütün iflletmeleri, ifltirakleri, tafl›nmazlar›n› özellefltirmek. fiöyle, rakamsal olarak ald›€›m›zda, hesap makinelerinin haneleri bile kafî gelmez. Neler giriyor bunlar›n içine; K‹T'lerin müesseseleri, iflletmeleri, ifltirakleri, tüm varl›klar›, K‹T d›fl›nda olup sermayasenin tamam› devlete ait olan kurulufllar, kamu ifltirak ve kamu paylar›, sosyal tesisler, kamplar, belediyenin kat›ld›€› kurulufllar, özel teflebbüse devri mümkün olmayan kurulufllar›n, malik olman›n bütün yetkilerini de kapsayan ç›plak mülkiyet haricindeki tüm haklar›... Böyle bir özellefltirme yasas›na, özellefltirme yasas› denmez! (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN- Konuflman›z› bitirmeniz için size ek süre veriyorum; buyurun efendim.

AHMET DER‹N (Devamla)- Tasar›n›n anaamac›, tek tek özellefltirmek de€ildir, rejimi tamamen de€ifltirmektir. Çünkü, devletin tüm tesisleri toptan gidiyor.

Bu tasar› baflka bir fleydir; lehinde ve aleyhinde konuflulamaz!.. Özellefltirmeyi, özellefltirmek için isteyenlerce, devleti küçültmek ad›na, 24 dairelik özellefltirme idaresi kuruluyor, 430'a yak›n kadro... Devlet, asl›nda büyütülüyor.

Bu siyasî iktidar, aynen Anavatan Partisi gibi, senelerce, tek bafl›na iktidarda oldu€u halde, bu Parlamentoda 150 milletvekiliyle toplan›p, 114 kifliyle ç›karabilecekleri› bir kanunu...

YAVUZ KÖYMEN (Giresun)- Say›n Derin, bak, flimdi ay›p ettin.

AHMET DER‹N (Devamla)- ...bugüne kadar ç›karmad›larsa, bu özellefltirmenin ülke menfaat›na oldu€una hem Anavatan Partisi hem de Do€ru Yol Partisi kendi milletvekilleri bile inanm›yor demektir. (RP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar) ‹nanm›fl olsalar, Do€ru Yol Partisinin 170 küsur milletvekili var, 150 milletvekiliyle bu Meclise gelir, 114 milletvekiliyle karar›n› verir, özellefltirme yasas›n›, orta€›na hiç sormadan bile ç›karabilir. Bak›n, Ifl›n Çelebi  kürsüde nas›l bir ifade kulland›: "Baz› arkadafllar›m›z›n istememesine ra€men..." Bas›n organlar› "istemeyenler, bu özellefltirmeye evet diyemeyecek olanlar Meclise girmeyiversin" diyor. O zaman, bu Parlamentoda konsensüs sa€lanmam›fl. Özellefltirme yasas›n› ç›karan, bu Parlamentodaki milletvekilleri de€il; baz›lar› taraf›ndan dikte ettiriliyor; IMF'nin reçeteleri ve sistem aray›fl›!.. Özellefltirme, yeniden yap›lanmada bir araçt›r, bir süreçtir; ancak, örnek gösterilen ülkelere bak›n: ‹ngiltere... ‹ngiltere, özellefltirmeyi gerçeklefltirmifl; ama, bundan önce altyap›s› için iki sene çal›flm›fl.

Serbest piyasa ekonomisi kendili€inden oluflmaz ki; serbest piyasa ekonomisi antikartel yasas›yla, tüketiciyi koruma yasalar›yla, genel iflsizlik sigortas›yla, memurlara sosyal haklar›n› emeklilik an›nda da aynen vermekle oluflturulur. Tavuk kümesi bile alamayacak miktarda olan emeklilik tazminat›n›, yüzde 20 de€il de yüzde 30 art›r›p da, 657'ye tabi çal›flanlara sanki rüflvet verir gibi 60 milyon lira fazla vererek onlar› emeklili€e zorlayamazs›n›z. (RP s›ralar›ndan alk›fllar) Emekli, ald›€› maaflla geçinemedi€i için, bugün, kimse emekli olmuyor. Y›llar›n› doldurdu€u halde, resen emekli yapsan›z bile, gidiyor, mahkeme kap›lar›nda, borç para bularak, tekrar görevine iadesi için elinden gelen her türlü gayreti gösteriyor; sadece yüzde 30 art›rmakla sosyal güvence tesis edilemez.

 Sürem dolmak üzere, inflallah her maddede sizlerin karfl›s›na ç›kaca€›m.

Bak›n, bir gerçek daha var: Tüm K‹T'lerde yaklafl›k 700 bin istihdam var; 265 bin adedi 657'ye tabi veya sözleflmeli. Bunlar ne olacak; yüzde 30 tazminat fark›n› almazsa di€er kurulufllara da€›t›lacak. 265 bin memura ödenen bir senelik ücreti toplay›n›z; bugün K‹T'lerin yapt›€› zarar›n iki misli oldu€unu göreceksiniz. fiimdi ne yap›lmaktad›r; baz›s›nda, K‹T'lerin üzerindeki yükü tekrar devlette b›rakarak hem sistem de€iflikli€i yap›lmakta hem bu kamu iktisadî teflekkülerinin stratejik olanlar›, yabanc› sermayeye, borca mahsuben, peflkefl çekilmekte hem de 1970'lerden beri öcü diye takdim edilen sendika ve devlet mefhumlar› y›k›lmaktad›r. 657'ye tabi 265 bin memuru götüreceksiniz, di€er kurulufllara, mesela belediyelere yerlefltireceksiniz, yer bulamad›n›z, merkez valili€i gibi, bir görev daha ihdas edeceksiniz... Bugün zaten kamunun üzerindeki yük korkunç boyutlara ulaflm›flken, siz K‹T'lerin üzerindeki yükleri devlete yükleyeceksiniz, ondan sonra da, holdinglere, bu kurulufllar› kâr eder flekliyle peflkefl çekeceksiniz.

fiABAN BAYRAK (Kayseri)- Yapamayacaklar...

AHMET DER‹N (Devamla)- Özellefltirmeye bunun için karfl›y›z; yoksa, müdahalenin oldu€u yerde ekonomi ifllemez.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›.)

BAfiKAN- Say›n Derin, lütfen, son cümlenizi söyler misiniz; size fazlas›yla süre verdim efendim.

AHMET DER‹N (Devamla)- Ba€l›yorum Say›n Baflkan›m.

En tehlikelisi de, ‹ngiltere, her K‹T için sermaye birikimini oluflturmufl olmas›na ra€men, yüzelli y›l önce sanayi ink›lab›n› gerçeklefltirmifl olmas›na ra€men, genel iflsizlik sigortas› olmas›na ra€men, Özellefltirme Yasas›n›n altyap›s› için iki sene haz›rl›k yapm›fl, özellefltirece€i her kurulufl için ayr› ayr› ilkeler tespit etmifl, kanun ç›karm›fl ve hepsini Parlamentosundan geçirmifltir.

Jeopolitik durumu olmad›€› halde, ‹ngiltere bile yabanc› sermayeye belli tahditler getirerek, "yüzde 30'dan daha fazla pay alamaz" demifl. Bu yasa tasar›s›yla, 18.1.1954 tarihinde ç›kar›lan, Yabanc› Sermayeyi Teflvik Kanununun 1 inci maddesinin (c) bendini, yani, "inhisar ve hususi bir imtiyaz ifade edebilen sahalara giremez" ibaresini yürürlükten kald›rarak, stratejik tesislere yabanc› sermayeyi tamamen sokma çal›flmalar› vard›r ki, bu çok tehlikelidir. Tarih önünde, bir gün bunun hesab›n› bu Parlamentodan soranlar olacakt›r.

Petrol Yasas›n›n eski 6 nc› maddesindeki hükme göre,imtiyaz hakk› olan petrol aramalar›nda 25 bin hektardan daha fazlas› için arama ruhsat› verilmezken, yap›lan bir de€ifliklikle bu kald›r›lm›flt›r. Bugün, bir madenci, bir yabanc› sermaye, bu iflle ifltigal eden bir firma gelse "ben, Türkiye'nin yüzde 100 ü için arama ruhsat› istiyorum" dese ve ilgili bakana da bunu kabul ettirse, Türkiye'nin tüm maden rezervleri, petrol rezervleri bitmifl olacakt›r, o kuruluflun, o yabanc› sermayenin, o çokuluslu sermayenin eline geçmifl olacakt›r ki, 1974 y›l›ndaki K›br›s Harekât›nda, Mobil'in bu konuda oynad›€› oyunu unutmamam›z laz›md›r.

Özellefltirme yasas›na, özellefltirmeye karfl› de€iliz; ama, bu özellefltirme yasas›nda...

(Mikrofon otomatik c‹haz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN- Lütfen konuflman›z› ba€lar m›s›n›z efendim.

AHMET DER‹N (Devamla)- ...hem anayasal aç›dan hem de ülkenin güvenli€i aç›s›ndan sak›ncalar oldu€undan; stratejik tesisler -bu, mefhum, her flahsa ve her partiye göre de€iflti€inden dolay›- bizzat bu kanun metninde dercedilmedi€inden, tespit edilmedi€inden dolay› karfl› oldu€umuzu ifade ediyor, hepinizi hürmetlerimle selaml›yorum. (RP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar)

BAfiKAN- Gruplar› ad›na baflka söz isteyen say›n üye?.. Yok.

fiahs› ad›na, Say›n ‹brahim Kumafl; buyurun efendim.

Say›n Kumafl, süreniz 10 dakikad›r.

‹BRAH‹M KUMAfi (Tokat)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; hepinizi sayg›yla selamlar›m.

Bursa Milletvekili Turhan Tayan, Samsun Milletvekili ‹hsan Saraçlar ve Sakarya Milletvekili Nevzat Ercan taraf›ndan verilmifl bulunan, Özellefltirme Uygulamalar›n›n Düzenlenmesine ve Baz› Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde De€ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun Teklifi ile Özellefltirme Uygulamalar›n›n Düzenlenmesine ve Baz› Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde De€ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun Tasar›s›n›n tümü üzerinde görüfllerimi ifade edece€im.

Say›n milletvekilleri, özellefltirme tart›flmalar›n›n onuncu y›l›nday›z; 1984 y›l›ndan bugüne kadar, yani on y›ld›r özellefltirme tart›flmalar› devam ediyor ve bu tart›flmalar bir neticeye de ulaflm›fl de€il. Hani, hep "devlet ciddiyeti" diye bahsedilir; bir kurumu özellefltireceksiniz; ama, bunu on y›l tart›fl›yorsunuz... Bu kurumun zarar etmemesi mümkün müdür de€erli arkadafllar. Yani, "bir yeri sataca€›m" diyorsunuz, "elden ç›karaca€›m" diyorsunuz; bu durumda, ne orada çal›flan personelin ne de yöneticinin, ona do€ru dürüst sahip ç›kmas› mümkündür; özel bir dükkân› dahi sataca€›n›z› söylerseniz, müflterileriniz azal›r.

fiimdi, ben, kanun tasar›s›n›n gerekçelerini üç madde halinde ifade ediyorum: Devletin iktisadî faaliyetlerinin en aza indirilmesi veya ortadan kald›r›lmas›, K‹T'lerin devlet bütçesi üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi, devletin ekonomiden çekilerek aslî görevini yeterli ölçüde yerine getirebilmesi.

Peki, saym›fl oldu€um bu üç gerekçe a盀a kavuflmufl mudur; devlet, hangi mal ve hizmetleri üretecektir? Say›n milletvekilleri, dikkatinizi çekiyorum; acaba, bu konuda, Mecliste, partiler aras›nda, milletvekilleri aras›nda bir mutabakat var m›d›r; devlet hangi hizmeti ve mal› üretecektir belli de€ildir ve bu konuda bir mutabakat yoktur.

Gene, devletin aslî görevinin neler oldu€u belli de€ildir, bu konuda da bir belirginlik yoktur. "Bu özellefltirme yasas›yla, devlet, aslî görevine dönecektir " deniliyor; ama, devletin aslî görevinin neler oldu€u belli de€ildir. Bunu, ‹ktidar mensuplar›, özellefltirme yasas›n› getirenler lütfen says›nlar.

Bugün, maalesef, bütün umutlar özellefltirmeye ba€lanm›flt›r. Özellefltirme olmazsa ekonominin çökmesi mukadder olarak görülmektedir, enflasyonu düflürme umutlar› buna ba€lanm›flt›r; h›rs›zl›k ve suiistimalleri önlemenin çaresi olarak da özellefltirme görülmektedir. Anamuhalefet Partisi sözcüsü bir de€erli say›n üyeye göre de, özellefltirme olduktan sonra siyaset temizlenecekmifl.

De€iflik partilere mensup temsilci arkadafllar, burada, K‹T'lerin neden zarar ettiklerini ifade ettiler. fiimdi "devlet mal› sat›lamaz" diyemeyiz, bunun mant›kl› bir gerekçesi yok, böyle bir gerekçe ortaya koyamay›z. Özellefltirmenin altyap›s› haz›rlanmadan, konu enine boyuna tart›fl›lmadan...

TURHAN TAYAN (Bursa)- Tart›fl›ld›, tart›fl›ld›...

‹BRAH‹M KUMAfi (Devamla)- Ama, bu Mecliste do€ru dürüst tart›flmad›k.

Mesela, kanun tasar›s›, 18.10.1994 tarihinde Meclise intikal ediyor, 21.10.1994 tarihinde Plan ve Bütçe Komisyonunda görüflülüyor. Kanun tasar›s›, bir roman gibi; ay›n 21'inde Plan ve Bütçe Komisyonundan ç›k›yor, bu tasar›n›n ne zaman gelece€i de belli de€il, milletkellerinin hiç birisi bir haz›rl›k yapmadan, konu üzerinde çal›flmadan -bugün ay›n 26's›- 6 gün içerisinde Meclise geliyor.

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Konufluldu...

‹BRAH‹M KUMAfi (Devamla)- Konuflmak de€il ki, ben kanunu görece€im.

TURHAN TAYAN (Bursa)- Gazeteler yazd›.

‹BRAH‹M KUMAfi (Devamla)- Bizi gazeteler yönetmiyor.

Bat›l› kurulufllar›n, birtak›m bankerlerin, bankalar›n istekleriyle devlet mal› sat›lamaz. Bütün umutlar› özellefltirmeye ba€lamak yanl›flt›r. Mesela, bu özellefltirmeden 60 trilyon lira gelece€i umut ediliyor.

Say›n milletvekilleri, repodan 300 trilyon para kazan›l›yor; devlet bundan vergi alm›yor; devlet, yüzde 25 vergi alm›fl olsa 75 trilyon eder. 300 trilyonun vergisi al›nm›yor; vergisiz kazanç elde ediyorlar.

fiimdi, özellefltirmeden bahsediyoruz; hani adil vergi yasas›?!. Adil bir vergi yasas› ç›karmad›€›m›z ve K‹T'leri de sat›p yedi€imiz takdirde, satacak baflka bir fley bulamay›z. Kamu harcamalar›ndan ve altyap› yat›r›m ihalelerinden rüflvet urunu kesip atmayan, dürüst yönetimi hayata geçirmeyen bir devletin özellefltirmeyle katedebilece€i mesafe çok k›sa olacakt›r.

Özellefltirme de her derde deva de€ildir, çare de€ildir. Çare nedir; çare, ‹cra Organ›n a€›r bask›s› alt›nda bunalm›fl Meclis gibi, önce, adliyenin gerçekten ba€›ms›z k›l›nmas›na, devletin tüm harcamalar›n›n hukukun denetimine al›nmas›na; devletin ilim, hikmet, fazilet, hukuk ve hak ölçülerine göre yönetilmesi için mutlaka anayasa de€iflikli€ine ihtiyaç vard›r. Maalesef, üzülerek ifade ediyorum, bu Hükümetin bir Devlet eski Bakan› burada gündem d›fl› bir konuflma yaparak gerçekleri ifade etti, ben de onun konuflmalar›na ifltirak ettim. Biz bunu y›llard›r savunuyoruz. Anayasaya ekonomik dayanaklar koymal›y›z. Devlet eski Bakan›m›z, Merkez Bankas› Kanununa göre para basma yetkisinin Meclise ait oldu€unu; ama ne kadar para basaca€›z diye Meclise hiç teklif gelmedi€ini ifade etti. Ne kadar para bas›laca€›na Meclis karar vermelidir, d›flar›dan ne kadar borç al›naca€›na Meclis karar vermelidir. Bugün, Meclis, maalesef, ekonomik...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN- Efendim, size ek süre verdim; lütfen konuflman›z› tamamlay›n›z.

‹BRAH‹M KUMAfi (Devamla)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Türkiye, özellefltirmede öyle bir yere getirildi ki, sat›ls›n da kime sat›l›rsa sat›ls›n kanaati hâs›l oldu. fiimdi, PTT’nin T'sinin Ermeni orijinli bir Amerikan flirketi taraf›ndan sat›n al›nd›€›n› düflünün; bir an düflünün, acaba o zaman haliniz ne olacakt›r?!.

De€erli milletvekilleri, devletin ve milletin varl›€› ebedîdir, hükümetler geçicidir, gidicidir; ama, bugün ülkeler aras›nda mücadeleler asla durmam›flt›r, bar›fl ve sulh devaml› de€ildir. ‹flte dört bir taraf›m›z atefl çemberiyle çevrilidir; bir tarafta büyük Ermenistan hayali, bir tarafta do€uyu parçalamak için olanca gücüyle Bat›l›lar›n Sevr’i yeniden hortlatma hülyalar›, iflte Ege’de meydana gelen kriz... O bak›mdan, Türkiye ve Türkiye Devleti güçlü olmak mecburiyetindedir; Türkiye'yi güçlü k›lmak mecburiyetindeyiz. Evet, devletin sat›lmas› gerekli olan birtak›m tesislerini satal›m; ama, “k›rk defa ölç, bir defa biç” denilmifltir; son piflmanl›k fayda vermez.

De€erli milletvekillerine sayg›lar›m› sunar, teflekkür ederim.

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Kumafl.

Say›n Algan Hacalo€lu, buyurun efendim.

Konuflma süreniz 10 dakikad›r Say›n Hacalo€lu.

ALGAN HACALO⁄LU  (‹stanbul)- Say›n Baflkan, de€erli arkadafllar›m; özellefltirme yasa tasar›s› üzerinde flahs›m ad›na söz alm›fl bulunuyorum; hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

De€erli arkadafllar›m, son y›llarda, son günlerde, önü t›kanan, Türkiye’nin önünü t›kayan Hükümet, kof, içi bofl bir tart›flmayle son kozunu oynamakta, tükenen iktidar›na, son bir umutla, bu tasar›yla soluk aramakta, bir süredir -biraz evvel de konufltuk- hem özellefltirme hem demokratikleflme söylemleriyle önüne yeni bir ufuk açma aray›fl›nda; ama -bir saat evvel gördük- bir sürgün yasas›yla, hak araman›n önüne engel çeken yasayla ilgili tasar›, burada, Koalisyon Hükümeti taraf›ndan, bir reform tasar›s›ym›fl gibi önümüze getirildi ve demokratikleflme paketinin öncü bir tasar›s› olarak topluma sunuldu.

‹çi böylesine bofl bir demokratikleflme paketiyle, sol, sosyal demokrat, demokratik sol vicdan, ne yaz›k ki, sa€ partilerin, önyarg›l›, ideolojik içerikli özellefltirme sald›r›s› karfl›s›nda yumuflat›lmaya çal›fl›l›yor, "sosyal demokratiklefltirilmifl özellefltirme" gibi incilerle, sosyal demokratlar›n direnci k›r›lmaya çal›fl›l›yor; ama, toplum bunlar› yutmuyor; çünkü, toplum, bu Koalisyon Hükümetine art›k inanm›yor.

De€erli arkadafllar›m, Türkiye, son ondört y›ld›r, d›fl dünyaya uyum sa€lama çal›flmalar› sürecinde, tekelci sermayeye ve rantiye kesimine tutsak, üretimden, sanayileflmeden, yat›r›mdan, sabit sermaye birikimlerinden kopuk, ulusal birikim ve teknolojik at›l›m bilincinden yoksun politikalar izlemifltir. Bu dönemin sa€ liderlerinin öncülü€ünde, sa€ partilerin güdümünde, sistematik bir flekilde, kamu ekonomik giriflimlerine yap›lan sald›r›lar ve izlenen politikalarla, halen, bütün sorunlar›na ra€men, sanayide üretimin yüzde 30'unu sa€layan bu sistem çökertilmek isteniyor ve flimdi, bu tasar›yla, bu kurumlar›n tümüyle teslim al›nmas› hedefleniyor.

De€erli arkadafllar›m, K‹T'ler, y›llard›r politik paylafl›m arac› oldu, siyasetçilerin arpal›€› haline getirildi; tekelci sermayeye peflkefl çekildi, teknolojik yenilenme ve rehabilitasyon ihtiyaçlar› gözard› edildi, iç ve d›fl pazarlarda rekabet güçleri k›r›ld›; buna ra€men, ben de flafl›yorum, hâlâ, nas›l, sanayi üretiminin yüzde 30'unu sa€layabiliyorlar. fiimdi de arkan›za tekelci sermayeyi, IMF'yi alm›fl, karfl›m›za bir kahraman edas›yla ç›k›yorsunuz ve bu tasfiye tasar›s›n›, bir reform tasar›s› diye sunmaktas›n›z. Bunu, kimse yutmuyor.

De€erli arkadafllar›m, gerçekten, ANAP ile Do€ru Yolun bu anlay›flta birleflmesini yad›rgam›yorum; ama, sosyal demokrat bir programa sahip SHP'nin, ekonomik ba€›ms›zl›€a duyarl›, yüksek ücret düzeyinde, ileri teknoloji düzeyinde, sanayileflmifl, d›fla aç›k bir Türkiye'yi savunmas› gereken bir SHP'nin sa€›n s›€ politikalar›n›n pefline tak›lm›fl olmas›n› içime sindiremiyorum, Cumhuriyet Halk Partisi olarak içimize sindiremiyoruz. (CHP s›ralar›ndan alk›fllar)

Biz CHP olarak, 24 Ocak ve 12 Eylülle bafllayan, Özal'la devam eden, Demirel'den güç alan ve Çiller'le isteri boyutlar›na tafl›nan bu oyunu bozaca€›z; bunda kararl›y›z.

De€erli arkadafllar›m, özellefltirme, teknolojide yenileflme, sanayide yeniden yap›lanma amac›yla yap›l›rsa bir anlam tafl›r; ama, son öndört y›ld›r üretimin, sanayileflmenin, teknolojik yap›lanman›n d›flland›€› bir Türkiye'de, siz, kalk›p "stratejik mal ve kamusal yarar amaçl› hizmet üreten tesisleri özellefltirece€iz" derseniz, "siz kime hizmet ediyorsunuz" diye sorarlar adama.

E€er, ülkede eflitsizlik rekor düzeylere ulaflm›fl, t›rmanm›fl ise; do€uda, güneydo€uda; Kastamonu'da, Artvin'de, Kelkit Vadisinde bacalar tütmez hale gelmiflse ve siz kalk›p buralardaki kamu fabrikalar›n› da sataca€›z diyorsan›z, buralardaki fabrikalar› kapataca€›z diyorsan›z, buralarda kamu fabrikas› bir daha açmayaca€›z diyorsan›z, "Ay'da m› yafl›yorsunuz, yoksa Amerika'n›n New Jersey'inde, New Hampshire'›nda m› yafl›yorsunuz" diye sorarlar size. (CHP s›ralar›ndan alk›fllar)

De€erli arkadafllar›m, evet, özellefltirme yap›labilir; ama, özellefltirme, kalk›nmada birinci derecede öncelikli yörelerdeki tesisleri kapsamak anlay›fl›yla yap›lmamal›d›r. Evet, özellefltirme yap›labilir; ama, özellefltirme, stratejik mal ve kamusal yarar amaçl› hizmet üreten tesislerin yüzde 40'›ndan fazlas›n› özellefltirme ve bu tesislerin yüzde 30'undan fazlas›n› yabanc›lara satma anlay›fl›yla yap›lamaz, yap›lmamal›d›r. ‹talya'n›n, ‹spanya'n›n bu alanda gösterdi€i özeni, özveriyi, dikkati ne diye biz de -hele sosyal demokrat olma iddias›ndaki bir partinin koalisyon hükümetini paylaflt›€› bir ortamda- gösteremiyoruz, anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum.

De€erli arkadafllar›m, bu, flaflk›n bir yasa tasar›s›. Bu tasar›da, yabanc›lara sat›flta s›n›r yok; ama, üreticilere, kooperatiflere, sendikalara sat›flta hiçbir öncelik de yok. Bu tasar›da, holdinglere öncelikte bir duyars›zl›k yok; ama, çay, pancar, süt, kereste üreticisine ve hayvan yetifltiricisine öncelik göstermekte hiçbir duyarl›l›k yok. Bu tasar›, iflte, böylesine bir flaflk›n tasar›... Sonra, siz, Anadolu'ya gidip, köylüye, "ben, sizin anan›z›m; ben, sizin bac›n›z›m" deyip oy isteyeceksiniz; bu halka yutturamazs›n›z. (CHP s›ralar›ndan  "Bravo" sesleri, alk›fllar)

De€erli arkadafllar›m, "bankalar›n özellefltirilmesine öncelik verece€iz" diyeceksiniz; ama, son on y›l›n banka vurgunlar›n›n hesab›n› veremeyeceksiniz; bunu, kimse yutmaz. Önce, o hesab› verin, sonra bankalar› özellefltirin. Evet, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bankalar›n özellefltirilmesine var›z.

COfiKUN GÖKALP (K›rflehir)- Önce Demireller hesap versin.

ALGAN HACALO⁄LU (Devamla)- Kapatal›m bu vurgun kap›lar›n›; ama, e€er, Ziraat Bankas›na dokunursan›z, milyonlarca köylüyü, tabiat koflullar›na ve tefeciye tutsak k›lars›n›z; Halk Bankas›na dokunursan›z, milyonlarca esnaf›, zanaatkâr›, tekelci sermayeye mahkûm k›lars›n›z ve demokrasiyi kökünden sarsars›n›z. E€er, bankalar› özellefltirecekseniz, sa€duyuyu kullan›n›z. Bu iki bankay›, bu katmanlara yönelik ihtisas bankalar›na dönüfltürünüz ve gerisini aç›k, fleffaf yöntemlerle özellefltiriniz...

TURHAN TAYAN (Bursa)- Öyle yapaca€›z.

ALGAN HACALO⁄LU (Devamla)- Ama, bu, aç›kl›kla, bu yasa tasar›s›na yans›m›fl de€il.

Esas›nda, bu yasa tasar›s›, bugüne kadar haz›rlananlar›n en iyisi; ama, size güven duymuyoruz; siz, bu yasa tasar›s›yla, bütün K‹Tleri, kendi önceliklerinize göre kufla çevirirsiniz...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN- Say›n Hacalo€lu, size ek süre veriyorum; lütfen, konuflman›z› ba€lay›n.

ALGAN HACALO⁄LU (Devamla)- Teflekkür ederim efendim.

...tasfiye edersiniz, bunu biliyoruz. O nedenle, bu yasa tasar›s›n›n, sizin istedi€iniz gibi de€il, olmas› gerekti€i gibi ç›kmas› için gerekli tüm çabay› ortaya koyaca€›z. Bu yasa tasar›s›yla, sadece ekonomik tesisler de€il, limanlar, yatakl› tedavi kurumlar›, barajlar, benzeri kamusal yarar amaçl› hizmet birimleri de tasfiye edilmek, sat›lmak isteniyor; sermayeye peflkefl çekilmek isteniliyor. Bu yasa tasar›s›yla, sadece ekonominin belkemi€i olan K‹T'ler de€il, sosyal devlet anlay›fl› da çökertilmek isteniliyor ve ad›nda "sosyal" kelimesi bulunan bir parti de bu anlay›fla koltuk ç›k›yor! ‹flte, biz bunu anlayam›yoruz.

De€erli arkadafllar›m, bu aymazl›€a, seçmenlerin -sol seçmenin- 4 Aral›kta gerekli cevab› verece€ine inan›yorum.

Son olarak flunu söylemek istiyorum: Bugünkü görüflmelerin bafllang›c›nda da belirtti€im gibi, bu tasar›, birçok yönleriyle Anayasaya ayk›r›d›r. Lütfen, yapt›€›m›z önerileri dikkate al›n›z. Lütfen, bu tasar›y›, Anayasaya ayk›r› yönlerinden ar›nd›r›n›z. Burada belirtiyorum, aksi halde,  Anayasa Mahkemesine gitmek, sadece Say›n Hocam›z Mümtaz Soysal'›n tekelinde de€ildir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, bu yasa tasar›s›n›n bu halde ç›kmas› durumunda, bunu Anayasa Mahkemesine götürmek için gerekli tüm giriflimleri deneyece€iz.

Bu duygularla, hepinize sayg›lar›m› sunuyorum. (CHP ve ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Hacalo€lu.

fi‹NAS‹ ALTINER (Zonguldak)- Yasa tasar›s› iyi de, bize güvenmiyor. Yoksa, yasa tasar›s›na bir itiraz yok...

BAfiKAN- Hükümet ad›na, Devlet Bakan› Say›n Do€an; buyurun efendim.

DEVLET BAKANI ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Isparta)- Say›n Baflkan, de€erli arkadafllar›m; gecenin bu saatinde çok uzun konuflacak de€ilim.

Burada, gruplar› ad›na konuflan üç arkadafl›m›z ile flah›slar› ad›na konuflan iki arkadafl›m›z› dinledik. Kendilerine teflekkür ediyorum.

Sözlerimin bafl›nda belirtmek istedi€im husus fludur: Özellefltirme, bu arkadafllar›m›z taraf›ndan, Yüce Meclisin, huzurunda lay›k› veçhile ortaya konmam›flt›r ve lay›k› veçhile de tenkit edilmemifltir.

Gönül isterdi ki, muhalefete ve Koalisyona mensup arkadafllar›m›z, Mecliste grubu olsun olmas›n bütün partiler, daha önce taslaklar› gönderilen bu tasar› üzerinde çok doyurucu tenkitler yaps›nlar ve biz de bundan yararlanal›m.

De€erli arkadafllar›m, acaba, dünya, niçin özellefltirme noktas›na gelmifltir, bu özellefltirme olay› nereden ç›km›flt›r? Parlamenter olarak hepimiz, önce, dünyadaki de€ifliklikleri ve geliflmeleri izlemek ve bilmek durumunday›z. Bugün, 180 devlet içinde, özellefltirmeden bahsetmeyen, özellefltirmeyi hükümet gündemine almayan bizden baflka devlet yoktur ve bütün bu devletler, tüm ekonomik arenalarda, özellefltirme konusunda ç›kard›klar› kanunlarla, yapt›klar› uygulamalarla ve baflar›larla övünmektedirler.

fiimdi bizim önümüze konan soru fludur: "Siz 1986'da buna bafllam›fls›n›z; flimdi neredesiniz?" Önce etraf›m›za bakal›m, dünyadaki globalleflmelere bakal›m ve dünyadaki sosyalist ekonomilerin nereden nereye geldi€ine bakal›m.

Özellefltirme olay›, 1980'li y›llarda sosyalist ekonomilerin çöküflü ile bafllar...

AHMET DER‹N (Kütahya)- Ne alakas› var...

DEVLET BAKANI ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Devamla)- Alakas› var; çünkü, sosyalist ekonomiler, devlet kurulufllar›n›n, art›k, toplumun ihtiyaçlar›n› tafl›yamad›€›n› aç›kça ifade etmifllerdir. Bak›n, bugün, kuzeyinizdeki bir ülkede yaflayanlar, topra€›n nas›l özellefltirilece€i, sanayi kurulufllar›n›n nas›l özellefltirilece€i konusunda büyük çabalar ve büyük güçlükler içindedirler.

Özellefltirme meselesini, sadece, devlet kurulufllar›ndan kurtarma fleklinde bu Meclisin huzuruna getirmek de yanl›flt›r. E€er bu böyle olsayd›, müesseselerin verimli bir flekilde iflletildi€ini gördü€ümüz Fransa'da, özellefltirmeye niçin gerek duyulmufltu?

Do€u ve Bat› Almanya'n›n birleflmesiyle, Do€u Almanya'daki 6 bin tane iflletmenin özellefltirilmesi, neden bugünkü Kohl Hükümetinin gündemine üç y›l önce girmiflti? Yani, Almanya niçin bunu uygun görmüfltü? Geçen hafta yapt›€›m›z ziyarette de gördük; devlet kurulufllar›n›n, bugünkü teknolojik aflamada kendilerini yenilemeleri, teknolojiye ayak uydurmalar›, rejim itibariyle mümkün olmuyor. Do€u Almanya'daki fabrikalara bak›n; 1945'lerin teknolojisiyle üretime devam ediyor. Do€u Almanya ile Bat› Almanya birleflirken, Do€u Almanya teknolojisi ile Bat› Almanya'daki teknolojiyi mukayese eden hükümet, ilk ifl olarak, Do€u Almanya'daki bütün kurulufllar›n özellefltirilmesini gündemine al›yor ve bunda da baflar›l› oluyor.

fiimdi, bu gerçek ortadayken, liberal ekonomi uygulayan baflar›l› bir ülkede, bir özellefltirme, gündemin birinci maddesi haline gelmiflken, özellefltirmeyi, bu Meclisin huzurunda, böyle, K‹T'lerden kurtulma, toplumda aç›kl›k meselelerine gitme fleklinde alg›lamak yanl›flt›r.

Özellefltirme, bugün, küremizde yaflayan 5 milyardan fazla insan›n, dünyadaki refah› art›rma konusunda sar›ld›€› bir yöntemdir ve 60 milyonla refah arayan Türkiye de, bu yöntemi baflar›yla kullanmak mecburiyetindedir. Hükümet, bu mecburiyeti hissetmifl ve bu tasar›y›, 60 milyon insan›m›z›n refah› ve Türkiye'nin büyüme hususundaki gayretlerinin bir gere€i olarak huzurlar›n›za getirmifltir.

‹BRAH‹M ÖZD‹fi (Adana)- Kim karfl› ç›k›yor Say›n Bakan›m; ne alakas› var!..

DEVLET BAKANI ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Devamla)- Ben, meseleyi bu flekilde ortaya koyuyorum.

Bak›n, bütün dünya, bu kalk›nma stratejisini benimsemifltir. Bu stratejiyi, bütün ülkeler, dünün sosyalist ülkeleri dahi benimsemifltir. Bunlar› müsaadenizle k›saca özetlemek istiyorum:

Refah›n art›r›lmas› için, devletin ekonomideki pay› küçültülmelidir; birinci stratejik madde bu.

‹kinci husus; kalk›nma, istikrar içinde olmal›d›r.

Üçüncü husus; ekonomik korumac›l›k, ç›kmaz bir sokakt›r. Ekonomide, büyük iflletmeler yan›nda, orta ve küçük iflletmelere de önem vererek, ülkeler aras›ndaki ekonomik iliflkilerde özel sektöre önem vererek, dünyada, bütün ülkeler kalk›nma aramaktad›rlar.

‹ki gün önce, 44 ‹slam ülkesinin kat›ld›€› ‹slam Ülkeleri Konferans›, ülkemizde cereyan etti. Bütün ‹slam ülkelerinde, özellefltirme, ittifak halinde kabul edilmifl hükümetleri taraf›ndan. Özellefltirme konusunda, bugün, "bu kanun eksikti, fluydu, buydu"dan ziyade, muhalefetten beklerdik ki, "özellefltirmede Türkiye geri kalm›fl" desin. (ANAP s›ralar›ndan gürültüler)

YÜKSEL YALOVA (Ayd›n)- Nankörlük etmeyin.

BAfiKAN- De€erli arkadafllar, müdahale etmeyelim lütfen.

DEVLET BAKANI ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Devamla)- Evet, bu densin...

Benim bu sözümü, muhalefetten bu sözü söyleyenler üzerine alacakt›r; siz niye al›n›yorsunuz?

De€erli arkadafllar›m, özellefltirme bugün, Türkiye'nin gündeminde, gerçekten çok iyi bir noktadad›r. Hükümetiyle, Anamuhalefet Partisiyle, di€er muhalefet partileriyle belli müfltereklerde uzlafl›labilen bir noktadad›r. Bu bak›mdan, bu tasar›n›n, bu noktaya gelmesinde katk›lar› olan herkese teflekkür etmek, Hükümet olarak bizim borcumuzdur; bunu da aç›kça söylüyorum.

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Karfl› ç›kan Hükümet orta€›n›z Say›n Bakan.

DEVLET BAKANI ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Devamla)- Burada, tasar›daki özellefltirme ilkelerinden k›saca bahsedece€im ve sözcülerin gündeme getirdikleri baz› elefltirileri, sizlere k›saca cevaplamaya çal›flaca€›m.

Önce, özellefltirmeyi, toplumun d›fl›nda bir olay olarak görmemek laz›md›r. Özellefltirme, öncelikle sosyal, daha sonra ekonomik bir olayd›r. Özellefltirme, devletin, bugün, iflletti€i kurumlar›n flu veya bu flekilde onlardan kurtulma amac›yla, baflka flah›slara devredilme olay› de€ildir. Özellefltirme, devletin iflletti€i kurumlarda çal›flanlar›n haklar›na halel gelmeden, onlar›n huzurlar›n› bozmadan, onlar›n geçimlerini s›k›nt›ya sokmadan, onlar› kucaklayarak, bu müesseselerde verimlilik aray›fl›d›r; iflletme baz›nda verimlilik aray›fl›d›r, ülke ekonomisi bak›m›ndan verimlilik aray›fl›d›r. Tasar›n›n hedefi budur. [ANAP s›ralar›ndan alk›fllar(!)]

Özellefltirme, A'dan Z'ye kadar fleffafl›k içinde yap›lacakt›r. Arkadafllar›m›z tasar›y› okuduklar› zaman göreceklerdir; özellefltirmeye bafll›yorsunuz, özellefltirmeyi tamaml›yorsunuz... Özellefltirme, aradaki bütün ifllemler dahil, toplumun huzurunda, aç›kl›k ve fleffafl›k ilkesi içinde cereyan edecektir.

‹kinci bir husus olarak, özellefltirmede, tekelci bir yasan›n oluflmamas›na da dikkat edilmektedir.

fiimdi, burada denilmifltir ki, "efendim, bu tasar›da tekelleflmeyi önleyici neler getirdiniz?" De€erli arkadafllar›m, hiçbir ülkenin, uzun boylu, teferruatl› özellefltirme yasalar› yoktur. Tekelleflme olay›, özelleflme hadisesinin daha ötesinde düzenlenecek sosyal bir olayd›r. Bugün, tekelleflmeyi önleme konusunda, Yüce Parlamentonun komisyonlar›nda tasar›lar haz›rd›r, Yüce Parlamentoya tevdi edilmifltir; buyurun, Genel Kurul olarak, hep birlikte, onlar› da ç›karal›m. Telif haklar›n›n korunmas› konusundaki yasa tasar›s› komisyonlar›m›zdad›r; buyurun, beraber ç›karal›m.

Özellefltirme konusunda, arkadafllar›m›z, flunu söylediler: "Efendim, stratejik konularda ,Özellefltirme Yasa Tasar›s›nda herhangi bir hüküm yoktur." Bu iddia edildi. Özellefltirme Yasa Tasar›s›nda, tek tek say›lan stratejik kurulufllar vard›r.

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri)- Aç›k bir hüküm var m› Say›n Bakan?

DEVLET BAKANI ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Devamla)- Bak›n, ben size okuyay›m: "Türk Hava Yollar›, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankas›, Türkiye Halk Bankas›, Toprak Mahsulleri Ofisi, Alkaloit Müessesesi, Türkiye Petrolleri Anonim Ortakl›€›..."

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri)- Bitti mi?!.

DEVLET BAKANI ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Devamla)- Ayr›ca, tasar›, bunlar› stratejik müessese sayd›€› gibi, Özellefltirme Yüksek Kuruluna, memleketin ekonomik durumu, memleketin güvenli€i ve tekelleflmenin önlenmesi bak›m›ndan, stratejik kurulufllar› belirleme yetkisini de vermifltir. Bu, Özellefltirme Yüksek Kurulu da, nihayet, sizin içinizden ç›km›fl ve milletin seçti€i, millete karfl› sorumlu olan insanlardan müteflekkildir. Özellefltirme Yüksek Kurulu, memleketin güvenli€i ve ekonominin gere€i olarak, stratejik kurumlar konusunda sizden yetki istemektedir; yani, bu konudaki hassasiyetini, Meclisin huzuruna getirmifltir.

AHMET REMZ‹ HAT‹P (Konya)- Meclisi by-pass ediyorsunuz.

DEVLET BAKANI ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Devamla)- Asl›nda böyle bir iddia, Hükümet gere€ini ortadan kald›r›r; yani, siz, Parlamento olarak, kendinizi, önce Hükümet yerine koymak istiyorsunuz. Ayn› iddiay›, Hükümet için niçin söylemiyorsunuz?

AHMET REMZ‹ HAT‹P (Konya)- Siz yürütmeyle meflgul olun.

DEVLET BAKANI ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Devamla)- Yanl›flt›r... Buraya getirdi€iniz iddialar›n›z gösteriyor ki, bu kanun tasar›s›n› tetkik etmek lüzumunu ve zahmetini dahi göstermemiflsiniz.

Burada, özellefltirilecek kurulufllarla ilgili olarak, tabiî kaynaklar›n sadece iflletme hakk›n›n özellefltirilmesi söz konusudur; yani, bunlar›n devredilmesi söz konusu de€ildir.

Ayr›ca, kanun tasar›s›nda, kamu hizmeti gören iktisadî kamu kurulufllar›n›n, bu özellefltirme kapsam› d›fl›nda oldu€u da, kamu iktisadî kurulufllar› tek tek say›larak belirtilmifltir. Yani, bu tasar›, özellefltirmede, Türk toplumunun beklentileri, fleffafl›k ilkeleri, tekelleflmeyi önleme ve memleketin stratejik ihtiyaçlar›na uygun olma konular›nda azamî hassasiyetin gösterilmifl oldu€u, uzun bir çal›flman›n ürünüdür. Bunu, özellikle huzurlar›n›zda belirtmek istiyorum.

Özellefltirme Yasa Tasar›s›nda, hepinizin bildi€i gibi, bir yüksek kurul vard›r. Burada, flöyle söylenmektedir: "Efendim, bu yüksek kurul, kararlar›n› nas›l als›n?" Özellefltirme Yüksek Kurulu, asl›nda, bugün Türkiye'de uygulanan sözlü bir hukukun, burada yaz›l› hale getirilmesidir.

Pek çok arkadafl›m hükümette bulunmufllard›r ve bilirler. Para-Kredi Kurulu olarak, Yüksek Planlama Kurulu olarak, bu kurullarda, bütün kararlar ittifakla al›nm›flt›r, çünkü, bu kurullar›n baflkanlar›, baflbakanlard›r. Baflbakanlar›n baflkanl›k etti€i kurullarda, Türkiye'deki sözlü hukuk, ittifak› gerektiriyor. Hükümet kararlar›nda, ekseriyet söz konusu mudur; de€ildir.

HAL‹L ORHAN ERGÜDER (‹stanbul)- Oybirli€i hangisinde var?

ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Devamla)- Yani, Türkiye'de sözlü hukuk...

YÜKSEL YALOVA (Ayd›n)- Türkiye'de yaz›l› hukuk var Say›n Bakan; sözlü hukuk yok.

ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Devamla)- Efendim, teamül bunu gerektirir. Bu teamülün, buraya yaz›l› olarak yans›t›lmas›d›r. Burada, aksi dahi al›nsa, -onu da huzurlar›n›zda arz edece€im- gene de bu kararlar, teamüller gere€i, bu flekilde ç›kacakt›r. Bundan önce de, Özellefltirme Yüksek Kurulu, Kamu Ortakl›€› Yüksek Kurulu olarak vard›r. Kamu Ortakl›€› Yüksek Kurulu 1986 y›l›nda kurulmufltur ve bu kurul, bugüne kadar, bütün ANAP hükümetleri döneminde de, bizim dönemimizde de ittifakla karar alarak bugüne kadar gelmifltir.

ENG‹N GÜNER (‹stanbul)- Bugün flartlar baflka, biraz önce de örne€i görüldü.

ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Devamla)- De€erli arkadafllar›m, bunun, bugün gündeme getirilmesini de sizin takdirlerinize sunuyorum. Özellefltirme Yüksek Kurulu, hükümete niyabeten ve Türkiye'nin sözlü hukuk teamülleri gere€i, bugüne kadar, Kamu Ortakl›€› Yüksek Kurulu olarak ittifakla karar ald›€› için, tasar›da da, bu konuda ittifak halinde karar al›nmas›, devam eden bir gelene€in sürdürülmesi için gerekli görülmüfltür.

Burada, Özellefltirme Fonunun kullan›m› konusunda da, muhalefetle ‹ktidar aras›nda uzun görüflmeler olmufltur. Bu konudaki hassasiyeti, asl›nda, Özellefltirme Yasa Tasar›s›nda biz getirdik; ama, bu konuda da yeni ilaveler olmam›flt›r demiyoruz. Bu konudaki yard›mlara ve ittifaklara da huzurlar›n›zda teflekkür etmek istiyorum.

Özellefltirme konusunda, özellefltirme yöntemlerinin neler oldu€u aç›kça belirtilmifltir ve tasar›da vard›r. Daha önceki özellefltirmenin yürütüldü€ü mevzuatta bunlar yoktur; bunlar, yeni yöntemlerdir. Özellefltirme yöntemleri, ihale usulleri, de€erlendirme usulleri nas›ld›r, bunlar yaz›lm›flt›r.

Burada, özellefltirme yöntemleri, hepinizin bildi€i gibi ve geçmifl y›llarda da uyguland›€› gibi; sat›fl, toptan sat›fl, k›smen sat›fl, hisse sat›fl›, kiralama, iflletme haklar›n›n devri, mülkiyetin, gayriaynî haklar›n tesisi vesair olaylard›r.

De€er tespitleri konusunda da, "efendim, özel ihtisas müesseselerine niçin gidiyoruz" diye burada elefltiri getirildi. Bir hassasiyetin ifadesidir bu. Memleketin, uzun y›llar büyük fedakârl›klarla ortaya getirdi€i bu tesisler, lay›k› fiyatla üçüncü flah›slara intikal etsin, bu tesislerin de€erleri do€ru tespit edilsin diye, özellefltirmeyle ilgili bu yasa tasar›s›nda gerekli önlemler al›nm›flt›r.

Sözlerimin bafl›nda ifade etti€im gibi, tasar›n›n en önemli yönü fleffafl›kt›r ve aleniliktir. Aleniyet yönünden bu tasar›n›n neresi eksiktir? E€er eksiklik varsa, bu konuda, eksik olan hususlar› tasar›ya eklemeye haz›r›z.

Tasar›n›n komisyondaki görüflülme flekline de k›saca de€inmek istiyorum. Asl›nda, tasar›yla ilgili çal›flmalar›n bafllang›ç noktas›ndan bugüne kadar, Hükümetimiz, Parlamentoda grubu olan partilerle devaml› görüflme aray›fl› içinde olmufltur. Bu konuda, tasar›n›n haz›rlanmas› s›ras›nda, Anamuhalefet Partisiyle önemli çal›flmalar yap›lm›flt›r; Refah Partisi Grubu da bu çal›flmalara kat›lm›flt›r. Ayr›ca, Parlamentoda Grubu olmayan partilere de, bu tasar›n›n taslaklar› gönderilmifltir. Afla€› yukar›, bunlar, geriye do€ru, üç ayl›k bir çal›flma dönemine tekabül etmektedir. Demek oluyor ki, Hükümet, özellefltirmeyle ilgili tasar›n›n haz›rlanmas›nda, ta bafl›ndan beri, toplumun beklentilerine uygun olarak, bir konsensüs (uzlafl›) aram›flt›r. Bugün, tasar›, gerçekten, böyle bir uzlafl›n›n ürünü olarak huzurlar›n›za gelmifltir.

Burada konuflan arkadafllar›m›z, tasar›da, Plan ve Bütçe komisyonunda yap›lan de€iflikliklerin fl›k olmad›€›, bütünlü€ü zedeledi€i iddias›nda bulunmufllard›r. Ben, o toplant›lara, Koalisyon Hükümetinin bir Bakan› olarak kat›ld›m ve Plan ve Bütçe Komisyonunda yap›lan de€iflikliklerin, Koalisyon Protokolüne ve Koalisyonu teflkil eden partilerin Koalisyon Protokolünde özellefltirmeye iliflkin olarak ortaya koyduklar› ilkelere uygun de€ifliklikler olmas› konusunda, üzerime düflen görevi yapt›€›m› ifade etmek istiyorum. O nedenle, bu konudaki iddialara, tasar›n›n bütünlü€ünün zedelendi€i iddialar›na kat›lmak mümkün de€ildir.

Yeniden yap›land›rma konusunda bir hususu dile getirmek istiyorum: Yeniden yap›land›rmada, komisyonda yap›lan de€ifliklik, Koalisyon Protokolüne de uygundur. Nas›l; yeniden yap›land›rma ifllemi, Özellefltirme Yüksek Kuruluna görev olarak verilmiflti. Yap›lan de€ifliklikle "yeniden yap›land›r›lacak -yani, özellefltirilmesine gerek görülmeyen- kurulufllar, ana müesseselerine, esas bakanl›klar›na iade edilsin. O bakanl›k, bunu K‹T olarak devam ettirecekse, yeniden yap›land›rarak, gerekli teknolojiyi koyarak, sermayesini de art›rarak gerekli düzenlemeleri yaps›n" denmifltir. Yani, bu konuda, tasar›n›n ilkelerine ve koalisyon protokolündeki ilkelerimize ayk›r› bir husus görmedi€imi belirtmek istiyorum.

De€erli arkadafllar›m, özellefltirme, sosyal yan› olan ekonomik bir olgudur. Özellefltirme olay›n›, memleketin menfaat›na, ekonomide bir demokratikleflme olay› olarak de€erlendiriyoruz. Hükümet olarak, huzurlar›n›za, uzun çal›flmalar sonunda, memleketin menfaatlar›n›, stratejik ihtiyaçlar›n› göz önüne alan ve 60 milyonun, istikrar içinde kalk›nma amaçlar›na hizmet edecek bir yasa tasar›s› getirdi€imiz inanc›nday›m.

Bu tasar›n›n, bu noktaya gelmesinde eme€i geçen herkese, teflekkür ederek sözlerimi tamaml›yor, sayg›lar sunuyorum. (DYP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Bakan.

Say›n Uluç Gürkan, buyurun efendim.

Süreniz 10 dakika.

H.ULUÇ GÜRKAN (Ankara)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Say›n Devlet Bakan› Aykon Do€an, "keflke, muhalefet iyi haz›rlansayd› da biz de yararlansayd›k" dedi. fiöyle, tarafs›z olmaya gayret ediyorum; Say›n Ahmet Derin ile Say›n Algan Hacalo€lu'nun konuflmalar›n› dinleyip de "yararlanacak hiçbir fley bulamad›m" deniliyorsa, tasar›, buradan, gerçekten, yararlanma niyeti olmaks›z›n, gümrükten mal kaç›rma misali geçirilmek isteniyor demektir; yani, bu konuda, biraz ciddî olmak laz›md›r. (CHP ve RP s›ralar›ndan alk›fllar)

De€erli milletvekilleri, burada uzun boylu tart›flt›€›m›z, gecenin bu saatlerine kadar daha önce tart›flt›€›m›z, Anayasa Mahkemesinden dönen yetki yasalar›yla k›yasland›€›nda, halen görüflmekte oldu€umuz yasa tasar›s›, biraz daha iyi, biraz daha, özellefltirmenin -son aylar›n moda deyimiyle- evrensel ilkelerine uygun bir tasar›. Bunda da, itiraf etmeliyim ki, Anamuhalefet Partisi ANAP'›n katk›s› bir hayli fazla.

fiimdi, say›n hocam, SHP'nin sevgili Genel Baflkan› Murat Karayalç›n "bizim katk›m›z, bizim katk›m›z" dedi. Hatta bu tasar›y› -her ne demekse- "sosyalize ettik" dedi; ama, ben, flöyle, tasar›n›n eski haline bir bak›yorum; e€er, sosyalize etmekten kas›t, meselenin sosyal boyutu idiyse, çal›flanlar›n haklar›, devletin yetmifl seksen y›ll›k mal›, mülkü idiyse, tasar›, Plan ve Bütçe Komisyonunda, ANAP'›n müdahalesinden önce tam bir vahflet manzaras›yd›. ANAP'›n müdahalesiyle vahflet önlendi. fiu anki durum bir facia; vahflet de€il; ama, facia. Biraz daha düzelmifl vaziyet.

Bu tasar›, iki nedenle, çok vahim ve burada, ben, kendi pay›ma 50-60 kere bu kürsüye ç›kmak zorunda kalaca€›m. Lütfen, yararlanmaya gayret etsinler. Engelleme amac›yla ç›kmayaca€›m. Gerçekten, kritik noktalarda anlaml› düzeltmeler yapma gayreti içinde, arkadafllar›m›zla birlikte ç›kaca€›z bu kürsüye. Faciay› da belki biraz daha düzeltebiliriz. Bunun için, yararlanmaya niyet edilsin, önemli olan niyet.

Neden yararlanma ihtiyac› var. ‹ki nedenle dedim. Bir, bu tasar›, dünya deneyimine, dünyadaki özellefltirme deneyimine; yani özellefltirmenin, oluflmuflsa, evrensel ilkelerine uymuyor. Neden uymuyor; mülkiyeti tabana yaymak diye bir kayg›s› yok. Var m›; yok. Ee, çal›flanlara öncelik diye bir kayg›s›, bir niyeti var m›; yok; ama, bunlar, evrensel ilkesi özellefltirmenin. Avrupa Adalet Divan›n›n kararlar›na geçmifl evrensellik. Böyle bir niyet bu tasar›da yok.

Kamu mallar›n›n de€erine sat›fl› -hele hele, flu arsalar› filan var ya- diye bir kayg› yok. Örne€in, el de€ifltirmeyi, özellefltirmeden sonra önlemek. Bu, çok önemli. Devrin Baflbakan›, bakanlar›, anamuhalefet partisi de hat›rlayacaklar, galiba Trabzon'da bir çimento fabrikas› vard›, teklifler komikti. Bu tür tekliflerle muhatap olmamak için, bu tasar›da bir fleyler, birtak›m de€ifliklikler yapmak laz›m. Adam diyordu ki, "fabrikay›, bana, çal›fl›r halde, üzerinde tesisi bulunur halde verirseniz, ödeyece€im para 50 milyar. Y›karsan, arsa diye verirsen, 100 milyar". Bu tasar›, kamu mallar›n›, devletin yetmifl seksen y›ll›k birikimini, iflte böylesine bir ya€maya kap› aral›yor. Bunu önlemek gerekir.

K‹T'leri, müzayede salonunda, aç›k art›rma demiyorum, aç›k eksiltmeyle satma anlam›nda bir tasar›. Oysa, iyilefltirme diye bir kavram›n olmas› laz›m. Hafifçe bir vard› o kavram. SHP'li arkadafllar›m belki sadece orada savunabilirler. Malî, hukukî dukumunu iyilefltirmek gibi bir kavram, her fley özellefltirilecekmifl gibi, bir özellefltirmeye haz›rl›k noktas›na çevrildi. K‹T'lerin iyilefltirilmesi diye, bir kavram gerekir. Biz, bu yasay› ç›kar›r ç›karmaz, öyle Say›n Yaramanc›'n›n, Wall Street Journal'a verdi€i demeçteki gibi, 1,5 milyar dolar› bize sayacak al›c›lar beklemiyor; yok öyle bir fley. Bu K‹T'ler çürümeye terk edilmemeli, iyilefltirilmeli. 1986 y›l›ndan bu yana, özellefltirme kapsam›na ald›€›m›z Kit'leri zarar ettiriyoruz; ettirmemeliyiz. Bunun için, bu tasar›da bir fleyler laz›m.

Anayasa Mahkemesinin kararlar›na -ikinci boyut- uymuyor, eksik. Anayasa Mahkemesi, kararlar›nda, tekelcili€e karfl› bir içtihat oluflturdu. Ne var tekelcili€e karfl›, önleyece€i hangi hüküm var? Oluflabilmesine -oluflmas›na de€il, oluflabilmesine- engel olmaya çal›flmak gibi... Yani, tasar›da flöyle bir hareket var, baflka bir fley yok.

Bu tasar›yla, yabanc›laflmaya, hatta, tekelleflmede, b›rak›n devlet tekellerinin yerine özel tekellerin oluflmas›na, yabanc› tekellerin, hatta, yabanc› devlet tekellerinin gelmesine kap› aç›l›yor.

Ayr›ca, bu tasar›n›n -itiraf edelim de€erli arkadafllar›m- ad›, bir yetki yasas› de€il; ama, tasar›, özünde, bu yasama organ›n›n yetkilerini, yine bir kurula, o kurul marifetiyle de, Baflbakana ba€l› tek kiflilik bir Özellefltirme ‹daresi Baflkanl›€›na devrediyor; yani, bu tasar›ya verilen her oy "Baflbakan›n atayaca€› Özellefltirme ‹daresi Baflkan› lehine, ben, yasama yetkimden vazgeçiyorum" demektir. E€er, milletvekili olarak, içinize bunu sindiriyorsan›z, oylar›n›z hay›rl› olsun derim!

Denetimi: S›f›r... Say›fltay› ç›kar›yor, Türkiye Büyük Millet Meclisini at›yor.

De€erli arkadafllar›m, son olarak da bir noktan›n üstünde durmak istiyorum: Bu tasar›yla ilgili ‹ktidar sözcüleri, s›k s›k "özellefltirme yasa tasar›s›n› ç›kar›rsak, yolsuzluklar› önleyece€iz, temiz toplum idealine, hedefine ulaflma yolunda önemli bir ad›m ataca€›z" diyorlar. Üzülerek dinledim ki, Say›n Anamuhalefet Partisi de, ayn› anlay›fla gelmifl. Burada, Anamuhalefet Partisi Sözcüsü, yolsuzluklar›n önlenmesi konusunda, özellefltirmenin, büyük bir silah oldu€undan söz etti.

De€erli arkadafllar›m, sizi bilmem; ama, ben kendi pay›ma, bunu, b›rak›n söylemeyi, dinlerken dahi bir politikac› olarak utan›yorum, dinlerken dahi utan›yorum. Biz politikac›y›z, kleptoman de€iliz. Ne demek?! O K‹T'ler orada durursa, bir fleyi mi itiraf ediyoruz; kusura bakmay›n, elimizi çekemeyiz, çalar›z m› demek istiyoruz?! Ay›pt›r bu; böylesine bir haks›zl›k etmeyelim; ay›pt›r! Baflka gerekçeyle savunun özellefltirmeyi. "Biz kleptoman›z..." Topluma öyle bir mesaj vermeyin. "Biz kleptoman›z; al›n bunlar› elimizden; yoksa, çalar›z ç›rpar›z" diye bir gerekçeyi, ne kendime ne de bu Yüce Meclis çat›s› alt›ndaki herhangi bir arkadafl›ma reva bir muamele olarak görmüyorum.

Hepinizi sayg›yla selaml›yorum, sa€ olun. (CHP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN- Teflekkür ederim Say›n Gürkan.

Say›n milletvekilleri, teklifin tümü üzerindeki müzakereler sona ermifltir.

Teklifin maddelerine geçilmesini, oylar›n›za sunuyorum...

AHMET DER‹N (Kütahya)- Karar yetersay›s›n›n aranmas›n› istiyoruz.

BAfiKAN- Karar yetersay›s›n› arayaca€›z.

Teklifin maddelerine geçilmesini kabul edenler... Kabul etmeyenler... Teklifin maddelerine geçilmesi kabul edilmifltir.

1 inci maddeyi...

ALGAN HACALO⁄LU (‹stanbul)- Kabul etmeyenleri sordunuz mu?

BAfiKAN- Herhalde kula€›n›z biraz az duyuyor!.. Ben söyledim; mikrofon, demek ki size iletmedi!..

1 inci maddeyi okutuyorum:

 

 

BAfiKAN- Komisyondan bir fley ö€renmek istiyorum: Say›n Komisyon,  Do€ru Yol Partisi Grup Baflkanvekili Bursa Milletvekili Turan Tayan ile Sosyaldemokrat Halkç› Parti Grup Baflkanvekili Hatay Milletvekili Nihat Matkap'›n, Özellefltirme Kanunu Teklifi ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporu, daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna gelmiflti ve bunun 1 inci maddesini kabul etmifltik. fiimdi, burada kabul etti€imiz o 1 inci madde ile sizin buraya getirdi€iniz madde metni aras›nda hiçbir benzerlik yok. Siz, Komisyon olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kabul etti€i bir kanun metnini, yeni bir metinle düzenleyip getirirken, bu eski metni neden nazara almad›n›z?

MEHMET CAV‹T KAVAK (‹stanbul)- Sana ne yahu!.. Sizi hiç ilgilendirmez! Olur mu öyle fley?!

BAfiKAN- Sana ne olur mu?! Ne demek sana ne?! Efendim, Türkiye Büyük Millet Meclisi, ayn› konudaki kanun teklifinin bir maddesini kabul etmifl. Yani, biz, burada, bildi€imiz fleyleri inkâr m› edelim?

IfiIN ÇELEB‹ (‹zmir)- Öyle bir kanun kabul edilmedi ki.

CENG‹Z ALTINKAYA (Ayd›n)- Kadük olmufl o.

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul)- Buraya gelmedi; ilk defa geldi...

YAVUZ KÖYMEN (Giresun)- Geri çekildi...

BAfiKAN- Efendim, o kanun da ayn›; Özellefltirme Kanunu Teklifinin 1 inci maddesini Türkiye Büyük Millet Meclisi kabul etti, gündemde duruyor. (ANAP s›ralar›ndan gürültüler)

Efendim, bir dakika... Konuflal›m da flimdi... Bir usul meselesi. Bunlar tutanaklara geçsin de...

O teklifin 2 nci maddesi üzerindeki müzakereler tamamland›...

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU SÖZCÜSÜ ALÂETT‹N KURT (Kocaeli)- Say›n Baflkan, Genel Kurula m› soruyorsunuz, Komisyona m›?

BAfiKAN- Efendim, size soruyorum tabiî. Arkadafllar her fleye itiraz etmeye al›flm›fllar da.

Ayn› mahiyetteki kanun teklifinin 2 nci maddesinin de müzakereleri tamamland›, oylama yap›lmad›. fiimdi, Plan ve Bütçe Komisyonu olarak eskiden kabul etti€iniz Özellefltirme Kanunu Teklifiyle ilgili o raporunuzun 1 inci maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edildi.

YAVUZ KÖYMEN (Giresun)- Hangi kanunu kabul ettik Say›n Baflkan?

NECM‹ HOfiVER (Bolu)- Onlar ayr› kanunlar.

BAfiKAN- Efendim, ayr› kanun de€il, ayn› kanun.

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU SÖZCÜSÜ ALÂETT‹N KURT (Kocaeli)- Say›n Baflkan...

BAfiKAN- Bir dakika... Mikrofonu açay›m.

Buyurun.

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU SÖZCÜSÜ ALÂETT‹N KURT (Kocaeli)- Say›n Baflkan, bahsetti€iniz, kanun teklifi idi ve o, geri çekilmifltir.

BAfiKAN- Hay›r, çekilmedi...

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU SÖZCÜSÜ ALÂETT‹N KURT (Kocaeli)- Bu, apayr› bir kanun tasar›s›d›r; bahsetti€iniz yasa teklifiyle bir ilgisi yoktur Say›n Baflkan.

BAfiKAN- Say›n Sözcü, bak›n, özellefltirmeyle ilgili, o da kanun teklifi, bu da kanun teklifi.

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU SÖZCÜSÜ ALÂETT‹N KURT (Kocaeli)- Kanun tasar›s› bu efendim.

BAfiKAN- Hay›r, nas›l "tasar›" efendim?! Üstünde ne yaz›yor? Burada "tasar›" m› yaz›yor arkadafllar? ("Burada tasar› yaz›yor" sesleri)

Arkadafllar, bak›n, ciddî bir mesele var burada. Türkiye Büyük Meclisinde bir konudaki kanun teklifinin 1 inci ve 2 nci maddeleri kabul ediliyor; ondan sonra bu konu Plan ve Bütçe Komisyonuna tekrar gidiyor ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesi bir tarafa b›rak›l›yor, ayn› konuda yeni bir kanun metni geliyor. fiimdi, ilk kabul etti€imiz bu kanun metni ne olacak?

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU SÖZCÜSÜ ALÂETT‹N KURT (Kocaeli)- Say›n Baflkan, bu, daha baflka maddelerden oluflan bir kanun tasar›s›; di€eriyle, bir maddesinde çak›flmalar olabilir; ama, o bahsetti€iniz, geri çekilmifltir; bu kanun tasar›s›yla bir ilgisi, bir alakas› kalmam›flt›r.

BAfiKAN- Hay›r; bak›n, ikisinde de son k›s›m "Kanun Teklifi ile Özellefltirme Uygulamalar›n›n Düzenlenmesine" fleklinde. Ayn› fley; yani, Plan ve Bütçe Komisyonunca, Meclisin bu konudaki iradesi nazara al›nmadan bunun düzenlendi€ini tutanaklara geçirmek ve ileride ilgililerin bu konudaki bir fiilî durumu fark etmelerini sa€lamak için söylüyorum.

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU SÖZCÜSÜ ALÂETT‹N KURT (Kocaeli)- Teflekkür ederiz Say›n Baflkan.

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Komisyon geri çeksin.

BAfiKAN- Efendim, o kanun teklifi de 29 uncu s›rada. Ayn› konuda, ayn› komisyonun verdi€i bir rapor vard› ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 inci maddesini kabul etti€i o kanun teklifinin 2 nci maddesinin oylanmas› s›ras›nda karar yetersay›s› bulunamam›flt›. Meclis tatile girmeden önceki durum buydu. fiimdi ise, ortada, ne ‹çtüzü€e ne Anayasaya uyan ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin daha önce verdi€i iradeyi yok eden bir durum var.

NECM‹ HOfiVER (Bolu)- Say›n Baflkan, geneli üzerinde niye görüflme açt›n›z? O, tamamen ayr› bir teklif, imzalar› da ayr›...

BAfiKAN- Efendim, 1 inci maddede var, genelinde yok.

Efendim, ben Komisyona sordum; ama, Komisyon...

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU BAfiKANVEK‹L‹ YILMAZ OVALI (Bursa)- Say›n Baflkan›m, ayn› teklifi görüflmüyoruz. Komisyonumuza, Baflkanl›kça havale edilen yeni bir kanun tasar›s› ve kanun teklifini birlefltirerek, apayr› bir flekilde görüfltük ve gündeme girdi. O, gündemde s›ras›n› bekleyecektir; elbette, usul budur, gündemde s›ras›n› bekleyecektir.

BAfiKAN- Efendim, usul de€il de, yani bir daha emsal teflkil etmesin ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesi bofla gitmesin diye ben burada bunu söylüyorum. Bak›n›z, kabul edilen maddede "Amaç, kapsam ve ilkeler..."

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Say›n Baflkan, müsaade eder misiniz...

Türkiye Büyük Millet Meclisi, önünüzde bulunan tasar› ve teklif üzerinde konuflmalar yapt›€›na ve maddelerine geçilmesine karar verdi€ine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirine ayk›r› bir durum yoktur. Siz takdim ettiniz, bitti...

BAfiKAN- Say›n Saraçlar, ben takdim ettim; bir fley demiyorum.

Bak›n›z, o teklifin yaln›z 1 inci maddesi kabul edilmifl. O bak›mdan, ben, bu durumu Genel Kurulun bilgisine arz ediyorum; yani, ben, durumu Genel Kurulun bilgisine sunay›m da; yar›n öbür gün, bu konu atlat›ld› denilmesin.

Say›n Korkmazcan, buyurun efendim.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- Say›n Baflkan, Yüce Meclise Grup Baflkanvekili arkadafllar taraf›ndan bir kanun teklifi sunulmufltu. O kanun teklifinin 1 inci maddesi kabul edildikten sonra, araya bir de kanun tasar›s› girdi. O kanun tasar›s› da Plan ve Bütçe Komisyonuna gidince; Plan ve Bütçe Komisyonu, kanun teklifini geri ald›, ikisini birlefltirerek müzakere etti ve bu ikisini birlefltirerek yapt›€› müzakerede, Genel Kurulda kabul edilmifl olsa dahi, kanun ç›kmam›fl oldu€u için, madde üzerinde tasarrufta bulunabilir, de€iflik bir metni yazabilir; teklif üzerinde yap›lan müzakerelerde Genel Kurulun kabul etti€i metni de alabilir, tasar›dakini de esas alabilir veya ikisini birlefltirerek yeni bir rapor halinde de getirebilir. Netice olarak...

BAfiKAN- Say›n Korkmazcan, siz o kadar yanl›fl fleyler söylüyorsunuz ki; ben, Genel Kurulun bilgisine; yani, Genel Kurulda... (ANAP s›ralar›ndan gürültüler)

MUSTAFA BALCILAR (Eskiflehir)- Bugüne kadar akl›n neredeydi?!

BAfiKAN- Bir dakika arkadafllar... Rica ediyorum...

Genel Kurulda kabul edilmifl bir maddeyi Komisyon nas›l de€ifltirebilir?! Mümkün de€il.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- Geri ald›ktan sonra de€ifltirir.

BAfiKAN- Geri ald›ktan sonra de€ifltiremez, oray› da geriye alamaz efendim.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- Birlefltiremez de, o zaman.

BAfiKAN- De€ifltiremez.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)- O zaman, raporun müzakeresine bafllamaman›z gerekirdi.

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Say›n Baflkan, zat› âliniz diyorsunuz ki, "bu durumu Yüce Meclisin bilgisine sunuyorum." fiimdi Yüce Meclis bilgidar olmufltur; devam edin.

BAfiKAN- Tamam efendim, devam edece€iz; arkadafl›m›z itiraz etti; ama, yanl›fl flöyler söylüyor.

Efendim, bu konudaki tart›flmay› kesiyorum.

1 inci madde üzerinde söz isteyen var m›?

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul)- Say›n Baflkan, söz istiyorum.

BAfiKAN- Madde üzerinde, gruplar› ad›na, Anavatan Partisi Grubu ad›na Say›n Selçuk Maruflu; flah›slar› ad›na, Algan Hacalo€lu, Uluç Gürkan, Ziya Halis, Engin Güner, Emin Kul, Ökkefl fiendiller, Cevat Ayhan söz istemifllerdir.

DEVLET BAKANI ABDULLAH AYKON DO⁄AN (Isparta)- Say›n Baflkan, söz istiyorum.

BAfiKAN- Size de söz verece€im efendim; ancak, grup ad›na Say›n Maruflu'ya söz veriyoruz; zaten gruplar›n önceli€i var.

Anavatan Partisi Grubu ad›na, Say›n Maruflu; buyurun efendim.

ANAP GRUBU ADINA SELÇUK MARUFLU (‹stanbul)- Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; sözlerimin bafl›nda, hepinize sayg›lar sunuyorum.

Say›n Baflkan›n biraz evvel ifade etti€i hususla ilgili olarak, ben, yaflanan bir olay› anlataca€›m. Gerçekten, geçen hafta sal› günü saat 11.00'de bizim elimize geçen metin ve yine, geçen hafta cuma günü, Turhan Tayan, ‹hsan Saraçlar ve Nevzat Ercan taraf›ndan imzalanan bir kanun teklifi olarak geçen metin, tam, Plan ve Bütçe Komisyonunda çal›flmalara bafllarken, bilindi€i gibi, malum zat›n imzalamas› sonucunda bir hükümet tasar›s› haline dönüflmüfltür. Say›n D›fliflleri Bakan› lütfetmifller, o de€erli imzalar›n› eksik etmemifller(!) ve yasa teklifi de, Plan ve Bütçe Komisyonunda, bir kanun tasar›s› halinde ele al›nm›flt›r.

Biz, Anavatan Partisi olarak, bu yasa teklifi -daha sonra, tasar›s›- elimize geçti€i zaman, çok dikkatli bir tetkik yapt›k. Çünkü, özellefltirme konusu, Anavatan Partisinin, 1984 y›l›ndan beri, iktidarda oldu€u sürede, sürekli üzerinde durdu€u ve ekonominin geliflmesine en önemli katk›lar› yapabilecek olan bir enstrümand›. Yani, özellefltirme fikrinin as›l sahibi, Anavatan Partisidir.

AL‹ ESER (Samsun)- Hay›rl› olsun!.. Hay›rl› olsun!..

SELÇUK MARUFLU (Devamla)- Bunu teslim etmekte yarar vard›r; ancak, ben, burada, bizden evvel konuflan gerek Hükümet üyesi arkadafllar›m›z›n gerekse di€er milletvekili arkadafllar›m›z›n ve grup sözcülerinin, biraz uzun sürmüfl olsa da, Anavatan Partisinin 1984 y›l›nda ortaya att›€› fikre gelmifl olmalar›ndan dolay› büyük bir memnuniyet duyuyorum. Hani, tabiri caizse, "jeton düfltü" derler ya; jeton on sene sonra düfltü; ama, yine de düfltü; onun için memnuniyet duyuyorum. Bugün bu Mecliste, Hükümet gruplar›, özellefltirmeyi müdafaa eder, hatta sahip ç›kar duruma geldiler; bu, güzel bir aflama; yavafl da olsa, güzel bir aflama. Yavafl da olsa diyorum; çünkü, de€erli milletvekilleri, gerçekten baz› arkadafllar›m›z›n ifade ettikleri gibi -baz› arkadafllar›m›z›n da karfl› ç›kt›klar› gibi de€il- özellefltirme, bugün dünyada, hakikaten, özellikle geliflme yolundaki ülkelerde, hatta geliflmifl ülkelerde, üzerinde önemle durulan bir enstrüman.

Yine, bir arkadafl›m›z›n da ifade etti€i gibi, bugün Do€u Almanya-Bat› Almanya birleflmesinden sonra, Almanya'da, "Truant" denilen özellefltirme idaresinin, bir anda, 33 bin flirketi özellefltirdi€ini görüyoruz ve Alman Hükümeti, bundan fevkalade memnun.

De€erli arkadafllar, bak›n›z, "Helmut Kohl, son seçimlerde bu özellefltirmeden dolay› puan kaybedecek" denildi; tam tersine, puan kaybetmedi. Özelllefltirme, Almanya'da bugün, toplumun her kesimi taraf›ndan kabul edilmifltir.

AHMET SAYIN (Burdur)- Say›n Baflkan, Divan eksik, Divan üyesi arkadafllar›m›z neredeler?

BAfiKAN- Bir dakikan›z› rica ediyorum...

Arkadafllar, Divan Kâtiplerinin olmamas›, benim günah›m de€il ki.  Arkadafllar benden izin almadan ç›k›p gidiyorlar. ‹sterseniz birleflimi kapatay›m...

AHMET SAYIN (Burdur)- Siz tamamlayacaks›n›z Say›n Baflkan.

BÜLENT ATASAYAN (Kocaeli)- Say›n Baflkan, o zaman, sen kendini sayd›rm›yorsun demektir.

BAfiKAN- "Sayd›rm›yorsunuz" ne demek efendim?!

BÜLENT ATASAYAN (Kocaeli)- ‹stifa edin... Kâtibi yerinde tutamayan Divan Baflkan› olur mu?!

BAfiKAN- Efendim, kimseyi burada zorla oturtacak de€ilim, de€il mi? Gruplar olarak sizin de sorumlulu€unuzda.

BÜLENT ATASAYAN (Kocaeli)- Bu, sana sayg›dan mütevellit oluyor!..

CENG‹Z BULUT (‹zmir)- Siz otururken nas›l yerinden ayr›l›r efendim?!

BAfiKAN- Ne demek efendim?! Divan Üyesinin yerini terk etmesinin, bana sayg›s›zl›kla ne ilgisi var?!

Peki efendim; bu durumda, birleflimi kapatmam›z gerekiyor.

Kanun tasar›s› ve teklifleriyle komisyonlardan gelen di€er iflleri görüflmek için, 27.10.1994 günü  saat 15.00'te toplanmak üzere, birleflimi kapat›yorum.

                                                                                Kapanma Saati: 23.25



(X)- 693 S. Say›l› Basmayaz› 12.10 1994 tarihli 18 inci Birleflim Tutana€›na eklidir.

 

(X)- 720 S. Say›l› Basmayaz› tutana€a eklidir.