BRNC OTURUM
Açlma Saati: 15.00
BAfiKAN: Baflkanvekili Mustafa KALEML
KÂTP ÜYELER: Abbas NCEAYAN (Bolu), Ifllay SAYGIN (zmir)
-----0-----
BAfiKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 63 üncü Birleflimini açyorum.
III.-YOKLAMA
BAfiKAN- Ad okunmak suretiyle yoklama yaplacaktr; sayn milletvekillerinin, salonda bulunduklarn yüksek sesle belirtmelerini rica ediyorum.
(Bolu Milletvekili Avni Akyol'a kadar yoklama yapld)
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, toplant yetersaymz vardr; görüflmelere bafllyoruz.
Gündeme geçmeden önce, üç sayn milletvekiline gündem dfl söz vereceim.
BAfiKAN- Birinci srada, Artvin Milletvekili Sayn Süleyman Hatinolu, yeflil kart ve salk reformu paketi uygulamalaryla ilgili olarak, Yüce Meclise bilgi arz etmek istemektedirler.
Buyurun Sayn Hatinolu. (ANAP sralarndan alkfllar)
Konuflma süreniz 5 dakikadr, Sayn Hatinolu.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; yeflil kart ve salk reformu paketi üzerinde, gündem dfl söz almfl bulunuyorum; Yüce Meclisi, saygyla selamlyorum.
Deerli milletvekilleri, her fleyin bafl salktr diyoruz; ama, her ne hikmetse, sala gereken deer ve önemi veremiyoruz. Salkl bir toplum, o ülkenin ekonomik gücünü göstermektedir. Atatürk "toplumun sal, devletin en büyük hazinesidir" cümlesiyle, bu konuyu çok güzel ifade etmifltir.
fiimdi, bu Hükümetin, hiçbir salk politikas olmadn, Yüce Meclisimizin huzurunda sergilemek istiyorum. Bu Hükümet, üç ylda, dört bakan deifltirdi. Her gelen bakan, kendine göre bir salk politikas uygulamak istedi ve neticede, hiçbiri de baflarya ulaflamad.
Deerli milletvekilleri, flu anda, Sayn Bakann ve Sayn Baflbakann açklad reform paketi, tam dördüncü baskdr; hiçbir güvenilirlii, inanlr taraf, yaplabilirlii ve uygulanabilir bir yan bulunmamaktadr. Bu konuda her türlü tartflmaya açk ve hazr olduumuzu beyan ediyoruz. Lütfen, kimse kandrlmasn; kimsenin kandrlmasn, asla hazmetmediimizi ifade etmek isterim.
Baknz, Sayn Yldrm Aktuna neler yapmfl: "Ulusal salk politikas, Türkiye'de salk reformu, mega projeler" demifl ve neticede, bunlarn hiçbiri, icraata ve uygulamaya geçirilememifl; hepsi kadük olmufl gitmifl. fiimdi de Sayn Baflbakan kalkmfl "hastanelerin patronu hastalar olacak" diyor.
Deerli arkadafllar, buna kim inanr? Buna kargalar bile güler!
Baknz "2001 Türkiye Salk Reformu; üçüncü Yla Hazrlanyoruz" bafllyla, salk reformuyla ilgili kanun tasarlar, 1993 ylnda, Hilton otellerinde, büyük törenlerle, toplantlarla ve balolarla büyük propagandalar yaplarak, zamann Salk Bakan Aktuna tarafndan günlerce reklamlar yaplarak ilan edildi.
fiimdi, o kanunlara bakyoruz; salktaki mega projeler; hiç hayatta yok. Dier taraftan "2001 Ylnda Türkiye'de Salk Reformu, Salk Bakanl Teflkilat Kanunu Tasars, Salk Kanunu Tasars, Genel Salk Sigortas" denmifl (5 fiubat 1993); 5 fiubat 1993, hayatiyetinden bile haber yok; milyarlarca liralk harcamalar yaplmfl; ama, hazrlanan bu tasarlar, Meclise gelmedii gibi, hayal olarak ortadan kaybolmufltur; biz de aryoruz; ama, bulamyoruz!..
Sayn Baflbakan ve Sayn Salk Bakan, geçen hafta birlikte düzenledikleri basn toplantsnda, yine, bir salk reformu müjdesi verdiler. Zaten, bu Hükümetin tek yapt ifl, müjde vermektir; halk oyalamak, kandrmak, uyutmak ve aldatmaktr. Bu projenizle de -bu havayla, bu müjdeyle de- bu ifli, bu salk politikasn, beflinci bakan deiflikliine kadar götürürsünüz.
Daha önce iddia edilen ulusal salk politikasn, bugünkü Salk Bakanmz dikkate dahi almamfltr; çünkü, daha önce Aktuna döneminde hazrlanan tasarlarn ciddî bir yan yoktur; ama, flimdi, ANAP döneminde çkarlan 3359 sayl Salk Hizmetleri Temel Kanunu yorumlanarak Sayn Bakann önüne konulmufl, Sayn Bakan da Baflbakann önüne koyarak "iflte, genel salk reformu" demifl ve 3 ciltte, baknz "Hastane ve Salk flletmeleri Reform Kanunu, Salk Finansman Kurumu Kanunu ve Salk Finansman Kurumu Kurulufl ve flleyifli Hakknda Kanun Tasarlar" diye, çok hayali olan flu paket hazrlanmfl ve gündeme getirilmifltir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN- Devam edin ve toparlayn efendim.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Devamla)- Bunun hiçbir gerçek yan olmadn açkça ifade etmek istiyorum.
Sayn Baflbakan tarafndan açklanan salk reformu paketi de, dier vaatleri gibi, kât üzerinde kalacaktr deerli arkadafllar. Bu Hükümet, braksn salkta reform yapmay, ödeme güçlüü içinde olan vatandafllarmza, yeflil kart vermeyi bile becerememifltir. Bizim zamanmzda, ödeme gücü olmayan vatandafllarmza, mahalle muhtarlarnn verdii ilmühaberle, masraflar Fak-Fuk Fonundan karfllanarak gerekli tedaviler yaplmaktayd; ama, bugün, sizin çkardnz yeflil kart uygulamas ise fiilen durmufltur. Yeflil kartn, ancak partililere datldn, yine, basn yoluyla örenmifl bulunmaktayz.
fiimdi, deerli arkadafllar, bu yeflil kartla ilgili çok ciddî iddialar vardr. Baknz, bugün, yeflil karttan mütevellit, hastanelerin, kamu kurum ve kurulufllarndan -devletten- 1 trilyonun üzerinde alaca var. Baknz, bni Sina Hastanesinin 20 milyar lira, Ankara Numune Hastanesinin 35 milyar lira, Ankara Hastanesinin 30 milyar lira, stanbul Kofluyolu Hastanesinin 39 milyar lira, Yüksek htisas Hastanesinin 33 milyar lira, Hacettepe Hastanesinin 30 milyar lira civarnda alaca var. Böylece, tüm Türkiye genelinde, hastanelerin, yeflil karttan dolay 1 trilyon lirann üzerinde alaca olduu için, artk, hastaneler, normal hizmet ve kaliteli hizmet verememektedir ve hastane personeli de, yeflil karttan mütevellit, döner sermayelerden alaca pay alamamaktadr.
fiimdi, baknz, size yeflil kart komedisiyle ilgili birkaç belge göstereceim: Yedi sekiz ay oluyor, kiflilere yeflil kart verilmiyor ve kaymakamlktan hastanelere bir yaz yazlyor ve deniliyor ki:
"Ad geçenin ifllemleri devam etmekte olup, yeflil kart yerine kaim olmak üzere kendisine verilen bu belgenin karfllnda hastanenizde tedavisinin yaplmasn...
Hikmet Tan
Kaymakam
Altnda Kaymakaml"
Hastanelere, bu flekilde belgeler gönderiliyor; ama, yeflil kart verilmiyor. Hiçbir il salk müdürlüünde de yeflil kart mevcut deildir. Müdürler, yeflil kart istendiinde "sakn istemeyin, yeflil kartmz yoktur" ifadesini beyan etmektedirler. flte, bu iflin ne kadar basite indirildii ve yeflil kartn ne kadar hayal olduu açkça ortaya çkmfltr.
fiimdi, yeni aldmz bir bilgiye göre, bir hafta içerisinde, Tedavi Kurumlar Genel Müdürlüü, tüm Türkiye'deki baflhekimliklere bir genelge göndermifl ve sakn ha, yeflil kartl hastalar üniversite hastanelerine sevk etmeyin; çünkü, üniversite hastanelerine ödeyecek paramz yoktur" diyor. Eer sevk edilmesi gerekiyorsa, ne olacak, o da belli deil. 1 trilyon lira borcunuz var, bütçeye 2 trilyon lira koymuflsunuz; ondan sonra, yeflil kart uygulayacaksnz!.. Buna hiç kimsenin inanmas mümkün deil.
BAfiKAN- Lütfen tamamlayn efendim.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Devamla)- Sayn Baflkan, müsaadenize snarak iki cümleyle bitirmek istiyorum.
BLÂL GÜNGÖR (Ankara)- Size yanlfl bilgi vermifller Sayn Hatinolu.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Devamla)- Deerli arkadafllar, flimdi, size flunu ifade etmek istiyorum: Hem ihtiyac olana yeflil kart vermeyeceksiniz hem de yeflil kartl hastalar tedavi etmeyeceksiniz; sonra da kalkp, salk reformu paketini açklayacaksnz!.. Hükümetin bu konudaki samimiyetine inanmak mümkün deildir.
Sayn Bakandan örenmek istiyorum; Sayn Bakan burada herhalde: Sayn Bakan, hastanelerde din adam görevlendireceim demekle reform olmaz. Bu, nazik bir konudur, bu konuya da ayrca dikkatinizi çekmek istiyorum.
Deerli arkadafllar, salk hizmetleri, pahal hizmetlerdir; onun elemanlar da pahaldr. Doktorlarmz ve salk personelimiz, insanlar mutlu ve daha salkl yaflatmak için çalflan insanlardr.
Salk reformuyla ilgili, özellikle salk personelinin zam ve tazminatlarn içeren iki tane kanun teklifi hazrlamfltk. Biri, tarafmdan hazrlanan ve flu an Genel Kurulun gündeminde bulunan 656 sra sayl kanun teklifi, dieri de Plan ve Bütçe Komisyonundan geçerek gündeme girmifl olan 728 sra sayl zam ve tazminatlarla ilgili kanun teklifidir. Bunlar, Genel Kurul gündeminde olmasna ramen, bugüne kadar görüflülememifl; dolaysyla, salk personelinin ücretlerine yararl uygulama getirilememifltir. fiimdi, bugünkü gazetelerde, Hükümetin "efendim, biz, salk, teknik, idarî snflardaki ve üst kademelerdeki tüm memurlarn zam ve tazminatlarn ayarlyoruz" fleklinde beyanatlarn görmekteyiz; buna inanmak mümkün deildir.
Deerli arkadafllar, üniversitelerdeki öretim üyelerine, hâkim ve savclara, emniyet mensuplarna ne flekilde zam ve tazminatlar verdiysek, onlar için özel kanun çkardysak, salk personeli için de yeni bir kanunun mutlaka çkarlmas gerekmektedir. Bu konuyu baflka türlü yorumlamak mümkün deildir.
Netice olarak, Hükümetin bu konuda ciddî olmadn vurgulamak istiyorum. Salk personeli ciddî skntlar içerisindedir. Aldmz bilgiye göre, bu akflam -eer Mecliste çalflma süresi uzatlrsa- Plan ve Bütçe Komisyonundan geçerek Genel Kurul gündemine giren kanun teklifinin zam ve tazminatlar bölümü ayrlarak, sadece kadrolar bölümü ve dier bölümlerinin görüflüleceini örenmifl bulunmaktayz. Ancak, salk personelinin zam ve tazminatlarnn da mutlaka ele alnmasn ve bu akflam bunun da çkarlmasn -geçen hafta, 5 yeni bakanln kurulmasyla ilgili tasary, gecenin 3'ünde alelacele, üç saat içinde çkardnz gibi- sizlerden talep ediyorum...
BAfiKAN- Sayn Hatinolu, lütfen...
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Devamla) - Deerli arkadafllar, sonuç olarak, memur enflasyona ezdirilmeyecek dedik; ama, tam bir yldr eziliyor, hem de öylesine eziliyor ki, üzerinden dozer geçti, hiç kimsenin haberi yok; memur gitti, öldü... Bunun yannda, artk, onlara yapacanz bu uygulamalarla, bu aldatmacalarla, bu oyalamalarla, onlarn gönlünü fethetmeniz mümkün deildir. Netice olarak, Allah onlarn yardmcs olsun diyorum.
Sayn milletvekilleri, Türkiye'yi yönetecek niteliklerden yoksun bir iktidarn beceriksizlii yüzünden, 1994 yln da maalesef ziyan ettik. fiimdiden sizlerin de yeni yln kutlarken, 1995 ylnn, ülkemiz için, bu kötü yönetimden kurtulmasna vesile olmasn diliyor, Yüce Meclise sayglar sunuyorum. (ANAP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN - Teflekkür ederim Sayn Hatinolu.
Gündem dfl konuflmaya cevap vermek üzere, Salk Bakan Sayn Doan Baran; buyurun. (DYP sralarndan alkfllar)
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Nide) - Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; Artvin Milletvekili Sayn Süleyman Hatinolu'nun salkla ilgili -salk reformu paketi ve yeflil kart üzerindeki- gündem dfl konuflmasna cevap vermek üzere huzurunuzda bulunuyorum. Bu vesileyle, hepinizi saygyla selamlarm.
Kymetli milletvekilleri, Türkiye'nin salk sorunu, hiç flüphe yok ki, yllardan beri devam eden bir sorundur. Salk sorunu, sadece Türkiye gibi geliflmekte olan ülkelerin deil, geliflmifl ülkelerin de gündeminin önemli bir yerini iflgal eder.
Hükümetimiz, bir taraftan, PKK terörüyle mücadelede devletin etkinliini salarken, öbür taraftan, ekonominin bozulan temel dengelerini düzeltmenin, ülkenin birikmifl olan meselelerinin üstesinden gelmenin gayreti içerisinde olurken; bir taraftan da, Türkiye'yi 2000'li yllara hazrlamaktadr.
Dier sektörlerde olduu gibi, salk sektöründe de önemli mesafeler alnmfltr. lk etapta, genel salk sigortasna geçifli hzlandrmak için, dördüncü bir sosyal güvenlik kuruluflunun oluflmas öngörülmüfl ve bununla ilgili bir yasa teklifi hazrlanmfltr.
Hepinizin bildii gibi, Türkiye'de, devaml bir geliri ve ifli olmayan, hatta ödeme gücü bulunmayan, krsal kesimde dank flekilde yaflayan ve toplumun sosyoekonomik yönden en düflük gelir grubunu oluflturan 20 milyonluk bir kesim vardr.
Nüfusun yüzde 30'u, ödeme gücü olan kesimdir. Bunlar hastaneye ya da muayenehaneye gittiklerinde, muayenenin veya hastanede tedavi bedelini ödemek suretiyle bu hizmeti satn almaktadrlar.
Bunun dflarsnda kalan, ödeme gücü olmayan, hastaland zaman tedavi ücretini ödeyemeyen ve bu hizmeti satn alma gücü olmayan kesimin sorunlar, yllardan beri ülkemizin gündemini iflgal etmifltir; hatta ve hatta, 1983'te iktidar olan Anavatan Partisinin sekiz yllk iktidar devresinde gündemin ilk srasn iflgal etmifltir. Onlar iktidara geldii zaman, terörün t'si, anarflinin a's yoktu, yönetimi o flekilde teslim almfllard. Bu konunun, gündemin ilk srasn iflgal etmesinin nedeni, paras olmayana, ödeme gücü olmayana "paran yoksa, hastane kaplarnda öl" politikasyla hareket etmifl olmalaryd. (DYP sralarndan alkfllar)
Biz, flimdi, geçmifli karfltrmak istemiyoruz...
LHAN KAYA (zmir)- Hiç karfltrmadn Sayn Bakan!..
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Devamla)- ...kesinlikle istemiyoruz; ancak, flunu ifade etmek istiyorum: Hükümet olduktan sonra, 49 uncu Hükümetimiz, paras olmayan kiflilerin kendi kaderleriyle bafl bafla kalmalarn, hastane kaplarndan dönmelerini -hepimiz gibi- istemedikleri için, bu flekilde üzücü olaylara meydan vermemek için, bir yeflil kart uygulamasn bafllatt.
Sizin zamannzda ne oluyordu?
LHAN KAYA (zmir)- Hani bizden bahsetmeyecektiniz?..
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Devamla)- Param yok diyen, ilçelerde kaymakama, vilayette valiye gidiyor, ben fakirim diyordu, fakirlii tescil oluyordu ve Fakir Fukara Fonundan (Sosyal Yardmlaflma ve Dayanflmay Teflvik Fonundan) tedavi ücretlerinin bir ksm ödeniyordu; hepsi ödenmiyordu...
Biz hükümet olduumuz zaman, yeflil kart getirelim dedik; herkes kaymakamn huzuruna ulaflamaz, herkes valinin huzuruna ulaflamaz, herkes ben fakirim diye fakirliini tescil ettiremez; bizim Orta Anadolu'nun insan, fevkalade gururlu kiflidir; ben fakirim demeye utanr, söyleyemez, kendi kaderiyle bafl bafla kalr; bu nedenle, bunlara bir kart verelim dedik ve o kart verdik.
fiÜKRÜ YÜRÜR (Ordu)- Sayn Bakan, Türkiye'yi nasl bölüyorsunuz "Orta Anadolu" diye.?..
LHAN KAYA (zmir)- Ötekiler öyle deil mi?..
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Devamla)- Deerli arkadafllarm, o kart sayesinde, birçok vatandaflmz tedavi oldu. 1992 senesinde, Salk Bakanl bütçesinin transfer kalemine, yeflil kart vermifl olduumuz hastalarn tedavi masraflarna karfllk 320 milyar lira aktardk ve bu parann tümünü bitirdik. 1993 ylnda ayrdmz 800 milyar lira parann tümünü harcadk. 1994 ylnda 1,2 trilyon lira ayrdk. Sizin iktidarnzn en son ylnda, 1991'de, Fakir Fukara Fonundan ödemifl olduunuz para 25 milyar lirayken, 1994'te ayrdmz 1,2 trilyon liray harcamamza ramen, bu para kâfi gelmedi.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- O zaman parann deeri vard...
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Devamla)- Sizin zamannzda, ancak, ft boulmufl olan, apandisiti patlamfl olan hastalar tedavi olabiliyordu. fiimdi, kalp ameliyatlar yaplyor, kalp nakli yaplyor, karacier nakli yaplyor, böbrek nakli yaplyor. (DYP sralarndan alkfllar; RP sralarndan alkfllar!)
Deerli arkadafllarm, sadece 1994 ylnda, 667 hastaya kalp ameliyat yaplmfltr, ortalama fiyat 200-300 milyon lira arasndadr; 21 hastaya böbrek nakli yaplmfltr, her birinin ortalama masraf 750 milyon liradr. Karacier nakli bile yaplmfltr; Konyal bir vatandaflmz hâlâ hayattadr ve maddî bedeli, tedavi ücretlerinin gideri olarak da 1,5 milyar lira ödenmifltir; helal olsun; onlara ödemeyeceiz de kimlere ödeyeceiz?.. (DYP sralarndan alkfllar)
Eer, 1982 Anayasas "Türkiye Cumhuriyeti Devleti sosyal devlettir" diyorsa ve bu Anayasa, 60 nc maddesinde "herkes sosyal güvenlik hakkna sahiptir" diyorsa ve yine bu Anayasa "sosyal güvenlik, kifli için hak, devlet için görev" diyorsa, Anavatan Partisi bunun gereklerini sekiz senede yerine getirmediyse, bizim kabahatimiz ne arkadafllar?..
LHAN KAYA (zmir)- Hani bizden söz etmeyecektiniz Sayn Bakan?
SABR ÖZTÜRK (stanbul)- Böyle konuflmak size hiç yakflmyor.
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Devamla)- fiimdi, deerli arkadafllarm, biz, iki yasa tasarsn Türkiye Büyük Millet Meclisine getirdik; bunun birisi "Salk Finansman Kurumu" kurulmasyla ilgilidir. Geçmiflte, Anavatan Partisi ktidar zamannda, bu salk reformu üzerinde çok güzel çalflmalar olmufltur; bunlar için teflekkür ediyoruz. Yaplan her fley için biz teflekkür ederiz; çünkü biz, hizmeti, Allah rzas için yapan bir siyasî terbiyenin mensubu olan partiyiz.
Deerli arkadafllarm, o zaman sizin ömrünüz kâfi gelmedi; bu salk reformunu yetifltiremediniz, çkaramadnz; ama, bu ifl bize nasip oldu, biz bu sefer çkaracaz.
Bu yasa tasarsnn eksikleri olabilir, gedikleri olabilir, hatalar olabilir; ama, bu sistem ne kadar bozuk olursa olsun, sistemsizlikten daha iyi deil mi? Böyle bir yasa tasarsn, Bakanlar Kuruluna getirdik diye sinirlenmenin, kzmann bir anlam yok ki. Sizin bafllatp bitiremediiniz bir ifli bitiriyoruz; kötü mü yapyoruz arkadafllar?
BRAHM HALL ÇELK (fianlurfa)- mamlardan dolay sizi kutlarm.
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Devamla)- Deerli arkadafllarm, getirdiimiz bu paketle, biraz evvel arz ettiim gibi, 20 milyon insan salk güvencesi altna alacaz. Amacmz, Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sand ve Ba-Kur tek bir çat altnda birlefltii zaman, genel salk sigortas kurumunu oluflturarak, nüfusun 20 milyonunu deil, o zamanki nüfus 62 milyonsa 62 milyonunu, 65 milyonsa 65 milyonunu salk açsndan güvence altna almaktr. O sistem olufltuu zaman, herkes salk hizmetinden eflit olarak yararlanacak; hastayla hekim arasnda, hastayla hastane arasnda para alflverifli olmayacak.
Bugün, devlet hastanelerinin gelirlerinin üçte ikisi genel bütçeden, üçte biri döner sermayeden karfllanyor. Yani, devlet, her hizmete üçte iki nispetinde destek veriyor; ama, vatandafl bu hizmeti üçte bir fiyatna alyor; bu hizmeti ödeme gücü olan da alyor, ödeme gücü olmayan da alyor. Biz bu sistemi getirmek suretiyle, devletin sübvansiyonunu flahslara yapacaz; gerçekten ödeme gücü olmayan, muhtaç olan kiflilere yapacaz ve bunu en ksa zamanda gerçeklefltireceiz. Kademeli olarak uygulayacamz bu sistem, afla yukar befl sene içerisinde, 2000 ylnda, Türkiye'nin genelini kapsayacaktr.
Deerli arkadafllarm, hastanelerin salk iflletmeleri üzerindeki çalflmalarmz son flekline getirdik; bunu da yasa tasars haline getirdik. Hastaneleri rakabete açyoruz. Hastaneleri, iflletmelere dönüfltürmek suretiyle, hizmetin etkili, verimli olmasn salyoruz ve burada personeli sözleflmeli olarak çalfltryoruz. Personelin üretken olmasn, personelin faydal olmasn salyoruz. Ayn zamanda salk iflgücünde sosyal bir piyasa mekanizmas oluflturuyoruz. Hekimlerin dengeli dalmn da salyoruz.
Bu yasa tasarlar, Türkiyede yllardan beri yaplmas icap edip de, geçikmifl olan salk reformu yasa tasarlardr. Bu tasarlarn da kanunlaflmas halinde, genel salk sigortasna geçtiimizde, aile hekimlii sistemini de getireceiz.
Deerli arkadafllarm, flimdi, yeflil karttan borçlar olabilir. Sizin zamannzda borçlar olmuyor muydu? Üreticinin ürününü aldnz zaman, bedelini aylarca ödemediiniz için, onlar yoksul duruma, dilenci durumuna düflürmüyor muydunuz? 3,5 trilyonda devralmfl olduunuz iç borcu -borç sizin için önemliydi de- 82 trilyona çkaran siz deil misiniz?
LHAN KAYA (zmir)- Sayn Bakan, brakn bizim zamanmz, ANAP ile kafay bozacaksnz.
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Devamla)- Deerli arkadafllarm, borç yiidin kamçsdr. fiimdi, yeflil kartta 200-250 milyar lira civarnda ödenmemifl bir para vardr, bu para da ödenecektir. Amacmz, salk hizmetlerinin herkese, bulunduu yerde ve yörede, eflit ve etkili bir flekilde, hakkaniyet ilkelerine dayal bir flekilde verilmesini salamaktr. Bu sosyal devletin görevidir.
Deerli arkadafllarm, bana böyle bir konuflma frsat verdii için kymetli arkadaflm Sayn Hatinoluna teflekkür ediyor, hepinize sayglar sunuyorum. (DYP, SHP, RP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Bakan.
Sayn milletvekilleri, bir münakaflaya zemin açmak için deil, sadece, zabtlara yanlfl bir bilginin intikal etmesini önlemek bakmndan, Sayn Bakann konuflmasna ilaveten, bir tamamlayc hususu zabtlara derc etmek istiyorum.
BRAHM HALL ÇELK (fianlurfa)- Eski salk bakan olarak...
BAfiKAN- Sayn Bakan daha önceki hükümetler döneminde salk reformuyla ilgili bafllatlan çalflmann yarm kaldn ifade etmifllerdi. Bu cümleden hareketle, 1988 ylnda, salk reformuyla ilgili bafllatlan çalflmann kanunî ksmnn tamamlandn; fakat, 3359 sayl Yasayla Yüce Meclisten çkan bu düzenlemenin, sadece, Anayasa Mahkemesinde dört maddesinin iptal edilmesi nedeniyle yürürlüe giremediini -memnuniyetle müflahede ettiim kadaryla- sizin de, bu yasay esas alarak çalflmanza devam ettiinizi görmekten mutluluk duyduumu ifadeyle, çalflmalarnzda baflarlar diliyorum efendim. Teflekkür ederim. (ANAP sralarndan Bravo Sayn Baflkan sesleri, alkfllar)
BAfiKAN- Gündem dfl, ikinci srada söz isteyen stanbul milletvekili Sayn brahim Gürsoy, son zamanlarda mahkeme salonlarnda görülen protesto eylemleri ve laiklik karflt baz geliflmeler hakknda Yüce Meclise bilgi sunmak istemifllerdir; kendilerine söz veriyorum.
Buyurun Sayn Gürsoy. (SHP sralarndan alkfllar)
Süreniz 5 dakikadr.
BRAHM GÜRSOY (stanbul)- Sayn Baflkan, deerli milletvekili arkadafllarm; Svas davasnda, mahkeme salonlarnda görülen protesto eylemleri ve laiklik karflt baz geliflmeler hakknda, gündem dfl söz almfl bulunuyorum; bu vesileyle, Heyetinize sayglarm sunuyorum.
Adalet mülkün temelidir; zalime, zulme, haksza karfl. Ne yazk ki, bugün, adalet için, yarg için, hukuk için bir utanç günüdür. Laik cumhuriyet rejimini ykmak için kalkan eller krlmamfl; havada kalmfltr. Atatürk devrimleri bir darbe daha yemifltir. 2 Temmuz 1993 tarihinde, 37 insanmzn katledildii, kara düflünceli zihniyetin, Cumhuriyete karfl fiilî terörünün Svas' kana bulad bir katliam yaflanmfltr. Geçmifl ve bugünkü hükümetlerin verdii her türlü tavizden yararlanarak kuvvetlenen, gözü dönmüfl, kana susamfl gericiler, devletin ihmalinden yararlanmfltr. Yetkililer, gaflet, hatta, dalalet içinde, dalalet uykusundayken, masum insanlarmz yakmaktan çekinmemifllerdir. Fikir cücesi, gözü kararmfl bu caniler, katliam "cumhuriyet rejimini ykmak yolundaki ilk adm", "flanl Svas kym" fleklinde isimlendirecek kadar, yoldan çkmfllardr.
Ne yazk ki, bu karanlk zihniyete cevap verecek olan bamsz Türk yargs, 37 cann flehit edilmesinden öte, kendi varlklarnn da güvencesi olan cumhuriyeti, gerektii gibi koruyamamfllar; bu dava sonucunda, âdeta, suçlular taltif edilmifllerdir.
AHMET DÖKÜLMEZ (Kahramanmarafl)- O hâkimleri biz mi tayin ettik?
BRAHM GÜRSOY (Devamla)- Cumhuriyet rejiminin kendilerine verdii sorumluluun arln kavrayamayanlar, srtlarndaki cübbenin bu cumhuriyeti koruma zorunluluu yükledii gerçeini kavrayamayanlar, bu kana susamfl yobaz çetesine gösterdikleri yaklaflmla, kendi geleceklerini de ipotek altna almfllardr.
BRAHM HALL ÇELK (fianlurfa)- Hâkimlere hakaret etme brahim.
BRAHM GÜRSOY (Devamla)- Büyümesine göz yumduklar bu canavar, bir gün, kendilerini de yutacaktr. Mahkeme daha karar aflamasndayken pencereden cihat çlklar atan kara yürekli katiller, karar açklandktan sonra herkese tekbir sesleriyle saldran gözü dönmüfller, nasl, bir kant eksikliiyle, sadece, cinayetten suçlanrlar. Göz göre göre, tekbir sesleri ve fleriat sloganlar arasnda adam öldüren, laik düzeni ykmay hedeflediklerini her frsatta ortaya koyan bu kara düflünceli topluluk, nasl olur da mümkün olan en az cezayla yakasn kurtarabilir?! Yargnn ald bu karar...
BAfiKAN- Sayn Gürsoy, bir dakikanz rica ediyorum... Sürenizi durdurdum.
Anayasamzn 138 inci maddesi, görülmekte olan bir davayla ilgili olarak Yüce Mecliste beyanda bulunmay bize yasaklamfltr. Dava...
ÖKKEfi fiENDLLER (Kahramanmarafl)- Sayn Baflkan, dava...
BAfiKAN- Bir dakika efendim... Müsaade buyurun; Sayn Gürsoy o titizlii gösterecek; bir dakika...
Sizin de bu titizlii göstereceinizi umuyorum. fiu anda dava Yargtay aflamasnda olduuna göre, sözleriniz içinde karara dönük cümleler olmazsa memnun olurum efendim.
Buyurun.
BRAHM GÜRSOY (Devamla)- Teflekkür ederim Sayn Baflkanm.
Yargnn ald bu karar, bamsz yargnn güvenilirliine inanan insanlarmz ykmfltr. Bu kararn, hiçbir yönden kabul edilebilir taraf yoktur. Dün, Kubilay'd; bugün, Muhlis Akarsu, Asm Bezirci, Hasret Gültekin ve dierleri... Menemen'den, Marafl'tan, Çorum'dan ders alnmad, Svas yafland. fieriat besleyen köhnemifl kör zihniyet varln korudukça, ne yazk ki, daha nice Menemenler, Marafllar, Çorumlar, Svaslar yaflanacaktr.
Bu tablonun yaratlmasnn baflsorumlular, bu katliamlardan, katiller kadar sorumlu olanlardr. Bunlar, her gün, ezan, bayrak edebiyat yaparak ülkeyi gruplara bölmek isteyenlere göz yumanlardr. Bunlar, oy kaygsyla, Kur'an kursu ad altnda, bir damlack çocuklara fleriat yeminleri içtiren...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN- Sayn Gürsoy, son cümlelerinizi alaym efendim; süreniz doldu.
BRAHM GÜRSOY (Devamla)- ...laik cumhuriyetin temelini dinamitlemeye çalflan örgütlenmelere göz yumanlardr. Bunlar, her türlü antilaik geliflmeyi el altndan destekleyerek, siyasî geleceklerini, tarikat fleyhleriyle birlikteliklerinde görenlerdir. Bunlar, demokrasi kahraman diye lanse edilip, laik cumhuriyetin tepesinden her frsatta fleriata övgüler düzenlerdir...
BRAHM HALL ÇELK (fianlurfa)- Kur'an seni çarpacak brahim.
BRAHM GÜRSOY (Devamla)- fiunu çok açk söylüyorum: Yarattklar canavar büyüdü; can istiyor, kan istiyor. Bu canavara...
fiABAN BAYRAK (Kayseri)- Kur'an da seni istiyor.
BRAHM GÜRSOY (Devamla)- Bana gücünüz yetmez yavrum.
BAfiKAN- Efendim, siz, toparlayn...
BRAHM GÜRSOY (Devamla)- Bu canavara can ve kan verilmeye devam edilirse... (RP sralarndan gürültüler)
BAfiKAN- Efendim, hatip toparlyor... Lütfen...
BRAHM GÜRSOY (Devamla)-...sra srça köflkte oturanlara da gelecek. Canavar onlar da isteyecek ve sonuçta yutacaktr.
Laik ve Atatürkçü tüm yurttafllarma sesleniyorum...
BRAHM HALL ÇELK (fianlurfa)- nanmyorlar sana.
BAfiKAN- Sayn Gürsoy...
BRAHM GÜRSOY (Devamla)- Bugün, Türkiye Cumhuriyeti çok tehlikeli bir sürece girmifltir...
HASAN DKC (Kahramanmarafl) Yazk oldu laiklie(!)..
BRAHM GÜRSOY (Devamla)- Bu tehlike karflsnda birlik olmalyz...
HASAN DKC (Kahramanmarafl)- Cumhuriyet sana m kald?
BRAHM GÜRSOY (Devamla)- Bu yurdu uçurumdan kurtarabilecek tek güç Atatürkçü, laik, demokratik ve çadafl insanlarmzn örgütlülüüdür.
Bu deerlerle Yüce Meclis'e sayglarm sunuyorum. (SHP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Gürsoy.
BRAHM HALL ÇELK (fianlurfa)- Kuran seni çarpacak brahim.
BRAHM GÜRSOY (Devamla)- Beni bir fley çarpmaz; sen merak etme.
BAfiKAN- Lütfen, Sayn Gürsoy!..
Gündem dfl konuflmaya cevap vermek üzere, Devlet Bakan Sayn Necmettin Cevheri söz istemifllerdir...
REFK ARSLAN (Kastamonu)- Adalet Bakan yok mu, Sayn Baflkanm?!
BAfiKAN- Buyurun Sayn Cevheri.
DEVLET BAKANI NECMETTN CEVHER (fianlurfa)- Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; stanbul Milletvekili Sayn brahim Gürsoy'un birtakm yarg kararlaryla ilgili gündem dfl beyanlarna cevap arz etmek üzere huzurunuzdaym.
Sayn Baflkan, deerli arkadafllarm; her fleyden önce flunu ifade etmek isterim ki, ben de dahil olmak üzere, bu kürsüye çkan her arkadaflmzn göz önünde tutmas gereken, cumhuriyetin laiklik kadar önemli temel ilkeleri vardr. Bugünkü çadafl demokrasinin esas olan kuvvetler ayrl prensibi; yani, yargnn, yasamann bamszl ve yürütmenin de yasama içerisinde bir ölçüdeki bamszl, demokrasinin temel ilkesidir.
Burada, ben, meselenin aslna girmeyi katiyen yerinde bulmam; 38 tane vatandaflmzn yaklmfl olmasn ne tasvip etmek ne de bunun, mensubu bulunduumuz yüce din ve anlayfllar içerisinde yerini bulmak mümkün deildir. (DYP sralarndan alkfllar) Ancak, flunu da ifade etmek isterim ki...
SALMAN KAYA (Ankara)- Kim yapt onlar.
DEVLET BAKANI NECMETTN CEVHER (Devamla)- ...Anayasamzn da öngördüü, Anayasamzn ve bundan önceki 1924 Anayasasndan bu yana bütün anayasalarmzn temel ilke olarak koruduu bir esas vardr ki, o da yarg kararlarnn, bu kürsü dahil hiçbir yerde tartfllamayacadr.
Yargnn bamszl, cumhuriyetin teminatlarnn baflnda gelmektedir. Binaenaleyh, yargnn kararlarn, beendiimiz veya beenmediimiz ölçüler içerisinde deerlendirmek, bunlar yarglamak; yani, yargnn kararlarn yarglamak, ne demokrasinin içerisinde ne de bizim Anayasamzn prensipleri içerisinde mevcuttur.
Ksaca bunu ifade ettikten sonra, flunu söylemek istiyorum ki, cumhuriyetin laiklik ilkesi veyahut da cumhuriyetin ilkeleri hiçbir zaman tehlike altnda olmamfltr ve olmayacaktr. Türk Milletinin büyük saduyusu, her fleye ramen cumhuriyetimizin temel ilkelerini ve bizzat cumhuriyetimizin kendisini -yalnz düflüncem olarak deil, inancm olarak da ifade etmek isterim ki- bu toplum, bu Meclis, bu millet cumhuriyeti bugünkü çadafl ilkeleriyle sonsuza kadar yaflatacaktr.
Sayglar sunarm. (DYP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Bakan.
MUSTAFA YILMAZ (Malatya)- Sayn Baflkan, müsaade eder misiniz...
Buyurun efendim.
MUSTAFA YILMAZ (Malatya)- Sayn Baflkanm, bir noktay aydnla kavuflturmak istiyorum. Sayn Bakann "yargnn bamszlna müdahale edilmemesi" fleklindeki sözlerine aynen katlyorum; yalnz, bu Meclis çok önemli bir olay yaflad, yargnn bamszl, bizzat Meclis kararyla zedelendi. O da, SK olay yargda olduu halde, yarglama sürdüü halde bu Meclis, Meclis Arafltrmas Komisyonu kurdurdu. Bu, yargnn kararna müdahale deil miydi, niçin bu Meclis, bu karar ald; bu davranfl Anayasaya aykr deil miydi? (SHP sralarndan alkfllar)
ZYA HALS (Svas)- Ayp oluyor...
BAfiKAN- Sayn Ylmaz, sözleriniz zabtlara geçti efendim. Biz, bugün, bu oturumda, Meclisin daha önce almfl olduu bir karar tartflma durumunda deiliz; ama, sözleriniz zabtlara geçti.
BRAHM GÜRSOY (stanbul)- Hatrlatma olsun diye...
BAfiKAN- Hatrlatma deil... Arkadaflmzn sözleri zabtlara geçti; ama flu oturumda, bu birleflimde, Yüce Meclisin daha önce ald ve uygulamaya koyduu bir karar tartflma durumunda deiliz.
MUSTAFA YILMAZ (Malatya)- Sayn Baflkan, iflimize geldii zaman Meclis karar, iflimize gelmedii zaman mahkeme karar...
BAfiKAN- Sayn Mustafa Ylmaz, tamam efendim, tamam..
BAfiKAN- Üçüncü srada, Kahramanmarafl Milletvekili Sayn Ökkefl fiendiller, Meclis çalflmalar hakknda düflündüklerini gündem dfl bir konuflmayla arz etmek istemifllerdir; kendilerine söz veriyorum.
Buyurun Sayn fiendiller.
Süreniz 5 dakikadr.
ÖKKEfi fiENDLLER (Kahramanmarafl)- Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; Meclis çalflmalaryla ilgili gündem dfl söz almfl bulunuyorum; bu vesileyle hepinizi saygyla selamlyorum.
Deerli milletvekilleri, özellikle çtüzüün hâlâ deiflmemifl olmas, bu konuda bir çalflmann neticelenmemifl olmas ve Meclis TV'nin de çalflmalarna bafllamfl olmas dolaysyla Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu olmayan siyasî partilere söz hakk verilmemektedir. Bizim üzerinde en çok durduumuz konulardan birisi budur.
Bugün, Çekiç Güç gibi çok önemli bir konu görüflülecek; ama, yine, burada, grubu olmayan siyasî partilerimize söz hakk verilmeyecek; bunun bir an önce düzeltilmesini talep ediyoruz.
Dier konu da fludur: Parlamentonun en önemli görevlerinden birisi de denetlemedir; fakat, parlamenterlerimizin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde verdikleri gerek yazl gerekse sözlü sorularnn zamannda cevaplandrlmamfl olmas da, yine, Parlamentonun denetleme vazifesini yapmasn engellemektedir. Elimizde iki aydan beri cevabn alamadmz sözlü sorularmz var. Sözlü sorularn, çtüzüe göre yirmi gün içerisinde, Meclis Baflkanlnn müdahalesiyle onbefl gün daha ekli olmak üzere, otuzbefl gün içerisinde cevaplandrlmas gerekir; bu cevaplar da alamyoruz.
Benim, bugün, özellikle söz almamdaki sebeplerden birisi de, 23.12.1994 tarihinde burada yaplan bir tartflmada, daha önce, bu kürsüde gündeme getirdiim bir olayla ilgili olarak, Doru Yol Partisi Grup Baflkanvekili Sayn Turhan Tayan'n beni yalanlamfl olmas ve o gün, maalesef, çtüzüün 70 inci maddesine göre bana söz hakk verilmesi gerekirken söz verilmemesi ve yalanc durumuna düflürülmemdir.
Deerli milletvekilleri, gerek Sayn Turhan Tayan'n, açklamasnda, bizi, basndan derleme ve dedikodu yapmakla suçlamas ve 14.11.1994 tarihinde bu kürsüde dile getirdiim olay, 16.11.1994 tarihinde Anavatan Partisi Milletvekili Sayn Yüksel Yalova tarafndan burada gündeme getirildi. 23.12.1994 tarihinde de, ayn konu, bütçe üzerindeki son görüflmede, Anavatan Partisi Genel Baflkan Sayn Mesut Ylmaz tarafndan buraya getirildi; ancak, o gün, bu kürsüye çkan Turhan Tayan Bey, bizim yaptmz açklamann tekzip edildiini söyledi.
Özellikle, biz, dedikodu üzerinde, yalan üzerinde durmuyoruz; Fransz dergisi buradadr; Sayn Baflbakan bu dergide aynen flunu söylemifltir: "Türkiye, 24 etnik kökenden ibarettir. Atalarmzn kim olduunu tam olarak bilmiyoruz. Yunanllarla da karflmfl durumdayz" ifadesini kesin bir flekilde kullanmfltr. O gün yaptm açklamada da, ben, gayet nazikçe, Sayn Baflbakandan, bu açklamay yapp yapmadn sordum ve Sayn Baflbakan burada olduu halde, konu, Devlet Bakan Sayn Necmettin Cevheri tarafndan aynen flu flekilde cevaplandrld; tekzip edilmedi: "Ancak kendisinin basndan derledii bilgiler üzerinde kurduu manta göre hakl olabilir." Ben mantk falan kurmadm -iflte, Fransz dergisi buradadr- bu olayn üzerine, Sayn Baflbakandan cevap aldktan sonra gideceimizi ifade ettim ve 16.11.1994 tarihinde, Sayn Baflbakana, yazl soru olarak befl soru sordum, cevabn da alamadm.
Deerli milletvekilleri, Sayn Baflbakann bu ifadesi, yine Doru Yol Partisinden bir milletvekili arkadaflmz tarafndan, 26.12.1994 tarihinde, Hürriyet Gazetesinde, aynen flu flekilde cevaplandrlyor: "Bu çirkin bir beyandr, dil sürçmesi olmufltur gibi sözlerle geçifltiriliyor, konu bu kadar hafife alnmamaldr." Doru Yol Partisinden bir milletvekili arkadaflmz bunu söylüyor. (DYP sralarndan "Kim o, kim; ismini söyle" sesleri)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN- Lütfen, toparlayn efendim.
ÖKKEfi fiENDLLER (Devamla)- Bitiriyorum Sayn Baflkan.
Efendim, lütfen 26.12.1994 tarihli Hürriyet Gazetesini açn, bakn; çünkü, o gün, burada, Sayn Meclis Baflkan da, söz istediim zaman, bana ayn ifadeyi kulland, "Ökkefl fiendiller'in konuflmasn örenmek isteyen varsa, 14.11.1994 tarihli birleflim tutanan alsn, oradan örensin" dedi; ben de size aynsn söylüyorum.
Deerli milletvekilleri, ben, konunun üzerine hassasiyetle gideceim, bundan sonra da bunun peflini brakmayacam. Tekrar söylüyorum. Bizim atalarmz bellidir, bizim Yunanllarla karflma durumumuz yoktur... (ANAP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar) Atalarmzn kann döken, vatanmz iflgal eden, Srplar destekleyip orada Müslümanlarn kann döken Yunanllarla bizim karflmfllmz söz konusu deildir; bu memlekette de 24 etnik köken yoktur; bu, PKK'nn iddiasdr; bu memlekette Türk Milleti vardr. (BBP ve ANAP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar)
Deerli milletvekilleri, Sayn Baflbakann bu tür açklamalarn; bu kürsüye çkarak milletvekillerini yalanlayp, onlar yalanc durumuna düflürmeyi -hâlâ bu dergiye cevap verilmemifl olmasna ramen- suçlamay da uygun bulmuyorum. Biz, kendi kafamzdan bir fley uydurmuyoruz.
Ayrca, Sayn Turhan Tayan'n tekzibi iyi bilmesi lazm. Tekzip, iki türlü olur; yaplr; ya açklama gönderilir veya mahkeme kararyla yaplr. Bu derginin ayn sütununda Sayn Baflbakan cevap vermedii süre içerisinde, bu iddia dorudur, bu beyanat dorudur.
Onun için, bütün milletvekillerini, basn ve Parlamentoyu, millet hakknda, nesepsiz hale düflürecek flekilde ifade kullanan Baflbakana karfl tavr almaya davet ediyor, hepinizi saygyla selamlyorum. (BBP ve ANAP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn fiendiller.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkan...
BAfiKAN- Buyurun Sayn Tayan.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkan, hatip baz iddialarda bulundu; söylemediim baz sözleri, söylemifl olduum gibi birtakm ifadeler kulland.
BAfiKAN- Sayn Tayan, yaplan konuflma, gündem dfl bir konuflma. Gündem dfl konuflmaya Hükümet cevap verir; eer, Hükümet sralarndan bir cevap gelmeyecekse, bu iddialarnzla ilgili olarak zabtlar getirtip, bu oturum içerisinde size söz vereceim efendim.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkanm, ben gündem dfl bir konuflmaya cevap vermek istemiyorum. Sayn Hatip, benim ismimden bahsederek, baz iddialarda bulundu. Bu konuda bir açklama yapmak istiyorum.
BAfiKAN- Anladm efendim, 70 inci maddeye göre cevap hakknz kullanmak istiyorsunuz; ama, yaplan gündem dfl bir konuflmadr; eer, Hükümet bir cevap vermeyecekse, bu oturum içinde zabtlar getirtip, biraz sonra tetkik edip, zat âlinize söz vereceim.
Buyurun.
Gündem dfl konuflmalar tamamlanmfltr.
Sayn milletvekilleri, gündeme geçmeden önce... (ANAP sralarndan "Hükümet cevap vermeyecek mi" sesleri)
REFK ARSLAN (Kastamonu)- Sükût, ikrardan gelir.
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, usulü biliyorsunuz; ben, Hükümet sralarna bakarm; eer oradan bir iflaret alamazsam, bu demektir ki, Hükümet bu konuda cevap verme ihtiyacnda deildir. (ANAP sralarndan gürültüler)
Bir dakika efendim... Sayn Bakann konuflmasn alaym.
DEVLET BAKANI BEKR SAM DAÇE (Adana)- Sayn Baflkan, daha önce ayn konuda bir açklama yapld; onun için, yeni bir açklamaya gerek görmüyoruz.
BAfiKAN- Peki efendim.
Sayn Devlet Bakan, bu konuda yaplan konuflmaya daha önce Hükümet adna cevap verildii için, flu aflamada bir cevap verme ihtiyac içinde olmadklarn ifade etmifllerdir. (ANAP sralarndan gürültüler)
EYÜP AfiIK (Trabzon)- Baflbakan savunacak bir bakan yok mu?
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, bir hususa dikkatinizi çekeceim; beni dinler misiniz efendim...
BAfiKAN- Dünkü birleflimde, hastal nedeniyle bir yasama ylnda iki aydan fazla izin alan, Elaz Milletvekili Ali Rza Septiolu'na ödenek ve yolluunun verilebilmesi kabul edilmiflti; ancak, bu arada, Divana, görevli büromuz tarafndan bir isim yanlfll takdim edilmifltir. Bu nedenle, bu milletvekili, Elaz Milletvekili Sayn Ali Rza Septiolu deil, Konya Milletvekili Sayn Mehmet Keçeciler olacaktr.
Durumu bu flekilde düzeltiyorum ve bu yasama ylnda, hastal nedeniyle iki aydan fazla izin alan Konya Milletvekili Sayn Mehmet Keçeciler'e ödenek ve yolluunun verilebilmesi hususunu oylarnza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.
Teflekkür ederim.
BAfiKAN- Doru Yol Partisi Grubunun, çtüzüün 19 uncu maddesine göre verilmifl önerileri vardr; okutup, ayr ayr müzakereye açacam ve oylarnza sunacam.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Danflma Kurulunun, 28 Aralk 1994 Çarflamba günü (bugün) yaplan toplantsnda, siyasî parti gruplar arasnda oybirlii salanamadndan, Grubumuzun afladaki önerilerinin, çtüzüün 19 uncu maddesi gereince, Genel Kurulun onayna sunulmasn arz ederim.
Sayglarmla.
Turhan Tayan
Doru Yol Partisi Grup Baflkanvekili
Öneriler:
1- Gündemin "Kanun Tasar ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Dier fller" ksmnn 208 inci srasnda yer alan 728 sra sayl kanun teklifinin bu ksmn 31 inci srasna, 46 nc srasnda yer alan 619 sra sayl kanun tasarsnn 32 nci srasna alnmas; Genel Kurulun, 28.12.1994 Çarflamba günü 20.00-23.00 saatleri arasnda da çalflmalarn sürdürmesi ve bugünkü birleflimde sözlü sorularn görüflülmemesi önerilmifltir.
2- Genel Kurul çalflmalarna, 3 Ocak 1995 sal gününden bafllamak üzere 7 gün ara verilmesi önerilmifltir.
CENGZ ALTINKAYA (Aydn)- Sayn Baflkan, hiçbir fley anlamadk; tekrar okunsun lütfen.
BAfiKAN- Tekrar m istiyorsunuz Sayn Altnkaya?
CENGZ ALTINKAYA (Aydn)- Anlamadk Sayn Baflkan.
BAfiKAN- fiimdi, oylamadan önce tekrar okutacam; ama, flu anda tekrarn arzu ediyorsanz tekrar okutacam efendim.
CENGZ ALTINKAYA (Aydn)- Lütfen, Sayn Baflkan...
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, içerideki gürültü biraz azalrsa, anlafllma imkân daha da artacak.
Öneriyi tekrar okutuyorum:
"Öneriler:
1.- Gündemin "Kanun Tasar ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Dier fller" ksmnn 208 inci srasnda yer alan 728 sra sayl Kanun Teklifinin bu ksmn 31 inci srasna, 46 nc srasnda yer alan 619 sra sayl Kanun Tasarsnn 32 nci srasna alnmas; Genel Kurulun 28.12.1994 Çarflamba günü 20.00-23.00 saatleri arasnda da çalflmalarn sürdürmesi ve bugünkü birleflimde sözlü sorularn görüflülmemesi önerilmifltir.
2.- Genel Kurul çalflmalarna 3 Ocak 1995 Sal gününden bafllamak üzere 7 gün ara verilmesi önerilmifltir."
BAfiKAN- Öneriyle ilgili söz talebi var m efedim?
Öneriyle ilgili söz talebi olmadna göre, önce, önerinin birinci ksmn tekrar okutup, oylayacam.
Önerinin birinci ksmn okutuyorum:
"Öneriler:
1.- Gündemin "Kanun Tasar ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Dier fller" ksmnn 208 inci srasnda yer alan 728 sra sayl Kanun Teklifinin bu ksmn 31 inci srasna, 46 nc srasnda yer alan 619 sra sayl Kanun Tasarsnn 32 nci srasna alnmas; Genel Kurulun 28.12.1994 Çarflamba günü 20.00-23.00 saatleri arasnda da çalflmalarn sürdürmesi ve bugünkü birleflimde sözlü sorularn görüflülmemesi önerilmifltir."
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler...
CENGZ ALTINKAYA (Aydn)- Karar yetersaysnn aranmasn istiyorum Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Peki efendim.
Etmeyenler... Kabul edilmifltir; karar yetersays vardr, saydm efendim. (ANAP sralarndan "saymadnz Sayn Baflkan" sesleri)
Saydm efendim, daha önce saydm...
Önerinin ikinci ksmn okutuyorum:
"2.- Genel Kurul çalflmalarna 3 Ocak 1995 Sal gününden bafllamak üzere 7 gün ara verilmesi önerilmifltir."
BAfiKAN- Oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... (ANAP sralarndan "Sayn efendim" sesleri) Kabul edilmifltir efendim.
Sayn milletvekilleri, saydm size ifade ettim; lütfen, itimat buyurun efendim...
fiÜKRÜ YÜRÜR (Ordu)- Yeniden sayn, Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, kabul ettiimiz bu karara göre, bir kanun teklifinin ve bir kanun tasarsnn sras deifltirildi ve bugün, çalflma süremiz saat 23.00'e kadar uzatld.
Ayrca, 3 Ocak 1995 Sal gününden bafllamak üzere, Genel Kurul çalflmalarna yedi gün ara verilmesi de kabul edilmifl oldu. (ANAP sralarndan gürültüler)
REFK ARSLAN (Kastamonu)- Sayn Baflkan, biz çalflmak istiyoruz; kabul etmiyorsunuz.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- Bu, ne tatili?!.
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, önergeyi, 3 defa okuttum ve üçüncü okumadan sonra da söz isteyen olup olmadn bilgilerinize arz ettim. Bu arada, hiçbir söz talebi olmad; önergeyle ilgili kimse görüfl belirtmedi. Ben de bunun üzerine, önergeyi, oylarnza arz ettim.
MELKE TUGAY HASEFE (stanbul) Evet Sayn Baflkan, dorudur.
BAfiKAN- Efendim, Baflkanlk Divannn konuflmalarn, biraz daha dikkatle takip etmek ihtiyarnda bulunursanz, o zaman konu daha iyi anlafllacaktr tahmin ediyorum.
fiÜKRÜ YÜRÜR (Ordu)- Sayn Baflkan, o kadar çok ses var ki duyamyoruz!..
SALH KAPUSUZ (Kayseri)- Çok gürültü geliyor.
BAfiKAN- Evet, ben de ayn konudan flikâyeti, baflka bir flekilde ifade ettim.
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, flimdi, ülkemizde konufllandrlan, Çokuluslu Güç'ün görev süresinin alt ay süreyle uzatlmasna dair Baflbakanlk tezkeresini okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Körfez Savafln takiben Kuzey Irak'ta meydana gelen olaylar sonucunda ülkemize yönelen ve snrlarmzn fizikî güvenliini tehdit etmekle kalmayp, ayn zamanda ekonomik ve sosyal düzenimizi de zorlayacak boyutlara eriflen, toplu göç hareketinin tekrarna yol açabilecek geliflmeleri, Irak'n toprak bütünlüünü koruyarak caydrmak, gerekirse bu geliflmelere mani olmak, Kuzey Irak'ta bölge halknn insanî ihtiyaçlarnn karfllanabilmesi için, Birleflmifl Milletler bal kurulufllarnca yürütülen faaliyetlerin güvenlik içinde devamn salamak amacyla, Birleflmifl Milletler Güvenlik Konseyi'nin 688 sayl Karar da göz önünde tutularak ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 17.01.1991 tarih ve 126 sayl Kararna dayanlarak bafllatlan "Provide Comfort ll" huzur harekât çerçevesinde ülkemizde konufllandrlan çokuluslu gücün görev süresinin 31 Aralk 1994 tarihinden itibaren 6 ay süreyle uzatlmasna; çokuluslu gücün yaps, güce bal yabanc ülke silahl kuvvetleri personelinin ülkemizde tabi olacaklar statünün tayini, Türkiye'nin güce katks ve bu gücün amaçlarna uygun biçimde kullanlmasyla ilgili bütün kararlar almaya ve gerektiinde harekât sona erdirmeye Bakanlar Kurulunun yetkili klnmas için Anayasann 92 nci maddesine göre izin verilmesini arz ederim.
Prof. Dr. Tansu Çiller
Baflbakan
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, okutmufl olduum bu Baflbakanlk tezkeresi üzerinde, çtüzüün 73 üncü maddesine göre görüflme açacam; görüflmenin sonunda da tezkereyi oylarnza sunacam.
Lütfen, beni dikkatle dinleyin:
Bu görüflmede, önce gruplara sonra Hükümete ve flahs adna 2 üyeye söz vereceim.
Konuflma süreleri gruplar ve Hükümet için 20' fler dakika, flahslar için 10' ar dakikadr.
Sayn Bakan, sizin konuflmanz gruplardan sonradr.
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN- Sayn Baflkan, daha önce, tartflmaya bir çerçeve çizmek amacyla, Dfliflleri Bakanlar bir sunufl konuflmas yapmfllar; onun için, izin verirseniz, söz istiyorum.
BAfiKAN- Zaten, öyle bir talebiniz var m diye baktm size.
Bu talebinizde siz de musrr iseniz, Yüce Meclisi aydnlatmak, bilgi vermek bakmndan, bir ön konuflma için size çok ksa bir süre takdim edeceim; ama, lütfen, bu sunuflun süresini ksa tutun.
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN- Peki Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Tezkere hakknda bilgilendirici açklamalarda bulunmak üzere, Hükümet adna, Dfliflleri Bakan ve Baflbakan Yardmcs Sayn Murat Karayalçn; buyurun efendim.
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN- Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; sizleri, flahsen ve Hükümetimiz adna saygyla selamlyorum.
Biraz önce Yüce Meclise sunulan Baflbakanlk tezkeresi üzerinde, biraz sonra yaplacak tartflmalara bir çerçeve getirmek, sunmak düflüncesiyle söz almfl bulunuyorum.
"Huzur Harekât" ad verilen uygulamann, 17 Ocak 1991 tarihinde Yüce Meclisimizce 126 sayl Kararla karara baland bilinmektedir ve bu uygulama bu ayn sonunda bitecektir, son bulacaktr. Hükümetimiz, konuyu tüm boyutlaryla, tüm ayrntlaryla deerlendirmifl, deerlendirmeye çalflmfl ve bu uygulamann bir süre daha devamnda yarar görmüfltür. O nedenle, sizlere "Çekiç Güç" diye de adlandrlan bu operasyonun, 1995 yl Haziran ay sonuna kadar devamn önermekteyiz.
fiimdi, bugün, bu toplantyla konuyu, altnc kez Türkiye Büyük Millet Meclisinin tartflmasna sunmaktayz. En içten dileimiz, konunun, sorunun, gerçekçi bir biçimde deerlendirilmesi, deerlendirilmeye tabi tutulmasdr. Peflin hükümlü ve önyargl olunmamasn dilemekteyiz. Dfl politikann, evetçi dfl politika, hayrc dfl politika diye bir ayrma tabi tutulmasn uygun görmemekteyiz. Önümüzde bulunan soruna göre, kimi durumlarda evet denilir, kimi durumlarda hayr denilir. Önemli olan, ulusumuzun çkarlardr, ulusumuzun onurudur.
Sayn milletvekilleri, öte yandan, öteki konularda olduu gibi, dfl siyaset konularnda da çeflitli hipotezlerin, varsaymlarn kullanlmas kuflkusuz söz konusu olabilecektir. Mecliste, Türkiye'de, üç yldr Çekiç Güç konusunu tartflmaktayz. Dönemin baflnda, örnein, Çekiç Güç'ün, Kuzey Irak'ta bamsz bir devletin oluflturulmas için kullanlabileceine iliflkin kuflkular, doal olarak ortaya atlabilir; hatta, bu kuflkularn ifadesiyle yetinilmez, süre de verilebilir "eer, bu karar alnrsa, birkaç ay sonra Kuzey Irak'ta bir bamsz devlet kurulabilir" iddias, varsaym ortaya atlabilir. Daha sonraki uzatma kararlarnda da bu tartfllabilir; ama, aradan üç yl geçtikten sonra, hâlâ bu oluflumun ortaya çkmadn göre göre, bu tür deerlendirmelerin tekrar edilmesinin gerçekçi olmayaca kansndayz.
Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; açklkla baklmas gereken, bu kararn, bize, Türkiye'ye ve Ortadou'daki barfl ve istikrara ne getirecei ne götüreceidir. Çekiç Güç'ün muhasebesinin aktif ve pasiflerinde, bu deerlendirmenin olmasnn gerekli ve yararl olduu kansndayz. Bunu uzatrsak, bundan biz ne kazanacaz; bunu uzatrsak, bundan Ortadou'daki barfl ve istikrar yaplanmas ne elde edecektir? Ortadou'da barfl ve istikrarn oluflturulmasn ve korunmasn, Türkiye'nin ulusal çkarlar açsndan da son derece önem taflyan bir öe olarak görmekteyiz.
Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; Çekiç Güç'le ilgili ayrntl bir bilgi sunuflunda bulunmay kesinlikle düflünmüyorum. Bununla birlikte, flimdi, Çekiç Güç'le ilgili baz temel büyüklükleri, takdirlerinize, tartflmanza sunmakta yarar görmekteyim. "Çekiç Güç" diye adlandrlan ve ülkemizde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararyla konufllandrlmfl olan Çokuluslu Güç'ün, ncirlik, Pirinçlik ve Zaho'da, 78 uçak ve helikopteri, 1 979 görevlisi bulunmaktadr. 78 uçak ve helikopter saysnn içine Türk uçaklar dahildir. Zaho'da herhangi bir uçak ya da helikopter söz konusu deildir. 1 979 görevli içine Türk görevliler de dahil bulunmaktadr.
Çekiç Güç'ün, bir kara kuvveti yoktur. Çekiç Güç, biraz önce arz etmifl olduum kalemlerden oluflmaktadr. Çekiç Güç'ün temel görevi, 36 nc enlemin üzerindeki uçufl yasann denetlenmesi ve o arada, insanî yardmlarn datmna iliflkin bir baflka denetim görevinin üstlenilmesidir. Çekiç Güç'ün, Türkiye'de, herhangi bir görevi, herhangi bir ifllevi bulunmamaktadr ve Çekiç Güç'ün bütün uçufllarnda, Awacs ve helikopter uçufllarnda -özellikle helikopter uçufllarnn altn çizmek istiyorum- mutlaka yabanc görevlilerin yan sra Türk görevlileri de bulunmaktadr.
Ülkemizin, yeni göç hareketlerine ve nüfus ylmalarna karfl, gerekli önlemleri almasnn çok büyük bir zorunluluk tafld, hatta, yaflamsal bir zorunluluk tafld açktr; kuflkusuz, bu dorudur. Güneydouda, nüfus ylmalarna karfl, kitlesel göç hareketlerine karfl önlemlerin alnmasnn gereklilii dorudur da, peki, bunun en uygun, en salam, en gerçekçi yolu bu mudur?..
Aslnda, bunun tartflmas, bundan yaklaflk üç yl önce yaplmfl. O günün koflullarnda, çok ayrntl bir deerlendirme belki yaplamamfl; ama, o günün koflullarnda böyle bir iflleyiflin devreye sokulmas gerekli, yararl görülmüfl. Bugün, flimdi, bunun tersine bir iflleyifli gündeme getirebilecek bir deerlendirmenin yaplmasnn, sorunlarn çözümünden önce var olduu düflünülen, var olduu iddia edilen sorunlarn çözümünden çok, yeni sorunlarn gündeme getirilmesine neden olacan bilmeliyiz; bunu, hiçbir biçimde, Yüce Meclisimizin sayn üyelerinin burada ortaya koyacaklar görüflleri, telkinleri, elefltirileri, önerileri yadsmak anlamnda söylemiyorum, söyleyemem. Burada ortaya konulacak her türlü elefltiriyi, görüflü, telkini, öneriyi önemle deerlendireceimizi bilgilerinize sunmak isterim.
Sayn milletvekilleri, acaba göç olur mu; göç olacaksa, bunun önlenmesinin gerekli olduu açk da, peki bir göç olasl var m; yeniden Kuzey Irak'ta yaflamakta olan insanlarn ynsal bir biçimde, Türkiye'nin güneydou snrlarna gelmeleri söz konusu olabilir mi; olabilir.
COfiKUN GÖKALP (Krflehir)- Türkiye'den göç var, Türkiye'den...
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla)- Bu olasl önemle göz önünde bulundurmak zorundayz. Her fleyden önce, Kuzey Irak'ta peflmergelerle Irak Silahl Kuvvetleri arasnda ortaya çkabilecek çatflmalarn, bir kitlesel göçe neden olabileceini, göz önünde bulundurmak zorundayz; bu, birinci neden.
Bir baflka neden de, Kuzey Irak'ta yaflam koflullarnn, yaflam flartlarnn kolay kolay önlenemeyecek bir biçimde kötüleflmesidir. Bu iki olgu, her an karfllafllabilecek olan olgulardr ve bunun olmas söz konusu olduunda, yüzbinlerce insan, kadn, çocuk, yine Türkiye'nin güney snrlarna, güneydou snrlarna gelme durumunda olacaklardr. Hiçbirimizin, hiçbir yönetimin, bu insanlara, yaknlarmz diye gördüümüz bu kiflilere, hayr gelmeyin demesi söz konusu olamaz. Hiç kimsenin yeni Halepçelerin yaratlmas olasln gözard etmesi söz konusu olamaz; geri gönderdiimiz -eer öyle bir karar alnrsa- Çekiç Güç'e, o koflullarda, yeniden geri gel dememiz de kuflkusuz deerlendirilemez.
Sayn milletvekilleri, görüldüü gibi, ynsal göçün önlenmesi için, bölgede bir çatflma çkmasn önlemek ve insanî yardm faaliyetlerinin sürdürülmesine destek vermek gerekmektedir.
Sayn milletvekilleri, insanî yardm ad altnda, neidüü belirsiz birtakm örgütlerin, snrmzdan kolaylkla girip, çkmalarna ve orada koflullarn daha da kötüleflmesine neden olacak etkinliklerde bulunmalarna frsat vermemiz, kuflkusuz söz konusu olmayacaktr.
Çekiç Güç'ün görev süresinin sona erdirilmesine iliflkin kararlarn verilmesinden önce, sayn milletvekillerimizin, bu hizmetin -biraz önce arz ettiim bu iki hizmetin- kimin tarafndan, nasl ve hangi kaynaklarla verilebileceinin tartflmasn, göz önünde bulundurmalar gerekmektedir.
Sayn Baflkan, bu arada, son günlerde flöyle bir argümann da geliflmekte olduunu görmekteyiz: Evet, Çekiç Güç, bir tarihte, bir zamanda gerekliydi; ama, ortaya çkan koflullar, Çekiç Güç'ün gerekliliini, bugün ortadan kaldrmfltr; eskiden gerekli olan Çekiç Güç, flimdi gerekli deildir.
Ben, bunlara katlmadm burada, ifade etmek istiyorum. Hangi koflullarn deifltii ortaya konulmaldr. Kuzey Irak'ta acaba, Saddam yönetimiyle Kürtler arasnda bir anlaflma oldu da, bizim bundan haberimiz mi yok? Acaba Kuzey Irak'ta gönenç düzeyi, zenginlik düzeyi yükseldi de biz bunun farknda m deiliz?..
flin ilginç yan, bu argüman ortaya koyanlarn, son sralarda bu tartflma konusunu gelifltirenlerin, bafllangçta Çekiç Güç'ün faaliyetlerini, 30.09.1991 tarihinde sona erdirmeyi ve ondan sonra da, son bir 90 günlük süre vermeyi karara balamfl olmalardr.
Aslnda, iç siyasette de dfl siyasette de böyle bir yaklaflmn doru olabilecei kansn taflmadmz burada ifade etmek istiyorum. Eer bir risk varsa, eer o riske karfl bir önlem alnmaktaysa, bunu süreyle snrlamak doru bir yaklaflm olarak görülemez. Süreyi koyduunuz zaman, ne olursa olsun, flu sürenin sonunda ben bu uygulamaya son vereceim dediiniz zaman, risklerin ortadan kaldrlmasna katkda bulunmazsnz; tam tersine risklerin artrlmas dorultusunda bir karar almfl olursunuz.
Kuflkusuz, temel sorun, Çekiç Güç'ün bugün faaliyette bulunmasna gerek brakmayacak bir ortamn Irak'ta, Irak'n her yerinde -kuzeyinde güneyinde- yaratlmasdr.
Sayn milletvekilleri, Hükümet olarak bunun youn çabas içinde olduumuzu ifade etmek isterim. Irak Hükümetiyle diyalog kanallarn sonuna kadar açk tutmaktayz. Bir yandan Irak'a uygulanan, uygulanmakta olan ambargonun kaldrlmas için çaba sarfetmekteyiz; öte yandan eski dfliflleri bakanlarmzn, Dfliflleri Bakanlmzn kurmufl olduu diyalog araclyla, Irak yönetiminin kuzey kesime uygulamakta olduu ambargonun kaldrlmasna yönelik çabalar sürdürmekteyiz. Dier yandan da, Irak'n toprak bütünlüü konusundaki kararl duyarllmz, ilgili her çevreye açk bir biçimde ifade etmekteyiz.
Sayn milletvekilleri, gerçekten, Irak'n toprak bütünlüü, bizim için, Türkiye için, bölge için, bölge insanlar için, bölge barfl için yaflamsal derecede önem taflmaktadr. Birleflmifl Milletler Güvenlik Konseyi kararlaryla da güvence altna alnmfl olan Irak'n toprak bütünlüü konusunun, Orta Dou'da barfl ve istikrar süreci açsndan tafld yaflamsal önem, ilgili tüm çevrelere tarafmzdan ifade edilmektedir.
Bir fleyi daha belirtmek istiyorum: Molla Mustafa Barzani yönetimi, Irak yönetimiyle 11 Mart 1970 tarihinde bir anlaflma imzalamfltr. 11 Mart 1970 tarihinde Irak'n kuzeyinde -özellikle Irak'n kuzeyinde- bu anlaflmaya dayal olarak yepyeni bir idarî, siyasî yaplanma ortaya çkmfl bulunmaktadr. 11 Mart 1970 tarihinde, Molla Mustafa Barzanî ile Irak yönetimi arasnda varlan bu mutabakat sonucu bugün, Kuzey Irak'ta ortaya çkmfl bulunan yaplanmayla acaba, burada, bir bamsz devlet mi kurulmaktadr; acaba, burada, birkaç aylk süre içerisinde bir bamsz devlet mi ortaya çkacaktr, kaygsna neden olacak yaplanma arasnda, ciddî bir farklln olmadn ifade etmek istiyorum. O nedenle, zaten aylar geçtii halde "birkaç ay sonra kurulacaktr" denilen, yllar geçtii halde "birkaç ay sonra kurulacaktr" denilen, böyle bir iddiayla yaklafllan Kuzey Irak'taki bamsz devlet yaplanmas ortaya çkmamfltr.
Sayn Baflkan, son olarak, PKK'nn, Kuzey Irak'taki otorite boflluundan yararlanmas konusuna, iddiasna gelmek istiyorum. Bu iddia dorudur; PKK, Kuzey Irak'taki otorite boflluundan gerçekten yararlanmaktadr; ama, bu, Çekiç Güç nedeniyle ortaya çkmfl deildir. Kuzey Irak'taki otorite boflluu, Çekiç Güç'ün sonucu deil, Çekiç Güç'ün nedenidir. Bir baflka ifadeyle, Çekiç Güç, Kuzey Irak'ta, istemediimiz halde ortaya çkmfl olan bu otorite boflluu nedeniyle devreye sokulmufl bulunmaktadr. Bu ikisini birbirinden ayrmann son derece de önem tafldn ifade etmek isterim.
CENGZ BULUT (zmir)- Sayn Bakan, Çekiç-Güç'ün süre uzatmn muhalefete düflünce de destekleyecek misiniz?
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla)- Sayn milletvekilleri, ayrca, PKK, basna da yansd gibi, yalnzca Kuzey Irak'ta konufllanmfl deildir. Basn yayn organlar tarafndan da sk sk ifade edildii gibi, PKK'nn, yalnzca Kuzey Irak'ta deil, maalesef -maalesef diyorum- baflka ülkelerde de çok sayda kamp bulunmaktadr.
Kuzey Irak'ta otorite boflluunun ortaya çkmasn üzüntüyle karfllyoruz. Kuzey Irak'taki bu otorite boflluunun ivedilikle kaldrlmasn diliyor ve talep ediyoruz, onun için yaklaflmlar sergiliyoruz; ancak, buradan, bizim de, terörle mücadele açsndan, baz yaklaflmlar içerisinde olarak yararlandmz hepiniz bilmektesiniz.
Kald ki burada, son olarak belirtilmesi gereken bir baflka husus daha var: PKK'nn, -ilgililerin çok yakndan bildikleri gibi- Çekiç Güç olayna nasl yaklaflt, Çekiç Güç konusunu nasl deerlendirdii açktr.
Çekiç Güç, ambargoyla da balantl deildir. Bir baflka ifadeyle, Çekiç Güç'ün varsayalm ki, bugün kalkmas söz konusu olsa, Çekiç Güç bugün kaldrlsa dahi, Irak ambargosu, bugün Çekiç Güç kaldrld diye, yarn kaldrlacak deildir. Irak'a konulan ambargo bambaflka bir süreçtir; o süreçle, Çekiç Güç olgusu, birbirinden farkl bir biçimde deerlendirilmelidir.
Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; Hükümet olarak, Çekiç Güç'ün ifllevlerini ve bölgedeki koflullar deerlendirerek, Çekiç Güç'ün görev süresinin uzatlmasnda, ülke çkarlarmz açsndan yarar gördüümüzü karara balamfl bulunuyoruz.
Konuyu saygyla takdirlerinize sunuyorum. (SHP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Bakan.
CENGZ BULUT (zmir)- Sayn Bakan, Çekiç Güç'ü gönülden mi destekliyorsunuz?
Eskiden "go home" diye baranlar flimdi Amerikanc kesildiler.
BAfiKAN- fiimdi gruplara söz vereceim.
fiu ana kadar sadece Anavatan Partisi Grubu adna konuflmac ismi bildirildi, dier gruplardan henüz isim bildirilmedi; dier gruplardan da konuflmaclarnn isimlerini yazl olarak bildirmelerini rica ediyorum.
fiahslar adna konuflma yapacak sayn üyelerin isimlerini srasyla arz ediyorum:
Sayn Bülent Ecevit, Sayn Abdüllatif fiener, Sayn Gaffar Yakn, Sayn Esat Bütün, Sayn Muharrem fiemsek, Sayn Coflkun Gökalp.
Anavatan Partisi Grubu adna, Sayn smail Safa Giray; buyurun efendim. (ANAP sralarndan alkfllar)
ANAVATAN PARTS GRUBU ADINA SMAL SAFA GRAY (stanbul)- Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; bugün 28 Aralk 1994, bugünkü ktidar üç yln doldurdu, bir aydan fazla bir zaman da geçti.
O zaman iktidara gelenler, 1991 ylnda, nisan ayndan itibaren Çekiç Güç hakknda söylemediklerini brakmamfllard. O günleri hatrlaynz, "ktidara geldiklerinde, bu yanlfl ifli hemen düzelteceklerini" söylüyorlard. Böyle iflleri Türk Silahl Kuvvetleri gerektii takdirde -gerekiyorsa- kendisi çözerdi... Yabanc güç ne demekti... Bu bamszlmza aykr, bu, Anayasamza aykr, neredeyse ihanetti, vatan hainlii... Hatrlayn bu laflar, o günlerdeki gazeteleri... Ben, tek tek flu tarihli flu gazete demiyorum; ama, hepinizin kafasnda bunlar yer etmifltir.
Saddam'n katliamndan kaçan 500 bini aflkn Kuzey Irakl, Kürt, Türkmen, Süryanî insanlar; Kuzey Irak'tan kaçp Türkiye snrlarna girmifl, snmfllard; Türkiye'nin köyleri, ormanlar iflgal edilmiflti; hava souktu, kar vard; dalarda, ormanlar kesip, snmak için yakyorlard; köylerdeki evlerin ambarlarnda ne varsa talan edip yiyorlard... O günleri hatrlayn, mart sonlar nisan bafllaryd. Tabiî ki, Türkiye, bundan büyük zarar görüyordu ve Türkiye'nin, bu zarar acilen halletmesi gerekiyordu; sadece, kendi zararlarn deil, ortada, insanlk yönünden korkunç ve feci manzaralar vard; bunu da acilen halletmesi gerekiyordu. Tabiî ki, insanlk yönünden bu kadar feci manzaralarn, bütün dünya tarafndan da müflahede edilmesi ve Birleflmifl Milletler gibi, AGK gibi -o zaman AGK çok yeniydi- birtakm beynelmilel kurulufllarn, bu konuda, Türkiye'yle elbirlii yapma görevleri vard; bu insanlara yardm etmek, bu insanlar vatanlarna, emniyetle, geri göndermek ve gönderilen yardmlar, bunlara, emniyetle ulafltrmak gibi görevleri vard; herkesin bu göreve katlmas gerekiyordu. Türkiye, bu flartlarda, dünyaya, bu konuda çarda bulundu. Birleflmifl Milletlerin bir kararna istinaden, dünya, bu çarya icabet etti ve saylar 22 bini bulan ve 6-7 ülkenin silahl kara kuvvetlerinden oluflan bir kuvvet, Türkiye'ye geldi. Irak içerisinde, acele, yeni yerleflim yerleri hazrland, infla edildi ve bu insanlar, emniyetli bir flekilde, dünyann gözü önünde ve dünyann elbirliiyle, oralara götürüldü, yerlefltirildi; gelen yardmlar da, emniyetle, bu adamlara ulafltrld.
Bu, ilk üç ay içerisinde, büyük çapta halledildi; temmuz ayna gelindii zaman, artk, bu mesele, yerlefltirme ve yardmlarn emniyetle ulafltrlmas meselesi halledilmifl olduu için esas itibariyle, bu yabanc güçler ülkelerine döndüler; fakat, ortada kurulmufl bu düzenin yerlefltirilmesi, aksaklklarnn giderilmesi, yerine oturtulmas gibi bir görev vard. Bu görevi yapmak üzere de, Amerika, ngiltere ve Fransa'nn katlmndan ibaret ve demin, Sayn Bakann söyledii sayda -gerçi, bafllangçta kara kuvveti gücü biraz daha fazlayd, bugün hiç kara kuvveti yoktur- yani, 78 uçak ve helikopter -daha çou Türklerden oluflan- 1 900 küsur pesonelden ibaret "Provide Comfort 2" adndaki gücün eylül ayna kadar kalmas, eylül aynda da, eer tam halleldilmemifl ise, bir defaya mahsus olmak üzere, görev süresinin üç ay daha uzatlabilmesi flartyla, bu Provide Comfort 2 kuvveti, bildiiniz flekilde, Türkiye'de yerleflmifltir.
Ne oldu; eylül aynda, üç aylk son uzatma da yapld. Bu devletlerle anlaflma da oydu ve aralk ay sonunda, bu gücün görev süresi bitiyordu. Tarif buydu, snrlar buydu, görev buydu.
Ondan sonra ne oldu; o srada söylenen bütün laflara ramen, Sayn Demirel'in, Sayn nönü'nün söyledikleri bütün laflara ramen, yl sonunda ne oldu; aslnda, Türkiye Hükümeti bakmndan olay bitmiflti; ihtiyac karfllayacak, tasarlanmfl proje yerine getirilmiflti. Yeni gelen Hükümet, istedii gibi yeni hesaplar yapabilir, istedii gibi yeni kurulufllara gidebilirdi, yeni anlaflmalar yapabilirdi; yani, yeni gelen Hükümetin eli açkt, eli serbestti, istedii oyunu oynayabilirdi; hayr, onu tercih etmedi; kalkt, Anavatan Partisi Hükümetinin, daha önce, 1991 baflnda Meclisten ald yetkiye dayanarak ve bunun son defa olduunu ifade ederek ve son defa olduu için, Meclisten alnan yetkiyi Meclise iade ettiini de ifade ederek, süreyi alt ay uzatt.
CENGZ BULUT (zmir)- Askerlikte olduu gibi...
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- ...alt ay uzatt; ama, bu sefer uzatt fley neydi, tarifi neydi, amac neydi, misyonu ne olacakt, süresi ne olacakt; bunlar hakknda, belirgin bir anlaflma, belirgin bir proje ortada yoktu; sadece uzatma vard. Uzatma yaplrken "efendim, zaten, bunlara, bugün 'git' desek, alt ayda ancak giderler" gibi, gevflek laflar da vard. Halbuki, ben, bugün iddia ediyorum; o 78 uçak ve helikopterin Türkiye'den gitmesi, sadece bir gün gerektirir; daha fazla zamana ihtiyaç yoktur. Kara kuvveti deildir bunlar, hava kuvvetidir; emir aldklar gün, akflama yokturlar; o zaman da öyleydi...
Alnan bu kararlar, gayet rahatlkla anlafllabildii gibi, hem birtakm çeliflkilerle doluydu hem büyük yanlfllarla doluydu hem de ksmen -dilim söylemeye varmyor, ama- doru olmayan -diyeyim- laflarla doluydu; mesela, alt ayda ancak giderler" gibi... fiova konufluldu.
1992 yl baflndan -eer uzatlrsa, bu, yedinci uzatma olacak- bu yana Çekiç Güç'ün ald fleklin ana vasf, ne olduunun belli olmamasdr. Temmuz 1991'de, Provide Comfort 2 diye belirlenen Çekiç Güç'ün ne olduu belliydi; süresi belliydi ve görevi belliydi. Bugünkü Çekiç Güç'ün, 1992 yl baflndan bu yana görev süresi uzatlmakta ve daha ne kadar uzatlaca da belli deil. Sayn Karayalçn'n burada demin ifade ettii gibi, hatta, bunun uzatlmasnn zamana balanmamas, Hükümete braklmas isteniyorsa, ki, bakn, 1992 baflndan bugüne nasl geliniyor. O zaman, Hükümet, Meclisten ald yetkiyi "artk kullanmayacam" diye, iade ediyor; srf baflka bir fley yapamad için flov yapyor, iade ediyor. Bugün, yine ayn Hükümetin Dfliflleri Bakan Sayn Karayalçn "artk, bu uzatmalar, zamana balamamak, Hükümete brakmak lazm" diyor; yani, "Meclis, o yetkiyi yeniden versin" demek istiyor. Ne kadar sürecek; belirsiz...
CENGZ BULUT (zmir)- Befl on yl...
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- ...görevi ne; belirsiz; tarifi ne; belirsiz... Bundan evvelki uzatmalarda, biz, bunu sürekli olarak söyeldik. Hatta, Sayn Genel Baflkanm, Sayn Demirel ile, 1992 Hazirannda yapt bir görüflmede, bunlar çok açk olarak ifade etti ve biz üç aylk teklif getirelim, siz bu üç ay içinde bunlar salayn, ondan sonra, bu ifle daha belirgin bir flekil verelim de bu ifl bir düzene girsin, flu anda düzeni yok" dedi. Biz, bunu üç yldr, her uzatmada, sürekli söyledik ve bugüne geldik. Bugün de yeni bir ifade ortaya çkyor: "Çekiç Güç'ün görev süresi karar Hükümete braklmal; bu kararla, Meclis uraflmamal; Meclis, Hükümete yetki -kendilerinin iade ettii yetkiyi- vermeli..."
fiimdi, baknz, bugün, Sayn Karayalçn ne diyor: "Bu karar alt aya balamak da yanlfl." Dün de, Grubunda "Irak'taki sorun çözümlenene kadar, Çekiç Güç orada durmal" diyor; yani, böyle, karineyle, zmnen, yeni bir tarif ortaya çkar gibi geliyor. Bunlar söylenmiyor; ama, sanki, yeni bir tarif douyor. "Irak'ta, Saddam problemi çözümleninceye kadar -yahut da Irak'taki problem Amerika'nn istedii flekilde çözümleninceye kadar diyelim- orada Çekiç Güç kalmal" deniliyor. Bu, Türkiye'ye ne salyor; bu konuda, Sayn Karayalçn -fluraya not ettim- konuflmasnda "Ortadou'da barfl ve istikrar salyor. Tabiî ki, barfl ve istikrardan bizim yararmz var" diyor; eer, Ortadou'da, barfl ve istikrar salyorsa!.. Ortadou'da barfl ve istikrardan evvel, daha baflka neler salyor; onlar gözard edersek...
Demek ki, o zaman, Ortadou'da barfl ve istikrar salamak için, Türkiye'de, Amerika'ya sürekli bir üs verelim; Amerika, o sürekli üste, Ortadou'da barfl ve istikrar, bildii gibi salasn; sa olsun, biz de yararlanrz!.. Bu anlayfla gidiyor...
fiimdi, bugün, SHP Genel Baflkan bunu söylüyor; 1991 ylnn austos aynda, o zamanki SHP Genel Baflkan Saddama gidip el skflyor ve bu konularn, böyle, Çekiç Güç'le falan çözümlenmeyeceini ve Ortadou'da, barfln da, istikrarn da böyle salanamayacan ifade ediyordu; aradan üç yl geçmifltir...
Bu olaylar geliflirken, Türkiye, ne alyor, ne veriyor konusu ortadayken; Mecliste yaplan bu görüflmelerde, olayn ana noktalar, derinlikleri, aslnda, hiç bir zaman açklanmyor. Bunlarn, burada çok detayl açklanmas da beklenmez; ama, hiç olmazsa, muhalefetin dflnda, iktidarn kendi ortaklar, bu konularda gerçek durumun ne olduunu bilmek durumunda deiller mi?!. Onlar da bilmiyor.
Peki, Türkiyenin, bir devlet gelenei vardr: Önemli dfl politika konularnda, Anamuhalefet Partisi Lideri davet edilir, Sayn Baflbakan, konuyu, bütün açklyla, onun bilgisine sunar, istiflare eder; eskiden beri, Türkiye Meclisi, Türk Hükümetleri, elbirliiyle, oybirliiyle karar veregelmifllerdir; sebebi budur. Bizim Anamuhalefet Partisi Liderimiz Sayn Mesut Ylmaza bu konuda bilgi verilmifl midir; hayr. Türkiye ne alyor, ne veriyor biliyor muyuz; bilmiyoruz. Böyle önemli Türk devlet gelenekleri bile ihmal ediliyor. Basn önünde, gelifligüzel, ayaküstü, konuflmalar yaplyor; ama, Anamuhalefet Liderine, davet edip de bir bilgi verilmiyor, onun fikri sorulmuyor. O zaman, Türkiye, dfl politika konularnda, bu Meclisten, nasl, oybirliiyle karar beklesin?!.
Baknz, Anavatan Partisi olarak, dfl politika konularnda, aslnda sadece dfl politika konularnda deil; Türkiye için önemli olan iç politika konularnda, devlet problemlerinde, özellikle dfl politika konularnda, hep, bu eski geleneimize sadk kalmak üzere, Türk Milletinin yannda olan, Türk Milletinin faydasna kararlar vermeye çalfltk, oylarmz öyle vermeye gayret ettik; hiçbir zaman parti propagandas endiflesine sokmadk. Buna ramen, bu, ihmal ediliyor. O zaman, ben, bilgisizlik içindeyim; Anavatan Partisi Grubu adna konufluyorum; Çekiç Güç'le ilgili olarak, Türkiye'nin elinde bulunan bilgileri bilemiyorum.
CENGZ BULUT (zmir)- Onlar da bilmiyorlar ki...
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- "Bir tane helikopter düflürülmüfl, içinde flu varmfl" gibi, "bilmem nereye bir torba atlmfl, içinde silah varmfl" gibi, "Çekiç Güç'e gelen birtakm malzemeler yahut paketler gümrükten geçerken, gümrük memurlar flüphelenmifller, açmfllar, içinden 'PKK'ya verilecek' diye bir notla bir paket çkmfl" gibi birtakm sözleri gazetelerden okuyorum. O sözlerin kayna olan insanlar, Türkiye'ye karfl sorumlu mu; hayr. Niyeti ne; bilmiyoruz; ama, haberi oralardan alyoruz. Meclisin bütün üyelerinin, bu haberlerin dorusunu örenmek, hakk deil mi?!.
HALL ORHAN ERGÜDER (stanbul)- Hakk, tabiî; Anayasal hakk, hem de.
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- Böyle bir konu konuflulurken, bu gibi sorulara, cevap verilmesi gerekmiyor mu?!.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN- Devam edin efendim.
SMAL SAFA GRAY(Devamla)- Affedersiniz...
HALL ORHAN ERGÜDER (stanbul)- Sayn Baflbakann da burada olmas lazm.
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- Evet...
CEM KOZLU (stanbul)- Ne zaman geliyor ki!..
HALL ORHAN ERGÜDER (stanbul)- Benim, kendisini dinleyip, tenvir olmam lazm.
CENGZ BULUT (zmir)- Memleketin en önemli meselesi görüflülürken, Hükümet yok, bakanlar yok!..
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- fiimdi, baknz, Türkiye, dfl politik ortamda, gayet problemli bir süreç içinde bulunmaktadr. Kafkaslar, Balkanlar, Arap Yarmadas, Dou Akdeniz, Asya, Avrupa, Uzakdou, büyük ve hzl geliflmeler içerisindedir. leriye dönük, çok fazla sayda senaryo vardr; fakat, maalesef, Türkiye, bu senaryolarn hiçbirinde aktif olamamakta, inisiyatifsiz kalmaktadr. Bu konularda, daha fazla detaya girmek istemiyorum; çünkü, dün, burada, Çeçenistan konusu görüflülürken, Sayn nan, gayet genifl bir bakflla bu konular açklad. O bakmdan, tekrar olmasn, Sayn nan'n, zabtlarda yazl olan ifadelerine aynen katlyorum.
Yakn çevremizde, baflkalar, bizden daha etkin durumdadr. Irak'ta, bir Kürt devleti kurulmas, ileriye dönük senaryolar arasnda en kolay söylenebilen, en sathî bir sözdür. Bu konuyla ilgili olarak, Suriye, ran ve Türkiye içindeki iddialarn snrlar ne olabilir? Büyük Ermenistan megaloideasyla bu konunun iliflkileri ne olabilir? leriye dönük olarak, bu konularla, bugün, Türkiye'yi ve çevresindeki ülkeleri rahatsz edip, huzursuz edip, istikrarlarn bozup, o durumda tutmak, böyle, Çekiç Güç gibi bir varln Türkiye'de devaml muhafazasn salamak, Amerika'nn, Ortadou petrolleriyle ilgili ileriye dönük emellerini yahut da ileriye dönük projelerini, acaba, yeterince salyor mu; yoksa, baflka projeler de mi var? Bu konularda bunlar deerlendirmeye çalflan bir Hükümetimiz var mdr? Varsa, bunun iflaretleri nedir, yahut, herhangi bir flekilde açklanmfl mdr?
Baknz, bütün bu konularda, rahatça açklanamayan, cevaplanamayan sorular vardr. En azndan, bunlar üzerinde ciddî çalflmalar yaplmakta olduunu gösterecek iflaretler, bilgiler yoktur. Maalesef, baflkalarnn dümen suyuna girmifl bir Türkiye görüntüsü vardr.
Bugün burada yaplacak oylama sonucunda "Çekiç Güç gitsin" fleklinde bir karar çkmas halinde, Sayn Bakan demin ifade etti "o zaman ortalk karflr" dedi. O zaman, Türkiye, Ortadou'da, nasl, istikrar, barfl salar? (DYP sralarndan gürültüler) Demin ifade etti...
AL ER (çel)- Öyle diyor.
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Ayn fleyi siz de yapmadnz m?
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- Hayr efendim. Demin tarif ettim; amac, snrlar, çerçevesi, hukukî durumu, hepsi belliydi.
fiimdi, buradan çkacak karar sonucunda "Çekiç Güç gitsin" denirse, acaba, Türkiye'nin, onun yerine ikame edebilecei bir politikas var m? Çok flüpheli; "Vardr"diyemiyorum.
CENGZ BULUT(zmir) - Yok...
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- Çünkü, var olmadn gösterecek iflaretler daha fazla.
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Siz olsaydnz ne yapacaktnz ?
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- Hayr efendim; çözüm makamnda ben oturmuyorum... Bu laf da persenk ettiniz. Muhalefet, çözüm yeri deildir; iktidar, çözüm yeridir; muhalefet, tenkit yeridir. (ANAP sralarndan, "Bravo"sesleri, alkfllar)
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Siz sorumsuz deilsiniz.
SMAL SAFA GRAY(Devamla)- Hayr, ben size çözüm teklif etmem; yaptnz yanlfl söylerim.
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Sizin de sorumluluunuz var.
BAfiKAN- Sayn Saraçlar...
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- Sorumluluum, yanlfl söylemektir.
BAfiKAN- Sayn Saraçlar, biraz sonra, grup sözcünüz çkacak, burada, fikirlerinizi söyleyecek...
Sayn hatip, lütfen toparlayn efendim.
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- Baknz, konuflmalar, saatine göre ve flova dönük olarak yaplyor ve hemen unutuluyor. Bundan dört sene evvel "Varflova Pakt ykld; artk, Silahl Kuvvetlerimizi küçültelim, oraya fazla para harcamayalm, onun yerine eitime, sala harcayalm" diyen insanlarmz vard ve gazeteler de yarflyorlard "Türk Silahl Kuvvetlerindeki asker says flu kadar yüzbine insin, bu kadar yüzbine insin" diye deiflik rakamlar ortaya atlyordu.
BÜLENT AKARCALI (stanbul)- Askerliin süresini ksalttlar, flimdi de çkaryorlar.
YÜCEL SEÇKNER (Ankara)- Çkaryorlar deil, çkardlar!..
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- Ha, o zaman yine istikrarl politikas olan Anavatan Partisi direniyordu ve "baknz, Türkiye'nin, flu kadar snr var, flu kadar kilometrekare alan var, etrafnda flu kadar tehdit var, Varflova Pakt yklnca tehdit kalkmyor, aksine, daha da büyüyor. Onun için, bu laflarn yeri yok" diyen yine bizdik; ama, bugün, iktidara geldiklerinde, hemen askerlii 12 aya indirdiler, flimdi 18 aya çkaracaklar.
BÜLENT AKARCALI (istanbul)- 18 aya çkaracaklar.
YÜCEL SEÇKNER (Ankara)- Çkardlar, çkardlar...
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- Çkardlar... Aslnda, pratikte 19 aya da çkt.
fiimdi, baknz, sanki, Türkiye'nin güvenlii bu kadar ucuzmufl gibi, sanki, olaylara bu kadar yüzeysel bakmak Türkiye'yi idare etmeye yetermifl gibi... Türkiye'nin idaresi zordur, beyler; Türkiye'nin, bulunduu yerden gelen, corafyasndan gelen, kendi ülkesinin büyüklüünden gelen ve birçok alanda yenileflmenin getirdii problemlerinden gelen çok sorunlar vardr; yüzeysel bakmaya sakn heveslenmeyin.
Baknz, Millî Güvenlik Kurulunda, Çekiç Güç'ün konuflulmas srasnda, acaba bu Hükümetin aklna, hiç, Anamuhalefet Partisi liderini davet edip de, onun da münakaflalara katlmasn salamak geliyor mu?
HALL ORHAN ERGÜDER (stanbul)- Nerede o centilmenlik!..
SMAL SAFA GRAY (Devamla)- Biz, bunu üç yldan beri söylüyoruz, diyoruz ki: "Biz bunda yanlfllk görüyoruz; Anayasada bu deifliklik de yaplmal ve anamuhalefet partisi lideri Millî Güvenlik Kurulunun daimî üyesi olmal." Bugünkü Anayasaya göre, Millî Güvenlik Kurulunu teflkil edenlerin, gereken kifliyi oraya çarp, onu dinleme, onunla münakafla etme yetkisi vardr. Böyle bir konu görüflülürken, acaba, Anamuhalefet Partisi Liderinin Millî Güvenlik Kuruluna davet edilmesi çok mu ters; deil aslnda. Hiç olmazsa bunu yapn. Bu kadar bilgisizlik altnda, ne olduundan bu kadar haberdar olmamak altnda, Hükümetin konulara bu kadar ucuz baktn bile bile, srf flov için birtakm laflar ettiini ve ertesi gün unuttuunu bile bile, Hükümete nasl güveneceiz?!. Türkiye'yi emniyet içinde götürme konusunda, silahl kuvvetlerimize güveniyoruz; evet, dorudur. Onu da boyuna ypratyoruz; yani "bugün 12 aya insin, yarn bilmem kaç aya çksn" ya da "öretmenler, polisler askerlik yapmasn" diyerek, bir yandan onun da kaynan kurutmann yolundayz. Bulunduumuz bölgede, nasl güveneceiz, bu memleketin emniyetinden nasl emin olacaz? Maalesef, biz, bu Hükümetin bu konudaki icraatna da güvenmiyoruz ve bu konudaki icraatn deifltirebileceine ve Türkiye'nin menfaatna ufak bir frsat çktnda onu kullanabileceine de güvenmiyoruz. Onun için, maalesef "Evet" diyemiyoruz.
Sayglar sunarm. (ANAP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Giray.
Sosyaldemokrat Halkç Parti Grubu adna Grup Baflkanvekili Sayn Adnan Ekmen; buyurun efendim. (SHP ve DYP sralarndan alkfllar)
CENGZ BULUT (zmir) - Eskiden Amerikaya "go home" diye baranlar vard; bunlar da "go home"cu galiba.
SHP GRUBU ADINA MEHMET ADNAN EKMEN (Batman) - Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; kamuoyunda Çekiç Güç olarak bilinen Çokuluslu Güç'ün görev süresinin uzatlmas konusunda yaplan görüflmelerde, SHP'nin görüfllerini arz etmek üzere huzurunuzdaym; bu vesileyle, flahsm ve Grubum adna, hepinize sayglar sunuyorum.
Sayn milletvekilleri, bilindii gibi, Körfez Savaflndan sonra Kuzey Irak'ta çkan olaylarda, Saddam yönetimi fliddete baflvurmufl ve o zaman, 500 bini aflkn Türkmen, Kürt, Asurî ve Arap, snrmza göç etmiflti. Bu göç, snrmzn fizikî güvenliini tehdit ettii gibi, bu insanlarn, yeme, yatma ve barnma gibi sorunlarn da beraberinde getirmifl ve bölgesel ve uluslararas barfl tehdit boyutuna ulaflmflt. Yani, ksacas, olayn büyüklüü, her yönüyle Türkiye'nin tek baflna çözebilecei boyutu aflmflt. Bunun üzerine, Türkiye, Birleflmifl Milletler kanalyla dünyaya çar yapmfl ve bu çar üzerine, Güvenlik Konseyinin 688 sayl Karar çkarlmflt. Söz konusu karar gereince, 13 ülkeden 21 bini aflkn asker, uçak ve helikopterleriyle Türkiye'ye gelmifl ve Kuzey Irak'ta askerî ve sivil Irak güvenlik güçlerini bölge dflna ittikten sonra, snmaclar bu bölgeye yerlefltirmiflti. Buna "Huzur Harekât 1" denilmifltir. Bugün, Çekiç Güç denilen olayn bafllangc budur. Yoksa, Amerika veya dier Bat ülkeleri istedi diye, Türkiye'ye yabanc güçler konufllandrlmamfltr; Türkiye istedi diye bu güçler Türkiye'ye gelmifltir.
Türkiye ve müttefikleri, bölgedeki nispî sukûnetin devam ve geliflmelerin kontrol altnda tutulabilmesi için, küçük bir askerî birliin Türkiye'de konufllandrlmasn uygun görmüfl, buna da "Huzur Harekât 2" denilmifltir. Bugün, Çekiç Güç, uçak ve helikopterlerden oluflan bir filodur. fiu an, Çekiç Güç, ncirlik, Antalya ve Pirinçlik havaalanlarndan faydalanmaktadr. Bu Gücün görev alan, sadece Kuzey Irak'tr. Burada yaflayan Kürt, Türkmen, Arap ve Asurîler için bir flemsiye görevi yapmaktadr; onlar, insanlk düflman Saddam'n gazabndan korumaktadr. Saddam'n, bu halklara yönelik olas bir saldrsna, uluslararas bir caydrclk boyutu kazandrmaktadr, ki böyle bir saldrya Türkiye seyirci kalamaz, kalmamaldr da. Zaten, en üst düzey yetkililerimiz de defalarca bunu ifade etmifllerdir. Böyle bir olaslk her zaman mevcuttur. Nitekim, Badat'a giden SHP heyetine, Türk basnnn da hazr bulunduu bir toplantda, Taha Yasin Ramazan "Çekiç Güç giderse, biz kuzeyi üç günde çözeriz" tehdidinde bulunmufltur.
Sayn arkadafllar, Çekiç Güç'ün varl nedeniyle, Saddam, böyle bir fleye cesaret edemiyor. Diyelim ki, Saddam böyle bir çlgnlk yapt; iflte, o zaman, Türkiye, Irak yönetimiyle karfl karflya geldiinde, yannda müttefik güçleri de bulacaktr. Saddam, flimdi, Çekiç Güç'ün bölgeden uzaklafltrlmas halinde, Kuzey Irak'a saldrmayacan söylemektedir. Geçmifl deneyimler göstermifltir ki, Saddam güvenilmezdir; nitekim, vaktiyle "Kuveyt'e girmeyeceim" demiflti; ama, girdi.
Sayn milletvekilleri, flimdi, Çekiç Güç aleyhinde baz argümanlara deinmek istiyorum. Deniliyor ki: "Çekiç Güç, hükümranlk haklarmz ihlal etmektedir" Çekiç Güç'ün Türkiye'ye gelmesini biz istedik, tamamen kontrolümüz altnda görev yapmaktadr. Çkflna da biz, yalnz biz karar verebiliriz. Çekiç Güç'ün Türkiye'ye gelifl ve gönderme yetkisi, iradesi dorudan bize aittir. Bu yetkimizi ve irademizi kullanmaya hiçbir güç engel olamaz. Bu yetki ve irademiz, hiçbir koflulda kstlanamaz, elimizden alnamaz. flte o nedenle, hükümranlk hakkmzn ihlalinden söz etmek yanlfltr. Çekiç Güç'ün yasal dayana da vardr; bu dayanak, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulunun ilgili kararlardr.
Aleyhte dier bir ifadede ise "Çekiç Güç, PKK'ya yardm ediyor" denilmektedir. Bunu iddia edenler, bu konuda hiçbir delil gösteremiyorlar. Üstelik, her uçuflta yanlarnda bir Türk komutan da bulunmaktadr.
Aleyhteki dier bir argüman da flu: "Çekiç Güç'ün varl, Barzani ve Talabani'yi cesaretlendiriyor; onlar, Badat'la uzlaflmaz klyor" denilmekte. Evet, Çekiç Güç'ün bölgedeki varl, Barzani ve Talabani gibi lml liderleri, radikal silahl gruplara karfl koruyor; bu, Türkiye'nin lehinedir. Aksi halde, bu radikal gruplarn, Saddam'dan da destek alarak, Ortadou'da istikrarszlk ve karflkla yol açmalar kaçnlmaz olacaktr.
Endifle içinde ifade edilen bir dier konu da flu: "Çekiç Güç'ün varlyla, Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti kurulmak isteniyor" deniliyor. Bu, varsaymlara dayanan bir senaryo. Irak'n birliinin ve toprak bütünlüünün korunmasna, Türkiye büyük önem vermektedir. Zaten, Türkiye, bu duyarlln, müttefiklerine en net flekilde ulafltrmfl ve müttefikler de bu görüflü paylaflmfltr.
Sayn arkadafllar, ayrca, Türkiye, Irak'taki iç dinamikleri ve doal siyasal geliflmeleri soukkanllkla karfllamaldr. Kendi içindeki soruna barflçl, demokratik çözüm bulan Türkiye'den, hiç kimse, deil toprak parças, bir avuç toprak bile istemez, isteyemez de.
Sayn arkadafllar, Çekiç Güç'e "git" denilirse, bu güç baflka yerlerde konufllandrlacak ve ayn faaliyetleri gösterecektir. Bu, Türkiye'nin, Bat'yla olan iliflkilerini daha zorlafltracak ve Türkiye'yi skntya sokacaktr. Ayrca, Türkiye'nin, Kuzey Irak'taki durumu denetleme olanaklar kslacak, Ortadou'daki etkinlii azalacaktr. "Peki, Çekiç Güç ne zaman gidecek" deniliyor. Kuzey Irak'ta bir normalleflme olmadan Çekiç Güç, bölgeyi terk edemez.
Sayn arkadafllar, Irak konusuna deinmiflken, bir iki hususun da altn çizmek istiyorum: Petrol boru hatt ifllememektedir. Bunun, bir an önce açlmas gerekir. Hükümet, bu konuda gerekli giriflimleri yapmal, müttefikler de bu talebimize destek vermelidir; çünkü, boru hatt çürümektedir. En azndan, bu çürümeyi önleyecek akfl temin etmek zorundayz.
Bunun kadar önemli bir husus da, Irak, dünyaya, petrol satflna tekrar baflladnda, bu, petrolün, Kerkük-Ceyhan petrol boru hattndan sevkinin teminidir. Müttefikler, bu konuda Türkiye'ye güvence vermelidir.
Sayn arkadafllar, bilindii gibi, Türkiye, Çekiç Güç'ün topraklarmzda konufllandrlmasna izin verirken, en baflta kendi çkarlarn göz önünde tutmufltur; ama, buna ramen, Körfez Savaflnda, müttefiklerle hareket ettii için, büyük ekonomik zararlara uramfltr. Kimse, bunu görmezlikten gelmemelidir. Zira, kalc dostluklar, tek tarafl özverilerle yürütülemez. Bu balamda, Avrupa'yla bütünleflme sürecimizde, müttefiklerimizden, gereken destei beklemek hakkmzdr.
Sayn arkadafllar, Türkiye, Avrupa Birliine katlma hedefinden vazgeçemez. Tabiî, bu hedefe ulaflmak için, müttefiklerimize olduu gibi, bize de önemli görevler düflmektedir. Biz de, demokratik ve ekonomik reformlarmz hzla tamamlamak mecburiyetindeyiz.
Bu düflünceler flnda, Çekiç Güç'ün görev süresinin uzatlmasna SHP olarak "evet" diyeceimizi arz eder, hepinize sayglar sunarm. (SHP ve DYP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Ekmen.
Refah Partisi Grubu adana, Sayn Mukadder Baflemez; buyurun. (RP sralarndan alkfllar)
RP GRUBU ADINA MUKADDER BAfiE⁄MEZ (stanbul)- Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; sözlerime bafllarken, Refah Partisi Grubu ve flahsm adna, hepinizi saygyla selamlyorum.
Burada, gerek Sayn Dfliflleri Bakanmz gerekse ondan sonra konuflan sözcülerimiz, öyle bir ses tonuyla, öyle bir üslupla konufltular ki, sanki, önemsiz bir mesele, basit bir kanun maddesi deiflecek; eh! bu da konufluluyor... Buradaki konuflmalar televizyondan naklen yaynlanyor, millet izliyor; öyleyse, bu meseleyi, nasl eder de milletin gözünden kaçrrz, böyle, süklüm püklüm bir edayla, mrn krn ederek nasl geçiririz... Halbuki, bu, bir vatan meselesi, vatann bölünmezlii meselesi.
Burada, son derece ciddî ve millî bir mesele konuflulmaktadr. Bölünmez bütünlüüne sayg duyduumuz komflu bir ülke aleyhine, kendi topraklarmz üzerinde konufllandrlmfl bir yabanc kuvvetten söz etmekteyiz. Buraya çkp da "iflte, flu zaman flu oldu; biz böyle demifltik, siz böyle demifltiniz" gibi, gayet afla bir perdeden, yumuflak üsluplarla, milletin dikkatini çekmeden, yavafl yavafl ifli geçifltirmeye kalkflamazsnz. Buraya çkp, savunan, niçin savunduunu, inançla haykrarak savunmal; karfl duran da, niçin karfl durduunu, inançla haykrarak bunun mücadelesini vermeli ve bu vatann derdini yüreinde hissederek konuflmaldr. (RP sralarndan alkfllar) Aksi halde, bu tür ifller olup biter, Çekiç Güç, her alt ayda bir gelir ve geçer; yani, gelir, geçer derken, Meclis gündemine gelir ve geçer. fiu, tepemizin üzerinde "Hâkimiyet kaytsz flartsz milletindir" diye yazar; ama, alt ayda bir Amerika'dan, telefonlar, telgraflar gelir... Hâkimiyet, milletin midir, yoksa, o gelen telefonlarn mdr, buradan ne çkacaktr, karar kim verecektir, o konuda tereddütler ederiz. (RP sralarndan alkfllar)
COfiKUN GÖKALP (Krflehir)- Amerika'dan telefon geliyor mu?!..
AHMET fiEREF ERDEM (Burdur)- Amerika'dan haberleri, Hoca getirdi.
MUKADDER BAfiE⁄MEZ (Devamla)- Çekiç Güç aleyhine yazlan makaleler, dosyalar dolusudur. Bu ülkede, akl baflnda herkes, beyni düflünce üreten, eli kalem tutan, siyasî tecrübesi olan, devlet adaml tecrübesi olan herkes, bu Çekiç Güç'ün durumundan flüphe etmektedir, karfl çkmaktadr, "gitsin" demektedir.
Bu ülkede engin tecrübelere sahip olduuna inandmz, tecrübeli devlet adam Sayn Bülent Ecevit, geldi geleli "bu Çekiç Güç gitsin" diye feryat etmektedir. Meclis Baflkanmz, milletin iradesinin temsil edildii bu Parlamentonun Baflkan Sayn Hüsamettin Cindoruk, "Çekiç Güç, süresini doldurdu; artk, fayda salamyor, zarara dönüfltü, gitmelidir" demektedir. Eskiden, anamuhalefet lideriyken Sayn Demirel "gitsin, aman gelmesin" demekteydi, Sayn nönü "gelmesin" demekteydi... Yani, akl baflnda herkes, bu yabanc gücün ülkemizde bulunmasn gayet sakncal görmektedir; hem ülkemiz için hem bölgemiz için...
COfiKUN GÖKALP (Krflehir)- Sayn Baykal da "gitsin" diyor.
MUKADDER BAfiE⁄MEZ (Devamla)- Evet, Sayn Baykal da "gitsin" diyor. Belediye baflkanlar "gitsin" diyor, öretmenler "gitsin" diyor, sendikalar "gitsin" diyor, bütün millet "gitsin" diyor... (RP sralarndan alkfllar)
Eer, Çekiç Güç gitsin mi gitmesin mi konusunu, Çekiç Güç'ün faydal m, zararl m olduu konusunu merak ediyorsanz, benim size bir tavsiyem var: "Özellefltirme Yasasn çkardk, 1995 yl, özellefltirme yl olacak, milletimize müjdeler olsun" gibi, nasl, anl flanl beyanat verdilerse, flayet bu tezkere de oylanp geçerse, Hükümet yetkileri çksnlar, "milletimize müjdeler olsun, bir alt ay daha syrdk, bir alt ay daha Çekiç Güç'e izin verdik" diye basn toplants düzenleyip bu kahramanl yine yapsnlar. Seçim propagandalarna, Anavatan Partisi, "Çekiç Güç'ü ülkeye getiren ilk kahramanlar biziz; Doru Yol ve Sosyaldemokrat Halkç Parti de "Çekiç Güç'ü bu ülkede ikame ettiren kahramanlar biziz" diye yazsn, halktan öyle oy istesin; bakalm, halk kendilerine ne söyleyecektir?!..
Deerli arkadafllar, Türkiye, dünya corafyasnn çok önemli bir yerinde olup, üç ktay birbirine balayan önemli bir konuma sahiptir. Türkiye, yakn komflular Irak, ran gibi büyük devletlerle iflbirlii içindedir.
Bütün meselenin flu olduunu size beyan etmek istiyorum: Ortadou'da bir horoz çkmasn... Bütün mesele bu... ran'la Irak' bir on yl böyle savafltrdlar, ran'n ekonomisini çökerttiler. O anda, Amerika, Saddam'n en büyük dostu ve müttefikiydi; ama, bu arada, Irak palazland, kuvvetlendi; onun da burnunun sürtülmesi, onun da ekonomisinin yerle bir edilmesi gerekiyordu. Bir oyunla, Irak', Kuveyt'in üstüne saldrttlar. Bu, tamamen Amerika'nn planyd; Irak', Kuveyt'in üstüne gönderdiler.
Bir baflka oyun daha var: New-York ve Londra'daki Kuveyt'li ifladamlar, bu flehirlerdeki ana sermayelerini Kuveyt'e taflmaya, buray ticaret merkezi haline getirmeye bafllamfllard. Irak', Kuveyt'in üstüne göndermek suretiyle, hem Kuveyt'teki ifladamlarna bir ders vermek hem de Saddam'n gücünü ve Irak'n ekonomik gücünü krmak istediler; böylece, Saddam' bir maceraya soktular. Arkasndan, büyük Körfez kyameti koptu. Bunu, hep birlikte yafladk. Onun arkasndan geliflen hadiseleri birlikte izledik.
Saddam'n Türkiye ile alp veremedii yoktu. "Efendim, suyumuzu alacakt, bize savafl açacakt, füzelerini bize doru çevirmiflti... Bu tür mevhum heyulâlarla, ülkeler harekete geçemez, savafl sebebi saylabilecek ifllere giriflemez.
fiimdi, yaplmak istenen nedir; Türkiyenin de, ekonomik bakmdan tahrip edilmesi; Türkiyenin de, ekonomik bakmdan zarara düflmesidir. Irak flöyleymifl, Saddam böylemifl laflar, bir yerde, flundan daha öncelikle beni ilgilendirmiyor: Türkiye, bugün, fakruzaruret içinde mi; Türkiyenin paras pul olmufl mu; insanlar iflsiz ve aflsz kalmfl m; dou ve güneydou boflalmfl m; iflsizini, aflszn brakn, ifl sahibi insan geçinebiliyor mu; insanlar ekmek kuyruunda çile tüketiyor mu; emeklinin hali periflan m?
Deerli arkadafllarm, bu, bir iç ekonomik meseledir; ama, tüm bunlarn balants; iflte, bu yanlfl dfl politikalar, yanlfl konuflmalar, yanlfl konufllandrmalardr. Siz, Çekiç Güçü getirir, Türkiyede konufllandrrsanz; Iraka ambargoyu öncelikle takip ederseniz; Irak ambargosunun delinip delinmedii noktasnda Çekiç-Güçü âdeta bir zaptiye gibi, bir karakol gibi, bir öncü kuvveti gibi gelip yerlefltirirseniz; "Irakta kufl uçurtmayacaz, nakliye kamyonu geçirtmeyeceiz" derseniz; neticede, Türkiye, 20 milyar dolar zarar eder.
Buradan size deil; ama, halkma sesleniyorum: Eer, cebinizdeki para kymet kazanmamflsa, çocuunuza ifl bulamyorsanz, hastane önlerinde sürünüyorsanz, Türkiye, ekonomik bakmdan geri kalmflsa, iflte, bu yabanc reçeteli zehirleri, bize ilaç diye yutturduklarndandr; bu yanlfl politikalar bizi bu noktaya getirmifltir. (RP sralarndan alkfllar)
AHMET fiEREF ERDEM (Burdur)- Neyi savunuyorsun?..
MUKADDER BAfiE⁄MEZ (Devamla)- Ben mi neyi savunuyorum; Türkiyeyi savunuyorum. Siz, neyi savunuyorsunuz?
AHMET fiEREF ERDEM (Burdur)- ran niye savunuyorsun?
MUKADDER BAfiE⁄MEZ (Devamla)- Yok... Yok... Ben Türkiyeyi savunuyorum; Türk vatannn bölünmez bütünlüünü savunuyorum; Türk halknn deerlerini savunuyorum...
AHMET fiEREF ERDEM (Burdur)- Demagoji yapyorsun.
BAfiKAN- Sayn Baflemez, siz Genel Kurula hitaba devam edin, karfllkl konuflmaya frsat vermeyin.
AHMET fiEREF ERDEM (Burdur)- Demagojiden baflka bir fley yapmyorsun. Biraz da fikir söyle.
BAfiKAN- Lütfen, Sayn Erdem...
MUKADDER BAfiE⁄MEZ (Devamla)- Kendinizi Çekiç Güç askeri mi hissediyorsunuz? Oradan bana niye makineli tüfek gibi atefl açyorsunuz?
AHMET fiEREF ERDEM (Burdur)- Size hitap etmiyorum diye saygszlk yapyorsun. Mecliste olduunu unutuyorsun. Bize hitap etmek zorundasn.
BAHADDN ELÇ (Bayburt)- Herhalde, 20 milyar dolar kayb savunuyor.
MUSTAFA BAfi (stanbul)- O, 20 milyar dolar kayb düflünemez; çünkü, emireridir.
BAfiKAN- Devam edin Sayn Baflemez.
MUKADDER BAfiE⁄MEZ (Devamla)- Deerli arkadafllar, zannetmeyin ki, ifller dflardan göründüü gibi oluyor; planlar yaplyor, programlar yaplyor, bilgi bankalar var, stratejistler var, uzmanlar var ve hepiniz biliyorsunuz ki, Ortadouda petrol var. Bugün, ister istemez, dünyann enerji kayna petrol. Bu petrolü elde tutabilmek için, bölgede büyüyen, geliflen devletlerin rahatsz edilmesi lazm; zaman zaman birbirine düflürülmesi lazm. Bunun için de oyunlar, operasyonlar yaplyor. Bütün mesele budur.
fiimdi, Irak, ran, Türkiye gibi büyük devletlerin bafln artmak için, bir flekilde, kimine dost diyerek; kimine düflman diyerek; kimine sana federe devlet kurduracam diyerek; kimine ayaklan, isyan et; sana el altndan silah vereceim diyerek; kimine Saddam devireceim diyerek; bu tür uygulamalar yaplyor. Mesele, Ortadou'daki petrolün kontrolü meselesidir; mesele, Ortadou haritalarnda yeniden flekillenme arayfldr ve Amerikann Ortadou hegemonyasdr.
zin verirseniz, benim deil; ama, Amerikal uzmanlarn, stratejistlerin, yllar önce hazrlamfl olduu bir raporu size okumak istiyorum.
fiimdi, bunu bir iki sene evvel konuflabilirdik; bir iki sene evvel birtakm münakaflalar yapabilirdik; ama, flimdi her fley ayan beyan ortada. Kuzey Irakta bir Kürt devleti olufltu isteseniz de istemeseniz de; kabul etseniz de etmeseniz de. Yani, yavafl yavafl, çocuk, dodu, büyüyor ve gelifliyor; yarn, kabna smaz hale gelecektir. Peki, bunun sorumluluunu kim üstlenecektir?
Kuzey Irakta, Çekiç Güçün gölgesinde, Amerika Birleflik Devletleri, ngiltere ve AT himayesinde fiilen bir Kürt devleti kurulmufltur. Kürt liderleri, Türkiye ve Arap dünyasn ürkütmemek için, federe devlet kurma eylemini, bir niyet bildirimi olarak formüle ediyorlarsa da, bu, tek kelimeyle, aldatmacadan ibarettir. Esasen, Barzani ve Talabani, ABD ve ngiltereyle çok sk iflbirlii içindedir. Bu iki devletin izni olmadan böyle bir teflebbüste bulunamazlar. Mevcut Türk Hükümeti ise anlafllmayan bir tutum içindedir. Arap dünyasn ürkütmemek için Irakn toprak bütünlüünün parçalanmasna karflym derken, Talabani ve Barzaniye de dolayl destek vermektedir.
lan edilen Kürt Federe Devleti, siyasî ve hukukî boflluklarla doludur. Irak, Türkiye ve ran üniter devlettir; yani, federasyon deildir. lan edilen federe devlet kime baldr öyleyse? Yllarca önce Talabani bamsz bir devletimiz olsun da, Amerikann 53 üncü eyaleti olalm demiflti. Amerika federe bir devlettir; böyle olduuna göre, orada kurulan Kürt Federe Devletinin gerçek sahibi de Amerikadr.
Peflmergelerin, flimdilik, PKKy ksmen skfltrdklarna bakmayn; ileriye dönük planlar için, PKK, asla tamamen bertaraf edilmeyecektir ve Talabani ve Barzani bunu açkça ifade etmektedirler.
Amerika'nn liderliindeki Bat'nn bütün hedefi, Ortadou'da, Türklerle Kürtleri, Türklerle Araplar ve Türklerle ranllar birbirine düflürerek, bu milletleri krdrmak ve Ortadou'da, büyük srail ve büyük Ermenistan kurulmas için, Türk, Kürt, Arap, Fars cesetleri üzerinde ortam hazrlamaktr. Birinci Dünya Savafl öncesinde Araplar kullanan Bat, bugün, Kürtleri kullanmaktadr. Elbette, bedelini, Müslüman olan bu milletler, kanlaryla ödüyor.
fiu anda, Kuzey Irak'taki durum, asla sürpriz deildir. Daha yllarca önce, -dikkat buyurun, daha yllarca önce- Carnegie Endowment isimli kuruluflun hazrlad rapor, CIA, Pentagon, MOSSAD ve Türkiye'deki ABD eski Büyükelçisi Morton Abramowitz tarafndan, Kürdistan senaryosu için planlanmflt. Neydi bu plan? Hazrlanan raporda flu ifadeler yer alyordu: "Türkiye'nin kayglarn azaltmak ve Kürtlerin kendi meselelerini çözmek için, geliflmeler yavafl bir tempoda seyretmelidir; eer, Türkler, bamszla götüren habersiz ve ani bir deifliklikle yüzyüze kalrsa, buna, tabann basksyla tepki gösterebilir. Bunun için, Kuzey Irak özgür Kürt devleti, Kuzey Irak federe Kürt devleti ya da otonom bölge makyaj isimlerle, yavafl, fakat, görünmez biçimde, siyasî varla doru gidilmelidir." Yani, Amerika'nn, çaktrmadan bamszlk formülüydü bu. Bu formül, adm adm ilerledi deerli arkadafllarm. flte, bu raporun, hemen birkaç sene sonra uygulandn görüyoruz. Burada amaç ne; çaktrmadan bamszlk. Biz çakmyoruz; baflkalar çakyor; hem de Çekiç Güç'le çakyor, vura vura çakyor!..
Deerli arkadafllar, "Türkiye'de bulunan Çekiç Güç'ü, Türkiye istedi" deniliyor. Yani, Amerikallar heveslenmedi, ngilizler, Franszlar heveslenmedi... Siz, buna inanyor musunuz? Siz inansanz da halkmz buna inanacak m? Yani, köpeini, bebeini terk edecek Coni; Washington'u, New York'u terk edecek, gelecek, bizim güney dalarnda, Güneydou Anadolu Bölgesinde çile çekecek; bunu da, Amerika, Türkiye'yi çok sevdii için ya da efendim, yalnayak dolaflan gariban Kürtleri korumak için yapacak!.. Siz buna inanyor musunuz? Amerika, Fransa veya ngiltere, insanlk konularnda bu kadar hassas m; insan haklar konusunda bu kadar duyarl m?!..
CENGZ BULUT (zmir)- Bosna'da niye yapmyorlar?
MUKADDER BAfiE⁄MEZ (Devamla)- Eer, böyle olsayd, Bosna-Hersek'te, bebeklerimiz beflikte boazlanrken; eer böyle olsayd, srail'de, kollar, bacaklar tafllarla, sopalarla krlrken delikanllarn, gençlerin; eer böyle olsayd, Azerbaycan'da, Karaba'da, tank paletleri altnda ezilirken kardefllerimizin cesetleri, Amerika biraz duyarllk gösterirdi gibi geliyor; ama, o gün, Çekiç Güç buradayd, ne biz duyarllk gösterdik ne Çekiç Güç. Yarallar taflmak için, iki helikopter bile vermedik. 20 saniyede bir uçufl yapan Çekiç Güç helikopterleri ve uçaklar, insanî yardm gerekçesiyle, Birleflmifl Milletlerden alaca güçle, destekle, hiç olmazsa, gidip, yarallar, mazlumlar toplayabilirdi, Radovan Karadziç'e karfl çkabilirdi. Görüyorsunuz ki, tavflana, kaç; tazya, tut politikas izlenmekte, yavafl yavafl, adm adm bir tehlike, Ortadou'yu sarmaktadr. Yazk ki, garip ki, biz de bu oyuna alet edilmekteyiz.
fiunu anlarz: Buraya çkar, "arkadafl, biz, Kuzey Irak'ta ayr bir Kürt devleti kurulmasn istiyoruz; onun için, bu bizim iflimize geliyor, sesinizi çkarmayn; biz, Irak'n bölünmesini, parçalanmasn, orada ayr bir Kürt devleti, güneyde ayr bir fiii devleti kurulmasn istiyoruz; onun için Amerikan politikalarna destek veriyoruz" dersiniz; bunun bir mant vardr.
fiunu da anlarz: "Biz, Kuzey Irak' ilhak etmek istiyoruz; Kerkük'ü, Musul'u almak istiyoruz; onun için, adm adm yer ediyoruz; bu bakmdan, birtakm iflbirliine giriyoruz" dersiniz; bunun da bir mant vardr; ama, bir yandan, PKK ile savaflacaksn; bir yandan, Saddam'la selamlaflacaksn; bir yandan, Irak'n bölünmez bütünlüüne leke kondurmayacaksn, "biz snrlarn deiflmesine karflyz" diyeceksin; bir yandan da, savafl sebebi saylabilecek flekilde, Birleflmifl Milletler Yasasna dayanmayan, hiçbir Birleflmifl Milletler kararna dayanmayan, keyfî bir uygulamayla, burada yabanc bir gücü getirip oturtacaksnz?!
Geçtiimiz oylamalarda, bütün bunlar çok konufluldu. Çekiç Güç, daha ilk gelirken, Sayn nönü -flu anda karflmda, kendilerine sayglar sunuyorum- "kendilerine, Yüce Divan hatrlatrm" demiflti. Yani, "Çekiç Güç'ü ülkeye getirenlere, Yüce Divan hatrlatrm" buyurmufllard. Sayn nönü'ye saygmz sonsuzdur; ama, bu söz, bana göre, siyasî nezaket içinde deildir; bu bakmdan, biz, Yüce Divan filan hatrlatmyoruz; ama, bu sözlerini hatrlatyoruz.
Baknz, acaba Irak'a 32 nci ve 36 nc paraleller dflnda uçufl yasa koyan bir Birleflmifl Milletler karar var mdr diye Birleflmifl Milletler Türkiye Temsilciliine sorulmufl; bütün kararlarn faks gelmifl; inceleme yaplmfl; böyle bir karar yok. Deniyor ki, "biz istedik." Madem, siz istediniz; o halde, Bay Bill Clinton, uluslararas toplantda, Sayn Tansu Çiller'e "Sayn Çiller, biz, Çekiç Güç'e çok önem veriyoruz" diye niye söylüyor?.. Niye, bunu söylüyor?..
Deerli arkadafllar, Çekiç Güç, sadece askerî bir güç deildir. Çekiç Güç, tek baflna hareket eden bir güçtür. Öyle, sizin kontrolünüzde falan da deildir. Bakn, burada ne diyor; "Amerika kaynaklarna yakn çevrelerden edinilen bilgilere göre, Amerikan yetkilileri, Türk tarafna, Genelkurmay Baflkanlnn yapt Çekiç Güç faaliyetlerinden, baz rahatszlklar duyduunu da aktardlar." Genelkurmay Baflkanlmz, "Çekiç Güç Uygulama Esaslar" ad altnda bir beyanname yaymlamfl; Amerika, bundan rahatsz oluyor. "...Ayrca, ayn konuda ngiliz yetkililer de Türkiye'nin dikkatini çektiler ve ngilizler, Genelkurmay Baflkanlnn Çekiç Güç Uygulama Esaslar metninde, kendileriyle mutabakat salanamadn; bu belgenin herkes tarafndan kabul edilebilirliini söylemenin mümkün olamayacan söylediler. Demek ki, öyle "bizim kontrolümüzde, bizim uygulama esaslarmzn içinde" demekle kimseyi inandramazsnz.
Bunun dflnda, flunu, size okumak benim görevimdir: "Ankara'daki temaslarn sürdüren afliret reisleri (bizim, dou ve güneydoudan gelen, Sayn Cumhurbaflkanmzla, Sayn Baflbakanmzla görüflen afliret reisleri) Meclis Baflkan Cindoruk'la görüflüp, Çekiç Güç'ün süresinin uzatlmamasn istediler. Afliret reisleri, PKK'nn, Çekiç Güç'ün desteiyle snrdan, sürekli, geri tepmesiz top ve füze soktuunu söylediler." Tabiî, bunlar, orada yaflayan insanlar ve bunu biliyorlar.
Bütün bunlar olup bitiyor; hiç olmazsa, bu iflten bir kazanç elde edelim; 20 milyar dolar zarar ettik; hiç olmazsa, üç befl kurufl da kâr edelim... Hayr, efendiler. Bakyorsunuz ki, Çekiç Güç'ün kayman Atina yiyor. Niye Atina yiyor; Diyarbakr'daki, Adana'daki Çekiç Güç uçaklar, ylda 12 ilâ 15 milyon dolarlk akaryaktn Atina'dan; yani, Yunanistan'dan alyor. Bir baflka fley; 100 milyar tutan gda ihtiyacn da srail'den alyor. Bizim kucamzda oturuyor; gelip, bizim barmza kara bir hançer gibi saplanmfl, gidip baflka yerlerden otluyor; ama, faturasn bize ödetiyor. Bütün bunlar gösteriyor ki, bu Çekiç Güç'ün bize bir hayr yok. Deniyor ki, "buradan giderse veya biz, 'hemen çekip gitsin' dersek, bunlar, faaliyetlerini; mesela, Güney Kbrs'ta Rum bölgesinde veya Kuzey Irak'ta yürütür. Öyle olunca da hepten kontrolümüzden çkarlar" deniyor. Bu, ne acizane bir ifadedir. Yani, "baflmza öyle bir bela aldk ki, kurtulamyoruz" demek istiyorsunuz. "Baba, bir hrsz tuttum, getir olum; gelmiyor; brak gitsin, gitmiyor"un ifadesidir. Bu "hiç olmazsa göz göre göre bir fleyler yapyor, buradan giderse, orada hiç göremeyeceiz"in ifadesidir.
Deerli arkadafllarm, en kuvetli müdafaalar da fludur: "Ya, Saddam, kafay bozar da Kürtlerin üzerine bir daha yürürse." Hani, Saddam'n kolu kanad krldyd, bütün tanklar ezilmiflti; Sayn Süleyman Demirel, "gittim gördüm, flu kadar tank tahrip olmufl; flu olmufl, bu olmufl" demedi mi... Hayallerle, masallarla; ya flöyle olursa, ya böyle olursa fleklinde hareket etmek doru deil. Yarn onlar çekip gidecek. Biz, tarih boyunca sürekli bir ve beraber olduumuz insanlara nasl düflmanlk besleyebiliriz... Yarn, o insanlarn yüzüne nasl bakabiliriz...
Deerli arkadafllarm, iflin en önemli taraf, en can alc taraf fludur: Hiçbir PKK'l ve hiçbir PKK sempatizan, bugüne kadar, Çekiç Güç aleyhine bir tek kelime konuflmamfltr ve hiçbir PKK'l Çekiç Güç'ün gitmesini istememifltir. (RP sralarndan alkfllar) Bu, ayan beyan ortada. Badat'ta, giden bir Jipin plakasn, AWACS keflif uçaklarnn radarlaryla okuyacaksn: Basra'da, yürüyen bisikleti göreceksin, çölün ortasnda tafln arkasna skflmfl füzeyi veya makineli tüfei göreceksin...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN- Tamamlayn, buyurun efendim.
MUKADDER BAfiE⁄MEZ (Devamla)- ...radarlarm kilitlendi diye onu füzelerle vuracaksn; ama, Kuzey Irak'tan, ülkemizi tarumar etmek üzere gelen onlarca, yüzlerce, binlerce ar silahl PKK ordusunu görmeyeceksin!.. Bütün bunlarda bir ifl var, bir karartma var, bir yanltma var... "Efendim, biz, Çekiç Güç sayesinde Kuzey Irak'a operasyonlar yapyoruz, bunlar, bizim operasyonlarmz rahatlatyor" gibi bir müdafaa tarz gelifliyor. Operasyonlar yapyorsunuz da ne oluyor; PKK'nn orada 4 tane çadr var, 4 kere gider tarumar edersin. Gidiyor geliyor, dalar tafllar bombalyorsun!.. Demek ki, Çekiç Güç, sana, bir yandan, "git operasyon yap" diyor, bir yandan da "git, dalar bombala, bakalm ne yapacaksn" diye el ovuflturup hain hain gülüyor!.. Ne kan, can var ki PKK'nn; eer, Türk uçak filolar Kuzey Irak'a gidip, -ne kamp var ki adamn; ordular, garnizonlar, karargâhlar yok ki- doru dürüst vursayd, bugün orada PKK'nn kan, can kesilirdi; çeride de mücadele yaplrd ve bu ifl biterdi.
Deerli arkadafllarm, eer, on yldr bu PKK belasndan kurtulamyorsak, Çekiç Güç buraya geldi geleli, terör, alp bafln yürüyorsa, Irak'a konan ambargodan dolay halkmz fakir fukara kalyorsa, bu politikanz yanlfl demektir.
"Egemenlik kaytsz flartsz milletindir" diyorsanz, milletimiz, Çekiç Güç'ü istemiyor. Lütfen, katillerle ayn tastan su içirmeyin bize; lütfen, köpekbalklaryla ayn kafese girmemizi salamayn; çünkü, bu insanlardan hayr gelmez. Bir atasözünü hatrlatarak sayglar sunuyorum: t ile çuvala girilmez beyler...
Allahasmarladk. (RP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim.
Doru Yol Partisi Grubu adna, Sayn Orhan Kilerciolu; buyurun efendim.
DYP GRUBU ADINA ORHAN KLERCO⁄LU (Ankara)- Sayn Baflkan, deerli milletvekili arkadafllarm; hepinizi saygyla selamlyorum.
Biraz önce, deerli milletvekili arkadafllarm birçok fikirler serdettiler. Gerçekten, bunlardan istifade ettiimi açkça belirtmek isterim ve kendilerine teflekkür ederim.
Deerli milletvekilleri, konuflmamn baflnda, önce, özellikle flu nokta üzerinde durmak istiyorum: Biz, Türkiye olarak, Irak'n toprak bütünlüü konusunda çok hassasz. Irak'n toprak bütünlüünün korunmas üzerinde, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin ve hükümetlerinin birçok açklamalar olmufltur ve sadece bu açklamalarla deil; bölge ülkeleri ile Birleflmifl Milletlerin de 686 ve 687 sayl Kararlar bu istikamettedir. Ayrca, bütün Bat âlemi de, Irak'n toprak bütünlüü konusunu devaml olarak vurgulamaktadrlar. Bunu belirterek sözlerime bafllamak istiyorum.
Malumlar olduu üzere, Yüce Meclisimiz, 17 Ocak 1991 tarihinde, 126 sayl kararla, Çekiç Güç'ün kullanlmas ve sona erdirilmesi yetkisini, zamann Hükümetine brakmflt. Böyle olduu halde, ktidarmzn, devaml olarak, her uzatmada, konuyu, yine, Yüce Meclisin onayna getirmifl ve Yüce Meclisin onayn almfl olduunu hepimiz hatrlyoruz. Bugün, konu, Yüce Meclisimizde tekrar gündeme getirilmifltir. Ayrca, Hükümet, bundan sonraki uzatmalar da kendi yetkisi içerisinde neticeye balamak istemektedir. Böyle olduu halde, biraz önce söylediim gibi, Hükümet, konuyu, Anayasaya daha fazla uygunluk salamas için, her seferinde gündeme getirmifltir.
Deerli arkadafllarm, Çekiç Güç'ün Türkiye'ye gelifl sebeplerinin bir kere daha hatrlanmasnda fayda vardr. Nitekim, arkadafllarmz, bunlar gayet açk olarak izah ettiler.
Bilindii gibi, Körfez Savaflnn sona ermesinden sonra, Kuzey Irak'ta büyük bir otorite boflluu domufltu. Bu otorite boflluunun sonucunda ayaklanmalar gündeme gelmifl ve bu ayaklanmalar, Saddam tarafndan güç kullanlarak bastrlmflt. Bunun ac sonuçlarn da, hepimiz o günlerde yaflamfltk.
Neticede, 1991 yl nisan aynda, saylar 500 bini aflan snmac Türkiye'ye gelmiflti. Bakanlk dönemimden de hatrlyorum, o zamanlarda, biz, Türkiye olarak, tarihten gelen insanî duygularmz bir kere daha göstermifl ve insanî yardmlar devam ettirmifltik; tpk, Bosna'da ve dier yerlerde olduu gibi...
Deerli arkadafllarm, zamann hükümetinin istedii istikamette, Birleflmifl Milletler Güvenlik Konseyi karar göz önünde bulundurularak, Çekiç Güç Türkiye'ye getirilmiflti. Biz, Doru Yol Partisi olarak, Çekiç Güç'e zamannda karfl çktk ve befl bin kifliyle, üç bin kifliyle snrlarmz korunur mu dedik -evet, dorudur- ve neticede, zamann hükümeti, bu deerlendirmeyi yaparak, Ekim 1991'de bu befl bin kifliyi göndermek suretiyle bu meseleyi de bitirmifltir.
Deerli milletvekilleri, bilindii gibi, konunun sadece insanî yönü yoktur, siyasî ve askerî yönleri de vardr. Çekiç Güç'ün, Irak'taki yönetimin, rejimin, Birleflmifl Milletler kararna uymas konusunda da yardmc olduu hepimizce malumdur. Yaklaflk üçbuçuk yldr devam eden huzur harekâtnn amaçlanan hedefine büyük oranda ulafltn ve harekâtn Türkiye'ye önemli faydalar saladn da kabul etmek zorundayz.
Neticede, tekrar, büyük çapta bir göç olay olmamfltr. Kuzey Irak'ta huzurun teminine katksndan dolay Türkiye'nin, Birleflmifl Milletlerde, Bat âleminde ve dünyada prestiji yükselmifltir. Bunlar, hepimiz, zamannda, haykrarak da söylüyorduk. Türkiye'nin, Kuzey Irakl yöneticilerle iliflkilerinin gelifltirilmesi yönünde önemli admlar atlmfl, amaçlarmz dorultusunda liderlerle buluflmalar yaplmfl ve zaman zaman bunlar yönlendirilmifltir.
Kuzey Irak'ta yuvalanan bölücü terör örgütüne karfl, Türkiye Cumhuriyeti güvenlik kuvvetlerinin serbestçe mücadele edebilmesi ve -hatrlanaca üzere- snr ötesine kadar girerek PKK terör örgütünün kaynaklarnn, yuvalarnn temizlenmesi, bu dönemde, bu gücün flemsiyesi altnda, onun salad imkânlarda gerçekleflmifl ve bu neticeler alnmfltr.
Deerli arkadafllarm, baz arkadafllarmz, burada, bunun askerî bir güç olmadn ve dier baz yönlerinin de bulunduunu açkladlar. Özet olarak flu hususu bir kere daha duyurmak istiyorum: Çekiç Güç'ün, kara unsuru gittikten sonra, sadece savafl uçaklarndan müteflekkil bir hava destek kuvveti ile insanî yardmlarda bulunan 15 helikopterden müteflekkil bir birlii vardr. Bu güç içerisinde görev yapan 30 kadar Türk personeli vardr; her helikopterde mutlaka Türk personeli bulunur ve hangi uçak, hangi helikopter nereye gidecekse, Diyarbakr'daki harekât merkezinden onay almak zorundadr; bütün uçufllar da radarlarla kontrol edilir.
Deerli arkadafllarm, ayrca, yerde, insanî yardmlar ulafltran yalnz Amerika, ngiltere ve Fransa'nn unsurlar deildir; Kzlaymzn bugün Dohuk'ta, Zaho'da, Erbil'de, Süleymaniye'de insanî yardm üniteleri açlmfltr ve etnik köken ayrm yaplmakszn, aylardan beri, her türlü insanî yardm yaplmaktadr; bu arada, bölgedeki Türkmen kardefllerimizin de insanî yardmlar salanmaktadr.
Bir fleyi daha vurgulamak istiyorum. Bu unsurlarn, direkt olarak, Çekiç Güç'ün yapsyla bir ilgisi de yoktur; ama, burada, bir kere daha, bizim Kzlaymzn da orada olduunu ve oradaki Kürt kardefllerimize, Türkmen kardefllerimize insanî yardm ulafltrdklarn sizlere belirtmek isterim.
Deerli arkadafllarm, bu kapsamda, zaman zaman uçak ve helikopterlerle bölücü örgüt kamplarna taarruz edilmektedir. Bilindii gibi, bölücü örgütün, bugün, Kuzey Irak'ta kamplar vardr ve bunlar zaman zaman temizlenmekle beraber, ksa bir zamanda yeni oluflumlarn olduunu da, bir kere daha, dikkatlerinize sunarm.
Bölge hakknda ve bölücü örgüt hakknda istihbarat bilgisi, bu kanallardan da alnmaktadr. Kuzey Irak'ta bulunan Türkmenlere yardmn, biraz evvel söylediim gibi, bu kanallardan ve bu imkânlardan faydalanarak yapldn, bir kere daha belirtmek isterim. Bu arada, yerde hizmet eden güçlerin, Çekiç Güç içinde bulunmadklarn tekrar hatrlatmak isterim.
Deerli arkadafllarm, 36 nc paralelin kuzeyinde, Irak'n beflinci kolordusunun birlikleri vardr. 36 nc paralelin kuzeyinde hava harekât uçufllar ve sam füzelerinin kullanlmas yasaklanmfltr; ama, askerî harekâtn yaplmas yasak olan bölge Zaho, Dohuk ve Zago bölgeleridir. Bu, elips (yumurta) fleklinde olan bir bölgedir. Onun dflnda, Irak kuvvetleri, o bölgelerde bulunmaktadrlar.
Deerli milletvekilleri, Türkiye'nin huzur harekâtndan beklentisi ise, Kuzey Irak'tan kaynaklanabilecek yeni bir göç hareketini ve bu bölgede kargaflaya yol açabilecek geliflmeleri, uluslararas bir düzenleme çerçevesinde öncelikle caydrmak; gereinde ise, bu hizmeti, kuvvet kullanarak yapmaktr.
Bir hususu daha hatrlatmak istiyorum: Bugün, talya'da, Aviano Üssünde bir Türk filosu ve dier müttefiklerin filolar bulunmaktadr. Hepimizin bildii gibi, Srplarn, Bosnal kardefllerimize saldrmalar halinde -hepimiz bu kuvvetin niçin durduunu tereddütle karflladk ve bunu haykrdk- o kuvvetler bu bölgede kullanlacakt ve zaman zaman kullanld. talya-Aviano'da bulunan bu kuvvetler, hiçbir zaman da talya'nn hükümranlk haklarn çinememifltir.
Deerli arkadafllarm, teröristlerin önemli bir ksmnn, Türkiye'ye, Çekiç Güç'ün görev sahas içinde bulunduu ve girifl yapt da devaml olarak gündeme getirildi. Türkiye'nin teröre karfl yapt mücadele ve harekâtn hakll, dier ülkelerin bu ortamdan kolaylkla alnabildii ve bundan faydalandmz da açk bir gerçektir.
Bugün, devletler, terörizmle mücadelede ve snr ötesi harekâtlarda, dier kuvvetlerin de desteini almak ve birlikte hareket etmek zorundadr. Bu, müdahalenin haklln gösterir ve yaplmasn kolaylafltrr. Aksi takdirde, mücadele ve müdahale saptrlabilmekte; mücadeleyi ve müdahaleyi yapan devlet, saldrgan, yaylmac ve insan haklarn ihlal edici olarak da tanmlanmakta ve her türlü ilgi bu istikamete çekilmektedir.
Bugün, Türkiye, terörizmle mücadelede önemli mesafeler katetmifltir; PKK terörü de köfleye skfltrlmfltr; bu da gerçektir. Bunda en büyük payn, snr ötesi harekâtn olduunu vurgulamak isterim.
PKK terörünün dfl kaynakl olmas ve Kuzey Irak'taki Kürt oluflumunun giderek bamsz bir devlete dönüflmesi ihtimali ise, elbette, hakl olarak Türkiye'yi endiflelendirmektedir. Birleflmifl Milletler Güvenlik Konseyinin bütün kararlarnda -biraz önce sizlere arz ettiim gibi- Irak'n toprak bütünlüü esastr. Türkiye olarak, bunun üzerinde hassasiyetle durduumuzu bir kere daha vurgulamak isterim.
Deerli milletvekilleri, bölge insanlarnn hayatlarnn idamesini salayan yardmlarn devam için faaliyette bulunan Çekiç Güç'ün süresinin uzatlmas ve yardmlara karfl, Türkiye'nin de bir cephe almamas hususunun bir kere daha deerlendirilmesi lazm. Çekiç Güç'ün Türkiye'de konufllandrlma süresinin uzatlmamas ise, zaman içinde, bölgede yine karflklklara ve göç ortamnn domasna sebep olabilir; yardmlarn kesilmesine, Saddam'n Kürtlere saldrmasna, neticede, Kürtler arasnda bir iç çatflma ortamnn domasna sebep olabilir. Nitekim, biz, geçmiflte, tarih içerisinde bunlarn hepsini yafladk. Bu, Türkiye'nin terörizmle mücadelesini güçlefltirebilir ve teröre karfl yapt mücadeleyi zaafa uratabilir; PKK'ya daha genifl bir hareket serbestisi ve ve flans verebilir; Bat ülkelerinin, Türkiye'deki teröre karfl gösterdii destei zayflatabilir; en önemlisi, bölgedeki olaylar ve geliflmeler, Türkiye'nin kontrolünden de çkabilir.
Deerli arkadafllarm, ortada bir gerçek vardr; Türk halk üzerinde, konuyla ilgili olarak, maalesef, menfi bir propagandann yapldn ve baz flüphelerin gündeme getirildiini de görmekteyiz. Bu hususu da, Yüce Meclisimizin dikkatlerine sunmak isterim.
Deerli milletvekilleri, Çekiç Güç'ün kullanlmas hususunda baz tereddütlerin olduu görülmektedir. Türkiye'nin, Irak'n toprak bütünlüüne bal kalarak, Kuzey Irak'taki istikrarszln, belirsizliin ve kargaflann bir an önce giderilmesi yolunda gösterdii çabalarn devam önem taflmaktadr. Türkiye'nin, Çekiç Güç'ün kontrol mekanizmasndaki arlnn daha çok olmas, arln daha çok koymas gayet doaldr ve aldm bilgilere göre, bu konuda baz çalflmalar da vardr.
Deerli milletvekilleri, Türkmen kardefllerimize, insanî yardmlarn artarak devam ile yakn ilgi ve iliflkinin kurulmasna daha fazla arlk verilmesi salanabilir ve özellikle, mevcutlar 2,5 milyonu bulan Türkmen kardefllerimizin Kuzey Irak'taki faaliyetlerde daha faal rol oynamalar yönünde aktif politikalar gündeme getirilebilir.
Deerli arkadafllarm, biz, Türkiye olarak, devaml surette insanî yardmlarda bulunduk; bundan, hiçbir zaman uzak kalmadk.
Bir hususu daha belirtmek isterim; bir deerli konuflmac, milletvekili arkadaflm, "Silahl Kuvvetlerimize güveniyoruz" sözünü söylediler. Hepimiz güveniyoruz Silahl Kuvvetlerimize; onun kontrolü altnda bulunan bu harekâttan da flüphemiz olamaz. Bu harekât, bizim Silahl Kuvvetlerimizin kontrolü altndadr. Belki, kontrol için, flu veya bu flekilde miktarn artrlmas gündeme gelebilir; ama, kontrol, Türk Silahl Kuvvetlerimizin kanatlar altndadr; bütün uçufllar kontrol edilmektedir.
Efendim, uçaklar düfltü, helikopterler düfltü... Pearl Harbor Basknnda da oldu; hatrlyoruz. Bu, bir, komuta - sevk - idare hatasdr. Harbin, harekâtn her devresinde bu olabilir, binlerce misali vardr; ama, flunu açk olarak söylüyorum; Çekiç Güç'le ilgili olarak, bütün harekât, Türk Silahl Kuvvetlerinin kontrolündedir ve bu harekât, Diyarbakr'daki harekât merkezinden idare edilir. Pirinçlik veya ncirlik veya skenderun'daki gümrüklerde, gerek mallarn girifli ve gerekse kontrolü, Türk subaylar, Türk personeli tarafndan yaplr; uçaklara, helikopterlere yüklenir ve bu flekilde, insanî yardm yaplacak bölgelere, girifller, inifller, nokta olarak belirtilir; ama, bunun dflnda, hatalar olmaz diye bir iddia da mevcut deildir.
Deerli arkadafllarm, biz, Grup olarak, Türkiye'nin bölünmez bütünlüü üzerinde -sadece bizler deil, Yüce Meclis, Yüce Türk Milleti, hepimiz- hassasz; onun üzerine, ufak bir tozun dahi konmasn, asla kabul edemeyiz.
Bu hususlar sizlere belirtirken, Grup olarak, Hükümetimizin bu tezkeresini desteklediimizi arz eder, hepinizi, sayglarmla selamlarm. (DYP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Kilerciolu.
Gruplar adna yaplan konuflmalar tamamlanmfltr.
Sayn Hükümet, bu aflamada söz istiyor musunuz efendim?
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN- Evet, Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Hükümet adna, Dfliflleri Bakan ve Baflbakan Yardmcs Sayn Murat Karayalçn; buyurun
Sayn Bakan, zaman konusunda titizlik göstereceinizi biliyorum.
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN- Sayn Baflkan, önce, görüfllerini açklayan tüm siyasî parti temsilcilerine, Hükümetimiz adna, en içten flükranlarm sunuyorum.
Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; söz alfl srasna göre, ortaya atlan iddialarla ya da görüfllerle ilgili olarak, düflüncelerimi, çok ksaca arz edeceim.
Sayn Giray, konuflmalarnda, "1991 yl sonunda, aslnda, Türk Hükümetinin Çekiç Güç açsndan ihtiyac büyük ölçüde bitmiflti, tamamlanmflt" fleklinde bir deerlendirme yaptlar. 1991 yl sonunda, Çekiç Güç'e olan gereksinmenin ortadan kalkt fleklindeki deerlendirmeyi -eer, yanlfl anlamadmsa- ortaya atmak sanrm olanakl deil; çünkü, daha sonra yaplan oylamalarda, Anavatan Partisi, Çekiç Güç'e gereksinmenin devam ettii gerekçesiyle, Hükümete belli bir destek vermiflti. Aslnda, 1991 yl sonunda Çekiç Güç'e olan gereksinme ortadan kalkmamflt. Bugün de Çekiç Güç'e olan gereksinmenin ortadan kalkt kansnda deiliz. En içten dileimiz, Irak'ta normal koflullarn egemen olmas ve gerçekten, Çekiç Güç'e olan gereksinmenin, öylelikle ortadan kalkmasdr.
Sayn Giray, Çekiç Güç'ün, bu Hükümet yönetiminde, döneminde ne olduunun, nasl ifllediinin belli olmadn ileri sürdü. Sayn milletvekilleri, aslnda, iflleyiflte, hiçbir farkllk bulunmamaktadr. Kararnamede o zaman ifade edilen görüfller, ifllevler, görevler her neyse, bugün de ayn ifllevler, ayn görevler devam etmektedir; çok açklkla, bir farkllk olmadn ifade etmek isterim.
Sayn Baflkan, Çekiç Güç'e olan gereksinmeyi, yalnzca, Ortadou'daki barfl ve istikrar kavramlaryla açklamadm. Evet, o, nedenlerden, gerekçelerden birisi; ama, tek baflna bir neden deil. Çekiç Güç'e olan gereksinmenin altnda yatan bir baflka çok önemli neden, göç olgusudur; göç riskinin, yeni Halepçe'lerin yaflanmas olaslnn, kitlesel ve ynsal göçün, güneydou snrlarmza gelme olaslnn hâlâ devam etmesidir. Kald ki, barfl ve istikrar konusunu, yadsyamayacamz bir olgu olarak görmek durumundayz. Ortadou'daki barfl ve istikrar ile Türkiye'nin ulusal çkarlar arasnda çok yakn bir iliflki olduunu, biraz önce arz ettim.
Sayn milletvekilleri, Sayn nönü'nün Saddam'a yapmfl olduu ziyaret bir baflka flekilde yorumlanmamaldr. Sayn Erdal nönü, Anamuhalefet Partisi Genel Baflkan olarak, sorumlu bir devlet adam olarak, Ortadou'da ortaya çkan olumsuzluklarn konuyu nereye götüreceini görerek, deerlendirerek; bu olumsuzluklarn önlenmesine katkda bulunmak amacyla Irak'a bir ziyaret yapmfltr ve bence, bu, son derecede yararl olmufltur.
Sayn milletvekilleri, Sayn Giray, Türkiye'nin, Balkanlarda, Kafkaslarda hiçbir senaryonun içinde yer almadn ifade ettiler. Çok açklkla söyleyeyim, Balkanlarda, Kafkaslarda, giderek Ortadou'da, Türkiye'nin içinde rol üstlenmedii hiçbir senaryonun yazlmas olanakl deildir; bu tür senaryolar yazlsa bile bunlarn uygulamaya konulmas olanakl deildir. Türkiye'nin içinde yer almad hiçbir iflleyifli, bu üç bölgede düflünemezsiniz, düflünülemez. Kald ki, Budapeflte'de yaplan AGK Doruk Toplantsnda, Dalk Karaba sorunuyla ilgili olarak elde edilen sonucu, Türkiye'nin, Kafkaslardaki geliflmeleri ne denli yakn izlediinin ve Kafkaslarda, bu bölgede, bu çevrede ne denli etkili olduunun bir göstergesi olarak deerlendirmeniz gerekmektedir.
Rusya Federasyonu, bütün gücüyle, "üçüncü ülke güçleri" diye adlandrd bir kurumsal düzenlemeye giderek ya da dorudan doruya AGK'in, Kafkaslarda ve Orta Asya'da savunma müteahhitliini üstlenme talebini ortaya koyarak, Dalk Karaba'a, Gürcistan'da, Ermenistan'da olduu gibi, dorudan doruya asker göndermek istiyordu. Bu konuda, bafltan itibaren son derecede duyarl olduk, bütün ilgili çevreleri harekete geçirdik, ilgili tüm platformlarda bu konudaki tepkimizi ifade ettik ve en son, Budapeflte'de yaplan toplantda, Dalk Karaba sorununun çözümü için, ancak ve ancak çok uluslu gücün oraya gönderilebilecei fleklindeki görüflümüzün sonuçlandrlmasn saladk.
Sayn Giray'n flu deerlendirmesine katlyorum: Gerçekten, Anamuhalefet Partisi Sayn Genel Baflkanna, bizim, bir flekilde bilgi sunmamz gerekirdi. Anamuhalefet Partisi Genel Baflkannn, yönetiminin, aslnda tüm siyasî parti yöneticilerinin ve sayn genel baflkanlarnn bilgilendirilmesi, son derecede uygun, doru bir yaklaflm. Bununla birlikte, bunun, bir devlet gelenei olduunu iddia etmenin o denli kolay olmad kansndaym; bunu da ifade etmek isterim.
Millî Güvenlik Kurulu toplantsna Anamuhalefet Partisi Genel Baflkann çarmak, bizim görevimiz deil ya da benim görevim deil. Hangi mekanizmayla çarlma durumundaysa, kuflkusuz o tür deerlendirmeler yaplabilmeli; ama, zamannda, Çekiç Güç gündeme gelirken, o zamann Anamuhalefet Partisi Genel Baflkan, neden Millî Güvenlik Kuruluna çarlmadysa ya da Çekiç Güç konusu karara balanrken, o zamanki Anamuhalefet Partisi Genel Baflkanna neden bilgi sunulmadysa, muhtemelen, flimdi de ayn darboazla karfllafllmfl olunacaktr; ama, bireysel olarak bunu aflmann gerekli olduuna inandm bir kez daha ifade ederek, Sayn Mukadder Baflemez'in sorularna geçiyorum.
Sayn Baflemez, Türkiye'de, komflu bir ülke aleyhine bir gücün konufllandrldn söyledi. Bunun, kesinlikle böyle deerlendirilmemesi gerekmektedir. Baflka ülkelerden bu tür giriflimler olabilir, bu tür yaklaflmlar olabilir, hatta belli ölçüler içinde olmakta da; ama, Türkiye, hiçbir biçimde, komflu bir ülke için, dost, kardefl diye gördüü bir ülke için böyle bir yaklaflm düflünmez, uygulamaz. Bu, bir baflka senaryonun, bir baflka iflleyiflin, hepimizin çok iyi bildii bir iflleyiflin sonucudur. Demin de ifade ettim, Sayn Baflemez'in bu deerlendirmesi nedeniyle tekrar arz etmekte yarar görüyorum; en içten dileimiz, buna olan ihtiyacn ivedilikle ortadan kaldrlmasdr.
Sayn Baflkanm, sayn milletvekilleri; Sayn Baflemez, zaten, Kürt devletinin, Kuzey Irak'ta, neredeyse fiilen kurulmufl olduunu, kurulduunu iddia etti. Sunufl konuflmamda, bunun dflnda bir görüflü sizlere sunmufl; 11 Mart 1970 tarihinde, Molla Mustafa Barzani ile Irak yönetimi arasnda yaplan bir anlaflmadan bahsetmifltim.
fiimdi, bakn, bunun baz maddelerini bilgilerinize sunmak istiyorum. Yl 1970; 24 yl önce, Molla Mustafa Barzani ile Irak yönetimi arasnda varlan bir anlaflmann, Kuzey Irak'taki yaplanmayla ilgili getirdii hükümleri sizlere arz etmek istiyorum. 15 maddeden oluflan bir anlaflma. Bu anlaflma, flunlar getiriyor sayn milletvekilleri:
Çounluu Kürt olan bölgelerde, Arapçann yan sra, Kürtçe de resmî dil olacaktr. Kürtçe, bu bölgelerde öretim dili olacaktr; Arapça, ikinci lisan olarak öretilecektir.
Kürtler, bakanlklar, ordu komutanlklar gibi önemli devlet görevlerine, adil bir oranla atanacaklardr.
Kürt kültür ifllerine bakmak üzere, Kültür ve Enformasyon Bakanlnda ayr bir yaplanmaya gidilecektir
Buras çok ilginç; çounluu Kürt olan bölgelerde, vali, kaymakam, emniyet müdürü gibi görevliler, Kürtlerden atanacaktr.
Kürtler, kendilerine özgü, örenci, gençlik, kadn ve öretmen teflekkülleri kurabileceklerdir.
Kürt bölgesinin kalkndrlmas için, Kuzey flleri Bakanlnda özel bir bölüm açlacaktr.
Tarm reformu kanunu çkarlacaktr.
Geçici anayasaya, Irak halknn, Arap ve Kürt olmak üzere bafllca iki ulustan olufltuu; Kürtlerin ve dier aznlklarn haklarnn tannd hükmü konacaktr.
Cumhurbaflkan yardmclarndan birisi Kürt olacaktr.
Kürtler, radyo istasyonunun yönetimine katlacaklardr.
Daha ayrntlarna inmeyeyim; ancak, flunu -Sayn Baflemez'in deerlendirmesi nedeniyle- tekrar etmekte yarar görüyorum. 11 Mart 1970 tarihinde getirilen bu düzenlemeyle, bundan 24 yl önce yaplan bu düzenlemeyle, flimdi önümüzde bulunan iflleyifl arasnda, gerçekten önemli yapsal bir farkllk bulunmamaktadr. O nedenle, flimdi, daha farkl bir yapnn, hele de Çekiç Güç'le balantl olarak devreye girdiini iddia etmek, olanakl deildir.
Ben, Sayn Baflemez'in, PKK'yla balantl yorumuna da hiçbir biçimde katlmyorum.
CENGZ BULUT (zmir)- Bir Dfliflleri Bakan olarak neler söyleyeceinizi flaflrdnz...
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla)- Size yant vermiyorum, Sayn Baflemez'e yant veriyorum Cengiz Bey; bekleyin...
BAfiKAN- Siz devam edin Sayn Bakan, siz devam edin efendim.
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla)- Sayn Baflemez'in bu deerlendirmesine de katlmyorum. Aslnda, PKK kaynaklarnn bu konuya iliflkin deerlendirmelerini, eer Sayn Baflemez okursa, incelerse, PKK'nn Çekiç Güç'le ilgili deerlendirmesinin ne olduunu açk bir biçimde görecektir.
ZEK ERGEZEN (Bitlis)- Ne biliyorsanz, siz açklayn...
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla)- Ben PKK sözcüsü deilim; ilgileniyorsanz, açar okursunuz!
Bakn, Mukadder Beyin "Türk uçaklar eer hedefleri doru dürüst vursayd, bu ifl zaten biterdi" fleklinde çok ilginç bir deerlendirmesi oldu. Ben, o konudaki uzmanlnz bilmiyorum, bu konunun uzman da deilim; ama, uçaklarmzn, özellikle pilotlarmzn bu konuda son derecede baflarl olduklarn biliyorum ve bunu da flükranla anyorum.
Sayn Baflkan, Sayn Baflemez, aslnda, flöyle bir model kurdu; komplo teorilerine yatkn bir eilimi var, komplo teorilerini sevdii anlafllyor; model flu: ABD, ran ile Irak' savafltrd; ran ile Irak arasndaki savafl, Amerika Birleflik Devletleri çkard; o yolla, ran ekonomisini çökertti; sonra geri döndü, Irak', Kuveyt'e saldrtt; Irak'n da ekonomisini çökertti. (RP sralarndan "doru, doru" sesleri) Bu, ABD'nin oyunudur.
Sayn Baflemez, yani, Ortadou'da, özellikle ran, Irak, Kuveyt ülkelerinde, kendi akllaryla politika yapan, kendi akllaryla yönetim sergileyen hükümetler yok mu?
ZEK ERGEZEN (Bitlis)- Türkiye'de var m?
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla)- Yani, ran' da, Irak' da, Kuveyt'i de Amerika m yönetiyor; onu mu diyorsunuz?
ZEK ERGEZEN (Bitlis)- Siz açklayacaksnz, neler biliyorsanz.
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla)- Kendi akllar yok mu da, Amerika'dan akl alyorlar; böyle bir itham da ayn zamanda gündeme getirmifl oluyorsunuz.
AHMET DERN (Kütahya)- Amerika'nn avukat msn?
O⁄UZHAN ASLTÜRK (Malatya)- Siz öyle misiniz, kendi aklnz m öretiyorsunuz?
DIfifiLER BAKANI VE BAfiBAKAN YARDIMCISI MURAT KARAYALÇIN (Devamla)- ncirlik Üssünün yakt ihtiyacnn, aslnda dorudan doruya karfllanmadn, uluslararas ihaleyle karfllandn ifade etmek istiyorum.
Sayn Ekmen'in konuflmasnda dile getirdii koflullar, hatta yaklaflmlar, çok büyük bir beeniyle karflladm ifade etmek istiyorum ve Sayn Kilerciolu'na, Türkmenler konusunda göstermifl olduu duyarllk nedeniyle de flükranlarm sunuyorum.
Gerçekten, Hükümet olarak, Türkmen kardefllerimizi, son derece yakn bir biçimde izlemekteyiz. Onlarn, yönetim yaplanmas içinde yer almasn salayacak her türlü görüflmeyi, her türlü düzenlemeyi de yapmakta olduumuzu ifade ederek, hepinize tekrar sevgi ve sayglarm sunuyorum. (SHP ve DYP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Bakan.
CENGZ BULUT (zmir)- Sayn Baflkan, çtüzüün 61 inci maddesi gerei soru sormak istiyorum.
BAfiKAN- Sayn Bulut, 61 inci madde, kanun tasar ve teklifleriyle ilgilidir. Bugüne kadar, Yüce Mecliste, Hükümet tezkereleriyle ilgili soru müessesesi çalfltrlmamfltr, uygun da deildir.
Bilgilerinize efendim.
CENGZ BULUT (zmir)- Altnc Filoya " go home" diyenler, bugün ne oldu da "Çekiç Güç kalsn" diyorlar...
BAfiKAN- Sayn Bulut, size söz vermedim ki... Size söz vermedim ki...
CENGZ BULUT (zmir)- Anlayflnza snyorum efendim.
BAfiKAN- stirham ediyorum... Size söz vermedim.
CENGZ BULUT (zmir)- Zabtlara geçsin...
BAfiKAN- Lütfen... Yani, her milletvekili, sözünü zabtlara geçirmek için Baflkanln müsamahasn istismar ederse, bunun sonunu alamayz.
stirham ediyorum... Lütfen efendim...
Teflekkür ederim.
Sayn milletvekilleri, gruplar ve Hükümet adna yaplan konuflmalar tamamlanmfltr.
fiimdi, bize müracaat srasna göre, flahslar adna iki üyeye söz vereceim.
Birinci srada, Sayn Bülent Ecevit; buyurun efendim. (DSP ve ANAP sralarndan alkfllar)
BÜLENT ECEVT (Zonguldak)- Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; 18 Nisan 1991 günü, Çekiç Güç sürecine yeni girilirken -yani, üç yl sekiz ay kadar önce- verdiim bir demeçte flunlar söylüyordum:
Bat emperyalizminin Türkiye'yi bölme plan, Kurtulufl Savaflmzla ve Lozan Antlaflmasyla yarm braklmflt; plann yarm kalan bölümü, flimdi, Türkiye'nin gönüllü desteiyle uygulanyor. Türkiye, bölge dfl emperyalist güçlerin, yan baflmzda, kendisine karfl da kullanabilecekleri, bir karfl devlet kurmalarna araclk ediyor. Bu karfl devlet, yalnz Irak' deil, ileride Türkiye'yi de bölmek için veya sürekli bask altnda tutmak için kullanlabilecektir ve Türkiye topraklarnda bölünmez bir bütün oluflturan Türkler ile Kürtler arasna bir bçak gibi girecektir. O bçan acsn flimdi milletçe yüreimizde duyuyoruz.
Deerli milletvekilleri, Çekiç Güç aslnda kendi baflna önemli deildir; Çekiç Güç sadece bir araçtr; önemli olan, o aracn kullanlfl amaçlardr. Amaç, Irak' bölmektir; amaç, yan baflmzda, Amerikan mandas altnda, bir yapay Kürt devleti kurmaktr; amaç, yalnz Irak' deil, Türkiye'yi ve ran' da sürekli bask altnda tutmaktr ve amaç, Sevr'i dirilterek, Irak'n yan sra Türkiye'yi de adm adm yeni bir bölünme sürecine sokmaktr.
Tabi, bu amaçlar açktan söylenmiyor. Bu amaçlara "huzur salama harekât" adyla, bir saygnlk klf giydirilmeye çalfllyor. Sözde dost ve müttefikimiz olan baz Bat ülkelerinin bu klf altnda baflmza sardklar bela, yllardr, bir örümcek a inceliiyle örülmektedir. Türkiye'nin göz göre göre böyle bir oyuna gelmesi, tarihimizin en büyük aymazldr, tarihimizin en büyük gafletidir.
Tezgâhlanan fleytanca plann hangi aflamalardan geçtiini, ksaca anmsatmak isterim:
Irak ile Kuveyt arasnda, baz snr sorunlar vard. Irak, bu sorunlara görüflmeler yoluyla çözüm bulunmas için, 1990 ylnn ilk yarsnda, Kuveyt'e defalarca çarlarda bulundu. Amerika Birleflik Devletleri, bir yandan Kuveyt'i bu çarlara kulak vermemesi için yüreklendirirken, bir yandan da Irak yönetimine "sizin Kuveyt ile snr sorunlarnz bizi ilgilendirmez" diyerek, Irak'n Kuveyt'i iflgaline âdeta yeflil flk yakt; bu bir tuzakt. Saddam Hüseyin de bu tuzaa düflme gafletinde bulunarak, Kuveyt'i iflgal ve ilhaka kalkflt. Bunu frsat bilen Amerika Birleflik Devletleri, tarihin en büyük çokuluslu askerî gücünü oluflturarak, Irak'a karfl savafl açt. Irak, tabiî birkaç gün içinde yenik düfltü, bozguna urad. Amerika Birleflik Devletleri istese, askeri harekât iki üç gün daha uzatp, Badat'a ulaflabilir ve Saddam rejimini ykabilirdi; fakat, öyle yapmad; onun yerine, zamann Amerika Birleflik Devletleri Baflkan Bush, Irakl Kürtleri, Saddam yönetimine karfl ayaklanmaya kflkrtt. Kürtler de, arkalarnda koskoca Amerika'nn desteini varsayarak ayaklandlar. Irak ordusu, ayaklanan Kürtleri, kuzeye doru kovalamaya bafllad. Kürtler, Amerika'nn imdada yetiflmesini beklediler; fakat, Baflkan Bush, Kürtleri ayaklanmaya kflkrttn inkâr etti. Çaresiz durumda kalan yüzbinlerce Irakl Kürt, Türkiye'ye snmak zorunda brakld. Türkiye "ben, elimden geleni yapyorum; ama, bu yükü, tek baflma taflyamam" diye feryada bafllad. O zaman, Amerika Birleflik Devletleri, Türkiye'ye "kayglanma dostum, sen, bana ve baz müttefiklerimize bir çarda bulun, biz de, senin çarna uyup Güneydou Anadolu'da üslenelim; senin sayende Kuzey Irak', Badat yönetiminden flimdilik koparalm; öylece, hem Irakl Kürtleri Saddam'n flerrinden hem de Türkiye'yi yüzbinlerce snmacnn derdinden kurtaralm" dedi. Bir koyup befl alma hayaliyle, Ortadou'da Amerikan güdümüne girmifl olan Türkiye de, bu oyuna geldi; Türkiye'deki Çekiç Güç'ün flemsiyesi altnda, Kuzey Irak'ta bir otorite boflluu yaratld.
Oysa, o arada, Körfez Savaflndan hemen sonra, Badat'ta, Saddam Hüseyin ile Barzanî ve Talabanî buluflmufllard; televizyon ekranlarnda seyrettiimiz gibi, sarlp öpüflmüfller ve bir demokratikleflme programnn ilkeleri üzerinde anlaflmfllard; fakat, Amerika Birleflik Devletleri, bunu örenir örenmez devreye girdi, Kürt liderlere bask uygulayarak diyalou kestirtti ve demokratikleflme programn engelledi; çünkü, bu program uygulanrsa, Amerika Birleflik Devletlerinin elinde, Irak' bölmek için bahane kalmayacakt.
O aflamada, Irak, Türkiye'den gelecek bütün önerilere de açkt; hatta, Kuzey Irak'ta, yardm malzemesini dorudan Türkiye'nin datmasn istiyordu; fakat, Çekiç Güç tuzana düflen Türkiye, bu frsatlar deerlendiremedi.
Eskiden, PKK, Türkiye'ye, Suriye snrndan szmaya uraflrd. Yüzlerce kilometrelik düz araziden geçen ve boydan boya tel örgülerle korunan Suriye snrndan szmaksa çok zordu. O nedenle, PKK, ancak, gözden rak köylere, mezralara, vur-kaç eylemlerinde bulunabiliyordu; fakat, müttefikler, Türkiye'de konufllandrdklar Çekiç Güç'ü kullanarak Kuzey Irak'ta bir otorite boflluu yaratnca, PKK, binlerce militann, oraya, Kuzey Irak'a yd. Türkiye'ye, Suriye snrndan szmak ne kadar zorsa, Irak snrndan szmak da o kadar kolayd. Irak ordusundan kalan en geliflmifl silahlar da ele geçiren PKK, binlerce militann Kuzey Irak'tan kolayca Türkiye'ye szdrd ve artk, yalnzca gözden rak köyleri, mezralar deil, kentlerimizi, kfllalarmz, karakollarmz bile hedef alabilir duruma geldi; öylece, Türkiye'de bölücü terör hzla trmanfla geçti.
Bu geliflmeye hazrlksz yakalanan Türkiye, bölücü teröre karfl, arlkl biçimde, Silahl Kuvvetlerini devreye sokmak zorunda braklmfl oldu; fakat, Türkiye'yi böyle bir zorunlulukla karfl karflya brakan Batl müttefiklerimiz, bu kez de, Türkiye'yi, askerî çözüme baflvuruyor diye knamaya baflladlar; askerî çözümü brak, siyasal çözüme bak diye skfltrmaya girifltiler. Siyasal çözümden kastlar ise, Türkiye'yi federasyona zorlamak ve öylece, bölünme sürecine sokmakt. "Federasyonu tartflalm" diye fetva vermeyi demokratln flanndan sanan kimi devlet adamlarmz da, bu oyuna çanak tuttular. (DSP, ANAP ve MHP sralarndan alkfllar)
Oynanan oyunun, düflülen tuzan farkna varlp da "flu Çekiç Güç belas artk baflmzdan gitsin" istekleri yaygnlaflnca da, baflta Amerika Birleflik Devletleri olmak üzere, baz müttefiklerimiz, gözda vermeye baflladlar. Çekiç Güç uruna, biz, sizin, Kuzey Irak' bombalamanza, Kuzey Irak'ta askerî harekâtta bulunmanza göz yumuyoruz; ama, Çekiç Güç'ü Türkiye'den çkarrsanz, karflnzda bizi bulursunuz yollu tehditlere baflvurdular.
Oysa, Türk Silahl Kuvvetlerinin, Türkiye'deki hedefi de, Irak'taki hedefi de, bölücü terör örgütü PKK idi. Öyleyse, Batl müttefikler, neden, Silahl Kuvvetlerimizin, kendi snrlarmz içindeki harekâtna karfl çkarken, Kuzey Irak'taki harekâtna göz yumuyorlard; çünkü, içerideki askerî harekâta karfl çkmakla, Türkiye'yi, siyasal çözüm ad altnda, bölünme sürecine itelemifl oluyorlard; Kuzey Irak'taki askerî harekâtmza göz yummakla da, bizi, kendi Ortadou politikalarna büsbütün baml klmfl, Kuzey Irak bataklna büsbütün batrmfl oluyorlard.
Öte yandan, müttefiklerinin oyununa gelip, askerî harekâta arlk vermek zorunda kalnca, Türkiye'nin güvenlik harcamalar alabildiine artt. Irak'a karfl uygulanan ekonomik ambargonun Türkiye'ye getirdii yüksek maliyete, askerî harcamalardaki artfl da eklenince, ekonomimiz çökme noktasna geldi. Ekonomimiz çöktükçe de, Bat'dan gelen basklar artt; Sevr'i diriltme hevesleri büsbütün kabard ve Türkiye, giderek Avrupa'dan dfllanp, Bat güdümünde, salt bir Ortadou ülkesi konumuna itelenmeye bafllad. O arada, Hükümet, ikide bir "aman, Irak bölünmesin" diyordu. Müttefiklerimiz de "merak etme, hiç böldürür müyüz" diyorlard...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN- Devam edin efendim.
BÜLENT ECEVT (Devamla)- Oysa, Irak çoktan bölünmüfltü ve bölünme rüzgârlar Kuzey Irak'tan Türkiye'ye yönelmekteydi. Bu gerçei, iktidar sözcülerinin hâlâ görmezden geldiklerini anlamak çok zordur. Hükümet, hem Irak'n bölünmesinden kayg duyuyor hem de Hükümet adna bir yetkili bakan, Meclisteki Çekiç Güç görüflmelerine iki gün kala, yani önceki gün verdii demeçte "bugün 36 nc paralel üzerinde otorite boflluu var; Çekiç Güç'ü kaldrrsak, bölge Irak'n kontrolüne girer" diyor. Böylece, Hükümet, hem bölücü terördeki trmanfln Kuzey Irak'taki otorite boflluundan kaynaklandn biliyor hem de o boflluun devamn istiyor. Ksacas, nereden baklsa görülüyor ki, düfltüümüz tuzakta aslmak için, kendi sehpamz kurup kendi ipimizi çekiyoruz.
Baflta Amerika Birleflik Devletleri olmak üzere baz müttefiklerimiz, bir gözdan da flöyle veriyorlar "Çekiç Güç'ü Türkiye'den çkarrsanz, baflka bir Ortadou ülkesine, hatta belki de Güney Kbrs'a taflrz, Ortadou'da huzuru oradan salarz; ama, siz açkta kalrsnz" diyorlar.
Oysa, Ortadou'da -kendi anlayflna göre- huzuru salamak veya Irakl Kürtleri korumak için Amerika Birleflik Devletlerinin, Çekiç Güç'e aslnda hiç gereksinmesi yoktur.
Bildiim kadar, Çekiç Güç'te, Amerika Birleflik Devletlerinin sadece 1 500 kadar askeri vardr ve toplam asker says da 2 bini bulmamaktadr. Buna karfllk, Savunma Bakan William Perry'nin 7 Aralk günü Washington' da açkladna göre, Amerika Birleflik Devletleri, flimdi, Körfez Bölgesinde, istedii an, 150 bin askeri harekete geçirebilecek durumdadr; yani, Çekiç Güç'tekinin tam 100 kat Amerikan askeri, Ortadou'da hazr ve nazrdr. Ayrca, 70 Amerikan savafl uçayla, Kuveyt'teki Tank ve Mekanize Piyade Tugaynn tüm araç ve gereçleri de, her an harekete hazrdr. Ortadou'ya böylesine büyük ynak yapmfl olan Amerika Birleflik Devletlerinin, bölgede, güvenlii salamak için -o arada, Baflbakan Yardmcs ve Dfliflleri Bakan Sayn Karayalçn'n dünkü ifadesiyle, yeni Halepçeleri önlemek için- 2 bin kiflilik Çekiç Güç'e muhtaç olduuna inanmak, aflr safdillik olmaz m?
Gerçek flu ki; Çekiç Güç, Amerika'ya, Ortadou'yu veya Irakl Kürtleri korumak için deil, bölgede huzur ve güvenlii salamak için de deil, sedece, Türkiye'yi mhlamak için gereklidir. Türkiye, Kuzey Irak'ta düflürüldüü tuzaktan bir an önce kendini kurtarmaldr; Amerikan rotasnda göz göre göre intihara sürüklenmek yerine, Irak ve Ortadou politikasn, kimseye zarar vermeden kendi baflna belirlemelidir. Bunun bir adm da, Çekiç Güç'ü topraklarmzdan uzaklafltrmak olmaldr; fakat, Hükümetin öyle bir ulusal politika üretmeyi düflünemeyecek kadar teslimiyet içerisinde olduu anlafllyor; bugünkü görüflmeler de bunu gösterdi. Hükümet serbest braksa, inanyorum ki, koalisyonu oluflturan partilerin milletvekillerinin de büyük çounluu, Çekiç Güç oyununa son verme eilimindedir; fakat, ktidar Gruplar, bu kez de, Hükümetten gelen youn istek karflsnda, yüreklerine tafl basarak, Çekiç Güç'ün süresinin uzatlmasna yine katkda bulunacaklardr. O takdirde, dileim flu olacaktr: Hiç deilse, bu son olsun ve önümüzdeki aylar, Türkiye'yi, Çekiç Güç bamllndan kurtarmann, bölgesel iliflkilerinde aflr Amerikan güdümünden kurtarmann, IIrak' bölünmüfllükten kurtarmann ve Türküyle, Kürdüyle, Arabyla tüm Kuzey Irak halkn, gerçek huzura kavuflturmann salkl bir yöntemini oluflturmakla deerlendirsin. Dört yldr körü körüne sürdürülen intihar politikas için, Demokratik Sol Partiden oy ve destek beklenmemelidir. Bu politikaya daha bafltan karfl çkarken ne kadar hakl olduumuz, artk bellidir; fakat, eer Hükümet, Çekiç Güç ve Irak'la iliflkiler sorununa gerçekçi ve onurlu bir çözüm arayflna girerse ve Meclisteki partilerden de bu ulusal sorun konusunda görüfl isterse; Demokratik Sol Parti, öyle bir arayfla, somut katkda bulunmay görev bilecektir. Demokratik Sol Parti, buna, flimdiden, kendi çözüm önerileriyle hazrlkldr.
Yüce Meclise sayglar sunarm. (DSP, ANAP ve MHP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Ecevit.
fiahs adna, ikinci srada, Sayn Abdüllatif fiener; buyurun.
ABDÜLLATF fiENER (Svas)- Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; Çokuluslu Güç'ün görev süresinin, 31.12.1994 tarihinden itibaren 6 ay daha uzatlmasyla ilgili Baflbakanlk tezkeresi üzerinde söz almfl bulunuyorum; hepinizi saygyla selamlyorum.
BAfiKAN- Bir dakika Sayn fiener.
Sayn milletvekili arkadafllarmdan, yerlerine oturmalarn istirham ediyorum.
Devam edin Sayn fiener.
ABDÜLLATF fiENER (Devamla)- Türkiye Büyük Millet Meclisine, dört yldr, Çekiç Güç'ün görev süresinin uzatlmasyla ilgili tezkereler gelmektedir. Doru Yol Partisi-Sosyaldemokrat Halkç Parti Koalisyon Hükümeti ise, altnc kez, Çekiç Güç'ün görev süresinin uzatlmasyla ilgili tezkereyi, Meclise sunmufl bulunmaktadr. Bu tezkereler neyin ifadesidir, özellikle flu andaki ktidar açsndan bunun anlam nedir; her fleyden önce, bu, açk ve seçik olarak flunun ifadesidir: Koalisyonu oluflturan partiler, sözü, vaadi vatandafllara vermifllerdir; oyu, yetkiyi vatandafllardan almfllardr; ancak, hizmeti ve hesab bir avuç malum holdinge, IMF'ye, Dünya Bankasna, Washington'a vermektedirler. Bunun baflka bir anlam yoktur. (RP sralarndan alkfllar)
lk kez 1991 ylnda, Anavatan Hükümetince Çekiç Güç, Türkiye'de konufllandrldnda, flu an ktidarda bulunan Doru Yol Partisi ve SHP, yeri göü inletmifllerdi; bu konuyu, seçim meydanlarnda sürekli olarak ifllemifllerdi, "Çekiç Güç'e hayr" diyerek oy almfllard. Oy aldlar, yetki aldlar, iktidar oldular; ancak, üç yllk iktidarlar döneminde altnc kez, Çekiç Güç'ün görev süresinin uzatlmasyla ilgili Baflbakanlk tezkeresiyle yine Yüce Meclisin huzuruna gelmifl bulunuyorlar.
Bununla, millete verdikleri sözleri mi yerine getiriyorlar; halk bunu mu istiyor; yoksa, bunu isteyen, bu partilere oy verenler deil de, bu partilerin sürekli hesap vermeye alfltklar Amerika Birleflik Devletleri midir? (RP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar) Bunun tespit edilmesi lazmdr ve ktidar oluflturan siyasî partilerde yer alan bütün milletvekili arkadafllarmzn da, tekrar ve tekrar bu noktay deerlendirmesi, üzerinde düflünmesi gerekmektedir.
Bu, dorudan doruya Doru Yol Partisi ve Sosyaldemokrat Halkç Partinin çeliflkisidir; ama, umarm, bu partilerde yer alan milletvekilleri, bu çeliflkiyi bu kez yaflamayacaklardr. (RP sralarndan alkfllar)
Çeliflki, sadece muhalefetteyken söylenen sözler ile iktidar olduktan sonra ortaya konulan politikalar arasndaki çeliflki deildir. Ayn flekilde, Baflbakanlk tezkeresindeki flu ksa metni dikkatlice okuduumuzda da, çeliflkileri hemen tespit etmemiz mümkündür. Baflbakanlk tezkeresinde ne deniliyor: "Irak'n toprak bütünlüünü koruyarak caydrmak amacyla Çokuluslu Güç'ün görev süresinin uzatlmasna" ifadesi yer almaktadr. Bu Mecliste bulunan hiçbir arkadaflmn, Çekiç Güç'ün görev süresini uzatmak suretiyle, Irak'n toprak bütünlüünün korunduuna inandna, ben inanmyorum. (RP sralarndan alkfllar)
Bu güç, bir Birleflmifl Milletler gücü de deildir; bu güçte, Amerika Birleflik Devletleri, ngiltere ve Fransa vardr. Amac nedir; Türkiye'nin, kendi topraklarnda, ncirlik'te konufllandrd bu güçten bekledii bir fley mi vardr; hiçbir fley yoktur. Bu güç, dorudan doruya, Amerika Birleflik Devletlerinin, Ortadou ile ilgili hesaplarnn tahakkuku için gelmifltir ve Türkiye'ye yerleflmifltir. Türkiye'de yerlefltirilen böylesine bir gücün, Türkiye açsndan hangi faydasnn, menfaatnn olduunu düflünmek de, hepimizin üzerine düflen bir görevdir, bir vazifedir.
Sayn Baflbakan, dün Grupta yapmfl olduu konuflmasnda, PKK ile mücadelede zerre kadar menfaat varsa, bu gücün görev süresinin uzatlmas gerektiinden bahsetmifltir; bu, bafllbaflna bir çeliflkiden ibarettir, bafllbaflna bir tutarszln ifadesidir. fiu ana kadar, Çekiç Güç'ün, PKK ile mücadele konusunda, Türkiye'ye destek olmak deil, sürekli PKK'ya destek olduunu bilmeyen kimse kalmamfltr. (RP sralarndan alkfllar) Bu gidiflle, Hükümet, PKK ile mücadeleyi, neredeyse, tamamyla Çekiç Güç'e havale edecek vaziyete gelmifltir.
Muhterem arkadafllar, konunun salkl bir flekilde deerlendirilmesi gerekir. Çekiç Güç'ün oluflturduu otorite boflluu içerisinde, PKK'nn nasl güç elde ettiini ve bölgede terör estirdiini bilmeyen hiç kimse yok iken, Sayn Baflbakann bu ifadeleri, gerçekten, tamamyla anlamszdr. Bölgede, NGO denilen gönüllü kurulufllarla -yüzlerce ajan, misyoner, casus kurulufllaryla- faaliyetlerin olufltuu, bölgenin kaynad bir ortamda, gerçekten, Çekiç Güç'ün tartflld bu ortamda, bölgenin içinde bulunduu durumun, tekrar, salkl bir flekilde deerlendirilmesi gerekir.
Bu güç, dorudan doruya Amerika Birleflik Devletlerinin gücüdür. Bu güç, Amerika Birleflik Devletlerinin kendi stratejik hesaplarna yönelik olarak bölgeye yerleflmifl olan bir güçtür. Amerika Birleflik Devletleri, kendisi açsndan, Ortadou'yu, önemli bir stratejik alan olarak görmektedir; Ortadou petrolleriyle ilgili hesaplar vardr; srailin güvenliiyle ilgili hesaplar vardr; tüm bu hesaplarn tahakkuk ettirebilmek ve gerçeklefltirebilmek için gelmifltir ve Türkiye'ye yerleflme iradesini ortaya koymufltur; ama, burada asl üzücü olan konu, böylesine bir ortamda, Türkiye'nin, kendi menfaatlarn bir tarafa brakarak, Washington'un talepleri dorultusunda, dört yldr, her seferinde, bu Güç'ün görev süresini uzatmasdr.
Sürekli olarak, Kuzey Irak'taki insanlarn can güvenliyle birlikte Çekiç Güç'ün zikredilmesi, gerçekten, fevkalade yanlfltr. Amerika Birleflik Devletleri ve Bat, nerede ve ne zaman, bizim insanlarmzn insan haklarn hatrlamfllardr; Filistin'de, Azerbaycan'da, Çeçenistan'da, Bosna-Hersek'te, bu Batl güçler, insan haklarn hiçbir zaman hatrlamamfllardr.
Burada sürekli olarak tekrar edildi, Halepçe katliamndan bahsedildi; ama, Bat, Halepçe katliamnn yafland günlerde Saddam'n arkasnda olduu için, hiçbir Batl kurulufl ve devlet, Halepçe katliamn knamamfltr bile. (RP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar)
O yllarda, Halepçe katliamn en sert flekilde knayan Batl kurulufllar, hayvan haklarn koruma dernekleridir, "o katliam srasnda flu kadar hayvan öldü" diye; ama, 5 bin masum insann katledilifli karflsnda, hiçbir Batl ülke, olay knamamfltr.
Eer, Çekiç Güç, gerekli bir güçse, insan haklarnn ihlal edildii, soykrm olaylarnn yafland, katliamlarn yafland bölgelerde niçin böyle bir güç yoktur; Bosna-Hersek'te niçin yok; çünkü, orada petrol yok; ama, bölgede Amerika'nn çkarlarn tesis edebilmek amacyla Çekiç Güç gelebiliyor ve yerleflme talebini, Meclisimize kadar intikal ettirebiliyor.
Bu Çekiç Güç'ün dört yldr Kuzey Irak'ta neyi çözmüfl olduunu açklamak lazm: Hiçbir sorunu çözmemifltir. Kuzey Irak sorununu çözmemifltir. Aksine, bu bölgedeki sorunlar arlafltrmfltr, çözümsüzlefltirmifltir. Bunun deerlendirilmesi lazmdr.
Olay, Türkiye'nin ihtiyaçlar açsndan gerekli deildir dedim; ama, Amerika Birleflik Devletlerinin ihtiyaçlar açsndan gerçekten, bu Güç'ün Türkiye'ye yerleflmesi gerekmektedir.
Bazen, sayn üyeler "eer biz, bu Güç'ü Türkiye'den gönderirsek, gider, Türkiye dflnda bir yere yerleflir" diyor. Hayr; Türkiye dflnda hiçbir yere yerleflemez; çünkü, Amerika, altyap masraflarn, yatrm masraflarn dahi göze almyor, hazr ncirlik Üssü varken, gelip Türkiye'den talep ediyor ve masrafsz bir flekilde, asgarî maliyetle Türkiye'ye yerleflmeyi tercih ediyor. Bu tutum, bu davranfl, üç yldr ktidarn sürekli olarak Çekiç Güç'ün görev süresini uzatmaya çalflmas ve bu Meclisten geçirmesi, ayn zamanda dfl politika konusunda bu Hükümetin nasl bir teslimiyetçilik içerisinde olduunun da açk kantdr.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafndan kapatld)
BAfiKAN- Lütfen, tamamlayn efendim.
ABDULLATF fiENER (Devamla)- Hükümet, Çekiç Güç'ün görev süresini üç yldr uzatmaktadr; ama, yine bu Hükümet döneminde, Amerika Birleflik Devletleri, yardmlarn, ilk kez, koflula, flarta balamfltr. Bu, Türkiye için fevkalade onur krc bir davranfl olmufltur; ama, Çekiç Güç'ün görev süresini uzatrken dahi, hiçbir pazarlk gücüne sahip olmad, olaylarn akflndan anlafllmaktadr.
Yunanistan, hiçbir pazarlk yaplmadan, NATO'ya alnmfltr. Bu olaydan duyduumuz rahatszl zaman zaman dile getirmekteyiz.
Bu Hükümet, Ermenistan' tanrken, Ermenistan'n Türkiye'ye yönelik olarak ortaya koyduu toprak taleplerini ve soykrm iddialarn geri alma flartn bile önkoflul olarak ortaya koymamfltr. Sadece bir teslimiyetçilik ve Batnn talimatlar dorultusunda icrai faaliyette bulunmak, bu mevcut iktidarn sürekli bir âdeti, huyu, alflkanl haline dönüflmüfltür.
Tezkerede, Bakanlar Kuruluna birtakm yetkiler verilmektedir. Bu yetkilere baktmz zaman, Hükümetin, bu yetkileri hiçbir zaman kullanamayacan, kullanabilecek gücü olmadn, burada bulunan bütün arkadafllarmn takdir edeceine inanyorum. Bakn, deniliyor ki, güce bal yabanc ülke silahl kuvvetleri personelinin, ülkemizde tabi olacaklar statünün tayini konusunda Bakanlar Kuruluna yetki veriyoruz. Deerli arkadafllar, bu yetkiyi, bu Bakanlar Kurulu, bu Kabine kullanabilecek midir?
Ayn flekilde, gücün amacna uygun biçimde kullanlmasna iliflkin kararlar almaya da, bu Hükümet yetkili klnmaktadr. Böylesine bir yetkiyi, kullanabilecek bir gücü var mdr? Bunu size soruyorum.
Dier taraftan, her alt ayda bir, birtakm yetkilerle, Çekiç Güç'ün görev süresi uzatlyor. Yetkileri alan Hükümetin, alt ay sonra, yeni bir tezkereyle Meclise geldiinde, bu ald yetkileri nasl kullandna dair, hiçbir açklamay bu kürsüden dinlemediniz. O halde diyoruz ki, bu Hükümete, bu DYP-SHP Koalisyonuna, flu ana kadarki uygulamalarn fl altnda, kullanamayaca ve alt ay sonra, bize açklama yapmayaca yetkileri vermeyelim diyor ve hepinize sayglar sunuyorum. (RP ve ANAP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim.
Sayn milletvekilleri, Baflbakanlk tezkeresi üzerindeki görüflmeler tamamlanmfltr.
fiimdi, Baflbakanlk tezkeresini tekrar okutup, onaynza sunacam.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Körfez savafln takiben Kuzey Irak'ta meydana gelen olaylar sonucunda ülkemize yönelen ve snrlarmzn fiziki güvenliini tehdit etmekle kalmayp, ayn zamanda ekonomik ve sosyal düzenimizi de zorlayacak boyutlara eriflen toplu göç hareketinin tekrarna yol açabilecek geliflmeleri, Irak'n toprak bütünlüünü koruyarak caydrmak, gerekirse bu geliflmelere mani olmak, Kuzey Irak'ta bölge halknn insanî ihtiyaçlarnn karfllanabilmesi için Birleflmifl Milletler bal kurulufllarnca yürütülen faaliyetlerin güvenlik içinde devamn salamak amacyla, Birleflmifl Milletler Güvenlik Konseyinin 688 sayl Karar da gözönünde tutularak ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 17/1/1991 tarih ve 126 sayl Kararna dayanlarak bafllatlan Provide Comfort II huzur harekât çerçevesinde ülkemizde konufllandrlan çokuluslu gücün görev süresinin 31 Aralk 1994 tarihinden itibaren 6 ay süreyle uzatlmasna; çokuluslu gücün yaps, güce bal yabanc ülke silahl kuvvetleri personelinin ülkemizde tabi olacaklar statünün tayini, Türkiyenin güce katks ve bu gücün amaçlarna uygun biçimde kullanlmasyla ilgili bütün kararlar almaya ve gerektiinde harekât sona erdirmeye Bakanlar Kurulunun yetkili klnmas için Anayasann 92 nci maddesine göre izin verilmesini arz ederim.
Prof. Dr. Tansu ÇLLER
Baflbakan
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, oylama ifllemine geçmeden önce, Yüce Meclisin bilgisine sunmak istediim, Baflkanlk Divanna yaplmfl bir müracaat var. Sayn Turhan Tayan, Sayn Nevzat Ercan, Sayn smail Karakuyu, Sayn Esat Canan, Sayn Ziya Halis, Sayn hsan Saraçlar, Sayn Nurhan Tekinel ve Sayn Sabri Yavuz, Divana flöyle bir müracaatta bulundular:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Görüflülmekte olan Çekiç Güçün görev süresinin uzatlmasna iliflkin Baflbakanlk tezkeresinin alt ay süreyle uzatlmasna fleklindeki ibaresinden sonra gelmek üzere ve gerektiinde alt ay daha uzatlmaya..." (ANAP ve RP sralarndan sra kapaklarna vurmalar Ooo! sesleri)
Bir dakika efendim... Bir dakika...
"...ibaresi eklenmek suretiyle kabul edilmesini arz ve teklif ederiz demektedirler. (ANAP ve RP sralarndan gürültüler)
Efendim, Baflkanln sunuflunu bir dinleyin, ondan sonra... Lütfen, benim konuflmam bir dinleyin. (ANAP ve RP sralarndan gürültüler)
Sayn milletvekilleri, Çekiç Güçün bundan önceki görüflmeleri srasnda, Bakanlar Kurulunun, Baflbakanlk tezkeresi olarak teklif ettii sürenin daha ksaltlmas veya deifltirilmesi yönünde bu tür önergeler gelmifl ve iflleme konulmufltu, bunlar iflleme almfltk; ama, flimdi, bu önerge yeni bir tezkere mahiyetindedir ve Hükümetin Meclisten böyle bir talebi olmamfltr.
Ayrca, bu talep, flu anda Meclisin olan yetkiyi, bir dolayl yolla Hükümete devretmek manasna gelir. Bu nedenle, bu önergeyi iflleme almyorum. (ANAP ve RP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar)
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkan...
BAfiKAN- Önerge hakknda görüflme açmadm, kimseye de bu hususta söz vermiyorum. (ANAP ve RP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar)
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkan...
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, oylamayla ilgili bir önerge vardr; okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayn Baflkanlna
Müzakere konusu Çekiç Güç oylamasnn açk oylama suretiyle yaplmasn sayglarmzla arz ederiz.
Abdüllatif fiener Yasin Hatibolu Fethullah Erbafl Ali Ouz
Svas Çorum Van stanbul
Ahmet Arkan Hüseyin Erdal Kemalettin Göktafl Bahaddin Elçi
Svas Yozgat Trabzon Bayburt
brahim Halil Çelik Zeki Ünal Mustafa Bafl fiaban Bayrak
fianlurfa Karaman stanbul Kayseri
Abit Kvrak Mustafa Ünald Ahmet Derin Ahmet Cemil Tunç
Konya Konya Kütahya Elaz
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkan, Sayn Baflkan... (ANAP ve RP sralarndan sra kapaklarna vurmalar "otur" sesleri)
BAfiKAN- fiu ifllemi bir tamamlayaym efendim.
fiimdi, önergedeki imza sahiplerini arayacam:
Sayn Abdüllatif fiener?.. Burada.
Sayn Yasin Hatibolu?.. Burada.
Sayn Fethullah Erbafl?.. Burada.
Sayn Ali Ouz?.. Burada.
Sayn Ahmet Arkan?.. Burada.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkanm...
BAfiKAN- Sayn Hüseyin Erdal?.. Burada.
Sayn Kemalettin Göktafl?.. Burada.
Sayn Bahaddin Elçi?.. Burada.
Sayn brahim Halil Çelik?.. Burada.
Sayn Zeki Ünal?.. Burada.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkan...
BAfiKAN- Sayn Mustafa Bafl?.. Burada.
Sayn fiaban Bayrak?.. Burada.
Sayn Abit Kvrak?.. Burada.
Sayn Mustafa Ünald?.. Burada.
Sayn Ahmet Derin?.. Burada.
Sayn Ahmet Cemil Tunç?.. Burada.
TURHAN TAYAN (Bursa)-Sayn Baflkan, müsaade eder misiniz.
BAfiKAN- Ne konuda efendim?..
TURHAN TAYAN (Bursa)- Görüflmekte olduumuz...
BAfiKAN- Müracaatnz konusunda m?..
TURHAN TAYAN(Bursa)- Müsaade edin efendim, bir partinin grup baflkanvekili olarak...
BAfiKAN- Müracaatnz konusuda m söz istiyorsunuz?
TURHAN TAYAN (Bursa)- Evet.
BAfiKAN- Onu izah ettim; bu önergeyi Birleflik çtüzük hükümleri gereince görüflmeye açmadm ifade ettim ve zabtlara geçirdim.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Böyle bir yetkiniz yok.
BAfiKAN- Var efendim. fiikâyetinizi Baflkanlk Divanna yaparsnz.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Müsaade edin... (Gürültüler)
BAfiKAN- Sayn Tayan, flikâyetinizi Baflkanlk Divanna yaparsnz efendim.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Önerge hakknda, iflleme konulup konulmamas hususunda söz istiyorum.
BAfiKAN- Böyle bir hakknz yok. Bunun olmadn, Birleflik çtüzük hükümleri gereince, önergeyi iflleme koymayacam zabtlara geçirdim efendim.
Lütfen, yerinize buyurun efendim.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Hayr Sayn Baflkan, mümkün deil...
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt)- Sayn Baflkan, arkadafl, konuyu bilmiyor...
BAfiKAN-Siz oturun efendim, ben hallederim.
Teflekkür ederim. (Gürültüler)
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkan, müsaade eder misiniz... Bu istikamette verilmifl önergeler var efendim... Müsaade edin...
BAfiKAN- Sayn Tayan, lütfen yerinize buyurun efendim.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Müsaade buyurun efendim, açklayaym... Örnekleri var efendim...
BAfiKAN- Efendim müsaade ettim... Bu önergeyi, Birleflik çtüzük hükümleri içerisinde görüflmeye açmadm, bu önergeyle ilgili söz vermeyeceimi de ifade ettim. Bunu, zabtlara geçirdim. Eer, hâlâ flikâyetiniz devam ediyorsa, kararmla ilgili, Baflkanlk Divanna müraacat edebilirsiniz.
Lütfen, buyurun efendim...
TURHAN TAYAN (Bursa)- Efendim, örnekleri var.
BAfiKAN- Sayn Tayan, örneklerinin ne olduunu da söyledim...
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkan... Örnekleri var... (ANAP ve RP sralarndan sra kapaklarna vurmalar)
BAfiKAN- Bu örneklerin ne olduunu da söyledim. Buyurun efendim yerinize...
TURHAN TAYAN (Bursa)- Böyle bir yetkiniz yok... Bu konuda örnekler var. (Gürültüler)
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, açk oylamann flekli hakknda... (Gürültüler)
Lütfen... Lütfen...
Açk oylamann flekli hakknda Genel Kurulun kararn alacam.
Açk oylamann...
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkan, tutumunuz hakknda söz istiyorum.
BAfiKAN- Oylamaya geçtim efendim.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Hakszlk yapyorsunuz Sayn Baflkanm...
Tutumunuz hakknda söz istiyorum.
BAfiKAN- Oylamadan sonra, söz veririm efendim.
Açk oylamann, ad okunan sayn milletvekilinin, oy pusulasn, kürsüye konulacak oy kutusuna atmas suretiyle yaplmasn oylarnza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Edilmemifltir.
Açk oylamann, ad okunan sayn milletvekilinin, ayaa kalkarak, kabul, ret veya çekinser fleklinde oyunu belirtmesi suretiyle yaplmasn oylarnza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmemifltir.
Açk oylama, oy kutusunun, sralar arasnda dolafltrlmas suretiyle yaplacaktr.
Açk oylamaya, önerge sahiplerinden bafllansn ve oy kupalar, sralar arasnda dolafltrlsn efendim.
(Oylar topland)
BAfiKAN- Oyunu kullanmayan sayn milletvekili var m? Yok.
Oy verme ifllemi bitmifltir; kupalar kaldrlsn.
(Oylarn ayrm yapld)
BAfiKAN - Sayn milletvekilleri, oylamann sonucunu arz ediyorum.
Ülkemizde konufllandrlan çokuluslu gücün görev süresinin 31 Aralk 1994 tarihinden itibaren 6 ay süreyle uzatlmasna dair Baflbakanlk Tezkeresinin yaplan oylamasnda;
Oylamaya katlan üye says: 359
Kabul: 196
Ret: 160.
Geçersiz: 4
TURHAN TAYAN (Bursa) - Sayn Baflkan, söz istiyorum.
BAfiKAN - Bir dakika efendim... Size söz vereceim.
Sayn Tayan, size saat 20.00'de söz vererek toplanty açacam.
Alnan karar gereince, saat 20.00'de toplanmak üzere Birleflime ara veriyorum.
Kapanma Saati: 18.52
KNC OTURUM
Açlma Saati: 20.00
BAfiKAN: Baflkanvekili Mustafa KALEML
KÂTP ÜYELER: Abbas NCEAYAN (Bolu), Cengiz ÜRETMEN (Manisa)
----- o -----
BAfiKAN- Türkiye Büyük Millet Meclisinin 63 üncü Birlefliminin kinci Oturumunu açyorum.
BAfiKAN- Sayn Tayan; iki konuda söz talebiniz var: Birincisi, birleflimin açld srada bir sayn üyenin gündem dfl yapmfl olduu konuflmada size atfen söyledii cümlelerde sizin söylemediiniz fleklinde bir ifade kulland iddiasyla 70 inci maddeye göre söz talebiniz var; ikincisi, benim tutumumla ilgili söz talebiniz var. Her iki söz hakknz bir arada m kullanacaksnz?
TURHAN TAYAN (Bursa)- kisini birden kullanacam efendim.
BAfiKAN- kisini birden kullanmak üzere; buyurun efendim.
Her iki konuda da size söz veriyorum.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; bugün, gündem dfl konuflmalar srasnda Kahramanmarafl Milletvekili Sayn Ökkefl fiendiller, benden bahisle, "Doru Yol Partisi Grup Baflkanvekili Sayan Turhan Tayan'n, beni yalanlamfl olmas" diye bir ifade kullanmfltr.
Ben, Sayn Ökkefl fiendiller'le ilgili ne söylediimi zabttan okuyorum "Doru Yol Partisinin Grup Baflkanvekili olarak yerimden itirazda bulundum, zira bu iddia daha önce Kahramanmarafl Milletvekili Sayn fiendiller tarafndan burada bir nezaket çerçevesi içerisinde ortaya konulmufl..." ve devam etmifl... Yani, ben, Ökkefl fiendiller ne "yalanclk yapt" ne "doruculuk yapt" diye bir ifade kullanmadm.
ÖKKEfi fiENDLLER (Kahramanmarafl)- Sayn Baflkan, bir fley söylemek istiyorum.
TURHAN TAYAN (Devamla)- Müsaade edin efendim.
BAfiKAN- Sayn fiendiller, lütfen müdahalede bulunmayn.
TURHAN TAYAN (Devamla)- Söylediim, bu iddiann, sizin tarafnzdan, bir nezaket çerçevesinde ortaya atld idi. Daha sonra da, konuyla ilgili olarak, Sayn Devlet Bakannn söz aldn ve bu anlamda, bu beyan tekzip ettiini ifade ettim.
Ben, yine, bu gündem dfl konuflmadan bir ifade okuyaym: "ben, Sayn Baflbakann böyle bir beyanda bulunduuna ihtimal vermiyorum" Bu ifade, zabtta, Sayn fiendiller'in konuflmasndan alnmfl bir bölümdür.
fiimdi, deerli arkadaflmn, yine "deerli milletvekilleri, gerek Sayn Turhan Tayan'n, açklamasnda, bizi basndan derleme ve dedikodu yapmakla suçlamas..." ifadesi bugünkü konuflmasnda... Yine tekrar ediyorum; ben "Sayn fiendiller basndan derledi toplad, dedikodu yapt" demedim, ifadem açk seçiktir "bir nezaket çerçevesinde bu iddia ortaya konulmufltur" dedim ve...
ÖKKEfi fiENDLLER (Kahramanmarafl)- Sizin yerinizden sarf ettiiniz ifadeyle ilgili.
TURHAN TAYAN (Devamla)- ...hemen ardndan, Sayn Bakann da bu konuda açklama yaptn ve bu istikametteki iddialar reddettiini, kabul etmediini, tekzip tarznda deerlendirerek ifade ettim. Bunu böylece ifade ettikten sonra, Sayn Baflkann tutumu hakknda, üç befl cümleyle ifadede bulunmak istiyorum.
HASAN ÇAKIR (Antalya)- Baflkann tutumu iyidir, biz memnunuz.
BAfiKAN- Lütfen müdahale etmeyelim.
TURHAN TAYAN (Devamla)-fiimdi, bu konuyla ilgili olarak çtüzüün 70 inci maddesine göre söz istedim. Çünkü, bu açk ifade, buradan, televizyon kameralarnn önünde kamuoyuna karfl yapld. Bu hakkm kullanmak için söz istediimde "Zabtlar tetkik edeceim, gerekirse söz vereceim" tarzndaki Sayn Baflkann yaklaflm üzerine bekledim.
Bu bekleyiflim srasnda, Hükümetin, Çekiç Güç'ün görev süresinin uzatmyla ilgili tezkeresinin müzakereleri bitmifl, oylamaya geçilecei srada, ben ve arkadafllarm, tezkerenin muhteviyatnda deifliklik öngören önerimizin okunmasn ve konunun, en azndan Genel Kurula duyurulmasn bekledik. Sayn Baflkan ise, önergemizden sadece mealen bahsetti ve iflleme koyamayacan ifade etti.
Bu ifadesi srasnda da "Ayrca bu talep, flu anda Meclisin olan yetkiyi, Hükümete bir dolayl yolla devretmek manasna gelir. Bu nedenle, bu önergeyi iflleme almyorum" dedi.
Bir defa, Sayn Baflkann böyle bir deerlenme yapma yetkisi yoktur. Sayn Baflkan burada maksatl yaklaflmfltr. Baknz...
HALL BRAHM ÖZSOY (Afyon)- O senin fikrin.
TURHAN TAYAN (Devamla)- Canm, sabret de bir dinle yani; gayet tabiî ki benim fikrim olacak, herhalde senin fikrin deil.
BAfiKAN- Sayn Tayan, siz devam edin efendim.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- Bir fley demedi... Sen, Baflkana laf atarken bir fley olmuyordu...
BAfiKAN- Sayn Hatinolu, müdahale etmeyin efendim.
Sayn Özsoy, sizden de rica ediyorum...
Siz devam edin Sayn Tayan.
TURHAN TAYAN (Devamla)- fiimdi, Meclisin yetkisini kullanan 126 sayl Bakanlar Kurulu kararnn altnda o zamann çiflleri Bakan Mustafa Kalemli'nin imzas vardr; yani, o gün Meclisin yetkisine tecavüz olmuyor da, sadece konuyla ilgili bir önergemizin okunmas, Genel Kurulun bilgisine sunulmas m, Meclisin yetkisine tecavüz oluyor?
Baknz, bu tezkerenin görüflülmesiyle ilgili, -26.6.1992, karar numaras 180- önerge verilmifl "Irak toprak bütünlüünü mutlaka korumak" ibaresinin ilave edilmesi; önerge görüflülmüfl kabul görmüfl ve "Türkiye Büyük Millet Meclisinin 17.1.1991 tarih ve 126 sayl kararna dayanlarak" ibaresinin ilave edilmesi, kabul görmüfl. "Görev süresinin iki ay uzatlmas" ile ilgili önerge, reddedilmifl. Bir baflka önerge "Çekiç Gücün görev süresinin" ibaresinden sonra -dikkatinizi çekiyorum- antlaflma yaplmasyla ilgili bir karar kapsayan bir metnin ilave edilmesi.
Deerli arkadafllarm, bir önerge veriliyor. Bu önergede yeni bir antlaflma -anlaflma deil- yaplmasyla ilgili öneride bulunuluyor; reddediliyor. Bu önerileri, burada, size teker teker anlatmaya devam edebilirim.
fiu önerge okunmalyd. Bu önerge okunduktan sonra, Sayn Baflkan, bu önergeyi, flu çtüzüün -hangi çtüzük maddesiyse- veya Anayasann flu maddesine dayanarak iflleme koymuyorum diyebilirdi. Bu önerge okunmad; bu önerge, Genel Kurulun bilgisine sunulmad. Söz istedik, yerimizden konuflmamza bile müsaade edilmedi; Baflkann tutumu hakknda söz istedik, yine söz verilmedi...
ELAATTN ELMAS (stanbul)- fiimdi serbest serbest konufluyorsun, daha ne istiyorsun; rahat rahat konufl.
TURHAN TAYAN (Devamla)- ...ve de Baflkan birleflime ara veriyor, kapanma saati 18.52; televizyon yayn kesildikten sonra bendenize söz veriyor.
Tebrik ediyorum sizi Sayn Baflkan; maksadnza nail oldunuz.
BAfiKAN- Sayn Tayan, tebrikiniz için teflekkür ederim.
TURHAN TAYAN (Devamla)- Ama, demezdi...
Bu kararnza karfl Baflkanlk Divanna itirazda bulunacam. Dikkatinizi çekiyorum: Bu yaptnzla, hukuku çinediniz, çtüzüü çinediniz ve ben Grup Baflkanvekili olarak fluraya kadar geldim, istirham ettim, rica ettim, siz, -her zamanki halinizle- ilkokul örencisini azarlar gibi bir tavr takndnz, hiç saygm bozmadm, DYP Grubunun bir tek milletvekili de kalkp, fluraya gelip size karfl bir tavr koymad; bunu da ayrca belirtmek istiyorum.
Deerli arkadafllarm, gerçekten büyük bir hakszl, büyük bir kanunsuzluu uygulamaya koyan Sayn Baflkan, televizyonlar kapandktan sonra, bize görüfllerimizi ifade etmek imkân verdi, lütfettiler; ancak, tekrar söylüyorum, bu yaplan ifllem yanlfltr, çtüzüün ihlalidir, hiçbir hukukî dayana yoktur. Bu tutumundan dolay Sayn Baflkann bu davranfln knyorum, esefle karflladm, üzüntü ile karflladm ifade ediyorum. (DYP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Tayan.
Sayn milletvekilleri, Sayn Tayan dikkatle ve sabrla dinledim. fiimdi, kendi konuflmalarndan alntlar alarak -bir müzakereye, münakaflaya zemin açmak için deil, zabtlara geçmesi bakmndan- baz ifadelerde bulunacam.
Sayn Tayann da ve hepinizin yakndan bildii gibi Baflkan, çtüzük hükümleri içinde bir üyeye -70 inci maddeden söz talebi olduunda- birleflimin herhangi bir annda söz vermekte serbesttir. Bu Baflkann takdiridir ve Sayn Tayan daha sözlerinin baflnda, Sayn fiendillerin konuflmasyla ilgili olarak 70 inci maddeye göre söz istediini ve benim bunu geciktirdiimi ifadeyle bafllad..
TURHAN TAYAN (Bursa)- Tutumunuz hakknda söz vermeniz lazmd.
BAfiKAN- Sayn Tayan, daha oradaym, ikinci ksma gelmedim... Siz sabrla beni dinleyin Sayn Tayan, ben size hiç müdahale etmeden...
TURHAN TAYAN (Bursa)- Tutumunuz hakknda söz istemifltim Sayn Baflkan; söz hakk tanmadnz.
BAfiKAN- Bir dakika efendim... Lütfen...
TURHAN TAYAN (Bursa)- Yalan söylüyorsun, tutumunuz hakknda söz istemifltim.
BAfiKAN- Bir dakika efendim... Lütfen... Sayn Tayan, lütfen sakin olun...
TURHAN TAYAN (Bursa)- Yalan söylüyorsun.
BAfiKAN- Lütfen sakin olun...
TURHAN TAYAN (Bursa)- Yalan söylüyorsun, bir Baflkana yakflmaz.
BAfiKAN- Lütfen sakin olun... Sakin olun efendim... Bakn ben sizi sakin olarak dinledim. Lütfen... (DYP ve ANAP sralarndan karfllkl konuflmalar)
KADR GÜÇLÜ (Bursa)- Yahu, Sayn Tayan, Baflkanla konufluyor; siz ne karflyorsunuz?
BAfiKAN- Sayn Güçlü, istirham ediyorum...
Efendim, lütfen, sayn milletvekilleri...
KADR GÜÇLÜ (Bursa)- Sayn Grup Baflkanvekilimize laf atyorlar.
BAfiKAN- Sayn Güçlü... Sayn Güçlü...
KADR GÜÇLÜ (Bursa)- Ben de buradan konuflurum efendim.
BAfiKAN- Haklsnz Sayn Güçlü, arkadafllarm ikaz ediyorum. Lütfen...
Sayn milletvekilleri, lütfen, konuflmam bitereyim.
Sayn Tayann bir itiraz olursa, yine alacam. Lütfen...
Ve ondan sonraki cümlelerinde Sayn Tayann biraz önce flu ifadesi var: Müzakere bitmifl, oylamaya geçilecei srasnda diye.
Sayn Tayan, sizin lehinize düzeltme yapmak istiyorum.
Bir müzarekere bitip, oylamaya geçilecei srada önerge gelirse, Baflkanlk Divan, onu zaten iflleme koymaz.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Teessüf ederim size... Elimizde zabtlar var...
BAfiKAN- Efendim, ben, sizin lehinize düzeltme yapacam; bir dinleyin...
TURHAN TAYAN (Bursa)- Hayr, oylama srasnda gelmedi; daha önce...
BAfiKAN- Sayn Tayan, ben, sizin lehinize düzeltme yapacam, diyorum. Bakn, dinleme tahammülünüz dahi yok. Ben sizin lehinize düzeltme yapacam. Biraz önceki konuflmanzda bu ifadeyi kullandnz: Müzakere bitmifl, oylamaya geçilecei srada önerge gönderdik diyorsunuz. Hayr, düzeltiyorum; Sayn Tayan önergesini müzakere bitmeden gönderdi.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Gayet tabiî...
BAfiKAN- Ee, gördünüz mü?.. Niye itiraz ediyorsunuz?.. Ben sizin lehinize düzeltme yapacam diye bafllyorum da... Dinleseniz anlaflabileceiz; lütfen, sakin olun.
laveniz var, düzeltiyorum burada. Sayn Tayan önergesini müzakere bitmeden gönderdi.
M. VEHB DNÇERLER (Ankara)- Müzakerenin sonunda gönderdi...
BAfiKAN- Evet, müzakerenin sonunda gönderdi. Sayn Refah Partisi Grup Baflkanvekilinin, flahs adna yapt konuflmann bitmesine 3 dakika vard; önerge, o srada geldi.
fiimdi, Sayn Tayann biraz önceki konuflmasnda bir ifadesi daha var. Diyor ki Sayn Tayan Baflkan, önergemizi okutmad, mealen bilgi verdi.
Sayn milletvekilleri, önergenin, önerge ksmn bizzat, kendim okudum.
M. VEHB DNÇERLER (Ankara)- Doru...
BAfiKAN- Zabtlarda var; açar kontrol edersiniz; gerekçesini okumadm.
M. VEHB DNÇERLER (Ankara)- Doru.
BAfiKAN- Neden okumadm gerekçesini...
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- Gerek yok.
BAfiKAN- ...iflleme koymayacam için; ama, Sayn Tayan ve arkadafllarnn imzalad önergeyi harfi harfine okudum.
M. VEHB DNÇERLER (Ankara)- mzalar dahil.
BAfiKAN- mzalar dahil, harfi harfine okudum.
Yine, devam ediyorum: Sayn Tayan, biraz önce, beni knamak için yapt konuflmasnda aynen yetki devretmek manasna gelir, bu nedenle iflleme koymuyorum dedi Sayn Baflkan" ifadesini kulland. Bu cümlem var; ama, bu cümlenin yannda baflka fley var. Gerekçe, sadece bu cümle deil; bir gerekçem daha var. Diyorum ki...
M. VEHB DNÇERLER (Ankara)- O bile yeter.
BAfiKAN- Efendim, o bile yeter; ama, baflka fley söylüyorum...
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- fline gelen taraf alyor.
BAfiKAN- Bir dakika, Sayn Hatinolu... Müdahale etmeyin...
Sayn milletvekilleri, bakn, Meclisin itibar bu konuda çok önemli; bir fley daha söylüyorum, sadece "yetki devretmek manasna gelir" ifadesini kullanmyorum; baflka bir ifadem daha var orada: "Önergenin bu flekilde verilmesi, usule uygun deil; niye; biz, biraz önce, Hükümetin önergesini burada müzakere ettik; Hükümetin böyle bir teklifi yok" diyorum; yani, müzakereye esas olan konunun, Mecliste milletvekillerinin önüne getirilen konunun, Hükümetin teklifi olduunu söylüyorum. Hükümetten böyle bir fley gelse Sayn Baflbakann imzasyla, ben onu burada iflleme almak zorundaym, alrdm; ama, Hükümetten böyle bir fley gelmiyor ve Hükümetin istemedii bir yetkiyi, biz, milletvekilleri olarak burada talep ediyoruz; oylayacaz, belki, kabul edilecek; Hükümete diyeceiz ki, al kullan. Belki, Hükümet istemiyor ve böyle bir konuyu müzakere etmedik burada.
Baknz, iki gerekçe söyledim burada; bu iki gerekçemi, lütfen dikkate aln.
MEHMET KAHRAMAN (Diyarbakr)- Hükümet geçmiflte istedi.
BAfiKAN- Devam ediyorum; Sayn Tayan "maksatl yaklaflmfltr" ifadesini kulland. Bir maksadm var: Meclisin, manevî flahsiyetinde bulunan yetkinin, hiçbir flekilde, dolayl dahi olsa, hiçbir kifliye veya kuruma devredilmeyeceine matuftur. (ANAP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar)
TURHAN TAYAN (Bursa)- Sayn Baflkan...
BAfiKAN- Geliyorum efendim, geliyorum... Sabredin efendim; bakn, tek tek not aldm.
Diyorsunuz ki: "126 sayl kararda, Sayn Baflkann, o zaman, çiflleri Bakan olarak imzas var." fierefle taflyorum imzam. Keflke, sizde, öyle 126 sayl karara uygun bir karar, hükümet karar olarak getirseydiniz; biz de o imzalar flerefle burada müdafaa ederdik; onun müzakeresini yapar ve oylardk.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Siz, o karar örnek aldnz; iflinize gelmedi.
BAfiKAN- Hayr, o karar buna örnek olmaz; o karar buna gerekçe olmaz.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Siz o karar örnek aldnz.
BAfiKAN- O karar buna gerekçe olmaz Sayn Tayan.
Ben devam ediyorum efendim; sabrla dinleyin, itiraznz zaten yapacaksnz; ama, sabrla dinleyin.
126 sayl karar, böyle bir önergeye, Hükümetin hiç yetki istemedii, sizin düflündüünüz ve bu arada, takdim ettiiniz böyle bir önergeye gerekçe yapma hakknz yok; olmaz böyle bir fley.
fiimdi "verilen önergeler var" diyorsunuz -verilen önergeler var- ve örnek veriyorsunuz; "Irak'n toprak bütünlüünün korunmasna dair bir önerge verilmifl" diyorsunuz. Evet; ama, bakn, tamamen farkl bir olay; Irak'n toprak bütünlüünün korunmasna dair bir önerge verilmifl.
TURHAN TAYAN (Bursa)- Önergeye snrlama getiremezsiniz.
BAfiKAN- Baflka önergeler var, zamanla ilgili. Evet, bizim Grubun baflka gruplarn verdii önergeler var. Nedir; diyoruz ki; üç ay iki aya indirin. Ha, siz deseniz ki, alt ay, yedi aya çkarn; hayhay, bunu oylarm. Siz, deseniz ki...
TURHAN TAYAN (Bursa)- Zrva tevil götürmez.
BAfiKAN- Sayn Tayan... Sayn Tayan!.. Sizi, biraz nezakete davet ediyorum!.. O kelimeyi aynen size iade ediyorum!..
TURHAN TAYAN (Bursa)- Ben size iade ediyorum!..
BAfiKAN- Aynen size iade ediyorum!.. Sizi nezakete davet ediyorum!.. Onu iade ediyorum size!..
TURHAN TAYAN (Bursa)- Ben size iade ediyorum!..
BAfiKAN- Bofluna çrpnmayn; çrpndkça batyorsunuz!..
TURHAN TAYAN (Bursa)- Siz batyorsunuz!..
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- htar ver, ihtar...
BAfiKAN- Hayr... Hayr...
TURHAN TAYAN (Bursa)- Çamura batyorsunuz!..
BAfiKAN- Ama, bakn, hiç yakfltramyorum size. Ben, sizi sabrla dinledim ve sizin sözlerinizi, zapta geçecek flekilde, cevaplyorum. Niçin sabrla dinlemiyorsunuz? stirham ederim...
Böyle getirseydiniz...
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt)- Sayn Baflkan, ifli bilmiyor.
BAfiKAN- Sayn Güney, lütfen... stirham ederim... Benim iflimi zorlafltrmayn; çok teflekkür ederim.
Bakn efendim, önergelerin bir ksm Hükümetten, bir ksm gruplardan gelmiflti; ama, dediim flekilde bir önerge gelse, ben burada iflleme koymak zorundaym; izah ettim.
Bir konu da, TV açkken veya TV kapandktan sonra söz verme hikâyesi. çtüzüümüzde, TV açkken söz verilir veya TV kapandktan sonra söz verilir, diye bir ifade yok.
Sayn milletvekilleri, ayrca bir skntmz var; sizin de skntnz, Meclis Baflkanvekilleri olarak, bizim de skntmz. Bu televizyon kuruldu, gayet de iyi oldu; ama, bakn...
TURHAN TAYAN (Bursa)- Tutumunuz hakknda söz istedim Sayn Baflkan; çtüzüün 64 üncü maddesine göre, bana söz vermeniz lazmd.
BAfiKAN- ...sayn milletvekilleri, bir yayn yönetmeliimiz henüz yürürlüe konmad, bir yayn kurulumuz henüz oluflturulmad; bu nedenle, ne zaman söz vereceiz veya ne zaman söz vermeyeceiz diye, bizi kstlayan bir olay yok.
Bir son konu ve o srada söz vermeyiflimin nedenlerinden bir tanesi de flu: Biz, mümkün mertebe -belki hatal yönetiriz, belki yanlfl yönetiriz, ama- bu Meclisi germeden yönetmek zorundayz; oldukça sakin bir ortamda götürmek zorundayz; böyle bir zorunluluumuz var; yazl olmayan zorunluluumuz.
Bakn, o sinirli hava içerisinde, bir Grup Baflkanvekili olan Sayn Tayan'a, söz vermeyi, dorusu, uygun bulmadm; havay daha germeyi, Meclisi daha gergin bir hale getirmeyi, atmosferi daha da yükseltmeyi uygun görmedim. Bunu da, biraz önce koridorda rastladm, Doru Yol Partisinin dier iki sayn grup baflkanvekiline arz ettim; sanyorum anlayflla karfllanmflmdr; sanyorum diyorum, kanaatlerinin ne olduunu bilemem tabiî; arkadafllarm adna da burada hüküm verecek deilim.
Sayn milletvekilleri, bütün bunlara ramen, ben Sayn Tayan'n bu tondaki çkfllarn kendi açsndan hakl görüyorum.
KEMALETTN GÖKTAfi (Trabzon)- Bakan olmak için yapyor.
BAfiKAN- Bir dakika efendim...
Kendi açsndan hakl görüyorum. Bir sayn Grubun Baflkanvekilidir. O Grubun, o andaki haleti ruhiyesi içinde ve kendi düflünceleri istikametinde bu çkfllar yapacaktr; ama, bu çkfllar yaparken, grup baflkanvekili ve Meclis Baflkanvekili münasebetlerini iyi ayarlayabilirsek, sanyorum, bu müzakereleri, birbirimizi krmadan, vatann ve milletin hayrna, daha salkl götürürüz kanaatindeyim. O nedenle, Sayn Tayan'n tutumum hakknda söyledii bütün sözler zabtlara geçti.
Lehte söz isteyen arkadafllar var. Lehte söz vermeyeceim. Lütfen, beni bafllayn. Bu münakaflay daha fazla uzatmann, bu millete ve bu Meclise bir yarar getirecei düflüncesinde deilim.
Hepinize sayglarm arz ediyorum. (ANAP sralarndan alkfllar)
Sayn milletvekilleri, alnan karar gereince, gündemin "Kanun Tasar ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Dier fller" ksmna geçiyoruz.
Komisyonlarda görevli olan baflkan, baflkanvekili ve sözcü arkadafllarm ile salonda bulunanlar, beni dikkatle takip ederlerse zaman tasarruflu kullanmfl olacaz.
Önce, srasyla yarm kalan ifllerden bafllayacaz.
BAfiKAN- 59 ve 59'a 1 inci ek, 71, 82, 139, 134, 283, 391, 66, 201, 699, 639, 58 ve 58'e 1 inci ek, 111, 112, 116 -180 sra sayl kanun hükmünde kararnameyle ilgili kanun tasarsnn maddeleri, komisyon tarafndan geri alnd için görüflmeleri ertelenmifltir- 193, 322, 375, 394, 395, 404, 554, 606, 609, 624 ve 690 sra sayl kanun tasar ve teklifleriyle ve (9/11) ve (9/16) esas numaral Meclis Soruflturmas Komisyonlar Raporlaryla ilgili komisyonlarn sayn baflkan, baflkanvekilleri veya sözcülerinden, flu anda, salonda bulunan sayn milletvekili arkadaflm var m? Yok.
Yukarda saydm kanun tasar ve teklifleriyle Meclis Soruflturmas komisyonlar raporlarnn görüflmeleri ertelenmifltir.
BAfiKAN- Alnan karar gereince 728 sra sayl, Doru Yol Partisi Grup Baflkanvekilleri Bursa Milletvekili Turhan Tayan ile Sakarya Milletvekili Nevzat Ercan'n, Devlet Memurlar Kanununda ve 190 Sayl Kanun Hükmünde Kararnameye Ekli Cetvellerde Deifliklik Yaplmasna Dair Kanun Teklifinin
görüflmelerine bafllyoruz.
Komisyon ve Hükümet yerlerini aldlar.
Sayn milletvekilleri, raporun okunup okunmamas hususunu oylarnza arz edeceim: Raporun okunmasn kabul edenler... Etmeyenler... Raporun okunmas kabul edilmemifltir.
-----------------------------------------------------------------------------------------
(x) 728 S.Sayl Basmayaz tutanaa eklidir.
Teklifin tümü üzerinde görüflmelere geçiyoruz; tümü üzerinde söz alanlarn isimlerini okuyorum: Anavatan Partisi Grubu adna Sayn Süleyman Hatinolu, Refah Partisi Grubu adna Ahmet Feyzi nceöz; flahs adna, Sayn Saffet Topaktafl, Sayn Gaffar Yakn, Sayn Halil brahim Özsoy, Sayn Mustafa Ünald.
HALL BRAHM ÖZSOY (Afyon)- Sayn Baflkan, gruplar adna konuflma süresi kaç dakika?
BAfiKAN- Tümü üzerinde, gruplar adna 20'fler dakika, flahslar adna da 10 dakikadr.
HALL BRAHM ÖZSOY (Afyon)- Sayn Hatinolu ile süreyi paylaflabilir miyiz?
BAfiKAN- Süreyi ikiye mi ayrmak istiyorsunuz?
HALL BRAHM ÖZSOY (Afyon)- Evet.
BAfiKAN- Özel bir kararmz olmad için, bu görüflmelerde mümkün deil efendim.
Biliyorsunuz, bütçe görüflmelerinde, süre paylaflm mümkün oluyor; çünkü, Genel Kurul, bu konuda önceden karar alyor; ama, kanun tasar ve tekliflerinin görüflülmesi srasnda, bu, mümkün deil.
Anavatan Partisi Grubu adna, Sayn Hatinolu; buyurun efendim. (ANAP sralarndan alkfllar)
ANAP GRUBU ADINA SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; salk mensuplaryla ilgili zam ve tazminatlar içeren 728 sra sayl kanun teklifi üzerinde, Grubum adna söz almfl bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygyla selamlarm.
Deerli arkadafllar, bugün yapmfl olduum gündem dfl konuflmamda da dile getirdiim gibi, günümüzde, ülkede, salk hizmetleri en pahal hizmetlerden biridir ve salk kurumlarnda çalflan personel de çok pahalya yetifltirilmektedir.
Biz, bugünkü enflasyon karflsnda, genel olarak, memurlarn ücret sralamasna bakacak olursak; özellikle doktorlar baflta olmak üzere, tüm salk hizmetleri snfnda çalflan personelin bu deerlendirmede yedinci ve sekizinci sraya düfltüklerini görürüz. Bugün, bir hekim, pratisyen hekimliini alt yedi yl devam ettirmekte, arkasndan, uzman olmak için en az dört befl yl ihtisas yapmakta, arkasndan, iki yl mecburî hizmet, derken -bir de askerlik var- 32 yaflna doru bir istikbal yakalamaya çalflmaktadr.
Bugün, genel olarak baktmzda, bu Hükümet döneminde, dördüncü bakan olarak gelen Sayn Bakanmzdan önce bir kanun gelmiflti bu kürsüye, salkla ilgili; flimdi ikinci defa bir kanun geliyor. Bugüne kadar bir tek kanun gelmiflti; o da yeflil kartla ilgili kanundu. Bugün, gündem dfl konuflmamda, o kanunun da rahmetli olduunu ifade ettim.
Sayn Saraçlar, belki senin haberin yok; kafan sallyorsun sevgili baflkanm; ama, siz de bunu çok iyi biliyorsunuz.
Bugün, artk, yeflil kartl hastay kimse kabul etmiyor. Öleyin de dediim gibi, bütün kaymakamlklar -Altnda Kaymakamlndan tutun, Elmada, Kzlcahamam Kaymakamlklarna kadar hepsi- resmî yaz yazmfl; "kiflinin yeflil kartla ilgili ifllemleri devam ediyor" diyor, 5 inci ayda; ama, yeflil kart ifllemi hâlâ bitmemifl; çünkü, müdürlüklerde yok. Salk iflas etmifl; yani, yeflil kartla ilgili mevzuat bitmifl.
Sayn Bakan, gelir gelmez bunun farkna vard ve "bu, hiç çalflmyor; bu, rüflvetle ilgili; yani, siyasî iltimasla ilgili, herkese veriliyor" dedi; açklama yapt, biz de onu takdirle karflladk. Hakikaten, baktk, bir sürü siyasî parti mensubuna da, bu kanuna göre, yeflil kart verildiini çok açk olarak gördük. fiimdi ise, bu geç saatlerde, ilk defa olarak, yeflil karttan sonra, ikinci bir kanun teklifini görüflüyoruz; gururla, memnuniyetle görüfltüümüzü ifade ediyoruz.
Salk personeline verilecek her türlü zam ve tazminat memnuniyetle karflladm; çünkü, sala ne kadar verirseniz az olduunu ifade etmek istiyorum. Öleyin yaptm konuflmada da ifade ettiim gibi, bugün, bir hekim, örnein, eitim hastanesindeki bir klinik flefi 14 milyon civarnda, bir klinik flef yardmcs 13 milyon civarnda ve bir uzman, baflasistan 12 milyon civarnda ücret almakta; tabiî ki, daha aflaya indiiniz zaman, ebe, hemflire ve teknisyen grubu 6-7 milyon arasnda ücret almakta; bu ücretle size salk hizmeti vermesi mümkün deil.
Deerli arkadafllar, salk hizmeti zor hizmettir, çok büyük özveri isteyen bir hizmettir ve elemannn yetifltirilmesinin de pahal olduunu ifade etmek isterim. Hakikaten, bu sektörde çalflan insanlara, devaml olarak, hep alamakl, flifa bekleyen, derdine çare bekleyen insanlar geliyor; onlarn karflsna güler yüzlü insanlar gelmiyor; ama, hiç olmazsa, kendilerinin, en azndan ekonomik olarak salkl olmalarn temenni ederdik; ama, özellikle, son bir birbuçuk yldr dengeler öyle bir bozuldu ki, artk, bugün, bir hekimin, ald maafl ev kiras olarak vererek yaflamas bile mümkün görünmemektedir.
Buna dayal olarak, kendi çalflmam neticesinde, 20.4.1994 tarihinde, salk personelinin zam ve tazminatlaryla ilgili bir kanun teklifi hazrladm; 656 sra sayl bu teklif, tabiî ki, komisyonlarda zamannda görüflülmedii için, otomatik olarak Genel Kurula geldi ve Genel Kurulda, sizlere izahtan sonra, tüm siyasî partilerin birleflimiyle, ittifakyla, getirmifl olduum, 657 sayl Yasann zam ve tazminatlarla ilgili bölümünde deifliklik yaplmasyla ilgili teklifimin gündeme alnmasn kabul etmifltiniz; ancak, tabiî, bir muhalefet milletvekilinin teklifi olmas nedeniyle, Genel Kurul gündeminde bugüne kadar bekletildi. Arkasndan, yeni Salk Bakanmz Sayn Doan Baran, kendilerinin de hekim olmalar nedeniyle, gayet güzel bir çalflma yapt. Bu güzel çalflmalarndan dolay, kendilerini tebrik ediyorum. Baknz, Sayn Bakan, srasyla üç tane kanun tasars getirdi. Yine, bizim teklifimize bal olarak, zam ve tazminatlar da içeren, kadrolar da içeren, 190 sayl Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde deifliklik yaplmasna iliflkin olarak bir kanun teklifi daha geldi ve 19.10.1994'te yaplan bu teklif, Plan ve Bütçe Komisyonundan da geçerek, 728 sra saysyla Genel Kurulumuz gündemine girdi. Bundan önce, yine, Sayn Bakann gayretleriyle, salk çalflanlarna döner sermayeden baz haklar verilmesini içeren bir kanun tasars da Salk ve Plan ve Bütçe Komisyonlarndan geçerek, 718 sra saysyla Genel Kurulumuza geldi. Ayrca, Sayn Bakan, gelir gelmez, yine 2514 sayl Baz Salk Personelinin Devlet Hizmeti Yükümlülüüne Dair Kanunda deifliklik yapan bir tasary da getirdi ve 706 sra saysyla Genel Kurula geldi.
Tabiî, Sayn Bakann çalflmalarn takdirle karfllamamak mümkün deil. Ancak, Sayn Bakan, hatrlarlar; biz, Plan ve Bütçe Komisyonunda da kendilerine "Sayn Bakan, Hükümet olarak bu tasary getirdiniz..." demifltik; çünkü, Sayn Bakann getirdii -flimdi görüflmekte olduumuz- tasarnn, 728 sra saysyla Meclis gündemine girerken, dorudan doruya kanun teklifi olarak geldiini görmekteyiz.
Bu teklif birkaç aydr gündemde beklerken, salk teflkilatnda çalflan personelin özlük haklarnn iyilefltirilebilmesi için, yeni atlmlar ve hareketler bafllad; baz salk birimleri "beyaz eylem kapda" bafllyla basnda yer ald ve baz eylemlerin yaplabilecei ihbarlar verildi. Daha önce, eer salk personelinin zam ve tazminatlar verilmez, layk olduklar ücret politikas onlara uygulanmazsa, meflru zeminler üzerinde, bunlarn eylemlerine öncülük edeceimi ve kendilerine yardmc olacam, kiflisel konuflmamda da beyan etmifltim. Bu fikrimden vazgeçmifl deilim; çünkü, salk personeli, tam bir yldr bu konuda kandrlmakta, oyalanmaktadr.
Genel salk politikasyla ilgili bir proje ilan ediyorsunuz -projeyi ölen izah ettim, ona girmeyeceim- ama, bunun yannda, çalflan ücretli personelin özlük haklaryla ilgili en ufak bir iyilefltirme gelmemektedir. fiimdi de, bu kanun teklifi geliyor; ama, tahmin ediyoruz ki, bu kanun teklifinin maddeler bölümünde, 1 inci maddeyle, özellikle bafltabip, bafltabip yardmclar, salk müdürü ve salk müdür muavinleri, okul müdürleri ve muavinlerinin 657 sayl Devlet Memurlar Kanununun 88 inci maddesine göre almakta olduklar ikinci ek ücret ödemelerini kaldrmaktasnz; hem getirdiniz hem kaldracaksnz!
2 nci maddede de, genelde tüm salk hizmetleri mensuplaryla ilgili -eitim hastanelerinde görev yapan, klinik flefi, flef muavini, baflasistan, ebe, hemflire ve dier salk çalflanlarn saymak suretiyle- zam ve tazminatlar bölümünü de bu flekilde kaldrmaktasnz.
Kanun teklifinin 3 üncü maddesiyle de fazla bir fley getirilmemektedir. Kadro deiflikliiyle ilgili ek geçici madde 59'da, Ahska Türklerinin de, özellikle yardmc salk hizmetleri snfna girebilmeleri için veyahut da salk hizmetlerindeki muadiliyetlerinin tespiti için bir deifliklik önergemiz vardr. Tabiî bunu memnuniyetle karfllyoruz ve yeni gelen Türk vatandafllarmz için, buna "Kabul" diyoruz. Ancak, flimdi, flöyle bir hüküm olduu ortaya kondu: Efendim, flimdi, Hükümet, yeni bir iyilefltirme paketi getirecekmifl; yani, salkla ilgili bir iyilefltirme paketi geliyormufl... Bu paketin içinde, Millî Savunma Bakanl mensuplarnn (askerler var, subay grubu) teknik hizmetler grubunun, salk hizmetleri grubunun ve dier devlet bürokrasisindeki üst yönetimin ücret zam ve tazminatlarn içeren, genelde bir oluflumu salayacak bir iyilefltirme getirilecei ifade edilmektedir. fiimdi, buna katlyoruz; flekil olarak, düflünceye katlyoruz; ama, size güvenemiyoruz...
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Getireceiz canm; yapmayn!..
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Devamla)- Size güvenemiyoruz; çünkü, siz çok fley getirecektiniz, bugüne kadar hiçbir fley getirmediniz. Ancak, flimdi, salk hizmetleriyle ilgili bu teklif, bu flekliyle gelmifl... Niye karfl çkyorsunuz?.. Baknz, hâkim ve savclara ayn flekilde özel hizmet zam ve tazminatlar kanununu çkardk; bunda da deiflik bir durum yok.
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Getireceiz...
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Devamla)- Efendim, bunun yannda, üniversite mensuplarna, tüm öretim görevlilerine özel bir kanun çkardk zam ve tazminatlarla ilgili. O zaman söz verdiniz; siz söz verdiniz Sayn Grup Baflkanvekili; "salkla ilgili teklifi getirin, hem vallahi hem billahi destekleyeceiz" dediniz; flimdi, krpmaya geldiniz... Daha, ne zaman ne yapacanz belli deil.
Efendim, gelecekte verecekmiflsiniz... Vallahi, ben, üç gün sonra yaflayp yaflamayacam bilmiyorum; Allah'n takdiri... Daha önce, emniyet mensuplarna da tazminat verdik. Peki, bu salkçlar, salk mensuplar, hekimlerimiz, hâkim ve savclarmzdan daha az m hizmet veriyor; efendim, bu üniversitelerdeki öretim görevlilerinden daha az m hizmet yapyor?!.
Bakn, size bir örnek vereyim: Ankara Numune Hastanesi, eitim hastanesi; bitifliindeki bni Sina Hastanesi ve Hacettepe yine eitim hastanesi, deil mi... Numune Hastanesindeki bir klinik flefi, üniversitedeki bir profesör seviyesindedir; flef muavini, doçent seviyesindedir; baflasistan, yardmc doçent seviyesindedir; hizmetleri ayndr. Devlet hastanesine siz daha çok hasta gönderiyorsunuz sayn milletvekilleri; çünkü, üniversiteler kabul etmiyor; oradaki hasta potansiyeli, oradaki yük daha ar olmasna ramen... fiimdi, üniversite hastanelerindeki doktorlarmza, bni Sina Hastanesindeki, Hacettepe Hastanesindeki bir uzman hekime 22-23 milyon lira maafl verdiniz; ylbaflndan sonra, tabiî ki, bu zam ve hizmet tazminatlar çknca, bu, ona ilave olacak. Onlar çifte ücret etkilenmesinden yararlanacaklar; yine, arada, en az 10 milyon liralk bir uçurum olacak. Ayn durumdaki hekimler arasnda, bu uygulamay yapamazsnz; eflit hale getirin. Biz, ona niye çok verdiniz, buna niye az verdiniz demiyoruz; ama, devlet hastanelerinde, sigorta hastanelerinde, dier kamu kurum ve kurulufllarnda, belediyelerde çalflan hekimlere de, gereken ücreti mutlaka vermeliyiz.
Kanun teklifi, bu flekilde buraya geldi. fiimdi, Sayn Bakan ve özellikle iktidar kanadna mensup arkadafllar diyecekler ki "biz, iyilefltirme paketiyle geleceiz." Çünkü, personel rejimi reformu Hükümet Programnzda var. Yahu, üç senedir, bu personel rejimi reformu nerede kald?
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Hepsini yapacaz...
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Devamla)- Baflbakanlkta bir Personel Dairesi Baflkanl vard, duruyor mu acaba, onu merak ediyorum!.. Oras ne ifl yapar? Bir bakan gelmiflti, özellikle bu ifle bakyordu, "personel rejimi reformu hazrlyorum" dedi ve o Bakan deiflti, herhalde, bu ifl de kald; ama, acaba daire de deiflti mi diye merak ediyorum. Baflbakanlk Personel Dairesi Baflkanl yerinde mi acaba? Çünkü, bu konuda hiçbir çalflma yok; üç yldr en ufak bir iyilefltirme görmemekteyiz.
fiimdi, diyeceksiniz ki; sizin zamannzda neydi... Yine, üç yl geriye gidip, bize çatacaksnz.
Sayn Saraçlar, siz konuflacaksnz bu konuda herhalde; çünkü, çok zorlanyorsunuz...
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Konuflmayacam, söz veriyorum.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Devamla)- Ben, flimdi, üç yl geriye gidip, size bir örnek vereceim. Üç yl önce, bir klinik flefi, bir uzman hekim...
HALL BRAHM ÖZSOY (Afyon)- Sayn Baflkan, hatip Genel Kurula hitap etsin, flahsa hitap etmesin.
BAfiKAN- Sayn Hatinolu, milletvekilleri, Genel Kurula hitap etmenizi arzu ediyorlar; ben de ihtaren söylüyorum efendim.
Yalnz, toparlayalm, zamannz geçiyor.
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- 10 dakika konufltu...
BAfiKAN- Efendim, gruplar adna konuflma hakk 20 dakikadr.
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Arkadaflmz flahs adna...
BAfiKAN- Hayr efendim, grup adna söz aldlar.
Buyurun Sayn Hatinolu.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Devamla)- Efendim, 1991'de bir uzman hekim, bir klinik flefi, ald maaflla, ne kadar döviz alabilirdi, ne kadar harcama yapabilirdi, ne kadar ev kiras ödüyordu ve geriye ne kalyordu; bugün ald maaflla ne kadar alflverifl yapabiliyor; bunlar arasnda bir mukayese yapalm; emin olun, iki misli borçlu çkar; çünkü, bu Hükümetin getirdii zamlarla, getirdiiniz zamlarla, getirdiiniz enflasyonla, memur, ezildi gitti; ama, salk personeline, salk mensubuna, gerekli ücreti vermezseniz, siz, ondan salk hizmeti alacanz m zannediyorsunuz!.. Kap kap dolaflrsnz ve alamazsnz; çünkü, salk personelinin kendisi, bakma ve sala muhtaç olmufltur.
fiu anda, salkta çalflan personel, müstahdeminden baflhekimine kadar herkes, ücret skntsndan baflka bir fley düflünmüyor. fiuna inann, salk personelini ekonomik olarak sala kavuflturun, salk mensubunun ekonomik durumunu düzeltin, özlük haklarn düzeltin, hiç reforma meforma gerek yok; bu hizmeti onlar, çok daha iyi götürür; ama, bugün, 100 kiloluk yük yüklemiflsiniz, salk mensuplarna taflttryorsunuz bu parayla ve bunun yannda, reform yapacaz diye bu yüke 50 kilo daha ilave ediyorsunuz; ama, maaflna 50 kurufl ilave etmiyorsunuz...
Tabiî ki, Hükümet sizsiniz. Bu kanun teklifiyle getirdiiniz hiçbir öneriye karfl çkmayacaz; salk mensubuna ne veriyorsanz ona "okey" diyeceiz. Tabiî ki, biz, uygun gördüümüz önergelerinize kabul oyu vereceiz, uygun görmediimiz önergelerinize de "kabul" demeyeceiz. Biz, bu kanun teklifinin, tüm zam ve tazminatlarla beraber, bütün bölümleriyle beraber, hiç deifltirilmeden, geldii gibi ayn flekilde çkarlmas... Varsn kalsn, o teknik hizmetler, askerlik hizmetleri ve üst yönetimle ilgili hususlar ayr getirin. Onu ne zaman getireceinizi biz bilemiyoruz; çünkü, Hükümette, daha ne kadar kalacanz belli deil. leride Hükümet bozulur, bir fley olur getiremezsiniz... Onun için, bizim acelemiz var. Salk personeli, maafl bekliyor, ücret bekliyor.
Kanun teklifinin geneli üzerindeki bu açklamalarmdan sonra, maddeler üzerinde de, yine, açklamalar yaplacaktr. Tabiî, önergeler üzerinde de fikirlerimizi söyleyeceiz. Ancak, bu kanun teklifinin tümünü, fluradaki 728 sra sayl teklif metninde olan bölümleriyle, ayn flekilde oylamaya devam edelim. Bunu, bu akflam çkaralm, kabul edelim; büyük bir salk hizmeti yapmfl olursunuz; 60 milyona vefa borcunuzu ödemifl olursunuz ve belki, bir müddet daha, iktidarda kalma flansnz olabilir. Aksi halde, bu salkçlar, sizi rahat brakmayacak; çünkü, biz, bu konuda, salkçlar adna, sizin yakanza yapflacaz; Mecliste biz, dflarda onlar... Mutlaka, salk çalflanlarna, layk olduklar ücret politikasn, bu Meclisin getireceine inanmaktaym. Eer, geri de atlsa, 1995 ylnda da olsa, peflini brakmayacamz, bunun, peflinen takipçisi olacamz ifade ediyor; tüm salk çalflanlarna baflarlar diliyorum.
Yüce Meclise sayglar sunuyorum. (ANAP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ediyorum Sayn Hatinolu.
HSAN SARAÇLAR (Samsun)-Sayn Baflkan, müsaade ederseniz, bir fley söyleyeceim. Sayn Hatinolu birkaç kez ismimi zikrettii için...
BAfiKAN- Tabiî, efendim, buna hakknz var.
sterseniz, kürsüye buyurun.
Efendim, usuller içerisinde, her hakl talebi makul karfllarz.
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Sayn Baflkanm ve Yüce Meclisin sayn üyelerini saygyla selamlyorum. Bana bu konuflma frsatn vermifl olmas dolaysyla da Sayn Hatinolu'na teflekkür ediyorum; ama, herhalde kendisi yok. (ANAP sralarndan "Burada" sesleri) Nerede?
BAfiKAN- Efendim, Sayn Bakanla görüflüyorlar flu anda..
Sayn Hatinolu, Sayn Saraçlar, size cevaben söz aldlar; lütfen dinleyin.
HSAN SARAÇLAR (Devamla)- Deerli arkadafllarm, sanki, biz, bu yasa teklifini getirmedik; sanki, biz, salk personelinin...
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- Getirdiniz de niye çkarmyorsunuz?
BAfiKAN- Müdahale etmeyin lütfen.
HSAN SARAÇLAR (Devamla)- ...ekomik durumlarnn iyilefltirilmesini istemiyormufluz da, sa olsun, Sayn Hatinolu -gerçi tribünler de bofl; ama-sadece kendisi bunun savaflcsymfl gibi bir konuflma yaptlar. Yine de, kendilerinin bu konuflmasn flükranla karfllyorum.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- O kadar olsun, Kzlay görüflmüyoruz yani...
HSAN SARAÇLAR (Devamla)- Fakat, flunun bilinmesini istiyorum ki, bu yasa teklifini, Yüce Meclise, bugünkü Hükümet getirmifltir. Hekimlerimizin ve salk personelimizin ekonomik ve sosyal durumlarnn düzeltilmesi bizim düflüncemizdir; onlarn daha iyi çalflmalar, daha güçlü olmalar, ekonomik flartlarnn daha iyi olmas hepimizin dileidir. Sadece, onlarn deil; bütün çalflanlarn durumlarnn iyi olmas, dileimizdir. Bu itibarla, bu kanun teklifine olumlu bakmfl olmalar dolaysyla, deerli arkadafllarma teflekkür ediyorum; Yüce Meclisi saygyla selamlyorum. (Alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Saraçla
Refah Partisi Grubu adna, Sayn Ahmet Feyzi nceöz; Buyurun efendim. (RP sralarndan alkfllar)
RP GRUBU ADINA AHMET FEYZ NCEÖZ (Tokat)- Sayn Baflkan, deerli milletvekili arkadafllarm; görüflülmekte olan kanun teklifi hakknda, Grubum adna görüfllerimizi arz etmek üzere huzurlarnzdaym; Yüce Meclisi, sevgiyle, saygyla selamlyorum.
Deerli arkadafllar, salk çalflanlarnn sorunlar artk söylene söylene herkes tarafndan bilinen bir halde ve ister istemez sizler de, hasta olduunuz zaman, onlarn ne flartlar içerisinde olduunu pekala biliyorsunuz. Yalnz, bu insanlar kendi durumlarnn iyilefltirilmesi konusunda, yllarca, Meclisten gelecek güzel sesi, iyi sesi beklemelerine ramen, -iflte flu kanun teklifi önümüze geldi, yine Sayn Hatinolu'nun da ifade ve takip ettii gibi, gerçekten, salk konusunda gelen ikinci kanun teklifi, önemli bir kanun teklifi- maalesef, biraz önce aldmz bilgilere göre, salk çalflanlarnn durumunun düzeltilmesinin yine "baflka bir bahara kald" sözünü duyunca, inann, bir doktor olarak, çok üzüldüm.
Gerçekten, bu camia, hipokrat yeminini falan bir tarafa brakalm, gerçekten, dier kesimlerde çalflanlar, haklarn elde etmek için, bir direnifli, bir eylemi rahatlkla yapabiliyorlar; ama bu kardefllerimiz, bu insanlarmz, bu çalflanlarmz, inann, insanî unsurlar tafldklar için, böylesine fedakârane bir gayret içerisinde olmalarna ve zaman zaman yapmfl olduklar uyarlara ramen -bu uyarlara "politik de" denildi- hâlâ, flu görüflmekte olduumuz kanun teklifiyle de durumlarnn düzeltilecei umudu, beklentisi içerisindeler. Bu beklenti içerisinde olmalarna ramen, maalesef, yine bir baflka bahar bekleyecekler. "Bahar" kelimesini mevsim olarak da kullanyorum. Biraz önce edindiim bilgilere göre, 11 Ocak tarihinde Plan ve Bütçe Komisyona gelecek, ondan sonra, yine, düzeltilmesi lazm gelen flekliyle, bir bahar bulacak herhalde. Sözlerimin baflnda vurgulayarak söylüyorum; Sayn Bakanmz da çksnlar -herhalde kendileri de konuflacaklar- burada, 15 Ocakta, Meclis tatile girmeden -bilmiyorum ne zaman tatil düflünülüyor- salk çalflanlar, bu dönemde, bundan istifade edecekler sözünü versinler. Bu sözü verirseniz, bir daha bu sözleri söylemeden, hep birlikte, bu kanunu çkarrz ve sizlere takdir hislerimizi elbette iletiriz.
Tabiî, enflasyona yenik düflen bu salk çalflanlarnn -biraz önce ifade ettiim gibi- meslein getirmifl olduu hipokrat yeminine snmalar beklenilmemeli ve gerçekten bu fedekârlklar karflsnda, nöbet sonras çalflmalaryla, gerçekten tam deerlendirilmeyen emekleriyle ve de maafllarndaki nimet-külfet dengesizliklerine ramen her kesimiyle gayret gösteren bu camia, artk, Türkiye Büyük Millet Meclisinden bu müjdeli haberi alsn istiyorum.
Nimet-külfet dengesi dedim de, hemen flunu ifade edelim: Bu konuda, öylesine bir düzenleme yaplmal ki, bir genel cerrahla bir cildiyeci hekimi efldeer maafla tabi tutmamalyz; kanaatim bu. Yani, çok çalflan bir hekim, çok gayret sarf eden, efor sarf eden bir hekimle, elbette, belki, ihtisas süreleri veya konumlar itibariyle ayn statüde olabilirler; ama, meslei gerei, branfl gerei, fazla hasta bakan, çok yorulan insanlarn bu külfetleri karflsnda nimetlendirilmesi lazm gelen bir ücret politikasna bir an evvel geçmek gerektii kanaatindeyim.
Daha önceleri, ben, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, yine, bir doktor olarak, hep bu camiann mikrofonu veya hoparlörü olarak sk sk skntlarn gündeme getirdiim zaman, hiç unutmuyorum, o zamann Salk Bakan Rifat Serdarolu -o zamanki rakamlar da çok iyi hatrlyorum- 17 ilâ 18 milyon lira civarnda bir maafl verileceini söylemiflti. Ondan sonra, bu Bakanlkta iki defa deifliklik oldu; flu anki Bakanmz ondan sonraki ikinci Bakanmz oluyor. Bu, iki bakan da aflan -iki bakan ifadesini tekrar vurguluyorum- bir konudur. DYP'liler, çok sevdiimiz milletvekili arkadafllarmz, rica ettiler, bu kanunun çkmas konusunda kolaylk gösterin dediler. Çalflma Bakanl bütçesi üzerinde konuflurken, orada da bana "siz kanun tekliflerini engelliyorsunuz" fleklinde sataflmada bulundular. Bu kanun teklifine "Evet" diyeceiz; toplumun menfaatna, toplumda madur olan önemli bir kesimin menfaatna olduu için, elbette, destekleyeceiz; ama, bu arada, gerçekten, bu insanlarn, baflka baharlar beklemeden, madur edilmeden, bir an önce bu maddî skntlar giderilmeli diyorum.
Bakn, bu konuda, yeni bir düzenleme daha vard -ben, Salk ve Sosyal fller Komisyonu üyesi olarak, bu kanun teklifini çok iyi hatrlyorum, orada da epey mücadele vermifltim- dönersermayeden pay alnmasn öneren bir yasa teklifi vard. Orada da, yanlfl getirilen, daha dorusu, bir kandrmaca olay vard; olay fluydu: Dönersermayeden elde edilen gelirlerin, ilaç, sarf malzemeleri ve dier hastane giderleri çktktan sonra, kalann yüzde 50'sinin salk çalflanlarna ödenmesi esas getiriliyordu. Ben, orada itiraz etmifltim ve dönersermayenin getirilerini siz buralara sarf ederseniz, salk çalflanlarna bir fley kalmaz; bu, bir aldatmacadr demifl ve flu örnei vermifltim: Dönersermayeden elde edilen gelirlerin diyelim yüzde 90' -en fazla miktar olarak yüzde 100'ü deil de yüzde 90'- biraz önce saydm kalemlere gitti; geriye kalan yüzde 10'unun yüzde 50'sini, yani, yüzde 5'ini veriyorsunuz, bu da bir aldatmacadan ibarettir. Bu konuda bakanlk da bu düflünceme aynen katlmflt ve bu konunun hiç deilse dönersermayenin yüzde 50'sinin, biraz önce saydm kalemlere, yüzde 50'sinin de direkt olarak, salk çalflanlarna verilmesi konusundaki teklifim de, maalesef reddedilmiflti; ama, burada bunu yineliyorum.
Bu kanun teklifiyle veya getirmeyi düflündüünüz kanun teklifiyle -düzeltmeyle ilgili getirmifl olduunuz tekliflerden öte- bir ekip hizmeti olan salk hizmetinin, uzman tabipten, hastabakcya kadar uzanan hizmet zincirinin her halkasnda çalflan bu insanlarmzn biraz daha teflvik edilmesi, yeterlisay ve nitelikte personel yetifltirilmesi, istihdam için, sürekli olarak çözüm arand muhakkak.
Tabiî, hizmetteki isteksizliklerin de giderilebilmesi için, mutlaka ama mutlaka, baflta maddî alanda özendirici tedbirlerin getirilmesi lazm geldii ve bu konuda da esas aktive edici motorun, finans olduu bir gerçek.
Deerli arkadafllar, aslnda, salk çalflanlarnn sorunlar, her alanda, her kademede çok deifliklikler arz ediyor. Örnein, biraz önce de söylediimiz gibi, nimet-külfet dengesi içerisinde, külfetine ramen, nimetinden istifade edemeyen bir kesim daha var: Tedavi edici salk hizmetleri yannda, tpta uzmanlk eitimi hizmetlerini birlikte yürüten, eitim hastanelerimizde çalflan ve Türk tbbna deerli uzman hekimler kazandran klinik ve laboratuvar flefi, flef yardmcs ve baflasistanlar, bu görevlerinden dolay, sadece uzman tabip kabul edilerek, aylk ve tazminat ödenmekte; tpta uzmanlk eitimi görmek yannda, eitim hastanemizde verilen salk hizmetlerinde de görev alan asistanlara, bu hizmetleri karfllnda herhangi bir ek ücret verilmemekte.
Yine ifade ediyorum, aslnda söyleyecek çok sözüm var; ama, kanun teklifinin süratlice geçmesi için zaman da iyi kullanp, bunlarn bir ikisine temas ederek, bu konular özetle geçiyorum.
Deerli arkadafllar, biraz önce de ifade ettiimiz gibi, özendirici malî tedbirler, çalflma flartlar zor olan baz yöreler için yeterli derecede ücret teflviki salanmas esas da getirilmelidir. Bölgelere göre, douda çalflan insanlar için veya mahrumiyet bölgelerinde çalflan insanlar için de getirilen tekliflerde bunlarn var olduu söyleniyor; ama, bunun da, hayata, bir an önce geçirilmesi gerekir.
Bu skntlar gidermek için, kadro standartlar yönetmelii hazrlanmfl. Bu güzel uygulamadan dolay Bakanlmz tebrik ediyorum. Gerçekten bakyorsunuz, bir salk ocanda üç kifliyle hizmetin yürütülmesi gerekirken, onüç doktor var; bu da, elbette devlete bir yük oluyor.
Yllardan beri devam eden yanlfl politikalarn neticesi olarak biriken bir konuyu da burada dile getirmek istiyorum. Sayn Bakanmzn çeflitli vesilelerle yapt açklamalardan ortaya çkan bir tespit -ki, bunu tasarnn genel gerekçe ksmnda da belirtmifller- açklamak istiyorum: 4 bin doktora ödenen paradan, 47.2 milyar lira aylk -4 000 X 11 800 000 hesabyla- ve 566 milyar lira da yllk tasarruf salanacaktr. Bu tamam; ama, doktor olarak yetiflmifl 4 bin insan -Ben, bunu, Salk Bakanl bütçesinde de konuflmufltum, aslnda 5 bin mezun veriyor- niye israf edelim?
Tp fakültelerimizin says 32. Bu fakültelere ilaveler de olacak. Gelin, bu tp fakültelerinin kontenjanlarn düflürelim veya -belki çok ters ya da çarpc bir ifade olacak; ama -bu fakültelerin yeterli aktivitede, yeterli eitim düzeyinde olmayanlarn kapatalm; bunu cesaretle söylüyorum; çünkü, bunlara, insan hayatn teslim ediyoruz; bu olay, bir mühendismifl gibi deerlendirmemek gerekir. Aslnda, mühendis de çok önemlidir; çünkü, binalar da çöküyor. Her konu önemli; ama, direkt olarak insan ve insan hayatn ilgilendiriyor bu konu. Bunu, bir doktor olarak açklkla ve rahatlkla söylüyorum. Bu kararlar cesaretle almalyz.
Politik gayelerle, baz arkadafllarmdan, yeni tp fakülteleri açlmas için öneri geldiinde, reddediyorum. Kendi bölgem için de böyle teklifler geldiinde reddediyorum; biliyorum ki, böylesine salksz ve politik gayelerle müesseseler açlmas, ülkemize yarar deil, zarar getirir. flte, sistem tkand kald. Sistem tkanmfltr diyoruz ya; iflte, tkanan yerlerden birisi de tp camiasdr.
Deerli arkadafllar, bunlar için de acil bir çözüm yolu bulalm. Her sene 4 bin kifliyi yine kap önüne koyacaz ve bundan sonra, o insanlar da, memleketimizde israf edilen dier kesimlerdeki insanlarmz gibi israf edilecek. Tabiî, bunlar, esas konumuz deil; ama, bakyorsunuz, fazla para verebilmek için kaynak arayan bir ülkede, aslnda, kaynak aranlan, kaynak temin edilmesi lazm gelen yerler çok, ülke, gerçekten iyi idare edilse... Belki flu anda dolaysyla ifade ediyoruz; ama, -bu meslek gruplarndan veya baz alanlardan deil de- finans temini konusunda, örnein madencilikte, flu andaki yanlfl politikalar yüzünden 2,8 milyon dolar ithatmz var...
BAfiKAN- Sayn nceöz, konumuz madencilik deil...
AHMET FEYZ NCEÖZ (Devamla)- Tabiî, efendim.
BAfiKAN- Siz, mevzua gelin efendim.
AHMET FEYZ NCEÖZ (Devamla)- Finans konusunu, gelirler ksmn anlatyorum efendim. Çünkü, esas mesele finans meselesidir burada. Yani, flu andaki kanun teklifinde görüflülmesi lazm gelen husus odur ve Sayn Hükümete, ben de, burada, nerelerden finans salanr; o konuda aydnlatc bilgilerimi, tavsiyelerimi iletiyorum efendim.
Efendim, tabiî, flu anda Irak'a uygulanan ambargo, ülkede en büyük skntlardan biri ve güncel bir konu. Bugün Çekiç Güç'ün süresi oyland. Bunu bir pazarlk konusu yapabilirdiniz. Madem süreyi uzatacaktnz, Irak'a uygulanan ambargo konusunda, hiç deilse, boru hattnn açlmas koflulunu getirebilirdiniz. Yani, ülke ekonomisine ve ülke havuzuna maddî yönden akacak bu paralarla, sknt çekmezdiniz.
Grubumu temsilen katldm, Sayn Cndoruk'un Baflkanlnda toplanan Danflma Kurulunda, Turhan Tayan Beyin kendisi, bütçe bitmeden önce, bu salk iyilefltirmelerini getiren kanun -teklif deil- teklifleriyle, biraz öncede söylediim o iyilefltirmelerin yaplacan ifade etmifllerdi. Bütçe bitti, flimdi, sadece bir teklif, trpanlanarak karflmza geliyor. Orada ifade edilen flöyle bir cümle vard: "Bunun götürüsü yahut da bunun faturas, yani, flu andaki iyilefltirmeler faturas 4 trilyon liraya mal oluyor. O kaynak aranyor" denilmiflti. flte, ben, o kaynaklar konusunda bilgi vermek için, bunlar, samimi hislerimle ifade ettim deerli arkadafllar.
Sözlerimi fazla uzatmadan toparlamak istiyorum. Hiç deilse befl dakika zamandan tasarruf salayalm.
SSK'nn, Emniyet Teflkilatnn ve Millî Eitim gibi, dier kamu kurulufllarnn doktorlarn da kapsayacak, bir teklif için de hazrlk yapld ve Bakanlar Kurulunda görüflüldüü ifade edildi. Tabiî, bunu takdirle karfllyoruz. Çünkü, o kurumlarda çalflan meslektafllarmz da ayn camiann insanlardr ve bu ayrcalktan madur edilmemelidir. Bunun da düzeltilmesi belki biraz gecikecektir; ama, onlar da kapsamasn takdirle karfllyoruz. Bunun takipçisi olacaz. Yani, bunun da, dier sözler gibi biraz önce Danflma Kurulunda bana verilen bir söz gibi olmamasn temenni ediyorum.
Bu konuda, artk, fazla söze gerek yok. nanyorum ki, Hükümetteki arkadafllarmz da ayn düflünüyor; akln yolu birdir. Bu camia içerisinde deerli milletvekili arkadafllarmz var. Buradaki, deerli parlamenter arkadafllarmzla bu konularda hemfikiriz. Sayn Bakanmdan istirham edeceim, bize, bu konuda söz versinler. Biz, tabiî ki, kadro artrmyla ilgili hususlar destekleyeceiz. Yllarca, madur edilen, daha dorusu, evvelki hükümetten bir miras olarak alnan salk meslek lisesi örencileri konusunda da 4 bin kadroluk bir iyilefltirme getiriliyor. O yüzden de, elbette, bu tekliflere evet diyeceiz ve destekleyeceiz. Bu konudaki görüflümüz olumludur.
Yalnz, biraz önce de ifade ettiim gibi, tekrar ifade ediyorum, flu andaki salk çalflanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kapsn daha fazla aflndrmasn; flu anda belki, kanun teklifinin müzakerelerini merakla izleyen, dinleyen, bu camia, daha fazla beklemesin diyorum, hepinizi sevgi ve saygyla tekrar selamlyorum.
Teflekkür ederim efendim. (RP ve DYP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn nceöz.
Gruplar adna baflka söz talebi?.. Yok.
Sayn Hükümet söz istiyor mu efendim?
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Nide)- Evet efendim.
BAfiKAN- Buyurun Sayn Bakan.
fiahslar adna sonra söz vereceim.
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Nide)- Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; 728 sra sayl kanun teklifinin, 1 inci maddesinde, tabiplere, salk müdürlüü ve salk müdür yardmcl görevlerinin ikinci görev olarak verilecei...
M. RAUF ERTEKN (Kütahya)- Baflhekimlii eczaclara da verin efendim.
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Devamla)- ...2 nci maddesinde, salk hizmetleri snfnda çalflan personelin, salk hizmetleri tazminat ad altnda özlük haklarnn iyilefltirilecei; 3 üncü maddesinde de kadro ihdas öngörülmüfltür.
Görüflülmekte olan bu teklifin, salk müdür ve müdür yardmclaryla ilgili ve Salk Hizmetleri Tazminatyla ilgili maddelerinin tekliften çkarlarak; sadece, kadro ihdasyla ilgili maddesinin görüflülmesi öngörülmektedir.
Bir defa, flunu ifade etmek istiyorum: Son üç aydan beri, her ay, 100 ilâ 120 civarnda uzman hekimi, kalknmada öncelikli yörelere gönderiyoruz ve bunu yaparken de büyük bir sknt çekiyoruz. Taflma suyla deirmenin dönmeyeceini biliyoruz. 2514 sayl Yasayla, uzman hekimlerde ve pratisyen hekimlerde iki senelik zorunlu hizmet indirilmesine ramen, 3579 sayl Yasa onüç seneden beri uygulanmasna ramen, becayifl ve tercih usulü getirmifl olmasna ramen, Türkiye'nin bat bölgelerindeki hekim birikmesinin önlenmesi, Dou ve Güneydou Anadolu'daki hekim eksiinin kapatlmas mümkün olmamfltr.
Biz, 2514 sayl Yasay yürürlükten kaldrmay düflünüyoruz; çünkü, inanyoruz ki, onüç senedir uygulanan ve beklenen neticeyi vermeyen bu Yasa üzerinde srar etmenin hiçbir anlam yoktur. Mecburiyetten ve yükümlülükten kaynaklanan zorlamalarla, hekim dalmnn dengeli olmasnn mümkün olmayacan, olamayacan artk, anladk. Bu aç kapatmann, geçici görevle de mümkün olamacan çok iyi biliyoruz. O nedenle, bunu, özendirici bir ücret politikasyla yapmak mecburiyetindeyiz.
Burada önemli olan, Dou ve Güneydou Anadolu'da "ben de yaflamak istiyorum, ölmek istemiyorum" diyen -bu, en tabiî hakkdr- vatandafllarn ayana hekimi götürmektir; hekimin dengeli dalmn salamaktr. Biz, bir defa, srf bunun için, hekimlerimizin, salk hizmetleri tazminat ad altnda, sadece özlük haklarnn iyilefltirilmesiyle yetinmeyeceiz; özlük haklarnn iyilefltirilmesi yine bir fley ifade etmeyecek; biz, bunu, özendirici bir ücret politikasna dönüfltürmek istiyoruz.
Deerli arkadafllarm, getireceimiz bu ücret politikasnda, Ankara'da çalflan bir pratisyen hekim -flimdi, bunu söylemek istemezdim, yasa çkmadan bunu söylemenin bir anlam yok; fakat, esprisini söylemek istiyorum- flu anda 10 milyon 300 bin lira alrken; yuvarlak söylüyorum, 14 milyon lira alacaktr. Hakkâri merkezde çalflan bir hekim, flu anda 14 milyon lira alrken; 22,5 milyon lira alacaktr. Hakkâri'nin köyünde çalflan bir hekim, yine, flu anda 13 milyon 800 bin lira alrken -Hakkâri'nin köyüyle merkezi arasnda fark yok- bu sefer 25 milyon lira alacaktr.
Uzman hekime gelince: fiu anda Ankara'da çalflan bir uzman hekim 13 milyon 800 bin lira alrken; 18 milyon 500 bin lira alacaktr. Ancak, Hakkâri'de çalflmas halinde, flu anda 19 milyon lira alan hekim, 32 milyon lira alacaktr. Biz, burada, hekimlere, özendirici bir ücret politikas getirmek suretiyle, Dou ve Güneydou Anadolu'daki hekim açn kapatmay düflünüyoruz. Bunun finansman da, yapmfl olduumuz hesaplara göre, tabiri caizse, özür dileyerek söylüyorum, devede kulak kalr; çünkü, Dou ve Güneydou Anadolu'ya, zorunlu hizmet dolaysyla, her sene dörtbin ilâ beflbin civarnda doktor "hadi bizi tayin edin, zorunlu hizmetimizi yapmak istiyoruz" diye müracaat ediyor ve biz bunlar tayin ediyoruz. Tayin ettikten sonra, iflin envanterine girdiimizde, 700-800 doktorun, Dou ve Güneydou Anadolu'ya tayin olduunu, 3 binin üzerinde doktorun ise, efl durumundan ve salk raporundan dolay, batya tayin olduunu görüyoruz. Yani, biz, douya 800 ilâ 1 000 doktor tayin etmek için, batya 3 bin doktor tayin etmeye mecbur muyuz... flte, burada da bir malî tasarruf salanacak ve bu özendiriciliin getirmifl olduu finansman fazlasyla karfllayacaktr. Bundan emin olabilirsiniz.
Deerli milletvekilleri, bu, iyilefltirme paketi içerisine girmifltir ve Hükümet tasars olarak getirilmektedir; 11 Ocak 1995 tarihinde de Plan ve Bütçe Komisyonuna gelecektir. Bunun içerisinde, sadece, hekimlerimize ve yardmc salk personeline salk tazminat getirilmekle kalnmayacak, 2514 sayl Yasaya ilave ettiimiz bir ek fkra var, o ek fkrada, Hükümet isterse, pratisyen hekimleri, uzman hekimleri, bu yasa kapsamnn dflnda tutabilecek, isterse tekrar yasa kapsamnn içine alacak. Hakkâri'de çalflan, Ankara'da çalflandan 10-12 milyon lira fazla alacak; ama, ben 12 milyon lira için Hakkâri'ye gitmem diyecek olurlarsa; yani, özendirici olarak getirdiimiz rakamlar yeterli olmazsa, o zaman, biz, bunu, yeniden iflletme mecburiyetinde kalacaz.
Hükümetimizin, devletimizin imkân budur ve ancak bu kadar özendirici imkân getirebiliyoruz. Onun için, Yüce Meclis itimat etsin, bu yasa tasars, Hükümet teklifi olarak iyilefltirme paketi içerisindedir. Ayrca, döner sermayeyle ilgili getirmifl olduumuz deifliklik de, doktorlarn nöbet ücretleriyle ilgili olan artfllar da, yine, Hükümet tasars olarak getirilecek olan bu paketin içerisindedir. Bu bakmdan, deerli arkadafllarm, 17 705 kifliyi ihtiva eden bu kadro ihdasnn, bugün, burada görüflülmesi ve yasalaflmas halinde, toplam talep, gündüzlü olarak mezun olan, hemflire, ebe, salk memuru 11 500 kiflidir.
Türk uyruuna girmifl olan, Bulgar kökenli vatandafllarmz var. Bunlar, çok düflük ücretlerle, Salk Bakanlyla sözleflme yapmak suretiyle hastanelerimizde çalflyor. çlerinde pratisyen hekim var, uzman hekim var, difl tabibi var, teknisyenler var. Afla yukar, bunlarn says 1 700'dür. Saylarnn ne kadar olduunu bilemiyoruz; ama, Ahska Türklerini de bir önerge ile buraya dahil ediyoruz.
Ayrca, bildiiniz gibi, tamamlama programn bitirmifl yardmc salk personeli var ve onlarn içerisinde de bilhassa teknisyenler var; röntgen teknisyenleri var, laboratuvar teknisyenleri var, difl teknisyenleri var. Bu salk personeli bakmdan da çok önemli açmz var. Üç senede 3 bin kifli alnd. Bu sene, 4 bin kadro verilmesi halinde bile 6 bin kifli açkta kalyor. Bu nedenle, alacamz bu kadrolar sabrszlkla bekliyorlar.
Bunlarn özlük haklarn ne kadar düzeltsek azdr. Tüm ömürleri stresle geçen hekimlerin ve yardmc salk personelinin, bunun yannda bir de geçim sknts çekmesi, elbette ki, iyi bir fley deildir. Onun için, bize inann, güvenin deerli milletvekili arkadafllarm.
Hekimlerimizin özlük haklarn ve özendirici bir ücret politikasn, en yakn zamanda Yüce Huzurunuza getireceimizi ifade eder, hepinize sayglar sunarm. (Alkfllar)
BAfiKAN - Teflekkür ederim Sayn Bakan.
fiahslar adna, Sayn Saffet Topaktafl; buyurun.
SAFFET TOPAKTAfi (Kahramanmarafl)- Sayn Baflkan, saygdeer milletvekilleri; salk hizmetleri zor bir hizmettir. Bu hizmetleri yürüten insanlar da birçok zorlukla karfl karflyadrlar. nsan salnn, bugün, ülkemizde zor flartlarda yürütüldüü hepimizin malumudur.
Salk alannda çalflan personelin özlük haklarn iyilefltiren bu kanun teklifi, Yüce Heyetin huzuruna geldiinde, salk alannda çalflan insanlarmz, gerçekten bizler gibi memnun. Bu kanun teklfinin bir an önce yasalaflmasn ve bayram yapmay bekliyorlard; ama, yeni duyduumuza göre, ktidarmz, bunu, baflka bir paketin içerisine sokmay düflünüyor. Bu bakmdan, inflallah, en ksa zamanda gündeme girer. fiimdi, hiç olmazsa, üç senedir bekleyen 6500 tamamlama program örencisinin de, bugün, burada, ihdas edeceimiz kadrolarla atanmalarn salarsak, bu, bizleri ve onlar memnun eden bir hadise olur.
Burada, salk hizmetlerini konuflanlar, genelde, bunu, sadece doktorlarla yürütülen bir hizmet olarak görüyorlar; bizce, bu yanlfl. Salk hizmetleri bir bütündür. Salk hizmetlerinde, yardmc salk teknisyenleriyle birlikte, hastanelerimizde, genel idare hizmetleri snfnda da bir sürü görevlimiz var. fiimdi, bir tarafta doktorlarmz, yardmc salk personelini düflünürken, dier tarafta, yan yana, ayn hizmetin yürütülmesinde beraberce çalflan hastanelerimizdeki bu idarecileri, genel idare hizmetleri snfndaki personeli de düflünmek zorundayz; çünkü, hizmetin yürütülmesinde, en az doktorlar kadar, bu elemanlarn da yeri var; bu elemanlar da, salk hizmetini kolaylafltran elemanlardr. Bu bakmdan, özlük haklarn iyilefltirirken, bunlar dflarda brakmann yanlfl olduunu düflünüyorum.
Ayrca, yardmc salk personelini yetifltiren salk meslek liseleri idarecileri ve öretmenlerini de, bu özlük haklarn iyilefltirmede ihmal edersek, yine, adaletsizlik yapmfl oluruz. Bu bakmdan, bu iyilefltirmeyi yaparken, bu kesimleri de düflünmenin yerinde olacana inanyorum.
Yine, salk hizmetlerini daha iyi bir hale getirebilmek için, doktorlarmz, geri kalmfl yörelerimizde tutabilmek için, bizce, illerde, çakl kadrolar oluflturmamz lazm ve doktorlarmzn, illerdeki o kadrolara müracaat etmesinde fayda olduuna inanyorum.
Bu konuda bir dier husus ise fludur. Bugün, devlet hastanelerinde çalflan uzman doktor arkadafllarmz, saat 14.00' ten sonra, saat 15.00' ten sonra hastaneyi terk edip, muayenehanesine gidiyor. Gelin, bu doktor arkadafllarmza, devletin imkânlarndan faydalandrarak, üniversite hastanelerinde uyguland gibi, mesainin belli bir saatinden sonra hastanede, hastasn muayene eden ve orada, ücretinin belli bir ksmn alan bir çalflma zeminini oluflturalm; hiç olmazsa, devlette de kazansn. Bugün özel muayenehanelerde, muayene yapp, parasn alp, herhangi bir fatura kesmeyen doktorlarmz var. Bu bakmdan, doktorlarn, hastanelerde, belli bir mesai saatinden sonra çalflarak, bu hizmeti yürütmesini salayalm.
Bu kanun teklifinin ve ihdas edilen kadrolarn, bir an önce yasalaflarak salk çalflanlarna hayrl ve uurlu olmasn diliyorum. Sayn Bakanmza da baflarlar diliyorum.
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Topaktafl.
Sayn Gaffar Yakn, buyurun.
GAFFAR YAKIN (Afyon)-Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; çok uzun zamandr salk camiasnn bekledii kanun teklifi, nihayet Genel Kurulumuza geldi; ama, kanun teklifini, gönlümüzün istedii gibi çkarma imkânmz yok. Ancak, kadrosuzluk nedeniyle dört yldr bekleyen insanlarmza, kadro vermek ve onlar sevindirmek, bu kanun teklifi vastasyla gerçekleflecektir.
Bu kanun teklifinde üç bölüm var. Birincisi, salk müdürleriyle ilgili -baflhekimlerle- ikincisi, salk personelinin durumunun maddî olarak iyilefltirilmesi ve dieri de kadro ihtiyac.
Salk müdürlerimiz, kendilerinden arzu edilen fonksiyonlar, maalesef, yerine getirememektedirler. Bunun da sebebi, salk müdürlüü tayinlerine siyasetin oldukça fazla karflmfl olmasdr. Görüflmekte olduumuz kanun teklifinin gerekçesinde de belirtildii gibi, bugün, üçlü kararnameyle atanan salk müdürü says, sadece 12'dir. Salk müdürlüklerimizin cazip olmamas nedeniyle, yeni yetiflmifl pratisyen hekimler, salk müdürü olarak atanmakta, bu da, doktorlar üzerinde otorite kuramamalarna ve bütün ifllemlerin tkanmasna neden olmaktadr.
fade ettiim tüm bu skntlar, en az on yl hizmeti olan, halk sal alannda uzmanlaflmfl, yöneticilik deneyimlerini kazanmfl tecrübeli insanlarn salk müdürlüüne getirilmemesinden kaynaklanmaktadr. Taflradaki salk müdürlerine idarî ve malî yönetim yönünden baz yetkiler devredileceinden dolay, bu müdürlükler, çok önemli bir duruma gelmektedir. Bunlara ek ücretin verilmesi de, tayinlerinde önemli bir unsur olacaktr.
Dier bir husus, salk personelinin, tüm Türkiye'ye dengeli bir flekilde yaylmas, herkesin arzu ettii bir durumdur; ama, bunu, hiçbir iktidarn, bir türlü gerçeklefltiremedii de bir ortadadr. Çünkü, bugüne kadar, insanlarmz o bölgelerde çalflmaya teflvik edecek herhangi bir sistemimiz olmamfltr.
lk defa, bu kanun teklifiyle, bölgeler arasnda, il, ilçe ve köy baznda, doktor ve salk personeli maafllarnda bir farkllk getirilmektedir. Eer, bu farkllk, tatmin edici oranlarda olursa, doktor ve salk personeli bulunmayan bölgelere bir akfl salanacaktr. fiu ana kadar, ftrî olarak daha çok para alp, daha fazla rahat edebilecei yerlere doru bir akn vardr. Salk personeli, elindeki her türlü imkân kullanarak, daha fazla para kazanabilecei, hastann daha çok olduu, mahrumiyetin daha az olduu bölgelere kendilerini tayin ettirmekte, bu da, belirli bölgelerde ylmalara yol açmaktadr. Bu problemin hallinde, para unsuru, teflvik edici bir sistem olacaktr. Bu da, ancak, Ankara'da görev yapanlar doktor ve salk personeliyle, Hakkari'de görev yapan arasnda ciddî bir farkllk olursa, bir cazibe unsuru olabilecektir; bu birincisi.
kincisi ise, pratisyen hekimlere ihtisas için puan verilmesidir. Ne yazk ki -hepimizin de hatas vardr, tüm iktidar dönemlerinde oldu- ciddî manada bir tayin yönetmelii de oturtulamamfltr; prensipler ortada yoktur. Zorla deil, genellikle, güzellikle ve teflvik edici, insanlara mutlaka bir havuç gösteren tarzndaki politikalarn, tayin yönetmeliinin, prensiplerin temellerini oluflturmas gerekir. nsanlarmzn, hangi yllarda, nerede, befl yl sonra hangi bölgede veya çocuu üniversiteye geldiinde hangi bölgede olacana dair, hayatn daha önceden bilebilme mecburiyeti vardr; ama Türkiye'deki uygulamala, maalesef, bu, görülmemektedir.
Dier bir husus fludur: Konulacak sistemin, herkese, adil bir tarzda uygulanmas flarttr; maalesef -milletvekilleri de en fazla bu konuyla uraflmaktadrlar; hepimizin baflnda bir skntdr- Türkiye'de, adamn bulan insanlar, dalar aflrmakta; ama, adam olmayan, bulamayan insanlar, normal haklarn dahi savunamamaktadrlar.
Özlük haklar açsndan bakldnda, bugün gelinen noktada, 1980 ylndaki salk personeli ücretlerinin çok daha gerisine gidilmifltir. O zaman 700-800 dolar civarnda olan salk personeli ücretleri, bugün için, uzman doktorlarda, 250-350 dolar arasndadr; ki, bu, doktorlarn alm güçlerini çok daha geriye götürmüfltür. Yardmc personelde de ayn sknt mevcuttur.
Halk, salk sisteminden ve almfl olduu salk hizmetinden memnun deildir; yani, bugünkü salk sisteminin iflleyiflinden, doktorlarmz da ve bu salk hizmetini alan insanlarmz da memnun deildir. Sistem, çalflanla çalflmayan, az hasta muayene edenle çok hasta muayene edeni, hastasna iyi davrananla kötü davranan, verimliyle verimsizi, maalesef, ayrt etmemektedir. Bu da, hastanelerimizi ve salk sistemimizi -bu temel prensibi oturtmadmz için- felç haline getirmekte ve salk alannda korkunç bir israfa yol açmaktadr.
nsanlarmz ve doktorlarmz, en rahat olaca ve en fazla hasta potansiyeline sahip bölgelere doru akmaktadrlar.
Bugün, dier bir husus, maalesef, kaynak azl var; doktorlarn maafl yetersiz; ama, dier taraftan da, belirli bölgelerde, ihtiyacn çok ötesinde doktor ylmalar mevcuttur. Hatta, flunu söyleyebilirim ki, devlet, o bölgelerdeki salk ocaklarn kapatsa ve salk ocaklarna tedavi için gelen hastalara, ben, size, 500 bin lira, 1 milyon lira veriyorum; gidin, istediiniz hastanede, istediiniz doktora muayene olun dese, bu ifl çok daha ucuza gelecektir. Ayn durum, birtakm bölge hastanelerimiz için de geçerlidir. Fakat, asistanlarmzn, baflasistanlarmzn ve hastanelerin ar yükünü taflyan insanlarmzn, mutlaka daha fazla oranlarda takviye edilmeleri flarttr. flletme açsndan verimsiz olan bu durum, maalesef, en küçük hastaneden üniversite hastanelerine kadar devam etmektedir. Bugün, maalesef, hepimizin bildii gibi, -ister emekli ister SSKl ister Ba-Kurlu olsun- ek bir ücret almadan, muayene olup tedavi olabilen hasta saymz azdr. Maalesef, doktorlar için -ben bir hekim olarak da söylüyorum- iflin ac bir yan da budur.
Yine, Prof. Dr Türkân Saylann bir dergimizde çkan Tptaki fiarlatanlklar bafllkl demeçlerini burada hatrlatmak istiyorum: Ameliyat olmad halde ameliyat paras alnd, astm ilac diyerek su enjekte edildii ve her türlü flarlatanlklarn -maalesef, yine, bizim hekim camiamzda insan sevgisini ve insana hizmet nosyonunu alamayan baz hekimlerimizce- yapld da bir gerçektir.
Bütün bunlardan halk memnun deildir; doktorlar, salk personeli de memnun deildir.
Dier taraftan, devletin, bugün, salk kesiminden, kazanan doktordan yeterli oranda vergi ald da söylenemez. O zaman, gelip geçici tedbirlerle, bir hastanede on doktor yerine yirmi otuz doktor varsa, siz onlara daha fazla maafl vererek bu sistemi halka hizmet eder hale getiremezsiniz; bu, mümkün deil. O zaman, bu sistemin, daha genifl ve detayl bir tarzda düflünülüp, iflletmeler halinde, verimlilik esasna göre iflleyen bir sisteme kavuflturulmas gerekir. Bunun ilk adm, bu teklifin kanunlafltrlmasyla, farkl bölgelere farkl maafln verilecek olmasdr; keflke, flu anda, bu haliyle çkmfl olsayd.
Son olarak bir konuya daha deinmek istiyorum. fiu anda istenen kadrolarla, ebe ve hemflirelerin -tamamlama programn bitirmifl olanlarn- kadro ihtiyaçlar karfllanacaktr. Bu insanlarn eitimleri yetersizdir. Salk Bakanl, okuldan mezun olanlar, ilk olarak, maalesef, en zor ve deneyim gerektiren sahaya göndermektedir. Kanun teklifinde belirtilen kadrolar, bu insanlara verildikten sonra, bunlarn, mutlaka devlet hastanelerinde üç veya alt aylk bir intensif hizmet içi eitimden geçirilmesi zarureti vardr. Yoksa, verimli olamazlar ve hastaya kötülükleri olur.
Salk personelinin daha iyi eitilebilmesi için, mutlaka bu insanlarn lise bazna dayandrlmas gerekir; ki, flahsiyetlerini bulsunlar, üniversiteye devam etsinler; böylelikle, hem anne-babasnn hem de devletin yapt masraflar bofla gitmesin.
Bundan sonra, bu okullar, her yl, 10 bine yakn mezun verecektir. Mezun olacak ebe, hemflire ve doktorlarn, flu andan itibaren mutlaka bir planlamasnn yaplmas ve salktaki bu insan gücü planlamasna göre eitimin ayarlanmas flarttr.
Bugün için, bu 11 500 kadroyla, bize her gün telefon eden, tamamlama programn bitirmifl örencilerin sorunu da tam çözülemeyecektir; 2 binin üzerinde bir kadroya daha ihtiyaç vardr. Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bu kadrolar artrrsak, bu problem bugün için kökünden çözülecektir.
Hepinize sayglar sunuyorum.
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Yakn.
Sayn milletvekilleri, teklifin tümü üzerindeki görüflmeler tamamlanmfltr.
Teklifin maddelerine geçilmesini oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.
HALL BRAHM ÖZSOY (Afyon)- Sayn Baflkan, 1 inci ve 2 nci maddeler tekliften çkarlacana göre, 3 üncü maddeye geçilmesi -prosedür olarak- mümkün deil mi?
BAfiKAN- Prosedür olarak mümkün deil; sayn milletvekillerimiz konuflma talep etmezlerse, hemen geçeriz.
1 inci maddeyi okutuyorum:
BAfiKAN- Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.
Madde üzerinde iki adet önerge vardr; önce gelifl srasna göre okutup, sonra aykrlk derecesine göre iflleme koyacam:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Görüflülmekte olan 728 sra sayl kanun teklifinin 1 inci maddesinin, teklif metninden çkarlmasn arz ve teklif ederiz.
Turhan Tayan Nevzat Ercan smail Karakuyu
Bursa Sakarya Kütahya
hsan Saraçlar Turgut Tekin
Samsun Adana
Gerekçe: Bir ksm personele, asl görevleri yannda, ikinci görev verilmesini düzenleyen hükmün, halen çalflmalar devam eden ve yaknda Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna sunulmas düflünülen kapsaml çalflmada deerlendirilmek üzere metinden çkarlmasnda yarar görülmüfltür.
BAfiKAN- kinci önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Görüflülmekte olan yasa teklifinin 1 inci maddesinin (a) bendie "tabiplere" kelimesinden sonra gelmek üzere "eczaclara" kelimesinin ilave edilmesini arz ederiz.
M. Rauf Ertekin Selçuk Maruflu Edip Safder Gaydal
Kütahya stanbul Bitlis
Halit Dumankaya Elaattin Elmas
stanbul stanbul
Gerekçe: Görevlerde frsat eflitliini salamak.
BAfiKAN- Aykr önerge, ilk gelen önergedir; gerekçesiz olarak okutup, tekrar iflleme koyacam:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Görüflülmekte olan 728 sra sayl kanun teklifinin 1 inci maddesinin, teklif metninden çkarlmasn arz ve teklif ederiz.
Turhan Tayan (Bursa) ve arkadafllar.
BAfiKAN- Sayn Komisyon?..
PLAN VE BÜTÇE KOMSYONU SÖZCÜSÜ ALÂETTN KURT (Kocaeli)- Çounluumuz olmad için katlamyoruz Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Sayn Hükümet?..
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Nide)- Katlyoruz efendim.
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, Sayn Komisyon, çounluu olmad için katlamadn ifade ettiler; Sayn Hükümet önergeye katldklarn ifade ettiler.
Önergeyi oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.
Böylece, 1 inci madde tekliften çkarlmfltr.
Kanunlar ve Kararlar Dairesinin deerli memurlar "ikinci önergeyi iflleme koymadnz zabtlara geçirin "diye beni uyardlar. Ben de ifade ediyorum; birinci önergeyle zaten madde tekliften çkarld için, ikinci önergenin maddeten iflleme konulmas imkân yoktur.
fiimdi, 2 nci maddeyi 1 inci madde olarak okutuyorum:
BAfiKAN- Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.
MUSTAFA ÜNALDI (Konya)- Söz istiyorum Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Sayn Ünald, özür dilerim, daha önce görmediim için tefhimde bulundum; size 3 üncü maddede söz vereyim efendim.
Madde üzerinde söz talebi yok.
Maddeyle ilgili iki önerge vardr; önce gelifl srasna göre okutup, sonra aykrlk derecesine göre iflleme koyacam:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Görüflülmekte olan Devlet Memurlar Kanununda ve 190 Sayl Kanun Hükmünde Kararnameye Ekli Cetvellerde Deifliklik Yaplmasna Dair Kanun Teklifinin 2 nci maddesinin birinci bendinin birinci pragrafnn afladaki flekilde deifltirilmesini arz ve teklif ederiz.
Faruk Saydam Refik Arslan mrenAykut
Manisa Kastamonu stanbul
Mehmet Sadç E. Cenap Gülpnar
Ankara fianlurfa
"1- Salk hizmetleri tazminat, Salk Bakanl merkez, taflra ve bal kurulufllarnda çalflan personel ile kamu kurumlarnn salk kurulufllar ve salk birimlerinde bilfiil salk hizmeti veren salk ve yardmc salk personeline salk hizmeti tazminat olarak (A) ve (H) bendlerine göre almakta olduklar tazminatn yüzde 50'si"
BAfiKAN- kinci önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Görüflülmekte olan 728 sra sayl kanun teklifinin 2 nci maddesinin teklif metninden çkarlmasn arz ve teklif ederiz.
Turhan Tayan Nevzat Ercan smail Karakuyu
Bursa Sakarya Kütahya
Turgut Tekin hsan Saraçlar
Adana Samsun
Gerekçe:
Salk Bakanl merkez, taflra ve bal kurulufllarnda çalflan personele "Salk Hizmetleri Tazminat" ad altnda verilmesi düflünülen tazminatla ilgili yeni bir çalflmann yaplmakta olduu ifade edilmektedir.
Personel rejiminin genel dengesi içinde konuya çözüm getirilmesi daha yararl olaca düflüncesiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna sunulacak olan yeni çalflmada deerlendirilmek üzere, 2 nci maddenin metinden çkarlmas önerilmifltir.
BAfiKAN- Sayn milletvekilleri, okuttuum bu son önerge, aykr olan önergedir. fiimdi bunu iflleme koyuyorum:
Sayn Komisyon önergeye katlyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMSYONU SÖZCÜSÜ ALÂETTN KURT (Kocaeli)- Katlmyoruz Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Hükümet?..
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Nide)- Katlyoruz Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Sayn Komisyon önergeye katlmyor, Sayn Hükümet katlyor.
Önergeyi oylarnza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.
Böylece 2 nci madde metinden çkarlmfltr; bu nedenle, ikinci önergeyi iflleme koyamyorum.
fiimdi, 3 üncü maddeyi, 1 inci madde olarak okutuyorum:
BAfiKAN- Bu madde üzerinde, Anavatan Partisi Grubu adna Sayn Halil brahim Özsoy ve Refah Partisi Grubu adna Sayn Mustafa Ünald söz talebinde bulunmufllardr.
Sayn Özsoy, buyurun. (ANAP sralarndan alkfllar)
ANAP GRUBU ADINA HALL BRAHM ÖZSOY (Afyon)- Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; 728 sra sayl kanun teklifinin 3 üncü maddesi -son haliyle 1 inci maddesi- üzerinde Grubum adna görüfllerimizi açklamak üzere huzurlarnzdaym; hepinizi saygyla selamlarm.
Görüfllerimizi açklamaya geçmeden evvel, bir konu üzerinde görüfllerimi arz etmek istiyorum. Bu kürsüye çkan her milletvekili, skflt zaman, devletin sürekliliinden ve devamllndan bahseder. Herhalde, tek aksama, salkta olmaktadr.
Üç sene evvel, 1991 senesinin eylül aynda, lise mezunlarn, ksa süreli bir tahsille, teorik ve laboratuvar bilgileri verilerek, yardmc salk personeli olarak salk ordusuna katmak için bir proje gelifltirilmiflti. Eylül aynda imtihan yaplmfl, ekimde tedrisata bafllanmflt. Daha sonra, 1991 seçimleri dolaysyla iktidar deiflmiflti. Bu iktidar zamannda, iki sene, tahsilini ve pratiklerini yapan 9 601 gencimiz, mezun olduktan sonra, üç sene -bugün tam üç sene oluyor- ha bugün ha yarn tayin hayaliyle yaflamfl; âdeta sürünmüfl, süründürülmüfltür. Bunlar baflta "yeterlik imtihan" ad altnda bir imtihana tabi tutulmufl, bir ksm göreve bafllatlmfl, dier ksm ise bugüne kadar görevine bafllatlamamfltr. flte, 728 sra sayl kanun teklifiyle; hekimlerin, ebe, hemflire ve dier yardmc salk personelinin durumunu iyilefltirmenin yannda, bu maddede de kadro ihdas gelmektedir. En sevindirici nokta ise, bugün, artk ylan hikayesine dönen, madur edilen ve kahvehane köflelerinde pineklemeye mahkûm ettiimiz tamamlama programn bitiren örencilerin göreve bafllama hadisesidir; bu nedenle Sayn Bakana teflekkür ediyorum.
kinci olarak, bu kadrolarn alnmasnda da geç kalnmfltr; zira, haziranda mezun olan gündüzlü salk meslek lisesi mezunlar, kadrosuzluk yüzünden hâlâ atanamamfltr. Bu yönüyle de, ebe, hemflire ve salk memurlarna Bakanln çok çok ihtiyac olduu halde, kadrosuzluk yüzünden atanamayan gündüzlü salk meslek lisesi mezunlar da bu teklifin yasalaflmasyla atanmfl olacaktr. O yönüyle, bu kanun teklifinin bir an evvel çkmasn tasvip ediyor ve destek veriyoruz.
Sayglar sunarm. (ANAP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Özsoy.
Sayn Ünald, buyurun efendim.
RP GRUBU ADINA MUSTAFA ÜNALDI (Konya) - Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; 728 sra sayl kanun teklifinin 3 üncü maddesi -son haliyle 1 inci maddesi- üzerinde Grubumun görüfllerini ve flahsî düflüncelerimi arz etmek üzere söz almfl bulunuyorum. Önce Heyetinizi saygyla selamlyorum.
Uzun zamandr maddî skntlarnn iyilefltirilmesini bekleyen, vaatlerde de bulunulan; ama, hep ertelenen salk personelinin beklentilerini, salk hizmetleri tazminatyla biraz da olsa iyilefltirecek bir teklif olarak huzurumuza gelen; ama, biraz evvelki görüflmelerimizde, deifliklik önergeleriyle bu ksm ortadan kaldrlan bir teklif üzerinde görüflüyoruz. Görülen odur ki, bu iyileflme, daha da tehir edilecektir. Geriye, Bulgaristan ve Ahska Türklerinden salk personeli olanlarn görev alnmas ve flimdi üzerinde görüfltüümüz maddedeki Salk Bakanlna tahsis edilen yeni kadrolar kalyor.
Tabiî, bunlar destekliyoruz. Özellikle, salk meslek lisesi tamamlama program mezunlarnn problemi, takipçisi olduumuz bir problemdir. Bu problemin çözümünde atlan her adm destekliyoruz; ama, salk personelinin özlük haklarnn iyilefltirilmesinin durdurulmasn üzüntüyle karfllyoruz. Kanun teklifinin gerekçesine bakacak olursak, teklifin arln ve gerekçedeki ifadeleri de bu teflkil etmektedir.
Salk personeli, özellikle 12 Eylül htilali sonras çok ezilmifl; hep, Kenan Evren'in doktor düflmanlyla karfl karflya kalmfltr; bu ters tavr, hâlâ da sürmektedir. Biraz evvelki madde çkarma hususunu bu ters tavrn devam saydmz için, teklifi bu haliyle de engelleyebilirdik; ama, bundan sonra gelecek iki maddedeki imkânlar olumlu karflladmz için ve Sayn Bakan, ocak ay içinde, personel reformu niteliinde, memurlar ve dier kamu görevlileriyle ilgili baz kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde deifliklik yaplmasna dair kanun tasarsnn getirileceini ve bununla bu özlük haklarnn verileceini ileri sürmesinden ve söz vermesinden dolay bu engellemeyi yapmadk.
Bu grup, bu meslek erbab, çok sabr gösterdi, çok fedakârlk etti, yllar yl bekledi, hep bekletildi, bir ay daha bekleyebilir; ama, bu Hükümet hiçbir sözünde durmuyor. Benim korkum, Hükümetin önce flov yapp, sonra kaçmasdr. Sayn Bakana güvenmek istiyorum; ama, Hükümete güvenmek zor.
Bu husustaki düflüncemi ifadeyle, bu haklarn takipçisi olacamz belirtiyor; tekrar Heyetinizi saygyla selamlyorum.
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Ünald.
Sayn milletvekilleri, maddeyle ilgili görüflmeler tamamlanmfltr. Oylamaya geçmeden önce, Sayn brahim Özsoy, Sayn Saffet Topaktafl, Sayn Abbas nceayan, Sayn Ökkefl fiendiller ve Sayn Süleyman Hatinolu'nun Baflkanla verdikleri bir önergeleri vardr. Bunu iflleme koymayacam; yalnz, Yüce Meclise bilgi verme açsndan arz ediyorum:
"Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Görüflülmekte olan 728 sra sayl kanun teklifinin 3 üncü maddesiyle yeniden ihdas edilen (1) sayl cetvelin, Salk Bakanlyla ilgili bölümüne 'eklenmifltir' ibaresinden sonra, 'bu cetvelde ihdas edilen kadrolara Maliye Bakanlnn ve Baflbakanln müsaadeleri aranmakszn atamalar yaplabilir' ibaresinin eklenmesini arz ederiz" diyor.
Bu önergeyi, bütçe kanununun 50 nci maddesinde, "Maliye Bakanlnn iznine tabidir" fleklinde bir hüküm olduu için iflleme koymadm Yüce Meclisin bilgisine arz ediyorum.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- Sayn Baflkan, bu, ayr bir kanundur; sakncas olmayabilir de; ama, siz bilirsiniz...
BAfiKAN- Sayn Hatinolu, bu konuda müzakere açmadm.
3 üncü maddeyi, cetvelleriyle birlikte, 1 inci madde olarak oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.
HALT DUMANKAYA (stanbul)- Sayn Baflkan, siz en iyisini bilirsiniz; siz ne derseniz dorudur...
BAfiKAN- Teflekkür ederim.
4 üncü maddeyi 2 nci madde olarak okutuyorum:
BAfiKAN- Madde üzerinde söz talebi?..Yok.
Bir önerge var; okutup, iflleme koyuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Görüflülmekte olan, Devlet Memurlar Kanununda ve 190 Sayl Kanun Hükmünde Kararnameye Ekli Cetvellerde Deifliklik Yaplmasna Dair Kanun Teklifinin 4 üncü maddesinin afladaki flekilde deifltirilmesini arz ve teklif ederiz.
Turhan Tayan Nevzat Ercan smail Karakuyu
Bursa Sakarya Kütahya
Turgut Tekin hsan Saraçlar
Adana Samsun
Madde 4._ 657 sayl Devlet Memurlar Kanununa afladaki ek geçici madde eklenmifltir.
Ek Geçici Madde 59.- Bu kanuna tabi kurumlarda, halen sürekli iflçi statüsü veya sözleflmeli statüde çalflmakta olan Ahska Türkleri veya Bulgaristan'dan zorunlu göçe tabi tutulan soydafllarmzdan, Türk vatandafllna geçmifl olup, bu kanunun yaym tarihinden itibaren 1995 yl sonuna kadar memurlua geçmek için yazl olarak baflvuranlar, örenim durumlarna göre yükselebilecekleri tavan aflmamak kaydyla, bu kanunun ek geçici 1, 2 ve 3 üncü maddeleri hükümlerine göre 458 sayl Kanun Hükmünde Kararname hükümleri de dikkate alnarak, derece ve kademeleri de tespit edilmek suretiyle, snav flart aranmakszn, bofl memur kadrolarna intibak ettirilebilirler.
Bu kanunun yaym tarihinden sonra hizmete alnan Ahska Türkleri ve Bulgaristan'dan zorunlu göçe tabi tutulan soydafllardan, Türk vatandafllna geçmifl olanlardan, göreve baflladklar tarihten itibaren 6 ay içinde memurlua geçmek için yazl olarak baflvuranlar hakknda da yukardaki fkra hükümleri uygulanr.
Gerekçe: Kanun teklifiyle, sadece Bulgaristan'dan göç ederek Türk vatandafllna geçmifl olan ve halen Salk Bakanlnda sözleflmeli statüde çalflan soydafllarmzn memur kadrolarna intibak ettirilmeleri öngörülmektedir.
Bu düzenlemeyle, tüm kamu kurulufllarnda çalflan Ahska Türkleri ile Bulgaristan'dan göç ederek Türk vatandafllna geçmifl olanlarn, 1995 yl sonuna kadar, istekleri halinde, memur statüsüne geçirilmeleri ve uygulamann bu kanunun yaym tarihinden sonra hizmete alnan Ahska Türkleri ile Bulgaristan'dan göç ederek Türk vatandafllna geçen soydafllarmz da kapsamas amaçlanmaktadr.
BAfiKAN- Sayn Komisyon önergeye katlyor mu efendim?
PLAN VE BÜTÇE KOMSYONU SÖZCÜSÜ ALÂETTN KURT (Kocaeli)- Çounluumuz olmad için katlamyoruz Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Sayn Hükümet?..
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Nide)- Katlyoruz efendim.
BAfiKAN- Önergeye, Sayn Komisyon çounluu olmad için katlamadn ifade etti; Sayn Hükümet katlyor.
Önergeyi oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.
Maddeyi, kabul ettiiniz önerge istikametindeki deiflik flekliyle oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.
5 inci maddeyi 3 üncü madde olarak okutuyorum:
Madde 3.- Bu Kanun, yaymni takip eden aybaflndan itibaren yürürlüe girer.
BAfiKAN - Madde üzerinde söz talebi?..Yok.
Madde üzerinde verilmifl bir önerge var, okutup, iflleme koyacam:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Görüflülmekte olan kanun teklifinin 5 inci maddesinin afladaki flekilde deifltirilmesini arz ve teklif ederiz.
Turhan Tayan Nevzat Ercan smail Karakuyu
Bursa Sakarya Kütahya
Turgut Tekin hsan Saraçlar
Adana Samsun
Madde 5.- Bu Kanun, yaym tarihinde yürürlüe girer.
BAfiKAN- Sayn Komisyon katlyor mu efendim?
PLAN VE BÜTÇE KOMSYONU SÖZCÜSÜ ALÂETTN KURT (Kocaeli)- Çounluumuz olmad için katlamyoruz Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Sayn Hükümet katlyor mu efendim?
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Nide)- Katlyoruz Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Önergeye, Sayn Komisyon çounluu olmad için katlamadklarn ifade etti; Sayn Hükümet katlyor.
Önergeyi oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.
5 inci maddeyi 3 üncü madde olarak ve önerge istikametindeki deiflik flekliyle oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.
6 nc maddeyi 4 üncü madde olarak okutuyorum:
MADDE 4.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
BAfiKAN- Madde üzerinde söz talebi?..Yok.
Maddeyle ilgili verilmifl önerge yok.
Maddeyi oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.
Sayn milletvekilleri, kanun teklifinin tümünü oylamadan önce yaplan deifliklikler nedeniyle bafllkta yeni bir düzenleme yapma ihtiyac domufltur; Sayn Komisyon ve Sayn Hükümetin de dikkatine sunuyorum. Bu bafll, "Devlet Memurlar Kanununa Bir Ek Geçici Madde Eklenmesi ve 190 Sayl Kanun Hükmünde Kararnameye Ekli Cetvellerde Deifliklik Yaplmasna Dair Kanun Teklifi" olarak deifltiriyoruz.
BAfiKAN- Sayn Komisyon?..
PLAN VE BÜTÇE KOMSYONU SÖZCÜSÜ ALÂETTN KURT (Kocaeli)- Katlyoruz efendim.
BAfiKAN- Sayn Hükümet?..
SA⁄LIK BAKANI DO⁄AN BARAN (Nide)- Katlyoruz efendim.
BAfiKAN- Komisyon ve Hükümet katldklarn belirttiler.
fiimdi teklifin tümünü, yaptmz bu deiflikle birlikte; yani, bafllk deiflikliiyle birlikte oylarnza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.
Hayrl ve uurlu olsun.
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Sa olun Sayn Baflkan, süratle geçirdiniz.
BAfiKAN- Siz de sa olun efendim.
--------(X)
BAfiKAN- Alnan karar gereince, Tüketicinin Korunmas Hakknda Kanun Tasars ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporunun müzakerelerine bafllyoruz.
Sayn Komisyon ve Sayn Hükümet yerinde.
Raporun okunup okunmamas hususunu oylarnza sunacam: Raporun okunmasn kabul edenler... Etmeyenler... Raporun okunmas kabul edilmemifltir.
Tasarnn geneli üzerindeki görüflmelere geçiyoruz.
Geneli üzerinde söz talebi?..
Anavatan Partisi Grubu adna, Sayn Safder Gaydal; buyurun efendim.
ANAP GRUBU ADINA EDP SAFDER GAYDALI (Bitlis)- Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; Grubum adna, hepinizi saygyla selamlyorum.
-------------------------------------------------------------------------------------------
(x)- 619 S.S.Sayl Basmayaz tutanaa eklidir.
Geliflmifl ülkeler, tüketici haklar konusunda çok önemli admlar atmfllar ve atmaya da devam ediyorlar.
Düflünecek olursak, hepimiz birer tüketiciyiz, hepimiz, yaflamak ve hayatmz devam ettirmek için mal veya hizmet tüketmek zorundayz. fiimdi, böylesine önemli ve hepimizi içine alan bir konuda, bugüne kadar fazla bir fley yaplmamfl olmas ihmal midir, önemsemezlik midir; bilemiyorum. Hâlâ insanlarmz, aypl mal ve hizmete mecbur kalyor, hakkn arama bilinci de henüz yeterince geliflmedii için, bunu sineye çekiyor; devlet de, Anayasann kendisine verdii görevi yerine getirmiyor.
Anayasann 172 nci maddesi flöyle: "Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydnlatc tedbirler alr, tüketicilerin kendilerini koruyucu giriflimlerini teflvik eder." Ama, ne yazk ki, bugüne kadar bu konuda yeterince duyarllk gösterilmemifltir. Devlet, bu görevini, tüketiciyi bilgilendirerek ve örgütlenmesini teflvik ederek yerine getirebilirdi. Oysa, tüketici örgütlerinin -söylendiine göre- örgütlenme aflamasnda, deil teflvik etmek, zorluk bile çkarlyormufl. Zaten, millet olarak, uzun yllarn getirdii bir hak arama çekingenliine sahibiz. Gerçi bu yavafl yavafl deifliyor. Ekonomi gelifltikçe, insanlarn tercihi ve bilinci de deifliyor. Milletimiz, ald aypl mal ve hizmet için artk yavafl yavafl hakkn aramaya bafllyor. Toplumsal geliflmenin bir sonucu olan bilinçlenme yavafl yavafl her alanda kendini göstermeye bafllyor.
Uzun bir zaman alan beklemeden sonra, nihayet, Tüketicinin Korunmas Hakknda Kanun Tasars Meclis Genel Kurulu gündemine gelmifl bulunuyor. Bu tasar hazrlanrken çeflitli kurulufllardan görüfl istendii belirtiliyor. Görünürde çok demokratik olmasna karfllk, sadece göstermelik olarak kalyor, yine herkes bildiini okuyor.
Tüketici konusunda uzman olan kifli ve kurulufllar, tasarda eksiklikler ve hatalar olduunu söylüyorlar; biraz sonra bunlara deineceim; ama, flunu belirtmek istiyorum: Bu Hükümet döneminde bir fley dikkatleri çekiyor; bu tür kanun tasarlar, ilgili kifli ve kurulufllarn görüflleri alnmadan, altyaps hazrlanmadan ve baflka ilgili kanunlarda deifliklik yaplmadan önümüze geliyor. Daha sonra, bir de bunlar deifltirmek için vakit harcyoruz. Mesela, tasarda pek çok hükmün uygulanabilmesi için, Borçlar Kanununun ilgili hükümlerinde deifliklik yaplmas gerekiyor. Yoksa, zaten arapsaçna dönmüfl olan hukuk sistemimiz, iyice karflacak.
Yine, tasarda eksik görülen bir taraf, hep cezaî önlemler alnmasdr. Tüketici haklarn korumak için sadece cezaî önlemler alnmas yeterli deildir. Tasarnn eksik olan yan, hem üreticiyi ve satcy iyi mal üretmeye ve satmaya teflvik etmeyi hem de tüketiciyi hakkn aramas ve örgütlenmesi için teflvik etmeyi kapsamamasdr. Bugüne kadar görülmüfltür ki, cezayla, yasakla her fley düzelmiyor; iflin teflvik edici, eitici ksm gözard ediliyor.
Madem serbest piyasa ekonomisini savunuyoruz; öyleyse, hem üreticiye hem de tüketiciye uygun ortam salamak ve bu ortam içinde iliflkilerin serbestçe yürütülmesini mümkün klmak devletin görevidir. Halk arasnda parasyla rezil olmak diye bir deyim vardr. Maalesef, ülkemizin içinde bulunduu durum budur. Özellikle hizmet sektörü, insanlara büyük saygszlk yapmaktadr ve bunun büyük çounluu da kamu sektöründe yaflanyor.
Görüyorsunuz, özellikle büyük flehirlerimizde vatandafllarmz, otobüslerde üst üste seyahat ediyorlar, üstelik de maafllarnn önemli birksmn da ulaflm için harcyorlar. Hastanelerin de durumu malum. Her ay SSKya brüt maaflnn yüzde 14ünü veren bir iflçi, hastaneye gidip, parasyla rezil oluyor. Bunlar, ayn parayla özel salk sigortal yaplrsa, en iyi yerlerde muayene ve tedavi olabilirler. Bu örnekleri uzatmak mümkün.
Demek ki, devlet, Anayasann kendine verdii görevi yerine getirip, öncelikle kendi kurumlarndaki tüketici haklarn korumaya yönelmelidir; böylece, özel sektöre de örnek olabilir.
Öyle görülüyor ki, bu kanun, çkarlmfl olmak için çkarlyor. Bu kanun yannda, yaplmas gereken pek çok deifliklik, ya yaplmamfl ya da yaplaca söylenmesine karfllk, gerekli hazrlk yaplmamfltr.
Bir ülkede mahkemeler kurulurken dikkate alnacak ilke, yarg birlii ilkesidir. Bu ilke, ayn tür uyuflmazlklarn, ayn mahkemelerde yarglanmas temeline dayanr. Bu ayrm, hukukî, idarî, cezaî ve anayasal uyuflmazlklar olarak snrldr. Taslaktaki mantkla hareket edilirse, o zaman, kira uyuflmazlklarn çözmek için kira mahkemeleri, memur uyuflmazlklarn çözmek için memur mahkemeleri, ksaca, konusuna göre ayr ayr mahkeme kurmak gerekir. Oysa yaplmas gereken, öncelikle, mevcut adlî yap içinde bunu halletmektir. Bu uyuflmazlklarn, sulh hukuk ya da asliye hukuk mahkemelerinde yarglanmas öngörülür. Sonra, bir mahkemenin birden çok daireye bölündüü yerlerde, bu davalara, daima ayn mahkemenin ayn dairesinin bakmas, yasayla salanr. Bu durumda, bütün uyuflmazlklar ayn elde toplanmfl olaca için, yargda uzlaflma salanmfl olur; ama, ülkemizde, trafik mahkemelerinin elli yl aflkn bir süredir kurulamad, çocuk mahkemelerinin ise, birkaç il dflnda gerçeklefltirilemedii göz önüne alnrsa, durumun zorluu ortaya çkacaktr. Bu nedenle, tüketici mahkemelerinin kurulmas gibi bir yaklaflm, mevcut adlî sistem içinde ulafllmas mümkün olmayan bir hedef olarak kalmaya mahkûmdur. Bu da gösteriyor ki, Türkiyenin, çok acil olarak, hukuk ve adalet sisteminde reformlara gitmesi kaçnlmaz olmufltur. Sistem içinde çok geri kalmfl, çok karflk, hukukçularn bile okuyup, zor anlad, dank yapda kanunlar mevcuttur. Yaplmas gereken, açk, anlafllr, basit ve belli bir sisteme göre hazrlanmfl kanunlar çkarp, eski kanunlar yürürlükten kaldrmaktr. Bunun yannda adlî bir reforma da gitmek, yine kaçnlmaz olacaktr.
Tasar, kapdan satfllara bir düzenleme getirmifltir. Aslnda gönül isterdi ki, çadfl bir uygulama olan, az laf yapan birinin kapnza gelip mal satma iflinin tamamen yasaklanmasdr; çünkü, Bat ülkeleri, bu ifli, tamamen yok edebilmek için uraflyor. Tasar, bu konuda düzenlemeler getirmifl; ama, hatal pek çok hüküm mevcuttur. Tasarda, satcnn, geri iade edilen maln bedelini 10 gün içerisinde geri vermekle yükümlü tutulmasna karfllk, bunun herhangi bir yaptrma balanmamfl olmas, bu hükmü önemsiz klmaktadr. Gerçi, 25 inci maddede de, 9 uncu maddedeki hükümlere aykr davrananlar için cezaî yaptrm öngörülmüfltür; ama, bu, iadenin 10 gün içinde yaplmamasna iliflkin bir hüküm deil; söz konusu faturann ve tüketicinin haklarn gösteren belgenin verildiinin, bir tutanakla tespitine iliflkindir.
Yine, satcnn maln 20 gün içerisinde geri almamas durumunda, mal üzerindeki her türlü hakkn kaybedeceine iliflkin düzenlemeyle, mülkiyet hakk, hak düflürücü bir süreye balanmfl bulunuyor; ki, bu aynî hakkn mutlak etkisi ilkesiyle çelifliyor. Aslnda, bu durumda, satc, mal teslim almamakta direndii takdirde, alc, zaten, Borçlar Kanunu hükümleri uyarnca mal tevdi ederek sorumluluktan kurtulma imkânna sahiptir ve yine ayn konuyla ilgili olarak, tasarda, tüketiciye, her türlü kullanma nedeniyle maln ticarî deerinin kaybn tazmin etme yükümlülüü verilmifltir. Oysa, tüketicinin, mal kullanma talimatna uygun olarak kullanmas dolaysyla meydana gelen deer kaybn deil, kullanma dolaysyla salad fayday tazmin etmesi daha uygundur. Ayrca, bu kaybn veya faydann para olarak deerinin tespitinde karflklk olaca açktr.
Tasarda, genel ifllem flartlarna hiç deinilmemifltir; mesela, PTT, TEK, belediyeler ve bankalar, müflteri ve abonelerine, kendi çkarlarn koruyan, hazr, matbu bir sözleflme imzalatmaktadr ve vatandafllarmz da bunu okumadan imzalamaktadr; zaten, okusa bile, bir itiraz hakk bulunmamaktadr. Bunu gidermek için, 5 Nisan 1993 tarihli AT direktifindeki gibi, özel bir düzenlemenin Türk mevzuatna yerlefltirilmesi, tüketicilerin de bu tür haksz uygulamalar karflsnda korunmasn salayacaktr.
Türk hukukunda, AT'nin 85-374 sayl direktifi dorultusunda, imalatç için aypl mallarn neden olduu zararlarn tazminini öngören özel bir düzenleme mevcut deildir. Oysa, Avrupa Birlii hukukunda, bu direktifin önemli bir yeri vardr. Direktif, yalnz imalatçy deil, ithalatçlar ile bayi ve satclar da sorumlu klmfl ve zarar için de, müteselsil sorumluluu getirmifltir. Gerçi, tasarda bu konuda bir düzenleme yaplmflsa da, bu düzenleme, söz konusu direktifi ksmen karfllamaktadr. Özellikle de, bizzat aypl mal dolaysyla uranlan zarar ile aypl maln neden olduu dier zararlar birbiriyle karfltrlmfl bulunduundan, amaca hizmet etmekten uzaktr.
Mamul güvenilirlii hakknda, mevzuatmzda baz hükümler bulunmakla birlikte, güvenli olmayan mamullerin piyasadan çekilmesi için, Avrupa Birliinin 95-59 sayl direktifi çerçevesinde, daha ayrntl düzenlemelere ihtiyaç vardr.
Ayrca, hizmet salayanlarn sorumluluuna iliflkin direktif dorultusunda, tasarnn kapsam içinde, Türk hukukunda da, sunulan hizmetlerin kötü ifas sonucu ortaya çkan zararlardan dolay, hizmet sunanlar için, kusur karinesine dayanan bir sorumluluk düzenlemesi, bu alandaki uyumlafltrmann salanmas açsndan zorunludur.
Avrupa Birliiyle bütünleflmeyi hedef almfl bir Türkiye'nin, artk, bundan sonra, kendisini bu birleflmeye göre hazrlamas gerekmektedir. Bu nedenle, çkarlacak bu kanunun, Avrupa Birliinin bu konudaki direktifleri dorultusunda yaplmas ve eksikliklerin giderilmesi gerekir. Yoksa, ileride tekrar deifltirmek zorunda kalabiliriz. Tasar, eksik ve hatal olarak, bu haliyle Meclis Genel Kurulunda kabul edilirse, tek dileim, milletimiz için hayrl olmasdr.
Hepinize sayglar sunuyorum. (ANAP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Gaydal.
Doru Yol Partisi Grubu adna, Sayn Mahmut Öztürk; buyurun.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- Tüketici brakmadnz ki Türkiye'de. Tüketici diye bir fley kalmad piyasada.
BAfiKAN- Sayn Hatinolu, kimi tenkit ediyorsunuz?.. Henüz konuflmac konuflmasna bafllamad. Sayn Gaydal'y tenkit etmiyorsunuz herhalde?!
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- Hayr, ona göre konuflsun diye...
BAfiKAN- Genel bir kanaat ifade ediyorsunuz... Biraz sonra Sayn Bakan, herhalde, konuflur, o zaman fikirlerinizi söylersiniz efendim.
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- Sayn Baflkanm, zat âlinize hitap ediyorlar herhalde.
BAfiKAN- O hitaba muhatap olacak bir hareket içinde olmadm sanyorum.
SÜLEYMAN HATNO⁄LU (Artvin)- Yok öyle bir fley; Hükümete hitap ediyorum; Hükümete uyar.
BAfiKAN- Öyle deilmifl efendim, Hükümeti ikaz ediyorlarmfl.
Sayn Öztürk, sizin sürenizden 40 saniye çaldlar; o nedenle, sürenizi tekrar bafllatyorum.
Buyurun.
DYP GRUBU ADINA MAHMUT ÖZTÜRK (Aksaray)- Sayn Baflkan, Yüce Meclisin saygdeer üyeleri; görüflülmekte olan Tüketicinin Korunmas Hakknda Kanun Tasars üzerinde, Doru Yol Partisi Grubu adna söz almfl bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Heyeti saygyla selamlarm.
Sayn Baflkan, bence, Türkiye'de uygulanmas en zor olan bir yasa tasars üzerinde görüflüyoruz. Çünkü, mal satan, güçlü bir firma, mal alan, bir kifli ve bu kifli hakkn korumak için bir sürü yasal engeli aflacak, ald çürük bir malla ilgili güçlü firma karflsnda bu davay kazanacak. Bence, çok zor bir hadisedir; ancak, doru olmas gereken bir hadise var.
Ben, flu anda, Sayn Bakan'n yannda Türk Standartlar Enstitüsü Baflkann görmek isterdim. Kamu adna belge veren, yar tüzel bir kurulufl var: Türk Standartlar Enstitüsü, belgeyi veriyor ve buna göre imalat yaplyor. fiimdi, bir tüketici, maazaya, toptancya veya bakkala giriyor; maln ambalaj üzerindeki TSE damgasn görüyor ve TSE'ye güvenerek mal alyor; fakat, daha kullanmadan, mal bozuk çkyor. Biz, ona mahkeme yollarn gösteriyoruz ve hakkn ara diyoruz.
fiimdi, eer, suyu baflndan balamak istiyorsak, TSE'nin mutlaka bu tafln altna elini uzatmas lazm. Eer, TSE, bu iflin altna elini uzatmyorsa, bu Meclis ne kadar kanun çkarrsa çkarsn, Sayn Bakanln teflkilat bu ifl için ne kadar zaptiyesini gönderirse göndersin ve mahkemeleri ne kadar doldurup taflrrsak taflralm, bir netice çkmaz. Hepimizin bildii gibi, eskiden aldmzda bir yl, alt ay yanan bir ampul, flimdi üç gün dayanmyor; ama, TSE markas var. fiimdi "ver paray, al belgeyi" düflüncesiyle Türkiye'de mal imal edilirse, emin olun, Türk sanayiine en büyük kötülüü yapmfl oluruz. Nitekim, okumufl veya okumamfl olsun, da baflndaki bir köyde veya en geliflmifl flehirde oturuyor olsun bütün insanlarmz TSE'ye güvenmek zorundadr; ama, ona güvenerek ald mal böyle çkarsa, yapacamz hiçbir fley yok demektir...
NEVfiAT ÖZER (Mula)- Tüm mallarn da standardnn olmas lazm.
MAHMUT ÖZTÜRK (Devamla)- fiimdi, bu durumda Sanayi ve Ticaret Bakanlnn gösterecei gayretin netice verecei kanaatinde deilim. Zaten karmafla ve kargafla içerisinde olan hukuk ve adalet sistemimize yeni bir yük daha gelecek.
Gelelim dier bir konuya...
HSAN SARAÇLAR (Samsun)- TSE ile ilgisi yok bunun.
MAHMUT ÖZTÜRK (Aksaray)- Efendim, TSE ile bir ilgisi yok; ama, ben, Sayn Bakann sözüne bakarak mal almam ki, TSE damgasna bakarak mal alrm; o mal da çürük çkarsa, ne yapacam ben flimdi?..
Gelelim dier bir konuya: Güçlü firmalar, bol para vererek, özel ve devlet televizyonlarnda ve basnda reklam yaptryor; yani, bu firmalar veya bu basn yayn kurulufllar, paray alrken ve reklam yaparken iyi de, mal gerçekten kaliteli mi kalitesiz mi, kamuoyuna yararl m yararsz m diye düflünmeden reklamn yaparsa, onun da sorumlu olmas lazm; yani, bir nevi aldatmaya vesile olmamas lazm; bu tafln altna onun da elini sokmas lazm.
Sayn Baflkan, sayn üyeler; her fleye ramen, Türkiye'de eksiklii hissedilen bu yasa tasarsnn, bir ölçüde de olsa, korkusuzlara birazck korku getirecei kanaatindeyim; ancak, bu yasann daha iyi ifllerlik kazanmas için, bununla ilgili yasalarmzda, ticaret hukukumuzda ve dier ilgili hukuk hükümlerimizdeki maddelerin sadelefltirilmesi gerekir; eer, bu sadeleflme gerçeklefltirilemezse, zaten aylar, yllar süren davalarn içerisinde firma ile tüketici arasndaki kavgadan da, yarfltan da firma galip çkar, tüketici gider... O sebeple, bunun tekâmüllü, genifl bir flekilde; ama, dediim gibi, TSE'nin ve bu reklam yapan basn ve yayn kurulufllarnn da bu tafln altna elini sokarak ve kendilerinin de kötü ve çürük bir maln reklamn yapamayacak durumda bir cezayla karfllaflacak flekildeki bir yasa düzenlemesiyle karfl karflya gelirse, daha temkinli, ölçülü yayn yaparak veya belge vererek, tüketicinin korunmasna suyun baflnda, iflin bafllangcnda katk salayaca ; yani, TSE ile Sanayi ve Ticaret Bakanlnn birlikte hareket etmesinin tüketici için daha zorunlu olaca kanaatindeyim.
Bu vesileyle, yasann hayrl ve uurlu olmasn diler, Yüce Heyeti saygyla selamlarm. (DYP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Öztürk.
Refah Partisi Grubu adna, Sayn Abdüllatif fiener; buyurun. (RP sralarndan alkfllar)
RP GRUBU ADINA ABDÜLLATF fiENER (Svas)- Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; tüketicinin korunmasyla ilgili 619 sra sayl kanun tasars üzerinde söz almfl bulunuyorum, bu vesileyle, hepinizi saygyla selamlyorum.
Bildiiniz gibi, tüketici, ekonomik faaliyetler içerisinde üzerinde durulmas gereken önemli bir kesimi ifade etmektedir.
Her fleyden önce, seçilen parlamenterler olarak olaya bakacak olursak, tüketiciler, ayn zamanda seçmendirler de; insan olarak olaya bakacak olursak, hepimiz birer tüketiciyiz. Dolaysyla, bu, ülkede yaflayan 60 milyon insan ilgilendiren, bizatihi kendimizi ilgilendiren ve tüm seçmenlerimizi ilgilendiren bir konudur.
Meclis olarak, tüketicinin korunmasyla ilgili hiçbir konuya duyarsz kalamayacamz açkça görülen bir gerçektir. Bu konunun, bugüne kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisine, bir kanun tasars olarak gelmemifl olmas, bir eksikliktir, tabiî, bu tasarda bulunan dier eksiklikler de, iflin baflka bir boyutu olarak nitelendirilebilir.
Tüketicinin korunmas, aslnda, hem anayasal hem de yasal bir zorunluluu ifade etmektedir. Bu zorunluluu yerine getirmek de, her fleyden önce, yasal çerçevesindeki eksiklikleri giderme bakmndan ,bu Meclise ait bir görevdir.
Anayasamzn 172 nci maddesinde, açk ve net bir flekilde, olay vurgulanmfltr ve "Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydnlatc tedbirleri alr, tüketicilerin kendilerini koruyucu giriflimlerini teflvik eder" denilmektedir. Anayasamzda, 172 nci madde dflnda deiflik maddelerde de tüketicinin korunmasyla ilgili ifadelere, hükümlere rastlarz.
Olay, sadece Anayasayla da kalmyor; ayn flekilde, befl yllk kalknma planlarna baktmzda, ayn yükümlülüü, zorunluluu orada da tespit ediyoruz. En son, Altnc Befl Yllk Kalknma Plannda da, ayn flekilde, tüketicinin korunmasyla ilgili olarak alnmas gereken tedbirlerle alakal bölümler yer almaktadr.
Bunun dflnda, deiflik çok saydaki kanunda, tüketiciye yönelik olarak hükümler düzenlenmifltir. Sanayi ve Ticaret Bakanlnn görevleriyle ilgili kanunun 12 nci maddesinin (b) fkrasnda da benzer net bir hüküm var. Tüketicilerin meselelerini tespit etme ve tüketicinin eitilmesi, teflkilatlanmas ve korunmasnn temini için tedbirler alma görevi, bu Bakanla verilmifl bulunmaktadr.
O halde, bir yandan Anayasada düzenlenen, bir yandan kalknma planlarnda tanzim edilen ve deiflik kanunlarda ele alnan bir konu olmas hasebiyle, tüketicinin korunmas, bir zaruret olarak önümüzde duran bir ihtiyaçtr. Zaten, bu ihtiyac, biz, Refah Partisi olarak, baflndan beri hissetmifl bulunan bir Grubuz ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sunduumuz ilk arafltrma önergelerinden biri, tüketicinin korunmasna iliflkindi ve bu önerge, 19 uncu Yasama Döneminin bafllangç günlerinde bu kurulda görüflüldü; Arafltrma Komisyonu kuruldu, çalflmalarn tamamlad ve raporunu da Türkiye Büyük Millet Meclisine takdim etti.
fiimdi, o raporda da, tüketicinin korunmasyla ilgili önemli noktalar tespit edilmiflti ve bu konuyla ilgili çok boyutlu eksikliklerin giderilmesi gerektii belirtilmiflti.
Her fleyden önce "tüketicinin korunmasyla ilgili yasal danklk var; bu danklklarn giderilmesi gerekir, en azndan, tüketicinin korunmasyla ilgili bir çerçeve kanunun çkarlmas gerekir" denilmiflti; bu, raporda da tespit edilmiflti. Dolaysyla, bu, önümüzde duran, bugün tartflmakta olduumuz, görüflmekte olduumuz, tüketicinin korunmasyla ilgili tasar da, bu raporda belirtilen ihtiyac, ksmen de olsa, giderme amacna yöneliktir.
Tabiî, bu yasa çerçevesinde, tüketicinin korunmasyla ilgili pek çok boflluun doldurulmas da muhtemeldir; ama, özellikle, tüketiciyle ilgili kurumlarn ve dairelerin kendi aralarnda koordinasyon eksikliinin bulunmas, tüketicilerin maduriyetine de sebep olmaktadr. Bu daireler arasndaki koordinasyonun ve düzenin salanmas gerekir.
Ayn flekilde, tüketicilerin sorunlaryla ilgili itiraz mercileri arasnda da danklk var. Yargya intikal ettii takdirde, bunun, yarg üzerinde çok büyük dosya yükü oluflturaca, bu konuyla ilgili belki ihtisas mahkemeleri veya daha pratik çözümlere ulaflabilecek nitelikte mahkemelerin kurulmas zarureti de vardr; ama, olaya kapsaml ve gerçekçi bir boyuttan bakacak olursak, tüketiciyle ilgili pek çok fley söyleme imkânna sahip olmamza ramen, asl olan, konunun ekonomik olduudur ve bu mevcut piyasa yaps içerisinde, bu mevcut iktisadî dengelerin bozukluu içerisinde, yasal çerçeveyi ne kadar iyi oluflturursanz oluflturun, kurumsal yaplardaki boflluklar ne kadar doldurursanz doldurun, tüketiciyi korumak mümkün olmaz. Enflasyon orannn yüzde 100'ü aflt, üç rakaml hale geldii bir ortamda tüketicilerin nasl korunacan, gerçekten, herkes merak edebilir. Bunu, böylesine bir enflasyonist ortamda, kanun çkarmakla, kurumsal düzenlemeler yapmakla mümkün hale getiremeyeceimiz de açk bir gerçektir.
Dier taraftan, tüketiciyi ezen, madur eden en önemli faktörlerden biri de, tekelci yaplardr. Eer bir ülke ekonomisinde tekelci yaplar hâkimse, böyle bir ortamda, fiyatlar, bu tekelci kurulufllar tarafndan, tekel piyasalarna özgü koflullar içerisinde tespit edilecek; dolaysyla, tüketici, refah kaybna urayacaktr. Dolaysyla, tekelci yaplarn da çözülmesi lazm. Türkiye'de piyasaya hâkim yap, özellikle bu tekelci firmalarn oluflturduu yapdr; hemen her alanda aksak bir rekabet piyasas vardr, belli ürünler belli birkaç firma tarafndan üretilmektedir ve her alanda tekel oluflmufl vaziyettedir; hangi mal ele alrsanz aln, o maln üreticisi olarak birkaç firma vardr ve bu firmalar arasndaki rekabet, aslnda optimal fiyat bulmaya yönelik deil, dorudan doruya bir reklam rekabetidir; üstelik, bu reklamlarn maliyetlerini de fiyatlara ekledikleri için, gerçekte çok düflük fiyatlarla piyasaya sunulabilecek mallar, çok yüksek fiyatl, pahal mallar olarak piyasaya arz edilmektedir. Böylesine bir arz karflsnda da, tüketicinin, fiyat düflürebilme gücü, iktidar yoktur; çünkü, o mal üreten birkaç firma, fiyat düzeyini çok yüksek bir flekilde belirleyebilmektedir. Bu yaplarn çözülmesi lazm. Tekelci yaplarn, belki ekonomik tedbirlerle, belki baz yasal tedbirlerle -ksmen de olsa bu konuda etkili olabilir- ortadan kaldrlmas lazm.
Dier taraftan, ekonomiyle ilgili; özellikle, kredi faizlerinin yüzde 230 olduu bir ortamda, bu tabiî, dorudan doruya tüketicilere yansyacak demektir, tüketicilerin ezilecei bir ortam ortaya çkaracak demektir.
Konuyu fazla uzatmamak, Sayn Bakan da burada fazla bekletmemek niyetiyle, düflüncesiyle, özet olarak flunu belirtmek istiyorum: Bu konudaki bir yasal düzenleme her fley demek deildir; ama, yasal düzenlemenin de, bir çerçeve kanunun da çkarlmas gereklilii vardr. Bu iyi niyetle, bu düflünceyle, 619 sra sayl kanun tasars Meclisimize gelmifltir, müzakerelerini yapyoruz. Bu tasarnn içeriiyle ilgili baz eksiklikler muhakkak vardr; ancak, bu eksikliklerine ramen, böyle bir tasarnn yasalaflmasnda da bafllangç olarak, en azndan fayda mülahaza etmekteyiz.
Bu düflünceler içerisinde; eer, yasalaflrsa bu tasarnn hayrl olmasn diliyor, sayglar sunuyorum. (RP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn fiener.
Sosyaldemokrat Halkç Parti Grubu adna, Sayn Tahir Köse; buyurun efendim. (SHP sralarndan alkfllar)
SHP GRUBU ADINA MEHMET TAHR KÖSE (Amasya)- Sayn Baflkan, Yüce Meclisin deerli üyeleri; hepinizi saygyla selamlyorum.
Ekonomik demokratikleflme paketi içerisinde bulunan yasalarmzdan önemli bir tanesi de, Tükecinin Korunmas Hakknda Kanun tasarsyd. Geçen haftalarda Meclisin oybirliiyle kabul ettii Rekabetin Korunmas Hakknda Kanun da yine, esas itibariyle tüketicinin korunmasna dönük olan önemli bir yasayd. Bu yasalarn ilk metnini -o gün de söylediim gibi- 300'ün üzerindeki kurum, kurulufl ve siyasî partilere yollayp, birlikte oluflturmufltuk.
Bu tasarya bakacak olursak, bir iki tane münferit maddenin haricinde, hemen hemen hiçbir partinin muhalefet flerhi yok. Bundan dolay, tüm siyasî partilerimize teflekkür ediyorum. O zaman, yasa tasarsnn hazrlanmasnda hepsi çok yardmc oldular, yardmlarn esirgemediler. Sivil toplum örgütleri, yine, ayn flekilde yardmlarn esirgemediler. Bu yasalarn hazrlanmasnda emei geçen Sanayi Bakanlnn bürokratlarna da ayrca teflekkür ediyorum; hepsi, çok büyük emek verdiler.
Bu tasary özetleyecek deilim; ama, çok iyi flekilde hazrlanmfl bir tasardr. Burada, kampanyal satfllar, kapdan satfllar, aypl ve kusurlu maln nasl geri alnaca çok detayl bir flekilde tarif edilmifltir. Tasarda, bugün, deifltirilmesi ve güncellefltirilmesi gereken birkaç tane madde vardr; o da, cezalarla ilgilidir. Bu tasary sevk ettiimizde, cezalar, katsaylara balamfltk; yasa çktktan sonra, her yl, bu, peflpefle artmfl olacakt; fakat, arada bir takvim yl geçtii için, parasal miktarlarn bugünkü tarihlere göre güncellefltirilmesi gerekli. Ondan sonra da, zaten, katsayya baland için, bir güncellefltirme gerekmeyecek.
Tasar içinde, birkaç tane, sivil toplum örgütünün arlkl olduu kurullar var; Reklam Kurulu, Tüketici Konseyi, Tüketici Sorunlar Hakem Heyeti gibi... Bunlar da, biraz evvel söylediim gibi, sivil arlkl; kamunun arl, hemen hemen hissedilmeyecek derecede az. Daha sonra kurulacak ilk kuruluflun da, yasa çktnda, Adalet Bakanlnn görevlendirecei bir mahkeme bu sorunlar çözmede yardmc olacak; fakat, belli bir süre sonra, Adalet Bakanl tüketici mahkemelerini, bu yasayla teflekkül ettirmifl olacak.
Ben, tekrar, yasa tasarsnn hazrlanmasnda -Komisyonda olsun bize fikir verme aflamasnda olsun- yardmc olan tüm siyasî partilere teflekkür ediyorum. Ayrca, Sanayi Bakanlnn deerli bürokratlarna ve Sayn Bakana da teflekkür ediyorum.
Yüce Meclise sayglar sunarm.
BAfiKAN- Teflekkür ederim Sayn Köse.
Sayn milletvekilleri, gruplar adna yaplan konuflmalar tamamlanmfltr.
fiahslar adna söz talebi?.. Yoktur.
Sayn Bakan, konuflma talebiniz var m efendim?
SANAY VE TCARET BAKANI MEHMET DÖNEN (Hatay)- Hayr Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Böylece, tasarnn tümü üzerinde yaplan konuflmalar tamamlanmfltr.
Tasarnn maddelerine geçilmesini oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.
l inci maddeyi okutuyorum:
MADDE l.-
BAfiKAN- Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.
Önerge yok.
Maddeyi oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.
2 nci maddeyi okutuyorum:
MADDE 2.-
BAfiKAN- Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.
Önerge yok.
Maddeyi oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.
3 üncü maddeyi okutuyorum:
MADDE 3.-
BAfiKAN- Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.
Madde üzerinde önerge yok.
Maddeyi oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... 3 üncü madde kabul edilmifltir.
4 üncü maddeyi okutuyorum:
BAfiKAN- Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.
Madde üzerinde önerge yok.
Maddeyi oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... 4 üncü madde kabul edilmifltir.
5 inci maddeyi okutuyorum:
BAfiKAN- Madde üzerinde, Sayn Topçu'nun söz talebi vardr. Buyurun efendim.
YAfiAR TOPÇU (Sinop)- Sayn Baflkanm, deerli arkadafllarm; tabiî , kanun tasarsn bir an evvel geçirelim diye gecenin bu saatinde burada bulunuyoruz. Benim, söz almak gibi bir niyetim yoktu; kanun tasars, o zamanki Bakanlar Kurulundan geçmifltir, altnda da imzam var. Yalnz, madde metninde, hukukla, borçlar hukukuyla, ticaret hukukuyla ve mevcut uygulamayla, maalesef, badaflmayan ibareler var. Bunlar düzeltme flansna da tam sahip deiliz. Ben, çok tipik olduu için dikkatinizi çekmek istedim.
Baknz ne diyor: "Üzerinde numunedir veya satlk deildir ibaresi bulunmayan bir maln; ticarî bir kuruluflun vitrininde, rafnda veya açkça görülebilir herhangi bir yerinde teflhir edilmesi, onun stokta bulunduu anlamna gelir." Hayr, stokta bulunduu anlamna gelmez, bazen son mal olduu anlamna gelir. Bir gözlük, gözlükçünün vitrininde duruyor. Bunun bir ikincisi stokta olmayabilir. Bunun üzerine, her seferinde "bitti, bitmedi, numunedir ya da baflka kalmamfltr" gibi ibareler yazmak zorunda braklmas veya bir baflka maddede, satcnn, son mal, vitrinde teflhir edilmek üzere konmufl olan mal, istedii zaman satmak mecburiyetinde braklmas tek tarafl olarak satcy balamak anlamna gelen, bizim borçlar hukukumuzla, mevzuatmzla badaflmayan hükümler var.
Ben önerge falan da hazrlamadm, böyle bir niyetim de yok; sadece dikkatinizi çekmek için söyledim. Yasa tasars çok bekledi, tüketici de bu yasa tasarsn bekliyor, oyalamay da flahsen doru bulmuyorum; ama, bu yanlfllar nasl düzeltilir?.. Bir tercüme yaplarak m bu yanlfllar yapld, bunu kimler nasl hazrlad bilemiyorum; ama, bu tasarda birçok yanlfllar var. Sadece, Genel Kurulda bulunan arkadafllarmzn dikkatine sunmak istedim.
Dinlediiniz için teflekkür ediyor, sayg sunuyorum.
BAfiKAN- Sayn Komisyon veya Sayn Hükümet bu konuda söz almak istiyorsa..
SANAY VE TCARET BAKANI MEHMET DÖNEN (Hatay)- Evet, Sayn Baflkan, bir hususu açklamak istiyorum.
BAfiKAN- Buyurun efendim.
SANAY VE TCARET BAKANI MEHMET DÖNEN (Hatay)- Bu, açklk ilkesi için konmufl bir madde. Eer, satc bir mal vitrine koymuflsa, tabiî, satlk olup olmadn da üzerine yazmak durumunda kalmas için konmufl bir maddedir ve dorudur. Onun için, borçlar hukukuna aykr herhangi bir yan da yok diye düflünüyorum.
BAfiKAN- tiraz ve cevap, zabtlara bu flekilde geçti efendim.
Bu konuda herhangi bir önerge var m? Yok.
5 inci madde üzerinde baflka söz talebi? Yok.
5 inci maddeyi bu haliyle oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.
6 nc maddeyi okutuyorum:
BAfiKAN- Madde üzerinde söz talebi?..
CEVAT AYHAN (Sakarya)- Sayn Baflkan, burada bir kelime var...
BAfiKAN- Efendim, kürsüye buyurun.
CEVAT AYHAN (Sakarya)- Yerimden ksaca arz edeyim. Sayn Baflkan, burada "bir ediminin" deniliyor; yani, bunu kaç kifli biliyor Genel Kurulda? Bir kanun metni yazlrken , anlafllr olmas mühimdir.
SANAY VE TCARET BAKANI MEHMET DÖNEN (Hatay)- Borçlar Yasasnda var.
PLAN VE BÜTÇE KOMSYONU BAfiKANVEKL YILMAZ OVALI (Bursa)- Kanunlarda var.
BAfiKAN- Efendim, bir dakika müsaade eder misiniz, Sayn Ayhan konuflmasn bitirsin.
CEVAT AYHAN (Sakarya)-Taahhüt manasna geliyor... Taahhüt olarak deifltirelim. Kimsenin de anlamad bir kelimeyi buraya koymann bir manas yok.
Arz ederim.
BAfiKAN- Teflekkür ederim.
Sayn Komisyonun, bu konuda bir cevab var m efendim.
PLAN VE BÜTÇE KOMSYONU BAfiKANVEKL YILMAZ OVALI (Bursa)- Efendim, "edim" kelimesi hukukî bir tabirdir, borçlar hukukunda da vardr.
BAfiKAN- Borçlar Kanunundan alnmfl bir tabirdir.
PLAN VE BÜTÇE KOMSYONU BAfiKANVEKL YILMAZ OVALI (Bursa)- Evet.
BAfiKAN- Peki efendim.
tiraz ve cevap, zabtlara bu flekilde geçti efendim.
Teflekkür ederim.
Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.
Bir önerge var; okutup, iflleme koyacam.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Genel Kurulda görüflülmekte olan tüketicinin korunmas hakknda kanun tasarsnn 6 nc maddesinin ikinci fkrasnn sonuna gelmek üzere "taraflarca belirlenen ve tüketiciye yazl olarak bildirilen mal veya hizmetin toplam satfl fiyat hiçbir flekilde artrlamaz" ibaresinin eklenmesini; üçüncü fkrasna "bilgileri" ifadesinden sonra gelmek üzere "yazl olarak bildirmek ve taraflar arasnda aktedilen sözleflmenin bir nüshasn" ibaresinin ilavesini arz ve teklif ederiz.
hsan Saraçlar Cemalettin Gürbüz Güler leri M. Seyfi Oktay
Samsun Amasya Tokat Ankara
Hilmi Yükselen Mustafa Ylmaz Mahmut Öztürk
Krflehir Malatya Aksaray
Gerekçe:
Taraflarca belirlenen ve tüketiciye yazl olarak bildirilen toplam satfl fiyatnn, geliflen piyasa koflullarna göre sonradan artrlmas, hem karfllkl irade beyanlar sonucu oluflan sözleflmeye hem de tüketicilerin korunmasyla ilgili temel ilke ve amaçlara aykrlk teflkil edeceinden, söz konusu madde metnine toplam satfl fiyatnn artrlamayacann ilave edilmesi uygun olacaktr.
BAfiKAN- Sayn Komisyon, önergeye katlyor musunuz?
PLAN VE BÜTÇE KOMSYONU BAfiKANVEKL YILMAZ OVALI (Bursa)- Çounluumuz olmad için katlamyoruz Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Sayn Hükümet?..
SANAY VE TCARET BAKANI MEHMET DÖNEN (Hatay)- Katlyoruz efendim.
BAfiKAN- Sayn Hükümet, önergeye katldklarn, Sayn Komisyon da, çounluklar olmad için katlamadklarn ifade ettiler.
Önergeyi oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmifltir.
Bu maddeyi, bu önergeyle yaplan deiflik flekliyle, oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler...Kabul etmeyenler...Kabul edilmifltir.
7 nci maddeyi okutuyorum:
BAfiKAN- Madde üzerinde söz talebi?..Yok.
Madde üzerinde bir önerge var; okutup, iflleme koyacam:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Genel Kurulda görüflülmekte olan, Tüketicinin Korunmas Hakknda Kanun Tasarsnn 7 nci maddesinin üçüncü fkrasna "bilgileri de" kelimesinden sonra "vermekte" kelimesinden önce gelmek üzere "yazl olarak" ifadesinin ilavesini arz ve teklif ediyoruz.
Sayglarmzla.
hsan Saraçlar M. Seyfi Oktay Hilmi Yükselen
Samsun Ankara Krflehir
Mahmut Öztürk Cemalettin Gürbüz Güler leri
Aksaray Amasya Tokat
Mustafa Ylmaz
Malatya
Gerekçe: Hemen her ürün için yapmakta olan kampanyal satfllara iliflkin koflullarn yazl olarak bildirilmesi, tüketiciyi bilgilendirip aydnlatacandan, tüketicilerin aldatlmasnn önüne geçilebilecektir.
BAfiKAN- Sayn Komisyon önergeye katlyor mu efendim?
PLAN VE BÜTÇE KOMSYONU SÖZCÜSÜ ALAETTN KURT (Kocaeli)- Çounluumuz olmad için katlamyoruz Sayn Baflkan.
BAfiKAN- Sayn Hükümet ?..
SANAY VE TCARET BAKANI MEHMET DÖNEN (Hatay)- Katlyoruz.
BAfiKAN- Sayn Hükümet önergeye katlyor, Sayn Komisyon çounluu olmad için katlamyor.
Önergeyi oylarnza arz ediyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.
7 nci maddeyi, deifliklik önergesindeki kabul ettiiniz flekliyle oylarnza arz ediyorum : Kabul edenler... Etmeyenler... 7 nci madde kabul edilmifltir.
Sayn milletvekilleri, çalflma süremizin bitmesine 5 dakika gibi bir zaman kalmfltr. Bundan sonraki maddelerde de fazla sayda önerge vardr. Yeni bir maddeye baflladmz takdirde bitirilememe ihtimali mevcuttur; daha önce alnan karar gereince de...
SANAY VE TCARET BAKANI MEHMET DÖNEN (Hatay)- Bir önerge var Sayn Baflkan .
BAfiKAN- 7 nci maddeyle ilgili mi?
SANAY VE TCARET BAKANI MEHMET DÖNEN (Hatay)- Sürenin uzatlmasyla ilgili Sayn Baflkan.
BAfiKAN Hayr efendim mümkün deil.
Daha önce, saat 23.00'e kadar çalflma önerisini yine bu Genel Kurul kabul etmiflti.
Bu nedenle, kanun tasar ve tekliflerini srasyla görüflmek için, 29 Aralk 1994 Perflembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleflimi kapatyorum.
Kapanma Saati :22.55