BRNC OTURUM
Açlma Saati: 15.00
BAfiKAN : Baflkanvekili Vefa TANIR
KÂTP ÜYELER: Ali GÜNAYDIN (Konya), Cengiz ÜRETMEN (Manisa)
-----0-----
BAfiKAN Türkiye Büyük Millet Meclisinin 83 üncü Birleflimini açyorum.
III. Y O K L A M A
BAfiKAN Ad okunmak suretiyle yoklama yaplacaktr; sayn milletvekillerinin, salonda bulunduklarn yüksek sesle belirtmelerini rica ederim.
(Bingöl Milletvekili Haydar Baylaz'a kadar yoklama yapld)
BAfiKAN Toplant yetersaymz vardr; görüflmelere bafllyoruz.
Sayn milletvekilleri, gündeme geçmeden önce, dün, üç arkadaflma gündem dfl söz vereceimi söylemifltim; fakat, bugün, gündemde bir deifliklik oluyor.
Sayn brahim Gürsoy "son günlerde ülkemizde meydana gelen olaylara ve toplumsal barfl bozmak isteyenlere karfl düflüncelerimi dile getireceim" demiflti, ben de evet demifltim. Sayn Fethiye Özver "8 Mart Dünya Kadnlar Günü dolaysyla konuflacam" demiflti, ben de evet demifltim. Sayn Güler leri "Dünya Kadnlar Gününde konuflacam" demiflti, ben de evet demifltim. Sayn Melike Hasefe "gündem dfl, Dünya Kadnlar Günü dolaysyla konuflacam" demiflti, evet demifltim; ama, flimdi, Sayn Dfliflleri Bakanmz, Gümrük Birlii dolaysyla gündem dfl söz talebinde bulunuyorlar. Hükümetin önceliinden dolay, sözü ona vereceim.
M. RAUF ERTEKN (Kütahya) Sayn Baflkanm, ben de ayn flekilde gündem dfl konuflmak istemifltim; bana evet demediniz mi?
BAfiKAN Efendim, size evet demedim; çünkü, arkadafllarmn taleplerinde "8 Mart Kadnlar Günü" deniliyor; bir öncelii var.
fiimdi, Hükümete söz vereceim; gruplara da söz hakk doaca için gruplara da söz vereceim; ondan sonra iki arkadaflma söz vereceim; bu üç hanm arkadaflmz arasnda kura çekerek, konuflacak bir arkadaflmz belirleyeceim ve bir de Sayn Gürsoy'a söz vereceim; yalnz, Hükümetin konuflmas ve görüflmelerden sonra...
MELKE TUGAY HASEFE (stanbul) ktidardan bir arkadaflmz, muhalefetten de bir arkadaflmz konuflsun efendim.
BRAHM GÜRSOY(stanbul) Ben yarn konuflaym efendim.
BAfiKAN Peki efendim; yarn...
BAfiKAN fiimdi, söz, Sayn Dfliflleri Bakannn.
Buyurun Sayn Bakan.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; Türkiye ile Avrupa Birlii arasnda 6 Martta imzalanmfl olan Gümrük Birlii ile ilgili olarak, bilgi sunuflunda bulunmak amacyla söz istemifl bulunuyorum; sizleri, flahsm ve Hükümetimiz adna sayglarmla selamlyorum.
6 Martta, Brüksel'de, Avrupa Birlii ile Türkiye arasndaki ortaklk konseyinin, Türkiye'nin, Avrupa Birliine Gümrük Birlii yoluyla girmesine iliflkin almfl olduu karar, aslnda yeni bir geliflme deildir; bu karar, 1963 ylnda imzalanmfl olan Ankara Antlaflmasnn ve 1973 ylnda imzalanmfl olan ona ek protokolün ahdî bir yükümlülüüdür.
Bilindii gibi, 1963'te imzalanan Ankara Antlaflmasnn 1 inci maddesinde, Türkiye ile Avrupa Birlii arasnda bir ortaklk iliflkisinin kurulmas öngörülmüfltür. Ankara Antlaflmasnn 2 nci maddesinin üçüncü fkrasnda ise, Türkiye ile Avrupa Birlii arasnda kurulacak ortaklk iliflkisinin üç aflamadan geçmesi karara balanmfltr; hazrlk aflamas olacak, geçifl aflmas olacak bir de son dönem olacak.
Sayn milletvekilleri, Ankara Antlaflmasnn 5 inci maddesine göre, son dönem tümüyle, Gümrük Birliine dayanmaktadr. Bu çerçevede, Türkiye, 1963 ylnda imzalamfl olduu Ankara Antlaflmas uyarnca, hazrlk dönemini, geçifl dönemini tamamlamfl; 6 Martta alnan karar uyarnca da, Avrupa Birlii ile arasndaki iliflkilerin son aflamasna ulaflmfl bulunmaktadr.
Ülkemiz için, ulusumuz için, halkmz için, iktisadî açdan, toplumsal açdan, idarî ve kültürel açdan son derece önem taflyan bu kararn, hepimiz için hayrl ve yararl olmasn diliyorum.
HÜSEYN ERDAL (Yozgat) Esaret karar...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) 1950'lerden bafllayarak, 1950'lerin ikinci yarsndan bafllayarak, bu kararn alnmasnda, bu aflamaya gelinmesinde katks olan tüm hükümetlere, baflbakanlara, dfliflleri bakanlarna Hükümetimiz adna en içten flükranlarm sunuyorum.
Sayn milletvekilleri, ayrca, 1980'li yllarda, bilinen nedenlerle, Avrupa Birlii ile Türkiye iliflkilerinde bir duraksama dönemi yaflanmflt. Bizi Gümrük Birlii Antlaflmasna taflyan son karar, son iki ylda yaplan çalflmalarla elde edilmifltir. Son iki ylda younlafltrlmfl bir biçimde yaplan çalflmalar, sonuçta Türkiye'yi, 6 Martta, bu karara götürmüfltür, taflmfltr. O nedenle, son iki yllk süre içinde Dfliflleri Bakan olarak ülkemize hizmet etmifl olan Sayn Hikmet Çetin'e ve Sayn Mümtaz Soysal'a da en içten flükranlarm sunuyorum.
EYÜP AfiIK (Trabzon) Fatih Rüfltü Zorlu'dan bahsetmedin...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) 1950'lerden baflladm...
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) sim zikretmedin...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Son iki yldan bahsettim, son iki ylda younlafltrldn söyledim.
ÜLKÜ GÜNEY (Bayburt) simlerden bahsedersen hepsinden bahset...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Deerli arkadafllarm, bizim için, ülkemiz için, ulusumuz için, gerçekten uygarlk yolunda çok önemli bir adm atmfl bulunuyoruz. Kuflkusuz, yeni ve evrensel deer yarglaryla, Türkiye, karfl karflya kalacaktr. O deer yarglarn, Türkiye, Avrupal ortaklaryla paylaflacaktr; ancak, hiç kimse kaygya kaplmasn; Türkiye, tüm kimliiyle tüm benliiyle Avrupa Birliine girmektedir; benliimizin ve kimliimizin kaybedilmesi, yitirilmesi söz konusu deildir; böyle bir geliflme olduunda, zaten, Türkiye, Türkiye olmaktan çkar.
Deerli arkadafllarm, teknik açklamalara geçmeden önce, birkaç hususu bilgilerinize sunmakta yarar görüyorum.
Her fleyden önce, Gümrük Birliine girmemiz, daha dorusu, Avrupa Birliine Gümrük Birlii yoluyla girmemiz, Türkiye'nin, tam üyelik konusundaki kararlln hiçbir biçimde ortadan kaldrmamaktadr. "Tam üyelik olmad, onun yerine Gümrük Birlii olsun", "tam üyelii veremiyoruz, siz Gümrük Birlii ile idare edin" fleklinde bir yaklaflm olmamfltr, olamaz. Gümrük Birliini, tam üyelii ikame edecek bir yaklaflm olarak, bir uygulama olarak görmüyoruz. Gümrük Birliine giriyoruz; ama, Türkiye'nin, tam üyeliiyle ilgili kararll sürmektedir. Nitekim, 6 Martta alnan kararn bafllangç bölümünde, Türkiye'yi, Ankara Antlaflmasna dayal olarak tam üyelie götürecek olan 28 inci madde açk bir biçimde tekrar edilmifltir, o maddeye gönderme yaplmfltr.
Ayrca, Sayn Baflbakanmz, Türkiye'nin tam üyelii konusuyla ilgili olarak önceki gün yapt açklamada, bir tarih telaffuzunda bulunmufltur; 2001 yln, Türkiye'nin tam üyelie geçmesini, Türkiye'nin tam üyeliini salayacak bir tarih olarak gördüünü ifade etmifltir. Sayn milletvekilleri, bunu, bir aritmetik hesaplama olmaktan çok, mutlaka gerçeklefltirilmesi gereken bir hedef olarak almamzn uygun ve yararl olaca kansndaym.
Kuflkusuz, hesaplamalar yaplmfltr, kuflkusuz, deerlendirmeler yaplmfltr; ama, burada önem taflyan konu, o aritmetik hesaplamalarn sonucu olmas deil, burada önem taflyan konu, bunun bir hedef olarak alnmas, görülmesidir.
BAfiKAN Sayn milletvekilleri, Sayn Bakan rahatszlk çekiyor; lütfen, flu hareketi durduralm... Lütfen...
H. FECR ALPASLAN (Ar) Arkadafllar dinlemiyor...
BAfiKAN Sayn Bakan, buyurun.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Teflekkür ederim Sayn Baflkan; bir rahatszlm yok.
Deerli arkadafllarm, önce bunu belirttim. Tam üyelik, temel amaçtr. Gümrük Birlii, onun ikamesi deildir, bir seçenek olarak getirilmemifltir. Tam üyelik -Sayn Baflbakan'n önceki gün açklad gibi, bütün olanaklarmz zorlayacaz- 2001 ylnda gerçeklefltirilmesi gereken bir süreç olarak görülmektedir.
Deerli arkadafllarm, bilgilerinize sunmak istediim ikinci husus da, Gümrük Birliinin dün bafllamamfl olduudur. Bir baflka ifadeyle, 6 Martta karar alnd, 7 Martta, yani dün, Gümrük Birlii bafllad... Hayr, böyle deil. Gümrük Birlii, 1 Ocak 1996 tarihinde bafllayacaktr. 6 Martta, Ortaklk Konseyinde, Gümrük Birliinin 1 Ocak 1996 tarihinde bafllamasna iliflkin karar alnmfltr.
Önümüzde iki aflama daha var. Bunlardan birincisi, bunun, bu konunun Avrupa Parlamentosunda görüflülecek olmasdr.
Sayn milletvekilleri, 6 Martta alnmfl olan karar, önümüzdeki aylarda Avrupa Parlamentosunda görüflülecektir, tartfllacaktr. Kimileri, Türkiye'nin, bunu, bu karar Avrupa Parlamentosuna taflmasnn doru olmadn, uygun olmadnn iddia etmekteler. Aslnda, bu kararn Avrupa Parlamentosuna götürülmesi, taflnmas, Türkiye'nin tercihiyle yaplan bir uygulama deildir, olmayacaktr. Parlamentolar, egemenliklerini, diledikleri anda, diledikleri biçimde kullanma durumundadrlar; parlamentolar, gerekli gördükleri tartflmalar, gerekli gördükleri zamanlarda yapma durumundadrlar. Hayr, bunun Parlamentoya götürülmesi uygun deildir, bunu, Parlamentoya götürmeyin, götürmeyelim dememiz, o balamda söz konusu deildir. Kald ki, Türkiye'nin, anlaflma yapt kurulufllarla ya da Türkiye'nin, anlaflma yapt ülkelerle o anlaflmann nasl onaylanmas gerektiine iliflkin bir telkinde bulunmas da söz konusu deildir; çünkü, bu, tümüyle iç mevzuata yönelik bir uygulamadr.
Deerli arkadafllarm, buradan, Yunanistan'n olumsuz bir tavryla karfllafllmasnn söz konusu olmayacan da ifade edeyim.
6 Mart karar, Avrupa Parlamentosuna götürülecek, orada tartfllacak ve ayrca, ekim aynda toplanacak olan Ortaklk Konseyinde de ele alnacak; ancak, ekim aynda toplanacak olan Ortaklk Konseyi, 6 Martta verilen karar gözden geçirme ya da deifltirme durumunda olmayacak. O karar verildi, o karar alnd. Bu karar, bir kez daha Ortaklk Konseyinde bir tartflmaya tabi tutulmayacak, tutulma durumunda deil.
Basnda okumakta ve izlemekteyiz ki, Yunanistan'n kimi kayglar olduu ileri sürülmekte, bu kayglardan hareketle konuyu veto edebilecei olasl göz önünde tutulmakta. Bu da söz konusu deil, böyle bir geliflmenin olmas da söz konusu deil; çünkü, Yunanistan'n flimdiye kadar elinde tuttuu veto gücü, ekim aynda yaplacak toplantda, artk daha farkl bir biçimde iflleme durumunda olacaktr. Ekim aynda, Yunanistan'n vetosu söz konusu olmayacak. Bunun yeniden görüflülmesini, yeniden tartfllmasn bir olaslkla Yunanistan eer gündeme getirirse, bunun yaplabilmesi için, bu kez, bütün ülkelerin onaynn alnmas gerekmektedir. Bu kez, herhangi bir ülkenin vetosunu kullanmas demek, Yunanistan'n böyle bir girifliminin baflarsz kalmas, sonuçsuz kalmas anlamn taflyacaktr.
Deerli arkadafllarm, Avrupa Parlamentosundan, her olasla karfl, bir olumsuz tablonun ortaya çkmas durumunda -böyle bir fley olacan sanmyorum, böyle bir ihtimali görmüyorum; ama, her türlü olasl göz önünde bulundurmak gerekir- böyle bir olaslk karflsnda, Türkiye, 6 Martta, tüm haklarn mahfuz tuttuunu açk bir biçimde ortaya koymufltur.
Deerli arkadafllarm, konu, Yüce Meclisimizde, deiflik tarihlerde tartflld; ayrca, milletvekillerimiz, baflka platformlarda da Avrupa Birliiyle ilgili kayglarn ifade ettiler. Ben, 18 Aralkta, Dfliflleri Bakanl bütçesinin tartfllmas srasnda, sayn milletvekillerimizin ortaya koymufl olduklar kayglar, burada, çok ksaca kendilerine ve Yüce Meclisimize anmsatmak istiyorum: O tarihte -18 Aralkta- kimi sayn milletvekilleri, Hükümetimizin Gümrük Birliine ne pahasna olursa olsun girme kararll içerisinde, Kbrs'tan ödün verdiimizi, ödün vereceimizi, verebileceimizi dile getirmifllerdi; kimileri de, Türkiye'nin iç sorunlarn; örnein, demokratikleflme konusunu, insan haklar konusunu gereksiz yere o platformlarda tartflmakta olduumuzu ileri sürmüfllerdi.
Deerli arkadafllarm, Tükiye'nin Gümrük Birliine girmesi, tümüyle 1963 ve 1973 Antlaflmalarnn getirmifl olduu koflullar çerçevesinde olmufltur. 1963 Ankara Antlaflmasnn öngördüü koflullar vard; onun eki olan, 1973'teki Ek Protokolün öngörmüfl olduu koflullar vard. Türkiye, Gümrük Birliine o koflullar çerçevesinde girmifltir; Türkiye'nin Gümrük Birliine giriflini baflka koflullar belirlememifltir.
Kuflkusuz, içerisinde olduumuz her platformda -o arada, Ortaklk Konseyi toplantsnda- ortaklarmzn, dostlarmzn dile getirdikleri tüm konular tartfltk; onlarla ele aldk. Onlar görüfllerini söylediler, biz görüfllerimizi ifade ettik. Sorulan sorularn yantlanmas "falanca konuda tartflma yapmak istiyorum" denildiinde "hayr, ben o konuda tartflmaya girmem" denilmesi, kuflkusuz, söz konusu olamazd, olmamalyd. Bütün bu tartflmalar yapld; ama, dikkatlerinizi çekmek istediim husus, Türkiye'nin Gümrük Birliine yalnz ve yalnz 1963 ve 1973 Antlaflmalarnn getirmifl olduu koflullar ve yükümlülükler çerçevesinde girmifl olduudur, kararn o çerçevede alnmfl olduudur. O tarihlerde taflnan duyarlln, daha sonra 18 Aralkta burada yaplan görüflmelerde ortaya konulan duyarllklarn, artk bundan sonra, bu kararn alnmasndan sonra, 6 Martn afllmasndan sonra ayn dorultuda sürdürülmemesini diliyorum. O tarihlerde ifade ettiimiz hususlar bugün de yüksek sesle ifade edilebilmeli, tekrar edilebilmelidir. Türkiye, demokratikleflmesini, Avrupal dostlarndan ald siparifl uyarnca yapmak durumunda deildir; Türkiye, demokratikleflmesini, kendi ulusu için, kendi halk için, kendisi için gerçeklefltirmek durumundadr. Bir flantajla karfl karflya kalamazdk, hiçbir flantaj kabul edemezdik; biz, hiç kimseye de flantaj yapma durumunda deiliz.
Deerli milletvekilleri, 6 Martta, Brüksel'de yaplan Ortaklk Konseyi toplantsnda, üç belge üzerinde karar alnd: Bunlardan birincisi, Türkiye'nin Gümrük Birliine girmesine olanak veren belgedir; buna "Karar" diyorlar; bir karar alnd. kinci belge, Türkiye ile Avrupa Birlii arasnda, Gümrük Birlii iliflkilerinin dflnda, ticarî iliflkilerin dflnda; toplumsal yaflamn, devlet yaflamnn, siyasal yaflamn tüm alanlarnda iflbirlii yaplmasn öngören ilkeleri ortaya koyan tavsiye karardr resolution diye adlandrdklar karardr. Üçüncüsü ise, Türkiye ile Avrupa Birlii arasnda, malî iflbirliinin yaplmasn öngören karardr. Üç karar bunlardr. O toplantda bunlarn üçüyle ilgili karar alnd.
Sayn milletvekilleri, flimdi, bunlardan birincisine, yani "Karar" diye adlandrlan metne geçmek istiyorum. Burada, her fleyden önce, bunun baflnda -biraz önce söylemifltim; ama, yinelemekte yarar görüyorum- Ankara Antlaflmasnn Türkiye ile Avrupa Birlii arasnda tam üyeliin kurulmasn öngören 28 inci maddesine güçlü bir biçimde gönderme yapldn ifade edeyim.
fiimdi, sizlere, alnan bu karardan, Türkiye ile Avrupa Birlii arasnda gümrük birlii iliflkisinin kurulmasn salayan kimi maddelere iliflkin örnekler sralamak istiyorum:
Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; bu kararla birlikte, tarm ürünleri dflndaki tüm ürünlerin serbest dolaflm öngörülmektedir; bu amaçla, miktar kstlamalar kaldrlmaktadr, teknik engeller kaldrlmaktadr, vergiler, fonlar kaldrlmaktadr.
fiABAN BAYRAK (Kayseri) flçilerimiz de serbest dolaflacaklar m?
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) fiimdi, kaldrlan büyüklüün; yani, serbest ticaretin salanmas amacyla kaldrlan büyüklüün ne olduunu bilgilerinize sunmak isterim. Bu konuda, çok farkl deerlendirmeler yaplmakta, milyarlarca dolardan bahsedilmekte... Herkes ya da kimileri, aklna gelen büyüklüü herhangi bir biçimde denetlemeksizin ifade edebilmekte.
CENGZ BULUT (zmir) Hiç söz vermediniz mi Sayn Bakan?!.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Sayn milletvekilleri, sizlere, 1995 ylndan hareketle bir örnek vermek istiyorum: Eer, biraz önce ifade ettiim gibi, Gümrük Birlii 1.1.1996 tarihinde bafllyor olmasayd, Gümrük Birlii 1.1.1995 tarihinde bafllasayd; yani, bu yl Gümrük Birliinin içerisine girmifl olsaydk, bizim, devlet olarak, burada urayacamz kayp 1,5 milyar dolar olacakt. Bunun, 1,2 milyar dolar...
fiEVKET KAZAN (Kocaeli) 3 milyar...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Deil, Sayn Kazan, deil... Yanlfl hesaplama yapyorsunuz.
Bakn, 1995'in örneini veriyorum. Biraz sonra da, gelecekte ne olacan anlayacaksnz, onu söyleyeceim.
fiEVKET KAZAN (Kocaeli) Gelecee yönelik konuflmayn; 1995'i brakn, 1994'ü verin.
GÜNEfi TANER (stanbul) 1991'i, 1992'yi verin.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) 1.1.1995 tarihinde, eer girmifl olsaydk... (ANAP ve RP sralarndan gürültüler)
CENGZ BULUT (zmir) Hiç söz vermediniz mi Sayn Bakan?!.
BAfiKAN Efendim, lütfen... Gruplarn konuflma hakk vardr; Sayn Bakan rahat dinleyelim.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) ...bizim Türkiye olarak urayacamz zarar 1,5 milyar dolar olacakt dedim. Bunun 1,2 milyar dolar, Toplu Konut Fonunun kaldrlacak olmas nedeniyle önümüze çkacakt; 300 milyon dolarysa, ithalattan alnan klasik vergiler... 1,2 milyar dolar Toplu Konut Fonu, 300 milyon dolar ithalattan alnan klasik vergiler; toplam 1,5 milyar dolar.
Sayn milletvekilleri, ancak, burada Yüce Heyetiniz bir baflka yasay kabul etti. Toplu Konut Fonu, burada kabul edilen o yasa uyarnca da zaten kalkma durumunda. Uruguay Round'un sonunda karara balanan GATT Anlaflmas uyarnca, Türkiye artk, ithalattan, Toplu Konut Fonu almak durumunda olmayacak. Toplu Konut Fonunun kaldrlmas, bizim, Avrupa Birliine, Gümrük Birlii yoluyla girmemizle iliflkili deil, daha önceden çkmfl olan, alnmfl olan karar uyarnca da, artk, Toplu Konut Fonunu almamz, Toplu Konut Fonu geliri elde etmemiz söz konusu olamayacakt. Bunu, bu vesileyle bilgilerinize sunmak isterim.
Sayn milletvekilleri, öte yandan, yine alnan kararla, Türkiye, Üçüncü Ülkelere karfl ortak gümrük tarifesi uygulama yükümlülüünü üstlenmektedir. Ancak...
CENGZ BULUT (zmir) fiunu biraz açar msnz...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) "Ancak" diye bafllayarak tam açmak üzereydim zaten .
...Ancak, deerli milletvekilleri, ortak gümrük tarifeleri konusunda, Türkiye, tek tarafl olarak, bunlarn geçici süreyle askya alnmas ve deifltirilmesi hakkn elinde tutmaktadr. Üçüncü ülkelerle, Avrupa Birlii üyesi ülkeler arasnda ticaretin yaplmas durumunda, onlarn karara balamfl olduklar, kabul etmifl olduklar ortak gümrük tarifesi denilen bir tarife var. Aslnda, Gümrük Birliini, serbest ticaret anlaflmasndan ayran temel öe de bu. Baz arkadafllarmz, "Neden serbest ticaret anlaflmas yapmyoruz; neden Gümrük Birlii yoluna gidiyoruz?" sorusunu sormaktalar. Gümrük Birlii ile serbest ticaret anlaflmas arasndaki temel farkllk bu; üçüncü ülkelere karfl ortak gümrük tarifesi uygulamanz. Ancak, Türkiye, üçüncü ülkelere karfl uygulayaca ortak gümrük tarifesi nedeniyle herhangi bir olumsuzlukla, herhangi bir sorunla karfl karflya kalrsa, tek tarafl olarak, bunu geçici bir süreyle askya alma ve deifltirme hakkn elinde tutmaktadr. Bunun, son derece de önem tafldn, altn çizerek bir kez daha ifade edeyim.
Ayrca, Kbrs' ve Türkî cumhuriyetleri, hiçbir biçimde üçüncü ülkeler kümesi içinde deerlendirme durumunda olmadmz da burada açklkla ifade edeyim. Çok ayrntlarna inmek istemiyorum...
CENGZ BULUT (zmir) Anlaflmada var m bunlar?
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) 1.1.1996'da bafllayacak Cengiz Bey.
CENGZ BULUT(zmir) Anlaflmada var m bunlar?
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Söylüyorum... Söylüyorum... 1.1.1996'da böyle bir uygulamaya girilecek.
fiu anda, Kuzey Kbrs Türk Cumhuriyetiyle Türkiye'nin arasndaki ticarî iliflkileri, gümrük iliflkileri, hiçbir biçimde olumsuz etkilemesine frsat vermeyecek bir süreç yürütülmektedir ve sonuçlanmak üzeredir. Kald ki, onun dflnda -yalnzca Kbrs için söylemiyorum, Türkî cumhuriyetlerin tümünü dikkate alarak ifade ediyorum- Türkî cumhuriyetlerle iliflkilerimizde de bir olumsuzluun yaflanmamas için gerekli önlemler alnmfltr.
Dikkatinize sunmak istediim bir baflka husus fludur sayn milletvekilleri: Türkiye, bu anlaflmayla birlikte, baz duyarl mallarda, örnein otomotivde, ortak gümrük tarifeleri üzerinde vergi uygulama hakkn da elinde tutmaktadr. Duyarl mallarn ne olduuna iliflkin yalnzca otomotiv örneini verdim. Aslnda, burada, listeyi, listede yer alan mallar tek tek sralamak istemiyorum; ama, ekonomimiz için, teknisyenlerimiz tarafndan, ifl dünyasnn temsilcileri tarafndan, duyarl olarak görülen, duyarl olarak deerlendirilen bu mallarn tümünde -listede tek tek yer almfltr- ortak gümrük tarifelerinin üzerinde vergi uygulama hakkn, Türkiye elinde tutmaktadr.
Karara devam ediyorum: Karara göre, ifllenmifl tarm ürünlerinin sanayi paylar üzerindeki vergilerin karfllkl olarak sfrlanmas öngörülmektedir. fllenmifl tarm ürünlerinin iki öesi var sayn milletvekilleri. Bir ksm tümüyle tarmsal nitelik taflmakta; ama, bir bölümü de sanayi ürünü olarak görülmekte, deerlendirilmekte. Bunlar, farkl paylar üzerinden, her ürün için ortaya konulmufltur. Bunun snaî bölümünün üzerindeki vergiler sfrlanacaktr. Öte yandan, gümrük kodlarnn uyumu ve gümrük yönetiminde idarî iflbirliinin salanmas söz konusu olacaktr, gerçeklefltirilecektir; fikrî, snaî ve ticarî mülkiyet haklarnn korunmas öngörülmektedir. Bu konuda, Hükümetimizin hazrlamfl olduu bir tasar, Genel Kurulumuzun gündeminde beklemektedir.
Rekabet korunacaktr. Rekabetin korunmasna iliflkin olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi, çok önemli bir yasay, geçtiimiz aylarda kabul etmifltir. Özel sektörün anayasas olarak görülen, görülmesi gereken o düzenleme, Türkiye Büyük Millet Meclisinden çkmfltr. Sosyal amaçl devlet yardmlarnn dflnda -sayn milletvekilleri, buras önemli- devlet yardmlarnn kaldrlmas söz konusu olacaktr ve ticarî nitelikli devlet tekellerinin, iki yllk bir süre içinde rekabete açlmas salanacaktr.
fiimdiye kadar yaplan damping uygulamalarndan, Türkiye, çok ciddî sorunlarla karfl karflya kalmfltr. Bu, özel sektörümüz için, gerçekten, zaman zaman, çok zorlayc noktalara gelen bir uygulama olmufltur. Damping konusunda, damping yaplmas koflulunda, antidamping uygulamasnn kendiliinden harekete geçen bir süreç olmas önlenmifltir bu anlaflmayla. Mutlaka bir ön uyar sisteminin devreye girmesi söz konusu olabilecektir.
Deerli arkadafllarm, koruma konusunda, uygulamada ortaya çkabilecek olumsuzluklarn giderilmesi amacyla, alnmfl olan karar sizlere açmak, aktarmak istiyorum: 1.1.1996'da uygulama baflladnda, o uygulama çerçevesinde, eer, herhangi bir sektörde, herhangi bir dalda, bir olumsuzlukla karfllaflrsa, bugünden öngörmediimiz bir olumsuzluk önümüze çkarsa; o daldaki, o sektördeki üreticiler, zor durumda olduklarn söylerlerse, o koflullarda, ek protokolün 60 nc maddesine dayal olarak, Türkiye, geçici olmas kofluluyla, tek yanl bir uygulamaya giderek, o sektörde, o dalda vergi oranlarn yükseltebilecek; o sektörde, o dalda vergi koyabilecektir. Bunun, ekonomimizin korunmas için elde edilmifl, son derecede önemli bir hak olduunu bir kere daha ifade etmek istiyorum. Bu kayg var. çten olarak, kimi yurttafllarmz, kimi uzmanlarmz bu kaygy taflmaktalar, aslnda gözard edilmemesi gereken bir olaslk; ama, böyle bir fley ortaya çkt zaman, bu yetkiyi elimizde tutuyoruz. Böyle bir geliflmenin ortaya çkmas durumunda, o sektörde, o dalda, tek yanl olarak vergi uygulamasna gidebileceiz.
Deerli arkadafllarm, çok ayrntlara inmek istemiyorum. Konuyu, deiflik yönleriyle tartflacaz; ancak, bu aflamada, karar bölümünde sizlere bir de Gümrük Birliiyle ilgili olarak kurumsal iflbirlii konusunu aktarmak istiyorum. Bu kararla birlikte, Türkiye ile Avrupa Birlii arasnda, Gümrük Birliinin salkl bir biçimde iflletilmesini salamak amacyla, Ortak Gümrük Birlii Komitesi kurulmufl bulunmaktadr. Ortak Gümrük Birlii Komitesi, ayda en az bir kez toplanacaktr. Burada uzmanlar olacaktr, burada uzmanlar, uygulamann ortaya çkard sorunlar tartflacaklardr.
Bu balamda, bir konuya daha deinmek istiyorum: Kimi milletvekillerimiz, politikaclarmz, bu arada kimi yazarlarmz, acaba Türkiye'nin, Gümrük Birliine girmesiyle birlikte egemenlik haklarn yitirmesi mi söz konusu olmaktadr sorusunu sormaktalar, kaygsn taflmaktalar. Bunun, hiçbir biçimde söz konusu olmayacan, burada açklkla ifade etmek istiyorum sayn milletvekilleri. Türkiye'nin, Gümrük Birlii ile iliflki kurmas nedeniyle, hiçbir biçimde, egemenlik haklarn yitirmesi söz konusu olmayacak.
Sayn Kazan, bu, okuyup anlama ifli; el iflaretiyle olmaz bu; okumanz gerekiyor, anlamanz gerekiyor... (CHP sralarndan alkfllar)
fiimdi, size, okumadnz fleyi söyleyeceim, anlamadnz fleyi söyleyeceim: Sayn milletvekilleri...
fiEVKET KAZAN (Kocaeli) Sayn Bakan, deminden beri "o kanunu çkarmaya mecburuz, flu kanunu çkarmaya mecburuz" diyorsunuz; niye mecburuz?!.
BAfiKAN Sayn Kazan, Grup adna konuflma hakknz var; birazdan size de söz vereceim.
fiEVKET KAZAN (Kocaeli) "fiu kanun çkacak, bu kanun çkacak" deyip duruyorsunuz, niye çkacak, mecbur muyuz?!.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Burada, Ortaklk Konseyi, Avrupa Birlii üyesi ülkelerle Türkiye'nin birlikte oluflturduklar...
HÜSEYN ERDAL (Yozgat) Avrupa'ya kapc olduk, kapc!..
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) ...Ortaklk Konseyi, Gümrük Birlii iliflkilerinden kaynaklanan tüm sorunlar karara balayacak tek organdr.
CENGZ BULUT (zmir) Arkanzdaki yazy deifltireceksiniz...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) fiu iddia ediliyordu: Türkiye, karar alma sürecine katlamayacak; Türkiye, karar alma sürecinde yer almamakta; o nedenle, Türkiye, içinde olmad karar alma platformunun, platformlarnn kararn uygulamak zorunda kalacak; o nedenle de, egemenlik haklarn yitirecek...
AHMET REMZ HATP (Konya) Yalan m?!.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Bu, doru deil.
AL O⁄UZ (stanbul) Doru!..
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Ben "doru deil" sözcüünü kullanmay tercih ediyorum; isterseniz, sizinle ayn sözcüü de kullanabilirim: Yalan...
Deerli arkadafllarm, Türkiye ile Avrupa Birlii arasnda, Gümrük Birlii iliflkilerini tüm yönleriyle karara balayacak tek bir kurul vardr: Ortaklk Konseyi. Ortaklk Konseyinin dflnda, Türkiye ile Avrupa Birliinin iliflkilerini karara balayacak baflka hiçbir platform yoktur...
fiEVKET KAZAN (Kocaeli) Karar organ deil mi?..
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) ...ve Türkiye, karar organ olan o Ortaklk Konseyinin üyesidir. Ortaklk Konseyinin zaten iki üyesi var; birisi Türkiye birisi de Türkiye dflnda kalan 15 ülke.
Deerli arkadafllarm, size, karar anlattm; 6 Martta, üç belgenin karara balandn, bunlardan birisinin karar, ötekinin tavsiye karar, üçüncüsünün de malî iflbirlii karar olduunu söylemifltim. Bunlarn birincisiyle ilgili olarak, karar diye adlandrdmz dokümanla, metinle ilgili olarak, sizlere, özet bilgi sundum. fiimdi, sizlere, yine, özetle, tavsiye karar diye adlandrlan, onlarn resolution diye adlandrdklar metinle ilgili olarak bilgi sunmak istiyorum.
Deerli arkadafllarm, burada, Türkiye ile Avrupa Birlii arasnda kurulan Gümrük Birlii iliflkilerinin dflnda, öteki iliflkileri düzenleyen platformlarn oluflturulmasna, çalflmasna yönelik ilke kararlar ortaya konulmufl bulunmaktadr. Buna göre, tavsiye kararna göre, resolution diye adlandrdklar metne, belgeye göre; snaî alanda, Türkiye'nin, transavrupa flebekelerine katlmnda, ulafltrmada, telekomünikasyonda, çevre sektöründe, bilimsel iflbirlii alannda, istatistik dalnda, adalet ve içiflleri alanlarnda, kültür alannda, enformasyon ve iletiflim alannda, Türkiye, Gümrük Birlii iliflkilerinin dflnda, tüm Avrupa kurumlaryla iflbirlii yapma durumunda olacaktr.
Deerli arkadafllarm, siyasî alanda iflbirliinin gelifltirilmesine yönelik olarak da, resolution diye adlandrlan tavsiye karar metni içinde, önemli bir iflleyifl öngörülmüfltür. Siyasî iflbirlii, her fleyden önce, devlet baflkanlar ya da hükümet baflkanlar düzeyinde, ylda, en az bir kez gerçeklefltirilecektir; bu, karara balanmfltr. Ayrca, ylda, en az iki kez, dfliflleri bakanlar düzeyinde bir platform oluflturulacaktr, biri, Ortaklk Konseyi olmak üzere. Dfliflleri bakanlarnn, Avrupa Birliine üye ülkelerin dfliflleri bakanlklarnn siyasî yöneticileriyle -siyasî direktör diye adlandrmaktalar. Bizde, daha çok, müsteflara tekabül ediyor bu deerlendirme- bizim müsteflarmz arasnda yine ylda iki kez toplant olacaktr.
Ayrca, her yl, uzmanlar düzeyinde de, çok sayda toplant yaplacak ve burada, ortak güvenlik konularyla dfl politika konular ele alnacaktr. Böylelikle, çok önemli bir iflbirlii mekanizmas devreye sokulmufl bulunmaktadr.
Topluluk, malî iflbirlii konusunda da bir açklamada bulunmufltur. Bizim, her fleyden önce yaklaflmmz, her fleyden önce beklentilerimizle ilgili deerlendirmelerimizi, artk, daha farkllafltrmamz gerekmektedir. Bunu, burada ifade etmekte yarar görüyorum.
Sayn milletvekilleri, iliflki kurduumuz her uluslararas örgütle, her uluslararas kuruluflla Türkiye'nin iliflkilerinin, yalnzca, onlar, bize ne kadar yardm yapacaklar çerçevesine oturtulmamas gerekmektedir. Türkiye'nin, artk, bu alflkanl bir yana brakmas, bunu terk etmesi gerekmektedir.
Türkiye, kuflkusuz, malî iflbirlii alannda çok önemli katklar alacak, bu açk; ama, burada önem taflyan konu, Türkiye'nin, flu kadar milyar dolarlk yardm almas; Türkiye'nin, flu kadar milyar ECU'lük kredi almas deildir; Türkiye'nin, bu kurulufllarla ve Türkiye'nin, Avrupa Birliiyle bir malî iflbirlii içine girebilmesidir. Ancak, gene de temel duyarllk konusunun, alnacak kredi miktar olduunu bilerek, onun bilinci içinde, malî iflbirliiyle ilgili yaplan açklamadan hareketle, sizlere, Türkiye'nin alaca kredi miktarna iliflkin bir bilgi sunuflunda bulunmak istiyorum.
Deerli arkadafllarm, her fleyden önce, bütçe kaynaklarndan, 1.1.1996 tarihinden bafllayarak, Türkiye, 375 milyon ECU'lük bir kaynak alacaktr; bu, Avrupa para birimidir.
kinci olarak, Akdeniz Program çerçevesinde, Türkiye, 400 milyon ECU'lük bir krediyi kullanabilecektir.
Üçüncü olarak da, Türkiye, Avrupa Yatrm Bankas kaynaklarndan 750 milyon ECU'lük bir kredi kullanma olanana sahip olacaktr. Bunlarn toplam 1 milyar 525 milyon ECU'dür.
Deerli arkadafllarm, Türkiye'nin, Avrupa Birliinden elde edecei kaynaklar yalnzca bunlarla snrl olmayacak. Türkiye, Avrupa Birliinden, telaffuz etmifl olduum 1 milyar 525 milyon ECU'ye varan bu büyüklüklerin dflnda, iki konuda daha kaynak kullanma olanan elde edebilecektir. Bunlarla ilgili büyüklükleri flu anda telaffuz edemiyorum; çünkü, bunlar, daha, Topluluun kendi içinde de uygulamaya konulmamfltr. Bunlardan birincisi, Topluluun 1996 ylnda bafllataca Akdeniz Programdr.
Deerli arkadafllarm, Topluluk, 1996 ylnda 5,5 milyar ECU'lük -toplam büyüklüü 5,5 milyar ECU'ye varan- bir program bafllatacaktr. Biz, Türkiye olarak, buradan, yaklaflk 700 milyon ECU'lük bir pay alacamz düflünüyoruz. Bu büyüklük telaffuz edilmifltir. Ben, burada size, bizim tahminimizi, bakanlklarmzn, uzmanlarmzn yapmfl olduu hesaplamay söylemiyorum; Avrupa Birlii yöneticileriyle görüflüldü, Komisyon yöneticileriyle görüflüldü, bu baflladnda, Türkiye, 5,5 milyar ECU'lük bu fondan, yaklaflk 700 milyon ECU'lük bir kaynak alabilecektir.
Deerli arkadafllarm, bir baflka kaynak daha var, onu da önemle söylemek istiyorum: Türkiye, yalnzca adlarn vermifl olduum programlardan, fonlardan kaynak çekmeyecek. Demin, sizlere, uygulama srasnda, herhangi bir sektörümüzde bir darboazla karfllafltmzda devreye sokacamz koruma mekanizmasna iliflkin bilgi sunmufltum. Burada da, ödemeler dengesinde ortaya çkabilecek olumsuzluklar karflsnda kullanacamz bir programa iliflkin bilgi sunuflunda bulunmak istiyorum. Eer, böyle bir uygulama önümüze çkarsa, daha dorusu, eer, böyle bir olaslk önümüze çkarsa, Türkiye, bir flekilde, uygulama sonucunda, ödemeler dengesinde ciddî darboazlarla karfl karflya kalrsa, öteki koruma önlemlerinin yan sra, Topluluk kaynaklarndan çok büyük ölçüde yararlanma olanan da elde edebilecektir. Aslnda bu, yalnzca bunun için, ödemeler dengesinde ortaya çkabilecek olumsuzluklar için düflünülen bir iflleyifl deil. Bunun bir baflka yan daha var; bu, Toplulukla Türkiye arasnda düzenli bir biçimde yaplacak, periyodik bir biçimde yaplacak makro ekonomik deerlendirmelere dayal olarak, Türkiye ekonomisinin daha ileri noktalara taflnmas amacyla iflletilecek, verilecek, deerlendirilecek bir yardm kalemidir. Biz bunu 300 milyon ECU olarak deerlendiriyoruz. Ancak, bunlarn ikisini de bir olaslk olarak söylüyorum; çünkü, birincisi daha devreye girmedi, ikincisi için de, 300 milyon ECU olarak düflündüümüz bu yardm paketi için de, flimdi bir büyüklüü telaffuz edemem. fiundan edemem: Ödemeler dengesinde açk ortaya çkp çkmayaca belli deil. Açk ortaya çkacaksa bunun büyüklüü ne olacak; o belli deil. O nedenle, flimdiden, bununla ilgili bir büyüklüün telaffuz edilmesi söz konusu olmayabilir. Ancak, sayn milletvekilleri, en az düzeyde tuttuum, en alt düzeyde tuttuum bu büyüklükleri de dikkate aldmzda, Türkiye'nin, Avrupa Birliinden elde edecekleri kaynaklarn alt düzeyinin 2,5 milyar ECU olduunu, bunun da, dolar cinsinden büyüklüünün 3,2 milyar dolar olduunu bilgilerinize...
CENGZ BULUT (zmir) - Kaç ylda alacaz Sayn Bakan?
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Bunlar, kredilere dayal olarak befl yl içinde var, iki yl içinde var...
CENGZ BULUT (zmir) Befl ylda 3 milyar! Kbrs'a demez vallahi!..
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Siz, geliflmeleri anlamamflsnz o zaman Sayn Bulut.
CENGZ BULUT (zmir) Kbrs 3 milyara ucuz gitmifl!..
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Kbrs bir yere gitmedi, Kbrs yerli yerinde duruyor, hem de çok güçlü bir biçimde duruyor.
CENGZ BULUT (zmir) Befl ylda 3 milyar!..
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Türkiye'de -belki sizin böyle bir alflkanlnz olabilir- Kbrs' parayla ölçecek hiçbir yönetim olmamfltr, olmaz da...
Deerli arkadafllarm, aslnda, deiflik gerekçelerle, Kbrs konusuna deinmek istemiyordum. Kbrs konusuna deinilmesinin, baz darboazlar yaratabilecei, baz yeni tartflmalar gündeme getirebilecei kaygsyla bunu düflünmekteydim; ama, bir arkadaflmz, bir milletvekilimiz, burada, Avrupa Birliinden alacamz kaynaklarn büyüklüü ile Kbrs karfllafltrd, demez dedi, bu akl almaz tavr, bu akl almaz deerlendirmeyi göz önünde bulundurarak, Kbrs konusundaki kesin tavrmz burada bilgilerinize sunmak ihtiyacn duyuyorum.
Deerli arkadafllarm, sayn milletvekilleri; burada flunu söyleyeyim...
CENGZ BULUT (zmir) Ermenistana havaalan açtnz, Ermenistan'a...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Barmayn, dinleyin... Dinleyin, ne olduunu anlayn, ondan sonra karar verin, ona göre tavr sergileyin...
CENGZ BULUT (zmir) Kbrs neye karfllk verdiniz, açkça konufl...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) ...18 Aralk tarihinde söylemifltim; 18 Aralk tarihinde, hiçbir biçimde, Kbrs, bu konuyla balantl olarak ele almayacamz ifade etmifltim. Konuflmamn baflnda da ifade ettim; ancak, 6 Mart tarihinde Brükselde yapmfl olduumuz toplantda, Kbrs ile ilgili olarak, Avrupa Birliine üye ülkelerin dfliflleri bakanlarna yaptm açklamay, çok özet olarak burada tekrar etmek istiyorum. Yalnzca 6 Mart tarihinde deil, temas halinde olduum tüm dfliflleri bakanlarna bunlar ifade etmifltim.
Sayn milletvekilleri, 19 Aralk tarihinden bu yana, 14 ülkenin dfliflleri bakan ile görüfltüm; 19 Aralk tarihinden bu yana, Avrupa Birliine üye ülkelerin kimilerinin baflbakanlaryla görüfltüm; 14 ülkenin tümünün parlamenterleriyle görüflme, tartflma yapma olanan elde ettim. Ayrca, dönem baflkan olan Fransann Dfliflleri Bakan Alain Juppeye, 3 fiubat tarihinde, Hükümetimizin, Kbrsla ilgili olarak kararlln ortaya koyan bir mektup gönderdim. Bunu, flunun için söylüyorum: Yalnzca 6 Mart tarihinde, Avrupa Birliine üye ülkelerin dfliflleri bakanlarna onu söylemedim, daha önce de bunlar ifade etmifltim; ama, 6 Mart tarihinde söylediim flu:
Deerli arkadafllarm, Türkiye, hiçbir biçimde, Londra ve Zürih Antlaflmalarnn, Kbrsa yaflam veren, Kbrs kuran, Kbrs Devletini kuran antlaflmalarn geçerliliinden kayg duymamaktadr, Türkiyenin böyle bir flüphesi yoktur.
CENGZ BULUT (zmir) Endifle ediyoruz, sormak hakkmz, her fleyi kapal hallediyorsunuz.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Hiç kimsenin de böyle bir kaygya ya da böyle bir hevese kaplmamas gerekir; bu birincisi.
kinci olarak flunu söyleyeyim: Londra ve Zürih Antlaflmalar, Kbrsn, ancak, Türkiyenin ve Yunanistann eflzamanl olarak içinde yer aldklar uluslararas kurulufllara girmesini öngörmektedir. Türkiyenin ve Yunanistann eflzamanl olarak içinde yer almadklar uluslararas kurulufllara, Kbrsn girmesi söz konusu deildir.
Türkiye, Avrupa Birliine üye deil; Türkiye, Avrupa Birliine tam üye deil; Türkiye, Avrupa Birliiyle Gümrük Birlii iliflkisini de 6 Martta kurdu; ancak, Yunanistan, Avrupa Birliinin üyesi. Türkiye, Kbrsla ilgili olarak geliflmeleri, üyesi olmad bir platformda, deiflik yönleriyle denetleme, onun için veto kullanma olanana sahip deil; ama, Yunanistan, Türkiye için veto kullanma olanana sahipti; o vetosunu kullanmflt.
fiimdi, bunu da dikkate alarak, Avrupa Birliine üye ülkelerin yöneticilerine asl söylediimiz ve Yunanistan rahatsz eden, Yunanistanda muhalefeti ve iktidar partisinin bir bölümünü harekete geçiren deerlendirme flu oldu: Eer -bunu, burada da söylemifltim, ilk kez orada söylemedim- bütün bu koflullar karflsnda, Avrupa Birlii, nihaî çözüme ulafllmadan, Kbrsn, Avrupa Birliine girmesi dorultusunda bir karar alrsa, bu karar, Kbrsn, Avrupa Birliine girmesi anlamna gelmez...
CENGZ BULUT (zmir) Siz, o zaman kabul ettiniz demek.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) ...Bu karar, Kbrs Rum yönetiminin Avrupa Birliine girmesi anlamna gelir ve o ortamda da Türkiye, Kuzey Kbrs Türk Cumhuriyetiyle bütünleflme kararn alr ve uygular. Söylediimiz bu oldu.
CENGZ BULUT (zmir) Nasl yapacaksnz bunu?!.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Nasl yapacamz görürsün...
CENGZ BULUT (zmir) zah edin...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Beklersen görürsün nasl yapacamz Sayn Bulut .
...Dolaysyla, bunu örendikten sonra, bunun ne olduunu anladktan sonra...
CENGZ BULUT (zmir) zah edin...
BAfiKAN Sayn Bulut, lütfen...
CENGZ BULUT (zmir) zah etsinler efendim.
BAfiKAN Ediyor, efendim...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) ...artk, Kbrsla, Avrupa Birliinden alnacak parasal kaynaklarn karfllafltrlmasndan, umarm, vazgeçersiniz.
M. RAUF ERTEKN (Kütahya) Efendim, izah etsinler.
CENGZ BULUT (zmir) Kaçamak cevap veriyorlar; izah etsinler.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Deerli arkadafllarm, sayn milletvekilleri; burada, sizlere, 6 Martta alnan kararn temel niteliklerine iliflkin, çok özetle bilgi sunmaya çalfltm. Sizlere, özetle aktardm bu bilgilerin ortaya koymufl olduu görüntü fludur: Türkiye, Avrupa Birliiyle dar anlaml, dar kapsaml bir ticarî iliflki içine girmemifltir; dar kapsaml bir Gümrük Birlii yoktur; Türkiye'yi, tam iflbirliine götürecek, tam üyelie götürecek bir karar alnmfltr. Kabul edilen metinlerin tümü bu dorultudadr. Buradan hareketle, Türkiye'nin, klasik Gümrük Birlii ile tam üyelik arasnda bir yerde olduunu, 6 Martta alnan kararn, böyle bir nitelik tafldn bilgilerinize sunmak istiyorum. Aslnda, bu, yllardan bu yana yaflanan olayn tescilidir; çünkü, Türkiye, zaten Avrupa'dayd; Türkiye, zaten Avrupa'ya girmiflti, fiilî bir durum vard zaten. "Teflbihte hata olmaz" derler; biz, iskân hakkmz elde ettik; zaten oradaydk, orada yaflamaktaydk. fiimdi, bu kararla -eski bir belediyeci olarak söylüyorum- bir iskân hakk alnmfltr.
Deerli arkadafllarm, bu konuda, Ankara'nn eski Belediye Baflkan olarak, yafladm bir olay, sizlere, konuflmamn sonunda aktarmak istiyorum.
HÜSEYN ERDAL (Yozgat) skân hakk, binann sahibine verilir; siz, binann sahibi deilsiniz; siz, binann odacssnz, kapcssnz...
BAfiKAN Sayn Erdal, lütfen...
HÜSEYN ERDAL (Yozgat) skan hakk odacya verilmez.
BAfiBAKAN YARDIMCISI, DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Siz, kendinizi odac olarak görebilirsiniz; ayrca, odaclk kötü bir fley de deil. Siz, kendinizi kapc olarak da görebilirsiniz; o da kötü bir fley deil; ama, biz, kendimizi öyle görmüyoruz.
HÜSEYN ERDAL (Yozgat) Siz, binann sahibi deilsiniz. skân hakk, binann sahibine verilir. Ben de bir mimarm. Avrupa'da, siz, binann kapcssnz!..
BAfiKAN Sayn Bakan, devam ediniz.
BAfiBAKAN YARDIMCISI, DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Sayn milletvekilleri, bana, bir gün, sveç'in Ankara Büyükelçisi telefon etti ve Stockholm Büyükflehir Belediye Baflkannn beni ziyaret etmek istediini söyledi. Ertesi gün Ankara'ya gelecekmifl. Aslnda, Stockholm'ün ya da bir baflka yerin belediye baflkannn Ankara'ya gelmesinin, benimle iliflkili olmas gerektiini düflündüm o anda; ama, fazla da sormadm. Memnuniyetle, kendisini, ertesi gün, Ankara Belediyesinde kabul edeceimi söyledim. sveç'te, yabanclara yerel seçimlerde oy kullanma hakk veriliyor; önce onu bilginize sunaym. sveç'te yaflamakta olan yabanclar, yerel seçimlerde, belediye meclisi üyelii seçimlerinde, belediye baflkanl seçimlerinde oy kullanmaktalar ve sveç'te, Stockholm'de, Kulu'dan -Konya'nn bir ilçesidir; ama, Ankara'ya çok yakndr- 20-25 bin dolaylarnda yurttaflmz çalflmakta.
HÜSEYN ERDAL (Yozgat) Siz, seçilmifl belediye baflkannn yetkisini alyorsunuz Türkiye'de.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Ertesi gün, Stockholm Belediye Baflkan geldi...
HÜSEYN ERDAL (Yozgat) Seçilmifl belediye baflkannn yetkisini alyorsunuz siz.
BAfiKAN Sayn Erdal, lütfen...
HÜSEYN ERDAL (Yozgat) Sayn Baflkan, dediim doru deil mi?.. Türkiye'de seçilmifl belediye baflkannn yetkisini alan Hükümet, Avrupa'da yabanc iflçilerin hakkn alacakmfl... Bu ne perhiz, bu ne lahana turflusu!.. Ne dediini bilmiyor.
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Stockholm Belediye Baflkannn ardnda çok sayda da gazeteci vard, kameraman vard -onlarn, Türk gazetecileri olmadn gördüm, anladm- onlarla birlikte geldi. Sayn Baflkan, ziyaretinizden çok büyük bir mutluluk duydum; ama -hani, sizi ben çarmamfltm- niye geldiinizi sorabilir miyim Ankara'ya; bir baflka amaçla m geldiniz, dedim. Bana "Stockholm Belediyesi seçimleri önümüzdeki ay bafllayacak, önümüzdeki ay Stockholm'de belediye seçimleri yaplacak, belediye meclisi üyelii için seçimler yaplacak; ben de, belediye seçimleri için kampanyam -yeniden seçilmek istiyorum- Ankara'dan bafllatmak istedim; Kulu'ya gidiyorum, Kulu'da kampanyay bafllatacam, oradan Stockholm'e gideceim" dedi. Stockholm Belediye Baflkan, Stockholm Belediyesi seçimleri için kampanyasn Kulu'dan bafllatmak ihtiyacn duyuyorsa, zaten Türkiye'nin fiilen Avrupa'da olduu açk bir biçimde ortaya çkmakta.
M. RAUF ERTEKN (Kütahya) Siz de kampanyanzda Avrupa'ya gidecek misiniz?
HÜSEYN ERDAL (Yozgat) Adyaman ne olacak? Sayn Baflkanm, Adyaman'dan bafllasn.
BAfiKAN Efendim, lütfen...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Deerli arkadafllarm, konuflmamn sonunda, konuyu deiflik yönleriyle tartflan deerli bilim adamlarmzdan Sayn Prof. Manisal'nn vermifl olduu bir örnee göndermede bulunmak istiyorum. Aslnda, konunun bilim adamlar tarafndan, siyasetçiler tarafndan -kuflkusuz, makul ölçüler içinde- tartfllmasnda yarar var; ne kadar çok tartfllrsa, o kadar daha ileri sonuçlar elde ederiz, Hükümet olarak bundan o denli mutluluk duyarz; ama, ben, Sayn Manisal'nn vermifl olduu bir örnei burada tekrar ederek konuflmam tamamlamak istiyorum. "Biz, apartmann alt katlarndayz; on katl Avrupa apartmannn alt katlarna girdik" diyor.
CENGZ BULUT (zmir) Sayn Bakanm, serbest dolaflm ne oldu?..
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Aslnda, on katl ya da daha fazla, kaç katl olursa olsun, eer, Sayn Manisal'nn benzetmesini kullanmak gerekirse; deerli arkadafllarm, 1963 ve 1973 yllarnda, Ankara Antlaflmas ve onun eki olan protokolle elde ettiimiz mülkiyet hakkmza dayal olarak, tapumuza dayal olarak Avrupa apartmanna girmifl ve gerçekten iskân hakk almfl bulunuyoruz...
CENGZ BULUT (zmir) Kaçnc katndayz Sayn Bakanm?..
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) skân hakk kesinlikle alnmfltr.
Avrupa apartmannn alt katlarnda olabiliriz...
CENGZ BULUT (zmir) Hangi katnda Sayn Bakanm; üst katnda m alt katnda m?
BAfiKAN Sayn Bulut...
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Ama, bunu daha üst katlara çkarmak nihaî hedefimizdir. Bazlar alt katta olmak isteyebilir, bazlar apartmana gelmek istemeyebilir, apartmana girmek istemeyebilir; ama, biz, bu apartmana girdik ve bunun üst katlarna çkma konusunda kesin kararlyz.
CENGZ BULUT (zmir) Siz apartmann kaçnc katna girdiniz; hangi katndasnz?
BAfiBAKAN YARDIMCISI VE DIfifiLER BAKANI MURAT KARAYALÇIN (Devamla) Bunu gerçeklefltireceimize olan inancm, Hükümetimiz adna, burada, bir kez daha ifade ederek, hepinize en içten sevgi ve sayglarm sunuyorum. (CHP ve DYP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN Teflekkür ederim Sayn Bakan.
Sayn milletvekilleri, konu mühimdir. Günlerden beri, basnda, bu konu ifllenmifltir ve flu anda, eminim ki, Türkiye'nin her tarafnda, vatandaflmz, flu açk Meclis konuflmalarn dinliyor. Dikkat ettiyseniz, milletin de merak ettii bir konu olduu için, Sayn Bakann çtüzük haklarnda kstlama yapmadm. Onun için, müsaade ederseniz, flimdi, gruplar, doan haklarn kullanacaklar.
fiu ana kadar, Anavatan Partisi Grubu adna Sayn Kâmran nan söz talebinde bulundu.
Buyurun Sayn nan. (ANAP sralarndan alkfllar)
Sayn nan, konuflma süreniz 10 dakikadr; Sayn Bakana tandm haklar size de tanyacam; mümkün olduu kadar özetlemeye gayret ediniz.
ANAP GRUBU ADINA KÂMRAN NAN (Bitlis) Sayn Baflkan, deerli milletvekilleri; hakikaten, kamuoyumuzu günlerdir iflgal eden ve önemli telakki ettiimiz bu konu üzerindeki konuflmalarn, her türlü siyasî mülahaza veya kutuplaflmann üstüne geçirilerek, hissiyattan da uzak ve abartmalardan da kaçmak suretiyle, objektif bir flekilde, bunu, gerçek boyutlarna getirmek ve o flekilde müzakere etmek kanaatine inanyorum, lüzumuna inanyorum ve bundan dolaydr ki, bu hatt takip edeceiz. Aslnda, Sayn Bakann da böyle bir hat takip etmesini temenni ederdim; ama, biraz sona doru, ziyadesiyle siyasî hava verdiler, herhalde hâlâ Brüksel havasn üstlerinden atamadlar; ama, bu havalar artk bkakp da, bulutlarn içerisinden çkp, gayet soukkanl bir flekilde, bu mesele nedir ve ne deildir; bunu bilmek, Yüce Meclisin bilmesi ve dolaysyla Türk kamuoyuna intikali bir zaruret haline gelmifltir diye düflünüyorum ve bizim maruzatmz bu çerçevede olacaktr.
Deerli milletvekilleri, Brüksel görüflmelerinin arlk noktasn, demokratikleflme ve bu yolda bize yöneltilen tenkitler ve talepler oluflturmufltur. Oysa, bu mesele de dahi, Sayn Hükümet, demokratik davranmamfltr. 21 fiubatta, muhalefet partilerinin sunduu genel görüflme talebi dflnda, kendi inisiyatifiyle, Sayn Hükümet buraya gelip, geliflmeler hakknda Yüce Meclise en ufak bir izahat vermifl deildir ve 21 fiubattaki öngörüflmelerde de, Sayn Bakan -beni affetsinler- iflin esasna inmeden, fevkalade politik bir konuflma yapmfltr. Bunun daha ac bir yönü vardr. 6 Martta Brüksel'de neticelenen ve Türkçesiyle yabanc dili elimde bulunan vesika üzerinde hiçbir gizlilik iflareti yoktur; 15 Avrupa Birlii memleketince bilinmekteydi, Yunanistan dahil, Avrupa Komisyonunun ve Konseyinin bütün sekreteryalarnda mevcuttu. Bu vesika, Türkiye'de Türkiye Büyük Millet Meclisine, Dfliflleri Komisyonuna, siyasî liderlere 6 Marttan evvel verilmemifltir. Neden acaba?.. Bir ara rahatsz olduk; ama, sonra baktk ki, fazla rahatsz olmaya lüzum yok; çünkü, bu vesika, Hükümetin orta olan Cumhuriyet Halk Partisi Sayn Genel Baflkanna bile gösterilmemifltir. (ANAP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar) Eer yanlmyorsam, Sayn Bakan, ayn partiye mensup bir sayn bakandr.
Deerli milletvekilleri, bu bir savunma antlaflmas deildir. Türkiye'nin güvenliiyle ilgili bir mesele olsa, amenna, gayet titizlikle bakarz; ama, bugün bafllayan bu müzakerelerin ve kamuoyunun bu meseleye ilgisinin, bunun 6 Martta neticelenmesinden önce yaplmas lazmd; Hükümet, kendi talebi ve inisiyatifiyle Parlamentonun tepkisini almas lazmd. Sizin karflnza, her gün, Avrupa Parlamentosunu çkaryorlar da, siz, demokratik bir memleketin Sayn Bakan olarak kendi Parlamentonuzu düflünmemeye hakknz var m; olmamas lazmdr! (ANAP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar)
Deerli milletvekilleri, dier taraftan, bu konu, maalesef, çok aflr bir flekilde politize edildi. Mesele tekniktir ve bugünün meselesi deildir.
Topluma ve kamuoyuna flu bilgi ve intiba verildi: Yeni bir anlaflma ortaya çkyor ve âdeta, bu, tam üyeliin bir alternatifi olmaktadr. Bununla ilgisi yok; Sayn Bakan, nihayet lütfettiler, beyanlarnda iflaret ettiler ve yine, kendilerinin de önünde bulunan ve 6 Martta tasvip ettikleri ana dokümann bafllnda aynen flu cümle var; metne sadk kalmak maksadyla okuyorum: "Topluluk ile Türkiye arasndaki ortaklk iliflkisinin çerçevesini çizen Ankara Antlaflmas ve Katma Protokolden kaynaklanan ahdî bir yükümlülük olan Gümrük Birliine varlmasnda ve Gümrük Birlii ertesi, son dönemin ifllerliinin salanmasnda gereken yöntem ve süreler, taraflar arasnda son iki yldr yaplan teknik ve siyasî müzakereler sonucunda belirlenmifltir." Binaenaleyh, ortada, 6 Martta Brüksel'de imzalanmfl bir Gümrük Birlii Antlaflmas yoktur. Mevcut ve bu sene tümüyle yürürlüe girmesi beklenen ve gereken bir antlaflmann, ifllerlik, teknik yönleri ele alnmfltr ve kald ki, Türkiye, aslnda, yirmiiki yldan beri Gümrük Birlii prosesi içerisinde, süreci içinde bulunuyor. Avrupa Birlii, onbefl yl aflkn bir süreden beri, bütün sanayi ürünlerimize gümrükleri sfrlamfltr. Binaenaleyh, oraya yönelik gümrük birlii tamamlanmfl vaziyettedir. Bir tek istisnas, bizim, tekstil üreticilerinin kendi iradeleriyle kabullendikleri kota seviyesiydi, tekstilde. Buna mukabil, bizim gümrük hadlerinin indirilmesinde de, bu sene, yüzde 90-95'in üstüne geldik. Binaenaleyh, bu, tedricen, yirmiiki yldan beri süregelen, iflleyen bir hadisedir. Oysa, yaratlan intiba, âdeta, Türkiye, 1 Ocak 1996'dan itibaren yepyeni bir dünyaya giriyor gibi... Alakas olsa, memnun olurum; ama, alakas yok.
Bu, tabiî hakkmz olan bir meselenin ifllerlik kazanmas yolunda yaplan temaslarda, maalesef, Batl partönerlerimiz, müttefiklerimiz, Ankara'nn zaafn bildikleri, siyasî istikrarszlmz ve ekonomik zorluklarmz yakndan kavradklar için, bedel talep etmek ve bedel tertiplerine girmifllerdir; bedel alnmfltr.
HALT DUMANKAYA (stanbul) Baflbakan dahi dinlemiyor; bakn buraya...
KÂMRAN NAN (Devamla) Birinci bedel, size, üzülerek söyleyeyim, Kbrs üzerinde verilmifltir. Yaplan bütün beyanlara ramen, Sayn Bakann söylediklerinin çouna katlmadm üzülerek arz edeyim. Hatta, Sayn Bakan, 21 fiubat ve 1 Martta yaplan genel görüflmelerde muhalefetin çok açk uyarlarndan etkilenmifl olacak ki, son olarak, 6 Martta Brüksel'de sert bir çkfl yapmak ihtiyacn duydu, Kbrsla ilgili olarak ve orada da Sayn Bakan adna biz üzüldük. Dönem Baflkan Fransz Sayn Dfliflleri Bakan, beliren bu gerginlik karflsnda, Sayn Bakann beyannn yaplmamfl olduunu telakki etmek gerekir diye, biraz diplomatik nezaketi aflan bir ifade kullandlar.
fiimdi, baknz, olaylar birbirine balamak lazmdr. Kbrs'n müracaat 1990'da yaplmfltr. Muamele görmemifltir. Ne zaman gündeme getirilmifltir?.. Türkiye'nin Gümrük Birlii konusunda gösterdii aflr isteklilik, ifltiyak, Bat'y harekete geçirmifltir. Bu, gayet münasip bir ortamdr. Türkiye, Gümrük Birliine ifllerlik kazanmak üzere, Kbrs'n Avrupa Birliine girmesi müracaatnn muameleye konulmas, Avrupa Birliine girmesi ve dolaysyla, enosis yolunun açlmas ve Avrupa Birlii bayrann Kbrs'a çekilmesi, burnumuzun dibine dikilmesi hadisesi...
Nereden bafllad bu; 2 fiubat 1995 Londra toplantsnda, befl sayn bakann -bizim Sayn Bakanmz dahil- çalflma toplantsnda. Ertesi gün çkan (8 tarihli) London Times, makalesinde diyor ki: Londra'da yaplan çalflmalardan, toplantdan alnan cesaret ve flkla, 6 fiubatta, Brüksel'de yaplan Avrupa Birlii Bakanlar Konseyi sonunda, Dönem Baflkan Fransz Dfliflleri Bakan Alain Juppe, daha sonra Yardmcs Lamassoure açklamalarda bulundular ve dediler ki, "Türkiye'nin Gümrük Birliine girmesi ifllemlerinin tamamlanmasna mukabil, Yunanistan'n da itirazn bertaraf etmek üzere, Kbrs tam üyelik müracaatnn 1996'da yaplacak Avrupa Birlii Hükümetleraras Konferansndan sonra ele alnmas kararlafltrlmfltr."
Binaenaleyh, bir ba kuruldu. Bu ban bir yönü ve neticesi de, Türkiye'nin -bizzat demin Sayn Bakann iflaret ettii- Londra ve Zürih Antlafllarndan doma bir hükme muvafakat gösterdii... Nedir o hüküm? Tekrar edeyim; o hüküm, Kbrs'n, kendi baflna, Türkiye'nin tam üyesi bulunmad herhangi bir milletleraras kurulufla giremeyeceine dair bir hüküm ve esasen, 1990'dan bu yana, eer bu müracaat muamele görmemifl, ilerleme kaydetmemiflse, bu hüküm flndadr ve öyle anlafllyor ki, Londra'da ve daha sonraki temaslarda zmnî bir mutabakat verilmifl, itiraz kayd kaldrlmfl ki, bu noktaya gelindi.
Deerli milletvekilleri, flurada, 7 Mart tarihli Herald Tribune'ün bu iflle ilgili yazsnn sonunda; diyor ki: "Kbrs adna yaplan üyelik müracaat tümüne flamildir. Her ne kadar Rum tarafnca yaplmflsa da Kbrs Devletini temsil eden tek güç olmas itibariyle ve Kuzey Kbrs Türk Cumhuriyetinin tannmamas dolaysyla, tümüne flamildir." Ve nitekim, son olarak, Brüksel'de, Sayn Bakann yapt beyanlara verilen cevaplarda, "yarsnn birlie alnmas bahis konusu deildir" deniliyor.
Bu itibarla, çkacak karar, tümünün tam üyelii olacak. Türkiye, tümünde, Avrupa Birliinde dahil deil, Yunanistan dahil. Bu, bir gizli enosis yolunun açlmas olmuyor mu; oluyor efendim. Ve, gayet bilinçli bir flekilde, fevkalade güzel düzenlenmifl bir tertiple bu mecraya soktular.
fiimdi, baknz; Sayn Hükümet, diyorlar ki: "Güneyin girmesi halinde -ki, mümkün deil- biz o zaman Kuzeyle ekonomik bütünleflmeye gireriz."
fiunlar iyi bilmek lazm: Bir defa, öyle bir durumda, Gümrük Birlii üyesi Türkiye'nin üçüncü memleketlerle ekonomik bütünleflmeye gidebilmesi için müsaade almas lazmdr.
ikincisi, Kbrs'n tümünün Avrupa Birliine üyeliinin kesinleflmesinden sonra -ki, basnn verdii haberlere göre, 1999 ylnda tamamlanmfl olacaktr- olacak bir bütünleflme, Avrupa Birlii topraklarnn bir ksmyla bütünleflme muamelesi olur ki, bunu, Bat'nn ve bugünkü 15, belki yarnki 27 memleketin kabul etmesi düflünülebilir mi, mümkün müdür?
fiimdi, bu, niye söyleniyor?.. Beni bafllasnlar. Bu, iç tüketime yönelik; bu, kamuoyunu, böyle millî ve son derece hassas bir konuda biraz yumuflatmak, teskin etmektir.
Ve, Sayn Hükümet, yine buyuruyorlar ki: "Efendim, nasl olsa 1999 ylna kadar, 2000 ylna kadar Kbrs'n tam üyelii bahis konusu deil; bu arada, Kbrs'ta bir çözüm bulunur." Hangi çözüm bulunursa bulunsun, federasyon olsun, ne olursa olsun; Avrupa Birliine tam üye olduu zaman, el emeinin, insanlarn, sermayenin, her fleyin serbest dolaflm bafllad zamandan itibaren, güneydeki Rumlar kalkp kuzeye gelip oturmaz m; kuzeydeki Türkler, bu serbest dolaflmdan faydalanarak Almanya'ya, ngiltere'ye çalflmaya gitmez mi; nerede kalr Kuzey Kbrs o zaman; tümüyle biter. Bu gerçei görmek lazm efendim!..
flte burada, feryat içinde baran, mesajlar gönderen, Kbrs Millî Koordinasyon Komitesi ve dier bütün kurulufllar; hatta Sayn Denktafl, teessüründen, Türkiye'yi üzmeyeyim, rahatsz etmeyeyim diye "konuflmayacam" diyor. Bu, çok anlamldr.
Bununla m kalnd; hayr. Baflka bir ödün daha verildi maalesef. Bir defa, muhtevadan verildi. lk hazrlanan metinlerde, hizmetin serbest dolaflm öngörülmüfltü; yani, müteahhitlerimiz ve armatörlerimiz, taflma sektörlerinin hepsi Gümrük Birlii içinde, o memleketlerle eflit muameleye tabi olacakt. Bu çkt; sadece mallardan ibaret kald.
kinci bir hüküm vard, bir nevi -ki, bana göre de lazm- Avrupa Birlii içerisindeki siyasî birlik mekanizmasndaki kararlardan Türkiye'yi haberdar edebilmek üzere bir siyasî konsültasyon, danflma mekanizmas öngörülmüfltü. Bunu da Yunanistan'n basksyla metinden çkardlar. Bunun yerine ne verdiler biliyor musunuz; dönem baflkan Fransz Sayn Dfliflleri Bakannn flahsî bir taahhüt mektubunu. fiimdi, insaf buyurun, bir Fransz Sayn Dfliflleri Bakannn -ki, dönem baflkanl da önümüzdeki haziran sonunda son bulmaktadr- flahsen yapt bir taahhüt, 15 memleketi balayc olur mu? Bunu da, mektup olarak, taahhüt olarak, Hükümet, maalesef benimsedi.
Bunun ötesinde, çok daha üzücü bir durum var. Aslnda, Sayn Bakan baz çevrelere cevap verirken, galiba, arifane bilmezlikten geldi; hükümranlk sözü, Gümrük Birliinden kaynaklanmyor; hükümranlk sözü, yaplan siyasî deklarasyondan kaynaklanyor. Avrupa Parlamentosu taleplerini dile getiren hükümetlerin, Türkiye'den, açk bir flekilde, Anayasasn deifltirmesini istemesi, insan haklar ve demokratikleflme alannda tedbirleri... Tarih de koyuyor; ekim ayna kadar... Bunun anlam ne; Türkiye Büyük Millet Meclisindeki millî iradenin Avrupa Parlamentosuna intikali ve bundan böyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi, oradan gelen program çerçevesinde faaliyet gösterecek haleti ruhiyesi domaz m?.. Hangi memlekete böyle bir direktif verebilmifltir Avrupa Birlii?.. Bulgaristan'a vermifl midir, Romanya'ya vermifl midir, Malta'ya vermifl midir?.. Bu, nasl kabul edilebiliyor ve bu ifadeleri kullanan sayn zevata, acaba, dönüp de bir an için "ey sayn bakanlar, beyler; güzel de söyledikleriniz, flu burnunuzun dibindeki Bosna-Hersek'teki cinayetlere ve insan haklarna bir baflnz çevirip baksanza" denilmez ki?.. 200-250 bin insann katledildii, haklarnn ayaklar altnda çinendii bir meseleye bigâne kalanlar, bana insan haklar konularn ve demokratikleflmeyi empoze mi edecekler?!. (ANAP ve RP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar) Bunu, bana, benim milletim empoze eder, benim toplumum empoze eder.
Çeçenistan'daki katliama seyirci kalanlar, 35 bin insann öldürülmesine ve göçüne seyirci kalanlar, neden bana dönüp de bu dersi ve talimat veriyor; çünkü, maalesef, beni, siyasî istikrar bakmndan yeterince güçlü görmüyor; beni, ekonomik bakmdan "hayr" diyebilecek güçte görmüyor ve bunu, Bat, bize hep yapmfltr. Sayn Bakanm, siz de tarih bilirsiniz; eer "Tanzimat Ferman" sözü edilmiflse, 1839'da, ayn flartlarda... 1876'da Sultan Hamid, Sadrazam çaryor, diyor ki: "fiu anayasay bir an evvel ilan edin; ne yaparsanz yapalm da, flu Batllarn basksndan kurtulalm." 1995'te bu noktaya m geleceiz; gelmemek lazmdr. Eminim, kendileri de, benden daha fazla, bu konuda, hassastrlar; ama, her halükârda, bize bunu söyleyen insanlarn kendi evlerine bakmas gerektiini; Almanya'daki iflçilerimizin gördüü muameleye, rkçla bakmalar; Belçika'da, sosyal güvenlik haklar verilmeden kullanlan onbinlerce iflçimizin haline bakmalar; cezaevlerindeki, oradaki insanlarmzn hallerine bakmalar... Onlardaki Türklerde insan haklar bahis konusu olunca biz susarz; benim insanmn insan haklarna da beyler sahip çkacak; dünyann neresinde görülmüfltür böyle bir sistem; hükümran bir devlet ve demokratik bir sistem olarak?..
Deerli milletvekilleri, tabiî, Gümrük Birlii, yine yanlfl bir takdime tabi tutuluyor. Ekonomik bütünleflmede, Gümrük Birlii ikinci kademedir. Birinci kademe -bu, klasiktir- serbest mübadele bölgesidir; yani, iç gümrüklerin kaldrld bölge. Gümrük Birliinin bundan tek fark, ortak gümrük tarifesi, yani üçüncü memleketlere karfl ortak bir tarife uygulanmasdr; ama, burada üretim faktörleri yoktur; yani, el emeinin serbest dolaflm yoktur, sermayenin serbest dolaflm yoktur; varsa, sadece liberal sistemden kaynakland için vardr; ama, özel hükümlerde yoktur.
Hizmet sektörü kaldrld. Bu itibarla, Gümrük Birliini, bir nevi, tam üyelik ile Gümrük Birlii arasnda bir yere oturtmak, biraz aflr iyimserlik olmuyor mu?
Aslnda, üçüncü kademe, üçüncü kat -ki, Sayn Bakan çok seviyorlar, bu, binaya benzetmeyi ve oturtmay- Almanya'da bir kitap çkt "Yukardakiler Afladakiler" diye, gene ayn muamele oluyor. Yukardakiler onlar olacak, bugün Yunanistan ve dierleri, yarn himmetleriyle Kbrs olmak üzere; afladakiler malum. Üçüncü kademe de Ortak Pazardr. Burada, üretim faktörlerinin serbest dolaflm vardr.
Dördüncü katnda ise, dfl ekonomik politikalarn armonizasyonu ve nihayet beflincisi, Maastricht hedefleri, yani para ve ekonomik ve siyasî iflbirliinin bütünleflmesi ve bütünlük meydana gelmesi.
Bir piramidin ikinci katna monte edilmek ve orann nihaî bir hedef olduunun açkça ifadesi, beyan... Bunu herkes söyledi. Filvaki, bizi biraz teselli etmek için, Sayn Alain Juppe, son sözünde "Türkiye'ye tam üyelik yolu açlmaktadr" diyorsa da, daha önce defaatle Jacques Delors "mümkün deil" dedi. Yarnki, geniflletilmifl, 2000 yl ve ötesindeki Avrupa için 27 memleketin öngörüldüü, bilinen bir hadisedir ve Akdeniz'de de, sadece, bahsedilen memleketler, Malta ve Kbrs olmaktadr.
Peki, 5 katl bir piramidin ikinci katna mhlanp kalmak... Zaten benim Gümrük Birliim var ve zaten iflliyor. Karar mekanizmalarnda yoksunuz, Bakanlar Konseyinde yoksunuz, Komisyonda yoksunuz ve her bofl zaman bulduunda, Türkiye aleyhinde, zehir zemberek karar tasarlar veren Avrupa Parlamentosunda yoksunuz ve iflin enterasan, statüyü bu kadar büyük gayretle -dorusu takdir ettim- yükseltmeye çalflan Sayn Bakann imzalad veyahut parafe ettii dokümann içinde, bizatihi, organ olarak, Ortaklk Konseyi organlarnn iflleyecei belirtilmektedir. Bakanlar Konseyi, Ortaklk Konseyi olacaktr. Binaenaleyh, statü, Ankara Antlaflmasyla öngörülen statü olacaktr. Tek yenilik ne oluyor; bir ortak Gümrük Birlii komitesinin kurulmas ve bu komite de Bakanlar Konseyinin emrinde olacak... Bunun dflnda hiçbir mekanizmada yoksunuz ve hiçbir yerde...
Ha, flu denilecek: Bu konsültasyon mekanizmas dolaysyla, bizim mütalaamz alarak, Gümrük Birlii alannda, Avrupa Birlii kararlar alacaktr. stemezsek katlmayz... Dorudur; ama, onlarn kararlarn deifltiremezsiniz; çünkü, o organda yoksunuz. stemezseniz, katlmaya katlmaya, sonunda da Gümrük Birliinin dflnda kalrsnz.
Biz, bütün bu incelikleri ortaya koyarken, sakn ha, Gümrük Birliine karfllar, bu prosesin, bu sürecin karflsndalar fleklinde anlafllmasn; flahs veya parti olarak katiyen, hiçbir flekilde aklmzdan geçmez; çünkü, 31 Temmuz 1959'da, ilk defa, ortaklk ve tam üyelie götüren Roma Antlaflmasnn 238 inci maddesi çerçevesinde, merhum Menderes, bunu yapt zaman, 1952 18 fiubatnda, NATO'ya Yunanistan'la beraber girmifl olmann basiretinden de faydaland ve tekrar ederek müracaatta bulundu; ama, ne var ki, 1960 müdahelesiyle bu dosya da askya alnd; sekiz ay... Yunanistan, bizim ileride ortak üye olmamza karfl gerekli bütün tedbirleri ald ve dengeler deiflerek geldi.
Daha sonra, 12 Eylül 1963'te, Ankara'da, zamann Sayn Baflbakan smet nönü'nün imzalad Ankara Antlaflmasn baflndan beri desteklemifliz ve genç bir diplomat olarak, bu alanda büyük gayreti geçmifl bir insan olarak da kendilerinin takdirlerine mazhar olmufltum. Hatta, baslan bir madalyonu da bana vermifllerdi.
Sonra, bir siyasî parti düflünün ki, 14 Nisan 1987'de tam üyelik için müracaatta bulunuyor, 1995'i beklemeden. Böyle bir siyasî partinin, ekonomik bütünleflmeye, Avrupa Birliine girmeye, Gümrük Birliine karfl olduunu söylemek veya düflünmek yanlfltr; ama, düflündüümüz nedir; girerken bedel ödememek ve buraya hazrlkl olarak giriyor muyuz girmiyor muyuz...
fiimdi, metin içerisinde, malî hükümlere gelelim. Biliyorsunuz, Katma Protokolün -1973'te yürürlüe giren- iki üç tane önemli belkemii, ana unsuru vard. O zamanki zayf Türk ekonomisinin, ileride, Avrupa ekonomik Topluluuna, bugünkü Birlie tam üyelii için güçlenmesi sadedinde baz hususlar öngörülmüfltü.
Birincisi, Katma Protokolün 36 nc maddesiydi. 36 nc madde, on yl içerisinde, 1976 1 Aralndan bafllayarak 1986 1 Aralna kadar, Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluu arasnda el emeinin serbest dolaflmn öngörmekteydi. Bu, bir ahdî mükellefiyettir; devletler hukukunun bir parçasdr, onaylanmfltr; ama, o zaman, Avrupada, resesyon, ekonomik zorluklar olduu için, resmen bunu reddettiler, askya aldlar ve resmen hukuku çinediler.
kincisi, yine, Katma Protokolün 39 uncu maddesinde, ayn hükümle paralel olarak, Türkiye ile Avrupa Birlii memleketleri arasndaki sosyal güvenlik sistemlerinin ahenklefltirilmesi hükmü vard; bu da ifllemedi.
Üçüncü önemli hüküm, Türk ekonomisine kan vermek bakmndan, 5'er yllk devreleri kapsayacak malî protokoller öngörülmüfltü. Üçüncü malî protokole kadar geldi ve üçünün yekûnu 830 milyon ECU'dür; bugünkü deerlerle 1 milyar dolar; ki, onbefl yl kapsar. 1980'den itibaren, dördüncü malî protokol, 600 milyon ECU; ki, bugünkü deerlerle 750 milyon dolar eder. O, önce, Türkiye'deki askerî müdahale dolaysyla kald ve sonra da, 1981'de, Yunanistan'n, gözümüzün önünde ve gözümüze baka baka, tek tarafl, tam üye olmasndan doan veto hakkn kullanmasyla askda kald. Çok enteresandr, bu vesikada -önümdeki vesikalarda- dördüncü malî protokolün serbest braklacana dair en ufak bir ifade yok; bunun yerine baflka hükümler var.
BAfiKAN Sayn nan, 3 dakikada balamanz rica edeceim.
KÂMRAN NAN (Devamla) Emriniz olur Sayn Baflkanm.
Bizi, 1980'in gerisine götüren; aslnda, bugün, bizim, 6 nc malî protokolü uygulamamz lazmd; 1980-1985'in dördüncü olmas, 1985-1990; 1990-1995 açkta kalyor. O zamanki 600 milyon ECU yerine, flimdi teklif edilen ne; 375 milyon ECU -befl yllk bir süreye sari olmak üzere bütçeden verilmek- bu, 450 milyon dolar eder. Kesin olmamakla beraber; çünkü, Topluluun (Avrupa Birliinin) bu konudaki deklarasyon metninin ngilizce asl son derece fludur, kaygandr ve netlik yoktur. Metni bizde var; orada diyor ki, ikincisi, 1992-1996 Akdeniz Yardm Fonundan 400 milyon ECU'nün Türkiye'ye ayrlabilecei... Güzel; bunu da ilave edin. Üçüncüsü, 1996'dan bafllayarak, 5 yllk bir süre içinde, proje flartna bal olmak üzere 750 milyon ECU. Bunlar alt alta koyarsanz, 1,5 milyar ediyor -Sayn Bakan ilavesini de söylediler, 25- bu, bugünkü deerlerle 2 milyar dolar eder. 2 milyar dolar, 5 seneye bölerseniz, ylda 400 milyon dolar eder. Bugünkü yaplan hesaplar -Sayn Bakan itiraz etti "1,5 milyar dolardr kaybmz" dedi- ve tarafsz çevrelerin bize verdii rakamlar, 2 milyar 800 milyon ilâ 3 milyar dolar kaybmz olaca yolunda. Peki, 3 milyar dolara karfl, 400 milyon... 400 milyon da nedir; hibe midir; hayr, hepsi kredidir. Avrupa Yatrmlar Bankasnn proje baznda verecei kredilerdir, Akdeniz Yardm Fonundan kredidir ve bir de 375 milyon ECU; ki, onun, normal olarak, uygulamada, yarsn Avrupa Yatrmlar Bankas karfllar, yarsn da, ikili olarak, üye memleketler karfllarlar; o da kredidir. Peki, bu iflte kim kârl, kim zararl çkyor; bunun bir hesabn yapmak gerekmiyor mu?
Bir yerde bir flu hüküm daha var; tam belirsizlik içinde, o da, 1996'da yürürlüe girecek yeni Akdeniz Yardm Program; 5,5 milyar ECU olarak plafon'u var; oradan Türkiye'ye 700 milyon ECU'lük yardm yaplabilecek. Bunu dahi ekleseniz, yekûn 3 milyar dolar; senede 600 milyon dolar ediyor. fiimdi, bunu karfllayabilecek miyiz?
Deerli milletvekilleri, Sayn Baflkan ikaz buyurdular, emirlerine uyacam.
BAfiKAN Lütfen...
KÂMRAN NAN (Devamla) Ama, bir noktada yanlmamak lazm. 1 Ocak 1996'dan itibaren Gümrük Birliinin tamamlanmas, Türk ihracatnn patlamas anlamnda deildir. Esasen, bunu da demin arz ettim, onbefl yldan beri sfr gümrükten faydalanarak giriyoruz. Tek istisnas neydi; o da, GATT Antlaflmas çerçevesinde, tekstile getirilen bir nevi karfllkl bir hükümle, bizim imtina etmemiz meselesi, kota konulmasyd. Orada, kota kalkyor. Tekstilde bir patlama olur -halen 3 ilâ 4 milyar dolar aras- ne kadar olur? Çünkü, Avrupa Birliinin de, unutmayn ki, kendi endüstrisi var; bir de Pasifik Bölgesinde olan memleketlerle aranjmanlar var, ticareti var. Olsa olsa, 1 veya 2 milyar dolarlk daha ekleriz. Gerisi?!. Gerisi mümkün deildir, patlama olmas... Çünkü, neyi üretiyoruz ki? Bu sene ocak aynda, sanayi üretimimizin yüzde 12 düfltüünün farknda msnz Sayn Bakanm?
Baknz, karfl taraf, kendi menfaatn korumada ne kadar hassas. Bu dokümanda bir madde var -eminim ki, Sayn Bakann gözünden kaçmamfltr- Bat'nn kendi menfaatnda gösterdii hassasiyet; diyor ki "Türkiye'de üretilen Japon arabalar, Japonya'da üretilmifl araba muamelesine tabi olur" ve Avrupa Birlii, Japonya ile, 2000 ylna kadar, yine karfllkl mutabakatla, bir kota sistemine gitmifltir. Bu kota çerçevesinde, eer, Japonya, Türkiye'ye "sizin memleketinizde üretilen flu kadar miktar arabann Avrupa Birliine ihracn kotadan kabul ediyorum" derse ancak gönderirsiniz; aksi takdirde, gitmiyor. fiimdi ne idi; Japonya'ya yaplan bir ziyarette ifade edildi; biz, Gümrük Birliine giriyoruz, bize yatrm yapn ve Gümrük Birlii sahasna, Avrupa Birlii sahasna en genifl flekilde mal gönderelim. Avrupa Birlii -iflte gördünüz; hüküm burada, metnin içerisinde- bunu önlemifl bulunuyor.
fiimdi, baknz, bunu niye belirttim; bu, küçük bir rakam olsa bile, menfaatlarn korunmasnda gösterilmesi gereken hassasiyeti belirtmem bakmndan. Ayn hassasiyeti bizim de göstermemiz lazm. fiimdiki Sayn Hükümeti suçlamyorum; belki de hiçbir dönemde bu hassasiyeti yeterince göstermedik. fl olsun da nasl olursa olsun, hele bu ifli bir yapalm, arkas naslsa gelir; bunlar, ciddî davranfllar ve hesaplar deildir ve her seferinde zarar etmiflizdir.
Peki, diyeceksiniz, bütün bunlara ramen, bedeli de verildi, Avrupa Birlii neden bizi... Evet, gel de flu Gümrük Birlii... Ki, Sayn Bakan, anlafllan, binada oturmak -belediyecilik taraf ar basyor- oturunca da zemin kat daha rahatlarna geliyor; ona da bir itirazm yok, üst katlarna bir itirazm yok. (ANAP sralarndan alkfllar)
LHAN KAYA (zmir) Karayalçn bodrum kat tercih ediyor!..
KÂMRAN NAN (Devamla) fiimdi, neden acaba, durup dururken, tekrar, bu Türkiye'ye dönüp gülmek veya tebessüm... Bu, gayet açk deerli milletvekilleri: Dünya dengelerindeki kaygan durumlar, Bat endüstrisinin bel damar veya kemii olan Ortadou'daki enerji kaynaklarnn yolu üzerinde Türkiye'nin bulunmas, bölgenin son derece belirsiz olmas, Rusya Federasyonu politikasnn yeniden sertleflmeye dönmesi ve geniflleme emellerinin belirli hale gelmesi, Balkanlardaki kargafla ve ideolojilerin yklmas, komünizmin kalkmasndan sonra, Samuel Huntington'n da belirttii gibi, baz çevrelerin, dinî sahaya meseleyi çekip de bir slam-Hristiyan kavgasna dönüfltürme ihtimalleri karflsnda ve bir de, tabiî, milletin yapsnn salaml ve gücü ve bir de ordusunun çok tannmfl ve güçlü bir ordu olmas dolaysyla, tümüyle bizden vazgeçemiyor.
Daha önce de arz ettim, bir Fransz yazar -ki, stratejik alanda fevkalade kabiliyetli- Therry de Montbral, 27 Ekim 1994 tarihli Le Figaro'daki makalesinde diyor ki "Türkiye, Avrupa'nn vazgeçilmez bir istikrar unsurudur" ve bu dorudur. Hâlâ, bunu Avrupa'da gören kafalar var.
fiimdi, bu görülen kafalar -ama, çok ciddî ve çok da iflini bilen kafalar- bu menfaatlarn en ucuz fiyatla kapatyorlar. Bunu, bizim de görüp, ayn kafalarla, eflit flartlar içerisinde müzakere etmemiz ve dengeleri salamamz, acaba, daha çok menfaat salamamz gerektirmez miydi, temin etmez miydi?
fiunu, Sayn Hükümetten rica ediyoruz ve bu, Türk Milletinin de vazgeçilmez arzusudur: Türk Devleti, böyle bir piramidin herhangi bir katna monte edilmeyi kabul edip, orada asl kalacak bir devlet deildir. Ya Avrupa Birlii bizim tam üyeliimizi kabul eder, bizim önümüze geçirdii, daha dünkü Varflova Pakt üyesi memleketler Bulgaristan ve Romanya'nn gerisinde kalmayacamz net bir flekilde söyler, ortaya koruz -ki, buna mukavemet edeceklerini de beklemiyorum- ve bir de açkça flunu tekrar etmek lazm: Türkiye Büyük Millet Meclisinin, 21 fiubat öngörüflmelerinde kabul buyurduu karar tasars, çok etkili olmufltur. Orada da belirttiimiz gibi, Kbrs millî davamz üzerinde, flu veya bu flekilde bir oyun oynanmas ve gizli enosise gidilmesini, hangi merciler kararlafltrr ve hangi tertipler alnrsa alnsn, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Devlet ve Milleti kabullenemez. (ANAP sralarndan alkfllar) Bunu, tekrar ve tekrar söylemek lazmdr.
Sayn Bakan lütfettiler izahat vermek suretiyle... Nihayet, son dakikada bile geç kalnmfl saylmaz. Demokrasinin, bu minimum icab yerine getirilmek suretiyle, bizim de bu konudaki yapc görüfllerimizi ortaya koyma imkânn verdiler. Politika yapmaktan itinayla kaçndm. Bu meseleyi, politikann üstünde görüyorum ve aslnda, bizim sadakatle takip ettiimiz bir husus var: Dfl politikann millî karakterinin muhafaza edilmesi, politize edilmemesi ve bu politik zaaflara kendimizi kaptrmamak; ama, söylenen her fleyi de, ac bir tenkit gibi alp da, derhal -bizim, maalesef, politik yapmzn çok hissî yönü itibariyle- böyle ar, sert tepkiler göstermenin de lüzumu olmadna inanyorum.
Demokrasi, bir dinleme, tahammül rejimidir. stirham ediyorum: Bir dahaki benzeri durumlarda, bu, herkesin elinde dolaflan vesikay, âdeta top secret (gizli doküman) gibi dolaplarda saklamayp da Türkiye Büyük Millet Meclisine, siyasî liderlere ve Türk Milletine de açklasnlar ve dolaysyla, Türk basn da her gün ayr bir spekülasyon veya senaryo çizmek zorunda kalmaktan kurtulsun ve eer, Bat'ya, gerçek manada demokrat olduumuzu, demokratik bir sistem yürütmekte bulunduumuzu ispat etmek istiyorsak; onun yeri burasdr. Onun yeri, onlarn talimatlarn yerine getirmek, emirlerine uymak deil, onun yeri burasdr, bu müesseseyi iflletmektir, buraya gelmektir. (ANAP sralarndan alkfllar) Ama, maalesef, Türkiye'de, çok yanlfl bir uygulama var; beni bafllasnlar. Hükümetler, kurulduktan sonra, kendilerini Parlamentonun üstünde görüyorlar, içinden çktklarn unutuyorlar ve bir nevi, Parlamentoyu, kendisinin iflletecei bir çark
ve kanun üretecek, parmak kaldracak, geçecek... Bu, demokratik bir sistem deildir. Size gayet açklkla arz ediyorum ve yine, temenni ediyorum ki, her ne kadar, hukuken, salt hukuk açsndan, belki, bu metnin, Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilmesine direnebilir Sayn Hükümet; ama, mademki, Avrupa Parlamentosu klcn üstümüzde tutuyorlar ve oraya götürmek istiyorlar; Sayn Hükümet de mukabilini kullanarak, bu metni, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi ve onayna sunsun ve o vesileyle, önümüzdeki 70-80 sayfalk bu metnin her paragrafn, etrafl bir flekilde eleyerek, onlar nasl Türkiye'deki TOYOTA'nn szmasna açk kap brakmamfllarsa, biz de onlarn bize yönelttikleri baz mükellefiyetleri yakalayp, belki düzeltme imkânn buluruz ve ondan, Hükümet güçlü çkar. Kendi parlamentosundan korkan bir hükümet, güçsüz bir hükümet olur.
Sayglar sunuyorum. (ANAP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN Teflekkür ederim Sayn nan.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adna, Sayn Hacalolu; söz sizin. (CHP sralarndan alkfllar)
Sizden de süreye dikkat etmenizi rica edeceim; çünkü, televizyondan naklen yayn saat 17.55'te keseceiz.
CHP GRUBU ADINA ALGAN HACALO⁄LU (stanbul) Sayn Baflkan, deerli arkadafllarm; hepinizi, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adna saygyla selamlyorum.
Bugün, Kadnlar Günü. Ben de sözlerime, kadn erkei eflit, demokratik bir Türkiye dileiyle, bayanlarmzn bu özel gününü kutlayarak bafllamak istiyorum. (Alkfllar)
Deerli arkadafllarm, ikinci kutlamam fludur: Son otuzyedi yldr sürdürmekte olduumuz bir arayfln, otuzyedi yl evvel baflladmz bir serüvenin; l963'te Ankara Antlaflmasyla, programl, belirli bir sürece soktuumuz bütünleflme sürecinin her aflamasnda bu sürece katkda bulunan tüm karar noktasndaki kiflileri, buna katkda bulunan tüm siyasîleri, görevlileri, bürokratlar ve bu arada özellikle 49 uncu Hükümet ve 50 nci Hükümette bu sürece katkda bulunan kiflileri içtenlikle kutlamak, selamlamak istiyorum.
HASAN AKYOL (Bartn) Baflta smet Pafla.
ALGAN HACALO⁄LU (Devamla) Gelinen nokta, bir aflamadr, ciddî bir aflamadr, doal sürecin uzantsnda gelinen bir noktadr; ama, eksiiyle fazlasyla ve benden evvel konuflan, çok nazik bir üslupla belirli konulara deinen Sayn nan'n bir bölümünü belirttii baz özel boyutlaryla bu konu, Türkiye siyasî yaflamnn baflar noktalarndan biridir. Ancak, hakl olarak Sayn nan'n da sorduu gibi, hepimizin, tüm partilerin, tüm toplumumuzun büyük ölçüde paylaflt; belki tüm partilerimizin deil, ama toplumumuzun ve partilerimizin büyük çounluunun paylaflt böyle bir sürece iliflkin gelinen nokta, yaplan hazrlklar ve varlan karar aflamalarnn daha evvel bu Meclise getirilememifl olmasn, Meclisin bu konularda bilgilendirilmemifl olmasn, gerek açk bir Meclis toplantsnda gerekse -gerekli duyuluyor idi ise- kapal bir Meclis toplantsnda milletvekillerinin bu konuda bilgi sahibi edilmemifl olmasn bir eksiklik olarak belirlediimizi, ben de Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adna vurgulamak istiyorum; ancak, bu konuda vurgu hakknn ne ölçüde ANAP'a ait olduunu da ciddî bir soru olarak sormak istiyorum; çünkü, özellikle 80'li yllarda, ANAP'n iktidar döneminde, tüm önemli kararlarn, bir oldubitti sürecinde, kapal kaplar ardnda alnd bir siyaset dünyasndan gelip de, bugün burada, bu kürsüde, "niye bu konuda bizleri bilgilendirmediniz" diye sormaya, kanaatimce hepimizin, bizim hakkmz var; ama, ANAP'n hakk olduuna inanmyorum.
O⁄UZHAN ASLTÜRK (Malatya) Öyle fley olur mu? Bu, her parlamenterin hakk. Öyle derseniz, o zaman, yanlfl olur.
ALGAN HACALO⁄LU (Devamla) Evet, deerli arkadafllarm, Gümrük Birlii, bir büyük iddia; esasnda, bir büyük iddiann, bir sürecin bir noktas. Gümrük Birlii, Avrupa Birlii sürecinin, 1963 Ankara Antlaflmasyla belirlenmifl bir süreci.
Geçen gün, Sayn Genel Baflkanmz, grup toplantsnda, bu sürecin en önemli noktasna imzasn basmfl bulunan ve Ankara Antlaflmasn imzalamfl olan kinci Cumhurbaflkanmz merhum smet nönü'nün bir sözünü anmsatt; dedi ki "bu anlaflma, bizi, ebediyen Avrupa'ya balayacak olan sürecin bir bafllangcdr."
Evet, Avrupa Birlii, temelinde, bizler için bir çadafllaflma, bir modernleflme, bir ileri toplum düzeyinin deerlerini paylaflma, tam demokrasiyi içimize sindirme arayfldr ve bu anlayflla, buradan, özellikle vurgulamak istiyorum: Bu, sadece 1963'te smet nönü'nün vurgulad çerçeveyle snrl deil, ondan evvel, cumhuriyetimizin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk'ün laik, demokratik, çadafl, modern Türkiye özleminin bir ileri aflamasdr. Avrupa Birliine bakflmz, genel anlamda böyle bir boyut taflmaktadr. O anlamda, bu boyutuyla, Avrupa Birliine iliflkin tüm çabalar, Cumhuriyet Halk Partisinin bir büyük iddiasdr; ancak, bu süreçte herkesin hakk vardr, herkesin pay vardr; ama, bizim yerimizin farkl olduuna inanyorum.
Bir de, bu konuda getirilen bir elefltiriye katlmak istiyorum. Bu konu, ne küçümsenmeli ne de olduundan fazla abartlmaldr. Biraz evvel belirttiim gibi, bu konu, Ankara Antlaflmasnn doal bir uzantsdr. Dorusu yaplmfltr, yaplmalyd. Gümrük Birlii, 1 Ocak 1996'dan itibaren, iki snavdan geçerek yürürlüe girebilmesine iliflkin bir aflamaya getirilmifltir. Bu konuda, ne aflr sevinç ve duygusallk içinde olmalyz ne de bunu bu dönemde bir Koalisyon Hükümeti gerçeklefltirdi diye, özel, farkl bir tavr içinde olmalyz. Bu anlayflla, bu konunun, ne bizler (Koalisyonu oluflturanlar) tarafndan ne de muhalefet tarafndan, bir iç politika arac yaplmamasn, konunun hassasiyeti nedeniyle, özellikle, ben de Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adna rica ediyorum.
Deerli arkadafllarm, Ankara Antlaflmas, bir çerçeve antlaflmayd. Bu antlaflmann boflluklarnn, ek protokoller ve Ortaklk Konseyi kararlaryla doldurulmas doald, gerekliydi; 6 Martta yaplan da oydu. Daha evvel, 1973'te ek protokol yapld; flimdi de, 6 Martta alnan kararlarla, belirli boflluklar tamamland. Bu süreç devam edecek. Bu, son nokta deildir. Bugün, alnanlar ve verilenler, son nokta deildir. Bu müzakereler devam edecek, ta ki, en ksa süreçte, en ksa zamanda, Türkiye'nin, Avrupa Birlii'nde, tam ve eflit koflullarda, haklar korunarak, tam üyelik hakkn elde edinceye dein. Onu da baflaracamza inanyorum.
O nedenle, hiçbirimizin, tam üyeliin gerisinde, bir ara rejim, bir ara statü anlayfln içimize sindirdiimizi zannetmiyorum. Hükümetimizin stratejisinin bu olmadna inanyoruz, biliyoruz. Aksi halde, Almanya Baflbakan Kohl'ün, sk sk, içine sindirerek söyledii gibi, sadece ve sadece belirli malî destek ve siyasî diyalog çerçevesiyle snrlanmfl bir özel statüyü biz de benimsemifl noktaya geliriz. Bunu, çadafl bir Türkiye'yi, demokratik bir Türkiye'yi, geliflmifl ve refah paylaflan bir Türkiye'yi özleyen hiçbir kimsenin, hiçbir partinin içine sindirdiini zannetmiyorum.
Yine, ben de çok ksaca altn çizmek istiyorum; 1996'da, bizden evvel, bizim önümüze geçecek olanlar, önümüze geçmesi muhtemel olanlar, bu konuda gelifltirilmek istenen senaryolar, Cumhuriyet Halk Partisi olarak içimize sindirebildiimizi söyleyemiyorum.
Geçen gün, yine, Sayn Genel Baflkanmn belirttii gibi...
fiÜKRÜ YÜRÜR (Ordu) Hangisi?..
ALGAN HACALO⁄LU (Devamla) Bir tek Genel Baflkanmz var; Hikmet Çetin'i kastediyorum. Çok genel baflkanmz oldu; ama, flimdiki Genel Baflkanmdan bahsediyorum.
SALH KAPUSUZ (Kayseri) Doru Doru... Çok genel baflkannz oldu, daha da çok olacak!..
ALGAN HACALO⁄LU (Devamla) Doaldr; demokrasinin güzelliidir. Biz, yarflrz, yarfltrrz.
SEYF fiAHN (Kayseri) Allah daha çok versin!..
ALGAN HACALO⁄LU (Devamla) Evet... Sayn Çetin'in deindii gibi, demokrasiyi tercih etmekle hata m ettik... Demokrasi tercihini geçmifl dönemlerde yapmamfl olan ülkelerin, bugün, Avrupa Birlii sürecinde, bizim önümüze geçirilmek istenmesini, Bat dünyas hangi mantkla açklayacak acaba? Avrupa Birliinin karar organlar, bunu, kendi demokrasi inançlaryla nasl izah edecekler? Ben, bunun da, önümüzdeki günlerde diyalogla afllabileceine inanmak istiyorum; o konuda, en etkin çabalarn konulacana inanyorum.
Deerli arkadafllarm, zor bir Türkiye'de yaflamaktayz. çbarfl kanayan; insanlarmzn -özellikle güneydoudaki- bölücü, köktendinci ve karanlk odaklardan kaynaklanan terör altnda bunald; eitimin, dinci kuflatma altnda olduu; insan haklar ihlallerinin her alanda yaygnlaflt bir Türkiye'de yaflamaktayz ve Eylül 1996'da, Gümrük Birlii sürecimiz, bir Avrupa Parlamentosu snavndan geçecek. Buradan, hiç kimse, Türkiye'nin siyasî birikimini yanlfl deerlendirmesin. Buradan, hiç kimse, Türkiye insannn iç barfl ve demokrasi konusundaki kararlln baflka dfl mihraklarn güdümünde bir anlayfl olarak deerlendirme yanlflna düflmesin.
Türkiye, en ksa zamanda, kardefl kannn aktlmasnn durdurulduu; içbarfln kanamad; düflünce ve vicdan özgürlüünün gölge ve kstlamalar altna alnmad; nsan Haklar Evrensel Bildirgesinin, Paris fiartnn ve kabul etmifl bulunduumuz ILO Sözleflmeleri koflullarnn (flartlarnn) iç hukukumuza yanstld ve kendi gladiomuzu tartflr hale gelebileceimiz bir Türkiye'yi; kendi tercihi olduu için -dfl odaklar veya Avrupa Birlii istedii için deil- kendi deerlerinin, demokrasi anlayflnn bir parças olduu için bunu yapmak zorundadr, yapacaktr. Bu kararll, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, eylül ayna kadar göstereceine inancmz sonsuzdur. (CHP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar)
Sadece iç barfl deil, sadece eitim deil, ekonomimiz de, ne yazk ki kanamakta. Türkiye'nin 2 002 dolar düzeyine inen millî gelirine karfln, bundan sekiz yl evvel bizimle ayn noktadan bafllayan Yunanistan, millî gelirini yüzde 350 artrd. Kayt dfl ekonomimizin boyutlar, vergi yükünün düzeyi, yatrm ve tasarruf oranlar, sabit sermaye birikiminin kifli baflna düflen oran, enflasyon, rekor düzeyde yoksullaflma ve iflsizlik, gelir bölüflümünde gerçekten son derece tehlikeli boyutlara ulaflan dengesizlik; tüm bu konularda, Avrupa Birlii ülkeleri karflsnda son derece zayf, geri ve ölçülemeyecek bir konumdayz. Böyle bir koflulda, 1 Ocak 1996'da Avrupa Birlii ile gümrük birlii iliflkisine gireceiz.
Globalleflmenin, globalleflmeyle bütünleflik bloklaflmann yaygnlaflt bir dünyada, mal, hizmet, sermaye, emek, teknoloji ve bilginin serbest ve koflulsuz dolaflmnn oluflturulduu Bat dünyasnda, bugün, uluslararas tek bir kuruluflta dahi yüzde 10 paymzn olmad, uluslararas tek bir marka sahibi olmadmz, bellibafll tek bir alanda lisans ve patent hakkmzn bulunmad bir sanayileflme noktasnda bir yaplanma, geri yaplanma noktasndayz. Böyle bir noktada, Avrupa ile, globalleflen dünyann kendi iç blounda, etkin, verimli, iflleyen, açk, örgütlü ve etkin bir pazar ekonomisinin koflullaryla, gümrük birlii arayflna girmek durumundayz. O nedenlerle -ama, o nedenlerle; sadece Gümrük Birliinin öngördüü nedenlerle deil- rekabet koflullarn ekonomimize tam anlamyla yanstabilmek için, tekelleflmeyi krabilmek için, tüketici ve çevre haklarn koruyabilmek için ve en önemlisi, özellikle ANAP döneminden bafllayarak, rant ekonomisi eksenine, rotasna oturtulan ekonomiyi, verimli reel ekonomi, üretim ekonomisi boyutuna dönüfltürebilmek için belirli düzenlemeleri yapmak zorundayz; Rekabet Kuruluna ifllerlik kazandrmak zorundayz; patent yasasn çkarmak zorundayz; anti-damping uygulamalarna son vermek zorundayz; devlet yardmlarnn, rekabeti engellemeyecek -tabiî geri bölgelere yönelik befl yllk geçifl dönemleri hariç- önlemler almak zorundayz; tekelleflmeyi belirli boyutlara indirmek zorundayz ve tarm sübvansiyonlarn belirli, kabul edilebilir snrlara çekmek zorundayz.
Bütün bunlar yapmak sorumluluu da, aynen demokratikleflme konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinin üstlenmek zorunda bulunduu sorumluluk gibi, bu konularda da Meclisimizin, önümüzdeki aylarda, Ekim 1995'ten evvel, tüm bu yasal düzenlemeleri yapacana olan inancmz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adna burada teyit etmek istiyorum. (CHP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar)
Deerli arkadafllarm, malî yardmn çerçevesi izah edildi. Bu, bir pazarlk konusu. Kanaatimce, bu konudaki kayplarmz vayahut da beklentilerimizi karfllayacak düzeyde deil; ama, bu konuda taleplerin ve karfllkl diyaloun önümüzdeki dönemlerde de süreceini biliyoruz. 4 üncü Malî Protokolden arta kalan 600 milyon ECU'lük malî destein bugüne dein halen uygulanmamfl olmasn bir eksiklik olarak deerlendirirken, Avrupa Birlii üyesi ülkelerin, Türkiye'nin demokrasi alannda ataca, Gümrük Birliinde ataca admlarnn kendi özel konumu içinde Türkiye ekonimisine maliyetini de iyi tartacan, tartmas gerektiini ve önümüzdeki dönemde ona göre bu konuda ek kararlar -Yunanistan'n diretme ve dayatmasna, taviz vermeden demeyeceim, onu ikna ederek- gerekli kararlar almasn buradan diliyorum.
Kbrs sorunu, Sayn nan'n konuflmasnn temel çerçevesini oluflturdu. Esasnda, bu kürsüden bu konuda - açkl savunan bir parti olarak- böyle televizyonlardan yaynlanan bir süreçte her fleyi tüm açklyla konuflabilmenin mümkün olduunu zannetmiyorum, çkarlarmza hizmet ettiini de zannetmiyorum.
Konunun çok hassas boyutlar olduunu hepimiz biliyoruz. Yunanistan'n Kbrs konusunda yahut da genel anlamda, bizim Avrupa Birliiyle iliflkilerimize koymakta olduu vetonun nedenlerini, boyutlarn biliyoruz. Avrupa Birlii oluflturulurken, 6'dan 9'a ilk admda çkarken Fransa'nn on yl süreyle ngiltere'ye koyduu direnifli ve vetoyu biliyoruz. Hiçbir ülke, Avrupa Birliiyle olan iliflkilerini çok kere bir baflka komflu ülkenin vetosunu aflarak kolaylkla elde etmemifltir. Bunlar, bilhassa, doal karfllyoruz; ama, bunun, Yunanistan'la iliflkilerimizin en ksa zamanda karfllkl dostluk anlayfl içinde, karfllkl çkar iliflkileri içinde iyi bir noktaya getirilerek çözümlenmesi gerektiine de inanan bir partiyiz.
Bu anlayflla, Gümrük Birliinin ve Avrupa Birliinin, sadece 12 Avrupa ülkesinin ve Yunanistan'n deil, sadece Türkiye'nin deil; Kbrs'ta yaflayan Yunan ve Türk kökenli insanlarn da hakk olduuna inanyoruz. Yani, kimsenin, burada çkp da, Türkiye'nin üye olaca bir Avrupa Birliine, Kbrs'n bütünüyle üye olmamasn savunur noktada olmamas gerektiini düflünüyorum.
Gelinmifl olan bir nokta nedeniyle, 1996'nn hükümet baflkanlar arasndaki yaplacak olan toplantdan sonraki ilk 6 ay sonunda, Güney Kbrs'n, Avrupa Birliine tam üyeliinin tartfllmas konusunda açlan tartflma zemininin yeni bir olay olmadn da vurgulamak istiyorum.
1994 ylnda, Korfu Adasnda, Avrupa Birlii yetkililerinin yapmfl olduu toplantda, Kbrs'n, Avrupa Birliine tam üyelii konusunun, 1995 yl içinde tartfllmas konusunda da bir ortak görüfl birlii vard.
fiimdi, burada açlmfl olan bir alan, Yunanistan yetkililerinin, Türkiye yetkililerinin ve Avrupa Birlii yetkililerinin, Türkiye'nin, gümrük birlii sürecindeki, gerçekten, çok zor bir admn aflarlarken gelinen noktay bir zaaf olarak bulmadmz belirtmek istiyorum.
Eer, Türkiye'nin ve Kuzey Kbrs'n zararna, zaafna dönüfltürülebilecek bir adm atlacak olursa, ona karflt admlar da daima atlr; ama, Sayn Dfliflleri Bakanmzn da belirttii gibi, buradan, Sayn nan'a sormak istiyorum: Londra ve Zürih Antlaflmalar geçerliliini yitirdi mi? Eer, Brüksel'de verilmifl olan sözler geçerli ise, Zürih ve Cenevre Antlaflmalar da geçerli, Zürih ve Londra Antlaflmalar da geçerli. Zürih ve Londra Antlaflmalarnn bütünü içinde -Sayn Dfliflleri Bakanmzn da belirttii gibi-eer, Kbrs, herhangi bir uluslararas birlik veya ortakla girecekse, efl zamanl olarak Yunanistan'n ve Türkiye'nin de o ortaklk içinde olmas gerekir. Bu ne demektir? Eer, Kbrs için, Güney Kbrs için sözü edilen tartflma zemini bir Avrupa Birliinin kapsn açmaya yönelik olanak ise, ondan niye, iyi niyetle flu sonucu da çkarmak arayfl içinde olmuyoruz; eer, Güney Kbrs, Avrupa Birliine giriflin kapsn böyle açacaksa, ondan evvel Türkiye'nin Avrupa Birliine girmesi bir haktr; o hakkn, o zeminlerde tartfllmas gerekir.
Evet, deerli arkadafllarm, bu konuda son bir fley: Hiçbir güç Türkiye'nin hükümranlk haklarn kullanmasna -ne Türkiye için ne Kuzey Kbrs'a yönelik hükümranlk haklarn kullanmasna- engel olamaz, engel olamayacaktr. (CHP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar)
Sözlerimi balarken, bu süreçten Türkiye'nin kazanacann, Türkiye ekonomisinin kazanacann, Türkiye insannn kazanacann bir daha altn çizerken, demokratikleflecek ve sivil toplum yaps güçlenecek bir Türkiye'nin ekonomisinde kazanlacak yüksek kalite, uygun standart, etkin ve rasyonel iflleyen ekonomi; teknoloji ve bilgi çann birikimlerini paylaflan, çevresi korunan, tüketici haklar korunan bir Türkiye'yi böyle bir süreçle daha erken yakalayabilmek frsatn elde edebileceimiz umudu içinde, inanc içinde, kararll içinde, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, hepinizi saygyla selamlyorum.
Teflekkür ediyorum. (CHP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN Sayn Hacalolu, teflekkür ederim.
Refah Partisi Grubu adna,s Sayn Abdullah Gül; buyurun.
Sayn Gül, sizden de rica edeceim, mümkün olduu kadar, zaman ölçülü kullanalm.
RP GRUBU ADINA ABDULLAH GÜL (Kayseri) Sayn Baflkan, deerli arkadafllarm; Sayn Dfliflleri Bakannn yapt açklamalar hakknda Refah Partisi Grubu adna görüfllerimizi bildirmek için huzurlarnzdaym. Hepinizi saygyla selamlyorum.
Deerli arkadafllar, Türkiye'nin, 12 Eylül 1963 tarihinde AET ile imzalad Ankara Antlaflmasyla bafllayan, daha sonra Avrupa Topluluu ve Avrupa Birliine dönüflen ülkeler topluluu ile yapt anlaflmalar çerçevesindeki iliflkileri, 8 Kasm 1992 tarihinden itibaren yeni bir anlayfl içerisinde ele alnmaya bafllanmfl ve Türkiye'nin Avrupa Birlii ile Gümrük Birlii çerçeve anlaflmas -bildiiniz gibi- 6 Martta imzalanmfltr. Bu anlaflma, gerek Baflbakann gerekse birçok kiflinin söyledii ve bizim de burada tekrar edeceimiz gibi, Cumhuriyet Hükümetinin yapt en önemli dfl anlaflmalardan birisidir. Böyle önemli bir anlaflmann, Türkiye'nin, en önemli dedii bir anlaflmann bu flekilde imzalanmasna, biz Refah Partisi olarak, metot, usul ve esas yönünden kafl olan tek grubuz, tek partiyiz. fiu anda Türkiye'de durum en azndan böyle gözüküyor.
fiurada "Egemenlik Kaytsz fiartsz Milletindir" yazyor. Bunun anlam nedir; bu kadar önemli bir karar alnrken, milletin bu konuda bilgisi olmas ve milletin bunu bilmesi gerekir. Bunun anlam budur.
fiimdi soruyorum: Türkiye Gümrük Birliine girdi -daha dorusu girmedi- bunun ilk anlaflmasn yapt, Avrupa Parlamentosunda görüflülecek. fiimdi, Türk halk, bu Gümrük Birlii nedir... Türkiye Cumhuriyetinin en önemli antlaflmasna imza atan bu Hükümet, halka gerçekten bir bilgi vermifl midir; Parlamentoya bilgi vermifl midir? Bu, demokratik bir anlayfl mdr; bu, halka güvenen bir anlayfl mdr?
AHMET DÖKÜLMEZ (Kahramanmarafl) Korkuyorlar.
ABDULLAH GÜL (Devamla) fiimdi, Avrupa'ya bakn; Avrupa'da -Norveç'te, Danimarka'da, Fransa'da, sviçre'de- birçok ülkede, bu konularda halka gidilmifl, halka sorulmufl; referandum yaplmfl; böyle önemli bir anlaflma var, bunun mahiyeti fludur fludur, buna girmek ister misiniz diye. Baz, ülkelerde -Fransa'da- yüzde 3 farkla kabul edilmifl; baz ülkelerde reddedilmifl. Norveç'te iki kez reddedilmifl. Danimarka'da, sviçre'de... Bazlarnda reddedilmifl, bazlarnda kabul edilmifl.
Peki, flimdi, Sayn Dfliflleri Bakanmza sormak istiyorum: Niçin Türk halkna, bu millete sorma ihtiyacn duymadnz? Bu, demokratik bir olay mdr? Diyorsunuz ki "Bu kadar önemli bir olay... Bu olay, sadece Avrupa ile dar bir gümrük birlii anlaflmas deildir. Siyasî mahiyeti, kültürel mahiyeti olan genifl bir anlaflmadr." Peki, bu kadar genifl bir karar alnrken, bu halka gidip de, sen ne düflünüyorsun diye hiç sorma akldan geçmemifl midir?
fiEVKET KAZAN (Kocaeli) Halk saymyorlar ki...
ABDULLAH GÜL (Devamla) fiimdi, aslnda bu tavr, bizim için bilinen bir tavrdr. Bu tavr bilinendir; aslnda, tek parti devrinin tavrdr. Tek parti devrinde de, birçok önemli kararlar alnrken, halka hiç sorulmamfltr. Halka güvenilmedii için "Halk, doru yolu; halk, kendisi için çkarl olan, faydal olan bilemez; hatta fluurunda, hatta rüfltünde deil" anlayfl, tek parti devrinin anlayfldr ve hâlâ, o ideoloji, o anlayfl devam etmektedir... (RP sralarndan alkfllar)
fiEVKET KAZAN (Kocaeli) DYP de ayn çizgide gitmektedir.
ABDULLAH GÜL (Devamla) ...bir emrivakiyle karfl karflya braklmfltr ve Türkiye bu flekilde girmifltir.
Ayrca, tabiî, moral olarak da -halk da biliyor, siz de biliyorsunuz, herkes biliyor- aslnda, bugünkü Hükümete, girdiiniz, girmek üzere olduunuz -göreceiz tabiî onu- bu Avrupa Gümrük Birliinde -daha iyi bileceksiniz- "care taker hükümeti" derler. Yani, bu tip hükümetler önemli kararlar almaz; siz geçifl hükümetisiniz. Yarn kimin bakan olaca belli deil. Sayn Murat Karayalçn'n flahsna karfl tabiî saygmz vardr; fakat, yarn siz bakan msnz? Sizin partiniz birleflmifl, yarn nasl bir hükümetin çkaca bile belirsizdir. Güvenoyu alnacak m alnmayacak m; bunlar bile tartfllmaktadr.
GÜLER LER (Tokat) Hayr, hayr!
ABDULLAH GÜL (Devamla) Evet!
Aslnda, moral açsndan da, demokratik anlayfl açsndan da, bu Hükümet böyle önemli bir konuya imza atamaz, halka sormadan bu ifli yapamaz. (RP sralarndan alkfllar)
Aslnda, Avrupa Gümrük Birliine Türkiye'nin gayretleriyle girilmedi. Bunu burada açklyorum. Bu tamamen ideolojiktir, tamamen siyasî bir olaydr. Bu ideolojik tavr, hem flu anda Türkiye'yi yönetenler açsndan geçerlidir hem de Avrupallar açsndan geçerlidir. Türkiye'nin Avrupa Birliine giremeyecei kesindir; bunu Avrupallar söylemektedir, Avrupann önde gelen bütün politikaclar söylemektedir, Avrupal filozoflarn hepsi söylemektedir. Çünkü, Avrupa Birlii bir Hristiyan Birliidir. Bunu biz söylemiyoruz; bunu, dünkü, Avrupa Birliinin baflndaki Delors söylüyor, dünkü ngiliz Baflbakan söylüyor, bunu Avrupa'da herkes söylüyor, herkes biliyor.
Sayn Dfliflleri Bakan "Sayn Baflbakan 2001 ylnda Türkiye'nin Avrupa Birliine gireceini söyledi" dediler. Peki, ben flimdi kendilerine soruyorum; Avrupa Birliinin dokümanlar var, Avrupa Birliinin tam üyesi ülkeler kimler olacak diye 2010 yl için projeksiyon yapmfl. O ülkelerin içerisinde, dünkü komünist ülkelerin hepsi, hatta Baltk ülkeleri, Letonya, Litvanya, Estonya, Srbistan, Bulgaristan, Çekler, Slovaklar, Macarlar, Malta, Rum kesimi gibi bütün bu devletler var m; bunlarn hepsi var. Peki, bu dokümanda Türkiye'nin ismi geçiyor mu? Halbuki, Türkiye, 1963 ylndan beri girmek için uraflyor. Var m Türkiye'nin ismi; yok. Dolaysyla, gerçekler saklanyor. Tabiî, onun bir izah tarz var.
fiimdi ben soruyorum: Yine, Sayn Dfliflleri Bakan "1963 Ankara Antlaflmas, yürürlüktedir; biz, ona dayanarak, bunlar, uyguluyoruz" dediler. Peki, o antlaflmaya göre, 1986 ylndan itibaren, Türk vatandafllar, Avrupa'da serbestçe dolaflmayacaklar myd? Bu hakk niçin almadnz o zaman? Ankara Antlaflmas, daha önce yaptnz anlaflmalar, bu hakk verdiyse, niçin, onlar diretiyor "hayr, benim çkarma deildir; Türkiye'de 10 milyon iflsiz vardr; Türkiye'nin nüfusu büyüktür, gelir Avrupa'y iflgal eder, istedii yerde oturacak, istedii ifli yapacak. Ben, bu imzaladm, taahhüt ettiim, 1986 ylnda uygulamaya girecek dediim antlaflmay tanmyorum" diyor da, siz, nasl oluyor da, hâlâ, 1963 Antlaflmasndan bahsediyorsunuz(!)
1982 ylndan itibaren, malî yardm yapmayacak myd Ankara Antlaflmasna veyahut da dier anlaflmalara göre... Dolaysyla, burada, herfley, tek tarafl olarak gitmektedir. Avrupa'nn menfaatlar söz konusu olduunda tavizler verilmektedir, vazgeçilmektedir; fakat, Türkiye'nin çkarlar söz konusu olduunda, hiçbir direnifl, hiçbir srar olmamaktadr. Bu, fludur: Ne pahasna olursa olsun, Türkiye, Avrupa Birliine girecek, Türkiye, Gümrük Birliine girecek anlayfldr. Siz, eer, bu zihniyette olursanz, iflte, o zaman, Prof. Erol Manisal'nn dedii gibi "sizi, o zenginler köflkünün -maalesef, üzülerek, söylüyorum kendi ülkem adna- bahçesindeki bir kulübeye, böyle koyarlar iflte." (RP sralarndan alkfllar) Bunu, biz söylemiyoruz, herkes söylüyor.
Bu, ideolojiktir dedim; aslnda, Türkiye, kendi gayretleriyle girmedi buna. Avrupa Birliine, Türkiye'nin alnmayaca kesin olunca, Türkiye'nin de, kendi baflna braklmas Avrupa'nn çkarna deildi; çünkü, Türkiye'nin önünde büyük bir potansiyel vardr; bu, tarihî bir potansiyeldir, bu, bir realitedir istesek de istemesek de.
flte, Türk cumhuriyetleri çkmfltr, iflte, slam ülkeleri vardr. Bugün, siz, bir Almanla Azerbaycan'a gittiinizde, Kazakistan'a gittiinizde, gösterilecek ilgi çok farkldr. Avrupal, bunu bildii için, Türkiye'yi serbest brakmak istememifltir; çünkü, Türkiye'de, dürüst bir yönetim, sermayenin, holdinglerin emrinde olmayan, halkn emrinde olan bir hükümet iflbaflna gelirse Türkiye, bu potansiyeli kullanr ve Türkiye tekrar, eskiden olduu gibi, bir denge unsuru olur. Bunun bilincinde olan Avrupa, Türkiye'yi iflte kendi avantajlarndan faydalandrmayarak bir mekanizma bulmufltur ve Türkiye'yi Gümrük Birliine böyle sokmufltur.
Yeni bir statü vardr bugün. Daha önce dediiniz anlaflmalarn hepsi kât üzerindedir. Bu statüyü Türkiye, kabul etmifltir ve Türkiye'nin Avrupa Birliine girip de o bahsettiiniz avantajlardan faydalanmas hikâyedir. Böyle bir fley söz konusu da deildir, olmayacaktr; bunu söylüyorum, bunu Avrupa Birlii dokümanlar da söylüyor.
fiimdi, peki niçin Türkiye buna girdi; Sayn Baflbakann Washington Times gazetesinde, Herald Tribune'de çkan makalesi ortada... Bizi almazsanz Türkiye'de kökten dincilik, yani, slamî fluur, yani, tekrar Müslümanm diyen insanlar, Müslümanca yaflamaya baflladlar; bu gelifliyor, bu bir tehlikedir sizin için, bizi aln diyor. Bu da Tanzimat Fermanndan Mustafa Reflid Pafla ile bafllayan zihniyetin devamdr. Bunun için halka sormaktan korkulmufltur. (RP sralarndan "Bravo"sesleri, alkfllar) Demokratikseniz, Avrupa ülkelerinde olduu gibi, bunun için halkn oyuna baflvururdunuz, gidip halka sorardnz.
Ayn flekilde, ngiliz Dfliflleri Bakan -bakn gazetelerde yazyor- "Türkiye'yi biz kendi haline brakamazdk, Türkiye'yi baflka yönlere sevk edemezdik" diyor. Bu ngiliz Dfliflleri Bakan, Bosna-Hersek'teki katliamn arkasnda olan birkaç dfliflleri bakanndan birisidir. (RP sralarndan, "Bravo"sesleri, alkfllar) Bosna'daki 250 bin tane Müslümann, Avrupann gözü önünde, dünyann gözü önünde katledilmesinin müsebbiplerinden birisidir. Bu adam m Türkiye'ye sevgisiyle, Türkiye'yi biz aldk diye sevinecektir?
Ben flimdi hepinize soruyorum; Sayn Dfliflleri Bakanna, Sayn Dfliflleri Bakanlndaki diplomatlara soruyorum: 1994 ylnda Avrupa ülkelerinin Türkiye'deki büyükelçilerinin en büyük faaliyeti ne idi; Türkiye'yi Gümrük Birliine sokmak için ikna etme... Gümrük Birliine Türkiye'nin girmesi zararldr diyen, buna karfl olan siyasî gruplar, üniversiteler veyahut da ekonomik topluluklarla urafltlar ve bunlar ikna için urafltlar. fiimdi, peki, Avrupa Birliinden önceki anlaflmalardan doan 1986'daki serbest dolaflm hakk için niçin srar etmiyorlar da, ngiliz, Alman, Fransz, talyan Büyükelçileri, gelip de, siz buna girin, girin, girin diye srar ediyorlar; bunu bile Türkiye görememifltir ve ben gireceim diye gayret edince, zaten Türkiye'yi almak peflinde olan, karar vermifl olan, böyle bir statüye durumu indirgemek hesabn yapmfl olan Avrupa, daha da büyük tavizleri -Kbrs tavizi gibi- alarak, Türkiye, sözüm ona girmifltir. Göreceiz tabiî neler getirecek Türk sanayii açsndan.
fiimdi, Sayn Dfliflleri Bakan, Sayn Hükümet, nezaket icab bile, bu anlaflmann metnini, Türkiye'deki siyasî partilere, bu Parlamentodaki gruplara vermemifllerdir; biz, baflka yerlerden almflzdr bu ngilizce metinleri. Halbuki, halktan korkuluyor, Parlamentodan korkuluyor "gönderin, inceleyelim, okuyalm; size gelelim, flu flöyle bu böyledir" diyelim... Bundan bile kaçnlmfltr, bu nezaket bile gösterilmemifltir.
fiimdi, burada, maddeler vardr, bunlar ngilizce maddeler; çok mulak maddeler. fiimdi, siz de söylediniz "biz, serbest ticaret bölgesine mi girdik; yoksa, Gümrük Birliine mi girdik?" Gazetelere bakarsanz, medyaya bakarsanz, hep anlatlan fley, serbest ticaret bölgesinin kaideleridir. Türkiye'ye zenginlik gelecek, mallar girecek; bir pembe tablo. Tabiî ki en çok çkar olan grup medya olacaktr. (RP sralarndan alkfllar) Çünkü, önümüzdeki yllarda, Türkiye'deki en gözde olan sektör reklam sektörüdür; Türkiye, bir tüketim ekonomisine yönelecektir. Hani, SHP'li, CHP'li arkadafllarn tenkit ettii 80'li yllardaki ANAP dönemi var, her fley ithal edildi. DYP'liler, siz "aslnda zengin deilsiniz; ama, borç parayla ithal ettiniz ve bugünkü duruma düfltük" demiyor musunuz; Türkiye'de ayn durum olacaktr. Türk halknn harcama seviyesi nedir; millî geliri 2 bin dolarn altndadr. Avrupalnn fert baflna geliri nedir; 20 bin dolar civarndadr. Siz neyi alacaksnz, neyi alacaksnz? Alm gücünüz mü olacak; ama, bunlarn reklam yaplacak, eer, bugün reklam harcamalar 5 trilyonsa, 20 trilyona çkacak. Tabiî ki medya, tabiî ki gazeteler, tabiî ki televizyon kanallar bunu alkfllayacak, halkn beynini ykayacak. (RP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar) Ama, ne olacak; siz bunlar borçla alacaksnz. Avrupallar size mal gönderecekler, arkasndan da borç verecekler. Siz deil misiniz, bu Hükümet deil mi, ANAP Hükümetine, dfl borçlar 60-70 milyar dolara çkardnz diyenler. Peki, bunlar olunca ne olacak; döviz kurlar tabiî ki yükselecek, Türkiye'de pahallk, tabiî ki, bu haliyle devam edecek .
fiimdi, size, flunu da soraym: Avrupalnn fert baflna 20 bin dolar millî geliri var, sizin 2 bin dolar; yan yana getiriyorsunuz; neyle yarflacaksnz...
Aslnda, biz, Refah Partisi olarak, gümrüklerin kaldrlmasna karfl deiliz. Bakn, açk söyleyeyim. Tabiî ki rekabet iyi bir fleydir. Rekabet kaliteyi de yükseltir, ucuzluu da getirir; fakat, o flartlar hazrlamanz gerekir. 1963'ten beri hazrlk dönemi, geçifl dönemi denildi; yani, neydi; Türk sanayiini Avrupa ile rekabet edebilecek düzeye getirmekti. Getirdiniz mi; soruyorum. fiimdi, daha m iyi Türkiye? Türkiye'de enflasyon yüzde 160'tr. Türkiye'de, dolar baznda kredi faizleri yüzde 15'tir, 20'dir. Evet. Türkiye'de faiz, yüzde 150, yüzde 200'dür. Avrupa'da faizler yüzde 2'dir, yüzde 3'tür, yüzde 4'tür; yani, sanayici yüzde 2'yle, 3'le, 4'le kredi alr. Türkiye'de yüzde 250 ile alr. Bununla hiçbir Avrupalyla yarflamazsnz.
MUKADDER BAfiE⁄MEZ (stanbul) Eflek satar, araba alrz(!)
ABDULLAH GÜL (Devamla) Türkiye'yi bu noktaya getirenler suçludur.
BAfiKAN Sayn Gül, 5 dakikada toplayabilirseniz çok memnun olacam. Bir skflklmz var, lütfen.
ABDULLAH GÜL (Devamla) Sayn Baflkanm, riayet edeceim. Teflekkür ederim efendim.
fiimdi, Türkiye flayet buna girerse, anlaflmalar tamamlanrsa bakn ne olacak; yabanc sermaye gelecek deniliyor. Doru, yabanc sermaye gelecek; ama, yabanc sermaye Türkiye'ye yatrm yapmak için gelmeyecek, yabanc sermaye, rekabet karflsnda sarslan Türk sanayiini fabrikalar, hisseleri, getirdii birkaç yüzbin dolarla satn almak için gelecek. (RP sralarndan alkfllar) Birçok sanayi, özellikle orta ve küçük ölçekli sanayi Türkiye'de batacaktr. Bunu, ben söylemiyorum, stanbul Sanayi Odasnn "Türkiye Gümrük Birliine Girdiinde Türk Sanayiinin Durumu Ne Olacak" diye çkard raporlar, kitaplar söylüyor.
fiimdi, neyin savunmasn yapyorsunuz Allahaflkna. Hepimiz, Türkiye'de iflsizlikten bahsetmiyor muyuz; hepinizin odasna gelen insanlar, bana "ifl, ifl" diye gelmiyor mu. Yarn göreceksiniz, batan sanayi karflsnda, odanza ifl diye gelen insanlarn says on misline çkacaktr. Bunlar, üzülerek söylüyorum; ama, bunlar gerçektir. Türkiye'de gerçek ilim adamlar da bunlar söylüyorlar; fakat, televizyon programlarndaki müzakerelere bakyorsunuz, oralara çkarlan herkes, resmî yayn organ gibi, herkes, bir pembe tablo çiziyor. Niçin bir tane de, ilim adamlarndan, politikaclardan, bunun farkl yann söyleyenler çkarlmyor, konuflturulmuyor, halktan gizleniyor; çünkü, Türkiye'de çkarclar, bunun peflindedir. (RP sralarndan alkfllar)
Bugün, sanayi ile uraflan büyük sanayiciler, göreceksiniz yarn sanayiden vazgeçecek. flçiyle, sigortayla, emeklilikle uraflmayacak; onlarn, zaten kontaktlar var Avrupa'da, onlar ithalatç durumuna düflecek ve ithal ettikleri mal satacaklar. Mukayeseli üstünlük diye bir fley vardr, göreceksiniz, Türkiye, sadece birkaç ufak sektörde belki üstünlüü olacak.
Tekstil sektörü diyorlar, tekstil sektörü dediiniz nedir; bugün tekstil sektöründeki makinelerin yüzde 90' ithaldir. Siz, 1 TIR dolusu kumafl satacaksnz; ama, karfllnda bir parça makinenin bedelini ödeyeceksiniz. Bu, budur... (RP sralarndan alkfllar) Bir parça dokuma tezgâhnn makinesi için 1 TIR kumafl vereceksiniz.
Tekstille hiçbir ülke kalknamaz, dünyada tekstille kalknmfl hiçbir ülke yoktur. Avrupa, bunun için tekstili terk etmifltir; Japonya, Kore bile tekstili terk etmektedir. Türkiye'nin, sadece gda veyahut da topraa dayal baz sanayilerde belki bir üstünlüü olacaktr; ama, Türkiye'yi daha da fakirlefltireceksiniz. Bu, uzun vadede görülecektir.
Deerli arkadafllar, aslnda bu konu çok derindir. Tabiî, bunun bir de baflka taraf vardr, Sayn Bakan, konuyu anlatrken: "Türkiye'de demokratikleflme olacak" dediler. Türkiye'de demokratikleflmenin olacana nanyor musunuz?! Avrupa'nn Türkiye'de gerçek anlamda, kendisinde olduu gibi, sivil bir demokrasi isteyeceine inanyormusunuz? nanyorsanz, Avrupa'y bilmediinizi buradan söyleyeceim.
Bu Mecliste, Avrupa'daki birçok kurulufla giden milletvekili arkadafllarm var; Avrupa Konseyi Parlamentosuna 12 milletvekili gidiyoruz; aranzda üye arkadafllar var. Orada, Türkiye'nin karfllaflt tavr hepimiz iyi biliyoruz; Türkiye'ye nasl tek tarafl bakld, nasl ikiyüzlü bakld, Türkiye'nin nasl aflalandn görüyoruz ve utanyoruz.
fiimdi, Cezayir'de serbest bir seçim yapld; çokpartili; her türlü parti seçime girdi. Demokratikti öyle deil mi Sayn Bakan!.. Peki, Avrupa, niçin Cezayir'deki demokrasiyi bile hazmedemedi ve bugün, askerî bir cuntay destekleyerek Cezayir'i kan gölü haline çevirdi? Türkiye'de siz demokrasi isteyeceini mi zannediyorsunuz? Avrupa Parlamentosunda, Türkiye'de bölücülüün, otonom idarelerin nasl istendiini; Türkiye'de Ermeni davasnn nasl savunulduunu göreceksiniz veya Türkiye'de, Salman Rüfldilere hürriyet istenecek. (RP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar) Fakat, Türkiye'de, bu milletin, bu devletin, bu ülkenin gerçek sahiplerinin, Müslümanca yaflamas söz konusu olduunda "köktendincilik" denilecek; Avrupa, budur.
Bunun için iflte Bosna-Hersek'te kan akmaktadr, 250 bin kifli öldürülmüfltür; Çeçenistan'da -Grozni'de- 25 bin kifli öldürülmüfltür ve Avrupa "Rusya'nn iç meselesi" demifltir. Dolaysyla, demokratikleflme diyorsunuz, bugünkü demokratikleflme paketi çksa, Türk Anayasas, Avrupa tipi bir anayasa gibi mi olacak? Soruyorum -dürüst ve samimi cevap verin- Millî Güvenlik Kurullarnda tartfllmas bile dile alnamayan maddeler hangi Avrupa ülkesinin anayasasnda vardr; dolaysyla, Avrupa yine, üçüncü dünya ülkelerine layk olan bir demokratikleflme istiyor Türkiye'de; onun için biz buna karflyz.
Kbrs meselesi Türkiye için dolayl olarak bitmifltir; iddia ediyorum burada. Krk yllk Kbrs meselesi; çünkü, siz imza atmflsnz ve demiflsiniz ki: "6 ay sonra, Kbrs'la Avrupa Birlii arasndaki üyelik anlaflmas bafllayacaktr" Bu ne demektir; Avrupa'y bilen herkes biliyor ki, alt ay sonra, bir sene sonra, Rum kesimi -ki, Avrupa'nn gözünde, Kbrs' Rum kesimi temsil etmektedir- Avrupa Birliine tam üye olarak girecektir.
fiimdiye kadar siz deil miydiniz ki, Kbrs meselesini Birleflmifl Mlletlerde tutmak, oradan dflar taflmak istemiyordunuz, hele, Avrupa platformuna hiç getirmek istemiyordunuz; çünkü, Avrupa'nn tavrn biliyorsunuz. Daha iki ay önce, Avrupa Konseyi Parlamentosunda alnan Kbrs'la ilgili karar, Türk Ordusunun iflgalci olduunu... Birleflmifl Milletlerin bile diyemedii hakareti yapt kararlar aldlar. Dolaysyla, Kbrs davasnn Brüksel'e taflnmas, Yunanistan'n, zaten, yllardr uraflt bir fleydi ve dolayl olarak bitmifltir. Siz diyorsunuz ki, "eer, Rum kesimi, Kbrs' sokarsa, biz de Kbrs'la bütünlefliriz" Sayn Bakan, sizin sözleriniz bizim için yeterli deildir. Bu millî davada, sizin burada, ben de flöyle yaparm demeniz bizi hiç ilgilendirmez; çünkü, onu yapabilecek gücü olmayacaktr Türkiye'nin; bunu söylüyorum. Eer olsayd, Türkiye, Avrupa Birliinden daha önceki anlaflmalardan doan haklarn elde edebilirdi. (RP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar)
Sözümü flöyle bitirmek istiyorum:
BAfiKAN Lütfen...
Teflekkür ederim.
ABDULLAH GÜL (Devamla) Ne üzücüdür ki, dün, Brüksel'den dönen heyet, burada, sözümona, göstermelik, nefleli fleylerle karflland. (RP sralarndan "Davulla zurnayla" sesleri) Ben, kendi adma utandm bundan. Davul zurnayla karflland. Türkiye içinde bitmifl, tükenmifl, ekonomiyi berbat etmifl, halk yaflamyor gibi yaflamaya mahkûm etmifl, evet, halk yaflamyor gibi yaflamaya mahkûm etmifl bir Hükümet, kendi halkna karfl baflarlaryla övünemiyor, gitmifl dflarda yapt...
SELÇUK MARUFLU (stanbul) Avrupa fatihi (!)
ABDULLAH GÜL (Devamla) Siz, o profesörün (Erol Manisal'nn) dedii gibi, Avrupa'nn zenginler kulübünün köflkünde, bahçedeki bir barakaya girdik diye sevinerek geldiniz. Halbuki, ben, flunu hatrladm: Bizim atalarmz -bugün onlarn ruhunu yâd ediyoruz ve bugün onlarn davasn güdüyoruz- bir gün, Avrupa'ya nasl gitmifllerdi, Osmanl Avrupa'ya nasl gitmiflti? Avrupa'ya, siz böyle gittiniz; ama, bizim atalarmz Avrupa'ya nasl gitti; ben, bunu karfllafltrarak dorusu çok üzüldüm.
Deerli arkadafllar, Avrupa Parlamentosundaki münakaflalar takip edin, Türkiye oralarda nasl rencide edilecek ve Türkiye oralarda nasl kötü durumlara düflürülecek göreceksiniz.
Son olarak flunu söylemek istiyorum: Sayn Bakan, malî protokolden bahsettiler ve ngilizce olarak hazrlanan bu anlaflmada "malî protokol 3 bölümden olufluyor" dediler; karar bölümü var, açklama bölümü var ve bir de draft declaration bölümü var; ne demek bu Allahaflkna, bunun Türkiye'yi balayc herhangi bir yan var m? Türkiye 3-4 milyar dolar alacakmfl... Sadece "vereceim " diyor. Bu bir anlaflma mdr, bunun balayc bir yönü var mdr; balayc hiçbir yönü yoktur; ama, bakn, Avrupa Birlii ne yapmfl: spanya'ya 51 milyar dolar vermifl ve spanya kendisini öyle hazrlamfl; Yunanistan'a 35 milyar dolar vermifl ve bunun içerisinde büyük bir ksm var ki, hibe; ama, bize verdii kredi, borç, borç...
Baflka?..
fiEVKET KAZAN (Kocaeli) Portekiz'e 17 milyar dolar vermifl.
ABDULLAH GÜL (Devamla) Evet, Portekiz'e 17 milyar dolar vermifl. Tabiî ki o ülkeler hazrlayacaklar kendilerini. Dediim gibi, biz, rekabetten kaçmyoruz; ülkeyi, tabiî rekabete açacaksnz; ama, bir sömürge haline getirmeyeceksiniz.
BAfiKAN Sayn Gül, lütfen efendim...
ABDULLAH GÜL (Devamla) Bitiriyorum Sayn Baflkanm.
Kapitalist onlar... Düyun-i Umumiyeyi hatrlayn, tekparti devrinin ideologlar, onlar tenkit ede ede bu halkn beynini ykad; fakat, ne yazk ki ayn duruma Türkiye'yi düflürmekle meflguller.
Hepinizi saygyla selamlyorum. (RP sralarndan "Bravo" sesleri, ayakta alkfllar)
BAfiKAN Teflekkür ederim.
Sayn Güler leri, Sayn Melike Hasefe ve Sayn Fethiye Özver, Doru Yol Partisi Grubu sözcüsünün konuflmasndan sonra size srayla söz vereceim. Eer naklen yayn kesilecek olursa, sizin konuflmalarnz banta alnacak ve yarn saat 14.00 ilâ 15.00 aras televizyondan verilecektir; ama, flimdi, ben, sizin adnza Sayn Faralyal'dan rica ediyorum, konuflmasn 10 dakika içerisine lütfen sdrsn.
Buyurun.
MELKE TUGAY HASEFE (stanbul) Sayn Baflkan, yarna kaldktan sonra zaten kymeti kalmamfltr. Konumuz bugünü, ilgilendiriyordu; üzgünüz. Tutanaklara geçmesi bakmndan arz ediyorum: Ben feragat ediyorum, konuflma yapmyorum.
BAfiKAN Buyurun.
DYP GRUBU ADINA ERSN FARALYALI (zmir) Sayn Baflkan, çok deerli milletvekilleri; Sayn Baflkan, benim konuflma süremi 10 dakikayla kstlayacak msnz, önce onu istirham edeyim...
BAfiKAN- Efendim, sadece rica ettim; hayr.
ERSN FARALYALI (Devamla) Efendim, tabiî, 10 dakika diye bafllad bütün sözcüler; ama, yarmflar saat konufltular, sizin yüksek müsamahanza dayanarak. Ben, yine de Grubum adna yapacam bu konuflmay, mümkün olduu kadar muhtasar yapacam.
MUSTAFA ÜNALDI (Konya) Yarm gün konuflsalar hak onlara.
ERSN FARALYALI (Devamla) Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; Gümrük Birlii gibi çok önemli bir konuda Doru Yol Partimizin Grubunun görüfllerini size ksaca aktarmak üzere huzurunuzdaym; bu vesileyle hepinize sayglarm sunuyorum ve yine bu vesileyle bu çat altnda, bugün, böylesine önemli bir konunun konuflulduu günde, bu uurda canlarn dahi feda eden devlet adamlarn flükranla yâd etmek istiyorum. 1957 senesinden bu yana bu uurda vermifl olduklar mücadelede bizi bugüne getirdiler; bunlarn hayatta olanlarna salk diliyorum, ebediyete göç etmifl olanlara da Tanr'dan rahmet diliyorum; ama, hepsini flükranla anyorum; çünkü, biraz evvel Sayn Gül'ün yapt konuflmadan sonra onlarn yapmfl olduu hizmetin büyüklüünü bir defa daha anlamfl durumdayz.
fiimdi, Doru Yol Partimiz olarak, bu olaya 1946'dan beri ismini yazdrmfl -bütün büyük olaylara ismini yazdrmfl- bir partinin devam olan bir parti olarak, hakikaten bütün gücümüzle ve varlmzla destek olduumuzu bir kere daha huzurunuzda beyan etmek istiyorum. Evet, bizim partimiz, daima Türkiye'nin büyük menfaatlar için uraflmfltr. Burada demokratikleflmeden söz ediliyor; Türkiye'de demokratikleflmeyi kim müesseselefltirmifltir? Burada büyümeden bahsediliyor; Türkiye'de büyümeyi hedef olarak alp da "Büyük Türkiye" hedefine doru milleti harekete geçiren hangi parti olmufltur?
M. RAUF ERTEKN (Kütahya) Anavatan Partisi...
ERSN FARALYALI (Devamla) Bunlar hangi parti kendisine misyon olarak inançla, samimiyetle...
M. RAUF ERTEKN (Kütahya)- Anavatan Partisi...
ERSN FARALYALI (Devamla) Efendim, ben Doru Yol Partimden bahsediyorum ve açklkla ifade ediyorum ki, iki köklü parti; Cumhuriyet Halk Partisinin ve Doru Yol Partisinin bugün bu baflarya ulaflmfl olmasn...
MUSTAFA ÜNALDI (Konya) Kökü Avrupa'da.
ERSN FARALYALI (Devamla) ...ve büyük hedefe ulaflmfl olmasn, kendilerine yediremeyenler, içlerine sindiremeyenler var.
SALH KAPUSUZ (Kayseri) Batrdnz memleketi, batrdnz.
ERSN FARALYALI (Devamla) Onlar, maalesef, anlyorum ki, hâlâ flu kadarck küçük düflünmeye devam ediyorlar. Siz küçük düflünmeye devam edin, biz de büyük düflünmeye devam edeceiz ve büyük hedeflere varacaz efendim.
AL O⁄UZ (stanbul) Memleketi bu hale siz getirdiniz; batrdnz memleketi.
ERSN FARALYALI (Devamla)- fiimdi, burada, konufltuumuz konu, gerçekten, Türk insannn layk olduu çadafl bir seviyeye ulaflmas için gerekli olan, ta 1957'de temelleri atlmfl, iflte 1963'te rahmetli smet nönü'nün imzalad Ankara Antlaflmas, her ne kadar çerçeve anlaflma idi ise de çok önemli bir belge olan Ankara Antlaflmasna istinaden gelinmifl olan nokta. Bu, Türk Milletinin esasen layk olduu çadafl geliflmeyi yaratabilecek, oraya gidebileceimiz bir geliflme olduu için, bizi hâlâ çadfl brakmak isteyenlerin tepkisiyle karfllaflyor. Malesef, bu gerçek, bugün, bir defa daha, bu kürsüden, eer hâlâ canl yayn devam ediyorsa, televizyondan bizi izleyen milletimize de aktarld.
AL O⁄UZ (stanbul) Millet sizin çadfl olduunuzu biliyor.
ERSN FARALYALI (Devamla) Ne yazk ki, aktarld; çünkü burada ifade edilen hususlarn hiçbirinin doru olmad, aslnda bizi izleyen deerli vatandafllarmzca çok iyi bilinmekte.
Ben flahsen çok üzüldüm ifadelerine. Demek ki Türk sanayiinin geldii seviyeyi bilmiyorlar, demek ki Türk Halknn hangi bilinçte olduunu dahi idrak edememifller.
ÖMER EKNC (Ankara) Millet sizi tasfiye edecek, tasfiye.
ERSN FARALYALI (Devamla)- Bu Gümrük Birlii konusu yeni bir konu olmad gibi, son zamanlarda, toplumumuzda enine boyuna tartfllmfl bir konudur ve inannz ki, toplumumuz tarafndan benimsenmifl, bizden, Yüce Meclisten daha önce kabul edildii için, bu anlaflmaya imza atmaya, bizim toplumumuz, bizi de teflvik etmifltir. Biz, böyle dinamik bir topluma sahibiz; siz bu dinamik toplumu çadfl ilkelerle, çadflna sürüklemeye çalflyorsunuz; biz de buna müsaade etmeyeceiz. (DYP sralarndan Bravo sesleri, alkfllar)
ABDULLAH GÜL (Kayseri) Halka niye gitmediniz, niye seçmene baflvurmadnz? (RP sralarndan gürültüler)
ERSN FARALYALI (Devamla) Efendim, istediinizi söyleyin...
BAfiKAN Efendim böyle müzakere var m?..
Siz devam edin efendim.
ERSN FARALYALI (Devamla) Müslüman Türkiyeyi, Hristiyan topluluuna gücüyle, varlyla kabul ettirmifl olmamz kendinize yediremiyorsunuz, hazmedemiyorsunuz. (DYP sralarndan Bravo sesleri, alkfllar) Çünkü, biz, burada ülkemizin ve milletimizin gerçek deerlerini ortaya koyduk ve hiçbir fleyden de taviz vermedik; ne kifliliimizden ve örf ve âdetlerimizden ve mukaddesatmzdan ve milliyetçiliimizden; hiçbir fleyden taviz vermedik ve vermeyeceiz. (DYP sralarndan alkfllar) Ama, siz bu demagojiyle bu konunun üzerine giderseniz, karflnzda Yüce Türk Milletini daima bulacaksnz...
ABDULLAH GÜL (Kayseri) Belge ile konuflun.
SALH KAPUSUZ (Kayseri) Paspas oldunuz...
ERSN FARALYALI (Devamla) fiimdi, baknz birtakm faraziyelerle burada aleyhte görüflmeler yapld; neydi bu: flte, fert baflna 2 bin dolar seviyesinde geliri olan bir Türkiyenin, fert baflna 20 bin dolar seviyesinde geliri olan Avrupa ile nasl mücadele edeceidir. Bafllangçta tamamen tenakuz; brakn ki, dierleri tamamen faraziye, bu tamamen tenakuz. Yani, eer biz, bu Gümrük Birliine girmek suretiyle, pazarmz Avrupaya açtk diye görüyorsanz, o zaman, fert baflna 2 bin dolar gelirle, bu büyük bir pazar olmuyor, yani benim için 370 milyonluk bir pazar var ve benim orada mukayeseli avantajlarm var onuda söyleyeceim onun için de çok üzüldüm, demek ki, siz Türk sanayisinin geldii seviyeyi dahi hâlâ bilmiyorsunuz...
ABDULLAH GÜL (Kayseri) stanbul Sanayi Odas daha iyi biliyor.
ERSN FARALYALI (Devamla) - stanbul Sanayi Odasnn söyledii o deil efendim. stanbul Sanayi Odasnn söyledii, 22 sene evvel bu katma protokol görüflmeleri devam ederken, bizim de söylediimiz fleydir; yani, baz sektörlerde, rekabet gücü olmayan sektörlerde, biz o sektörü terk ederiz.
MUSTAFA BAfi (stanbul) Sen de iflas ettin.
ERSN FARALYALI (Devamla) Ama, onun yerine mukayeseli avantajlarmz olan sektörlerde de rekabet gücünü salarz ve Avrupa pazarlarna yerlefliriz; iflte, tpk, bugün olduu gibi.
SALH KAPUSUZ (Kayseri) Belli, belli...
ERSN FARALYALI (Devamla) fiimdi, burada, önemli olan husus fludur efendim -demin söylediim gibi- biz, büyük düflünmeye devam edeceiz; büyük hedefler peflinde koflacaz...
AL O⁄UZ (stanbul) Memleketi batrdnz.
SELÇUK MARUFLU (stanbul) Millet, sizi cüce yapacaktr.
ERSN FARALYALI (Devamla) ...ve bugün, Cumhuriyet Halk Partisiyle devam etmekte olan bu Koalisyonun hedefleri de, kendi partilerine, flanlarna, flöhretlerine layk olduu gibi büyüktür. Bu Koalisyon devam edecektir.
SALH KAPUSUZ (Kayseri) Gümrük Birliini konuflun, koalisyonu deil.
ERSN FARALYALI (Devamla) Bu Koalisyonun iki deerli partisi, Gümrük Birlii Antlaflmasna imza atmfltr.
BAfiKAN Sayn Kapusuz, ne biçim usul bu yani; sözcünüz konufltu...
ERSN FARALYALI (Devamla) Öyle anlyorum ki bugünkü görüflmelerden, bu imzay atanlar (Sayn Karayalçn ve Sayn Tansu Çiller) hakl olarak tarihe geçecekleri için, siz, onu da kskanyorsunuz. (DYP sralarndan alkfllar; RP sralarndan Bravo sesleri, alkfllar [!])
ÖMER EKNC (Ankara) Ufukta bakanlk var herhalde.
AL O⁄UZ (stanbul) Ya çekme, seni bakan yapmazlar; bir kere oldun.
ERSN FARALYALI (Devamla) Çünkü, imzalanan doküman, tarihî bir dokümandr; onun altnda, deerli iki devlet adammzn -bir tanesi Sayn Baflbakann, bir tanesi de Sayn Dfliflleri Bakanmzn olmak üzere- imzas vardr.
Ha, bütünüyle, bu deerli iki devlet adamna m aittir baflar; hayr -biraz evvel söyledim- 1957den beri gelen bir çabann ürünüdür; ama, flunu iyi biliniz ki, eer, bugünkü Hükümet -49 uncu Hükümetimizinden bafllayarak- daha dorusu bu Koalisyon, bu konudaki siyasî kararlln ortaya koymasayd, tpk, hazrlk dönemindeki 5 senenin uzatlmas gibi, bu 22 senelik dönem de uzatlabilirdi.
BAfiKAN Sayn Faralyal, sözünüzü kesmeyeceim; ama, 7 dakikadr canl yayndasnz...
ERSN FARALYALI (Devamla) Hayr efendim, canl yayn için deil.
BAfiKAN Ona göre, notlarnzn arkasndakini öne alabilirsiniz.
ERSN FARALYALI (Devamla) Teflekkür ederim.
Ben, Yüce Meclise hitap ediyorum; canl yayn kesilse de olabilir efendim.
fiimdi, flu hususu belirtmek istiyorum: Sayn milletvekilleri, bu konu, ülkemiz için çok önemli bir konu ve sureti katiyede demagoji kaldrmayacak bir konu. Yani, sizler de gerçekleri bildiiniz halde, gerçekleri çarptarak, buradan, milleti yanltmaya hakknzn olmad bir konu; çünkü...
HÜSEYN ERDAL (Yozgat) Türkiyeyi müstemleke yaptnz.
ERSN FARALYALI (Devamla) Efendim, müstemlekenin ne olduunu, siz, herhalde bilmiyorsunuz. Türkiye, hiçbir zaman müstemleke olmad; olmayacaktr da.
flte, biraz evvel söylediim... Yani, siz, flimdi, burada kalkp da, benim karflmda, eer demagoji yapmaya devam ederseniz, o zaman, ben de, dorudan doruya, imzalanmfl olan bu önemli belgenin, Türkiye için ne kadar faydal olduunu, yüce milletimize anlatmaya, buradaki imkânm yettii kadaryla; ama, her vesileyle anlatmaya devam ederim; çünkü, baknz, çok basit bir hesap, hiç, ilerisinde böyle birtakm faraziyelerle bu ifli baltalamaya gayret etmenin bir manas yok.
Yunanistan'dan bahsettiniz; dediniz ki: "Türkiye 2 bin dolar seviyesinde kald, fert baflna millî gelirde; Yunanistan, 6 bin dolara yükseldi; 3 misli, 3'e katlad; halbuki, baflladmz zaman aynydk." Siz dediniz bunu. Ha, Yunanistan'daki sanayileflme, bizim sanayileflmemizin onda biridir.
MEHMET ÇEB (Samsun) Yüzde biridir.
ERSN FARALYALI (Devamla) Ben onda biridir diyorum; yani, bizim çok afla seviyemizdedir. Yunanistan, eer, buradan, flantaj yapmak suretiyle, tabiri caizse, dorudan doruya rüflvet almak suretiyle, fert baflna millî gelirini buraya yükselttiyse, benim toplumumdaki dinamizm, benim bugün erifltiim seviyedeki sanayim, beni, bu toplulua açldm zaman, yani, 370 milyon bir tüketim toplumuna açldm zaman, çok ksa bir sürede, Yunanistan'n 2 katna, yani, 12 bir dolara kadar çkaracak bir potansiyele sahiptir. (DYP sralarndan "Bravo" sesleri, alkfllar) Bu gerçei niye görmek istemiyorsunuz; çünkü, ülkenin çadafllaflmasn, Türk Milletinin, Türk insannn, hak ettii refah seviyesine gelmesini istemiyorsunuz.
SALH KAPUSUZ (Kayseri) Sayn sözcü, 37'lerden vaz m geçtiniz yoksa; imzanz geri mi çektiniz 37'lerden?
ERSN FARALYALI (Devamla) Efendim?..
SALH KAPUSUZ (Kayseri) Bakan olmak için yoksa imzanz geri mi çektiniz 37'lerden? Anlaflld, bakanlk istiyorsunuz herhalde.
ERSN FARALYALI (Devamla) fiimdi, ben, hasbelkader diyeceim, aslnda, hasbelkader kelimesi önemli bir kelimedir, hiç de hasbelkader deildi; ama, 1966 senesinden beri, ktisadî Kalknma Vakfnda, bu konuyu, bir hayli üzerinde çalflmfl bir arkadaflnz olarak ve inanarak söylüyorum. Yoksa, burada, politik geliflmelerle ilgili hiçbir fley de söylemiyorum, gerçekleri tamamen söylüyorum.
SALH KAPUSUZ (Kayseri) Yok, öyle deil, inanmam.
ERSN FARALYALI (Devamla) Baknz, Türkiye'de 1963 Ankara Antlaflmas imzalandktan sonra -biraz evvel belirtildi, çok ksaca deinmek istiyorum- bir hazrlk dönemi vard 5 sene; bir de geçifl dönemi vard 22 sene. Bu 5 senelik dönem içerisinde, birtakm olaylardan dolay, biz hazr olamadmz için, bu süre uzatld; 1971'de, aslnda, Katma Protokol imzaland, 1973'te yürürlüe girdi; ama 1971'de imzalanmasyla beraber, birçok sanayi ürünlerinin -o zaman benim de ifltigal ettiim ürünler- Avrupa pazarlarna dorudan doruya sfr gümrükle ihraç edilmesi imkân kazanld. Ne oldu biliyor musunuz neticesinde; kapasitelerimizi bir anda on misline, yirmi misline çkardk. flte, böyle büyük bir pazara hitap etmenin tabiî neticesi budur ve Türkiye, inflallah, 1996'nn 1 Ocandan itibaren bu imkân çok daha iyi kullanacaktr.
Geçifl dönemi olan yirmiiki seneyi iyi deerlendirdiimizi ben de kabul etmiyorum. Maalesef, büyük bir frsat kaçrdk; ama, bu frsat kaçrmada, kabul edelim ki...
HÜSEYN BALYALI (Balkesir) htilalleri söyle.
ERSN FARALYALI (Devamla) Evet; birtakm rejim inktalar vard. Eer bunlar olmasayd, biz çoktan Gümrük Birliine de girmifltik, hatta, belki bugün, sizin muhalefetinize ramen, tam üyeydik.
M. RAUF ERTEKN (Kütahya) Hangi sanayiyle?!
AL O⁄UZ (stanbul) Hiç olmazsa, beceremediinizi söylediniz.
ERSN FARALYALI (Devamla) Bizi tam üyelie almayacak diyenlere de flöyle bir fley söylemek istiyorum: Eer, bizi tam üyelie almak niyeti olmasa Avrupa Birliinin, bizimle oturup da bu Gümrük Birlii Antlaflmasn -Ankara Antlaflmasnn bir gerei olarak- yapmazd -biraz evvel verdiim örnekten hareket ederek- hazrlk dönemi olan 5 seneyi, 9 seneye çkard gibi, bu 22 seneyi de 30 seneye çkarrd.
ABDULLAH GÜL (Kayseri) Serbest dolaflm niye vermedi Ankara Antlaflmasyla?
ERSN FARALYALI (Devamla) Tabiî, bu Antlaflmayla her fley bitmifl deildir; bunu çok deerli basn mensuplarmz da söylüyor, politikaclarmz da söylüyor; bugün de söylendi, Sayn Bakanmz da söyledi; ama, bu, bafllangç da deildir. fiunu ifade edeyim: Bundan sonra, önümüzde, siyasî, sosyal ve ekonomik gayretlerimiz olacaktr; bunu hep birlikte, bu Meclis olarak yapacaz ve hiç kimse için yapmayacaz, Türk Milletinin menfaat için yapacaz. Esasen, Yüce Meclisimizin gündeminde olan ve entegrasyonu kolaylafltracak olan yasalarn hepsi, milletimiz için hazrlanmfl yasalardr; ne yazk ki, Meclisteki çalflma tempomuzdan dolay gecikmifltir; ama, flimdi, onlar süratlendirmek mecburiyetindeyiz. Bir vesile oldu. Zaten, Avrupa Topluluu, bizim için, hiçbir zaman bir amaç deil, bir araç olmufltur; ama, bu vesileyle çalflmalarmz süratlendirmek mecburiyetinde olduumuzu görüyoruz ve bunu hep birlikte yapacamz inancn da taflyoruz.
fiimdi "Efendim, Ankara Antlaflmasnn bir gerei olduu için, bu Gümrük Birlii Anlaflmas da imzaland" demek bir yerde hakszlk oluyor; çünkü, biraz evvel belirttiim gibi, eer, flu son iki üç senelik siyasî kararllk olmasayd, bunu karfl taraf ertelerdi. Ha, bizim gücümüzü çok iyi biliyor. Evet, Sayn nan çok doru söyledi; Avrupa, bizim gücümüzü çok iyi biliyor; ama, biz, maalesef, o gücümüzü, bugüne kadar yeteri kadar bilmiyormufluz. Elimizdeki kartlar, kozlar iyi oynadmz zaman, iflte Avrupa Birlii de Avrupa Topluluu da, adna ne derseniz deyin, bizi, bir büyük devlet olarak kabul etmek mecburiyetinde kalyor ve bugün, gelinmifl olan nokta budur. Bununla hepimizin iftihar etmesi lazmken, burada, birtakm, baflka maksatlarla sözlerin ifade edilmifl olmasndan ben flahsen üzüldüm...
HÜSEYN ERDAL (Yozgat) Siz, Genel Baflkannza sorun.
ERSN FARALYALI (Devamla) Efendim, Kbrs meselesi, Kbrs meselesi... Baknz, Kbrs meselesinde, eer, bir endifle varsa... Bize göre, bu konuda da hiçbir endifleye mahal olmamas gerekir. Neden; çünkü, Avrupa Birliinin birkaç tane prensibi var; bunlardan bir tanesi kesin olarak demokratikleflmifl olan bir ülke; yani, demokrat bir ülke. Bizim tam üyelik müracaatmz askya almalarnn sebebi, bu demokratikleflmenin inktalara uraflmfl olmasndan dolaydr. Tpk Yunanistan'daki albaylar cuntas gibi; ama, onlar daha akll davrandlar; 1978 senesinde müracaatlarn yaptlar. Ayn dönemde, biz, müracaatmz yapsaydk, belki, bugün biz de tam üye olmufl olurduk.
fiimdi, bir dier kriterleri ekonomik meseleleridir. Tabiî, dou blokunun, yani, Berlin Duvarnn çökmesiyle ortaya çkan yeni durum muvacehesinde, Avrupa Topluluu, önce, kendi mutfan temizlemek mecburiyetini hissetmifltir ve dolaysyla, civar ülkeleri; yani, eski dou bloku ülkelerini içlerine almak, bünyelerine almak için bir gayrete girmifllerdir. Ondan evvel, Portekiz, spanya, Yunanistan' zaten tam üye olarak kabul ettiklerinde birtakm sorunlar karfllarna çkmflt. Bu defa, daha büyük boyutlarda sorunlar karfllarna çkt; ama, dikkat ediniz, ekonomik durumu tehlikede olan hiçbir ülkeyi, tam üye olarak almamfllardr. Evet, biz de tenkit ediyoruz, biz de üzülüyoruz 1994 senesinde Türkiye'de enflasyon yüzde 160'lara varmfltr, bu bir gerçek; ama, eer, bizi, bu kadar yakndan tandn sizin de kabul ettiiniz Avrupa, bizim, bu ekonomik mücadeleden baflaryla çkacamz görmeseydi, bu anlaflmay imzalar myd; yani, Avrupa, hiçbir zaman srtnda bir kambur taflmaya raz gelmez.
SALH KAPUSUZ (Kayseri) Avrupa srtna almyor ki zaten, yanna balyor...
ERSN FARALYALI (Devamla) Hayr efendim.
BAfiKAN Sayn Kapusuz...
ERSN FARALYALI (Devamla) fiimdi, tabiî, siz; yani, dediim gibi, birtakm polemiklerle, demagojilerle bu konuyu geçifltireceimizi zannediyorsanz, geçifltiremezsiniz; hiç bofl yere çaba sarf etmeyin.
fiimdi, durum fludur efendim: Biz, büyük bir potansiyele sahip, büyük bir devletiz.
SALH KAPUSUZ (Kayseri) Doru konuflun da herkes dinlesin.
MEHMET ÇEB (Samsun) Kapusuz, sen ne anlarsn ki bu iflten.
ERSN FARALYALI (Devamla) Buna inanmayanlar büyük hata yapyorlar; bugün onu gördüm, buna inanmayanlar büyük hata yapyorlar.
Bugün, bundan otuz sene evvel, geri kalmfl ülke sfatndan syrldk, sanayileflmifl; ama, ileri sanayi ülkesi olmasak bile, sanayileflmifl ülkeyiz. Nasl m; söyleyeyim: Eer, bir ülke kendi teknolojisini satabiliyorsa, yatrm mal üretip, fabrikalar kurabiliyorsa, bu ülke sanayileflmifl ülkedir. Bunun dereceleri vardr; iflte, biz daha, belki geliflmekte olan ülke snfndan da çktk, sanayileflmifl ülke olduk.
fiimdi, markalarnn isimlerini burada söylersem, belki, reklam faslna giriyor diye oradan sataflma olur, onun için isimlerini söylemeden, hem elektronik hem de beyaz eflyalarda -tekstili saymayacam- oto yedekparçalarnda kendi teknolojilerimizle ürettiimiz, kalplarn kendi yaptmz ürünleri, bugün, bütün Avrupa'ya ihraç etmekteyiz. Evet, artk hiç kimse, her fleyi ben yapacam iddiasnda olamaz. Bu, globalleflmeden bahsediliyor, snrlar kaldrlmfl ekonomiden bahsediliyor. Yüce Meclis, daha bundan bir süre evvel, Dünya Ticaret Birliine girmemiz için karar ald. Peki, bu kararlar alrken, bu geliflmeleri beklemiyor muydunuz; yani, bu geliflmeler iki günde mi oldu da bugün karfl çkyorsunuz; bunu anlamak mümkün deil.
Biz, bugün, Dünya Ticaret Birliine -ki, o birlik, yaknda, Uruguay Round müzakereleri neticesi gelinmifl olan GATT Antlaflmasn dahi belki ortadan kaldracaktr, o kadar genifl kapsaml olacaktr- girmeyi kabul ettik; yani, kendi yamzla kavrulmak diye bir fley kalmad. Eer, ben, ortaklk yapacaksam, gayet tabiî, bir de zenginlerle ortaklk yapacam üstelik; niye fakirlerle ortaklk yapaym?
Sayn milletvekilleri, bütün bunlar dikkate aldnz zaman, göreceksiniz ki, nasl, bugüne kadar Avrupa Topluluuna tam üye olmufl olanlarn hiçbiri -Yunanistan bile- bu iflten zararl çkmadysa, biz, haydi haydi zararl çkmayacamz gibi, çok büyük ekonomik, siyasî ve sosyal kazançlarla bu birlii devam ettireceiz ve önümüzdeki on yl içerisinde, göreceksiniz, bu sayede -hakikaten, bugüne kadar ihmal edilmifl olmasna ramen- aslnda hakk olan refah seviyesine Türk insann ulafltrmfl olacaz.
Sayn Baflkanm, bu antlaflmann, ülkemiz için hayrl ve uurlu olacana inancm bir defa daha tekrarlyor, bu düflüncelerle -süremi de fazla afltm zannetmiyorum- hepinize flahsm ve Doru Yol Partisi Grubu adna sayglarm sunuyorum.
Teflekkür ederim. (DYP ve CHP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN Teflekkür ederim Sayn Faralyal.
Sayn milletvekilleri, bugün -belki geçen yllarn verdii tecrübeyle- gündemin bu noktaya geleceini tahmin etmifltim ve iki üç kere "Sayn Güler leri'ye, Sayn Melike Hasefe'ye, Sayn Fethiye Özver'e bu müzakerenin dflnda söz vereceim" dedim. Bunu iki kere tekrarlamamn nedeni fluydu; yaynn kesileceini bildiim için, arkadafllarmzn hakk yenmesin, bugün bu konuda konuflacaklar canl yaynda duyulsun istedim.
Ben, flimdi arkadafllarma söz vereceim, banta alnacak, yarn gösterilecek.
MELKE TUGAY HASEFE (stanbul) Kymeti yok.
BAfiKAN Ondan sonra, flimdi, arkadafllarma söz vereceim; banta alnacak, yarn gösterilecek. Bunlar söylerken, gruplara da ayn ihtar yapmfl oluyorum; yani, gruplara da, yaynn bir noktada kesileceini söylüyorum. Niye yayn kesiliyor; onbefl gün evvel, TRT 3 bizden müsaade istemifltir; demifltir ki "Fransa-Türkiye ordu maçn müsaade ederseniz naklen vereceim." Bu olayla onbefl gün evvel karfllaflacamz belli deildi ve TRT 3'e "bu yayn yap" dedik. Bu, bir millî maçtr; bu veriliyor.
fiimdi, bakn, Sayn Dfliflleri Bakannn çok rahatça konuflmas için, Tüzüün verdii 20 dakika konuflma hakkn 57 dakika olarak kullandrdm. 20 dakika yerine 57 dakika konuflulunca, Sayn nan'a bir hak dodu; onun 10 dakikas da 36 dakika oldu. Ondan sonra -Sayn Hacalolu'na, bu noktaya geleceiz diye bir iki kere rica ettim- yine, Sayn Hacalolu 28 dakika kulland. Sayn Abdullah Gül'ü de iki defa ihtar ettiim zaman arkadafllarm alnd; ama, yine, 28 dakika kulland. Sayn Faralyal'ya konuflmasnn 10 uncu dakikasnda, 7 dakika canl yayndasnz, sözünüzü kesmeyeceim, dedim; yani, 17 dakika canl yaynda, 4 dakika da -sözünü kesmedim, kendisi bitirdi- canl yaynn dflnda konuflma yapt.
fiimdi, burada, inanrsanz, ben, sizden daha çok dikkat ediyorum; ama, konunun ehemmiyetinden dolay, Sayn Bakann sözünü kesme imkân bulamadm ve rahatça konuflmufl oldu.
BAfiKAN fiimdi, gündeme geçmeden önce, söz isteme srasna göre, bugün Dünya Kadnlar Günü olduu için, Sayn Güler leri'ye, Sayn Melike Hasefe'ye, Sayn Fethiye Özver'e söz vereceim.
Sayn Güler leri, buyurun.
BÜLENT ATASAYAN (Kocaeli) Dünya Kadnlar Gününde kadnlarn hakkn yedik demek ki...
BAfiKAN Yemedim... ki kere, canl yaynda...
MELKE TUGAY HASEFE (stanbul) Sayn Baflkan, bize, sabahleyin 5'er dakika söz verebilirdiniz; 15 dakika sürecekti. Bugün konuflma yapmadktan sonra ne kymeti var. Senede bir gün...
BAfiKAN Sayn leri, buyurun.
GÜLER LER (Tokat) Melike Hanm, bunu kabul etmeliyiz; 450 milletvekilinin içinde sadece 8 taneyiz; onun için onlarn sözü geçerlidir.
MELKE TUGAY HASEFE (stanbul) Ben kabul etmiyorum.
GÜLER LER (Devamla) Biz, Mecliste ne vakit çounluumuzu elde edersek, o zaman sözümüzü de gününde alrz. (Alkfllar)
Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; 8 Mart Dünya Kadnlar Gününde, genelde kadn ve ülkemiz kadnnn bir panoramasn çizmek istiyorum. Kadn ve erkein farkl toplumsallaflma süreçleri içinde, cinsel kimlikleri dorultusunda, belli rollerle donatlmas sonucu, ortaya, özel alan, kamusal alan ayrm çkmfl, geleneksel bu ayrmla erkek-kadn ayrm belirginleflmifltir.
Özel alan, ev alannda kadn, kamusal alan erkek kimlikleriyle tannr hale gelmifltir. Kamusal alan cisimlendiren özel alan erdemle tanmlanrken, kamusal alan, haklarn, karar mekanizmalarnn ve güç paylaflmnn alan haline gelmifltir. Kadnlarn ekonomik haklardan, eitim olanaklarndan yeterince yararlanamamalar, toplumsal alanda ikincil durumda kalmalar ve etkinliklerinin ev içine yönelik kalmas, tüm toplumlarda farkl boyutlarda da olsa, süregelmifltir.
Modernleflme sürecinde, kadn, erkek emei dflnda kalan, üretim maliyetini düflüren, daha az beenilen ifllerde çalflmaya bafllayarak ancak kamusal alana admn atabilmifltir; ayn zamanda kendisine mal edilen özel alan, yani, ev içi etkinliklerini de sürdürmüfl; ancak, ürettii bu artk deer için sistem ona bir ücret ödememifltir; çünkü, geleneksel olarak ev zaten kadnn özel alandr. Bir de, ev kadn kavram icat edilmifl ve ev içi etkinliklerinin gerçekte çalflma olmad ilan edilip, bu durum meflrulafltrlmfltr. Modernleflmenin etkisiyle kamusal alana admn atp bu arada kendisinden beklenen ev ifline ve çocuk yetifltirilmesine yönelik rollerini de yerine getiren kadn, modern ve geleneksel deerlerin iç içe geçtii toplumsal bir görünüm kazanr. Bu, elbette ki, bir önceki geleneksel görünümüne göre önemli bir deiflimdir; ancak, kadnn, erkee göre ikincil konumu devam etmektedir.
Kamusal alanda siyasî katlm, parlamento ve hükümette, yerel yönetimlerde, siyasî parti örgütlerinde kadnlarn elveriflsiz konumlar, evrensel bir özelliktir. Ülkemizde de bu elveriflsiz konumun varl, mevcut istatistiklerin fl altnda, hepimizin bilgisi dahilindedir. Kamu ve özel sektör yönetimi ile meslekî ve akademik kurulufllarda kadn katlm, dier alanlara göre ümit veren oranlarda; ancak, istenilen düzeyde deildir.
Eitim, salk ve istihdam alanlarnda üretkenlii artran kaynaklardan yararlanmada, mülkiyet edinmede kadnlar, hep ikincil ve elveriflsiz konumdadrlar. Aile içi fliddetin ve bölgesel-yerel savafllarda kadn ve çocuklar hedef alan tecavüz ve fliddetin insan haklar ihlali olduu, uluslararas sözleflmelerle tescil edilmifltir. Sevindirici olan tek fley, bu açmaz aflmak için, son yllarda, dünyada ve ülkemizde devlet ve gönüllü kurulufllarn geleneksel bakfl açsndan farkl bir biçimde, toplumun, aile yapsn ve iliflkilerini sorgulamasdr. Taraf olduumuz uluslararas antlaflmalar, yasal donanmmz ve toplumsal yapmzn demokratik bir ortamda sorgulanmasyla azmsanmayacak yollar katedeceimize inanyorum.
Demokrasiler, barfl ortamlarnda yeflerir, büyür. Bu nedenle, ulusal ve uluslararas barfln salanmas, evrensel hedeftir. Barfl salamak ise, tüm dünya kadnlarnn ortak hedefidir. Kadnlar savafla karfldr; çünkü, cephe gerisinin sefaletini onlar çeker; sevdiklerini onlar yitirir, onun acsn çekerler; savafl biter, savafl sonrasnn maddî manevî yaralarnn sarlmasnda da kadnlara görev düfler. Kurtulufl Savaflnda ve sonrasnda kadnlarmz özveri destanlar yaratmamfllar mdr; Birinci Dünya Savaflndan sonra, Almanya'da, ykntlar elleriyle kaldran, yollarn, evlerin yeniden yaplmasn salayan kadnlar deil midir...
Savafla karfl duran ve savafl yaralarn saran tüm kadnlarn, ninelerimizin ans önünde saygyla eiliyor; ülkem ve dünya kadnlarn umutla selamlyorum.
8 Mart Dünya Kadnlar Gününü kutluyor, hepinize sayglar sunuyorum. (CHP ve DYP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN Sayn Melike Hasefe?..
MELKE TUGAY HASEFE (stanbul) Ben feragat ettim efendim...
Ben knyorum bunu... Tutanaklara geçsin.
BAfiKAN fiimdi, Sayn Melike Hasefe, o kadar hakszsnz ki... 3 hanmefendi söz istemifl... çtüzük bize diyor ki "3 tane gündem dfl söz verebilirsiniz." Bu arada Hükümet girmifl gündem dfl konuflmalarn arasna. O zaman, hanmlarn birisi geride kalacak... Hükümet giriyor, 3 kifli konuflmufl oluyor.
Hükümet öncelik alr. Hükümete öncelik de verdiime göre, konu kesilemez; gruplara da söz hakk douyor; ama, buna ramen, biz geri döndük, bugüne kadar uygulama nasl olmufltur diye baktk; hükümet, geçmiflte, birinci kifli olarak kabul edilmemifl, üç kifliye daha söz verilmifl. Böylece, ben, burada, iki saattir hem arkamdaki görevlilerle hem hukukla hem çtüzükle baflbafla, size, üçünüze söz vermeye çalflyorum, siz orada beni protesto ediyorsunuz... Hak, adalet mi bu?..
MELKE TUGAY HASEFE (stanbul) Evet Sayn Baflkan, hak, adalettir. Kadnlar Gününde siz bize 5'er dakika söz vermediniz, bu nedenle protesto ediyorum... Sizin yaptnz hak, adalet deildir.
BAfiKAN Efendim 3 kere adnz söyledim, Kadnlar Gününde konuflacaksnz; ama, bir araya getireceim diye...
MELKE TUGAY HASEFE (stanbul) Sizin yaptnz hak, adalet deildir. Protesto ediyorum...
BAfiKAN O zaman, siz, Kadnlar Gününde Meclise deil sokaa konuflmak istiyorsunuz...
Grup sözcünüzü 36 dakika konuflturdum!..
BAfiKAN Sayn Fethiye Özver; buyurun.
FETHYE ÖZVER (Tekirda) Sayn Baflkan, sayn milletvekilleri; 8 Mart Dünya Kadnlar Günü dolaysyla gündem dfl söz almfl bulunuyorum; hepinizi saygyla selamlyorum.
8 Mart 1857 tarihinde, New York'ta, 40 bin kadar kadnn, çalflma sürelerinin uzunluunu ve ücretlerinin azln protesto ettikleri grev günün, 1910 ylnda, Alman sosyal demokrat Klara Zetkin'in önerisi üzerine, Uluslararas Kadn Günü olarak benimsenmifl ve nihayet, 16 Aralk 1977'de, Birleflmifl Milletler tarafndan, Kadn Haklar çin Birleflmifl Milletler Günü olarak kabul edilmesi salanmfltr.
Kadnlarn hak arama mücadelelerininin birkaç yüzyl aflan bir tarihi vardr. Bu tarihsel süreçte yaflananlar, savafllarn insanla getirdii yeni fikirler ve ekonomik zorunluluklar, kadnlarn, ezilmeye karfl bir direnme bilinci gelifltirmelerine temel oluflturmufltur. Kadnn hem toplumsal alanda hem de özel yaflamda cinsiyet ayrmclna uramas, kimliinin belli kalplar içerisine skfltrlmas ve orada tutulmas, hakl mücadelesinin dayanadr.
Yafladmz yüzyl, kadn sorunlar alannda uluslararas bir bilincin oluflumuna da sahne olmufltur. 1975-1985 Birleflmifl Milletler dünya kadn on ylndan bafllayarak, hemen hemen tüm ülkeler, kadna yönelik somut uygulamalar bafllatmfllardr. 1995'te, Pekin'de, yine ayn konuda bir toplant yaplacaktr. Birleflmifl Milletler tarafndan, 1981 ylnda imzaya açlan, Kadna Karfl Her Türlü Ayrmcln Önlenmesi Uluslararas Sözleflmesi ile 1985 Nairobi leriye Dönük Stratejileri bu konuda itici güç oluflturmufltur. Türkiyemiz, bu sözleflmeyi 1985 ylnda imzalamfltr; bu dorultuda, ulusal mekanizmann oluflumu sürecini bafllatmfl ve kadn politikas gündemi yeni bir boyut kazanmfltr.
Ülkemizde cumhuriyetle bafllayan süreç, kadnlar için, dünyadaki çou ülkeden önce eflitlikçi bir yasal çerçeve oluflturmufltur. Yetmifl küsur yllk cumhuriyet tarihimizde, 85 kadn milletvekili Meclise gelmifl; bunlar arasndan 5 kadn, farkl hükümetlerde, 10 kez bakanlk görevini üstlenmifltir.
1931 ylnda, Mustafa Kemal Atatürk diyor ki: "Onun içindir ki, Türk kadnlar, memleketin mukadderatn millet namna idare eden siyasî zümreye dahil olma arzusunu izhar ile memleketin, milletin vatandafllara tahmil ettii vazifelerin hiçbirinden kendilerinin uzak braklacan düflünemezler; çünkü, vazife mukabili olmayan hak mevcut deildir."
Nihayet, 1993 ylnda, Türkiye'de, ilk kez bir kadn -Doru Yol Partisinden- Baflbakan seçilmifl ve iflbaflna gelmifltir.
Yerel yönetimlerde de kadn says son derece azdr; örnein, yalnz 1 vali ve 3 kaymakam görev yapmaktadr.
Kamu yönetiminde son derece nitelikli bir kadn kesimi vardr; yüksekörenim görmüfl kadnlarn bafllca çalflma alan kamu yönetimidir. Buna karfllk, karar mekanizmalarnda kadnlarn says çok azdr. 1938 ylndan günümüze kadar, kamu yönetiminde çalflan kadn says 27 kat artmfltr.
Genel yönetimde, doum öncesi ve sonras toplam 9 haftalk ücretli izin, 6 aylk ücretsiz izin, erken emeklilik haklar düzenlemeleri ve uygulamalar, kadnlarn üst yönetim konumlarna yükselmelerini olumsuz yönde etkilemektedir; ama, tabiî, bunlar, olumlu uygulamalardr.
Türkiye'de, kadn istihdam, tarmsal kesimde çok youndur; 1990 yl verilerine göre, bu oran yüzde 82 civarndadr. Tarm sektöründe, iktisaden faal nüfus içinde yerlerini alan kadnlar, kentlere göçle birlikte, iktisaden faal nüfus dflna çkabilmektedirler. Bu kadnlarn bir ksm ev kadn konumuna girerken, dier bazlar, özellikle gecekondu bölgelerinde, kent iflsizlerini oluflturmakta ya da marjinal ifllerde çalflmaktadrlar. Buna paralel, krsal kesimde ilkokul sonras çalflmaya yönelen kzlarn kentte okula devam etme eilimleri de artmaktadr. Dolaysyla, kzlarn ortaokuldan itibaren okullaflma oranlarnn artmasyla birlikte, kadnn eitimine iliflkin sorunlara ait ilk adm atlacaktr.
Ayrca, yüksekokul, üniversite bitirmifl kzlarmzn, evlilik sonras çalflmama durumlar da, ailelere ve devlete çok pahalya mal olmufl eitimlerinin yeterli deerlendirilmemesini gündeme getirmektedir. Tabiî ki, burada, devletimizin büyük ölçüde eksiklikleri vardr. Krefl açma ve çalflan kadnlara kolaylk salama, maalesef, Avrupa'nn dier ülkeleri gibi Türkiye'de geliflmemifltir.
Medenî Kanunumuzdaki eflitlik ilkesinin varlna, uluslararas sözleflmelerde ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasnda cinsiyete dayal ayrmcln yasaklanmasna karfln, Medenî Kanunda bu hükümlere aykr maddeler, varln sürdürmektedir. Aile reislii, aile bakm yükümlülüü, soyad, ikametgâh, konut, evlilik birliinin temsili, mal rejimleri, meslek ve sanat, hukukî ifllemler, velayet, boflanma ve miras konusundaki hükümler, eflitlii bozan hükümlerdir.
Eitime gelince, Türkiye'de toplumsal yapdaki eflitsizlik, en belirgin biçimde, eitim alanndaki kadn-erkek eflitsizliinde göze çarpmaktadr. Söz konusu eflitsizliin bafllca nedenleri, kstl ekonomik olanaklarn seçici olarak kullanlmas zorunluluu, ataerkil deerlerin sürmesi, artan iç göçler ve düzensiz kentleflmeyle oluflan toplumsal, kültürel istikrarszlklar, bölgesel dengesizliklerdir.
Ülkede, kadn-erkek eflitsizliinin en belirgin göstergesi olan, okuryazarlk oranlar da kadnlar aleyhine varln sürdüren bir dengesizliktir. Kadnlarda okuryazarlk, son on ylda artfl göstermesine karfln, 15 ve daha yukar yaflta kadnlar arasnda okuma yazma bilmeyenlerin oran yüzde 30'lar civarndadr; yani, her üç kadndan biri okuma yazma bilmemektedir.
Kadnlarn yüzde 82'si gündelik gazete okumamakta, okuyanlarn yüzde 70'i tek gazete okuyabilmektedir.
Zorunlu 5 yllk ilkeitimde, kz-erkek okullaflma oran birbirine yakndr; ancak, ilköretim sonras eitim kurumlarnda, kz örenci saysnda, erkeklere oranla daha hzl bir düflüfl olmakta ve eitimde eflitsizlik, yükselen eitim kademeleriyle artmaktadr. Bu, özellikle, krsal kesimde yaflayp da kzlarn okula göndermeyen ailelerde görülmektedir. Bu oran, son derece yüksektir. Örnein, ortaokula geçifl oranlar, 1992 ylnda yüzde 53'tür. Bu oran lisede yüzde 31'dir ve üniversitede kzlarn katlm, yllar içerisinde artmasna ramen, toplam örenci says içerisinde yüzde 30'lar civarndadr.
Salk konusunda; bildiimiz gibi yeni domufl bebeklerde ölüm oran, Türkiyemizde, maalesef, çok yüksektir ve bunun bafllca nedenlerinden biri de annelerimizin eitimsizliidir. Bu, krsal kesim ve kentte çok büyük farkllklar gösterir. Bebek ölüm oranlar, krsal kesimde yüzde 66 iken kentlerde yüzde 20'lere kadar düflmektedir. Kadnn eitimsizliinin sonuçlar olan tüm bunlar, ayrca, ülkemizde anne ölüm hznn da çok yüksek olmasn getirmifltir. Bu, maalesef, çok yüksektir; geliflmifl ülkelerin 30 katdr. Bu oran, günümüzde, yüzbinde 100'lerde olmasna ramen, yine çok yüksektir. Bebek ölümlerinde olduu gibi anne ölüm hz da, ayn gelir grubundaki ülkelerin ölüm oranlarndan yüksektir. Eitim eksiklii, kadercilik, salk hizmetlerindeki dalm dengesizlii, hizmetlerden yeterince yararlanamama, kadna verilen deerin düflüklüü anne ölüm hzlar açsndan belirleyici faktörlerdir.
Bugünlerde -biraz önce uzun uzun tartfltk- Gümrük Birliine giriyoruz. Eylül aynda, Avrupa Parlamentosunda, Türkiye'de o zamana kadar demokratik alanda atlacak baz admlar, daha baflka konularda atlacak admlar sonucu, Türkiye'nin Gümrük Birliine üyeliinin onaylanmas söz konusu. Burada, hep, demokrasi deniliyor. Halbuki, devletin en küçük çekirdei olan ailede demokrasi eitimi bafllamadktan sonra, bütün ülkede, o ülkelerde, yani, Bat dünyasnda olan demokrasi anlayflna ulaflmamz çok zor. Burada da yine, kadnn eitimi, annenin eitimi söz konusu oluyor. Ailede demokrasi, tabiî ki, eflitlikçi bir yaklaflmla oluyor. Gerek erkein gerek kadnn iflleri gerek içte gerek dflta ortaklafla paylaflmas ve çocuklara karfl davranfllar ve bunun giderek ülke çapna yaylmas, demokratik bir ülke olmamz salayacaktr.
Türk kadnna düflen görev, her alanda, daha katlmc olmasdr; eitimine, salna önem vermesidir.
KEMALETTN GÖKTAfi (Trabzon) 10 bebek yapmasdr...
FETHYE ÖZVER (Devamla) ...çünkü, her türlü soruna çözüm, kendisinin kaderci deil, eitimli bir katlmc olmasndan geçmektedir; bu da Türkiyemiz için hayrl olacaktr.
Sayglar sunuyorum. (DYP sralarndan alkfllar)
BAfiKAN Dünya Kadnlar Günü mühim bir olaydr, haber deeri vardr. Elbette, sizin bu konuflmalarnz ajanslar deerlendirecektir.
SALH KAPUSUZ (Kayseri) Basn da dinlemeli ama,Sayn Baflkan... Biz varz, biz buradayz...
BAfiKAN Cumhurbaflkanl tezkereleri vardr; okutuyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Türkiye-Avrupa Birlii Ortaklk Konseyinin 36 nc toplantsna katlmak üzere, 5 Mart 1995 tarihinde Belçika'ya gidecek olan Baflbakan Yardmcs ve Dfliflleri Bakan Murat Karayalçn'n dönüflüne kadar; Baflbakan Yardmcl ve Dfliflleri Bakanlna, Adalet Bakan Mehmet Moultay'n vekâlet etmesinin, Baflbakan Vekilinin teklifi üzerine, uygun görülmüfl olduunu bilgilerinize sunarm.
Süleyman Demirel
Cumhurbaflkan
BAfiKAN Bilgilerinize sunulmufltur.
BAfiKAN Dier tezkereyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
2 Mart 1995 tarihinde Fransa'ya gidecek olan Devlet Bakan Nafiz Kurt'un dönüflüne kadar; Devlet Bakanlna, Devlet Bakan Bekir Sami Daçe'nin vekâlet etmesinin, Baflbakan Vekilinin teklifi üzerine, uygun görülmüfl olduunu bilgilerinize sunarm.
Süleyman Demirel
Cumhurbaflkan
BAfiKAN Bilgilerinize sunulmufltur.
BAfiKAN Dier tekereyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Görüflmelerde bulunmak üzere, 7 Mart 1995 tarihinde Romanya'ya gidecek olan Devlet Bakan Önay Alpago'nun dönüflüne kadar; Devlet Bakanlna, Çalflma ve Sosyal Güvenlik Bakan Nihat Matkap'n vekâlet etmesinin, Baflbakan Vekilinin teklifi üzerine, uygun görülmüfl olduunu bilgilerinize sunarm.
Süleyman Demirel
Cumhurbaflkan
BAfiKAN Bilgilerinize sunulmufltur.
BAfiKAN Dier tezkereyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Türkiye - Avrupa Birlii Ortaklk Konseyinin 36 nc toplantsna katlmak üzere, 6 Mart 1995 tarihinde Belçika'ya gidecek olan Baflbakan Prof. Dr. Tansu Çiller'in dönüflüne kadar; Baflbakanla, Devlet Bakan Necmettin Cevheri'nin vekâlet etmesinin, Baflbakann teklifi üzerine, uygun görülmüfl olduunu bilgilerinize sunarm.
Süleyman Demirel
Cumhurbaflkan
BAfiKAN Bilgilerinize sunulmufltur.
BAfiKAN Bir gensoru önergesi vardr; okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlna
Tek yanl sürdürülen tavizlerle Türkiye'yi Gümrük Birliine sokmaya çalflarak ülkeyi iktisadî bakmdan tahribe, siyasî bakmdan bamszl terke götüren Baflbakan Tansu Çiller ve Hükümeti hakknda, Anayasnn 99 uncu ve çtüzüün 107 inci maddelerine göre gensoru açlmasn arz ederiz.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan Ouzhan Asiltürk
RP Grubu Baflkan RP Grubu Baflkanvekili
fievket Kazan Abdullatif fiener
RP Grubu Baflkanvekili RP Grubu Baflkanvekili
Gerekçe :
kitsaden, Türkiye'ye, cumhuriyet tarihinin en bunalml dönemini yaflatan Tansu Çiller ve Hükümeti, Gümrük Birliine girebilmek için tek yanl tavizler vererek ülkeyi bir baflka felaketin içine sokmufltur.
Türkiye'nin Avrupa Birlii ile 1958'de bafllayan münasebetleri, 1963 ylnda yaplan Ankara Antlaflmasyla hazrlk dönemine ve 1973'teki Katma Protokolle geçifl dönemine girmifltir. Katma Protokole göre, geçifl döneminde Türkiye'nin topluluk menfleli mallara gümrük ve efl etkili vergileri sfra indirmesi, Topluluun üçüncü ülkelere uygulad ortak gümrük tarifesine uyum salamas ve Topluluktan yaplacak ithalata liberasyon uygulamas gerekmektedir. Buna karfllk Topluluun da, Türkiye için gümrükleri kaldrmas, iflgücünün Toplulukta serbest dolaflmn salamas, iktisadî yapsnn gelifltirilmesi için malî protokoller çerçevesinde Türkiye'ye malî yardm yapmas gerekmektedir.
Türkiye, taahhütlerini büyük ölçüde yerine getirmifltir. Halen gümrükleri oniki yllk listedeki mallar için yüzde 90, yirmiiki yllk listedeki mallar için yüzde 80 indirmifltir. Ortak gümrük tarifesine uyumda ise gümrükleri oniki yllk listede yüzde 80, yirmiiki yllk listede yüzde 70 indirmifltir. thalatta alnan Toplu Konut Fonu birçok mal için kaldrlmfl veya azaltlmfltr. 1993 ylnda yüzde 28,5 olan ortalama koruma oran 1994'te yüzde 19,6'ya indirilmifltir. Gümrük Birliiyle bakiye gümrük, vergi ve fonlar da sfrlanacaktr.
Türkiye, dflticaret açklarn artrma pahasna gümrükleri sürekli indirirken, Topluluk, Türkiye'ye karfl pek çok yükümlülüünü yerine getirmemifltir:
1980'den sonra malî protokolleri uygulamamfltr. Yunanistan'a 20 milyar dolar üzerinde yardm edildii halde, Türkiye, almas gereken malî yardmlar alamamfltr.
Türkiye'nin ihracatn kota, antidamping, antisübvansiyon uygulayarak engellemektedir.
Katma Protokolde yer alan Türkiye'nin iktisadî kalknmasn salamaya dair teflviklerle ilgili özel hükümleri gözard etmektedir.
Türk iflçilerinin serbest dolaflm gerçeklefltirilmemifltir.
Makine, teçhizat ve malzeme ihracatna standart engeli çkarlmaktadr.
Tüm bu geliflmelere karfllk, Çiller Hükümetinin müstafi Dfliflleri Bakan, her ne pahasna olursa olsun Gümrük Birliine girme anlaflmasna imza atmfltr. Gümrük Birlii, Hükümet için bir amaç olmufltur. Bu amaç uruna Türkiye'nin her türlü menfaat yok edilmektedir. Hükümet, Avrupa Birliine tam üye olmadan Gümrük Birliine girmekle flahsiyetsiz bir davranfl göstermifl, milletimizi küçük düflürmüfl, BAB'da olduu gibi AB'de de ikinci snf bir statüde kalmay içine sindirmifltir. Halbuki, dier ülkeler tam tersi bir yol izlemifllerdir. Yunanistan, spanya ve Portekiz önce AB'ye tam üye olmufllar, uyum için kendilerine süre verilmifl, malî yardmlarla ekonomilerini hazr hale getirmifller ve ondan sonra Gümrük Birliini gerçeklefltirmifllerdir. Türkiye'nin ise tam tersi bir yol izleyerek, her türlü tavizle, önce Gümrük Birliine girmesi sonra tam üyelik için Avrupa Birlii kapsnda beklemesi yanlfltr; ekonomik menfaatlarmza aykrdr; Türkiye'nin bamszln tehdit edecek sonuçlar taflmaktadr.
AB'nin tam üyesi olmadan Gümrük Birliine giren bir Türkiye, AB'nin karar organlarnda temsil edilmeyecektir; ama, temsil edilmedii organlarn verdii kararlara uymak zorunda olacaktr, temsil edilmedii bir yabanc organn üçüncü ülkeler için belirledii gümrük snrlamalarna uymak zorunda kalacaktr; Türkiye'nin, slam ülkeleri, Türk cumhuriyetleri, hatta KKTC ile gümrükleri belirleme yetkisi kalmayacaktr. Bu durum, Türkiye'nin bamszlna yönelmifl büyük bir tehdittir. Milletimiz bunu asla kabul etmez.
Tamamen kaldrlan gümrükler sonras, Türkiye, Avrupa'nn açk pazar haline gelecektir; orta ve küçük sanayilerimiz yok olacaktr, pek çok sektör de, rekabet güçü olmad için, tasfiyeye urayacaktr; gümrük vergilerinde meydana gelecek azalma sebebiyle malî skntlarmz artacak, buna karfllk, fonlardan üye ülkeler ölçüsünde yararlanlamayacaktr. Ayrca Gümrük Birlii görüflmelerinde Kbrs gibi millî bir davamz pazarlk konusu haline getirilmifl ve Güney Kbrs'n AB'ye girme müracaatna itiraz edilmeyerek, gizli enosis'e yol açmfltr.
ktidarn bu tutumu milletimize ihanet ölçüsünde ar bir cürümdür.
Görüldüü gibi, tek yanl verilen tavizlerle, Türkiye'yi Gümrük Birliine sokmaya çalflarak, ülkeyi iktisadî bakmdan tahribe, siyasî bakmdan bamszln terke sürekleyen Baflbakan Tansu Çiller ve Hükümeti hakknda, Anayasann 99 uncu ve çtüzüün 107 nci maddelerine göre gensoru açlmasn arz ederiz.
BAfiKAN Gensoru önergesinin görüflülme gününe dair, Danflma Kurulunun bir önerisi vardr; okutup oylarnza sunacam.
BAfiKAN fiimdi, Danflma Kurulu önerileri vardr; okutup; ayr ayr oylarnza sunacam:
Danflma Kurulu Önerisi
No:172 Tarihi: 8.3.1995
Danflma Kurulunun 8.3.1995 Çarflamba günü yapt toplantda afladaki önerilerin Genel Kurulun onayna sunulmas uygun görülmüfltür.
Hüsamettin Cindoruk
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Baflkan
Turhan Tayan Eyüp Aflk
DYP Grubu Baflkanvekili ANAP Grubu Baflkanvekili
Sabri Yavuz fievket Kazan
CHP Grubu Temsilcisi RP Grubu Baflkanvekili
Öneriler :
1) 8.3.1995 tarihli gelen kâtlarda yaymlanan 793 sra sayl kanun teklifinin, 48 saat geçmeden, gündemin "Kanun Tasar ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Dier fller" ksmnn 32 nci srasna alnmas önerilmifltir.
2) 8.3.1995 tarihli gelen kâtlarda yaymlanan ve bastrlp datlan, Baflbakan Tansu Çiller ve Bakanlar Kurulu üyeleri hakknda (11/39) esas numaral gensoru önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak fller" ksmnda yer almas ve Anayasann 99 uncu maddesi gereince gündeme alnp alnmayaca hususundaki görüflmelerinin Genel Kurulun 14.3.1995 Sal günkü birlefliminde yaplmas ve görüflmelerin tamamlanmasna kadar çalflma süresinin uzatlmas önerilmifltir.
BAfiKAN fiimdi, birinci öneriyi tekrar okutup, oylarnza sunacam.
"1) 8.3.1995 tarihli gelen kâtlarda yaymlanan 793 sra sayl kanun teklifinin, 48 saat geçmeden, gündemin "Kanun Tasar ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Dier fller" ksmnn 32 nci srasna alnmas önerilmifltir."
BAfiKAN Birinci öneriyi oylarnza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.
kinci öneriyi tekrar okutuyorum:
"2) 8.3.1995 tarihli gelen kâtlarda yaymlanan ve bastrlp datlan, Baflbakan Tansu Çiller ve Bakanlar Kurulu üyeleri hakknda (11/39) esas numaral gensoru önergesinin, gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak fller" ksmnda yer almas ve Anayasann 99 uncu maddesi gereince gündeme alnp alnmayaca hususundaki görüflmelerinin Genel Kurulun 14.3.1995 Sal günkü birlefliminde yaplmas ve görüflmelerin tamamlanmasna kadar çalflma süresinin uzatlmas önerilmifltir."
BAfiKAN Oylarnza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.
BAfiKAN fiimdi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanlnn bir tezkeresi vardr; okutup, oylarnza sunacam:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna
Belçika Parlamentosu Temsilciler Meclisi Baflkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinden bir parlamento heyetini Belçika'ya davet etmektedir.
Söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dfl liflkilerinin Düzenlenmesi Hakknda 3620 sayl kanunun 6 nc maddesi uyarnca, Genel Kurulun tasviplerine sunulur.
Hüsamettin Cindoruk
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Baflkan
BAfiKAN Oylarnza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.
Sayn milletvekilleri, çtüzüün 38 inci maddesine göre verilmifl öneriler vardr; ama, görüyorum ki -bu, zaten, Sayn Ahmet Sayn'n, karar yetersaysnn aranmasn istemesinden dolay kalmflt- flimdi, yine karar yetersaysn bulamayacaz.
AHMET SAYIN (Burdur) Ben vazgeçtim, Sayn Baflkan.
BAfiKAN Onun için, vakit de geciktiinden, kanun tasar ve tekliflerini srasyla...
SALH KAPUSUZ (Kayseri) Maflallah, yeni bir usul çkt: ktidar kanad istiyor karar yetersaysnn aranmasn. Sebebi hikmetini anlayamadm.
BAfiKAN ...görüflmek için, 9 Mart 1995 Perflembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleflimi kapatyorum.
Kapanma Saati: 18.33