B‹R‹NC‹ OTURUM

                                                  Aç›lma Saaati: 15.00

                                  BAfiKAN: Baflkanvekili Yasin HAT‹BO⁄LU

KÂT‹P ÜYELER: ‹brahim ÖZD‹fi (Adana), Ali GÜNAYDIN (Konya)

-----0-----

BAfiKAN–Türkiye Büyük Millet Meclisinin 97 nci Birleflimini aç›yorum.

                                            III. - YOKLAMA

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, ad okunmak suretiyle yoklama yap›lacakt›r; say›n üyelerin, salonda bulunduklar›n›, yüksek sesle iflaret buyurmalar›n› rica ediyorum.

(Bayburt Milletvekili Bahaddin Elçi'ye kadar yoklama yap›ld›)

BAfiKAN – De€erli milletvekilleri, toplant› yetersay›s› vard›r; görüflmelere bafll›yoruz.

 

 

BAfiKAN – Gündeme geçmeden önce, ‹çtüzü€ün 60 ›nc› maddesine müsteniden, Hükümet ad›na, D›fl›flleri Bakan› Say›n ‹nönü, Fransa, Amerika Birleflik Devletleri, ‹ngiltere gezileri hakk›nda ve Bosna-Hersek konusunda Yüce Heyete bilgi arz etmek üzere aç›klama imkân› istemifltir; kendilerine, Genel Kurula bu konularda aç›klamada bulunmak üzere söz veriyorum.

Biliyorsunuz, gruplara, bu konuflmadan sonra söz söyleme hakk› do€uyor; gruplara da, talepleri oldu€u takdirde, söz verece€im.

Say›n ‹nönü, buyurun efendim. (Alk›fllar)

DIfi‹fiLER‹ BAKANI ERDAL ‹NÖNÜ (‹zmir) – Say›n Baflkan, say›n milletvekilleri; Yüce Kurula sayg›lar›m› sunuyorum.

Bildi€iniz gibi, çok yak›nda, Almanya, Amerika Birleflik Devletleri ve Fransa'ya, bilgi vermek, görüfl al›flverifli yapmak, bu ülkelerdeki kamuoylar›n› ayd›nlatmak maksatlar›yla k›sa süreli bir d›fl gezi yapt›m. Bu gezi hakk›nda, hemen, gelir gelmez, Yüce Meclise bilgi vermek, bilgi sunmak istiyorum.

Ayr›ca, geçen hafta -ben burada yokken-arkadafllar›m›z›n, Bosna-Hersek'teki facialar›n bafllamas›n›n üçüncü y›ldönümü dolay›s›yla, bu konunun Genel Kurulda ele al›nmas› istekleri oldu€unu ö€rendim. Bu bak›mdan, bugün, ayn› zamanda, Bosna-Hersek'teki durum hakk›nda da bilgi sunmak ve üçüncü y›l›na gelmifl olan bu facian›n bir an evvel bitmesi için, kamuoyumuzun da dileklerine tercüman olmak istiyorum.

‹ki konuyu birden ele almam, belki, baz› zorluklar ç›karabilir; ancak, bir an evvel, her ikisini de bilginize sunmak istedi€im için, böyle bir yol deniyorum; o bak›mdan, yard›m›n›z› rica ediyorum.

Say›n üyeler, önce, yeni yapt›€›m geziyi anlatmak istiyorum. Almanya, Amerika Birleflik Devletleri ve Fransa'ya gitti€imi söyledim. Ayr›ca, Fransa'n›n St. Maxime fiehrinde daha önceden düzenlenmifl olan bir toplant›ya kat›ld›m; Akdeniz Bölgesi d›fliflleri bakanlar› aras›nda yap›lan bir toplant›yd›.

Önce, bu temaslarda konufltu€um yetkililer hakk›nda bilgi vereyim. Almanya, Amerika Birleflik Devletleri ve Fransa D›fliflleri Bakanlar›, Fransa'n›n Savunma Bakan› ve Avrupa ‹fllerinden Sorumlu Devlet Bakan›, ‹talya, ‹spanya, M›s›r D›fliflleri Bakanlar›, Portekiz'in Avrupa Birli€i ‹fllerinden Sorumlu Devlet Sekreteriyle, ilgili baflkentlerde ve bahsetti€im St. Maxime fiehrinde, ayr› ayr›, ikili görüflmelerde bulundum. Washington'da iken, Baflkan Clinton'un Ulusal Güvenlik Dan›flman› Anthony Lake ile bir görüfl al›flverifli yapt›k. Akdeniz Forumu münasebetiyle bulundu€um St. Maxime'de, ayr›ca, oraya gelmifl olan Cezayir ve Tunus D›fliflleri Bakanlar›, Malta Baflbakan Yard›mc›s› ve D›fliflleri Bakan›, Fas Devlet Sekreteriyle de yine, k›sa görüflmelerim oldu. Bunlara ek olarak, Bonn'da, Washington'da, Paris'te, ulusal parlamentolar›n baz› üyeleri,  Avrupa Parlamentosunun birk›s›m milletvekilleri, Federal Almanya Parlamentosu Baflkan›, Almanya Sosyaldemokrat Partisi Baflkan›, Amerikan Temsilciler Meclisi D›fl ‹liflkiler Komitesi Baflkan›, Senato D›fl ‹liflkiler Komitesi Baflkan› ve baz› komite üyeleriyle görüflmeler yapt›m. Çok say›da televizyon ve bas›n mensubuna mülakatlar verdim, bas›n toplant›lar›na kat›ld›m.

Bunlar› söylerken, Almanya, Amerika Birleflik Devletleri ve Fransa kamuoylar›n› ayd›nlatmak için, bu süreden azamî flekilde yararlanmaya çal›flt›€›m› da ifade etmek istiyorum. San›yorum, bu temaslar oldukça ilgi uyand›rd› ve kamuoyuna da bir ölçüde yans›d›; yani, özellikle, gitti€im ülkelerin kamuoylar›na.

Say›n üyeler, gezimin temel amac›, Kuzey Irak'ta, Silahl› Kuvvetlerimizin giriflmifl oldu€u, kapsam› ve süresi s›n›rl› ve tamam›yla kendimizi korumaya yönelik askerî harekât›m›z hakk›nda, birinci elden bilgi vermekti. PKK'n›n, bu terör örgütünün, yaln›z Türkiye'ye karfl› de€il, Bat› demokrasilerinin de, flehirlerine karfl› ve halk›na yönelik sürdürdü€ü terör faaliyetleri hakk›nda, onlar›n kamuoylar›n› bilgilendirmek, sonra, harekât›m›z hakk›nda kasten ç›kar›lan, baz›lar› da yanl›fll›kla ortaya ç›kan birçok  yanl›fl haberleri düzeltmek için, bu gezide özellikle  gayret sarf ettim; san›r›m büyük ölçüde de faydas› oldu.

fiüphesiz, bu ziyaretten yararlanarak, konufltu€um devlet adamlar›na, ülkemizin maddî, manevi, demokratik, ekonomik, sosyal alandaki geliflmesini de anlatmak f›rsat› buldum; bu yolda att›€›m›z yeni ad›mlara iflaret ettim. Gümrük Birli€ine girmek için, Gümrük Birli€i yolunda att›€›m›z ad›mlar›, yapt›€›m›z haz›rl›klar› anlatt›m; bu konuda Avrupa Parlamentosundan ne bekledi€imizi söyledim; kamuoyunun gene ilgisini çeken, K›br›s konusuna, Kuzey K›br›s Türk Cumhuriyetinin sürdürdü€ü yap›c› politika konular›na da de€indim.

‹zin verirseniz, bu konulara biraz daha ayr›nt›l› olarak gireyim. Gördüm ki, Kuzey Irak'ta, kendimizi korumak için giriflti€imiz -teröre karfl›- harekât›n anlam› konusunda, hakl›l›€› konusunda, konufltu€um bakanlar içinde, bir tereddüt, bir karfl› ç›kma yok; tepkileri anlay›fll›d›r, olumludur; harekât›n kendimizi korumak için yap›lm›fl bir harekât oldu€unu kabul ediyorlar. Yöneltilen sorular ve elefltiriler -sadece ve esas itibariyle- harekât ne kadar sürecek; uzayacak m›, uzamayacak m›; anlam› hakk›nda, amac› hakk›nda baflka flüpheler uyanacak m›, uyanmayacak m›; bu noktalar üzerinde duruyordu. Bu hususta, zannediyorum, konufltu€um bakanlar› ayd›nlatabildim ve endiflelerini ortadan kald›rd›m.

Kuflkusuz, Silahl› Kuvvetlerimizin, birliklerimizin, görevlerini tamamlayarak Türkiye'ye dönmeye bafllamalar›, benim sözlerimden daha etkili olarak, harekât›m›z›n amac›n› flimdi bütün dünyaya iyice anlatm›fl olmaktad›r.

Demokrasimizin geliflmesi, kendi ülkemizin ,kendi milletimizin daha mutlu, daha huzurlu, daha geliflmifl, daha rahat bir hayata kavuflmas› yolunda gayretlerimizin de, büyük bir dikkatle, merakla, bazen tereddütle izlendi€ini gördüm. Bu ilerlemeleri, bu geliflmeleri kendi ulusumuz için, kendi halk›m›z için yapt›€›m›z›; bunu, Türkiye'deki siyasî partilerin, vatandafllar›m›za vaatleri olarak gerçeklefltirme durumunda oldu€unu, hiçbir tereddüte mahal b›rakmayacak flekilde muhataplar›ma anlatt›€›ma inan›yorum.

Avrupa Birli€ine kat›lmak için sarf etti€imiz gayretler içinde, bizim kendi amaçlar›m›za ulaflmak için yürüttü€ümüz bu çabalar›n, olumlu meyveler verece€ini biliyorum ve bunu da söyledim.

Burada, D›fliflleri Bakan› olarak görev yaparken, hem ülkemin ç›karlar›n› dünyada savunmak hem de d›fl ülkelerin bize nas›l bakt›klar›n›, Büyük Millet Meclisine, de€erli arkadafllar›ma iletmek durumunda oldu€umu söylemek isterim.

Bizim, kendi demokrasimizi, kendi halk›m›z›n istekleri için, mutlulu€u için gelifltirmekte oldu€umuzu herkes görüyor; ancak, Avrupa Birli€i içinde ilerlemek, Gümrük Birli€ine girmek için, kendi kendimize ortaya koydu€umuz hedeflerin bir zamanlamas› var. Bu zamanlama içinde, Avrupa Parlamentosunun önümüzdeki toplant›s›ndan evvel, bizim Parlamentomuzun, halk›m›z›n bekledi€i demokratikleflme tasar›lar›nda ilerleme sa€lamas›n›n önemine, izninizle bir defa daha iflaret etmek isterim.

Bu demokratik iyileflmeleri, baflkalar› bizden istedi€i için yapacak de€iliz; bunda, hiç kuflku yok. Milletimizin Avrupa Birli€ine kat›l›m yolundaki  iradesi, Avrupa Birli€inin demokrasi ve insan haklar› konusundaki standartlar›n› da, isteklerini de zaten içermektedir.

Burada, göz önünde tutulmas› gereken bir nokta, geliflmelerin Avrupa'y› getirdi€i bu noktada, Gümrük Birli€i ve daha ileriki bir aflamada Avrupa Birli€iyle tam üyelik sürecimizin ilerlemesinde Avrupa Parlamentosunun anahtar bir konumda oldu€unu kabul etmek zorunda olmam›zd›r. Bu, bizim kendi karar›m›zda olan bir nokta de€il; fakat, Avrupa Parlamentosunun bugünkü vard›€› nokta, onlara böyle bir yetki, böyle bir konum getirmifltir. O aç›dan, Gümrük Birli€iyle ilgili kararlar›n onaylanaca€› sonbahara kadar, Avrupa Parlamentosu üyeleriyle çok yak›n temaslar sürdürmemiz ve kendilerini ayd›nlatmam›z gerekmektedir. Bu forumda, bu Parlamentoda Türkiye'nin temsil edilmeyifli; bugüne kadar orada, seçilmifl üyelerimizin bulunmay›fl› -ayr› bir komisyon var, o ayr›- üye olarak bulunmamam›z, hem bizim aç›m›zdan hem de Avrupa Parlamentosunun sa€lam, sa€l›kl› kararlar vermesi aç›s›ndan, büyük bir eksikliktir. Bunu, baflka yerlerde görüyoruz; çeflitli milletler, temsil edilmezse, onlar›n haklar› orada korunamaz.

Parlamentodaki baz› milletvekilleri ve birtak›m ufak gruplara mensup milletvekilleri, maalesef, Avrupa Parlamentosunu yanl›fl yönlere, gerçekd›fl› yönlere çekebilmektedirler. Bunun örneklerini geçmiflte çok gördük. Nitekim, Avrupa Parlamentosunun geçen hafta ald›€› son karar da bunun en somut bir göstergesidir. Bu karara çok fazla de€inmek gere€ini duymuyorum; do€rudan do€ruya, yanl›fl, gerçekd›fl› birtak›m olaylara, maddî olarak hata dolu gözlemlere dayanan bir karar; ancak, demokratikleflme paketimizin gerçekleflmesinin, gerçekleflti€i ölçüde ilerlememizin, bu çevrelerin, yani aleyhimizde olan çevrelerin, yani Avrupa Parlamentosundaki küçük gruplar›n aleyhimize yürüttükleri bu kampanyay› etkisiz b›rakmakta rol oynayaca€›n›, bu kampanyay› etkisiz b›rakaca€›n› ve bekledi€imiz, halk›m›z için istedi€imiz amaca ulaflmakta birinci derecede rol oynayaca€›n› tekrar ifade etmek isterim.

Bu yolda Hükümetin sarf etti€i gayretlere ek olarak, Avrupa Parlamentosunu ayd›nlatmak aç›s›ndan, önümüzdeki dönemde, Yüce Meclisimizin de€erli üyelerinin ve ülkemizin özel sektörünün, sendikalar›n›n ve baflka kurulufllar›n›n da çaba sarf etmesinin çok yararl› olaca€›n› söylemek isterim; çünkü, amaç, milletimizin bekledi€i bir amaç ve demokratik bir flekilde sa€lanacak bir amaç. Bütün kurulufllar›m›z›n, halk›m›z›n bütün temsilcilerinin, bu amaç yolunda elbirli€i yapmas›nda büyük yarar var. Böyle bir yaklafl›mla bu engelleri kolayl›kla aflabilece€imize inan›yorum. Biz, Hükümet olarak, böyle bir hareketi, böyle bir elbirli€ini, böyle bir iflbirli€ini yönlendirmek ve elimizden gelen katk›y› yapmak için haz›r›z. Bunun için haz›rlanm›fl olan plan›, önümüzdeki günlerde, sizlerin de yard›m›n›zla uygulayaca€›z.

K›br›s konusunda yapt›€›m görüflmelerde, muhataplar›m›n bana söyledi€i noktalar› da belirtmek isterim. Tekrar edeyim ki, bunu yaparken, onlar›n söyledi€ini buraya getirerek, onlar›n bu fikirlerine katk› yapmak istemiyorum; sadece, karfl› karfl›ya oldu€umuz durumu herkesin iyi bilmesi için bunlar› söylüyorum.

Bu konuda bize söylenenler, bu sorunun çok uzad›€› fleklindedir.  Bugüne kadar dünyada, hâlâ, bir K›br›s sorunu var diye bir izlenimin devam etmesinin, orada bar›fl olmas›na ra€men, orada insanlar mutlu yaflamas›na ra€men, K›br›s sorunu diye bir sorun var diye bir izlenimin devam etmesinin yanl›fl oldu€u ve bu noktan›n, bu yaklafl›m›n, bu izlenimin iki toplumu birbirinden ay›rd›€› ve Kuzey K›br›s Türk Cumhuriyetinin yeterli derecede esnek davranmad›€› fleklinde elefltiriler yap›yorlar.

Ben, bütün konuflmalar›mda, bunlar›n yanl›fl oldu€unu anlatt›m ve gerçekleri söylemeye devam ettim. Söyledikleri "kilitlenme" dedikleri noktan›n, yani çözümün elde edilmemesinin esas nedeninin, tamam›yla baflka türlü oldu€unu, Kuzey K›br›s Türk Cumhuriyetinden kaynaklanmad›€›n›; karfl› taraf›n bir çözüme varmakta yarar görmedi€ini, onun için görüflmeleri devaml› uzatt›€›n› kendilerine anlatt›m. Özellikle, Kuzey K›br›s Türk Cumhuriyetinin kabul etti€i güven art›r›c› önlemler paketinin Rum taraf›nca da benimsenmesi halinde, çözüm yolunda çok önemli ad›mlar at›laca€›n›, bunu bekledi€imizi anlatt›m, vurgulad›m.

Kuzey K›br›s Türk Cumhuriyetindeki cumhurbaflkanl›€› seçimlerinden sonra -hemen önümüzdeki günlerde- K›br›s sorununun çözümü için, hareketli bir döneme bafllanaca€›n› umdu€umu; ama, bunlar için, Rum taraf›n›n yap›c› bir yaklafl›ma girmesi ve görüflmeleri uzatmaktan sadece kendisinin ç›kar› oldu€u anlay›fl›ndan vazgeçmesinin flart oldu€unu söyledim. Tabiî, bu görüflmelerin çerçevesi olarak Birleflmifl Milletleri gördü€ümüzü, Birleflmifl Milletler Genel Sekreterinin, bu yoldaki görevine devam ederek, yap›c› bir rol oynamas›n› bekledi€imizi söyledim.

Almanya'daki temaslar›m hakk›nda bir iki fley daha söyleyeyim: Hamburg'ta infla edilecek olan firkateynlerimiz için, Alman Hükümetinin, son günlerde  yanl›fl bir karar almas›, daha do€rusu eski karar› ask›ya alan bir tavra girmesi flöyle oldu: Bu gemileri infla edecek firmaya yapaca€› 150 milyon markl›k yard›m›, geçici olarak ask›ya ald›; ayr›ca, Alman askerî yard›m›n›n son bölümünün sevkiyat›n›n ertelenmesi karar›n› ilan etti. Alman yetkililerle konuflurken, Alman D›fliflleri Bakan›yla görüflürken, bunlar üzerinde özellikle durdum.

Asl›na bakarsan›z, bu kararlar, bizim savunma gücümüzü etkileyecek nitelikte de€il; ama, mesele o de€il; mesele, iflin ilkesinde ve ittifak üyelerinin birbirlerine karfl› müeyyide uygular bir görünüme girmelerinde. Bu, yanl›fl bir tutum; ittifak›n güvenilirli€ini, müttefiklerin birbirleriyle dayan›flma halinde olmalar›n› zedeleyen bir tutum. Yüz y›l› aflk›n bir zamandan beri, iki millet aras›ndaki dostlu€un, bu kadar uzun süreli bir dostlu€un bundan zararl› bir flekilde etkilenmesi olas›l›€› var. Bunun için, Alman devlet adamlar›n›, bu konu üzerinde ciddiyetle durmaya davet ettim.

Alman medyas› içerisinde, Alman kamuoyu içerisinde, Alman bas›n› içerisinde birtak›m yanl›fl haberlerin aleyhimizde uyand›rd›€› hava, birliklerimizin çekilmeye bafllamas›yla birlikte, inan›yorum ki, ortadan kalkacakt›r. Bütün bu aleyhimizdeki flüphelerin ne kadar yersiz oldu€u görülmekte oldu€una göre, yak›nda, bu ask›ya alma konusunun bitmesini bekliyorum; ama, flunu da söyleyeyim ki, Alman yetkililer, harekâta kat›lan birliklerimiz Türkiye'ye döndükten sonra, bu kararlar›n› gözden geçireceklerini kesin olarak söylemifllerdir.

Almanya'daki temaslar›m aras›nda, özellikle üzerinde durdu€um baflka bir konu, Almanya'da yaflayan Türk toplumunu -ki, büyük bir toplum oldu€unu biliyorsunuz- çok rahats›z eden yabanc› düflmanl›€› ve özellikle son sald›r›lar oldu. Son üç ay içerisinde, oradaki Türk kurulufllar›, Türk evleri, camiler, bankalar, turizm acenteleri gibi, do€rudan do€ruya Türklerin bulundu€u yerlere 120'ye yak›n sald›r› yap›ld›. Bu sald›r›larda, hamdolsun, can kayb› olmad›; fakat, zarar var ve aç›kça, Türklere karfl› bir hareket fleklinde gösteriliyor. Bu sald›r›lar› yapanlar›n bir k›sm› yakalanm›flt›r; yakalananlar PKK'l› olduklar›n› itiraf etmifllerdir...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Say›n Bakan, ne kadar süre laz›m efendim zat› âlinize?

DIfi‹fiLER‹ BAKANI ERDAL ‹NÖNÜ (Devamla) – Herhalde 10 dakika efendim.

BAfiKAN – 10 dakika... Peki efendim.

Konunun önemine binaen ve emsal olmamak kayd›yla, buyurun efendim.

DIfi‹fiLER‹ BAKANI ERDAL ‹NÖNÜ (Devamla) – Bu sald›r›lar›n derhal durdurulmas› gerekti€ini Bakana söyledim. Tabiî, Bakan›n, büyük bir mahcubiyet içerisinde bana karfl› söyledi€i "bu sald›r›lar›n durdurulmas› için ellerinden geleni yapacaklar›" fleklindeydi. Ben de, kendisine, nas›l bizim birliklerimizin hemen çekilmesini istiyorlarsa, bu sald›r›lar›n da bu sald›r›lar›n hemen durmas› gerekti€ini söyledim ve anlatmak istedim ki, terörle mücadele kolay bir fley de€il; ama, bana söyledikleri, sald›r›lar›n durdurulmas›, sald›r›lara karfl› güvenlik önlemlerinin al›nmas› için bütün çabalar›n› sarf edecekleri do€rultusundad›r

 Bu konunun bizim için önemine tekrar de€inmek isterim. Vatandafllar›m›z, orada, gerçi, Alman Hükümetinin, Alman Devletinin güvencesi alt›ndad›rlar; ama, ayn› zamanda, Hükümetimiz de, oradaki vatandafllar›m›z›n güvenlikli yaflamas›, hiçbir tehlikeye u€ramamas› için bütün sorumlulu€unu alm›fl durumdad›r ve çok yak›ndan izlemekte, Alman makamlar›yla çok yak›ndan temas halinde olmaktad›r.

Ayr›ca, sadece Federal Devletin de€il, eyaletlerin de, bu konuda çok dikkatli davranmalar›, bu konudaki tahrikleri ve sald›r›lar› önleyecek önlemler almas› gerekti€ine iflaret ettim.

Say›n üyeler, k›sa gezim hakk›nda aç›klamalar›m› burada kesmek istiyorum. Bu konuda, ayr›ca, siyasî parti liderlerine bilgi vermek istiyorum; önümüzdeki günlerde, de€erli parti baflkanlar›n›n uygun görecekleri zamanlarda, anlaflt›€›m›z zamanlarda bunu yapaca€›m.

Say›n Baflkan, say›n üyeler; izin verirseniz, flimdi, Bosna-Hersek konusunda hem üzüntümüzü hem dayan›flmam›z› hem de fikirlerimizi belirtmek istiyorum.

Say›n milletvekilleri, üçüncü y›l›n› doldurmufl olan ve bugüne kadar 200 binden fazla masum Bosnal›n›n hayat›na mal olan, 1 milyon kadar›n›n evlerinden yurtlar›ndan uzaklaflmalar›na, onlar› terk etmelerine yol açm›fl olan Bosna-Hersek krizi hâlâ günümüzde yaflan›yor ve en önemli insanl›k trajedisi olarak Avrupa'da, Avrupa'n›n ortas›nda hepimizin gözü önünde devam ediyor. Kamuoyumuz için derin üzüntü ve endifle kayna€› bu insanl›k dram›na bir an önce son verilmesi flart. Bu, bizim öncelikli hedefimiz. Sorunun, adil ve kal›c› çözüme kavuflturulmas›, uluslararas› meflruiyet ilkelerinin korunmas›n›n yan› s›ra, bu bunal›m›n, giderek komflu ülkelere ve bölgeye yay›lmas›n›n önlenmesi aç›s›ndan da çok büyük önem tafl›yor; ama, bu konuda, as›l uluslararas› toplululu€a büyük görevler düflüyor; as›l, onlar›n sorumlulu€u en önde geliyor.

Bosna-Hersek'te devam eden ve uluslararas› toplulu€un gözleri önünde cereyan eden bu krizin çözümsüzlü€ünün sürmesine müsamaha edilmesi, masum Bosna halk›na yönelik sald›rganl›€›n ödüllendirilmesi anlam›n› tafl›yor; uluslararas› topluluk ve Birleflmifl Milletler baflta olmak üzere, bar›fl› korumak amac›yla kurulmufl tüm öteki uluslararas› ve bölgesel kurulufllar›n uluslararas› meflruiyeti koruma konusundaki sayg›nl›klar›na gölge düflüyor; bunlar›, çok defa dile getirdik; ama, konu çözülmedikçe bunlar›n önemini tekrar tekrar vurgulamak durumunday›z.

Türkiye, Bosna Halk›n›n hakl› davas›n› savunmak ve Birleflmifl Milletlerin sayg›n bir üyesi olarak, Bosna-Hersek'in ba€›ms›zl›€›n›, toprak bütünlü€ünü, birli€ini ve egemenli€ini korumak konusunda sürdürdü€ü mücadeleyi, bafl›ndan beri kararl›l›kla yürütmektedir ve Bosna Halk›n›n bu mücadelesini, bu hakl› davas›n› desteklemektedir. Savafl›n bafl›ndan beri, Bosna-Hersek konusunda tutarl›l›kla savundu€umuz bu temel ilkeleri, baflta Birleflmifl Milletler olmak üzere, üyesi oldu€umuz NATO, Avrupa Güvenlik ve ‹flbirli€i Teflkilat›, Avrupa Konseyi, ‹slam Konseyi Örgütü gibi, tüm ilgili kurulufl ve platformlarda ayn› kararl›l›kla savunduk ve bunu yapmaya devam ediyoruz.

Baflka önemli bir giriflimimizi ve dünya ülkelerinin de destekledi€i bir giriflimimizi ifade edeyim; krizin bafl›ndan bu yana, bar›flç› çözüme yönelik katk›lar› dolay›s›yla hem Boflnaklar›n hem de Bosnal› H›rvatlar›n ve H›rvatistan'›n ortak güvenini bir araya getirecek giriflimimizin, Bosna-Hersek ve H›rvatistan ile gelifltirmeye çal›flt›€›m›z üçlü istiflare ve iflbirli€i mekanizmas› sonunda, geçen y›l mart ay›nda Boflnaklar ile Bosnal› H›rvatlar aras›nda oluflturulan Bosna-Hersek Federasyonunun flimdi ortada oldu€unu  ve bunun daha güçlendirilmesinin   önemli bir amac›m›z oldu€unu söylemek isterim.

Befl ülke (Amerika Birleflik Devletleri, Rusya ‹ngiltere, Fransa ve Almanya) bir temas grubu oluflturdular; geçen y›l temmuz ay›nda taraflara bir bar›fl plan› sundular. Bu bar›fl plan›, Bosna halk› aç›s›ndan çeflitli sak›ncalar, çeflitli özveriler, kabulü zor çeflitli noktalar içermekle beraber, bu plan, Boflnaklar ve Bosnal› H›rvatlar taraf›ndan kabul edildi; ancak, Bosnal› S›rplar plan› kabul etmediler; uluslararas› toplulu€un iradesini ve Birleflmifl Milletlerin ilgili kararlar›n› hiçe sayarak, uzlaflmaz tutumlar›n› sürdürdüler.

Bosna-Hersek'te, geçti€imiz aral›k ay› sonunda taraflar aras›nda imzalanan ateflkes ve çat›flmalar›n sona erdirilmesi anlaflmalar›n›n süresi 30 Nisanda bitiyor. Befl ülke temas grubunun bar›fl plan›n›n Bosnal› S›rplar taraf›ndan kabul edilmesi konusunda sürdürdükleri çabalar flu ana kadar bir sonuç vermedi. O bak›mdan, de€erli arkadafllar›m, kritik bir noktaya varmaktay›z.

Mevcut çözümsüzlük, Bosnal› S›rplar›n kuvvet yoluyla elde ettikleri ve ülke topraklar›n›n yüzde 70'ine varan haks›z toprak kazan›mlar› karfl›m›zdad›r ve bunlar, flimdi, ateflkesin sona erdi€i önümüzdeki günlerde bütün a€›rl›€›yla gündeme girecektir.

Uluslararas› toplulu€un, uluslararas› hukuk kurallar› do€rultusunda bu duruma son vermekte baflar›s›z kalmas› halinde, Birleflmifl Milletlerin bir üyesi olan Bosna Hersek'e, Birleflmifl Milletler flart›n›n tan›d›€› kendini savunma hakk›n› kullanmas›na izin vermesi gerekmektedir.

Türkiye, mevcut koflullarda, befl ülke temas grubunun bar›fl plan›n› ve bu plan›n Bosnal› S›rplara da kabul ettirilmesi konusunda uluslararas› bask›lar›n sürdürülmesi çabalar›n› desteklemektedir. Kurulufluna katk›da bulundu€umuz, Bosnal› S›rplar›n da kat›lmas›na aç›k olan Bosna-Hersek Federasyonunun adil ve kal›c› bar›flç› çözümün temelini teflkil etti€i görüflünü savunuyoruz, savunmaya devam ediyoruz.

As›rlar boyu bir arada yaflam›fl olan, bu ülkenin üç temel unsurunu oluflturan Boflnaklar›n, Bosnal› H›rvatlar›n ve Bosnal› S›rplar›n, federasyon çat›s› alt›nda, Bosna-Hersek'in çok kültürlü, çok etnik yap›l› ve çok dinli kimli€ini bundan sonra da yaflatabileceklerine inan›yoruz. Bu temel noktan›n önemini her f›rsatta vurguluyoruz.

Bar›fl sürecine yapt›€›m›z katk›lara paralel olarak, Cumhuriyetimiz, Bosna'daki Birleflmifl Milletler Bar›fl Gücüne bir askerî birlik vermek suretiyle, uluslararas› bar›fl› koruma misyonuna da fiilen kat›lm›flt›r ve birli€imiz, görev bölgesinde, gerek Birleflmifl Milletlerin gerek Boflnak ve Bosnal› S›rp-H›rvat halk›n ortak güven ve takdirlerini haiz biçimde bu görevini baflar›l› biçimde sürdürmektedir. Buradan, kendilerine baflar› dileklerimi, en iyi dileklerimi sunmaktan da büyük zevk al›yorum; bir görev yap›yorum.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

DIfi‹fiLER‹ BAKANI ERDAL ‹NÖNÜ (Devamla) – Bitiriyorum efendim.

BAfiKAN – Say›n Bakan, bir iki dakika yeter mi efendim?

DIfi‹fiLER‹ BAKANI ERDAL ‹NÖNÜ (Devamla) – 1 dakika yeter efendim.

BAfiKAN – Hamiyete endaze olmaz Say›n Bakan; 2 dakika veriyorum.

Buyurun efendim.

DIfi‹fiLER‹ BAKANI ERDAL ‹NÖNÜ (Devamla) – Dost ve kardefl Bosna halk›n›n ac›lar›n›n dindirilmesi ve acil insanî yard›m ihtiyaçlar›n›n karfl›lanmas› konusunda, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk halk›, üzerine düflen insanl›k görevini lay›k› veçhile yerine getirmektedir. Bosna halk› ve Hükümeti de bu zor zamanlar›nda Türkiye'nin gösterdi€i bu samimî dostluk ve yapt›€› yard›mlar için flükranlar›n› her vesileyle dile getirmektedir.

Türkiye'nin, bugüne kadar resmî kurum ve kurulufllar kanal›yla Bosna'ya ve Bosna halk›na yapm›fl oldu€u insanî yard›mlar›n tutar› 25 milyon dolara ulaflm›flt›r. Özel kurulufllar›n ve halk›m›z›n ba€›fllar› bu rakam›n d›fl›nda kalmaktad›r.

Türkiye Cumhuriyeti, bar›fl sürecine katk›lar›n› ve bar›fl› korumaya yönelik çabalar›n›, Bosna halk›na yard›mlar›n›, bu ülkede adil ve kal›c› bar›flç› çözüm gerçeklefltirilinceye kadar azimle sürdürmeye kararl›d›r.

Yüce Kurula sayg›lar›m› sunuyorum. (Alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Bakan, teflekkür ediyorum.

Refah Partisi Grubu ad›na, Say›n Gül; buyurun. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

Say›n Gül, adalet gere€i, 6 dakika ilave süreniz vard›r. 6 dakikan›n üzerinde ilave süreniz yoktur. Konuflmalar›n›z› ona göre düzenlerseniz, memnun olurum.

ABDULLAH GÜL (Kayseri) – Say›n Baflkan, yani, toplam 6 dakika m›?

BAfiKAN – Yani, 10 art› 6 dakika, Say›n Bakana tan›d›€›m süre itibariyle. fiimdi size 16 dakika süre veriyorum; ama, hepsini kullanmaya mecbur de€ilsiniz.

Buyurun.

RP GRUBU ADINA ABDULLAH GÜL (Kayseri) – Say›n Baflkan, de€erli arkadafllar; Say›n D›fliflleri Bakan›n›n d›fl gezilerle ilgili yapt›€› aç›klamalar üzerine, Refah Partisinin görüfllerini aç›klamak için huzurlar›n›zday›m; hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

De€erli arkadafllar, her fleyden önce, bu önemli gezilerden ve önemli olaylardan dolay› Türkiye Büyük Millet Meclisine bilgi verme nezaketini gösterdikleri için Say›n D›fliflleri Bakan›na, Refah Partisi ad›na teflekkür etmek  istiyorum.

Arkadafllar, flu anda içinde yaflad›€›m›z ve bildi€imiz gibi, Körfez Savafl›ndan sonra Kuzey Irak'ta bafllayan olaylar dört senedir devam etmekte ve bu olaylar, Türkiye aç›s›ndan giderek daha ciddî boyutlara ulaflmaktad›r. Türkiye, zaman zaman kendisini, kendi güvenli€ini tehdit eden, ülkenin bölünmezli€ini tehdit eden bu geliflmeler karfl›s›nda tedbirler alma durumunda kalm›flt›r. Güneydo€u Anadolu Bölgemizde, bir nevi, görünmeyen savafl, y›llard›r sürmektedir ve çok say›da kiflinin can›na mal olmaktad›r, güvenlik kuvvetlerimiz birçok flehit vermifltir.

PKK'n›n, özellikle kuzeydeki, sahipsiz diyebilece€imiz bu bölgede kuvvetlenmesi ve buray› bir üs olarak kullanmaya bafllamas› üzerine, bildi€imiz gibi, Türk Silahl› Kuvvetleri son harekât›n› yapma durumunda kalm›fl ve Genelkurmay›n bizlere verdi€i bilgilere göre, askerî hedefler gerçeklefltirilmifltir. Bütün bu askerî operasyonlar devam ederken, siyasî bak›mdan Türkiye'nin baz› tereddütler içerisinde oldu€u ve Hükümet taraf›ndan meselenin tam aç›klanamad›€› da görülmüfltür. Bunun en aç›k örne€i, Say›n Cumhurbaflkan›n›n, Baflbakan›n Bafldan›flman›n›n ve Say›n D›fliflleri Bakan›m›z›n farkl› farkl› fleyleri söylemifl olmalar›nda da görülmektedir.

Bütün bunlar devam ederken, flu gerçek daima gözard› edilmifltir ki, bu olay bugün ç›kmam›flt›r. Bu olaylar›n olaca€›n› ve bu olaylar›n ileride belki de daha büyük boyutlarda Türkiye'yi tehdit eder hale gelece€ini, Türkiye Büyük Millet Meclisinde Çekiç Güç görüflmeleri  yap›l›rken, defalarca söylemiflizdir. Çekiç Güç'ün koruyucu flemsiyesi alt›nda güneyimizde, Kuzey Irak'ta, Türkiye'yi tehdit edecek, bölgeyi tehdit edecek çok ciddî geliflmelerin oldu€unu ve Çekiç Güç'ün oradaki varl›€›n›n da buna bir flemsiye vazifesi gördü€ünü burada defalarca anlatmam›za ve birçok milletvekili arkadafl›m›z›n da buna fert fert inanmalar›na ra€men, Türkiye'yi dört senedir yöneten siyasî iktidar›n tepede verdi€i karar do€rultusunda, Meclisten de, maalesef, hep Çekiç Güç'ün süresinin uzat›lmas› do€rultusunda kararlar ç›km›flt›r.

Bu görüflmeler yap›l›rken, üzerinde çok ciddî olarak durdu€umuz baflka bir konu da fluydu: Kuzey Irak'ta, özellikle, yine bu Çekiç Güç flemsiyesi ve Birleflmifl Milletlerin korumac›l›€› alt›nda, gönüllü kurulufllar denen; fakat, bütün dünyaca NGO diye bilinen kurulufllar›n burada çok tehlikeli faaliyetler içerisinde oldu€unu, Körfez Savafl›ndan hemen sonra bafllay›p, bu faaliyetlerini, büyük bir serbestlik içerisinde yürüttüklerini burada defalarca söyledik ve iflin askerî yan›ndan ayr› olarak, bu sivil kurulufllar›n -ki, bunlar›n hemen hemen hepsi, bölgede ç›kar› olan ülkelerin sivil uzant›lar›d›r- bölgeye resmî olarak ulaflamayan, giremeyen, yapmak istedi€ini yapamayan ülkelerin, bir nevi gölge kurulufllar› oldu€unu ve bugün, say›lar›n›n 150'ye ulaflt›€›n›; büyük bir k›sm›n›n, kilise teflkilat› veyahut da insanî yard›m teflkilat› ad› alt›nda, bu bölgede, inan›lmaz faaliyetler yapt›€›n› hep bilmekteyiz.

Bu konudaki devaml› ikazlar›m›za ra€men, hâlâ, bunlar›n çal›flmalar›n› k›s›tlay›c› ve yine, bunlar›n hemen hemen hepsinin Türkiye üzerinden bu bölgeye gitmelerine ra€men bunun önleyici herhangi bir çal›flman›n,  tedbirin veyahut da niyetin olmad›€›n› görmekteyiz.

De€erli arkadafllar, bu bölgede, önemli bir di€er geliflme de fludur: Türkiye, flu anda, bölgeden çekildikten sonra, acaba, gerçekten, orada güvenli€i sa€lam›fl m› olacakt›r veyahut da ayn› güçler orada yar›n tekrar toparlan›p, Türkiye’ye karfl› faaliyetlerini devam ettirebilecekler midir?

Bildi€iniz gibi, Türkiye s›n›rlar› içerisindeki, bölgeden, 12 binin üzerinde insan, s›n›rdan -güvenli denen ve bu kadar askerî operasyonlar›n yap›ld›€› s›n›rdan- Kuzey Irak’a kaç›r›larak ve orada Birleflmifl Milletlerin çat›s› alt›nda, gider gitmez, hemen, Cenevre Ofisinin göçmen statüsünü verdi€i kamplar oluflturulmufltur. Bu kamplarla ilgili siyasî olarak yap›lan fleylerden de haberimiz yoktur. Dolay›s›yla, iflin askerî yan› devam ederken, siyasî olarak gerekli tedbirlerin al›nd›€› ve gerekli müdahalelerin yap›ld›€› kanaatinde de€iliz. Bunu flunun için söylüyoruz: Tarihimizde de hep gördü€ümüz gibi, askerî sahalarda kazan›lan baflar›lar›n, sivil toplant›larda, masalarda kaybedildi€ini görmekteyiz. Dolay›s›yla, bu çekilmenin neticede neye mal olaca€›n› flu anda bilememekteyiz.

fiimdi, bütün bunlar olurken, dostumuz, müttefikimiz ülkelerden ve bundan bir ay önce "Gümrük Birli€ine, Avrupa Birli€ine ad›m att›k, Gümrük Birli€ine girdik" diyerek sevinç 盀l›klar› att›€›m›z Birlikten Türkiye’ye karfl› yükselen sesler; Almanya’n›n, paras›n› dahi ödedi€imiz silahlar› "bu bölgede kullanamazs›n›z" demesi; ayn› flekilde, di€er ülkelerin, baz› Avrupa ülkelerinin de bu flekilde davranmas›, bizim müttefiklerimizin, girmek istedi€imiz kulübün, Türkiye’ye nas›l bakt›€›n› en iyi flekilde göstermektedir.

Türkiye, paras›yla ald›€› silahlar›, kendi güvenli€i için, ülkesinin bölünmezli€i için, kendi halk›n› tehdit eden unsurlar için kullanmayacakt›r da kim için kullanacakt›r? Fakat, maalesef, Türkiye’nin flu anki siyasî zay›fl›€›, Hükümetin, halk›n büyük bir kesimini arkas›na alamam›fl olmas› ve güttü€ü politikalardaki tutars›zl›klar yüzünden de Türkiye’nin Avrupaya karfl› zay›f düfltü€ünü görmekteyiz.

Dost bildi€imiz, müttefikimiz ve girmek için u€raflt›€›m›z Avrupa Parlamentosunun, geçen hafta ald›€› karar›, kesinlikle küçümseyemeyiz. Bu, demokratik Avrupa'n›n demokratik bir organ›n›n Türkiye'ye karfl› düflüncelerini yans›tan en iyi göstergedir. Kapal› kap›lar arkas›ndaki görüflmeler ayr›d›r; fakat, Parlamento, o Toplulu€un, Avrupa'n›n en demokratik organ›d›r ve ald›€› karar ortadad›r. Ayn› flekilde, D›fliflleri Bakanlar›n›n bafltan beri söyledikleri, Türkiye'ye  yapt›klar› ac›mas›zca tenkitler ortadad›r.

Bütün bunlar, Türkiye'nin kendi güvenli€ini sa€lamak için baflvurmak zorunda kald›€› bir harekât üzerine olmufltur ve hep insan haklar› ileri sürülmüfltür; fakat, Say›n Bakan›n izahatta bulundu€u gibi, Bosna-Hersek'teki veyahut da Çeçenistan'daki insan haklar› ihlalleri -ki, biraz sonra gelece€iz- konusunda, Bat› dünyas›, suskunlu€unu devaml› muhafaza edebilmifltir. 

De€erli arkadafllar, önemli bir nokta da fludur: Say›n Bakan da demokratikleflmeden bahsettiler. Tabiî ki, Türkiye, önce kendi evini düzene koymal›d›r; ama demokratikleflmeden bahseden bir Hükümet, önce, demokrat olarak, elindeki yetkileri demokratça kullanmal›d›r; bunun en iyi göstergesi de, flu an yap›lmas› gereken ara seçimleri bir an önce yapmas›d›r. fiimdi, Mecliste çok önemli kararlar al›yoruz, fakat 22 milletvekili flu Mecliste yoktur ve baz› iller vard›r ki,  Mecliste temsil bile edilmemektedir; ama, siz, demokratikleflme paketinden, demokratikleflmeden bahsediyorsunuz! Her fleyden önce, gelin, muhalefet olarak bafl›ndan beri ›srar etti€imiz gibi, erteledi€iniz ve devaml› kaçma durumunda oldu€unuz bu ara seçimleri haziranda yapal›m. ‹flte, havalar ›s›nm›flt›r, nisanda, daha önce söyledi€iniz gerekçeler,  kar, k›fl flartlar› ortadan kalkacakt›r.  Bu ara seçimleri yaparak, Türkiye'ye demokrat    bir gözle  bakt›€›n›z› gösterin ve d›fl dünyaya karfl› da inand›r›c› olun.

Dolay›s›yla, bu ad›m› bile atamad›ktan sonra, bu paketi -ki, demokratikleflme dedi€iniz paketin Türkiye'yi demokratik bir ülke yapmayaca€› da kesindir- hiç kimseye izah edemezsiniz. Ayr›ca,  o paket ç›kt›ktan sonra, Türk Anayasas› gerçek anlamda demokrat m› olacakt›r?.. 24 üncü madde aynen devam etti€i sürece ve bugün gördü€ümüz gibi, hâlâ üniversitelerdeki baflörtüsü meselesi devam ettikçe, mahkemelerde  baz› hâkimlerin ç›k›p da kendini bilmezcesine "baflörtünü ç›kar" diyerek, mahkeme salonundan insanlar›, kad›nlar›, k›zlar› att›kça veyahut da  mimar ve mühendisler odas› gibi baz› meslek odalar›n›n "sakal›n› kestir de gel, ondan sonra sana  karneni vereyim" dedikçe, Türkiye, kesinlikle demokratik olamaz.

Dolay›s›yla, bu kanunlar› ç›karsan›z da, Avrupa'n›n Türkiye'ye karfl› bak›fl› tamamen bellidir ve bu, gizli bir Haçl› zihniyetini daima ortaya koymaktad›r. Buna karfl›, tabiî, burada size, Türkiye'yi Avrupa'dan tecrit edelim veyahut da Bat›'yla iliflkilerimizi keselim de demiyoruz; fakat, bu dünyaya karfl›, flahsiyetli, onurlu ve Türk Halk›n›n istedi€i flekilde, kendi kimli€imizle ç›kmam›z laz›md›r; ama, Say›n Baflbakan›n yapt›€› gibi, gidip bu adamlarla konuflurken "e€er beni desteklemezseniz, Türkiye'de köktendinciler,Türkiye'de fleriatç›lar iktidara gelecektir" derseniz, o zaman her fleyi zaten bafl›ndan kaybetmiflsinizdir ve Avrupa'n›n Türkiye'ye karfl› sald›r›s›n›n da alt›nda bu zay›fl›k vard›r.

Say›n Baflbakan, siz "köktendincilik" derken  veyahut da birçok milletleraras› toplant›larda, uluslararas› kurulufllarda Türkiye Büyük Millet Meclisini temsil eden milletvekili arkadafllar›m›z›n yapt›€› konuflmalarda gördü€ümüz gibi, e€er "bizi destekleyin, yoksa köktendinciler gelecek" derseniz ve köktendincilikle  bizleri kastederseniz, Avrupa'n›n gözünde bütün güvenilirli€inizi ve a€›rl›€›n›z› kaybedersiniz. Çünkü, asl›nda siz, nüfusunun yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkenin halk›na, köktendinci diyerek karfl› ç›k›yorsunuz ve Türkiye'deki son geliflmelerden, asl›nda halk›n yönetime geliflinden rahats›z oluyorsunuz. Dolay›s›yla, bu ülkelerle yap›lan konuflmalarda, e€er bu takti€e ve bu politikaya devam ederseniz, bu ülkelerin -Avrupa'n›n, Amerika'n›n- Türkiye'ye sald›rmalar›n› teflvik edersiniz ve maalesef, bu yap›lm›flt›r flimdiye kadar.

Say›n Bakan, Bosna-Hersekle ilgili de, burada görüfllerini ve son geliflmeleri bildirdiler. O aç›dan, bu konuya da de€inmek istiyorum.

Bosna-Hersek'teki katliam, maalesef, insanl›€›n yüzkaras›d›r. Dünyan›n en uzak köflesinde olmamaktad›r bu katliam. Ayr›ca, bu katliam, Birinci Dünya Harbinin veya ‹kinci Dünya Harbinin gerçekleri de de€ildir; Avrupa'n›n ortas›nda ve göbe€inde devam etmektedir ve 250 binin üzerinde kad›n, k›z, çocuk, herkesin gözü önünde katledilmifltir ve bu katliamdan, dolayl› olarak veyahut da direkt olarak, bütün Avrupa ülkeleri birinci derecede sorumludur.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Say›n Gül, 2 dakikan›z kald› efendim, lütfen...

ABDULLAH GÜL (Devamla) –Tamam Say›n Baflkan›m.

Çünkü, bu katliam bilerek yapt›r›lm›flt›r. Çünkü, Avrupa'n›n ortas›ndaki bir Müslüman devletin oluflumundan, bütün Avrupa'n›n rahats›zl›€›, hoflgörüsüzlü€ü ortaya ç›km›flt›r ve bu katliam›n tek sebebi budur. Bu olurken de, iki senedir, baflta Lord Owen, Cyrus Vance gibi, Amerikan ve ‹ngiliz D›fliflleri eski Bakanlar›n›n oyunlar›yla zaman kazan›lm›flt›r ve bu katliam›n sürmesi temin edilmifltir. Bugün ise, Bosna'daki Boflnaklar, Müslümanlar, güçlenip, kendilerini savunabilecek hale gelince, uluslararas› bask›lar baflka bir yönde devam etmektedir.

Bütün Avrupa'n›n, Bat›'n›n ikiyüzlülü€ü, Bosna-Hersek'e konan ambargoda ortaya ç›km›flt›r ve maalesef, Say›n Bakan burada konuflurlarken, Bosna-Hersek'te bir Türk birli€inin varl›€›ndan söz ettiler. Gerçekten vard›r ve  biz burada onlara baflar›lar diliyoruz; fakat, bir fleyi daha söylemek gerekir burada: Bir Türk savafl gemisi de, Bosna-Hersek'e uygulanan ambargoyu, Adriyatik Denizinde hâlâ uygulamakla meflguldür; dolay›s›yla, bütün dünyan›n S›rplar› besledi€i bir devirde, Bosna-Hersek'e karfl› yap›labilecek gizli-aç›k yard›mlar› önlemekle, Bat› ve Bat› ile beraber Türkiye de, bir savafl gemisini hâlâ Adriyatik Denizinde tutabilmektedir. De€erli arkadafllar, dolay›s›yla, bu katliam›n devam etmemesi için...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

ABDULLAH GÜL (Devamla) – Say›n Baflkan, toplarlamak üzereyim, müsaade ederseniz...

BAfiKAN – Efendim, bu "toplarlamak üzereyim" sözü, çok genifl anlaml› bir söz.

ABDULLAH GÜL (Devamla) – Tamam, bitiriyorum.

BAfiKAN –Lütfen, ba€lar m›s›n›z efendim...

ABDULLAH GÜL (Devamla) – Tabiî; bitiriyorum.

30 Nisanda, bar›fl görüflmeleri bitmektedir ve Bosna-Hersek'te, yeni bir kritik durum söz konusudur. Bosna-Hersek devlet sözcüleri ve Bosna-Hersek'in Cumhurbaflkan›, Baflbakan› bunu aç›kça söylemektedir; flayet tedbir al›nmazsa, Bosna-Hersek'te yeni bir katliam bafllayacakt›r ve büyük ihtimalle, bu katliam›n Balkanlara s›çramas›ndan korkulmaktad›r. Bunun için, befl ülke vard›r flu anda Bosna meselesiyle ilgilenen; Rusya, ‹ngiltere, Fransa, Almanya ve Amerika. Bütün bunlar, Bosna-Hersek yanl›s› de€il, S›rbistan yanl›s›d›r; dolay›s›yla, Bosna-Hersek'e sahip ç›kabilecek tek ülke Türkiye'dir ve Türkiye, bu konuda yapmas› gerekenleri vaktinde yapmamas›n›n s›k›nt›s›n› çekmektedir. Dolay›s›yla, Hükümet, bu noktadan sonra...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Buyurun.

ABDULLAH GÜL (Devamla) – ...bu meselenin içine daha aktif girmeli ve Bosna'daki Müslüman insanlar› yaln›z b›rakmamal›d›r.

Son olarak, gönül isterdi ki, Say›n D›fliflleri Bakan›, Bosna'dan ve Avrupa'daki geliflmelerden bahsederken, Çeçenistan'a da keflke birkaç cümleyle de€inmifl olsayd›n›z. Dünyan›n en ac›mas›z katliam› flu anda Çeçenistan'da devam ederken ve 35 bin insan öldürülürken ve Türkiye'de, milyonlar›n üzerinde, oradan gelmifl vatandafllar›m›z varken ve bütün bu insanlar›n gözü Türkiye'de iken, ayn› Avrupa gibi ayn› Amerika gibi, Türkiye de, Çeçen meselesini Rusya'n›n iç meselesi olarak görmekle en büyük hatay› yapm›flt›r ve bu millet, bu hatay› yapanlardan önünde sonunda hesap soracakt›r.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

ABDULLAH GÜL (Devamla) – Hepinizi sayg›yla selaml›yorum. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Gül, teflekkür ediyorum.

Anavatan Partisi Grubu ad›na, Say›n Dinçerler; buyurun. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

Say›n Dinçerler, zat› âlinizin süresi 16 dakikad›r.

Yaln›z, rica ediyorum, program›m›z yüklü; süreye riayet ediniz efendim.

ANAP GRUBU ADINA M. VEHB‹ D‹NÇERLER (Ankara) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Say›n ‹nönü'ye, gerçekten, Meclise karfl› sayg›l› davran›fl›ndan dolay› -müsaade ederlerse- teflekkür etmek istiyorum ve bu davran›fl›n yayg›nlaflmas›n› da temenni ediyorum.

Sözlerimin bafl›nda, bu harekât vesilesiyle canlar›n› kaybeden bütün flehitlere Cenab› Hak'tan rahmet diliyorum ve ayn› zamanda da dua ediyorum ki, keflke vatan evlatlar› bofl yere kanlar›n› kaybetmeselerdi -flu cenahtan bu cenahtan- o temennimi de devam ettirmek istiyorum.

Yaln›z, tabiî, Say›n ‹nönü, seyahatiyle ilgili bilgileri sundular; fakat, iflin özüyle ilgili, çözümüyle ilgili iç aç›c› veya ümitlendirici herhangi bir beyanda bulunmad›lar. Anlad›€›m kadar›yla, bu görüfllerini, belki, parti baflkanlar›yla olan görüflmeye k›smen saklam›fllard›r diye düflünüyorum. Olabilir, onu da makul karfl›l›yoruz; ancak, biz, meselenin flu noktas›na özellikle de€inmek istiyoruz: Say›n D›fliflleri Bakan›m›z, flüphesiz, dünyaya, Amerika'ya, Avrupa'ya askerî harekât›n bizatihi askerî yönlerini anlatmaya gitmedi; bu harekât›n siyasî amaçlar›n›, siyasî sebeplerini ve bu konudaki yanl›fl bilgilendirmeleri ve yanl›fl de€erlendirmeleri telafi etmek, düzeltmek üzere gittiler. Dolay›s›yla, biz de bu k›sa konuflmam›zda, askerî harekât bölümünü tamamen olay›n d›fl›nda tutuyoruz ve inan›yoruz ki, gerçekten kahraman ordumuz, kendisine düflen görevi, her yönüyle lay›k›yla ve en güzel flekilde yapacakt›r; bunda hiçbir kuflkumuz yok. Bizim üzerinde durdu€umuz mesele, askerî harekâttan önce sivil idarenin, gerek diplomasi gerekse d›fl siyaset ve güvenlik alanlar›nda neler düflündü€ü, neler planlad›€›, ne kadar planlad›€› ve bu meselelerin Hükümete ne kadar geldi€idir. Tabiî, Hükümetin bu konudaki siyasî iradesinin istikametinin ölçüsüdür; bu yetmiyor, Hükümetin tedbirli olup olmad›€›n›n burada ölçülmesidir. Yani, bu harekât inflallah baflar›yla gerçekleflecek ve flüphesiz s›n›rl› bir harekâtt›r, kat›l›yoruz. Bu harekât bittikten sonra da, bu harekât›n meyveleri toplanacakt›r.

Bu meyveleri kim toplayacak, bunlar düflünülmüfl mü, ortaya ç›kan meseleler gerçekten ciddî flekilde tart›fl›lm›fl m›, bu konuda ciddî flüphelerimiz var. Mesela, D›fliflleri Bakanl›€›n›n bir yetkilisi (Do€atepe) beyanat veriyor "biz mahalli çözüme gidiyoruz" diyor. Bir bak›yorsunuz, Hükümetin siyasî yetkilileri "mahalli çözümü denemifltik, baflar›l› olmad›" diyor. Nedir bu mahalli çözüm ve ne kadar dayanabilirsiniz, ne kadar güvenebilirsiniz; buna iyice bakmak laz›md›r. Tabiî, zaman›m›z buna müsait de€ildir; yaln›z, bu, bir ciddî tart›flma noktas›d›r.

‹kincisi, bendeniz de Say›n ‹nönü'nün seyahatiyle ilgili belgeleri toplad›m; gerçekten, oldukça ilgi görmüfl. Yaln›z, bu ilgi, tabiî, muhataplar›m›z›n ikna edildi€i anlam›na gelmiyor; bir anlamda da ikna edilmedi€i anlam›na geliyor. En çok sorduklar› sorulardan bir tanesi "Harekât ne zaman bitecek?" fiimdi, bu "ne zaman bitecek" meselesini takvime ba€layamazs›n›z. Bu harekât›n, siyasî amaçlar›yla ilgili, diplomasinin siyasî amaçlar›yla ilgili ve Hükümetin siyasî iradesiyle ilgili ve nihaî hedeflerle ilgili yaz›lar ç›kt›. Bana flahsen en makul gelen bir yazar›n ifadesinde ölçü fludur: "PKK'n›n uluslararas› bir terörist örgüt oldu€unu kabul ediyoruz, art›k, hemen hemen bütün dünya da bunun fark›na varmaya bafllad›. Öyleyse PKK'n›n Türkiye'nin yaln›z s›n›r güvenli€ini de€il, Türkiye'nin bütünlü€ünü, Türkiye'nin güvenli€ini yeniden tehdit edecek kadar güçlenmemesini ve d›fl mihraklarla, PKK'y› destekleyen, malî, idarî, siyasî destek veren bütün karar unsurlar›yla, bütün güç unsurlar›yla olan ba€lar›n›n kesilmesidir ana mesele."

E€er, bunu temin edemezseniz ve yar›n askerimiz, ordumuz yüzlerce flehit vererek ikinci, üçüncü harekât› yapmak mecburiyetinde kal›rsa, bunun sorumlulu€u askerin de€ildir; bunun sorumlulu€u, siyasî iradenindir, sivil yönetimindir ve bu karar› alan hükümetindir. Buna dikkatinizi çekmek istiyorum.

Efendim, burada, di€er bir mesele, flüphesiz, Say›n Bakan, yurtd›fl›ndaki görüflmelerinde de aç›kça belirtmifller -san›yorum burada da ifade ettiler- ana unsur, Irak'›n toprak bütünlü€üdür. Irak'›n toprak bütünlü€ü meselesi üzerinde dururken, Irak ile Bat›'n›n, Irak ile Amerika Birleflik Devletlerinin hatta Amerika Birleflik Devletleri ile Saddam'›n özelleflmifl olan, kifliselleflmifl olan meselelerinin çözümü konusunda baz› fleyler de yapmak laz›md›r; yani, bunun da Hükümet taraf›ndan ele al›nmas› ve anlat›lmas› laz›m. Ne düflünüyorlar?..

Burada baz› ifadeler var: "Say›n ‹nönü baz› teminatlar verdi" deniliyor. O teminatlar›n ne oldu€unu burada göremedik; ama, ümit ediyoruz ki, daha sonraki görüflmelerde o taminatlardan haberdar olaca€›z.

Efendim, bu arada, müsaade ederseniz, firkateyn meselesine gelmek istiyorum. Maalesef, olaylar öyle geliflti ki, e€er, çok iyi yönetilseydi Almanya ile Türkiye'nin iliflkileri bozulma noktas›na gelmezdi. Ne kadar telafi edildi bilemiyorum, burada anlat›lan haliyle henüz meselelerin çözülmedi€i kanaatini edindik; ama, bu konuda çok büyük gayret sarf edilmesi laz›m. Mesele bununla bitmiyor, oradaki Türklerin can güvenliklerinin sa€lanmas› konusunda da, tabiî biraz daha gayret bekliyoruz.

Bunlar› birlefltirerek, Çeçenistan meselesini birlefltirerek Azerbaycandaki son derece kar›fl›k olan geliflmeleri Say›n Parlamentonun önüne, huzuruna koyarak, Avrupa Parlamentosundaki tenkitleri ve bu tenkitlerin a€›rl›€›n› ve Türkiye üzerindeki bask›s›n› hat›rlayarak, Avrupa Konseyindeki üyeli€imizin ask›ya al›nd›€›n›, hatta, belki de üyelikten ç›kar›lma konusunda çok büyük gayretlerin sarf edildi€ini yeniden düflünerek flu suali soruyorum: Hani, nerede Türkiye'nin d›fl itibar›, hani, bu Hükümet -50 ncisi ve 51incisi- Türkiye'nin d›fl itibar›n› art›rmak üzere gelmiflti? Deniliyor ki: "Efendim, demokratikleflece€iz." Evet, demokratikleflece€iz; bunda flüphe yok; ama, bu bir uzlaflmayla olacak.

"‹kincisi, Anayasay› de€ifltirece€iz; Avrupa Gümrük Birli€ine girmek için flu kadar kanunlar›m›z var; bunlar›n hepsini ç›karaca€›z" ve bir mazeret bulunmufl deniliyor ki: "‹nan›n ki biz bunu siz istedi€iniz için yapm›yoruz ha, bunu biz istedi€imiz için yap›yoruz." Hay›r efendim, onlar istedi€i için yap›yorsunuz; e€er, onlar istemese, yapabilseydiniz flimdiye kadar yapard›n›z ve Türkiye'de uzlafl›rd›n›z.

Evet, son olarak flunu söyleyip Azerbaycan meselesine geçmek istiyorum: fiu anda, Türkiye'de, Amerika Birleflik Devletlerinin üç bakan yard›mc›s› var. Di€er ülkelerin merkezlerine gidip, oradaki konuflmalar› buraya aktarmak flüphesiz güzel bir fley, tekrar teflekkür ederiz; ama, isteriz ki, Hükümetimiz, burada yapt›€› görüflmeler hakk›nda gününde gelsin bilgi versin; yani, bu üç bakan yard›mc›s› -D›fliflleri ve Savunma Bakanlar›n›n yard›mc›lar›- ve yanlar›ndaki büyük  bir heyet Türkiye'ye niçin geldi; yani,  elbette ki, Clinton -Çiller görüflmesinin  haz›rl›€›n› yapmak üzere geldiler; ama, acaba ne al›p götürecekler. Bu a€›r bask›lar karfl›s›nda, ümit ederiz ki, Hükümetimiz, milletin aleyhine bir fley vermeyecektir.

Efendim, bu arada, yine, müsaade ederseniz, flunu okumaktan kendimi alam›yorum. Bu D›fliflleri Bakan yard›mc›s› -Amerika'n›n D›fliflleri Bakan verdi€i bir demeçte " 'PKK'y› terörist bir örgüt olarak görüyoruz. Biz, ABD olarak, Türk topraklar›n› bölmek isteyen terörist bir örgüt ile u€raflan Türk Hükümetine karfl› ç›km›yoruz' dedi" diyor belgeler. Bunu memnuniyetle karfl›l›yoruz ve bu görüflün tam anlam›yla eksiksiz devam etmesini diliyoruz.

Efendim, ben, müsaade ederseniz, flu temenniyle konuflmam›n bu bölümünü bitireyim. E€er, uygun görürseniz, gruplar uygun görürlerse, bugün veya bir baflka zaman da, Büyük Millet Meclisimiz, kahraman ordumuza yapt›€› bu baflar›l› harekattan dolay› flükranlar›n› sunacak bir k›sa deklarasyon yay›mlarsa san›yorum hay›rl› olur. Bu vesileyle bu konuyu kapatmak ve ordumuza flükranlar›m›z› bir kere daha arz etmek istiyorum. (ANAP ve DYP s›ralar›ndan alk›fllar)

Efendim, gelelim Bosna-Hersek meselesine: fiimdi, Bosna-Hersek meselesinde, maalesef iflin bafl›nda çok büyük hata yapt›n›z. Say›n ‹nönü, D›fliflleri Bakan Vekiliydi, bendeniz 12 May›s 1992'de, yani bundan tam üç sene önce bir konuflma yapt›m. Bak›n›z, flimdi o konuflmadan bir cümle okuyaca€›m; yani, bu söylediklerimiz, o gün uydurulmufl da, akla gelmifl de, rüyada görülmüfl de söylenmifl fleyler de€il; bunlar memleketin hayr› için, Cumhuriyet hükümetlerinin baflar›s› için söylenmifl sözler; ha flu partinin hükümeti, ha bu partinin hükümeti, önünde sonunda bu Hükümet, bizim hükümetimiz; biz, flüphesiz do€ru ifllerde baflar›l› olmas›n› isteriz.

Bak›n ne demifliz: "Kuveyt'te Saddam'›n iflgali vuku bulur bulmaz, Avrupa, Birleflmifl Milletler Güvenlik Konseyi tabiî ki Amerika Birleflik Devletleri harekete geçiyor ve Güvenlik Konseyi karar› ç›kar›yorlar. ‹nisiyatifi kim götürüyor; Amerika Birleflik Devletleri, Avrupa devletleri de dahil oluyorlar. Ǜkan karar nedir; ç›kan karar bar›fl gücü gönderme karar› de€ildir, ç›kan karar, koalisyon kuvvetleri kurma karar›d›r."

Gene bu konuflmadan önce, Say›n K›rca'n›n ayn› mahiyette ifadesi var; Say›n K›rca diyor ki: "Bar›fl gücü, sadece güçlülerin ifline yarar, bar›fl› tesis etmez; ama, koalisyon kuvvetleri bar›fl› tesis eder."

Diyeceksiniz ki, sen üç sene önce söyledin, geldi geçti kardeflim...fiimdi, size bir belge okuyorum, ay›n 17'sinde, Say›n Cindoruk'un da büyük gayretiyle Bilkent Üniversitesiyle Parlamento birlikte bir konferans yap›yor. Bu konferansa, Kaliforniya'dan gelerek kat›lan Albert Wohlstetter ad›nda bir emekli profesör var; dünya çap›nda, son derece iyi yetiflmifl bir insan, çok say›da da kitab› var. Bak›n, bu konferansa gönderdi€i flu tebli€de, hâlâ diyor ki "koalisyon kuvvetleri kurulmal›d›r ve koalisyon kuvvetleri Amerika Birleflik Devletlerinin inisiyatifinde olmal›d›r" ve bunun geniflini flimdi vaktim yok söyleyemem... Hangi alandan, hangi birlikle, hangi tugayla nereye atefl edilece€inin bile, Amerika'daki askerlerle çözümünü yapm›fl. ‹nflallah bunu, 17 May›stan sonraki konferansta dinleyece€iz. Yani, hâlâ askerî müdahale f›rsat› vard›r.

Burada, Say›n Hükümetimizin ve yurtd›fl›ndaki birçok mahfilin söyledi€i gibi: "Efendim, oraya gidersek 5 dakikam›z kal›yor, bombay› düflürmeden geliriz..." Yok öyle fley... Zaten, oraya kadar gitmeye bile gerek yok, askerî çözüm vard›r. Demek ki, ananokta bafltan kaybedilmifltir; bar›fl gücü de€il, koalisyon kuvveti kurulacakt›, Kuveyt modeli uygulanacakt›; ama, maalesef, bu yap›lmam›flt›r.

Di€er bir mesele; beflli Bat› temas grubu (Rusya, ‹ngiltere, Fransa, Almanya, Amerika Birleflik Devletleri)  kendi aralar›nda zaten ihtilaf halindeler; verdikleri karar› koruyacak, verdikleri karar› muhafaza edecek, verdikleri karar› icra ettirecek gücü kullanm›yorlar. ‹steseler... Bunlar›n befli de Güvenlik Konseyinin veto hakk› olan üyesi. Kendileri, isteyerek meseleye girmifller, beflli plan yapm›fllar, S›rplara -Karadzic'e- "yüzde 70 senin hakk›n de€il, sen yüzde 51'e ineceksin" demifller. Peki, madem, sen söyledin, gel yapt›r kardeflim.

Evet, Bosna-Hersek Baflbakan› ve Cumhurbaflkan› "lütfen, Türkiye bize yard›m etsin, lütfen dostlar›m›z bize yard›m etsin, hiç olmazsa bu bar›fl plan›n› uygulatt›r›n" diyor. Hani, ne yard›m ediyor, ne yard›m ediyoruz?! Bu konuda, meseleyi kökünden, maalesef, kaybetmifliz.

Bir baflka olay› söyleyece€im. fiimdi, Türkiye ile birçok ülke aras›nda -baflta, flüphesiz, Amerika Birleflik Devletleri aras›nda, belki kendi yönümüzden- savunma ve askerî iflbirli€i anlaflmalar› var. Hâlâ yenilerini yap›yoruz; Türk cumhuriyetleriyle de yapt›k. Hâlâ yap›lmayan bir yer var; Bosna-Hersek devletiyle Türkiye Cumhuriyeti aras›nda savunma ve askerî iflbirli€i anlaflmas› yok. Biz bu ihtiyac› tespit ettik ve bir kanun teklifi verdik. Okumak istemiyorum, isterseniz, vaktim varsa...

BAfiKAN – Say›n Dinçerler, 2 dakikan›z var efendim.

M. VEHB‹ D‹NÇERLER (Devamla) – Peki efendim.

Bu kanun teklifi, Millî Savunma Komisyonunda bekliyor; iki ay oldu... Millî Savunma Komisyonu, usulü bahane ederek, flu esas› görüflemiyor. Daha önce Hükümetimize dedik ki: "Madem bizim teklifimizi görüflmüyorsunuz, Genel Kurula da indirmek istemiyoruz, Bosna-Hersek meselesini örselemek istemiyoruz, bari Hükümet getirsin." fiimdi, Say›n ‹nönü'nün böyle bir inisiyatifte bulunaca€›na samimiyetle inan›yorum; çünkü, D›fliflleri Komisyonunda olan, ambargonun tek tarafl› olarak kald›r›lmas›yla ilgili karar›, gerçekten, dirayeti ve basiretiyle gündeme ald›lar, beni affetsinler, yüzlerine karfl› teflekkür ediyorum ve bu iflin komisyondan geçmesi de mümkün oldu. ‹nflallah öbür anlaflma da ortaya ç›kacakt›r.

Efendim, flimdi, bir son belge olarak da, müsaade ederseniz, flunu huzurunuza getireyim: Bosna-Hersek Komisyonu kurduk; gayet düzenli bir flekilde çal›fl›yoruz ve bir parti meselesi olmaks›z›n olaya bak›yoruz. Baflkan›m›z Prof. Say›n Mimaro€lu. Say›n Mimaro€lu'nun, Say›n Baflbakana 24 fiubat 1995 tarihinde komisyon ad›na yazd›€› bir yaz› var; kendileri komisyonda verilmifl kararlar› biraz daha yumuflatarak Say›n Baflbakana arz ettiler. Bak›n, Say›n Mimaro€lu neler istiyor: Bosna-Hersek meselesiyle ilgili olarak Devlet Bakan› Say›n Ayvaz Gökdemir'e yetki veren kararnamenin bir an evvel ç›kar›lmas›... Meydanda yok kararname. Bu kararname ç›kar›l›rken eski Devlet Dakan› Vehbi Dinçerler'e göç olay› s›ras›nda verilen karar›n göz önünde bulundurulmas› -onu da misal olarak vermifliz- K›z›lay ve Çocuk Esirgeme Kurumunun...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

M. VEHB‹ D‹NÇERLER (Devamla) – Bitiriyorum, son cümle, ba€l›yorum.

BAfiKAN – Lütfen...

M. VEHB‹ D‹NÇERLER (Devamla) –  Toparlam›yorum, ba€l›yorum.

... Çocuk Esirgeme Kurumunun Zenica'da ve K›z›lay›n Bosna-Hersek'te birim açmas›... Meydanda yok. Diyanet ‹flleri Baflkanl›€›n›n gerekli ilgiyi göstermesi ve Avrupa'da oldu€u gibi D‹T‹B'e benzer teflkilat kurmas›... Meydanda yok. Odalar Birli€inin daha sonraki iktisadî geliflmelerle ilgili çal›flmalar› yürütebilmesi için bugünden harekete geçmesi... Meydanda yok.

Öbürlerini söylemeye vaktim yok, belgeleri de buradad›r, isteyenlere gösteririm.

fiimdi, sözlerimi flöyle ba€l›yorum: Biz, buraya -dikkat ederseniz- muhalefet yapmak için ç›kmad›k. Memleketin, çok hassas, hepimizi ilgilendiren, gelece€imizi ve bekam›z› ilgilendiren bir konusunda görüflümüzü söylemek ve bir anlamda devletin ve milletin genel politikalar›n› desteklemek üzere ç›kt›k. Bu anlay›fl› Hükümetten de bekliyoruz, bu meselelere sahip olmalar›n› diliyoruz ve hepinize sayg›lar sunuyoruz. (Alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Dinçerler teflekkür ediyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ad›na, Say›n Ali Dinçer; buyurun. (CHP s›ralar›ndan alk›fllar)

Say›n Dinçer, ihtiyaç duyaca€›n›z› zannetmiyorum; ama, sizin süreniz de 16 dakika.

CHP GRUBU ADINA AL‹ D‹NÇER (Ankara) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; ülkemizi çok yak›ndan ilgilendiren konularla ilgili olarak De€erli D›fliflleri Bakan›m›z›n Meclisimizi bilgilendirmesinden dolay›; flahs›m ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ad›na kendilerine teflekkürlerimi arz ediyorum.

De€erli arkadafllar›m, Say›n D›fliflleri Bakan›n›n bilgi verdi€i konular, ülkemizi, ulusumuzu yak›ndan ilgilendiren konular. Hep birlikte üstesinden gelmemiz gereken sorunlar hakk›nda bilgilendik. Bu konularda parti fark› gözetmeksizin; inan›yorum ki, tüm parlamenterlerimiz, tüm arkadafllar›m›z, beraber çözüm üretme durumundad›rlar.

De€erli arkadafllar›m, ülkemiz -her zaman söylendi€i gibi- son derece önemli jeopolitik bir konuma sahip. Bu yeni de€il; cumhuriyetin ilk kuruldu€u y›llarda da, bu jeopolitik konum nedeniyle, çeflitli sorunlarla karfl›laflt›k. Hem ülkemizde hem de yak›n çevremizde ve dünyada bar›fl› isteyen bir d›fl politika modeli ortaya koydu Cumhuriyetin kurucular›, ilk yöneticileri “Yurtta sulh, cihanda sulh” diye. Son derece karmafl›k bir konuma sahip oldu€umuz için, etraf›m›zda, bir bar›fl, demokrasi, dostluk ortam›n›n oluflturulmas› için çaba gösterme durumunda kald›k. Nitekim, 1920’lerde, 1930’larda, Türkiye Cumhuriyeti -bölgenin, o zaman da önemli ülkesi olarak- Balkan Pakt›n›n kurulmas›n› sa€layarak, dünyan›n en sorunlu yerlerinden biri olan Balkanlarda bar›fl›n sa€lanmas› için katk›da bulundu. Ayn› çabalar›, Sadabat Pakt›yla, Ortado€u, Kafkasya yönünde gösterdik. 1950’lerde de, yine, bölgesel iflbirli€ini güçlendirebilmek için CENTO gibi organizasyonlarda Türkiye rol ald›.

Bundan sonra da, Türkiye, Türkiye’nin dirli€i, düzenli€i, birli€i, beraberli€i için, çevresiyle yak›ndan ilgilenmek durumunda. Hele, Türkiye, art›k, NATO’nun güneydo€u kanat ülkesi olmaktan ç›km›fl, bir bölge ülkesi haline gelmifl; dünyan›n say›l› güçlü ülkelerinin kald›rabilece€i bir yükü üstlenme durumunda. Türkiye, konumu gere€i, tarihî birikimi gere€i, bu görevi yapma durumunda.

Bizim, ülkemizde kurmaya çal›flt›€›m›z demokratik sistemin gelece€i, güvencesi de çevremizdeki ülkelerdeki demokratikleflmeye ba€l›. Bizim, Balkanlardaki, Kafkasya'daki, Ortado€u’daki komflular›m›z ne kadar demokratikleflirlerse, etraf›m›zda demokratik ülkelerden oluflan bir ülkeler toplulu€u ne kadar güçlenirse, bizim demokrasimizin, bizim ülkemizin esenli€inin güvencesi de o kadar güçlenmifl olur. Burada söz konusu olan komflular›m›zdan Irak'ta, Körfez Savafl›ndan bu yana meydana gelen geliflmeleri biliyoruz. Özellikle, 36 nc› paralelin kuzeyinde, Kuzey Irak'ta, önemli bir otorite bofllu€u ortaya ç›kt›; hâlâ da devam ediyor. Bu otorite bofllu€undan yararlanan teröristler, Kuzey Irak'ta yuvalan›p, Türkiye'nin Güneydo€u Anadolu Bölgesinde sürekli terör yarat›yorlar, sürekli köyleri, kasabalar› bas›yorlar, çoluk çocuk demeden katliam yap›yorlar.

Modern bir devlet olarak Türkiye, kendi insan›n›n can güvenli€ini, mal güvenli€ini sa€lamakla yükümlü; bunu, elbette, ülke içinde güvenlik güçleriyle yaparken, ülke d›fl›ndan gelen tehlikeleri de önlemek durumunda. Bu nedenle, güvenlik güçlerimizin, silahl› kuvvetlerimizin, terör odaklar›n› kurutmak için Kuzey Irak'ta bafllatt›€› harekât, Türkiye'nin güvenli€i içindir, Türkiye'nin bütünlü€ü içindir, Türk insan›n›n can ve mal güvenli€i içindir, Türkiye'nin bekas› içindir. Di€er arkadafllar›m›n söyledi€i gibi, bu harekâtta, elbette, güvenlik güçlerimize hep birlikte baflar›lar dilemek durumunday›z ve onlar›n arkas›nda, onlara destek olmak durumunday›z. Say›n D›fliflleri Bakan›m›z›n, bunu, pek çok ülkeye gidip anlatmas›, uluslararas› platforma tafl›mas›, de€erli bir çaba olarak, olumlu sonuçlar›n› verecektir; yaln›z, bu çabalar› sürdürmek durumunday›z. Biz, Kuzey Irak'ta, Türkiye'nin esenli€i için var›z. Ayn› zamanda, Kuzey Irak'taki insanlar›n da güvenli bir ortamda yaflamalar›n› sa€lama durumunda oluyoruz.

Kuzey Irak'taki terör odaklanmas›ndan mutazarr›r olan Türkiye'dir. Oradaki harekât› gerçeklefltiren ve bunun karar›n› veren ülke Türkiye'dir. Oradaki harekât›n amac›na ulafl›ncaya kadar sürdürülmesini sa€lamak da Türkiye Cumhuriyetinin görevidir. Biz, birliklerimizi oradan çekersek bile, kendi haz›rlad›€›m›z plan, program çerçevesi içinde çekmek durumunday›z; baflkalar›n›n iste€i ve bask›s› üzerine de€il.

Bir fleyi de bilmemiz gerekiyor: Terör, Kuzey Irak'taki harekât çok baflar›l› olsa dahi, bitecek gibi bir konu de€il. Bakarsak, son derece geliflmifl bir demokrasisi olan Belçika'da bile hâlâ Wallonlarla Flamanlar aras›nda sorun var. ‹spanyol otoriteleri, siyasî çözümler bulmak aç›s›ndan çok önemli ad›mlar att›lar; ama, ‹spanya'da terörü durduramad›lar. Hâlâ terörden zarar görüyorlar. Fransa'da, as›rlar öncesinde çözümlenmifl durumda olan Breton'larla ilgili olay hâlâ bitmiyor; Korsikal›larla ilgili olay hâlâ bitmiyor; zaman zaman gündeme geliyor. Bizde de, Kuzey Irak'taki harekât çok baflar›l› olsa, flimdiye kadar teröre karfl› verilen mücadelede daha büyük ad›mlar atabilsek ve çok daha baflar›l› sonuçlar elde etsek dahi, bilelim ki, terörün kökünü kurutmufl olamay›z. Az veya çok, biz, bu terör olay›yla birlikte yaflamak durumunda olaca€›z. Bunun üstesinden gelebilmekle ilgili haz›rl›klar› yapmak durumunday›z. Bunun için de, öncelikle, teröristlere karfl›, gerilla stilinde terör yaratan gruplara karfl›, bizim profesyonel, sivil güvenlik güçlerimiz oluflmal›d›r; hem de yeteri say›da, en iyi e€itimle ve en iyi donan›mla... Yar›n da, öbür gün de bu iflle u€raflaca€›m›z› bilerek, flimdiden haz›rl›klar›m›z› buna göre yapmal›y›z.

Silahl› kuvvetlerimiz, teröre karfl›, sivil güvenlik güçlerine yard›m ediyor, elinden gelen tüm deste€i ortaya koyuyor; fakat, gerilla stili mücadele veren teröristlere karfl›, düzenli orduyla sürgit mücadeleyi devam ettirmemiz mümkün de€ildir; bu nedenle, ülkemizin gerçeklerini dikkate alarak, daha etkin mücadele verecek sivil güvenlik kuvvetlerini, bir an önce oluflturmak durumunday›z.

De€erli arkadafllar›m, Kuzey K›br›s konusuyla ilgili de flunlar› söylemek istiyorum: Say›n D›fliflleri Bakan›m›z›n beyanat›na göre; Say›n D›fliflleri Bakan›m›z›n temas kurdu€u yabanc› devlet ileri gelenleri, Kuzey K›br›s'taki olay›n çok uzad›€›n› söylüyorlar. Onlar›n hepsine flunu hat›rlatmak gerekiyor: Siz, Kuzey K›br›s'› b›rak›n, Avrupa'n›n göbe€inde meydana gelen Bosna-Hersek facias›na bak›n. Önlemekle yükümlü oldu€unuz halde, kas›tl› olarak önleme durumunda olmad›€›n›z bu facian›n, bu katliam›n durdurulmas› için çaba sarf edin. Ayr›ca, Say›n Bakan›m›z›n aç›k, net bir flekilde vurgulad›€› gibi, K›br›s'ta, insan hak ve özgürlükleri, her iki tarafta da hayata geçmifltir; insanlar›n can güvenli€i sa€lanm›flt›r; iki taraf aras›ndaki çat›flma durdurulmufltur; y›llard›r, Türkiye Cumhuriyetinin müdahalesiyle, K›br›s'a, bir ölçüde bar›fl getirilmifltir; ayn› durumun Çeçenistan'da oldu€unu söylemek mümkün mü... Bat› dünyas›, Bat› Avrupa, özellikle NATO içinde müttefiklerimiz olan ülkeler, Rusya'da, Çeçenistan'da meydana gelen katliamla ilgili herhangi bir önlem alabiliyorlar m›, oradaki katliam durdurulabiliyor mu, bunlar› vurgulamak gerekiyor. Ben bunlar› vurgularken, Refah Partisinden de€erli arkadafl›m›z Abdullah Gül'ün söylemi içinde vurgulamak durumunda de€ilim.

Say›n D›fliflleri Bakan›m›z›n Çeçenistan'dan niye bahsetmedi€ini sordular. Say›n D›fliflleri Bakan›m›z, söz alma gerekçesinde belli oldu€u gibi, Kuzey Irak operasyonuyla ilgili, Avrupa ülkelerinde yapt›€› temaslar› ve Bosna-Hersek olay›yla ilgili görüfllerini burada aç›klad›, bilgileri verdi; bu bilgileri verdi€i için hepimiz teflekkür ettik. E€er, genel anlamda, d›fl politikayla ilgili, bütün dünyadaki olaylarla ilgili bir bilgi verme söz konusu olsayd›, elbette, o zaman, Çeçenistan'la ilgili eksiklik dile getirilebilirdi.

Afganistan'da, y›llard›r süren savafl nedeniyle, hele hele son iç savafl nedeniyle, çok say›da kardeflimiz katledildi, kayboldu, öldü; hâlâ kan dökülüyor kardefl Afganistan'da. Keflmir'de y›llard›r kanayan bir yara var. Orada da, bizim için kardefl olan insanlar ölüyorlar, öldürülüyorlar. Daha buna benzer pek çok konu var. Bu mant›kla hareket edersek, e€er, bunlar›n hepsini dile getirmeye kalkarsak, üzerinde konsantre olmam›z gereken Kuzey Irak operasyonu ve Bosna-Hersek olay›nda konuyu da€›tm›fl oluruz; konuyu da€›tmamak gerekiyor.

Bosna-Hersek'le ilgili -aç›k, net bir flekilde, yal›n bir dille söylemek gerekirse- yap›lmas› gerekenleri tart›flmak gerekiyor. Bosna-Hersek'i, gidip, savafl ortam›nda kar›fl kar›fl gezmifl, dolaflm›fl bir arkadafl›n›z olarak, oradaki mücahitlerle yan yana, omuz omuza bulunma onurunu yaflam›fl bir Türkiye Cumhuriyeti Parlamenteri olarak, fazla uzatmadan flunu söyleyeyim: Bosna-Hersek'te, Boflnaklar, ilk kez, kendilerine yönelik katliamlara karfl› durma baflar›s›n› göstermifllerdir; bilinçli bir organizasyonu gerçeklefltirmifllerdir, art›k, bir devlet olmay› hak edecek düzeye gelmifllerdir; 200 bini aflk›n e€itilmifl askeri olan bir orduya sahiptirler. Bizim yapmam›z gereken, Bosna-Hersek'in askerî gücünü, savafl gücünü art›rabilmektir, her planda, Bosna-Hersek'e karfl› uygulanan ambargonun kald›r›lmas›n› sa€lamakt›r. Bu ambargo, S›rbistan'a karfl› de€ildir; onlar, Rusya'n›n yard›m›yla, baflkalar›n›n yard›m›yla, rahatl›kla bu ambargoyu deliyorlar. Bu ambargo, denize kap›s› dahi olmayan Bosna-Hersek'e karfl›d›r ve Bosna-Hersek nefsi müdafaa durumundad›r. (RP s›ralar›ndan alk›fllar) Orada bir savafl yoktur, nefsi müdafaa durumunda olan Boflnaklara, Bosna-Herseklilere, Bat› dünyas›n›n duyars›zl›€›yla, sald›rgan, katil S›rplar›n sald›r›lar› vard›r. (CHP ve DYP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar) Bunu önleyebilmek için, Türkiye Cumhuriyeti bütün d›fl politika gücünü, gayretini, bu ambargonun kalkmas›na yöneltmelidir.

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Gemisi niye çekilmiyor Ali Bey?

AL‹ D‹NÇER (Devamla) – O gemiyle ilgili konular› da biliyoruz. O gemi, Türk mürettebat›n›n komutas›ndad›r ve Bosna-Hersek'le ilgili herhangi bir olumsuz ifli yapma durumunda de€ildir; orada bulunmas›nda da mahzur yoktur.

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Ama, o silahlar›...

AL‹ D‹NÇER (Devamla) – De€erli arkadafllar›m, siz, o gemiyi oradan çekseniz, o geminin boflaltt›€› bofllu€u baflkalar› doldurur; sizin düflündü€ünüz gibi hay›rl› bir sonuç ç›kmaz, daha da zararl› sonuçlar ortaya ç›kabilir. (CHP ve DYP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar)

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun) – Bilmeden konufluyorsunuz arkadafllar.

AL‹ D‹NÇER (Devamla) – O nedenle, böyle, ceffelkalem, kolayc› çözümlerle yaklaflmamak gerekiyor. Biraz önce söyledim, bu konuya hep birlikte duyarl›l›k göstermek durumunday›z. Bunun, iktidar› muhalefeti olmaz.

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun) – Ak›l ifli, ak›l...

AL‹ D‹NÇER (Devamla) – Ak›l iflini ortaya koymak durumunday›z. Bütün akl›m›z›, kolektif akl›m›z›, müflterek akl›m›z› oradaki kardefllerimize yard›m etmek için seferber etmek durumunday›z. Arada, baz› polemiklere girerek, bu konularda siyasî prim yapmay› düflünmemeliyiz. Baflka konularda, elbette, muhalefet iktidar tart›flmas› olur; ama, bu konuda olmamal›.

De€erli arkadafllar›m, Bosna-Hersek'e yönelik bütün yard›mlar› -biraz önce söyledi€im gibi- resmî Bosna-Hersek...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

SAL‹H KAPUSUZ (Kayseri) – Yap›lan yard›mlar bile suiistimal edildi Ali Bey.

BAfiKAN – Say›n Kapusuz... Say›n Kapusuz...

MEHMET SEV‹GEN (‹stanbul) – Say›n Baflkan, yap›lan yard›mlar komisyondan giderse, kimse flaibe alt›nda kalmaz.

BAfiKAN – Say›n Dinçer, size, 2 dakika daha verdim; lütfen ba€lay›n›z.

AL‹ D‹NÇER (Devamla) – Teflekkür ederim Say›n Baflkan›m.

Say›n D›fliflleri Bakan›m›z›n belirtti€i resmî yard›mlar dahil, Bosna-Hersek'e yap›lacak olan tüm yard›mlar belli bir disiplin içinde yap›lmal› ve tüm yard›mlar resmî Bosna-Hersek otoritelerine ulaflt›r›lmal›. (CHP s›ralar›ndan alk›fllar) E€er, bu yap›l›rsa, bu yard›mlar resmî Bosna-Hersek ordusuna gider, resmî Bosna-Hersek güçlerine gider ve onlara güç katar. Elbette, Bosna-Hersek'teki  karmafl›k toplumsal yap› içinde farkl› gruplar olabilir. E€er, belli yard›mlar nereye, nas›l gitti€i belli olmayacak flekilde, resmî otoritelerin d›fl›nda kiflilere, mercilere giderse, hem flimdiye kadar karfl›laflt›€›m›z tart›flmalarla vakit kaybetmifl oluruz hem de yap›l›p yap›lmad›€› meflkûk olan yard›mlar›n yap›ld›€›n› düflünürsek, nereye gitti€ini bilemeyiz; bu yard›mlar çarçur olmufl olur. Bütün bu yard›mlar› yaparken, tek merci olmal›; o da, resmî Bosna-Hersek ilgilileri; herkes, bütün gücünü buraya yöneltmeli.

Ayr›ca, bu son ateflkes, bilelim ki, Bosna-Herseklilerin lehine de€il, katil güruhu diyebilece€im S›rplar›n lehine iflliyor; çünkü, ateflkesi bahane edip, ateflkes süresi içinde, S›rplar, Bosna-Hersek'te olsun baflka yerlerde olsun, zavall› insanlara, özellikle Boflnaklara, askerî güçleriyle sald›rma f›rsat› yakal›yorlar; elbette, bu arada (ethnic cleaning) etnik temizleme operasyonu içinde, baz› yerlerde H›rvatlara, baz› yerlerde de Macar as›ll›lara bu sald›r›y› yap›yorlar ve bu süreyi, derlenip toparlanma için f›rsat olarak kullan›yorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Say›n Dinçer, son cümlenizi söyler misiniz... Lüften efendim...

AL‹ D‹NÇER (Devamla) – Bir ölçüde, askerî bak›mdan da giderek güçlenen Bosna-Hersek'i durdurma amac› tafl›yan Bat› dünyas›ndan gelen önerilere karfl›, bar›fl planlar›na karfl› dikkatli olmam›z gerekir. Bu planlar›, Bosna-Hersek ilgilileriyle görüflerek de€erlendirmeliyiz ve daha önce oldu€u gibi Bosna-Hersek'te çok dinli, çok etnik kökenli, çok dilli, bar›flç›l bir ortam›n kurulaca€›, bir federatif yap›n›n kurulaca€›, Avrupa'n›n göbe€inde, kardefllerimizin yönetiminde bir demokratik devletin oluflturulaca€› kaç›n›lmazd›r; yeter ki, biz, bu konuda yeterli titizli€i gösterelim ve onlara, elimizden geldi€i kadar, do€ru bir flekilde yard›mc› olal›m.

Say›n D›fliflleri Bakan›m›za, verdi€i bilgilerden dolay› tekrar teflekkür ediyorum. Say›n Baflkan›n da müsamahas›na s›€›nd›m; ona da teflekkür ediyorum ve say›n parlamenterlerimize de sayg›lar sunuyorum. (Alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Dinçer, teflekkür ediyorum efendim.

Say›n Tu€, bir talebiniz olmufltu; nedir efendim?

Lütfen, yerinizden efendim... Lütfen...

BAK‹ TU⁄ (Ankara) – Say›n Baflkan, Say›n Dinçerler'i dinledim.

BAfiKAN – Hepimiz dinledik efendim.

BAK‹ TU⁄ (Ankara) – Evet...

Sanki, Millî Savunma Komisyonu görevini yapmam›fl gibi, Komisyonu, Yüce Meclise flikâyeti söz konusudur; ona iki cümleyle cevap vermek istiyorum, lütfederseniz.

BAfiKAN – Efendim, zaten cevap vermifl oldunuz oradan; yani "flikâyete müstahak de€ildir" buyuruyorsunuz...

BAK‹ TU⁄ (Ankara) – O zaman, müsaade edin, buradan cevab›m› söyleyeyim efendim.

BAfiKAN – Efendim, ‹çtüzü€ün 61 inci maddesine göre, lütfen, k›sa... Yerinizden ve k›sa, efendim...

BAK‹ TU⁄ (Ankara) – Say›n Baflkan, Komisyonlar›n kendiliklerinden kanun teklifi yapma yetki ve görevi yoktur. Say›n Dinçerler "siz, Millî Savunma Komisyonu olarak benim teklifimi al›n, kanun teklifi olarak görüflün" diyor; böyle bir fley mümkün de€il efendim; bu, ‹çtüzükte de yoktur.

‹kinci olarak, antlaflmalar, devletler ve hükümetleraras› münasebetlerdir; bu da söz konusu de€ildir. Öyleyse, Millî Savunma Komisyonu, Say›n Dinçerler'in teklifini neye göre görüflecektir; do€rusu, ben anlayamad›m. Üzüntülerimi belirtiyorum.

BAfiKAN – Teflekkür ederim efendim.

Do€ru Yol Partisi Grubu ad›na, Say›n Tunç Bilget; buyurun.

Efendim, zat› âlinizin süresi de 16 dakikad›r; "emsal olmamak kayd›yla" ifadesini tekrar ediyorum.

Buyurun.

DYP GRUBU ADINA TUNÇ B‹LGET (Ayd›n) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Say›n D›fliflleri Bakan›m›z, Çelik Harekât›n›n amaçlar›n›, Bat›l› ülke hükümetlerine ve kamuoylar›na anlatmak için ç›kt›klar› görev ziyaretinden dönüp, bugün, Yüce Meclise bilgi arz ettiler; kendilerine flükranlar›m›z› sunuyoruz. Ben de, bu konuda, Do€ru Yol Partisi Grubunun görüfllerini arz etmek için huzurunuzday›m.

De€erli milletvekilleri, bir devletin d›fliflleri bakan› böyle bir ziyareti tamamlay›p döndü€ünde, baflar›s›n›n ölçüsü, normal koflullarda, muhataplar›n›n ne ölçüde ikna olduklar›, tav›r ve sözlerini, ne ölçüde, o devletin hakl›l›€›n› kabul eden yönde de€ifltirdikleri olmak gerekir.

Peki, bu ölçüyü, Say›n D›fliflleri Bakan›m›z›n ziyaretleri için kullanabilir miyiz; Say›n D›fliflleri Bakan›m›z,  muhataplar› karfl›s›nda, acaba, ne ölçüde ikna edici oldular? Bu sualin cevab›, ne bekledi€imize ba€l› olarak de€iflecektir.

Dünyan›n bugünkü berbat düzenini, bu düzen içinde d›fl politika saiklerinin ne olabildi€ini bilmiyor ve Bat›l› dostlar›m›z› hiç tan›m›yorsan›z, sonuçlar› biraz hayret ve biraz da düfl k›r›kl›€›yla karfl›layabilirsiniz; buna karfl›l›k, biraz, ama biraz biliyor ve tan›yorsan›z, Say›n D›fliflleri Bakan›m›z›, baflar›l› olarak kabul etmek ve tebrik etmek durumunda kal›rs›n›z.

Yabanc› muhataplar›n›n konuflmalar›, tav›rlar› ve Bat› bas›n›n›n yaygaralar› ve yorumlar›, biraz, olumlu yönde de€iflmifltir; Say›n ‹nönü'nün temaslar› sonunda, Türkiye'ye karfl›, nükleer bafll›kl› haçl› seferi açmaktan, sanki, flimdilik vazgeçmiflçesine bir tav›r sergilemeye bafllam›fllard›r. Buna da flükretmeliyiz; nedenlerini arz edece€im.

De€erli milletvekilleri, biliyorsunuz, bu dünyada, bir devletin, bir politikas›nda, bir hareketinde çok hakl› olmas›, hele bugünlerde, hiçbir fley ifade etmez; çok haks›z olmas› da pek önemli de€ildir. O devletin d›fl politika muhataplar›,  bu tip her olay karfl›s›nda, kendilerine iki kategori sual sorarlar:

1 - Bu politikay› hangi devlet izliyor; bu hareketi hangi devlet yap›yor; bu devletin gücü nedir?

2 - O devletin o politikas› ve hareketi benim iflime geliyor mu; benim ç›karlar›ma hizmet ediyor mu?

E€er o devlet, çok güçlü ve onun hareketi, di€er güçlü devlet veya devletlerin ç›karlar›na hizmet ediyor ve en az›ndan çeliflmiyorsa, hareketi yapan çok haks›z da olsa pek fark etmez. 1950'den beri bunun çok örneklerini yaflad›k.

De€erli milletvekilleri, Çelik Harekât›n› yapt›€›m›z bölge, petrol bölgesidir. Bat›l› dostlar›m›z›n, bu bölgeyle ilgili politikalar›n›n bafllang›ç ve bitifl noktalar› petrolle ilgilidir; bir süredir, Kuzey Irak'ta, bir Kürt devletçi€inin kurulmas›n› ç›karlar›na uygun görüyorlar, bu ifle çeflitli engeller ç›kt›€›nda da so€ukkanl›l›klar›n› ve sa€duyular›n› kaybediyorlar. Kuzey Irak'ta Kürtler de€il de Eskimolar olsa, bölgede bir Eskimo devletinin kurulmas›n› isterlerdi. Eskimolar, petrol bölgesinde de€il de Kuzey Kutbuna yak›n bölgelerde yaflad›klar› için, hâlâ ne bir devletleri vard›r ne de bunun avukatl›€›n› yapanlar vard›r. (DYP ve CHP s›ralar›ndan alk›fllar)

"Efendim, kendimizi iyi anlatam›yoruz; bir anlatsak anlayacaklar" diyen safdiller veya ne milletimizi ne de Bat›'y› tan›madan, Bat› hayranl›€›n› savunan baz› aziz ve yar› okumufl vatandafllar›m›z flunu bilsinler ki, Bat›l›lar, bizi ve meseleyi çok iyi anl›yorlar; anl›yorlar da, kabul etmek ifllerine gelmiyor.

De€erli milletvekilleri, dünya, bugün bu; Bat›l› dostlar›m›z bugün budur. Bat› böyle de di€erleri farkl› m›; onlar aç›kças› daha da kötü. Bat›'da, arada bir utanma duygusu öne ç›kabiliyor; ayr›ca, ç›karlar›n› -Allah'a flükür- arada bir gözden de geçiriyorlar ve gereksiz inad›, kendileri için maliyetli inad› benimsemeyebiliyorlar. Yine de, Bat›l› dostlar›m›zdan, bu konularda fazla bir fley beklememeliyiz, sa€duyunun hâkim olmas›n›, gerçek ç›karlar›n›n nerede oldu€unu görmelerini ümit etmeliyiz; ancak, hayatî ç›karlar›m›z onlar›n politikalar›yla çelifliyorsa, ne gerekiyorsa onu yapmal› ve sonra da anlatmaya çal›flmal›y›z.

Say›n D›fliflleri Bakan›m›za bir tavsiyem var, Gümrük Birli€i gibi bir konuyu hayatî ç›karlar›m›za feda etmeyece€imizi de onlara, aç›k seçik, bugünlerde anlatmal›y›z. Çelik Harekât›nda yap›lan budur. Anlad›lar da hofllar›na gitmiyor; mesele budur.

Sonuç olarak, Say›n D›fliflleri Bakan›, ne söylenebilecekse, oralarda onu söyledi, geldi; hofl geldi. Bat›l› dostlar›m›z›n aymazl›€›, yarat›lmas›na yads›namaz katk›larda bulunageldikleri terör yuvalar›na karfl› Türkiye'nin harekât›n› elefltirmeleri aman bizi üzmesin. Bu tutumlar›, bir büyük baflar›y› görmemizi ve kutlamam›z› engellemesin.

fiimdi, bu konuda iki fley arz edece€im.

De€erli milletvekilleri, Çelik Harekât›n›n amaçlar› ve baflar›s›yla ilgili olarak, yurtiçinde de çeflitli spekülasyonlar yap›l›yor; yurtiçindekilerin bir k›sm›n› hayretle, biraz da üzüntüyle izliyoruz. De€erli Refah Partisi sözcüsü arkadafl›m Say›n Gül'e tavsiyem, Birleflmifl Milletler statüsünün self preservation maddelerine bakmalar›d›r; gerekçesi oradad›r.

Tabiî, bir de "iktidar baflar›s›z da asker baflar›l›" sözleri var. Milletimizin, bunlar› pek fazla ikna edici buldu€unu zannetmiyorum.

HAL‹T DUMANKAYA (‹stanbul)– Sizce baflar›l› m›?!

TUNÇ B‹LGET (Devamla)– De€erli milletvekilleri "bu harekât planlan›rken, siyasî otorite, hedefleri düflünememifl" diyenler var; var m›; var; demin dediler; neyi kastettiklerini söylemiyorlar. Haydi, buyurun söyleyin. Örne€in "bu harekât›n hedefi flu olmal›yd›" veya "harekât yap›lmamal›yd›" diyebiliyor musunuz?.. (DYP s›ralar›ndan alk›fllar) Niye kendinize sakl›yorsunuz!.. Gizlemeyin bunlar›, bizimle paylafl›n; flu milletimiz, de€erli görüfllerinizden yararlans›n.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)– Say›n sözcü, hemen söyleyelim.

TUNÇ B‹LGET (Devamla)– Niye, sözcünüz, burada, bunu söylemedi?!..

HASAN KORKMAZCAN (Denizli)– Genel görüflme aç›n, söyleyelim.

TUNÇ B‹LGET (Devamla)– Birk›s›m zat› muhterem, epeyce karmafl›k bir dünyan›n çok karmafl›k bir bölgesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, çok güç koflullar alt›nda yapt›€›, bir askerî-politik  operasyonun anlam ve önemini alg›lamak için kendi kendilerine ne bir zaman ne de bir imkân veriyorlar.

De€erli milletvekilleri, süper güç ABD, son k›rkbefl y›lda çeflitli s›n›r ötesi operasyonlar gerçeklefltirdi; flöyle bir hat›rlay›n›z, hangi hedefleri, ne ölçüde, ne zaman gerçekleflti... Ama ne yapm›fl oldular; ço€u zaman gereksiz de olsa, güç yans›tm›fl oldular. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yay›lmac› bir devlet de€il; güç yans›tmaktan hofllanmak flöyle dursun, nörotik komflular› tedirgin olmas›n diye güç gösterisi yapmaktan çekinen bir devlet, çok s›k›flt›€›nda düflüncesizce t›rmalayan bir devlet de de€il. Çelik Harekât› gibi bir harekât›n, bir siyasî ve askerî amaçl› harekât›n gerçek hedefleriyle görüntüdeki hedeflerini ay›rabilmek pek kolay de€ildir, zamanla ortaya ç›kar. Kald›ki, birk›s›m hedefler harekât yap›l›rken, bir k›sm› zamanla ortadan kaybolur; cayd›r›c› oldu€u için fark edilmez. Siyasî hedefleri, operasyon bölgesinin d›fl›na, baflka bölgelere de yönelmifl olabilir. Nihayet, her hedeften söz de edilmez. Her halükârda, Çelik Harekât›n› teröristlerin ceset say›s›yla de€erlendirmek, bizce, aymazl›kt›r.

De€erli milletvekilleri, k›saca arz edece€im; DYP Grubu olarak, Çelik Harekât›yla, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en az flu iki fleyi baflard›€›n› düflünüyoruz. Önce, Türk Silahl› Kuvvetleri, bu dünyan›n bir elin parmaklar›yla say›labilecek devletinin silahl› kuvvetinin baflarabilece€i bir operasyonu, çok engebeli s›n›rötesi bir bölgede, büyük bir sürat ve baflar›yla uygulad›. (DYP s›ralar›ndan alk›fllar)

Türk Silahl› Kuvvetleri, kara ve hava kuvvetlerinin eflgüdümlü olarak kullan›ld›€› bir s›n›rötesi harekâtta, planlama, ulaflt›rma, iletiflim, emir komuta, disiplin ve moral, silah, teçhizat, araç ve gereçlerin kullan›m›, lojistik destek gibi alan ve boyutlar›n tümünde, topluca, üstün yetenek sergileyebilmifltir; bu ifli kontrollü yapabildi€ini de kan›tlam›flt›r. Do€ru Yol Partisi Grubu olarak, operasyonu planlayan, komuta eden, eflgüdümüne ve uygulamas›na kat›lan, generalinden assubay›na, assubay›ndan Mehmetçi€ine kadar tüm silahl› kuvvetler mensuplar›n› gururla tebrik ediyoruz. (DYP ve CHP s›ralar›ndan alk›fllar)

HAL‹T DUMANKAYA (‹stanbul) – Tebrik etmeyen kim var; kim tebrik etmiyor onlar›?..

TUNÇ B‹LGET (Devamla) – Görevi en az zayiatla ve baflar›yla tamamlamalar›na, bu millet duac›d›r.

Hemen söyleyeyim, evlatlar›n›n baflar›s›, bu millet için bir sürpriz teflkil etmemifltir. Türk Silahl› Kuvvetleri, baflka ifller için de€il böyle ifller için vard›r. (DYP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar)

FARUK SAYDAM (Manisa) – Aksini söyleyen yok ki.

TUNÇ B‹LGET (Devamla) – Bir ülkede herkes kendi iflini iyi yaparsa, o ülkenin önü aç›l›r.

Evet, milletimizin önünde, yaln›z silahl› kuvvetlerimizi de€il -siz, muhalefet olarak karfl› da ç›ksan›z- Hükümetimizi, Koalisyon Hükümetini de tebrik ediyoruz. (DYP s›ralar›ndan alk›fllar)

EYÜP AfiIK (Trabzon) – Onlar ne yapt›?..

TUNÇ B‹LGET (Devamla) – De€erli milletvekilleri, flimdi, gelelim Türkiye Cumhuriyeti Devletinin siyasî baflar›s›na...

EYÜP AfiIK (Trabzon) – Bu Hükümet ne yapt›, onu anlat›r m›s›n›z...

TUNÇ B‹LGET (Devamla) – Dinleyiniz...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, operasyonun askerî alandaki baflar›s›yla birlikte, bir yandan dosta düflmana "bu bölgede ben var›m, beni yok sayan hata eder" derken, di€er yandan da, kendilerini Türkiye'nin düflman› sayan, ona karfl› düflmanca hareket eden -ismini söylemeyece€im; ama, biliyorsunuz- bir iki komflu ülkeye, cayd›r›c› ve dostlar›na da gücünü kan›tlay›c› bir mesaj göndermifltir. Emin olunuz, bu mesaj çok etkileyici olmufl, al›nm›flt›r.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli) – Bu hale mi düflürdünüz Türkiye'yi?!..

TUNÇ B‹LGET (Devamla) – De€erli milletvekilleri, iki konuyu da, Say›n Baflkan›n hoflgörüleriyle çok k›saca arz etmek istiyorum.

Say›n ‹nönü, kendimizi Avrupa Parlamentosuna anlatmam›z gere€inden bahsetti. Her gere€in karfl›lanmas› mümkün de€ildir, Say›n ‹nönü.

Bak›n›z, Say›n ‹nönü'nün, de€erli D›fliflleri Bakan›m›z olarak, Avrupa Parlamentosuyla iliflkilerimizde, Meclisin iliflkilerinde önerileri varsa, biz, bu önerilere a盀›z. Avrupa Parlamentosunun üyeleriyle her zaman her yerde görüflmeye haz›r›z; yaln›z, ben, bu Komisyonun Türkiye Büyük Millet Meclisi kanad›n›n Baflkan› olarak, Baflkan kald›€›m sürece, milletvekillerini, davetsiz olarak Avrupa Parlamentosunun koridorlar›nda dolaflt›rmam. (DYP s›ralar›ndan "Bravo" sesleri, alk›fllar) Bu Meclis 1920'de kuruldu... Bunun d›fl›ndaki her davetli toplant›ya a盀›z.

Bosna-Hersek meselesiyle ilgili olarak söylenenlere kat›l›yoruz. Ek olarak, belki flu söylenebilir: Do€ru Yol Partisi Grubu ad›na, Bosnal› Müslümanlar ile H›rvatlar›n meydana getirdi€i federasyonun, H›rvatistanla birlikte bir konfederasyon haline getirilmesinin, çözüme büyük katk›da bulunaca€›na inan›yoruz. Grubumuz, bunu, bafl›ndan beri desteklemektedir; devam edece€iz.

Yüce Meclise sayg›lar sunar, Say›n Baflkana teflekkür ederim. (DYP ve CHP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Bilget, teflekkür ediyorum.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli) – Say›n Baflkan...

BAfiKAN – Buyurun efendim.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli) – Efendim, Do€ru Yol Partisi Grubu sözcüsü, Anavatan Partisi Grubu ad›na yap›lan konuflmay› yanl›fl de€erlendirerek, sanki, bizim, Hükümete yöneltti€imiz elefltiriler ayd›nlat›c› de€ilmifl gibi "birtak›m millî politikalara katk›n›z olacaksa, bunlar› kendinize saklamay›n" tarz›nda sataflmada bulunmufltur. Bu sataflman›n cevapland›r›lmas›, konunun özelli€i dolay›s›yla önemlidir Say›n Baflkan. Bu f›rsat› tan›man›z› rica ediyorum.

BAfiKAN – Say›n Korkmazcan...

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun) – Ne demek istedigini anlamad›k efendim, say›n hatibin.

BAfiKAN – Müsaade buyurun efendim.

HASAN KORKMAZCAN (Denizli) – Bizim, askerî harekâtla harekât›n siyasî boyutu hakk›ndaki elefltirilerimizin aç›kl›kla ortaya konulmas›na ihtiyaç var; çünkü, konu gerçekten özelli€i olan, hassasiyeti olan bir konudur. Sanki, Anavatan Partisi, gereksiz birtak›m elefltiriler icat ediyormufl gibi tan›t›lmak isteniyor, kamuoyuna; ama, kendi politikalar›na güveniyorlarsa, bu politikan›n eksikliklerini ortaya koyan konuflmalara da tahammül etmek zorundad›rlar. Bu f›rsat› tan›man›z laz›m.

BAfiKAN – Say›n Korkmazcanl...

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun) – Kürsü orada...

BAfiKAN – Efendim, zaten, Say›n Korkmazcan da kürsü istiyor; ama, müsaade buyurun...

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun) – Konufltuklar› zaman söylemeliydiler...

BAfiKAN – Efendim, müsaade buyurun...

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun) – Konufltuklar› zaman söyleselerdi...

BAfiKAN – Say›n Saraçlar, müsaade eder misiniz...

Say›n Korkmazcan...

HASAN KORKMAZCAN (Denizli) – Genel Kurulun da temayülü, konuflmam›z yönünde, Say›n Baflkan.

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun) – Allah Allah!..

BAfiKAN – Efendim...

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun) – O f›rsat› kaç›rd›n›z... Maalesef o f›rsat› kaç›rd›n›z...

BAfiKAN – Say›n Saraçlar...

‹HSAN SARAÇLAR (Samsun) – S›ra sizdeyken söyleyecektiniz..

BAfiKAN – Say›n Saraçlar...

HASAN KORKMAZCAN (Denizli) – Yanl›fl anlam›fls›n›z.

BAfiKAN – Say›n Korkmazcan, ‹çtüzü€ün belirledi€i sataflmaya mütedair hüküm, hangi eylem ve elfaz›n sataflma oldu€unu ifade ediyor. Bir de, zat› âliniz, flimdiki sözlerinizde ifade buyurdu€unuz gibi, bu yanl›fl de€erlendirme, size göre yanl›fl de€erlendirmedir, say›n grup sözcüsüne göre de, herhalde do€ru de€erlendirmedir ki, öyle de€erlendirmifltir. Dolay›s›yla, size, bu vesileyle söz verme imkân›m yoktur. Zaten, ifadeniz de zab›tlara geçmifltir.

Teflekkür ediyorum.

 

 

BAfiKAN – Cumhurbaflkanl›€› tezkereleri vard›r; okutup bilgilerinize sunaca€›m:

                     Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflmelerde bulunmak üzere, 6 Nisan 1995 tarihinde ‹ngiltere'ye gidecek olan Devlet Bakan› ve Baflbakan Yard›mc›s› Hikmet Çetin'in dönüflüne kadar; Devlet Bakan› ve Baflbakan Yard›mc›l›€›na, Devlet Bakan› Ziya Halis'in vekalet etmesinin, Baflbakan›n teklifi üzerine, uygun görülmüfl oldu€unu bilgilerinize sunar›m.

                                                                                     Hüsamettin Cindoruk

                                                                                       Cumhurbaflkan› V.

 

BAfiKAN – Bilgilerinize sunulmufltur.

 

 

BAfiKAN – Di€er tezkereyi okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Türkiye-Hindistan Ekonomik ve Teknik ‹flbirli€i Karma Komitesi 6 nc› Dönem Toplant›s›na kat›lmak üzere, 9 Nisan 1995 tarihinde Hindistan'a gidecek olan Devlet Bakan› Abdülbaki Ataç'›n dönüflüne kadar; Devlet Bakanl›€›na, Devlet Bakan› Bekir Sami Daçe'nin vekalet etmesinin, Baflbakan›n teklifi üzerine, uygun görülmüfl oldu€unu bilgilerinize sunar›m.

 

                                                                                     Hüsamettin Cindoruk

                                                                                       Cumhurbaflkan› V.

BAfiKAN – Bilgilerinize sunulmufltur.

 

 

BAfiKAN – Di€er tezkereyi okutuyorum:

 

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflmelerde bulunmak üzere, 10 Nisan 1995 tarihinden itibaren Arnavutluk ve Makedonya'ya gidecek olan Millî Savunma Bakan› Mehmet Gölhan'›n dönüflüne kadar; Millî Savunma Bakanl›€›na, Millî E€itim Bakan› Nevzat Ayaz'›n vekalet etmesinin, Baflbakan›n teklifi üzerine, uygun görülmüfl oldu€unu bilgilerinize sunar›m.

                                                                                     Hüsamettin Cindoruk

                                                                                       Cumhurbaflkan› V.

BAfiKAN – Bilgilerinize sunulmufltur.

 

 

BAfiKAN – fiimdi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›n›n tezkereleri vard›r; ayr› ayr› okutup, oylar›n›za sunaca€›m:

                    Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

D›fliflleri Bakanl›€›n›n 31 Mart 1995 tarih ve AVGY 95-170-210-579-233-234 say›l› yaz›s›nda, Avusturya Parlamentosu Baflkan› Dr. Heinz Fischer'in, Türkiye Büyük Millet Meclisinden bir Parlamento Heyetini Avusturya'ya davet etti€i bildirilmektedir.

Söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin D›fliliflkilerinin Düzenlenmesi Hakk›ndaki 3620 say›l› Kanunun 6 nc› Maddesi uyar›nca, Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

                                                                                             Vefa Tan›r

                                                                           Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                          Baflkan› Vekili

BAfiKAN – Tezkereyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Tezkere kabul edilmifltir.

 

 

BAfiKAN – Di€er tezkereyi okutuyorum:

                    Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

D›fliflleri Bakanl›€›n›n 20 fiubat 1995 tarih ve AVTY 95-100-210-391-113 say›l› yaz›s›nda, AFC Baden Württemberg Eyalet Meclisi Baflkan›n›n, Türkiye Büyük Millet Meclisinden bir Parlamento Heyetini Almanya'ya davet etti€i bildirilmektedir.

Söz konusu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin D›fliliflkilerinin Düzenlenmesi Hakk›ndaki 3620 say›l› Kanunun 6 nc› Maddesi uyar›nca, Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

                                                                                              Vefa Tan›r

                                                                          Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                          Baflkan› Vekili

BAfiKAN –Tezkereyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Tezkere kabul edilmifltir.

 

 

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, trafik kazalar›yla ilgili (10/31, 98, 128)  esas numaral› Meclis Araflt›rmas› Komisyonu Baflkanl›€›n›n, Komisyonun çal›flma süresinin uzat›lmas›na dair bir tezkeresi vard›r; okutup, oylar›n›za sunaca€›m:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Komisyonumuzun  29.3.1995 tarihli 10 uncu Birlefliminde alm›fl oldu€u 5 say›l› karar› uyar›nca, Komisyonumuzun ilgili kurum ve kurulufllardan talep etmifl oldu€u bilgi ve belgelerin tümüyle Komisyona ulaflmas› ve de€erlendirilmesi, ilgililerle yap›lacak görüflme ve toplant›lar›n gerçeklefltirilmesi; böylelikle raporumuza esas teflkil edecek inceleme ve araflt›rma faaliyetlerinin devam› için, 11.4.1995 tarihinden itibaren üç ayl›k yeni bir çal›flma süresi verilmesini arz ederim.

Sayg›lar›mla.

                                                                                                Ali Eser

                                                                                                Samsun

                                                                                       Komisyon Baflkan›

HAL‹T DUMANKAYA (‹stanbul) – Karar yetersay›s›n›n aranmas›n› istiyorum.

BAfiKAN – Peki, dikkate alaca€›m efendim.

Efendim, tezkereyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler...Kabul etmeyenler... De€erli milletvekilleri, karar yetersay›s› yoktur.

Saat 17.15'te yeniden toplanmak üzere, birleflime ara veriyorum.

 

                                       Kapanma Saati: 17.01

 

                                                        

                                           ‹K‹NC‹ OTURUM

                                         Aç›lma Saati: 17.17

                       BAfiKAN: Baflkanvekili Yasin HAT‹BO⁄LU

        KÂT‹P ÜYELER: ‹brahim ÖZD‹fi (Adana), Ali GÜNAYDIN (Konya)

                                                  -----0-----

BAfiKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 97 nci Birlefliminin ‹kinci Oturumunu aç›yorum.

 

 

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, Trafik Kazalar›n› Araflt›rma Komisyonu Baflkanl›€› tezkeresini okutmufl, oylar›n›za arz etmifl, talep üzerine de karar yetersay›s›n› aram›fl, karar yetersay›s› bulunamad›€› için birleflime ara vermifltim.

AL‹ ESER (Samsun) – Say›n Baflkan, oylamadan önce, bir hususu arz edece€im.

BAfiKAN – Efendim, anlayamad›m...

AL‹ ESER (Samsun) – Oylamadan önce, Komisyon Baflkan› olarak, Yüce Meclise aç›klama yapmak istiyorum; usule uygun mudur Say›n Baflkan?

BAfiKAN – Efendim, oylama ifllemi devam ediyor biliyorsunuz. Onun için, oylama aras›nda söz verme imkân›m maalesef yok.

fiimdi, tezkereyi tekrar oylar›n›za sunaca€›m; karar yetersay›s›n› arayaca€›m: Tezkereyi kabul edenler... Kabul etmeyenler... Tezkere kabul edilmifltir.

 

 

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, Dan›flma Kurulu önerileri vard›r; ayr› ayr› okutup, oylar›n›za sunaca€›m:

                                                Dan›flma Kurulu Önerisi

No:175                                                                        Tarih:10.4.1995

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Kuruluflunun 75 inci Y›ldönümünün ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayram›n›n kutlanmas› ve günün önem ve anlam›n›n belirtilmesi amac›yla yap›lacak görüflmeler için, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun 23 Nisan 1995 Pazar günü saat 14.00'te toplanmas› önerilmifltir.

                                                                                      Vefa Tan›r

                                                                      Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                     Baflkan› V.

 

Nevzat Ercan Eyüp Afl›k

DYP Grubu Baflkanvekili                                        ANAP Grubu Baflkanvekili

 

Abdulkadir Atefl                                                               Abdüllatif fiener

CHP Grubu Baflkanvekili                                           RP Grubu Baflkanvekili

BAfiKAN – Öneri üzerinde söz talebi?.. Yok.

Öneriyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmifltir.

 

 

BAfiKAN – Di€er Dan›flma Kurulu önerisini okutuyorum:

                                     Dan›flma Kurulu Önerisi

No:176                                                                    Tarih: 10.4.1995

Dan›flma Kurulunun 10.4.1995 Pazartesi günü yapt›€› toplant›da afla€›daki önerilerin Genel Kurulun onay›na sunulmas› uygun görülmüfltür.

 

                                                                                         

                                                                                      Vefa Tan›r

                                                                       Türkiye Büyük Millet Meclisi

                                                                                     Baflkan› V.

 

Nevzat Ercan Eyüp Afl›k

DYP Grubu Baflkanvekili                                        ANAP Grubu Baflkanvekili

Abdulkadir Atefl                                                               Abdüllatif fiener

CHP Grubu Baflkanvekili                                           RP Grubu Baflkanvekili

Öneriler:

1 – Genel Kurulun 11 Nisan Sal›, 12 Nisan Çarflamba, 13 Nisan Perflembe günleri 15.00-19.00 ve 20.00-24.00 saatleri aras›nda çal›flmas› , 12 Nisan Çarflamba günü sözlü sorular›n görüflülmemesi önerilmifltir.

2 – Gündemin "Kanun Tasar› ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Di€er ‹fller" k›sm›n›n 220 nci s›ras›nda yer alan 788 s›ra say›l› kanun teklifinin, bu k›sm›n 42 nci s›ras›na al›nmas› önerilmifltir.

BAfiKAN – Öneri üzerinde söz talebi var m›? Yok.

fiimdi, önerinin 1 inci k›sm›n› tekrar okutup oylar›n›za sunaca€›m:

1 – Genel Kurulun 11 Nisan Sal›, 12 Nisan Çarflamba, 13 Nisan Perflembe günleri 15.00-19.00 ve 20.00-24.00 saatleri aras›nda çal›flmas›, 12 Nisan Çarflamba günü sözlü sorular›n görüflülmemesi önerilmifltir.

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul) – Say›n Baflkan, karar al›yorlar, kendileri gelmiyorlar. Geçen hafta kendileri gelmedi...

BAfiKAN – Efendim, onun takip flekli var; yoklama istersiniz, karar yetersay›n›n aranmas›n› istersiniz, onun yolu o.

SELÇUK MARUFLU (‹stanbul) – Millete karfl› ay›p oluyor...

BAfiKAN – Ben, flimdi bir fleyi önleyemem ki...

Öneriyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Öneri, okundu€u flekliyle kabul edilmifltir.

‹kinci öneriyi tekrar okutup, oylar›n›za sunaca€›m:

2.– Gündemin "Kanun Tasar› ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Di€er ‹fller" k›sm›n›n 220 nci s›ras›nda yer alan 788 s›ra say›l› kanun teklifinin bu k›sm›n 42 nci s›ras›na al›nmas› önerilmifltir.

BAfiKAN – Öneri üzerinde söz talebi?.. Yok.

Öneriyi oylar›n›za sunuyorum: kabul edenler... Kabul etmeyenler... Öneri kabul edilmifltir.  

 Say›n milletvekilleri, gündemin "Seçim" k›sm›na geçiyoruz

 

 

BAfiKAN – Anayasa Komisyonunda bofl bulunan ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna düflen üyelikler için, Ankara Milletvekilleri Say›n M. Seyfi Oktay, Say›n Ali Dinçer, Say›n ‹brahim Tez ile, K›rflehir Milletvekili Say›n Coflkun Gökalp aday gösterilmifllerdir.

Bu say›n adaylar› oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmifltir.

Arkadafllar›m›za, yeni çal›flmalar›nda baflar›lar diliyorum.

Say›n milletvekilleri, gündemin "Kanun Tasar› ve Teklifleriyle Komisyonlardan Gelen Di€er ‹fller" k›sm›na geçiyoruz.

fiimdi, s›ras›yla, yar›m kalan ifllerden bafll›yoruz.

 

 

BAfiKAN – Bütçe Kanununda Yer Alan Baz› Hükümlerin ‹lgili Kanunlar›nda Düzenlenmesi Hakk›nda Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – Belediye Kanununa Bir Madde Eklenmesine Dair Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?.. Yok.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – ‹nsan Haklar› Bakanl›€›n›n Teflkilat ve Görevleri Hakk›nda Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Komisyon?..Yok.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – Türk Kanunu Medenisinin Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesine Dair Kanun Teklifinin müzakeresine bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – Do€u Anadolu Projesi Bölge Kalk›nma ‹dare Teflkilat›n›n Kurulufl ve Görevleri Hakk›nda Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – ‹l ‹daresi Kanununun Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesi ve Bu Kanuna Baz› Maddeler Eklenmesi Hakk›nda Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – Hâkim ve Savc› Adaylar› E€itim Merkezi Kurulufl ve Görevleri Hakk›nda Kanunun ‹ki Maddesinin Yeniden Düzenlenmesine Dair Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – Esnaf ve Sanatkârlar ve Di€er Ba€›ms›z Çal›flanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasas›nda De€ifliklik Yap›lmas› Hakk›nda Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – ‹nsan Haklar› Teflkilat›n›n Kurulufl, Görev ve Yetkilerinin Belirlenmesine Dair Yetki Kanunu Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – Özellefltirme Kanunu Teklifinin müzakeresine bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – 18.1.1954 Tarihli ve 6224 Say›l› Kanun ile 24.11.1994 Tarihli ve 4046 Say›l› Kanunda De€ifliklik Yap›lmas›na Dair Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – Millî A€açland›rma Seferberlik Kanunu Tasar›s›n›n  müzakeresine bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

 

BAfiKAN – 213 Say›l› Vergi usul Kanunu, 6183 Say›l› Amme Alacaklar›n›n Tahsil Usulü Hakk›nda Kanun, 193 Say›l› Gelir vergisi Kanunu ve 3065 Say›l› Katma De€er Vergisi Kanununda De€ifliklikler Yap›lmas› Hakk›nda Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafllayaca€›z.

Say›n Komisyon?.. Haz›r de€il.

Müzakere ertelenmifltir.

 

                                                                                                    (X)

BAfiKAN – Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesine ‹liflkin Kanun Tasar›s›n›n müzakeresine bafll›yoruz.

Komisyon?.. Haz›r.

Hükümet?.. Haz›r.

Müzakerelere kald›€›m›z yerden devam edece€iz.

Say›n milletvekilleri, geçen birleflimde, 9 uncu madde üzerindeki görüflmeler tamamlanm›fl, madde üzerinde verilen önergelerin oylanmas›nda kal›nm›flt›. 9 uncu maddeyle ilgili üçüncü önergeyi oylar›n›za sunaca€›m.

Önergeye, Komisyon ve Hükümet kat›lmam›flt›.

Hat›rlama bak›m›ndan, önergeyi bir kere daha okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 23 üncü maddesini de€ifltiren 9 uncu maddesinin birinci f›kras›n›n birinci cümlesindeki "yaln›zca" ibaresinin yerine "münhas›ran" ibaresinin yaz›lmas›n› arz ve teklif ederiz.

Muzaffer Demir (Mufl) ve arkadafllar›

BAfiKAN – Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemifltir.

Say›n milletvekilleri, önergeler s›ras›yla okutulduktan sonra, flimdi iflleme tabi tutaca€›m önergede bir yaz› hatas› oldu€u, bunun flimdi düzeltildi€i ifade edildi; bu önergeyi, düzeltilmifl flekliyle tekrar okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Genel Kurulda görüflülmekte olan 5846 Say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesine ‹liflkin Kanun Tasar›s›n›n, 23 üncü maddesini de€ifltiren 9 uncu maddesinin ikinci f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

Madde 9, (f›kra iki).- Belirli nüshalar›n hak sahibinin yayma hakk›n› kullanmas› sonucu mülkiyeti devredilerek ülke s›n›rlar› içinde ilk sat›fl› ya da da€›t›m› yap›ld›ktan sonra bunlar›n yeniden sat›fl› ya da kiralanmas› biçiminde yay›m›, kiralama ve kamuya ödünç verme hakk› sakl› kalmak flart›yla, eser sahibine tan›nan yayma hakk›n› ihlal etmez.

Gerekçe: F›kra, anlam› de€iflmeden, daha aç›k ve anlafl›l›r bir biçimde yeniden yaz›lm›flt›r.

Hasan Basri Eler (Edirne) ve arkadafllar›

BAfiKAN – Say›n Komisyon, önergeye kat›l›yor musunuz?

M‹LLÎ E⁄‹T‹M KOM‹SYONU BAfiKANI NURETT‹N TOKDEM‹R (Hatay) – Prensip olarak benimsiyoruz, ço€unlu€umuz olmad›€› için kat›lam›yoruz.

BAfiKAN – Say›n Hükümet?..

KÜLTÜR BAKANI ERCAN KARAKAfi (‹stanbul) – Kat›l›yoruz efendim.

BAfiKAN – Say›n Komisyon prensipte kat›ld›€›n› ifade buyurdu, Say›n Hükümet kat›ld›€›n› ifade ettiler.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmifltir.

Di€er önergeyi okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 23 üncü maddesini de€ifltiren 9 uncu maddesinin ikinci f›kras›ndaki "...ve kamuya ödünç verme..." ibaresinin madde metninden ç›kar›lmas›n› arz ve teklif ederiz.

Muzaffer Demir (Mufl) ve arkadafllar›

BAfiKAN – Say›n Komisyon, önergeye kat›l›yor musunuz?

M‹LLÎ E⁄‹T‹M KOM‹SYONU BAfiKANI NURETT‹N TOKDEM‹R (Hatay) – Kat›lm›yoruz Say›n Baflkan.

BAfiKAN – Say›n Hükümet?..

KÜLTÜR BAKANI ERCAN KARAKAfi (‹stanbul) – Kat›lm›yoruz efendim.

BAfiKAN – Önergeye, Say›n Komisyon ve Say›n Hükümet kat›lm›yor.

Önerge sahibinin söz talebi?.. Yok.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemifltir.

Di€er önergeyi okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 Say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesine ‹liflkin Kanun Tasar›s›n›n 23 üncü maddesini de€ifltiren 9 uncu maddesinin ikinci f›kras›ndaki "ya da" ibaresi yerine "veya" ibaresinin yaz›lmas›n› arz ve teklif ederiz.

Muzaffer Demir (Mufl) ve Arkadafllar›

BAfiKAN – Say›n Komisyon önergeye kat›l›yor musunuz?

M‹LLÎ E⁄‹T‹M KOM‹SYONU BAfiKANI NURETT‹N TOKDEM‹R (Hatay) – Kat›lm›yoruz Say›n Baflkan.

BAfiKAN – Say›n Hükümet?..

KÜLTÜR BAKANI ERCAN KARAKAfi (‹stanbul) – Kat›lm›yoruz efendim.

BAfiKAN – Say›n Komisyon ve Say›n Hükümet önergeye kat›lm›yor.

Önerge sahibinin söz talebi?.. Yok.

                                             III - YOKLAMA

(RP s›ralar›ndan bir grup milletvekili aya€a kalkt›)

FETHULLAH ERBAfi (Van) – Say›n Baflkan, salonda yeterli ço€unluk yoktur; yoklama yap›lmas›n› istiyoruz.

BAfiKAN – Yoklama yap›lmas›n› istiyorsunuz.

Yoklama isteminde bulunan milletvekillerinin isimlerini al›yorum:

Fethullah Erbafl, Ömer Ekinci, fiinasi Yavuz, Hüseyin Erdal, Lütfi Do€an, fiaban Bayrak, Abdullah Gül, Salih Kapusuz, Mustafa Ünald›, Abit K›vrak

De€erli milletvekilleri, ad okunmak suretiyle yoklama yap›lacakt›r; say›n üyelerin, iflaret buyurmalar›n› rica ediyorum.

                                          (Yoklama yap›ld›)

BAfiKAN – De€erli milletvekilleri, toplant› yetersay›m›z vard›r.

 

 

BAfiKAN – Say›n Sa€lar ve arkadafllar›n›n önergesinin oylanmas›nda kalm›flt›k. fiimdi, bu önergeyi oylayaca€›m; ancak, Komisyonun ve Say›n Hükümetin kat›lmam›fl oldu€unu ifade ediyorum ve önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemifltir.

Bir önerge daha vard›r; okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 23 üncü maddesini de€ifltiren 9 uncu maddesinin ikinci f›kras›ndaki "ilaveten" ibaresinin yerine "ayr›ca" ibaresinin yaz›lmas›n› arz ve teklif ederiz.

‹brahim Tez (Ankara) ve arkadafllar›

BAfiKAN – Say›n Komisyon önergeye kat›l›yor mu?

M‹LLî E⁄‹T‹M KOM‹SYONU SÖZCÜSÜ HAL‹L DEM‹R (Aksaray) – Kat›lm›yoruz efendim.

BAfiKAN – Say›n Hükümet önergeye kat›l›yor mu?

KÜLTÜR BAKANI ERCAN KARAKAfi (‹stanbul) – Kat›lm›yoruz efendim.

BAfiKAN – Önergeye Say›n Komisyon ve Say›n Hükümet kat›lm›yorlar.

Önerge sahiplerinden söz talebi?.. Yok.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemifltir.

De€erli milletvekilleri, 9 uncu maddeyle ilgili önerge ifllemleri tamamlanm›flt›r.

fiimdi, maddeyi kabul edilen önerge istikametindeki de€iflik flekliyle oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... 9 uncu madde de€ifliklikle birlikte kabul edilmifltir.

10 uncu maddeyi okutuyorum:

 

 

BAfiKAN – De€erli milletvekilleri, madde üzerinde gruplar› ad›na, flu ana kadar, Anavatan Partisi Grubu ad›na Say›n Selçuk Maruflu, Refah Partisi Grubu ad›na Say›n Fethullah Erbafl söz talebinde bulundular...

LÜTF‹ DO⁄AN (Gümüflhane) – Say›n Baflkan, flahs›m ad›na söz istiyorum.

BAfiKAN – Kiflisel söz talebinde bulunan say›n üyeler: Say›n Elkatm›fl ve Say›n ...

SUHA TANIK (‹zmir) – Say›n Baflkan, flahs›m ad›na söz istiyorum.

BAfiKAN – Efendim, daha önce Say›n Do€an'› görüyorum oradan, izninizle...

SUHA TANIK (‹zmir) – Bu tarafa bakmad›n›z da ondan Say›n Baflkan.

BAfiKAN – Efendim, tabii bu salonda ayn› anda her köfleye bakmak mümkün de€il.

SUHA TANIK (‹zmir) – Hay›r, direkt o tarafa bakt›n›z da onun için efendim.

BAfiKAN – Efendim, o tarafla konufltu€um için oraya bak›yordum.

SUHA TANIK (‹zmir) – Öyle mi efendim! Teflekkür ederim.

BAfiKAN – Say›n Maruflu, buyurun efendim.

ANAP GRUBU ADINA SELÇUK MARUFLU (‹stanbul) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; görüflülmekte olan, Fikir ve Sanat Eserleri Yasas›n›n Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesine ‹liflkin YasaTasar›s› üzerinde -ki, s›ra say›s› 771- Anavatan Grubu ad›na söz alm›fl bulunuyorum; sözlerimin bafl›nda, hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

De€erli milletvekilleri, esasen 5846 say›l› Yasan›n günün koflullar›na uyarlanmas› konusunda, Anavatan Partisi, 1983 y›l›nda giriflimde bulunmufl ve baz› de€ifliklikleri ça€dafl bir görüflle yerine getirmifltir. Ancak, Avrupa Birli€i ile iliflkilerimizin son zamanlarda kazand›€› yeni boyut ve on y›ll›k bir geçmifli olan  bu yasan›n günün koflullar›na tekrar uyarlanmas› zarureti ortaya ç›kt›€› için, bu yasa tasar›s› huzurumuza gelmifl bulunmaktad›r.

Biz, Anavatan Partisi olarak, sanata ve sanatç›ya büyük önem vermekteyiz ve bu yasa tasar›s›n›n, bütün sanat çevreleri, güzel sanatlar mensuplar›, yazarlar, sinema yap›m ve oyuncular›, tiyatro, bale gibi gösteri sanatlar› temsilcileri, opera sanatç›lar›, ressamlar, grafikerler, müzisyenler, klasik ve bat› müzi€i temsilcileri, küçük sanat mensuplar›, güzel sanatlarla u€raflanlar, plastik sanatlarla u€raflanlar ve ezcümle, tüm sanat çevreleri taraf›ndan, büyük bir ilgiyle takip edildi€ini ve bu yasa tasar›s›yla, bütün bu çevrelerin, gerek haklar›n›n korunaca€›n› gerekse bundan sonra sanat hayatlar›nda gösterecekleri çal›flmalar›n teflvik edilece€ini biliyoruz ve bu amaçla, bu yasa tasar›s›n› destekliyoruz.

Burada öngörülen husus, koruma süresinin 70 y›la ç›kar›lmas›d›r. De€erli milletvekilleri, bilindi€i gibi düflünce ve sanat eserleri, güzel sanat ürünleri, nitelik olarak, millî s›n›rlarla kapat›lamayacak bir yararlanma alan›na sahiptir. Düflünce ürünlerinin bu niteli€i, yaln›zca, millî anlamda öngörülen kurallar›n, koruma hususunda amac›n›n gerçeklefltirilmesine yeterli de€ildir. Bu nedenle, koruma ve di€er hususlarda uluslararas› iflbirli€i yap›lmas›nda zaruret vard›r.

‹flte, bu cümledendir ki, Avrupa Konseyi Kültür Komisyonunun ve Birleflmifl Milletler Kültür Teflkilat›n›n (UNESCO) uygulamalar› da dikkat nazar›na al›narak, koruma süresi, tasar›n›n bu maddesiyle -10 uncu maddesiyle- 70 y›la ç›kmaktad›r ve eser sahibinin ölümünden itibaren de vârislerin hak sahibi olmas›, bu kanun tasar›s›yla teminat alt›na al›nm›flt›r.

fiüphesiz, eser sahiplerine, güzel sanatlarla u€raflan her türlü sanatç›ya sahip ç›k›lmas› çok güzel bir ifltir ve 21 inci Yüzy›l›n gerektirdi€i hususlar aras›ndad›r ki, 21 inci Yüzy›la 5 y›l kala böyle bir yasay› ç›karmak, bizim, sanat konusunda, bundan sonra yap›lacak olan çal›flmalar›m›z› özendirecektir.

De€erli milletvekilleri, bu madde dolay›s›yla bir hususa daha de€inmek istiyorum. Türkiye sath›nda çok de€erli sanatç›lar›m›z vard›r, sanat muhiti geliflmektedir; ne yaz›k ki, Kültür Bakanl›€›n›n sanata ve sanatç›ya verdi€i destek istenilen ölçüde de€ildir. Ancak, sadece millî s›n›rlar içinde, sanatç›lar›n ve sanatkârlar›n yetiflmesi yeterli de€ildir, dünyada kendinden bahsettirecek sanatç›lar yetifltirilmesi de fevkalade önemlidir ve Türkiye'yi tan›tman›n bir di€er yolu da, dünyaya hitap edecek, ama, her konuda -grafiker sanatlarda olur, heykelde olur, operada olur, müzikte olur, resimde olur; her konuda- dünya çap›nda sanatç›lar yetifltirilmesine büyük önem vermektir ve bu konuda Kültür Bakanl›€›n›n ve devletin koruyuculuk ve önderlik rolü oynamas› gerekmektedir. Bunu, yasa tasar›s›n›n bu maddesi dolay›s›yla belirtmek istedim. 70 y›ll›k süre, uluslararas› normlara uygundur. Biraz evvel ifade etti€im gibi, Avrupa Konseyi ve UNESCO normlar›na uygun bir flekilde düzenlendi€i için, bu maddenin do€ru oldu€unu ifade ediyorum.

Bu düflüncelerle, hepinize sayg›lar sunuyorum. (ANAP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Maruflu, teflekkür ediyorum.

Refah Partisi Grubu ad›na, Say›n Erbafl; buyurun.

RP GRUBU ADINA FETHULLAH ERBAfi (Van) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesine ‹liflkin Kanun Tasar›s› üzerinde Refah Partisi Grubu ad›na söz alm›fl bulunuyorum; Grubum ve flahs›m ad›na, Genel Kurulu sayg›yla selaml›yorum.

De€erli arkadafllar, 10 uncu maddeyle de€ifltirilmek istenen, 5846 say›l› Kanunun 27 nci maddesindeki sürelerin uzat›lmas›d›r; süreler, 50 y›ldan 70 y›la ç›kart›lmaktad›r. Burada de€ifltirilmek istenen nedir, Türkiye'nin menfaat›na olan nedir ben onu anlayam›yorum. Türkiye, bugüne kadar, Bat›'dan ald›€› birçok eseri tercüme etmifltir. Bunlar, bir bilgi olarak ö€rencilerimize ve ilim adamlar›m›za sunulmufltur.

fiimdi, tercüme edilen bu eserler, 70 y›l süreyle Türkiye'de tercüme edilemeyecektir; çünkü, çok muazzam bir telif hakk› ödemesiyle karfl› karfl› kal›nacakt›r. Düflünün, yetmifl y›ldan beri Türkçeye çevrilen eserlere ödedi€imiz milyarlarca dolarl›k telif hakk›n›n Türkiye'nin hangi menfaat›na olaca€›n› kavramak mümkün de€ildir.

fiimdi, Bat› ülkeleri flu anda çok zengin; geri kalm›fl ülkeler ve geliflmekte olan ülkeler ise, hem fakirdir hem de onlar›n teknolojisine yetiflmek için büyük bir çaba sarf etmektedirler. Biz, Bat›'n›n yazd›€› bir fikir eserini Türkçeye çevirmek için ya büyük bir para ödeyece€iz ya da param›z yoksa, bütün millet olarak, o dili ö€renmek zorunda kalaca€›z. Bu ise, Türk Milletine reva görülen en büyük haks›zl›kt›r.

De€erli kardefllerimiz, telif hakk›n›, bir hak olarak, fikir iflçisinin bir hakk› olarak de€erlendiriyorlar ve diyorlar ki "efendim, bu hakt›r, bunun hakk›n› ödemek laz›md›r." fiu ana kadar, Türkiye'nin üretmifl oldu€u, icat etmifl oldu€u hangi esere, Bat› ülkelerinden hangisi, kaç para ödemifltir? Ödemiyorlar; çünkü, al›p, kendi patent müesseselerinde patentliyorlar ve yeniden bize ayn› eserleri sat›yorlar.

Bu kanun tasar›s›yla, Türkiye'de geliflmekte olan sanayie bir kelepçe vuruluyor, Türkiye'de geliflmekte olan fikre bir kelepçe vuruluyor. Halbuki, ‹slamda "hikmet müminin yitik mal›d›r, nerede bulursa al›r" denilmektedir.

fiimdi, bize, ‹slamî bir fleyle "efendim, bu bir hakt›r; o nedenle, bizim, haklar›n› ödememiz, ondan sonra tercüme etmemiz laz›m" diyorlar. Halbuki, bu böyle de€il; bu kanun tasar›s›n›n esas esprisi, Türk Milletini, Avrupa Birli€i ülkelerine bir kat daha fazla sömürtmektir; yani, sömürü düzenine bir kat daha katmerli sömürü yaratma olay›d›r.

fiimdi, bir Bat›l›n›n hayat standard›na bakt›€›m›z zaman, çok yüksek; hemen hemen, Avrupa'da olsun, Amerika'da olsun, gayri safî millî gelirleri çok yüksek, kifli bafl›na düflen miktar çok yüksek. Bizde ise, bunlar çok düflük; bir gazeteyi bile okumakta zorlanan bir toplumuz. Bundan dolay›, eserler, hakikaten çok düflük fiyata al›nabiliyor; yani, k‛t, art› bask› paras›na, çok az bir kârla sat›lan bu eserleri okuyabiliyoruz. Bundan sonra, bir de telif haklar›n› bunun üzerine koydu€umuz zaman, zaten, k›s›tl› olan okuyucu say›m›z, bu kitaplar›, bu eserleri hiç alamayacak ve dolay›s›yla, biz, bir kat daha geri kalaca€›z. Bu geri kalmam›z›n bütün faturas› ne; efendim, hak yemeyece€iz... Onlar, bizim haklar›m›z›, zaten, as›rlard›r bizi sömürerek yiyorlar. Onlar yedi€i zaman hak, biz yedi€imiz zaman hak de€il; onlara ille para ödememiz laz›m. Bu, bizim kültür hayat›m›z› da k›s›rlaflt›racakt›r.

Hem sonra, flu anda kullan›lan ondal›k sistemli rakamlar, Müslümanlar›n icad›d›r, bizim icad›m›zd›r. O zaman, Bat›, her bir matematik ifllemi için bu rakamlar› kulland›€›nda, bize niçin bir telif hakk› ödemiyor, bir patent hakk› ödemiyor? Ödemiyor; çünkü, çalm›fl, kullan›yor. Bugüne kadar icat edilen  makinelerin ço€u Hezarfen Mehmet Çelebi'nin kitab›nda yaz›l› ve onlar taraf›ndan icat edilmifl. Onlar› alm›fl kullan›yorlar, bize bugüne kadar kaç para ödediler? Yok. Biz kullanmaya kalk›nca, kendi kendimizi kelepçeliyoruz, elimizi aya€›m›z› ba€l›yoruz, Bat›ya bir telif hakk› ödemek için âdeta yar›fl ediyoruz.

Ayr›ca, flu anda bilgisayar teknolojisi son derece geliflmifltir. Geliflen teknolojiye yetiflmemiz de flu anda zaten mümkün görünmüyor. Hem yaz›l›m haklar›na hem her gün de€iflen teknolojilerine Türkiye'nin yetiflmesi mümkün de€il. Ben, 1987 y›l›nda alm›fl oldu€um bir bilgisayar› iki sene sonra çöpe atmak zorunda kald›m. 1991 y›l›nda ald›€›m bir bilgisayar› ise bir sene sonra çöpe att›m. fiimdi, bu kadar süratli geliflen bir teknolojiyi, ben, yetmifl sene geriden  takip edece€im; yani, beni yetmifl sene daha geriye iteleme çabas›yla haz›rlanm›fl bir yasa tasar›s› gibi görünüyor bu.

Diyeceksiniz ki: Efendim, paray› bast›r›n al›n. Nerede bende para? ‹flte, bütçede para yok. fiimdi, ben, bütçenin tamam›n› bu telif eserlerine versem, geliflmemi yine sa€layamayaca€›m.

De€erli arkadafllar, Amerika ile Çin aras›nda son zamanlarda  meydana gelen ekonomik savafl ve konan ambargolar, hep bu yasan›n ç›kar›lmas› içindi; Çinliler kabul etmiyordu, Amerikal›lar "illa bunu yapacaks›n›z" diyorlard› ve flu anda o so€uk savafl halen devam ediyor. Biz ise, hiçbir talep yok, sadece Avrupa Birli€inin bir istirham› var "Avrupa Birli€ine girebilmeniz için bu yasay› ç›kar›n" diye bir direktif veriyor; kalk›p, bu yasay› ç›kar›yoruz.

De€erli arkadafllar, flu anda Türkiye’de üretilen Renault–12’lerin, 1963’ten sonra, ne Fransa’da ne de di€er ülkelerde üretilmedi€ini görüyoruz; yine, Ford Taunus’lar›n 1980’den sonra üretilmediklerini görüyoruz; ama, flimdi biz, yeni yeni, yani yirmi sene sonra, on sene sonra onlar›n patent haklar›n› al›yoruz; çünkü, ancak, onlar› ödeyebiliyoruz, eski bir teknolojiye param›z yetiyor, son ç›kan teknolojiyi al›p kullanmam›z mümkün olmuyor. O aç›dan da, Bu Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa, bu maddelerin eklenmesiyle, aynen o duruma düflüce€iz; fikir ve sanat eserlerinin tercümesinde, telifinde çok büyük paralar ödeyece€iz. Bu, milletimize reva görülen bir haks›zl›kt›r. Bu kanun tasar›s›na bu yönüyle karfl›y›z.

Hepinizi sayg›yla selaml›yorum. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Erbafl, teflekkür ediyorum.

Gruplar ad›na baflka söz talebi?.. Yok.

Kiflisel söz talebinde bulunan Say›n Elkatm›fl; buyurun.

MEHMET ELKATMIfi (Nevflehir) – Say›n Baflkan, de€erli milletvekilleri; hepinizi sayg›yla selamlar›m. Görüflmekte oldu€umuz 771 s›ra say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesine ‹liflkin Kanun Tasar›s› üzerinde flahs›m ad›na söz alm›fl bulunuyorum.

De€erli milletvekilleri, elbette ki, eser sahiplerini korumak hepimizin görevidir; ancak, eser sahibi korunmaya lay›k oldu€u kadar, o eserin korunmas›n›n da tabiî oldu€u, yine, hepimizce malumdur. Biz, bu dengeyi iyi sa€lamal›y›z, hem eser sahibihi hem de eseri korumal›y›z; yani, her ikisini birlikte korumal›y›z; çünkü, eser, her ne kadar eser sahibinin mal› ise de, eser sahibinin, sanatkâr›n eserini kamuya arz etmesiyle, art›k, bu eser kamunun mal› olmufl say›l›r. Bu itibarla, konuyu bu iki yönüyle ele almak, hem eser sahibini hem de eserin kendisini korumak gerekir ve bu ikisini yaparken de aradaki dengeyi iyi kurmak gerekir; ama, biz, dünyada en fazla tarihî, ilmî eserlere ve güzel sanatlara sahip olan bir millet olmam›za ra€men -bu eserlere sahip olmam›za ra€men- çok de€erli binlerce sanatkâr yetifltirmemize ra€men, bu sanatkârlar›m›z›, bu eser sahiplerini ve eserleri, maalesef, gerekti€i kadar koruyabildi€imiz kanaatinde de€ilim.

Bugüne kadar, gerek Kültür Bakanl›€› ve gerekse di€er bakanl›klar, eser sahiplerini ve eserleri koruma hususunda ne gibi bir gayretin içerisine girmifllerdir -daha do€rusu, hiçbir fley yap›lmam›flt›r- bunu anlamak için, 1995 y›l› bütçesine bakt›€›m›zda, eserleri korumak için, gerek Kültür Bakanl›€› bütçesinden gerek Vak›flar Genel Müdürlü€ü bütçesinden ve gerekseTurizm Bakanl›€› bütçesinden ne kadar para ayr›ld›€›na bakarsak, ayr›lan miktar›n ne kadar komik oldu€unu, bu iflten ne kadar uzak oldu€umuzu görürüz.

Nitekim, bütçe müzakereleri s›ras›nda da belirtmifltim; Nevflehir yolu üzerinde bulunan A€z›kara Handan sonra gelen Tepesidelik Han ve Alay Han var. Bunlar y›k›lmaya yüz tutmufl ve hatta, çok gariptir ki, Alay Han›n -ki, bu, ‹pek Yolu üzerinde bulunan tarihî bir hand›r ve Selçuklu eseridir, çok de€erlidir- tam ortas›ndan, çok eskiden -ben tarihini bilemiyorum- yol geçirilmifltir ve y›llar evvel de, öyle, terk edilmifl, y›k›lmaya yüz tutmufltur. Geçen y›l, her gidifl geliflimde, han›n baz› duvarlar›n›n sökülmüfl oldu€unu gördüm. fiahsen, bunlar tamir edilecek, onar›lacak zannetti€im halde, bugüne kadar, maalesef, hiçbir ifllem görmedi ve o zamanki Say›n Bakan›m›za konuyu iletti€im de "bu bizim görevimiz de€il, Vak›flar Genel Müdürlü€ünün görevi" dedi. De€erli milletvekilleri, bu zihniyetle, ne eser ne de eser sahibi korunabilir.

Bu 10 uncu maddede, daha önceki 5846 say›l› Kanunun 27 nci maddesindeki, süreler genel olarak 50 y›la ç›kar›l›yorken, flimdi, 70 y›la ç›kar›l›yor. Hükümetin ilk teklifinde -kanun tasar›s›nda- yine bu süreler 50 y›l olarak öngörülmüfltür; ancak, her nedense, Komisyon çal›flmalar› s›ras›nda, bu süreler 70 y›la ç›kar›lm›flt›r. fiahsen, bu sürelerin çok uzun oldu€u kanaatindeyim. Kald› ki "ilk eser sahibi tüzelkifli ise, koruma süresi, aleniyet tarihinden itibaren 70 y›ld›r" deniliyor; halbuki, bu süre, eski kanunda 20 y›ld›r.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

MEHMET ELKATMIfi (Devamla) – Bitirece€im Say›n Baflkan.

BAfiKAN – Buyurun Say›n Elkatm›fl; toparlay›n lütfen.

MEHMET ELKATMIfi (Devamla) – Yine, gündemde bulunan 812 s›ra say›l› Edebiyat ve Sanat Eserlerinin Korunmas›na ‹liflkin Bern Sözleflmesinde De€ifliklik Yapan ve 1979'da Tadil Edilen Paris Metnine Kat›lmam›z›n Onaylanmas›n›n Uygun Bulundu€u Hakk›nda Kanun Tasar›s› vard›r ki, bu kanun tasar›s›n›n ilk metni, 1948 Brüksel Metnine dayan›r ve 24 Temmuz 1971'de Paris Belgesi düzenlenmifltir; keza, 28 Eylül 1979'da tekrar tadil edilmifltir ve flimdi, biz, bu anlaflmaya imza koymufluz ve anlaflma onaylanmak üzere Meclis gündeminde beklemektedir. Buradaki süreler de 50 y›ld›r; ama, ne hikmetse, bu yasa tasar›s›nda bütün süreler 70 y›la ç›kar›lm›flt›r.

fiöyle düflünelim: Bir eser sahibinin, eserini, ölümünden 30 y›l evvel verdi€ini kabul edelim; 30 y›l oradan, 70 y›l da buradan, toplam 100 y›l ediyor; yani, bir as›r ediyor. Halbuki, kamunun, bütün milletin, bütün dünyan›n, sözümün bafl›nda da belirtti€im gibi, bu eserden faydalanmak hakk›d›r. O nedenle, süreleri çok uzun görüyoruz.

Kald› ki, bu süre, Avrupa'n›n kendi kabul etti€i Bern Sözleflmesinde ve Paris Metinlerinde -ve biz de bunu imzalad›€›m›za göre- 50 y›ld›r. 50 y›l olan bu sürenin, Hükümet tasar›s›nda da 50 y›l olmas›na ra€men, Komisyonca neden 70 y›la ç›kar›ld›€›n› anlamak güçtür. Bu nedenle...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

BAfiKAN – Say›n Elkatm›fl, son cümlenizi söyler misiniz efendim.

MEHMET ELKATMIfi (Devamla) – Bitiriyorum Say›n Baflkan.

Bu sürelerin, Bern ve Paris sözleflmelerindeki 50 y›ll›k sürelere; yani, Bat›l› ülkelerin kabul etti€i sürelere eflit olmas› gerekti€i kanaatini tafl›yor ve hepinize sayg›lar sunuyorum. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Say›n Elkatm›fl, teflekkür ediyorum.

Say›n Lütfi Do€an, maddeyle ilgili olarak ve kiflisel görüfllerinizi ifade etmek üzere, buyurun efendim.

LÜTF‹ DO⁄AN (Gümüflhane) – Say›n Baflkan, muhterem milletvekilleri; görüflülmekte olan 771 s›ra say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesine ‹liflkin Kanun Tasar›s›n›n 10 uncu maddesi üzerinde flahsî düflüncelerimi arz etmek üzere yüksek huzurunuza ç›km›fl bulunuyorum; sözlerime bafllarken hepinizi sayg›yla selaml›yorum.

Burada, Yüksek Heyetinize, 10 uncu maddeyle ilgili maruzat›m› üç noktada arz etmek istiyorum. De€ifltirilmekte olan -az önce bir arkadafl›m›z da beyan etti- önceki kanunun; yani, 5846 say›l› Kanunun 27 nci maddesinde, süreler 50 y›l olarak belirlenmifl ve bu süreler, bendenizin kanaatince, çok yerindedir. Binaenaleyh, tasar›daki 10 uncu maddenin de€il de, de€ifltirmek istedi€imiz eski kanunun 27 nci maddesindeki sürelerin muhafazas›nda büyük fayda görüyorum. Hakikaten, 70 y›ll›k süre oldukça uzun, 50 y›ll›k süre çok daha iyidir. O kanun, daha güzel düflünülmüfl ve böyle kabul edilmifl; bunun muhafazas›nda fayda görüyorum. Onun için, e€er teklif yoksa, bunun 50 y›la indirilmesi yönünde bir teklifte bulunmak istiyorum; varsa, mesele yok; yoksa, bendeniz, Yüksek Baflkanl›€a arz ediyorum. Ümit ediyorum, Muhterem Hükümetimiz de bu konuya muvafakat buyururlar, Komisyonumuz da keza öyle.

‹kinci maruzat›m fludur efendim: Mevcut yasay› de€ifltirmek üzere yüksek huzurunuza gelmifl olan bu tasar›n›n gerekçesindeki bir ifade bendenizi çok düflündürdü. Mesela, diyor ki: "... Avrupa Toplulu€u direktifine ve Avrupa fikrî haklar standard›na uygun olarak kald›r›lmas›..." fiimdi, Avrupa Toplulu€u direktifi(!).. Büyük milletimiz... Böyle, onlar›n direktifiyle bir kanunu de€ifltirmenin, bendeniz, öyle kolay bir ifl olmad›€› kanaatindeyim.

Memleketimizin ihtiyaçlar› vard›r. Kanunlar, ihtiyaçlara yetmez, anayasalar da yetmez; dururuz, düflünürüz; fikir adamlar›m›z› bir araya getiririz; memleketimizin ihtiyac›na uygun kanunlar, anayasalar haz›rlar›z, uygular›z, riayet ederiz; ama, bir Avrupa Toplulu€unun direktifiyle, bendenizin kanaatine göre, bu millet, bir kelimesini de€ifltirmemelidir; memleketin faydas›n› düflünmelidir. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

Tasavvur buyurun, k›ymetli kardefllerim, aziz milletvekilleri, Hükümetimizin muhterem üyeleri, bizim arzumuza uygun bir cümleyi Avrupa Toplulu€una kabul ettirebilir miyiz... Onlar›n menfaatlar›na uymaz, çak›fl›rsa, onlar, bizim bir cümlemizi kabul ederler mi; bir kanun maddesini de€ifltirirler mi... Bendenize göre, bu konu, çok düflündürücüdür. Millet olarak, bunun üzerinde hassasiyetle durdu€umuz gibi, Büyük Millet Meclisimizde durdu€umuz gibi, bu tasar›y› haz›rlayanlar ve muhterem Hükümetimiz de bu konu üzerinde durmal› ve bu konu, burada yer almamal›yd›.

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

LÜTF‹ DO⁄AN (Devamla) – Bendeniz, bundan çok üzgün oldu€umu arz etmek isterim.

Efendim, üçüncü nokta: fiimdi, biz, sanat eserlerini de, fikir eserlerini de hakikaten korumal›y›z. Bunda, flahsen, yarar görüyorum; ancak, muhterem milletvekili arkadafllar›m›n, burada dile getirdikleri konularda, bana öyle geliyor ki, bu kanun ç›k›nca, fikir ve sanat eserlerini korumakla birlikte, hedef bu olmakla birlikte, milletimizin maddî yönden de büyük kay›plar›n›n olaca€› söylenmektedir. Delilleriyle birlikte yüksek huzurunuza arz edemiyorum; ama, Muhterem Hükümetimizden, Say›n Bakan›m›zdan ö€renmek istiyorum; bu tasar›n›n, bu haliyle ç›km›fl olmas›, sanat eserlerini korumakla, fikir eserlerini korumakla birlikte, milletimizin maddî yönden kay›plar›na yol aç›yor mu açm›yor mu, bu konudaki yüksek düflüncelerini ö€renmek istiyorum; çünkü, asl›nda, gerek fikirde gerek sanatta, çok önceleri, biz, çok ilerdeydik. Mesela, bir Kâtip Çelebi'nin vücuda getirdi€i Keflf-üz-Zunun'u Avrupa'da hangi fikir insanlar› meydana getirdi. Onlar bundan istifade ediyor. Ayr›ca ‹smail Sahip Sencer gibi bir zat› muhteremin Avrupa'da yetiflti€ine kani de€ilim. Elbette, biz onlar›n bilgilerinden istifade ederiz, onlar da bizim bilgilerimizden istifade ederler; bu gayet tabiîdir, gayet normaldir. Hakikaten, bir arkadafl›m›z güzel ifade etti "bilgi, hikmet ve de€er, Müslümanlar›n kaybolmufl eflyas›d›r; nerede bulsa, oradan almaya, herkesten daha ziyade o hak sahibidir."

Son olarak, flunu arz ediyorum: Hakikaten, bir Selimiye'yle, bir Süleymaniye'yle, bir Sultan Ahmet'le ,ve tekrar arz ediyorum, Taflköprüzade Ahmet Hamdi Efendinin meydana getirdi€i, telif etti€i, Miftah-üs-Saade ve Misbah-üs-Siyade adl› eserleriyle ne kadar iftihar etsek yeridir. Say›n Kültür Bakan›m›zdan, bu eserin de, kültürümüze, bugünkü nesillerimize kazand›r›lmas›n› -ki, eski harflerle Mevzuatül-Ulûm ad›yla 2 cilt olarak bas›lm›flt›r...

(Mikrofon otomatik cihaz taraf›ndan kapat›ld›)

LÜTF‹ DO⁄AN (Devamla) – Bitiriyorum Say›n Baflkan›m.

...bugünkü dille sadelefltirerek, o eseri, bugünkü nesillerimize kazand›racak olurlarsa, Say›n Bakan›m›z, millî kültürümüze, millî ilim ve irfan›m›za çok hizmet etmifl olurlar.

Dinlemek lütfunda bulundu€unuz için, hepinize teflekkürlerimi arz ediyorum. (RP s›ralar›ndan alk›fllar)

BAfiKAN – Teflekkür ediyorum efendim.

Say›n milletvekilleri, madde üzerindeki görüflmeler tamamlanm›flt›r.

HÜSEY‹N ERDAL (Yozgat) – Say›n Baflkan, soru sormak istiyorum efendim.

BAfiKAN – Baflka soru soracak arkadafl›m›z var m›? Yok.

Say›n Erdal, siz, ‹çtüzü€ün soru sormayla ilgili bölümünü biliyor ve uyguluyorsunuz; sorular, lütfen, k›sa ve soru fleklinde olsun.

Buyurun efendim.

HÜSEY‹N ERDAL (Yozgat) – Say›n Baflkan, mevcut 5846 say›l› Kanunda ve Hükümet tasar›s›nda eser koruma müddeti 50 y›l ve 20 y›lla s›n›rlanm›flken, Millî E€itim Komisyonunda 70 y›la ç›kar›lm›fl. Bu, komisyon üyelerinin kendi görüflleri mi, Hükümetin görüflü mü; yoksa, d›flar›dan bir tesir mi var, bunun, Say›n Bakan veya Komisyon taraf›ndan aç›klanmas›n› istiyorum.

Arz ederim.

BAfiKAN – Teflekkür ederim.

Say›n Bakan, soruyu ald›n›z; buyurun efendim.

KÜLTÜR BAKANI ERCAN KARAKAfi (‹stanbul) – Efendim, tasar›da bu süre 50 y›l olarak komisyona sunulmufl; fakat, orada yap›lan müzakerelerde 70 y›la ç›kmas›n›n, gelece€e yönelik sorunlar› çözece€i görüflüne gelinmifl ve o müzakerelerde Hükümet, buna evet demifl; ama, Meclise sunulan tasar›da, süre, 50 y›l olarak öngörülmüfl.

Yaln›z, burada bir fleyi daha belirtmek istiyorum. fiimdi, bu yasa ç›kt›€› zaman, bize göre flu olacak: fiu anda, yabanc› eserler hiçbir telif hakk› ödenmeden bas›l›yor ve yap›mc›lar, genellikle -onlara bir yük getirmedi€i için- d›flar›ya yöneliyor. Halbuki, bu yasa ç›kt›€› zaman, yap›mc›lar, kitap basanlar, müzik yapanlar, kaset yapanlar, içeride üretilen eserlere yönelmek zorunda kalacak; bir de bu taraf› var, o gözden kaç›yor. Yani, asl›nda, bu yasa ç›kt›€› zaman yarat›c›l›€› ve yerli yap›mlar› daha çok teflvik edecek; bunun gözden kaçmamas› gerekir.

Bugünkü durumda, yerli eser sahiplerine bir telif veriliyor. Gerçi, onlar haklar›n› koruyam›yor; flimdi, birtak›m yeni mekanizmalar geliyor; ama, yabanc›ya hiçbir fley verilmedi€i için, bütün yap›mc›lar, kitap basanlar, yay›nc›lar, plakç›lar, kasetçiler, d›flar›dan al›p, kullan›yor. Bence, d›flar›dan gelifl -gerek yaz›l› eserlerde gerek müzikte- azalacakt›r; yap›mc›lar, içeriye yönelecektir; bu husus çok önemli.

Teflekkür ederim.

BAfiKAN – Say›n Bakan, soruya cevab›n ötesinde, maddeyle ilgili beyanda da bulunmufl oldunuz; teflekkür ediyorum.

Say›n milletvekilleri, 25 adet de€ifliklik önergesi vard›r; önce gelifl s›ralar›na, sonra, ayk›r›l›k derecelerine göre okutup, iflleme tabi tutaca€›m. Ancak, maddenin f›kra say›s›n› esas ald›€›m için, bunlar›n 16 tanesini okutaca€›m.

                                 Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin birinci f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

             Muzaffer Demir                   Fikri Sa€lar                       Sinan Yerlikaya

                      Mufl                                   ‹çel                                    Tunceli

             Zeki Nacitarhan                Coflkun Gökalp

                      Kars                                K›rflehir

                                 Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin birinci f›kras›n›n, afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

             Muzaffer Demir                   Fikri Sa€lar                       Sinan Yerlikaya

                      Mufl                                   ‹çel                                    Tunceli

 

             Zeki Nacitarhan                                                   Coflkun Gökalp

                      Kars                                                                   K›rflehir

                                 Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin birinci f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

         Muzaffer Demir               Durmufl Fikri Sa€lar          Vahdet Sinan Yerlikaya

                  Mufl                                      ‹çel                                     Tunceli

            Zeki Nacitarhan                                                  Coflkun Gökalp

                      Kars                                                                  K›rflehir

MADDE 10, (f›kra l).- Koruma süresi, eser sahibinin yaflad›€› müddetçe devam eder ve ölümünden 70 y›l sonra sona erer.

                     Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflülmekte olan 771 s›ra say›l› Kanun Tasar›s›n›n 10 uncu maddesindeki bir, iki ve üçüncü f›kralardaki "70 y›l" ibarelerinin "50 y›l" olarak ve son f›kras›ndaki "70 y›l" ibaresinin de "25 y›l" olarak de€ifltirilmesini sayg›yla arz ederiz.

Mehmet Elkatm›fl                 Ömer Ekinci                          fiinasi Yavuz

    Nevflehir                               Ankara                                  Erzurum

    Ahmet Ar›kan                                                      Bahaddin Elçi       

          S›vas                                                                  Bayburt

 

                     Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin ikinci f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

         Muzaffer Demir               Durmufl Fikri Sa€lar                 Sinan Yerlikaya

                  Mufl                                      ‹çel                                     Tunceli

            Zeki Nacitarhan                                                   Coflkun Gökalp

            Kars                                                                  K›rflehir

MADDE 10, (f›kra 2).- Sahibinin ölümünden sonra alenileflen eserlerde koruma süresi, ölüm tarihinden 70 y›l sonra sona erer.

                     Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Genel Kurulda görüflülmekte olan 5846 say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun Baz› Maddelerinin De€ifltirilmesine ‹liflkin Kanun Tasar›s›n›n, 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin ikinci f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

         Muzaffer Demir               Durmufl Fikri Sa€lar                 Sinan Yerlikaya

                  Mufl                                      ‹çel                                     Tunceli

            Zeki Nacitarhan                                                   Coflkun Gökalp

            Kars                                                                  K›rflehir

MADDE 10, (f›kra 2).- Sahibinin ölümünden sonra umuma arz edilen eserlerde koruma süresi, ölüm tarihinden 70 y›l sonra sona erer.

                     Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin ikinci f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

         Muzaffer Demir               Durmufl Fikri Sa€lar                 Sinan Yerlikaya

                  Mufl                                      ‹çel                                     Tunceli

            Zeki Nacitarhan                                                   Coflkun Gökalp

            Kars                                                                   K›rflehir

                     Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin ikinci f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

         Muzaffer Demir               Durmufl Fikri Sa€lar                 Sinan Yerlikaya

                  Mufl                                      ‹çel                                     Tunceli

            Zeki Nacitarhan                                                   Coflkun Gökalp

            Kars                                                                   K›rflehir

MADDE 10, (f›kra 2).- Eser sahibinin ölümünden sonra, umuma arz edilen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 y›ld›r.

 

 

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 Say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin üçüncü f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

        Sinan Yerlikaya                    Muzaffer Demir                   Zeki Nacitarhan

                Tunceli                                    Mufl                                      Kars

                                                                   

                                                       Coflkun Gökalp                               

                                                             K›rflehir

"MADDE 10, (f›kra 3).- 12 nci maddenin birinci f›kras›ndaki hallerde koruma süresi, eserin aleniyet tarihinden 70 y›l sonra sona erer; me€er ki eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce ad›n› aç›klam›fl bulunsun."

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 Say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin üçüncü f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

        Sinan Yerlikaya                    Muzaffer Demir                   Zeki Nacitarhan

                Tunceli                                   Mufl                                      Kars

             Coflkun Gökalp                                                    ‹brahim Özdifl       

                   K›rflehir                                                                 Adana

"Madde 10, (f›kra 3).- 12 nci maddenin birinci f›kras›ndaki hallerde koruma süresi eserin umuma arz tarihinden 70 y›l sonra sona erer; me€er ki, eser sahibi, bu sürenin bitmesinden önce ad›n› aç›klam›fl bulunsun."

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 Say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin üçüncü f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

        Sinan Yerlikaya                    Muzaffer Demir                   Zeki Nacitarhan

                Tunceli                                   Mufl                                      Kars

             Coflkun Gökalp                                                      Fikri Sa€lar

               K›rflehir                                                                       ‹çel

Madde 10, (f›kra 3).- Eser sahibi, bu sürenin bitmesinden önce ad›n› aç›klamam›flsa, 12 nci maddenin birinci f›kras›ndaki hallerde koruma süresi eserin aleniyet tarihinden sonra 70 y›ld›r.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 Say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin üçüncü f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

        Sinan Yerlikaya                    Muzaffer Demir                   Zeki Nacitarhan

                Tunceli                                   Mufl                                      Kars

                     

          Coflkun Gökalp                       Fikri Sa€lar                        ‹brahim Özdifl

               K›rflehir                                    ‹çel                                     Adana

Madde 10, (f›kra 3).- Eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce, ad›n› aç›klamam›flsa, 12 nci maddenin birinci f›kras›ndaki hallerde koruma süresi, eserin umuma arz tarihinden 70 y›l sonra sona erer.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 Say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin dördüncü f›kras›n›n afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

        Sinan Yerlikaya                    Muzaffer Demir                   Zeki Nacitarhan

                Tunceli                                   Mufl                                      Kars

 

             Coflkun Gökalp                                                     ‹brahim Özdifl       

               K›rflehir                                                                     Adana

Madde 10, (f›kra 4).- ‹lk eser sahibi tüzel kifli ise koruma süresi umuma arz tarihinden itibaren 70 y›ld›r.

Muzaffer Demir                            Zeki Nacitarhan                    Sinan Yerlikaya

        Mufl                                     Kars                                    Tunceli

               Coflkun Gökalp                                                   ‹brahim Özdifl

                     K›rflehir                                                               Adana

 

Madde 10

F›kra 4: ‹lk eser sahibinin tüzelkiflilik olmas› halinde, koruma süresi, umuma arz tarihinden 70 y›l sonra sona erer.

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 Say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 27 nci maddesini de€iflteren 10 uncu maddesinin dördüncü f›kras›n›n, afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

Muzaffer Demir                  Zeki Nacitarhan                    Sinan Yerlikaya

Mufl                                              Kars                                    Tunceli

Coflkun Gökalp                                                       ‹brahim Özdifl

         K›rflehir                                                                 Adana

Madde 10, (F›kra 4).- ‹lk eser sahibinin tüzelkiflilik olmas› halinde, koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 y›ld›r.

                     Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

5846 Say›l› Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 27 nci maddesini de€ifltiren 10 uncu maddesinin dördüncü f›kras›n›n, afla€›daki flekilde de€ifltirilmesini arz ve teklif ederiz.

Muzaffer Demir                  Zeki Nacitarhan                   Sinan Yerlikaya

        Mufl                                      Kars                                    Tunceli

Coflkun Gökalp                                                       ‹brahim Özdifl

         K›rflehir                                                                 Adana

Madde 10, (F›kra 4).- ‹lk eser sahibi tüzelkifliyse, koruma süresi, aleniyet tarihinden 70 y›l sonra sona erer.

DURMUfi F‹KR‹ SA⁄LAR (‹çel) – Say›n Baflkan›m...

BAfiKAN – Dinliyorum efendim, buyurun.

DURMUfi F‹KR‹ SA⁄LAR (‹çel) – Say›n Baflkan›m, 10 uncu madde üzerinde verdi€imiz önergeleri geri çekiyorum.

BAfiKAN – Önerge sahipleri, 15 adet önergeyi geri çektiklerini beyan ettiler.

Önergeler geri verilmifltir.

COfiKUN GÖKALP (K›rflehir) – Kimin ad›na çekilmifl efendim; benim imzam da var; ben geri çekmiyorum.

BAfiKAN – Say›n Gökalp, asgari 5 imzan›n bulunmas› laz›m; Say›n Sa€lar, imzas›n› çekti€ini beyan etti€ine göre, ifllemden düflürülmüfl oldu.

fiimdi, Say›n...

FETHULLAH ERBAfi (Van) – Say›n Mehmet Elkatm›fl'›n önergesi var.

BAfiKAN – Evet efendim. Onu okutuyorum:

                      Türkiye Büyük Millet Meclisi Baflkanl›€›na

Görüflülmekte olan, 771 s›ra say›l› kanun tasar›s›n›n 10 uncu maddesindeki bir, iki ve üçüncü f›kralardaki 70 y›l ibarelerinin 50 y›l olarak ve son f›kras›ndaki 70 y›l ibaresinin de 25 y›l olarak de€ifltirilmesini sayg›yla arz ederiz.

Mehmet Elkatm›fl (Nevflehir) ve arkadafllar›

BAfiKAN – Say›n Komisyon kat›l›yor mu efendim?

M‹LLî E⁄‹T‹M KOM‹SYONU BAfiKANI NURETT‹N TOKDEM‹R (Hatay) – Kat›lm›yoruz efendim.

BAfiKAN – Kat›lm›yorlar.

Say›n Hükümet?..

KÜLTÜR BAKANI ERCAN KARAKAfi (‹stanbul) – Kat›lm›yoruz efendim.

BAfiKAN – Kat›lm›yorsunuz.

FETHULLAH ERBAfi (Van) – Say›n Baflkan, karar yetersay›s›n›n aranmas›n› istiyorum.

BAfiKAN – Peki efendim.

Söz talebi?.. Yok.

Oylayaca€›m; karar yetersay›s›n› arayaca€›m.

Zaten ara verme zaman› da gelmiflti Say›n Erbafl.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Say›n milletvekilleri karar yetersay›s› yoktur.

Saat 20.00 de toplanmak üzere, birleflime ara veriyorum.

                                    Kapanma Saati : 18.48

                                                       

                                        ÜÇÜNCÜ OTURUM

                                        Aç›lma Saati: 20.00

                      BAfiKAN: Baflkanvekili Yasin HAT‹BO⁄LU

  KÂT‹P ÜYELER: ‹brahim ÖZD‹fi (Adana), Ali GÜNAYDIN (Konya)

                                                 -----o-----

BAfiKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 97 nci Birlefliminin Üçüncü Oturumunu aç›yorum.

 

 

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, müzakereye konu tasar›n›n 10 uncu maddesinin görüflülmesi s›ras›nda verilmifl bir de€ifliklik önergesinin; yani,  Say›n Elkatm›fl ve arkadafllar›na ait önergenin oylanmas› s›ras›nda karar yetersay›s› bulunamam›fl ve birleflime ara verilmiflti.

Komisyon ve Hükümet yerlerini alm›fllard›r.

fiimdi, yeniden, önergeyi oylar›n›za sunaca€›m ve karar yetersay›s›n› arayaca€›m.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Karar yetersay›s› yoktur.

Saat 20.20'de toplanmak üzere, birleflime ara veriyorum.

                                       Kapanma Saati:20.02

                                                        

                                      DÖRDÜNCÜ OTURUM

                                         Aç›lma Saati: 20.20

                       BAfiKAN: Baflkanvekili Yasin HAT‹BO⁄LU

   KÂT‹P ÜYELER: ‹brahim ÖZD‹fi (Adana), Ali GÜNAYDIN (Konya)

                                                ----- 0 -----

BAfiKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 97 nci Birlefliminin Dördüncü Oturumunu aç›yorum.

 

 

BAfiKAN – Görüflmelere kald›€›m›z yerden devam ediyoruz.

Komisyon ve Hükümet yerinde.

Önergeyi oylayaca€›m ve karar yetersay›s› arayaca€›m.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yetersay›s› yoktur.

Say›n Grup Baflkanvekilleri?..

TURHAN TAYAN (Bursa) – 15 dakikal›k bir ara daha verelim Say›n Baflkan.

AL‹ D‹NÇER (Ankara) – Bir 15 dakika daha rica ediyoruz...

BAfiKAN – Efendim, son bir 15 dakika daha ara verece€im.

AHMET REMZ‹ HAT‹P (Konya) – Seyrettikleri maç 15 dakika sonra bitecek mi?! (DYP s›ralar›ndan "bu akflam maç yok" sesleri)

BAfiKAN – Say›n milletvekilleri, saat 20.35'te toplanmak üzere, birleflime bir kere daha ve son defa ara veriyorum.

                                     Kapanma Saati: 20.22

                                                        

                                         BEfi‹NC‹ OTURUM

                                         Aç›lma Saati: 20.35

                       BAfiKAN: Baflkanvekili Yasin HAT‹BO⁄LU

   KÂT‹P ÜYELER: ‹brahim ÖZD‹fi (Adana), Ali GÜNAYDIN (Konya)

                                                  -----o-----

BAfiKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 97 nci Birlefliminin Beflinci Oturumunu aç›yorum.

 

 

BAfiKAN – Görüflmelere kald›€›m›z yerden devam ediyoruz.

Komisyon ve Hükümet yerinde.

Say›n milletvekilleri, önergenin oylanmas›na geçiyorum ve karar yetersay›s›n› arayaca€›m.

Önergeyi oylar›n›za sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Karar yetersay›s› yoktur.

Say›n milletvekilleri, yeni bir ara verilmesi halinde dahi karar yetersay›s›n›n ve toplant› yetersay›s›n›n temini mümkün olmad›€›ndan; al›nan karar gere€ince, Devlet Bakan› Say›n fiükrü Erdem hakk›ndaki gensoru önergesi ile kanun tasar› ve tekliflerini s›ras›yla görüflmek için, 12 Nisan 1995 Çarflamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleflimi kapat›yorum.

                                       Kapanma Saati: 20.37



(X) 771 S.Say›l› Basmayaz› 5.4.1995 tarihli 95 inci Birleflim Tutana€›na eklidir.