B‹R‹NC‹ OTURUM

Aç›lma Saati: 15.00

BAfiKAN: Baflkanvekili Mustafa KALEML‹

KÂT‹P ÜYELER: Abbas ‹NCEAYAN (Bolu), Ifl›lay SAYGIN (‹zmir)

----- 0 -----

 

BAfiKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 62 nci Birleflimini aç›yorum.

 

                                             III – YOKLAMA

 

BAfiKAN – Ad okunmak suretiyle yoklama yap›lacakt›r. Say›n milletvekillerinin, salonda bulunduklar›n› yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.

             (Bolu Milletvekili Avni Akyol'a kadar yoklama yap›ld›)

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, toplant› yetersay›s› vard›r; görüflmelere bafll›yoruz.

Gündeme geçmeden önce, üç say›n milletvekiline gündem d›fl› söz verece€im.

 

 

 

BAfiKAN – Birinci s›rada, Yüce Atatürk'ün Ankara'y› teflriflerinin 75 inci y›ldönümü dolay›s›yla, Ankara Milletvekili Say›n Hamdi Erifl söz istemifllerdir; kendilerine söz veriyorum.

Buyurun Say›n Erifl. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

HAMD‹ ER‹fi (Ankara) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal'in Ankara'ya gelifli nedeniyle söz alm›fl bulunuyorum; bu vesileyle, sözlerimin bafl›nda hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

Say›n milletvekilleri, bundan tam 75 y›l önce, Anadolu'nun düflman iflgaliyle karfl› karfl›ya kald›€› bir zamanda, Mustafa Kemal Pafla'n›n 19 May›s 1919'da Samsun'da yakt›€› meflale, Erzurum ve S›vas Kongrelerinden sonra 27 Aral›k 1919'da Ankara'ya gelifliyle hayat buldu; yurdumuz için önemli tarihî kararlar al›nd›. ‹stiklal Savafl› y›llar›nda Ankara, ‹stanbul ile kongre merkezleri aras›nda köprü rolü oynad›, Anadolu'da do€makta olan yeni bir devlete öncü oldu.

27 Aral›k 1919 tarihinde Mustafa Kemal Pafla ve Heyeti Temsiliye Ankara'ya tafl›nd›. Ankaral›lar, Dikmen s›rtlar›nda, 3 bin atl› ve 700 yaya se€menle Mustafa Kemal Pafla ve arkadafllar›n› büyük bir heyecanla karfl›lad›. Bunun içindir ki, 27 Aral›k tarihi, Atatürk'ün Ankara'ya gelifli olarak, her y›l Ankara'da coflkuyla kutlan›r. Ankaral›lar›n, bu, emsali görülmemifl bir heyecan ve inançla Mustafa Kemal Pafla ve Heyeti Temsiliyeyi karfl›lay›fl›, Ankara'n›n, vakur, fedakâr ve sakin mizaçl› halk›n›n, zengin, fakir, esnaf, memur, herkesin gücüne göre ‹stiklal Savafl›na maddî destekte bulunmas›, Büyük Önder'i

gerçekten duyguland›rm›flt›r.

Say›n milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Ankara'da aç›lmas›, Anadolu insan›n›n azim ve kararl›l›€›yla Mustafa Kemal Pafla'n›n önderli€inde istiklalimize kavuflmam›z, Ankara'n›n baflkent olmas›, çok önemli tarihi birer olayd›r; çünkü, Baflkentimiz Ankara, istiklal mücadelesine kat›lan Anadolu insan›na karfl› duyulan fedakârl›€›n niflanesi, azim ve iradenin sembolü, kararl›l›€›n ve zaferin simgesidir.

Say›n Milletvekilleri, ‹flte bunun içindir ki, bugün, Baflkentimiz Ankara, sadece ülkemizde yaflayan 60 milyon Türkün de€il, dünyada yaflayan 250 milyon Türkün umut ba€lad›€› tarihî bir flehirdir. Anayasam›z›n de€iflmez ve hatta de€ifltirilmesi teklif bile edilemez maddelerindendir, Baflkent Ankara.

De€erli milletvekilleri, milletimize mal olmufl, tarihî hat›ralarla dolu olan ve hepimizin yaflad›€› Baflkentimizin, 75 y›ldan beri baz› sorunlar›n›n oldu€u, bilinen bir gerçektir. Cumhurbaflkan›m›zla birlikte, Baflbakan›m›zdan bakanlar›m›za, valimizden belediye baflkanlar›m›za var›ncaya kadar, bizler, Baflkentte hizmet yar›fl›na kat›lmal›y›z; Ankara'n›n imar, ulafl›m, altyap›, çevre ve hava kirlili€i gibi sorunlar›na daha köklü çözümler üretmeliyiz; yeni, projeler gelifltirmeliyiz.

‹lk önce, Türk kültürünü bizden sonraki kuflaklara aktarmak için, Ankara'n›n bir kongre merkezi olmas›n›n gereklili€ine inan›yorum. Ankara'n›n, tarihî, ekonomik ve siyasî toplant›lar›n yap›labilece€i bir baflkent olmas› için, Atatürk Kültür Merkezi Projesi bütünüyle tamamlan›p, hizmete sunulmal›d›r.

 Ankara fiehirleraras› Otobüs Terminali yap›lal› bir y›l› geçti€i halde, bir türlü hizmete aç›lamad›. Bu terminal, vatandafllar›m›z›n hizmetine bir an önce sunulmal›d›r.

Valili€imizin hizmet binas› yeterli olmad›€›ndan, il müdürlüklerinin her biri, ayr› ayr› ve valilik binas›na çok uzak yerlerde oldu€undan dolay›, Baflkentimizin hizmetlerine cevap verecek yeni bir hükümet kona€›n›n yap›lmas›, verimlili€i art›racakt›r. Ancak, yeni hükümet kona€› yap›l›ncaya kadar, valilik binas› yak›n›ndaki Maliye Bakanl›€›na ait binalar›n, il müdürlüklerimizden baz›lar›na tahsis edilmesinin yararl› olaca€›na inan›yorum.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Toparlar m›s›n›z efendim.

HAMD‹ ER‹fi (Devamla) – Toparl›yorum efendim.

Say›n milletvekilleri, Baflkentimizin ilçelerinden, Çaml›dere, Ayafl, Güdül, Nall›han, Haymana ve K›z›lcahamam ile köyleri, ulafl›m, içme suyu, sa€l›k ve e€itim gibi hizmetlerden geri kalm›flt›r.

YÜCEL SEÇK‹NER (Ankara) – Bâlâ, fiereflikoçhisar...

HAMD‹ ER‹fi (Devamla) – Hatta, baz› köy ve kasabalar›m›z daha da geridir. Bu ilçelerimize ve köylerimize hizmetlerin bir an önce gelmesi ve ilçeler baz›nda kalk›nmada öncelik tan›nmas› flartt›r.

YÜCEL SEÇK‹NER (Ankara) – Bizim bölgeleri de söyle; fiereflikoçhisar da dahil, Bâlâ‘da dahil...

HAMD‹ ER‹fi (Devamla) – Evet, Ankara'n›n tamam›.

Ankara-Polatl›, Polatl›-Sivrihisar yolunda meydana gelen trafik kazalar›, maalesef, her gün can almaya devam ediyor. Çift yol olmas› planlanan ve programa al›nan bu yol için gerekli ödenek ayr›lmal› ve en k›sa zamanda tamamlanmal›d›r.

Polatl› ilçesinin co€rafî durumu ve nüfusu dikkate al›narak, daha önce verilen il sözü yerine getirilmelidir ve Polatl› ‹lçesi, mutlaka, il yap›lmal›d›r; çünkü, il olmas› için her türlü flartlar› tafl›maktad›r.

YÜCEL SEÇK‹NER (Ankara) – fiereflikoçhisar da var...

HAMD‹ ER‹fi (Devamla) – De€erli milletvekilleri, Orta Anadolu'nun ve özellikle Ankara'n›n ikliminin sert ve kurak oluflu nedeniyle, köylümüz, çiftçimiz ma€dur vaziyettedir. Esasen, Baflkent Ankaram›z, genellikle memur flehri oldu€u için, onlar›n da durumu yürekler ac›s›d›r. ‹flte, her zamankinden daha çok birlik ve beraberli€e ihtiyac›m›z oldu€u bugünlerde, ülkemizin bütün sorunlar›n›n millî mücadele ruhuyla çözüme kavuflaca€› yer, Ankara'd›r ve kutsal çat›s› alt›nda bulundu€umuz Yüce Meclistir. ‹nflallah, bunu gerçeklefltirmek, hepimizin gayretiyle olacakt›r; çünkü, 3,5 milyon nüfusuyla Türkiye'nin mozai€ini oluflturan, Baflkentimiz Ankara'd›r. Ankara'da yaflayan herkes, Baflkentlidir, Ankaral›d›r, hemflerimizdir.

De€erli milletvekilleri, sonuç olarak; Baflkentimiz Ankara'n›n, mahalleleri, merkez ilçeleri, köyleri, ilçeleriyle, Baflkantimize yak›fl›r bir flekilde imar edilmesini; hizmetlerin, Türkiyemizin kalbi olan Ankara'dan tüm ülkemize yay›lmas› ve Türk insan›n›n lay›k oldu€u hizmete kavuflmas›n› dilerken; yaklaflan 1995 y›l›n›n ülkemize ve dünyam›za huzur getirmesi dile€iyle, sizlerin ve vatandafllar›m›z›n yeni y›l›n› kutlar; sayg›lar sunar›m. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ederim Say›n Erifl.

 

 

BAfiKAN – Gündem d›fl›, ikinci s›rada, 22 Aral›k tarihli gazetelerde yer alan, müteahhit milletvekillerine karne devir yasa€› konusunda ‹zmir Milletvekili Say›n Veli Aksoy söz istemifllerdir.

Bu konuyla s›n›rl› kalmak üzere kendilerine söz veriyorum.

Buyurun Say›n Aksoy.

VEL‹ AKSOY (‹zmir) – Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; hepinizi sevgiyle, sayg›yla selaml›yorum.

Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakanl›€› bütçesinin 19.12.1994 günlü görüflmeleri s›ras›nda, Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakan› Say›n Halil Çulhao€lu'na, daha önceki  Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakan› Say›n Onur Kumbarac›bafl›'n›n kamuoyuna yapt›€› baz› aç›klamalarla ilgili soru yöneltmifltim.

Say›n Kumbarac›bafl›, yapt›€› aç›klamalarda yönetti€i Bakanl›€›n 90 trilyonluk bir yat›r›m gücünü elinde tuttu€unu, Say›n Karayalç›n'›n, bu gücü, parti içi iktidar›n› pekifltirmek amac›yla kendisini görevden ald›€›n›, belediyedeki ekibini bu Bakanl›€a tafl›yaca€›n› ve bundan dolay› da kuflkular› oldu€unu ifade etmiflti.

Bu sözler benim sözlerim de€il, bu sözler, daha önceki Bakan Say›n Onur Kumbarac›bafl›'na ait sözler.

Bu iddialar›n tahkiki için, Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakan› Say›n Çulhao€lu'na, ad› geçen bu kadrolardan, Bakanl›€›n üst düzey görevlerine atama yap›p yapmad›€›n› sormufltum. Say›n Bakan, Meclis ‹çtüzü€ü gere€i, bir bakana yak›fl›r bir üslupla sorumu yan›tlamas› gerekirken, suçlular›n telafl› içerisinde, mesnetsiz, anlams›z bir flekilde sald›r›ya geçti.

BAfiKAN – Say›n Aksoy, konuflmam›zda yaralay›c› olmamak kaidemiz var; hat›rlat›yorum.

VEL‹ AKSOY (Devamla) – Ba€lant›l› efendim, konu ba€lant›l›; tamam.

Hepinizin bildi€i gibi, son zamanlarda, çok baflar›l› birçok bürokrat görevinden al›nmaktad›r. ‹flte, Tarifl gibi bir müesseseyi, Tarifl gibi bir kuruluflu, zarar eden bir flirket konumundan kâr eden bir flirket konumuna getirmifl olan bir Genel Müdür görevinden al›nm›flt›r. iflte, ‹GSAfi Genel Müdürü, iflte, fieker fiirketi Genel Müdürü...

Ayr›ca, Karayollar› Genel Müdürü ile Devlet Su iflleri Genel Müdürünün de görevden al›naca€›na dair bas›nda haberler ç›kmaktad›r ve bu nedenle de, Say›n Çulhao€lu suçlular›n telafl› içerisindedir. Kendisi, bu tip telkinlere direnece€ine, Bakanl›k koltu€unu koruyabilmek için, bu tip olumsuz tasarruflara alet olmaktad›rlar.

Bununla kalmamakta, bir bürokrat› taraf›ndan, benim müteahhitlik karnemin oldu€una ve bunu çok yüksek bedellerle kiraya verdi€ime dair bas›na yanl›fl haber s›zd›rmaktad›r.

SÜLEYMAN HAT‹NO⁄LU (Artvin) – K›ratl›o€lu'nun var...

ESAT KIRATLIO⁄LU (Nevflehir) – Benim var...

VEL‹ AKSOY (Devamla) – Say›n milletvekilleri, iflte, devletin en büyük bakanl›€›n› emanet etti€imiz Bakan!.. ‹nsan haklar›n›, arkadafll›k haklar›n›, hemflerilik haklar›n› çi€neyerek iftiraya göz yumabilmektedir.

De€erli arkadafllar›m, benim müteahhitlik karnem yok, ne devlet ihalesine girdim ne de devlet ihalesi ald›m. ‹flte, Bakanl›€›n vermifl oldu€u belge elimde. 23 Aral›k 1994 tarihinde müracaat ettim ve Bakanl›ktan, böyle bir karnemin olup olmad›€›na dair belge istedim; Bakanl›kda bana, böyle bir karnemin olmad›€›na dair belge verdi.

fiimdi, ben kalk›p, Say›n Bakana ayn› üslupla cevap versem, bu, bana yak›fl›r m›?.. Bu bana yak›flmaz, ba€l› bulundu€um Demokratik Sol Partinin de€er yarg›lar›na ve siyaset anlay›fl›na da uymaz.

Türk toplumu, yolsuzluklar›n, h›rs›zl›klar›n, haks›zl›klar›n üzerine büyük bir kararl›l›kla gitti€imi çok iyi bilmektedir. Ben ki, Veli Aksoy olarak, baflbakanlar›n, bakanlar›n ve birinci derecede yak›nlar›n›n devlet ihalesi almamas› yönünde, 21 Nisan 1993 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine yasa teklifi verdim. fiimdi, Say›n Bakan, ç›k›p, bu kürsüden, benden ve mensubu bulundu€um siyasî partiden özür dilemek zorundad›r.

De€erli arkadafllar›m, bu konuflmay›, müteahhitlik karnesi olan arkadafllar›m› ay›plama anlam›nda yapm›yorum; hiç yanl›fl anlafl›lmas›n.

                   (Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Tamamlay›n efendim.

VEL‹ AKSOY (Devamla) – Bitiriyorum Say›n Baflkan.

Bu konuflmay›, bas›nda ç›kan yanl›fl haberler nedeniyle, milletvekili haysiyetinin ve onurunun rencide olmamas› için yap›yorum.

Bu tip iftiralar›n ve haks›zl›klar›n bir daha yap›lmamas› umuduyla, hepinize sayg›lar sunar, teflekkür ederim. (DSP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ederim Say›n Aksoy.

Gündem d›fl› konuflmaya cevap vermek üzere, Bay›nd›rl›k ve ‹skân Bakan› Say›n Halil Çulhao€lu.

Buyurun Say›n Bakan.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (‹zmir) – Say›n Baflkan›m, de€erli milletvekilleri; Say›n Veli Aksoy'un, müteahhitlik karneleriyle ilgili gündem d›fl› konuflmas›nda ifade edece€i çok daha de€iflik konular vard›r diye haz›rlanm›flt›m; ama, say›n arkadafl›m konuflmas›nda, sadece flahs›ma yönelik sataflmada bulundu; kendi yaratt›€› birtak›m senaryolarla, burada, Yüce Meclisi iflgal etti.

De€erli arkadafllar, 19 Aral›k 1994 tarihinde, bütçe görüflmelerindeki  sözlü sorular s›ras›nda, Say›n Aksoy'un sordu€u soruya aynen flu yan›t› verdim. Say›n Aksoy, mesnetsiz, sadece iddiaya dayanan, senaryolara yönelik, Say›n Genel Baflkan›m›za, yani Say›n Baflbakan Yard›mc›m›za yönelik birtak›m iddialar› gündeme getirmiflti. Ben de ona, soru sorma biçiminin yanl›fl oldu€unu söylemifl ve Menemen'deki De€erli Belediye Baflkan›yla  yak›nl›€›n›z› ve onunla ilgili birtak›m ifller yapt›€›n›z› biliyorum; bu birtak›m iflleri yapt›n›z m›, yapmad›n›z m› diye soru sorsam, iddial› olur muyum, ben de do€ru yapm›fl olur muyum diye sormufl; kendisine yönelik de€il; ama, soru sorma biçimine yönelik ve ayn› flekilde, hak etti€i boyutta bir yan›t vermifltim. 

Say›n Baflkan›m,  Say›n Aksoy bu konulara o kadar içerlemifl ki -ben eczac›y›m, eflim de eczac› ve ‹zmir'in Tire ilçesindenim.- bunun d›fl›nda, gitmifl, Tire ‹lçesinde, mesul müdürlerimi sormufl, Ba€-Kur'a, vergi dairesine borcum var m› diye sormufl... Allah'a flükür, kimseye borcum yok, hiçbir yere de borcum yok; mesul müdürüm de var... Ne ararsan›z aray›n; tertemiz bir insan›m, p›r›l p›r›l bir insan›m. Ben, hepinizi çok seviyorum. 

Burada, sizin, müteahhitlik karnesiyle ilgili düflüncelerinizi iletmenizi bekliyordum; sadece, flahs›ma yönelik bir karalama oldu.

Devlet Su ‹flleri Genel Müdürü ve Karayollar› Genel Müdürüyle ilgili sözleri, gene bir hayal ürünü... Bir gazetenin, ufak bir köflesinden bir f›s›lt› olarak ald›€›n›z notu buradan Yüce Meclise iletiyorsunuz. Kald› ki, Devlet Su ‹flleri ve Karayollar› Genel Müdürleriyle ilgili tasarufta bulunmak hakk›na  sahibim; hangi genel müdürle çal›flacaksam, onu tercih etme flans› bana aittir; ama, bugüne kadar böyle bir tasarruf içinde bulunmad›m. Kald› ki, Devlet Su ‹flleri Genel Müdürünü de, Karayollar› Genel Müdürünü de baflar›l› bulurum.

Say›n Baflkan›m, burada, bana göre son derece spekülasyon var. Belki Say›n Aksoy'un konuflmas› vas›tas›yla  Meclisi de ayd›nlatm›fl olaca€›m. Gerçekten, son günlerde, bas›nda, müteahhitlik karneleriyle ilgili spekülasyonlar veya yaklafl›mlar söz konusu; müteahhitlik karnelerini acaba milletvekili arkadafllar›m tafl›mal› m› veya bu müteahhitlik  karnelerini  devredebilmeli mi diye.

Bununla ilgili, Anayasan›n 82 nci maddesine göre, "milletvekilleri, bu gibi ifllerde karne devirlerinde bulunamazlar" gibi birtak›m iddialar söz konusu. Müteahhitlik karnesi alabilirler, bu karneyi tafl›yabilirler, o, flahsa ait bir konudur; ama, karne devirleri konusunda birtak›m tereddütler, geçmiflten bu yana süregelmifl. Bu konuda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin De€erli Baflkanl›€›ndan görüfl sordum. Bu görüfl taraf›m›za bildirildi€inde, milletvekillerinin müteahhitlik karnesi sahibi olmalar› ve devredebilmeleri konusunda gerekli tasarruflarda bulunaca€›z.

Türkiye Büyük Millet Meclisi De€erli Baflkanl›€›n›n bizim sorumuza verece€i yan›t çerçevesinde, bununla ilgili olarak, özellikle, Yap› Tesis ve Onar›m ‹flleri ‹halelerine Kat›lma Yönetmeli€inin aksayan noktalar›n› giderirken, milletvekillerinin karne devri veya milletvekillerine karne verilmesi konusundaki aksayan noktalar› da giderece€iz. San›r›m, bunu, k›sa süreçte yerine getiririz.

Müteahhitlik karnesi konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisine bilgi vereyim.

 55 milletvekili arkadafl›m müteahhitlik karnesi sahibi.

‹BRAH‹M HAL‹L ÇEL‹K (fianl›urfa) – Partilere göre da€›l›m›n› söyleyebilir misiniz Say›n Bakan›m?

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla) – Ba€›fllarsan›z, bu arkadafllar›mdan sadece 16's› karnelerini kullan›yor, di€er arkadafllar›mdan  hiçbirisi bu karnelerini kullanm›yor. 12 arkadafl›m karnesini devretmifl, di€er 4 arkadafl›m karnesini devretmemifl; ama, burada çok temel bir nokta var; ço€u milletvekili arkadafl›m, teknik olarak dan›flmanl›k görevi yap›yorlar, yani belli bir taahhüt alt›nda de€iller, ihalelere direkt kat›lm›yorlar, bir teknik dan›flmanl›k olarak görev yap›yorlar.

HAL‹L ‹BRAH‹M ÖZSOY (Afyon) – Müteahhitlik karnesini satan bakan da var m›?

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla) – Evet, De€erli Bakan›m›z›n var; ama, De€erli Bakan›m›z, teknik müdür olarak, teknik eleman olarak devretmifl...

RÜfiTÜ KÂZIM YÜCELEN (‹çel) – Kaça satm›fl?..

BAfiKAN – Müdahale etmeyin efendim, lütfen... Müdahale etmeyin...

Say›n Bakan, siz konuflman›za devam edin.

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (Devamla) – Parasal aç›dan hiçbir taahhüdü yok De€erli Bakan›n; ama, ortak olan birtak›m arkadafllar›m›z var. Bunlar›n hepsinin, herhalde, Türkiye Büyük Millet Meclisi De€erli Baflkan›n›n bize verece€i yan›ttan sonra, çözümüne gidece€iz.

Say›n Baflkan›m, Türkiye Büyük Millet Meclisini, bu konuyla ilgili olarak, ileride daha iyi bilgilendirme noktas›nda olaca€›z; ama, üzülerek flunu ifade edeyim; bundan dolay› burada bulunmak istemezdim. Özellikle, flahs›ma yönelik, arkadafllar›m›n, bütçe konuflmas›ndan dolay›, haks›zl›€›n›, buradan bir feveran olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinde dile getirmesinden büyük üzüntü duydum. Ben, her zaman buraday›m; teke tek de gelip bana anlatabilirler. Bu kürsüyü daha onurluca iflgal etsinler.

Hepinize sayg› sunuyorum. (SHP ve DYP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ederim Say›n Bakan.

 

 

BAfiKAN – Gündem d›fl›, üçüncü s›rada, Kütahya Milletvekili Say›n Rauf Ertekin Hükümetin, tayin ve atamalar›yla ilgili söz talebinde bulunmufllard›r.

Buyurun Say›n Ertekin. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

M. RAUF ERTEK‹N (Kütahya) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Koalisyon Hükümetince yap›lan partizanca atamalarla ilgili rahats›zl›klar› dile getirmek üzere gündem d›fl› söz ald›m. Bu vesileyle, Yüce Heyetinizi sayg›yla selaml›yorum.

Benden önce gündem d›fl› konuflma yapan Say›n Veli Aksoy'a cevap veren Say›n Bakan'›n, sadece 55 milletvekili arkadafl›m›z›n karneleriyle alakal› yönetmelik de€iflikli€ini de€il -bunlar› bir tarafa b›rak›p- flu anda, gerçekten s›k›nt› içinde olan 60 milyon vatandafl›n s›k›nt›lar›n› gündeme getirmesini, buradan temenni ediyorum.

De€erli arkadafllar›m, bu kürsüden, defalarca, Hükümetin basiretsiz ve partizanca uygulamalar› sonucu, devletin, Parlamentonun, siyaset ve siyasetçinin, dolay›s›yla, sistemin y›prand›€›n› dile getirdim; fakat, partizanca uygulamalar›n artarak devam›ndan büyük üzüntü duyuyorum.

Bugün, yurdun dört bir yan›nda, ekonomik flartlar ve a€›r k›fl flartlar› insanlar›m›z› zorlamakta; birçok yöremizde, kamu hizmetleri, do€al güçlüklere ra€men yerine getirilmektedir.

Bütün bunlara ilave olarak Hükümet, kamu görevlilerine -partizanca tayin ve atamalarla- zulmetmeye devam etmektedir. Ac›mas›zca uygulanan -halk tabiriyle- bu sürgünleri, Yüce Heyetinizin bilgilerine sunmak istiyorum:

Mevcut Koalisyonun ortaklar›, yerel teflkilatlar›n›n bask›s› alt›nda, cumhuriyet tarihinde görülmemifl flekilde, hukukî mesnedi olmayan tayin ve atamalar yapmaktad›r. ‹l ve ilçelerdeki kamu personelinin kaderi, Koalisyon orta€› partilerin il ve ilçe teflkilatlar›n›n ve delegelerinin elindedir. Bu kifliler, siyasî düflüncesini be€enmedikleri kamu görevlilerini, Ankara'ya flikâyet ederek -tabiri caizse- sürdürmektedirler. Bu uygulamalara Kütahya'dan örnekler vererek konuyu daha da açmak istiyorum.

De€erli arkadafllar›m, Osman Gümüfl adl› bir vatandafl›m›z, Kütahya ‹li Tavflanl› ‹lçesi PTT'sinde teknik personel olarak çal›flmaktayken, Bilecik'e, sonra Eskiflehir'e ve buradan da -tayini iptal edilerek- Nevflehir'e tayin edilmifltir.

DEVLET BAKANI NECMETT‹N CEVHER‹ (fianl›urfa) – Belediyede mi?

M.RAUF ERTEK‹N (Devamla) – Hay›r; Kütahya Tavflanl› PTT'sinde.

Bu tayin, genel müdürlük emriyle yap›l›yor ve hiçbir hakl› gerekçe de gösterilmiyor.

Yine, Domaniç Sosyal Sigortalar Kurumunda görevli olan Doktor ‹smail Zehir, hiçbir hakl› gerekçe gösterilmeden, Hisarc›k'a tayin edildi. Bu doktorumuzun efli ö€retmendir. Bu ö€retmen, efl durumundan Domaniç'e tayin olal› daha bir y›l olmad›; aile, flu an paramparça. Bu doktorun yerine ise, SHP ilçe örgütünün istedi€i biri atand›.

Yine, Domaniç Halk E€itim Merkezi Müdürü Ahmet Keskin'in, alelacele düzenlenen bir teftifl raporuyla müdürlük unvan›, üzerinden al›n›yor ve Tavflanl› Mehmet Tarhan ‹lkö€retim Okuluna, s›n›f ö€retmeni olarak tayini yap›l›yor. Bu ö€retmenimiz, mesle€inde 24 y›l›n› doldurman›n onurunu yaflayan de€erli bir kardeflimizdir. Millî E€itim Bakanl›€› Yönetici Atama Yönetmeli€i uyar›nca, kendisinin müdürlükten al›nmas› mümkün olmad›€› için, 7.6.1994'te teftifl gönderilmifltir. Ahmet Keskin, as›ls›z iddialar›n etkisinde kal›narak haz›rlanan ve sa€l›kl› olmayan bu teftifl raporu sonucu, görevinden al›nm›flt›r. Bu ö€retmenimizin tek suçu, ANAP'l› belediye baflkan›m›z›n dünürü olmas›d›r. As›l hedef, belediye baflkan›d›r.

B›rak›n doktorlar›, müdürleri, verdi€im bu örneklerin d›fl›nda, 27 Mart seçimlerinden sonra, bütün ilçelerimizde, odac›, hizmetli, memur ne kadar insan varsa, bizden de€ildir düflüncesiyle, il içi tayine tabi tutulmufltur. Bunun hakl›l›k ölçüsü nedir, ö€renmek istiyorum. Bu tayinler, Pazarlar'da, Hisarc›k'ta, fiaphane'de, Gediz'de ve akl›n›za gelen bütün ilçelerimizde, il ve ilçe teflkilatlar›n›n direktifleri do€rultusunda, say›n bakanlar›m›z taraf›ndan yap›lmakta. Valimiz, il müdürlerimiz, bunun üstesinden gelememekte, çünkü, onlar›n üzerinde de bask› var.

                   (Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Tamamlay›n Say›n Ertekin.

M.RAUF ERTEK‹N (Devamla) – De€erli arkadafllar›m, gene, ilçemiz Gediz Devlet Hastanesinde hizmetli iken, bu karda k›flta Domaniç-Çukurköye tayin edilen Mustafa Kara isminde bir arkadafl›m›z var; bir çocu€u lisede, bir çocu€u da ilkokulda okuyor; enteresand›r, bu k›fl›n k›yametin ortas›nda il içinde tayini yap›l›yor. Bunlar› hangi vicdana s›€d›rmak gerekir, sormak istiyorum.

De€erli arkadafllar›m, bu zulümlerin hakl› gerekçesi olamaz. Her gün "insan haklar›" diye ba€›r›rken, demokrasi 盀›rtkanl›€› yaparken, siyasî düflüncesi yönünden, yani sizin gibi düflünmüyor diye, onlara niye bu zulmü yap›yorsunuz, anlamak istiyorum. Zaten, vatandafl, hayat pahal›l›€› alt›nda ezilmifl, periflan olmufl. ‹flte sizin rakamlar›n›z; son bir y›lda köylü, çiftçi, esnaf ve memur, yüzde 50 fakirleflmifl. Kütahya gibi kömür yata€› olan bir bölgede bile, insanlar›m›z, bilhassa memurumuz, iflçimiz, dar gelirli insanlar›m›z, evine, k›fl yakaca€› olarak kömür alamaz duruma gelmifl. Sorar›m size, hangi vicdana s›€ar bu? Bu mevsimde bir memurun evini tafl›mas› kaç paraya mal oluyor, biliyor musunuz?

Sorumlular› uyar›yorum; unvan› gere€i, sorumlulu€u ve görevi, devletin ç›karlar›n› ve onurunu korumak olan tüm bürokratlar› uyar›yorum: E€er bu partizanlar›n bask›s›na boyun e€erseniz, bu yükün alt›nda sizler de kal›rs›n›z, bunun hesab›n› veremezsiniz. Gelin, bu bask›lara direnin; devleti koruyun. Hiç olmazsa, fi›rnak eski Valisi Say›n Malay gibi onurlu davran›n. Devlette devaml›l›k esast›r. Bu devaml›l›€› sa€layacak olan sizlersiniz.

Bu Hükümetin, halk› üç y›lda içerisine düflürdü€ü durum ortada. ‹nsanlar›m›z, üç y›l öncesini mumla arar hale geldi. Nereye baksan›z, elinizi nereye atsan›z her fley keflmekefl oldu. "Memura zam veriyoruz" deyip, 200 bin lira sadaka verdiniz. "Sendika kurma hakk› verece€iz" dediniz; memur "hakk›m› istiyorum" deyince, coplatt›n›z...

BAfiKAN – Say›n Ertekin, toparlayabilir miyiz...

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – Toparl›yorum efendim.

Üç y›ld›r verdi€iniz sözlerin hangisini yerine getirdiniz, hangisi yalan ç›kmad›, bunlar› ö€renmek istiyorum.

Memleketi lafla yönetiyorsunuz. Yetiflmifl bürokratlar›m›z›, teker teker görevden ald›n›z; niye; çünkü, yanl›fllar›n›za boyun e€medikleri için. Hâlâ hayal kuruyorsunuz. Bütçedeki hedeflerinizi millet gördü. Bu hayallerinize, çocuklar bile gülüyorlar; yani, maalesef, hep yalan söylüyorsunuz.

Geçen hafta gelir bütçesi görüflülürken, memurun ekonomik haklar›n› iyilefltirici bir önerge verdik; hiç s›k›lmadan reddettiniz. Keflke bu Meclis televizyonu o saatlerde yay›nda olsayd› da, kendini memur ve iflçi  dostu ilan eden sizlerin gerçek yüzünü millet görseydi.

Söz s›ras› gelmiflken, bu Meclis televizyonunun yay›na geçmesinde eme€i olan herkesi kutluyorum. Millet, gerçekleri art›k daha iyi görme imkân›na sahip oldu. Hükümet acz içindedir.

De€erli arkadafllar›m, geçen pazar günü, Baflbakan›n ekonomi kurmaylar›ndan Say›n Emre Gönensay'›n yüksek tirajl› bir gazetemizdeki itiraflar›n› okudum. Say›n Gönensay diyor ki "sanayiciye gücümüz yetmedi€i için, memura, iflçiye yöneliyoruz." ‹flte gerçek bu; sizin 5 Nisan ekonomik kurtulufl savafl›n›z›n özü bu; ezileni daha da ezmek, sesi ç›kmayan›n tepesine binmek...

BAfiKAN – Say›n Ertekin, zaman çok geçti...

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – Toparl›yorum efendim, bitiriyorum.

Gelin, elinizi vicdan›n›za koyun; bu milletin üzerine bu kadar gitmeyin. Kula€›n›z› biraz da sokaktaki insana verin. Bu insanlar›n hakk›n›, ne bu dünyada ne de mahflerde veremezsiniz. Memurun geçim çilesi, onu can›ndan bezdirdi; bir de oradan oraya sürerek onuruyla oynamay›n. Fikre, düflünceye sayg›l› olun; demokratik haklar konusundaki vaatlerinize sahip ç›k›n. Herkese siyaset yapma hakk› vaat ettiniz; onlar›n düflüncelerine bile tahammül edemiyorsunuz.

De€erli arkadafllar›m, toplum her kesimiyle patlaman›n efli€ine geldi. Bunun önünde hiç kimse duramaz. Tekrar ediyorum: Gelin, kendi insan›m›za sahip ç›kal›m; genç Türkiyemizin genç nüfusuna motor olal›m, moral olal›m; insan›m›za, hak etti€i de€eri verelim. Elinizi vicdan›n›za, sand›€› milletin önüne koyun. Koyun ki, Anavatan Partisinin ikinci de€iflim program›, Türkiye’yi yeniden harekete geçirsin, insan›m›z›n yüzü gülsün, 21 inci Yüzy›lda Türk insan›n›n ayak sesleri dünyay› titretsin.

Hepinize sayg›lar sunuyorum. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ederim Say›n Ertekin.

Gündem d›fl› konuflmaya Hükümet ad›na cevap vermek üzere, Devlet Bakan› Say›n Necmettin Cevheri; buyurun Say›n Bakan. (DYP s›ralar›ndan alk›fllar)

DEVLET BAKANI NECMETT‹N CEVHER‹ (fianl›urfa) – Say›n Baflkan, Yüce Meclisin sayg›de€er üyeleri; Kütahya Milletvekilimiz Say›n Rauf Ertekin’in, Hükümetin partizanca tayinler yapt›€› iddialar› hakk›ndaki gündem d›fl› konuflmalar›na k›saca cevap arz etmek üzere huzurunuzday›m.

Say›n Baflkan, de€erli arkadafllar›m; öyle san›yorum ki,.mensubu bulundu€u siyasî parti dolay›s›yla, Say›n Rauf Ertekin, partizanca tayinlerden flikâyet etmesi gereken en son kimse olmal›yd›...

RÜfiTÜ KÂZIM YÜCELEN (‹çel) – Niye?.. Di€er bölgelerde daha çok mu var?

DEVLET BAKANI NECMETT‹N CEVHER‹ (Devamla) – Bunun, geçmiflte ne çeflit örneklerini...

M. RAUF ERTEK‹N (Kütahya) – Alakas› yok Say›n Bakan.

DEVLET BAKANI NECMETT‹N CEVHER‹ (Devamla) – Var, biraz alakas› var.  Zannediyorum ki de€erli arkadafl›m›z,  partizanl›€›n nerelerde, hangi devlet kurulufllar›nda, hatta hiç yap›lmamas› gereken birtak›m makamlarda, yerlerde uygulanm›fl oldu€unun bu milletin haf›zas›ndan ç›kt›€›n› sanarak bu kürsüye geldiler.

Burada,  Kütahya’daki baz› tayinlerden bahsettiler. Ben bunlar›n hepsini not ald›m. Bu arkadafllar›n,  sadece ANAP’l› bir belediye baflkan› arkadafl›m›za olan garabeti veya yak›nl›€› dolay›s›yla m›; yoksa, dosyalar›nda, sicillerinde veyahut tayin sebepleri aras›nda mutlaka ortaya ç›kacak olan, arkadafl›m›z›n burada bahsetmedi€i  baflka bir sebepten dolay› m› tayin edildiklerini, hangi sebeple tayin edildiklerini, e€er Yüce Meclise arz edilecek önemdeyse, Yüce Meclise, de€ilse, kendilerine arz ederiz.

De€erli arkadafllar›m, bu fi›rnak Valisi meselesini, de€erli Anavatan Partimiz fazla fley ettiler. Bu fi›rnak Belediye Reisi, Do€ru Yol Partisinden aday olmak üzere geldi; olmay›nca, Anavatan Partisinden aday oldu ve henüz daha seçimler yokken; yani, ara seçimler mevzubahis de€ilken, tekrar partiye dönmek için baflvurdu.

M. RAUF ERTEK‹N(Kütahya) – Eski validen bahsettim.

DEVLET BAKANI NECMETT‹N CEVHER‹(Devamla) – De€erli arkadafllar›m, arkadafl›m›z›n memurlarla ilgili kulland›€› tabiri be€enip be€enmemek durumunda de€ilim; ama, be€enmedi€imi söylemek istiyorum. "S›k›lmadan reddettiniz" dedi€iniz konuda Anavatan Partisi ‹ktidar› dönemiyle ilgili rakamlar devletin istatistiklerinde yaz›l›; iflçi ve memur olarak çal›flanlar›n millî gelirden ald›klar› pay -devletin arflivlerinde yaz›l›, OECD rakamlar›nda belli- yüzde 33'ten yüzde 15,5'e indi.

E€er s›k›l›nmas› gereken bir fley varsa, bu ifadede bulunurken, bu olay›n da hat›rlanmas› oldu€unu, hat›rlanmas› gerekti€ini ifadeyle, sayg›lar›m› arz ediyorum. (DYP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ederim Say›n Bakan.

M. RAUF ERTEK‹N (Kütahya) – Say›n Baflkan, cevap verilemedi.

BAfiKAN – Efendim, gündem d›fl› konuflmalar cevapland›r›lm›flt›r. Say›n bakanlar›n takdir haklar›n› ne flekilde kullanacaklar› konusunda Baflkanl›€›m›z›n bir müdahalesi olamaz; say›n milletvekillerimiz bunu çok yak›ndan biliyorlar.

 

 

 

BAfiKAN – Cumhurbaflkanl›€› tezkereleri vard›r, okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

‹lgi: Baflbakanl›€›n 26 Aral›k 1994 tarihli ve B.02.0.PPG.0.12-1/1-20240                     say›l› yaz›s›.

D›fliflleri Bakan› Murat Karayalç›n'›n Baflbakan Yard›mc›s› olarak görevlendirilmesi, 3046 say›l› Bakanl›klar›n Kurulufl ve Görev Esaslar› Hakk›ndaki Kanunun 4060 say›l› Kanunla de€iflik 4 üncü maddesi gere€ince uygun görülmüfltür.

Bilgilerinize sunar›m.

                                                                        Süleyman Demirel

                                                                          Cumhurbaflkan›

 

BAfiKAN – Bilgilerinize sunulmufltur.

 

 

BAfiKAN – Di€er tezkereyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

‹lgi: Baflbakanl›€›n 26 Aral›k 1994 tarihli ve B.02.0.PPG.0.12-1/1-20241 say›l› yaz›s›.

Murat Karayalç›n'›n D›fliflleri Bakanl›€›na atanmas› sebebiyle boflalan Devlet Bakanl›€›na, Gaziantep Milletvekili Bahattin Alagöz, Türkiye Cumhuriyeti Anayasas›n›n 109 ve 113 üncü maddeleri gere€ince atanm›flt›r.

Bilgilerinize sunar›m.

                                                                        Süleyman Demirel

                                                                           Cumhurbaflkan›

BAfiKAN – Bilgilerinize sunulmufltur.

 

 

BAfiKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›n›n bir tezkeresi vard›r; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Azerbaycan Meclis Baflkan›n›n vaki davetine istinaden, Türkiye Büyük Millet Meclisini temsilen 5 kiflilik bir Parlamento Heyetinin, 26-28 Aral›k 1994 tarihleri aras›nda söz konusu davete icabet etmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin D›fliliflkilerinin Düzenlenmesi Hakk›ndaki 3620 say›l› Kanunun          6 nc› maddesi uyar›nca, Genel Kurulun 8 Aral›k 1994 tarih ve 48 inci Birlefliminde kabul edilmifltir.

Ad› geçen kanunun 2 nci maddesi uyar›nca, Heyetimizi oluflturmak üzere siyasî parti gruplar›nca bildirilen üyelerimizin isimleri Genel Kurulun bilgilerine sunulur.

 

                                                                Hüsamettin Cindoruk

                                                         Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                           Baflkan›

 

Hüsamettin Cindoruk                           TBMM Baflkan›

Celal Kürko€lu                                       Ad›yaman Milletvekili

Mehmet Çevik                                        Ankara Milletvekili

Nevfel fiahin                                            Çanakkale Milletvekili

Ahmet Remzi                                          HatipKonya Milletvekili

BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.

 

 

BAfiKAN- Genel görüflme önergeleri vard›r; okutup, bilgilerinize sunaca€›m:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Çeçenistan'da ve Kafkasya'da meydana gelen son olaylar, fevkalade kayg› verici ve ülkemiz bak›m›ndan son derece önemlidir. Türkiye, bu olumsuz geliflmeler karfl›s›nda, bigâne kalamaz ve kendisini ilgilendirmeyen olaylar fleklinde de sayamaz.

Bu itibarla, Anayasan›n 98 inci ve ‹çtüzü€ün 100 ve 101 inci maddeleri gere€ince, Çeçenistan ve Kafkasya'daki olaylarla ilgili olarak, TBMM'nde acilen bir genel görüflme aç›lmas› ve bu talebimizin ayn› konuyla ilgili verilen ve Dan›flma Kurulunca 27 12 1994 Sal› günü, öngörüflmelerinin yap›lmas› kararlaflt›r›lan genel görüflme önergeleriyle birlefltirilerek ele al›nmas› için gere€ini arz ederiz.

1.– Muhsin Yaz›c›o€lu (S›vas

2.– Esat Bütün                                 (Kahramanmarafl)

3.– Recep K›r›fl                                (Kahramanmarafl)

4.– Ökkefl fiendiller                          (Kahramanmarafl)

5.– Ahmet Özdekir                           (Tokat)

6.– Saffet Topaktafl                          (Kahramanmarafl)

7.– ‹smet Gür                                    (Aksaray)

8.– Mehmet Çevik                            (Ankara)

9.– Ali Er                                           (‹çel)

10.– Ahmet fianal                                (Adana)

11.– Murat Bafleskio€lu                     (Kastamonu)

 

Gerekçe: Rus birliklerinin Çeçenistan'› iflgali ve yafll›, kad›n, çocuk demeden silahs›z ve savunmas›z sivilleri katletmesi, flehirleri ve köyleri bombard›man etmesi, temel insan haklar›na da, uluslararas› hukuka da ayk›r› eylemlerdir.

Çeçenistan ve Kafkasya'da yaflayan bu Müslüman topluluklarla Türkiye'nin tarihî, kültürel ve etnik ba€lar› vard›r. Bunlar, bizim akrabam›z, yak›nlar›m›zd›r.

Bu sebeple, Türkiye'nin bu geliflmeler karfl›s›nda kay›ts›z kalmas› düflünülemez. Türkiye'nin, Bm, ABD, NATO, AG‹K ve di€er devletler ve baz› uluslararas› kurulufllar nezdinde acilen yapmas› gereken giriflimler vard›r.

Bunlar›n, gecikmeden, hemen yap›lmas›nda zaruret bulunmaktad›r.

BAfiKAN – Bilgilerinize sunulmufltur.

Önerge gündemde yerini alacak ve genel görüflme aç›l›p aç›lmamas› konusundaki öngörüflmeler, s›ras›nda yap›lacakt›r.

 

 

 

BAfiKAN- Di€er önergeyi okutuyorum :

 

 

 

 

 

BAfiKAN- Bilgilerinize sunulmufltur.

Önerge gündemdeki yerine alacak ve genel görüflme aç›l›p aç›lmamas› konusundaki öngörüflmeler s›ras›nda yap›lacakt›r.

 

 

 

BAfiKAN- Di€er önergeyi okutuyorum:

 

 

 

BAfiKAN – Bilgilerinize sunulmufltur.

Önerge gündemde yerini alacak ve genel görüflme aç›l›p aç›lmamas› konusundaki öngörüflmeler s›ras›nda yap›lacakt›r.

 

 

 

BAfiKAN – (10/31) esas numaral›, trafik sorunlar›yla ilgili Meclis Araflt›rmas› Komisyonu ve (10/38) esas numaral› maden ocaklar›yla ‹lgili Meclis Araflt›rmas› Komisyonu Baflkanl›klar›n›n, komisyonlar›n çal›flma sürelerinin uzat›lmas›na iliflkin tezkereleri vard›r, okutup ayr› ayr› oylar›n›za sunaca€›m.

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Komisyonumuzun 22.12.1994 tarihinde yapm›fl oldu€u 4 numaral› toplant›s›nda alm›fl oldu€u 2 numaral› karar uyar›nca, Komisyonumuzun ilgili kurum ve kurulufllardan istemifl oldu€u bilgi ve belgelerin tümüyle Komisyona ulaflmas› ve de€erlendirilmesi; ilgililerle yap›lacak haz›rl›klar› sürdürülen görüflme ve toplant›lar›n gerçeklefltirilmesi; böylelikle raporumuza esas teflkil edecek inceleme ve araflt›rma faaliyetlerinin devam› için, Komisyonumuzun 27.9.1994 tarihinde yap›lan üye seçimiyle bafllayan üç ayl›k görev süresinin, 27.12.1994 tarihinden itibaren üç ay daha uzat›lmas›n› sayg›lar›mla arz ederim.

                                                                                      Ali Eser

                                                                                     Samsun

                                                                             Komisyon Baflkan›

 

BAfiKAN – Oylar›n›za arz ediyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.

 

 

BAfiKAN – Di€er tezkereyi okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Maden ocaklar›nda ve enerji üretim alanlar›nda meydana gelen can kayb›n› önlemek, ocaklar›n verimli ve güvenli çal›flmalar›n› sa€lamak, olaylar›n nedenleriyle ifl güvenli€i konular›n›  araflt›rmak ve al›nacak tedbirleri tespit etmek amac›yla kurulan (10/38, 43, 44, 46) esas numaral› Meclis Araflt›rma Komisyonu çal›flmalar›n› tamamlayamad›€›ndan; Komisyonun görev süresinin uzat›lmas› Komisyonumuzca kararlaflt›r›lm›flt›r.

Al›nan karar gere€i, Komisyonun görev süresinin 26.12.1994 tarihinden itibaren 3 ay daha uzat›lmas› için gere€ini takdirlerinize arz ederim.

Sayg›lar›mla.

                                                                       Abdurrahman Ünlü

                                                                              K›r›kkale       

                                                                       Komisyon Baflkan›

 

BAfiKAN- Oylar›n›za arz ediyorum: Kabul edenler...Etmeyenler...Kabul edilmifltir.

 

 

BAfiKAN- Baz› say›n milletvekillerinin izinli say›lmalar›na dair Türkiye Büyük M‹llet Meclisi Baflkanl›€›n›n tezkeresi vard›r; okutup, isimleri ayr› ayr› oylar›n›za arz edece€im:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Afla€›da adlar› yaz›l› say›n milletvekillerinin, hizalar›nda gösterilen süre ve nedenlerle izinli say›lmalar›, Baflkanl›k Divan›n›n 22.12.1994 tarihli toplant›s›nda uygun görülmüfltür.

Genel Kurulun onay›na sunulur.

                                                                            Kamer Genç

                                                               Türkiye Büyük M‹llet Meclisi 

                                                                              Baflkan› V.

 

"Elaz›€ Milletvekili Ali R›za Septio€lu, hastal›€› nedeniyle 26.11.1994 tarihinden geçerli olmak üzere 37 gün "

BAfiKAN – Oylar›n›za arz ediyorum: Kabul edenler...Etmeyenler...Kabul edilmifltir.

"Konya Milletvekili Mehmet Keçeciler, hastal›€› nedeniyle 20.12.1994 tarihinden geçerli olmak üzere 69 gün"

BAfiKAN – Oylar›n›za arz ediyorum: Kabul edenler...Etmeyenler...Kabul edilmifltir.

"Manisa Milletvekili Yahya Uslu, mazereti nedeniyle 22.10.1994 tarihinden geçerli olmak üzere 15 gün"

BAfiKAN – Oylar›n›za arz ediyorum: Kabul edenler...Etmeyenler...Kabul edilmifltir.

"Mu€la Milletvekili Muzaffer ‹lhan, hastal›€› nedeniyle 17.10.1994 tarihinden geçerli olmak üzere 14 gün "

BAfiKAN – Oylar›n›za arz ediyorum: Kabul edenler...Etmeyenler...Kabul edilmifltir.

"Sakarya Milletvekili Ersin Tarano€lu, hastal›€› nedeniyle 7.11.1994 tarihinden geçerli olmak üzere 20 gün"

BAfiKAN – Oylar›n›za arz ediyorum: Kabul edenler...Etmeyenler...Kabul edilmifltir.

"fianl›urfa Milletvekili Sedat Edip Bucak, hastal›€› nedeniyle 24.10.1994 tarihinden geçerli olmak üzere 20 gün ve 15.11.1994 tarihinden geçerli olmak üzere 2 ay"

BAfiKAN – Oylar›n›za arz ediyorum: Kabul edenler...Etmeyenler...Kabul edilmifltir.

"Van Milletvekili Nadir Kartal, mazereti nedeniyle 11.11.1994 tarihinden geçerli olmak üzere 24 gün "

BAfiKAN – Oylar›n›za arz ediyorum: Kabul edenler...Etmeyenler...Kabul edilmifltir.

 

 

BAfiKAN – 2 aydan fazla izinli say›lan milletvekillerinin ödeneklerinin verilebilmesine dair TBMM Baflkanl›€› tezkereleri vard›r; okutuyorum:

                    Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Hastal›€› nedeniyle bu yasama y›l›nda aral›ks›z iki aydan fazla izin alan Elaz›€ Milletvekili Ali R›za Septio€lu'na, ‹çtüzü€ün 130 uncu maddesi gere€ince ödenek ve yollu€unun verilebilmesi Baflkanl›k Divan›n›n 22.12.1994 tarihli toplant›s›nda uygun görülmüfltür.

Genel Kurulun onay›na sunulur.

                                                                                 Kamer Genç

                                                                     Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                    Baflkan› V.

 

BAfiKAN – Oylar›n›za arz ediyorum: Kabul edenler...Kabul etmeyenler...Kabul edilmifltir.

 

 

BAfiKAN – Di€er tezkereyi okutuyorum:

                    Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Hastal›€› nedeniyle bu yasama y›l›nda aral›ks›z iki aydan fazla izin alan fianl›urfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'a, ‹çtüzü€ün 130 uncu maddesi gere€ince ödenek ve yollu€unun verilebilmesi, Baflkanl›k Divan›n›n 22.12.1994 tarihli toplant›s›nda uygun görülmüfltür.

Genel Kurulun onay›na sunulur.

                                                                                  Kamer Genç

                                                                     Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                    Baflkan› V.

 

BAfiKAN – Oylar›n›za arz ediyorum: Kabul edenler...Kabul etmeyenler...Kabul edilmifltir.

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Say›n Baflkan, bir durumu arz etmek istiyorum.

BAfiKAN – Buyurun Say›n Kapusuz.

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Say›n Baflkan, 23.12.1994 Cuma günkü 61 inci Birleflimde, Say›n Baflkan›m›z, "Çokuluslu Güç'ün görev süresinin uzat›lmas›na iliflkin görüflmeleri yapmak üzere, 27 Aral›k 1994  Sal› günü toplanmak üzere..." demifl ve birleflimi kapatm›flt›.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri olarak birtak›m görevleri münasebetiyle yurt içi ve yurt d›fl› seyahatler› ve çal›flmalar› olan arkadafllar›m›z var. Bu önemli görüflme için, milletvekilleri, bütün programlar›n› iptal edip, buraya intikal ediyorlar. Türkiye Büyük Millet Meclisi, gündeminde s›ralanan konular›, kendi çal›flma esaslar›na uygun olarak görüflüp, çal›flmalar›n› yürütebilmek için ne zaman toplanacak diye bak›yorsunuz; Dan›flma Kurulu toplan›yor, hiç bu s›ralamaya uyulmadan kararlar al›yor ve uzun müddet gündemde bulunan çok ciddî sualleri, genel görüflme konular›n› ve araflt›rmalar› maalesef, teessüfle ifade edeyim ki, görüflme f›rsat› bulam›yor.

 Hatta, elimizdeki bugünkü gündeme bak›yoruz, bas›lm›fl olan gündemin bugünkü görüflmelerle ilgili bir k›sm›n›n üstü k‛tla kapat›lm›fl. Ben, flahsen bunu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çal›flma disiplinine uygun görmüyorum.

Dolay›s›yla, bu konuda mutlaka bilgi verilmesini istiyor, çal›flmalar›n daha sistemli yürütülmesi için Baflkanl›ktan ilgi ve alaka bekliyoruz.

Arz ediyorum Say›n Baflkan›m.

Teflekkür ederim.

BAfiKAN – Teflekkür ederim Say›n Kapusuz

Bu konuda yeri geldi€inde Yüce Meclise bilgi arz edecektim, siz bana takaddüm ettiniz. fiimdi, sizin söz alman›z üzerine, hem size cevaben hem Yüce Meclisi ayd›nlatmak bak›m›ndan arz ediyorum efendim.

Baflkanl›k olarak bu aksakl›€›n biz de fark›nday›z. Say›n Meclis Baflkan› en son birleflimde Meclisi kapat›rken, bu gündemin bafllayaca€› flekliyle kapatt›; fakat, dün ö€leden sonra Kanunlar Kararlar Daire Baflkanl›€›na ulaflan bir bilgi ile -san›yorum, bu konuda Yüce Meclisi ayd›nlatacak olan Hükümetin haz›rl›klar›n›n tamamlanmam›fl olmas› nedeniyle- çarflamba gününe b›rak›lmas› konusunda bir müracaat vaki oldu€u bana bildirildi. Bunun üzerine, Meclis Baflkanl›€› durumdan haberdar oldu ve Kanunlar Kararlar Dairesi Baflkanl›€› gruplara bu konuda bilgi verdi. Elinize verdi€imiz bu gündemde, yap›lan bu h›zl› düzeltme nedeniyle yak›fl›ks›z görüntü için, flahsen özür diliyorum; ama, konu gruplar›n bilgisi dahilindedir, Baflkanl›€›m›z›n bilgisi dahilindedir. Bundan böyle bu tür aksakl›klara meydan verilmemesini de, Meclis Baflkanl›€›, Say›n Hükümetten rica etmifltir; bir kere de, bu vesileyle tekrar hat›rlat›yor ve  rica ediyoruz.

‹lginiz ve dikkatiniz için teflekkür ederim efendim,

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Biz de teflekkür ediyoruz Say›n Baflkan.

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, gündemin " Genel Görüflme ve Meclis Araflt›rmas›  Yap›lmas›na Dair Öngörüflmeler" k›sm›na geçiyorum.

 

 

 

 

 

BAfiKAN – Genel Kurulun 22.12.1994 tarihli 60 ›nc› Birlefliminde al›nan karar gere€ince, 180 inci s›rada yer alan, Refah Partisi Grubu ad›na Grup Baflkanvekili ve S›vas Milletveli Abdüllatif fiener'in, Çeçenistan ve Kuzey Kafkasya Bölgesinde meydana gelen son geliflmeler konusunda, Anayasan›n 98 inci, ‹çtüzü€ün 100 ve 101 inci maddeleri uyar›nca bir genel görüflme aç›lmas›na iliflkin önergesinin görüflmesine bafll›yoruz.

Hükümet? Burada.

Say›n milletvekilleri...

RECEP KIRIfi (Kahramanmarafl) – Say›n Baflkan ayn› konuda bizim de...

BAfiKAN – Bir dakika efendim, müsaade buyurun; takdimimizi bitirelim.

Say›n milletvekilleri, bu önergeyle, biraz evvel okunmufl bulunan S›vas Milletvekili Muhsin Yaz›c›o€lu ve arkadafllar›n›n önergesi ile Çorum Milletvekili Muharrem fiemsek ve arkadafllar›n›n önergesinin konular› da ayn›d›r. Genel Kurul uygun gördü€ü takdirde, bu önergelerin görüflmelerini birlikte yapaca€›z.

Her üç önergenin görüflmelerinin birlikte yap›lmas›n› oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Say›n K›r›fl, bu konuda müracaat›n›z vard› galiba. Herhalde müraaacaat›n›z yerine geldi.

RECEP KIRIfi (Kahramanmarafl) – Teflekkür ederim.

BAfiKAN – Üç önerge birlikte görüflülecektir.

Refah Partisi Grup Baflkanvekili Say›n Abdüllatif fiener'in verdi€i önergeyi, gerekçesiz olarak tekrar okutuyorum:

 

 

 

 

 

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, ‹çtüzü€ümüze göre, genel görüflme aç›l›p aç›lmamas› hususunda, s›ras›yla, Hükümete, siyasî parti gruplar›na ve önergedeki birinci imza sahibine veya onun gösterece€i bir di€er konuflmac›ya söz verilecektir.

 Konuflma süreleri Hükümet ve gruplar için 20’fler dakika, önegedeki imza sahibi için 10 dakikad›r.

Önce, Hükümete söz verece€im.

Önerge üzerinde, Hükümet ad›na, D›fliflleri Bakan› ve Baflbakan Yard›mc›s› Say›n Murat Karayalç›n’a söz veriyorum.

Buyurun efendim.

Konuflma süreniz 20 dakikad›r. (SHP ve DYP s›ralar›ndan alk›fllar)

DIfi‹fiLER‹ BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN – Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; sizleri, flahsen ve Hükümetimiz ad›na sayg›yla selaml›yorum. Son iki hafta içinde d›fl politika konular›nda aç›klamada bulunmak amac›yla ikinci kez huzurlar›n›za geliyorum.

Türkiye gibi, son derece duyarl› bir co€rafyaya sahip olan bir ülkede d›fl politika konular›n›n yo€un olarak, s›k olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde ele al›nmas›n›n son derece yararl› sonuçlar getirece€i inanc›nday›m. Hükümet olarak, konunun Türkiye Büyük Millet Meclisinde tart›fl›lmas›ndan çok büyük bir mutluluk duymaktay›z. Bu vesileyle, bu ba€lamda, Hükümetimizin, d›fl politikam›z› ulusal bir mutabakat çerçevesinde yürütmeye verdi€i önemi, burada vurgulamak istiyorum.

Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Türk d›fl politikas›n›n temel çizgisi yurtta, bölgede, bölgemizde ve dünyada bar›flt›r. D›fl politikam›z›n bölgemizdeki ifllevleri, savafllar›n ve çat›flmalar›n durdurulmas›na veya en az›ndan denetim alt›na al›nmas›na, yenilerinin ç›kmamas›na, potansiyel gerginliklerin önlenmesine, genç demokrasilerin güçlenmesine, bölgesel iktisadî ve ticarî iflbirli€i modellerinin kurulup iflletilmesine yard›mc› olmakt›r.

K›saca, Türkiye, bölgede bar›fla ve istikrara hizmet etmek amac›yla çal›flmaktad›r. Bu çerçevede, önce, Türkiye’ye komflu Kafkas Bölgesine ve bu yöredeki ülkelere yönelik d›fl politikam›z hakk›nda, genel bir de€erlendirme yapmak istiyorum.

Hepimizin, hepinizin yak›ndan bildi€i gibi, so€uk savafl› sona erdiren en önemli geliflme eski Sovyetler Birli€inin da€›lmas› olmufltur. Bu genifl co€rafyada meydana gelen köklü de€iflim sonucunda Güney Kafkasya’da üç ba€›ms›z devlet ortaya ç›km›fl bulunmaktad›r; Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan. Türkiye, ba€›ms›zl›klar›n› kazanan öteki ülkelerin yan› s›ra, bu üç devleti de, hiçbir ay›r›m yapmaks›z›n, 1991 y›l›nda tan›m›flt›r. Türkiye’nin Kafkasya’ya yönelik d›fl politikas›n›n temelinde, bölge ülkeleriyle iyi iliflkilerin gelifltirilmesi; bu ülkelerin kendi aralar›ndaki iliflkilerin güçlendirilmesi; Kafkasya’da bar›fl ve istikrar›n sürekli k›l›nmas›; jeopolitik ço€ulculu€un korunmas› ve çat›flmalar›n önlenmesi yatmaktad›r. Bu politikam›z yurtta, bölgede ve dünyada bar›fl politikam›z›n bir parças›d›r.

Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; asl›nda, bugün önümüze ç›kan olaylar, önümüzde duran olaylar, bundan yaklafl›k yetmiflyedi y›l önce de benzer bir geliflme göstermiflti. Bundan yetmiflyedi y›l önce, 1917 Ekim Devriminin hemen ard›ndan, Güney Kafkasya’da üç ba€›ms›z devlet ortaya ç›km›flt›; Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan. O zaman da€›lan Rus ‹mparatorlu€uydu; Rus ‹mparatorlu€u da€›lma sürecine girmiflti. May›s 1918’de, Güney Kafkas ülkeleri tek tek ba€›ms›zl›klar›n› ald›lar. Gürcistan'da menflevikler, Ermenistan'da taflnaklar ve Azerbaycan'da da Müsavat Partisi, Doktor Mehmet Emin Resulzade'nin baflkanl›€›nda kurulmufltu. 1918'in bafllar›nda ortaya ç›kan bu geliflme, 1920'lerin ortalar›na kadar sürdü. 1920'lerin ortalar›nda, ba€›ms›zl›klar›n› alm›fl bu üç ülke, maalesef, çok daha de€iflik bir konuma girdiler.

Bu geliflmeler s›ras›nda, Güney Kafkasya'da bu üç devletin ba€›ms›zl›klar›n› ilan ettikleri, elde ettikleri s›rada, Rusya'da, bolflevikler, konunun kuramsal yönü üzerinde durmaktayd›lar. Bolfleviklerin bu geliflme süreci içinde, iki temel ideolojik kayg›lar› vard›. Bunlardan bir tanesi, do€uda bolflevizmin nas›l kurulaca€› konusuydu. Milliyetçi hükümetlerin, milliyetçilik duygular›yla, düflünceleriyle, bayra€›yla, ba€›ms›zl›klar›n› ilan etmifl hükümetlerin nas›l y›k›laca€› sorusu tart›fl›lmaktayd›. ‹kinci olarak ve bununla ba€lant›l› bir biçimde, yine buralarda, eski Rus ‹mparatorlu€u s›n›rlar› içinde, toprak bütünlü€ünün nas›l korunaca€› tart›fl›lmaktayd›.

O s›rada -bolfleviklerin, konunun kuramsal yönü üzerinde durduklar› s›rada- sosyalistler de ba€›ms›zl›k temeline dayal› olarak, özgürlük temeline dayal› olarak ve kuflkusuz milliyetçilik temeline dayal› olarak, baflka çözümleri ele alm›fllard›. Bunlar›n aras›nda, özellikle, daha sonra, Azerbaycan yönetimine gelen Doktor Nerimanov'u ve Mir Sultan Said Galiev'i önemle ve rahmetle anmak istiyorum. Her iki önder de, hem Nerimanov hem de Galiev, daha sonra, Stalin taraf›ndan, Moskova'da öldürtülmüfllerdir.

Marksist kuramda, sosyalizme geçmek için, kapitalizm aflamas›n›n afl›lmas› zorunlulu€u vard›; ancak, bu bölgede, Kuzey Kafkasya'da da Güney Kafkasya'da da, kapitalist üretim iliflkilerinin egemen olmamas› nedeniyle, bir çözümü gündeme getirmeye çal›flmaktayd›lar ve o noktada "Asya tipi üretim biçimi" diye adland›r›lan bir kuram de€ifltirilerek, çarp›t›larak, bolfleviklerin yöneticileri taraf›ndan gündeme getirildi, kullan›ld› ve flu düflünceler ortaya at›ld›: Güney Kafkasya'da, Kafkasya'da kapitalist iliflkiler geliflmemifl olsa bile, bu aflamaya gelmifl olan ülkelerdeki -Rusya kastedilmektedir- proletaryan›n öncülü€ünde ve silahl› mücadeleyle, silahl› müdahaleyle, ba€›ms›zl›klar›n› 1918 May›s›nda elde etmifl olan devletler denetlenecek ve buradaki ba€›ms›z yönetimlere son verilecekti.

Say›n milletvekilleri, bu arada, rahmetli fievket Süreyya Aydemir'in, hem "Suyu Arayan Adam" adl› kitab›nda hem de "Enver Pafla" adl› kitab›nda, uzun uzad›ya anlat›lan fiark Milletleri Kurultay›ndan bahsetmek istiyorum.

fiark Milletleri Kurultay›, Bakü'de topland›. 1920'nin eylülünde toplanan kongrenin, sonuç bildirgesi, Komünist Enternasyonalin, kapitalist egemenli€i kald›r›p, bu bölgeleri, do€u halklar›n› özgürlefltirmesi ve do€u halklar›n›n da bu gerekçeyle bolflevik enternasyonale destek vermesiydi. Bu görüfl uyar›nca da, Kafkaslarda ilk hükümetler silah zoruyla devrildiler ve hemen ard›ndan flûra hükümetleri kuruldu. Asl›nda, flûra hükümetleri de dört befl y›l ba€›ms›z bir geliflme ortaya koydular. fiûra hükümetlerinin temel kayg›lar›, Moskova ile eflit iliflkilerin kurulmas›yd›; ba€›ms›zl›klar›n› elde etmifllerdi, sosyalist bir yönetimi gerçeklefltireceklerdi; ama, her fleyin ötesinde, Moskova ile eflit iliflkilerin kurulmas›n› istemekteydiler.

Bu düflünceden hareketle ortaya ç›kan devletler, o arada Gürcistan ve Azerbaycan, Türkiye'de büyükelçilik bile açm›flt›; ancak, daha sonra, silah zoruyla, darbe yoluyla bu hükümetlerin yönetimleri de devrildi. sosyalist Türk yönetimleri, özellikle Azerbaycan'da tasfiye edildi ve Sovyet ‹mparatorlu€u, Güney Kafkasya'da demirperdesini indirdi. Bir anlamda tarih yeniden yaflanmaktad›r. Elçibey'e darbe yap›lmakta; Aliyev'e darbe yap›lmak istenmekte, çok ciddî darbe giriflimleri sergilenmekte; yak›n çevre politikalar› gündeme getirilmektedir.

Say›n milletvekilleri, Çeçenistan'daki geliflmeleri, bu çerçeve içinde görmenin daha uygun olaca€› düflüncesiyle, tarihî geliflmelere –bundan yetmiflyedi y›l öncesine- yönelik k›sa bir aç›klama yapmak zorunlulu€unu duydum. Asl›nda, Çeçenistan'da yaflanan olaylara getirilecek çözüm modelinin, bundan sonra -Allah saklas›n- bu bölgede ortaya ç›kmas› olas› öteki sorunlar›n önlenmesinde kullan›laca€›n›, de€erlendirilece€ini, örnek olarak al›naca€›n› hiçbir biçimde gözard› etmemiz gerekmektedir.

Türkiye, Kafkasya'daki yeni ba€›ms›z ülkelerle, yaln›zca ortak s›n›rlar› paylaflmamaktad›r; her üç ülkenin halklar›yla, farkl› geliflmelerin ürünü de olsa, tarihsel, kültürel ve geleneksel iliflkilere sahip bulunmaktad›r. Türkiye, Gürcistan ile iyi komfluluk, dostluk ve iflbirli€i iliflkileri içindedir. ‹ki ülke aras›ndaki diplomatik iliflkiler, 21 May›s 1992 tarihli protokol çerçevesinde h›zla geliflmifltir. Ticaret, kara, hava ve deniz ulaflt›rmas›, tafl›mac›l›k, haberleflme, e€itim ve kültür alanlar›nda imzalanan anlaflmalarla iliflkilerin hukukî temeli oluflturulmufltur. Dost ve komflu Gürcistan'›n, bir an önce, siyasal güçlüklerini aflarak istikrara kavuflmas› ve iktisadî aç›dan düzlü€e ç›kmas› içten dile€imizdir. Gürcistan'›n kendi iç bar›fl›n› ve istikrar›n›, insan haklar›na sayg› temelinde, en k›sa zamanda sa€lamas› önemlidir. Gürcistan'›n kendi sorunlar›na, demokratik yöntemlerle ve bar›flç› yollarla en iyi çözümü bulaca€›na içtenlikle inanmaktay›z. Türkiye, tüm uluslararas› forumlarda ve ikili düzeydeki iliflkilerde Gürcistan'a her türlü siyasî deste€i sa€lamaya devam edecektir. Türkiye, toprak bütünlü€üne sayg›, s›n›rlar›n de€iflmezli€i, iç ifllerine kar›flmama ve iyi komfluluk iliflkileri gibi, uluslararas› hukukun temel ilkelerine ba€l› kalaca€› düflüncesinden hareketle, 16. Aral›k 1991 tarihinde, Ermenistan'› da tan›m›flt›r. Türkiye, Ermenistan ile iliflkilerine ay›r›mc› bir düflünceyle yaklaflmam›flt›r. Türkiye, bu ülkeyle gelece€e dönük ve uluslararas› hukukun temel ilkelerine dayal›, karfl›l›kl› ç›karlar› gözeten iliflkiler kurmaya haz›r oldu€unu aç›klam›flt›r; ancak, Ermenilerin Azerbaycan topraklar›n› iflgali, Türk-Ermeni iliflkilerinin normalleflmesine olanak b›rakmam›flt›r. Komflular›n›n toprak bütünlü€üne, egemenli€ine ve s›n›rlar›na sayg› göstermedi€i sürece, Ermenistan'›n bölgede bar›fla, istikrara ve iflbirli€ine katk›da bulunmas› olanakl› görülmemektedir. Ermenistan'›n, gerek Birleflmifl Milletler Güvenlik Konseyince gerekse öteki kurulufllarca kabul edilen kararlar›n gere€ini derhal yerine getirerek, iflgal etti€i Azerbaycan topraklar›ndan geri çekilmesini yaflamsal bir koflul olarak görüyoruz.

Azerbaycan ile iliflkilerimize gelince; dostluk ve kardefllik ba€lar›yla ba€l› oldu€umuz bu ülkeye olanaklar›m›z ölçüsünde, olanaklar›m›z› zorlayarak ve hatta olanaklar›m›z› aflarak destek olmaya daima devam edece€imizi belirtmek isterim.

Ba€›ms›zl›€›na ve egemenli€ine kavuflarak, uluslararas› sahnede yerini alan Azerbaycan, devletini yeniden yap›land›rma, ço€ulcu demokratik sistemi, serbest iktisadî düzeni yerlefltirme çabas› içindedir. Kardefl Azerbaycan'›n Ermeni sald›r›lar›yla karfl› karfl›ya kalmas›, kuflkusuz, Azeri halk›n› büyük s›k›nt›lara sokmufltur. Türkiye'nin, kardefl Azerbaycan halk›n›, toprak bütünlü€üne yönelik bu sald›r›lar karfl›s›nda ve ço€ulcu demokrasiye geçifl sürecindeki çabalar›nda yaln›z b›rakmas›, elbette düflünülemezdi.

Azerbaycan'›n u€rad›€› sald›r›lar›n durdurulmas›na çal›fl›l›rken, iç güçlüklerini aflmas›na da katk›da bulunmaktay›z. Türkiye, Azerbaycan'a elinden gelen her türlü yard›m› yapmaktad›r. Ermeni sald›rganl›€›n›n yol açt›€› sorunun çözümü bak›m›ndan önemli olarak nitelendirilebilecek geliflmeler de sa€lanm›flt›r.

6-7 Aral›k günlerinde Budapeflte'de yap›lan AG‹K Doru€unda, Da€l›k Karaba€ sorununun çözümüne yönelik olarak Ruslar›n, Rusya Federasyonunun giriflimleri, istemleri, de€erlendirmeleri de göz önünde bulundurularak çok uluslu bir gücün orada yerleflmesini sa€lamaya yönelik bir sonuç, Azerbaycan ve Türkiye taraf›n›n ortaklafla çabalar›yla elde edilmifl bulunmaktad›r. fiimdi, bölgeye, çokuluslu bir bar›fl gücünün konuflland›r›lmas› yolundaki siyasî irade ortaya konmufltur ve bunun gere€inin yerine getirilmesi için çal›flmalar sürdürülmektedir. Bunu, Hükümetimizin elde etmifl oldu€u son derece ciddî ve önemli bir kazan›m olarak gördü€ümüzü ifade etmek istiyorum.

Hükümetimiz, bölgeye konuflland›r›lacak uluslararas› gücün personelinin üçte birini; ayr›ca baz› lojistik kolayl›klar› da sa€lamaya haz›r oldu€unu ilgililere iletmifltir. Dile€imiz, savafl koflullar›n›n sona ermesini takiben -Azerbaycan'›n zengin do€al kaynaklar›n›n da yard›m›yla- bu kardefl ülkenin uluslararas› sahnede hak etti€i yeri ivedilikle almas›d›r.

Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Güney Kafkasya'ya yönelik politikalar›m›z› ve bölge ülkeleriyle iliflkilerimizi bu çerçevede sizlere aç›klad›ktan sonra, flimdi, Çeçenistan'daki son geliflmelere yönelik görüfllerimizi de bilgilerinize sunmak istiyorum.

Bugün, milletvekillerimize, Çeçenistan'daki geliflmelerle ilgili kroki ile Çeçenistan'daki sosyoekonomik yap›lanmay› aç›klamak amac›yla bir not sunuflunda bulunmufltuk. Umar›m, say›n milletvekillerimiz, Bakanl›€›n haz›rlam›fl oldu€u bu notu inceleme ve de€erlendirme olana€›n› elde etmifllerdir.

EKREM PAKDEM‹RL‹ (Manisa) – Bize verilmedi.

ABDULLAH GÜL (Kayseri) – Bize de verilmedi.

DIfi‹fiLER‹ BAKANI ve BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) – Çeçenistan konusundaki duyarl›l›€›m›z, bir yandan akrabal›k iliflkilerimizden, tarihsel ve kültürel ba€lar›m›zdan; öte yandan, komflu Kafkasya bölgesinde bar›fl ve istikrar›n bizim için tafl›d›€› önemden ve uluslararas› hukuka ba€l›l›€›m›zdan kaynaklanmaktad›r.

ABDULLAH GÜL (Kayseri) – Say›n Karayalç›n, bahsetti€iniz krokiler bize da€›t›lmad›.

DIfi‹fiLER‹ BAKANI ve BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) – Milletvekillerine sekreterya arac›l›€›yla da€›t›ld›; e€er burada bir aksakl›k olmuflsa... (ANAP s›ralar›ndan gürültüler)

RÜfiTÜ KÂZIM YÜCELEN (‹çel) – Almad›k...

BAfiKAN – Bir dakika efendim... Bir dakika...

RÜfiTÜ KÂZIM YÜCELEN (‹çel) – "Da€›t›lmad›" demiyorum "almad›k" diyorum.

DIfi‹fiLER‹ BAKANI ve BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) – Anl›yorum efendim, dedi€inizi anl›yorum, almad›€›n›z› da anl›yorum...

BAfiKAN – Say›n Bakan mesaj›n›z› ald› efendim.

DIfi‹fiLER‹ BAKANI ve BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) – Ama, böyle bir sunuflta bulunuldu€unu da ben size arz ediyorum.

GÜLER ‹LER‹ (Tokat) – Posta kutular›na bakmad›klar› için bilmiyorlard›r.

DIfi‹fiLER‹ BAKANI ve BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) – Baz› milletvekillerimizin, kendilerine da€›t›lan bu notlar› posta kutular›ndan ald›klar› böylelikle ortaya ç›km›fl bulunmaktad›r.

Eski Sovyetler Birli€inin da€›lmas›ndan sonra kurulan Rusya Federasyonu içinde özerk bir cumhuriyet olarak kalan Çeçenistan'da meydana gelen olaylar›, gerçekten, toplum olarak, siyasî partiler olarak, Hükümet olarak büyük bir üzüntüyle karfl›lamaktay›z. Türkiye, gerek Rusya taraf›ndan Çeçenistan'a karfl› bafllat›lan harekât öncesinde gerek harekât›n bafllat›lmas› üzerine, kayg›lar›n› ve tepkilerini dile getiren, soruna, bir an önce, bar›flç› yollarla çözüm bulunmas›n› isteyen, olaylar› izleyen ilk ülke olmufltur.

Say›n Baflkan, bu ba€lamda "Türkiye, Çeçenistan'daki geliflmelere bigâne kalamaz" fleklinde önergede yer alan ifadeyi uygun bulmad›€›m›z› belirtmek isterim. "Bigâne" sözcü€ünün öz Türkçesi "ilgisiz, yabanc›, ald›r›fls›z" anlam›ndad›r. Biraz sonra yapaca€›m aç›klamalarda da görülece€i gibi, olaylar ç›kmadan önce, Türkiye, bu konudaki duyarl›l›€›n› çok büyük bir aç›kl›kla ortaya koymufl bulunmaktad›r.

Kamuoyumuz bölgedeki çat›flmalardan büyük bir kayg› duymaktad›r. Hükümetimiz, kamuoyunun, halk›m›z›n bu konudaki kayg›lar›na tercüman olmaktad›r. Türkiye için her fleyden önemli olan, Kafkasya'da ve dünyan›n neresinde olursa olsun, meflruiyyet ilkelerine, uluslararas› hukuka, uluslararas› yükümlülüklere sayg› gösterilmesidir.

Bu bak›mdan, Türkiye, daha olaylar›n bafl›nda, Kafkasya'n›n, fiilen ve potansiyel olarak, ihtilaflarla, etnik çat›flmalarla iç içe yaflayan bir bölge oldu€unu, Kafkasya'da, büyük ›st›raplara, can ve mal kayb›na yol açan, yüzbinlerce insan› mülteci durumuna, s›€›nmac› durumuna sokan, hâlâ çözümlenemeyen anlaflmazl›k ve çat›flmalar mevcutken, varken, buna, Çeçenistan'la ilgili bir yenisinin eklenmesinden üzüntü duydu€unu ortaya koymufltur; soruna, uluslararas› hukuka uygun, bar›flç›, insan hak ve özgürlüklerine dayal› bir çözüm bulunmas› gerekti€ini vurgulam›flt›r.

Rus birliklerinin Çeçenistan'a girmeleri ve Grozni'ye do€ru ilerlemeleri üzerine, Kafkasya'y› sarsan silahl› ihtilaflara bir yenisinin eklenmesinden, uyuflmazl›€›n kanl› bir silahl› çat›flmaya dönüflmesinden duydu€umuz kayg› da bir kez daha ifade edilmifltir.

Say›n Baflbakan 17 Aral›kta Rusya Federasyonu Baflbakan› Say›n Çernomirdin'e bir mesaj göndererek, Çeçenistan'da t›rmanan gerginli€in askerî müdahale aflamas›na ulaflm›fl olmas›n›n, endiflelerimizi daha da art›rd›€›n› belirtmifltir. Sivil halkta kay›plar›n artmas›n›n ve kan dökülmesinin bir an önce engellenmesi gerekti€ini bildirmifltir. Soruna müzakereler yoluyla çözüm bulunmas›na yönelik çabalardan vazgeçilmemesini ve fliddet yolundan kaç›n›lmas›n›, özellikle alt›n› çizerek, vurgulayarak, ifade etmifltir.

Say›n Cumhurbaflkan›m›z da, Çeçenistan Lideri Say›n Dudayev'den, 17 Aral›k 1994 tarihinde bir mesaj alm›fl bulunmaktad›r. Say›n Dudayev bu mesaj›nda, mevcut durumun tehlikelerine iflaret ederek, bu ihtilafa bar›flç› çözüm bulunmas›n› arzulad›klar›n› bildirmifl; çat›flmalar›n durdurulmas› için Türkiye'nin yard›mc› olmas›n› talep etmifltir. Say›n Cumhurbaflkan›m›z -Kafkasya bölgesine yönelik tutumumuz do€rultusunda- Rusya Federasyonu Cumhurbaflkan› Yeltsin'e bir mesaj göndererek, Say›n Dudayev'in baflvurusu hakk›nda bilgi vermifller ve çözüme bar›flç› yöntemlerle ulafl›lmas› için bölgede öncelikle ateflkesin sa€lanmas› gerekti€ini vurgulam›fllard›r.

Son kez, 23 Aral›kta, Hükümet olarak bir aç›klama yaparak, Çeçenistan'daki çat›flmalar›n t›rmanmaya devam etmesinden duydu€umuz endifleyi yeniden belirttik. Grozni Kenti üzerinde yo€unlaflan kara ve hava sald›r›lar› sonucunda masum insanlar›n can kayb›n›n kaç›n›lmaz olaca€›n›, fliddet yoluyla var›lacak bir sonucun kal›c› olabilece€ine ve yarar sa€layabilece€ine inanmad›€›m›z› ifade ettik. A€›r k›fl flartlar›nda Grozni'de s›k›flan ve bombard›mana maruz kalan, canlar›n› kurtarmak için yollara dökülen insanlar›n korunmalar›n› istedik. Ayr›ca, sivil halka her türlü acil, insanî yard›m›n gönderilmesine...

                   (Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Devam edin Say›n Bakan.

DIfi‹fiLER‹ BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) – ...haz›r oldu€umuzu da aç›klad›k.

Dün, Ankara'da, Rusya Federasyonu Büyükelçisi, Bakanl›€a davet edildi. Çeçenistan'a ve çevre bölgelerdeki Çeçen s›€›nmac›lara insanî yard›m göndermek istedi€imiz bildirildi ve bunun ulaflt›r›lmas›nda yard›mc› olunmas› istenildi. Bu hususta, bize kolayl›k gösterilmesini talep ettik. Bu iste€imizin, bu talebimizin, ivedilikle ve olumlu bir biçimde karfl›lanaca€›na inanmaktay›z. Say›n Cumhurbaflkan›m›z›n ve Say›n Baflbakan›m›z›n gönderdikleri mesajlara da yak›nda Rus tepkisinin al›naca€›, gönderilece€i, bizlere ifade edilmifl bulunmaktad›r.

Say›n milletvekilleri, Rusya'n›n bölgeyi abluka alt›na almas›, Azerbaycan ve Gürcistan'la s›n›rlar›n› kapatmas›, bu ülkelerin zaten içinde bulunduklar› iktisadî koflullar›, s›k›nt›lar› daha da art›rm›fl bulunmaktad›r.

Türkiye, Kafkasya'da yeni bir yara aç›lmamas›, insanlar›n savafl yerine bar›fl, güvenlik ve istikrar› seçmeleri için elinden geleni yapmaya devam edecektir.

Bu ba€lamda, ilginç bir noktaya da de€inmek istiyorum. Rusya'n›n Çeçenistan'a askerî müdahalesi, Rusya'da çeflitli tepkilere yol açm›flt›r. Jirinovski'nin bafl›nda bulundu€u parti d›fl›nda hemen tüm Rus siyasî kesimleri, uyuflmazl›€›n bar›flç› çözümü için siyasî yollar›n yeterince kullan›lmad›€› görüflünü tafl›d›klar›n›, hem Rus kamuoyuna hem de dünya kamuoyuna aç›klam›fllard›r. Rus kamuoyunda genel bir kayg› gözlenmektedir. Moskova'da Çeçenistan olaylar›n› protesto eden gösteriler yap›lmaktad›r. Rusya Parlamentosu ‹nsan Haklar› Komisyonu Baflkan›, Grozni'den Birleflmifl Milletlere gönderdi€i mesajda, Rusya'n›n insan haklar›n› çi€nemesinden yak›nm›flt›r. Rus askerî ve sivil yönetici çevrelerinden kimileri müdahaleye karfl› ç›km›fllard›r; hatta, istifa eden Rus askerlerinin varl›€› da bilinmektedir. Bu konuda uluslararas› bas›n ajanslar›ndan bilgiler al›nmaktad›r.

Bar›flç› çözüm ça€r›lar›na karfl›n, istedi€imiz geliflme çizgisi henüz sa€lanabilmifl de€ildir. Ba€›ms›z Devletler Toplulu€u ülkelerinden Ukrayna ve Kazakistan da bu konudaki ça€r›lara kat›lm›flt›r. Öte yandan, Ürdün ve Pakistan'›n da ayn› do€rultuda giriflimde bulunduklar›n›, ‹slam Konferans› Genel Sekreterinin bu do€rultuda giriflimde bulundu€unu, ‹slam Konferans› Genel Sekreteriyle iliflkiye geçildi€ini ve öteki Müslüman ülkelerin yöneticileriyle temas kuruldu€unu, bilgilerinize sunmak isterim.

Bafllang›çta, büyük ölçüde sessiz kalm›fl olan Bat› ülkeleri, flimdi bu tutumlar›n› terk ederek, soruna, uluslararas› insanî boyut ve insan haklar› hukuku aç›s›ndan bakmaya bafllam›fllard›r. Bütün bu endiflelerin ve tepkilerin, özellikle, Rusya'n›n içinde ortaya konulanlar›n, Rusya Federasyonu'nu bar›flç› çözüm yöntemlerine yönlendirece€ine inanmak istiyoruz.

Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Çeçenistan'daki olaylar h›zla geliflmekte, Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi, dünkü toplant›s›nda sorunu ele alm›fl bulunmaktad›r. Askerî harekât›n sona erece€i, Rus askerlerinin geri plana çekilece€i, yerlerine, ‹çiflleri Bakanl›€›na ba€l› güvenlik güçlerinin gönderilece€i yolunda bilgiler al›nmaktad›r. Ayr›ca, Say›n Dudayev'in ve Grozni'nin d›fl›nda yeni bir Çeçen Hükümetinin kuruldu€u ileri sürülmektedir, iddia edilmektedir. Say›n Yeltsin, bugün halka hitaben yapm›fl oldu€u konuflmas›nda konuyu ele alm›flt›r. ‹lk gelen bilgilere göre -birkaç saat önce bize ulaflan bilgilere göre- Dudayev'in d›fl›nda, Grozni'nin d›fl›nda, yeni bir hükümet yap›lanmas›na do€ru gidilece€i görülmektedir. Bunun, hiçbir biçimde, sorunun bar›flç› yollarla çözümüne katk›da bulunaca€›na inanmad›€›m›z› ifade etmek istiyorum.

Say›n milletvekilleri, bu vesileyle flu hususu da vurgulamakta yarar görüyorum: Kafkasya'da olan bitenlerin, Kafkasya halklar›yla ba€lar›m›z nedeniyle, Türkiye'ye yans›malar› kaç›n›lmazd›r; ancak, bu yans›malar›n belirli ölçüler içinde tutulabilmesinde, demokratik tepki ölçüleri d›fl›na tafl›r›lmamas›nda ve her fleyden önce uzun vadeli ulusal ç›karlar›m›z›n göz önünde tutulmas›nda büyük yarar vard›r; çok boyutlu d›fl politikam›z›n duyarl› dengeleri bunu gerektirmektedir. Üzüntü ve endiflelerimizi, kararl› ve ›srarl›; ancak, uluslararas› kurallara ve ulusal ç›karlar›m›za uygun biçimde dile getirmeyi tercih etmeliyiz.

Buradan, gerek Grozni'de gerekse Çeçenistan'›n öteki kentlerinde yaflanan olaylar› ›srarl› ve kararl› bir biçimde izleyece€imizi; son olarak, yard›m konusunda iletmifl oldu€umuz talebimizin yerine getirilmesiyle birlikte, hem beflerî aç›dan g›da malzemeleri yönüyle hem de ilaç yönüyle, gerekli her türlü yard›m sistemini iflletece€imizi tekrar ifade ediyorum ve hepinize sayg›lar sunuyorum. (SHP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ederim Say›n Bakan.

fiimdi, siyasî parti gruplar›na söz verece€im. fiu ana kadar, Divana yap›lan tek müracaat var.

Anavatan Partisi Grubu ad›na, Say›n Kâmran ‹nan; buyurun efendim. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

ANAP GRUBU ADINA KÂMRAN ‹NAN (Bitlis) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; bu ay›n 18'inde yap›lan D›fliflleri Bakanl›€› bütçesi görüflmeleri s›ras›nda, Rusya Federasyonu d›fl politikas›n›n, bir y›ldan beri, eski Sovyetler Birli€i'ni and›r›r flekilde, tecavüzkâr bir mahiyet kazand›€›n› arz ve ifade etmifltik. Çeçenistan olay›, bunun çok ac› bir örne€ini teflkil etmektedir. Gerçekten, Rus ordular›, bu ay›n 11'inden itibaren Çeçenistan'da savafl vermektedirler. Gayet gariptir; Rus Savunma Bakan› Pavel Graçev'in "Çeçenistan iflini iki saatte bitirebiliriz" diye beyan› bulunmas›na ra€men, ay›n 11'inde bafllayan harekât -bugün ay›n 27'si- tam iki haftadan beri, hâlâ, havadan yap›lan insafs›zca bombard›man d›fl›nda, karadaki durumlar›, afla€› yukar› yerinde saymaktad›r. Hem de, bir milyonu biraz aflk›n nüfusa sahip bulunan bu memlekete Rusya, 40 bin asker, 200 tank, uçak ve helikopterlerle tecavüz etmektedir. Gayet garip bir manzara bulunmaktad›r.Rusya'n›n bu tutumunun izah›na bakmak gerekti€inde de, flunlar ortaya ç›k›yor:

Birincisi, hat›rlanaca€› üzere, bundan üç sene önce, Rusya veyahut Sovyetler Birli€inin da€›lmas› oldu; 15 cumhuriyet -d›fl çemberi oluflturanlar- ayr›ld›. Bu defa, Çeçenistan'›n -ikinci çemberin birinci halkas›n› oluflturuyor- mevcut, 89 otonom bölgeden oluflan Rusya Federasyonunun, yeniden bir da€›lmas›n›n bafllang›c› olabilir hadisesi ortadad›r.

Üzerinde hassasiyetle durduklar› ikinci nokta, petrol meselesidir. Orta Asya'dan gelen tabiî gaz ve petrol borular›yla -Kafkasya'daki, bilhassa Azerbaycan petrol boru hatlar›n›n kesiflme noktas› Grozni olmaktad›r- Rusya'n›n bu alandaki hassasiyeti ve son olarak Azerbaycan ile bir Rus flirketinin de dahil bulundu€u bir konsorsiyumun yapt›€› anlaflmaya dahi, Yeltsin'in bizzat gösterdi€i tepki ve " bu 'pipe-line'n›n Türkiye'den geçirilmesi mümkün de€ildir" fleklindeki ifadeleriyle, bu meseleye verdikleri önem ortaya ç›k›yor. Hatta, o derece ki, bir Rus general Hükümete teklifte bulunuyor; "Acaba, bizim petrol politikas›n› yeniden gözden geçirmemiz zaman› gelmedi mi?" diyor.

Bir üçüncü yönü ise -Rusya'n›n bu davran›fl›n›n izah›- o da, Moskova'daki kuvvet dengeleri ve iktidar kavgas›. Grozni yak›n›na gelen 18 yafl›ndaki bir Rus askerine yabanc› bir gazeteci, "Buraya niye geldiniz, ne savafl› veriyorsunuz" diye soruyor. Rus askeri, "Moskova'daki iktidar savafl›n›, burada bana yapt›r›yorlar" diyor ve do€rudur. Bugün, Moskova'daki hadise, asl›nda kimin idarede oldu€u sualini akla getirmektedir. ‹kincisi de, geçen sene, eylülün 20'sinde bafllay›p, nihayet 4 ekimde, idareye karfl›, o zaman›n Meclis Baflkan› Hasbulatov ile Say›n Yeltsin'in yard›mc›s› olan General Rutskoy'un birlikte yürüttü€ü harekâta karfl›, -Yeltsin'in, orduyu ikna ederek- "Beyaz Saray" denilen Parlamentoyu bombalamas› hadisesinden bu yana, Say›n Yeltsin, flahinlerin, yani ordunun ve Savunma Bakan›n›n, bir bak›ma rehini durumuna, rehinesi durumuna gelmifl bulunmaktad›r ve bugün de olan hadise budur. Say›n Yeltsin, liberallerden uzaklaflmakta, demokratik reformlardan uzaklaflmakta ve sertçi askerlerin politikas›na alet olmaktad›r. Bunu aç›kca Rus bas›n› da ortaya koymaktad›r.

Tabiî burada önemli bir baflka hadise var; o da, bu geliflmelere karfl›, bat›n›n tümüyle hareketsiz, sessiz, hatta Amerika Birleflik Devletlerinin bafllang›çta bunu destekledi€i fleklinde yapt›€› talihsiz bir beyan. Bu baflka bir meseleyi teyit etmektedir -ki ay›n 18 inde burada yap›lan görüflmelerde de bunu izah etmeye çal›flm›flt›m- o da, her ne kadar yeni bir dünya düzeni ortaya konulmam›flsa da, yeni dünya nüfuz alanlar›n›n hatlar› ortaya ç›kmaktad›r. Bu da, aç›kça, Avrupa K›tas›n›n, Orta ve Do€u Avrupa dahil olmak üzere, kendi içinde ve Bat› nüfuz bölgesi haline getirilmekte bulundu€u, buna mukabil Kafkasya, Orta Asya, ‹slam dünyas›n›n da, Rusya'n›n nüfuz bölgesi olarak z›mnen kabul edildi€i neticesi ç›kmaktad›r. Bu netice dolay›s›ylad›r ki, dünyan›n her taraf›nda hâlâ Bosna-Hersek'teki faciaya ra€men, insan haklar› savunuculu€u ve sat›c›l›€›n› yapan ve bunu bir bask› arac› olarak kullanan Bat›l› memleketler, bir avuç Çeçen'e karfl› Ruslar›n giriflti€i bu a€›r tecavüzleri, geceleri havadan  bombard›man yap›lmas›n› -ki, bir ifadeye göre 1 000'e yak›n insan ölmüfltür- buna karfl› hareketsiz ve sessiz kalmas›n›n izah› ancak burada aran›lmak ve görülmek gerekir diye düflünüyorum.

Burada, tabiî, bugünki Rusya Federasyonunun, Sovyetler Birli€i politikas›na dönüflü de görülmektedir. Yani k›z›l politika, K›z›lordu sözleri, üzülerek söyleyeyim, belki art›k bu komünizm ifadesinden ziyade, belki de bu devletin veyahut da milletin hiç olmazsa bir k›sm›n›n kan› sevmesi hadisesiyle ifade edilen bir fley olsa gerek. Çünkü, daima, kan dökülmesi, geniflleme ve iflgal hadisesi...

Stalin'in ki, vaktiyle kendi memleketinde "temizleme operasyonu" ismi alt›nda, 20 milyon insan› öldürdü€ü tarihçe bilinen Stalin'in, yine, tarihe geçmifl talihsiz bir beyan› var: "1 insan› öldürmek bir cinayettir; 1 milyon insan› öldürdü€ünüzde bir istatistiktir" diyor ve o istatisti€i 20 milyona ç›karm›flt›r. Bugün, yap›lan da afla€› yukar› ayn› istatisti€in devam› hadisesidir; Çeçenistan'da yap›lan, bu hadisenin, bu uygulaman›n devam›d›r. Bunu, flimdi yapm›yorlar, 1944'te de, savafl›n hemen bitmesine yak›n bir dönemde ‹ngufllar› ve Çeçenleri, o zamanki Sovyetler Birli€inin içine do€ru büyük say›lar halinde sürgün etti.

Bunun, baz› tarihçilerce izah› flu: Biliyorsunuz, savafltan hemen sonra Stalin'in bize verdi€i bir muht›ra var, nota var: Kars ve Ardahan'› talep etmesi ve Bo€azlar›n kontrol hakk›n› istemesi. ‹fade edildi€ine göre, Türkiye'yle muhtemel bir savafl halinde, Rus veya o zamanki Sovyet ordular› arka cephesini, teminat alt›na, güvenlik alt›na almak için bu sürgün yap›lm›flt›r; çünkü, tarihte, baflta 93 Harbi olmak üzere, Sovyetler Birli€i veya Çarl›k Rusyas›n›n, Osmanl› ‹mparatorlu€una, Türkiye'ye tecavüzlerinde, Kafkas Bölgesindeki Müslüman Türkler ve Çeçenler dahil, arkadan vurmufltur Rus ordular›n›. Böyle bir ihtimali bertaraf etmek için, genifl çapl› sürgünlere birçok yerlerde baflvurmufllard›r ki, ayn› hadise, Ah›ska Türkleri için de bahis konusudur.

fiimdi, garip bir durum var ortada. Bugün, Grozni'de 400 bin insan -yani, bugün dedi€im normal olarak- yaflamaktayd›. Bu geliflmeler neticesi, Çeçenlerin eli silah tutanlar›n›n hepsi kendi topraklar›n› korumak için cephede, di€erleri, akrabalar›n›n, yak›nlar›n›n da€lardaki yerlerine gitmifl. Halen, Grozni'de bombalanan insanlar, vaktiyle Sovyetler Birli€inin Çeçenistan'a yerlefltirdi€i Ruslar›n, yafll› ve kimsesi, korumas› bulunmayan kimseleridir. Kendi insan›n›n bafl›na bomba ya€d›rmay› da marifet bilen bir Moskova idaresi...

Buradan, flunu ç›karmak gerekiyor: Türkiye bak›m›ndan, bu geliflmeler çok önemlidir. Kafkasya, bizim tarih boyunca ve flimdi de, güvenli€imiz bak›m›ndan en hassas bir noktay› oluflturuyor. Sovyetler Birli€i ve bugünkü Rusya,  güvenli€i bak›m›ndan, kendi güney cephesi itibariyle  buna ne kadar önem veriyorsa,   ayn› flekilde, hatta daha büyük ölçüde önem vermek bizim de hakk›m›zd›r; çünkü, bizim, hiçbir zaman, bir tecavüz duygumuz, düflüncemiz ve plan›m›z da olmad›; bunun da aç›kl›kla alt›n› çizmek laz›md›r.

Bu itibarla, Rusya Federasyonunun bu hadiseyle, k›v›lc›m› büyüterek, Kafkasya'da ve ayn› zamanda, belki Balkanlarda devam etmekte bulunan silahl› ihtilaf› da daha büyüterek, Türkiye'nin iki köflesinde yang›nlar ç›karma iflaretleri görülüyor ve Kafkasya'da bir genel savafl ve o genel savafl neticesi bugün hâlâ tatmin olmad›€› Azerbaycan'a, Gürcistan'a istedi€i flekli vermesi ve Ermenistan'la kurdu€u özel iliflkiler, son yapt›€› savunma iflbirli€i antlaflmas›n› da daha gelifltirerek yerleflmesi ve bu suretle, bizimle olan -21 Aral›k 1991 tarihinden itibaren  kesilmifl- kara s›n›rlar›na geri dönmek ve Türkiye ve ‹ran'la tekrar s›n›r kurmas› hadisesi ve bunu yürütürken çok düflündürücüdür NATO'nun buna sessiz kalmas›, hareketsiz kalmas›; Amerika Birleflik Devletleri kongresi cumhuriyetçi kanad›n›n bask›lar›yla ancak "kan dökülmesinin düflündürücü oldu€u" fleklinde beyanlara gitmesi. Çünkü, halen bir Amerikan senatörü bölgede bulunuyor ve bir Amerikal› gazeteci de harekât s›ras›nda öldürüldü. Amerikan cumhuriyetçi senatörü, aç›kça, Çeçenlere "biraz daha dayan›n, yeni kongre aç›ld›ktan sonra, idarenin bu tutumu de€iflecek ve size her türlü yard›m› yapaca€›z" fleklinde de beyan ve ifadeleri olmaktad›r; ama, her halükârda, Say›n Hükümetin hiç vakit geçirmeden bir NATO üyesi bulunan ve NATO Antlaflmas› gere€ince kendi s›n›rlar›n›n güvenli€i teminat alt›nda olmas› farazî olarak kabul edilen bir teflkilat›n, bu geliflmelere seyirci kalmamas› gerekir ve Türkiye'nin bunu harekete geçirmesi laz›m ve kald› ki, Rusya Federasyonu, sözümona bar›fl için iflbirli€i kurulufluna dahil olmufltur, 22 Haziranda, bunu imzalam›flt›r; bunun, kaideleri vard›r ve nihayet, ayn› Rusya Federasyonu, iflte o meflhur, AG‹K dedi€imiz ve 1990 ilkbahar›nda da Paris'te, çok flaflaal› bir flekilde flart› imzalanan ve silah kullan›lmas›n› yasaklayan; bir nevi, milletler, devletleraras› bir ahlak kodunu oluflturan Paris fiart›n›n da bir üyesidir. Bütün bu kurulufllar›, Say›n Hükümetin harekete geçirmesi laz›m. "Mesaj gönderdik" diye beyanlar› var, bunu takdirle karfl›l›yoruz; ama, mesaj çok yerden gidiyor."Takip ediyoruz" deniliyor; o da güzel bir fley. Biz de, hepimiz, takip ediyoruz; ama, bununla bir netice al›namaz.

Yine, bu hadiselere bakarak, Say›n Hükümetin daha önce ald›€› bir karar var: Rusya Federasyonunun, Avrupa Konseyine tam üyeli€ini destekleme... ‹nsaf buyurun... Avrupa Konseyinin bütün özelli€i ne: Demokratik hürriyetler ve insan haklar›. Böyle bir tutum içinde bulunan ve üstelik de bu tutumun bir nevi kurbanlar›n›n da, genellikle Müslüman ve bizimle tarihî ve kültürel ba€lar› bulunan insanlardan oluflan bir memleketin, Avrupa Konseyi tam üyeli€ini desteklemek bize yak›fl›r m› ve bize düfler mi ve Rusya'n›n, asl›nda böyle bir ehliyeti var m›d›r? (ANAP ve RP s›ralar›ndan alk›fllar)

De€erli milletvekilleri, ortada, asl›nda, bu Çeçenistan olay› dolay›s›yla, çok düflündürücü, hatta -belki, tabir sert olmakla beraber- gelecek bak›m›ndan vahim baz› tablolar ortaya ç›k›yor. Bunu, Say›n Hükümetin, Türkiye Büyük Millet Meclisiyle birlikte ve devletin di€er anayasal kurulufllar›yla süratle de€erlendirmesi ve devletin gelece€i ve güvenli€i bak›m›ndan, yeni oluflmakta olan dengeler bak›m›ndan, istikbalimizin teminat alt›na al›nmas›n›n tedbirlerini almas› laz›md›r.

Ortada bir vak›a var ve asl›nda bu vak›a dolay›s›ylad›r ki, Hükümet kanad›nda s›k›nt›lar yaflan›yor. Bat› dünyas› -Amerika Birleflik Devletleri de dahil olmak üzere- so€uk savafl›n son bulmas›yla Türkiye'yi terk etmifltir. ‹stedi€imiz kadar yak›nal›m; yapt›€›m›z fedakârl›klar, yapt›€›m›z katk›lar ve tafl›d›€›m›z yük... Bütün bunlar bir gerçektir. Gösterilen sadakatsizlik, vefas›zl›k ne derseniz deyin; ama, ortada  milletleraras› iliflkilerin de€iflmez bir kanunu vard›r; bu, karfl›l›kl› millî menfaatt›r; menfaat›n›n bitti€i yerde sizi b›rakmas›d›r. Bunlar› söylerken, yar›n burada yap›lacak bir müzakereyi de düflünerek söyledi€imi de ifade etmek istiyorum.

Binaenaleyh, olaya yeni aç›lardan bakmak laz›md›r. Resmen, bu ortadad›r; hatta, daha ac›s›n› bizzat Say›n Bakan yaflad›lar: Ay›n 19'unda Brüksel'de Say›n Bakan›m›z›n önüne ç›kar›lan Gümrük Birli€iyle sözde ilgili vesika, asl›nda, Türkiye'ye verilen bir ültimatomdur; teknik bir vesika de€ildir.

Birinci maddesi: K›br›s'›n halli; yani orada Rumlar› memnun edin; dolay›s›yla Yunanl›lar› memnun edin.

‹kincisi: Yunanistan'› tatmin edin, memnun edin ; yani Ege'yi de verin K›br›s'a ilaveten.

Üçüncüsü: Bu devletin hükümranl›€›n› ve devlet yap›s›n› inkâr eden bir talep. Yani, benim yarg›m, benim organlar›m ba€›ms›z de€il... Siz kendiniz istedi€inizi içeri att›n›z, emir verin ç›kar›n gibi bir talep...

Böyle bir talep üzerine kurulu bir belge ve bunun üzerine kurulu bir randevu kabul edilir mi Say›n Hükümet, Say›n Bakan›m?..(ANAP, RP, DSP ve MHP s›ralar›ndan alk›fllar)

6 Marta gitmek... Benzeri bir durumu de€iflik çapta 1988'de yaflad›k. O zaman›n dönem baflkan› Say›n Genscher -ki, flimdi de tesadüfen Almanlar; Geenscher'in yerine Kinkel- benzeri -biraz farkl› da olsa; bildi€im kadar›yla üçüncü maddesi sadece eksikti- bir vesika ç›kartt›. O zaman›n say›n d›fliflleri bakanlar› bu vesikay› -Bakan› ve beraberinde Avrupa ifllerinden görevli bulunan Devlet Bakan›m›z Say›n Bozer- görüflmeyi kabul etmediler; toplant›y› terkettiler.

Biz esasen yirmi yirmibir y›ld›r gümrük birli€ini fiilen yafl›yoruz ve gelecek sene sonunda da fiilen olacak. Bunu fleklen tan›m›fl; veya tan›mam›fl, bu bir fley de€ifltirmez, ama benim karfl›ma dikte eder bir eda ile bunlar›n ç›kmas›...

Bosna-Hersek'te S›rplara söz geçiremeyenler, Rusya'n›n bütün yapt›klar›na mukabil, kendisine milyarlarca dolar aktaran ve 4 Ekimde kendi Parlamentosunu bombalam›fl olan Say›n Yeltsin'i Washington'un kollar›n› açarak kabul etmesi, dünyan›n yedi büyük ekonomik gücünün son Napoli toplant›s›na kendilerini davet edip, tam üyeli€e almalar› ...Peki, o zaman nerede demokrasi, hürriyetler , insan haklar› standartlar›... Ona karfl› seyirci kalanlar, bugün ne yap›yor... Yani, Bulgaristan da, Romanya da Essen Zirvesine davet edilen di€er alt› memleketten. Bu ikisindeki demokratik hürriyetler ve insan haklar› Türkiye'den çok mu ileri... Bütün bunlar› söylemekten niye çekiniyoruz; bunu ö€renmek istiyorum. Niye çekiniyoruz... Bu komplekslerden kurtulmak laz›m. Bu, bir Bat› düflmanl›€› de€ildir; bu sadece, bir Türk menfaatlar›n›n dostlu€udur.

Bizim hareket noktam›z hep yanl›fl oluyor; bunu üzülerek söyleyeyim, hep, karfl›m›zdaki ne düflünür, onun hareketi ne olur, tepkisi ne olur... Hay›r efendim, benim millî menfaatlar›m›n emretti€i hususlar nelerdir...

Amerika Birleflik Devletleri demiyor mu ki, Bosna-Hersek'te benim millî menfaat›m yok, gitmem. Bu kendisince belki do€ru bir hesap; ben bunu hiçbir konuda yapm›yorum. Benim bütün hareketim, Amerika nas›l düflünür, nas›l eder, Bat› dünyas› ne eder; vay, Bat› dan koptuk, kopaca€›z, diye bir vaveyla koparmak... Hay›r efendim, benim millî menfaatlar›m, orta ve uzun vadede neler gerektiriyorsa bunun icab› yap›l›r; Türk hükümetlerince yap›l›r, Türk Parlamentosu ve milletince yap›l›r. (ANAP, RP, MHP ve DSP s›ralar›ndan alk›fllar) Ondan sonra... Ondan sonras›n› düflünmek ona düfler.

fiimdi, bak›n›z, ay›n 18'inde burada yapt›€›m›z konuflman›n son cümlesi fluydu: O haz›rlanan belgeyi de hat›rlatarak; "Hay›r demek gerekti€i yerde, hay›r demelidir, demek laz›md›r ve demekle de büyürüz" dedik. Hay›r demedik; hay›r deseydik, onlar düflünürdü.

Avrupa, her fleye ra€men, bak›n›z, bizden vazgeçemez, geçmiyor. Yaln›z, Avrupa'da, Bat› dünyas›nda yerleflmifl bir yanl›fl düflünce var; Türkiye'nin pamuk ipli€iyle dahi ba€lanmay› kabullenece€i, önüne ne konulsa kabul eden bir memleket oldu€u... Pamuk ipli€ini koparmak laz›md›r; geçmiflte de kopard›k.

1945 y›l›nda, Stalin bizim önümüze, bugünkü benzerlerinin davran›fllar›n›n daha ötesinde, Kars ve Ardahan'› talep eetmesi ve Bo€azlar›n kontrol hakk›n› istedi€i zaman, Avrupa Birli€i yoktu, NATO yoktu, Türkiye'nin o günkü flartlar› malum; ama, zaman›n Türk Hükümeti ve devlet adamlar› "biz tek bafl›m›za da boyun e€meyiz" dediler ve e€mediler... E€mediler... (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

fiimdi, gelmifliz oradan bugünkü büyük bir devlet... Hakikaten, yaln›z büyüklü€ünü; galiba, içerisinde oldu€umuz için, orman›n içindeyken büyüklü€ünü göremiyoruz. Bazen, orman›n içindekiler ç›ks›n da, bu orman›n ne kadar muhteflem ve büyük oldu€unu görsün; d›flar›dakiler gördükleri içindir ki, böyle davran›yor. Rusya'n›n bugünkü asabiyeti, Karadeniz Ekonomik ‹flbirli€ini donma noktas›na getirmesi... Niye getirdi; çünkü, burada, ekonomik üstünlük ve hâkimiyet Türklere geçer ve Türkler, çok tehlikeli bir noktaya var›rlar düflüncesi ve hesab›yla... Bunun da ispat› ortada: Bugün, Türk müteahhitlerinin Rusya'da 4,5 milyar dolarl›k projeleri var ve muvaffak›yetle, baflar›yla da götürüyorlar. Bu, bunlar› düflünüyor, ben bunlara sahibim ve ben bunlar›n sahibi olma fluurunu tafl›m›yor ve ifade etmiyorum, hareketlerimle bunu hâkim k›lm›yorum... Bunu tümüyle de€ifltirmek laz›m. Geçen sefer de arz ettim; ciddî, derin bir zihniyet de€iflikli€ine ihtiyac›m›z vard›r ve gayet aç›kça arz edeyim: E€er, Say›n Kinkel'›n haz›rlad›€› ve 19 Aral›kta ortaya konulan vesika, 6 Martta da önümüze ç›kar›lacaksa, Say›n Hükümetin bunu reddetmesi...

                   (Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Devam edin efendim.

KÂMRAN ‹NAN (Devamla) – ...Say›n D›fliflleri Bakan›m›z›n "toplant›ya gelmeyece€im" cevab›n› vermesi laz›m; ondan sonras›n› onlar düflünsünler...

Bak›n›z, burada, size bir hususu, bir hat›ray› dile getireyim: Biz, 1984 y›l›n›n 30 Oca€›nda, seçimlerden sonra, ilk defa Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisine geri döndük. Bir k›yamet, bir f›rt›na ve zannettiler ki, bu k›yamet içerisinde her istediklerini yapt›racaklar. Bizim yetki belgelerimizin görüflülmesi ve oylanmas› bahis konusuydu. Uzun müzakereler oldu -burada, o günlerde beraber bulundu€umuz say›n arkadafllar›m›z çok- ama, son gün flu konuflmay› yapma flerefi bana nail oldu; dedim ki: Demokrasiyi seçmek Türk Milletinin tercihidir; bu istikamette yürümek, bizim seçimimizdir. Bunu yaparken, demokratik milletler ailesi olarak sizlerle beraber yürümek tercihini de yapt›k; ama, yaln›z yürümekten korkmay›z. Beraber yürümemizi istiyorsan›z yürürüz, karar›n›z aksine olursa, yaln›z yürümekten de hiçbir zaman korkmad›k ve yine de korkmay›z. (ANAP ve RP s›ralar›ndan alk›fllar) E ne oldu; yetki belgelerimiz büyük ço€unlukla onayland›... Büyük ço€unlukla... Bunun son senelerdeki bafllang›c› nedir: E€er, Türkiye, Bat› Avrupa Birli€inin, böyle, ucunu gösterdi€i savunma ortakl›k statüsünü, hay›r, reddediyorum, NATO içerisinde k›rkiki y›l en büyük yükü tafl›yan, Varflova Pakt›yla olan ortak s›n›rlar›n 37'sinin sorumlulu€unu üstünde tutan, fert bafl›na en düflük millî gelir noktas›na sahip olmas›na ra€men, Amerika'dan sonra en çok kuvvet veren bir Türkiye olarak ben, flimdi yerimden kalk›p da, Bat› Avrupa Birli€i içinde strapontende, taburede oturmay› kabul etmem, deseydi, kaybeden biz olmazd›k; onlar olurdu ve inan›n, buna mukavemet edemezlerdi; ama, temaslar›mda, flu zihniyeti ben de hep görüyorum, Bat› da hep flu düflünce var -Amerika Kongresi de yüzde 10 kabul edilme flart›n› ileri sürerken, o düflünceyle hareket etti- Türklere ne verirseniz kabul ediyor, evet diyorlar; bu evetçilikten ç›kmak laz›m, bir milletin onuru, millî menfaatlar› bahis konusu oldu€u zaman, hay›r demek laz›m. (ANAP ve RP s›ralar›ndan alk›fllar)

Size geçmifl zamanlarda bir vesileyle burada arz ettim. Japonya'n›n Sony fiirketler Grubunun Baflkan› -flimdi ayr›ld›- Akio Morita'n›n yazd›€› bir kitap var; "The Japan That Can Say No" (Hay›r Diyebilen Japonya) ve orada bir memleketin millî gururunun nas›l aya€a kalkt›€›n›n, o zat›n kaleminden nas›l dile getirildi€ini ve bunu söylerken de, aç›kça iki atom bombas› yemifl, iflgale u€ram›fl ve iflgal statüsü bir bak›ma hâlâ da devam eden bir Japonya'n›n, ekonomik ve teknolojik bak›mdan vard›€› güç seviyesiyle art›k evet efendimcili€i kabul etmeyece€ini ifade etmesi...

Peki, biz... Biz, dev bir devlet olduk. ‹nan›n, dev devletiz; ama, organlar›m›z aras›nda ayn› orant› oldu€unu da söyleyemem. Gayet aç›kl›kla söyleyeyim, kendimize bakt›€›m›z zaman, bir dev devletin bafl› olmaya lay›k m›y›z diye baz› flüphelerim var ve soru iflaretleri de kafamdad›r. Bunu söylerken de, kendimi de dahil ederek, hiç kimseye yönelik söylemiyorum.

Asl›nda, gitti€iniz zaman, toplumda, bu arz etti€im fluur vard›r; ama, bu fluuru aksiyona çevirmeye geldi€iniz zaman, bir tereddüt vard›r: Acaba flunu yaparsak ne olur... Bak›n›z, ayn› tereddütü, K›br›s konusunda 21 Aral›k 1963'ten bafllayarak, 20 Temmuz 1974'e kadar gösterdik ve her gün vurdular kafam›za. Ki, Averof o zaman Yunan Savunma Bakan›yd›... Yaz›flmalar› var; yay›mland› da sonradan... Makarios'u uyar›yor "çok ileri gidiyorsunuz, Türklerin kanunî haklar›n›, ahdî haklar›n› harekete getirirsiniz, müdahale ederler, hakl› olurlar, biz zor durumda kal›r›z" diyor. Makarios'un cevab› "hiç merak etme, bunu dilim dilim götürürüm, Türkler de hiç k›p›rdamaz ve bunu sonuna kadar da götürürüm." Kabul etmek laz›m ve bence de flükretmek laz›m...

Nikos Sampson diye bir zat ç›kt›; 15 Temmuz 1974'te bir darbe yapt›; hem de Makarios'a karfl› yapt›; Enosis ilan etti. O zaman da, Atina'daki idare, malum, albaylar idaresi ve Ankara'da da karar alma gücüne sahip bir Hükümet vard›; girdik. 11 sene bekledikten sonra girdik de k›yamet mi koptu; hay›r. Bütün dünya, bize, hiç olmazsa birinci hareket bak›m›ndan hakl› oldu€umuzu söyledi ve 20 senedir de oraday›z. Orada oldu€umuz için de kan dökülmüyor. Binaenaleyh, meselelere bak›fl aç›s›n› biraz de€ifltirmek laz›m, yaklafl›mlar› de€ifltirmek laz›md›r.

fiimdi, Yunanistan, her talebinde, Türkiye'den tepki görmedi€i içindir ki buralara kadar geldi. Say›n Karamanlis, Haziran 1976'da, Time Dergisine verdi€i bir mülakatta "Avrupa Birli€ine -veya o zamanki Avrupa Ekonomik Toplulu€una- biz, Türkiye'ye karfl› bu imkânlar› kullanmak üzere giriyoruz, veto hakk›m›zdan vazgeçmemiz bahis konusu de€ildir" diye aç›k beyanda bulunmas›na ra€men, Türkiye hiçbir harekette bulunmad› ve hatta, bir say›n d›fliflleri bakan› buralardan kalkt› "Yunanistan'›n tek bafl›na tam üye olmas›ndan Türkiye memnun olur" dedi. Do€rusu, bu memnuniyete diyecek hiçbir fley yok; 1981 y›l›nda tam üye oldu, tam 13 y›ld›r, memnuniyetten, s›rt-üstü yat›yoruz...

Her vesileyle veto, her vesileyle üstümüze gelme hadisesi ve e€er bundan memnun olunacaksa ve Kinkel da bu k‛d› yazd›ran, Dördüncü Malî Protokolu bu hale getiren yine Yunanistan de€il midir?

1963 senesinde, kalk›yorlar, Lozan Antlaflmas›, Londra ve Paris Antlaflmalar›yla silahlanmalar› yasaklanm›fl bulunan 12 ada ve di€er bütün adalar› silahland›r›yor ve Türkiye, o gün bugün, milletleraras› bir tepki göstermiyor, hakk›n› savunmuyor. Biz, bir ara, flöyle bir noktaya geldik; Say›n ‹smet ‹nönü'nün bir sözü var "baflkalar›n›n, bizim için düflünmelerini bekleyemeyiz." Do€rudur ve üzülerek söyleyeyim; biz, baflkalar›n›n, bizim için düflünmeleri tembelli€ine kendimizi al›flt›rd›k; NATO bizim için düflünsün, Amerika bizim için düflünsün ve o tembellikle biz, âdeta, benli€imizi kaybetmeye bafllad›k. Bir ara, Amerikan ambargosuyla benli€imize kavufltuk; bakt›k ki, onlar her fleyi durdurdu; kendimize geldik, silkindik; evvela, bir millî bütünlük ruhunu harekete geçirdik ve sonra, o zamana kadar hiç yapamad›€›m›z iflleri yapt›k; savunma malzemelerinin imalinde harikalar meydana getirdik. Bugün... Bugün bunu yapm›yoruz.

Bak›n›z, Çeçenistan'da bugün bu oluyorsa, bizim, Azerbaycan konusunda fazlas›yla sessiz  kal›fl›m›zdan oluyor. Bugün, hâlâ, Azerbaycan topraklar›n›n yüzde 25'i iflgal alt›nda bulunuyorsa, 1 milyon insan›, çad›rlarda, bu k›fl k›yamette, göçmen statüsünde ve dünyan›n gözleri önünde ve ilgisizli€i karfl›s›nda yafl›yorsa, bunda, benim moral bir sorumlulu€um vard›r; Bosna-Hersek'te oldu€u gibi. Bundan dolay›d›r ki, Elçibey'in düflürülmesi darbesi, Say›n Aliev'e karfl› ikinci darbe, petrol meselesi, Ermenistan'›n fl›mar›kl›€›, benim, ona mukabil yard›m göndermem, hava saham› açmam, kara saham› açmam, hatta bir ara enerji mukavelesine kadar gitmem, bütün bu zinciri getirdi getirdi, flimdi buraya getirdi. Burada durur mu; durabilmesi için, tek kuvvet, Amerika ve Bat›'n›n "Hay›r" demesi ve bir de Türkiye'nin, bir "Hay›r" sesini yükseltmesi laz›md›r.

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – fiahsiyetli d›fl politikayla yap›labilir...

KÂMRAN ‹NAN (Devamla) – Mütecavize, siz, mesaj göndermekle bir netice alamazs›n›z. Yani, insan öldürenlere, Grozni'yi gece bombalayanlara, mesaj göndermekle, bunlar›n niyetlerini ve kana olan düflkünlü€ünü önleyebilece€inizi düflünüyorsan›z, bu, hayal olur. Elimizdeki imkânlar› kullanmak laz›m ve kendi güvenli€imizin tehdit alt›na girmekte oldu€unu söylemek laz›md›r; bu milletleri, bu insanlar› düflünmemiz laz›md›r. Bu insanlar da, nihayet, tarih boyunca, benimle iliflkileri olan, benim için kurbanlar veren insanlard›r. 1818 ‹mam fiamil'in hareketini düflünün; Ruslara karfl› verdi€i mücadeleyi düflünün. Bütün bunlar ortada. Tarihe bakmak  laz›m, de€erli milletvekilleri.

Belki, bu, Çeçenistan genel görüflme önergesi  bir vesile oldu; ama, bu vesileyi kullanmak laz›md›r ve bu vesileyi kullan›rken de, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, bu kadar hayatî geliflmeler karfl›s›nda, bir defa için, insaf buyurarak, mevcudunun yüzde 90'›yla bulunmas› laz›m ve bu görüflmelerin Türkiye Büyük Millet Meclisinin hissiyat›n› tespit edip de d›flar›daki büyükelçilerimize yans›tacak D›fliflleri personelinin burada oturmas› laz›md›r, takip etmesi laz›md›r; bunun hepsini, Say›n Bakana b›rakmaya haklar› da yoktur. Bu, sayg›ya da ayk›r› bir harekettir ve gelin, de€erli milletvekilleri, Say›n Baflkan›m; art›k, dünyan›n bu döneminde biraz silkinelim; olaylara baflka türlü bakal›m. Burada, bir, muhalefet-iktidar ay›r›m› gözetmeye hiç kimsenin hakk› yoktur; hiçbirimiz de bunu bir saniye için düflünmedik ve düflünmüyoruz da; hatta, belki de bir garabet, bu konuda, muhalefet iktidar›n önünde gidiyor ve çok defa da iktidar, bu deste€e karfl›, âdeta, müsta€ni davran›yor. Bu dönemde e€er bir araya gelmezsek, bütün bu meselelerde, dünyaya da bir mesaj verircesine, Amerika Birleflik Devletleri -inan›n bana, Amerikan Kongresi, 103'üncü ayr›lan kongre- yüzde 10 flart›n› koydu€u zaman, Say›n Hükümet, esasen verilmesi mümkün olmayan "yüzde 10'dan vazgeçiyoruz" yerine "tümünden vazgeçiyoruz" deseydi, bugün, Amerika'yla iliflkilerimiz daha rahat olurdu; yar›nki müzakereleri daha rahat yapard›k.  Bunlar›, Amerika Birleflik Devletleriyle yeni müzakere zeminine oturturduk. ‹nsaf buyurun, elindeki kozlar›, dünyada, bu kadar bedava harcayan, yok eden baflka bir devlet bulamazs›n›z. Bu, birçok defa, bizim âlicenapl›€›m›zla izah ediliyor; ama, insaf buyurun biraz da, daha az âlicenap olal›m; kendimizi düflünelim, Türk Milletini ve gelece€ini düflünelim ve flu anda flunu ifade etmemiz laz›m: Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türk Milleti olarak, kalbimiz Çeçenlerle birlikte çarpmaktad›r.

 Sayg›lar sunuyorum. (Alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ediyorum Say›n ‹nan.

Siyasî parti gruplar› ad›na konuflmalara devam ediyoruz.

Refah Partisi Grubu ad›na, Say›n Kâz›m Atao€lu; buyurun. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

RP GRUBU ADINA KAZIM ATAO⁄LU (Bingöl) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; son günlerde, Çeçenistan'da ve Kuzey Kafkasya Bölgesinde meydana gelen geliflmelerle ilgili, Refah Partisinin görüfllerini arz etmek üzere huzurlar›n›zda bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi, flahs›m ve Grubum ad›na sayg›yla selaml›yorum.

Dünyan›n en büyük gücüne karfl› flanl› bir mücadele veren yi€it Çeçen halk›n› ve Devlet Baflkanlar›n›, flahs›m ve Partim ad›na selaml›yor, kendilerine, bu kutlu mücadelede, Allah'tan, baflar›lar diliyorum.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Çeçenistan ve Kuzey Kafkasya'da meydana gelen bu olaylar› sa€l›kl› bir flekilde de€erlendirebilmek için, Çeçenistan'›n tarihî geliflmesini ve Sovyet Federasyonu içerisindeki siyasî statüsünü, k›saca, hat›rlamak gerekir kanaatindeyim.

De€erli arkadafllar›m, Çeçenler, Kuzeydo€u Kafkas halklar›ndan olup, ikibinbeflyüz y›ll›k bir geçmifle sahiptirler; nüfuslar› 1,5 milyon civar›ndad›r. Kuzey Kafkas halklar›n›n ço€unlu€u Müslümand›r. 19 uncu Yüzy›lda, Çarl›k Rusyas›n›n uygulad›€› sürgün politikalar› sonucu, bu halklar›n önemli bir k›sm›, Osmanl› ‹mparatorlu€unda iskân edilmifltir; bugün, 3,5 milyon civar›

nda Kafkas halk›, ülkemizde yaflamaktad›r.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Çeçenler, 8 inci Yüzy›lda, ‹slam diniyle tan›flm›fllar; ‹slamiyet, Hicaz'dan, önce Kafkaslara, oradan Anadolu'ya geçmifltir. Sonraki yüzy›llarda; 16 nc›, 17 nci ve 18 inci Yüzy›llarda, ‹slam dini, bu bölgede egemen bir din haline gelmifl, 19 uncu Yüzy›ldaysa, Nakflibendi ve Kadirî tarikatlar›, bu bölgede son derece yayg›nlaflm›flt›r.

Çeçenistan'›n Rusya ile iliflkileri, 1556 y›l›nda Ruslar›n Astrahan'› iflgal etmesiyle bafllam›flt›r. Ruslar, 1800'lü y›llar›n sonuna kadar, Çeçenistan'da, fazla ilerleyememifllerdir. Çeçenistan direniflinde en kritik dönem, 1829-1859 y›llar› aras›ndaki "‹mamlar Dönemi" olarak bilinen dönemdir. Bu dönemde gerçeklefltirilen örgütlü direnifl sonucu, Rus ordular›na karfl›, Çeçenistan, ba€›ms›zl›€›n› y›llarca koruyabilmifltir; ancak, 1859 y›l›nda fieyh fiamil'in esir edilmesinden sonra, bu direnifl -maalesef, o y›llardan sonra- büyük ölçüde k›r›lm›flt›r.

1900'lü y›llar›n bafl›ndan itibaren, Rusya, Çeçenistan'da tam bir sürgün politikas› izlemifl, Çeçen halk›n›n ekonomik ve kültürel geliflmesine mâni olmufl, hatta, Çeçenlerin Grozni'ye girmesini bile, zaman zaman, yasaklam›flt›r.

1917 y›l›nda, bolfleviklerin iktidara gelmesinden sonra, Kuzey Kafkasya'da ba€›ms›zl›k hareketleri güçlenmifl ve nihayet, 1918'de, Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ilan edilmifltir.

Nihayet, 1922 y›l›nda, Çeçenistan'›n bu cumhuriyetten ayr›lmas›yla Çeçen özerk bölgesi ve 1934'te de ‹ngufl'larla beraber Çeçen-‹ngufl özerk bölgesi oluflturulmufl; yeni Sovyet Anayasas› uyar›nca da, 5 Aral›k 1936'da, özerk bölgenin statüsü, Çeçen-‹ngufl Cumhuriyetine dönüfltürülmüfltür.

K›ymetli arkadafllar, yukar›da özetle izah etmeye çal›flt›€›m Çeçenlerin bu tarihî gelifliminden de anlafl›laca€› üzere, Çeçenler, tarihin hiçbir döneminde ba€›ms›zl›klar›n› yitirmemifllerdir.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; nihayet, 1980'lerin sonlar›na do€ru -bildi€iniz gibi- izlenen aç›kl›k ve yeniden yap›lanma politikalar› sonucu, Sovyetler Birli€i, h›zl› bir çözülme sürecine girmifl ve baflta Balt›k Cumhuriyetleri olmak üzere, Sovyetler Birli€ini meydana getiren bütün cumhuriyetler, bir bir ba€›ms›zl›klar›n› ilan etmifllerdir. O tarihlerde Rusya Parlamentosu Baflkan› olan Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu içindeki özerk cumhuriyetlerin egemenlik çabalar›n› destekliyordu. Mesela, o günlerde, o Cumhuriyetlere hitap ederek bir  aç›klama yapan Yeltsin "ne kadar istiyorsan›z o kadar egemen olabilirisiniz" diyordu.

‹flte, bu süreç içinde, Çeçen Ulusal Kongresinin kendi iradesi do€rultusunda ve Uluslararas› ‹nsan Haklar› Komitesi gözetiminde, 27 Ekim 1991'de yap›lan seçimlerde, Cahar Dudayev, halk›n yüzde 92'sinin oyunu alarak Devlet Baflkanl›€›na seçilmifl ve yeni Meclis, 1 Kas›m 1991'de Çeçenistan'›n ba€›ms›zl›€›n› ilan etmifltir. Ancak, bu geliflmeler üzerine, Moskova, Çeçenistan'da ola€anüstü hal ilan ederek, Grozni'ye askerî birlikler göndermiflti; fakat, halk›n yo€un tepkisi üzerine, bu birlikler geri çekilmek zorunda kalm›flt›; ta 11 Aral›k 1994'e kadar.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri, bilindi€i gibi, bundan iki hafta önce, yani, 11 Aral›k 1994 günü, Ruslar, uluslararas› bütün hukuk kurallar›n› çi€neyerek,Çeçenistan'›n Baflkenti Grozni'yi, fiilen iflgal etmifllerdir. Halbuki, Çeçenistan'›n ba€›ms›zl›€›n›n ilan›, bütün uluslararas› norm ve yasalara tamamen uygundur; çünkü, Çeçenistan Cumhuriyeti, Sovyetler Birli€i döneminde, federal ve konfederal bir yap› içinde, di€er özerk cumhuriyetler gibi, yasal olarak, egemenlik hakk›na sahip olmufltur. Egemenlik hakk›na sahip olan cumhuriyetler ise, milletleraras› hukuk aç›s›ndan, kendi kaderlerini tayin hakk›na sahiptirler. Nitekim, Sovyetler Birli€ini oluflturan cumhuriyetlerin, da€›lma sürecinde, Birlikten ayr›lmalar›, iflte, bu, kendi kaderlerini tayin hakk› çerçevesinde gerçekleflmifltir. Böylece, Çeçenistan Cumhuriyeti de Rusya Federasyonunun yeniden yap›lanma sürecinde, yeniden yap›lanma çal›flmalar›n›n hiçbir aflamas›nda yer almam›fl, haz›rlanan yeni federasyon sözleflmesini veya herhangi bir hukukî metni imzalamam›fl, hukukî ve siyasî yönden hiçbir yükümlülük alt›na girmemifl; yani, egemen bir federe devlet olarak, kendi kaderini tayin hakk›n› ayr›lma biçiminde kullanm›fl ve Çeçenistan, kendi demokratik iradesiyle, millî ba€›ms›zl›€›n› ilan etmifltir.

De€erli arkadafllar, Çeçenistan’›n bu flekilde ba€›ms›zl›€›n› ilan etmesiyle, Slovenya, H›rvatistan, Makedonya ve Bosna-Hersek’in, Yugoslavya’dan ayr›l›p ba€›ms›zl›klar›n› ilan etmeleri aras›nda, uluslararas› hukuk aç›s›ndan, hiçbir fark yoktur. Dolay›s›yla, egemenlik hakk›na dayanarak ba€›ms›zl›€›n› ilan etmifl bulunan Çeçenistan Cumhuriyetini iflgal girifliminin hiçbir hakl› dayana€› yoktur ve olamaz.

Bugün, art›k, Vietnam ne kadar Amerikan topra€› ise, Hindistan ne kadar ‹ngiliz topra€› ise, Cezayir ne kadar Frans›z topra€› ise Çeçenistan da o kadar Rus topra€›d›r. (RP ve ANAP s›ralar›ndan alk›fllar) Nitekim, bu haks›z iflgal giriflimini, Rusya’daki tüm sivil toplum örgütleri, Rusya Federasyonu Parlamentosu ve hatta Çeçenleri katletmekle görevlendirilen birtak›m Rus generalleri dahi, Anayasaya ayk›r› bularak, bu iflgal giriflimini insanl›k d›fl› bir hareket olarak de€erlendirmifller ve hatta Rusya Savunma Bakan› Yard›mc›s›, Çeçenistan’a uygulanan bu soyk›r›m politikas›n› onaylamad›€› için istifa etmifltir.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; asl›nda, Rusya’n›n bafllatt›€› bu iflgal hareketi, yaln›zca Çeçenistan’a yönelik bir hareket de€ildir. Bu hareket, Kafkaslardaki di€er cumhuriyetlere ve hatta bütün bölgeye yönelik emperyalist bir flantaj ve tehdit hareketidir ve yine Rusya'n›n bafllatt›€› bu hareket, asl›nda, do€algaz ve petrol boru hatlar›n›n Çeçenistan'›n elinden al›n›p Rusya Federasyonunun hâkimiyetine verilmesi hareketidir; çünkü, 1990 y›l›ndan önce, Çeçenistan petrol gelirlerinin yüzde 98'i Moskova'ya aktar›l›rken, ba€›ms›zl›k ilan›ndan sonra, petrol gelirlerinin tamam› Çeçenlere kalm›flt›r.

Dün, körfez krizinde, Kuveyt baflta olmak üzere Ortado€u petrollerinin ABD ve Bat›l› devletlere terk edilmesi karfl›l›€›nda, bugün de, Rusya'n›n Kafkaslardaki petrol hâkimiyetine bu ülkelerce göz yumulmaktad›r. Dolay›s›yla, Ortado€u ve Kafkasya'daki bu kar›fl›kl›klar›n ard›ndaki temel sebep, ABD ve Rusya'n›n, ‹slam dünyas›n›n sahip oldu€u petrol kaynaklar›n›n bölüflümünden baflka bir fley de€ildir.

Say›n Baflkan, de€erli milletveklileri; Çeçenistan Devlet Baflkan› Say›n Cahar Dudayev, Rusya'n›n Kafkaslardaki bu sömürü düzenini bozarak, bütün Kafkas halklar›n› bir konfederasyon çat›s› alt›nda toplamak gibi, flerefli ve tarihî bir mücadele yapt›€› için, Rusya, ABD ve Bat› emperyalizminin ç›karlar›na ters düflmektedir. Bu yüzdendir ki, Çeçen Halk›n›n yüzde 92'sinin oyuyla seçilmifl olmas›na ra€men, Cahar Dudayev, bu ülkelerce neredeyse terörist ilan edilmifltir. Maalesef, Türkiye, dünyayla beraber hareket etme ad›na, ABD ve Rusya'ya flirin gözükme u€runa, Cahar Dudayev'e so€uk bakmakta ve âdeta, onun da, Elçibey gibi, saf d›fl› olmas›n› arzulamaktad›r. Bu bak›mdan, Cahar Dudayev, birkaç defa Türkiye'ye gelmesine ra€men, maalesef, Say›n Demirel ve Say›n Çiller ile görüfltürülmemifltir. Hatta,  ilk gelifli olan 24 Eylül 1992'de, hiçbir devlet yetkilisi kendisini karfl›lamam›fl, kendisi de uçaktan inmemifltir; daha sonra, uça€›n›n kalkmas›na müsaade edilmemifltir; zaman›n Cumhurbaflkan› rahmetli Turgut Özal'›n özel izniyle uça€›n›n kalkmas›na müsaade edilmifl; bu defa, K›br›s'a gitmeye zorlanm›flt›r ve K›br›s'a gitmek zorunda kalm›flt›r.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; bu kahraman devlet baflkan›, bundan birkaç y›l önce, Türkiye'ye müracaat ederek, en az 10 bin gönüllü Çeçen askerinin Bosna'ya gönderilmesi için yard›mc› olmas›n› istemifl; ama, maalesef, Türkiye, bu konuda kendisine yard›mc› olamam›flt›r.

BAHADD‹N ELNj (Bayburt) – Yeltsin ile ayn› pencereden bak›yor ya!..

KÂZIM ATAO⁄LU (Devamla) – Evet...

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Türkiye'nin, bu ürkek, pasif, ABD ve Rusya'n›n menfatlar›n› ön planda tutan siyasetiyle,  maalesef, Balkanlarda ve Kafkaslarda prestij ve itibar› s›f›rlanm›flt›r. Bu basiretsiz ve pasif politikalar sonucu, neredeyse, Türkiye'nin güvenli€i tehdit alt›na sokulmufltur.

Rusya'n›n nihaî hedefinin, Bo€azlara ve s›cak denizlere inme arzusu oldu€unu göz önüne ald›€›m›zda, Türkiye'nin savunma hatlar›n›n Kafkaslar ve Balkanlardan bafllad›€›n› kabul etmek zorunda oldu€umuz görülür. Bu yüzdendir ki, Türkiye, bu bölgedeki geliflmelere kay›ts›z kalamaz.

Say›n Baflkan, de€erli arkadafllar; Rusya Parlamentosu bile, 38'e karfl› 228 oyla, bu iflgalin durdurulmas› yönünde karar al›rken, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türk Hükümetinin, bugüne kadar, henüz böyle bir girifliminin olmamas›, ülkemizde yaflayan bütün Kafkas halklar›n› rencide ederken, Hükümetin ve D›fliflleri Bakanl›€›n›n, Grozni'deki sivil halka yönelik bu katliam giriflimini, Rusya'n›n toprak bütünlü€ü çerçevesinde de€erlendirmesi, kendi parlamento binas›n› bile bombalatacak kadar zalim olan Boris Yeltsin'e cesaret vermifltir. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

Hükümet ve D›fliflleri Bakanl›€›, olay›, Rusya'n›n toprak bütünlü€ü aç›s›ndan de€erlendirece€ine, meseleye, insan haklar› aç›s›ndan yaklaflmal›d›r. ‹nsan haklar› aç›s›ndan bile, bu iflgale ve burada meydana gelen zulme seyirci kalmak mümkün de€ildir; çünkü, Grozni ve çevresinde, günlerdir, sivil yerleflim yerleri bombalanmakta, çocuk, yafll› ve kad›n demeden sivil insanlar hunharca katledilmektedir. E€er, bir Amerikal› bayan gazeteci, Rus uçaklar›n›n sald›r›s›nda ölmeseydi, bu katliam, dünya kamuoyuna bu kadar bile yans›mayacakt›.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Çeçenistan konusunda bugün yap›lacak ilk ifl, bu ülkenin ba€›ms›zl›€›n› tan›mak ve bu konuda, di€er Müslüman ülkelere öncülük etmektir. Biz, inan›yoruz ki, Türkiye, bunu yaparsa, Afganistan, Pakistan, Ürdün, Kuzey K›br›s Türk Cumhuriyeti ve birk›s›m baflka ülkeler de, Çeçenistan'›n ba€›ms›zl›€›n› tan›yacakt›r. Türkiye, bu konuda, acilen, ‹slam Konferans› Örgütünü toplant›ya ça€›rmal› ve bütün milletleraras› teflkilatlar› harekete geçirmelidir.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; baflta ülkemiz olmak üzere, Balkanlarda, Kafkaslarda ve bütün Ortado€u'da Haçl› zihniyetinin hortlat›ld›€› ve Müslüman kan›n›n oluk oluk ak›t›ld›€› bu ça€da, bölge ülkelerince önder kabul edilen ve kendisine büyük umutlar ba€lanan Türkiye'nin, maalesef, henüz, Balkanlarla ilgili bir stratejisi yoktur. Bu olaylar karfl›s›nda, maalesef, ülkemiz, henüz, bir millî politika oluflturamam›flt›r.

Say›n Baflkanm, de€erli milletvekilleri; 11 Aral›ktan bu yana, Çeçenistan'›n baflkenti Grozni ve çevresindeki sivil yerleflim birimleri, ac›mas›zca bombalanmakta, sivil ve masum halk katledilmekte ve bu  bölgede de, aynen Bosna'daki gibi, bir insanl›k dram› yaflanmaktad›r. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Hükümet, bu katliamlara seyirci kalamaz ve kalmamal›d›r. Bu bak›mdan, konunun etrafl›ca görüflülerek millî bir politika üretilmesi için Parlamentoda grubu bulunan ve bulunmayan bütün siyasî partilerce, genel görüflme aç›lmas› yönünde bir mutabakat oluflaca€›na inan›yoruz.

Bu bak›mdan,Türkiye'nin Kuzey Kafkasya'ya yönelik Türk d›fl politikas›n›n belirlenmesi ve gerekli tedbirlerin al›nmas› amac›yla, Anayasan›n ve ‹çtüzü€ün ilgili maddeleri gere€ince genel görüflme aç›lmas› hususunu  Yüce Heyetinize sayg›yla arz eder, hepinizi, sayg›yla, sevgiyle selamlar›m. (RP, DYP ve ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ederim Say›n Atao€lu.

SHP ve DYP gruplar›ndan bir talep yok mu?

AL‹ ‹BRAH‹M TUTU (Erzincan) – Var efendim.

BAfiKAN – Say›n Ali ‹brahim Tutu, Sosyaldemokrat Halkç› Parti Grubu ad›na, buyurun.

SHP GRUBU ADINA AL‹ ‹BRAH‹M TUTU (Erzincan) – Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Rusya Federasyonu birliklerinin Çeçenistan'a girmeleri sonucu oluflan durumla ilgili olarak aç›lmas› istenen genel görüflme konusunda, Sosyaldemokrat Halkç› Partinin görüfllerini aç›klamak üzere söz alm›fl bulunuyorum. Sözlerime bafllarken, Yüce Meclisi sayg›lar›mla selaml›yorum.

Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Çeçenistan, Rusya Federasyonu içinde, 1 milyon 300 bin nüfuslu bir küçük bölgedir. Bu ülkeden geçen karayollar›, demiryollar›, boru hatlar›, Çeçenistan'›, Güney ve Kuzey Kafkasya co€rafyas› içerisinde önemli bir transit merkezi haline getirmektedir. Ayr›ca, ülkede, büyük miktarda olmamakla beraber, petrol yataklar› ve rafineriler de mevcuttur.

Çeçenistan, 19 300 kilometrekarelik ufak bir toprak parças› gibi görünmekle beraber, Rusya'n›n planlad›€› gibi, ileride, Azerbaycan ve Kazakistan petrollerinin Karadeniz sahilindeki Novorossisk Liman› üzerinden dünyaya pazarlanmas› isteniyorsa, bu petrolün, mutlaka, Çeçenistan'›n baflkenti Grozni'den geçmesi gerekmektedir. Rusya Federasyonu, böylece, büyük stratejik ve ekonomik önem tafl›yan petrol borusunun vanas›n›n kontrolünü elinden kaç›rm›fl olacakt›r.

Rusya'n›n, bu vazgeçilmez ekonomik ç›kar yan›nda, siyasî yönden de Kuzey Kafkasya'da bafllayacak bir özgürlük hareketinin, bu bölgenin di€er Müslüman halklar›n› oluflturan ‹ngufllara, Da€›stanlara, Karakalpaklara, Osetlere, Kabartaylara da s›çrayabilece€ini hesaplayarak, bu endifleyle, Çeçenistan'a müdahale etti€i anlafl›lmaktad›r.

Bilinece€i üzere, Çeçenistan, Sovyetler Birli€inin da€›lmas›ndan önce, Rus ordusu içinde bir hava generali olan Dudayev'in cumhurbaflkan› seçilmesinden hemen sonra, 4 Kas›m 1991 tarihinde, tek yanl› olarak, ba€›ms›zl›€›n› ilan etmifltir.

Bildi€imiz gibi, Çeçenistan'›n bu ba€›ms›zl›k ilan›n›, baflta Rusya Federasyonu olmak üzere, hiçbir ülke kabul etmemifl ve tan›mam›flt›r. Rusya Federasyonu, uzun süre ülkeyi meflgul eden birçok önemli sorun yüzünden, Çeçenistan konusunun üzerine hemen gidememifl; ancak, bu ülkeye ekonomik ambargo koyarak, Dudayev'i ve kurmaya çal›flt›€› yönetimi zora sokmay› tasarlam›flt›r. Bundan sonra, Dudayev'e karfl›, muhalif güçler taraf›ndan baflar›s›z suikastlerin düzenlendi€i bilinmektedir. Bunlardan bir sonuç al›namay›nca, Rusya'n›n, da€›n›k bir flekilde bulunan Dudayev karfl›tlar›n› k›flk›rt›p, yönlendirerek, hatta bunlara silah sa€layarak rejimi devirmeye gayret etti€ine dair güçlü flüpheler mevcuttur. Bu çabalar da baflar›s›zl›kla sonuçlan›nca, Grozni'ye -Rusya'ya olduklar›ndan hiç kuflku duyulmayan- birtak›m meçhul helikopter ve uçaklar taraf›ndan bombalar at›larak, halka gözda€› verilmeye çal›fl›lm›fl ve bu flekilde, Çeçenler sindirilmek istenmifltir.

Bu arada, Dudayev'e muhalif güçler -Rus yöneticilerinin devaml› olarak inkâr etmelerine karfl›n- Rus askerleri taraf›ndan takviye edilmifl; hatta, Çeçenler, geçen kas›m ay› sonunda yapt›klar› baz› çat›flmalar esnas›nda, bu askerlerden 70 kadar›n› da esir alm›fllard›r.

Rusya Federasyonu, sonunda kesin sonuç almak gayesiyle, 11 Aral›k 1994 günü, Çeçenistan'daki anayasal düzeni yeniden tesis etme bahanesini ileri sürerek, bu ülkeye müdahale etmifltir. Bu hareket, ülkemizde büyük bir kayg›, üzüntü ve infialle karfl›lanm›flt›r. fiüphesiz, Türkiye, uluslararas› hukukun getirdi€i "s›n›rlar›n korunmas› ve de€iflmezli€i" ilkesine ciddiyetle ba€l›d›r. Ülkemiz, Avrupa Güvenlik ve ‹flbirli€i Örgütünün aktif bir üyesi olarak, Azerbaycan ile Ermenistan aras›ndaki Da€l›k Karaba€ sorununun, bu çok önemli temel ilkeden hareketle çözülmesi yönünde büyük gayret sarf etmektedir.

Ayr›ca, ülkemizde zaman zaman karfl›laflt›€›m›z tüm olumsuz koflullara ra€men, ›srarla sürdürdü€ümüz, bar›fl içinde bir arada yaflama ve kalk›nma anlay›fl›m›z da bizi böyle davranmaya zorlamaktad›r.

Bununla beraber, Çeçenistan'›n, Rusya'n›n karfl›s›nda vermeye çal›flt›€› özgürlük savafl›na, Çerkez, Da€›stanl›, ‹ngufllu, Karaçayl›, Ukraynal›, Balt›kl› çok say›da gönüllünün kat›ld›€› göz önüne al›n›rsa, Kuzey Kafkasya bölgesini, eski Yugoslavya gibi bir savafl alan›na çevirebilecek bu olay›n, kanl› bir çat›flmaya dönüflmeden, görüflmeler yoluyla bar›flç› ve kal›c› bir çözüme kavuflmas›, taraf›m›zdan içtenlikle istenmektedir.

Çeçenlerin, asl›nda, tarih boyunca, komflular› Da€›stanl›lar ve ‹ngufllarla beraber, Rus hâkimiyetine karfl› savaflt›klar› bilinen aç›k bir gerçektir. Çarl›k Rusyas› devrinden beri, savaflç›, kahraman ve sert mizaçl› Çeçenlerin, mücadele gücünü Ruslar gayet yak›ndan tan›maktad›r. fieyh fiamil destanlar› da ülkemizde çok iyi bilinmektedir. Hakl› davalar› u€runa ölümü hiç çekinmeden göze alabilecek bu ulusun, bütün imkâns›zl›klara karfl›n, hiç düflünmeden, tüm gücüyle, Ruslara karfl› sonuna kadar mücadele edece€ine yürekten inan›yoruz.

Rusya Federasyonu birlikleri, bir süre sonra Grozni'yi iflgal etseler dahi, büyük bir olas›l›kla, burada fliddetli bir gerilla savafl›yla karfl› karfl›ya kalacaklar ve yine büyük olas›l›kla Rusya, Afganistan'da oldu€u gibi, bir bata€a saplanacakt›r. Bu da, hiç kuflkusuz, Rusya'da büyük ekonomik ve siyasî çalkant›lar yaratacak ve dolay›s›yla, Yeltsin'in iktidar›n›n sonunu getirebilecek sonuçlar da ortaya koyacakt›r.

Yine, ayr›ca, ‹nguflistan ve Da€›stan üzerinden Çeçenistan'a do€ru harekete geçen Rus birliklerinin, Müslüman ‹ngufl ve Da€›stan halklar› taraf›ndan engellendi€i ve bu operasyon esnas›nda, ölümle sonuçlanan çat›flmalar oldu€u göz önüne al›n›rsa, savafl›n süratle k›z›flmas›n›n ve bölgedeki di€er Müslüman halklara sirayet etmesinin büyük bir olas›l›k oldu€u da göz önünde bulundurulmas› gereken bir gerçektir. Bu flekilde, Rusya Federasyon mozai€inin büyük zarar görece€i ve bölgede çok kan akaca€› aç›k bir gerçektir.

Çeçenistan'›n, Rusya Federasyonu s›n›rlar› içinde oldu€u flüphe götürmeyen bir gerçektir. Bu, herkes gibi, bizim de kabul etti€imiz hukukî bir gerçektir; ama, bununla beraber, Rusya'n›n, Çeçenistan'a müdahale ederken, insan haklar›na ayk›r› davran›fllarda bulunmamas› da bir zorunluluktur. Ça€›m›zda, hiçbir hukuk kural›, bir bölgede anayasal düzeni tesis etmek için dahi olsa o bölgedeki masum insanlar›n katledilmesine izin vermemektedir; veremez de. Yaflad›€›m›z dünyada, böyle bir hak, hiçbir ülkeye tan›nmamaktad›r. Bu hareketi mazur görmek olas› de€ildir.

Bat› uygarl›€› için, insan haklar›na sayg›l› olma kavram›, çeflitli ç›karlara göre de€iflebilen bir ilke de€ilse, çifte standartlar terk edilerek -bu vahim olay, Rusya'n›n bir iç sorunu olarak düflünülse dahi- masum insanlar›n zarar görmesine, dünya kay›ts›z kalmamal›d›r.

Say›n Cumhurbaflkan›m›z, Say›n Baflbakan›m›z ve Say›n Bakan›m›z, durumun tehlikelerine, durumun ciddiyetine iflaret ederek, konuya bar›flç›l ve kal›c› bir çözüm bulunmas› ve bunun için de, öncelikle bir ateflkesin sa€lanmas› konusunda, Rusya Federasyonunun yüksek muhataplar› nezdinde gerekli giriflimleri yapm›fllard›r.

Uluslararas› camia, Amerika Birleflik Devletleri de dahil olmak üzere, aynen Bosna-Hersek'te oldu€u gibi, flimdilik, duruma seyirci kalmaktad›r; ama, Rusya, topyekûn bir savafla giriflir ve bölgede çok kan dökülürse, Bat›'n›n da, suskunlu€undan vazgeçece€i kuflkusuzdur. Genifl boyutlara ulaflabilecek böyle kanl› bir sonucu beklemeden, Bat›l› devletlerin, Rusya'y›, flimdiden, ak›lc› yola sevk etmesinde sonsuz yarar oldu€unu düflünüyoruz.

Ayr›ca, son günlerde, Moskova'da, Çeçenistan'a müdahale konusunda, Yeltsin'e karfl› sivil ve askerî kesimde fliddetli bir muhalefetin olufltu€u ve ciddî tepkilerin do€du€u gözlenmektedir. Birkaç istisna hariç, Rus siyasetçileri aras›nda, anlaflmazl›€›n, bar›flç› yollardan çözümü için, siyasî görüflmeler yolunun yeterince kullan›lmam›fl oldu€u görüflü hakimdir. Bunlar, her türlü çaban›n sarf edilerek, kaba kuvvete baflvurulmadan, meseleye siyasî bir çözüm bulunmas›n› istemektedirler.

Ordu içerisinde de, yüksek rütbeli baz› generallerin Çeçenistan cephesinde görev almay› reddettikleri bilinmektedir. Baflka bir deyimle, Ruslar›n, Çeçenistan için savaflmak ve ölmek istemedikleri anlafl›lmaktad›r; bu da, yerinde ve do€ru bir davran›flt›r diye düflünüyoruz.

Say›n milletvekilleri, Rusya Federasyonu askerî müdahaleye giriflti€inde, bu operasyonu, k›rksekiz saat gibi çok k›sa bir zaman süresi içerisinde tamamlayaca€›n› tasarlamaktayd›; fakat, flu ana kadar geçen iki haftal›k zaman süresince, Çeçen halk›n›n azimli iradesi, direnci k›r›lamad›€›na göre, bu sonucun Rusya aç›s›ndan çok kolay olmayaca€› ve çok uzun bir süreyi alaca€› da anlafl›lmaktad›r.

Di€er taraftan Ruslar›n çok çekindi€i güçlü Çeçen mafyas›n›n da fliddet eylemlerine baflvurarak, Rusya'n›n alt›n› üstüne getirebilecek imkânlara sahip oldu€u ve çeflitli fliddet eylemlerine giriflebilecekleri, al›nan duyumlar aras›ndad›r. Moskova'da, flimdiden, bu konuda yo€un güvenlik önlemleri al›nd›€› duyulmaktad›r.

Bütün bu olumsuzluklara ra€men, Yeltsin'in bu müdahaleden vazgeçerek kuvvetleri geri çekece€ini düflünmek de pek olas› gözükmemektedir.

Hat›rlanaca€› üzere, Sovyetler Birli€inin da€›lmas›ndan sonra, onun mirasç›s› olan Rusya Federasyonu, ülkenin eski co€rafyas› üzerinde yeniden hâkimiyet kurma çabalar›na giriflmifltir. Bu plan›n parçalar› olarak, Rusya'n›n, özellikle Kafkasya'da askerî üsler kurma, s›n›rlara Rus askerleri yerlefltirme gibi operasyonlara baflvurdu€u görülmektedir. Ayr›ca, Sovyetler Birli€inden ayr›lm›fl olan yeni ba€›ms›z devletlerin petrol ve do€algaz gibi kaynaklar›n›, kendi kontrolü alt›nda tutma yolunda politikalar da izlemifltir.

Moskova'n›n, Birleflmifl Milletler Örgütünün üyeleri olan Ba€›ms›z Devletlere karfl›, bu aç›k niyet ve hedeflerini gerçeklefltirebilmek için çaba sarf etti€i bilindi€inden, hukuken kendi s›n›rlar› içinde bulunan Çeçenistan önünde baflka türlü hareket etmesini beklemek de abesle ifltigal olacakt›r.

Türkiye'nin bu konuda izlemesi gereken politikaya gelince: Hükümetimiz de, kamuoyumuz da, Çeçenistan'daki geliflmeler karfl›s›nda, ne kadar duyarl› olunursa olunsun, itidalli ve dengeli davranmak zorunlulu€unda bulunmaktad›r.

Ülkemiz, kuzey komflusu Rusya ile beflyüz y›l› aflk›n bir süredir yo€un iliflkiler içinde bulunmaktad›r. Hükümetimiz, bu çok de€er verdi€imiz iliflkileri, ekonomik, ticarî ve kültürel boyutlar›yla çeflitli sahalara yayarak, zaman içinde gelifltirmeye gayret etmektedir.

Son y›llarda, ba€›ms›zl›klar›n› kazanm›fl Orta Asya ülkeleriyle yak›nlaflmaya çal›flmam›z, Rusya Federasyonu aleyhine bir hareketmifl gibi alg›lanmamal›d›r; tam tersine, evrensel bar›fl anlay›fl›m›z çerçevesinde, Rusya Federasyonu ile olan dostlu€umuzu zedelemeden, Orta Asya'daki ve bölgedeki di€er ülkelerle yak›n iliflkilerimizi pekifltirebilece€imizi, bu iki ayr› konuyu bir arada baflar›yla gerçeklefltirebilece€imizi düflünüyoruz. Bu amaç do€rultusunda, kültür birli€i içinde bulundu€umuz Çeçenistan halk›n›n meselesine, kan dökülmeden bar›flç› bir çözüm bulunmas›n›, Sosyaldemokrat Halkç› Parti Grubu ad›na içtenlikle diliyor ve istiyoruz.

Türkiye'nin, diplomatik sahadaki giriflimlerini ›srarla devam ettirirken,  Rusya'y› lüzumsuz yere k›flk›rtacak ve rahats›z edecek söz ve hareketlerden kaç›nmas› gerekti€ine de inan›yoruz.

FETHULLAH ERBAfi (Van) – Olmaz.

AL‹ ‹BRAH‹M TUTU (Devamla) – Sözlerimi bitirmeden, ANAP Grubu ad›na konuflan Say›n ‹nan'›n, özellikle son Avrupa Birli€i, Gümrük Birli€i konusunda söylediklerinin ,birazc›k, çifte standard› yans›tt›€›n› söylemek istiyorum.

De€erli arkadafllar›m, öncelikle, bugün, ülkemizin karfl› karfl›ya bulundu€u durumu da iyi gözlememiz gerekti€ini ve ülkemizin, uluslararas› platformlarda güçlü olmas›n›n yolunun; içeride güçlü olmas›ndan geçti€ini, içeride sosyal bar›fl›, siyasal bar›fl›, toplumsal bar›fl› sa€lamas›ndan geçti€ini bir kez daha belirtmek istiyorum.

 Bunun için de, her ne kadar, uzun sab›r gerekiyor desek de, her ne kadar, birileri, baz›lar› taraf›ndan, ülkemiz o düzeyde de€il dense de; gerçek anlamda evrensel bir demokrasinin, tüm kurum ve kurallar›yla yerlefltirilmesinden geçti€ini de bilmemiz gerekmektedir.

Tüm siyasal partilerimiz olarak, böyle bir demokrasiyi kurumsallaflt›rmak için, elimizden gelen çabay› harcamam›z gerekti€i ve böylece, ülkemizin uluslararas› platformlarda da çok güçlü olaca€›n› belirtmek istiyorum. ANAP Grubu baflta olmak üzere, tüm siyasal parti gruplar›ndan da, bu deste€i sa€lamalar›n› diliyorum.

De€erli arkadafllar›m, sözlerimi bitirirken, bu genel görüflmenin aç›lmas›n›n gerekli oldu€unu düflünüyoruz ve Sosyaldemokrat Halkç› Parti Grubu olarak buna olumlu oy verece€imizi belirterek, tümünüzü en içten sayg›lar›mla selaml›yorum. (Alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ederim Say›n Tutu.

Do€ru Yol Partisi Grubu ad›na Grup Baflkanvekili Say›n Nevzat Ercan; buyurun efendim. (DYP s›ralar›ndan alk›fllar)

DYP GRUBU ADINA NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Say›n Baflkan,say›n milletvekilleri; Çeçenistan ve Kuzey Kafkasya bölgesinde meydana gelen son geliflmelerle ilgili genel görüflme aç›lmas›na iliflkin önerge üzerinde, Do€ru Yol Partisi Grubu ad›na söz alm›fl bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi sayg›yla selaml›yorum.

Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Do€ru Yol Partisi Grubu olarak, Çeçenistan’da meydana gelen olaylar› üzüntüyle karfl›l›yor ve geliflmeleri yak›ndan izliyoruz; çünkü, Türkiye’nin, bu bölgeyle, tarih, kültür ve akrabal›k ba€lar› bulunmakta ve Türk Milleti, Kafkasya’da istikrar› bozan silahl› uyuflmazl›klara bir yenisinin eklenmifl olmas›ndan, büyük endifle ve üzüntü duymaktad›r.

Bugün, Çeçenistan’da bir savafl yaflanmaktad›r. En temel hakk›n›, kendi kaderini belirleme hakk›n› kullanmak isteyen bir halk›n var olma savafl› sürmektedir. Bu savafl, sadece Çeçenistan’la s›n›rl› de€ildir. Kafkas halklar›n›n ayr›lmaz bir parças› olan Çeçen halk›na sald›r›, bölgede yaflayan bütün halklara yap›lm›flt›r. Çeçenistan‘a yap›lan müdahele, ayn› zamanda, insanî de€erler tafl›yan herkese karfl› bir sald›r›d›r. Yeni bir Afganistan, yeni bir Bosna yarat›lmas›na karfl› olan herkesin, Çeçen Halk›n›n direnifline omuz vermesi kaç›n›lmazd›r ve bir insanl›k borcudur.

De€erli milletvekilleri, çok k›sa olarak, Çeçenlerin tarihî sürecine de€inmek istiyorum. Bildi€iniz gibi, Kuzey Kafkasya’da yaflayan Çeçenler, Kuzeydo€u Kafkas halklar›ndand›r. Kafkasya bölgesi, gerçekten de, etnik aç›dan çok çeflitli bir mozai€e sahiptir. Bölge milletleri, öteden beri -tarih olarak- Ruslara karfl› direnen, savaflan milletler olarak bilinir. 5 milyon insan›n yaflad›€› bu bölgede birçok cumhuriyet vard›r. Bu halklar›n büyük ço€unlu€u Müslümand›r. Çeçen-‹ngufl Cumhuriyetinde, 1989 y›l› verilerine göre, 1,3 milyon insan yaflamaktad›r. Bunlar›n, yüzde 55'ini Çeçenler, yüzde 12'sini ‹ngufllar ve yüzde 22'sini Ruslar oluflturmaktad›r.

Refah Partisi say›n sözcüsünün söyledi€i gibi, Çarl›k Rusyas›n›n uygulad›€› sürgün politikas› sonucu, y›llar y›l›, de€iflik co€rafyalara sürülmüfllerdir. ‹flte, bu sebeple de günümüz Türkiyesinde, yaklafl›k 3,5 milyon Kuzey Kafkasyal›n›n yaflad›€› tahmin edilmektedir.

Ruslar, 18 inci Yüzy›l›n sonlar›nda, Do€u Kafkasya'y› iflgale bafllad›klar›nda, ‹mam Mansur liderli€indeki Çeçenler, alt› y›l süreyle büyük bir direnifl göstermifllerdir. 1830 y›l›nda, Da€›stanl› Gazi Muhammed'in ça€r›s›yla, bütün Kuzey Kafkasya kavimleri, Ruslara karfl› savaflm›fllard›r. Özellikle, fieyh fiamil liderli€inde, Ruslara karfl›, yirmibefl y›l amans›z bir mücadele verilmifltir. fiubat 1917'de Rusya'da monarflinin y›k›lmas› ve Ekim 1917'de bolfleviklerin iktidar› ele geçirmesi üzerine, Kuzey Kafkasya'da ba€›ms›zl›k hareketleri güçlenmifl ve 11 May›s 1918'de Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ilan edilmifltir; ancak, 1919 fiubat›nda, Çarl›k yanl›s› ordular, Çeçenistan'› yeniden iflgal etmifltir.

1922'de Çeçen, 1924'te ‹ngufl özerk yönetim birimleri kurulmufl; bu iki bölge 1934'te birlefltirilerek, iki y›l sonra da Çeçen-‹ngufl Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurulmufltur. 23 fiubat 1944'te, Moskova'n›n ald›€› bir kararla, Çeçen, ‹ngufl, Karaçay ve Balkar Halklar›n›n, Kuzey Kafkasya'dan, Kazakistan ve Orta Asya'ya sürgün edilmeleri kararlaflt›r›lm›fl ve Çeçen-‹ngufl Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti böylece la€vedilmifltir. Ancak, 1954'te Stalin'in ölümünden sonra, Çeçenlere, anayurtlar›na dönme hakk› tan›nm›fl ve 9 Ocak 1957'de Çeçen ‹ngufl Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti yeniden kurulmufltur. Çeçen Halk›, sürgünün açt›€› yaralar› iyilefltirmek için, y›llar y›l› zorlu bir mücadele vererek gelmifltir bugünlere.

Say›n Baflkan, muhterem milletvekilleri; Sovyetler Birli€inde, 1985 sonras›nda bafllayan aç›kl›k ve yeniden yap›lanma politikalar›, Sovyetler Birli€inin da€›lma sürecini de gündemine getirmifltir. ‹lk olarak Balt›k cumhuriyetlerinde bafllayan ba€›ms›zl›k mücadeleleri, daha sonra Sovyetler Birli€inin tamam›n› etkisi alt›na alm›flt›r. Çeçenistan'daki muhalefeti, Çeçen Ulusal Kongresi örgütlemifltir; kas›m 1990'da, bu örgütün baflkanl›€›na, asker kökenli Dudayev getirilmifltir. Dudayev, 27 Ekim 1991'de yap›lan seçimlerde de Devlet Baflkanl›€›na seçilmifltir. Bu seçimi takiben, 1 Kas›m 1991'de Çeçenistan'›n ba€›ms›zl›€› ilan edilmifltir.

‹flte, bu geliflmeler üzerine, Moskova, 7 Kas›mda Çeçenistan'da ola€anüstü hal ilan ederek, Baflkent Grozni'ye askerî birlikler göndermifltir; fakat, halk›n yo€un tepkisi sonucu, bu birlikler geri çekilmek zorunda kalm›fllard›r, ta ki, 11 Aral›k 1994 tarihine kadar. Yine hepimizin bildi€i gibi, bu tarihte, Yeltsin'in, Budapeflte'de yap›lan AG‹K zirvesinden Moskova'ya dönmesinden sonra, 11 Aral›k sabah›, Rus birlikleri üç ayr› yönden, Çeçenistan'a karfl› harekâta giriflmifllerdir. Bu harekât, Sovyet askerlerinin 1979 Aral›k ay›nda Afganistan'a müdahalesinden bu yana en büyük askerî operasyonu teflkil etmektedir.

Yeltsin yönetiminin sorunun çözümü için güç kullanmas›, kendi ülkesi içinde de büyük tepki do€urmufltur. Devlet Dumas›nda, Jirinovski'nin bafl›nda bulundu€u Liberal Demokrat Parti hariç, hemen hemen di€er bütün partiler, sorunun bar›flç› çözümü için, siyasî yollar›n yeterince kullan›lmad›€›n› ileri sürmüfllerdir.

Rusya Federasyonu Parlamentosu Savunma ve Güvenlik Komisyonu Baflkan› Yuçenkov'un, Rus demokratlar› olarak, Yeltsin'in, Çeçenistan'daki i€renç politikas›n› art›k desteklemek istemediklerini, Cumhurbaflkan›n›n görevden al›nmas›n› önereceklerini aç›klamas› çok dikkat çekici olmufltur. Bu arada, Komünist Parti de dahil baz› çevrelerin, s›rf Yeltsin'e muhalefet ve onu müflkül duruma düflürmek amac›yla, olay› istismar etme niyetlerinin de ayr›ca gözlendi€i ifade edilmektedir.

‹nguflistan ve Da€›stan, topraklar›ndan geçerek Çeçenistan'a giren Rus askerlerine, Moskova'n›n güç kullanmas›na, bu askerî harekâta karfl› en fliddetli karfl› koyan özerk cumhuriyetler olmufllard›r. Tataristan Cumhurbaflkan› fiamiyev de, çok ihtiyatl› bir aç›klama yaparak, bar›flç› çözüme taraftar oldu€unu ortaya koymufltur.

Ba€›ms›z Devletler Toplulu€u ülkelerinde bu konuda aç›klama yapan Azerbaycan, Kazakistan ve Belarus, sorunun çözümünden yana, benzer flekilde aç›klamalarda bulunmufl ve sorunun, bar›flç› yollarla çözümünü önermifllerdir.

Yine, Letonya ve Estonya Cumhurbaflkanlar›, halk›n ba€›ms›zl›k arzusunun özünü oluflturan bu uyuflmazl›€›n, bar›flç› ve siyasî yollarla halledilmesi gerekti€ini ifade etmifllerdir. Birleflmifl Milletler sözcüsü, Amerika Birleflik Devletleri Baflkan› ve Fransa D›fliflleri sözcüsü, yapt›klar› aç›klamada, olay›n, Rusya Federasyonunun bir iç ifli oldu€unu vurgulam›fllar, kan dökülmesinden duyulan endifleyi dile getirmifllerdir. ‹ngiltere D›fliflleri Bakanl›€› taraf›ndan da, kan dökülmesinin bertaraf edilmesi ve soruna, müzakerelerle çözüm bulunmas› ümidi ifade edilmifl, tüm ilgili taraflara, kuvvet kullan›lmas›ndan imtina ve insan haklar›na sayg› ça€r›s›nda bulunmufltur.

Ruslar›n askerî harekât›na en ciddî tepki ise, Ürdün Temsilciler Meclisinden gelmifl ve 7 Aral›k günü yap›lan aç›klamada, hürriyet ve self- determinasyon rüzgârlar›n›n esti€i bu dönemde, uluslar›n özgürlüklerine kavuflmas›n›n fliddet ve ateflle önlenemeyece€i belirtilmifltir.

Bugüne kadar, ‹slam ülkeleri aras›nda, askerî harekât› müteakip, tek tepki Suudi Arabistan'dan gelmifltir. 12 Aral›k günü, Kral Fahd baflkanl›€›nda toplanan Bakanlar Kurulu sonras›nda, Suudi Arabistan'›n, Rusya'n›n, Çeçenistan'a müdahale etmesinden ve Çeçen topraklar›n›n bombalanmas›ndan üzüntü duydu€u; ayr›ca, Müslüman ve dost ülkeleri, Rus sald›r›s›n›n durdurulmas› için çaba sarf etmeye davet etti€i aç›klanm›flt›r.

Türkiye, gerek askerî harekât öncesinde gerek hakekât›n bafllamas›n› müteakip tepkisini aç›klayan ilk ülke olmufltur. 1 Aral›k 1994 tarihinde yap›lan aç›klamada, ilgililere, aralar›ndaki sorunlara müzakereler yoluyla, demokratik geleneklere ve insan haklar›na sayg› temelinde, siyasî ve meflru çözümler bulmalar› ça€r›s›nda bulunulmufltur. 11 Aral›k 1994 tarihinde yap›lan aç›klamada ise, daha önceki ça€r› yinelenmifl, bölgeye yak›n, tarihî ve kültürel ba€lar› bulunan Türk Milletinin, Kafkasya'y› sarsan silahl› ihtilaflara bir yenisinin eklenmesinden büyük endifle duydu€u dile getirilmifltir. Tüm ilgililerin, kan akmas›na engel olmalar› gerekti€i özellikle vurgulanm›flt›r.

12 Aral›k günü de, Rusya Federasyonu Büyükelçisi davet edilerek, Hükümetimizin, Çeçenistan'daki askerî harekâtla ilgili endifleleri bildirilmifl, can kayb›n›n önüne geçilmesine, özellikle sivil halk›n korunmas›na atfetti€imiz önem vurgulanm›fl ve bölgede, yeni kin tohumlar› at›lmas›na engel olunmas›nda büyük yarar gördü€ümüz ifade edilmifltir.

Dudayev, 17 Aral›k 1994 günü Say›n Cumhurbaflkan›m›za bir mesaj göndererek durumun tehlikelerine iflaret etmifl ve ihtilaf›n bar›flç› bir çözüme kavuflturulmas›n› arzu ettiklerini belirtip, çat›flmalar›n durdurulmas› için Türkiye'nin yard›mc› olmas›n› talep etmifltir. 17 Aral›k günü, ültimatom süresi sona ermeden, Say›n Cumhurbaflkan›m›z ve Say›n Baflbakan›m›z taraf›ndan Rusya Federasyonu Cumhurbaflkan› ve Baflbakan›na birer mesaj gönderilerek, sorunun bar›flç› yollarla çözüme kavuflturulmas› imkânlar›n›n araflt›r›lmas› talep edilmifltir. Ayr›ca, Hükümetimiz taraf›ndan da, bu konudaki aç›klamalar, zaman›nda ve yerinde yap›lm›flt›r. Öyle ki, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Çeçenistan'daki çat›flmalar›n t›rmanmaya devam etmesinden büyük endifle duydu€unu ifade ederek, "çocuk, kad›n, yafll› dahil halen 200 bin dolay›nda sivilin yaflad›€› belirtilen Baflkent Grozni üzerinde yo€unlaflan top atefli ve hava sald›r›lar›n›n masum canlar almas› kaç›n›lmazd›r" demifl; filhakika, aralar›nda uluslararas› bas›n›n, yani bir yabanc› gazetecinin de bulundu€u çok say›da masum sivilin hayat›n› kaybetti€i hat›rlat›larak, tekrar tekrar dikkat çekilmifltir.

Türk Hükümeti, böyle bir fliddetle ulafl›lacak sonucun kal›c› olabilece€ine ve bir yarar sa€layabilece€ine kesinlikle inanmamaktad›r. A€›r k›fl flartlar›nda Grozni'de s›k›flan ve bombard›man alt›nda kalan siviller ile hayatlar›n› kurtarmak için yollara düflen onbinlerce mültecinin, her fleyden önce yaflama hakk›na sayg› gösterilmesi ve koruma alt›na al›nmas› istenilmifltir.

Türk Hükümeti, sivil halka her türlü acil insanî yard›m›n derhal gönderilmesi için kendine düfleni yapmaya haz›r oldu€unu aç›klam›flt›r. Ayr›ca, tüm askerî harekât›n durdurularak, ihtilafa bar›flç› yöntemlerle çözüm aranmas›n›n kolaylaflt›r›lmas› ça€r›s›nda bulunmufltur.

De€erli milletvekilleri, Bat› dünyas›, Bosna-Hersek konusunda oldu€u gibi, bu konuda da -üzülerek söylemeliyiz ki- çeliflki içerisindedir. Bir yandan, insan haklar›ndan bahsedip, sorunun bar›flç› yollardan çözülmesini tavsiye ederken, di€er taraftan, olay›n, Rusya'n›n bir iç sorunu oldu€unu aç›kça vurgulayabilmektedir. Bu tan›m›n sonucu, olaylara seyirci kalmaktan baflka bir flekilde ifade edilemez.

Olay›, sadece Rusya'n›n bir iç sorunu olarak de€erlendirmek, acaba ne kadar do€rudur?.. Uluslar›n kendi geleceklerini belirleme hakk›, 20 inci Yüzy›l›n bafllar›ndan itibaren tüm dünyada kabul gören ve ‹nsan Haklar› Evrensel Bildirgesi, Helsinki Nihaî Senedi ve Paris fiart› gibi uluslararas› sözleflmelerde aç›kça tan›nan bir hakt›r. Çeçenistan'›n ba€›ms›zl›k ilan›, ayn› zamanda, mevcut uluslararas› -iflte bu sayd›€›m- norm ve yasalara da uygundur.

Çeçenistan, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birli€ini oluflturan ve Sovyet Federasyonu Sosyalist Cumhuriyetine ba€l› bir özerk cumhuriyet statüsündeyken, imzalanan bir seri anlaflmaya imza koyup koymam›fl olmas›n› da, ba€›ms›zl›k ilan›n›n yasal olup olmad›€› noktas›nda de€erlendirmeye tabi tutmak gerekmektedir.

Sovyetler Birli€ini oluflturan cumhuriyetlerden biri olarak, Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti de eski yasalar›n› de€ifltirmifl, Devlet Baflkan› Yeltsin'e ba€l› birlikler taraf›ndan ve fiilen, fiziksel olarak kapat›lm›fl, devlet, yeni seçimler ve anayasa temelinde yeniden örgütlenmifltir.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birli€i döneminden kalma yasalar yürürlükten kald›r›ld›€› için, Rusya Sovyet Federasyonu Sosyalist Cumhuriyetini oluflturan federe birimlerin; yani, özerk cumhuriyetlerin aras›ndaki iliflkilerin yasal çerçevesinin oluflturulmas› gündeme gelmifltir.

‹flte, bu do€rultuda, 31 Mart 1992'de, k›saca Rusya Federasyon Anlaflmas› olarak bilinen, Rusya Federasyonu içindeki egemen cumhuriyetlerin iktidar organlar› ile Rusya Federasyonunun devlet iktidar› federal organlar› aras›nda, yasama ve yetkinin da€›t›m› üzerine anlaflma imzalanm›flt›r.

Anlaflman›n girifl bölümünde de aç›kça belirtildi€i gibi, federasyon anlaflmas›, Rusya Federasyonunun egemenlik deklarasyonu ile Rusya Federasyonu içindeki cumhuriyetlerin egemenlik deklarasyonlar› temelinde imzalanm›flt›r; yani, eski Rusya Sovyet Federasyonu Sosyalist Cumhuriyeti içindeki cumhuriyetlerin egemenlik hakk› aç›kça tan›nm›flt›r ve bu hak temelinde, yeni federasyonun yasal çerçevesinde kurulmufltur. Rusya Federasyon anlaflmas›n›, o tarihteki Tataristan ve Çeçen-‹ngufl Cumhuriyetleri imzalamam›fllard›r. 12 Aral›k 1993 günü yap›lan Rusya Federasyonu yeni anayasa ve parlamento seçimlerine de bu iki cumhuriyet kat›lmam›flt›r. Bu durumda, Çeçenistan'›n Rusya Federasyonuna ba€l› oldu€unu belirten hiçbir anlaflma yoktur. Çeçenistan sorununun...

                   (Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Devam edin Say›n Ercan.

NEVZAT ERCAN (Devamla) – Hemen bitiriyorum efendim.

...Rusya'n›n toprak bütünlü€ü içinde çözülmesi yolundaki önerilerin de, izah etmeye çal›flt›€›m biçimde, yasal dayana€› bulunmamaktad›r.

Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; özetle, bölgede bar›fl ve istikrar›n yeniden tesisi için, öncelikle çat›flmalar›n durdurulmas›, soruna müzakere zemininde bar›flç› bir çözüm aranmas› ve tüm ilgililerin, uluslararas› norm ve standartlara göre, itidal içinde hareket ederek çözüm aramas› gerekti€ini düflünüyoruz.

Bu duygu ve düflüncelerle, genel görüflme aç›lmas› istikametinde oy kullan›lmas›n› Yüce Meclise arz ediyor, hepinize sayg›lar sunuyorum.

Teflekkür ediyorum Say›n Baflkan. (DYP ve RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ederim Say›n Ercan.

Say›n milletvekilleri, Hükümet ve Gruplar ad›na görüflmeler tamamlanm›flt›r. fiimdi, s›ra, önerge sahiplerine gelmifltir. Üç önergeyi birlefltirdi€imiz için, üç önerge sahibine de konuflma hakk› do€mufltur.

Say›n fiener, bu aflamada m› konuflacaks›n›z, yoksa genel görüflme s›ras›nda m› konuflacaks›n›z?

ABDÜLLAT‹F fiENER (S›vas) – Bu aflamada...

BAfiKAN – Bu aflamada konuflmak istiyorsunuz.

Say›n Abdüllatif fiener, Say›n Muhsin Yaz›c›o€lu ve Say›n Muharrem fiemsek'e s›ras›yla söz verece€im.

Önerge sahiplerinin görüflme süreleri 10'ar dakikad›r.

Buyurun Say›n fiener.

ABDÜLLAT‹F fiENER (S›vas) – Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Çeçenistan ve Kuzey Kafkasya'daki geliflmelerle ilgili olarak vermifl oldu€umuz genel görüflme önergesinin Meclis gündemine al›narak bugün görüflülmesini sa€layan ve Dan›flma Kurulunda bunu olumlu oylar›yla destekleyen, grubu bulunan partilere teflekkür ediyorum. Geç de olsa, haz›rlam›fl olduklar› ayn› konudaki önergelerle Meclise baflvuran di€er arkadafllar›m›za da teflekkür ediyorum.

Ancak, burada, görüflmeler devam ederken, baz› grup sözcülerinin ve özellikle Say›n Bakan›n, bütün dünyay› dolafl›rken bir türlü Kuzey Kafkasya'ya ve Çeçenistan'a geçemeyiflini de yad›rgad›€›m› belirtmek istiyorum. (RP s›ralar›ndan alk›fllar) Özellikle Say›n Bakan›n, önergemizdeki, "Türkiye Kafkasya'daki geliflmelere ilgisiz kalamaz" ifadesine niçin kat›lmad›€›n› da bir türlü anlayabilmifl de€ilim; çünkü, önergedeki ifade, Türkiye'nin ilgisiz kalamayaca€›yla ilgilidir. Hükümet ilgisiz kalm›flt›r demiyordum; ama -ifade net bir flekilde oldu€u halde- bundan duydu€u rahats›zl›€› dile getirmesi, herhalde, ilgisizli€ini hissetmifl olmas›ndan kaynaklanmaktad›r. (RP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar)

fiu ana kadar, Çeçenistan'daki geliflmelerle ilgili olarak, Kuzey Kafkasya'daki geliflmelerle ilgili olarak ne yapt›klar›n› s›ralad›lar. "Ssivil halk›n korunmas›n› istedik" diyorlar. Her gün Grozni bombalan›rken, sivil halk katledilirken, insan haklar› ihlalleri yap›l›rken; hâlâ "sivil halk›n korunmas›n› istedik" cümlesinin bir anlam ifade edip etmedi€ini takdirlerinize arz ediyorum. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

Yine, Say›n Bakan "insanî yard›m göndermek istedi€imizi bildirdik" diyor. Henüz, hiçbir fley gönderilmemifl, bir kutu aspirin gitmemifl; ama, insanî yard›m gönderme taleplerini ifade etmifller... Bunun da bir anlam› varsa; yine, Yüce Kurulun anlay›fl›na, takdirlerine b›rak›yorum. Özellikle, "Çeçenifltan meselesinin, Kuzey Kafkasya meselesinin, çok boyutlu politikam›z›n duyarl› dengeleri içerisinde de€erlendirilmesi" diye kulland›€› ifadenin, d›fl politikam›zdaki çekingenlik, ürkeklik ve uluslararas› merkezlere teslimiyetçili€in ifadesi oldu€unu burada tekrar ifade etmek istiyorum. (RP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar)

Say›n Bakan Kuzey Kafkasya'n›n tarihinden bahsederken, Çeçenistan'dan bahsederken, birtak›m doktriner tart›flmalara, üsluplara girdiler. Sovyet Rusya, 1917 Bolflevik ‹htilaliyle Kuzey Kafkasya bölgesini de€erlendirmifl; bu bölgede, kapitalist üretim iliflkilerinin geliflmedi€ini tespit etmifl; sonra, demifl ki, "burada Asya tipi üretim tarz› vard›r" vesaire diye gidiyor.

Say›n Bakan, önce, bu ifadeleriyle her ne kadar, birtak›m doktriner bilgilere sahip oldu€unu kan›tlamaya kalk›flt›ysa da, Marksizmi dahi bilmedi€ini buradan ifade etmek istiyorum. (RP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri,alk›fllar)

Sovyet Rusya'n›n resmî yorumunda, "Asya üretim tarz›" diye bir fley yoktur. Befl aflamac› bir anlay›fl vard›r. Hiçbir zaman, Kuzey veya Güney Kafkasya bölgesini de, Asya üretim tarz› çerçevesinde de€erlendirmifl de€illerdir. Böylesine, bir taraftan doktriner yanl›fllarla dolu yorumlarda bulunmak, bir taraftan da bir türlü Kafkasya'ya giremeden dünyan›n dört bir yan›nda dolaflmak yerine, somut, net fleyler söylemesini beklerdik.

Say›n milletvekilleri, Kafkasya -özellikle Kuzey Kafkasya- ve Çeçenistan, önergede de belirtti€imiz gibi, Türkiye'nin ilgisiz kalamayaca€› bir bölgedir. Bu bölgeyle Türkiye'nin tarihî ba€lar› vard›r, dinî, kültürel ba€lar› vard›r, akrabal›k ba€lar› vard›r. Bunlar› yad›rgamak veya bunlar› yokmufl farz edip bu bölgeye öylesine yaklaflmak, sa€l›kl› bir durum de€ildir. Di€er taraftan, flu an, dünyada oluflan hadiseleri, Türkiye aç›s›ndan da çok dikkatli bir flekilde takip etmek zorunday›z. Ortodoks çemberi, bir taraftan, bat›m›zda Bosna-Hersek olaylar›yla; di€er taraftan, bugün, Çeçenistan'da, Kuzey Kafkasya'da yaflanan hadiselerle bizi kuflatmaya çal›fl›rken, elbette, bizim de duyarl› olmam›z laz›md›r; millî menfaatlar›m›za uygun politikalar› ortaya koymam›z, gelifltirmemiz laz›md›r.

Kuzey Kafkasya ve Çeçenistan bölgesi, Türkiye aç›s›ndan fevkalade stratejik önemi olan bir bölgedir. Çin Seddine kadar uzanan Türk cumhuriyetlerinden bahsediyoruz. Bizi, Hazar Denizinin do€usundaki Orta Asya Türk cumhuriyetlerine ulaflt›ran en önemli koridor, Abhazya'dan bafllay›p, Da€›stan'a kadar uzanan Kuzey Kafkasya koridorudur. Bu bölgenin ve bu bölgedeki geliflmelerin çok sa€l›kl› bir flekilde de€erlendirilmesi ve takip edilmesi gerekmektedir. Sonra, bu bölge, her zaman Türkiye'nin bir güvenlik flemsiyesi olmufltur. Tarihî hadiseler bunu kan›tlamaktad›r. 93 Harbi s›ras›nda, Kars'›n, Ardahan'›n Ruslar taraf›ndan iflgal edilmesi üzerine, bu Kuzey Kafkasya halklar›, Osmanl›y› desteklemek için ayaklanm›fllard›r ve Ruslara karfl› mücadele vermifllerdir; Ruslar›n, bu bölgeden, Kars'tan, Ardahan'dan çekilmesine sebep olmufllard›r.

Yine, ayn› flekilde, ‹kinci Dünya Savafl› sonras›nda, Stalin, Türkiye'ye yönelik talepleri nedeniyle, Kuzey Kafkasya'da meydana gelebilecek dirençleri k›rabilmek için, bu bölge halk›n› sürmüfltür; Rusya'n›n, Kazakistan'›n di€er bölgelerine da€›tm›flt›r.

Bu önemi önümüzde dururken, hâlâ, bu bölgeyle ilgili sa€l›kl› ve millî politikalara uygun de€erlendirmeler yap›lamay›fl›n› yad›rgad›€›m›, tekrar ifade etmek istiyorum.

Her fleyden önce, Türk d›fl politikas›n›n, olaya yaklafl›rken, Rusya'n›n toprak bütünlü€ünden bahsederek olay› de€erlendirmesi, fevkalade yanl›flt›r. (RP ve ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

Bunu söylemek bizim görevimiz de€ildir, bunu söylemek Türkiye'nin ifli de€ildir; e€er, Türkiye, olaya sa€l›kl› bir de€erlendirme getirecekse, bu bölgedeki insan haklar› ihlallerini dile getirmelidir. Asl›nda, bu bölgede, sadece iki haftad›r de€il, yüzelli y›ld›r insan haklar› ihlal edilmektedir. Bu bölgedeki insanlar soyk›r›ma tabi tutulmufllard›r, zorunlu göçe icbar edilmifllerdir ve onbefl gündür, izliyoruz, sivil yerleflim bölgeleri, Grozni, her gün Rus uçaklar› taraf›ndan bombalanmaktad›r; siviller, yafll›lar, kad›nlar ve çocuklar katledilmektedir. Bundan daha belirgin, net bir insan haklar› ihlali olamaz; insan haklar›n›n ihlal edilmesi karfl›s›nda da, uluslararas› hukuk, buna sessiz kalamaz ve Türkiye, bütün ülkelerden önce buna sessiz kalmamal›d›r, kalmamal›yd›. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

Bu konuda, insan haklar› ihlalleri konusunda en küçük bir imada dahi bulunulmazken, di€er taraftan, bak›yoruz, Danimarka, bölgedeki insan haklar› ihlallerini k›n›yor, Rusya'y› k›n›yor, Norveç k›n›yor, Letonya k›n›yor; ama, Türkiye'den k›namay› ifade edebilecek tek bir cümle dahi ç›km›yor!

Di€er taraftan, Rusyan›n toprak bütünlü€ünden bahsetmenin fevkalade yanl›fl oldu€unu tekrar ifade etmek istiyorum.

Uluslararas› metinler var. Bunlarda, Birleflmifl Milletler flart›nda, insan haklar›yla ilgili bütün belge ve sözleflmelerde, halklar›n kendi kaderini tayin etme hakk› vard›r. Bu bölgede yaflayan insanlar, kendi kaderlerini tayin etme hakk›na sahiptirler. Uluslararas› hukuk nezdinde de bu böyledir. Uluslar›n kendi kaderlerini tayin etme haklar›, ‹kinci Dünya Savafl› sonras›nda, sömürgelerin ba€›ms›zl›k taleplerine yönelik olarak kullan›lm›flt›r; ama, son y›llarda, bu hakk›n, federasyonlar içerisindeki federe devletlerin de bir hakk› oldu€u kabul edilmifltir. Nitekim, bu görüfl do€rultusundad›r ki, Yugoslavya Federasyonuna ba€l› Slovenya, H›rvatistan, Bosna - Hersek, Makedonya gibi federe devletçiklerin ba€›ms›zl›k ilanlar›, Birleflmifl Milletlere üye bütün ülkeler taraf›ndan kabul edilmifltir, desteklenmifltir.

                              (Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Devam edin efendim.

ABDÜLLAT‹F fiENER (Devamla) – Niçin desteklenmifltir; çünkü, halklar›n kendi kaderlerini tayin hakk›na sahip olduklar› görüflü, federasyon içindeki federe devletlere de tan›nan bir hak olarak kabul edildi€i içindir; ama, maalesef, bu gerçekler, bu aç›k, net görüntüler ortada iken, Türkiye'nin, ne insan haklar› ihlalleri konusunda ne de Çeçenistan'›n ba€›ms›zl›k talepleri konusunda aktif olarak devrede olmad›€›n› görüyoruz. Bundan dolay› da üzüntü duyuyoruz. Yüce Meclisin tüm üyelerinin de bu tutumdan dolay› üzüntü duyduklar› kanaatindeyim. Hükümeti oluflturan siyasî partilerin grup sözcülerinin yapm›fl olduklar› konuflmalarda da, bu, aç›k seçik izlenmifltir, tespit edilmifltir.

Burada, maalesef, D›fliflleri Bakanl›€› personelinin bulunmay›fl›n› da yad›rgad›€›m› belirtmek istiyorum. Umar›m, Say›n Bakan›n buraya yaln›z gelmesi, ilk bakanl›k günlerine rastlam›fl olufluyla ilgili de€ildir.

Bu çerçeve içerisinde, genel görüflmenin aç›lmas›n› ve bu genel görüflme esnas›nda, gerek Hükümet taraf›ndan gerek siyasî partiler taraf›ndan, konunun, daha detayl›, daha kapsaml›, daha flümullü olarak ortaya konulmas›n›, burada yap›lan konuflmalar›n ve görüfllerin Hükümete ›fl›k tutmas›n› diliyorum ve hepinize sayg›lar sunuyorum. (RP, ANAP, MHP ve BBP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ederim Say›n fiener.

Say›n Muhsin Yaz›c›o€lu, buyurun.

MUHS‹N YAZICIO⁄LU (S›vas) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; etraf›m›zda giderek daralan atefl çemberinin, her geçen gün, bizi yaralayan, üzüntüye bo€an -gerek Balkanlarda gerek Kafkaslar'daki ac›lardan birisi olarak- Çeçenistan'›n iflgali dolay›s›yla, milletimizin yaralanan yüre€inin, bir noktada sesi olmak ve konunun, Türkiye Büyük Millet Meclisinde acilen ele al›narak, millî bir siyasetin ortaya konulmas› ve belirlenmesi aç›s›ndan önem arz eden bir genel görüflmenin aç›lmas› konusunda yap›lan bu toplant›y›, Çeçenistan bak›m›ndan, gelece€imiz bak›m›ndan önemli görüyorum ve sözlerime bafllarken, ça€›m›z›n fieyh fiamil'i Dudayev'e ve kahraman Çeçenlere, hürriyet ve ba€›ms›zl›k mücadelelerinde baflar›lar diliyor ve orada flehit olan bütün insanlar›n hat›ralar› önünde sayg›yla e€iliyorum.

Rusya, Afganistan'da uygulam›fl oldu€u usul ve üslubu, Çeçenistan'da da aynen uygulam›flt›r. Sovyetler Birli€i döneminde, önce, Afganistan içerisinde bir muhalif grup meydana getirmifl, sonra onun ça€r›s›na uydu€u iddias›yla, ba€›ms›z Afganistan'› iflgale kalk›flm›flt›. Ayn› fleyi -flu anda- Çeçenistan için de uygulam›flt›r. Nas›l ki, Afganistan'›n iflgali Sovyetler Birli€inin da€›lmas›n› meydana getirmiflse, hemen ifade etmek istiyorum ki, Çeçenistan'› iflgale kalk›flan Rusya da, dökmüfl oldu€u kanda bo€ulacak ve sonuçta, nas›l Afganistan'›n, Sovyetleri da€›tmas›na sebep olan direnifliyle karfl›laflm›flsa, Çeçenistan iflgalinde de, Rusya ayn› ak›betle karfl› karfl›ya kalacakt›r.

Öncelikle flunu belirtmek istiyorum: Kafkasyan›n yerli halklar›ndan biri olan Çeçenler ve onlar›n özyurdu olan Çeçenistan, Kafkaslar›n ayr›lmaz bir parças›d›r. fiimdi, Çeçenistan'da bir ilhak ve soyk›r›mla karfl› karfl›yay›z. Bu soyk›r›m karfl›s›nda biz, olay›, Rusya'n›n bir iç sorunu olarak asla göremeyiz. Bu, hukukî aç›dan da, tarihsel aç›dan da böyle ifade etmeye mecbur oldu€umuz bir olayd›r.

Çeçenistan, Sovyetler Birli€inin da€›l›fl› s›ras›nda, yeniden yap›lanan Rusya Federasyonu içerisinde yer almam›flt›r; dolay›s›yla, Rusya Federasyonunun hukukî hiçbir metninin alt›na imza koymam›flt›r. Bu sebeple, Çeçenistan, selfdeterminasyon hakk›n› kullanm›fl ve 1991 y›l›nda ba€›ms›zl›€›n› ilan etmifltir. O andan itibaren, alt›na imza koymam›fl oldu€u Rusya Federasyonunun hiçbir ba€lay›c› hükmüne de tabi de€ildir. Dolay›s›yla, Çeçenistan, Rusya'n›n yeniden yap›lanmas›nda yer almad›€› için, Sovyetler Birli€i da€›ld›€› s›rada, Sovyetler Birli€i içerisinde yer alm›fl olan bütün di€er cumhuriyetlerin kendi iradesiyle ortaya koydu€u ba€›ms›zl›k ve onun arkas›ndan meydana getirmifl oldu€u Ba€›ms›z Devletler Toplulu€u içerisinde de yer almam›flt›r.

Yani, kendi iradesini ortaya koymufl, arkas›ndan, hür olarak, demokratik hakk›n› kullan›p, kendi Cumhurbaflkan›n› da seçmifltir. Yüzde 85 oy alarak seçilmifl bir Cumhurbaflkan› vard›r; Dudayev, yüzde 85 oyunu ald›€› bir halk›, ba€›ms›z bir cumhuriyeti temsil etmektedir. Dolay›s›yla, Rusya'n›n buradaki hareketi, tamamen bir iflgal, ilhak hareketidir ve ba€›ms›zl›€a karfl› emperyalist, sald›rgan bir harekettir.

Burada, biz, ba€›ms›z bir devletin yan›nda m› yer alaca€›z, yoksa Çarl›k Rusyas›n› yeniden ihya etmek isteyen, sald›rgan, yay›lmac› Rusya'n›n yan›nda m› yer alaca€›z? Taraf›m›z› aç›kça ortaya koymak mecburiyetindeyiz.

Üzülerek ifade ediyorum ki, Amerika Birleflik Devletleri, küçük Yalta olarak adland›rd›€›, Clinton ve Yeltsin aras›ndaki görüflmeden, ortaya ç›kan yeni paylafl›m›n bir ifadesi olarak, Kafkaslar› Rusya'n›n arka bahçesi gibi tarif eden yaklafl›m›n›; yani, bu hadiseyi Rusya'n›n iç ifli olarak  görme yaklafl›m›n›, ayn› flekilde, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsil eden kifliler taraf›ndan da bu yaklafl›m› ortaya koyacak flekilde benzer  aç›klamalar yap›lmas›n› üzüntüyle karfl›l›yoruz ve bunu asla kabul etmiyoruz.

Mu€lak, belirsiz ve iflgalciye cesaret verecek aç›klamalar yerine, millî perspektif, millî siyaset ve milletimizin menfaatlar› ve haklar› do€rultusunda aç›k ifadeler kullanmak daha do€ru olur kanaatindeyim. Bu itibarla, Türk Milletinin, Çeçenistan'›n iflgali karfl›s›nda gösterdi€i ilgi ve duyarl›l›€›, sayg› ve takdirle karfl›l›yorum.

fiu ana kadar, hiç tereddüt etmeden, akrabal›k, manevî ve millî ba€lar›m›z aç›s›ndan meseleye yaklaflarak, millî duyarl›l›k ortaya koyan Türk Milletinin bu duyarl›l›€›n› sayg›yla ve takdirle karfl›larken; milleti temsil eden ve milletin hissiyat›n›n tercüman› olmas› gereken organlar›m›z›n...

AL‹ O⁄UZ (‹stanbul) – Milletin gerisinde kalan ...

MUHS‹N YAZICIO⁄LU (Devamla) – ...milletin gerisinde kalm›fl olmas›n› da, üzüntüyle karfl›l›yorum. (ANAP ve RP s›ralar›ndan alk›fllar)

Kendi parlamentosunu bombalamaktan çekinmeyen bir diktatör olan Yeltsin, Çeçenistan'› iflgal girifliminden vazgeçmezse, bütün Kafkas halklar› ve Türk dünyas›, savafl›n, giderek, taraf› durumuna gelecektir.

                   (Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Devam edin efendim.

MUHS‹N YAZICIO⁄LU (Devamla) – Tamaml›yorum efendim.

Haks›zl›k ve zulümler karfl›s›nda daima bir bütün olmufl Kafkas topluluklar› ve Müslüman Türk Milleti, Çeçenlerin bu onurlu mücadelesinin yan›nda kararl›l›kla yerlerini alacak ve bu direniflin yan›nda yerini al›rken, maddî ve manevî, her alanda bu mücadeleye omuz verecektir.

D›fl politikam›z, millî bir çizgi üzerinde olmak mecburiyetindedir. fiu ana kadar, Türkiye d›fl politikada, maalesef, pasif savunma anlay›fl›yla siyasî yörüngesini belirlemifltir; d›fl politikada, hep, pasif savunma çizgisini takip etmifltir. Türkiye, etraf›nda meydana gelen olaylar, konjonktür ve kendi millî menfaatlar›n› dikkate alarak, art›k, aktif savunmaya dayanan bir d›fl politika izlemek zorundad›r. Bunun için, art›k, Türkiye, kabu€unu y›rtmal›, tarihin kendi üzerine yüklemifl oldu€u misyonun gere€ini ortaya koymal› ve buna uygun bir siyaset yapmal›d›r. Buna, tarih bizi zorlamaktad›r.

Bunu ifade ederken, asla, savafl 盀›rtkanl›€› yapmak veya Türkiye'yi maceraya sevk etmek gibi bir duygu içerisinde söylemiyorum; tarih, bize bunu mecbur k›lmaktad›r. Biz, tarihin hükmetti€i, üzerimize yükledi€i misyonu yerine getirmek zorunday›z.

Onun için, Türkiye, asla kendi kabu€una girerek, kabu€una s›k›flarak hareket edemez. Osmanl›, Düyun-i Umumiyeyle idare edildi€i bir durumdayken bile, Trablusgarp'ta donanmas›n› gezdiriyor, Galiçya'da ve Kafkaslarda asker bulunduruyordu; niçin; ‹stanbul'da rahat oturmak için. Bugün, e€er, Ankara'da rahat oturmak istiyorsak -b›rakal›m inançlar›m›z›n, soyumuzun gerektirdi€i mecburiyetleri- sadece savunma için, Kafkaslar politikas›na aktif müdahalede bulunmak, Bosna'ya aktif müdahelede bulunmak mecburiyetindeyiz. (BBP ve RP s›ralar›ndan alk›fllar)

Onun için, Türkiye'nin, Türk dünyas›n›n ve Kafkas topluluklar›n›n savunma bendi olan Çeçenistan'›n bu bendinin y›k›lmamas› ve Dudayev'in flahs›nda verilen bu flanl› direniflin k›r›lmamas› için, elimizden gelen her fleyi yapmak zorunday›z; sadece sözle de€il, fiilen yapmak mecburiyetimiz var.

Burada, Türk Milletinin hissiyat›na tercüman olmak bak›m›ndan -sözlerimi tamamlarken- yaflas›n kahraman Çeçenlerin hürriyet ve ba€›ms›zl›k mücadelesi, kahrolsun her türlü emperyalizm ve sömürgecilik diyorum.

Sayg›lar›m› sunuyorum. (BBP, ANAP ve RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ediyorum Say›n Yaz›c›o€lu.

Önerge sahiplerinden, son konuflmac› olarak, Say›n Muharrem fiemsek; buyurun.

MUHARREM fiEMSEK (Çorum) – Say›n Baflkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin de€erli üyeleri; vermifl oldu€umuz önergeyle ilgili olarak, önerge sahibi s›fat›yla söz alm›fl bulunuyorum. Bu vesileyle, Yüce Heyetinize sayg›lar›m› sunuyorum.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; bugün, kardefl Çeçenistan'da büyük bir katliam, büyük bir trajedi yaflanmaktad›r ve büyük bir insan haklar› ihlali olay›yla karfl› karfl›ya bulunmaktay›z.

Çeçenlerin geçmifline bakt›€›m›z zaman, millî olan her türlü hak ve hürriyetten, gerek Çarl›k Rusyas› ve gerekse komünizm rüyas› dönemlerinde mahrum edilen Kuzey Kafkasyal›lar,  yaklafl›k ikiyüz y›ldan beri, her türlü bask›, sürgün ve zulümle karfl› karfl›ya kalarak, Ruslaflt›rma siyasetine kurban edilmek istenmifllerdir. fieyh fiamillerin yakt›€› ba€›ms›zl›k ve hürriyet meflalesi, daima Kuzey Kafkasyal›lar›n iman kayna€›, direnç kayna€› olmufltur.

Birinci Dünya Harbi sonras›na do€ru Çarl›€›n çökmesi üzerine, di€er Kafkasya milletleri gibi, Kuzey Kafkasyal›lar da, kendisinin tayin edece€i ve faydalanaca€›, her milletin kendi mukadderat›n› kendisinin tayin edece€i haklardan istifade ederek, istiklallerini ilan etmifllerdir. Milletlerin istiklallerini bir hak olarak törenle ilan eden bolflevikler, Kafkasya'da millî mukadderatlar›n› ele alan hürriyetperver milletlere karfl›, hainane bir surette taarruza geçmifller; üstün kuvvetlerine dayanarak, Kafkasya milletlerini, tekrar, Çarl›k Rusyas›nda oldu€u gibi, boyunduruklar› alt›na almak istemifller; ilk taarruz ettikleri ülke de, Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti olmufltur; daha sonra, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan Cumhuriyetlerini ele geçirerek, yay›lmac› ve sömürgeci politikalar›n› devam ettirdiklerini ortaya koymufllard›r.

De€erli milletvekilleri, Kuzey Kafkasyal›lar, bu k›z›l istilaya karfl› var kuvvetleriyle mukavemet göstermifllerdir. Bu millî mukavemet hareketi çeflitli safhalar arz etmekle beraber, mukavemet hareketinin öncüleri, baflta Çeçenler, ‹ngufllar, Karaçayl›lar, Balkarlar, Avarlar, Çerkezler olmak üzere, en iptidaî silahlarla Rus iflgalcilerine karfl› çarp›flm›fllard›r. Bu çarp›flmalar›n en önemlileri de, 1921 y›l›nda bafllayan ve aylarca devam eden isyan ile 1930-1933 y›llar›nda meydana gelmifl olan olaylarda yaflanm›flt›r.

Stalin'in Rusyas› ile hemhudut olan Müslüman cumhuriyetler ortadan kald›r›larak, bunlar›n Rusya'ya ba€lanmas› planlanm›fl, bunda da ilk darbeyi, Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti yemifltir. Bu Cumhuriyeti oluflturan Kuzey Kafkasya kavimlerini birbirlerinden ay›rarak, muhtar cumhuriyet ve muhtar vilayet haline getirdikten sonra, bunlar› teker teker Rusya Federasyonuna ba€lam›fllar. "E€er, bu Cumhuriyet, Sovyetler Birli€inin da€›lmas›na kadar devam etseydi, Kuzey Kafkasya'y›, Rus Federasyonunun iç meselesi olarak gösterme çabas› içinde bulunan Amerika Birleflik Devletleri ile Bat› ülkeleri bu durumu nas›l izah edeceklerdi" sorusunun cevab›n› burada bulmakta güçlük çekmekteyiz.

De€erli milletvekilleri, bugün Kuzey Kafkasya asla ve asla Rusya Federasyonunun bir iç meselesi olamaz bu, Kuzey Kafkasya Cumhuriyetinin yeniden kurulmas› meselesi olarak görülmektedir. Bunun öncülü€ünü bugün kahraman Çeçenler yapmaktad›r. Di€er Kafkas halklar› da, ‹ngufllar gibi, aç›k ve net olarak, bu Rus istilas›na karfl› gerekli reaksiyonu mutlaka göstermelidirler. Çeçenler, her dönemde, böyle kahramanl›klar göstermifllerdir. Rus askerlerinin taaruzunu önlemek ve gedik vermemek için, siperlerde kendilerini birbirlerine ba€layarak kahramanl›k destanlar› yazd›klar›n› da tarih göstermektedir.

Ruslar, komünist dönemde de ayn› bask› ve sürgünleri devam ettirmifllerdir. ‹flgalin ilk y›llar›nda topraklar›n› kamulaflt›rarak kolhoz ve solvozlar kurmaya bafllad›klar› 1930 y›llar›ndan daha sonra da, sadece Kuzey Kafkasyal› kardefllerimize de€il, Sovyetlerdeki bütün Müslüman Türk ayd›nlar›na, ilim adamlar›na, hatta, Komünist Partisinin mensuplar›na, onlara hizmet edenlere karfl› bir kampanya bafllatarak, bunlar›, Pantürkist, Türkiye'nin casusu olduklar›n› ileri sürerek ya kurfluna dizmifller veya tarihçi Ziya Bünyatov'un KGB arflivine dayanarak "K›rm›z› Terör" adl› kitab›nda yazd›€› gibi, kamyonlara ve vagonlara doldurmak suretiyle sürgün etmifller ve ortadan kald›rmaya çal›flm›fllard›r.

Ruslar, ayn› metodu, Çeçenlere, ‹ngufllara, Karaçayl›lara, Balkarlara, Avarlara, Lezgillere ve di€er Kuzey Kafkasyal› kardefllerimize de uygulam›fllard›r.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; bugün, Çeçenistan'da meydana gelen olaylar› çok iyi tahlil etmek laz›md›r. Bugün, Çeçenistan'daki olaylar›n, Rusya Federasyonundaki iç geliflmelerden ilgisiz oldu€unu söylemek mümkün de€ildir. Çeçenistan, 1991 Ekiminde, parlamento ve cumhurbaflkanl›€› için seçim yapm›flt›r. General Dudayev, Çeçen Halk›n›n Milli Kongresinin ‹cra Komitesi Baflkanl›€›na seçilmifltir. Rusya Federasyonu, bu seçimleri yasa d›fl› sayarak iptal etmifltir. Boris Yeltsin, Çeçenistan'da s›k›yönetim ilan ederek, ülkeyi, do€rudan merkeze ba€lam›fl; Çeçenler, Federasyon Anlaflmas›n› da imzalamam›fllard›r. Yeltsin'in, flimdiye kadar, Moskova'daki muhaliflerini sindirmekle u€raflt›€›, parlementosunu bombalad›€› da bilinmektedir.

De€erli milletvekilleri, Rusya'n›n Çeçenistan'a müdahalesinin çeflitli sebepleri vard›r; bunlar:

1.- Rusya Federasyonu, halen, 16 cumhuriyet ve 5 özerk bölgeden oluflmaktad›r. Rusya, ba€›ms›zl›k rüzgârlar›n›n di€er cumhuriyetlere de esmesinden endifle etmektedir. Nitekim, Tatarlar da, zaman zaman merkezle anlaflmazl›€a düflmektedirler.

2.- Çeçenistan ayr›l›rsa, Rusya, Kafkaslarda nüfuzunu kaybedecek, federasyondan kopmalar olacak; hatta, Ba€›ms›z Devletler Toplulu€u üzerindeki etkisi azalacakt›r.

3.- Yeltsin'in muhalifleri güçlenecek, kendisinin iktidarda kalmas› zay›flayacakt›r.

4.- Çeçenistan, Kafkaslar'›n petrol merkezidir. Grozni, Gudamers, Malgobek, Çeçenistan'›n petrol üretim ve rafineri tesislerinin bulundu€u yerlerdir. Üretilen petrol, boru hatt›yla, Hazar'da Mahaçkaleye, Karadenizde Tuapse'ye ulaflmaktad›r. Çeçenler, petrol boru hatt›n› kontrol alt›nda tutmaktad›rlar. Do€algaz da buradan sevk edilmektedir.

5.- Grozni, demiryollar›n›n kesiflti€i bir yerdir. Demiryolu hatt›, Bakü 'de Hazar Denizine, Tuapse'de Karadenize, Rostov'da Azak Denizine ulaflmaktad›r. Çeçenlerin demiryolunu tuttu€u bu merkezde, Rusya'y› rahats›z etti€i bilinmektedir.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; 5 Aral›k 1994 tarihinde Yeltsin, Çecenistan üzerine 30 bin kiflilik bir kuvvet sevk etmifltir. Bu kuvvetler, ‹nguflya ve Da€›stan'dan geçerken taciz edilmifltir. 13 Aral›kta ateflkes için 48 saatlik süre verilmifl, bu süre, 15 Aral›kta 48 saat daha uzat›lm›fl, ancak, Vladivostok'ta yap›lan görüflmelerden bir sonuç al›namam›flt›r. Karada direniflle karfl›laflan Ruslar, Grozni'yi havadan bombalamaya bafllam›fllard›r; bombard›manda siviller de hedef olmufltur.

Rus halk›n›n büyük bir k›sm›, Çeçenistan'a müdahaleye karfl›d›r. Nitekim, 11 Aral›k Pazar günü Moskova'da 5 bin kiflinin kat›ld›€› bir gösteri yap›lm›flt›r. Parlamentoda ise reformistler, Çeçenistan'a müdahaleden dolay› Yeltsin'e karfl› cephe alm›fllar ve bir parlamento karar› da ald›rm›fllard›r.

Çeçenlerin fliddetli direniflleri karfl›s›nda, hiçbir komutan, cepheye gitmek ve sorumluluk almak istemedi€inden, harekât›, Savunma Bakan› üstlenmek zorunda kalm›flt›r. Halihaz›rda, savafl uçaklar› deste€indeki Rus kuvvetleri Grozni'ye girmifltir; ancak, mahalle aralar›na girmeye cesaret edememektedirler.

Karargâh›, Rus birliklerine karfl› fliddetle direnen Dudayev, ba€›ms›zl›k mücadelesini de yürütmektedir.

Rus sald›r›lar›, özellikle hava bombard›manlar›, pek çok sivil halk›n can kayb›na da sebep olmakta, âdeta bir k›y›ma dönüflmüfl bulunmaktad›r.

BAfiKAN – Say›n fiemsek, toparlayabilir miyiz efendim...

MUHARREM fiEMSEK (Devamla) – Hay hay Say›n Baflkan›m.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Türkiye, d›fl politikas›nda art›k bir ilim haline gelmifl olan siyaset planlamas› konusundaki eksi€ini, hiç de€ilse, bu Çeçenistan olay›ndaki eksi€iyle görmüfl olmal›d›r. Türkiye, d›fl politikada, elli y›l, yüz y›l sonra meydana gelebilecek muhtemel olaylara göre haz›rlanm›fl alternatif d›fl politikalara sahip olmad›€› için, dünyada meydana gelen olaylar›n gerisinde kalmakta, haz›rl›ks›z yakalanmakta, yer yer de yanl›fll›k yapmaktad›r. D›fl politika konular›nda, Türkiye, siyaset planlamas› konusundaki eksi€inin sanc›lar›n› yaflamaktad›r. Bunun için, d›fl politikadaki bu eksi€in, hiç de€ilse, bu olaydan sonra giderilmesini diliyorum.

De€erli milletvekilleri, Türkiye, Çeçenistan'la ilgili politikalar›n› yeniden gözden geçirerek, daha aktif ve tutarl› davranmaya mecburdur; bunun için, Türkiye'de, bu meseleye partilerüstü bir anlay›flla yaklaflmal›y›z.

Rusya Federasyonunun Çeçenistan'da bafllatt›€› iflgal harekât›, maalesef, Türkiye taraf›ndan, Rusya'n›n bir iç ifli olarak nitelendirilmifltir. Bu, fevkalade yanl›fl bir tespittir.

De€erli arkadafllar, Türkiye, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya ile ilgili konularda özel bir konuma sahiptir. Bu özel durum, bölgenin, Türkiye bak›m›ndan, kendi güvenli€i aç›s›ndan arz etti€i önemin yan› s›ra, tarihî, millî, dinî ilgi sahas›na girmesinden kaynaklanmaktad›; bu sebeple, Türkiye'nin, Çeçenistan'›n u€rad›€› bu haks›z iflgali, Rusya'n›n bir iç meselesi gibi telakki etmesi isabetsiz olmufltur.

Federasyon anlaflmas›na kat›lmam›fl bulunan Çeçenistan'›n hukukî durumunu federasyon kapsam›nda de€erlendirmek de yanl›flt›r. Dünyada, çeflitli devletlerin "ön bahçem, arka bahçem" diyerek, etki ve yetki alanlar› icat etti€i bir s›rada, Türkiye'nin, tarih ve kültür bahçesi olan Çeçenistan'›, Rusya'n›n bir iç ifli olarak görmesi do€ru de€ildir.

Öte yandan, Helsinki ‹nsan Haklar› ‹zleme Komitesi, temel insan haklar› bak›m›ndan, bu müdahalenin, Rusya'n›n bir iç ifli say›lamayaca€›n› vurgulamakta; gerçekten, Bosna'da ve Azerbaycan'dan sonra Çeçenistan'da da bir insanl›k trajedisi yafland›€›n› belirtmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti, bu haks›z iflgal ve sald›r› olay›n› sürekli izleyip, uluslararas› platformlarda gerekli giriflimlerde bulunarak, sonuç elde edilmesine gayret göstermelidir. G›da, ilaç ve sair ihtiyaç maddelerinin karfl›lanmas› konusunda, derhal gerekli teflebbüslerde bulunmak zorunda oldu€umuzu da ifade etmek istiyorum.

Çeçenistan'daki iflgalle ilgili, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, mümkün olursa hemen bugün, bir Meclis karar› al›narak, ilgili kurulufllara ve bütün dünya kamuoyuna bildirilmelidir.

Türkiye, Kafkaslardaki kardefl devletlerin bir araya gelerek bir Kafkas federasyonu meydana getirmesi yönünde de yard›mc› ve uyar›c› olmal›d›r.

Çeçenistan'da meydana gelen iflgal olay›, bölge bar›fl›n› bozan, uluslararas› ilkelere ayk›r›, kabul edilemez ve Türkiye'nin güvenli€ine zararl› bir durumdur; Türkiye'de yaflayan milyonlarca vatandafl›m›z bak›m›ndan da, Türkiye'yi yak›ndan alakadar etmektedir.

Türkiye, Çeçenistan'›n Birleflmifl Milletlere üyeli€inin kabulü yönünde gayret göstermek dahil, en üst seviyede siyasî giriflimlerle, bu insanl›k suçunu durdurmaya gayret etmelidir.

Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Çeçenistan'da ba€›ms›zl›k mücadelesini yürüten de€erli Çeçenlere baflar›lar diliyor, flehitlere Allah'tan rahmet, kalanlara ve yak›nlara da baflsa€l›€› diliyor; bu genel görüflme önergesinin kabulü yönünde oy kullanman›z› bekliyor, Yüce Heyete sayg›lar sunuyorum. (Alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ederim Say›n fiemsek.

Say›n milletvekilleri, genel görüflme aç›lmas› talebiyle ilgili önerge üzerindeki öngörüflmeler tamamlanm›flt›r.

fiimdi, genel görüflme aç›l›p aç›lmamas› hususunu oylar›n›za sunaca€›m: Genel görüflme aç›lmas›n› kabul edenler... Etmeyenler... Genel görüflme aç›lmas› oybirli€iyle kabul edilmifltir. (Alk›fllar)

Genel Kurulun 22.12.1994 tarihli 60 ›nc› Birlefliminde al›nan karar gere€ince, genel görüflme, Genel Kurulun 3.1.1995 Sal› günkü birlefliminde yap›lacakt›r.

Say›n milletvekilleri, çal›flma süremizin bitimine 7 dakika kalm›flt›r; bu k›sa zaman süreci içerisinde gündemimizi sürdürmenin imkân› yoktur.

Bu bak›mdan, ülkemizde konuflland›r›lan Çokuluslu Güç'ün görev süresinin uzat›lmas›na dair Baflbakanl›k tezkeresi ve sözlü sorular ile kanun tasar› ve tekliflerini s›ras›yla görüflmek için, 28 Aral›k 1994 Çarflamba günü saat 15.00'te  toplanmak üzere, birleflimi kapat›yorum.

                                                                  Kapanma Saati :18.53