B‹R‹NC‹ OTURUM

Aç›lma Saati: 15.00

BAfiKAN: Baflkanvekili Yasin HAT‹BO⁄LU

KÂT‹P ÜYELER: Cengiz ÜRETMEN (Manisa), ‹brahim Halil ÇEL‹K (fianl›urfa)

-----0-----

BAfiKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 70 inci Birleflimini aç›yorum.

 

III – Y O K L A M A

 

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, ad okunmak suretiyle yoklama yap›lacakt›r. Genel Kurul salonunda haz›r bulunan say›n üyelerin, yüksek sesle iflaret buyurmalar›n› rica ediyorum.

(‹zmir Milletvekili Veli Aksoy'a kadar yoklama yap›ld›)

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, toplant› yetersay›m›z vard›r; görüflmelere bafll›yoruz.

Gündeme geçmeden önce, gündem d›fl› söz talebinde bulunan üç say›n üyeye söz verece€im; sonra, gündem çal›flmalar›m›za devam edece€iz.

 

 

 

BAfiKAN – Elaz›€ Milletvekili Say›n Ahmet Cemil Tunç, Hükümetin belediyelerle ilgili uygulamalar›yla alakal› olmak üzere, gündem d›fl› söz talebinde bulundunuz. Konuflma imkân› veriyorum; buyurun. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

AHMET CEM‹L TUNÇ (Elaz›€) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; belediyelerin içinde bulunduklar› s›k›nt›lar› ve Hükümetin belediyelerle ilgili politikalar›n› arz etmek üzere huzurunuzda bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi sayg›yla selaml›yorum.

27 Mart seçimlerinden önce, bütün siyasî partiler, özellikle iktidara mensup siyasî partiler, mahallî idarelerin güçlendirilmesi gerekti€i, yetkilerinin art›r›lmas› gerekti€i, merkezî idarenin, daha fazla kaynak temin etmesi gerekti€ini, meydanlarda söylediler; halka vaat ettiler; ancak, seçimlerden sonra bu vaatlerine ne kadar ba€l› kald›klar›, belediyelere karfl› nas›l hasmane bir tutum içinde olduklar› da ortadad›r.

Önce, ‹ller Bankas› paylar› düflürüldü, belediyelerin çeflitli gelir kaynaklar› k›s›ld›, belediye mallar›na haciz koyma imkân› dahi getirildi. Gelir kaynaklar› büyük oranda k›s›l›rken, geçen dönemlerden kalma vergi ve sigorta borçlar›n›n 30 ay içinde ödenmesi zorunlulu€u getirildi.

Birçok belediyenin mevcut kaynaklar›, geçmiflten gelen borçlar› ödemeye bile yetmemektedir. Anadolu'nun irili ufakl› birçok belde ve ilçe belediyeleri, iflçi maafllar›n› bile ödeyemez duruma gelmifltir. Hükümet, parti fark› gözetmeksizin, bu belediyelere yard›m etmek zorundad›r. ‹ktidar partilerinden olmayan belediyelere yard›m yapmamak, o belde sakinlerini cezaland›rmak anlam›na gelir ki, böyle bir ay›r›m kimseye fayda temin etmez.

Düflünün; bir ilde befl belediye iktidara mensup partilere aitse ve bunlar Hükümetten yeterli ve gerekli destek ve yard›m› al›yorsa; ama, muhalefete mensup belediyeler ayn› oranda Hükümetin deste€ini göremiyorsa, bunu halka izah etmeniz mümkün olmad›€› gibi, ne siyasî ne de insanî bir taraf› da olamaz. Kald› ki, bugüne kadar tahkim yasalar› -zaman zaman- ç›kar›larak, belediyelerin belli oranda borçlar› da affedilmifltir; bugün de, belediyelerin içinde bulunduklar› zorluklar göz önüne al›narak, birk›s›m borçlar›n›n affedilmesi gerekti€ine inan›yorum.

Say›n Baflkan, de€erli arkadafllar›m; belediye kadrolar›n›n ne kadar fliflirildi€ini, partizan maksatlarla -ihtiyaç olsun olmas›n- nas›l dolduruldu€unu hepimiz çok yak›ndan biliyoruz. Yasada "belediyeler bütçelerinin yüzde 30'undan fazlas›n› personele ödeyemezler" hükmü olmas›na ra€men, baz› belediyeler bütçelerinin yüzde 100'ünden fazlas›n› personele ödemek zorunda kalm›fllard›r. 27 Mart seçimlerinden sonra belediye çal›flanlar›n›n yatay geçiflleri de, baflka kurumlara geçmesi de partizan maksatlarla yasaklanm›fl, boflalan kadrolara aç›ktan atama yapma imkân› da, ‹çiflleri Bakanl›€›n›n valiliklere gönderdi€i 6.5.1994 tarihli genelgeyle yasaklanm›flt›r. Ancak, ‹çiflleri Bakanl›€› Mahalli ‹dareler Genel Müdürlü€ünün, 22.12.1994 tarihinde valiliklere flu genelgeyi gönderdi€ini görüyoruz:

"Konusu : Bofl kadro bildirimi.

‹liniz dahilindeki belediyeler, ba€l› kurulufllar› ve belediyelerin üyesi bulundu€u birliklere ait mevcut bofl memur kadrolar›n›n, 15 gün içinde, ekli 1 say›l› formla doldurulup, sonunda usulüne uygun flekilde ifllenerek, Bakanl›€›m›za gönderilmesini rica ederim."

E€er, bu bofl kadrolar özellefltirmeden dolay›, resen doldurulacaksa, bu büyük bir haks›zl›k, siyasî haz›ms›zl›ktan baflka bir fley ifade etmese gerek.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Say›n Tunç, toparlar m›s›n›z,lütfen...

AHMET CEM‹L TUNÇ (Devamla) – Teflekkür ediyorum. Ba€l›yorum Say›n Baflkan.

Say›n Baflbakan, geçen hafta ‹stanbul'un sorunlar›na ilgi duymaya bafllad›. Bunu, olumlu bir geliflme olarak görüyoruz; ancak, ‹stanbul'un sorunlar›n› araflt›r›rken, yerinde incelerken, Say›n Baflbakan›n, ‹stanbul Büyükflehir Belediye Baflkan›n› yan›na almamas›n› da, ayn› flekilde yad›rg›yoruz ve flunu söylüyoruz: ‹stanbul'un sorunlar›n›, istanbul'un Büyükflehir Belediye Baflkan›n› d›fllamak suretiyle halletmenin, mümkün olmad›€›na inan›yorum.

Bugün, gazetede bir bafll›k var: "Tayyip'e Darbe". Dün, Bakanlar Kurulu toplant›s›ndan sonra, baz› kararlar›n al›nd›€›, bas›na da yans›m›fl durumdad›r. Yap›lacak olan, ne Tayyip'e darbedir ne de Refah Partisine darbedir. Yap›lmak istenen, halka karfl› sivil bir darbe, ‹stanbul halk›na karfl› sivil bir darbedir. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

Hani, son sosyalist devlet de y›k›lm›flt›. Bu yap›lmak istenen, sosyalist uygulamadan öte bir anlay›flt›r. Umuyorum ki, bu gazete haberi do€ru olmaz, Hükümet, böyle bir yanl›fll›k da yapmaz. Aksi takdirde, Hükümet, neticesine de katlanmak zorundad›r. Seçilmifl insanlar› d›fllaman›n hesab›n›, seçimlerde halka vermek zorunda kalacakt›r.

Bunlar› arz eder, sayg›lar sunar›m (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Tunç, teflekkür ediyorum efendim.

Say›n Tunç'un gündem d›fl› konuflmas›na cevap vermek üzere, ‹çiflleri Bakan› Say›n Mentefle; buyurun efendim.

‹Ç‹fiLER‹ BAKANI NAH‹T MENTEfiE (Ayd›n) – Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Elaz›€ Milletvekili Say›n Ahmet Cemil Tunç'un, Hükümetin belediyelerle ilgili uygulamalar› konusunda yapm›fl oldu€u gündem d›fl› konuflmaya flimdi muttali oldum; arz› cevap ediyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi sayg›yla selaml›yorum.

Mahallî idarelerde hizmetlerin etkin, verimli, süratli ve uyum içerisinde yürütülmesini sa€lamak ve Bakanl›€›mca belirlenen genel esaslar çerçevesinde kullanmak üzere, afla€›daki yetkiler, il valilerine devredilmifltir:

1.- 1580 say›l› Belediye Kanununun 117/16 nc› maddesinde, belediye bütçelerinden ödenecek maafl ve ücretler toplam›n›n, bütçe gelirlerinin yüzde 30'unu aflmas› halinde gerekli olan Bakanl›k onay›.

2.- 1580 say›l› Belediye Kanununun 156 nc› maddesinde, nüfusu 70 binden fazla olan belediyelerde, belediye meclis üyelerine ödenecek huzur hakk›n›n tespitinde gerekli olan Bakanl›k onay›.

3.- 237 say›l› Tafl›t Kanununun 13 üncü maddesinde, mahallî idarelerin, 237 say›l› Kanun kapsam› içindeki ekonomik ömrünü doldurmufl tafl›tlar›n›n sat›lmas› için gerekli olan Bakanl›k onay›.

1994 ve 1995 y›llar› Bütçe Kanunlar›yla getirilen, belediyeler ile bunlar›n kurduklar› birlik ve müesseselere tahsis edilmifl bulunan memur kadrolar› ile sürekli iflçi kadrolar›ndan bofl olanlar›n aç›ktan atama amac›yla kullan›lmas› için gerekli olan Bakanl›k izni.

1994 ve 1995 Bütçe Kanunlar›yla getirilen, belediyeler ile bunlar›n kurduklar› birlik ve müesseselerde çal›flt›r›lacak geçici iflçilere ait, geçici ifl pozisyonlar› için Bakanl›€›ma ait vize yetkisi.

Nüfusu 50 binin alt›ndaki küçük belediyelerin, yat›r›m projelerinin desteklenmesi amac›yla kurulan Mahallî ‹dareler Fonunun kullan›m›nda Bakanl›€›ma ait yetkiler.

Nitekim, bu yetkiler, valiliklere devredilmifltir. Mahallî idareler proje karfl›l›€›nda, gayet objektif flekilde bu yard›mlar› da€›tmaktad›rlar.

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Say›n Bakan›m, acaba bir incelediniz mi?

‹Ç‹fiLER‹ BAKANI NAH‹T MENTEfiE (Devamla) – Say›n Ahmet Cemil Tunç arkadafl›m›z, bu arada, ‹stanbul'da Say›n Baflbakan›n yapt›€› geziden bahsettiler; ben de o gün ‹stanbul'dayd›m. Baflbakan›n kendileri, elbette, hem ‹stanbul Milletvekili hem de Baflbakan olarak ‹stanbul'un baz› problemlerine el atmak için o geziyi tertip etmifller. Bizi saat 14.00'te toplant›ya davet ettiler. Bu toplant›da ‹stanbul Valisi, ‹stanbul Emniyet Müdürü ve ‹stanbul Belediye Reisi konufltular, bilgi verdiler ve bu surette sonra da  Baflbakan, o bilgilere cevaben ‹stanbul meselelerine, her zaman sizin de, Yüce Meclisin de araflt›rmas›yla öngördü€ü konular hakk›nda konufltular. Herhalde bu hareket, ters bir hareket olmasa gerektir. Kald› ki, ‹çiflleri Bakan›yla birlikte, ‹stanbul Belediye Baflkan› da yap›lan toplant›ya davet edilmifllerdir.

HÜSAMETT‹N KORKUTATA (Bingöl) – Gezi, gezi efendim...

‹Ç‹fiLER‹ BAKANI NAH‹T MENTEfiE (Devamla) – Gezi konusunda, iflte ‹çiflleri Bakan› olarak ben de geziye davet edilmedim; ben bir flikâyette bulunmad›m. Elbette, Baflbakan›m›z gideceklerdir, gezeceklerdir.

Nihaî olarak da, zaten, ‹stanbul'un içinde yaflayan, ‹stanbul Belediye Reisi de davet edilmifllerdir ve konular›n› dile getirdiler, ihtiyaçlar›n› dile getirdiler. Nitekim, Say›n Baflbakan da bu ihtiyaçlar› karfl›lamak için, Çevre Bakan›na ve çeflitli bakanlara da direktifler verdiler dün Bakanlar Kurulunda.

DEVLET BAKANI NECMETT‹N CEVHER‹ (fianl›urfa) – Onlar yanl›fl bilgi alm›fllar.

‹Ç‹fiLER‹ BAKANI NAH‹T MENTEfiE (Devamla) – Demek ki, de€erli arkadafllar›m yanl›fl bir istihbarat var. ‹stanbul'un meselelerinin, sadece mahallî belediyesince karfl›lanamayaca€›n›, bizzat belediye baflkan› verdi€i izahatta belirttiler. fiu hale göre, Baflbakan›m›z›n, ‹stanbul meselelerine el uzatmas› memnuniyeti mucip bir hadisedir; bundan gocunmamak, ürkmemek laz›md›r. Hepimizin istikameti, bu güzel ‹stanbul'u, bu çirkinliklerden kurtarmakt›r.

ÖMER EK‹NC‹ (Ankara) – Türkiye gibi ‹stanbul'u da bat›racaks›n›z.

‹Ç‹fiLER‹ BAKANI NAH‹T MENTEfiE (Devamla) – Bu vesileyle, Yüce Meclise sayg›lar›m› sunar›m.(DYP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Bakan, teflekkür ediyorum.

De€erli milletvekilleri, bir hususu aç›klamak ihtiyac› duydum: Say›n Bakan, gündem d›fl› konuflmay› ve gündem d›fl› konuflman›n konusuna henüz muttali olduklar›n› ifade buyurdular.

Efendim, Baflkanl›€›m›z›n usulü fludur: Gündem d›fl› söz verdi€imiz her arkadafl›m›z›n ad›n›, konuflma konusunu, gruplara, kendilerine ve bakanl›klar›m›za bildiririz. Sizin bulundu€unuz ‹çiflleri Bakanl›€›m›za, bu konuflma ve konuflmac›n›n ad›, soyad›, 12.10'da Zeki Taflar Bey'e ulaflt›r›lm›flt›r.

‹Ç‹fiLER‹ BAKANI NAH‹T MENTEfiE (Ayd›n) – Say›n Baflkan, herhalde bir yanl›fl anlama var; daha önce siz lütfetmiflsiniz göndermiflsiniz.

BAfiKAN – Efendim, tamam.

‹Ç‹fiLER‹ BAKANI NAH‹T MENTEfiE (Ayd›n) – Ben, Meclise ancak, intikal etmifltim...

BAfiKAN – Tabiî efendim, teflekkür ediyorum, teflekkür ediyorum...

Tabiî efendim, sizin bir dolu ifliniz var, do€rudur; ama, bunu düzeltmem de laz›md› o beyana karfl›.

Teflekkür ediyorum.

 

BAfiKAN – De€erli milletvekilleri, Afyon Milletvekili Say›n Gaffar Yak›n, dünyadaki ve Türkiye'deki son terör olaylar›yla ilgili olmak üzere; buyurun.

GAFFAR YAKIN (Afyon) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; hepinize sayg›lar sunarak konuflmama bafllamak istiyorum. Uzun zamand›r yapmak istedi€im bu konuflma f›rsat›n› bana sa€lad›€› için Say›n Baflkana teflekkürlerimi sunarak, Türkiye'de tüm terör olaylar›ndan ölenlere ve son olarak da Onat Kutlar'a Cenab› Allah'tan rahmet dileyerek konuflmama bafllamak istiyorum.

Komünizmin çökmesinden sonra, Bat› dünyas›, kendisine yeni bir hedef, yeni bir düflman aramaya koyuldu; çünkü, ikinci Dünya Savafl›ndan sonra, Bat› dünyas›, birli€ini, ancak komünizmi öcü olarak göstererek sa€layabilmifltir. Yoksa, Bat› dünyas› içerisindeki iç menfaat kavgalar› Avrupa'y› parçalayacakt›. fiimdi, Bat› dünyas›n›n yeni düflman›, yeni hedef tahtas› ve kendi birlik ve beraberli€ini sa€layacak olan tutkal›, radikal ‹slam, fundamentalist ‹slam veya ‹slamî terör diye adland›rd›klar› düflmand›r. Dünya kamuoyunu meflgul eden son ‹slamî terör hareketi de Frans›z uça€›n›n kaç›r›lmas›, iki yolcunun öldürülmesi; uça€›n, Frans›z komandolar›nca teslim al›nmas› ve kaç›ranlar›n öldürülmesine misilleme olarak 4 rahibin öldürülmesiydi.

New York gökdelenindeki patlamalar, Hizbullah faaliyetleri; Libya, Irak ve Cezayir olaylar› uluslararas› medya taraf›ndan dünya kamuoyuna hep ‹slamî terör olarak takdim edilmifltir. Bizde de zaman zaman ayn› türdeki yay›nlara ve ayn› türdeki olaylara medyam›zda rastlamaktay›z.

Acaba, islam ve terör ne kadar ba€dafl›r, ‹slam›n hedefi ve mücadele metotlar› nedir, ‹slam› kimler temsil edebilir; "Müslüman›m" diyen, sakal b›rak›p, kendine göre elbise giyip, sar›k sar›p sakal b›rakan herkes ‹slam› temsil edebilir mi; onlar›n yapt›klar› her fley de ‹slam› ba€lar m›... Birtak›m tespitleri alt alta yapmak istiyorum.

Her fleyden önce terör ve ‹slam, hiç ba€daflmayan, taban tabana z›t kavramlard›r. Büyük Larousse'un terör tarifi: "Bir gücü, bir iktidar› zorla kabul ettirme amac›yla sistemli flekilde fliddet kullanma, y›ld›rma..." Gene ayn› Büyük Larousse'a göre ‹slam: "1. Teslim olmak. 2. Selam kelimesiyle benzerlik alarak kurtulufl ve esenlik" demek. 3 üncü manas› ise "karfl›l›kl› uyuflmak, anlaflmak, dostça iliflkiler kurmak" anlam›na gelmektedir.

‹slam› kimler temsil edebilir. ‹slam›, kimilerinin yapt›€› hareketler ba€lar; en önce, Kur'an- › Kerim temsil eder ‹slam›. ‹kincisi; Peygamber efendimiz. Üçüncüsü; onun dört halifesi ve -parantez içerisinde söylemek istiyorum- bizatihi Resullullah›n seçti€i ve verdi€i manevî varisleridir ki bu, âlemflümul de de€ildir. Herkes, ‹slama, gücü ve kabiliyeti nispetinde hizmet edebilir; ama, kimsenin ‹slam› temsil etmeye hakk› yoktur. Hareketleri ve sözleri, ancak Kur'an'a,  ‹slama uydukça geçerlidir; isterse bu, Diyanet ‹flleri Baflkan›, isterse fleyhülislam, isterse halife olsun.

Müslümünlardan sad›r olan, ç›kan güzellikler, iyilikler, ‹slamdan; kötülükler, kiflilerin kendi nefislerindendir. ‹man›n meyvesi, güzel ahlakt›r.  Sevgi, merhamet, flefkat ve güzel ahlak›n olmad›€› kimselerdeki iman, ancak sözde kalm›fl,  fleklî, taklidî imand›r.

Bugün, insanl›€›n, ‹slama en çok ihtiyaç duydu€u bir dönemde,  ‹slam›, fliddet, zorbal›k, kaba kuvvet gibi çirkinliklerle beraber, insanl›€a gösterilmesine, takdim edilmesine öncelikle biz Müslümanlar›n müsaade etmemesi; teröre bulaflan Müslümanlar›n yanl›fl yolda oldu€unu, ‹slam›n öz kayna€› olan Kur'an'dan ‹slam› anlatarak göstermemiz gerekir.

Ben de flimdi baz› ayetleri, alt alta okumak istiyorum:         

"Yüz çevirirlerse, sana düflen, sadece tebli€ etmektir; bizim Resulümüze düflen, sadece, apaç›k  bir tebli€dir; o halde, tebli€ etmek sana, hesap sormak bize düfler."

 "Dinde bask› zorlama yoktur, tiksindirme yoktur; do€ru ve güzel olan, çirkinlik ve sap›kl›ktan net bir flekilde ayr›lm›flt›r."          

Yunus suresi: "E€er Rabbin dileseydi, yeryüzündeki insanlar›n hepsi toptan iman ederdi; hal böyle iken, mümin olmalar› için insanlar›, sen mi zorlayacaks›n?" Bu hitap Peygamberedir. Kald› ki, bugünün Müslümanlar›na ne kadar, daha fazla a€›r hitapt›r ve de ki, "Hak Rabbinizdendir;  art›k, dileyen  inans›n, dileyen inkâr etsin. Sen, onlar›n üstüne bir zorba de€ilsin. O halde, benim tehdidimden korkanlara sadece, Kur'an'la ö€üt ver. -Ben de sadece Kur'an'dan okuyorum- art›k, uyar, düflündür; çünkü, sen bir uyar›c›, düflündürücü olan..."

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Buyurun.

GAFFAR YAKIN (Devamla) – "...üzerlerine musallat bir despot de€ilsin; sizin dininiz size, benim dinim bana. Ey iman sahipleri, hepiniz toptan bar›fl içine girin." ‹flte Allah›n resulüne hitab›, iflte kendini ‹slama hizmet konusunda Peygamberden daha yüce, ileri görmek isteyenler ç›kabilirse, onlar›n ibretle okumalar› gereken Kur'an'›n ayetleri.

Maalesef, Türkiye'de ve dünyada, ‹slamiyet hakk›nda bilgisizlik hâkimdir; cehaletle, ‹slamiyet hakk›ndaki bilgisizlikle, ‹slam›n bizatihi özkaynaklar›yla ve hoflgörü içerisinde mücadele etmek ve anlatmak, tebli€ etmek gerekir.

Peygamberimiz, kendisinin en çok sevdi€i amcas›n› öldürüp, onun kara ci€erini diflleyen Hint'i affetmifltir.

Yine en son bir olayla ba€lant›l› olarak söylemek istiyorum. fiah› velayet olan ve evliyaullah›n  en yücesi olan Hazreti Ali'den bir örnek vermek istiyorum. Kendisini flehit eden insan›, "Ben flehadet flerbetini içtikten sonra ancak rejmedebilirsiniz, öldürebilirsiniz" deyip, kendisine getirilen sütün yar›s›n›, kendisini öldüren insana sunabilen insand›r. ‹flte, ‹slam› temsil eden önder insanlar, kiflilikler bunlard›r.

Bat› dünyas› kendi bütünlü€ünü sa€lamak için yeni hedef tahtas› olarak ‹slamiyeti seçmifltir. Cehaletimizle, yanl›fl davran›fllar›m›zla onlar›n oyunlar›na gelmeyelim.

‹nsanl›€a rahmet ve kurtulufl olarak gönderilen ‹slam›, öz kayna€› Kuran'dan, t›pk› onun resulünün yapt›€› gibi, güleryüzlülükle, tatl› dille, ilimle sadece tebli€ edelim; faydal› olam›yorsak da yanl›fl hareketlerimizle, cahilli€imizle ‹slama gölge etmeyelim yeter.

Hepinize sayg›lar sunar›m. (Alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Yak›n, teflekkür ediyorum efendim. 

DEVLET BAKANI NECMETT‹N CEVHER‹ (fianl›urfa) – Say›n Baflkan, gündem d›fl› konuflmaya cevap vermek istiyorum.

BAfiKAN – Say›n Yak›n'›n gündem d›fl› konuflmas›na cevap vermek üzere, Hükümet ad›na, Devlet Bakan› Say›n Cevheri; buyurun efendim.

DEVLET BAKANI NECMETT‹N CEVHER‹ (fianl›urfa) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekili arkadafllar›m; Afyon Milletvekilimiz Say›n Gaffar Yak›n'›n, gündem d›fl› konuflmalar›nda dile getirip, Yüksek Meclisin bilgilerine arz etti€i de€erli fikirler, asl›nda, cevaplamak için de€il, onunla beraber birtak›m paralel düflünceleri ve temennileri ortaya koymak için bir f›rsat olarak, Say›n Baflkan›n izinleriyle de€erlendirilmesi gereken bir konudur diye düflünüyorum.

Say›n Baflkan›m, de€erli arkadafllar›m; ‹slam›n ad›n›, ‹slam›n yüce ismini ve ‹slam›n, özellikle, fliddet ve zulümle, kan dökücülük veyahut kan içicilikle ba€daflmas› mümkün olmayan büyüklü€ünü ve ismini de€iflik terör örgütleri içerisinde kullanmak gibi bir temayül veyahut bir ak›m, maalesef olmufltur. Bugün bakt›€›n›z zaman, ülkemizde de, ‹slamî Büyük Do€u Ak›nc›lar›, ‹slamî Hareket Örgütü, Hizbullah Örgütü gibi örgütlerin, terör hareketine bulaflm›fl olduklar›n› görüyoruz; hatta, Avrupa'da -geçen gün bas›nda da gördünüz- PKK cami aç›yor.

Bununla, flunu arz etmek, daha do€rusu flu ifademi bir f›rsat olarak huzurunuza getirmek istiyorum ki, ‹slam›n içerisinde hiçbir suretle terör yoktur. ‹slamî terör örgütü tarifi asl›nda bana göre yanl›flt›r; çünkü, terör terördür; ‹slamî olan› veyahut olmayan›; özellikle, ‹slamî terör örgütü diye bir hareketi kabul etmek veyahut bir terör hareketine, onu yapanlar, onu düzenleyenler, teflkil edenler, organize edenler, ‹slam›n isminden yararlanmak istemelerine ra€men, bizim, onlar›n tarifine uyarak, bir ‹slamî terör tabirini kullanmam›z bana göre yanl›flt›r. (RP s›ralar›ndan alk›fllar) Çünkü, ‹slam›n içerisinde zor yoktur. Yüce Peygamber bize, Kur'an-› Keriminin Allah kelam› oldu€una hepimizin Müslüman olarak inand›€›m›z Yüce Kitab›nda, kendi peygamberine, Yüce Peygamberimize bile, "sen müzekkirsin, zikredicisin, tebli€ edicisin; musaytir de€ilsin, denetçi de€ilsin; sen söyle, gerisine kar›flma" diyor, "ben, ona göz verdim, kulak verdim, lisan verdim, peygamberlerin aras›na fark koymay›n. Bu kitaba nail olmak için, yani, Yüce Kur'an'a nail olmak için, bundan önceki kitaplara da inanacaks›n" diyor, hemen Kur'an'› Kerim'in bafl›nda. Müdevvenat› bizzat Yüce Peygamber taraf›ndan yap›lm›fl olan ve Fatiha Suresinin hemen arkas›na konmufl olan Bakara Suresinin bafl›nda "Bu Kitaba inanacaks›n, bunun do€rulu€undan flek ve flüphen olmayacak; ama, bundan sonraki kitaplara da inanacaks›n" diyor. Yani, "Tevrat'a da inanacaks›n, ‹ncil'e de inanacaks›n" diyen böyle bir yüce anlay›fl›n, "peygamberler aras›na fark koymay›n" diyen bir anlay›fl›n, "Senin dinin sana, benim dinim bana" diyen  anlay›fl›n içerisinde, terörü aramak son derece yanl›fl bir fleydir. Mensubu bulundu€umuz Yüce Dini, zaman zaman bu gibi hareketlerin içerisinde kullanmak, iki ayl›k yavruyu, 90 yafl›nda ihtiyar›, Do€u Anadolu'nun o so€u€undan korunmak için zorla buldu€u battaniyelerinin içerisinde kana bulayarak, Allah'›n verdi€i hayat› elinden alan insanlar›n, ne ‹slamî Cihat içerisinde -daha do€rusu- ne de ‹slam›n içerisinde yeri yoktur, bunlar, terördür, teröristtir. Dünyan›n her taraf›nda, hukuk devleti içerisinde, teröre ve terörizme ne yap›lmas› gerekiyorsa onun yap›lmas› ve özellikle  mensubu bulundu€umuz ‹slam›n -arkadafl›m›z›n çok güzel ifade etti€i gibi- teslimiyet anlam›ndan gelen, selam anlam›ndan gelen -buradaki teslimiyet Allah'a teslimiyettir- Allah'a teslim olmay› emreden bir Yüce Dinin akideleri veyahut ismi içerisinde, terörü aramak son derece yanl›flt›r. Terör, dünyan›n neresinde olursa olsun, hangi isim alt›nda olursa olsun bir insanl›k suçudur, bir insanl›k facias›d›r; bulundu€u yerde görülmeli, bulundu€u yerde hukuk devletinin kaideleri içerisinde mutlaka devletlerin ve toplumlar›n hayat›ndan ç›kar›lmal›d›r.                       

Ben, bu görüfllerimi arz etmek imkân›n› bana tan›d›€› için Say›n Gaffar Yak›n arkadafl›m›za ve bu izni veren De€erli Baflkan›m›za teflekkürlerimle sayg›lar›m› arz ediyorum.(Alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Bakan, teflekkür ediyorum.

Say›n Bakan, efendim -aman yanl›fl anlafl›lmas›n- bendeniz, sizi davet ederken, buna karfl› ç›kaca€›n›z anlam›nda cevab› kullanmad›m kesinlikle; hele, sizden hiç beklenilecek de€ildir; ancak, ne yapay›m ki 60 ›nc› maddedeki ifade "Hükümet isterse bunlara cevap verir" diyor. O "cevap verir" sözünü, o sebeple kulland›m; yanl›fl anlafl›lmas›n efendim.

GURHAN ÇELEB‹CAN (‹stanbul) – Say›n Baflkan›m, cevap müspet de olabilir.

 

 

 

BAfiKAN – De€erli milletvekilleri, Gümüflhane Milletvekili Say›n Lütfi Do€an'›n millî birlik ve beraberlik üzerinde gündem d›fl› söz talebi vard›r; buyurun.

LÜTF‹ DO⁄AN (Gümüflhane) – Say›n Baflkan, muhterem milletvekilleri; millî birlik ve kardeflli€imizi koruman›n, hepimiz için mukaddes bir görev oldu€u konusunda, baz› mülahazalar›m› arz etmek üzere, yüksek huzurunuza ç›km›fl bulunuyorum.

Söz verdi€i için Say›n Baflkana, dinlemek lütufkârl›€›n› izhar buyuraca€›n›z için sizlere, flükranlar›m›, sayg›lar›m› arz ederek sözlerime bafll›yorum.

Hemen bafllarken de, bendenizden önce konuflan Afyon Milletvekili de€erli arkadafl›m›z Say›n Gaffar Yak›n ve muhterem Devlet Bakan›m›z Say›n Necmettin Cevheri Beyefendilerin bu konuflmalar›, hakikaten, son derece takdire lay›k ve kendilerine flükranlar›m› arz ederek, mülahazalar›m› sizlere ifadeye gayret edece€im. Çünkü, bu konuflmalar›n içerisinde, bendenizin sizlere arz edece€im konuflmalar da mevcut. Ancak, söz alm›flt›m; onu geri çevirmemek için, bir iki mülahazam›, vaktin nispeti ölçüsünde sizlere arz edece€im.

De€erli milletvekilleri, biz, geçmiflimize bakt›€›m›z zaman tarihimizle iftihar ediyoruz ve bu tarihi bize kazand›ran ecdad›m›z›n, büyüklerimizin, bunu kazanmakta birlik, kardefllik, iyilik ve yard›mlaflma, vefa, adalet ve benzeri üstün meziyetleri kendilerinde tafl›d›klar› için, bu mazhariyete nail olmufllard›r. fiimdi, bizler de ayn› yolu, ayn› fazileti, ayn› erdemi 60 milyon vatan evlad›n›n göstermesinin zaruretiyle karfl› karfl›ya oldu€umuzu arz etmek isterim.

Hemen, bu meyanda flunu ifade etmek istiyorum; elde olmayan birtak›m ac›larla karfl›laflt›k. Van’da uçak kazas›, ayr›ca fi›rnak’ta helikopter kazas›yla birçok insan›m›z› kaybettik; Allah makamlar›n› âli eylesin.

Di€er taraftan beflerî imkânlar, beflerî hadiseler olarak, yani insanlar›n eliyle olan yine birtak›m üzücü hadiselerle karfl›laflt›k. Karfl›laflt›€›m›z bu ac› hadiselerden biri, geçenlerde bir televizyon yay›n›nda -öyle zannediyorum ki bir lisan sürçmesi olarak- yurdumuzda bir k›s›m vatandafllar›m›z›, mesela Alevî vatandafllar›m›z› rahats›z etme fleklinde yorumland›. Asl›nda, Alevî-Sünnî 60 milyon insan, hatta bütün Müslümanlar bu ifadeden rencide edilmifltir. Bunu böyle düflünmek laz›m. Burada, müsaade ederseniz, iki sebebi, iki ana esas› beyan etmek istiyorum. Bunlardan birincisi flu; Alevîsi, Sünnîsi, hepsi, bu ülkenin evlad›d›r; Kur'an'a, Hazreti Peygambere, ‹slamiyete bütün varl›€›yla ba€l›d›r ve bütün mesele fluradad›r: Bizler, birbirimizi iyi anlad›€›m›z zaman, hep ayn› fleyleri düflündü€ümüzü, hep ayn› yolun yolcusu oldu€umuzu, bir Allah'a ibadet etti€imizi, Peygamberimizin Hazreti Muhammet oldu€unu, onun ashab›n›, Resulü Ekrem Efendimizin ehlibeytini, her birimizin -Alevîsi, Sünnîsi- can›m›zdan daha çok aziz tuttu€umuzu biliriz. fiunu da biliriz; Kur'an bizi birbirimize kardefl yapt›, ayr› ayr› ailelerden, ayr› ayr› kabilelerden, hatta ayr› ayr› toplumlardan da bir araya gelmifl olsak; bunda büyük faydalar var.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Buyurun efendim.

LÜTF‹ DO⁄AN (Devamla) – Dikkat buyurursan›z, böyle kabilelere, soylara, toplumlara ayr›lmada Allahü teâlân›n büyük hikmetleri var. Nedir o; birbirimizle tan›flmak, birbirimizi çok iyi tan›mak, birbirimizin meziyetlerinden, faziletlerinden, erdemlerinden yararlanarak, hakka, iyili€e, güzelli€e dayanan bir cemiyet, bir medeniyet vücuda getirmek  ki, bu insanl›€›n idealidir; Allah'a çok flükür, Alevîsi, Sünnîsi, hepimiz buna malik bulunuyoruz.

Burada, bir konuyu daha arz etmek istiyorum; bu sunucu arkadafl mazeret beyan etti, özür beyan etti. ‹zin verirseniz Muhterem Baflkan, biraz ‹çtüzü€ü zorlay›n, bu konuyu müsamahan›za güvenerek hemen arz edece€im. Özür beyan etti, "ben bilmeden bu ifli yapt›m, beni affedin" dedi. fiimdi, sizlere burada -izin verirseniz- dinimizdeki bir beyan›, bir hükmü, yüksek müsamahan›za güvenerek arz etmek istiyorum: Bir kimse, hakl› veya haks›z, herhangi bir kardeflinden herhangi bir toplumdan özür dileyecek olursa, o kimseler -o özür beyan eden kimsenin diledi€i özrü kabul etmeyen kimse- haks›z vergi koyan devlet yöneticilerinin kazand›€› günah kadar, günah kazan›r. Bir de, k›yamet gününde Allahü teâlâ, flöyle buyuracakt›r ahirette, bir melek vas›tas›yla duyuracak: "Allahü teâlân›n üzerinde kimlerin haklar› varsa, gelsin als›nlar." Birk›s›m insanlar›n...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun) – Kesmeyin Say›n Baflkan.

MEHMET ÇEB‹ (Samsun) – Sonuna kadar konuflsun Say›n Baflkan.

BAfiKAN – Efendim, müsaade buyurun... Müsaade buyurun... Bir dakika efendim...

Hocam, buyurun efendim.

LÜTF‹ DO⁄AN (Devamla) – Suiistimal etmeyece€im inflallah.

BAfiKAN – Efendim, konunuz bitinceye kadar buyurun hocam. (DYP s›ralar›ndan "Sa€ ol Baflkan" sesleri)

LÜTFÜ DO⁄AN (Devamla) – Allah raz› olsun, hepinize flükranlar›m› arz ediyorum, Allah hepinizden raz› olsun.

K›yamet gününde, Allah'›n huzurunda -melekleri, Cenab› Hak görevlendirecek- kimin Allah üzerinde hakk› varsa, gelsin als›n diye nida edilecek; tabiî, bütün mahfler halk›na. Bu nedir, neyin nesidir; Peygamber efendimiz anlat›yor bunu, böyle buyuruyor; kimdir, Allahüteâlâ üzerinde hakk› olan? Tabiî, birk›s›m insanlar kalkacak, hesaps›z, sualsiz cennete girecekler, sonra sorulacak, kimdir bunlar; kardefli kendisinden özür diledi€inde, kardeflinin mazeretini beyan eden, affeden, kardeflinin mazeretini kabul eden, baflkas›n›n üzerinde hakk› oldu€u halde, o hakk›, karfl›l›k beklemeksizin ba€›fllayan kimselerdir. Burada arz etmek istedi€im nokta fludur: Bizler, hakikaten büyük bir milletin evlatlar›y›z, bizim kültürümüz çok engin ve ayn› zamanda flerefli sorumluluklar›m›z da var; o da fludur: fiu memlekette, flu cennet gibi güzel olan memleketimizde, tek bir ferdimizin burnunun kanamamas›d›r. Hakikaten, terör meselesi, hepimizi mustarip etmektedir, bunun, ‹slamiyette yeri yoktur; çünkü, ‹slamiyet, sulhtur, sükûndur, Kur'an'daki ifade fludur: "Sulh, iyiliktir, hay›rd›r; ‹slamiyet de onun kendisidir." Baflkalar›, baflka türlü söyleyebilir; ama, baflkalar›n›n söylemelerinin alt›ndaki amaçlar›, millet olarak hepimiz çok iyi takdir etti€imizden de eminim; ama, çok dikkatli davranmam›za da zaruret vard›r. Birincisini arz ettim size.

ikinci konu flu: Birtak›m yay›n organlar›m›zda, özel veya resmî televizyonlar›m›zda, hatta birtak›m muhterem mecmualaram›zda, gazetelerimizde, millî ahlak›m›z›, dinî duygular›m›z› rencide eden yay›nlar yap›lmakta, gösteriler olmaktad›r. Mesela, üzerinde durdu€umuz bu hadise, gerek Alevî gerek Sünnî gerek bu milletin içerisinde yaflayan, hatta gayri Müslimleri de alal›m, hangi ahlak kaidesiyle bar›fl›r, hangi ahlak kaidesine uygun düflebilir konusudur. Arz etmek istedi€im nokta: Milletin ahlakî de€erlerine, manevî de€erlerine, dinî duygular›na 60 milyon insan›m›z›n hepsinin, her müessesesinin sayg› göstermesinde fayda var; çünkü, biz, inflallah bu memleketi, dünyadaki memleketlerin, dünyadaki ülkelerin,  dünyadaki toplumlar›n, toplumumuzu örnek alabilecekleri toplum seviyesine getirmek mecburiyetindeyiz; bu, bizim hem manevî hem maddî vazifemizdir.

Son söz olarak flunu arz etmek istiyorum: Müminler, birbirlerinin kardeflleridirler. Mümin, mümine -yani, kardefller, Alevîsi, Sünnîsi-  hasetlik yapamaz, k›skançl›k yapamaz, öfkelenemez, k›zamaz, yard›ms›z b›rakamaz ve onu düflman›na teslim edemez. ‹nanan her insan, özellikle bu memleketin evlad›n›n her biri flunu bilmelidir: Bir kimseyi hakir görmek, ona hakaret nazar›yla bakmak,  o insan›n bedbaht olmas›na, ahirette hüsrana u€ramas›na yeter sebeptir; baflka günah aramas›na, kazanmas›na gerek yoktur.  Allah'a çok flükür, biz böyle bir dinin mensuplar›y›z.

Bir de flunu arz etmek istiyorum:

BAfiKAN – Hocam süreniz çok daha, buyurun.

LÜTF‹ DO⁄AN (Devamla) – Allah raz› olsun.

Müslüman›n Müslümana kan›, mal›, namus ve flerefi haramd›r; yani, Müslüman›n can› mukaddestir, mal› da mukaddestir, haysiyet ve flerefi de mukaddestir; bunlar dokunulmazd›r, hiç kimse dokunamaz, devlet de dokunamaz. Devlet, yapaca€› her ifli -hukuk devletidir- hakkaniyetle, adaletle, adalet ölçüsü içerisinde yapar. Biz fertlerin, herhangi birimizin de, vurmak, k›rmak, yakmak... Ona yetkimiz yok. Ya; bildi€imiz, gördü€ümüz, iki kere iki dört eder gibi, bildi€imiz, kesin bilgimiz varsa, adalete yard›mc› olmakt›r; adalet tecelli etti mi, hepimiz de ona boyun e€mektir. Yoksa, flunu bilelim; insanlar aras›nda, insanlar› birbirine düflürmek için, menfi düflünceli kimseler bulunabilir; ama, bunlara millet olarak, akl› eren kimseler olarak, ilim ve fazilet erbab› kimseler olarak, hiçbir suretle imkân vermemeliyiz.

fiimdi, Türkiyemizde, hepimizin zihnini meflgul eden bir mesele var. O mesele; Alevî-Sünnî meselesi. Mademki izin lütfettiniz, k›saca temas etmek istiyorum.

Bendeniz, bu büyük milletimin takdirkârl›€›yla, bir kazada, Erzincan'›n bir ilçesi olan Kemah'ta, 1954'ten 1960'a kadar müftü olarak görev yapt›m, arz etmek istedi€im nokta, 1959 y›l›nda oldu. Orada, Alevî kardefllerim var, Sünnî kardefllerim var; fakat, bendeniz o zaman gençtim; her biri, lay›k olmad›€›m flekilde ilgi gösterir, hürmet gösterir. Onlar›n bu yak›n alakas›ndan, flahsen, bendeniz mahcup olurum; ama, onlar›n büyüklü€üne hamlederim. Bir gün, Herdif diye bir köy var; o köyden muhtar›m›z ve sekiz on komflumuz geldi. -bu köyümüz, Alevî köyü- Selam, aleykümselam... Buyurun...Çay içtik... Muhtar›m, buyurun... Dedi ki: "Müftü efendi, bu komflular benim komflular›m; biliyorsun, ben de filan köydenim. Siz bizim kazam›z›n müftüsüsünüz. Bizim telakkimize göre, siz, bizim manevî büyü€ümüz, manevî babam›zs›n›z. -Yani, aff›n›za güvenerek bu ifadeyi söylüyorum; yoksa, benim haddim de€il; ama, o arkadafl›m böyle bir büyüklük gösterdi-  Bizim köyümüz flu tarihte kurulmufl; bugüne kadar da cami yap›lmam›fl; sebebi üzerinde durmaya gerek görmüyorum. Mademki, sen bizim büyü€ümüzsün, köye geleceksin; biz, komflular›m›zla karar verdik, ibadethanemizi yapaca€›z, Allah›m›za kulluk görevimizi yerine getirece€iz. Konu fludur: Biz insan›z, zafiyet gösterebiliriz, irade zaaf› gösterebiliriz, bu görevi yapmaktan kaç›nabiliriz; senden ricam›z, istirham›m›z fludur: -Bir köy muhtar›n›n ifadesi bu, muhterem arkadafllar›m, k›ymetli milletvekilleri- Elinize bir çubuk alacaks›n›z, biz atalet gösterirsek, bir tembellik gösterirsek, bir baba  iflten kaçan, huysuzluk gösteren evlad›n› nas›l tedib ederse, siz de bizi öyle tedib edeceksiniz; ama, bu görevi yapacaks›n›z."

fiimdi, buradan, bendeniz bir neticeye vard›m ve bir de Kur'an-› Kerim'e bakt›€›mda, bir cümle var orada -bismillahirrahmanirrahim- litearafu: "Birbirinizi çok iyi tan›yas›n›z, birbirinizi çok iyi anlayasan›z diye, Allahü teâlâ sizleri kabilelere, milletlere, toplumlara ay›rd›" diye buyurulmaktad›r. fiimdi, böyle oldu€una göre, demek ki, biz birbirimizi tan›d›€›m›z zaman, insan›n de€eri ne kadar yüksekmifl, insan ne büyük varl›km›fl, insan meleklerin ufkunu da aflacak derecede flerefli bir varl›k. Peki, böyle flerefli bir varl›€›n kalbini k›rmaya, incitmeye, rencide etmeye hangi insan güç yetirebilir.

Son olarak, ‹mam› Ali (R.A.) Efendimizin bir sözüyle cümlelerimi nihayete erdirmek istiyorum; o da fludur, k›ymetli kardefllerim, muhterem milletvekillerimiz: Bir yetkiliye, bir valisine flöyle diyor: "Senin yönetti€in kimselerin hukukuna riayet et. Onlar, senin ya dinde kardeflindir yahut da yarat›l›flta bir eflindir" diyor. Ya dinde kardeflindir; yani, bütün Müslümanlard›r, yahut da yarat›l›flta bir eflindir; yani, gayri Müslimdir. Gayri Müslim; ama, yarat›l›flta bizim eflimiz, bizim hakk›m›z, hukukumuz, namusumuz, flerefimiz, hayat›m›z ne kadar mukaddes, onlar›nki de öyle; ama, anlaflmazl›klar olmaz m›, yanl›fll›klar olmaz m›; tabiî olur; olur; ama, onun yeri adalettir; adalete teslim edilir, adalet inceler, suçlu gördüyse, suçlunun hak etti€i cezay› verir, suçsuz görürse, fertlerin onlar› tecziye etmesine, yarg›lamas›na itibar edilmez... Çok güzel bir ifadedir:  Delilden neflet etmeyen zanlara, tevehhümlere itibar edilmez.

Tekrar, flunu arz etmek istiyorum: Biz, bu ülkeyi, birlik, kardefllik, ahlakî, manevî, ‹slamî de€erlerimize içtenlikle sayg› göstermekle -Allah'›n izniyle- bunu baflar›r›z, geçmiflte ecdad›m›z›n baflard›€› gibi.

Bir konu var bizim için; üzerinde duraca€›m›z zenginlikler, bilgi, dürüstlük, adalet, merhamettir. Bunlar›n hepsi dinimizin bizden bekledi€i hususlard›r; Alevîsi de, Sünnîsi de Kur'an'a, Kur'an'›n bu prensiplerine bütünüyle ba€l›d›r. fiimdi, elbirli€i yap›p, cehaleti korkunç bir kâbus telakki edip, dedikoduyu ve tembelli€i at›p, bu ülkenin insanlar›n› bir bütün yapman›n yolunu tutmak hepimize görevdir. Bunu yapt›€›m›z zaman, Hükümetlerimiz de -öyle geliyor ki bendenize- müflküllerini kolayl›kla halledeceklerdir.

Tekrar, sizlere en derin flükranlar›m› arz ediyor, hepinize sayg›lar›m› sunuyorum.

Selamün aleyküm. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Say›n Baflkan›m, bir sorum vard›, ayd›nl›€a kavuflturulursa...

LÜTF‹ DO⁄AN (Devamla) – Tabiî, tabiî... Say›n Baflkan, müsaade ederse.

BAfiKAN – Efendim, gündem d›fl› konuflmada, usulümüz de€il.

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Biliyorum, ‹çtüzükte yeri yok; ama...

BAfiKAN – Buyurun efendim, buyurun.

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Hocam "bir kabahat iflleyen, özür dilerse, onu affetmek gerekir" dediler; do€ru. Yaln›z, bu özür dileyen insan›n, özrü kabahatinden büyük olursa ne yapmak gerekiyor; bir.

‹kincisi de; baz› ‹slamî yazarlar, kendilerine o ad› veren yazarlar, son günlerde "‹slamda amaca ulaflmak için zor kullanmak gerekir" diyorlar ve cihat› da buna örnek gösteriyorlar "‹slamda, cihatta...

CEMALLETT‹N GÜRBÜZ (Amasya) – Say›n Erbakan dahil, buna.

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – "...zor kullanmak gerekir" diyorlar. Bu konudaki düflüncem...

BAfiKAN – Say›n Y›lmaz...

Hocam, cevap verme mecburiyetiniz yok; ama, bir cümle ile... Çünkü, böyle bir usulümüz yok.

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Biliyorum, Say›n Baflkan.

BAfiKAN – Teamüle esas olmamak üzere, buyurun efendim.

LÜTF‹ DO⁄AN (Devamla) – Tabiî efendim.

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Hocam güzel konufltu; kafama tak›lan sorulard›, ayd›nlanmak için sordum.

BAfiKAN – Buyurun.

LÜTF‹ DO⁄AN (Devamla) – Muhterem Baflkan›m, muhterem milletvekilleri; flimdi, en önemli konu, sadece kalbimizin yüksek duygularla dolu olmas›yla birlikte, lisan›m›za, kalemimize çok dikkat etmemiz mecburiyeti vard›r. Hazreti Peygamberin, bildi€iniz bir mübarek sözünü hat›rlatmak istiyorum: "Kardeflin haks›z da olsa, haks›zl›€a da u€ram›fl olsa ona yard›m et" buyuruyor. Orada bulunanlar diyorlar ki: "Ey Allah'›n sevgili kulu, ey Allah'›n Resulü, haks›zl›€a u€ram›fl kimseye yard›m etmek görevimiz, onu yapar›z; ama, haks›zl›€› yapana, biz, nas›l yard›mc› olabiliriz?" O zaman, Efendimiz (S.A.V) "onu, o yapt›€› haks›zl›ktan, yanl›fl iflten vazgeçirirseniz, siz ona yard›m etmifl olursunuz" buyuruyor.

Yani, bir haks›zl›k yapmak yoktur, haks›zl›k yap›ld›€› takdirde, ona karfl› en makul, en ilmî, en hukukî ölçüler içerisinde karfl› koymak vard›r. ‹flte, adalet bunun için vard›r. Niçin adalet var; fert, hukukunu koruyamayabilir, âciz olabilir; bilgisi yetersiz olabilir, öbürü güçlü olabilir, adalet, güçsüzü güçlüye karfl› koruyacak, hakl›y› haks›za karfl› koruyacakt›r. fiah›slar kusur edebilirler... Burada en önemli mesele fludur: ‹nsano€lunun her biri hata edebilir; ama, hata edenlerin en iyisi hatalar›ndan piflman oland›r.

Hepinize sayg›lar›m› arz ediyorum.(Alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ediyorum, Say›n Hocam.

DEVLET BAKANI NECMETT‹N CEVHER‹ (fianl›urfa) – Say›n Baflkan, izin verir misiniz efendim...

BAfiKAN – Buyurun Say›n Bakan.

DEVLET BAKANI NECMETT‹N CEVHER‹ (fianl›urfa) – Say›n Baflkan, Say›n Hocam›n bu söylediklerine halk›m›z›n ve Mecliste bulunan üye arkadafllar›m›z›n kat›lmamas› mümkün de€il; kendisine, bu güzel konuflmas› için teflekkür ediyorum.

BAfiKAN – Ben de teflekkür ediyorum Say›n Bakan.

COfiKUN GÖKALP (K›rflehir) – Say›n Baflkan, izin verir misiniz...

BAfiKAN – Buyurun efendim, bir fley mi var...

COfiKUN GÖKALP (K›rflehir) – Efendim, bugün, 3 kifliye gündem d›fl› söz verdiniz. Bu hakk›n takdiri sizin, buna sayg› duyuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak ben de gündem d›fl› söz istemifltim; ama, siz bugün gündem d›fl› söz isteyen 3 kifliden 2'sini Refah Partisine mensup olan arkadafllardan seçtiniz, onlara söz verdiniz.

Ben, bu konuflmalardan büyük bir feyz ald›m, Say›n Hocam›n konuflmalar›ndan çok faydaland›m, fikirlerinden istifade ettim...

BAfiKAN – Teflekkür ediyorum, demek ki, öyle takdirimde isabet varm›fl efendim.

COfiKUN GÖKALP (K›rflehir) – Yaln›z, benim de söyleyece€im çok önemli konular vard›.

BAfiKAN – Mutlaka...

COfiKUN GÖKALP (K›rflehir) – Mutlaka; ama, söz alan 3 kifliden 2'si Refah Partili olursa, di€er partilerin bu haktan mahrum olma durumu ortaya ç›kacakt›r.

Bu hususu takdirlerinize arz ediyorum efendim.

BAfiKAN – Say›n Gökalp, herhalde, söz verirken hangi say›n üyenin hangi partiden oldu€unu biliyorum; onun için, bunu ifadeye ihtiyaç yoktu; bilineni malumu ilama zahmet buyurdunuz. Birincisi, onu ifade edeyim.

Geçmiflte, Cumhuriyet Halk Partisinden 2 say›n üyeye, üst üste, ayn› gün söz verdi€imin kay›tlar›n› getirteyim mi; arzu eder misiniz efendim?!.

COfiKUN GÖKALP (K›rflehir) – Efendim, vermifl olabilirsiniz, vard›r; ama, o zaman söz isteyen yok...

BAfiKAN – Efendim, ben, sözü, say›n üyelerin hangi partiden oldu€una göre de€il, say›n üyelerin ifllemek istedikleri ,Say›n Genel Kurula sunmak istedikleri konulara, konular›n önemine, konular›n güncelli€ine göre veriyorum ve en çok söz alan da zat› âlinizsiniz efendim.

De€erli milletvekilleri, gündem d›fl› görüflmelerimiz tamamlanm›flt›r.

 

x

 

 

BAfiKAN – ‹ki kanun teklifinin geri istenmesine dair önerge vard›r; okutuyorum:

                           Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Askerlik Kanununa Bir Ek Madde Eklenmesi Hakk›nda (2/1190) esas numaral› kanun teklifimi geri al›yorum.

Gere€ini arz ederim.

Sayg›lar›mla. 19.01.1995

                                                                                   

                                                                                    Azimet Köylüo€lu

                                                                                            S›vas

 

 

 

BAfiKAN – Di€er önergeyi okutuyorum:

                 Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Askerî ‹flyerlerinde Çal›flan Sivil Memurlara Grevli ve Toplusözleflmeli Sendika Hakk› Verilmesine dair (2/1182) esas numaral› kanun teklifimi geri al›yorum.

Gere€ini arz ederim.

Sayg›lar›mla. 19.01.1995

                                                                                      

                                                                                 Azimet Köylüo€lu

                                                                                            S›vas

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, ayr› ayr› okuttu€um bu iki kanun teklifi de Millî Savunma Komisyonunda olup, teklifler geri verilmifltir.

 

 

 

BAfiKAN – fiimdi, 10/4 esas numaral›, gümrük depolar›yla ilgili Meclis Araflt›rmas› Komisyonu Baflkanl›€›n›n, komisyonun görev süresinin uzat›lmas›na iliflkin bir tezkeresi vard›r; okutup oylar›n›za sunaca€›m.

Buyurun:

                          Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Maliye ve Gümrük Bakanl›€›na Ait Tütün ve Gümrük Depolar›yla, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Üretici Birliklerine Ait Depolarda, Geçen Sekiz Y›ll›k Dönemde Yap›ld›€› ‹ddia Edilen Suiistimalleri Ortaya Ǜkarmak ve Bundan Sonra Yap›lmas›na Önlemek ‹çin Gerekli Tedbirleri Almak amac›yla, Genel Kurulun 14.01.1992 tarihli 25 inci Birlefliminde kurulan (10/4) esas numaral› Meclis Araflt›rmas› Komisyonumuz çal›flmalar›n› tamamlayamad›€›ndan, Komisyonun görev süresinin uzat›lmas›, Komisyonumuzca kararlaflt›r›lm›flt›r.

Komisyonun görev süresinin, 22.1.1995 tarihinden itibaren 3 ay daha uzat›lmas› için, gere€ini arz ederim.

Sayg›lar›mla

                                                                                 Mahmut Öztürk

                                                                                        Aksaray

                                                                 Araflt›rma Komisyonu Baflkan›

 

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, komisyonun çal›flma süresinin uzat›lmas›na mütedair tezkereyi dinlediniz.

Tezkereyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

De€erli milletvekilleri, gündemin "Kanun Tasar› ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Di€er ‹fller" bölümüne geçiyoruz.

Önce, s›ras›yla ve mutaden yar›m kalan ifllerden bafll›yoruz.

 

 

 

BAfiKAN – 71 s›ra say›l› kanun tasar›s›n›n müzakerelerine kald›€›m›z yerden bafllayaca€›z.

Komisyon?..

 

 

 

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Say›n Baflkan, yar›m kalan tasar›lar›n mahiyetini de lütfen ifade buyursan›z da, ne oldu€unu bilsek.

BAfiKAN – Sat›r sat›r okuyaca€›m Say›n Esengün; lütfettiniz; teflekkür ederim.

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Zahmet olacak, Say›n Baflkan.

BAfiKAN – Efendim, bir say›n üyenin talebi üzerine, gündem maddelerini sat›r sat›r okuyaca€›m.

Bütçe Kanunda Yer Alan Baz› Hükümlerin ‹lgili Kanunlar›nda Düzenlenmesi Hakk›nda Kanun Tasar›s› ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporunun müzakerelerine bafllayaca€›z.

Komisyon haz›r m› efendim?.. Haz›r de€il.

Tasar›n›n müzakeresi ertelenmifltir.

 

 

 

BAfiKAN – Belediye Kanununa Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Tasar›s› ve ‹çiflleri ve Plan ve Bütçe komisyonlar› raporlar›n›n müzakerelerine bafllayaca€›z.

Komisyon haz›r m›?.. Komisyon haz›r de€il.

Tasar›n›n müzakeresi ertelenmifltir.

 

 

 

BAfiKAN – ‹nsan Haklar› Bakanl›€›n›n Teflkilat ve Görevleri Hakk›nda Kanun Tasar›s› ve Anayasa ve Plan ve Bütçe Komisyonlar› raporlar›n›n müzakerelerine bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – Çorum Milletvekili Cemal fiahin’in, Türk Kanunu Medenisinin Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesine Dair Kanun Teklifi ve Adalet komisyonu raporunun müzakeresine kald›€›m›z yerden bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Yok.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

 

 

BAfiKAN – Do€u Anadolu Projesi Bölge ‹dare Teflkilat›n›n Kurulufl ve Görevleri Hakk›nda Kanun Tasar›s› ile Erzurum Milletvekili R›za Müftüo€lu ve 10 Arkadafl›n›n ve Erzurum Milletvekili ‹smail Köse’nin Ayn› Mahiyetteki Kanun Teklifleri ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporunun müzakeresine kald›€›m›z yerden bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il.

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Bu tasar› da tam iki y›ldan beri Meclis gündeminde bekliyor.

BAfiKAN – O konuda da bir çözüm öneriyor musunuz?

LÜTFÜ ESENGÜN (Erzurum) – Hay›r efendim.

BAfiKAN – Komisyon haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – ‹l ‹daresi Kanununun Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesi ve Bu Kanuna Baz› Maddeler Eklenmesi Hakk›nda Kanun Tasar›s› ve ‹çiflleri ve Plan ve Bütçe Komisyonlar› raporlar›n›n müzakeresine kald›€›m›z yerden bafllayaca€›z.

Say›n  Komisyon?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

 

BAfiKAN –  Hâkim ve Savc› Adaylar› E€itim Merkezi Kurulufl ve Görevleri Hakk›nda Kanunun ‹ki Maddesinin Yeniden Düzenlenmesine Dair Kanun Tasar›s› ve Adalet Komisyonu raporunun müzakeresine kald›€›m›z yerden bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il.

ADALET KOM‹SYONU BAfiKANI AL‹ YALÇIN Ö⁄ÜTCAN (Adana) – Komisyon burada.

BAfiKAN – Hükümet?..

Daha önce ertelendi mi?..

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Bir saniye efendim...

BAfiKAN – Yok mu?.. Komisyon...

Komisyon temsil edilmiyor.

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Yanl›fl geldi efendim.

BAfiKAN – Efendim, ben bir kere okudum, bir kere daha okuyay›m:

Hâkim ve Savc› Adaylar› E€itim Merkezi Kurulufl ve Görevleri Hakk›nda Kanunun ‹ki Maddesinin Yeniden Düzenlenmesine Dair Kanun Tasar›s› ve Adalet Komisyonu raporu...

Say›n Komisyon, siz, e€er, ihtisas komisyonu olarak, hangi tasar›n›n sizi ilgilendirdi€ini bilmiyorsan›z, Baflkanl›k ne yapacak burada?!. Rica ediyorum!..

NEVZAT ERCAN (Sakarya) – Kar›flt›rd›k efendim.

CENG‹Z BULUT (‹zmir) – ‹kisi birbirine benziyor, Say›n Baflkan.

BAfiKAN – 6 milyar insan›n parmak izlerinin hiçbiri di€erine benzemiyor ama.

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Say›n Bakan› da yan›lt›yorlar, Say›n Baflkan.

BAfiKAN – Komisyon haz›r m›?.. De€il.

Tasar›n›n müzakeresi ertelenmifltir.

 

 

 

BAfiKAN – Esnaf ve Sanatkârlar ve Di€er Ba€›ms›z Çal›flanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasas›nda De€ifliklik Yap›lmas› Hakk›nda Kanun Tasar›s› ve Sa€l›k ve Sosyal ‹fller ve Plan ve Bütçe Komisyonlar› raporlar›n›n müzakeresine kald›€›m›z yerden devam edece€iz.

Say›n Komisyon haz›r m›?.. De€il.

O halde, müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – ‹nsan Haklar› Teflkilat›n›n Kurulufl, Görev ve Yetkilerinin Belirlenmesine Dair Yetki Kanunu Tasar›s› ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporunun müzakerelerine kald›€›m›z yerden bafllayaca€›z.

Komisyon haz›r m›?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – Do€ru Yol Partisi Grup Baflkanvekili Bursa Milletvekili Turhan Tayan ile Sosyaldemokrat Halkç› Parti Grup Baflkanvekili Hatay Milletvekili Nihat Matkap’›n; Özellefltirme Kanunu Teklifi ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporunun müzakeresine kald›€›m›z yerden bafllayaca€›z.

Komisyon haz›r m›?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

 

 

BAfiKAN – Hâkimler ve Savc›lar Kanununun Bir Maddesinin De€ifltirilmesi ve Kanuna Geçici Maddeler Eklenmesi Hakk›nda 13.1.1994 Tarih ve 3962 Say›l› Kanun ve Anayasan›n 89 uncu Maddesi Gere€ince Cumhurbaflkan›nca Bir Daha Görüflülmek Üzere Geri Gönderme Tezkeresi ile 2802 Say›l› Hâkimler ve Savc›lar Kanununun Baz› Maddelerinde De€ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun Tasar›s› ve Adalet Komisyonu raporunun müzakeresine kald›€›m›z yerden devam edece€iz.

Komisyon haz›r m› efendim?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

Allah, anlaflma nasip etsin, ne diyeyim...

 

 

 

                                                                                                      --------(X)

BAfiKAN – Tüketicinin Korunmas› Hakk›nda Kanun Tasar›s› ve Sanayi ve Teknoloji ve Ticaret ve Plan ve Bütçe Komisyonlar› raporlar›n›n müzakeresine kald›€›m›z yerden bafll›yoruz.

Komisyon?.. Haz›r.

Hükümet?.. Haz›r.

Say›n milletvekilleri, Komisyon ve Hükümet haz›r.

Geçen birleflimde, tasar›n›n 12 nci maddesine kadar görüflülüp, kabul edilmiflti.

fiimdi, 12 nci maddeyi okutuyorum:

 

 

 

 

 

BAfiKAN – De€erli milletvekilleri, bu maddenin üçüncü sat›r›ndaki "etiket konulmas›" ifadesinden sonra bir virgül var, virgülden sonra, tekrar "etiket konulmas› mümkün olmayan" biçiminde düzenlenmifltir; tashihen, zab›tlara böyle geçmesi için ifade ettim.

Madde üzerinde gruplar ad›na söz talebi var m› efendim?

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Say›n Baflkan, Refah Partisi Grubu ad›na ben konuflmak istiyorum.

CENG‹Z BULUT (‹zmir) – Say›n Baflkan, ANAP Grubu ad›na Say›n Rauf Ertekin konuflacaklar.

BAfiKAN- Tamam efendim.

CENG‹Z BULUT (‹zmir) – Ben de, flahs›m ad›na söz istiyorum, Say›n Baflkan.

BAfiKAN – Efendim, düflünelim; bir dakika...

Refah Partisi Grubu ad›na, Say›n Kapusuz; buyurun.

 

 

 

 

 

------------------------------------------------------------------------------------------

(X) 619 S.Say›l› Basmayaz› 28.12.1994 tarihli 63 üncü Birleflim Tutana€›na eklidir.

 

RP GRUBU ADINA SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

Biraz önce, hep beraber, ibretle takip etti€imiz gibi, gündemde s›ralar halinde bulunan, görüflülmesi gerekli olan tasar›lar, teklifler, su gibi geçti, bir yerde tak›ld› kald›; sa€ olsun, Hükümetimiz de, Komisyonumuz da bulundu. Yar›m olan birçok tasar›dan bir tanesi de, tüketicinin korunmas›yla ilgili yasa tasar›s›yd›, ki, s›ra say›s› 619 olan bu tasar› 12 nci maddesi itibariyle görüflülmeye devam ediliyor.

Daha önceki maddelerde de yeri geldi€ince ifade etmeye çal›flt›€›m›z gibi, öncelikle tüketici zaten tükendi. Bugün, tüketici denilen grup, acaba, hakikaten, tüketici vas›flar›n› kendi bünyesinde bulundurabiliyor mu; istedi€i fleyleri tüketme imkân›na sahip mi? Bunu, hep beraber düflünmek mecburiyetindeyiz. Maalesef, sa€ olsun son y›llardaki Hükümetler, bu milleti iflas ettirip, tükettiniz...

MEHMET KAHRAMAN (Diyarbak›r) – Herkes tüketicidir...

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Evet; ama, iflte, tüketicinin tüketme vasf›n› elinden ald›n›z; tüketemiyor. Ekmek almaktan acze düflmüfl bir toplum durumuna geldiysek, o zaman, ne yapmak mecburiyetindeyiz; bu tüketicinin varl›€›n›n olup olmad›€›n›n münakaflas›n› yapmak mecburiyetindeyiz. Zaten, vatandafl›m›z da bunu çok iyi de€erlendiriyor; çok iyi de€erlendiriyor, efendim...

fiimdi, di€er maddelerde oldu€u gibi, bu maddede de birtak›m hususlar güzel güzel ifade edilmifl; ancak, dikkat edilecek olursa, bu etiket konusu... Düflünüyor musunuz; siz sat›c›s›n›z; karfl› taraftakilerin hakk›n› koruma aç›s›ndan, tüketicinin meseleleri bilebilmesi aç›s›ndan etiket tak›lmas›n› zorunlu k›l›yorsunuz. Peki, bunun kalma süresi ne olacak? Bugün, gördü€ümüz tablo odur ki, her gün fiyatlar› de€ifltirmek, hatta, her saat fiyatlar› de€ifltirmek gibi bir zorunluluk söz konusu. Bu kadar de€iflen fiyatlar karfl›s›nda, sat›c› pozisyonundaki, üretici pozisyonundaki insanlar› da düflünmek mecburiyetindeyiz.

Sizler, bugüne kadar yapt›€›n›z gibi, bugün de bu meseleleri maalesef, istismar ederek gündeme getiriyorsunuz; çünkü, bugün, tüketiciyle, güya koruma görevini üstlendi€inizi savundu€unuz bu kesimle ilgili bu tasar›y› getirdiniz; fakat, bir bak›yorsunuz, bu insanlar›n hakk›n›, as›l siz, elinizdeki imkânlarla gasp ediyorsunuz... Bir misal vermek istiyorum:

En son yap›lan zamlardan bir tanesi, bütün tüketiciyi ilgilendiren, her emtian›n içerisine, her üretilen mal›n içerisine giren petrole yap›lan zamd›r. Bu yap›lan zamlarla birlikte, vatandafl, tüketici, acaba hangi oranda korunabildi!.. Düflünebiliyor musunuz, bugün, 1 litre benzinin bedelinin içerisinde yaklafl›k yüzde 70 vergi var; ayn› flekilde 1 litre mazotun bedelinin içerisinde yüzde 65 civar›nda vergi var. Siz, bunlar› art›rarak, vatandafltan direkt olarak vergi alma noktas›nda hiçbir ölçüyü kabul etmiyorsunuz; gece yat›yorsunuz sabah kalk›yorsunuz, zam uyguluyorsunuz, dünya piyasalar›nda fiyatlar düflmüfl olmas›na ra€men, siz, ha bire tüketiciye zulmetmek gibi, âdeta, fiyatlar› yükseltmek gibi bir anlay›fl›n içerisindesiniz. Ondan sonra da, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine neyi getiriyorsunuz; Tüketiciyi Koruma Yasa Tasar›s›n› getiriyorsunuz... Bu, bir tezatt›r. Bunu, vatandafla, biz, nas›l izah edece€iz?!. fiu anda, televizyonlar›n›n bafl›nda bizleri dinleyen vatandafl, oturdu€u yerden, kara kara düflünüyor; diyor ki: "Acaba, bunlar, niçin böyle bir yasa ç›kar›yor da, öbür taraftan da bizim kan›m›z› emiyorlar?!." Bunu, nas›l izah edeceksiniz?!. Mümkün de€il; ama, dostlar al›flveriflte görsün kabilinden, güya, Bat›l›lara "görüyor musunuz efendim, biz, rekabetin korunmas› çabas› içerisindeyiz...", öbür taraftan, "tüketiciyi koruyoruz, çocuk haklar›n› koruyoruz vs" gibi, birtak›m, istenilen, güya olmas› gerekli olan kanun maddelerinin ç›kart›lmas› noktaî nazar›ndan, kendinizi mükellef gördü€ünüz için, bu yasa tasar›s›n› getiriyorsunuz; ama, bu tasar›n›n, hakiki manada tüketiciyi korumakla hiçbir alakas› yok. Dolay›s›yla, her gün, her saat de€iflen fiyatlar karfl›s›nda, sat›c›lar›n ne yapmas› mümkün de€il; bu etiketleri sürekli de€ifltirmesi mümkün de€il. Zaten, vatandafl da böyle bir fley beklemiyor.

Diyorsunuz ki: "Bakanl›k, etiket ve tarife listelerinin fleklini, içeri€ini, usül ve esaslar›n› bir yönetmelikle düzenler." fiimdi, bu ç›kacak, bu ç›kt›ktan sonra, bir de yönetmelik ç›karacaks›n›z; fakat, ç›karm›fl oldu€unuz hem kanun hem yönetmelik ne yap›lmayacak, tatbikatta uygulan›r olmayacak...

Bu arada, giderek, hem hükümetlerin yükünü art›r›yorsunuz, Bakanl›€›n yükünü art›r›yorsunuz hem de bürokrasiyi ve uygulanacak formaliteleri ço€alt›yorsunuz. Bir di€er konu da, belediyelerin zaten yeterince olan yüklerine aslî bir görev daha ilave ediyorsunuz. Belediyeler için de diyorsunuz ki, "belediyeler, bu madde hükümlerinin uygulanmas› ve izlenmesine iliflkin iflleri yürütmekle görevlidir." Peki, bugün, belediye baflkanlar›, hangi siyasî partiden olursa olsun, istedi€i kadar bu görevi yapabilecek zab›tay› alabiliyor mu; tahdit koyuyorsunuz, müsaade etmiyorsunuz. Ondan sonra da, bu görev yar›n yap›lacak m›?.. "Niye yapm›yorsunuz" dedi€iniz belediye yetkilileri, size, "benim, bunu yapabilecek say›da eleman›m yok" diyecek. Yani, bir olay› bütünlük içerisinde takdim etmek mecburiyeti var; ama, maalesef, bütün iflleriniz, ülkeyi getirdi€iniz halden aç›kça görülmektedir.

Yapm›fl oldu€unuz ifle, milletin karn›n› doyurmay› ön plana ç›karmak kayd›yla bafllanmal›d›r; ama bunlar›n hiçbirisi konusunda ciddî bir çaba söz konusu de€il. Kanayan yaralar, vatandafl›n istek ve arzular›n›n yerine getirilmesi konusunda hiçbir çaba görmüyoruz. Sadece, formalite gibi, güya görüflülen bu maddelerle ve ç›kar›lacak bu kanunlarla, vatandafllar›n beklentilerine bir cevap vermek gibi, bu konuda, güya bir ifl yapm›fl görünmek için çaba sarf ediyorsunuz.

Zaten, ç›karm›fl oldu€unuz kanunlar›n birço€u, vatandafla, asl›nda, kolayl›k de€il zorluk getiriyor; çünkü, bu listelerdeki fiyatlar›n hiçbiri; isterseniz Say›n Bakan›m›z talimat buyursunlar, flu anda piyasada bu konuyla ilgili...

Zaten, tüketicinin korunmas› Anayasada mevcut, var; Anayasan›n emri gere€i var; ama, bunlarla ilgili flu ana kadar hiçbir koruyucu tedbir söz konusu de€il. Ayn› zamanda diyorsunuz ki "serbest piyasa" Serbest piyasa flartlar› içerisinde kifli, üretici, ithal edici, istedi€i mal› istedi€i fiyattan satabilme yetkisini haizse, bunu nas›l koruyacaks›n›z? Diyemezsiniz ki, "efendim, sadece, burada ismi yoktur" veyahut da "burada ismi olmad›€› gibi, fiyat›n› da karfl›s›na yazmam›fls›n›z" diyerek, siz, oradaki üreticiye ve sat›c›ya bu flekilde de müdahale edemezsiniz. Dolay›s›yla, milyonlarca insan "acaba, bu ç›kar›lan kanunda benim için hangi faide vard›r" diye düflündü€ü takdirde hiçbir fley bulamayacak.

O halde, de€erli milletvekili arkadafllar›m, böyle bir günde, s›k›nt›lar›n had safhaya ç›kt›€›, her geçen gün sa€anak ya€mur gibi, milletin bafl›na bela ya€arcas›na zamm›n ya€d›€› bir dönemde -ki, özellikle, ‹ktidar milletvekillerini uyar›yoruz- flu memleketin dertlerine kulak vermek mecburiyetindesiniz. fiayet, bunu yapmayacaksan›z, bunu yapam›yorsan›z, lütfen, bu koltuklardan çekip gidin; vatandafl da aras›n...

FAHR‹ GÜNDÜZ (Uflak) – Halk bilir onu, halk...

MEHMET KAHRAMAN (Diyarbak›r) – Belediyelerdeki iflçiler ne oluyor?

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Efendim, elbette, halk bilir. Biz de burada halk›n temsilcisiyiz; ama, sizi, buraya, vatandafl, ille de ba€l› kal›n diye göndermedi ki...

FAHR‹ GÜNDÜZ (Uflak) – Belediyelerde ne oluyor?.. Belediyeler ortada...

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – ‹flte, bak›n, belediyelerde ne oldu€unu da konufluruz; onu da konufluruz. Onunla ilgili meseleleri getirin buraya...

FAHR‹ GÜNDÜZ (Uflak) – Ǜk›p, hep bunu söylüyorsun...

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – De€erli arkadafllar, lütfen, fluna dikkat edin. fiayet, yap›lan uygulamalarda bir yanl›fll›k varsa, onu, baflka a€›zlarla veyahut da oturdu€unuz yerden de€il, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine, Türk Milletinin huzuruna bu konuyu getirirsiniz, meclis araflt›rmas› istersiniz; benzeri uygulamalarla ilgili meseleleri, beraberce, flurada müzakere ederiz; ama, oturdu€unuz yerden, sadece laf atmak için "belediyelerde"... Efendim, belediyelerde bir fley olmuyor. Yap›lan bütün ifller, hak ve hukuk kurallar› içerisinde yap›l›yor. Kanunsuz hiçbir ifl yap›lm›yor; ama, siz -ki, vatandafl bunu çok iyi biliyor- sadece, Ankara Büyükflehir Belediyesinde...

FAHR‹ GÜNDÜZ (Uflak) – Türkiye biliyor...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Say›n Kapusuz son cümlenizi söyler misiniz efendim.

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Tamaml›yorum Say›n Baflkan›m.

...22 bin kifli çal›fl›yorsa, elbette, burada yaflayan yaklafl›k 4 milyon insan, bundan, kendisine gelmeyen hizmetlerin gerekçesini ve bunlar› bu hale getirenleri hiçbir zaman gözard› etmeyecektir.

Arz eder, teflekkür ederim.

BAfiKAN – Ben teflekkür ediyorum.

MEHMET KAHRAMAN (Diyarbak›r) – Yasa tasar›s›yla ilgisi yok.

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Var efendim, var; yasa tasar›s›yla ilgisi var...

BAfiKAN – Say›n Rauf Ertekin, Anavatan Partisi Grubu ad›na görüfl belirtmek üzere; buyurun efendim.

ANAP GRUBU ADINA M. RAUF ERTEK‹N (Kütahya) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Tüketicinin Korunmas› Hakk›nda Kanun Tasar›s›yla ilgili, 12 nci madde üzerinde, Anavatan Grubu ad›na söz ald›m; bu vesileyle, tüm Heyetinizi en derin sayg›lar›mla selaml›yorum.

Daha önceki konuflmalar›mda da belirtti€im gibi, Tüketicinin Korunmas› Hakk›nda Kanun Tasar›s›na, Anavatan Partisi Grubu olarak kat›l›yoruz; ancak, flu anda, gerçekten, 60 milyon insan›n hepsini de tüketici olarak kabul edersek, -ki, burada, üreten de bir tüketicidir- bu noktadan hareketle olaya bakarsak, 60 milyon insan›n, flu andaki ekonomik s›k›nt›s› içerisinde, nas›l olacak da bu insanlar›m›z› tekrar tüketen insanlar haline getirece€iz? Bunlar›, vatandafl›m›z›, tüketici bir toplum haline getirmek için ne gibi tedbirler al›nmas› laz›m geldi€ini konuflmak varken, tüketiciyi koruyaca€›z diye, bu kanunu ç›karmak durumunda kal›yoruz.

Alt›n› çizerek belirtmek istiyorum ki, önce, gerçekten s›k›nt› içinde olan 60 milyon insan›m›z›n bu s›k›nt›lar›n›n giderilmesi hususundaki çal›flmalar›n yap›lmas› laz›m ve söylüyorum, Say›n Baflbakan›n, Hükümetimizi, dün, alelacele, Bakanlar Kurulu toplant›s›ndan sonra, Say›n Bakan›m›z›n da aç›klad›€›, memurlara ve emekli iflçi ve memur kesimine, ücretlerinde birazc›k olsun iyilefltirme yapmak üzere bir karar al›nd›€›n› ifade ederlerken, bu arada, sanki, daha, o para milletin cebine girmeden, petrol ürünlerindeki fonlar›n ve vergilerin art›r›lmas›yla, öbür cebinden al›nmas›n›n sa€land›€›n› da buradan belirtmek istiyorum. Yani, Hükümetimiz çok ak›ll› hareket ediyor. Bir taraftan, memur ücretlerinde yeni art›fl yapaca€›m derken, öbür taraftan, petrole yeni vergilerle, petrol fiyatlar›n› art›r›yor. Bu, çok önemli.; petrol fiyatlar›n›n art›r›lmas›, sadece petrol kullananlarla alakal› de€ildir. Öyle san›yoruz ki, önümüzdeki günlerde, petrole yap›lan bu ek zamlar, A'dan Z'ye bütün üretim maddelerinin fiyatlar›na binecektir; bunu hepimiz biliyoruz. Dolay›s›yla, flu anda memura verilmek durumunda olan ek ücret -ki, rakam›n› bilemiyoruz- zaten cebinden gitmifl durumdad›r.

De€erli arkadafllar›m, tabiî, etiket konusu fevkalade önemli bir hadise; ancak, enflasyonun bu kadar büyük rakamlara, yüzde 150'lere vard›€› bir dönem içerisinde, sadece etiket koyarak, sadece s›k› kontroller yaparak -bir fleyin fiyat›n› kontrol etmekle; menflei, cinsi, fiyat› hakk›nda mal›n üzerine etiket koymakla- bu iflin üstesinden gelinebilece€ine inanm›yoruz. Bugünleri, daha önceki y›llarda, 1980'den önceki y›llarda biz yaflad›k. Siz ne kadar etiket mecburiyeti koyarsan›z koyunuz, ne kadar fiyat kontrolü yap›yoruz derseniz deyiniz, üretim yoksa, mal arz›, vatandafl›m›za kâfi derecede gitmiyorsa, netice itibariyle, bankonun alt›ndan, ikinci fiyatlarla, tüketiciye nelerin iletildi€ini hep beraber seyrettik. Ancak, 1980'li y›llar içerisinde al›nan ekonomik tedbirlerin neticesinde, hem üretimin artmas› hem rekabet sisteminin Türkiye'de uygulanmas›yla alakal› politikalar›n gündeme konulmas›yla birlikte, tüketicimiz, kaliteli mala, istedi€i evsaftaki mala ve istedi€i fiyatla alabilme imkân›na kavuflmufl oldu.

fiunu ifade etmek istiyorum: Serbest pazar ekonomisi içerisinde, polisiye tedbirlerle, s›k› tedbirlerle bir yere varmak mümkün de€il. Etiket konulmas›; insanlar›m›z›n, alaca€› mallar üzerinde menfleini, cinsini ve fiyat›n› rahatl›kla görebilmesi tabiî ki uygun; ancak, sadece bu ifllemin yap›lmas›, tüketiciyi koruma noktas›nda kâfi de€ildir. Bunun, esas kökünde yatan, ekonomideki radikal tedbirleri almak, insanlar›m›z›n, daha kaliteli, daha ucuz mala kavuflabilmeleri için -tüketicilerimizin, yani, 60 milyon insan›m›z›n bu mallara kavuflabilmeleri için- al›nmas› gereken ekonomik tedbirleri almaktan baflka çare olmad›€›n›, burada, bir kere daha belirtmek istiyorum.

De€erli arkadafllar›m, flimdi, tüketiciyi korumayla alakal› bu kanun tasar›s›n› gündeme getiren -belki de geç kalm›fl bir kanun tasar›s›d›r diyorum- bugün, bu kanun tasar›s›n› önümüze getiren bu Hükümete sormak laz›m: 1991'de, Anavatan Partisi ‹ktidar›n› devretti€imiz andan itibaren, hat›rlars›n›z, daha önceki bizim ekonomik politikalar›m›z gere€i, bilhassa, devletin üretti€i tekel ürünlerinde, sigarada, içkide ve di€er ürünlerde "etiket fiyat› üzerinden sat›lma" diye bir fley vard›; ancak, Hükümet, gelir gelmez, etiket fiyatlar› üzerinden satmay› kald›rd›, flu anda, sigaralar, eski fiyatlar› üzerinden de€il, yeni fiyatlar› üzerinden sat›lmakta. Bu durumda, etiketin ne k›ymeti kald›?!.

Demek ki, bu ekonomik sistem içerisinde öyle bir noktaya geliyoruz ki, her gün etiket de€ifltirmek zorunda kal›yoruz; ancak, alt›n› çizerek belirtmek istiyorum, üzerinde bir etiket olan ve insanlar›m›z›n tüketimine verilmifl olan, tüketiciye arz edilmifl olan, bilhassa, tekel maddelerindeki bu fiyat sisteminin ortadan kald›r›lmas›yla, belli insanlar, haks›z kazançlar elde ettiler; dolay›s›yla da, tüketici, bu noktada ma€dur edildi.

Ayn› fley, ilaç fiyatlar›nda da mevzubahis -benim de mesle€im- ilaç fiyatlar› öyle bir noktaya geliyor ki, her gün de€iflme noktas›nda ve tüketiciyle, insanlar›n ihtiyac› olan ilac›, o insanlar›m›za arz eden eczaneler karfl› karfl›ya geliyor bu fiyat art›fllar› yüzünden.

Netice olarak söylemek gerekir ki, bu sistemde, sadece etiket koymakla, etiketi kontrol ettirmekle bir yere varmak mümkün de€il. De€erli arkadafllar›m, esnaf, zaten s›k›nt› içerisinde. Bir de, esnaf›n üzerine, siz, kalk›p, "etiketi koydu mu koymad› m›; ne oldu, ne geldi" diye belediye zab›talar›n› salarsan›z, bu iflin içinden ç›kmak mümkün de€il. Ben, bu maddede, etiket kontrolünün uygulanmas› ve izlenmesine iliflkin yürütmeyle alakal› görevin, belediyelere de€il, esnaf odalar›na, esnaf birliklerine verilmesinden yanay›m; çünkü, esnaf odalar›, bir noktada, baz› üretim maddelerinde, üretici gibi görülüyorlarsa da, ayn› zamanda da tüketicidirler. Kendilerinin kontrol etmeleri daha uygundur. Belediye zab›talar›n›, bir de esnaf›n üzerine salmay›n.

fiu anda, çok de€iflik yörelerimizde, belli belediyelerimiz, belirli baz› düflünceler içerisinde, esnaf›m›z›n üzerinde bask› uygulamaktad›r. Bunlar›, politik bask› olarak addedin, siyasî bask› olarak addedin, bir bask› vard›r. Bir de, esnaf›n üzerine, maliyeciden sonra, belediye zab›talar›n› salmay›n. Bunu, gene, hem üretici olan hem tüketici olan esnaf odalar›, esnaf birlikleri yaps›n. Kendileri, fiyatlar›n› denetlesinler; kendileri etiketlerin izlenmesini kontrol alt›na als›nlar. En uygunu budur diyorum.

De€erli arkadafllar›m, tabiî, sözümün bafl›nda da ifade etti€im gibi, sadece etiket koymak, sadece "üreticiyi koruyoruz" diye kanun ç›karmakla bir yere varmak mümkün  de€il. Yüzde 150'lere varan bu enflasyonun alt›nda inim inim inleyen bütün halk kesimleri, flu anda s›k›nt› içerisinde. Günlük, "acaba bir ekmek alabilir miyim" hesab›n› yap›yor ve öyle bir noktaya geldik ki, iflte, dün seyrettik ‹stanbul'daki PTT memurlar›m›z›n yürüyüflünü... Efendim, orada memurlar›m›za reva görülen hareketleri, hep birlikte, televizyonda üzülerek izledik. Bu insanlar, acaba niçin ba€›r›yorlar, niçin sokaklarda yürüyorlar? Elbette ki, hakl› yönleri var. Bunlara, bu hareketlere, Hükümetin, kulaklar›n› t›kamamas›n› rica ediyorum. Yoksa, sadece PTT iflçilerimizle alakal› de€il, toplumun bütün kesimlerinde ayn› s›k›nt› var ve arkas›ndan kalk›l›yor, hem, bir tarafta, Hükümet...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›.)

BAfiKAN – Lütfen, efendim...

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – ... "memura iflçiye -efendim, bilhassa memur arkadafllar›m›za- grevli, sendikal› toplusözleflme" diyor; "hak, istenir, al›n›r" diyor, öbür tarafta, bu hakk› isteyen sendika kurmufl yöneticiler, yapt›klar› görevden dolay›, baflka illere sürülüyorlar; bu enteresand›r!..

Hükümetin, bu çifte standard› b›rakmas› laz›m, gerçekleri görmesi laz›m, insanlar›m›z›n bu s›k›nt›s›na kulak vermesi laz›m; yoksa, gidiflat, iyi de€ildir; Hükümete olan güven iyice sars›lm›flt›r. Art›k, bu noktadan itibaren, geçmifli fazla deflelemeden, alaca€›m›z tedbirlere bakmam›z laz›m.

Bu duygularla, hepinizi en derin sayg›lar›mla selaml›yorum. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Ertekin, teflekkür ediyorum.

Gruplar ad›na baflka söz talebi?..

ABBAS ‹NCEAYAN (Bolu) – Sosyaldemokratlar ne yap›yorlar?!.

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Sosyaldemokratlar konuflacaklar galiba!..

ABBAS ‹NCEAYAN (Bolu) – Onlar, kongreden sonra konuflacaklarm›fl!..

MEHMET ADNAN EKMEN (Batman) – Biz, yeri gelince, her yerde konufluruz; fakat, gereksiz de konuflmay›z.

BAfiKAN – Gruplar ad›na söz talebi yok.

Kiflisel söz talebinde bulunan Say›n Yak›n?..

CENG‹Z BULUT (‹zmir) – Yok.

BAfiKAN – Say›n Gaffar Yak›n'›n haz›r olmad›€› binnida anlafl›ld›.

‹kinci s›rada, Say›n Cengiz Bulut; buyurun efendim.

CENG‹Z BULUT (‹zmir) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekili arkadafllar›m; tüketicinin korunmas›yla ilgili kanun tasar›s›n›n, etiketle ilgili maddesi üzerinde konuflmak için huzurlar›n›za geldim.

Tabiî, tüketici kim dedi€imizde, önce tüketiciyi sayal›m; kar›flt›rmayal›m. Üretici nedir, tüketici nedir; tüketici demek, cebinde, zeytin almaya paras›; cebinde, et almaya paras› ve cebinde, ev kiras›n› ödeyebilecek miktarda paras› kalmam›fl; yine, su paras›n›, elektrik paras›n›, okula giden çocu€una bir sandviç paras›n› veremeyecek kadar fakirleflmifl memur demektir.  Bir insan, 4 milyon 200 bin lirayla, ald›€› bu maaflla nas›l tüketici olur; bu insan, etiketlerle nas›l ilgilenir? 3 milyon 800 bin lira civar›nda maafl alan bir emeklinin, periflan olmufl bir emeklinin tüketici olmas› düflünülebilir mi?

BÜLENT ATASAYAN (Kocaeli) – "Tüketici" de€il, "tükenmifl" oluyorlar...

CENG‹Z BULUT (Devamla) – Bu arkadafl için etiketler hiçbir fley ifade etmez. 1,5 milyon lira maafl alan, 6 nc› kademeden emekli olmufl bir Ba€-Kur'lunun etiketle u€raflmas› mümkün müdür? Bu etiketi biz kimin için ç›kar›yoruz? E€er, periflan olan  memuru ilgilendirmiyorsa; e€er, periflan olan iflçiyi ilgilendirmiyorsa; periflan olan emekliyi ilgilendirmiyorsa; Allah'a emanet edilmifl, vergisini ödemeyecek kadar biçare kalm›fl,  periflan edilmifl esnaf›m›z, e€er, cidden bir fley alamayacak kadar fakirleflmiflse... Köylü, zaten o kendi kaderine terk edilmifl...

fiimdi, tüketici kim; kimin cebinde para var ki, gidecek, al›flverifl edecek; neyle verecek? Etiketlere bakacakm›fl!.. Hangi etiketlere?.. El yakan etiketlere mi, yürek yakan etiketlere mi?

Pabuç... Pabuç... Kaç para bir pabuç biliyor muyuz? Etiketin üzerine yazsa, mümkün de€il... Zaten, herkes d›flar›dan bak›yor. Etiketler yaz›l›yor; ama, o pabuçun üzerindeki etiketin ne ifade etti€ini, bir gömle€in kaça oldu€unu, sigaran›n kaça oldu€unu, ekme€in kaça oldu€unu, zeytinin kaça oldu€unu, sabunun kaça oldu€unu... Mazot... Mazot... El yakan, yürek yakan bu etiketler ne ifade eder; kimin için yaz›lacak bu etiketler? Mutlaka, etiket...

Ben belediye baflkanl›€› yapt›m. Bizde, sabit fiyat›n; yani, belirli bir fiyat›n; yani, enflasyonun çok az oynad›€›; Karadenizin dalgalar› gibi korkunç de€il, Ege Denizinin dalgalar› gibi hafif hafif çalkaland›€› bir yerde etiket geçerlidir; ama, flu anda, Türkiye'de, bizim enflasyon, Karadenizin dalgalar› gibi korkunç dalgalan›yor, bir yukar›, bir afla€›...

ELAATT‹N ELMAS (‹stanbul) – Afla€› yukar›!..

CENG‹Z BULUT (Devamla) – ...Ne kay›kta insan, ne kay›k b›rakt›, ne tüketici b›rakt›...

fiimdi, böyle, enflasyonun afla€›s› yok; do€ru, hep yukar›ya...

Enflasyonun yüzde 150 oldu€u bir yerde, etikete, bir esnaf ne yazacak? Bugün bir fiyat yazacak, yar›n fiyat de€ifliyor. Aha, aha, iflte mazot fiyatlar› ne oldu? Benzin fiyatlar› ne oldu? Buna benzer... fiimdi, bu mazot fiyatlar›yla bütün dükkânlarda, bütün bakkallarda, bütün manavlarda, trak, bütün fiyatlar de€iflti...

Memurun maafl›, iflçinin maafl›, Ba€-Kur'lunun maafl›, emeklinin maafl›...

NURHAN TEK‹NEL (Kastamonu) – Artacak, artacak...

CENG‹Z BULUT (Devamla) – Ee, artacakm›fl!.. Art›r›n da "art›rd›k" deyin. Bekliyoruz; inflallah... Getirin, emekliye getirece€iniz her türlü zam, iflçiye getirece€iniz her türlü zam, memura getirece€iniz her türlü zam için bütün Parlamento olarak arkan›zday›z, veriniz zamm›.

Etiketi konufluyoruz... Bak›n›z, etiketleri, yaln›z, biraz büyük yapmak laz›m; çünkü, son zamanlarda, Hükümetin, memuruna verdi€i para birimi de€iflti. Eskiden, yaln›z Türk paras› olarak veriyordu, flimdi, Hükümet, piyango bileti veriyor. O zaman, etiketlere, piyango bileti yerini de açmak laz›m! Eskiden, para veren Hükümet, flimdi kaz› kazan da veriyor; etiketlere, kaz› kazan› da yazmak laz›m! Hisse senedi sat›yor Hükümet art›k, o hisse senedini de yazmak laz›m! Çünkü, öyle ya, memura piyango bileti veren, memura kaz› kazan veren, memura hisse senedi vermeyi teklif eden bir Hükümetin koyaca€› etiketlere bunlar›n hepsini yazmak laz›m! Yani, al›flverifl parayla m› olacak, piyangoyla m› olacak, kaz› kazanla m› olacak?! Bunlar› belirtmekte fayda var.

Bak›n›z, iflte burada, ne demifl Hükümet...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Son cümleniz...

CENG‹Z BULUT (Devamla) – Evet, evet...

Türkiye'de, etikete bakacak kadar, cebinde paras› olan vatandafl m› b›rakt›n›z ki? Vatandafl periflan, iflçi periflan, memur periflan, emekli periflan, köylü periflan, küçük esnaf periflan; velhâs›l, Türkiye periflan... Kim bakacak etiketlere?

Teflekkür ediyorum. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

NURHAN TEK‹NEL (Kastamonu) – Sen de periflan...

BAfiKAN – Say›n Bulut, teflekkür ediyorum.

Say›n Gökalp, buyurun.

COfiKUN GÖKALP (K›rflehir) – Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; görüflülmekte olan 619 s›ra say›l› kanun tasar›s›n›n 12 nci maddesi üzerinde, kiflisel görüfllerimi arz etmek üzere huzurlar›n›zday›m. Bu sebeple, Yüce Kurulu sayg›lar›mla selaml›yorum.

Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; hakl› olarak, benden önce konuflan tüm arkadafllar›m, gerçekleri burada dile getirdiler. Evet, tüketicinin, tüketecek hali mi kald›?!. Dün, Say›n Baflbakan, memurlara bir haber verdi; onlar›n a€›zlar›na bir parmak bal çald› -Anadolu deyimiyle- ama, bu bal, memurlar›n midesine inmeden, a€›zlar›na gelmeden geri al›nd›.

Düflünebiliyor musunuz arkadafllar›m; akaryak›ta, son bir y›lda yüzde 200 zam yap›ld›. Bundan, ben eminim, Do€ru Yol Partisindeki çok milletvekili arkadafllar›m da rahats›z, Sosyaldemokrat Halkç› Partideki çok milletvekili arkadafllar›m da rahats›z; ama, onlar diyecekler ki "bunun baflka yolu yok, baflka yordam› yok; zam yapmak zorunday›z." ‹flte, burada, bu görüfle kat›lm›yoruz; zam yapmadan da, adam gibi, vergi al›narak, vergi sa€lanarak, bu ülke yönetilir. Mühim olan, vergi almak. Çok kazanandan, çok; az kazanandan, az vergi almakla ülke yönetilir. Büyük holdinglere, büyük flirketlere yalvararak yakararak vergi alamazs›n›z; vergiyi salars›n›z, vergiyi al›rs›n›z; ama, buna, irade laz›m, siyasî irade laz›m buna; buna, siyasî istikrar laz›m. Maalesef, Hükümette bu siyasî irade yok, bu siyasî istikrar yok; bu olay yok...

De€erli milletvekilleri, Say›n Maliye Bakan›n›n bize sunmufl oldu€u, tüm milletvekillerine sunmufl oldu€u bir kitap var. Bak›n›z, bu kitapta ne diyor: Tafl›t Al›m Vergisi, 7 trilyon 500 milyar liradan, 15 trilyon liraya ç›km›fl. Yani, art›fl oran› yüzde 100. Akaryak›t Tüketim Vergisi, 46 trilyondan, 95 trilyona ç›kar›lmak isteniyor, art›fl oran› yüzde 106. Yani, bu matbu kitab›n bize da€›t›ld›€›nda akaryak›t fiyat› neyse, onun yüzde 100 oran›nda, bir sene içerisinde zam yap›laca€› demektir. De€erli milletvekilleri, buna ra€men, 1994 y›l›nda, Kurumlar Vergisi olarak, büyük holdingler, büyük flirketler, Türkiye'nin her taraf›na da€›lm›fl büyük flirketlere, 42 trilyon liral›k vergi tahakkuk edilmesi için vergi sal›nm›flt›r. Bu vergilerin bir k›sm› da henüz verilmemifltir. 1995 y›l› içerisinde ise, 1994 y›l›nda 42 trilyon liral›k  vergi sal›nan bu kesime, sadece, yüzde 12,4 oran›nda vergi art›fl› sa€lanarak, 42 trilyon 200 milyar lira vergi sal›nmas› hedeflenmifltir.

De€erli arkadafllar›m, iflte, Türkiye'nin s›k›nt›s› budur. Özellefltirece€im diye, 1929'dan günümüze kadar, cumhuriyet döneminde bafllayan tüm kamu kurumlar›n› satsan, bu iflin içinden gene ç›kamazs›n; öyle bir an gelir ki, sata sata, kamuya ait mal bulamazs›n, tafl›nmaz bulamazs›n...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

COfiKUN GÖKALP (Devamla) – Bitiriyorum Say›n Baflkan.

...Kamuya ait hizmet binalar› bulamazs›n. Bunun için, Hükümetin, akl›n› bafl›na toplamas› laz›m. Sosyal adaleti tesis edecek ve az kazanandan, az; çok kazanandan, çok vergi al›narak, Türk halk›n›n, insanlar›m›z›n  giderleri yönünde vergi toplanarak, kamu hizmetlerinin giderilmesi sa€lanmal›d›r.

Bu duygu ve düflüncelerle Yüce Kurulu tekrar selaml›yorum.

BAfiKAN – Say›n Gökalp, teflekkür ediyorum. Bu vesileyle, gündem d›fl› konuflman›z› da yerine getirmifl oldunuz; çünkü, Türkiye'deki ekonomik kötü gidiflle ilgiliydi talebiniz, böylece, o da  yerine gelmifl oldu.

COfiKUN GÖKALP (Devamla) – Evet efendim.

Teflekkür ederim.

CENG‹Z BULUT (‹zmir) – Benim de bir talebim vard›; ama, kuyrukta bekliyoruz.

BAfiKAN – Efendim, beklerim bundan sonraki maddede Say›n Bulut.

Nas›l olsa hep periflan!..

Madde üzerindeki müzakereler tamamlanm›flt›r.

Maddeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Madde okundu€u flekliyle kabul edilmifltir.

13 üncü maddeyi okutuyorum:

 

 

 

 

 

BAfiKAN – Bu maddeyle ilgili gruplar ad›na söz talebi?..

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Grup ad›na Say›n Baflkan...

BAfiKAN – Say›n Kapusuz, Refah Partisi Grubu ad›na.

CENG‹Z BULUT (‹zmir) – ANAP Grubu ad›na...

BAfiKAN – Anavatan Partisi Grubu ad›na m› efendim?

CENG‹Z BULUT (‹zmir) – Evet efendim.

HAL‹T DUMANKAYA (‹stanbul) – fiahs›m ad›na...

M.RAUF ERTEK‹N (Kütahya) – fiahs›m ad›na...

BAfiKAN – Say›n Bulut, yetki belgesi?.. Grup baflkanvekillerimiz var m› efendim?..

BAfiKAN – Evet, Say›n Kapusuz, siz buyurun efendim; biz, di€erlerini yazar›z.

Kiflisel söz talebi; Say›n Bulut'un, Say›n Dumankaya'n›n, Say›n Ertekin'in.

MEHMET KEÇEC‹LER (Konya) – Say›n Bulut, Grup ad›na...

BAfiKAN – Kim var efendim?.. Grup baflkanvekillerimizden var m› yetki belgesi?..

Yetki belgeniz var m› efendim?

CENG‹Z BULUT (‹zmir) – Olacakt› efendim.

BAfiKAN – Kimde olacak efendim?.. Kimdeyse, onu bir bulun Say›n Bulut; yani, içtüzük karfl›s›nda bizi periflan etmeyin.

M.RAUF ERTEK‹N (Kütahya) – Ben, grup baflkanvekillerine bakay›m efendim.

BAfiKAN – Buyurun Say›n Kapusuz.

RP GRUBU ADINA SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Teflekkür ederim Say›n Baflkan.

Say›n Baflkan, de€erli arkadafllar; müteakip madde için tekrar huzurlar›n›zday›m; hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

Bu, tüketici yasas›yla ilgili olarak, biraz önce birkaç cümle ifade ettim; arkadafllar›m›zdan serzeniflte bulunanlar oldu veyahut da konunun d›fl›nda laf atmalar oldu, ancak, birkaç hususu özellikle vurgulamak istiyorum. Memleketimizde birçok yasa var. Mesela, bu yasalardan bir tanesi de, Türk Paras›n›n K›ymetini Koruma Hakk›nda Kanundur; elan hukukî geçerlili€ini koruyan bir kanundur. fiimdi, bu kanunun müzakeresi s›ras›nda, ister istemez kafalar›m›za bu konu tak›l›yor. Düflünelim; bugün, Türkiye'de, flu anda 1 milyonluk banknot ç›kt›. fiimdi, siz, bu ç›kard›€›n›z parayla, tüketicinin hakk›n› hangi oranda korudu€unuzu savunabiliyorsunuz veyahut da Türk paras›n›n k›ymetinin korunmas›n›n ölçüsünün ne oldu€unu ortaya koyabiliyor musunuz?.. Maalesef.

Bak›n›z, flu anda, bu Hükümetin memlekete -maalesef diyece€im- hediyelerinden bir tanesi, teslim ald›€› günden bugüne kadar, hep banknotlar›n kliflelerini de€ifltirmek, rakamlar›n› ço€altmakla u€raflmas›d›r. Bu s›f›rlar›n ço€almas›, acaba, memleketimizin ve özellikle fakir ve fukaram›z›n, tüketici kesimimizin  hangi derdine derman olacak?.. Özellikle, elbette, tüketici dedi€imiz bütün insanlar›m›z›n kollanmas› ve korunmas› yerinde bir duygu, hatta bu kanun da uygun bir kanun; fakat, siz, iflin esas›n›, özünü kaybettikten sonra, bunun fleklen ç›kar›lmas›n›n  bir manas› olmayacak.

Düflünelim, bir sat›c›, ister pazar yerindeki sat›c› olsun ister bir küçük esnaf›m›z olsun isterse bir köydeki küçük bir bakkal›m›z olsun; acaba, hepinizin hat›rlad›€› bu küçük etiketlere bu s›f›rlar› nas›l yerlefltirecek? Düflünün, 1 milyon, 100 bin, 200 bin gibi rakamlar› bu etiketlere yazmak mümkün olmayacak. Dolay›s›yla, demek ki birtak›m yasalar›n varl›€›n› kabul etmifl olmak, o hakk›n korundu€unu kabul etmek manas›na gelmiyor. Bugün, flu Hükümet, maalesef, Türk paras›n›n k›ymetini koruyamam›flt›r, koruyamamaktad›r.

Ayn› flekilde, küçüklerin muz›r neflriyat karfl›s›nda korunmas›yla ilgili  kanun maddeleri var. Peki, bugünkü medyan›n birtak›m uygunsuz tav›r ve davran›fllar›, televizyonlar›n birtak›m uygulamalar› karfl›s›nda, bu Yüce Milletin ahlak›n›, birtak›m de€erlerini koruma noktas›nda, bu kanun yeterli kal›yor mu; maalesef kalm›yor.

Ayn› flekilde, bunlar› ço€altmak mümkün; fakat, bu iflin üstesinden gelebilecek siyasî bir iktidara gerek var. Onun için, atalar›m›z ne demifller:  "At sahibine göre kiflner." Siz, koruma yasas› ç›kar›rs›n›z, siz kendiniz inanmad›€›n›z için, koruman›z zaten mümkün de€il.

Hakikaten, bu Hükümet, bu fakir ve fukara milleti korumak istiyorsa, bunda samimî ise, lütfen, bugünkü sat›fla arz edilmifl olan mallar›n içerisinde, haks›z olan, girmifl, vergiler var; bunu ç›karmak laz›m.

Yine, bir haks›zl›€›n en önemli maddelerinden bir tanesi, maliyetin yüzde 30, yüzde 40'›na, hatta yar›s›na varan finans yükü var, ki, faiz...  Bunu ç›kar›n.

Yine, siz, tüketiciyi korumak istiyorsan›z, bu haks›z para de€erini düflürmekten vazgeçin.

Keyfî, bir nevi medyaya destek olmak mahiyetindeki, birtak›m holdinglerin ve birtak›m kurum ve kurulufllar›n, özellikle reklam vererek, milletin cebinden, fakir ve fukaran›n tüketmifl oldu€u her üründen dolay›, onun içerisine giren reklam›, maliyetin içerisine girmekten ç›kar›n. E€er, o zaman, kendi mal›na güvenebiliyorsa, tüketicinin o maldan memnun olmas› kendisi için yeterli bir fleyse, lütfen, reklam yapmas›n; e€er yapmak istiyorsa, kendi bünyesinden yaps›n; ama, maalesef, ne yap›yorsunuz, haks›z olarak, keyfî yap›lan, birtak›m, "reklam" ad› alt›ndaki gösterilen masraflar›, yine, bu fakir ve fukaraya, ne yap›yorsunuz; ödettiriyorsunuz. Hakikaten, tüketiciyi koruyacaksak, bunu yapmak mecburiyetindeyiz. Elbette, garanti belgesi hakikaten güzel bir fley; fakat, bu kadar çeflitli ürünün var oldu€u bir memlekette -ki, bu çeflitli ürünlerle ilgili Sanayi Bakanl›€›n›n birtak›m tespit çal›flmalar›ndan yasada bahsedilmektedir- flimdi, bunlar›n hangilerinin garanti belgesi olacak?.. Asgarî bir y›l diyor; azamî bir süre de konulmuyor. Bu, galiba, daha sonra bir yönetmelikle tespit edilecek; fakat, burada, hepimizi yakinen ilgilendiren bir konu var. Bu, garanti belgesiyle ilgili k›s›mda deniliyor ki, "garanti belgeleri, sat›n al›nan mala iliflkin faturan›n tarih, say› ile bandrol seri numaralar›n› içermek zorundad›r." Tamam, bu güzel, mutlaka bulunmas› laz›m; ancak, sat›c› için deniliyor ki; flayet malda, malzeme, iflçilik ve montaj hatas› var ise; ne yap›lacak; sat›c›ya götürülecek. Sat›c›lar›n birço€u, ne de€ildir; üretici de€ildir, tüccard›r, al›p satmaktad›r. Her mal› da, kendi flartlar› içerisinde, mutlaka, ald›€› flekliyle satmaya çal›flmaktad›r.

fiimdi, burada, tüketici aç›s›ndan, hakikaten, sat›lan mal›n bir garanti belgesinin olmas› mutlaka gerekir; fakat, teslim ediyor... Sat›c›, bu mal› kendisi imal etmedi€i için, üreticiye gönderecek. Gönderilmifl olan bu ar›zal› mal, tekrar o tüketiciye ne zaman iade edilecek; burada bir aç›kl›k söz konusu de€il. Adam, bu mal› iade etmek istemiyorsa veyahut da o satt›€› mal› geri al›p, onunla ilgili birtak›m uygulamalar› yapabilmesi için -istismar etmek istiyor ise- ne yapacakt›r; o mal›, zaman dilimi içerisinde tüketiciye geri vermeyecektir. ‹kinci bir bölümde de deniliyor ki, "sat›c›n›n bu talebi reddedilmez." Bunun için de ne yap›lmaktad›r; özellikle, "tüketicinin, bu konudaki durumunu korumak için, Türk Standartlar› Enstitüsü ve Bakanl›k, bu konuda bir karar verecek" deniliyor. Bakanl›€›n verece€i bu karar, tüketicinin, getirmifl, iade etmek istedi€i malla ilgili verece€i karar, al›c› veyahut da tüketiciyi tatmin etmedi€i, sat›c›y› tatmin etmedi€i takdirde, uzlaflmazl›k orta yere ç›kacak. Bu uzlaflmazl›k karfl›s›nda, zaten mahkemelerden usanm›fl, mahkemelerden y›lm›fl olan bu milletin evlatlar›, acaba, tekrar mahkeme kap›s›na m› gidecek? Yoksa, bu konunun, bir yetkili komisyon taraf›ndan mahkemesiz halledilmesi konusunda, bir süre veyahut da bir karar mercii maalesef yoktur.

Adalet Bakanl›€›n›n bütçesini görüflürken, ç›kt›, Say›n Bakan burada yak›nd›, dedi ki, "efendim, bugün mahkemelerde 11 milyon dosya var." fiimdi, düflünün de€erli milletvekilleri, 11 milyon dosya varsa; bir dava eden, bir dava edilen, birer tane de flahitleri olsa, dörtle çarpt›€›n›z takdirde, 44 milyon bu memleketin evlad›, biri, di€eriyle daval› konuma gelmifltir. ‹flte, son otuz y›ll›k, k›rk y›ll›k, elli y›ll›k yanl›fl uygulamalar›n tabiî sonucu... Âdeta, bu milletin evlatlar› birbiriyle mahkemelik duruma düflürülmüfltür. fiimdi, yetmiyormufl bu, bunda acze düflmüfl bir Adalet Bakanl›€› var iken, siz, binlerce mal, binlerce garanti belgesi ve bunlar›n tatmin edilmemesi karfl›s›nda, hal noktas›; ki, gösterdi€iniz gibi, "Bakanl›k ve Türk Standartlar› Enstitüsü karar verecek" diyor. Bu karara da tüketici raz› olmad›, ma€dur edildi; yanl›fl bir karar ç›kt›... Binlerce mahkemeye gidildi€ini bir düflünün; çok büyük bir yanl›fll›kt›r. Bu konuyu mutlaka halledecek, o karar›n da bir baflka yere müracaat edilmemesinin önünün kapanmas› aç›s›ndan, bir kurul oluflmas› laz›m; tüketici aç›s›ndan da laz›m, sat›c› aç›s›ndan da laz›m; ama, maalesef, bu konuda, benim görebildi€im kadar›yla, -eksik taraf› varsa Bakan›n ve ilgili Komisyondaki arkadafllar›m›z›n aç›klama getirmesinde fayda mülahaza ediyorum- aksi takdirde, ihtilaf konusu, dava konusu çok artacakt›r.

De€erli arkadafllar, flimdi, özellikle bunun fiyatlar› konusunda, biraz önce de söylemeye çal›flt›€›m gibi...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Efendim, son cümlenizi ifade eder misiniz...

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Say›n Baflkan›m, ifade etmeye çal›fl›yorum.

 Bak›n›z, Türk Liras›n›n s›f›rlar›n› yazamayaca€›n›z bu etiketlere, acaba Say›n Bakan ve Say›n Hükümet, dolar› veyahut da hisse senetlerini mi yazd›racaklar?.. Türk paras›n›n bu memlekette geçerlili€i ne zaman temin edilecek?.. Bunlar benim dikkatlerimi çekmektedir. Herhalde, bütün vatandafllar›m›z›n, özellikle tüketicinin ve sat›c›lar›n da, mecburiyet getirdi€iniz bu etiketteki s›f›rlar› neyle, nas›l ifade edece€i konusunda bir aç›kl›k getirirseniz, memnun olur; teflekkür ederim.

Arz ederim Say›n Baflkan.

BAfiKAN – Teflekkür ediyorum Say›n Kapusuz.

Anavatan Partisi Grubu ad›na, Say›n Cengiz Bulut; buyurun.

10 dakika yeter mi Say›n Bulut?

CENG‹Z BULUT (‹zmir) – Efendim, idare ederiz. 

BAfiKAN – Peki, buyurun; flimdi görece€iz inflallah...

ANAP GRUBU ADINA CENG‹Z BULUT (‹zmir) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekili arkadafllar›m›z; tüketicinin korunmas›yla ilgili bu garanti belgesine geliyoruz...

BAfiKAN- Ne belgesi efendim?

CENG‹Z BULUT (Devamla) – Garanti belgesiyle ilgili maddesine geliyoruz efendim, 13 üncü maddeye geliyoruz.

De€erli milletvekili arkadafllar›m, tabiî, garanti deyince; garantiler çeflitlidir. fiimdi, memlekette, memleketimizde, kimsenin verdi€i sözü tutmad›€›, hiçbir sözün garanti olmad›€› bir yerde, verilen sözlerin hiçbir garantisi olmad›€› bir yerde, gariban bir sanatkâr› yakal›yoruz, ufak esnaf› yakal›yoruz, yapt›€› anahtar›n garantisini, yapt›€› çekicin garantisini istiyoruz; ama, siyasîlerin verdi€i yüzde 20 enflasyonun garantisini istemiyoruz.

Türkiye'nin esas isteyece€i garanti, Türkiye'nin esas ç›karaca€› tüketiciyi koruma kanunu, bir çekiç için garanti de€il, bir tekerlek için garanti de€il; enflasyona karfl› garanti al›nmas› laz›m. Ezilen memurun, ezilen iflçinin, ezilen emeklinin, periflan olan köylünün ve küçük esnaf›n, Hükümetin yapm›fl oldu€u yanl›fl politikaya karfl› korunacak esas bir kanun ç›karmam›z laz›m; esas garanti budur de€erli arkadafllar›m›z.

Bak›n›z, biz, mutlaka üretim mallar›nda baz› garantiler bekliyoruz. Memleketin bakan› ç›km›fl garanti veriyor. Üç tane banka (TYT Bank, Marmarabank, Impexbank) bat›yor, memleketin Bakan› Say›n Aykon Aydo€an (ANAP s›ralar›ndan gülüflmeler) "merak etmeyin, garantiyi ben veriyorum, batmayacakt›r" diyor. Bir hafta sonra, üç banka iflas ediyor, binlerce insan ma€dur oluyor; ama, biz gene gidiyoruz, küçük bir demirci dükkân›ndan, üretti€i mal›n garantisini bekliyoruz, iki üç kiflinin ma€dur oldu€u mal üzerinde garanti bekliyoruz; ama, öteki tarafta; ama, beri tarafta, Hükümetin bakan›n›n, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin bakan›n›n yanl›fl vermifl oldu€u geçersiz bir garanti belgesi yüzünden ve devletine inanan yüzbinlerce insan ma€dur olmufl; bu garanti söz yüzünden yüzbinlerce insan periflan olmufl ve paralar› batm›flt›r. Bu insanlar, e€er say›n bakan garanti vermeseydi, e€er konuflmasayd›, devlet ad›na konuflmasayd›, paralar›n› çekeceklerdi bu mudiler, bu insanlar ve neticede bundan kurtulacaklard›.

Bak›n›z, bir memleketin, bir esnaf›n garantisinden çok, bakanlar›n›n garantisine, Baflbakan›n garantisine ihtiyac› vard›r. Türkiye Cumhuriyetinin Baflbakan› ç›kar "gidin, bankalardan istedi€iniz kadar dövizle kredi al›n, ev al›n, araba al›n" derse, Say›n Baflbakan›n garantisine güvenen vatandafllar, gider, bankalardan kredi al›rlar ve onunla konut sahibi olurlar; ama, Baflbakan›n verdi€i garanti tutmam›flt›r, enflasyon; neticede döviz oynamas›; dolar›n, Karadeniz dalgalar› gibi s›çramas› yüzünden, burada da yüzbinlerce insan ma€dur olmufltur; yüzbinlerce insan kan a€l›yor, evini sat›yor kurtulam›yor, intihar ediyor kurtulam›yor. Garantiyi veren kim; Türkiye Cumhuriyetinin Baflbakan›. Biz, neyle u€rafl›yoruz; bütün bu garantileri bir kenara b›rakm›fl›z, anahtarla, çekiçle u€rafl›yoruz veyahut da ufac›k bir telle u€rafl›yoruz, onun garantisini ar›yoruz. Peki, bu insanlara, ma€dur olan bu insanlara, batan bankalar›n, iflas eden bankalar›n kand›rd›€› mudilere verilen garanti?.. Devletin garantisine karfl›, bu insanlara karfl›, yani, bu batan bankalara karfl› devletin bir garanti vermesi gerekmez miydi? Verdi€i, garantiyi, sözü tutmas› gerekmez miydi?.. Uygulad›€› politikayla, bu memlekette "ben dolar› böyle tutaca€›m ve merak etmeyin arkan›zda ben var›m, bana inan›n, benim fikrime inan›n" diyen Türkiye Cumhuriyetinin Baflbakan›na inanan insanlar, bugün, dolar yüzünden ezilmifl, bükülmüfl, kap› kap› dolafl›yorlar. Ne oldu bunlara verilen garantiler?.. Biz u€rafl›r›z... Garanti... Ne garantisi; araban›n supap garantisiyle u€rafl›r›z biz...

De€erli arkadafllar, dün, evvelki gün, bu memlekette 46 trilyon liral›k, üç ayl›k vadeli bono sat›ld›. Garanti var m›?.. Yok; bunun da garantisi yok. Garanti deyince, akl›m›za, yaln›z, bir bisiklet tekerle€i mi veya yaln›z bir bisiklet mi gelir, üretim olarak. Esas›nda, Türkiye'de önce verilecek olan olay, siyasîlerin garanti vermesi laz›m; vermifl olduklar› sözü garanti etmifl olmalar› laz›m; tutamayacaklar›, yapamayacaklar› ifli vaat etmemeleri gerekir.

‹flte, bak›n›z, geçen gün "Hazineden rekor sat›fl" diyor. Peki, bunun garantisi?.. 46 trilyon liral›k bonoyu bir günde bitirmifller. Türkiye Cumhuriyetinin Baflbakan›, Hükümeti buna garanti veriyor. Tüketmifller 46 trilyon liral›k bonoyu, hemen bir günde. Kim alm›fl; memur mu, iflçi mi, emekli mi? Kim alm›fl; esnaf m›? Kim alm›fl; köylü mü? Bunun garantisi sa€lam; çünkü, burada, bu rekor sat›flta, 46 trilyon liral›k bono sat›fl›ndan iflçi almam›flt›r, memur almam›flt›r, emekli almam›flt›r, Ba€-Kur'lu almam›flt›r, köylü almam›flt›r; onu, küçük esnaf almam›flt›r; bunu, büyük rant sahipleri, "zincir fleyini k›rd›m" diyenler, büyük rant sahipleri, büyük para babalar› alm›fllard›r; onun için, bunun mutlaka garantisi vard›r. Neden; çünkü, memurum yoktur bunun içinde, iflçim yoktur bunun içinde; nereden alacak benim gariban iflçim, nereden alacak memurum; 4 milyon 200 bin lira maafl alan bir memurumun, 3 milyon lira maafl alan, l,5 milyon lira maafl alan insanlar›n bunlar› almas› mümkün de€il; ama, bunlar›n garantisi vard›r.

Biz neyi tart›fl›yoruz Türkiye'de; bisikletin tekerle€ini, bisikletin pedal›n› tart›fl›yoruz... Onun garantisi olmas› laz›m, bisikletin tekerle€inin garantisini ihmal etmemek laz›m; ama, iflçinin maafl›na, ama memurun maafl›na karfl› enflasyonu garanti etmiyoruz.

De€erli arkadafllar›m, bak›n›z, flimdi, yine Türkiye Cumhuriyetinin Baflbakan›, "memlekette yüzde 20 enflasyon olacak" demifltir. Bu, bir garanti olmas› laz›m. Biz siyasîler, önce bisiklete karfl›, arabaya karfl›, metal madenlere karfl› ç›karaca€›m›z garanti kanunlar›ndan önce, siyasî alanda art›k garanti kanunlar› ç›karmam›z laz›m. Bak›n›z, flimdi, yüzde 20 enflasyon denildi€i bir yerde, Say›n Baflbakan, Say›n Hükümet garanti sözünü tutmam›flt›r; enflasyon yüzde 150 olmufltur. (ANAP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri) Peki, enflasyonun yüzde 150 oldu€u yerde, memurun ald›€› art›fl nedir; yüzde 15... Hay›r, net yüzde 11.

fiimdi, burada bir beyanat veriliyor: "Memura yüzde 70 zam yapaca€›z..." Garantisi?.. Garantisi var m›; yok. Çünkü, memura yap›lacak olan yüzde 70 zam, daha evvel verilmifl olan yüzde 11 zamm›n yüzde 70'i, yüzde 6 yapar. ‹flte garanti... Ne garantisi; iflte, dolambaçl› garantiler.

De€erli arkadafllar›m, bir hükümet, çift anahtar dedi€i zaman, o, bir garanti olmas› laz›m; siyasîlere güvenilmesi laz›m; garantiyi, bu manada, bu anlamda almak laz›m. Çift anahtar denildi€inde, bu çift anahtar› tatbik etmesi laz›m. Bununla ilgili verilen garanti, tutulmufl mudur?!

M. RAUF ERTEK‹N (Kütahya) –  Var... Geriye ald›lar...

CENG‹Z BULUT (Devamla) – Önce bu garantileri sa€layal›m.

Bak›n›z, memura, sendika diye garanti verilmiflti, aslan sosyal demokratlar taraf›ndan ve Hükümet taraf›ndan; ama, bu garanti tutulmam›flt›r; dövülmüfllerdir, öldürmüfllerdir. Bakanlar yürü diyor. Hani, bizde bir laf vard›r; "tavflana kaç, taz›ya yakala" diye. Bakanlar "yürüyün" diyor, öbür taraftan, maflallah, vurun copu... Nerede bunun garantisi?! Hani garanti?! 

Askerlik süresi inecek diye garanti verdi Hükümet. Önemli de€il... Neden; o, yüzbinlerce insan› ilgilendiriyor; biz gidelim, gene, bisikletin  tekerle€iyle u€raflal›m, o garantilerle u€raflal›m; ama, neticede askerlik,  12 aya, sonra tekrar 18 aya...

‹flçiye, siyasî meydanlarda bu insanlar söz verdiler, indirece€iz diye emeklilik yafl›n›. Geldiler, indirdiler. Bir baflbakan›n, bir hükümetin verdi€i söz, garanti olmal›. Bugün, bak›yoruz, çal›flmalar yap›l›yor; Türkiye'de emeklili€in, 50-60 yafl›na ç›kar›lmas› gerekiyor diyorlar. Ne oldu garantiler?! Nerede garantiler?!

De€erli kardefllerim...

MUHTAR MAHRAMLI (Tekirda€) – ‹ndirirken de ba€›rd›n›z, ç›kar›rken de...

CENG‹Z BULUT (Devamla) – Hay›r, bizler, niye ç›kar›yorsunuz diye ba€›rm›yoruz. Anavatan Partisi, Türkiye Cumhuriyetinde,  Emeklilik Kanununu, seçim kaybetme korkusu olmadan ç›karm›flt›r.

De€erli kardefllerim, biz bunu ç›kard›k...

BAfiKAN – Say›n Bulut, toparlay›n lütfen... Say›n Bulut, son cümleniz efendim, 30 saniyeniz var, lütfen...

CENG‹Z BULUT (Devamla) – Peki efendim...

Metalden önce, bisikletten önce, insanlar›n verdikleri sözün garantisi olmas› laz›m; siyasîlerin her verdi€i  sözün garantisi olmas› laz›m, yapamayaca€› ifli vaat etmemesi laz›m, iflleyemeyece€i mal› yapmamas› laz›m. Gelin, siyasîler olarak, önce vatandafl›m›za biz garanti olal›m, sonra bisikleti, sonra ayakkab›lar›, sonra arabalar› kurtaral›m.

Teflekkür ederim.

Sayg›lar sunuyorum. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Bulut, teflekkür ediyorum.

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Ortadire€i periflan ettiniz.

CENG‹Z BULUT (‹zmir) – Ortadire€i  periflan ettin SHP'li, ortadire€i periflan ettin...

EM‹N KUL (‹stanbul) – Ortadire€in üzerine köpekleri salm›fls›n›z.

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – 12 Eylülde siz sendikac›lar olarak ne yapt›n›z?!

BAfiKAN  – Grup ad›na baflka söz talebi yoktur.

Kiflisel söz talebinde bulunan Say›n Dumankaya; buyurun efendim.

 

 

 

HAL‹T DUMANKAYA (‹stanbul) – Say›n Baflkan, muhterem milletvekilleri; hepinizi sayg›yla selaml›yorum

Bir tespit yapmak istiyorum. Tespit etmek istedi€im fley fludur: Bu Meclisten ç›kan kanunlar› kim ç›kar›yor; iktidar m› ç›kar›yor muhalefet mi ç›kar›yor, iflte bunun tespiti meydandad›r. Bu kanunlar› ç›karacak iktidar›n say›s› en az 114 kifli, yani karar yetersay›s›n›n burada olmas› laz›m; bunun azamîsi de yoklama say›s›d›r; 150 kiflinin burada olmas› laz›m. fiu  anda iktidar s›ralar›nda 10-11 kifli vard›r. Demek ki, bu ç›kan kanunlar, muhalefetin çal›flmalar›yla, muhalefetin iyi niyetleriyle ç›k›yor; bunun tespitini yapmak laz›m. Yoksa, televizyona ç›k›p, iflte, biz flunu ç›kard›k, flunu yapt›k demeye hakk›n›z yoktur.

Bunu belirttikten sonra; bu, tüketiciyle ilgili yasa, olumlu bir yasad›r. Bu, Anavatan Partisi döneminde Meclise kadar getirilmifltir; ama, sonra geri çekilmifl, ufak tadilatlar yap›lm›flt›r.

fiimdi, tüketici kim, kim tüketecek bu flartlarda; memur mu tüketecek, iflçi mi tüketecek, köylü mü tüketecek, çiftçi mi tüketecek; hay›r... Bunlar›n takat› kalmad›. Kim tüketecek; faizci tüketecek; kim tüketecek; yolsuzluk yapan tüketecek... Yoksa, de€erli arkadafllar›m, bugün iflçiler yürüyor, bugün memurlar yürüyor. Kötü niyetle yürümüyor; açl›ktan yürüyor. Bugün, o yürüyen memurlar›n -dünkü bir rezaletti- üzerine köpeklerle sald›r›ld›. Bu, Türkiye'nin utanç tablosudur.

De€erli arkadafllar›m, gülmeyelim, düflünelim... O memur, 4 milyon maafl al›yor.

Ben, y›lbafl›nda hastanedeydim. De€erli arkadafllar›m, oraya gitseniz, cebinizde 500 milyon olsa ve onunla bir arsa alaca€›z deseniz, oradan afla€› inemezsiniz. Esir insanlar, aç insanlar... Hastanede bir yetkili bana ne söyledi, biliyor musunuz, "buzhanede 1 gram et yoktur; yar›n ö€len, etsiz p›rasa verece€iz." Böyle bir durumda, gelecek, tüketici memur, senin bu mal›n›n garanti belgesi var m›; öyle alaca€›m diyecek... ‹mkân› var m› ona? Onu zaten vadeli alacak; o, zaten, çürük mal› ona verecek; çünkü, maafl› yetmiyor ki, bir ay›n maafl›n› öbürüne yettirmiyor ki; aç, sefil ve periflan bir durum vard›r.

Say›n arkadafl›m›n dedi€i gibi, köylere gidin, flehirlere gidin, gecekondulara gidin; inan›n ki, çok kötü bir manzara vard›r. Bugün, flu so€uk günde, evinde, odun almadan, insanlar oturuyor; çocu€unu hastaneye getirip, esir durumdad›r.

Siz bakmay›n; sizden rica ediyorum iktidar milletvekilleri; flu hastaneleri bir gezin, flu Sigorta hastanelerini bir gezin, flu bakkallara gidin, esnafa gidin; mal› nereden al›yor, nas›l al›yor, nas›l geçiniyor, bunun bir hesab›n› yap›n; yoksa, rantç›lar al›yor, faizciler al›yor.

Bak›n›z, ben, bir kahvede konuflurken, bir kifli, sadece bir kifli bu iktidar› savunuyordu. Dedim ki, bu iktidar› savunan ya faizcidir ya yolsuzluk yapan kiflidir...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Say›n Dumankaya, son cümlenizi ifade eder misiniz...

HAL‹T DUMANKAYA (Devamla) – Peki Say›n Baflkan›m.

Arkadan bir kifli dedi ki, say›n milletvekilim bunu nereden tan›yordu; bu, gerçekten faizciydi.

De€erli arkadafllar›m, o nedenle, hiç kimse burada garanti belgesi soramaz. Fiyat nedir; memur, iflçi, emekli, köylü, çiftçi soramaz. Ne fiyat varsa, o fiyata alacak onu; çünkü, veresiye alacak.

Yüce Heyetinizi sayg›yla selaml›yorum. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Dumankaya, teflekkür ediyorum.

Say›n Ertekin, buyurun.

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Serbest piyasa ekonomisinin sonu bu, onu da siz getirdiniz.

HAL‹T DUMANKAYA (‹stanbul) – Üç senedir ‹ktidardas›n›z, ne yapt›n›z?

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – "Öyle bir kaz›k çakt›k ki, kimse ç›karamaz" diyen sizsiniz.

BAfiKAN- Say›n Y›lmaz, müsaade eder misiniz...

Buyurun Say›n Ertekin.

M. RAUF ERTEK‹N (Kütahya) – Say›n Baflkan›m, de€erli milletvekilleri; Tüketiciyi Koruma Kanun Tasar›s›n›n 13 üncü maddesi üzerinde flahs›m ad›na söz ald›m, arkadafllar›m müsaade ederse, görüfllerimi belirtmek istiyorum.

Say›n Y›lmaz'›n sinirlenmesini yad›rgad›m; çünkü, Hükümet flu anda  dördüncü y›l›na girdi ve bu Hükümetin orta€›s›n›z. 1991 seçimlerinde, bu olaylar› vatandafla izah ettiniz ve biliyordunuz ki, iktidara gelecek olan, iktidara talip olan partiler, ülke ekonomisinin ne durumda oldu€unu, vatandafla yapt›klar› vaatleri nas›l yerine getirebileceklerini bilmeleri laz›md›.

ABBAS ‹NCEAYAN (Bolu) – 1991 Ocak ay›nda, Zonguldak'ta iflçiler yürüdü, siz de bafl›nda yürüdünüz; flimdi ise, iflçiler yürüyor, coplat›yorsunuz.

M.RAUF ERTEK‹N (Devamla)- Hükümet, a€lama duvar› de€ildir. fiu anda Türkiye'nin bu s›k›nt›lar›na çare bulacak olan, Hükümet  -DYP ve SHP kanad›- olarak sizsiniz; bunun baflka yolu yok; yani, ç›k›p ç›k›p, hâlâ, flu andaki beceriksizli€in faturas›n› Anavatan Partisi iktidarlar›na yüklemenizi benim akl›m alm›yor ve zaten buna vatandafl da  gülüyor.

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Türkiye'nin bugünkü duruma gelmesine siz sebep oldunuz.

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – Hay›r efendim.

De€erli arkadafllar›m, bak›n›z, bunu, Anavatan Partisi (Anamuhalefet Partisi) mensubu olarak ben söylemiyorum...

SEY‹T OSMAN SEV‹ML‹ (Karaman) – Mustafa Taflar söylüyor!..

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – 1993 y›l› içerisinde 50 nci Hükümetin kurulmas›yla birlikte devletin en yüksek noktas›na giden Say›n Cumhurbaflkan›, bugün ülkenin bu duruma getiriliflinin sebeplerini anlamakta müflkülat çekti€ini ifade ediyor. Bunu, ben söylemiyorum, Say›n Cumhurbaflkan›m›z söylüyor ve diyor ki "49 uncu Hükümet olarak biz, 50 nci Hükümete böyle bir ülke devretmedik." Bunu söyleyen Cumhurbaflkan›. Bize inanm›yorsunuz; Cumhurbaflkan›na -49 uncu Hükümetin Baflbakan›- inan›n.

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Cumhurbaflkan› söyledi... Yapsayd›n›z.

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – De€erli arkadafllar›m, mesele "siz yapt›n›z-biz yapt›k" meselesi de€ildir. Mesele, bugün Hükümet varsa, bugün bu Hükümet görevdeyse...

REF‹K ARSLAN (Kastamonu) – Çare bulacak...

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – ...bu Hükümetin, flu andaki s›k›nt›lara çare bulmas› laz›md›r. (ANAP s›ralar›ndan "Do€ru, do€ru" sesleri)

REF‹K ARSLAN (Kastamonu) – Çare bulam›yorsa gidecek.

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – Biz de, Anamuhalefet Partisi olarak "bu Hükümet, bunlara çare bulma yolunda bu Parlamentonun önüne iyi fleyler getiriyorsa, deste€iz" diyoruz; ama, maalesef -yine söylüyorum- hiçbir flekilde  böyle bir çal›flma yok; tüketiciyi koruma kanunu getirdik!..

Bafl›ndan beri söylüyorum; flu anda Türkiye'de tüketici mi kald›? Bir söyleyin; sosyal demokrats›n›z; her seferinde ba€›r›yordunuz, "bu insanlar, bu asgarî ücretle geçinemez, nas›l fleydir bu" diye ba€›ranlar sizdiniz 1980'li y›llarda; flimdi ne yapt›n›z?

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Yasa ç›karal›m; getirin, destekleyelim.

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – Olmaz de€erli arkadafllar›m, olmaz.

Çare, çare, çare... Parlamento çare olmak zorunda. Burada bulunacak bunun çaresi.

E€er Hükümet bu ifli -çare bulam›yorsa- beceremiyorsa, flu kanunun garantiyle ilgili maddesinde oldu€u gibi ...

ABBAS ‹NCEAYAN (Bolu) – Beceremiyor da...

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – Kanunun garantiyle ilgili maddesinde ne demifliz: "Garanti süresi içerisinde s›k s›k ar›zalanmas› sonucu maldan yararlanamaman›n süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azamî sürelerin afl›lmas› hallerinde, tüketici, mal›n ücretsiz olarak yenisiyle de€ifltirilmesini sat›c›dan talep edebilir."

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul) – Hükümet s›k s›k ar›za yap›yor.

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – De€erli arkadafllar›m, tüketici, bu Hükümetin garantisini b›rakt› ve talep ediyor; neyi talep ediyor; buyurun seçime gidin diyor; ama, bundan da kaç›yorsunuz; de€ilse, getirin, kendi içinizde bir anlafl›n...

CENG‹Z BULUT (‹zmir) – Bu madde, bakanlar için de geçerli mi?

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – Öncelikle, tüketiciyi koruma kanunundan önce, bu insanlar›m›z›n -emeklinin, iflçinin, memurun, esnaf›n, dar gelirlinin, çiftçinin, köylünün- toplumun bütün kesimlerinin evvela ekonomik durumunu bir iyilefltirelim de, ondan sonra bunlar› getirelim.

Ben, deminki konuflmamda da söyledim; söyledi€im fluydu: Etiket koysan›z, polisiye tedbirler alsan›z, ne fark eder ki; arkadafllar›m da izah etti; bir fley fark etmez; polisiye tedbirlerle bir yere varmak mümkün de€il. Siz, tüketiciyi, tüketicilikten ç›karm›fls›n›z; fiyatlar› kontrol alt›na al›yorum deseniz de ne fark eder? ‹flte görüyorsunuz, devlet olarak,  daha dün petrole yapt›€›n›z zamm›n hesab›n› veremeyeceksiniz.

REF‹K ARSLAN (Kastamonu) – Mazot kaç lira oldu...

M.RAUF ERTEK‹N (Devamla) –  Siz de€il miydiniz, buradan, kürsülerden ba€›m ba€›m ba€›ran "2 bin liraya petrolü sat›yorsunuz, 1 400 liradan al›yorsunuz; yaz›kt›r, günaht›r bu millete” diye... Bugün kaç para mazot; 17 bin küsur lira; yar›n ne olaca€› belli de€il, garantisi yok. Onun için diyorum; yani, vatandafl›m›z, art›k, Parlamentoya olan güvenini sarsma noktas›na geldi. Geliniz, gerçek konular› ortaya koyal›m.

BAfiKAN – Toparlar m›s›n›z Say›n Ertekin. Efendim, toparlay›n, son cümlenizi...

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – Toparl›yorum efendim.

Gerçek konular› ortaya koyal›m. Evvela, mevcut olan s›k›nt›lar› giderelim ve toplumumuzun...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Lütfen, son cümlenizi söyler misiniz.

M. RAUF ERTEK‹N (Devamla) – Teflekkür ediyorum.

Bundan sonraki maddeler üzerindeki konuflmamda görüfllerimi arz edece€im.

Teflekkür ediyorum. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

‹BRAH‹M GÜRSOY (‹stanbul)- Biraz da Taflar’dan bahset!

BAfiKAN- Ben teflekkür ediyorum Say›n Ertekin.

Madde üzerindeki müzakereler tamamlanm›flt›r.

Bir de€ifliklik önergesi vard›r; okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Genel Kurulda görüflülmekte olan Tüketicinin Korunmas› Hakk›nda Kanun Tasar›s›n›n 13 üncü maddesinin beflinci f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ediyoruz.

"Bakanl›k hangi sanayi mallar›n›n garanti belgesi ile sat›lmak zorunda bulundu€unu ve bu mallar›n ar›zalar›n›n tamiri için gereken azamî süreleri Türk Standartlar› Enstitüsünün görüflünü alarak tespit ve ilanla görevlidir."

       

Turhan Tayan                         Ziya Halis                         Fahri Gündüz

Bursa                                    S›vas                                    Uflak

 

Tahir Köse                                                                          Sabri Yavuz

Amasya                                                                                 K›rflehir

 

Gerekçe: Böylece söz konusu tespit ve ilan çal›flmalar›n›n daha k›sa sürede ve daha gerçekçi bir flekilde sonuçland›r›lmas› mümkün olacakt›r.

BAfiKAN – Efendim, Komisyon önergeye kat›l›yor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOM‹SYONU SÖZCÜSÜ ALÂETT‹N KURT (Kocaeli) – Say›n Baflkan, gerekçeyi uygun bulmam›za ra€men, ço€unlu€umuz olmad›€› için kat›lam›yoruz.

BAfiKAN – Say›n Hükümet?..

BAYINDIRLIK VE ‹SKÂN BAKANI HAL‹L ÇULHAO⁄LU (‹zmir) – Kat›l›yoruz.

EM‹N KUL (‹stanbul) – Say›n Baflkan, karar yetersay›s›n›n aranmas›n› istiyoruz.

BAfiKAN – Dikkate alaca€›m efendim.

Efendim, Hükümet önergeye kat›ld›; Komisyon, prensipte kat›l›yor olmakla beraber, yeterli say›lar› olmad›€›ndan kat›lam›yor.

Karar yetersay›s›n› arayaca€›m.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum...

EYÜP AfiIK (Trabzon) – Önergeyi geri çeksinler. Say›n Baflkan, önergeyi geri çekerlerse devam edebiliriz.

BAfiKAN – Efendim, önergeyi oylar›n›za sundum. Kabul edenler... Kabul etmeyenler...

Efendim, Say›n Divan Üyemiz iflin anlafl›lmad›€›n› ifade etti; yeniden oylayaca€›m.

Önergeyi kabul edenler... Kabul etmeyenler... Her halükârda karar yetersay›m›z yoktur.

17.55'te toplanmak üzere, birleflime ara veriyorum.

 

                                                                                Kapanma Saati: 17.38

 

‹K‹NC‹ OTURUM

Aç›lma Saati: 17.55

BAfiKAN: Baflkanvekili Yasin HAT‹BO⁄LU

KÂT‹P ÜYELER: Cengiz ÜRETMEN (Manisa), ‹brahim Halil ÇEL‹K (fianl›urfa)

--------------------0---------------

 

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 70 inci Birlefliminin ‹kinci Oturumunu aç›yorum.

 

 

 

 

BAfiKAN – Müzakereye konu kanun tasar›s›n›n 13 üncü maddesinin müzakeresinin ikmalinden sonra, de€ifliklik önergesinin oylanmas› esnas›nda karar yetersay›s›n›n aranmas› istenilmiflti...

FAHR‹ GÜNDÜZ (Uflak) – Say›n Baflkan, önergemizi geri çekiyoruz.

BAfiKAN – Bu kerre, önerge sahipleri, önergelerini geri ald›klar›n› ifade ettiler ve önerge iade edildi.

fiimdi, 13 üncü maddeyi okundu€u flekliyle oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde, okundu€u flekliyle kabul edilmifltir.

fiimdi, 14 üncü maddeyi okutuyorum:

 

 

 

 

BAfiKAN – Madde üzerinde gruplar› ad›na söz talebi var m› efendim?

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul) – Grup ad›na söz istiyorum.

BAfiKAN – Anavatan Partisi Grubu ad›na, Say›n Maruflu; buyurun.

ANAP GRUBU ADINA SELÇUK MARUFLU (‹stanbul) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; görüflülmekte olan 619 s›ra say›l› Tüketicinin Korunmas›yla ‹lgili Yasa Tasar›s›  üzerinde söz alm›fl bulunuyorum; sözlerimin bafl›nda, sayg›lar sunuyorum.

De€erli milletvekilleri, bu yasa gibi, Patent Yasas›, rekabet hukukuna iliflkin yasa, Avrupa Gümrük Birli€ine girmemizle ilgili olarak ç›kar›lmas› gereken ve ça€dafl toplumlar›n hepsinde bulunan yasalard›r. Biz, Anavatan Partisi Grubu olarak, bu yasalar›n Plan ve Bütçe Komisyonunda görüflülmesi esnas›nda, ülkemizde yararl› her yasada  yapt›€›m›z gibi, örne€in Özellefltirme Yasas›nda yapt›€›m›z gibi...

AL‹ ESER (Samsun) – Amma yapt›n›z ha!..

SELÇUK MARUFLU (Devamla) – ...yap›c› katk›larda bulunduk.

Say›n Eser, 58 maddelik Özellefltirme Yasas›n›n 35 maddesini de€ifltirdik.

AL‹ ESER (Samsun) – Burada engellediniz.

SELÇUK MARUFLU (Devamla) – Size teker teker izah edeyim. De€ifltirenlerden biri de benim; sat›r sat›r biliyorum.

AL‹ ESER (Samsun) – Burada engellediniz siz.

SELÇUK MARUFLU (Devamla) – Burada engellemedik; sizinle birlikte, karar yetersay›s›nda oy kulland›m ve son günde gene oy kulland›k.

De€erli arkadafllar, flimdi, bu yasa -asl›nda bizim yapt›€›m›z itiraz, bilimsel itiraz- uzun bir yasad›r. 36 madde hakikaten uzundur ve dikkat edin, bundan evvel görüfltü€ümüz etiketle ilgili madde, garanti belgesiyle ilgili madde, tan›tma ve kullanma k›lavuzuyla ilgili madde, asl›nda tek madde haline gelebilirdi; yani, tüketiciye arz edilen mallar›n üzerinde etiket olur, garanti belgesi olur, kullanma ve tan›tma k›lavuzu olur. Bu belgeler, Türk Standartlar› Enstitüsüyle ortaklafla haz›rlan›r, iflbirli€i içinde haz›rlan›r denebilirdi  ve bu flekilde bu kanun tasar›s›n›n bu kadar uzun olmas› gerekmezdi; ama, burada görüflüyoruz, bilmiyorum, gereken redaksiyonun yap›lmas› mümkün mü.

De€erli arkadafllar, fevkalade önemli bir yasa tasar›s›d›r. Tüketiciyi koruma konusu, Avrupa Ortak Pazar›n›n yürürlü€e girdi€i, hayatiyet kazand›€› ilk günlerden itibaren, önemli olarak, bütün üye ülkelerde yer alm›flt›r ve Türkiye'de de bu yasa tasar›s›n›n gecikmeyle de olsa, tekrar gündeme gelmesinden dolay› memnuniyet duyuyoruz.

De€erli arkadafllar, Türkiye'de tüketiciler gerçekten korunmaya muhtaçt›rlar ve daha önce Türk sanayiinin "ne üretirsen üret yurt içinde satar›m" prensibi, 1983 y›l›nda iktidara gelen Anavatan Partisinin getirdi€i serbest piyasa ekonomisi düzeniyle y›k›lm›flt›r. Sanayi kesimi, Türkiye'deki üreticiler, rekabet koflullar› alt›nda, daha kaliteli mal; ama, daha ucuz mal yapar duruma getirilmifllerdir. Bugün de toplumda bu vard›r; çünkü, Anavatan Partisi, gere€inde, üretilen bir mal›n, tüketiciye, bozuk ve pahal› fiyatla intikal etmesini önlemek amac›yla, ithalat musluklar›n› kullanabilmeyi bilmifltir ve bu flekilde, sanayimiz, bir nevi terbiye edilerek, bugünkü rekabet ve kalite flartlar›na ulaflm›flt›r.

De€erli milletvekilleri, geliflmifl ülkelerde, ekonomilerde, bat› ülkelerinde, tüketiciler, sat›n ald›klar› mallarda, baz› hususlar› ararlar. Di€er bir deyiflle, geliflmifl ülke tüketicileri, al›flverifllerini, bilinçli olarak yaparlar ve tezgâhlardan veya mal›n arz edildi€i yerlerden, dükkânlardan, öyle kolayca mal› almazlar; baz› fleyler ararlar.

Bilgi toplumunda, medyan›n etkisiyle, kullanma ve tüketim al›flkanl›klar›, radikal olarak de€iflmektedir. Serbest piyasa ekonomisinin geçerli oldu€u ve rekabetçi ekonomik düzene dayal› Bat› pazarlar›nda, bir mal› tüketicilere satabilmek, üretmekten daha zordur. Yo€un rekabet flartlar›n›n geçerli oldu€u ekonomilerde, bir mal›n fiyat›, kalitesi, tüketimde rol oynar. Di€er bir husus da -bu maddede yer ald›€› gibi- tan›t›lmas› ve kullanma k›lavuzunun bir malla birlikte bulunmas›d›r.

Özellikle, h›zl› tüketilen mallar kategorisinde, marka ve fiyat çok önemlidir. Firmalar, tüketicilere mal satabilmek için, olmad›k pazarlama stratejilerini ve sat›fl taktiklerini gelifltirmifllerdir. Piyasaya dönük faaliyetler, etkin da€›t›m, reklam ve promosyon kampanyalar›, âdeta bir yar›flma havas› içinde uygulanmaktad›r.

Pazarlama, 21 inci yüzy›l›n, kompütürle birlikte en geçerli mesle€i olacakt›r. Bu nedenle, iflletme e€itimi veren üniversitelerde, pazarlama branfllar›, büyük ra€bet görmektedirler. Bat› ülkelerinde yap›lan araflt›rmalarda, tüketicilerin, örne€in, günlük kullan›m maddeleri olan temizlik malzemeleri ve alkolsüz içecekler aras›nda, en ucuz olan› tercih ettikleri belirlenmifltir. Bununla beraber, tüketicilerin belleklerine yerleflen marka imaj›na yöneldikleri de bir gerçektir.

De€erli arkadafllar, mesela, tüketiciler, ucuz diye, bilinmeyen, tan›nmayan markalar›, otomobil, buzdolab›, çamafl›r makinesi gibi, dayan›kl› tüketim mallar›n› kolay kolay almak istemezler, hatta almazlar. Tüketiciler, ald›klar› her mala güvenmek ve ondan en büyük en fazla en yüksek rand›man› almak isterler, garanti isterler, kullanma k›lavuzu isterler, ki bu madde bunu düzenlemektedir. Mal› üreten firman›n verdi€i garanti de, mal› tüketmek için önemli bir tercih nedenidir.

Reklam konusu, mal pazarlamada en önemli faktördür. Reklamlar, tüketici tercihini yönlendirirler. Reklamlar, tüketicileri aldatmaya veya yanl›fl flartlanmaya yönelik olmamal›d›r. Sorumlulu€u, marka imaj› yaratmak ve bunu korumak olan reklam ajanslar› da, kendilerini, geliflen ekonomi içinde yenilemek ve tüketicilere daha cazip daha anlafl›l›r; ama, daha do€ru mesajlar vermeye çaba göstermelidirler. Di€er bir deyiflle, reklam ajanslar› da de€iflime ayak uydurmak mecburiyetindedirler.

Bu nedenle, bu maddede yer alan tan›tma ve kullanma k›lavuzunun do€ruyu aksettirecek flekilde, kolay anlafl›l›r ve tüketiciye, o mal›, en iyi flekilde kullanmas›n› sa€layacak flekilde, dizayn edilmesi, yaz›lmas› gerekmektedir.

Bu maddede önemli gördü€üm bir husus da, Türk Standartlar› Enstitüsüyle birlikte, tespit ve ilan edilmesi hususudur ki, Türk Standartlar› Enstitümüz, son y›llarda özellikle yapt›€› çal›flmalarda, Avrupa Ortak Pazar›nda veya Avrupa Birli€inde kendinden söz edilen bir kurulufl haline gelmifltir. Özellikle, ISO 9000 Antlaflmas› ve Türk Standartlar› Enstitüsünün bunu uygulamas›, hakikaten baflar›l› çal›flmalar aras›ndad›r. Bu vesileyle, Türk Standartlar› Enstitüsünün, bundan sonra da bu kanunda ve gelecek olan kanunlarda baflar›l› hizmetler vermesini diliyorum.

Anavatan Partisi Grubu olarak, bu maddeyi destekledi€imizi ifade etmek istiyorum. Bu vesileyle hepinize sayg›lar sunuyorum.(ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN –Say›n Maruflu, teflekkür ediyorum.

Refah Partisi Grubu ad›na, Say›n Kapusuz; buyurun.

RP GRUBU ADINA SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

Görüflmekte oldu€umuz tasar›n›n 14 üncü maddesine geldik. Özellikle bu madde, di€er maddeler gibi, tüketici aç›s›ndan, kullan›c› aç›s›ndan çok önemli bir maddedir; ancak, bu maddede çok ciddî bir eksiklik oldu€unu vurgulamak istiyorum. Tan›tma ve kullanma k›lavuzuyla ilgili yap›lan çal›flmalarla alakal› olarak, sanayi mallar›ndan bahsedilmektedir. Ancak, burada unutulmufl oldu€u kanaatindeyim ki, g›dayla alakal› maddeler burada yer almamaktad›r. Peki, sanayi mallar›yla ilgili teknik birtak›m özellikleri ihtiva edecek de kullanma k›lavuzu, hangi özelliklere sahipse, g›dayla alakal› oldu€u takdirde niçin bu, d›flar›da kalacak; bunun izah› mümkün de€il. E€er arkadafllar›m›z ve Say›n Bakan da kat›l›rsa, bir önergeyle buray› düzeltelim. Çünkü, bugün yurt d›fl›ndan getirilen, birçok dünya ülkelerinden ithal edilen g›da maddelerinin, sa€l›k aç›s›ndan ve özellikle de inanc›m›z aç›s›ndan neyi ihtiva etti€ini bilmemiz çok zarurî bir ihtiyaçt›r.

HAL‹T DUMANKAYA (‹stanbul) – Onun için ayr› bir kanun ç›karacaklar›n› söylediler.

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Hay›r efendim, bu konu direkt alakal› bir mesele. Dolay›s›yla, özellikleri, ithal edilen mal›n tan›tma k›lavuzunda mutlaka bulunmas› laz›m. Alkol mü var? Baflka ya€lar m› kar›flm›flt›r? Her ne konuda olursa olsun, içinde bulundurmufl oldu€u maddeleri ihtiva eden bu tan›tma k›sm›na bunu koymam›z laz›m.

‹BRAH‹M GÜRSOY (‹stanbul) – Alkolden bahset.

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Dolay›s›yla, evet, alkolden bahsetmek mecburiyeti var, siz alkolü kullanabilirsiniz; ama, kullanmak istemeyenler bilir, bu malzemenin, bu ithal edilen mal›n içerisinde alkol var, ben bunu alm›yorum diyebilir.

Zaten, bu maddenin gayesi nedir; tan›tma. Ne tan›t›lacak; üretilen ve ithal edilen mal neyse, o tan›t›lacak. Sadece bunun teknik özellikleri, bak›m, onar›m olmayacak, ayn› zamanda, o mal›n teknik özellikleri de olacak ki, kullanma k›lavuzunda, flayet bir aksilik -bir önce ki maddeyi geçirirken söyledik- herhangi bir eksik taraf› olursa ne yap›lacak; yetkililerden bunun de€iflmesi konusunda talepte bulunacak. Bunlar olmazsa, yeterli bilgiye sahip olmayan tüketici nas›l korunacak? Tan›mad›€› bir mal› nas›l alabilecek? Dolay›s›yla, bu konunun mutlaka a盀a kavuflturulmas› laz›m.

Tabiî, bu arada, yine görevlendirme; TSE, Bakanl›€a havale ediliyor. Bakanl›k, hangi üretilen mallar›n, hangi ithal mallar›n›n tan›tma k›lavuzuyla beraber sat›laca€› konusunda yetkili k›l›n›yor. Tabiî, bunu tespit ve ilan etme yetkisi veriliyor; ancak, bu tespit ve ilan yetkisinde flunun da belirlenmesi laz›m: Bugün, dünyada çok çeflitli mallar üretiliyor, art›k serbest piyasan›n -veyahut da serbest ithalat›n demek daha do€rudur- yayg›n oldu€u ülkemizde birçok dünya devletlerinden mal getiriliyor. Belki, özellikleri birbirlerine yak›n olan mallar da bulunabilir; fakat, bunlar›n hepsini, acaba Say›n Bakanl›k nas›l tespit edecek? Bu tespit çal›flmalar›nda ne kadar fazla elemana ihtiyaç olacak? Bunlar da çok düflündürücüdür kanaatindeyim.

Bir di€er husus, bu, flayet, üretici firmalar taraf›ndan haz›rlanarak getirilecek oldu€u takdirde de, baflka sak›ncalar ihtiva edebilir. Acaba, o mal, o k›lavuzdaki teknik özelliklere sahip midir, bunun kontrolünü kim yapacak? Diyelim ki, birinci problemi çözüyorsunuz; yani, üretici firma diyor ki "Türkiye'de bu aran›yor, ben bunun Türkçesini de koyabilirim." Bu, meseleyi belki çözmeyecektir. Suiistimal edilebilece€ini gözönünde tutacak olursak, o zaman, bunun kontrolünü kim yapacak; yine, orada bir kontrolsüzlük söz konusu olacak.

Dolay›s›yla, elbette, tüketici aç›s›ndan, kullanm›fl oldu€u, ister sanayi mal› olsun -ki, zaten, burada sadece sanayi mallar›ndan bahsedilmektedir- ‹lave olarak, g›da maddeleriyle ilgili ürünlerde olsun, ne yap›lmak mecburiyeti vard›r; mutlaka, tan›t›m ve özellikle içinde bulunmufl oldu€u özelliklerin güvenilir bir flekilde tüketiciye aksettirilmesi laz›m. Aksi takdirde, bu madde, yeterince, görevi yerine getiremeyebilir. Dolay›s›yla, elbette, tüketiciyle alakal› olarak tasar›n›n bu maddesi, yeteri manada, tüketiciyi korumaya yetmeyecek. Niçin yetmeyecek; flunun için yetmeyecek: Biraz önceki maddede de söyledim ayn› fleyi, burada, bir ihtilaf zuhur etti€i takdirde, Say›n Müsteflar›m›z "efendim, biz, bu ihtilaflar› normal mahkemelere havale edecek olursak, dedi€iniz s›k›nt› olabilir; yani, uzayabilir, bu arada sat›lan bir malla ilgili sat›c›n›n problemi, tüketicinin problemi uzun sürebilir; fakat, biz, bunu h›zland›rmak aç›s›ndan özel mahkemeler, tüketici mahkemeleri kuraca€›z" diyor. Peki, ne zaman kurulacak bu tüketici mahkemeleri, zaman var m›; yok. Adalet Bakanl›€›n›n bu konuda bir çal›flmas› var m›; bu da yok. Her fleyi -kanaatim odur ki- maalesef, bafl›bofl bir flekilde götürüyoruz, ciddî bir planlama ve programlama yok.

HAL‹L BAfiOL (Tekirda€) – Tavuk yokken yumurta ar›yorsunuz.

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Ha, do€ru; tüketici yok ki, diyorsunuz, tüketme imkân›na sahip insanlar› tükettik zaten, ne yok; bu sefer tavuk yok ki yumurta ar›yorsunuz.

Efendim, bak›n›z, bu, yar›n yasa ç›k›nca ne olacak; resmen yürürlü€e girecek. Peki, bu yürürlü€e girdi€i takdirde, tüketiciyle sat›c› aras›nda ihtilaflar orta yere ç›kacak. Bu ç›kan ihtilaflar›n sonucu, komisyon taraf›ndan, kurul taraf›ndan halledilmeyince, siz, vatandafl›n mahkemeye gitmesine mani de olamayacaks›n›z, o zaman ne olacak; mahkemelerin kap›s›nda bekleyen y›€›nla vatandafl ve biriken dosyalar olacak, niye; bu mal›n al›m ve devrinde, vay efendim teknik özelli€ini tafl›yordu tafl›m›yordu; sakatt›, normaldi, de€ildi fleklinde bir sürü  s›k›nt› ç›kacak.

Bu sefer, mahkemeler ne yapacak; bu hususu bilirkifliye havale edecek; sonuç; çözümsüzlük... Bunun çözümü konusunda ne laz›m; tüketicilerin bu tip problemlerini ortadan kald›rmak için özel mahkemeler laz›m. Bu kanun tasar›s› getirilirken ne yapars›n›z; Adalet Bakanl›€› da bu konuda çal›flmalar›n› yapar, birlikte takdim edersiniz veyahut da dersiniz ki; efendim, bu flekliyle bir tasar› gündemde bekliyor, bundan sonra onu ç›karaca€›z... Ama, gündemde böyle bir tasar› yok.

Dolay›s›yla, sizin yapt›€›n›z fley, bu milleti oyalamak. Böyle bir kanun, birileri taraf›ndan, güya ça€dafl bir ülkede ve devlette bulunmas› laz›md›r noktai nazar›ndan, bulunsun kabilinden ç›kar›lan bir kanun oluyor. Mühim olan, bu yasan›n iflleyebilmesi ve problemsiz yürütülebilmesidir. Kanaatim odur ki, maalesef, bu konuda da, siz, gidici oldu€unuzdan, yar›n milletin huzuruna ç›kt›€›n›zda, galiba, biz bunlar› bunlar› ç›kard›k, Tüketicileri Koruma Kanununu da ç›kard›k diyebilmek için bunu ç›kar›yorsunuz. fiayet samimi olarak tüketiciyi korumak istiyorsan›z, gereksiz ve lüzumsuz maliyete giren birtak›m girdiler var ki, bunlar› çakarman›z laz›m, haks›z vergiler var, faizler var, reklâmlar var, bunlar› mutlaka ç›karman›z laz›m.

Sonra, bu milletin kendi al›nteriyle kazanm›fl oldu€u paran›n de€erini korumaktan aciz bir Hükümet, tüketiciyi nas›l koruyacak? Keyfî olarak, istedi€i zaman, istedi€i flekliyle paran›n de€erini düflürüyor, istedi€i flekliyle oynuyor; dolar›n de€eriyle istedi€i neticeyi alabilmek için faizleri yükseltiyor, müdahale ediyor, ondan sonra da, burada konuflmalar yap›l›rken, serbest piyasa ekonomisinden bahsediliyor... Ne gezer bu memlekette serbest piyasa... Müdahaleci bir ekonomi söz konusu.  Lütfen... Yani, bizler neye dikkat etmek mecburiyetindeyiz; yapt›€›m›z her iflte dürüstlü€e dikkat etmek mecburiyetindeyiz. Dobra dobra yap›yorsan›z devam edersiniz, yapm›yorsan›z çekip gidersiniz efendim. Bu kadar aç›k ve net. Bu millet de zaten bunu bekliyor.

ABBAS ‹NCEAYAN (Bolu) – Niyetleri yok...

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Niyetleri yok; ama, bu millet bunlar› herhalde zorla buradan uzaklaflt›racak. 1995 y›l› da zaten bunun habercisi...

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Nas›l zorla yahu?..

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Evet, bu millet sizi ne yapacak... Git diyor, gitmiyorsunuz. Gitmezse ne yapacak vatandafl?

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – ‹htilal mi yapacaks›n›z?

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Onu sizler söylüyorsunuz, iktidar taraflar› söylüyor.

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Zorla diyorsun... Seçime gidersin...

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Hay›r efendim, biz, kati surette...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Son cümlenizi söyler misiniz.

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Son cümle efendim.

Evet, bu memlekette, art›k, darbelerin dönemi bitmifltir. Bunu kim ki, davet eder, kim ki buna zemin haz›rlar, biz bunun karfl›s›nday›z.

MUSTAFA YILMAZ (Malatya) – Zorla deme.

SAL‹H KAPUSUZ (Devamla) – Evet, benim zorla kastetti€im fludur: Vatandafl sizi zorla uzaklaflt›racak, bir baflka kurum de€il. Elbette, bir baflka kurumun uzaklaflt›rmas›na, hep birlikte, bir Parlamentonun üyeleri olarak karfl› ç›kmak mecburiyetindeyiz.

Arz eder, teflekkür ederim.

BAfiKAN – Sa€ olas›n›z. Teflekkür ediyorum Say›n Kapusuz.

AHMET SAYIN (Burdur) – ‹ktidara nas›l geleceksiniz?

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Vatandafl›n tercihiyle...

BAfiKAN – Say›n Kapusuz, efendim, kürsüyle iliflkiniz kesildi, rica ediyorum...

Gruplar ad›na baflka söz talebi var m› efendim? Yok.

Kiflisel söz talebinde bulunan Say›n Eler; buyurun.

M. RAUF ERTEK‹N (Kütahya) – Ben de var›m efendim, flahs›m ad›na...

BAfiKAN- Say›n fiahin daha önce talepte bulunmufl.

ABBAS ‹NCEAYAN (Bolu) – Bu, Hükümet taraf›ndan de€il mi Say›n Baflkan?

BAfiKAN – Efendim, Baflkanl›€› alakadar etmez; kim ne taraftad›r, de€ildir; onun çetelesini de tutmuyorum.

 Say›n Eler, buyurun.

HASAN BASR‹ ELER (Edirne) – Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; hepinize sayg›lar›m› sunar›m.

Görüflülmekte olan bu tasar›n›n olumlu oldu€unu belirtmek isterim; ayr›ca, ben flahsen destekliyorum da... Ancak, geç kal›nd›€›n› da, alt›n› çizerek belirtmek isterim.

‹ktidar Partileri mensubu baz› arkadafllar›m›z›n, muhalefet milletvekilleri olarak bizlerin yap›c› olmad›€›m›z, öneriler vermedi€imiz, kanun teklifinde bulunmad›€›m›z konular›nda haks›z flikâyetleri oluyor. Oysaki, ben, hep bu kürsüden söylüyorum, geçmiflte de belgelerle ispat ederek, bu konularda önerilerde bulundu€umuzu belirttim. Örne€in, flu anda, elimdeki tutanaktan da anlafl›laca€› üzere, ‹ktidar Partileri olarak sizler, 27.10.1994 tarihinde Özellefltirme Yasas›n› ç›kar›rken, sizlere öneri verdim; s›ralar, bugünkü gibi, o zaman da bofltu; dinlemediniz.

‹BRAH‹M GÜRSOY (‹stanbul) – Dinletemedin.

HASAN BASR‹ ELER (Devamla) – Beni tenkit edebilmeniz için, öncelikle beni dinlemeniz gerekir; onu da yapm›yorsunuz. Bak›n›z, biz hep hakl› ç›k›yoruz.

REF‹K ARSLAN (Kastamonu) – Biz buraday›z; s›ralar bofl de€il Hasan Bey; muhalefet burada.

HASAN BASR‹ ELER (Devamla) – De€erli akadafllar›m, tüketicinin korunmas›, öncelikle tüketicinin bilinçlendirilmesiyle olur, bilgilendirilmesiyle olur. Her tüketicinin arkas›na bir kolluk kuvveti veremezsiniz. Tüketici nas›l bilinçlenecek: Tüketici, ekonomik özgürlü€üne kavuflursa, adaletli vergi verirse, kazanc› nispetinde vergi verirse, ancak öyle bilinçlenebilir.

Bak›n söylüyorum: Bu tan›tma k›lavuzlar›n›n haz›rlanmas›nda gene bir eksiklik var. Bunlar›n içeri€ini ve tüketicinin, arzu etti€iniz flekilde bilgilendirilip bilgilendirilmedi€ini kim kontrol edecek; onu ne yap›yorsunuz, nereye b›rak›yorsunuz? Yok.

fiimdi, size tekrar öneri veriyorum: ‹ktidar mensubu de€erli arkadafllar, bu kanunla ilgili bir yönetmelik ç›kacak. Tasar›ya, yönetmeli€in haz›rlanmas›nda, Bakanl›€a yapt›r›m gücü verecek maddeler koyunuz.

De€erli arkadafllar›m, tabiî, önemli olan, tüketiciyi korumak. Bak›n›z, elimde, ‹ktidar Partilerinin, yani Do€ru Yol Partisi ile Sosyaldemokrat Halkç› Partinin Ortak Hükümet Protokolü var. Bu da bir k›lavuzdur, bir aktinizdir; ama, maddelere bakt›€›mda, çok güzel yaz›lmas›na ra€men, mesela, vergi reformuyla ilgili olarak olumlu hiçbir fley yapmad›n›z.

Yine ayn› flekilde, esnaf ve sanatkârlarla ilgili olarak, yine tüketicinin korunmas›yla ilgili olarak çok güzel temennileriniz var. Bunlar havada kal›rsa -programda yaz›l› olan- hiçbir yarar› olmaz.

fiimdi, size flunlar› öneriyorum: Kanun teklifi verdim. Yolsuzluklarla ilgili bakanl›k kurdunuz. Neticede bir fley ç›kmad›. Bir esnaf bakanl›€› kurunuz. Bunu kurmak zaruridir ve bir ihtiyaçt›r. Onun ötesinde hayvanc›l›k ve su ürünleri bakanl›€› kurunuz. Yolsuzluklarla ilgili bakanl›k kurarken, bunlar› d›fllamay›n›z.

Ayr›ca, yine flunu önerdim; kanun teklifi verdim ve bu kanun tekliflerini ‹ktidar Partilerinin Meclisteki sorumlular› da bilir; esnaftan peflin vergi almay›n dedim, Gelir Vergisiyle -hakkaniyet de budur- kazançtan vergi al›n›r. Kazanç olmadan peflin vergi al›rsan›z üretimi düflürürsünüz. Üretimi azaltan ülkeler, tüketiciyi nas›l koruyacak? Zaten üretemiyorsun ki!.. Siz esnaftan peflin vergi alarak, aksine üretken olan esnaf› tamamen ortadan kald›rd›n›z. Tabiî, hakl› olarak, flimdi diyorsunuz ki, esnaf da yok, bakanl›€› niye kural›m...

De€erli iktidar mensuplar›, size buradan öneri olarak flunu arz ediyorum: Bütün partililer -sizin partilileriniz de- bütün esnaf hepsi, gecikmeden, bu bakanl›€›n kurulmas›n› sizden bekliyorlar. Adaletsiz olan bu peflin vergiyi kald›r›n. Bak›n bu k›lavuzunuzu okumuyorum, zaman›m az, iflte sizin k›lavuzunuz...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Say›n Eler, size bir tek dakika, hemen kullan›n efendim.

HASAN BASR‹ ELER (Devamla) – Say›n Baflkan›m, çok teflekkür ediyorum.

Arkadafllar›m, 27.10.1994 tarihindeki konuflmamda -Özellefltirme Yasas›n› ç›karmadan evvel- bak›n›z ne diyorum: Ülkemize yat›r›m yapacak bu yöredeki yabanc›lar›n, ülkemizin ekolojik dengesini bozmamas› için, çevre yasam›z yok, çevreyi koruyam›yoruz. Tüketici yasas› yok, bunu ç›kar›n da özellefltirme yap›n dedim. Buradan, güldünüz; ama, bak›n›z, bugün, Do€u Avrupa ülkeleri dahi, yabanc›lar›n ülkelerinde yapaca€› yat›r›mlarda ve teknoloji transferinde, çevrenin korunmas›yla, tüketicinin korunmas›yla ilgili zorunlu yasalar getiriyorlar ve belediyelere, yerel yönetimlere de bu konuda yetki veriyorlar de€erli arkadafllar›m. Hep geç kal›yorsunuz; söylüyorum...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

ED‹P SAFDER GAYDALI (Bitlis) – 14 üncü madde üzerinde mi konufluyor?

‹BRAH‹M GÜRSOY (‹stanbul) – Helal olsun sana Hasan...

BAfiKAN – Evet, Say›n Eler, siz de geç kald›n›z bitirmekte; ama, flunu bitirin lütfen. Lütfen, hemen bitirin...

‹BRAH‹M GÜRSOY (‹stanbul) – Helal olsun sana...

HASAN BASR‹ ELER (Devamla) – Say›n Baflkan teflekkür ediyorum.

ED‹P SAFDER GAYDALI (Bitlis) – Say›n Baflkan, 14 üncü madde üzerinde mi konufluyor?

HASAN BASR‹ ELER (Devamla) – Biz öneri veriyoruz; fakat, yine de, burada iktidar mensubu arkadafllar, bizim insicam›m›z› bozmak için söz at›yorlar; ama, biz, bu konuyu arz etmeye çal›fl›yoruz...

BAfiKAN – Sürenizi, siz kullan›n lütfen.

HASAN BASR‹ ELER (Devamla) – De€erli arkadafllar›m, bak›n›z, bu konuda elimde belge; konufluyorum, flurada tutana€› var. Lütfen, bizim önerilerimizi dinleyiniz...

ABBAS ‹NCEAYAN (Bolu) – Yak›nda oraya gidecekler(!)...

HASAN BASR‹ ELER (Devamla) – Bu özellefltirmeden önce çevre yasas›n› ç›kar›n›z ve tüketiciyi koruma yasas›n› da ç›karmak zorundas›n›z. Ǜkarmazsan›z... Bu, tamamen, sizler için; yar›n sorumlu olacaks›n›z. ‹nsan sa€l›€›n›n temel koflulu, art›k, çevre sa€l›€›ndan geçiyor; tüketici böyle korunur. Öyle k›lavuz basmakla -hükümet program› gibi- bunlarla avutumazs›n›z. Zaten, güven kalmad› Hükümete; olmayan güveni de tamamen yitirmeyin.

Bu önerilerimi, inflallah, kale al›rs›n›z. Hepinize teflekkür ediyor, sayg›lar sunuyorum. (SHP ve ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Eler, teflekkür ediyorum.

Say›n fiahin, buyurun.

SEYF‹ fiAH‹N (Kayseri) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; bizi moral ve psikolojik yönden etkileyen çok önemli bir kanun maddesi geldi; bu madde getirildi€i için teflekkür ederim.

Bundan önce, bir yabanc› mal› elimize ald›€›m›z zaman, dünyadaki en ufak millet veya devletlerin bile diliyle kullanma k›lavuzu olurdu; ama, Türkçe olmazd›. Bu, hem ithal edilen mallar›n kullan›lmas›n› zorlaflt›r›yor hem de Türkçe bir aç›klamas› olmad›€› için moralimizi de bozuyordu; inflallah, bu kanun, bu tür problemi halledecek.

Ancak, daha önemli bir konu var -biraz önce, de€erli milletvekili ve sözcü arkadafllar›m›z bahsettiler- ithal edilen mallar›n muhtevas›n›n, kullananlar taraf›ndan tespit edilmesi çok önemlidir. Kendi inanc›na, ahlak›na, kendi bilgisine ve tecrübesine göre mal› kullanaca€›na göre, ahlak›n gere€i, o imal edilen mal›n, ithal edilen mal›n, burada, her ne kadar, sanayi mallar› demiflse de -Refah Partili sözcü arkadafl›m›z›n konuflmas›na ben aynen kat›l›yorum, fikrine kat›l›yorum- d›flar›dan ithal edilen, sadece, s›nai mallar›nda olmamal›, g›da maddeleri ve di€er mallar›n da prospektüsleri, kullanma k›lavuzlar› Türkçe olarak yaz›lmal›d›r.

ABBAS ‹NCEAYAN (Bolu) – Son kullanma tarihleri de yaz›lmal›.

SEYF‹ fiAH‹N (Devamla) – Kullanma tarihleri de yaz›lmal›d›r; özellikle, muhtevas› çok önemlidir.

Bir alkol tart›flmas› geldi. Ben, doktorum; alkolün hiçbir tedavi edici etkisi yoktur arkadafllar. Antiseptik özelli€i, sadece, bakterileri tespit etmek içindir -münakafla edildi€i için söylüyorum- hekimlikte kullan›lan daha güçlü antiseptikler vard›r; alkole de hiç ihtiyaç yoktur. Alkol, lipolitiktir; yani, ya€lar› eritti€i için, asl›nda cildi de bozar, beslemez; ama, dünyada yayg›n bir flekilde kullan›ld›€› için, flu anda, muhalefet etmenin de pek faydas› oldu€u kanaatinde de€ilim.

Ancak, son zamanlarda, ithal etlerin Türkiye için önemini belirtmek istiyorum. Bilhassa, son yedi sekiz senedir ithal edilen etlerin birço€u, üç yönden sak›ncal›d›r. Ben, mesela, kullanmak istemiyorum. Birincisi, Çernobil olay›ndan sonra ithalat bafllam›flt›r; radyasyonlu olabilir. ‹kincisi, çok iyi bir kontrol olmad›€› için, domuz da olabilir; bunu kontrol edecek hiçbir mekanizma elimizde yok; çünkü, birçok kamyonda domuz eti de bulunabiliyor, kontrolsüz sat›l›yor.

Üçüncüsü de, çok önemli, bizim inançlar›m›za göre kesilmiyor Bat›'daki etler. O zaman, o etin, bizim inançlar›m›za göre kesilmedi€ini bildirmemiz laz›md›r; ithalatta ve mallar›n kullan›lmas›nda, muhtevan›n ve fleklinin ve tarihinin bildirilmesi de bir ahlak meselesidir; bu bak›mdan da önemlidir.

Bir baflka konu, Türk Standartlar› Enstitüsünün bu meseleyi denetlemesi çok önemlidir. Gerçekten, Türk Standartlar›, çok iyi, geliflmifl bir müessesedir. Son zamanlarda, Türkiye'nin Avrupa Toplulu€una girmek veya Gümrük Birli€ine girmek için üretti€i mallar› standardize edebilmek, Avrupa mallar›na standardize edebilmek için, ISO 9000 standard› getirilmifltir ve Türk Standartlar› Enstitüsü de bu konuda kendisini çok iyi yetifltirmifltir. Tabiî, bu müesseseyi gelifltirenlere burada teflekkür etmek laz›m ve bundan sonra, inflallah, bu güzel geliflmifl, tüketiciyi koruma kanununun Türkiye'de mallar›n standard›n› daha iyi art›raca€›na inan›yorum. Türkiye'de üretilen mallar›n da ahlakî normlara uygun flekilde üretilebilmesi için bir yolun aç›ld›€›na güvenerek, inanarak, bu tasar›y› getirene teflekkür ediyorum; bu vesileyle, say›n milletvekillerine sayg›lar sunuyorum.

Teflekkür ederim.

BAfiKAN – Teflekkür ediyor Baflkanl›k, Say›n fiahin.

Madde üzerinde müzakereler tamamlanm›flt›r.

Maddeyle alakal› bir önerge yoktur.

Maddeyi okundu€u flekliyle oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde okundu€u flekliyle kabul edilmifltir.

15 inci maddeyi okutuyorum:

 

 

 

BAfiKAN – Madde üzerinde gruplar› ad›na Say›n Maruflu ve Say›n Kapusuz söz istemifllerdir.

Say›n Maruflu, Anavatan Partisi Grubu ad›na; buyurun.

ANAP GRUBU ADINA SELÇUK MARUFLU (‹stanbul) – Say›n Baflkan, görüflülmekte olan 619 s›ra say›l› Tüketicinin Korunmas›na ‹liflkin Yasa Tasar›s›n›n 15 inci maddesi üzerinde söz alm›fl bulunuyorum; sözlerimin bafl›nda, Anavatan Partisi Grubu ad›na, Yüce Meclise sayg›lar sunuyorum.

De€erli milletvekilleri, bu maddenin görüflülmesi dolay›s›yla, baz› konularda sizlere bilgi arz etmek istiyorum. Dünyada; modern toplumlarda ve sosyal refaha do€ru giden ülkelerde, tüketicilerin haklar› ve bu tüketici haklar›n›n korunmas› anlay›fl› önplana geçmektedir.

Tüketicinin korunmas› meselesi, bizde, Anayasam›zda ve kalk›nma planlar›m›zda oldukça genifl bir flekilde yer alm›flt›r. Örne€in, 1982 Anayasam›z›n 172 nci maddesinde "Devlet, tüketiciyi koruyucu ve ayd›nlat›c› tedbirleri al›r" denilmektedir ki, bu servis hizmetlerine iliflkin 15 inci madde de, bir ölçüde, tüketicileri servis verme konusunda ayd›nlatmaya yönelik bir maddedir. Ayn› flekilde, devletin, tüketicilerin kendilerini koruyucu giriflimleri teflvik etmesi de öngörülmüfltür.

De€erli milletvekilleri, tüketicinin korunmas›n› genifl manada almak gerekir. Zira, tüketicinin al›flverifl esnas›nda ald›€› mal›n nitelik ve nicelik aç›s›ndan de€erlendirilmesi de tüketicinin korunmas› kavram› içinde görülür. Esasen, demokratik toplum olman›n boyutlar›, modern toplum olman›n boyutlar›, tüketici olan vatandafllar›n haklar›n›n her alanda korunmas›ndan geçmektedir.

Bak›n›z, tüketicinin korunmas› konusunda, Avrupa Toplulu€unu oluflturan 1958 Roma Anlaflmas› maddeleri aras›nda bu konu önemle yer almaktayd›. Söz konusu anlaflma çerçevesinde, Topluluk içinde serbest ticarete konulan engellerin kald›r›lmas›, üye devletler aras›ndaki al›m ve sat›m›n h›zla gelifltirilmesi öngörülmekteydi. Bu çerçeve içinde tüketicilerin de genifl tercih olanaklar›na sahip k›l›nmas› vazedilmiflti. Örne€in, 1958 y›l›ndan beri Avrupa Birli€i ülkelerinin veya o zamanki ismiyle AET ülkelerinin, birbirlerinden ithal ettikleri maddeler -ki, bunlar›n içinde foto€raf makineleri, otomobiller, so€utucular- yüzde 30' un üzerinde art›fl göstermektedir.

Üye ülkeler aras›ndaki sat›fl fiyatlar› aras›nda görülen farklar›n ortadan kald›r›lmas›na dönük formalitelerin yerine getirilmesi de, Avrupa Birli€i Anlaflmas›yla öngörülmektedir. Avrupa Toplulu€unda rekabet politikas›n›n uygulanmas›, tüketicileri koruyan bir anlay›fl içinde öngörülmektedir. Örne€in, topluluk ülkelerinde, anlaflarak yüksek fiyat uygulayan fleker sat›c›lar›na, 9 milyon dolar ceza uygulamas›; ayn› flekilde, plak yap›mc›lar›n›n Almanya'da fiyatlar› yükseltmesi karfl›s›nda, plak anlaflmas›n›n ask›ya al›nmas› da uygulanan müeyyideler aras›ndad›r.

Tüketiciyi kalite ve fiyat yönünden korumak ve tüketicinin baflvuraca€› -bu maddede de yer alan- servis istasyonlar›n› ve servis hizmetlerini kurmak amac›yla, Topluluk Tüketiciler Dan›flma Komitesi kurulmufltur. Bu komite, çal›flmalar› sonucunda, tüketicilerin korunmas›yla ilgili olarak afla€›da ana hatlar›yla belirtmek istedi€im prensipleri 14 Nisan 1975 tarihinde kabul etmifltir. Bu, al›nan kararlardan bir tanesi; ekonomik menfaatlar›n korunmas›n›, aldat›c› reklamlar›n ve yanl›fl ticarî uygulamalar›n yasaklanmas›n› kapsamaktad›r. Bu arada, borçlanmalar ve taksitle sat›fllar›n adil ölçülere ba€lanmas› esas› getirilmifltir.

Yine, bu anlaflma çerçevesinde, tüketici zararlar›n›n tazmin edilmesi öngörülmekte; ürünler üzerinde karfl›laflt›rmal›, genifl deneylere dayanan metotlar›n gelifltirilmesi ve fiyat istatistiklerine yönelik yay›n imkânlar› da sa€lanmaktad›r.

Besin maddeleri, makyaj malzemeleri, deterjanlar, motorlu araçlar, tekstil ürünleri, oyuncaklar, baz› ilaçlar, suni gübreler ve baz› veteriner ürünlerinde Avrupa standartlar›n›n saptanmas› da yine bu anlaflma çerçevesinde öngörülmektedir.

Daha evvelki maddelerde görüfltü€ümüz etiketleme konusu da önemle ele al›nm›fl ve tüketiciye do€ru bilgi verme; yani, mal üreten firmalara, tüketiciye do€ru bilgi verme müeyyidesi getirilmifltir.

Yine, tekstilde de etiketleme ve tüketicilerin çevresel bozulmadan menfi yönde etkilenmemeleri öngörülmektedir.

De€erli milletvekilleri,  Avrupa Birli€i ülkeleri aras›nda geçerli olan bu anlaflman›n içinde, servis hizmetlerinin tüketiciye en kolay, en ucuz ve en garantili flekilde bahfledilmesi imkân› da getirilmektedir. ‹flte, bu, bizim üzerinde flimdi durdu€umuz ve görüfltü€ümüz madde, servis hizmetlerinin; özellikle ithalatç› ve imalatç›lar›n satt›klar› mallar›n, o mal›n kullan›m ömrü içindeki bak›m, onar›m ve servis hizmetlerini yürütecek istasyonlar›n veya acentelerin kurulmas›n› öngörmektedir. Yine, Bakanl›k, hangi mallar için servis istasyonlar› kurulmas›n› zorunlu görüyorsa, bu istasyonlar›n ve bu servis teflkilatlar›n›n iflleyifline dair esaslar› Türk Standartlar› Enstitüsüyle birlikte tespit ve ilanla görevli olmaktad›r.

Gönül arzu eder ki, bu servis istasyonlar›, hakikaten, tüketicinin haklar›n›, ald›€› mallar› garantili bir flekilde kullanacak flekilde düzenlenmeli ve buna göre tatbik edilmelidir; çünkü, biliyoruz ki, geliflen toplumumuzda, vatandafllar›m›z, art›k, her türlü maddeyi, imkânlar›n› çok daha zorlayarak alabilmekte; ama, bu ald›klar› mallardan uzun süre yararlanmak istemektedirler. ‹flte, bu servis hizmetleri, mal al›nmadan önceki baz› bilgileri vermek kadar, mal›n al›nd›ktan sonra tüketiciler taraf›ndan uzun ve rand›manl› bir flekilde kullan›lmas›na imkân veren bir organizasyondur.

Bu maddenin yerinde bir madde oldu€unu düflünüyoruz. Bu düflüncelerle, Yüce Meclise sayg›lar sunuyorum.

BAfiKAN – Teflekkür ediyorum Say›n Maruflu.

Say›n Kapusuz?..

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Cevat Bey konuflacak efendim.

BAfiKAN- Say›n Ayhan, Refah Partisi Grubu ad›na; buyurun.

RP GRUBU ADINA CEVAT AYHAN (Sakarya) – Muhterem Baflkan, muhterem üyeler; görüflmekte oldu€umuz 619 s›ra say›l› Tüketicinin Korunmas› Hakk›nda Kanun Tasar›s›n›n 15 inci maddesi üzerinde, Refah Partisi Grubu ad›na söz alm›fl bulunuyorum.

Tüketicinin korunmas›yla ilgili olarak Bakanl›€›n haz›rlay›p müzakereye açm›fl oldu€u bu kanun tasar›s› için, Bakanl›k yetkililerini tebrik eder, teflekkür ederiz. Bu bir ihtiyaçt›, asl›nda y›llar öncesi getirilmesi gereken bir kanundu; ancak, bugün getirildi, tabiî, bugün getirilmesinde, Türkiye'nin Gümrük Birli€ine müracaat›n› da, herhalde, gündeme almay› tahrik etti, tacil etti; ama, ne olursa olsun, Bakanl›€›n de€erli elemanlar›, mensuplar›, bu tasar›y› haz›rlamak için emek harcam›fllar ve önümüze getirmifl bulunmaktad›rlar.

Tasar›n›n bir flanss›zl›€› da, Türkiye'de, tüketici dedi€imiz zümrenin -ki, bütün millettir; köydeki cobandan Say›n Cumhurbaflkan›na kadar herkes tüketicidir; üretici de tüketicidir, herkes tüketicidir- tüketicilerin, büyük bir pahal›l›k, geçim s›k›nt›s›, enflasyon bunal›m› alt›nda oldu€u dönemde bu tasar›y›  getirmifl oluyoruz; yani, bir nevi, evet, biz, millî geliri artt›rarak, gelir da€›l›m›nda adaletli politikalar uygulayarak, çal›flanlar›n millî gelirden pay›n› azaltan, yok eden, enflasyon, faiz politikalar› ile tahrip eden bu dengesizliklere ra€men, kanun metni halinde de olsa, tüketicinin hakk›n› korumak için bir düzenleme yapt›k diyoruz. Dileyelim ki, Hükümet, bu kanunun arkas›ndan, yüzde 150'ye varan enflasyonu, pahal›l›€› da durduracak olan yeni politikalar›, disiplinleri, uygulamalar› getirir ve tez elden bu pahal›l›k yang›n›n›, milletin ba€r›n› yakan bu yang›n› söndürür de, inflallah, piyasalar bir denetim düzeni içinde millete hizmet eder.

Muhterem arkadafllar, burada, 15 inci maddede, tüketicinin korunmas› meyan›nda, ithalatç› veya imalatç›lar›n satt›klar› sanayi mallar› için o mal›n servis hizmetleri düzenlenmektedir. Bilhassa, âlet edevat, daha çok makine ve teçhizat, ev eflyalar›, benzeri dayan›kl› tüketim mallar›, yat›r›m mallar›; bunlar için garanti hizmetinin yan›nda servis hizmeti de fevkalade önem kazanmaktad›r. Bu düzenleme, bu bak›mdan gereklidir; ancak, benim dikkatimi çeken ve muhterem Bakanl›k mensuplar›na da biraz evvel ifade etti€im, baz› hususlar var. Yerli imalatç› veya ithalatç›, belli mal grubunu ithal eder, getirir; onun ekonomik ömrü süresince bir servis hizmeti vermeyle ilgili bir garanti de vermesi laz›m. Birinci f›krada "...bak›m onar›m ve servis hizmetlerini yürütecek istasyonlar› kurmak ve yeterli teknisyen kadrosu ile yedek parça stoku bulundurmak zorundad›r" denilmekte ve ikinci f›krada da bu hususun Türk Standartlar› Enstitüsü ile Bakanl›k taraf›ndan müfltereken, ilave mevzuatla, yönetmeliklerle, tüzüklerle düzenlenece€i ifade edilmektedir. Bu da do€rudur; ancak, burada benim dikkatimi çeken ve ayd›nlat›lmas› gereken husus, bilhassa ithal mallar›yla ilgili olarak, zaman zaman piyasada fiyatlar›n cazip oldu€u, yeni ihtiyaçlar›n ortaya ç›kt›€›, yeni görgülerin ortaya ç›kt›€› zamanlarda, ithalatç›lar, belli mal gruplar›n› getirip piyasaya da€›tmakta; ama, bir süre sonra da o ithalatç›lar ortadan kaybolmaktad›r. Tabiî, ithalatç›n›n mal›n› satanlar da var, memleket sath›nda sat›fl zinciri de var. fiimdi, bunlar ortadan kayboldu€u zaman, biz bu servis hizmetlerini nas›l garanti edece€iz. Müteakip 25 inci maddede, servis hizmetinin aksamas› halinde, 1 milyonluk bir ceza getirilmekte, 10 misline kadar da art›rma yetkisi oldu€una göre, bu, nihayet 10 milyondur; ama, bugün, en basit bir ev eflyas›, bir buzdolab›, bir çamafl›r makinesi 20 milyondur, 30 milyondur. Yat›r›mla ilgili çeflitli makine-teçhizat, otomobil vesaireye bakt›€›n›z zaman, yüzlerce milyon, milyarlar alt alta yaz›ld›€› zaman kifayet etmemektedir; yani, bu kadar büyük mebla€daki de€erleri, fluradan veya buradan, flu ülkeden bu ülkeden, flu veya bu firman›n mal›n› getirip, piyasaya döker ve ard›ndan da kaybolur. Geçmiflte bunlar› yaflad›k.

Türkiye'nin, belli s›k›nt›l› zamanlar›nda -mesela ben 1970'li y›llar› hat›rl›yorum- tar›m›n süratle geliflti€i dönemde, tar›ma yap›lan sabit sermaye yat›r›mlar›n›n h›zland›€›, özel sektörün ve devlet sektörünün tar›ma ciddî yat›r›m yapt›€› 1970'li y›llarda, bir ara traktör s›k›nt›s› vard› -misaldir diye arz ediyorum, birço€unuz yak›ndan müflahede etmiflsinizdir- Türkiye'de 35-40 bin traktör imal edilirken, bir 30-35 bin traktör ithal edilmiflti, 1970'li y›llar ki -1975, 1976, 1977- istatistiklere bakarsan›z, sat›lan traktör say›s› 70 ilâ 80 bin aras›ndad›r; bunun yar›s›, ithaldir.

fiimdi, burada söylemek istedi€im fludur: O dönemde, hat›rl›yorum, Romanya'dan Universal marka birtak›m traktörler ithal edildi, Yugoslavya'dan baz› traktörler ithal edildi, Rusya'dan baz› traktörler ithal edildi. Bunlar, kalite bak›m›ndan fevkalade yetersiz, s›k ar›za yapan çeflitli markada traktörlerdi. Tabiî, yerli piyasada veya k›smen Bat›'dan gelen uluslararas› kalite vas›flar›n› haiz, fevkalade iyi teknolojiyle imal edilmifl olan bir traktörün yan›nda, fevkalade iptidaî, dizayn› da, imalat› da, kalitesi de düflük olan mallar› getirip piyasaya döküyorsunuz ve bir süre sonra, bunlar›n ithalatç›lar› da ortadan kayboluyor; tabiî, servisi de ona paralel olarak ortadan kayboluyor. Traktör için verdi€im bu misal, beyaz eflyada da, kahverengi eflyada da, tafl›tlarda da, hemen her sahada muteber bir husustur.

Benim burada ifade etmek istedi€im, bu tasar›n›n, bu maddesiyle ilgili olarak, müteakip 25 inci maddede, bu kanunun derpifl etmifl oldu€u hükümleri yerine getirmeyen imalatç›, ithalatç› veya servis istasyonlar›n›n, bu görevlerini, taahhütlerini yerine getirmedikleri takdirde karfl›laflacaklar› cezalar›n yeniden düzenlenmesi ve tüketici ve kullan›c›n›n bu haklar›n›n emniyet alt›na al›nmas›, piyasan›n dürüst ölçülerle düzenlenmesi için ilave ne hüküm getirilir, bunun üzerinde düflünülmesi için, bunu hat›rlatmak için, bunlar› arz ettim.

Yine, tabiî, burada bir iflaret etmek istedi€im husus da fludur: Tüketicinin korunmas›yla ilgili, ayn› zamanda, memlekete giren markalar›n da kontrol alt›nda tutulmas›, ithal izinleri verilirken, bunlar›n, belirli kaliteleri garanti edecek mamuller olmas›na dikkat edilmesi gerekir. Yerlilerde zaten, Türk Standartlar› Enstitüsünün birtak›m düzenlemeleri var; ithalatta da bu düzeni getirmek gerekir.

Bak›n›z de€erli arkadafllar, bugün, Avrupa Birli€i, d›flar›dan makine, teçhizat, inflaat malzemesi vesaire al›rken, ISO 9000 dedi€imiz, kaliteyi garanti eden standard› ararken, bunun yan›nda, bir di€er ölçü daha getirmifltir; S‹ belgesi dedi€imiz (CE diye yaz›lan) makinan›n güvenilirli€iyle ilgili, malzemenin güvenilirli€iyle ilgili, insan sa€l›€› için, çevre sa€l›€› için ve tüketicinin korunmas›yla ilgili yeni mevzuatlar getirmifl ve 1990'dan beri de, bunlar› peyderpey uygulamaya koymaktad›r. Yani, bu hususlar, bir taraftan Gümrük Birli€ine girmek isteyen Türkiye'nin, kendi mamullerine belli garantiler, kaliteler, güvenilirlikler getirmesi yönünden mühim oldu€u gibi, bizim tüketicimizi korumak için de, ithal edilecek mallar›n, belli seleksiyona tabi tutaca€› ölçülerin de getirilip vazedilmesi gerekmektedir. Bununla ilgili, e€er bir düzenleme düflünülüyorsa, bu maddenin...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

CEVAT AYHAN (Devamla) – Bitiriyorum Say›n Baflkan.

...müzakeresi safhas›nda ve müteakip maddelerde, bunlar› getirmekte fayda olur diye hat›rlatt›m.

Hepinizi hürmetle selamlar›m. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Ayhan, teflekkür ediyorum.

Say›n milletvekilleri, çal›flma süremiz dolmak üzeredir.

Bu maddenin, müzakere ve oylamas› hitam›na kadar süre uzat›m›n› oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Gruplar ad›na baflka söz talebi?.. Yok.

Kiflisel söz talebinde bulunan Say›n Sevimli; buyurun.

Say›n Selçuk Maruflu daha önce talepte bulunmufllar; Say›n Ertekin de flu anda iflaret ediyorlar, onu da yaz›yorum.

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul) – Ben konufltum efendim.

BAfiKAN – Buyurun Say›n Sevimli.

SEY‹T OSMAN SEV‹ML‹ (Karaman) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; daha önce, bir Meclis  araflt›rmas› önergesinin görüflülmesi s›ras›nda, tüketicinin korunmas›yla ilgili, k›sa da olsa bir söz alm›fl, burada görüfllerimizi belirtmifl; hatta, bir eski bakan›m›z› da rahmetle anm›flt›k. Bu konuda, Türkiye'ye epey yararl› broflürler, kitaplar yay›mlay›p toparlad›€› için, Samsun eski Milletvekili Mehmet Ayd›n Beyi, burada, tekrar, rahmetle an›yorum.

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun) – Allah rahmet eylesin.

SEY‹T OSMAN SEV‹ML‹ (Devamla) – Allah rahmet eylesin.

De€erli arkadafllar, o zaman da, konuflmam›z› tamamlarken, "bu kanunun bir an önce ç›kar›lmas›nda büyük faydalar var ve inflallah k›sa zamanda bu gerçekleflir" demifltik. Bugün, bu kanun tasar›s›n›n 15 inci maddesine gelmifl olmak, bence büyük bir mutluluk. ‹nflallah, önümüzdeki birkaç gün içerisinde tasar›n›n görüflmeleri tamamen bitirilir.

Bana göre, bu, kanunlaflt›€›nda çok ciddî manada eksikliklerimizi tamamlayacak bir tasar›d›r. Yaln›z, biz, burada, bir hususu unutuyoruz; baz› yasaklay›c›, men edici tedbirler koysak da, insan›m›z›n yetiflmesini, karakterimizi unutuyoruz. Mesela -ileride yine görece€iz- tüketicinin bilgilendirilmesi noktas›ndan -hatta o zaman da söylemifltik- bu konunun ders kitaplar›na konulmas›, okullar›m›zda okutulmas› ve herkesin uyand›r›lmas› gibi.

Servis hizmetleri meselesi var. Mesle€im makine mühendisli€i oldu€u için, yakinen tan›d›€›m, sanayi mamulleri hususunda, özellikle beyaz eflya konusunda, ülkemizin çeflitli yerlerinde, servis istasyonlar› açm›fl çeflitli kurulufllar›m›z var. Yaln›z, bunlar› nas›l çal›flt›raca€›m›za dair bir müeyyide yok bana göre. fiimdi, herhangi bir firman›n, herhangi bir makinesi, âleti edevat› bozuldu€u zaman yapaca€›n›z fley, bu garanti belgesiyle beraber o firmaya müracaat etmek, onun bayiine müracaat etmek. Yaln›z, o hizmeti alabilmeniz için o bayide çal›flan arkadafl›m›z›n, o servisteki insan›n insaf›na b›rakm›fls›n›z ifli. Ayn› zamanda, o insana, buradaki garanti belgesi bitmifl insanlar›m›z›n da âlet edevat yapt›rma ihtiyaçlar› var. Oraya gidiyorlar; çünkü, yedek parçan›n en çok bulundu€u yer oras›. Gitti€i zaman, arkadafl›m›z, parayla gelmifl insandan vazgeçip de garantörlük görevini yapacak hizmeti, hemen, çabucac›k veremiyor. fi‹mdi, burada, giden tüketicinin, bozulan âlet ve edevat›n› bir an önce hizmete sokabilmek için yapmas› gereken fley nedir; buradaki hizmeti çok k›sa zamanda almas› nas›l sa€lanacak; iflte, biz, burada bir atlama yap›yoruz. O zaman, bütün bunlara, bana göre, bir de ileride baflka mamuller ço€ald›kça onlar›n hizmetine bir bayi, bir servis yetecek mi?

Biz, hepimiz Anadolu'nun insanlar›y›z. ‹nan›r m›s›n›z, öyle laubali hizmetler vard›r ki, onun ikinci bir garantörlü€ü yoktur. K‛d›n› imzalam›flt›r, servisi verilmifl, hizmeti yap›lm›fl, ar›za giderilmifltir, der ve gazetelerimizde, medyada çeflitli zamanlarda okuyoruz, o kadar flikâyetler var ki, daha evine gitmeden o insan›n, o âletin, o kulland›€› beyaz eflyas›n›n tekrar, yine, ar›zal› oldu€unu görüyoruz ve çaresiz diyor ki, o zaman gider paramla yapt›r›r›m bunu rezil olmaktansa, taksi tutmaktansa, flunu yapt›r, bunu yapt›r... Oradaki servis konusunda burada bir s›k›nt› daha ç›k›yor. O zaman, bana göre, burada, bunu kim kontrol edecek?..

Geçenlerde, Karaman'a gidiyorum, o ilk karak›fl›n oldu€u  zaman, bir araç sahibiyle karfl›laflt›m "zincirim sürtüyor" diyor; servise u€ram›fl, zinciri servise takt›rm›fl. 13 jantl›k tekere 15'lik zincir tak›lm›fl, gelinceye kadar... Bakt›k ki, o zincir o jant›n de€il ve bu zinciri takan da orada bir servis, ismi mevzubahis de€il. fiimdi, peki, o insan›n, orada arac› hasar gördü€ü zaman bunu kim telafi edecek? O hizmeti en emin yerden karfl›lamaya kalkt›€› zaman iflte biz, burada, ayn› zamanda da servis hizmetlerinde de insanlar›m›z› bana göre bir garanti alt›na almak mecburiyetindeyiz.

Benim burada anlamak istedi€im bir fley daha var: Baflta, hatta o ilk konuflmam›zda bir fley daha söylemifltim. Bu kanun maddesinde mal tarif edilirken; mal, ticaret konusu tafl›n›r eflya demifl. Hatta burada bir misal okumufltum, Avrupa'daki bir arkadafl›m›z bir otel alm›fl, tapusunu da alm›fl, bana bir mektup...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

SEY‹T OSMAN SEV‹ML‹ (Devamla) – Hemen ba€l›yorum. Say›n Baflkan, vaktinizi almak istemiyorum.

BAfiKAN – Keflke tapuyla beraber, biraz da süre verseymifl Say›n Sevimli size.

Buyurun.

SEY‹T OSMAN SEV‹ML‹ (Devamla) – Hemen tamaml›yorum Say›n Baflkan›m.

Çok ac› bir gerçek; bana mektubunda, "tapu gibi mal›n olsun dedik" diyor. Ama tapunun da bofl oldu€unu, arkas›nda bir sürü pürüzlerin oldu€unu da arkadafl›m›z beyan etmifl. fiimdi, tafl›n›r eflyan›n d›fl›ndaki tafl›nmaz eflyada kim koruyacak tüketicimizi; bir tüketicilik hizmeti veya bir inflaat müteahhidiyle anlaflt›n›z ev yapt›rd›n›z, kötü malzeme kulland›, çürük malzeme kulland› -Allah etmesin, Japonya'daki olan flu deprem konusunda herkes ‹stanbul'da olsayd› diye baz›lar› yorum getiriyor, hiçbir yerde olmas›n; dünyan›n hiçbir yerinde- ama ne olur diye de düflünmek laz›m.

Bana göre, konuyu bütün detaylar›yla bir daha arkadafllar›m›z... ‹nflallah bu kanun yürürlü€e girdikten sonra pürüzler zaman içerisinde mutlaka giderilecek.

Bu kanunun ülkemize güzel hizmetler getirece€ine bütün kalbimle inan›yorum.

Beni sab›rla dinledi€iniz için akflam›n bu saatinde hepinize teflekkür ediyorum.

Sa€olun. (DYP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ediyorum Say›n Sevimli.

Say›n Ertekin, buyurun.

M. RAUF ERTEK‹N (Kütahya) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekili arkadafllar›m; hepinizi en derin sayg›lar›mla selaml›yorum.

Görüflmekte oldu€umuz tasar›n›n 15 inci maddesine gelmekten ben de mutluluk duyuyorum. Daha önceki konuflmalar›mda da belirtti€im gibi, tüketiciyi koruma kanununun öncelikle ç›kmas› laz›m, belki geç kalm›fl bir kanun; ancak, bugün bu tasar›y› görüflürken, sanayi mallar›n›n, ithal edilmifl olsun, yurt içinde imal edilmifl olsun; bunlar›n onar›m›, kullan›m›, servis hizmetleriyle alakal› görüflmeler yaparken, flöyle, geçmifle do€ru bir gözden geçirme lüzumunu hissettim; çünkü, gerçekten, Türkiye'nin 1980'li y›llarda ekonomide yapt›€› devrim; gerek ithalatta gerekse ihracattaki patlama ve ihracattaki yüzde 80'lere varan tar›m ürünlerinden sanayi ürünlerine geçiflteki rolü, ithalattaki yat›r›m aramallar›n›n Türkiye'ye girmesi, bugün art›k tüketiciyi koruma noktas›nda bizim de baz› tedbirleri almam›z› gerektirmekte ve bilhassa son günlerde, Gümrük Birli€ine girece€imiz bugünlerde, dünya piyasalar›yla yar›fl›r hale gelen Türkiye ekonomisinin, bu devrimlerin, bu yap›lan at›l›mlar›n ve serbest piyasa ekonomisinin etkisiyle ne noktaya geldi€ini, bugün, kabullenmek zorunday›z. Çok enteresan; art›k, Türkiye, 1970'li y›llardaki gibi, d›flar›dan ne bulursa alan gelen, d›flar›da çal›flan iflçilerimizin Türkiye'ye getirdi€i her fleyi kap›fl kap›fl almaya çal›flan bir ülke olmaktan ç›km›fl, d›flar›dan mal alan de€il, art›k, d›flar›ya mal satan, sanayi ürünlerini satan bir ülke haline gelmifl. Bu, fevkalade bir geliflme.

Tabiî, bu tasar›ya göre, tan›tma ve kullanma k›lavuzunun, bütün yabanc› dillerle oldu€u gibi Türkçe olarak da yaz›lmas›, Türkiye'nin yapm›fl oldu€u mallarla övünme imkân›n› verecektir, ki, bunu, yurt d›fl›na giden arkadafllar›m›z›n pek ço€u k›vançla oralarda gözlemekteler; Türk mallar›n›n, Avrupa pazarlar›nda, Bat› pazarlar›nda, do€u pazarlar›nda art›k kendisiyle rekabet edebilecek ülkelerin mallar›ndan daha üstün kalitede oldu€unu görmekten büyük mutluluk duyduklar›na, ben inan›yorum.

Servis hizmetleriyle alakal›, verilmesi gereken hizmetlerle alakal› bu madde, gerçekten önemli bir madde ve görüyoruz zaten, Türkiye'de, sanayileflmeyle birlikte, ço€u fleylerin art›k servisleri gündeme gelmifl. Bugün, bilhassa otomotiv sanayiinde, Türkiye'de kurulan otomotiv fabrikalar›n›n yapm›fl olduklar› servis hizmetleri, fevkalade önemli ve kayda de€er bir husus.

Di€er hususlarda da, arkadafllar›m›n görüfllerine, ben, burada, kat›ld›€›m› beyan etmek istiyorum. Sadece, sanayi mallar›yla, ithal edilmifl ve yurt içinde imal edilen mallarla alakal› de€il, bu hususta, gerek konutta olsun gerek g›da maddelerinde olsun, belirli garantilerin de tüketiciler nezdinde verilmesi ve bu hususta, Sanayi Bakanl›€›n›n, tüketiciyi korumak için yeni tedbirler almas›n› diliyorum ve hepinize en derin sevgi ve sayg›lar›m› sunuyorum. (ANAP, DYP ve SHP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Ertekin, teflekkür ediyorum.

Say›n milletvekilleri, 15 inci madde üzerindeki müzakereler tamamlanm›flt›r.

Maddeyi, okundu€u flekliyle oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Madde, okundu€u flekliyle kabul edilmifltir.

De€erli milletvekilleri, çal›flma süremiz tamamlanm›flt›r.

Denetim konular›n› s›ras›yla görüflmek için, 24 Ocak 1995 Sal› günü saat 15.00'te yeniden toplanmak üzere, birleflimi kapat›yorum.

                                        Kapanma saati: 19.04