TÜRKİYE BÜYÜK
MİLLET MECLİSİ
TUTANAK
DERGİSİ
5inci
Birleşim
12 Ekim 2021
Salı
(TBMM Tutanak
Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu
Tutanak Dergisinde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş
bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade
edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler
aslına uygun olarak yazılmıştır.)
İÇİNDEKİLER
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II.- GELEN KÂĞITLAR
III.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI
1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili
Haydar Akarın, vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya
Allahtan rahmet, ailesine ve AK PARTİ Grubuna
başsağlığı dilediğine ilişkin konuşması
2.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili
Haydar Akarın, Genel Kuruldaki yeni elektronik sistem gereği devam
eden parmak izi çalışmalarına ve parmak izi
alınamadığı için sisteme giremeyen milletvekillerine talep
etmeleri hâlinde İç Tüzük 60a göre söz verileceğine ilişkin
konuşması
IV.- ÖLÜM, SAYGI DURUŞU VE TAZİYELER
1.- İstanbul Milletvekili İsmet
Uçmanın vefatı nedeniyle bir dakikalık saygı duruşu
V.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı
Konuşmaları
1.- Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemirin,
vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine ve Ahilik Haftasına ilişkin gündem
dışı konuşması
2.- Hatay Milletvekili Suzan Şahinin,
memurlara 3600 ek gösterge hakkına ilişkin gündem dışı
konuşması
3.- Antalya Milletvekili Kemal Bülbülün, Malatya
Pütürgede deprem sonrası halkın yaşadığı
sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması
VI.- AÇIKLAMALAR
1.- Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca
Kayışoğlunun, Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesi
Ömeraltı köyünde yapılan ağaç katliamına ilişkin
açıklaması
2.- Kocaeli Milletvekili İlyas Şekerin,
vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine ilişkin açıklaması
3.- Kırıkkale Milletvekili Halil
Öztürkün, elde ettiği bir zafer olmamasına rağmen Yunanistan
tarafından İnebahtı Deniz Savaşının yıl
dönümünün kutlanmasına ilişkin açıklaması
4.- Bursa Milletvekili Atilla Ödünçün, Mesleki
Eğitim Kanununda yapılacak düzenlemelere ilişkin
açıklaması
5.- Kayseri Milletvekili Çetin Arıkın,
vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine ve Erciyes Üniversitesinde 4/D işçi statüsünde
çalışan personelin yaşadığı mağduriyete
ilişkin açıklaması
6.- Konya Milletvekili Abdulkadir Karadumanın,
3600 ek gösterge düzenlemesinin bir an önce Meclise getirilmesi ve
yürürlüğe girmesi gerektiğine ilişkin açıklaması
7.- Adana Milletvekili Burhanettin Bulutun,
zamanın gerisinde kalan ve ihtiyaçlara yanıt vermeyen Kozan adliye
binasının yerine yenisinin yapılması gerektiğine
ilişkin açıklaması
8.- Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkinin,
Adananın Yüreğir ilçesi Şehit Erkut Akbay Mahallesindeki
kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin
açıklaması
9.- Karaman Milletvekili İsmail Atakan
Ünverin, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirlinin 8 Ekim Cuma günü
geldiği Karamanda borç batağındaki çiftçileri ziyaret etmemiş
olmasına ilişkin açıklaması
10.- Kırşehir Milletvekili Metin
İlhanın, Kırşehir İŞKUR İl
Müdürlüğünde noter kurası yöntemi yerine liste yöntemine geçilmesine
ilişkin açıklaması
11.- Ankara Milletvekili Zeynep
Yıldızın, vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet
Uçmaya Allahtan rahmet dilediğine ve Mesleki Eğitim Kanununda
yapılacak düzenlemelere ilişkin açıklaması
12.- Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoyun,
Türk milletini Memleket Partisine davet ettiğine ilişkin
açıklaması
13.- Sivas Milletvekili Semiha Ekincinin, vefat
eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine ve Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme
Kurumu Sivas İl Koordinatörlüğünün hayata geçirilen projelerine ilişkin
açıklaması
14.- Antalya Milletvekili Aydın Özerin,
Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme
Kurulunun Tarım ve Orman Bakanlığı hakkında
rüşvet iddiasıyla soruşturma başlattığı
yönündeki iddialara ilişkin açıklaması
15.- Osmaniye Milletvekili Baha Ünlünün,
Osmaniyede boşanmak istemeyen eşi tarafından öldürülen Meltem
Goncagüle Allahtan rahmet dilediğine ve kadınlara yönelik
şiddeti kınadığına ilişkin açıklaması
16.- Bursa Milletvekili Erkan Aydının,
Bursanın Demirtaş Mahallesinin sağlık alanındaki
sorunlarına ilişkin açıklaması
17.- Konya Milletvekili Halil Etyemezin, vefat eden
İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet dilediğine
ilişkin açıklaması
18.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürerin,
çiftçiler ile besicilerin sorunlarına ve vefat eden İstanbul
Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet dilediğine ilişkin
açıklaması
19.- Adana Milletvekili Orhan Sümerin, Adana ilinin
Karataş ve Yumurtalık ilçelerindeki su ürünleri kooperatifleri ile
balıkçıların sorunlarına ilişkin açıklaması
20.- Burdur Milletvekili Mehmet Gökerin,
çiftçilerin çektiği kredilerin faizini Cumhuriyet Halk Partisi
iktidarında sıfırlayacaklarına ilişkin
açıklaması
21.- Gaziantep Milletvekili İmam Hüseyin
Filizin, Gaziantep ili Oğuzeli ilçesindeki çiftçilerin sorunlarına
ilişkin açıklaması
22.- Gaziantep Milletvekili İrfan
Kaplanın, Gaziantep İslahiyeli esnaf ve çiftçilerin sorunlarına
ilişkin açıklaması
23.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkanın,
vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine; Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde şehit
olan Özel Harekât polisleri Cihat Şahin ve Fatih Doğana Allahtan
rahmet, yaralanan 2 polise acil şifalar dilediğine; Bursanın
Kestel ilçesinde kimyasal ürün işleyen bir fabrikada meydana gelen patlamaya
ve bu patlamada hayatını kaybeden işçiye Allahtan rahmet,
yaralılara da acil şifalar dilediğine; Afyonkarahisarın
İscehisar ilçesinde devrilen minibüste hayatını kaybeden 5
öğrenciye Allahtan rahmet dilediğine, 6ncı Cumhurbaşkanı
Fahri Korutürkün vefatının 34üncü yıl dönümüne, Levent
Kırcanın vefatının 6ncı yıl dönümüne, Gebzenin
düşman işgalinden kurtuluşunun 99uncu yıl dönümüne,
yeniden milletvekili seçilen Irak Türkmen Cephesinin eski Genel
Başkanı Erşat Salihiyi tebrik ettiğine, 2022 FIFA Dünya
Kupası Avrupa elemelerinde Letonyayı yenen A Millî Futbol
Takımını kutladığına, TÜİKin iş gücü
verilerini devletin bir başka kurumu olan İŞKURun
yalanladığına ve Adıyaman ili Kâhta ilçesindeki çiftçilerin
su sorununa ilişkin açıklaması
24.- Manisa Milletvekili Erkan Akçayın,
Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde şehit olan Özel Harekât
polisleri Cihat Şahin ve Fatih Doğana Allahtan rahmet, yaralanan 2
polise acil şifalar dilediğine; vefat eden İstanbul Milletvekili
İsmet Uçmaya Allahtan rahmet dilediğine, Afyonkarahisarın
İscehisar ilçesinde devrilen minibüste hayatını kaybeden 5
öğrenciye Allahtan rahmet dilediğine, Mesleki Eğitim Kanununda
yapılacak düzenlemelere ve Milliyetçi Hareket Partisi olarak mesleki
eğitimin teşvik edilmesi ve geliştirilmesi adına
atılacak her adımı desteklemeye devam edeceklerine ilişkin
açıklaması
25.- İstanbul Milletvekili Hakkı Saruhan
Oluçun, vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan
rahmet dilediğine, Halkların Demokratik Partisinin 9uncu
kuruluş yıl dönümü olan 15 Ekimde düzenlenmesi planlanan
şenliklere Cizre Kaymakamlığı tarafından izin
verilmemesine, Mamakta Kürt bir ailenin düğününe TEM polisleri
tarafından yapılan baskına, Sarmaşık Yoksullukla
Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneğinin
kapatılmasına ve Yönetim Kurulu üyesi Doktor Selim Ölçere hapis
cezası verilmesine, Uluslararası Organize Suça Karşı
Küresel İnisiyatifin yayınladığı 2021 Yılı
Suç Endeksine ve Doktor Hikmet Kıvılcımlının
vefatının 50nci yıl dönümüne ilişkin açıklaması
26.- Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun, vefat eden
İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet dilediğine,
Afyonkarahisarın İscehisar ilçesinde devrilen minibüste
hayatını kaybeden 5 öğrenciye Allahtan rahmet dilediğine,
Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde şehit olan Özel Harekât
polisleri Cihat Şahin ve Fatih Doğana Allahtan rahmet
dilediğine; üniversite öğrencilerinin sorunlarına, Almanyada
burslu eğitim kazanan Boğaziçi Üniversitesi öğrencisine yurt
dışına çıkış yasağı konulmasına,
sosyal medyada yayınlanan TÜGVAcıların listelerine ve derhâl
seçim istediklerine ilişkin açıklaması
27.- Denizli Milletvekili Cahit Özkanın, vefat
eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine, İstanbul Milletvekili İsmet Uçmanın
vefatı dolayısıyla taziyelerini iletenlere teşekkür
ettiklerine, Türkiye Gençlik Vakfının millî ve yerli
anlayışla ülkesine ve milletine hizmet eden gençler
yetiştirdiğine; Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde
şehit olan Özel Harekât polisleri Cihat Şahin ve Fatih Doğana
Allahtan rahmet, yaralanan 2 polise acil şifalar dilediğine;
Afyonkarahisarın İscehisar ilçesinde devrilen minibüste
hayatını kaybeden 5 öğrenciye Allahtan rahmet dilediğine
ve Genel Kurulda görüşülecek konulara ilişkin açıklaması
28.- Antalya Milletvekili Feridun Bahşinin,
vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine ve Antalyanın Manavgat ilçesinde orman yangını
sonrası yüklenici firma tarafından yaş ağaçların
kesildiğine ve Tarım ve Orman Bakanını göreve davet
ettiğine ilişkin açıklaması
29.- İstanbul Milletvekili Mahmut
Tanalın, Şırnaktaki vatandaşların sorunlarına
ilişkin açıklaması
30.- Mersin Milletvekili Ali Cumhur
Taşkının, vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet
Uçmaya Allahtan rahmet dilediğine ilişkin açıklaması
31.- Edirne Milletvekili Okan
Gaytancıoğlunun, Edirne İpsaladaki dolu
yağışı nedeniyle ekinlerin zarar gördüğüne ve
oluşan zararların karşılanmasını talep
ettiğine ilişkin açıklaması
32.- Mersin Milletvekili Olcay Kılavuzun,
Suriyede şehit olan Özel Harekât polisleri Fatih Doğan ve Cihat
Şahini rahmet ve minnetle andığına, 9-10 Ekim 2021
tarihlerinde Ankarada gerçekleştirilen Ülkü Ocakları Türk
Gençliği Büyük Kurultayı ile Türkiyenin Asli Gücü Analar
Bacılar Kurultayına ilişkin açıklaması
33.- Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu
Demirin, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Gününe ilişkin
açıklaması
34.- Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk
Gergerlioğlunun, ağır hasta mahpusların dramlarına
ilişkin açıklaması
35.- Karaman Milletvekili İsmail Atakan
Ünverin, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirlinin ziyaret için
geldiği Karamanda İsmet İnönüye atfen sarf ettiği sözlere
ilişkin açıklaması
36.- Kayseri Milletvekili Dursun Ataşın,
enflasyon ve işsizliğe ilişkin açıklaması
37.- Denizli Milletvekili Cahit Özkanın,
Balıkesir Milletvekili Fikret Şahinin doğrudan gündeme
alınma önergesine ilişkin açıklaması
38.- Balıkesir Milletvekili Fikret
Şahinin, Denizli Milletvekili Cahit Özkanın yaptığı
açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin
açıklaması
39.- Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun, Manisa
Milletvekili Uğur Aydemirin 280 sıra sayılı Kanun
Teklifinin tümü üzerinde şahsı adına yaptığı
konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin
açıklaması
40.- Manisa Milletvekili Uğur Aydemirin,
Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun yaptığı
açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin
açıklaması
41.- Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun, Manisa
Milletvekili Uğur Aydemirin yaptığı
açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin
açıklaması
42.- Denizli Milletvekili Cahit Özkanın,
Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun yaptığı
açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin
açıklaması
43.- Manisa Milletvekili Uğur Aydemirin,
Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun yaptığı
açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin
açıklaması
44.- Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaşın,
Manisa Milletvekili Uğur Aydemirin 280 sıra sayılı Kanun
Teklifinin tümü üzerinde şahsı adına yaptığı
konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
VII.- ÖNERİLER
A) Siyasi Parti Grubu Önerileri
1.- İYİ Parti Grubunun, 12/10/2021
tarihinde Grup Başkan Vekili ve Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan
tarafından, çiftçilerimizin sorunlarının tespiti, tarımsal
üretimde desteklerin artırılması, sektörün sübvanse edilmesi ve
girdi maliyetlerini düşürecek önlemlerin alınması amacıyla
verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin diğer
önergelerin önüne alınarak ön görüşmelerinin, Genel Kurulun 12 Ekim
2021 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin
önerisi
2.- HDP Grubunun, 11/10/2021 tarihinde Van
Milletvekili Muazzez Orhan Işık ve arkadaşları tarafından,
10 Ekim Gar katliamının bütün boyutlarıyla
araştırılması amacıyla verilmiş olan Meclis
araştırması önergesinin diğer önergelerin önüne
alınarak ön görüşmelerinin, Genel Kurulun 12 Ekim 2021 Salı
günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi
3.- CHP Grubunun, 11/10/2021 tarihinde İstanbul
Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi ve arkadaşları
tarafından, kantincilerin tüm sorunlarının belirlenmesi ve çözüm
yollarının tespiti amacıyla verilmiş olan Meclis
araştırması önergesinin diğer önergelerin önüne alınarak
ön görüşmelerinin, Genel Kurulun 12 Ekim 2021 Salı günkü
birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi
4.- AK PARTİ Grubunun, bastırılarak
dağıtılan 280 sıra sayılı Kanun Tekliflinin
kırk sekiz saat geçmeden gündemin Kanun Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen
Diğer İşler kısmının 1inci sırasına,
271 ve 272 sıra sayılı Kanun Tekliflerinin ise yine bu
kısmın sırasıyla 2nci ve 3üncü sıralarına
alınmasına ve bu kısımda bulunan diğer işlerin
sırasının buna göre teselsül ettirilmesine; Genel Kurulun 12,
13, 14, 19, 20, 21, 26 ve 27 Ekim 2021 Salı, Çarşamba ve
Perşembe günkü birleşimlerinde denetim konularının
görüşülmeyerek gündemin Kanun Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen
Diğer İşler kısmında yer alan işlerin
görüşülmesine; Genel Kurulun çalışma saatlerine ve 280 sıra
sayılı Kanun Teklifinin İç Tüzükün 91inci maddesine göre
temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesine ilişkin önerisi
VIII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA
SUNUŞLARI
A) Önergeler
1.- Balıkesir Milletvekili Fikret
Şahinin, (2/2229) esas numaralı 2985 Sayılı Toplu Konut
Kanunu Hakkında Değişiklik Öngören Kanun Teklifinin
doğrudan Genel Kurul gündemine alınmasına ilişkin önergesi
(4/143)
IX.- KANUN TEKLİFLERİ İLE
KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Teklifleri
1.- Manisa Milletvekili Uğur Aydemir ve 49
Milletvekilinin Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3854) ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (S. Sayısı: 280)
X.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Ordu
Milletvekili Mustafa Adıgüzelin, Ordunun Fatsa ilçesinde kullanılan
içme suyuna dair bazı verilere ilişkin sorusu ve İçişleri
Bakanı Süleyman Soylunun ek cevabı (7/43240) (EK CEVAP)
2.- Adana
Milletvekili Ayhan Barutun, pandemi sürecinde Türkiye geneli ve Adana özelinde
kesilen idari para cezalarına ilişkin sorusu ve İçişleri
Bakanı Süleyman Soylunun cevabı (7/47713)
3.- Adana
Milletvekili Ayhan Barutun, muhtarların özlük haklarının
iyileştirilmesine ve artan iş yüklerine ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun cevabı (7/47724)
4.- Ankara
Milletvekili Ali Haydar Hakverdinin, 5 Haziran 2021 tarihinde İstanbulda
bir karakolda hayatını kaybeden bir kişinin ölümünün
soruşturulmasına ilişkin sorusu ve İçişleri
Bakanı Süleyman Soylunun cevabı (7/47725)
5.- Mersin
Milletvekili Alpay Antmenin, İstanbulda bir eylem sırasında
bir gazetecinin polis tarafından kötü muameleye maruz kalmasına
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun
cevabı (7/47901)
6.- İstanbul
Milletvekili Yunus Emrenin, koruma kararı bulunan ve trafikte geçiş
üstünlüğüne sahip iş insanları ve medya mensuplarına
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun
cevabı (7/47910)
7.- İzmir
Milletvekili Murat Bakanın, bir polis memurunun intiharına
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun
cevabı (7/48008)
8.- İzmir
Milletvekili Murat Bakanın, bir polis memurunun intiharına
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun
cevabı (7/48010)
9.- Bursa
Milletvekili Ahmet Kamil Erozanın, Bursa Osmangazi Belediyesinin usulsüz
olduğu iddia edilen harcamaları hakkında soruşturma
açılıp açılmadığına ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun cevabı (7/48172)
10.- İstanbul
Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulunun, Konyanın Meram ilçesine
bağlı bir köyde yaşayan aileye yapılan saldırıya
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun
cevabı (7/48329)
11.- Konya
Milletvekili Abdulkadir Karadumanın, vali özel kalem müdürü olarak görev
yapan kişilere ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı
Süleyman Soylunun cevabı (7/48446)
12.- Antalya
Milletvekili Rafet Zeybekin, belediyelerin talep ve görevlendirmesi üzerine
verilen gri pasaportlara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı
Süleyman Soylunun cevabı (7/48453)
13.- Kocaeli
Milletvekili Lütfü Türkkanın, bir kişinin uğradığı
bıçaklı saldırının soruşturulmasına
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun
cevabı (7/48561)
14.- İzmir
Milletvekili Tacettin Bayırın, İzmirin Bergama ilçesinde
dağıtılan bir bildiriye ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun cevabı (7/48625)
15.- Manisa
Milletvekili Özgür Özelin, Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik
Sıralaması Araştırmasının güncellenmesine
ilişkin sorusu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varankın
cevabı (7/48663)
16.- İstanbul
Milletvekili Yunus Emrenin, İstanbulun Güngören ilçesine bağlı
Tozkoparan Mahallesinde bulunan riskli binaların tahliyesine yönelik
sürece,
- İstanbul Milletvekili Ümit Beyazın,
itfaiye memurlarının mali ve özlük haklarına,
Başakşehir Şahintepe Mahallesi için
alınan acil kamulaştırma kararına.
- İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebinin,
Nevşehirin Gülşehir ilçesine bağlı bir köyde yaşanan
su kesintisine,
- Nevşehir Milletvekili Faruk
Sarıaslanın, Sakaryanın Karaali ilçesinde kimyasal
atıkların toplanmasına yönelik çalışmalara,
- Balıkesir Milletvekili Fikret Şahinin,
Simav Çayındaki kirliliğe,
- Diyarbakır Milletvekili Garo Paylanın,
Artvindeki HES projelerine,
Artvinin Murgul ilçesine bağlı Damar
köyünde çıkan yangınla ilgili iddialara,
- Mersin Milletvekili Behiç Çelikin, deniz
kaplumbağalarının özel koruma bölgesi olan Silifke Göksu
Deltasında yapılan denetimlere.
- Eskişehir Milletvekili Arslan
Kabukcuoğlunun, Paris İklim Anlaşmasının
onaylanmasına ve uygulanmasına,
- Antalya Milletvekili Hasan
Subaşının, Finike-Demre-Kaş-Kalkan Devlet Yolu Projesinin
çevreye etkilerine,
- Adana Milletvekili Tulay
Hatımoğulları Oruçun, Adanada bulunan plastik atık
dönüşüm merkezlerinde meydana gelen yangınlara ve yapılan
denetimlere.
- Aydın Milletvekili Süleyman Bülbülün,
Aydının Didim ilçesinde yapılması planlanan
zeytinyağı üretim tesisi kapasite artırım projesinin ÇED
raporuna,
Aydının Karpuzlu ilçesinde
yapılması planlanan maden ocağının ÇED raporuna,
Aydının Kuyucak ilçesinde
yapılması planlanan zeytinyağı fabrikası projesinin
ÇED raporuna,
- Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunçun,
Avrupa Yeşil Mutabakat Çağrısı ve Tarladan Sofraya
Stratejisi kapsamında yürütülen çalışmalara,
- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkanın,
Tuncelinin Merkez ilçesine bağlı bir köyün ulaşım ve
altyapı sorunlarına,
Tuncelinin Mazgirt ilçesine bağlı bir
köyün içme suyu, altyapı ve ulaşım sorunlarına,
- İstanbul Milletvekili Mustafa
Yeneroğlunun, Saros FSRU Gemi İskelesi Yapım Projesinin
çevreye etkilerine,
- İzmir Milletvekili Murat Çepninin,
İzmire yapılması planlanan jeotermal enerji santraline,
- İzmir Milletvekili Murat Bakanın,
Türkiyeye yasa dışı atık ihraç edildiği
iddialarına,
- Samsun Milletvekili Neslihan
Hancıoğlunun, son 10 yılda yabancı gerçek ve tüzel
kişilere satışı gerçekleştirilen tarımsal
nitelikli arazi alanlarına,
- İzmir Milletvekili Bedri Serterin, deniz
hıyarının avlanmasının önlenmesine yönelik
çalışmalara,
TOKİnin yaptığı sosyal
konutlara,
İzmirde yapılan sosyal konutlara,
- İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındırın,
İzmirin Seferihisar ilçesinde yapılması planlanan Akarca
Balıkçı Barınağı Projesine,
İzmirin Bornova ilçesinde yer alan taş
ocağı ve beton santrallerine,
- Adana Milletvekili Ayhan Barutun, Adananın
Yüreğir ilçesine bağlı bir mahallenin riskli alan ilan edilmesi
üzerine evleri yıkılacak vatandaşlara ödenecek
kamulaştırma bedellerine,
- Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun, 3-4 Temmuz
2021 tarihinde Sakaryada yaşanan sel felaketine ve meydana gelen
zararın giderilmesine,
- Hatay Milletvekili Hüseyin Şanverdinin,
Hatayın Antakya ilçesinin sebze hali ihtiyacına,
- Aydın Milletvekili Bekir Kuvvet Erimin,
Aydın Büyükşehir Belediyesinin kentsel dönüşüm
çalışmalarına,
Aydın Büyükşehir Belediyesinin köprülü
kavşak, alt ve üst geçit ile otopark projelerine,
- İzmir Milletvekili Murat Çepninin, Rize'de
meydana gelen sel ve heyelana ve bu konuda alınacak önlemlere,
- Hatay Milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelikin,
Hatayın Turunçlu Mahallesinde bulunan atık su arıtma tesisinin
çevresel etkilerine,
- Malatya Milletvekili Mehmet Celal
Fendoğlunun, Malatyadaki tapu ve kadastro yenileme
çalışmalarına,
- Hatay Milletvekili Lütfi
Kaşıkçının, Hatay ilindeki atık su arıtma
tesislerine,
Türkiye genelinde ve Hatay özelinde denize
aktarılan atık suların arıtılmasına,
Hatayın Turunçlu Mahallesinde bulunan
atık su arıtma tesisinin çevresel etkilerine,
- Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoyun,
Kayseride Karpuzsekisi ve Hürmetçi mahallelerinde kaynak sularının
OSB atıklarıyla kirlenmesine,
- Mersin Milletvekili Behiç Çelikin, Mersinin Mut
ilçesinde yapılacak gölet projesine.
- Batman Milletvekili Necdet İpekyüzün,
Batmanda petrol ve türevleri kaynaklı çevre kirliliğinin
önlenmesine,
- Batman Milletvekili Ayşe Acar
Başaranın, Batmanın Diyarbakır Caddesine yakın bir
petrol borusunda meydana gelen sızıntıya,
Batman Belediyesi tarafından içme suyu,
kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının yenilenmesine yönelik
altyapı çalışmalarının ne zaman
tamamlanacağına,
- Van Milletvekili Muazzez Orhan
Işıkın, 2000-2021 yılları arasında yanan orman
alanlarından imara açılanlara,
Van Gölündeki kirliliğe ve önlenmesine yönelik
çalışmalara,
- İzmir Milletvekili Murat Çepninin, Erzincan
ve Sivasta faaliyet gösteren bir madencilik şirketine kapasite
artışı izni verilmesine,
- Van Milletvekili Muazzez Orhan
Işıkın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde
meydana gelen orman yangınlarına ve ağaçlandırma
faaliyetlerine,
- Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlunun,
2020de Elâzığda yaşanan depremde evleri zarar gören
depremzedeler için inşa edilecek yeni konutların akıbetine,
- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanalın,
Şanlıurfada yaşanan su sorununa,
- İzmir Milletvekili Murat Bakanın, Paris
İklim Anlaşmasının onaylanmasına ve iklim
değişikliğiyle mücadele çalışmalarına,
- İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin
Tanrıkulunun, 27 Temmuz 2021 itibarıyla Türkiyedeki kiralık ve
satılık konut sayısına,
- Burdur Milletvekili Mehmet Gökerin, Salda Gölünü
koruma projesi kapsamında yapılan malzeme alımı ihalesine
ve çeşitli iddialara,
- İzmir Milletvekili Murat Çepninin, geri
dönüşüm fabrikalarında çıkan yangınlara ve alınan
önlemlere,
- İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebinin,
bazı çay fabrikalarının bacalarına filtre takmamasına,
- Mersin Milletvekili Fatma Kurtulanın,
Kahramanmaraşın Afşin ilçesinde bulunan bazı köylerin yol,
içme suyu, toplu taşıma gibi bazı sorunlarının
çözümüne,
- Ankara Milletvekili Tekin Bingölün,
Çankırıda son beş yılda Hazineye ait arazilerden
satılan ve kiralananlara,
- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanalın,
Mardinin yüksek kesimlerinde bulunan evlere su verilmemesine,
- İstanbul Milletvekili Yunus Emrenin, plastik
atık ithal eden geri dönüşüm tesislerine,
- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürerin,
Niğdenin Altunhisar ilçesinde bulunan bir kasabadaki tapu kadastro
işlemlerine,
- Antalya Milletvekili Hasan
Subaşının, Antalyanın Konyaaltı ilçesine
bağlı bazı mahallelerde Hazine arazisindeki ormanlık alana
zarar verildiği iddialarına,
- Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu
Demirin, Muğlanın Milas ilçesindeki orman yangınının
termik santrale ulaşması durumunda alınacak tedbirlere,
- Adıyaman Milletvekili Abdurrahman
Tutderenin, Adıyamanın Gölbaşı ilçesinde bulunan bir
köyde kadastro çalışması yapılması yönündeki
faaliyetlere,
Adıyamanın Gölbaşı ilçesinde bulunan
bazı köylerde yaşanan afet neticesinde yapılan afet evlerinin
tapusunu alamayan vatandaşlara,
- İzmir Milletvekili Tacettin
Bayırın, İzmir Buca Seyfi Demirsoy Hastanesinin yerine
yapılması planlanan yeni hastane ve halk sağlığı
merkezi için bölgedeki ağaçların kesildiği iddiasına,
- Mersin Milletvekili Alpay Antmenin, ülkemizde
çıkan orman yangınlarına ve yangınlar ile mücadelede
kullanılan uçaklara,
- İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncunun, terör
eylemlerinin karbon salınımına etkisine,
Çöplerden yayılan kokunun önlenmesine,
Yol çevresindeki yeşil alanların sulanma
yöntemine,
Sel ve su taşkınlarının
önlenmesine yönelik çalışmalara,
Yağmur suyu toplama sistemlerinin
kanalizasyondan ayrılmasına ve kanalizasyona bağlı olmayan
fosseptiklere,
İklim değişikliği ve küresel
ısınmanın Türkiyenin denizlerine etkisine,
- Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunçun,
Kemerköy Termik Santralinde olası bir yangına karşı
alınan önlemlere,
- Mersin Milletvekili Alpay Antmenin, Türk Hava
Kurumuna ait taşınır ve taşınmazlara,
- İstanbul Milletvekili Emine Gülizar
Emecanın, Türkiye genelinde belediyelerden alınan toplam çevre
katkı payı bedeline dair çeşitli verilere,
- İstanbul Milletvekili Mahmut Tanalın,
Mardinin yüksek kesimlerinde bulunan evlere su verilmemesine,
- İzmir Milletvekili Murat Çepninin, ülkemizde
çıkan orman yangınlarının Kemerköy Termik Santraline
ulaşmasına ve bu durumun olası sonuçlarına,
- İzmir Milletvekili Tacettin
Bayırın, Bingölün Adaklı ilçesinin bazı köylerinde
yaşayanlara ait evlerin ağır hasarlı olduğu
gerekçesiyle yıkılacağına yönelik iddialara,
- Zonguldak Milletvekili Deniz
Yavuzyılmazın, inşası devam eden Zonguldak Tapu Kadastro
Müdürlüğü Hizmet Binasına.
- Bursa Milletvekili Erkan Aydının,
Nilüfer Çayının kirlenmesine,
- Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunçun,
Kahramanmaraşın Afşin ilçesinde yer alan Altınelma
Mahallesinin su sorununa,
- Mardin Milletvekili Tuma Çelikin, Mardin
Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Meydan
İyileştirme Projesine,
- İzmir Milletvekili Sevda Erdan
Kılıçın, doğal afetlere karşı alınan
önlemlere,
- Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhanın,
Kocaelinin Dilovası ilçesinde bulunan taş ocağının
genişletilmesi kararına,
- Van Milletvekili Murat Sarısaçın, Van
Gölü Havzası Koruma Eylem Planına,
Ankara Milletvekili Nihat Yeşilin,
Ankaranın Beypazarı ilçesinde yer alan ve maden ocağı
yapılması planlanan bir bölge hakkında verilen ÇED raporuna.
- Van Milletvekili Muazzez Orhan
Işıkın, 16 Temmuz- 3 Ağustos 2021 tarihleri arasında
Vanın bazı ilçelerinde yaşanan sel felaketine ve alınacak
tedbirlere,
- Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhanın,
Kocaelinin Körfez ilçesinde bulunan bir taş ocağı ile ilgili
bazı verilere ve çeşitli iddialara,
- Tokat Milletvekili Kadim Durmazın, Paris
İklim Anlaşmasının onaylanmasına ve iklim krizine
karşı alınan önlemlere,
- İzmir Milletvekili Murat Bakanın, Gediz
Nehrindeki kirliliğin kaynağının tespit edilmesi ve
gerekli tedbirlerin alınması adına yürütülen
çalışmalara,
- Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunçun,
Kahramanmaraşın Göksun ilçesinde bulunan çöplük alanının
temizlenmesi talebine
- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürerin,
ücretli poşet uygulamasının sonuçlarına,
- Ankara Milletvekili İbrahim Halil
Oralın, Eymir Gölünde oluşan kirliliğin temizlenmesine,
- Muğla Milletvekili Metin Ergunun, orman
yangınları sonrasında heyelan riski oluşan bölgelere,
- Siirt Milletvekili Meral Danış
Beştaşın, Zorava Çayında yapılması planlanan HES
projesine,
- Kayseri Milletvekili İsmail Özdemirin,
Kayseri ilinde iklim değişikliği ve kuraklık riskine
karşı alınan tedbirlere,
- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürerin,
ülkemizde yabancıların edindiği mülklere ve tarımsal
yatırımlarına,
Kamu kurum ve kuruluşlarına ait konutlar
ile bu konutların depreme dayanıklılığına,
- Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdinin,
Ankara Çayırhan Termik Santralinin denetimine,
- Van Milletvekili Muazzez Orhan
Işıkın, küresel iklim kriziyle mücadeleye yönelik yapılan
çalışmalara,
- Batman Milletvekili Necdet İpekyüzün,
kuraklık ve su kıtlığının önlenmesi için
yapılan çalışmalara,
- Adıyaman Milletvekili Abdurrahman
Tutderenin, 2011 yılından bu yana Suriye uyruklu kişilere
yapılan taşınmaz satışlarına,
Aksaray ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Batman ilinde okulların depreme karşı
güçlendirilmesi çalışmalarına,
Bayburt ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Bingöl ilinde okulların depreme karşı
güçlendirilmesi çalışmalarına,
Bitlis ilinde okulların depreme karşı
güçlendirilmesi çalışmalarına,
Çankırı ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Diyarbakır ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Kilis ilinde okulların depreme karşı
güçlendirilmesi çalışmalarına,
Isparta ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Adıyaman ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Düzce ilinde okulların depreme karşı
güçlendirilmesi çalışmalarına,
Hakkâri ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Iğdır ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Mardin ilinde okulların depreme karşı
güçlendirilmesi çalışmalarına,
Muş ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Siirt ilinde okulların depreme karşı
güçlendirilmesi çalışmalarına,
Şırnak ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Van ilinde okulların depreme karşı
güçlendirilmesi çalışmalarına,
Ardahan ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Karabük ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Erzincan ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Erzurum ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Gümüşhane ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Ağrı ilinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
Yalova ilinde okulların depreme karşı
güçlendirilmesi çalışmalarına,
Türkiye genelinde okulların depreme
karşı güçlendirilmesi çalışmalarına,
- Zonguldak Milletvekili Deniz
Yavuzyılmazın, İstanbuldaki kiralık konutlara dair
verilere,
Ankaradaki kiralık konutlara dair verilere,
- Edirne Milletvekili Okan
Gaytancıoğlunun, Edirnenin Merkez ilçesine bağlı bir köye
yapılması planlanan taş ocağına,
- Ağrı Milletvekili Abdullah Koçun,
Ağrının Diyadin ilçesinde yapılması planlanan
siyanürle altın arama faaliyetinin çevresel etkilerine,
- Kırklareli Milletvekili Vecdi
Gündoğdunun, Kırklarelinin Lüleburgaz ilçesindeki sulama göletinde
meydana gelen toplu balık ölümlerine ve çevreyi korumak için alınan
tedbirlere,
İlişkin soruları ve Çevre ve
Şehircilik Bakanı Murat Kurumun cevabı (7/47684), (7/47875),
(7/47878), (7/47879), (7/47990), (7/47991), (7/48131), (7/48132), (7/48133),
(7/48134), (7/48135), (7/48136), (7/48145), (7/48146), (7/48147), (7/48148),
(7/48149), (7/48150), (7/48290), (7/48291), (7/48292), (7/48294), (7/48296),
(7/48298), (7/48299), (7/48300), (7/48301), (7/48302), (7/48304), (7/48305),
(7/48306), (7/48307), (7/48409), (7/48412), (7/48413), (7/48414), (7/48415),
(7/48416), (7/48417), (7/48534), (7/48536), (7/48537), (7/48538), (7/48541),
(7/48542), (7/48543), (7/48603), (7/48604), (7/48605), (7/48607), (7/48608),
(7/48609), (7/48610), (7/48612), (7/48613), (7/48739), (7/48740), (7/48741),
(7/48742), (7/48859), (7/48860), (7/48911), (7/48913), (7/48914), (7/48917),
(7/49048), (7/49050), (7/49051), (7/49052), (7/49053), (7/49054), (7/49055),
(7/49056), (7/49057), (7/49060), (7/49061), (7/49155), (7/49156), (7/49157),
(7/49212), (7/49215), (7/49216), (7/49217), (7/49218), (7/49315), (7/49316),
(7/49318), (7/49427), (7/49429), (7/49433), (7/49434), (7/49435), (7/49437),
(7/49438), (7/49535), (7/49536), (7/49537), (7/49539), (7/49736), (7/49737),
(7/50118), (7/50119), (7/50120), (7/50121), (7/50122), (7/50123), (7/50124),
(7/50125), (7/50126), (7/50127), (7/50128), (7/50129), (7/50130), (7/50131),
(7/50132), (7/50133), (7/50134), (7/50135), (7/50136), (7/50137), (7/50138),
(7/50159), (7/50161), (7/50163), (7/50164), (7/50165), (7/50168), (7/50459),
(7/50460), (7/50462), (7/50493), (7/50563)
17.- İstanbul
Milletvekili Mahmut Tanalın, Çankırı ilindeki bireysel
silahlanma verilerine ve son beş yılda ateşli silahlarla
işlenen suçlara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı
Süleyman Soylunun cevabı (7/48762)
18.- İstanbul
Milletvekili Mahmut Tanalın, Siirt ilindeki bireysel silahlanma
verilerine ve son beş yılda ateşli silahlarla işlenen
suçlara ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Süleyman
Soylunun cevabı (7/48773)
19.- Malatya
Milletvekili Veli Ağbabanın, hizmet pasaportu kullanarak yurt
dışına gidip geri dönmeyen kişiler ve ilgili belediyelere
dair yürütülen soruşturmaya ilişkin sorusu ve İçişleri
Bakanı Süleyman Soylunun cevabı (7/48784)
20.- İstanbul
Milletvekili Yunus Emrenin, son 10 yılda vatandaşlığa
alınan ve vatandaşlıktan çıkarılan kişiler ile
ikamet izni verilen kişilere dair verilere ilişkin sorusu ve
İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun cevabı (7/48785)
21.- Mersin
Milletvekili Ali Mahir Başarırın, ABDnin
vatandaşlıktan çıkarılmalarını istediği
kişileri içeren bir listeyi ülkemize verdiği iddiasına
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun
cevabı (7/48788)
22.- İstanbul
Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulunun, 2016-2021 yılları
itibarıyla gerçekleşen ırkçı saldırılara
ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun
cevabı (7/48865)
23.- Adana
Milletvekili Mehmet Metanet Çulhaoğlunun, 2021 yılında
gerçekleşecek polis memurluğu sınavına ilişkin sorusu
ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun cevabı (7/48867)
24.- İzmir
Milletvekili Kamil Okyay Sındırın, Rize Küçük Sanayi Sitesi
Dönüşümü Projesine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Mustafa Varankın cevabı (7/49588)
25.- İstanbul
Milletvekili Gökan Zeybekin, Bayburtta bulunan Baksı Müzesine
ulaşımda yaşanan sorunlara ilişkin sorusu ve
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlunun
cevabı (7/50004)
26.- İstanbul Milletvekili Mahmut
Tanalın, Yeniçağa Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Seben Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Mudurnu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Göynük Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Gerede Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Dörtdivan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bolu ili Taşkesti Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bolu ili Karacasu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bingöl ili Aydınlar Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Tatvan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Mutki Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Güroymak Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Ahlat Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Adilcevaz Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bitlis Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bingöl ili Sancak Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Bingöl ili Ilıcalar Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Bingöl ili Arakonak Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Bingöl ili Yolalan Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Bingöl ili Ovakışla Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Bingöl ili Kavakbaşı Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Bingöl ili Günkırı Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Yedisu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Solhan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Kiğı Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Karlıova Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Genç Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Bingöl Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Adaklı Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Batman ili Bekirhan Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Batman Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bayburt Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bayburt ili Gökçedere Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Bayburt ili Arpalı Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Aydıntepe Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Demirözü Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Gercüş Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Batman iliYücebağ Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Sason Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Batman ili İkiköprü Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Batman ili Balbpınar Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Ağrı ili Tahir Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Ağrı Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Taşlıçay Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Ağrı ili Yayladüzü Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Aksayar ili Gülpınar Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Doğubayazıt Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Diyadin Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Hamur Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Patnos Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Tutak Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Kozluk Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Aksaray ili Yenikent Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Aksaray ili Yeşilova Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Aksaray ili Selime Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Aksaray ili Ihlara Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Aksaray ili Demirci Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Sultanhanı Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Ortaköy Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Güzelyurt Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Aksaray ili Eşmekaya Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Aksaray ili Bağlıkaya Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Aksaray ili Helvadere Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Aksaray ili Sağlık Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Aksaray ili Taşpınar Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Aksaray ili Topakkaya Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Eskil Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Gülağaç Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Sarıyahşi Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Hasankeyf Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Posof Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Ardahan ili Köprülü Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Göle Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Çıldır Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Aksaray Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Ağaçören Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Yakutiye Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Pasinler Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Palandöken Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Pazaryolu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Olur Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Köprüköy Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Karayazı Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Narman Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Oltu Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Horasan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Aziziye Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Hınıs Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Çat Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
İspir Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Erzurum Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Düzce Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
İliç Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Kemah Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Üzümlü Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Tercan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Otlukbeli Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Refahiye Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Kemaliye Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Çayırlı Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Düzce ili Beyköy Belde Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Erzincan ili Çağlayan Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Düzce ili Boğaziçi Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Erzincan ili Kargın Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Yığılca Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Kaynaşlı Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Erzincan ili Çadırkaya Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Gümüşova Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Erzincan ili Mercan Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Erzincan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Uzundere Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şenkaya Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Karaçoban Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Aşkale Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Tortum Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Gölyaka Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Tekman Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Cumayeri Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Akçakoca Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Çilimli Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Çınar Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Çermik Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bismil Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bağlar Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Diyarbakır Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Gümüşhane Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Torul Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Şiran Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Kürtün Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Köse Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Isparta ili Savköy Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Isparta ili Senir Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Iğdır ili Halfeli Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Iğdır ili Hoşhaber Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Iğdır ili Melekli Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Iğdır Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Aralık Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Karakoyunlu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Hakkâri Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Hakkâri ili Büyükçiftlik Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Eskipazar Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Karabük ili Ovacık Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Yenice Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Isparta Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Isparta ili Aksu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Atabey Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Eğirdir Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Gelendost Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Kelkit Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Gümüşhane ili Ünlüpınar Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Gümüşhane ili Yeşilbük Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Gümüşhane ili Söğütlü Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Gümüşhane ili Özkürtün Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Gümüşhane ili Öbektaş Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Gümüşhane ili Gümüşgöze Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Gümüşhane ili Deredolu Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Gümüşhane ili Arzularkabaköy Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Yapraklı Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Yenişarbademli Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Isparta ili Güneykent Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Isparta ili Büyükkabaca Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Isparta ili Çarıksaraylar Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Isparta ili Çiçekpınar Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Isparta ili Kuleönü Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Isparta ili Sarıidris Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Karabük ili Yartan Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Karabük Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Eflani Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Silvan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Lice Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Kulp Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Kocaköy Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Kayapınar Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Hazro Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Hani Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Ergani Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Eğil Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Dicle Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Eldivan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Çerkeş Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bayramören Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Atkaracalar Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Şabanözü Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Çankırı Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Orta Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Çankırı ili Çardaklı Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Kurşunlu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Çankırı ili Saçak Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Korgun Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Çankırı ili Yaylakent Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Kızılırmak Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Ilgaz Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Yenişehir Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Sur Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Hakkâri ili Durankaya Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Hakkâri ili Esendere Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Çukurca Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şemdinli Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Yüksekova Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Keçiborlu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Senirkent Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Sütçüler Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şarkikaraağaç Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Yalvaç Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şile Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Sultangazi Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Silivri Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Sancaktepe Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Pendik Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Güngören Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Van ili Edremit Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şırnak Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Gaziosmanpaşa Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Çatak Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Şırnak ili Uzungeçit Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Fatih Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Çaldıran Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şırnak ili Şenoba Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Başkale Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Eyüpsultan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şırnak ili Sırtköy Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Bahçesaray Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Esenler Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Şırnak ili Kumçatı Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Van Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Şırnak ili Kasrik Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Çekmeköy Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Yalova ili Teşvikiye Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Çatalca Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şırnak ili Karalar Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Yalova ili Kadıköy Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Yalova ili Esenköy Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Şırnak ili Hilal Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Beyoğlu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Termal Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şırnak ili Görümlü Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Çınarcık Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Beykoz Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şırnak ili Fındık Belde
Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Çiftlikköy Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bayrampaşa Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şırnak ili Çalışkan Belde
Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Armutlu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Başakşehir Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Altınova Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bahçelievler Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şırnak ili Başverimli Belde
Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Sultanbeyli Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bağcılar Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şırnak ili Balveren Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Kağıthane Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Arnavutköy Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Tuşpa Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Zeytinburnu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Viranşehir Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Üsküdar Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Saray Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Suruç Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Ümraniye Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Özalp Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Siverek Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Tuzla Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Muradiye Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Karaköprü Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
İpekyolu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Hilvan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Gürpınar Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Harran Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Gevaş Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Haliliye Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Erciş Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Halfeti Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Eyyübiye Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Ceylanpınar Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Bozova Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Birecik Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Akçakale Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şanlıurfa Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Uludere Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Silopi Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
İdil Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Güçlükonak Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Cizre Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Pazar Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Beytüşşebap Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Kalkandere Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
İyidere Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
İkizdere Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Muş ili Yaygın Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Hemşin Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Muş ili Uzgörür Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Güneysu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Muş ili Sungu Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Derepazarı Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Çayeli Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Muş ili Konukbekler Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Çamlıhemşin Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Muş ili Erentepe Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Ardeşen Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Muş ili Elmakaya Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Rize Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Muş ili Düzkışla Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Rize ili Tunca Belde Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Muş ili Altınova Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Rize ili Salarha Belde Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Malazgirt Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Rize ili Muradiye Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Korkut Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Rize ili Madenli Belde Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Hasköy Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Rize ili Kendirli Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Rize ili Büyükköy Belde Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Bulanık Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Varto Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Yeşilli Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Muş Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Savur Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Muş ili Yoncalı Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Ömerli Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Nusaybin Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Derik Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Midyat Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Dargeçit Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Mazıdağ Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Artuklu Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Selim Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Mardin Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Tillo Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Polateli Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Kızıltepe Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Musabeyli Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Şirvan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Kilis Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Elbeyli Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Siirt Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Kars ili Akyaka Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Siirt ili Kayabağlar Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Arpaçay Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Siirt ili Gökçebağ Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Dağpınar Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Digor Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Siirt ili Beğendik Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Kağızman Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Siirt ili Atabağı Belde Belediyesi
bünyesindeki makam araçlarına,
Kars Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Sarıkamış Belediyesi bünyesindeki
makam araçlarına,
Pervari Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Kurtalan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
Eruh Belediyesi bünyesindeki makam araçlarına,
Baykan Belediyesi bünyesindeki makam
araçlarına,
İlişkin soruları ve Çevre ve
Şehircilik Bakanı Murat Kurumun cevabı (7/50038), (7/50039), (7/50040),
(7/50041), (7/50042), (7/50043), (7/50044), (7/50045), (7/50046), (7/50047),
(7/50048), (7/50049), (7/50050), (7/50051), (7/50052), (7/50053), (7/50054),
(7/50055), (7/50056),(7/50057), (7/50058), (7/50059), (7/50060), (7/50061),
(7/50062), (7/50063),(7/50064), (7/50065), (7/50066), (7/50067), (7/50068),
(7/50069), (7/50070),(7/50071), (7/50072), (7/50073), (7/50074), (7/50075),
(7/50076), (7/50077), (7/50078), (7/50079), (7/50080), (7/50081), (7/50082),
(7/50083), (7/50084), (7/50085), (7/50086), (7/50087), (7/50088), (7/50089),
(7/50090), (7/50091), (7/50092),(7/50093), (7/50094), (7/50095), (7/50096),
(7/50097), (7/50098), (7/50099), (7/50100), (7/50101), (7/50102), (7/50103),
(7/50104), (7/50105), (7/50106), (7/50107), (7/50108), (7/50109), (7/50110),
(7/50111), (7/50112), (7/50113), (7/50443), (7/50444), (7/50445), (7/50446),
(7/50447), (7/50448), (7/50449), (7/50450), (7/50451), (7/50452), (7/50453),
(7/50454), (7/50455), (7/50456), (7/50457), (7/50463), (7/50464), (7/50466),
(7/50467), (7/50468), (7/50469), (7/50470), (7/50471),(7/50472), (7/50473),
(7/50474), (7/50475), (7/50476), (7/50477), (7/50478), (7/50479), (7/50480),
(7/50481), (7/50482), (7/50483), (7/50484), (7/50485), (7/50486), (7/50487),
(7/50488), (7/50489), (7/50490), (7/50491), (7/50492), (7/50565), (7/50566),
(7/50567), (7/50568), (7/50569), (7/50570), (7/50571), (7/50572), (7/50573),
(7/50574), (7/50575), (7/50576), (7/50577), (7/50578), (7/50579), (7/50580),
(7/50581), (7/50582), (7/50583), (7/50585), (7/50586), (7/50587), (7/50588),
(7/50589), (7/50591), (7/50592), (7/50593), (7/50594), (7/50595), (7/50596),
(7/50597), (7/50598), (7/50599), (7/50600), (7/50601), (7/50602), (7/50603),
(7/50604), (7/50605), (7/50606), (7/50607), (7/50608), (7/50609), (7/50610),
(7/50612), (7/50613), (7/50614), (7/50615), (7/50616), (7/50617), (7/50618),
(7/50619), (7/50620), (7/50621), (7/50622), (7/50623), (7/50624), (7/50625),
(7/50626), (7/50627), (7/50628), (7/50629), (7/50630), (7/50631), (7/50632),
(7/50633), (7/50634), (7/50635), (7/50636), (7/50637), (7/50638), (7/50639),
(7/50640), (7/50641), (7/50642), (7/50643), (7/50644), (7/50645), (7/50646),
(7/50647), (7/50648), (7/50649), (7/50650), (7/50651), (7/50783), (7/50784),
(7/50785), (7/50786), (7/50787), (7/50788), (7/50789), (7/50790), (7/50791),
(7/50792), (7/50793), (7/50794), (7/50795), (7/50796), (7/50797), (7/50798),
(7/50799), (7/50800), (7/50801), (7/50802), (7/50803), (7/50804), (7/50805),
(7/50806), (7/50807), (7/50808), (7/50809), (7/50810), (7/50811),(7/50812),
(7/50813), (7/50814), (7/50815), (7/50816), (7/50817), (7/50818), (7/50819),
(7/50820), (7/50821), (7/50822), (7/50823), (7/50824), (7/50825), (7/50826),
(7/50827), (7/50828), (7/50829), (7/50830), (7/50831), (7/50832), (7/50833),
(7/50834), (7/50835), (7/50836), (7/50837), (7/50838), (7/50839), (7/50840),
(7/50841), (7/50842), (7/50843), (7/50844), (7/50845), (7/50846), (7/50847),
(7/50848), (7/50849), (7/50850), (7/50851), (7/50852), (7/50853), (7/50854),
(7/50855), (7/50856), (7/50857), (7/50858), (7/50860), (7/50861), (7/50862),
(7/50863), (7/50864), (7/50865), (7/50866), (7/50867), (7/50868), (7/50869),
(7/50870), (7/50871), (7/50872), (7/50873), (7/50874), (7/50875), (7/50877),
(7/50878), (7/50879), (7/50880), (7/50882), (7/50883), (7/50884), (7/50885),
(7/50886), (7/50887), (7/50888), (7/50889), (7/50890), (7/50891), (7/50892),
(7/50893), (7/50894), (7/50895), (7/50896), (7/50897), (7/50898), (7/50899),
(7/50900), (7/50901), (7/50902), (7/50903), (7/50904), (7/50905), (7/50906),
(7/50907), (7/50908), (7/50909), (7/50910), (7/50911), (7/50912), (7/50913),
(7/50914), (7/50915), (7/50916), (7/50917), (7/50918), (7/50919), (7/50920),
(7/50921), (7/50922), (7/50923), (7/50924), (7/50925), (7/50926), (7/50927),
(7/50928), (7/50929), (7/50930), (7/50931)
27.- Hatay
Milletvekili Barış Atay Mengüllüoğlunun, Bitlisin Ahlat
ilçesinde bir kişinin yaşamını yitirdiği trafik
kazasına dair bazı iddialara ilişkin sorusu ve Milli Savunma
Bakanı Hulusi Akarın cevabı (7/50287)
28.- Eskişehir
Milletvekili Arslan Kabukcuoğlunun, ülkemizdeki organize sanayi
bölgelerine ilişkin sorusu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa
Varankın cevabı (7/50720)
29.- Konya
Milletvekili Abdulkadir Karadumanın, Bakanlığa yöneltilen
yazılı soru önergelerinin cevaplanma durumuna ilişkin sorusu ve
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varankın cevabı (7/50721)
30.- Nevşehir
Milletvekili Faruk Sarıaslanın, Kozaklı-Kanlıca yolunun
iyileştirilmesi talebine ilişkin sorusu ve Ulaştırma ve
Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlunun cevabı (7/51181)
31.- İzmir
Milletvekili Ednan Arslanın, 27. Dönem milletvekilleri tarafından
yöneltilen soru önergeleri ve bilgi edinme taleplerinin sayısına
ilişkin sorusu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varankın
cevabı (7/51381)
32.- İstanbul
Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulunun, Vanın Erciş
ilçesinde yer alan bir sokağın su sorununa ilişkin sorusu ve
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlunun
cevabı (7/51743)
33.- İstanbul
Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulunun, Bakanlığa
bağlı kurumlara alınan günlük gazetelere ve yapılan
bazı harcamalara ilişkin sorusu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Mustafa Varankın cevabı (7/52371
12 Ekim 2021 Salı
BİRİNCİ
OTURUM
Açılma Saati
: 15.00
BAŞKAN :
Başkan Vekili Haydar AKAR
KÂTİP ÜYELER
: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), İshak
GAZEL(Kütahya)
----- 0 -----
BAŞKAN Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5inci
Birleşimini açıyorum. (x)
Toplantı yeter sayısı vardır,
görüşmelere başlıyoruz.
III.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI
1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili
Haydar Akarın, vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya
Allahtan rahmet, ailesine ve AK PARTİ Grubuna
başsağlığı dilediğine ilişkin konuşması
BAŞKAN - Dün kaybettiğimiz 24, 25, 26 ve
27nci Dönem AK PARTİ İstanbul Milletvekilimiz, değerli
arkadaşımız İsmet Uçmaya Allahtan rahmet, ailesine ve AK
PARTİ Grubuna başsağlığı dilerim. Mekânı
cennet olsun.
IV.- ÖLÜM, SAYGI DURUŞU VE TAZİYELER
1.- İstanbul Milletvekili İsmet
Uçmanın vefatı nedeniyle bir dakikalık saygı duruşu
BAŞKAN - Şimdi, vefat eden İstanbul
Milletvekili İsmet Uçmanın aziz hatırası önünde Genel
Kurulu bir dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum.
(Saygı duruşunda bulunuldu)
BAŞKAN Allah rahmet eylesin, ruhu şad
olsun.
Gündeme geçmeden önce 3 sayın milletvekiline
gündem dışı söz vereceğim.
Gündem dışı ilk söz, Ahilik Haftası
münasebetiyle söz isteyen Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemire aittir.
Buyurun Sayın Özdemir. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
V.- GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
A) Milletvekillerinin Gündem Dışı
Konuşmaları
1.- Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemirin,
vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine ve Ahilik Haftasına ilişkin gündem
dışı konuşması
HACI AHMET ÖZDEMİR (Konya) Teşekkür
ederim Sayın Başkan.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Gazi Meclisimizin yeni yasama yılının
hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Başkanımızın da ifade
ettiği gibi, dün aramızdan ayrılarak ebediyet yolculuğunun
bir başka evresinde yola devam eden İstanbul Milletvekilimiz,
partimizin kurucularından İsmet Uçma ağabeye rahmet diliyorum.
Yolu açık, ameli makbul, günahı mağfur, kabri pür nur olsun. Ölümü
bize bir kez daha, daha yakından hatırlatan İsmet ağabeye
rahmet dileklerimizi ifade etmekle beraber, şu bir iki hususu sizlere arz
etmek istiyorum: Peygamber Efendimiz ölümü çokça hatırlamamızı
tavsiye buyurmuştur. Zaten kendileri de hâdim yani yıkıcı,
lezzetleri yıkan olarak tanımladığı ölümü sıkça
anardı. Popüler bir şarkıda Geri döndüren gördün mü
geçmişi?/ Boşa soldurdun o nazlı gençliği./ Bir avuç toprak
için yor kendini./ Dünyada ölümden başkası yalan. denilmektedir ve
nakarat kısmı, hepinizin bildiği gibi, burada gizlidir.
Milletimizin hislerine tercüman olan bu şarkı sözlerinin
esinlendiği deyimi de bilirsiniz: Yalan dünya. Ünlü bir şairimiz de
Yaş 35, yolun yarısı eder. demiş ve bu sözünün üzerinden
on bir yıl geçtikten sonra, 46 yaşında vefat etmişti. Ama
bu gecikmeyi mazur gösterecek dizeler aynı şiirin son
kıtasında pırıl pırıl parlar: Neylersin ölüm
herkesin başında/Uyudun uyanamadın olacak/Kim bilir nerde,
nasıl, kaç yaşında/Bir namazlık saltanatın olacak/Taht
misali o musalla taşında.
Ölümden gayrısının yalan olduğu
şarkılarda bile ifade edilmektedir ama insanlığın
ölümle imtihanı bitmemiştir. Mesela, bir şairimiz bunu
şöyle nitelendirir: Minarede Ölü var. diye bir acı sala/ Er
kişi niyetine saf saf namaz
Ne âlâ/Böyledir de ölüme kimse inanmaz hâlâ/Ne
tabutu taşıyan ne de toprağı kazan
Ölüme inancımız var ama ayrılık
zor. Ozanın dediği gibi: Ölüm, Allah'ın emri, ayrılık
olmasaydı. Karacaoğlan da güzel söyler, bunun dili geçmiş
zaman kipi de vardır ama ben mişli geçmiş zaman kipini daha
vurucu, daha çarpıcı bulduğum için öyle okumak istiyorum:
Gurbet eli bizim için yapmışlar/Çatısını pek muntazam
çatmışlar/Ölüm ile ayrılığı
tartmışlar/Elli dirhem fazla gelmiş ayrılık.
Dolayısıyla, ölüm böyle bir gerçek ama
sizi irkiltmesin, ölümden o kadar da korkmayın. Hayatı ve ölümü
Yaradan, ölümün kaçınılmazlığını anlatırken
Arapçada binlerce fiil varken bir fiili özellikle ihtiyar etmiştir, oda
şu dur: Her nefis ölümü tadacaktır.
Dolayısıyla, ölüm tatlı bir
şeydir ama henüz bizler tatmadık, tadanlar tattı ve ölüm
ayırt etmez, eşitlikçidir, herkese aynı muameleyi yapar; zengine
de, fakire de, milletvekiline de, sıradan bir insana da, sokaktaki
şahsa da, tüccara da; ila ahir.
İşte bu anlayışla, belki hayata
ve ölüme bakan ecdadımız Ahilik müessesini kurmuş,
yaygınlaştırmış ve işletmiştir.
İzmleri anlatırken klasik bir anlatım vardır hep bana
anlayışını bir izmle eşleştiririz bir sana,
bir bana anlayışını bir başka izmle eşleştiririz
ama diğerkâmlığı yani ısârı İslamla
özleştiririz. İşte Ahilik, bunun remzidir. Ahiler, İslam
inanç ve ahlakını özümsemiş, hayatlarının her
safhasına işlemiş, içselleştirmiş meslek sahibi
yiğit insanlardır ve Ahilerde kubbede hoş bir sada bırakarak
devirlerini tamamlamış ve bize bugün, bu dünyayı, bu ülkeyi, bu
milleti emanet etmişlerdir. Hepsini saygıyla ve rahmetle
anıyorum.
Saygılar sunuyorum. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Gündem dışı ikinci söz,
memurlara 3600 ek gösterge hakkı konusunda söz isteyen Hatay Milletvekili
Sayın Suzan Şahine aittir.
Buyurun Sayın Şahin. (CHP
sıralarından alkışlar)
2.- Hatay Milletvekili Suzan Şahinin,
memurlara 3600 ek gösterge hakkına ilişkin gündem dışı
konuşması
SUZAN ŞAHİN (Hatay) - Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; genel seçimlerin üzerinden kırk
iki ay geçmesine rağmen, AKP'nin seçim vaadi olan ancak ne hikmetse seçim
bildirgesinde olmayan 3600 ek göstergeyle ilgili hiçbir adım
atılmadı. Milyonlarca memur, her zamanki gibi AKP tarafından bir
kez daha yüzüstü bırakıldı. Sayın Genel
Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun Türkiye'de ilk
kez 3600 ek gösterge talebini dile getirdiği tarihten bu yana, CHP olarak
3600 ek göstergenin sadece bazı meslek gruplarını değil tüm
kamu görevlilerini kapsayıcı, eşitleyici ve adaletli olarak
verilmesi, memurların mevcut maaşlarını artırmakla
birlikte emeklilik ikramiyesi ve emekli maaşında artış
yapılması gerektiğini söyledik, söylüyoruz. 24 Haziran seçimleri
öncesi sadece 4 meslek grubuna 3600 ek gösterge sözü veren AKP'nin bir grup
başkan vekili Seçimden önce çıkarılacak. dedi ancak bu
açıklamadan dakikalar sonra, bir başka AKP grup başkan vekili
Seçim öncesi getirilmesini etik bulmuyoruz. dedi. Seçim öncesi, Mayıs
2018te ilk kez 3600 ek gösterge lafını ağzına alanlar,
aradan geçen üç yıldan sonra, Temmuz 2021de 3600 ek gösterge meselesini
söz verdiğimiz şekilde çözeceğiz. dedi ancak altı yine
boş çıktı. Son olarak Çalışma Bakanlığı
söz verdi ve yine, 3600 ek gösterge hakkı vaat olarak kaldı;
perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Sonrası ise malum,
AKP vatandaşın geçim derdini istismar ederek milyonlarca memuru
ilgilendiren sözünü yuttu, ek gösterge vaadi rafa kalktı. Muhalefetin
emeklilerin maaş ve ikramiyelerinin arttırılmasını
ısrarla söylemesi üzerine, asgari ücretin altında, hatta
yarısı kadar maaşı reva görenlerden ek gösterge beklemek
komik olurdu tabii. AKPnin mış gibi yaptığı
trajikomik uygulamalara alıştık artık.
Sayın üyeler, milyonlarca kamu
çalışanı devletine verdiği hizmetlerin
karşılığında çalışırken de emekli
olduğunda da insanca yaşayabileceği bir ücret talep ediyor,
lütuf değil; haklarını istiyor. Kamu çalışanları,
birileri gibi kendi şahsına hanlar, hamamlar, yazlık,
kışlık saraylar, lüks otomobiller veya uçaklar değil;
hayatlarının geri kalanında insanca yaşayabileceği
ücrete sahip olmak istiyor.
AKP Genel Başkanı her defasında
Dünya 5ten büyüktür. derken 5li çeteye bugüne kadar 131 kez vergi indirimi
yaptı. Dolar 9 lira, gerçek enflasyon yüzde 44lere dayandı,
gıda sepetinde bulunan 318 ürün zamlanırken fiyatlar sadece bir ayda 5
kat arttı, açlık sınırı 3.049 TLye, yoksulluk
sınırı tam 3,5 asgari ücrete denk hâle geldi. Artan enflasyonun,
dövizin, vergilerin, zamların, borçların, ekonomik krizin
altında kırk iki aydır ezilen memurlar için ise 3600 ek gösterge
hayati önem taşıyor. Bugün çıkıp 3600 ek gösterge bizim
seçim vaadimiz, yaparsak biz yaparız. diyenler bilmelidir ki bu sözlerine
artık milletin karnı tok. Gemisinin battığını
görüp son çare olarak, tutmadığı sözleri tekrar gündeme
getirenler artık, alın teriyle canını dişine takan
vatandaşın geçim dertleri üzerinden oy devşiremeyecek, gündem
değiştiremeyecekler. Pandemi, ekonomi, dış politika,
işsizlik, öğrencilerin barınma sorunu, memura verilmeyen 3600 ek
gösterge, EYTliler, atanamayanlar öğretmenler, zamlar, vergiler ve
niceleri; çare yok, bu halk sizi artık gönderecek. Yirmi yıllık
adaletsizlikleriniz nedeniyle tir tir titriyorsunuz. O gün geldi, sandık
korkusu sardı, bu korkuyla ve baskılarımızla 3600ü
vereceksiniz. Ancak bir kez olsun mış gibi yapmayın, samimi
olun ve eşit şekilde tüm kamu çalışanlarına bu
hakkı verin. Her yıl oyalanan, hayalleri suya düşürülen memurlar
AKPnin samimiyetine güvenmiyor, milyonlarca 657li hakkını almak
için CHP iktidarını bekliyor. Biliyorlar ki AKPnin
yıllardır yaptığı umut tacirliğine CHP son
verecek.
Değerli üyeler, Türkiye büyük bir devlettir ve
kaynakları 3600 ek gösterge hakkının karşılanması
için yeterlidir. Ancak kendi döneminde İngilteredeki bir avuç tefeciye
191 milyar dolar faiz ödeyen
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
SUZAN ŞAHİN (Devamla)
2021in ilk sekiz
ayında yandaş müteahhitlerine 20 milyar TLye yakın garanti
ödemesi yapan AKP, 3600ü bekleyen milyonlarca kamu çalışanına
neden kaynak bulamıyor? Hazineyi lüks, israf ve yolsuzluklarla
tamtakır kuru bakır hâline getiren AKP, neden milyonlarca memurun
insanca yaşam hakkını hiçe sayıyor? Adil, kalıcı
ve herkesi kapsayan bir düzenlemeyle, kamuda çalışan tüm 657lilere,
Sayın Genel Başkanımızın dediği gibi, söke söke
3600 ek göstergeyi verdireceğiz. Eliniz mahkûm, bu sefer
vatandaşın aklıyla alay edemeyecek, sandıkta milletin
tokadını sert şekilde yememek için ek göstergeyi getirmeye
mecbur olacaksınız. Sokakta yolumuzu kesip 3600ü biz görebilecek
miyiz? diye soran vatandaşlarımıza sesleniyorum:
Yaşayın, direnin ve görün. CHP halkın hakkını hakla,
hukukla vermek için geliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
SUZAN ŞAHİN (Devamla) Hak verilmez,
haklar alınır. AKP getirmez ise bizler CHP iktidarında tüm kamu
çalışanlarını kapsayacak şekilde 3600 ek göstergeyi
getireceğiz. Genel Başkanımızın dediği gibi
Mazlumun ahı indirecek şahı. (CHP sıralarından
alkışlar)
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN Evet, teşekkür ediyoruz.
Gündem dışı üçüncü söz, Malatya
Pütürgede deprem sonrası halkın yaşadığı
sorunlar hakkında söz isteyen Antalya Milletvekili Kemal Bülbüle aittir.
Buyurun Sayın Bülbül. (HDP
sıralarından alkışlar)
3.- Antalya Milletvekili Kemal Bülbülün, Malatya
Pütürgede deprem sonrası halkın yaşadığı
sorunlara ilişkin gündem dışı konuşması
KEMAL BÜLBÜL (Antalya) Teşekkür ederim
Sayın Başkan.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Cahit Başkan, grubunuzun İsmet Uçma
Vekilden dolayı başı sağ olsun; Hak rahmet eylesin, Uçma
ailesinin başı sağ olsun.
Değerli milletvekilleri, bu sabah Antalyada
SYKP Parti Meclis Üyesi Taylan Sönmez, Halkevleri Şube Başkanı
Gürkan Gülseven, yöneticisi Ebru İntibay ve Türkiye İşçi Partisi
İl Yöneticisi Enes Keskin hukuksuz bir şekilde gözaltına
alındı. Bunun hukukla hiçbir alakası yok, bir an önce bu
arkadaşlarımız serbest bırakılmalı.
Evet, geçen hafta Malatya, Adıyaman illerine
yaptığımız gezide -bu arada, ben Antalya Vekiliyim ama
Malatyalıyım, uzun süredir Malatyada kalmıyorum-
Malatyanın Pütürge ve Arguvan ilçelerinde çeşitli incelemelerde
bulunduk. Malatya Pütürgede 24/1/2020 tarihinde meydana gelen depremden sonra
iki kış geçmesine rağmen depremzedelerle ilgili çok
ağır sorunlar var, önlem alınmamış. Ağalar
Mahallesi ile Hatip Mahallesinde yapılan incelemede, hafif hasarlı,
ağır hasarlı veya hasarsız tüm evler için yıkım
kararı verilmiş, evlerin kapısına şu yazı
asılmış -ben bu yazıyı bir evin kapısından
aldım, bu, tebligat güya- ve Bir an önce evlerinizi boşaltın.
diye uyarıda bulunulmuş; boşaltılmayanlar da Çevik Kuvvet
marifetiyle boşaltılıyor. Bu insanlara konut, bu insanlara
barınma, bu insanların yaşam hakkı, bu insanların
hayvanları ve benzeri şeylerinin hiçbiri dikkate alınmıyor
ve bu insanların
Bakınız, Yaşar Akgün, Basri
Katılmış, Sadık Aslan, Bedir Özyaman, Perihan Alper,
Hüseyin Şarmat, Demir Şen, Mehmet Selçuk, İskender Doğan,
Serpil Keserci, Ahmet Biratlı, Ömer Güleryüz, Yücel Taşan, bunlar
bire bir görüştüğümüz insanlar ve diyorlar ki: Depremzedelere
ödenen, beyan edilen ücretler, paralar bize ödenmedi. Bize konut
yapımı konusunda herhangi bir destek yok ama Bir an önce
konutlarınızı boşaltın, gidin. deniyor.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bizim
Malatyada en ağır beddua Evin başına
yıkıla.dır. Şimdi, evini başına yıkmaya
çalışıyorsunuz insanların, buna bir çözüm bulunması
lazım. Geçen hafta bunu Türkiye Büyük Millet Meclisi Basın
Toplantı Salonunda bir basın toplantısıyla
açıkladım, duyulmadı, Bir de gelip burada söyleyeyim bari.
dedim, duyulur mu bakalım. Hani Nasrettin Hoca hastaymış,
fukara, yatakta inliyor, kimse duymamış; pencereye
çıkmış inliyor, gelip geçen Hoca, ne inliyorsun, git içeri
yat. diyormuş. Olmamış, bakmış, dama
çıkmış, damdan inlemeye başlıyor don gömlek, gelenler
diyormuş ki: Hoca, tumanla ne yapıyorsun? Ya, yatakta duymadınız,
pencerede duymadınız, dama çıktım, bari orada duyun. demiş.
Şimdi, orada açıkladık duymadınız, buraya geldik,
açıkladık, duymazsanız dama çıkacağız.
Dolayısıyla buradan ben Pütürge
halkına sevgi ve saygılarımı iletiyorum, değerli
arkadaşlar, dama çıkın, damdan söyleyin. Malatya Çevre
Platformu, Malatya'da konuyla ilgilenenler dama çıkın, bunu
meşru demokratik hakkınızı kullanarak söyleyin; bu bir
insan hakkı, bu bir yaşam hakkı, bu bir barınma hakkı
ihlalidir. Malatya milletvekilleri, lütfen, bununla ilgilenin.
Başka
Benim köyüm Şotik köyünün yolu yok
arkadaşlar, yolu. 2021de Şotik köyünün yolu yok, yolu. Bakar
mısınız, Divriği ve Arapgire giden yol kavşağa
kadar asfalt, kavşaktan sonra benim köyüme giden yolun asfaltla bir ilgisi
yok, stabilize değil, ham toprak. Köyün suyu yok, köyde 3 tane maden arama
alanı var. Bakın, Malatya'nın Arapgir, Arguvan, Kuluncak,
Yeşilyurt ilçelerinin tamamında yerli yersiz maden aramaları var
ve geçen hafta sonu Arguvanda bir panel yapıldı konuyla ilgili
olarak. Malatya Çevre Platformu alana çıkın, meydana çıkın,
haklarınızı savunun, dama çıkın, meşru demokratik
hakkınızı kullanın; bu bir haktır.
Tabii, Adıyamandaki tütün sorunu.
Adıyamanda, değerli arkadaşlar, iki türlü tütün ekiliyor: Biri
ova köylerde ekilen Michigan ve İzmir tütünü dedikleri, tütün
fabrikalar tarafından alınıyor ama dağ köylerinde ekilen
tütün fabrikalar tarafından alınmıyor, yasal bir güvenceye
kavuşmamış, böyle bir üretici tanınmıyor. Beş
altı ay önce tütüncüler, üreticiler eylem yaptılar, alana
çıktılar, polis marifetiyle gidip, 10unu alıp tutuklayıp
hapse koydular. Bu meşru demokratik hakkı savunmak da suç oldu.
Şimdi, dağ köylerinde insanların
arazileri yok, 500 metrekarede, bin metrekarede tütün üretiyorlar ve bu
ürettikleri tütünü satarak geçimlerini sağlıyorlar, başka bir
geçim kaynakları yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
KEMAL BÜLBÜL (Devamla) Sayın Başkan,
teşekkür ediyorum.
Adıyamandaki tütün üreticilerinin başka
geçim kaynağı yok. Adıyaman milletvekilleri, Hükûmet
yetkilileri; bir an önce Adıyamanın tütün üreticisinin
haklarıyla, tütün üreticisinin emeğiyle ilgilenin lütfen.
Yaklaşık bir yıl emek sarf eden tütün üreticisi emeğinin
karşılığını alamadığı gibi bir de
kovuşturmaya, bir de gözaltına, bir de yasal soruşturmaya tabi
tutuluyor. Bu ayıptır, günahtır, yazıktır, böyle bir
şeyi kabul edebilmemiz mümkün değil.
Malatya Pütürgedeki depremzedeler, Malatya
Arguvanın köylerinin yolları ve yine Malatya'da Arguvan, Arapgir,
Yeşilyurt, Kuluncak, Darende ilçelerindeki gayrimeşru maden aramaları
Yeryüzünde, ne arıyorsak yeryüzünde. Bakın, ne arıyorsak,
hayvanat, bitki, nebatat hepsi yeryüzünde, yerin altında bir şey yok
arkadaşlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
KEMAL BÜLBÜL (Devamla) O maden arama adı
altında yapılan doğa tahribatına bir an önce son
verilmelidir.
Sevgi ve saygılar sunuyorum. (HDP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Sayın milletvekilleri, şimdi
sisteme giren ilk 20 milletvekiline yerlerinden birer dakika süreyle söz
vereceğim.
İlk söz Sayın Nurhayat Altaca Kayışoğluna
ait.
Buyurun Sayın Kayışoğlu.
VI.- AÇIKLAMALAR
1.- Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca
Kayışoğlunun, Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesi
Ömeraltı köyünde yapılan ağaç katliamına ilişkin
açıklaması
NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa)
Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
AKP iktidarı doların yeşilini
sevdiği kadar doğanın yeşilini de sevmiş olsaydı
ormanlarımız, derelerimiz, göllerimiz yirmi yılda bu kadar
tahribata uğramazdı. Büyük Atatürkün de adını
taşıyan Bursa Mustafakemalpaşa ilçemizin doğanın içinde
kaybolup gitmiş eski bir köyü var, Ömeraltı; ormanları o kadar
güzel, o kadar gür ki bu nedenle yangın kulesi bile
yapılmış. Gerçi şimdi Dronelar var. denilerek bu
kuleler de kapatıldı. O zümrüt yeşili ormanlarıyla ünlü
Ömeraltının bir özelliği de yılkı atlarına ev
sahipliği yapması. İşte, doğanın bütün
güzelliklerini barındıran bu köyden sabah bir
vatandaşımız aradı ve fotoğrafları da atarak
bölgenin tehdit altında olduğunu ortaya koydu.
Vatandaşımız diyor ki: Gözleri dönmüş bunların,
ormanlara saldırıyorlar, bütün ormanda düz kesim yapıyorlar;
kurtarın bu ağaçları. Bu feryadı duyun diyorum ve bu
ağaç katliamından vazgeçin.
BAŞKAN Sayın Şeker
2.- Kocaeli Milletvekili İlyas Şekerin,
vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine ilişkin açıklaması
İLYAS ŞEKER (Kocaeli) Teşekkür
ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, 24, 25, 26, 27nci
Dönem milletvekili olarak bu Gazi Meclisin çatısı altında ülke
menfaatleri, halkımızın huzuru ve refahı için birlikte çalıştığımız
ilahiyatçı, iktisatçı, siyasal bilimci ve yayıncı; ömrünü
millete adamış dava adamı, arkadaşımız, dostumuz,
İstanbul AK PARTİ Milletvekili İsmet Uçma da ebedi âleme göç
etti. Allah rahmet eylesin, yakınlarına Allahtan sabır
diliyorum. Ailesinin, sevdiklerinin ve AK PARTİ camiamızın
başı sağ olsun. Güzel ve dost insan, mekânın cennet olsun.
BAŞKAN Sayın Öztürk
3.- Kırıkkale Milletvekili Halil
Öztürkün, elde ettiği bir zafer olmamasına rağmen Yunanistan
tarafından İnebahtı Deniz Savaşının yıl
dönümünün kutlanmasına ilişkin açıklaması
HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) Sayın
Başkan, geçtiğimiz günlerde İnebahtı Deniz
Savaşının yıl dönümünün Yunanistan tarafından büyük
coşkuyla kutlandığı haberi yer almıştır.
Esasen bu savaş Yunanistanın elde ettiği bir zafer olmasa da
ülkedeki akademisyenlerin pompalamasıyla haberleştirilen bir
durumdur.
Avrupanın şımarık çocuğu
Yunanistanın tarihinde öteden bu yana bir zafer veya başarı
yoktur. Yunanistan illa bir kutlama yapacaksa soralım: Koyun Adaları,
Preveze, Cerbe, Çanakkale deniz savaşlarını ülkece
kutlamayı düşünür müsünüz? Malazgirt,
Sırpsındığı, Birinci ve İkinci Kosova
Savaşlarını, Niğbolu ve Varna Savaşlarını
kutlayabilecek misiniz? İstanbulun fethini veya Anadoluda
yaşadığınız bozgun sonrası İzmirde denize
dökülen atalarınızı hatırlıyor musunuz?
Kimse aziz Türk milletinin sabrını
sınamaya kalkmasın, tahrik etmesin. Zira şanlı tarihimiz,
tahrik sahiplerine Türkün tokadının çarpmasıyla doludur.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN Sayın Ödünç
4.- Bursa Milletvekili Atilla Ödünçün, Mesleki
Eğitim Kanununda yapılacak düzenlemelere ilişkin
açıklaması
ATİLLA ÖDÜNÇ (Bursa) Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; Sayın Cumhurbaşkanımız, Genel
Başkanımız Recep Tayyip Erdoğanın mesleki eğitimle
ilgili vermiş olduğu müjdeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulunda paylaşmak istiyorum. Mesleki eğitim merkezlerinde
kapasitenin daha fazla artırılması ve genç işsizlik
oranının düşürülmesi için iki yeni düzenleme yapıyoruz.
Bunlardan birincisi, mesleki eğitim merkezlerine devam eden
öğrencilerin dört yıl boyunca aldıkları ücretlerin
işveren üzerindeki yükünü tamamen kaldırmaktır; bu yükü
devletimiz üstleniyor. İkinci olarak, mesleki eğitim merkezlerimizin
son sınıfına kalfa olarak devam eden öğrencilerimizin
aldıkları ücretleri de iyileştiriyoruz. Artık, kalfalar son
sene asgari ücretin üçte 1i kadar değil, yarısı kadar ücret
alacaklar. Her iki hedefle ilgili, Mesleki Eğitim Kanununda gerekli
düzenlemeleri kısa sürede hayata geçireceğiz. Ülkemiz için,
öğrencilerimiz için hayırlı olsun.
BAŞKAN Sayın
Arık
5.- Kayseri Milletvekili Çetin Arıkın,
vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine ve Erciyes Üniversitesinde 4/D işçi statüsünde
çalışan personelin yaşadığı mağduriyete
ilişkin açıklaması
ÇETİN ARIK (Kayseri) Teşekkür ederim
Sayın Başkan.
Öncelikle AK PARTİ İstanbul Milletvekili
İsmet Uçmaya Allahtan rahmet diliyorum, AKP Grubuna
başsağlığı diliyorum.
Erciyes Üniversitesinde 4/D işçi statüsünde
çalışan güvenlik görevlileri, hasta bakıcılar, temizlik
personeli ciddi mağduriyet içerisindeler. Ülke genelinde 4/D işçileri
Kamu Çerçeve Protokolüne dâhil edilirken, Erciyes Üniversitesinde aynı
statüde çalışan yaklaşık 1.300 personel bu protokole dâhil
edilmedi. Dolayısıyla, evlerine helalinden ekmek götürme
telaşında olan bu kardeşlerimiz hem aldıkları ücret
hem de sosyal haklar bakımından ciddi mağduriyet içerisindeler.
İktidara soruyorum: Erciyes Üniversitesinde 4/D işçisi olarak
çalışan bu kardeşlerimizin günahı ne, niçin bu protokole
dâhil edilmedi? Alın teriyle çalışan bu insanlar arasında
niçin çifte standart uyguluyorsunuz? Artık, sendikaların size
yakınlığına ya da uzaklığına göre
değil, bir kez olsun
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Sayın Karaduman
6.- Konya Milletvekili Abdulkadir Karadumanın,
3600 ek gösterge düzenlemesinin bir an önce Meclise getirilmesi ve
yürürlüğe girmesi gerektiğine ilişkin açıklaması
ABDULKADİR KARADUMAN (Konya) Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Cumhurbaşkanı
2018 yılında, yeni dönemde, polislerin, öğretmenlerin,
hemşirelerin, din görevlilerinin ve diğer idarecilerin emeklilik ek
göstergelerinde artış yapılacağını açıklamıştı.
Bu açıklamanın üzerinden üç yıl geçmiş olmasına
rağmen 3600 ek gösterge maalesef hâlâ çıkarılmadı.
Mağduriyet yaşayan binlerce insanın sesine elbette ki kulak
vermek zorundayız. İnsanlarımız geçinemiyor, emekli
olmaktan korkuyor, çalıştığı işte
kaygılarından dolayı verimli bir çalışma ortaya
koyamıyor. Dolayısıyla, 3600 ek gösterge temel bir haktır,
bir an önce ek gösterge düzenlemesinin Meclise getirilmesi ve yürürlüğe
girmesi elzemdir.
BAŞKAN Sayın Bulut
7.- Adana Milletvekili Burhanettin Bulutun,
zamanın gerisinde kalan ve ihtiyaçlara yanıt vermeyen Kozan adliye
binasının yerine yenisinin yapılması gerektiğine
ilişkin açıklaması
BURHANETTİN BULUT (Adana) Sayın
Başkan, Kozan Adliyesi, 132 bin nüfuslu Kozanın yanı sıra,
ağır ceza mahkemelerinin de olması nedeniyle Tufanbeyli, Feke,
İmamoğlu ve Aladağ ilçelerinde de hizmet vermektedir. 1953
yılında yapılan Adliye iş yoğunluğunun
artması nedeniyle yetersiz hâle gelmiş, 2006 yılında ek
bina olarak büyütülmüştür. Buna rağmen, 1. ve 2. Asliye Hukuk
Mahkemelerinin, aile mahkemelerinin duruşma salonları tektir; Sulh
Hukuk, Kadastro, sulh ceza mahkemeleri de aynı duruşma salonunu
kullanmaktadır.
Duruşma salonlarının
büyüklüğünün yeterli olmadığı, oda sayısının
yetersiz olduğu, yangına karşı gerekli
donanımların olmadığı Adliyeye güvenliği tehlikeye
atan sürekli prefabrik eklentiler yapılmaktadır. Zamanın
gerisinde kalan ve ihtiyaçlara yanıt vermeyen, Kozana
yakışmayan Adliyenin yerine yeni adliye binasının bir an
önce yatırım programlarına alınmasını ve inşaatına
başlanılmasını buradan tekrar ifade edelim.
Sağ olun.
BAŞKAN Sayın Şevkin
8.- Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkinin,
Adananın Yüreğir ilçesi Şehit Erkut Akbay Mahallesindeki
kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin
açıklaması
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) Teşekkür
ederim Sayın Başkan.
6 bin kişiyi ilgilendiren, 20 Ağustos 2020
tarih ve 2848 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla riskli
alan ilan edilen Adananın Yüreğir ilçesi Şehit Erkut Akbay
Mahallesindeki kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında
evleri yıkılacak vatandaşlar büyük mağduriyet
yaşıyor. Yaşadıkları evleri ve arsalarına çok
düşük kamulaştırma bedeli belirlenen mahalle sakinleri kentsel
dönüşüm projesiyle âdeta çıkmaza sürüklenmiştir. Dar gelirli
yurttaşların daha fazla borç yükü altına sokulduğu görülmüştür.
Bir sabah ansızın Cumhurbaşkanı kararı
eşliğinde Evinizden çıkın. diye tebligat alan, evlerinin
değeri karşılığında alabilecekleri ev veya
iş yeri, kira bedeli gibi konularda belirsizlik yaşayan, herhangi bir
resmî belge sunulmayan vatandaşlarımızın kış
ayına gireceğimiz şu günlerde çaresizlikle baş başa
bırakılması vicdansızlıktır.
CHP Adana milletvekilleri olarak Çevre ve
Şehircilik Bakanı Murat Kurumu bu sorumlulukla hareket etmeye davet
ediyoruz.
BAŞKAN Sayın Ünver
9.- Karaman Milletvekili İsmail Atakan
Ünverin, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirlinin 8 Ekim Cuma günü
geldiği Karamanda borç batağındaki çiftçileri ziyaret
etmemiş olmasına ilişkin açıklaması
İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman)
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Tarım ve Orman Bakanı Sayın
Pakdemirli 8 Ekim Cuma günü geldiği Karamanda iş adamlarına ait
bir hayvancılık tesisini ve bir elma bahçesini ziyaret etmiş,
ardından da beş yıldızlı bir otelde sektör
toplantısı yapmıştır. Sayın Bakan Karamanda köylü
Mehmet Ağanın tarlasına ayak basmamış, nasır
tutmuş elini sıkmamış, traktör römorkunun gölgesinde bulgur
pilavına kaşık sallamamış, yanık koyun
yoğurdundan ayran içmemiş, domatesi, soğanı tuza
bandırıp yememiştir.
Çiftçinin sofrasına oturmadan tarımın
sorunları bilinemez ve çözülemez. Tarımda girdi maliyetleri gün gün
katlanıp ürününü hak ettiği değerde satamayan çiftçimiz borç
batağına saplanmışken Türkiyede zarar eden çiftçi yok.
diyebilen bir Tarım Bakanından da ancak böylesi bir tutum beklenirdi.
Kendisini çiftçimizin ve üreticilerimizin vicdanına havale ediyorum.
Teşekkür ediyorum Sayın
Başkanım.
BAŞKAN Sayın İlhan
10.- Kırşehir Milletvekili Metin
İlhanın, Kırşehir İŞKUR İl
Müdürlüğünde noter kurası yöntemi yerine liste yöntemine geçilmesine
ilişkin açıklaması
METİN İLHAN (Kırşehir)
Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Kırşehir İŞKUR İl Müdürünün
noter kurası yöntemi, TYP programı çerçevesinde okullarda ve
Diyanette geçici olarak görevlendirilecek toplam 116 kişilik temizlik
görevlisi alımında yerini ne yazık ki liste yöntemine yani
siyasilerin vicdanına ve şahsi istikbal planlarına
bırakmıştır. Önceki yıllara göre zaten çok az bir
alım yapılmışken, iktidar partisi ve ortaklarının
Kırşehir halkına karşı böyle bir meydan okumaya
kalkması, mantık, vicdan ve adaletle açıklanacak bir durum
değildir. İşsizlik rakamlarında Türkiye rekorları
kırılan bir dönemde çaresizlik içinde, umutla bekleyen dar gelirli
vatandaşlarımızın şanslarına bile göz dikmiş
bir anlayış, meşruiyetini yitirme sürecine girmiştir. AKP,
Kırşehir özelindeki
başarısızlığının faturasını kendi
beceriksiz kadrolarına değil aziz Kırşehirlilere
kesmektedir. Genel seçimler sonrası Kırşehire zerre kadar
faydası olmayan iktidarın yerel kadroları şunu bilsinler ki
Kırşehir sahipsiz değildir. Bu haksızlığın
bir an önce giderilmesi gerekmektedir.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN Sayın Yıldız
11.- Ankara Milletvekili Zeynep
Yıldızın, vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet
Uçmaya Allahtan rahmet dilediğine ve Mesleki Eğitim Kanununda
yapılacak düzenlemelere ilişkin açıklaması
ZEYNEP YILDIZ (Ankara) Teşekkür ediyorum
Sayın Başkan.
Zarif mümin, entelektüel Müslüman olduğuna
şahit olduğumuz İsmet Uçmaya ben de Allah'tan rahmet diliyorum.
Hepimizin başı sağ olsun.
Malumunuz olduğu üzere, AK PARTİ
hükûmetlerinin önemli hassasiyet noktalarından biri mesleki ve teknik
eğitim. Bu noktada, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve genç
istihdamının artırılması noktasında çok somut
adımlar atılıyor. Bu noktada, dün,
Cumhurbaşkanımız 1.000 meslek okulunun bakım ve onarımı
ile 50 AR-GE merkezinin bu meslek liseleri ve mesleki eğitim veren okullar
bünyesinde açılışını gerçekleştirdi, burada çok
önemli müjdeler de verdi Sayın Cumhurbaşkanımız. Mesleki
eğitim merkezi öğrencilerinin dört yıl boyunca
aldıkları ücretlerin işveren üzerindeki yükünü kaldırarak
aslında bu yükü devlet üstlenmiş olacak. Bununla birlikte, meslek
liseleri son sınıfa giden, kalfalık eğitimi alan
öğrencilere de asgari ücretin üçte 1i kadar değil, yarısı
kadar ücret verilecek. Ben açıkçası bunların hepsini çok
değerli buluyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Sayın Aksoy
12.- Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoyun,
Türk milletini Memleket Partisine davet ettiğine ilişkin
açıklaması
HÜSEYİN AVNİ AKSOY (Karabük) Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde ittifaklar sistemi egemen
olmuş, başka yol yokmuş gibi, millî konularda bile
uzlaşamayan, devamlı kavga eden ve kavgadan beslenen iki bloklu
sistem ülkemizin geleceğini riske atar hâle gelmiştir. Kavga
siyasetinden hiç kimse kârlı çıkmaz. Daha önce, vatan için, millet
için en geçerli yol kula kulluk etmeden Türk milleti ittifakıdır
demiştim. Zihninizi temizleyiniz, Türkiye seçeneksiz değildir.
Artık, Memleket Partisi var, hepinizi Memlekete davet ediyorum. Bu
noktada, biz ne Cumhur ne Millet tek yol Memleket diyerek üçüncü
seçeneği Türk milletinin önüne koyduk. İktidar da muhalefet de
birbirleriyle didişmekten yorulmuştur. Gelin, bu yorgunları
yokuşa vurmayıp emekli edip dinlendirelim.
Yüce Meclisi ve Türk milletini saygıyla
selamlıyorum.
BAŞKAN Sayın Ekinci
13.- Sivas Milletvekili Semiha Ekincinin, vefat
eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine ve Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme
Kurumu Sivas İl Koordinatörlüğünün hayata geçirilen projelerine
ilişkin açıklaması
SEMİHA EKİNCİ (Sivas) Teşekkür
ediyorum Kıymetli Başkan.
Öncelikle, İstanbul Milletvekilimiz Sayın
İsmet Uçma ağabeyimize Allahtan rahmet, ailesine ve camiamıza
sabırlar diliyorum.
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı
Destekleme Kurumu Sivas İl Koordinatörlüğünün şu ana kadar
hayata geçirilen projelerinin toplam yatırım tutarı
yaklaşık 570 milyon, çiftçilerimize ödediğimiz hibe tutarı
ise 250 milyon TLyi bulmuştur. Sultan şehrimiz Sivasımızda
şu ana kadar 141 süt çiftliği, 70 besi çiftliği, 5 süt
işleme tesisi, 5 süt toplama merkezi, 4 kırmızı et
işleme tesisi, 3 sebze meyve işleme ve soğuk hava deposu, 741
bitkisel üretim ve işleme, pazarlama projesi hayata geçirilmiştir.
Bu projelerin hayata geçirilmesine vesile olan
başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan
olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyor, sultan şehrimize ve
çiftçilerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni
ediyorum.
BAŞKAN Sayın Özer
14.- Antalya Milletvekili Aydın Özerin,
Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme
Kurulunun Tarım ve Orman Bakanlığı hakkında
rüşvet iddiasıyla soruşturma başlattığı
yönündeki iddialara ilişkin açıklaması
AYDIN ÖZER (Antalya) Teşekkür ederim
Sayın Başkan.
İddiaya göre,
Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme Kurulu,
Tarım ve Orman Bakanlığı hakkında rüşvet
iddiasıyla soruşturma başlattı; tam bir
fırsatçılık hikâyesi. Uruguaydan 8.800 sığır ithal
edilir, gemi Mersin Limanına üç gün gecikmeli gelir. Bakanlık,
gecikme gerekçesiyle hayvanların indirilmesine izin vermez, hiçbir
aracıyı da dinlemez. Sonra, birileri ithalatçı firmaya sorunu
çözmeyi garanti eder, 120 bin dolara anlaşırlar, ertesi sabah da
Bakanlıktan onay çıkar. Rüşvete giden soru basit: Eğer
mevzuata uygunluk yoksa onay nasıl çıktı? Basında yer alan
bu iddia şaşırtıcı tabii çünkü AKP herhâlde ilk kez
devletin denetleme mekanizmasını kendisi için
çalıştırıyor. Peki, kim bunlar? Bakanlığın
hangi yetkilileri? Bu rüşvet olayı bir ilk mi? Başka rüşvet
olayları, başka fırsatçılar yok mu? Bu cüretin
kaynağı ne?
BAŞKAN Sayın Ünlü
15.- Osmaniye Milletvekili Baha Ünlünün,
Osmaniyede boşanmak istemeyen eşi tarafından öldürülen Meltem
Goncagüle Allahtan rahmet dilediğine ve kadınlara yönelik
şiddeti kınadığına ilişkin açıklaması
BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) Teşekkür ederim
Sayın Başkanım.
Üç gün önce seçim bölgem Osmaniye'de bir
kadınımız daha şiddete maruz kalarak öldürülmüştür. 29
Eylül günü boşanma işlemlerini gerçekleştirmek için
avukatlık bürosuna giden hemşehrim Meltem Goncagül boşanmak
istemeyen eşi tarafından acımasızca dövülerek şiddete
maruz kalmış ve tedavi gördüğü hastanedeki on günlük yaşam
mücadelesini kaybetmiştir. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı
diliyorum.
Şiddetle mücadelede en kapsamlı
sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi'nin geri çekilmesi aile içi ve
kadına yönelik şiddet suçunu daha da artırmış ve
endişe verici rakamlara ulaşmasına neden olmuştur.
Buradan bir kez daha kadına yönelik
şiddeti kınıyor, kadınların şiddete
karşı korunması için gerekli somut adımların derhâl
atılmasını bekliyoruz.
Saygılarımla.
Teşekkür ederim Başkanım. (CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Sayın Aydın
16.- Bursa Milletvekili Erkan Aydının,
Bursanın Demirtaş Mahallesinin sağlık alanındaki
sorunlarına ilişkin açıklaması
ERKAN AYDIN (Bursa) Teşekkür ederim
Sayın Başkanım.
Bursa, ülke ekonomisine verdiği katma
değerin maalesef çok düşük oranında, geri oranında
yatırım almaktadır. Geçen hafta Bursanın en büyük
mahallelerinden Demirtaşı ziyaretimizde, oradaki muhtarlarımız
ve vatandaşlarımız, sağlık ocağı, aile
sağlığı merkezi ve 112 ambulans merkeziyle ilgili olarak
daha önce planlamaya alındığı ancak bir türlü
yapımına geçilmediğini ifade ettiler. Hızla büyüyen
bölgemiz olan Demirtaş'ta bu sorun gerçekten giderek büyümekte.
Bakanlığın verdiği cevapta ödenek olmadığı
için yapılamadığı iletilmiş, ancak konunun
takipçisiyiz. Burada hem aile sağlığı merkezi hem 112
ambulans merkezi hem de çok öncelerde hastane alanı olarak ayrılan
merkezlerin bir an önce yatırım maliyetlerinin çıkarılıp
Sağlık Bakanlığının bu konuyu çözüme
kavuşturmasını diliyor ve takipçisi
olacağımızı ifade ediyorum.
BAŞKAN Sayın Etyemez
17.- Konya Milletvekili Halil Etyemezin, vefat eden
İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet dilediğine
ilişkin açıklaması
HALİL ETYEMEZ (Konya) Ölüm güzel şey,
budur perde ardından haber / Hiç güzel olmasaydı ölür müydü
Peygamber?
AK PARTİ İstanbul Milletvekilimiz olan
İsmet Uçma ağabeyimiz Hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Ömrünü milletimize ve ümmete adamış kıymetli ağabeyimiz bu
fâni âlemden göç etmiştir. İsmet ağabey siyaset
dünyamızın ulu çınarlarından biriydi, Türk siyasi
hayatında çok önemli hizmetleri olmuştur. Siyasetçi
kişiliğinin yanında öğrenmeyi ve öğretmeyi
hayatının merkezine yerleştirmiş değerli bir fikir
adamıydı. İnanıyorum ki bu mümtaz vasfıyla
milletimizin hatırasında daima hayırla yâd edilecektir.
Kıymetli ağabeyimize Cenab-ı
Allahtan rahmet, kederli ailesine, büyük AK PARTİ ailemize ve tüm
sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekânı ali,
mekânı cennet olsun. Hicretin kutlu olsun İsmet ağabey.
BAŞKAN Sayın Gürer
18.- Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürerin,
çiftçiler ile besicilerin sorunlarına ve vefat eden İstanbul
Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet dilediğine ilişkin
açıklaması
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)
Teşekkürler Sayın Başkan.
Çiftçiler ve besiciler girdilere gelen zamlar
nedeniyle zor durumdadır. Bankaların takibindeki 174 bin borçlu
çiftçiye her gün yenileri eklenmektedir. Gübreye tarihte görülmemiş fiyat
artışı sürmektedir. Mazot, elektrik, yem, tohum, ilaç
fiyatları çiftçiyi, besiciyi işi bırakma noktasına
taşımıştır. 2002 yılında tohum fiyatı
319 lira olan DAP gübresi 7 bin lirayı aşmış, üre gübresi 7
bin liraya dayanmıştır. 2002 yılında 1 lira 10
kuruş olan mazot litresi 7 lira 58 kuruşa gelmiştir; çiftçi,
üretici zor durumdadır.
Son olarak da şunu ifade etmek isterim:
İstanbul Milletvekili İsmet Uçma Beyle biz de TÜRKPAda beraber
görev yapıyorduk, vefatından büyük üzüntü duydum. Allah rahmet
eylesin.
BAŞKAN Sayın Sümer
19.- Adana Milletvekili Orhan Sümerin, Adana ilinin
Karataş ve Yumurtalık ilçelerindeki su ürünleri kooperatifleri ile
balıkçıların sorunlarına ilişkin açıklaması
ORHAN SÜMER (Adana) Teşekkür ediyorum
Sayın Başkan.
Adana Karataş ve Yumurtalık ilçelerimizde
su ürünleri kooperatifleri ile balıkçılık yapan
kardeşlerimizin ve tüm balıkçıların haklı talepleri
bulunuyor. Balıkçıların en masraflı kalemi mazot
fiyatlarıydı. Yapılan düzenlemelerle balıkçılar
teknelerine ÖTVsi indirilmiş yakıt alımı yapabiliyordu.
Ancak art arda gelen zamların pompa fiyatına yansımaması,
ÖTVye yansıtılması artık balıkçıların
aldığı yakıtı normal fiyatın da üzerine çekti.
ÖTVsiz yakıt almalarına rağmen pompa fiyatından çok daha
fazla ödeme yapmak zorunda kalan balıkçılar ne yazık ki
teknelerini satıp işten el çekme durumuna geldiler.
Deniz ürünlerinden et ve süt ürünlerine, tarladaki
mahsulden bebek mamasına kadar her ürünün fiyatının bu kadar
artmasının nedeni Türkiyeyi ekonomik uçuruma sürükleyen AKP
iktidarıdır. Vatandaşların en azından temel gıda
ürünlerine daha ucuza erişebilmesi için acilen gerekli düzenlemeler
yapılmalıdır.
BAŞKAN Sayın Göker
20.- Burdur Milletvekili Mehmet Gökerin,
çiftçilerin çektiği kredilerin faizini Cumhuriyet Halk Partisi
iktidarında sıfırlayacaklarına ilişkin
açıklaması
MEHMET GÖKER (Burdur) Sayın
Başkanım, tarım sektörünün temel girdilerinde meydana gelen
artış nedeniyle çiftçimiz artık üretimden vazgeçmekte ve
çektiği kredileri nasıl ödeyeceğinin hesabını
yapmakta. Çiftçimiz bırakın çektiği krediyi ödemeyi, faizini
dahi ödeyebilmek için tekrar krediye başvurmakta. Genel
Başkanımız Kılıçdaroğlunun sözüdür: Cumhuriyet
Halk Partisi iktidarında, çiftçimizin çektiği kredi faizini ilk yedi
gün içinde sıfırlayacağız, ana parayı eşit
taksitlerle uzun vadeye yayacağız, çiftçimiz rahat bir nefes alacak.
Sandıktan kaçmayın, çok geç olmadan
sandığı getirin, çözüm sandıktır. (CHP
sıralarından alkışlar)
III.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI
(Devam)
2.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili
Haydar Akarın, Genel Kuruldaki yeni elektronik sistem gereği devam
eden parmak izi çalışmalarına ve parmak izi
alınamadığı için sisteme giremeyen milletvekillerine talep
etmeleri hâlinde İç Tüzük 60a göre söz verileceğine ilişkin
konuşması
BAŞKAN Sayın milletvekilleri, hepinizin
bildiği gibi sistemlerimiz yenilendi, o nedenle de parmak izi vermemiz
gerekiyor. Yaklaşık 45 arkadaşımız henüz parmak
izlerini vermemişler. Bu arada, parmak izi alınamayan
yaklaşık 18 arkadaşımız var, bunların parmak
izlerinin alınması için de çalışmalar devam ediyor. Bu 18
arkadaşımıza, 60a göre söz talep ettiklerinde, sisteme
giremedikleri için söz vermek durumundayız. Ben şu anda 2
arkadaşa söz vereceğim, ondan sonra normal gündeme geçeceğiz.
Sayın Filiz, buyurun.
VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)
21.- Gaziantep Milletvekili İmam Hüseyin
Filizin, Gaziantep ili Oğuzeli ilçesindeki çiftçilerin sorunlarına
ilişkin açıklaması
İMAM HÜSEYİN FİLİZ (Gaziantep)
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Oğuzeli ilçemizde elektrik
faturalarını zamanında ödeyemedikleri için çiftçilerimizin
elektriklerinin kesilmesi, akaryakıt, yem ve gübre fiyatlarının
olağanüstü artışı tarım ve hayvancılığı
çökme noktasına getirmiştir.
Ayrıca, masabaşında yapılan
arazi toplulaştırmasıyla araziler birleştirilmekten ziyade
parçalanmış ve birbirinden uzak parseller hâline getirilmiştir.
Dikili araziler birbirine girdiğinden mal sahipleri arasında
sıkıntılar artmaktadır. Toplulaştırmanın bir
an önce adil bir şekilde tamamlanması çiftçiyi rahatlatacaktır.
Doğru su yönetimi ve toprakların suyla
buluşturulması ayrı bir sorun olarak duruyor. 2021 Ocak
ayında açılışı yapılsa da Doğanpınar
Barajının sulama kanallarının
yapılmadığını, sadece tarla içi sulamalar için
hidrantların yapıldığını, ana
dağıtım hatlarının yapılmadığını,
Kayacık Barajının da yanlış işletmeden
kaynaklı sorunları olduğunu Tarım ve Orman
Bakanının dikkatine sunuyor, Genel Kurulu saygıyla
selamlıyorum.
BAŞKAN Sayın Kaplan, buyurun.
22.- Gaziantep Milletvekili İrfan
Kaplanın, Gaziantep İslahiyeli esnaf ve çiftçilerin sorunlarına
ilişkin açıklaması
İRFAN KAPLAN (Gaziantep) Teşekkürler
Sayın Başkan.
Hafta sonu seçim bölgem Gaziantepin İslahiye
ilçesini ve mahallelerini gezdim, hemşehrilerimin sorunlarını
dinledim. Esnafımız da çiftçilerimiz de kan ağlıyor.
Bakkalların veresiye defterleri kabarık, vatandaşımız
borçla meyve, sebze alacak duruma gelmiş. Esnafımız
bırakın geçinmeyi elektrik, su faturasına dahi yetişemiyor.
Çiftçilerimiz elektrik, su faturalarının
pahalılığından şikâyetçi, girdi maliyetlerinin
altında ezilmiş, toprağı ekmek için nereden borç bulsam
diye kara kara düşünüyor. Saray bolluk içinde yaşarken vatandaşlarımızın,
esnafımızın, çiftçimizin, emeklimizin hâli ortada.
Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında saray
değil, vatandaşlarımız refaha ulaşacak; şatafat
değil, emek kazanacak; 5 müteahhit değil, işçilerimiz,
emekçilerimiz korunacak.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN Sayın milletvekilleri, şimdi
Sayın Grup Başkan Vekillerinin söz taleplerini
karşılayacağım.
İlk söz talebi, İYİ Parti Grup
Başkan Vekili Sayın Lütfü Türkkana aittir.
Buyurun Sayın Türkkan.
23.- Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkanın,
vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine; Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde şehit
olan Özel Harekât polisleri Cihat Şahin ve Fatih Doğana Allahtan
rahmet, yaralanan 2 polise acil şifalar dilediğine; Bursanın
Kestel ilçesinde kimyasal ürün işleyen bir fabrikada meydana gelen
patlamaya ve bu patlamada hayatını kaybeden işçiye Allahtan
rahmet, yaralılara da acil şifalar dilediğine;
Afyonkarahisarın İscehisar ilçesinde devrilen minibüste
hayatını kaybeden 5 öğrenciye Allahtan rahmet dilediğine,
6ncı Cumhurbaşkanı Fahri Korutürkün vefatının
34üncü yıl dönümüne, Levent Kırcanın vefatının
6ncı yıl dönümüne, Gebzenin düşman işgalinden
kurtuluşunun 99uncu yıl dönümüne, yeniden milletvekili seçilen Irak
Türkmen Cephesinin eski Genel Başkanı Erşat Salihiyi tebrik
ettiğine, 2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa elemelerinde Letonyayı
yenen A Millî Futbol Takımını kutladığına,
TÜİKin iş gücü verilerini devletin bir başka kurumu olan
İŞKURun yalanladığına ve Adıyaman ili Kâhta
ilçesindeki çiftçilerin su sorununa ilişkin açıklaması
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) Mecliste çok uzun süredir
birlikte görev yaptığımız Muhterem İsmet Uçma
Beyefendi Hakka yürüdü. Cenab-ı Allahtan kendisine rahmet diliyorum.
Ailesine, sevdiklerine, Adalet ve Kalkınma Partisi camiasına
başsağlığı diliyorum.
Arkadaşımızın ruhu şad olsun.
Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde
geçtiğimiz pazar günü terör örgütü PKK/PYD tarafından düzenlenen
saldırıda Özel Harekât polislerimiz Cihat Şahin ve Fatih
Doğanı şehit verdik, 2 polisimiz de yaralandı. Kahraman
şehitlerimize Yüce Allahtan rahmet diliyorum, yaralı polislerimize
acil şifalar diliyorum. Şehitlerimizin ruhu şad olsun,
mekânları cennet olsun, milletimizin başı sağ olsun.
Bursanın Kestel ilçesinde kimyasal ürün
işleyen bir fabrikada bugün öğle saatlerinde bir patlama meydana
geldi. Patlamada ne yazık ki 1 işçi hayatını kaybetti, 6
işçi de yaralandı. Hayatını kaybeden kardeşimize
Allahtan rahmet diliyorum; ailesine, yakınlarına
başsağlığı diliyorum. Yaralı işçilerimize de
acil şifalar diliyorum.
Dün Afyonkarahisardan yine bir acı haber
aldık. Afyonkarahisarın İscehisar ilçesinde öğrencileri
taşıyan minibüs devriliyor, kazada 5 öğrenci hayatını
kaybediyor, 5 öğrenci de yaralanıyor. Hayatını kaybeden
evlatlarımıza Allahtan rahmet diliyorum, ailelerine
başsağlığı diliyorum; çok büyük bir imtihan,
sabır niyaz ediyorum.
Bugün, 6ncı Cumhurbaşkanımız
Fahri Korutürkün ölüm yıl dönümü. Merhum Korutürkü vefatının
34üncü yıl dönümünde rahmet ve saygıyla anıyorum.
Yine, Levent Kırcanın, toplumsal
sorunları korkusuzca işleyen, politik mizahın, hicvin ve
taklidin büyük ustasının, değerli sanatçının
aramızdan ayrılışının 6ncı yılı
bugün, ona da rahmet diliyorum.
Evet, bugün Gebzenin düşman işgalinden
kurtuluşunun 99uncu yıl dönümü. 12 Ekim 1922de düşman
işgalinden kurtulan Gebzenin kurtuluş gününü kutluyorum. Şehit
ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Irak Türkmen Cephesinin eski Genel Başkanı
ve Kerkük Milletvekili Sayın Erşat Salihi, Irak genel seçimlerinde
Kerkük 2nci bölgeden yeniden milletvekili seçildi. Sayın Salihiyi tebrik
ediyorum, üstlendiği yeni görevinde başarılar diliyorum.
Dün akşam A Millî Futbol
Takımımız 2022 FIFA Dünya Kupası Avrupa elemelerindeki
8inci maçında deplasmanda Letonyayı 2-1 yendi. Dünya kupasına
katılma umutlarını sürdüren A Millî Futbol
Takımımızın tüm oyuncularını, teknik heyeti ve
yöneticilerimizi kutluyorum, başarılarının devamını
diliyorum.
Değerli arkadaşlar, hep söylüyoruz, bir
kurum var pembe tablolar çiziyor, masal anlatan bir kurum, bunun ismi
TÜİK.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Buyurun.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) Türkiye İstatistik
Kurumu, Ağustos 2021 dönemine ait iş gücü rakamlarını
açıkladı. Buna göre işsizlik oranı önceki aya göre
değişim göstermeyip yüzde 12,1 seviyesinde gerçekleşmiş.
Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz
sayısı 2021 yılı Ağustos ayında bir önceki aya
göre 11 bin kişi artarak 3 milyon 965 bin kişi oldu. TÜİKe göre
işsiz sayısı ağustos ayında 11 bin kişi artarken,
aynı dönemde İŞKURa kayıt yaptıran kişi
sayısı 199 bin kişi artıyor. Her nedense İŞKURa
kayıtlı işsiz sayısı TÜİK verilerine
yansımıyor, TÜİKin verilerini devletin bir başka kurumu
olan İŞKUR yalanlıyor. Şimdi buradan sormak istiyorum size:
Bu işte bir gariplik yok mu? Günden güne işsizlik artıyor, bunu
çevrenizde siz de görüyorsunuz. İstihdam azalıyor, ekonomi her geçen
gün kötüye gidiyor; milletimiz fukaralaşıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Buyurun.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) Hep söylediğimiz
gibi, tek adam sisteminin milletimizi getirdiği nokta tam olarak bu.
Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi diyorsunuz ya, ucube
sistem, o ucube sistem memleketi bu hâle getirdi.
Son olarak Adıyamandan söz etmek istiyorum.
Adıyaman ili Kâhta ilçesinde bölgede yeterli su kaynakları
bulunmasına rağmen GAPın merkezinde yer alan Kâhta, sulama
imkânlarından yeterince faydalanamıyor. Bu durumun
yarattığı olumsuzluk nedeniyle, çiftçilikle uğraşan
vatandaşlarımızın birçoğu, sulama yetersizliği ve
artan kuraklıkla birlikte tarımsal faaliyetlerden de vazgeçmeye
başladı. Bir dönem çiftçilikle uğraşan
vatandaşlarımız artık Karadeniz Bölgesinde ve Çukurovada
mevsimlik tarım işçiliği yapmaya başlamış; çok
kötü bir tablo bu. Bununla birlikte, tarımsal faaliyetlerin bölgede sona
ermesiyle ekonomik koşulların kötüleşmesi köylerden kentlere
göçü de artırıyor, sosyal bir problemi de beraberinde getiriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) Şimdi, iktidara
buradan sormak istiyorum: O yandaşlarınıza anahtar teslim
ettiğiniz köprü, otoyol projelerine verdiğiniz önemi neden GAPa
göstermiyorsunuz? On dokuz yıldır, yirmi yıldır
iktidardasınız, sulama şebekelerinin bile
yarısını bitirebildiniz sadece. Sizin yüzünüzden, GAPın
ortasında yer alan Adıyamandaki çiftçiler mevsimlik tarım
işçisine döndüler. İktidarı acil olarak Adıyamanın
sesini duymaya davet ediyorum.
Yüce Parlamentoyu saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
BAŞKAN - Söz sırası, Milliyetçi
Hareket Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Erkan Akçayda.
Buyurun Sayın Akçay.
24.- Manisa Milletvekili Erkan Akçayın,
Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde şehit olan Özel Harekât
polisleri Cihat Şahin ve Fatih Doğana Allahtan rahmet, yaralanan 2
polise acil şifalar dilediğine; vefat eden İstanbul Milletvekili
İsmet Uçmaya Allahtan rahmet dilediğine, Afyonkarahisarın
İscehisar ilçesinde devrilen minibüste hayatını kaybeden 5
öğrenciye Allahtan rahmet dilediğine, Mesleki Eğitim Kanununda
yapılacak düzenlemelere ve Milliyetçi Hareket Partisi olarak mesleki
eğitimin teşvik edilmesi ve geliştirilmesi adına
atılacak her adımı desteklemeye devam edeceklerine ilişkin
açıklaması
ERKAN AKÇAY (Manisa) Teşekkür ederim
Sayın Başkan.
10 Ekim 2021de Fırat Kalkanı
Harekâtı bölgesinde terör örgütü PKK/PYD tarafından düzenlenen hain
saldırıda Özel Harekât polislerimizden Cihat Şahin ve
Adıyaman Merkez İlçe Başkanımız Mehmet Doğanın
oğlu Fatih Doğan şehit olmuş, 2 Özel Harekât polisimiz
yaralanmıştır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli
ailelerine başsağlığı, gazilerimize acil şifalar
diliyoruz, milletimizin başı sağ olsun.
Türkiye, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı,
Barış Pınarı Harekâtlarıyla
sınırlarımızı terör örgütü PKK/PYD unsurlarından
büyük ölçüde arındırmıştır. Terörist unsurlar harekât
bölgelerine her fırsatta sızmaya kalkışmakta ancak güvenlik
güçlerimiz gereken cevabı vermektedir. Güvenlik güçlerimiz,
sınırlarımızı tehdit eden, bölgemizi kaosa sürüklemeye
tevessül eden hiçbir terörist unsura müsaade etmeyecektir.
Sayın Başkan, dün, 24, 25, 26 ve 27nci
Dönem AK PARTİ İstanbul Milletvekili, kıymetli
arkadaşımız İsmet Uçma Beyefendinin haberini üzüntüyle
öğrendik. Merhum İsmet Uçmaya Allahtan rahmet, ailesine ve Adalet
ve Kalkınma Partisi camiasına başsağlığı
dileklerimizi iletiyoruz.
Dün, Afyonkarahisarın İscehisar ilçesinde
öğrenci servisinin devrilmesi sonucunda meydana gelen kazada 5
öğrencimiz -İsmail Eser, Nisa Eser, Teslime Eser, Melisa Demirel,
Damla Duran- hayatını kaybetmiş ve 4 öğrencimiz -Rana Eser,
Musa Eser, Hakan Tek, Yağmur Duran- yaralanmıştır.
Hayatını kaybeden gençlerimize Allahtan rahmet, kederli ailelerine
başsağlığı, yaralılara acil şifalar
diliyoruz.
Sayın Başkan, dün, 11 Ekim 2021de
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Mesleki
Eğitimde 1000 Okul Projesi ve 50 AR-GE Merkezi Açılış
Töreninde, mesleki eğitim konusunda önemli açıklamalarda
bulunmuştur. Proje kapsamında bin okula bir yılda 1 milyar lira
yatırım, bin kütüphane, 10 bin akıllı tahta, bin fizik
laboratuvarı kurulmuş, mevcut atölyelerin altyapısı
güçlendirilmiştir. 24 ilde mesleki ve teknik eğitim okullarında
50 adet AR-GE merkezinin açılışı yapılmıştır.
Mesleki ve Teknik Eğitimde Patent,
Faydalı Model, Marka ve Tasarım Yılı olarak belirlenen
2019-2020 eğitim öğretim yılında 803 patent
başvurusundan 188i tescillenmiştir. 2021 yılı Ekim
ayı itibarıyla 198 patent, faydalı model, tasarım ve marka
tescili alınmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Buyurun.
ERKAN AKÇAY (Manisa) Sayın
Cumhurbaşkanının, mesleki eğitim alan öğrencilerin
işveren üzerindeki yükünün kaldırılması ve mesleki
eğitim merkezlerine son sınıfta kalfa olarak devam eden öğrencilerimizin
aldıkları ücretlerin iyileştirilmesi hususundaki müjdeleri
önemli adımlardır.
Diğer bir önemli gelişme, lise ve
üniversite mezunu gençlerimize istedikleri bir alandaki Mesleki Eğitim
Merkezi Programını kısa sürede tamamlama ve iş gücü
piyasasına süratle geçme imkânının sağlanacak olmasıdır.
Mesleki eğitimin teşvik edilmesi, nitelik ve nicelik olarak
iyileştirilmesi konusundaki atılımları oldukça önemli
görüyoruz ve Milliyetçi Hareket Partisi olarak mesleki eğitimin
teşvik edilmesi ve geliştirilmesi adına atılacak her
adımı desteklemeye devam edeceğimizi belirtiyor, Genel Kurulu
saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN Söz sırası, Halkların
Demokratik Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Hakkı Saruhan
Oluçta.
Buyurun Sayın Oluç.
25.- İstanbul Milletvekili Hakkı Saruhan
Oluçun, vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan
rahmet dilediğine, Halkların Demokratik Partisinin 9uncu
kuruluş yıl dönümü olan 15 Ekimde düzenlenmesi planlanan
şenliklere Cizre Kaymakamlığı tarafından izin
verilmemesine, Mamakta Kürt bir ailenin düğününe TEM polisleri
tarafından yapılan baskına, Sarmaşık Yoksullukla
Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneğinin
kapatılmasına ve Yönetim Kurulu üyesi Doktor Selim Ölçere hapis
cezası verilmesine, Uluslararası Organize Suça Karşı
Küresel İnisiyatifin yayınladığı 2021 Yılı
Suç Endeksine ve Doktor Hikmet Kıvılcımlının
vefatının 50nci yıl dönümüne ilişkin açıklaması
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) Teşekkür
ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, Adalet ve Kalkınma Partisi
İstanbul Milletvekili İsmet Uçmanın vefatını
üzüntüyle öğrendik. Kendisi insani ilişkilere önem veren
saygıdeğer bir kişiydi, bu Mecliste birlikte
çalışmalarımızda gördük. Merhuma Allahtan rahmet, ailesine
ve Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna başsağlığı
diliyoruz.
Sayın vekiller, Halkların Demokratik
Partisinin kuruluş yıl dönümüne yaklaşıyoruz, 15 Ekimdir,
9uncu yılı. Bu konuyu daha konuşacağız fakat ilginç
bir durum var, ben onu söylemek istiyorum: Çeşitli illerde 9uncu yıl
şenlikleri düzenlenecek, hazırlıklar yapıldı,
başvurular yapıldı. Cizredeki başvuruya -şölen
yapılacak, müzikli bir şölen- Cizre Kaymakamlığı
pandemi gerekçesiyle izin vermedi. Diyeceksiniz Pandemi, olabilir. ama öyle
değil. Yani pandemi gerekçesiyle 15 Ekim için bize izin vermiyor ama 13 ve
14 Ekimde Şırnak Belediyesinin kültür şöleni adı
altında Şehir Stadyumunda konseri var, onlar yapabiliyor konseri.
Yani Şırnak Belediyesi yapabiliyor -biliyorsunuz belediye bizde
değil- onlara pandemi yasağı yok ama HDP kuruluş
şöleni yapacak, kuruluş şöleninde müzikli bir etkinlik
gerçekleştirecek; yasak. Bu nasıl bir çifte standart? Yani iktidara
yakın olanlar konser yapabiliyor, pandemi tehlikesi yok; iktidara muhalif
olanlar herhangi bir etkinlik yapamıyor, pandemi tehlikesi var. Böyle bir zihniyet
olabilir mi? Nasıl bir yasakçı anlayış, nasıl bir
çifte standart, nasıl bir ikiyüzlü hukuk anlayışı? Yani
bunların hepsi ama hepsi Cizre Kaymakamlığında ve
Şırnak Valiliğinde birleşmiş, bütünleşmiş
bir durum; ucu nereye varıyor? Tabii ki iktidara; bunu
hatırlatalım. Düşman hukuku uygulamaya devam ediyorsunuz; bunu
bir kez daha vurgulayalım, altını da çizelim.
Şimdi, bu zihniyet her yerde
yaşanıyor sadece Cizre'de değil. Bakın, Ankara'nın
ortasında, ya başkent, Ankaranın ortası, basına da
yansıdı; Mamak'ta Kürt bir aile düğün yapıyor, düğün
sırasında TEM polisleri -TEM polisleri kim? Terörle Mücadele
şube polisleri- gidiyorlar, düğüne baskın yapıyorlar.
Gerekçe ne? Düğünde yöresel elbiseler giyilmiş, bu nedenle baskın
yapılıyor ve Bu, mitingdir. diyorlar ve görüntüleri istiyorlar yani
orada halay çekiliyor filan, düğündeki eğlence görüntülerini
istiyorlar. Zihniyete bakın, başkentin göbeğinde ve orada
yaşayan aile, yirmi beş yıldır orada yaşayan bir aile
ve orada uzun zamandır çeşitli düğünler de yapılıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) Normal,
insanlar evleniyorlar, eğlence yapıyorlar ama işte, TEM
polisleri baskın yapıyor Burada miting var. diye. Niye? Yöresel
elbise giymiş Kürtler. Yani, nasıl bir zihniyet bu ya, gerçekten
anlaşılır gibi değil. Bu da dönüyor dolaşıyor,
nereye geliyor? TEM polisleri, İçişleri Bakanlığı,
iktidar yani zaten bu İçişleri Bakanlığı musibetin merkezi
hâline geldi, onu hepimiz biliyoruz. Bunu da kayıtlara geçmesi için
söylemiş olalım, bu anlayışın kabul edilebilir bir
yanı yok.
Şimdi, değerli vekiller, bir dernekten söz
edeceğim: Sarmaşık Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir
Kalkınma Derneği. Bu, Diyarbakırda kurulmuştu yıllar
önce ve açlık sınırı altında yaşayan
yurttaşlara gıda ve benzeri temel ihtiyaçlarının
karşılanması ve ekonomik destek amacıyla kurulmuştu
2006 yılında, bundan on beş yıl önce. Adalet ve
Kalkınma Partisi dâhil tüm partiler derneğin kurucu partisiydi o
zaman.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) On
yılı aşkın faaliyet gösteren dernek, 22 Kasım 2016da
677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle kapatıldı; hiç
alakası olmamasına rağmen bu 15 Temmuz darbe girişimiyle,
kapatıldı. O fırsat bu fırsat, her şeyi kapattı
iktidar zaten. Bu dernek, ailelerin kimliğine, inancına, siyasi
durumuna bakmadan herkese yoksulluğu çerçevesinde ulaşmaya
çalışan Aç insan umudunu da yer. şiarıyla yaklaşan
bir dernekti ve defalarca davalar açıldı bu derneğe; hepsi
düştü bu davaların, beraatle sonuçlandı. Yani, insanları
kameralar karşısında rencide etmeden, kuyruklara sokmadan, temel
ihtiyaçlarını dayanışmayla karşılamaya ve o
kentteki siyasi partilerin, sendikaların, sivil toplum
kuruluşlarının dayanışmasıyla sorunları çözmeye
çalışan bir dernekti. Kapatılma sonrası derneğe dava
açıldı, yönetim kurulu üyesi Doktor Selim Ölçere iki yıl bir ay
hapis cezası verildi. Selim Ölçer, yıllarca Tabipler Birliği
yöneticiliğini yapmış bir doktor arkadaştı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Buyurun.
Toparlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)
Toparlıyorum efendim.
İki yıl bir ay hapis cezası verildi.
Yani bu nedir? Bu derneğe düşmanca davranıldı,
kapatıldı; Selim Ölçere düşmanca davranılıyor, hiç
alakası olmayan bir şekilde iki yıl bir ay hapis cezası
veriliyor. Yani şatafata ve lükse batmamışların, yoksullara
el uzatılmasına, onları sömürmeden gerçekten
ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmalarına
karşı verilen bir cevap olarak görüyoruz bunu. Yani ayıp desek,
hukuksuzluk desek ne dersek diyelim hiçbir tanesi bunu tam olarak
karşılamıyor, onu da söyleyeyim, bu işlenen acayip
suçların.
Şimdi, suç dedim de, suç endeksi
yayınlanıyor. İsviçrede bulunan bir inisiyatif var,
Uluslararası Organize Suça Karşı Küresel İnisiyatif bunun
adı. Bu inisiyatifin destekçileri arasında Avrupa Birliği,
Interpol gibi kuruluşlar da var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) Bitiriyorum
efendim.
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)
Tamamlıyorum.
2021 Yılı Suç Endeksini
açıklamış bu kuruluş. Bu endeks şöyle konulardan
oluşuyor açıklarken: İnsan hakları ihlalleri var içinde,
uyuşturucu trafiği var, insan kaçakçılığı var,
askerî suçlar var; çok geniş bir yelpazede çeşitli suçları
kapsayan bir araştırma yapıp yayınlıyorlar. Türkiye,
193 ülke arasında kaçıncı sıraya girmiş? 12nci
sıraya. Bravo, şahane bir durum! Asya ülkeleri arasında ise
5inci sıraya girmiş. Yani bu da iktidarın
ayıbıdır, onu da söylemiş olayım.
Son nokta, kısa bir değinmek istiyorum:
Dün, Doktor Hikmet Kıvılcımlının 50nci ölüm
yılıydı, Doktor Hikmet Kıvılcımlıyı
saygıyla anıyoruz. Türkiye sosyalist hareketi açısından çok
büyük fikrî katkıları olan, Türkiye'de ilk defa bazı
konuların tartışmasına yol açmış olan, zihni çok
açık bir kişiydi. Zorluklara, baskıya, yasaklara rağmen
önemli bir mücadeleyi sürdürdü. Kendisini saygıyla anıyoruz efendim.
BAŞKAN Teşekkür ederim.
Söz sırası Cumhuriyet Halk Partisi Grup
Başkan Vekili Sayın Engin Özkoçda.
Buyurun Sayın Özkoç.
26.- Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun, vefat eden
İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet dilediğine,
Afyonkarahisarın İscehisar ilçesinde devrilen minibüste
hayatını kaybeden 5 öğrenciye Allahtan rahmet dilediğine,
Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde şehit olan Özel Harekât
polisleri Cihat Şahin ve Fatih Doğana Allahtan rahmet
dilediğine; üniversite öğrencilerinin sorunlarına, Almanyada
burslu eğitim kazanan Boğaziçi Üniversitesi öğrencisine yurt
dışına çıkış yasağı konulmasına,
sosyal medyada yayınlanan TÜGVAcıların listelerine ve derhâl
seçim istediklerine ilişkin açıklaması
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Sayın Başkan,
değerli milletvekili arkadaşlarım; İsmet Uçma, hem Genel
Kurulda hem de komisyonlarda birlikte görev yaptığımız,
farklı görüşlerde olsak bile hiçbir çatışmayı provoke
etmeyen, provoke edilen çatışmaları yeri ve zamanı
geldiği zaman akil bir şekilde engellemeye çalışan, fikirlerini
sade, kimseyi kırmadan söyleyen değerli bir siyasetçiydi,
büyüğümüzdü. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına
başsağlığı diliyorum.
Afyonkarahisar ilçesinde servis minibüsünün
devrilmesi sonucu yaşamını yitiren 5 öğrencimize Allah'tan
rahmet, yaralı öğrencilerimize acil şifalar diliyorum. Bir daha
böyle olayların yaşanmaması için de gerekli denetimler daha da
sıklaştırılmalı ve sorumlular gereken cezayı en
yakın zamanda almalılar.
Terör örgütü saldırısı sonucu
şehit olan Özel Harekât polisleri Fatih Doğan ve Cihat Şahine
Allahtan rahmet diliyorum. Dualarımız, sınırda vatanı
korumak için mücadele eden Mehmetçiklerimizle beraberdir.
Değerli milletvekili arkadaşlarım,
Türkiye uzun zamandan beri yönetilemiyor, âdeta savruluyor, işsizlik
aldı başını gidiyor, marketlerse cep yakıyor, insanlar
yiyecek alamaz hâle geldi; öğrenciler çalışıyor,
çabalıyor, üniversite kazanıyor ancak yurtlara
yerleştirilemiyor. Öğrenciler de öğrenimlerini donduruyor,
yaşamlarını kendi kentlerine giderek devam ettirmek zorunda
kalıyor. Okul bitiyor, okulu bitirenlere de iş yok. Bu ülkenin
değerli gençleri çalışıyor, çabalıyor, Boğaziçi
gibi saygın bir üniversiteye giriyor, üniversiteler yönetilemiyor. Bunu
saray duysun. diye haykırıyorlar, tutuklanıyorlar. Bu
çocukların tek suçu çalışıp emeğiyle üniversite
sınavını kazanmak.
Tutuklanan çocukların dışında
bir evladımız var; Boğaziçi Üniversitesinin en
çalışkan öğrencilerinden birisi, Almanyada burslu bir
eğitim kazanmış, 15 Aralığa kadar çıkması
gerekiyor ama kendisine yurt dışına çıkma yasağı
konmuş yani okumak istiyor
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Buyurun.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya)
yani insanlar ona
değer veriyor ama iktidar bunu engelliyor. Oysaki AKP iktidarı diyor
ki: Sen çalışma, sen düşünme; mesela İstanbul
Belediyesinin Büyükadada ihalesini aylık 2.500 TL kiraya verdiğimiz
TÜGVAya gel. Biz seni torpille üniversiteye yerleştirelim. Biz seni
yerleştirelim ve sen bize mahkûm bir hâle gel. İktidar bunu
söylüyor. Bugün sosyal medyada çarşaf çarşaf TÜGVAcıların
listeleri gazeteciler tarafından ortaya serildi; utançla bakıyorum
listelere, üzüntüyle bakıyorum. Bunlar FETÖden ders almadılar, yeni
FETÖ tipi yapılanmalara devlette yer açıyorlar; bunları
bakanlıklara alıyorlar, kaymakam yapıyorlar, vali
yapıyorlar, hatta savcı yapıyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN Buyurun.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) FETÖ bitti. diyorlar
ya, FETÖ bitmedi; FETÖnün fikirleri iktidarda. Ülkede hırsızlık
yapmayan, çalışan, çabalayan, dürüst olan herkes terörist; saray
bezirgânları vatanseverler, geriye kalan hakkı yenenler vatan haini.
Biz bu anlayışı kabul etmiyoruz, biz bu düzeni
değiştireceğiz. Bu ülkenin çalışkan, dürüst
insanlarıyla ülkeyi değiştireceğiz. Biz devletimizi
seviyoruz, biz milletimizi seviyoruz, biz hakça paylaşmayı da
seviyoruz ancak AKP Genel Başkanı Erdoğan seçimden kaçıyor.
Buradan AKP Grubuna da sesleniyorum: Artık sayılı günler
kaldı, yasal süreyle altı yüz yirmi gün; inat etmeyin, millet daha
fazla eziyet çekmesin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Ülke, gerçekten bu
ülkeyi yönetecek emin, ehil kişilerin ellerine bırakılsın.
Derhâl seçim. diyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Söz sırası Adalet ve
Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Cahit Özkana ait.
Buyurun Sayın Özkan.
27.- Denizli Milletvekili Cahit Özkanın, vefat
eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine, İstanbul Milletvekili İsmet Uçmanın
vefatı dolayısıyla taziyelerini iletenlere teşekkür
ettiklerine, Türkiye Gençlik Vakfının millî ve yerli
anlayışla ülkesine ve milletine hizmet eden gençler
yetiştirdiğine; Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde
şehit olan Özel Harekât polisleri Cihat Şahin ve Fatih Doğana
Allahtan rahmet, yaralanan 2 polise acil şifalar dilediğine;
Afyonkarahisarın İscehisar ilçesinde devrilen minibüste
hayatını kaybeden 5 öğrenciye Allahtan rahmet dilediğine
ve Genel Kurulda görüşülecek konulara ilişkin açıklaması
CAHİT ÖZKAN (Denizli) Teşekkürler
Sayın Başkan.
Sayın milletvekilleri, Şimdi siz
taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü/Çatlayacak yalanın
çelik kabuğu/Sizin bahçenizde büyüyecek imanın güneş yüzlü
çocukları. dediği gibi şairin; bahçesinde nice gençler
yetiştiren, hayatını hakkın ve hakikatin mücadelesine
adayan partimizin kurucu üyesi İstanbul Milletvekilimiz, kıymetli
ağabeyimiz İsmet Uçmayı bugün Hakka uğurluyoruz.
Hüzünlüyüz çünkü nezaketi ve birikimiyle kendisinden çok şey
öğrendiğimiz fedakâr bir dava adamını, aksiyon, fikir ve
düşünce insanını, gerçek bir dostu, ağabeyimizi kaybetmenin
acısını yaşıyoruz. İsmet ağabeyimize
Allahtan rahmet, bütün sevenlerine, ailesine, yakınlarına ve aziz
milletimize sabrıcemil niyaz ediyoruz. Makamı ali, mekânı cennet
olsun.
İstanbul Milletvekilimiz İsmet
Uçmanın vefatı dolayısıyla Grup Başkanımız
Naci Bostancıya taziyelerini ileten Cumhuriyet Halk Partisi Genel
Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğluna, HDP Eş
Genel Başkanı Sayın Pervin Buldana; Grup Başkan Vekilleri
olarak MHPden Sayın Erkan Akçay ve Levent Bülbüle, İYİ
Partiden Sayın Lütfü Türkkan ve Müsavat Dervişoğluna, HDPden
Sayın Meral Beştaş ve Saruhan Oluça, CHPden Sayın Engin
Özkoça, Özgür Özel ve Engin Altaya çok teşekkür ediyoruz.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Türkiye bir hukuk devletidir ve Türkiye anayasal hukuk
devletinin kurumlarını işleterek ülkesine ve milletine hizmet
etmeye devam ediyor. Türkiye'de eğer gençliğimize sahip çıkarsak
geleceğimizi teminat altına alırız. Bu çerçevede derin ve
paralel yapılarla mücadelede ülkemizin millî ve yerli teknoloji hamlesine
destek veren, medeniyet değerlerinden ilham alan gençlik yetiştirmeye
mecburuz. Bu çerçevede Türkiye Gençlik Vakfı, millî ve yerli
anlayışla ülkesine ve milletine hizmet eden gençler
yetiştirmeye, yarınlarımızı aydınlatmaya devam
ediyor.
Evet, bugün ayrı bir hüzün yaşıyoruz,
zira ülkemizin istiklal ve istikbal mücadelesinde terör koridorunu
oluşturmak isteyen bütün dâhilî ve haricî bedhahlara karşı
mücadele veren Mehmetçikimiz, Suriyenin Mera kasabasında PKKlı,
YPGli teröristlerin saldırısına uğradı. Suriye Görev
Gücünde görevli Gaziantep Polis Özel Harekât Şube Müdürlüğü
personeli Cihat Şahin ve Fatih Doğan şehit olurken 2 polisimiz
de yaralandı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Buyurun.
CAHİT ÖZKAN (Denizli) Şehitlerimize
Allahtan rahmet niyaz ediyoruz, kederli ailelerine ve aziz milletimize
sabrıcemil niyaz ediyoruz. Gazilerimize de -inşallah- acil
şifalar diliyoruz.
Yine, Afyonkarahisarın İscehisar
ilçesinde öğrenci servisinin devrilmesi sonucu 4ü öğrenci olmak
üzere 5 kişi hayatını kaybetti. Kazada yaralanan
öğrencilerimize şifa niyaz ediyor, hayatını kaybedenlere
Allahtan rahmet diliyoruz.
Evet, Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; 27nci Yasama Dönemi Beşinci Yasama Yılına bugün
280 sıra sayılı yasal düzenlemenin görüşülmesiyle
başlıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Buyurun.
CAHİT ÖZKAN (Denizli) Vergi Usul Kanunumuz,
esnafımızdan çiftçimize vatandaşımızın her birini
ilgilendiren salgın, doğal afet ve sel felaketleriyle,
yangınlarla mücadele ettiğimiz bir dönemde çiftçimizin,
esnafımızın, sanayicimizin, 85 milyon
vatandaşımızın imdadına koşacak.
İşte, hükûmet sistemimizle bir taraftan
vatandaşlarımızın ihtiyacı olan yasal düzenlemeleri
hızlı bir şekilde Cumhurbaşkanlığı
kararnameleriyle hayata geçirirken diğer taraftan da Parlamentomuz,
böylesi bir salgın döneminde etkin yasama ve denetim faaliyeti yapmak
suretiyle vatandaşlarımızın güvenini ve mutluluğunu,
sevincini, desteğini kazanmayı hak ediyor. 280 sıra
sayılı Vergi Usul Kanunumuzu bütün siyasi parti gruplarıyla
-inşallah- uzlaşı içerisinde hayata geçireceğimize
inanıyor, Genel Kurulu bu vesileyle bir kez daha saygı ve sevgiyle
selamlıyorum.
Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Sayın milletvekilleri, gündeme
geçiyoruz.
Başkanlığın Genel Kurula
sunuşları vardır.
İYİ Parti Grubunun İç Tüzükün
19uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup
işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.
VII.- ÖNERİLER
A) Siyasi Parti Grubu Önerileri
1.- İYİ Parti Grubunun, 12/10/2021
tarihinde Grup Başkan Vekili ve Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan
tarafından, çiftçilerimizin sorunlarının tespiti, tarımsal
üretimde desteklerin artırılması, sektörün sübvanse edilmesi ve
girdi maliyetlerini düşürecek önlemlerin alınması amacıyla
verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin diğer
önergelerin önüne alınarak ön görüşmelerinin, Genel Kurulun 12 Ekim
2021 Salı günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin
önerisi
12/10/2021
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Danışma Kurulu, 12/10/2021 Salı günü
(bugün) toplanamadığından grubumuzun aşağıdaki
önerisinin İç Tüzükün 19uncu maddesi gereğince Genel Kurulun
onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim.
Lütfü
Türkkan
Kocaeli
Grup
Başkan Vekili
Öneri:
Kocaeli Milletvekili ve Grup Başkan Vekili
Lütfü Türkkan tarafından, çiftçilerimizin sorunlarının tespiti,
tarımsal üretimde desteklerin artırılması, sektörün
sübvanse edilmesi ve girdi maliyetlerini düşürecek önlemlerin
alınması amacıyla 12/10/2021 tarihinde Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis
araştırması önergesinin diğer önergelerin önüne
alınarak görüşmelerin 12/10/2021 Salı günkü birleşimde
yapılması önerilmiştir.
BAŞKAN İYİ Parti grup önerisi
üzerine gerekçesini açıklamak üzere İYİ Parti Grubu adına
Konya Milletvekili Sayın Fahrettin Yokuş.
Buyurun Sayın Yokuş. (İYİ Parti
sıralarından alkışlar)
İYİ PARTİ GRUBU ADINA FAHRETTİN
YOKUŞ (Konya) Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;
İYİ Parti Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Dün vefat eden AK PARTİ Milletvekilimiz
İsmet Uçma Beye Allahtan rahmet, sevenlerine
başsağlığı diliyorum.
Değerli milletvekilleri, ülkemizde
tarımsal girdi maliyetleri tüm zamanların en yüksek seviyesine
ulaşmıştır. Çiftçilerin üretim yapabilmesi için en önemli
girdisi gübredir. Gübre fiyatlarındaki yüksek artış tarım
ürünlerinin ekimini olumsuz etkilemektedir. Tarımda yaşanan girdi
maliyetleri üreticinin borç yükünü de her geçen gün artırmaktadır.
Türk çiftçisinin üretim kabiliyeti maalesef her geçen gün erimektedir. Son bir
ayda DAP gübresi 6.800 liraya, üre gübresi 6.650 liraya, CAN gübresi 4.050
liraya, ekim gübresinin tonu 4.500 liraya yükseldi. Gübrede son bir yıl
içerisinde artış oranları yüzde 100 ile yüzde 300 arasında
değişiklik göstermiştir.
Sadece gübre girdileri değil elbette
çiftçilerimizin sorunu, artan tohum fiyatları, ilaç, mazot fiyatları,
elektrik fiyatları da neredeyse gübreyle yarışmaktadır. Bu
girdi fiyatlarının yüksekliği nedeniyle çiftçilerimiz artık
tarımdan soğumuş, üretimden bıkmış
durumdadır. 2018 yılı ile 2021 yılları arasına
baktığımızda tarım girdilerinde değişen tek
şey yüzdelik fiyat artışları, zamlar. Çiftçinin omzuna
yüklenen yüzde 100den, yüzde 300e varan gübre zamları, mazot, tohum,
elektrik, ilaç zamları.
Artan girdi maliyetlerinin dışında
çiftçimizin bitmek bilmeyen borcu da tarımsal üretimde kriz
koşulları belirlemektedir. Çiftçilerimizin 2021 yılı Eylül
ayı BDDK verilerine göre borçları 161 milyar liraya
yükselmiştir, Tarım Kredi Kooperatifleri borçları ise 11,5
milyar Türk lirasına ulaşmıştır. Toplam 172,5 milyar
borcu olan çiftçilerimizin özel sektöre borcu da 50 milyarın üzerinde
olması nedeniyle 220 milyar TLyi aşmıştır. Bu borçların
yaklaşık 6 milyar TLsi kanuni takip altındadır. Ne
acıdır ki haciz artık çiftçilerimizin traktörlerine,
tarlalarına, bağ ve bahçelerine gelmeye başlamış,
binlere, on binlere ulaşmıştır. Tarımsal üretim ve
çiftçilerimizin getirildiği bu aşama ülkemizi son yıllarda
ithalatçı ülke konumuna sürüklemiştir. Örnek vermek gerekirse
iktidar, dünyanın en büyük gıda ithalatçısı Çini bile
geride bırakarak ülkemizi dünyanın en büyük buğday
ithalatçısı hâline getirmiştir. Bu, aynı zamanda cumhuriyet
tarihinin en yüksek buğday ithalatı seviyesidir. Buğday
ithalatında belirlenen alım fiyatları, yerli üretim için
belirlenen taban alım fiyatlarından yüksek tutulmuştur. Yani
kendi çiftçimize kaşıkla verilen tarım desteği yabancı
ülke çiftçilerine kepçeyle verilmektedir.
Değerli milletvekilleri, hafta sonu Konya
Akşehir ve Tuzlukçu ilçelerinde çiftçilerimiz ve besicilerimizle beraber
oldum. Akşehir Yazla kasabasında çiftçilerimiz başta gübre,
tohum, mazot ve elektrik fiyatlarına yetişemediklerini ifade
ediyorlar; ürettikleri pancar, ürettikleri haşhaş kapsülünden zarar
ettiklerini söylüyorlar. Besiciler ise hayvanlarını satmak zorunda
kaldıklarını söylüyorlar. Süt fiyatlarındaki faciayı
burada defalarca anlattık, dinleyen yok. Allah aşkına, elinizi
vicdanınıza koyun; pancarda girdiler bir yılda ortalama yüzde 60
olmuş, siz Yüzde 25 zam verdik. diye övünüyorsunuz.
Değerli milletvekilleri, bilindiği gibi bu
yıl kuraklık yaşadık. Sayın
Cumhurbaşkanımız 4 Haziran 2021 tarihinde bir açıklama
yaptı. 61 ilde, kuraklık yaşanan illerimizde zarar gören çiftçilerimizin
zararlarının karşılanacağını hatta dekar
başı 100 liraya kadar destek verileceğini,
zararlarının ödeneceğini ifade etti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
FAHRETTİN YOKUŞ (Devamla) - Aradan dört
buçuk ay geçti, çiftçi ekime başladı ama Sayın
Cumhurbaşkanımızın sözü hâlâ yerlerde sürünüyor; AK
PARTİ Grubu da burada, hiç sesini çıkarmıyor. Kardeşim,
çiftçi bana soruyor: Cumhurbaşkanımın vaadi nerede? diyor.
Neden 61 ilde yüz binlerce çiftçimiz bekliyor? Hani zararlarımız
karşılanacaktı, hani söz vermiştiniz? Biz, devletimizin
başına inanmayalım mı? diyor. Haklılar vallahi. Ben
İnanmayın, 40 kere yalan söylüyorlar; hangi sözlerini tuttular ki?
diyorum ama buna rağmen çiftçilerimiz bir umut sizi bekliyorlar.
Üreticileri, çiftçileri yokluğa terk ettiniz; artık vazgeçiniz.
Şu grup önerimize Allah aşkına evet deyin de şu gübre
fiyatlarını bir araştıralım.
Hepinize teşekkür ediyorum. (İYİ
Parti sıralarından alkışlar)
MAHMUT TANAL (İstanbul) Sayın
Başkanım...
BAŞKAN Buyurun Sayın Tanal.
MAHMUT TANAL (İstanbul) Ben, teşekkür
ediyorum size.
Şırnaktan geldim.
BAŞKAN Hoş geldiniz.
MAHMUT TANAL (İstanbul) Sayın hatibin
bahsettiği gibi Şırnakta, Silopide vatandaş
tarlasına gübre götürüp o ürününe gübre atamıyor, gübre atması
yasak.
BAŞKAN Peki, teşekkür ediyoruz.
MAHMUT TANAL (İstanbul)
Şırnaklıların size ve tüm Meclise selam ve
saygılarını iletiyorum.
BAŞKAN Aleykümselam.
MAHMUT TANAL (İstanbul) Dediler ki:
Şırnakta yolumuz yok, elektriğimiz yok, suyumuz yok,
yatırım yok; işsizlik var.
BAŞKAN Sayın Tanal... Sayın
Tanal...
MAHMUT TANAL (İstanbul) Bu konuda mümkünse
Meclis biraz da Şırnaka bir ödenek ayırsın. dediler.
BAŞKAN Sayın Tanal, teşekkür
ediyoruz.
MAHMUT TANAL (İstanbul) Ben, bunları
Sayın Meclise iletmiş olayım Sayın Başkan.
BAŞKAN Halkların Demokratik Partisi
Grubu adına söz talep eden Mersin Milletvekili Sayın Rıdvan
Turan.
Buyurun Sayın Turan. (HDP
sıralarından alkışlar)
HDP GRUBU ADINA RIDVAN TURAN (Mersin) Sayın
Başkan, değerli vekiller; hepinizi selamlıyorum.
Türkiye tarımının içinde olduğu
durumu izah edecek 3-5 tane veri yeterli diye düşünüyorum, yani meselenin
böyle çok erbabı olmaya gerek yok. Bir tanesi tarım
topraklarının alanı, bir tanesi çiftçi sayısı, bir
tanesi de borç miktarı. Şimdi, 2002de 24 milyon hektar gibi
tarım toprağı varken bu, günün sonunda 19,5 milyon hektara
düşmüş durumda; Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı 2
milyon civarında çiftçi varken bu, 1 milyonun biraz üstüne
düşmüş durumda; borçlar da -160 milyon, 50 milyon öyle, 11 milyon
Tarım Krediye- yani 200 milyar doları geçmiş, 220 milyar dolara
doğru çıkmış durumda. Şimdi, çiftçi sayısı
azalıyor, ekilebilir topraklar azalıyor fakat borç artıyor.
Dedim ya, meselenin erbabı olmaya gerek yok, bu 3 veri tarımın
içinde olduğu durumu gösterir.
Fakat tabii, meseleye de şöyle bakmamak
gerekir, bazı şeyler yapısaldır. Yani bu
Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi için konuşuyoruz ya,
yani günün sonunda Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi denilen
hilkat garibesi, memleketi bir uçurumun dibine getirdi. Bunun içeresinde
Şu daha iyi düzenlenebilir miydi, bu konuda daha demokratik
davranılabilir miydi? gibi vehimlere gerek yok. Niye? Çünkü zaten
bizatihi bu sistemin üretmiş olduğu yapısal durum ülkeyi bundan
başka bir şekilde yönetmeyi imkânsız kılar; yapısal
bir durum var. Şimdi, tarım da tam böyle işte, yani
tarımsal süreçlere, tarımsal faaliyetlere fabrika, endüstri yani
endüstriyel tarım perspektifiyle baktığın andan itibaren bu
sübvansiyonları yapabilmen; mazotu, gübreyi, şunu bunu azaltabilmen,
çiftçi sayısını artırabilmen, ne bileyim, tarım
topraklarını çoğaltabilmen falan mümkün değil. Mesele
işte, tam bu yapısallıkla mücadele edebilmek; biz buna
agroekolojistler olarak endüstriyel tarım diyoruz. Endüstriyel
tarım, daha geçen hafta konuşuldu, iklim krizinin en büyük sebebi
arkadaşlar. Yani Türkiyede en sıkıntılı olan
şey, esasen bu tarımsal uygulamalar sonucunda kırsalın
tasfiye olmasıdır yani köylü kültürünün tasfiye olmasıdır.
Oysa bir ülkenin sağlıklı olabilmesi için sosyal açıdan,
iktisadi açıdan, toplumsal hatta siyasi açıdan
sağlıklı olabilmesinin ön koşullarından bir tanesi
kırsalın olmasıdır, kırsalın atalık
yöntemler ile kadim bilgi birikimiyle üretim yapabiliyor olmasıdır
ama siz yani bu şirket tarımının önünü
açtığınız andan itibaren bu kaçınılmaz bir
biçimde neyi sağlayacak?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
RIDVAN TURAN (Devamla) Kırsalın tasfiye
olmasını sağlayacak, buna paralel olarak da işsizlik
artacak, istihdam düşecek yani uzatmak mümkündür. Pek çok musibet tam da
bu endüstriyel tarım anlayışından kaynaklandı.
Bakın, Türkiye topraklarının zehre bulanması da, pestisit
faciası da, Marmaradaki müsilaj sorununun da esasen gelip
dayandığı şey bu tarım uygulamalarının hataları.
Bu sebeple, bir defa bu çiftçi borcu denilen hilkat garibesini ortadan
kaldırmak gerekir; küçük ve orta ölçekli çiftçilerin çiftçi
borçlarını kamu borcu hanesine yazmak gerekir. Ziraat Bankası
nasıl 750 milyon dolar parayı verip de kredi olarak dönüp
bakmıyorsa çiftçinin, özellikle küçük ve orta ölçekli çiftçinin de bu
anlamda desteklenmesi gerekiyor ama bunlarla birlikte tabii, girdilerin de
makul bir seviyeye çekilmesiyle birlikte esas mesele çiftçilerin
örgütlenmesinin önünü açacak kanuni adımları atmak gerekir. Bunlar
olduğunda belki düzelme olacaktır. (HDP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN Cumhuriyet Halk Partisi Grubu
adına söz talep eden Mersin Milletvekili Sayın Cengiz Gökçel.
Buyurun Sayın Gökçel. (CHP
sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA CENGİZ GÖKÇEL (Mersin)
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, AKPnin
uyguladığı yanlış ekonomi ve tarım
politikaları nedeniyle çiftçi her gün daha fazla borçlanıyor, borcu
borçla kapatmaya çalışıyor. Çiftçi borç ekiyor, haciz biçiyor.
Biz Çiftçiyi ihya edelim, çiftçiye ürettirmezsek yiyecek ekmek
bulamayız. diye bas bas bağırdık. Bugün çiftçimiz
artık toprağını ekmeyi bıraktı. 2002
yılında lideriniz Çiftçi sayısını azaltacağız.
dedi, bunu da başardınız.
Bugün CAN gübrenin fiyatı 4.050 lira, amonyum
sülfat 3.600 lira, üre 6.800 lira, DAP 7.400 lira, potasyum nitrat 5.500 lira,
mazot 7.650 lira. Çiftçi eskiden yağmur duasına çıkardı,
şimdi de elektrik parasını ödeyebilmek için duaya
çıkıyor. Mersin, narenciyenin başkenti ancak üreticiler zirai ilaç
bile kullanamıyor. Çiftçi, tarlasını sürecek mazot
alamıyor; sulama yapacak, elektrik borcuna para bulamıyor; sulama
birliğine borcu boyunu aşmış, ödeyemiyor. Çiftçi, gübre
vermeden, ilaçlama yapmadan, su kullanmadan üretim yapmaya
çalışıyor, buna rağmen binbir güçlükle
yetiştirdiği narenciye dalında kaldı arkadaşlar,
dalında; alıcı gelmiyor. Çiftçinin geldiği durum bu.
Tarım Kanunu açıkça size Millî gelirin en
az yüzde 1i oranında çiftçiye destek verilir. diyor; bunu vermek
zorundasınız. Bugüne kadar, çiftçiye hakkı olan bu parayı
vermediniz, siz çiftçinin hakkını çaldınız, çiftçiyi borca
batırdınız.
Değerli milletvekilleri, BDDK verilerine göre
2019 yılının Eylül ayında tarım sektörünün bankalara
olan borcu 160 milyar lirayı geçti. Pandemi döneminde tüm dünya
çiftçisine, üreticisine hibeler verdi, destekler verdi; AKP, çiftçisini borca
batırdı. Bugün, Ağustos 2021 itibarıyla tarım
sektörünün piyasaya, Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borcu 220 milyar
lirayı aştı. Siz eğer çiftçinin hakkını çalmasaydınız
çiftçi bugün toprağından ve üretiminden vazgeçmeyecekti. (CHP
sıralarından alkışlar) Çiftçimiz üretimden vazgeçiyor, siz
tarım ürünü ithal ediyorsunuz, yabancı ülkenin çiftçisini ihya
ediyorsunuz; utanın bundan.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
CENGİZ GÖKÇEL (Devamla) Elden gelen öğün
olmaz, o da vaktinde gelmez. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, şunu iyi bilin ki
bu alanda yaptığınız her türlü baskı aslında
çiftçiye zarar veriyor. Hangi alanda biliyor musunuz? Ürün tedarikçilerine,
hallere ve tarladan, bahçeden ürün alan tüccara, ihracatçıya
yaptığınız ve kestiğiniz ceza onlara bir
sıkıntı yaratmıyor; çiftçiye baskı yaratıyor,
çiftçiyi bitiriyor. Bugün Çukurovada mayer limon dalında bekliyor;
mandalina yetişti, okitsu dalında bekliyor. Eksiden bu ürünlerin
ihracatına tonda 110 dolar verilirdi arkadaşlar, 110 dolar ama siz
destekten vazgeçtiniz, çiftçinin bütün mallarını haczedip traktörünü
sattırıyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) Yazıklar
olsun! Yazıklar olsun!
CENGİZ GÖKÇEL (Devamla) Bir dakika
MAHMUT TANAL (İstanbul) Selamlama için bir
dakika daha verseydiniz.
BAŞKAN Teşekkür ediyoruz Sayın
Gökçel.
CENGİZ GÖKÇEL (Devamla) Teşekkür ederim.
(CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu
adına söz talep eden Kırklareli Milletvekili Sayın Selahattin
Minsolmaz.
Buyurunuz Sayın Minsolmaz. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
AK PARTİ GRUBU ADINA SELAHATTİN
MİNSOLMAZ (Kırklareli) Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; İYİ Parti Grubunun Meclis araştırması
açılması talebine ilişkin AK PARTİ Grubu adına söz almış
bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan önce değerli
büyüğümüz, düşünce ve fikir insanı, partimizin
kurucularından İsmet ağabeyimize, İstanbul Milletvekilimiz
İsmet Uçmaya Allahtan rahmet diliyorum, hepimizin başı
sağ olsun.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; Hükûmetimiz göreve geldiği ilk günden bugüne kadar
çiftçimizin her zaman yanında olmuştur ve olmaya devam edecektir. Son
on sekiz yılda üreticilerimize 311 milyar lira destek verilmiş,
sadece 2021 yılında destekler 24 milyar liraya
çıkarılmıştır. Çiftçimizin desteklenmediği
yönündeki iddialar doğru değildir, çiftçimiz taban fiyatlardan
memnundur.
MAHMUT TANAL (İstanbul) Ya, bunu
Şırnak meydanında bir git söyle bakayım Allah
rızası için, ne diyecekler ya size!
SELAHATTİN MİNSOLMAZ (Devamla) - Buradaki
tüm hatiplerin dile getirdiği gübre ham maddesinde yaşanan durum
doğrudur.
MAHMUT TANAL (İstanbul) Gidin bir söyleyin
Şırnak meydanında veya Urfa meydanında, gidin söyleyin.
SEMİHA EKİNCİ (Sivas) Saygı
gösterin.
SELAHATTİN MİNSOLMAZ (Devamla) - Gübre ham
madde tedarikçisi ülkeler ihracatlarını kısıtlamaya
gitmişler ve ham maddelerde yaşanan fiyat
artışlarından dolayı bir arz talep dengesi bozulması
yaşanmıştır.
MAHMUT TANAL (İstanbul) Anladım da
arkadaş, bize söyleyin ya, Allah aşkına ya!
BAŞKAN Sayın Tanal
Sayın Tanal,
kürsüde konuşmacı var.
MAHMUT TANAL (İstanbul) Sayın
Başkanım, bakın, Şanlıurfa, Nevşehir,
Şırnak AK PARTİye oy vermiş; gitsin, o meydanda bu
konuşmayı yapabiliyor mu?
SEMİHA EKİNCİ (Sivas)
Ayıptır, ayıp!
MAHMUT TANAL (İstanbul) Yazık ya!
BAŞKAN Lütfen, rica ediyorum Sayın
Tanal.
SELAHATTİN MİNSOLMAZ (Devamla) Dünyada
tarım ürünlerine yönelik talep artışı gübreye olan talebi
de körüklemiştir, neticede bir taraftan arzı kısılan,
diğer taraftan talebi artan gübre fiyatlarındaki artış
kaçınılmaz olarak dünyada olduğu gibi ülkemizde de baş
göstermiştir.
MAHMUT TANAL (İstanbul) Bu
konuşmayı vallahi, Sivas meydanında da söyleyemez. Çiftçiye
yardım ediyoruz, çiftçi iyi olmuş. Edemez
SEMİHA EKİNCİ (Sivas) Tamam, hafta
sonu Sivasa beraber gidelim.
MAHMUT TANAL (İstanbul)
Ablacığım, ben gelirim de siz burada
SELAHATTİN MİNSOLMAZ (Devamla) Ülkemizde
üretilen gübrenin ham maddesinin yüzde 90ının yurt
dışından karşılandığı göz önüne
alındığında gübrede yaşanan bu fiyat artışının
temel sebebi ortaya çıkmaktadır. Tüm dünyada yaşanan gübre
fiyatı yüksekliği ülkemizi de etkilemiş ancak Hükûmetimiz gübre
fiyatları artışı karşısında çiftçimizi
yalnız bırakmamış, gübre desteğini tüm ürünlerde yüzde
100 artırmıştır. Devletimiz 2016 yılında gübrede
KDVyi kaldırarak üreticimiz üzerindeki yükü hafifletmiştir. Dünyada
gübre ham maddecisi olan ülkeler, gübre ihracatında ciddi
kısıtlamalara gitmişler ve bu talebe cevap verebilmek
amacıyla bazı çalışmalar yapılmakta ve bu konuda da
kurum ve kuruluşlarımız gereğini yapmak için elinden geleni
göstermektedir.
2003-2021 döneminde toplam 18 milyar mazot
desteği verilerek 2017de başlayan yeni uygulamayla da stratejik
ürünlerde mazot maliyetlerinin yarısı karşılanma yoluna
gidilmiştir.
Geçtiğimiz yıl tarımsal
hasılamız ülke ortalamasının üzerinde yüzde 4,8 büyüyerek
333 milyar liraya yükseltilmiştir ve 2021 yılında da büyümeye
devam etmektedir. Bugün Türkiye, Avrupada tarımsal hasıla
bakımından lider ülke konumundadır ve dünyada 10uncu
sıradadır. Bu, Türk çiftçisinin bir başarısıdır.
Ülkemiz, dünyaya açık, rekabetçi, dinamik bir ekonomidir. Sürekli
ithalattan bahsedilmektedir ancak geçen yıl 16 milyar dolar ithalata
karşılık 21 milyar dolarlık bir ihracat
gerçekleşmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
SELAHATTİN MİNSOLMAZ (Devamla)
Sayın Başkanım, yani bahsedildiği şekilde bir
dışa bağımlılık söylemi asla doğru
değildir. Geçtiğimiz eylül ayında hem genel olarak ihracatımız
hem de tarımsal ihracatımız rekor kırmıştır;
tarımsal ihracat yüzde 24 artışla sadece bir ayda 2,7 milyar
olmuştur.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; muhalefet sürekli sadece ülkemize ait bir sorunmuş gibi
gıda fiyatlarındaki artışı gündeme getirmektedir ancak
bu husus tüm dünyanın bir sorunudur. Birleşmiş Milletler
Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) 2021 Eylül ayı verilerine göre
gıda fiyatları tüm dünyada yüzde 31 artmıştır. Bu
anlamda, bakıldığı zaman, çiftçi borçlarına, çiftçiyi
desteklemeye ilişkin Hükûmetimizin gösterdiği hassasiyet
ortadadır ve bundan sonra da devam edecektir.
Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK
PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN İYİ Parti grup önerisini
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler
Kabul etmeyenler
Kabul
edilmemiştir.
Şimdi 3 sayın milletvekiline, yerlerinden,
60a göre birer dakika söz vereceğim.
İlk söz Sayın Bahşinin.
VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)
28.- Antalya Milletvekili Feridun Bahşinin,
vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçmaya Allahtan rahmet
dilediğine ve Antalyanın Manavgat ilçesinde orman yangını
sonrası yüklenici firma tarafından yaş ağaçların
kesildiğine ve Tarım ve Orman Bakanını göreve davet
ettiğine ilişkin açıklaması
FERİDUN BAHŞİ (Antalya)
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet
Uçmaya rahmet diliyorum, ruhu şad olsun.
Antalyanın Manavgat ilçesinde çıkan
yangında bu bölgenin ormanlarının yüzde 85i kül olmuştur;
sonrasında ise binlerce hektarlık orman alanı yanmış,
kızılçam ağaçlarının kesilmesi için ihaleye
çıkarılan yüklenici firma da kesime başlamıştır
ancak yüklenici firmanın kesim yaparken, yanmış
kızılçam ağaçlarının yanı sıra özellikle
Gebece ve Sırtköyde yaş ağaçları da kesmesi orman
köylülerinin tepkisine yol açmıştır. Şimdi, Sayın
Orman Bakanını ve yetkilileri, kesimin bir an önce durdurularak
gerekli incelemenin başlatılması için göreve davet ediyorum.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN Sayın Tanal
29.- İstanbul Milletvekili Mahmut
Tanalın, Şırnaktaki vatandaşların sorunlarına
ilişkin açıklaması
MAHMUT TANAL (İstanbul) Teşekkür
ediyorum Sayın Başkanım.
Şimdi, değerli arkadaşlar, biraz
önce, işte, çiftçiye yapılan yatırımları vesaireyi
söylediler. Arkadaşlar, Şırnakta vatandaş tarlasına
gübre götürüp gübreyi atamıyor. Şırnak Milletvekiliniz burada,
Şırnakta vatandaş tarlasına sabahtan akşama kadar
çalışmaya gittiği hâlde yanında suyunu götüremiyor, bir
lokma, bir parça ekmeği götüremiyor. Ekmek ile su götürdüğü zaman
diyor ki Sen bunu teröriste veriyorsun. Vatandaş tarlasını
ekemediği için göç ediyor, perişan durumda. Yol yok, elektrik yok, su
yok, iş yok, yatırım yok ve vatandaşa terör
tazminatını da vermiyorlar. On dört seneden beri güvenlik
gerekçesiyle keşif yapılamıyor, vatandaşa terör
tazminatı da verilmiyor. Bu vatandaş nereye
sığınsın? Adalet istiyor, hukuk istiyor, eşitlik
istiyor, liyakat istiyor. AK PARTİli olmayan, Şırnakta nefes
alamıyor arkadaşlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
MAHMUT TANAL (İstanbul) Yani yazık,
günah! Artık bu liyakatsizliği bitirelim.
Bakın, Sayın Başkanım
BAŞKAN Sayın Tanal, lütfen, çok rica
ediyorum, söz süreniz tamamlandı.
MAHMUT TANAL (İstanbul) Teşekkür ederim,
sağ olun.
BAŞKAN Sayın Taşkın
30.- Mersin Milletvekili Ali Cumhur
Taşkının, vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet
Uçmaya Allahtan rahmet dilediğine ilişkin açıklaması
ALİ CUMHUR TAŞKIN (Mersin) Teşekkür
ederim Sayın Başkan.
Dün Hakka yürüyen, AK PARTİmizin
kurucularından İstanbul Milletvekilimiz İsmet Uçmanın
vefatı bizleri derinden üzdü. Gerçek bir dava adamı, inançlı bir
münevver, siyasi hayatımıza çok değerli katkılar sunan bir
siyasetçi olarak daima hatırlayacağımız İsmet
ağabeyimize Cenabıhaktan rahmet, kederli ailesine sabrıcemil
niyaz ediyoruz. Mekânı cennet, makamı ali olsun.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
BAŞKAN Birleşime on dakika ara
veriyorum.
Kapanma Saati: 16.36
İKİNCİ
OTURUM
Açılma Saati
: 16.47
BAŞKAN :
Başkan Vekili Haydar AKAR
KÂTİP ÜYELER
: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), İshak
GAZEL (Kütahya)
----- 0 -----
BAŞKAN Sayın milletvekilleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 5inci Birleşiminin İkinci Oturumunu
açıyorum.
Halkların Demokratik Partisi Grubunun İç
Tüzükün 19uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup
işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.
VII.- ÖNERİLER (Devam)
A) Siyasi Parti Grubu Önerileri (Devam)
2.- HDP Grubunun, 11/10/2021 tarihinde Van
Milletvekili Muazzez Orhan Işık ve arkadaşları
tarafından, 10 Ekim Gar katliamının bütün boyutlarıyla
araştırılması amacıyla verilmiş olan Meclis
araştırması önergesinin diğer önergelerin önüne alınarak
ön görüşmelerinin, Genel Kurulun 12 Ekim 2021 Salı günkü
birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi
12/10/2021
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Danışma Kurulu 12/12/2021 Salı günü
(bugün) toplanamadığından, grubumuzun aşağıdaki
önerisinin İç Tüzükün 19uncu maddesi gereğince Genel Kurulun
onayına sunulmasını arz ederim.
Hakkı
Saruhan Oluç
İstanbul
Grup
Başkan Vekili
Öneri:
11 Ekim 2021 tarihinde Van Milletvekili Sayın
Muazzez Orhan Işık ve arkadaşları tarafından verilen
14789 grup numaralı 10 Ekim Gar katliamının bütün
boyutlarıyla araştırılması amacıyla Türkiye Büyük
Millet Meclisine verilmiş olan Meclis araştırması
önergesinin, diğer önergelerin önüne alınarak görüşmelerinin
12/12/2021 Salı günkü birleşiminde yapılması
önerilmiştir.
BAŞKAN Halkların Demokratik Partisi grup
önerisinin gerekçesini açıklamak üzere söz talep eden Ankara Milletvekili
Sayın Filiz Kerestecioğlu.
Buyurun Sayın Kerestecioğlu. (HDP
sıralarından alkışlar)
HDP GRUBU ADINA FİLİZ
KERESTECİOĞLU DEMİR (Ankara) Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; öncelikle Sayın İsmet Uçmayı
saygıyla anıyor, ailesine ve AK PARTİ Grubuna
başsağlığı diliyorum.
Pazar günü 10 Ekim katliamının yıl
dönümüydü. Geride kalanlar olarak biz her yıl Gar Meydanında
arkadaşlarımızı, kardeşlerimizi, eşlerimizi,
çocuklarımızı anmak istedik. Acı, katliam, kayıplar,
adaletsizlik bu toprakların muhalif her ferdinin bedenine işleyen bir
sızıdır ama ne olursa olsun, o güne kadar vahşetin böylesine
tanık olmamıştık. O gün yaşananları
anlatmayacağım çünkü acıya acı katmak değil; umudu
büyütmek, aydınlık bir geleceği kurabilmemize vasıta olmak
isterim.
10 Ekim 2015 katliamının neden
olduğu, nasıl göz göre göre olduğu, nasıl önlemek için
hiçbir şey yapılmadığı, nasıl adil bir
yargılama olmadığı, hiçbir kamu görevlisinin sorumluluk
almadığı, hiçbirinin yargılanmadığı;
Antepten, Suruçtan, Diyarbakırdan geçen IŞİD
mensuplarının yollarının nasıl Ankara'ya
ulaştığı, ifadeleri bile alınmadan
bırakılanlar, sağ yakalanabileceği hâlde gerçeğe
ulaşılmasın diye öldürülerek ele geçirilenler; bunların
hepsi yazıldı çizildi ve anlatıldı. Yani gerçeğe
ulaşmak isteyenlerin kulakları işitmez, gözleri görmez olamaz
çünkü herkes her şeyi bütün açıklığıyla biliyor.
Valilik, geçen gün, 10 Ekim katliamında
hayatını kaybedenlerin anısına dikilecek olan mabet
ağacı ginkgo fidanlarını gece yarısı taşıyıp
götürmüş. Geride kalanların yas tutabileceği ağaç
fidanına bile tahammülü olmayanların iflah olmasını tabii
ki beklemiyorum. Çünkü düzen hep böyle yürür. Cumartesi Anneleri yıllarca
kayıplarını aradıkları Galatasaray Meydanından
uzaklaştırılır ve onların yerine başka anneler
makbul kabul edilerek diğerlerinin yok olacağı
sanılır. Bir tren kazası olur, Bu bir kaza değil,
cinayet. diyen yakınları tam da Anayasa Mahkemesinin önünde
saldırıya uğrar. Somada madenciler ölür, ölenlerin
yakınlarına bir tekme atan bir kamu vardır orada mutlaka.
Devlet ve iktidar aynı şey değil.
diyenlerin sesini duyuyorum ama aynı şey. Üstelik hep de aynı
oldu. Çorumda, Maraşta da aynıydı; Sivasta, Madımakta
da aynıydı; Roboskide de aynıydı; bugün de aynı. Bu
ülkede korunması gereken, yurttaş değil devlettir ve
aslında o esnada kim devletin gücünü kullanıyorsa odur. Aktörler
değişebilir ama yurttaşların acısı
değişmez. Örneğin, katliamda hayatını kaybeden Osman
Turan Bozacının oğlu Çağlayan Bozacı,
babasının mezarı başında yaptığı
konuşma nedeniyle gözaltına alındı. Anma haberini yapmak
isteyen gazeteci Arda Erşin Ankarada polisin Seni dörde bölerim.
tehdidine, küfürlerine maruz kaldı. Bu engellemelerin, bu tehditlerin
işaret ettiği siyasal bir neden var. 11 Ekimde davaya gizlilik
kararı getirilmesi, davada amacın sorumlulardan hesap sormak
değil, devletin sorumluluğunun üzerini örtmek olduğunu bize
açık şekilde gösterdi. Üstünü örtmek için gösterilen onca çabaya
rağmen beş yıldır süren davada kamu görevlilerinin bir dizi
ihmali olduğu da ortaya çıktı. Bombacıları
taşıyan Yakup Şahini patlayıcı
hazırlığında kullanılan ham madde
aldığı için 30 Eylülde Nizip Emniyeti takibe aldı,
Gaziantep Emniyetini uyardı, Gaziantep Emniyeti hiçbir şey
yapmadı. IŞİD katliamlarını örgütleyen fail Nusret
Yılmaz 2 defa Gürcistana geçmek istedi, kırmızı bültenle
arandığı için Gürcistan kabul etmedi, Yılmaz şu anda
belki de elini kolunu sallayarak aramızda dolaşıyor. Katliam
öncesi mülkiye müfettişleri Saldırı gerçekleşebilir. diye
rapor hazırladılar, Terörle Mücadele bu konuda hiçbir şey
yapmadı.
Bakın, daha çok yeni, Irak Başbakanı
Mustafa el-Kazımi ve Fransız haber ajansı AFP, ABD
tarafından aranan ve IŞİDin mali sorumlusu olduğu
belirtilen Sami Casimin düzenlenen gizli operasyonla Türkiyede ele
geçirildiğini duyurdu. Yine, eş zamanlı olarak, Avrupa
Birliğinin AB istihbarat birimi EUINTCENin AB en üst düzey karar
mekanizmalarına gönderdiği çok gizli ibareli Ankara
Bombalaması başlığını taşıyan ve
iktidarın sorumluluğuna işaret eden bir belgenin ortaya
çıktığı iddia ediliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR
(Devamla) Tamamlayacağım Sayın Başkan.
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR
(Devamla) Türkiyeden bu konularla ilgili şu ana kadar hiçbir
açıklama yapılmadı. Açıkçası, 10 Ekimde
ölmediğimiz ve yaşadığımız için hâlâ hesap
soruyorlar; yaşadığımız ve hafızamız
olduğu için, hatırlattığımız ve gerçekleri ortaya
çıkarmaya devam ettiğimiz için hesap soruyorlar.
Suruçtan yaralı olarak kurtulan Doktor
Çağla Seven diyor ki: Bizim ve 10 Ekim ailelerinin rahat
uyumasını sağlamak ve iyileşmek için tababete değil,
adalete ihtiyacımız var. Bunu sağlayacak olan da
yargıdır, bunu sağlayacak olan da Meclistir. Eğer onlar
yapmıyorsa bunu sağlayacak olan da sizlersiniz sevgili
halkımız.
Saygılar sunarım. (HDP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Cumhuriyet Halk Partisi Grubu
adına söz talep eden Ankara Milletvekili Sayın Murat Emir.
Buyurun Sayın Emir. (CHP sıralarından
alkışlar)
CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu
saygıyla selamlıyorum
Altı yıl önce Ankara Gar meydanı
önünde yitirdiğimiz 103 vatandaşımızı rahmetle ve
saygıyla anıyorum. 500den fazla da vatandaşımız
yaralandı. Yakın geçmişimizde
yaşadığımız, tanık olduğumuz en acı
olaylardan, en kanlı katliamlardan biriydi. 10 Ekim katliamıyla
doğru dürüst yüzleşmedik çünkü yüzleşmek için,
yaralarımızı sarmak için adalet talep etmek zorundayız ve
adaleti tesis etmek zorundayız. Oysa yargılama sürecine
baktığımızda dosyada delillerin doğru dürüst
araştırılmadığı, eksik dosyayla yargılamanın
yapıldığı ve gerçek suçluların
araştırılmadığı, görünür suçluların
yargılandığı bir yargılama sürecine tanık olduk,
dolayısıyla da hepimizin yarası hâlâ kanıyor
arkadaşlar. O zamanı kısaca anımsayalım: 7 Haziran
seçimlerine giderken yine bugünkü gibi Cumhurbaşkanı tehdit
etmişti, 400 vekil verin, bu iş huzurla çözülsün. demişti. 400
vekili alamadığınız gibi Parlamento çoğunluğunu
da kaybettiniz. İktidar olamayınca da gizli eller devreye girdi ve
Türkiyeyi âdeta kan gölüne döndürdü.
Suruç, Diyarbakır, sonrasında Ankara
Garı, sonrasında başka kanlı, bombalı eylemlerle
sarsıldık ve çok acılar yaşadık. Ve o sırada
-yine anımsayın- yine Genel Başkanınız, Sayın
Cumhurbaşkanı Milletimiz kaosu seçti. demişti ve Türkiyeyi bu
süreçte 1 Kasım seçimlerine sürüklediniz. İşte bu nedenle,
değerli arkadaşlar, o günlerde bu terör saldırısını
yapanları, göz yumanları, destek olanları, arkasındaki
kirli elleri saklamayı tercih ettiniz. Sadece Ankara Garı
davasında bile, baktığınızda, İçişleri
Bakanlığının yani devletimizin teftiş
raporlarında bile bu kişilere görünmez bir koridor
açıldığı apaçık ortada. Yunus Emre Alagöz aslında
teknik takip altında, nasıl gelebildiği hâlâ soru işareti.
Kardeşi Abdurrahman Alagöz, daha bir ay önce Diyarbakırdaki
bombalamayı yapmış, İlhami Balıyla yani
IŞİD emiriyle sürekli telefonda konuşuyor ve devletin bilgisi
dâhilinde. Şimdi siz burada kamu görevlilerinin buradaki ihmalini, gizli
elleri, kirli elleri araştırmazsanız adaleti
sağlamış ve dolayısıyla da 10 Ekim Ankara Garı
patlamasıyla olması gerektiği gibi hesaplaşmış,
yüzleşmiş olabilir misiniz? Elbette olamazsınız.
Dolayısıyla burada hâlâ yapılması gereken çok şey var.
Değerli arkadaşlar, 10 Ekim Ankara
Garı patlamasından birkaç dakikayla kurtulan bir
arkadaşınızım. O sırada birkaç dakikalık gecikme
dolayısıyla şu anda aranızdayım, öyle zannediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
MURAT EMİR (Devamla) Sayın
Başkanım, bağlıyorum.
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
MURAT EMİR (Devamla) - Orada kamu görevlileri,
güvenlik güçleri yaralılara, yakınlara, oradaki insanlara su ve gaz
sıktılar ve maalesef devletimizin güvenlik güçlerinin ve Ankara
Valiliğinin bu kaba, hukuk tanımaz tutumu aynen devam ediyor.
Altı yıldır, biz, orada, özellikle ölenlerin
yakınları, olması gerektiği gibi bir anma töreni dahi gerçekleştiremiyoruz.
Bizler dahi, milletvekilleri dahi gazlanmadan, coplanmadan o anma törenleri
gerçekleştirilmiyor ama orada insanların anmasına dahi engel
olan devletin polisi, her nasılsa Ankara Garına girenleri arama
ihtiyacı dahi duymamıştı ve o aramanın niye
yapılmadığının hesabı hâlâ sorulmuş
değil.
Son bir şey arkadaşlar, bakın,
Hitler, yaptığı birçok zulümle anılıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
MURAT EMİR (Devamla) Sayın
Başkanım, kapatıyorum, bir cümle. Sabrınızı
zorladığımı biliyorum ama çok özür dileyerek
BAŞKAN Peki, bir cümle daha; son cümlenizi
alalım.
MURAT EMİR (Devamla) Hitler, Berlinde kitap
yaktığı için anılıyor. Sizler de maalesef, gecenin bir
yarısı ağaç topladığınız için
anılacaksınız. Böyle bir lekeyi size bile yakıştıramadım.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP
sıralarından alkışlar)
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Cumhurbaşkanımıza
isnat edilen gerçek dışı beyanları reddediyoruz. Terörle
mücadelemiz etkin şekilde sürdürülecektir; kayıtlara geçsin.
BAŞKAN Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu
adına söz talep eden Tekirdağ Milletvekili Sayın Mustafa Yel.
Buyurun Sayın Yel. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA YEL
(Tekirdağ) Sayın Başkan, değerli milletvekillerim,
ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarım;
hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlamadan önce, İstanbul
Milletvekilimiz, değerli ağabeyimiz, büyüğümüz, çok
Saygıdeğer Milletvekilimiz İsmet Uçmanın Hakkın
rahmetine kavuşmasından dolayı kendilerine Rahmetirahman
diliyorum. Allah, gani gani mekânını cennet eylesin inşallah.
Değerli arkadaşlar, 10 Ekim 2015 tarihinde
Ankara Tren Garında meydana gelen patlamayla ilgili olarak HDP Grubunun
vermiş olduğu Meclis araştırması önergesi üzerine AK
PARTİ Grubu adına söz almış bulunmaktayım.
Yüce heyetimizi saygıyla selamlıyorum.
10 Ekim 2015 tarihinde 12.00 ile 16.00 saatleri
arasında Ankara Tren Garından Sıhhiye Meydanına kadar
toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılacağı bildiriminde
bulunulmuş ve Valilik makamınca bu bildiri kabul edilmiştir.
Toplanma noktasında, gar kavşağında, başta KESK,
DİSK, Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Tabipler
Birliği gibi sivil toplum kuruluşlarının yanı
sıra, birçok siyasi oluşum, siyasi parti, STK, dernekler ve
vatandaşların katılımıyla saat dokuz itibarıyla
toplanmaya başlanılmıştır. 10 bin kişinin
toplandığı ve kortej hazırlığı
yapıldığı esnada saat 10.04.29da birinci ve 10.04.32de de
ikinci patlama meydana gelmiş ve 102 kişi hayatını
kaybetmiş, 417 vatandaşımız yaralanmıştır.
Hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza tekrardan
Allahtan rahmet diliyorum.
Bahse konu eylemi gerçekleştiren canlı
bombalardan birisinin Suruç saldırısını gerçekleştiren
Abdurrahman Alagözün ağabeyi Yunus Emre Alagöz isimli şahıs
olduğu tespit edilmiştir; diğer şahsın Suriye uyruklu
erkek bir şahıs olduğu tespit edilmiş ancak
şahsın açık kimliği, bilgisi tespit edilememiştir.
Ankara Tren Garında 10 Ekim 2015 tarihinde
meydana gelen terör saldırısının faillerinin ortaya
çıkartılması amacıyla yapılan çalışmalarda,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen
2015/141243 sayılı soruşturma kapsamında, Ankara Emniyet
Müdürlüğünce hazırlanan fezlekeli tahkikat evrakında 31
şahsın şüpheli durumunda bulunduğu, bunlardan 2sinin
canlı bomba eylemini gerçekleştiren şahıslar olduğu,
yakalanarak gözaltına alınan 6 şahsın
tutuklandığı, 23 şahsın ise şüpheli ve firari
olarak yer aldığı anlaşılmıştır.
Güvenlik birimlerimiz olarak, DEAŞ terör örgütüyle diğer terör
örgütleriyle olduğu gibi kararlılıkla mücadele edilmekte olup
gerçekleştirilen başarılı operasyonlarla örgütlerin
strateji ve taktikleri çözülmeye başlanmış, örgütlerin
yapılanmaları deşifre edilmiş, gerçekleştirdikleri
eylemler aydınlatılmış, sözde lider ve üst düzey
sorumluların birçoğu yakalanarak örgüte büyük darbeler
vurulmuştur. Ayrıca DEAŞ terör örgütüne yönelik yürütülen terör
soruşturmaları uluslararası anlaşmalar, Anayasa, yasalar ve
ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
MUSTAFA YEL (Devamla) Bu yönde haklarında
terör örgütü üyesi olduğu ve örgüt adına faaliyet gösterdiği
yönünde bilgiler elde edilen şahıslarla ilgili olarak detaylı
çalışmalar yapılmakta ve adli makamların talimatıyla
şahıslarla ilgili soruşturmalar yürütülmektedir.
RIDVAN TURAN (Mersin) Gaziantep istihbarat
soruşturma raporuna rağmen, nasıl oluyor da bunlar Ankaraya
kadar eskortla geliyorlar ya, bir ondan bahseder misin?
MUSTAFA YEL (Devamla) Ankara Tren Garı eylemi
özelinde ise Ankara Emniyet Müdürlüğü kadrosunun 20 Temmuz 2015 günü
meydana gelen Suruç eylemi sonrası senelik izinleri
kapatılmıştır.
ALİ ŞEKER (İstanbul) Ankaraya
eskort eşliğinde geldi o patlamayı yapanlar.
MUSTAFA YEL (Devamla) Yine o dönem meydana gelen
Diyarbakır ve Suruç saldırılarıyla birlikte terör örgütlerinin
eylemsellik sürecini artırmaları nedeniyle Ankara Emniyet
Müdürlüğü bünyesinde güvenlik toplantısı yapılarak var olan
mevcut tedbirlere ilaveten ek birtakım önlemler
alınmıştır. Tedbirler gözden geçirilerek güncellenmiş,
intikal eden yazılar doğrultusunda tedbirler
artırılmıştır.
ALİ ŞEKER (İstanbul) Göz göre göre
patlatıldı bombalar. Katliam, katliam
MUSTAFA YEL (Devamla) Değerli
milletvekilleri, söz konusu eylemle ilgili olarak Ankara Cumhuriyet
Başsavcılığınca yürütülmekte olan soruşturma devam
etmekte olup bu konuda diğer terör eylemlerinde olduğu gibi etkin bir
mücadele kararlılıkla sürdürülmektedir.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.(AK
PARTİ sıralarından alkışlar)
MAHMUT TANAL (İstanbul) Başkanım,
gece yirmi dörtten sonra arama kararı niye kaldırıldı?
BAŞKAN Halkların Demokratik Partisi grup
önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler
Kabul etmeyenler
Kabul edilmemiştir.
MAHMUT TANAL (İstanbul) Gece yirmi dörtten
sonra Ankaraya girişte arama kararı kaldırıldı!
ALİ ŞEKER (İstanbul) Ortada sorumlu
yok ha? Niye araştırmadınız etkin soruşturma olup
olmadığını? Niye araştırılmasını
istemiyorsunuz ısrarla senelerce?
BAŞKAN 3 sayın milletvekiline
yerlerinden İç Tüzük 60a göre söz vereceğim.
İlk söz, Okan Gaytancıoğlunun.
Buyurun Sayın Gaytancıoğlu.
VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)
31.- Edirne Milletvekili Okan
Gaytancıoğlunun, Edirne İpsaladaki dolu
yağışı nedeniyle ekinlerin zarar gördüğüne ve
oluşan zararların karşılanmasını talep
ettiğine ilişkin açıklaması
OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) Teşekkür
ederim Sayın Başkan.
Bu sabah saat beş sularında
İpsalamızın Balabancık, Sultanköy, Sarıcaali,
Paşaköy; Meriçin Büyükaltıağaç köylerinde yaklaşık 15
bin dekar alanda çok ciddi bir dolu yağışı olmuştur.
Buraların yüzde 60ında hâlâ çeltik vardı, aşağı
yukarı yüzde 40ı biçilmişti. Çeltik ekili alanlar büyük zarar
görmüştür, birçoğu TARSİMden sigortalı değildi. Gerçi
TARSİM de gerekli çalışmaları yapıyor, yeterli olmasa
da, takipçisi olacağız. Bu, bir millî servettir, sigortalı
olmayanların da takipçisi olacağız.
Buradan Tarım Bakanlığına
sesleniyorum, üreticilerimizin millî servet olan zararlarının
karşılanmasını talep ediyorum; üreticilerimize de bölgemize
de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
BAŞKAN Sayın Kılavuz.
32.- Mersin Milletvekili Olcay Kılavuzun,
Suriyede şehit olan Özel Harekât polisleri Fatih Doğan ve Cihat
Şahini rahmet ve minnetle andığına, 9-10 Ekim 2021
tarihlerinde Ankarada gerçekleştirilen Ülkü Ocakları Türk Gençliği
Büyük Kurultayı ile Türkiyenin Asli Gücü Analar Bacılar
Kurultayına ilişkin açıklaması
OLCAY KILAVUZ (Mersin) Teşekkür ediyorum
Sayın Başkan.
Suriyede şehit olan Allahın
aslanları Özel Harekât polislerimiz Fatih Doğanı ve Cihat
Şahini rahmetle ve minnetle anıyorum.
Ankara, hafta sonu Türk vatanını ve Türk
milletini hedeflerine ulaştıracak millî kuvvetin ve millî kudretin
yegâne teminatı Ülkü Ocakları Türk Gençliği Büyük Kurultayı
ve Türkiyenin Asli Gücü Analar ve Bacılar Kurultayına şahitlik
etti. X, Y, Z diyerek Türk gençliğini ayrıştıran
anlayışlara karşı, Türkiyenin ikbal ve istikbalinden
umudunu kesen bakışlara karşı ülkücü Türk gençliğinin
tarihî mesajı dosta güven vermiş, Türk ve Türkiye
düşmanlarını zangır zangır titretmiştir.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyin ifadesiyle, millî şerefimizin
abidesi olan analarımızın ve bacılarımızın
büyük coşkusu umudumuzu perçinlemiştir.
Kurultayımızda emeği olan herkese
teşekkür ediyorum.
BAŞKAN Sayın Kerestecioğlu
33.- Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu
Demirin, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Gününe ilişkin
açıklaması
FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR
(Ankara) Teşekkürler Sayın Başkan.
Ağrıda, 4 yaşındaki Leyla
Aydemirin ölümüne ilişkin dava dosyası faili meçhul olurken Türkiye,
11 Ekim Dünya Kız Çocukları Gününe kara bir tabloyla girdi. Ceza
mahkemelerine 2013-2020 döneminde toplam 140 binden fazla çocukların
cinsel istismarı suçu geldi, İHD raporuna göre 2002den bu yana 18
yaşın altında 440 bin çocuk, doğum yaptı.
Şartlı salıvermeler arttı, Rıza var. demeler, iyi
hâl indirimleri de dikkat çeker düzeyde. Tüm kız çocuklarına
aydınlık bir geleceği kuracağımıza söz veriyoruz.
Saygılar sunarım.
BAŞKAN Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun
İç Tüzükün 19uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır,
okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.
VII.- ÖNERİLER (Devam)
A) Siyasi Parti Grubu Önerileri (Devam)
3.- CHP Grubunun, 11/10/2021 tarihinde İstanbul
Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi ve arkadaşları
tarafından, kantincilerin tüm sorunlarının belirlenmesi ve çözüm
yollarının tespiti amacıyla verilmiş olan Meclis
araştırması önergesinin diğer önergelerin önüne
alınarak ön görüşmelerinin, Genel Kurulun 12 Ekim 2021 Salı
günkü birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi
12/10/2021
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
Danışma Kurulu 12/10/2021 Salı günü
(bugün) toplanamadığından, grubumuzun aşağıdaki
önerisinin, İç Tüzükün 19uncu maddesi gereğince Genel Kurulun
onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim.
Engin
Özkoç
Sakarya
Grup
Başkan Vekili
Öneri:
İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş
İlgezdi ve arkadaşları tarafından, kantincilerin tüm
sorunlarının belirlenmesi ve çözüm yollarının tespiti
amacıyla 11/10/2021 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına verilmiş olan Meclis
Araştırması Önergesinin (2837 sıra no.lu) diğer önergelerin
önüne alınarak görüşmelerinin 12/10/2021 Salı günlü
birleşimde yapılması önerilmiştir.
BAŞKAN Cumhuriyet Halk Partisi grup
önerisinin gerekçesini açıklamak üzere söz talep eden İstanbul
Milletvekili Sayın Gamze Akkuş İlgezdi.
Buyurun Sayın İlgezdi. (CHP
sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ
(İstanbul) Sayın Başkan, değerli vekiller; Gazi Meclisi
saygıyla selamlıyorum.
Bugün kantincilerin sorunlarından
bahsedeceğim ama aslında milyonlarca
yurttaşımızın da sesine ses olmaya çalışacağım.
Büyük usta Yaşar Kemal, bir yazısında
Dert söyletir, hâl ağlatır. der. Ülke olarak tam da o
noktadayız. Bir tarafta, yüreklerinde birçok dert, yaşamı
sırtında taşımak zorunda kalan halkımız var;
diğer tarafta, sorun yokmuş gibi davranarak ortada sorun
kalmayacağına inanan bir iktidar var. Çünkü bir sorunun
varlığını kabul etmek demek, aynı zamanda sorunu
çözmeyi gerektirir. Bu iktidar da Bu sorunu çözecek gücüm yok. diyor.
İşte bu nedenle, saray kabinesine göre Hayat pahalı değil,
enflasyon yok, marketlerde fiyatlar gayet uygun, işsizlik derseniz çoktan
tarihe karıştı, yoksulluk ve açlık sınırı
sorun olmaktan çıktı yani insanlarımız refah ve varlık
içinde yaşıyorlar. Oysa hakikat tektir, istediğiniz kadar
eğip bükmeye çalışın; değiştiremezsiniz.
Değerli vekiller, size iktidarın
yokmuş gibi davrandığı Türkiye manzarasından ibretlik
bir kesit aktaracağım. Geçtiğimiz hafta İstanbulda
kantinci esnafıyla bir araya geldik; bir dokunduk, bin ah işittik.
Derdimize dert katan çok ama derman olacak bir iktidar yok. dediler,
haklıydılar. İki yıla yaklaşan pandemiden
paylarını sefalet ve çaresizlik olarak aldılar, uzaktan
eğitim sürecinde gelirlerini daha da kaybettiler. Kantinlerin
işleyemez hâle gelmesi, aileleriyle birlikte 1 milyon kişiye
ulaşan devasa bir kitleyi doğrudan etkiledi; kapı kapı
dolaştılar, muhatap bulamadılar. Feryatlarını sonunda
bir Bakanlık duydu, gelin görün ki o da yanlış duydu. Somaliye,
Tunusa, hatta Kongoya hibe veren hazine, kantincilerden, birikmiş vergi
ve SGK prim borçlarını talep etti. Vatandaşa IBAN vererek
dünyanın en cömert ülkesi olanlar, evine ekmek götüremeyen kantincileri
icraya vererek ne kadar merhametli olduklarını bir kez daha
gösterdiler. Bu, aslında işin pandemideki mali boyutu sadece.
Öte taraftan kantincilerin elini kolunu
bağlayan ciddi yapısal sorunlar var. Anımsayacaksınız,
2016da çocuklarımızın sağlıklı beslenmesi için
okul gıdası uygulamasına geçildi. Bu kapsamda 26 firmaya
iş verildi ancak gıdaların maliyeti yüksek, raf ömürleri
kısa olunca firmalar üretim yapamadı, yapmadı. Bugün kantinlerde
satılması gereken logolu ürünler satışa dahi
çıkarılamadı, piyasada yok yani; ancak öğrenciler
kantinlerde satışı yasak ürünleri dışarıdan
kolaylıkla alıp tüketebildiler.
Bir kantinci, bu durumu şöyle isyan ederek
seslendiriyor: Eskiden 100 ürün satarken son yasaklarla 5 ürüne indik; kira
artıyor, vergi artıyor ama bizler yasalara uyduğumuz için resmen
cezalandırılıyoruz. Herkesi mağdur eden, tekel yaratan bu
piyasacı anlayışı bir an evvel terk etmeliyiz. Bütün
okullarda kaliteli, kolay ulaşılabilir, sağlıklı
sıcak yemeği ücretsiz olarak sağlamalıyız çünkü sosyal
devletin gereği budur ve inanıyorum ki kantincilerimiz,
Bakanlıkla yapacağı anlaşmalarla bu hizmeti en iyi
şekilde sunabilirler. Bu fırsatı onlara vermeliyiz diyorum.
Sorunlar bitti mi? Hayır. Okullar
açılınca kantinler hizmet vermeye başladı ama bu sefer de
yüksek kira bedelleriyle karşılaştılar. Çoğu aile
şirketi olan kantinciler, bu yükün altından kalkamıyor. Biz bu
işletmelere bir nebze can suyu olabilmek için iki yıl boyunca
kantinlerden kira alınmamasını öneriyoruz.
Kantinler aynı zamanda kadın
istihdamı için de önemli alanlar. Geçimini kantinden sağlayan 300 bin
kişinin yüzde 70i kadın. Bu insanların okullar kapanınca
iş akitleri de sona eriyor. Böylece hem işlerini hem de sigorta
haklarını kaybediyorlar. Hâl böyle olunca, güvencesiz iş
havuzuna dâhil edilerek başka seçenekleri kalmadan sömürü
çarkının dişlilerinde ezilip gidiyorlar. Bu mağduriyetin
önüne geçmek adına devletin mutlaka sigorta prim desteğini
sağlaması gerekir.
Elbette beş dakika içerisinde tüm
sorunları dile getirebilmem mümkün değil. Bu sebeple, bir
araştırma komisyonu kurulmasını talep ediyoruz.
Ayrıca, bu yalnızca kantincileri değil, tüm toplumu da ilgilendiren
bir sorun. Bakın, insanın iki kalbi vardır, biri kanar, öbürü
tahammül eder. İnanın, milyonlarca yurttaşımızın
artık ne vaatlere kanacak ne de çaresizliğe tahammül edecek takati
kaldı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (Devamla) Biz
biliyoruz ki söyleyecek sözü kalmayanların, bu sorunları çözmeye de
niyeti yok.
Bu kürsüden milletime seslenmek isterim: Hani
Nazım Usta diyor ya: Umut, umut, umut/ Umut insanda. Alın teriyle,
emeğiyle geçinenlerin hakkını ve hukukunu savunmak,
umutlarını diri tutmak bizim boynumuzun borcudur.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN İYİ Parti Grubu adına
söz talep eden Trabzon Milletvekili Sayın Hüseyin Örs.
Buyurun Sayın Örs. (İYİ Parti sıralarından
alkışlar)
İYİ PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN
ÖRS (Trabzon) Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri;
Cumhuriyet Halk Partisinin vermiş olduğu öneriyle ilgili
İYİ Parti Grubu adına söz aldım. Hepinizi en derin
saygılarımla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri,
yaşadığımız dönemde esnafımız çok büyük
sıkıntıdadır. Mart 2020den itibaren ülkemizde
salgının yaşanmaya başlaması ve sokağa çıkma
kısıtlamalarıyla tüm esnaf gibi kantinci
vatandaşlarımız da ekonomik olarak zor bir süreç
yaşamıştır. Okulların kapanmasıyla kantinler de
kapanmış, kantinci esnafımız devlet tarafından
açıklanan destek paketlerinden ya faydalanamamış ya da yeterli
desteği almamıştır. Buna rağmen kantinci
esnafımız vergi borcunu, SGK prim borcunu ödemek zorunda
kalmış, çok zor bir süreç geçirmiştir; maalesef bu zor süreç
bugün de devam etmektedir.
Değerli milletvekilleri, bugün geldiğimiz
noktada okullar açıldı, evet, okullar açıldı ama bazı
kantinler hâlâ daha kapalı, açık olan kantinler ise yeterli seviyede
iş yapamamaktadırlar. Pandemi döneminde iş yapamayan okul
kantincileri, borç para ve kredilerle hayatlarını sürdürmeye
çalışmakta, kapalı kaldıkları dönemin ekonomik ve
sosyal zorluklarıyla mücadele etmeye devam etmektedirler. Ülkemizde
ilköğretim, ortaöğretim ve üniversiteler olmak üzere okul
sayısını göz önüne alırsak kantincilerimizin
yaşadığı mağduriyetlerin yüz binlerle ifade
edilebilecek sayıda vatandaşımızı ilgilendiren çok
önemli bir konu olduğunu görebiliriz.
Değerli milletvekilleri, üniversite kantinleri
öğrenci sayısına göre kira ödemektedirler. Derslerin önemli bir
kısmının uzaktan eğitim yoluyla işlenmesiyle
üniversitedeki kantincilerimiz de büyük mağduriyetle karşı
karşıyadırlar. Devlet desteği yok, öğrenci az ama kira
devam ediyor. Üniversite kantinlerinde yaşanan bu mağduriyetin de göz
ardı edilmemesi ve çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, bilindiği üzere,
Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener grup
toplantılarımızda esnaf, STK temsilcileri, atanamayan
öğretmenler, emeklilikte yaşa takılanlar gibi birçok alanda
mağduriyet yaşayan grupların temsilcilerinin Türkiye Büyük
Millet Meclisi kürsüsünden seslerini duyurmalarına imkân vermekte,
yandaş kanallar yayınlamasa da TRT, TBMM TV ve bazı TV
kanalları yayını kesse de kürsüyü asıl sahiplerine teslim
etmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
HÜSEYİN ÖRS (Devamla) Teşekkür ederim.
Geçtiğimiz 30 Haziran günü yapılan grup
toplantımızda da kantincilerimizi temsilen Sayın Burhan
Yıldırım, kürsüye çıkmış ve birinci
ağızdan mağduriyetlerini dile getirmişlerdir. Burhan
Yıldırım o gün demişti ki: Pandemi döneminde en çok
zorlukları yaşayan biz kantincileriz, on altı aydır
evlerine ekmek götüremeyen esnafı temsilen buradayım,
evlatlarına, eşlerine mahcup anne ve babaların sesini duyurmak
için buradayım, çocuğuna süt almak için evindeki
eşyalarını satacak hâle gelmiş kaderine terk edilmiş
bir esnaf grubuyuz; hâlimizi bir sorun, sesimizi duyun, bizi muhatap
alın. Burhan Yıldırım ağabeyimizin bu sözlerinin duyulması,
kantincilerimizin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi
için verilen öneriye kabul yönünde oy kullanacağımızı
ifade ediyor, Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.
(İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Halkların Demokratik Partisi Grubu
adına söz talep eden Antalya Milletvekili Sayın Kemal Bülbül.
Buyurun Sayın Bülbül. (HDP
sıralarından alkışlar)
HDP GRUBU ADINA KEMAL BÜLBÜL (Antalya)
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum ve bu
öneriyi hiç koşulsuz desteklediğimizi başlangıçta belirtmek
istiyorum. Ancak tabii ki bu konunun aynı zamanda bir sosyolojik aynı
zamanda da bir pedagojik konu olduğunu belirtmek lazım. Zira okul
kantini de eğitim ortamını bütünleyen parçalardan biridir. Okul
ortamı, eğitim ortamı diye bir ortam vardır; bu ortamda
spor salonu, kütüphane, laboratuvar, resim odası, müzik odası,
bilişim odası, çok amaçlı salon ve benzeri gibi parçacıklar
birleşerek okul ortamını, eğitim ortamını
oluşturmaktalar. Bunun vazgeçilmezlerinden biri de kantindir ve kantinin
iki yönü var: Bir, kantin esnafının geçimi, devridaimi, ekonomik
sorunları; iki, kantinden yaşamsal ihtiyacı için
alışveriş yapan öğrenci ve öğretmenler. Şimdi,
bunun ikisi birden ıskalanmıştır. Dolayısıyla
burada hem kantin esnafının ekonomik, demokratik özlük hakları
ihlal edilmekte hem de aynı zamanda okulda yaşayan öğrencilerin,
öğretmenlerin ve okul çalışanlarının hakları
ihlal edilmektedir; iki türlü hak ihlali söz konusudur burada.
Sayın Gamze Hanım da ifade ettiler, 300
bine yakın kantin çalışanının çoğunluğu
kadın. Burada bir kadın emeği ihlali
Aslında pozitif
ayrımcılık yapılması ve iş önceliği
tanınması gereken kadın yoksulluğu için iş
önceliği tanınması gereken bir kadın hakları ihlali de
söz konusu. Aynı zamanda bir çocuk hakları ihlali de söz konusu.
Dolayısıyla kantin, sadece bir ekonomik sorunmuş gibi gözüküyor
ama içerisinde sosyolojik, pedagojik, insan haklarına dayalı hak
ihlallerinin çok bariz bir şekilde olduğu görülüyor.
Şimdi, pandemi sürecinde, bu salgın, bu
Covid sürecinde örneğin, sessiz sedasız, Millî Eğitim
Bakanı Sayın Ziya Selçuk istifa etti, gitti. Sayın Ziya Selçuk,
niye istifa ettiğinizin ayrıntılarını niye
açıklamadınız? AKP'nin sayın yetkilileri, Sayın Ziya
Selçuk niye istifa etti? Gelen Sayın Bakan Ziya Selçuk'tan daha fazla,
daha güzel, daha iyi ne yapacak? Eğitim ortamının hâli,
kantinden başlayarak öğrencilere, öğretmenlerden başlayarak
velilere kadar tamamen bir hak ihlalleri yumağı, bir kördüğüm,
bir çözülemezlikle karşı karşıya. Buna karşın, bu
kadar, toplumun temel yapısını teşkil eden ağır
bir soruna dair maalesef gören, duyan, bilen, irdeleyen, anlayan ve çözmeye
çalışan bir yaklaşım da asla ve kata söz konusu değil.
Daha önce de örnek vermiştik, Tanzimat Döneminde Hayrullah Efendi'nin
dediği Mektepler ve talebeler olmazsa ben okulu ne güzel yönetirim
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
KEMAL BÜLBÜL (Devamla) Sayın Başkan
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
KEMAL BÜLBÜL (Devamla) Teşekkür ediyorum.
İşte, pandemi döneminde âdeta bu
gerçekleşti; okullar da yoktu, talebeler de yoktu ve Hükûmetiniz gayet
güzel idare ediyormuş gibi gözüktü ama bir yokluk idare ediliyordu ve bu
yoklukla çok ciddi bir ihlal ortaya çıktı. Eğitim, bir bütün
olarak eğitim ortamı; eğitim ortamını teşkil eden
ve eğitim ortamının temel öznesi olan öğrencinin nasıl
ki kantin yokluğuyla yeme, içme, beslenme hakkı ihlal ediliyor ise
bir bütün olarak eğitim ortamında, sizin politikalarınızla,
ana dilde eğitim, zorunlu din dersi, benzeri gibi konularla çok ciddi hak
ihlalleri olmakta, öğretmenler tarafından, özellikle zorunlu din
dersini veren ve nereden yetiştiği belli olmayan öğretmenler
tarafından çok ciddi nefret suçları işlenmekte, hak ihlalleri
işlenmekte. Bu da bir hak ihlalidir.
Desteklediğimizi belirtiyor, saygılar sunuyorum.
(HDP sıralarından alkışlar)
HASAN ÇİLEZ (Amasya) Sayın
Başkanım, öğretmenlerimizin nerede yetiştiği bellidir,
Nerede yetiştiği belli olmayan
demek çok ayıp.
KEMAL BÜLBÜL (Antalya) Nasıl?
HASAN ÇİLEZ (Amasya) Sayın Hatip,
öğretmenlerimizin nerede yetiştiği belli; eğitim
fakültelerinde yetişiyor, Nerede yetiştiği belli olmayan
değil.
KEMAL BÜLBÜL (Antalya) Ben bir öğretmen
olarak orada yetiştim ama onlar orada yetişmedi. Ben biliyorum,
bilerek konuşuyorum.
HASAN ÇİLEZ (Amasya) Hah, ama onlar kim
açıklamanız lazım, tüm öğretmenleri töhmet altında
bıraktınız.
BAŞKAN Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu
adına söz talep eden Konya Milletvekili Sayın Orhan Erdem.
Buyurun Sayın Erdem. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
AK PARTİ GRUBU ADINA ORHAN ERDEM (Konya)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gazi Meclisi ve bizleri
izleyen değerli halkımızı saygıyla hürmetle
selamlarım.
Sözlerimin başında, kaybettiğimiz
Değerli İstanbul Milletvekilimiz, AK PARTİ kurucumuz,
ağabeyimiz, İsmet Uçma ağabeyimizi rahmetle anıyor,
yakınlarına sabır diliyorum.
Değerli arkadaşlar, CHP grup önerisiyle
pandemi döneminde kantincilerin yaşadığı
sıkıntılar dile getiriliyor. Tabii, 11 Mart 2020de küresel bir
krizle dünya karşı karşıya kaldı. Yaklaşık
aralık ayında başlayan bu süreç, ülkemizdeki önemli tedbirlerle
üç ay sonrasında bize de ulaştı. 16 Mart gibi de Hükûmet,
okulların kapanması, pandemi tedbirlerinin alınması
kapsamında kararlar aldı. Tabii, birçok kesim gibi okulların
kapanmasıyla kantinciler, servisçiler, okulların civarındaki
esnaf en çok etkilenen esnaf kesimi oldu. Peki, bunlara karşılık
ne yapıldı? Alınan önlemlerle pandemi süresi boyunca okullardan
kira ödemesi alınmadı. Okullar açıldı ve şu anda
kiralarını yüzde 50 olarak ödüyorlar. Millî Eğitim
Bakanlığı bu kararın pandemi sonuna kadar
olacağını açıkladı. Hiçbir şey
yapılmadı. dersek acımasızca ifade etmiş oluruz.
Aynı zamanda, yine, kantinci esnafına, bu
arada 4 adet kira yardımı, 4 kez biner TLlik yardım ve 1
seferlik de 5 bin TLlik, yine, karşılıksız yardım
yapıldı ve bu yardımlarla bir nebze olsun
sıkıntıları giderilmeye çalışıldı.
Yine, kantinci esnafımızın yanında çalışan işçilerin
maaşları devletimiz tarafından kısa çalışma
ödeneğinden karşılandı. Görüldüğü üzere, bu
yapılanlara ek daha sonra 25 bin liralık bir kredi, 30 bin ve 75 bin
TLlik KOSGEB kredileriyle, üç yıl ödemesiz, yine destekler verildi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
ORHAN ERDEM (Devamla) Teşekkür ederim.
Pandemide yaşananları görüyoruz. Dünyada
tedarik zincirleri altüst olmuş, enerji fiyatlarının hâli belli,
lojistik taşımalardaki rakamlar belli. Elhamdülillah, ülkemiz
sanayisindeki yüksek verimlilik ve esnafımızın bu desteklerle en
az şekilde etkilenmesi sayesinde bugünlere ulaştık. Kantinci
esnafımıza bu yapılanlar yeter mi? Yetmez. Diğer
esnaflarımıza yeter mi? Yetmez. Ama devlet, imkânları ölçüsünde
elinden geleni yapmıştır. Tüm kantincilerimizin bu sorunlarını
gidermek adına Türkiye Kantin İşletmecileri Esnaf Dernekleri
Federasyonu Başkanı Sayın Vahap Osmanoğlu da
Bakanlığımız da çok ciddi takipler ve çalışmalar
yapmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
ORHAN ERDEM (Devamla) Çok kısa bir şey
BAŞKAN Peki, tamamlayalım. Bir cümle
alalım.
ORHAN ERDEM (Devamla) Kantincilerimiz için çok
önemli, vekillerimiz ifade ettiler, okul logosu gerekli ürünlerin
satışına dönük, konuşmamdan önce Sayın
Bakanımızla görüştüm. Bu konuyu çözeceğini, ekim ayı
içinde veya gelecek ay başında Sağlık
Bakanlığı, Tarım Bakanlığıyla bu
uygulamanın düzeltileceğini de söyledi. Bunları da
kantincilerimize bir müjde olarak sunuyor, bu konuda bir araştırma
önergesine gerek olmadığını ifade ediyor, hepinize
saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisini
oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul
edilmemiştir.
İç Tüzük 60a göre 3 sayın milletvekiline
yerlerinden söz vereceğim.
Sayın Gergerlioğlu
VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)
34.- Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk
Gergerlioğlunun, ağır hasta mahpusların dramlarına
ilişkin açıklaması
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli)
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Ağır hasta mahpusların dramları
devam ediyor. Diyarbakır Cezaevindeki Mehmet Emin Özkan, Denizli
Cezaevindeki Yusuf Akbabadan sonra Ayşe Özdoğanın dramı
devam ediyor. Bir insanlık suçu işleniyor. 4üncü evre maksiller
sinüs kanseri Ayşe Özdoğan ilk önce Denizli Cezaevine
yatırıldı; on bir gün oldu, on bir gündür hastanelerde
dolaşıyor. Antalyaya sevk edildi, Antalya Tıp Fakültesinde
tedavisinin devamı için. Bu kişi yemek yiyemiyor, içtiği su
burnundan geliyor, on bir gündür banyo yapamamış, perişan bir
şekilde, âdeta işkence çekiyor cezaevinde ve onu hâlen cezaevinde
tutuyorlar.
Bir an evvel Adli Tıp Kurumunun doğru bir
karar vermesi gerekiyor, siyasi bir karar vermemesi lazım. Ağır
hasta mahpuslarda siyaset değil insanlık geçerli olmalıdır.
BAŞKAN Sayın Ünver
35.- Karaman Milletvekili İsmail Atakan
Ünverin, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirlinin ziyaret için geldiği
Karamanda İsmet İnönüye atfen sarf ettiği sözlere ilişkin
açıklaması
İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman)
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Tarımda ithalat rekorları kıran
Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli, ziyaret için geldiği Karamanda
haddini aşarak tarihi yeniden yazmaya kalkmıştır.
Kurtuluş Savaşı kahramanı, Lozanın mimarı 2nci
Cumhurbaşkanımız İsmet İnönüye atfen sarf ettiği
Lozan zafer değil Türkiye'ye verilmiş bir mühlettir. sözünün
tarihsel gerçeklerle alakası yoktur. Pakdemirli kendi kafasından
Lozana yüz yıllık ömür biçmiştir. Lozana ömür biçmek
emparyalist dünya devletlerine düşmemişken Sayın Pakdemirliye
düşmeyeceği de açıktır.
Sayın Bakan unutmamalı ki oturduğu
koltuk kendisine Kurtuluş Savaşı kahramanlarının,
cumhuriyetin ve aziz milletimizin emanetidir. Tavsiyem, cumhuriyet, Atatürk,
Kurtuluş Savaşı ve kahramanlarına düşmanlık
edenlerin zırvalarını tekrarlamak yerine, işinin
gereğini yapmasıdır.
Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek
ayıptır; daha da ayıbı, bilmediğini dahi bilmemektir.
Bu idrakte olmadan koltuk sahibi olanlar, milletimizin
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Sayın Ataş
36.- Kayseri Milletvekili Dursun Ataşın,
enflasyon ve işsizliğe ilişkin açıklaması
DURSUN ATAŞ (Kayseri) Teşekkürler
Sayın Başkan.
Geçen hafta enflasyon, bu haftaysa işsizlik
verileri açıklandı. İşsizlik çığ gibi büyüyor,
vatandaş enflasyon altında eziliyor, döviz tarihî zirveyi görerek
rekor kırıyor, iktidar ise sorunlara çözüm üretmek yerine sadece
izliyor. Depreme, sele kader, iş kazalarına fıtrat,
yangına terör diyen iktidar, ekonomik krizin sebebine de dış
güçler diyerek sorumluluğu başından atıyor. Kötü
gidişi dile getiren, iktidarın yanlış politikalarını
eleştiren herkes terörist ilan ediliyor. Hiçbir olayda sorumluluk almayan,
esnafından manavına, marketçisinden çiftçisine, öğrencisinden
gazetecisine, halcisinden kebapçısına kadar herkesi terörist ilan
eden iktidarı; işçinin, memurun içler acısı hâlini görmeye,
çarşıya, pazara çıkmaya, emeklinin derdini dinlemeye, sefa sürdüğü,
mango kuruttuğu sarayından çıkıp milletin yanına
gitmeye davet ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
BAŞKAN Sayın milletvekilleri, Adalet ve
Kalkınma Partisi Grubunun İç Tüzükün 19uncu maddesine göre
verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve
oylarınıza sunacağım.
VII.- ÖNERİLER (Devam)
A) Siyasi Parti Grubu Önerileri (Devam)
4.- AK PARTİ Grubunun, bastırılarak
dağıtılan 280 sıra sayılı Kanun Tekliflinin
kırk sekiz saat geçmeden gündemin Kanun Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen
Diğer İşler kısmının 1inci sırasına,
271 ve 272 sıra sayılı Kanun Tekliflerinin ise yine bu
kısmın sırasıyla 2nci ve 3üncü sıralarına
alınmasına ve bu kısımda bulunan diğer işlerin
sırasının buna göre teselsül ettirilmesine; Genel Kurulun 12,
13, 14, 19, 20, 21, 26 ve 27 Ekim 2021 Salı, Çarşamba ve
Perşembe günkü birleşimlerinde denetim konularının
görüşülmeyerek gündemin Kanun Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen
Diğer İşler kısmında yer alan işlerin
görüşülmesine; Genel Kurulun çalışma saatlerine ve 280 sıra
sayılı Kanun Teklifinin İç Tüzükün 91inci maddesine göre
temel kanun olarak bölümler hâlinde görüşülmesine ilişkin önerisi
12/10/2021
Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Danışma Kurulu
12/10/2021 Salı günü (bugün) toplanamadığından, İç
Tüzükün 19uncu maddesi gereğince grubumuzun aşağıdaki
önerisinin Genel Kurul'un onayına sunulmasını arz ederim.
Cahit
Özkan
Denizli
AK
PARTİ Grubu Başkan Vekili
Öneri:
Bastırılarak dağıtılan 280
sıra sayılı Kanun Tekliflinin 48 saat geçmeden gündemin
"Kanun Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer
İşler" kısmının 1'inci sırasına, 271 ve
272 sıra sayılı Kanun Tekliflerinin ise yine bu kısmın
sırasıyla 2'nci ve 3'üncü sıralarına alınması ve
bu kısımda bulunan diğer işlerin sırasının
buna göre teselsül ettirilmesi,
Genel Kurulun;
12, 13, 14, 19, 20, 21, 26 ve 27 Ekim 2021
Salı, Çarşamba ve Perşembe günkü birleşimlerinde denetim
konularının görüşülmeyerek gündemin "Kanun Teklifleri ile
Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmında yer
alan işlerin görüşülmesi,
12 Ekim 2021 Salı günkü (bugün)
birleşiminde 280 sıra sayılı Kanun Teklifinin birinci
bölüm görüşmelerinin tamamlanmasına kadar,
13 Ekim 2021 Çarşamba günkü birleşiminde
280 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin ikinci bölüm
görüşmelerinin tamamlanmasına kadar,
14 Ekim 2021 Perşembe günkü birleşiminde
272 Sıra Sayılı Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin
tamamlanmasına kadar, çalışmalarını sürdürmesi,
280 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin
İç Tüzükün 91inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülmesi ve bölümlerinin
ekteki cetveldeki ekliyle olması, önerilmiştir.
|
280 sıra sayılı Manisa Milletvekili
Uğur Aydemir ve 49 Milletvekilinin Vergi Usul Kanunu ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3854) |
||
|
BÖLÜMLER |
BÖLÜM MADDELERİ |
BÖLÜMDEKİ MADDE SAYISI |
|
1. Bölüm |
1
ila 22nci maddeler |
22 |
|
2. Bölüm |
23
ila 45'inci maddeler |
23 |
|
3.Bölüm |
46
ila 65'inci maddeler |
20 |
|
TOPLAM MADDE SAYISI |
65 |
|
BAŞKAN Adalet ve Kalkınma Partisi grup
önerisini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
İç Tüzükün 37nci maddesine göre verilmiş
bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme
alacağım ve oylarınıza sunacağım.
VIII.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA
SUNUŞLARI
A) Önergeler
1.- Balıkesir Milletvekili Fikret
Şahinin, (2/2229) esas numaralı 2985 Sayılı Toplu Konut
Kanunu Hakkında Değişiklik Öngören Kanun Teklifinin
doğrudan Genel Kurul gündemine alınmasına ilişkin önergesi
(4/143)
5/10/2021
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına
(2/2229) esas numaralı 2985 sayılı
Toplu Konut Kanunu Hakkında Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Kanun Teklifimin doğrudan Genel Kurul gündemine
alınması için İç Tüzükün 37nci maddesi uyarınca
işlem yapılmasını arz ederim.
Fikret
Şahin
Balıkesir
BAŞKAN Önerge üzerinde, teklif sahibi olarak
Balıkesir Milletvekili Fikret Şahin konuşacaktır.
Buyurun Şahin. (CHP sıralarından
alkışlar)
Süreniz beş dakikadır.
FİKRET ŞAHİN (Balıkesir)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi
saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan önce, İstanbul
Milletvekilimiz Sayın İsmet Uçmaya Allahtan rahmet, AK PARTİ
Grubuna da başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Efendim, tabii, kanun teklifimiz her ne kadar Toplu
Konut Kanunuyla ilgili olsa da üniversite öğrencilerimizin
yıllardır yaşadıkları barınma ve yurt sorununa
kalıcı bir çözüm bulunması amacıyla verilmiş olan bir
teklifti. 16 Eylül 2019 tarihinde vermiş olduğumuz bir kanun teklifi
ve bu teklifte şunu öngörüyoruz, diyoruz ki: Özetle, Toplu Konut
İdaresi Başkanlığı Kredi ve Yurtlar Genel
Müdürlüğüyle iş birliği içinde yükseköğretim
öğrencilerinin barınma hizmetlerinin tamamen yerine getirilmesini
teminen gerekli yerlerde öğrenci yurdu yapımına öncelik verir.
Bu teklifimiz 7 Ekim 2019 tarihinden itibaren Plan ve Bütçe Komisyonunda
maalesef bekletiliyor. Esasen, bu kanun teklifimiz Anayasamızın
42nci maddesi olan eğitim hakkıyla da doğrudan alakalı ve
aynı zamanda eğitimde fırsat eşitliğini sağlamayı
da amaçlıyoruz. Anayasamızın 42nci maddesi -özetle söylemek istiyorum-
şöyle: Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun
bırakılamaz. Devlet maddi imkânlardan yoksun başarılı
öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar
ve başka yollarla gerekli yardımı yapar. yani,
dolayısıyla Anayasanın da bir emredici hükmünü yerine getirmeye
çalışıyoruz bu kanun teklifimizle.
Bildiğiniz üzere ülkemizde genç nüfusu bir
hayli fazla, 8 milyonun üzerinde üniversite öğrencimiz var, bunların
en az yarısı da örgün eğitimde ve yükseköğrenimi başka
illerde yapmak zorunda kalan öğrencilerimiz uzun yıllardır yurt
sorunuyla baş başalar maalesef. Bakınız, hepimiz
milletvekiliyiz, üniversiteler açılmadan önce, bu süreç öncesi, hepimizin
telefonları durmuyor, devamlı yurtlarla ilgili,
sıkıntılarla ilgili talepleri alıyoruz, yerine getirmeye
çalışıyoruz. Bir şekilde bunu çözmek durumundayız.
Özellikle Anadolunun birçok bölgesinde çocukları üniversiteyi
kazandığı için gurur duyan, sevinen aileler, hele ki ekonomik
olarak kısıtlı olan aileler yurtla ilgili sorunla
karşılaştıkları zaman sevinçleri kursaklarında
kalıyor ve ne yapacaklarını bilemez, çaresiz hâle
düşüyorlar. Ya çocuklarını alıp tekrar memleketlerine
dönüyorlar veyahut da kimi öğrenciler gibi istemedikleri hâlde birtakım
tarikat, cemaat ve vakıfların yurtlarına mecbur kalıyorlar.
Ve bazı yurtlarda öğrencilerimizi illegal amaçlı kişi veya
grupların maalesef kıskacına düşmüş durumda da
görüyoruz.
Bakınız, 2 tane örnek vereceğim. Bu
kanun teklifinin basında yer almasından sonra bir öğrenci
şöyle bir mesaj atmış bana: Vekilim, Ankarada öğrenciyim,
size mesaj attım, yurt bulamıyorum, açıkta kaldım. Diş
hekimliği okuyorum, eve veya özel yurda gücüm yetmiyor, propaganda yapan
vakıfların yurduna da gitmek istemiyorum, lütfen bana bir akıl
verin, bir yol gösterin. diye; bakın, bir öğrenci böyle feryat
ediyor. Ve yine diğer bir öğrenci Balıkesirden, memleketimden
Yaklaşık iki yıldır bir hava yolu terminali
yapıldı, 761 milyon lira harcandı, tek bir uçak dahi o havaalanına
teker koymadı yani boşa yapılmış bir
yatırım. Üniversite öğrencileri bakın ne kadar hassas,
diyorlar ki: Balıkesir Havalimanı kapatılsın, üniversite
ya da hastaneye dönüştürülsün, havalimanı tamamen israf. Bizim
vergilerimiz bize hizmet olarak dönsün, lütfen bir şeyler yapın
Sayın Vekilim. ve altına da şöyle ekliyor: Balıkesir
Merkez Havalimanı, Kredi ve Yurtlar yurduna döndürülsün, zaten uçak
inmiyor. Bakın, üniversite öğrencilerimizin böyle feryatları
var.
Bakınız, henüz beş yıl oldu, 15
Temmuz hain FETÖ darbesini hep birlikte yaşadık. Bu terör örgütünün
asıl örgütlendiği yer öğrenci yurtları, öğrencievleri,
üniversite ve diğer eğitim kurumlarıydı. Bakın, bu
hain darbe girişiminden bir ders çıkartarak
çocuklarımızı bu karanlık odaklara teslim etmeyelim.
Bunların yaptığı yurtları devlet olarak biz yapabilecek
güçteyiz ama tabii, bunu çözecek bir irade göstermek gerekir. Görüyoruz ki,
yaklaşık olarak yirmi yıldır bir AKP iktidarı
Türkiyeyi yönetiyor, bu yurt sorununa kalıcı bir çözüm gösterme
iradesi var mı diye soracak olursak maalesef
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
FİKRET ŞAHİN (Devamla) Çok az
kaldı Sayın Başkanım, ilave süre isteyeceğim.
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
FİKRET ŞAHİN (Devamla) Evet,
teşekkür ederim.
AKP iktidarında bu öğrenci yurtları
sorununa kalıcı bir çözüm getirme iradesini göremiyoruz. Zaten
görmüş olsaydık bu kanun teklifini getirmezdik; hatta, kanun
teklifine de gerek yok, bir talimat verirdiniz Toplu Konut İdaresine,
derdiniz ki: Sizin önceliğiniz öğrenci yurdu yapılmasıdır.
Öğrenci yurdu yapıldıktan sonra, efendim, birtakım lüks
konutları yapabilirsiniz.
Şimdi, bakın, bu kanun teklifimiz siyaset
ötesi bir kanun teklifidir. Şu anda hangi parti grubunun öğrenci
yurdu sorununun kalıcı olarak çözümüne yönelik irade gösterip
göstermediğini de göreceğiz vereceğiniz oylarla. Diyoruz ki
Cumhuriyet Halk Partisi olarak: Gelin, Toplu Konut İdaresi önceliği
öğrenci yurdu yapımına versin ve bu sorunu hemen, çok acele bir
şekilde halledelim ve gelecek dönemde de bu şekilde sorunları
yaşamayalım. Ama, zannetmiyorum, muhtemelen herhâlde bunu
reddedeceksiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Teşekkür ediyoruz Sayın
Şahin.
FİKRET ŞAHİN (Devamla) Son bir
cümleyle hemen, müsaade ederseniz Sayın Başkanım, çok kısa
BAŞKAN Peki, son cümlenizi alayım.
FİKRET ŞAHİN (Devamla)
Teşekkür ederim.
Özetle, AKP iktidarında öğrenci yurdu
sorunu halledilmez -şimdi, birazdan oylamada da göreceğiz- ama
Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında hep birlikte milletimiz görecek, onu
bir yılda halledeceğiz.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sağ olun. (CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN İç Tüzükün 37nci maddesine göre
verilmiş olan doğrudan gündeme alma önergesini oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler
Kabul etmeyenler
Kabul edilmemiştir.
Alınan karar gereğince denetim
konularını görüşmüyor ve Gündemin Kanun Teklifleri ile
Komisyonlardan Gelen Diğer İşler kısmına geçiyoruz.
1inci sıraya alınan Manisa Milletvekili
Uğur Aydemir ve 49 Milletvekilinin Vergi Usul Kanunu ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile
Plan ve Bütçe Komisyonu Raporunun görüşmelerine
başlayacağız.
IX.- KANUN TEKLİFLERİ İLE
KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Teklifleri
1.- Manisa Milletvekili Uğur Aydemir ve 49
Milletvekilinin Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3854) ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (S. Sayısı: 280) (x)
BAŞKAN Komisyon? Yerinde.
Komisyon Raporu 280 sıra sayısıyla
bastırılıp dağıtılmıştır.
Sayın milletvekilleri, alınan karar
gereğince bu teklif İç Tüzükün 91inci maddesi kapsamında temel
kanun olarak görüşülecektir. Bu nedenle teklif, tümü üzerindeki
görüşmeler tamamlanıp maddelerine geçilmesi kabul edildikten sonra
bölümler hâlinde görüşülecek ve bölümlerde yer alan maddeler ayrı
ayrı oylanacaktır.
Arkadaşlar, 60a göre söz istemeyeceksiniz,
sistem değişti. Arkadaşların söz talep edebilmek için
soru-cevap kısmına girmeleri gerekiyor. 60a göre söz talep etmeyin
artık çünkü verilmeyecek. Kanun teklifinin geneli üzerinde
görüşüldükten sonra soru-cevap kısmı yapılacak.
Teklifin tümü üzerinde söz isteyen İYİ
Parti Grubu adına Samsun Milletvekili Sayın Erhan Usta.
Buyurun Sayın Usta. (İYİ Parti
sıralarından alkışlar)
İYİ PARTİ GRUBU ADINA ERHAN USTA
(Samsun) Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekranları
başında bizi izleyen değerli milletimiz; öncelikle hepinizi
saygıyla selamlarım.
280 sıra sayılı Kanun Teklifi üzerine
İYİ Parti Grubu adına söz aldım. Hepinizi tekrar
saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, tabii, bu, vergiye
ilişkin bir paket, 65 maddelik bir kanun teklifi. Esas itibarıyla
baktığımızda bugüne kadar sistemimizde ihtilaflı olan,
mahkemelik olan, idare ile mükellef arasında problemli olan bir
kısım alanları veya kanunların kötü yazılmasından
kaynaklanan muallakta olan bazı konuları gidermeye yönelik
düzenlemeler var. Aslında bu yönüyle baktığımızda
faydalı bir çalışma esas itibarıyla, geneli itibarıyla
ancak şunu da söylemek gerekir ki çok geç kalmış bir
çalışma yani yüzlerce, binlerce, on binlerce ihtilaf
çıkmış bugüne kadar mükellef ile vergi dairesi arasında, bu
düzenlemeleri AK PARTİ yapmamış ama en sonunda, şimdi, bir
toparlayıp bir kanun teklifi olarak önümüze getirildi. Yani bundan on
yıl önce, on beş yıl önce yapılmış olsaydı
iş yükümüz daha az olurdu, mükellefimiz daha rahat ederdi.
Şimdi, On Birinci Kalkınma Planı
-biliyorsunuz- Meclisçe kabul edildi. Oraya baktığımızda,
onun 263üncü paragrafında Vergi Usul Kanununun komple
yazılacağına ilişkin bir madde var. Fakat burada bundan
vazgeçilmiş görünüyor yani tabii bu sorgulanması gereken bir şey
yani daha dün çıkmış kalkınma planında Komple bir
Vergi Usul Kanunu yazacağım. derken bugün onu yapmayıp
işte belli maddelerini değiştiren bir kanun teklifiyle geliniyor
dolayısıyla yani AK PARTİ zaten her yönüyle motivasyonunu
kaybetmiş ve Türkiye'ye vaziyet edemeyen bir siyasi parti hâline
gelmiştir, bu da bunun en açık delilidir. İki gün önce
yazdığı kalkınma planındaki o hükümden vazgeçmiş.
Tabii, burada bir kısım yerlerde,
gerekçelerde bu bir reform şeklinde konuşuluyor, bu hiçbir
şekilde bir reform değil, ortada bir reform falan yok, ortada
-dediğim gibi- bir kısım anlaşmazlıkların
giderilmesine ilişkin pansuman niteliğinde tedbirler var.
Şimdi, yıllarca söyledik burada: Etki
analizi verin, etki analizi verin. diye. Çok şükür, bu kanun teklifinin
arkasında bir etki analizi verildi. Ben burada yeni Maliye
Bakanını bu anlamda tebrik etmek istiyorum ancak işte, etki
analizinin de kendisi var içeriği yok, onu söyleyeyim. Yapılabilecek
birçok hesap dahi yapılmamış. İdare kendisini çok fazla
yormadan bir etki analizi bize göndermiş.
Fakat, şimdi, Türkiye'nin neye ihtiyacı
var? Türkiye'nin kapsamlı bir vergi reformuna ihtiyacı var çünkü
hakikaten vergi sistemimiz çok adaletsiz. İnsanlar vergi altında inim
inim inlerken onları getirmeyip, efendim, böyle işte çok genelgeçer
meselelerle bu Meclisi meşgul etmemek lazım. Kapsamlı bir vergi
reformunun getirilmesini bu Hükûmetten elbette bekliyorduk biz vatandaşlar
olarak.
Şimdi, nasıl bir vergi sistemimiz var diye
baktığımızda; bir defa Türkiye'de vergi sistemi son derece
adaletsiz ve gelir dağılımını düzeltmeyi
Gelir
dağılımımız kötü, öteden beri kötü, son zamanlarda
daha da kötüleşiyor, en son açıklanan TÜİK verilerine göre gelir
dağılımı bir miktar daha bozuldu, gelecek yıl
çıkacak rakamlar pandemi etkisini de gösterecek, gelecek yıl gelir
dağılımı daha da bozulacak ancak bunu hiçbir şekilde düzeltmeyi
hedefleyen bir vergi sistemimiz yok. Tam tersine gelir
dağılımını daha da bozucu bir vergi sistemimiz var.
Bunu neye dayandırıyorum? Örnek olsun diye söylüyorum: Kazanç
vergilerinin -yani gelir ve kurumlar vergisi bunlar kabaca- millî gelire
oranı bizde yüzde 5,6; OECD ülkelerinde yüzde 11,4 arkadaşlar. Yani
millî gelire oran olarak OECD ülkelerinin yarısından daha az kazanç
üzerinden vergi tahsil eden bir sistemimiz var. Tabii ki bu kazanç vergilerinin
önemli bir kısmı da aslında ücretler üzerinden alınan, onu
da dışarıya aldığımızda yani gerçek anlamda
beyanname vererek büyük mükellefleri veya işte üst gelir
gruplarını vergilendiren bir vergi sistemimiz maalesef yok. O yüzden
bu sistem adaletsiz diyoruz ve bunu düzeltmeye yönelik hiçbir şeyi
burada göremiyoruz, buna karşılık -diğer unsurları
geçeceğim- mesela, mal ve hizmet üzerinden alınan vergilerin hani tüketim
vergileri diyoruz ya, bizde millî gelire oranı yüzde 9, -en son Strateji
ve Bütçe Başkanlığının raporundan söylüyorum,
Cumhurbaşkanlığı raporundan- OECDde 11. OECDnin bir
miktar altındayız ama göreceli olarak
baktığımızda bu bizde çok yüksek, kazanç vergilerine
kıyasen baktığımızda. Dolayısıyla böyle bir
adaletsiz vergi sistemi var fakat bunu düzeltmeye yönelik ne burada bir
şey var ne de Hükûmetin bir gayreti var ne de plan diye açıklanan
dokümanlarda buna ilişkin maalesef bir şey var. Dolayısıyla
Üst gelir grupları ne olmalı? diyorlar ya, hep bize soruyorlar; üst
gelir gruplarını daha fazla vergilendiren bir sisteme Türkiye geçmek
durumundadır, bunun başında da faiz gelirleri gelir, faiz ve
benzeri gelirler gelir.
Bakın, bugün bankaya 100 milyon lira
mevduatı yatırın, eğer bir yılın üzerinde
yatırdıysanız bunun vergisi sıfır arkadaşlar ama
asgari ücretli bu ülkede ağustos ayında yüzde 20lik vergi dilimine
girdi; bu, adalet değil, bunu hiçbir makroekonomik gerekçeyle
açıklayamazsınız. Dolayısıyla bunların
düzeltilmesi gerekir. Peki, sistemde bir avuç insanın
yararlandığı kentsel rantlar var değil mi? Yani
İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de başka yerlerde yolsuzluğu
körükleyen, kentleşmeyi bozan, efendim işte imar rantları var;
buralardan devlet legal olarak 1 lira vergi alabiliyor mu? Alamıyor
maalesef. Birileri tabii yolsuzluk yapabiliyor o ayrı bir şey, onu
demiyorum ben ama devlet buradan 1 lira vergi almıyor. Bunun
vergilendirilmediği bir vergi sistemi var, bunun vergilendirilmesine
ilişkin de Hükûmetin ne bugünkü getirdiği teklifte bir şey var
-Hükûmetin veya AK PARTİ Grubunun, zaten Hükûmet hazırlıyor AK
PARTİ Grubu teklif ediyor- ne de geleceğe ilişkin herhangi bir
planını bizimle paylaşıyor. Dolayısıyla bu
anlamda bu adaletsizlik giderilmiş değil.
Peki, ülkenin birtakım makroekonomik hedefleri
var. Hükûmetin elinde silah olarak ne vardır? Maliye politikası
vardır. Yani maliye politikasıyla kendi makroekonomik hedeflerini
gerçekleştirmesini beklersiniz bir hükûmetten. Buna ilişkin sistem bu
yönüyle incelediğinde nasıl? Bakıyorsunuz, bizim istihdam yani
işsizlik problemimiz var. İşsizlik oranları, işte, en
son atıl iş gücü oranı yüzde 20lerin üzerinde, 22-23
civarında. Yani bu kadar işsizliğin olduğu, her 3 gençten
sadece 1inin istihdam piyasasında olduğu, 2sinin piyasanın
dışında olduğu bir sistemde, bu Hükûmetin iş gücü
üzerinden alınan vergileri düşürmeye yönelik hiçbir planı yok,
hiçbir kaygısı da yok ama işsizliği azaltmak istiyorsak
vergi politikasıyla oraya müdahale etmemiz lazım. Bu anlamda biz,
sistemde bunun olmasını bekliyoruz, bu olmalı.
Türkiye'de işlem vergileri yüksek. Yani
ticaretin, sanayinin, bir kısım işte, noterde işlem
yaptırıyorsunuz, sözleşme yapıyorsunuz, buralarda bunlar,
işlem maliyetlerini son derece artıran ve ticareti
pahalılaştıran, firmaların rekabet gücünü azaltan bir
unsur. Bunlar ciddi oranda yüksek fakat sistemde bunların
azaltılmasına yönelik de yine hiçbir şey yok, geleceğe
yönelik hiçbir vaatte de bulunmuyor bu Hükûmet.
Firmaların devletten 200 milyar TL
civarında KDV alacağı var. Finansmanın bu kadar
sıkıştığı, firmaların bu kadar zor dönemde
olduğu bir devirde 200 milyar liranın orada tutulmuş olması
son derece yanlış arkadaşlar.
Bakın, buradan şunu değil
Yani
burada hem vatandaşı koruyacağız hem de istihdam yaratan
firmalarımızı koruyacağız. Zaten yandaşlar
kendilerini koruyor. Burada, 200 milyar lira alacağı olanlar yani
Hükûmete mesafesi olan firmalar, onu da görmek gerekiyor.
Dolayısıyla, bu finansman yükünün azaltılması lazım ki
firmalarımızın rekabet gücünü artıralım;
ihracatını artırsın, istihdamını, üretimini
artırsın.
Vadeli satışlarda KDV sorunu var. Vadeli
satış Türkiye'nin bir gerçeği. Şimdi, paranızı
almıyorsunuz fakat devlete KDVsini ödüyorsunuz. Bu sorunu sistem
içerisinde çözmek gerekiyor.
Teşvik ve indirimler
Çok geniş
teşvikler var, çok geniş muafiyetler var fakat bunlar
çalışmıyor. Yani istihdamı, yeni istihdamı, yeni
üretimi, yeni yatırımı teşvik etmiyor, mevcut yapacak olanlar
eğer o karmaşık şeylere kafası basıyorsa onu
alabiliyor. Onu zaten takip edemiyorsa onu da alamıyor.
Dolayısıyla, yapanların aldığı -yani teşvik
etme anlamında değil- zaten yatırım yapacak olanların
faydalandığı bir sistem. Hâlbuki teşvik sistemi öyle
değildir. Teşvik sisteminin insanları yatırım yapmaya
teşvik etmesi lazım, istihdamı teşvik etmesi lazım.
Basitleştirilmeli, karmaşası giderilmeli, sadeleştirme
yapılmalı. Buna ilişkin de yine burada hiçbir şey yok.
Bunları biz bekliyoruz.
Çağ dışı bir vergi sistemi var
Türkiyede. Buna Niye? diyeceksiniz. Birazdan bunun örneklerini de
göreceğiz. Gelişmiş ülkelerde sistem beyan üzerinden
çalışır, beyannamenizi verirsiniz ona göre verginizi de
ödersiniz, hatta yeri geldiğinde bir kısım iade
alırsınız. Biz de hep stopaj veya tevkifat, nihai vergilendirme.
Bundan kırk yıl önce filan Türkiye bu sistemleri koydu. O zaman için
geçerli olabilir, teknoloji daha zayıftı, başka
imkânsızlıklar vardı. Fakat 21inci yüzyılda hâlâ bütün
sistemi tevkifat üzerine oturtan bir vergi sistemi olamaz. Dünyada böyle bir
sistem kalmadı. Yani gelişmiş veya şöyle
adamakıllı ülkelerde yok, çok az gelişmiş ülkelerde
olabilir. Ama buna yönelik herhangi bir gayret var mı? Maalesef buna
yönelik de bir gayret yok. Dolayısıyla, stopaj meselelerinin tekrar
bir gözden geçirilmesi lazım.
Ha, bu çerçevede şunu söyleyelim: Şu kira
stopajı
Kira stopajı esnafın belini büküyor. Orada da yine
ilkel bir sistem var. Kira gelirini ben elde ediyorum, vergisini stopaj
usulüyle esnaftan alıyoruz, daha sonra geliri elde eden de onu beyannamesinden
düşüyor. Böyle bir şey olmaz. Stopajın
kaldırılması gerekir. Esnafın önündeki bu yükü
kaldıralım.
Evet, başlangıçta belki bir miktar brüt
kira miktarlarını burada artıracaktır ancak nihai tahlilde
bu yük esnafın üzerinde kalmayacaktır. Bu kira gelirini, o rant
gelirini kim elde ediyorsa onun üzerinde kalacaktır. Bunun da mutlak
surette yapılması lazım.
Faiz gelirinin vergilendirilmesinde beyana geçilmesi
gerekir. Stopaj, nihai vergilendirme olmamalı ve müterakki oranda yani
yüzde 15ten başlayarak yüzde 40a varan oranlarda Türkiyede faiz
gelirleri ve benzeri gelirler mutlak surette vergilendirilmelidir.
Yeni ticaret ve kazançları çok geç yakalayan
bir vergi sistemi var. İş oluyor, bitiyor; on yıl, on beş
yıl geçtikten sonra bizim vergi idaremizin aklına bunlar geliyor ve
bunları gecikmeli olarak yakalıyor; bu da son derece
yanlış.
Yolsuzluğa, vergi kaçırmaya prim veren bir
vergi sistemi var. Bir defa bunu görüyoruz. Şurada, defalarca, AK
PARTİ hükûmetleri döneminde -yanlış hatırlamıyorsam-
11 defa af yasası çıktı vergi affı,
yapılandırma adı altında. Bu kadar
yapılandırmanın, bu kadar vergi affının
çıktığı bir ortamda düzgün bir şekilde kimse vergisini
ödemiyor tabii, ödemekten kaçınıyor. Dolayısıyla bunlardan
vazgeçilmesi gerektiğini her defasında söylüyoruz ama buna
ilişkin de tedbir alan yani bu ihtiyacı ortadan kaldıracak bir
önerinin de AK PARTİ tarafından hiçbir şekilde
getirilmediğini görüyoruz.
Vergi cennetlerine para kaçırmaya engel olmayan
bir sistem var. Tam tersine teşvik eden bir sistem var. İşte, en
son bu Pandora Papers diye bir kısım belgeler ortaya
çıktı. Biz, orada gördük ki Türkiyeden insanların, bir
kısım firmaların -bunların önemli bir kısmı da
iktidara çok yakın olan firmalar- yurt dışına para
kaçırdığını, bir kısmını da orada
kimliği belirsiz bir kısım adreslere hibe ettiğini
görüyoruz. Yani, bir ülkeden kim helal parasını alır da
başka bir yere kaçırır -üstelik faiz geliri de elde edemeyecek-
veya hadi o işi bir kenara bırakalım, bir ülke, bu kadar çok
finansman ihtiyacı varken, paraya ihtiyacı varken, dışardan
para gelsin diye kırk takla atarken, kendi parasının yurt
dışına çıkarılmasına niye müsaade eder? Böyle bir
şey olabilir mi? 2006 yılında bu Mecliste bir kanun
çıktı, bu vergi cennetlerine giden paraların vergilendirilmesine
ilişkin. O gün için yapılması gereken neydi? Vergi cennetleri
listesi hazırlanacaktı; o listedeki ülkelere ülkeden para transfer
edilmesi durumunda yüzde 30 vergi alınacaktı. Bakın, 2006-2021,
on beş yıl geçti bu liste açıklanmadı. Niye
açıklanmıyor bu liste? Kimi kayırıyorlar? Bu parayı
kim yurt dışına çıkartıyor? Yazık günah
değil mi bu millete? Asgari ücretten vergi alacaksınız, milletin
ümüğüne basacaksınız, ondan sonra vergi cennetlerine milyarlarca
doların kaçırılmasına müsaade edeceksiniz, vergi
almayacaksınız; böyle bir adaletsizlik olamaz. (İYİ Parti
sıralarından alkışlar) Burada iyi niyet de yok tabii ki.
Dolayısıyla, uzlaşma müessesesi
Hani
reform yapacaksanız işte bunları yapın diye önerilerimizi
sıralıyoruz. Arkadaşlar, uzlaşma müessesesi Türkiyede tam bir
keşmekeş. Bakın, bir örnek vereceğim -tabii, bu rakamlar da
paylaşılmıyor bizimle- ben bunu Komisyonda da sordum, orada
Bakan Yardımcıları vardı, idare vardı, sordum,
herhangi bir cevap verilmedi: Bir listeye göre
Şimdi, ne
yapılıyor? Müfettişlerimiz var değil mi? 8 bine yakın
bizim müfettişimiz var; vergi incelemesi yapıyorlar, vergi tarhı
yapıyorlar, ilave vergileme yapıyorlar. Bir case için söylüyorum:
3,1 milyar TL ilave vergileme yapılmış, müfettişler
çalışmış günlerce -biz bu insanlara maaş veriyoruz,
para veriyoruz, devletin memuru bunlar- 3,1 milyar lira ilave vergi
koymuşlar. İdare merkezde bunun yüzde 97,4ünü silmiş; 3,1
milyar liradan sadece aldığı para 74 milyon lira, 3 milyar
lirasını silmiş. Böyle bir keşmekeş olabilir mi? Böyle
bir müessese olabilir mi? O zaman tamamen kaldırın kardeşim bu
müesseseyi. Böyle bir şey olamaz. Dolayısıyla yolsuzluğa,
vergi kaçırmaya prim veren bir sistemi bilerek, isteyerek yürüten, yöneten
bir iktidar var bugün Türkiyede.
Kayıt dışılık çok yüksek,
vergi tabanı dar, bunu azaltmaya yönelik de herhangi bir gayret yok
Türkiyede. Daha doğrusu, şu anda Türkiye AK PARTİ hükûmetleri
döneminde daha önceden bu çalışmalar vardı- kayıt
dışılığın boyutunu bilmiyor, biliyor musunuz?
Bakın, yirmi yıllık bir iktidar yani uzaya yol yapmayı
hedefleyenler, uçup kaçanlar
Şu anda Türkiyede kayıt
dışılık nedir? diye devletin elinde resmî bir tane
çalışma yok. Böyle bir şey olabilir mi? Schneider diye -herhâlde
şu anda 80 yaşında filan var- aynı anda 40 tane ülkenin
kayıt dışı rakamlarını açıklayan jenerik bir
program var, o programdaki rakamları kullanıyor bugün Türkiye, bu
Mecliste AK PARTİli bakanlar kullandı bunu. Bunu bilmiyorsunuz, bir
defa, bilmediğiniz bir şeyi nasıl ölçeceksiniz, nasıl
denetleyeceksiniz? Bunların üzerine gidilmiyor, hâlbuki bunların
üzerine gidilmesi lazım.
Kayıt dışılığı
azaltırsanız vergi yükünü daha adaletli yapabilirsiniz.
Aşırı vergilendirmeleri o zaman indirebiliriz, asgari ücretliden
vergi almayabilirsiniz, ücretli çalışanlardan vergi almayabilirsiniz;
onların vergi yükünün düşürülmesi lazım. OECD her Türkiye
incelemesinde bize diyor ki: Kardeşim, ücretler üzerinden çok yüksek
vergi alıyorsunuz, bu sizin hem firmalarınızın rekabet
gücünü azaltıyor hem işsizlik sorununu hem de geçim
sıkıntısı sorununu doğuruyor, bunu niye
düzeltmiyorsunuz? Ama Türkiyenin, daha doğrusu AK PARTİnin böyle
bir tercihi hiç olmadı.
Dolayısıyla, ekonomide kazanç
düşüyor, kazanç düştükçe AK PARTİ Hükûmetinin
yaptığı şey bir kısım insanları da vergi
sisteminin dışına atmak. Bugün bir örneğini basit usulde
vergileme olarak göreceğiz. Evet, biz de bu maddeyi destekliyoruz, niye
destekliyoruz? Çünkü zaten millet para kazanamıyor ama yapılması
gereken neydi? Millet para kazanacak, basit usulde değil gerçek usulde
vergi vermesini sağlamamız lazımdı. Kim para kazanmak
istemez? Elbette daha fazla kazanayım, daha fazla vergi vereyim ister ama
835 bin mükellef sadece geçen yıl 230 milyon lira vergi vermiş,
mükellef başına 265 lira düşüyor, şimdi bu vergiyi
kaldırıyoruz. Vergiyi kaldırıyoruz, güzel, biz de
destekliyoruz, esnafın yükünü alalım. Vergiyi kaldırıyorsun
da vergiye ilişkin diğer bütün işlemler devam edecek. Kayıt
tutacak, defter tutacak, muhasebeci parası verecek; böyle bir şey
olabilir mi? Basit usulün daha altında bir vergileme türü olan küçük esnaf
muaflığında da stopaj oranı devam ediyor; bu kadar
çarpık bir sistem getiriyorlar. Yani daha alttakinin vergisi devam ediyor,
ortadakinin vergisini kaldırıyoruz, üsttekilerin vergileri daha az
diye devam ediyor; böyle bir sistem var maalesef.
Şimdi, zamanım azaldığı
için bunların detaylarını maddelerde veya bölümlerde de
konuşabiliriz, özellikle hassasiyet gösterdiğimiz birkaç hususu da
sizlere arz etmek istiyorum.
Bu teklifle getirilen diğer bir husus, bu gelir
ve kurumlar vergisinde geçici vergi var, biliyorsunuz, 4üncü taksitler
kaldırılıyor; gayet güzel bir şey. Ama işte arada bir
reform filan deniliyor ya, reform yapacaksanız geçici vergiyi tamamen
kaldırmamız gerekir. Niye? Çünkü geçici vergi yüksek enflasyon dönemlerinden
kalan bir şeydir. Yani Türkiye o hâle gelmeliydi ki enflasyon sorun
olmaktan çıkmalıydı ve geçici vergi diye bir vergilemenin
olmaması lazım. Bütün dünyada olduğu gibi, yıl biter,
yıl bittikten sonra herkes beyannamesini verir, vergisini verir olması
lazımdı, maalesef bunu yapamadık. Bugün IMFnin dünyaya
ilişkin rakamları açıklandı, orada da zaten bu geçici
vergi
2026 yılında dünyada en büyük enflasyonu olan 9uncu ülke
olarak
Bugünkü raporda yayınlandı, bunu da bilgilerinize arz etmek
istiyorum. Yani enflasyon sorununun devam edeceğini zaten hem orta vadeli
program söylüyor, Hükûmetin açıkladığı belge hem de IMFnin
bugünkü raporu da aynı şeyleri söylüyor. Ama burada bir
yanlışlık yapıldı; geçici verginin
kaldırılmasına, 4üncü taksitin kaldırılmasına
Tamam. diyoruz fakat diğer bir şey, gelir ve kurumlar vergisinin
beyanname verme süreleri bir ay erkene alınıyor. Bu, son derece
yanlış yani yerleşmiş bir sistem var. Niye sistemle bu
kadar oynuyoruz? Bunu yaptığımız zaman başka bütün
kanunları da değiştirmemiz lazım. Öteden beri bilinir ki
mart ayında gelir vergisi, nisan ayında kurumlar vergisi beyannamesi
verilir; bu, gereksiz bir şekilde erkene alınıyor. Buna bu
anlamda biz itiraz ediyoruz.
Diğer bir husus, taşınmazlarda ve
amortismana tabi kıymetlerde yeniden değerleme imkânı
getiriliyor; bu, güzel bir şey. Güzel bir şey, şundan
dolayı: Yani Türkiyenin makroekonomisi bozuldu, Türkiyede enflasyon
yeniden körüklendi, hâlbuki 2003te kaldırdığımız
sistemi -bakın- on sekiz on dokuz yıl sonra yeniden geri getiren bir
AK PARTİ Hükûmeti var çünkü insanlar uzun bir süre enflasyon üzerinden
enflasyon nedeniyle fiktif olarak vergi verdiler, şimdi yeniden
değerleme imkânı getiriliyor. Bu, sabit maddeyle getiriliyor fakat
bir de geçici maddeyle, geriye doğru, amortismana tabi kıymetli
mallarımızı yeniden değerleme imkânına yüzde 2 vergi
getiriliyor. Biz, bu anlamda, bunun da yüksek olduğunu düşünüyoruz.
Burada özellikle finansa erişimde firmalarımız zorlanıyor,
daha pahalı kredi kullanmak durumunda çünkü bilançoları gerçeği
yansıtmıyor. Daha pahalı kredi kullandığı zaman
da bu bir şekilde fiyatları ve maliyetleri etkiliyor ve ekonominin
genel olarak verimliliğini azaltıyor. Dolayısıyla, bunun,
yüzde 2nin kaldırılarak geriye doğru da vergileme
imkânının getirilmesinin biz daha yerinde ve doğru bir karar
olacağını düşünüyoruz.
Diğer bir husus, tabii,
Cumhurbaşkanına bir kısım yetkiler veriliyor özellikle
burada, ÖTVde. Ya, bunlar yanlış. Verginin kanuniliği ilkesi
vardır, Anayasa maddesi vardır Vergi kanunla konulur. denir. Tabii,
belli marjlar içerisinde idareye, yürütmeye yetki verilebilir ama bir vergiyi 3
katına, 4 katına artırma, aynı grup içerisinde yeni gruplar
oluşturma, yeni vergiler oluşturma gibi bir yetki verilemez. Burada,
bu kanun teklifinde buna ilişkin bir madde var. Buna da bu anlamda
muhalefet ediyoruz yani hem vergide öngörülebilirliği engelleyecek bir
şeydir hem de verginin kanuniliği ilkesine ters bir uygulamaya
olacaktır.
Diğer bir husus, varlık yönetim
şirketlerine damga vergisi, harç ve KKDF istisnası getiren bir
yapı var. Varlık yönetim şirketleri neler? Bankaların
işte kötü aktifleri var, onları devralan şirketler. Buralara
vergi istisnası getiriliyor. Bunlar başlangıçta varmış
beş yıllığına. İdare şunu söylüyor: Ya,
bunlar beş yıllığına verildi ama ondan sonra her
beş yılda bir şirket kuruyorlar, dolayısıyla bu
vergiden kaçınıyorlar. Ne yapalım? Yani biz aciz kalıyoruz,
o zaman, vergiyi komple almayalım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
ERHAN USTA (Devamla) Teşekkür ederim
Başkan.
Böyle bir şey olabilir mi? Bu teknoloji
devrinde, bu teknoloji döneminde böyle bir şey kabul edilemez. Hiçbir
şey üretmeyen, hiçbir şey yaratmayan 20 tane şirket var, bunlara
bu istisnanın tanınmasının son derece yanlış
olacağını düşünüyoruz, böyle bir şeyin
yapılmaması lazım.
Diğer bir husus, firmanız var, nakdî
sermaye getiriyorsunuz firmanıza, kredi kullandığınız
zaman, biliyorsunuz, ödediğiniz faizi giderden düşüyorsunuz ama öz
sermayenizle yaptığınız zaman faiz olmadığı
için bir şey düşemiyorsunuz. Şöyle bir sistem getirilmişti:
Öz sermaye koyanlar da bir faiz ödemiş gibi bir rakam hesap edilsin -onun
bir formülasyonu var- onun da yarısını gider olarak kaydetsin.
Gayet güzel, öz sermayeli sistemi firmalara teşvik eden bir şeydi.
Ben de bürokrat olarak bunu çalışmıştım, bizim
zamanımızda böyle bir şey yapılmıştı.
Şimdi burada yüzde 50 var. Diyor ki: Dışarıdan getirirseniz
sermayeyi yüzde 75 olsun ve 200 milyon lira da bize maliyeti var.
Kardeşim, niye dışarıdan getirene bu avantajı
tanıyoruz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
ERHAN USTA (Devamla) Sayın
Başkanım, bir dakika daha
BAŞKAN Teşekkür ediyoruz, sağ olun.
ERHAN USTA (Devamla) Bitiyorum o zaman.
Yani Anadoluda dışarıya erişim
imkânı olmayan firmalar yüzde 50sini düşecek ama
dışarıdan getirince yüzde 75ini düşecek, bu
adaletsizliğin de doğru olmadığını
düşünüyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlarım.
(İYİ Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Sayın Özkan
VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)
37.- Denizli Milletvekili Cahit Özkanın,
Balıkesir Milletvekili Fikret Şahinin doğrudan gündeme
alınma önergesine ilişkin açıklaması
CAHİT ÖZKAN (Denizli) Çok teşekkürler
Sayın Başkan.
Sayın milletvekilleri, biraz önce Cumhuriyet
Halk Partisinin İç Tüzük 37nci maddeye göre vermiş olduğu
teklif çok kıymetli ve önemli, biz bu noktada Fikret Beye de çok
teşekkür ediyoruz.
Tabii, öğrencilerimiz, gençlerimiz
geleceğin teminatı. Bu noktada, Kredi Yurtların dünden bugüne
yatak sayısının ve standartlarının yükseltilmesi için
gayret gösterdik. Biz, İç Tüzükün 37nci maddesine göre verilmiş
olan önergeye ise Hayır. dedik. Sebebi ise şu anda mevcut
kanunumuz. 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri
Kanununun 20nci maddesinde yurtların yapım, donatım,
bakım ve onarım işleriyle ilgili tesisler hazırlanacak bir
programa göre Toplu Konut İdaresi tarafından, Toplu Konut Kanunu'nun
ek 1inci maddesinin (m) bendine göre yapılabileceğinden dolayı
reddettik.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
CAHİT ÖZKAN (Denizli) Zaten şu anda,
gençlerimizin, gerçekten standartlara uygun, huzur içinde kalabileceği ve
özel yurtlar ya da vakıf yurtlarına karşılık Kredi
Yurtları tercih ediyor olmalarının da sebebi gerçekten Kredi
Yurtlardaki kalitenin artmış olmasıdır.
Genel Kurulun bilgisine sunmak için söz aldım.
Teşekkür ediyorum.
IX.- KANUN TEKLİFLERİ İLE
KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
A) Kanun Teklifleri (Devam)
1.- Manisa Milletvekili Uğur Aydemir ve 49 Milletvekilinin
Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3854) ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (S. Sayısı: 280) (Devam)
BAŞKAN Teklifin tümü üzerinde Milliyetçi
Hareket Partisi Grubu adına söz talep eden Konya Milletvekili Sayın
Mustafa Kalaycı.
Buyurun Sayın Kalaycı. (MHP ve AK
PARTİ sıralarından alkışlar)
MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya) - Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 280 sıra
sayılı Kanun Teklifi'nin geneli üzerine Milliyetçi Hareket Partisi
Grubu adına söz aldım. Bu vesileyle, yüksek heyetinizi hürmetle
selamlıyorum.
Kanun teklifiyle 8 ayrı kanunun çeşitli
maddelerinde değişiklikler yapılmaktadır. Teklifte yer alan
maddelerin tamamı vergi uygulamalarına ilişkindir. Teklife
ilişkin etki analizi, Plan ve Bütçe Komisyonunda yapılan
görüşmelerde Komisyon üyelerine sunulmuştur. Teklifte genel olarak,
vergi mükellefleri lehine düzenlemeler yer almakta, uygulamada ihtilafa
düşülen ve sorunlarla karşılaşılan konularla ilgili
olarak mevzuata açıklık getirilmekte, kayıt ve işlemlerde
elektronik uygulamaların yaygınlaştırılması
öngörülmektedir. Bilindiği üzere, ana hedefi salgın sonrası
dönemin ekonomik yapılanmasına uygun, sürdürülebilir, güçlü ve
kaliteli büyümeye erişim, temel amaçları da makroekonomik
istikrarın temini, rekabetçi üretim ve verimlilik
artışları, şeffaf, öngörülebilir ve hesap verilebilir
yönetişim olan Ekonomi Reformları Programı mart ayında
Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından
açıklanmıştır. Hazine ve Maliye Bakanlığınca
hazırlanan Ekonomi Reformları Eylem Planındaki 154 eylem,
takvimine uygun bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Kanun teklifinde
de bu reformlar kapsamında bazı düzenlemeler yer almaktadır.
Esasen, ülkemizde vergi reformuna ihtiyaç bulunmaktadır. Vergi tabanını
genişletme, vergiye uyumu kolaylaştırma, öngörülebilirliği
artırma, yatırım ve üretimi destekleme yönünde önemli
düzenlemeler yapılmakla birlikte vergi kanunları bir bütünlük içinde
tümüyle ele alınmalı, basit, anlaşılır ve herkesin
mali gücüne göre vergi ödediği adaletli bir vergi sistemi tesis
edilmelidir.
Kanun teklifinde esnafımızla ilgili çok
önemli düzenlemeler yer almaktadır. Basit usulde vergilendirilen berber,
kuaför, tesisatçı, tuhafiyeci, marangoz, kaportacı, lastikçi,
tornacı, çay ocağı işleticisi, terzi, tamirci, taksici,
dolmuşçu gibi hâlihazırda 835.488 mükellefin kazançları gelir
vergisinden müstesna tutulmakta ve yıllık gelir vergisi beyanname
verme yükümlülükleri kaldırılmaktadır. Basit usulden
faydalanamayacakların belirlendiği Gelir Vergisi Kanununun 51inci
maddesi uyarınca, 1995 yılında çıkarılan Bakanlar
Kurulu kararıyla belirlenen, büyükşehir belediye
sınırları içinde emtia imalatı, emtia alım
satımı, inşaat işleri ve motorlu taşıtların
her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanlar,
lokanta ve benzeri hizmet işletmeleri ile eğlence ve istirahat
yerlerini işletenler gerçek usulde vergilendirilmektedir. Esasen, 1995
yılında yapılan bu düzenlemeden sonra gerek vergi
uygulamasına gerekse büyükşehir belediyelerinin sayısı ve
statüsüne ilişkin önemli değişiklikler
yapılmıştır. Bu kapsamda, vergilemede götürü usul yerine
basit usul getirilmiş, büyükşehir sayısı 30a
yükselmiş ve büyükşehir belediyelerinin sınırları il
mülki sınırları olarak belirlenmiştir. Bu durum dikkate
alınarak uygulama mutlaka gözden geçirilmelidir zira basit usul
şartlarını taşıdığı hâlde
büyükşehirlerde faaliyet gösteren, mesela Konya'daki bakkalın,
tamircinin, lokantacının basit usulden yararlanamamasının
hiçbir izahı yoktur. Üstelik, bu kanun teklifiyle getirilen gelir vergisi
istisnasından da yararlanamayacak olmaları eşitlik ve hakkaniyet
ilkeleriyle asla bağdaşmayacaktır. Bu itibarla, basit usule tabi
olmak için genel ve özel şartları topluca haiz olanların büyükşehir
ya da il ayrımı yapılmaksızın basit usule tabi
olmaları ve böylelikle gelir vergisi istisnasından da
yararlandırılmaları gerekmektedir.
Teklifte yer alan önemli bir madde, vergiye uyumlu
mükelleflere yüzde 5 vergi indirimi sağlayan uygulamada mükelleflerin
indirimden faydalanma imkânlarının artırılmasıdır.
Bilindiği üzere, yüzde 5 vergi indiriminden faydalanma
koşullarından biri de ilgili dönemde mükellefler hakkında
herhangi bir tarhiyat yapılmamış olmasıdır.
Düzenlemeyle, tarhiyat yapılmamış olma koşulu yapılan
tarhiyatların kesinleşmesine bağlanmakta, kesinleşmiş
tarhiyatlardan da indirim tutarının yüzde 1inden az olanların
dikkate alınmaması düzenlenmektedir. Böylelikle mağduriyetler
giderilirken daha fazla mükellefin vergi indiriminden yararlanabilmesi ve
vergiye uyumun artırılması hedeflenmektedir.
Teklifle, sosyal içerik üreticilerinin sosyal
paylaşım ağları üzerinden elde ettikleri kazançlarla,
akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama
geliştirenlerin elektronik uygulama, paylaşım ve satış
platformları üzerinden elde ettikleri kazançların vergilendirilme
usulünde basit ve etkin bir mekanizma getirilmektedir. Yapılan
düzenlemeyle bu platformlardan elde edilen ve 650 bin lirayı aşmayan
kazançlar stopaj yoluyla vergilendirilecek ve böylece belli tutarı
aşmayan gelirler de vergilendirilerek uyum düzeyi
artırılacaktır.
Değerli milletvekilleri, teklifte yapılan
bir başka düzenleme, dördüncü geçici vergi döneminin
kaldırılmasına yöneliktir. Böylelikle başta
esnafımız ve mali müşavirler olmak üzere vergi mükelleflerinin
beklenti ve talepleri karşılanmaktadır. Bilindiği gibi
ticari kazanç ve serbest meslek kazancı elde eden mükellefler
yıllık beyannamede tahakkuk edecek gelir ve kurumlar vergisinden
mahsup edilmek üzere üçer aylık dönemler itibarıyla geçici vergi
beyannamelerini vermekte ve vergilerini ödemektedir. Bu beyannamelerden
dördüncüsü, izleyen yılın şubat ayının 1i ile 17si
arasında, geçici beyannamenin hemen ardından da mart ve nisan
ayı itibarıyla yıllık beyannameler verilmektedir.
Düzenlemeyle, cari vergilendirme dönemi içerisindeki üç, altı, dokuz
aylık periyotlar, üçer aylık dönemler itibarıyla geçici vergi
dönemi kabul edilmekte, son üç aylık dönem
kaldırılmaktadır. Böylece, yıllık gelir ve kurumlar
vergisi beyannamesi veren 3,1 milyon mükellef önemli bir yükten kurtulacaktır.
Bununla birlikte, yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyanname verme ve
ödeme süreleri de birer ay öne çekilmektedir.
Kanun teklifinde Vergi Usul Kanununa ilişkin
olarak da önemli düzenlemeler yer almaktadır. Bu düzenlemeler özetle
şu şekildedir: Kanunda yer alan değerleme ölçüleri arasına
alım bedeli eklenmekte, maliyet bedeline zorunlu ve ihtiyari olarak dâhil
edilmesi öngörülen giderler sayılarak maliyet bedeli
açıklığa kavuşturulmaktadır. Bilanço esasına göre
defter tutan 1,7 milyon mükellefe enflasyon düzeltmesi yapma
şartlarının oluşmadığı dönemlerde
amortismana tabi iktisadi kıymetlerini ve birikmiş
amortismanlarını yeniden değerleyebilme imkânı
verilmektedir. Ayrıca gün esasına göre amortisman ayrılabilmesi
ve belirli sınırlar içinde amortisman süresinin serbestçe
belirlenebilmesi düzenlenmektedir. Özel fon uygulamasında vergi
ihtilaflarının sona erdirilmesi için belirsizlikler giderilmektedir.
Yeni yatırımları teşvik kapsamında hak kazanılan
yatırıma katkı tutarının kurumlar vergisi
dışında diğer bazı vergi ödemelerinden de
indirilebilmesi sağlanmaktadır. Yeni makine ve teçhizat
iktisabında amortisman uygulamasının faydalı ömür süresinin
yarısı üzerinden yapılabilmesi imkânı verilmektedir.
Şüpheli alacak ayrılacak küçük alacak tutarı 3 bin lira olarak
belirlenmektedir. Banka dekontları ve PTT makbuzları gider
pusulası olarak kabul edilmektedir. Usulsüzlük cezaları uzlaşma
kapsamına alınmaktadır. Vergi incelemesine konu vergi türünden
farklı vergi türü için pişmanlıkla beyanname verilebilmesi
imkânı getirilmektedir. Tekerrür uygulamasında fiil ile ceza
arasında denge sağlanmaktadır. Uluslararası vergi
ihtilaflarının çözümüne yönelik karşılıklı
anlaşmayla ilgili usuller kanuna dercedilmektedir.
Ayrıca, düzeltme yetkisi, vergi mahremiyeti
kapsamı, tebligat, vergi inceleme usulü, mükelleflerin bildirim
yükümlülüğünün azaltılması, elektronik belge ve defter, dijital
vergi dairesi ve hizmetlerin elektronik ortamda verilmesi gibi konularda önemli
düzenlemeler yapılmaktadır.
Teklifin 15inci maddesiyle, ilan yoluyla tebligat
konusunda Vergi Usul Kanununun 104üncü maddesinde yapılan
değişiklik, zaten sıkıntılı günler geçiren yerel
basının önemli bir gelir kaynağını sona erdirecektir.
Yerel basının vazgeçilmez bir kamu görevi icra ettiği dikkate
alınarak bu değişiklikten vazgeçilmeli. Yerel basında ilan
hükmünün korunmasının hatta ilan limitinin 5 bin liraya
yükseltilmesinin de uygun olacağını düşünüyoruz.
Teklifle, genel ve özel bütçeli idareler, il özel
idareleri, yatırım izleme ve koordinasyon
başkanlıkları, belediyeler ve köylere yapılacak
bağışlar damga vergisinden istisna edilmektedir.
Bir başka düzenlemeyle de konaklama vergisinin
uygulama tarihi 1 Ocak 2023 tarihine ertelenmektedir. Tüm dünyayı sarsan
Covid-19 salgını en büyük darbeyi turizm sektörüne vurmuştur.
Ülkemizde turizm ekosistemindeki işletmelerin ayakta kalması için
etkin önlemler alınmakla birlikte, toparlanma zaman alacaktır.
Geleceğe yönelik daha güçlü daha sürdürülebilir bir turizm ekonomisi
inşa etmek için koordineli bir şekilde çalışmalar
sürdürülmelidir.
Değerli milletvekilleri, bütün dünya
salgın nedeniyle zorlu bir süreçten geçmektedir. Salgınla birlikte
artan kamu harcamaları ve azalan gelirler nedeniyle artan küresel bütçe
açığının millî gelire oranının 2021
yılında yüzde 8,8le oldukça yüksek seyretmesi beklenirken küresel
kamu borç stokunun millî gelire oranının yüzde 98,8 seviyesine
ulaşacağı öngörülmektedir. Küresel borçluluk 2021in ikinci
çeyreğinde 296 trilyon dolarla yeni rekor seviyesine yükselmiştir.
Konut fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak hane halkı
borçluluğunun küresel borç stokundaki artışa en yüksek
katkıyı yapması dikkat çekmektedir. 2020 yılında yüzde
8,3 daralan dünya ticaret hacminin tedarik zinciri ve lojistikte devam eden
bazı sorunlara rağmen 2021 yılında yüzde 9,7
artış göstereceği öngörülmektedir. 2020 yılında yüzde
3,2 daralan küresel ekonominin 2021 yılında yüzde 6 büyümesi
beklenmektedir. Bu dönemde gelişmiş ülke ekonomilerinin yüzde 5,6;
gelişmekte olan ekonomilerin ise yüzde 6,3 büyümesi öngörülmektedir.
Önümüzdeki dönemde salgının ve aşılamanın seyri
ekonomik aktivite üzerinde belirleyici olacaktır. Makroekonomik veriler
dikkate alındığında küresel ölçekteki gelişmeler ve
mukayeseli değerlendirmeler Türkiye ekonomisinin giderek güçlendiğini
ve güven kazandığını göstermektedir. Nitekim, Türkiye,
genel ekonomik toparlanma ve büyüme konusunda diğer ülkelerden pozitif
olarak ayrışmıştır. 2020 yılında küresel
ekonominin yüzde 3,2 oranında bir daralma yaşadığı
şartlarda Türkiye ekonomisi yüzde 1,8 oranında büyümeyi
başarmıştır. 2021 yılının ilk
çeyreğinde yüzde 7,2; ikinci çeyreğinde yüzde 21,7 büyüyerek hem
büyüme ve gelişme trendini sürdürmüş hem de dünyada en çok büyüyen
ülkeler arasında yer almıştır.
Türkiye ekonomisinin 2021 yılında yüzde 9
büyümesi beklenmektedir. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracattaki
artış sağlıklı ve nitelikli bir büyümeye delalet
etmektedir. Yatırımlar, 2021in ilk çeyreğinde yıllık
yüzde 12,4; ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 20,3 büyüme
kaydetmiştir. Makine ve teçhizat yatırımları üç çeyrektir
yüzde 30un üzerinde büyümekte olup 2021 yılı ikinci çeyreğinde
yüzde 35,2 oranında artmıştır. Sanayi sektörü 2021
yılı ilk çeyreğinde yüzde 11,7; ikinci çeyreğinde yüzde
40,5 büyümüştür. Bugün açıklanan verilere göre, ağustos ayı
itibarıyla sanayi üretimi aylık yüzde 5,4; yıllık ise yüzde
13,8 artışla beklentileri aşmıştır.
Takvim etkisinden
arındırılmış sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet
sektörleri toplamında ciro endeksi, ağustos ayında, geçen
yılın aynı ayına göre yüzde 48,1 artış
göstermiştir. İhracatçılarımız her ay rekorlar
kırmakta olup tüm zamanların en yüksek aylık ve yıllık
ihracat rakamlarına ulaşılmıştır.
Cari işlemler açığı da 2021
yılı Ocak-Ağustos döneminde, geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 46,1 azalmıştır. Yılın kalan
aylarında cari fazla verilmesi beklenmektedir.
İstihdam düzeyi pandemi öncesi seviyesine
gelmiştir. Mevsim etkilerinden arındırılmış temel
iş gücü göstergelerine göre ağustos ayı istihdam
sayısı 28 milyon 706 bin kişiye ulaşmış olup
geçen yılın aynı ayına göre 1 milyon 865 bin kişi
artmıştır. Aynı dönemde işsizlik oranı 0,9 puan,
tarım dışı işsizlik oranı 2 puan, atıl
iş gücü oranı 3,2 puan azalmıştır.
Elbette ekonomide sorunlarımız
vardır. En önemli sorumunuz da enflasyon, hayat
pahalılığıdır. Her şeye üst üste gelen zamlar
nedeniyle özellikle dar ve sabit gelirli vatandaşlarımız
sıkıntı çekmektedir. Tüm dünyada ekonomiler bu yıl büyümede
iyi performans gösterirken enflasyon da aynı şekilde
artmaktadır. Dünyanın en fazla meşgul olduğu ekonomik
konuların başında enflasyon gelmektedir. Emtia fiyatları,
küresel ekonomideki güçlenmeye bağlı olarak artan talep ve görece
sınırlı kalan arz nedeniyle yüksek oranda artış
göstermiştir. Lojistik pahalılaşmıştır. Petrol ve
endüstriyel metal fiyatları güçlü talebin etkisiyle yüksek seyrini
sürdürmektedir. Başta Avrupada olmak üzere, enerji krizi
derinleşmiştir. Enerji krizi enerji fiyatlarını çok yüksek
seviyelere taşımıştır.
Dünya Bankası emtia piyasaları verilerine
göre, eylül ayı itibarıyla ham petrol fiyatı yıllık
yüzde 81,5; kömür fiyatı yıllık yüzde 240; doğal gaz
fiyatı yıllık yüzde 478; sıvılaştırılmış
doğal gaz fiyatı ise yıllık yüzde 135 oranında
artmıştır. Ülkemizde para ve maliye politikaları
kanalıyla enflasyonla mücadele kapsamında önemli adımlar
atılmaktadır. Bu kapsamda Eşel Mobil Sistemi uygulaması
sonucunda 2021 yılı için toplamda 46 milyar liralık KDV ve ÖTV
gelirinden feragat edilmektedir. Bakınız, 2021 yılı
Ocak-Ağustos döneminde petrol ve doğal gaz ürünlerinden alınan
sadece ÖTV tahsilatı bir önceki yılın aynı dönemine göre
yüzde 40,3 oranında 17,7 milyar lira azalmıştır.
Doğal gaz maliyetindeki yüksek artış
amonyak maliyetlerinin artmasına, bu da gübre üretiminin azalmasına
ve gübre fiyatlarının yükselmesine neden olmuştur. Yine, Dünya
Bankası verilerine göre 2020 yılı Mayıs ayında 263
dolar olan DAP gübresinin fiyatı bu yıl Eylül ayı itibarıyla
644 dolara yükselerek yüzde 144 oranında artmıştır.
Aynı süreçte 202 dolar olan üre gübresinin fiyatı da 419 dolara
yükselerek yüzde 107 oranında artmıştır. Gübrenin
azalması ve fiyatın aşırı yükselmesi tarım ve
gıdanın geleceğini tehdit etmektedir. Dünyada yüksek oranda
artan gübre fiyatları hâliyle döviz kurunun da etkisiyle ülkemize daha
yüksek olarak yansımaktadır. Yüksek oranda artan girdi
fiyatlarının yanı sıra bu yıl yaşanan
kuraklık, su sorunu, ürünlerin pazarlanmasında yaşanan
sıkıntılar nedeniyle çiftçimizin önemli sorunları
bulunmaktadır.
Bu kanun teklifiyle, çiftçilere yapılan
destekleme ödemeleri gelir vergisinden istisna edilmektedir; böylelikle,
çiftçimize 600 milyon liralık destek sağlanmaktadır. Daha fazla
üretmeleri için çiftçimiz daha fazla desteklenmeli; mazot, gübre, ilaç, yem
gibi girdilerini uygun fiyatlı alabilmeleri mutlaka
sağlanmalıdır. Tarımda kullanılan elektrik için daha
düşük tarife belirlenmeli ya da elektrik desteği verilmelidir.
Ayrıca, Tarım Kredi Kooperatiflerine ve Ziraat Bankasına olan
tarımsal kredi borçları uygun şartlarda ve uzun vadeli
yapılandırılmalıdır.
Konuşmama son verirken, Milliyetçi Hareket
Partisi Grubu olarak destek verdiğimiz bu kanun teklifinin ülkemiz ve
milletimiz için hayırlı sonuçlar getirmesini diliyor, saygılar
sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Sayın Şahin, buyurun.
VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)
38.- Balıkesir Milletvekili Fikret
Şahinin, Denizli Milletvekili Cahit Özkanın yaptığı
açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin
açıklaması
FİKRET ŞAHİN (Balıkesir)
Sayın Başkan, teşekkür ederim.
Biraz önce konuşan AK PARTİ Grup
Başkan Vekili Sayın Özkana bir katkıda bulunmak istiyorum.
Tabii, elbette hepimizin amacı bu yurt sorununu
çözmek. Tabii, yani, sonuç olarak, verdiğimiz kanun teklifine evet
demiş olsalardı da keşke bu iradeyi daha güçlü şekilde, hep
birlikte görmüş olsaydık.
Şunu ilave etmek istiyorum, 3 Aralık 2018
tarihinde Gençlik ve Spor Bakanına bir soru önergesi yönelttiğimde
bana şöyle bir cevap vermişti Sayın Bakan: Yurt kapasitemizi
2021 yılında 883.553e ulaştıracağız. Kabaca
söyleyeceğim: 883 bin. Geçen hafta yine bu konu burada gündeme geldi;
sayın AK PARTİ hatibinin verdiği rakam -2021 yılı yurt
kapasitesi- 729 bin, küsuratı söylemiyorum. Aradaki fark 153 bin; yani,
bakın, hedeflediğiniz yatak kapasitesinden 153 bin geridesiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Evet, teşekkür ediyorum.
Birleşime yirmi dakika ara veriyorum.
Kapanma
Saati: 18.25
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati
: 18.57
BAŞKAN :
Başkan Vekili Haydar AKAR
KÂTİP ÜYELER
: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), İshak
GAZEL(Kütahya)
----- 0 -----
BAŞKAN
Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5inci
Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.
280
sıra sayılı Kanun Teklifinin görüşmelerine devam ediyoruz.
IX.- KANUN TEKLİFLERİ İLE
KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
A) Kanun Teklifleri (Devam)
1.- Manisa Milletvekili Uğur Aydemir ve 49
Milletvekilinin Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3854) ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (S. Sayısı: 280) (Devam)
BAŞKAN - Komisyon yerinde.
Teklifin tümü üzerinde siyasi parti grupları
adına yapılan konuşmalarda kalınmıştı.
Şimdi, söz sırası Cumhuriyet Halk
Partisi Grubu adına Konya Milletvekili Sayın Abdüllatif
Şenerde.
Buyurun Sayın Şener. (CHP
sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA ABDÜLLATİF ŞENER (Konya)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
Sözlerime başlamadan önce İstanbul
Milletvekili İsmet Uçmanın vefatı nedeniyle tüm
yakınlarına ve sevenlerine taziyelerimi iletmek istiyorum. Samimi bir
dosttu. Kendisiyle ilk kez 1990lı yıllarda tanıştık
ve ilk kitabımı kendisi basmıştı. Entelektüel
merakları olan, entelektüel sorgulamaları olan değerli bir
insandı.
Konuya geçecek olursak, her şeyden önce, 65
maddelik bu teklif daha önce Plan ve Bütçe Komisyonunda görmediğimiz
bazı özellikleri taşımaktadır. Bu özellikler nedeniyle de
teklifin birinci imza sahibi Uğur Aydemire ve arkadaşlarına
teşekkür ediyorum. Her şeyden önce, alıştığımız
gibi bir torba yasa şeklinde gelmemiştir, baştan sona vergi
uygulamalarıyla ilgili bir düzenleme niteliğindedir.
İkincisi ise bir teklif Komisyona ilk defa etki
analiziyle birlikte gelmiştir. Hâlbuki daha önce, yıllardır
sürekli Bu tekliflerin niye etki analizleri yok? diye tartışmalar
yaşanmışken bu bir başlangıç olur, bundan sonraki
tekliflerde daha detaylı etki analizlerini içeren metinler bulunur umudu
içerisindeyiz.
Bu 65 maddelik teklifin birkaç maddesi hariç hemen
hemen tamamı usul hükümleri veya idarenin kendi iç düzenlemelerinde küçük
rötuşlar içermektedir. Bu açıdan baktığımızda, en
iddialı olduğu madde 1inci maddedir: 1inci maddede küçük esnaf
istisnası düzenlenmektedir, küçük esnafın gelirleri istisna
kapsamı içerisine alınmaktadır ancak bu küçük esnafın
defter ve belge tutma zorunluluğu da devam etmektedir. İstisna
kapsamına alınırken neden defter ve belge zorunluluğu devam
ediyor, bunu anlamak biraz zor görünmektedir. Ama buradan sağlanan
istisnanın da abartılmaması gerektiği kanaatindeyim çünkü
Türkiyede 835 bin küçük esnafımız var. Bunlar, berberler, kuaförler,
tesisatçılar, tuhafiyeciler, marangozlar, kaportacılar, lastikçi,
tornacı, çay ocağı işletmecisi, terzi, tamirci, taksici ve
dolmuşçu gibi meslekleri icra edenlerdir. Sayıları 835 bin ve bu
835 bin küçük esnafımız, bakıyoruz, geçen yıl 235 milyon
lira vergi ödemiş. Bunu istisna kapsamına aldığınız
zaman, ortalama olarak, bir küçük esnafımızdan devlet
yıllık 300 liralık bir vergi avantajı sağlıyor.
Yani yıllık ortalama avantaj sadece 300 liradır, aylık
avantajsa 25 liradır, günlükse 83 kuruştur. Yani küçük
esnafımızın günlük 83 kuruşluk vergisinden vazgeçen bir
düzenlemedir ama bu paketin en iddialı maddesi de budur. Üzerinde fazla
yorum yapmayacağım, konuşacaklarım biterse maddeleri tek
tek tekrar değerlendirebilirim ancak 15inci madde üzerinde durmak
istiyorum.
Bu 15inci madde önemlidir, şu açıdan:
Yerel basının gelir kaynaklarından biri bu düzenlemeyle
ellerinden alınmaktadır. Bu madde, yerel basının Maliyenin
bazı ilanlarını artık veremeyeceğini göstermektedir.
Hâlbuki ilanlar yerel basının en önemli gelir kaynaklarından
biridir. İlan gelirleri elinden alınmaya başlanırsa
yazılı yerel basının tamamıyla yok olabileceğini,
ortadan kalkabileceğini veya tek tük bazı illerde
varlığını sürdürebileceğini düşünmek lazım.
Hâlbuki zor ayakta duruyor; zaten şu anda yerel basının büyük zorlukları
var, büyük güçlükleri var ve zor ayakta duruyor. 2019da 1.084 adet yerel
gazete varken 2021 Ocağında bu, 925e düşmüş yani 159 yerel
gazete şu andaki koşullarda zaten kapanmıştır. Neden
kapanmıştır? Gelir yetersizliği nedeniyle
kapanmıştır. 2018de yerel ve yaygın yazılı
basındaki fikir işçisi 8.683 kişiyken bu da 2020de 1.479
kişi azalmıştır. Yani sürekli kan kaybeden, kapanan ve
çalıştırdığı personel sayısı azalan bir
yerel yazılı basınımız var. Burada Maliyenin
verdiği reklam gelirlerinin bir kısmını da kaybediyor, bu
büyük bir tehlikedir bence.
Etki analizi var. dedim bu pakette. Bu maddeyle
ilgili etki analizinde deniliyor ki: Bu düzenleme yapılırsa
devletimiz 10 milyon Türk lirası tasarrufta bulunacak. 10 milyon Türk
lirası tasarrufta bulunmak aslında yerel basını kurtarmak
açısından önemli kabul edilecek bir rakam değildir. Çünkü yerel
basının varlığını devam ettirmesi bu 10 milyonluk
tasarruftan daha büyük bir gelir kaynağı oluşturmaktadır.
Her şeyden önce, almış oldukları reklamdan bile yüzde 18
KDV ödüyorlar, Basın İlan Kurumuna yüzde 15 komisyon ödüyorlar. Bunun
ötesinde, varlığını sürdüren yerel basın aynı
zamanda, çalıştırdığı işçiler için stopaj
ödüyor, kendi kazançları için vergi ödüyor, eğer kurumsa kurumlar
vergisi ödüyor. Tüm bunları birlikte değerlendirdiğimizde
devlete kazandırdıklarının bu 10 milyon liradan çok çok
fazla olduğunu düşünmemiz lazım. Bana göre, bu maddenin teklif
metninden çıkarılması yerel basınımızın
varlığını devam ettirebilmesi açısından önemlidir.
Değerli arkadaşlar, her şeyden önce,
Türkiyenin bir vergi reformuna ihtiyacı var. Maalesef, yirmi
yıllık bir iktidarın, hâlâ, yirmi yıl sonra bir vergi
reformu yapamamış olması büyük eksikliktir diye
düşünüyorum. Vergi reformu nasıl yapılacak? Vergi reformunda
şu anda Türkiyenin ihtiyacı olan şey, düşük gelir
gruplarının gelirlerinin artırılmasıdır, net
gelirlerinin artırılmasıdır çünkü şu anda Türkiyede
vergiyi yoksullar ödemektedir, düşük gelir grupları ödemektedir.
Bakın, elimde bilimsel bir çalışma
var. Bu çalışmada, Türkiyede doğrudan vergiler ile dolaylı
vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki payının ne olduğu
ve bunun ne anlama geldiği anlatılmaktadır. Dolaylı
vergiler, bildiğiniz gibi, düşük gelir gruplarından
alınır yani tüketicilerden alınır. Pazara gidersiniz,
bakkala gidersiniz, markete gidersiniz, bir mağazadan içeri girersiniz
KDVdir, ÖTVdir diye dünyanın vergisini ödersiniz. Cebinizdeki telefondan
konuşun konuşmayın ÖTV, KDV ödersiniz. Arabanıza mazot
doldurursunuz, traktöre mazot doldurursunuz, yine fiyattan daha fazla bu dolaylı
vergilerden ödersiniz. Dolayısıyla en son durum itibarıyla
bakıyoruz, Türkiyede doğrudan vergilerin yani durumu daha iyi
olanların ödediği doğrudan vergilerin 2006 ila 2020
arasındaki toplam miktarı 1,9 trilyon Türk lirası civarındadır,
hâlbuki dolaylı vergilerin miktarı ise 3,9 trilyon lira
civarındadır. Yani 2006dan 2020ye kadar toplanan vergilerin
ağırlıklı ve büyük bir kısmı dolaylı
vergilerden oluşmaktadır. Bu dolaylı vergileri ise düşük
gelir grupları ödemektedir. Dolayısıyla vergiyi neden düşük
gelir grupları ödüyor hazineye;
neden bu ülkenin işsiz insanları, mağdur çiftçileri,
perişan esnafı ödüyor? Bunun tersine çevrilmesi lazım. Çok
kazanandan çok, az kazanandan az alınması lazım ama sistem
tersine işliyor. Üstelik doğrudan ödenen vergilerin de önemli bir
kısmı ücretlerden kesilen stopajlardan, vergi kesintilerinden
oluşuyor. Bunu da dar ve orta gelir gruplarının ödediğini
düşünecek olursanız, ortaya çıkan tabloda Türkiye'de vergilerin
manzarası şudur: Doğrudan vergilerin 5 katı tutarında
dolaylı ve stopaj yoluyla alınan vergiler var demektir. Bu adaletsiz
vergi sisteminin topyekûn bir reforma tabi tutulması lazım. Bu
olmadığı takdirde, bu paketin içerisinde gördüğümüz gibi,
böyle ufak tefek bazı uygulama maddelerinin değiştirilmesiyle
hiçbir yere varılmaz, hiçbir sonuç elde edilmez. Vergiler gelirin yeniden
dağıtılmasında önemli bir mekanizmadır, bu
mekanizmanın doğru işlemesi ve doğru sonuçları ortaya
çıkarması lazımdır.
Bakın, fiyatlar almış
başını gidiyor. Pazara, çarşıya çıkanlar
ceplerindeki bütün parayı boşaltmak zorunda kalıyorlar.
Ayçiçeği yağı 40 liradan 83 liraya çıkmış, un 115
liradan 239 liraya çıkmış, yumurtanın 30luk kolisi 2019da
14 lirayken şimdi 28 liraya çıkmış -yani tek bir yumurtanın
1 liraya yaklaştığı bir dönemi yaşıyoruz-
nervürlü 12-14-16lık demirin tonu 2010da 830 lirayken 6.110 liraya
çıkmış ve evdeki 12 kilogramlık tüp dört ay önce 115
lirayken şu anda 160 lira olmuştur. Bu, düşük gelir
gruplarının piyasa mekanizması içerisinde de ezildiğini
gösteren bir tablodur. İşsiz insanlar, asgari ücretli insanlar,
asgari ücretin altında maaş alan, gelir elde eden insanlar pazarda
zaten eziliyorlar. Gelirlerinin tamamını harcadıkları
zorunlu gıda maddelerindeki ve ihtiyaç maddelerindeki enflasyon oranı
sizin ilan ettiğiniz yıllık enflasyonun 2 katı. Şimdi
bir de vergi sistemiyle düşük gelir gruplarını ezmeye
başlarsanız bunun izah edilecek tarafı olmaz, onun için reform
gereklidir. Böylesine 65 maddeyle dolu ama ufak tefek bir yerlerinde uygulama
farklılıklarını değiştirmek bir sonuç elde etmek
değildir.
Bakın, son beş ayda 1 milyon 520 bin
hanenin elektriği kesilmiştir. 1,5 milyon insanın elektriği
kesiliyor çünkü cebinde elektrik faturasını ödeyecek para yok. Ekim
2020den Ekim 2021e elektrik ve doğal gaza 31 kez zam yaptınız.
Bu zamlar altında ezilenler bellidir. 674 bin hanenin doğal gazı
parasını ödeyemediği için kesilmiştir. Bu doğal
gazı, elektriği kesilenler, üst üste zamlardan muzdarip olanlar bu
düşük gelir gruplarıdır. Ama Sayın Hükûmete
sorarsanız, ABDde, İngilterede benzin kuyrukları var; Almanyada,
Fransada yiyecek kuyrukları var. Bu bilgiler nereden alınıyor
bilmiyorum ama geçenlerde Sayın Genel Başkanınızın
Adana toplantısında baktım, kendi toplantısında,
Adanada, korumaların yediği kumanyaların
artıklarını toplamaya çalışan insanlar vardı. Bu
sistem, şu anda yürürlükteki sistem, işte hiç geliri olmayan, kumanya
artıkları toplayan insanların arada bir yapmış
oldukları alışverişlerinden vergi kesen, vergi alan bir
sistemdir; bütçeyi, Hazineyi de bununla dolduran bir sistemdir. Ama Hazineye giden
paranın lükse, israfa, yolsuzluğa harcandığını
düşünecek olursanız, tamamıyla fakir fukaranın zenginlere,
soygundan ve vurgundan yana olanlara harcandığını gösteren
bir tabloyla karşı karşıyayız. (CHP
sıralarından alkışlar)
Bakın, değerli arkadaşlar, enflasyon
yoksulu eziyor. Hele, enflasyon oranını düşük gösterirseniz
yoksul ve düşük gelir gruplarını daha da fazla ezersiniz. Neden?
Asgari ücret, emekli maaşları, memur ve işçi maaşları
doğrudan doğruya enflasyon oranına göre
ayarlandığı için, siz, enflasyonu düşük göstermek suretiyle
emeklinin enflasyon kaybını ödemiyorsunuz, işçinin, asgari
ücretlinin enflasyon kaybını ödemiyorsunuz, enflasyonun altında,
enflasyondan daha düşük maaş artışları,
ayarlamaları yapmak suretiyle reel gelirini azaltıyorsunuz.
Diğer taraftan, yoksulluğu körükleyen,
derinleştiren en temel konulardan biri işsizliktir ve maalesef,
işsizlik de bu mevcut iktidarın devrihükûmetinde sürekli olarak
artmıştır. 2002 yılındaki işsizlik oranından
çok daha fazla, çok daha yüksek olan bir işsizlik var. 2002de yüzde 9
veya yüzde 10luk bir işsizlik vardı, şimdi verilen resmî
rakamlarda yüzde 12lik bir işsizlik var ama geniş tanımlı
işsizliği dikkate alırsanız, işsizlik oranının
yüzde 20ye doğru çıktığını görüyoruz. Bu da
yirmi yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi
politikalarının işsizliği artırmak suretiyle
yoksulluğu derinleştirdiğinin en temel göstergelerinden biridir.
Bakın, sürekli kur artışı
yapılıyor. Dün Plan ve Bütçe Komisyonunda Merkez Bankası
Başkanı sunuş yaptı, kur artışının sanki
bir politikaları gereği olduğunu ifade etmeye
çalıştı. Rekabetçi kur ismini vermiş, hâlbuki kuru zapt
edemiyorlar, kurla ilgili hiçbir politikaları yok. Ekonomik dengeler
altüst olduğu için, ekonomi politikaları topyekûn yanlış
olduğu için kur sürekli fırlıyor, yukarı çıkan kura
pozitif bir isim verme ihtiyacından dolayı rekabetçi kur ismini
vermeye kalkıyorlar. Bu, sizin
politikasızlığınızın bir sonucudur. Rekabetçi
kur dediğiniz şey eğer kurun sürekli başını
alıp gitmesiyse burada bir felaket var demektir. 2008den, 2009dan bugüne
kadar kur 9 kat artmış, 9 kat. Siz hâlâ dış ticaret
açığı veriyorsanız sizin bu dış ticaret
açığınızın ve küresel rekabette kuru, yem olarak göstermenizin
hiçbir değeri, hiçbir anlamı yok demektir. (CHP
sıralarından alkışlar) Ama kur yükseldikçe ne oluyor? Kur
yükseldikçe yoksulluk daha da derinleşiyor, gelir
dağılımı daha da bozuluyor, yoksul daha fazla yoksul oluyor
ve zengin daha fazla zengin oluyor. Kur yükseldikçe enflasyon artıyor,
enflasyon arttıkça yine yoksulluk derinleşiyor. Kur arttıkça
bütçedeki faiz ödemeleri artıyor, faiz ödemeleri arttıkça siz
yoksuldan daha fazla vergi almaya kalkıyorsunuz ve kur yükseldikçe bütçe
dengeleri bozuluyor. Bu bozulma neticesinde borçlanma ihtiyacınız
artıyor. Ne kadar fazla borçlanırsanız yoksulluğu da o
kadar fazla derinleştiriyorsunuz. Şimdi, bunun neresinin rekabetçi
olduğunu bana izah edin. İzah edilecek hiçbir tarafı yoktur.
Bakın, değerli arkadaşlar, Türkiyede
ücretli kesimin ve nüfusun önemli bir kısmı yoksulluk
sınırı içerisinde yaşamaktadır. Bunu uluslararası
verilerden ve Türkiyede yayımlanan verilerden derleyerek rahatlıkça
ifade edebiliriz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) OECD ülkeleri
içerisinde en düşük asgari ücrete sahip birkaç ülkeden biri zaten
Türkiyedir, en düşük asgari ücreti veriyorsunuz. Vaktiyle Çin, rekabette
düşük ücret kullanıyor. deniliyordu; bugün Çinde asgari ücret 400
dolar civarındadır, Türkiyede 314 dolar yani Türkiyedeki asgari
ücret Çinin bile altına düşmüştür. Türkiyede istihdamın
yüzde 42si asgari ücret alıyor. Asgari ücret artı yüzde 20 de asgari
ücret altında ücret alanlarsa istihdamın yüzde 64üdür yani yüzde
64lük bir nüfus asgari ücret civarında veya biraz üzeri ücret alıyor
Türkiyede. Bunlar Sosyal Güvenlik Kurumunun rakamlarıdır. Kayıt
dışı istihdamı da sayarsanız nüfusun yüzde 75 ila
yüzde 80i Türkiyede yoksulluk sınırı altında yaşamaktadır
ve bu iktidar yoksulluğu derinleştirmekte ve yoksuldan vergi almaya
devam etmektedir.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Teklifin tümü üzerinde söz talep eden
Halkların Demokratik Partisi Grubu adına Diyarbakır Milletvekili
Sayın Garo Paylan.
Buyurun Sayın Paylan. (HDP
sıralarından alkışlar)
HDP GRUBU ADINA GARO PAYLAN (Diyarbakır)
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sizleri saygıyla
selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, kapitalist bir düzende
adaletten bahsetmek çok zordur. Kapitalist bir düzende nüfusun yüzde 1i lüks,
şatafat içinde yaşar. Kapitalist bir düzende nüfusun yüzde 1inin
yediği önünde, yemediği arkasındadır ama kapitalist bir
düzende nüfusun büyük çoğunluğu maalesef borç içinde, sefalet içinde
yaşar değerli arkadaşlar. Kapitalist bir düzen bir sömürü
düzenidir, emeğin sömürüsü üzerine kuruludur.
Arkadaşlar, şimdi, bu sömürü düzeninde,
kapitalist düzende bazı ülkeler bu sömürüyü ve adaletsizliği azaltmak
için vergi politikalarını devreye sokarlar. Mesela Kuzey Avrupa
ülkelerinde vergi politikaları, bu anlamda, çok kazanandan çok vergi
almak, az kazananı desteklemek üzerine kuruludur ve bu ülkelerde orta
kesim daha güçlüdür; zenginlerden daha çok vergi alındığı
için çok büyük bir zenginlik de olmaz, çok büyük bir yoksulluk da olmaz. Yine
de bir kapitalist düzendir ama adaleti sağlamaya çalışan bir
kapitalist düzendir bu Kuzey Avrupa ülkelerindeki düzen. Bizim gibi ülkelerde
ise değerli arkadaşlar, vergi adaleti de yoktur. Bakın, düzen
zaten adaletsiz bir düzen, bu düzeni dengeleyecek bir vergi düzeni yoktur,
vergi adaleti de yoktur; Çok kazanandan çok vergi alayım, az kazanana
destek vereyim. diye bir bakış da yoktur. Bizim düzenimizde emek
sömürülür, yandaşlar semirtilir. Yüzde 1 lüks, şatafat içinde
yaşarken onlar servetlerine servet katarlar, hatta bu servetlerini ülkede
de tutmayıp yurt dışındaki vergi cennetlerine
kaçırırlar.
Değerli arkadaşlar, işte, vergi bu
kadar önemlidir. Nereden buldun? diye o alçaklara sormak bu kadar önemlidir.
O alçaklar bu ülkenin kanını sömürüyorlar, kimse Nereden buldun?
diye sormuyor; onlar paraları vergi cennetlerine kaçırıyorlar,
kimse Neden götürdün? diye sormuyor, kimse onları vergilendirmiyor.
Bakın, burada Maliye Bakanlığının bürokratları
oturuyor, Maliye Bakan Yardımcımız oturuyor. Ona Komisyonda da
sorduk: Milyarlarca dolar yurt dışına
kaçırılıyor, siz bu kişilere bu parayı Nereden
buldun? diye sordunuz mu? Var mı öyle bir yürek acaba? Öyle yürek
yemiş bir vergi kontrolörü var mı acaba? Yok. Niye? Sarayın
müteahhitleri çünkü, sarayın yandaş müteahhitleri çünkü onlar. Öyle bir
yürek yok onlarda.
Bakın, değerli arkadaşlar, işte,
bir avuç kişi bu ülkenin kanını sömürüyor bu iktidarın
zamanında, paraları kazanıyor, milyarlarca doları vergi
cennetlerine kaçırıyor, kimse ne Nereden buldun? diye sorabiliyor
ne de onlardan vergi alabiliyor. İşte, bizim gibi bu tip ülkelerde
vergi adaleti de olmadığı için gelir eşitsizliği de
maalesef daha da derinleşiyor.
Değerli arkadaşlar, önümüzde 65 maddelik
bir yasa teklifi var. Neyle ilgili? Vergiyle ilgili, işte tam da bu
anlattığım konuyla ilgili. Ne yapacaklarmış? Reform
yapacaklarmış, öyle söylediler Komisyonda. Bu vergi reformu,
ekonomik reform paketi çerçevesinde gelmiş. dediler. Peki,
arkadaşlar, vergi adaletsizliğinin bu kadar derin olduğu ülkemizde
bu 65 madde içinde adaleti sağlayacak herhangi bir madde var mı? Yok.
Palyatif tedbirler, efendim, Beyanname şu ay verilirmiş, bu ay
verilirmiş
Değerli arkadaşlar, ülkemizde vergiyi kim
ödüyor ya? Hepimiz bu ülkenin milletinin vekilleriyiz. Kim ödüyor vergiyi? 1
trilyon lira vergi toplayacağız bu sene, 2021 yılında. Kim
ödüyor bu vergiyi? Tamamına yakınını yoksullar ödüyor,
tamamına yakınını yoksullar ödüyor. Niye? Gelir ve servet
üzerinden vergi almıyorsunuz.
Bakın, değerli arkadaşlar, şu
anda Türkiye'deki toplam servetin yüzde 55i nüfusun yüzde 1inin elinde;
tekrar ediyorum, servetin yani toplam bütün
varlığımızın yüzde 55i nüfusun yüzde 1inin elinde.
Adalet mi bu? Bunu bizim önümüze koymamız gerekmiyor mu? Bu ülkenin
servetinin yüzde 55i nasıl nüfusun yüzde 1inin elinde olur? diye
sormamız gerekmiyor mu? Biz soruyoruz ama iktidar oralı değil,
tüyleri bile kıpırdamıyor. Niye? Çünkü onlardan yanalar, yüzde
1den yanalar, yandaş müteahhitten yanalar; onlar yoksullardan yana
değiller. (HDP sıralarından alkışlar) Bakın, bu
ülkede gelirin yüzde 50sini en zengin yüzde 20lik kesim kazanıyor yani
yüzde 20 bütün toplam gelirin yarısını alıyor.
Büyük bir adaletsizlik var. En yoksul yüzde 20ye
bakalım, en yoksul yüzde 20 gelirden yüzde 5 pay alıyor; bakın,
en zengin yüzde 50 alıyor, en yoksul yüzde 5 alıyor, 10 kat fark var,
10 kat. Bu noktada bu ülkenin vicdanlı vekillerinin harekete geçmesi
gerekmez mi değerli arkadaşlar? Peki, bununla ilgili, bu torbada, 65
maddede tek bir madde var mı? Hayır, yok. Niye? Çünkü onlar
zenginlerden yanalar, çünkü onlar zenginleşmişler. Yirmi yıl
önce mağduriyet edebiyatı yapanlar, yirmi yıl önce yoksullara
Yoksullukla mücadele edeceğim. diyenler zenginleştiler.
Onların zenginleri vergilendirmek gibi bir dertleri yok değerli
arkadaşlar.
Değerli arkadaşlar, bakın, vergi
toplarken adaletle davranmamız gerekiyor, adaletle. Eğer vergi
toplarken adaletle davranmazsak kamu vicdanını sarsarız. Kamu
vicdanı çok önemlidir, yoksul yurttaşımız bunu görüyor.
Yoksul bir yurttaşımız markete gittiğinde,
alışveriş yaptığında, ayçiçeği
yağı, un almaya gittiğinde KDV alıyorsunuz ondan, KDV;
bakın, yoksul yurttaşlarımızdan. Ama bakıyorsunuz,
zenginler
Faiz gelirine bakalım: Bir zengin 1 milyar lirayı bankaya
yatırsın, bir yıl boyunca yüzde 19, yüzde 20 faizde tutsun, 200
milyon lira faiz geliri elde etsin, bu ülkenin vergi idaresi -maalesef diyorum-
bir kuruş vergi almıyor, bir kuruş vergi almıyor ama
yoksullar temel ihtiyaçlarını karşılamaya
çalışıyorlar, karınlarını doyurmaya
çalışıyorlar, siz onlardan vergi alıyorsunuz. Bu mudur
adalet değerli arkadaşlar?
Bakın, Pandoranın kutusu
açıldı. Pandoranın kutusundan yandaş müteahhitleriniz
çıktı, yandaş müteahhidiniz, o sarayın müteahhidi.
Kışlık sarayı yaptırdınız, milyarlarca lira
verdiniz; şehir hastanelerini yaptırdınız, milyarlarca lira
verdiniz; yazlık sarayı yaptırdınız, yine milyarlarca
lira verdiniz; geçen bir baktım, bu Pandora belgeleri çıktıktan
sonra yeniden bir ihale ona verilmiş. Şimdi, o kişi, 500 milyon dolar
olan servetini on yılda 5 milyar dolara çıkarmış; o da
bildiğimiz ha, vergi cennetlerindekiler hariç. Servetini 500 milyon
dolardan 5 milyar dolara çıkarmış, 10 katına
yükseltmiş. Peki, soruyoruz: Bu kişi kaç kuruş vergi verdi? Kaç
kuruş vergi verdi? İşte, kazanıyor buradan, şehir
hastanelerini, 10 liralık işi 100 liraya ihale ediyorsunuz, aradaki
farkını alıyor, kimse vergisini almıyor, o götürüyor vergi
cennetlerine ve beş kuruş vergi vermiyor. İşte bu da bu
ülkenin yurttaşlarının vicdanını sızlatıyor.
Siz kamu vicdanını bu anlamda derin bir şekilde yaralıyorsunuz.
Bu torbada bununla ilgili bir madde var mı? Yok.
Vergi cennetleriyle ilgili yasayı on altı
yıl önce bu Meclis çıkardı, Vergi cennetlerine para
götürenlerden yüzde 30 vergi alacağım. dedi ama on altı
yıldır Cumhurbaşkanı vergi cennetleri listesini
açıklamadığı için biz onlardan beş kuruş vergi
alamıyoruz.
Değerli arkadaşlar, o, Rönesans Holding,
sarayın müteahhidi açıklamasında ne dedi, biliyor musunuz?
Evet, ben milyarlarca doları yurt dışına götürdüm. 5
milyon dolar da birine bağışta bulundum -onun da kim
olduğunu herhâlde öğreneceğiz bir gün, iktidar yakında
değişecek, öğreneceğiz- ama bu usule uygundur. dedi.
Haklı mı? Maalesef haklı, maalesef haklı. İşte
siz, bu AKP iktidarı buna cevaz veriyor değerli arkadaşlar; bu
ülkenin kanını sömürenlerin vergi cennetlerine giderken beş
kuruş para vermemesine, vergi vermemesine cevaz veriyor bu iktidar, bu
vicdansızlar.
Değerli arkadaşlarım, bu
gidişatı durdurmalıyız. Panama belgeleri
çıkmıştı, kimse bir şey yapmadı. Pandora
belgeleri çıktı, hepsinden sizin müteahhitleriniz çıktı.
Bir de medya patronunuz var ya, tüpçü, Demirören; medya patronunuzun da ismi
çıktı. Her gün sarayın borazanlığını
yapıyor medya patronunuz, karşılığında siz
yurttaşlarımızdan alınan vergiyi ona aktarıyorsunuz. O
nereye götürüyor? Vergi cennetlerine götürüyor.
Karşılığı ne? Sarayın
borazanlığını yapmak. Bu mudur adalet arkadaşlar?
Bakın, yurttaşlarımız intihar
ediyor be! Atanamayan, ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmen
intihar ediyor. Emeklilikte yaşa takılanları emekli etmiyoruz,
Kaynak yok. diyorsunuz. Yurttaşlarımız açlıkla,
yoksullukla karşı karşıya ve sizin kılınız
kıpırdamıyor ama birileri bu ülkenin kaynaklarını yurt
dışına götürüyor, maalesef buna da seyirci kalan bir AKP
iktidarıyla karşı karşıyayız.
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) Hep
aynı şeyler Garo Bey.
GARO PAYLAN (Devamla) Değerli
arkadaşlar, bakın, vergiyi kim ödüyor? Tüketimde ödüyoruz. Size iki
örnek vereyim. Vergiyi sigara paketinden örnek verirsek 1 paket sigara 20 TL.
En yoksul da en zengin de bu 1 paket sigarayı aldığında 20
TL veriyor, bunun 17 lirası vergi. En zengin için, vallahi bir
bahşiş parası, umurunda bile değil, 20 lira ne ki! Ama en
yoksul için bir günde 20 lira, bir ayda 600 lira, onun gelirinin dörtte 1i,
beşte 1i. İşte, siz, vergiyi böyle
topladığınız için büyük bir adaletsizlik
yaratıyorsunuz. Bir depo benzinde en yoksul da en zengin de aynı
vergiyi ödüyor ve 1 depo benzinde 200 lira vergi ödüyorsa yurttaşlar, en
yoksul da en zengin de aynı vergiyi ödediğinde, işte, bu anlamda
derin gelir krizini, gelir adaletsizliğini, vergi adaletsizliğini
daha da derinleştiriyorsunuz. Vergiyi de tüketim üzerinden almaya devam
ettiğiniz sürece yurttaşlarımız yoksullaşmaya devam
edecekler.
Değerli arkadaşlar, bunun için diyoruz ki
gelir vergisi reformunu getirin, kurumlar vergisi reformunu getirin, herkes
gelirine ve servetine oranlı olarak vergi versin, tüketim üzerinden vergi
almaktan vazgeçin. Özellikle, temel gıdalar üzerinden, temel ihtiyaçlar
üzerinden vergi almaktan vazgeçelim.
Bakın, dünyada, adaletli vergi düzeninde,
vergiler gelir üzerinden alınır ve bu sayede sosyal adalet
sağlanır ama biz bunu yapmadığımız için zengini
daha zengin ediyoruz, yoksulu daha yoksul ediyoruz değerli
arkadaşlar. Bakın, yasa teklifindeki bir iki maddeyle ilgili örnek
vereceğim değerli arkadaşlar. Biliyorsunuz,
esnafımızı pandemi döneminde perişan ettiniz, öyle
değil mi? Bütün dünyada pandemi döneminde dar gelirli esnafa devlet dedi
ki: Merak etme, ben senin iş yerini kapattım ama senin bütün
ihtiyaçlarını karşılayacağım. Ve on binlerce
dolar, on binlerce euro destek verdi. Onlar da iflas etmediler, işlerini
pandemi bitince devam ettirebildiler. Siz ne yaptınız?
Esnafımıza topu topu 2-3 bin lira destek verdiğinizi söylediniz.
Yani günde 10 TL bile destek vermediniz esnafımıza ve
esnafımız perişan oldu, çok zor günler geçirdi.
Şimdi, bu vergi yasa teklifinde ne var biliyor
musunuz sevgili esnaflar? İktidar müjdeymiş gibi diyor ki: 835.488
esnaftan artık vergi almayacağım, küçük esnaftan. Peki, Etki
Analizi Belgesi elimde; ne kadarlık vergi alabiliyormuş bu esnaftan?
235 milyon lira. Bakın, 835 bin esnaftan 235 milyon vergi
alabiliyormuş. Esnaf başına yıllık kaç para
yapıyor biliyor musunuz? 280 TL. 280 TL, değerli arkadaşlar,
yani esnaflarımızdan vazgeçtiği vergi 280 TL. Zaten bu esnaf bir
şey kazanamıyor, perişan hâlde. Siz diyorsunuz ki: Ben senden
280 TL vergi almayacağım. Yani günde 1 TL bile etmiyor bu
vicdansızların esnafa verdiği destek değerli
arkadaşlar, 1 TL bile etmiyor. İşte, esnaftan esirgenen destek karşılığında
1 TL bile etmeyen vergiden vazgeçmek. Bu esnafın zaten vergi ödemeye gücü
yok, esnafın desteklenmeye ihtiyacı var değerli arkadaşlar.
Bir başka örnek vereyim: Bakın, ben
Ağrıdaydım, geçen gün Ağrıdaydım. Çiftçi
tarlasına gübre atamıyor değerli arkadaşlar. Çiftçi zaten
perişan ama tarlasına atacak DAP gübresi için parası yok. Gübre
atamayınca ne olacak? 1 dönümden 500 kilo alacağına 200 kilo
alacak, daha da büyük bir iflasa doğru sürüklenecek.
Şimdi, bu vergi yasa teklifinde çiftçiyle
ilgili ne var biliyor musunuz değerli arkadaşlar? 3 milyon çiftçi
var. diyor vergi yasa teklifi, Ben onlara üç kuruş destek veriyordum, bu
desteklerin karşılığında da 600 milyon lira vergi
alıyordum, bu vergiden vazgeçiyorum. diyor. Bakın, 3 milyon
çiftçiden alacağı 600 milyon lira vergiden vazgeçiyor. Peki, çiftçi
başına kaç para yapıyor? Matematik bilenler çarpsın,
bölsün; 200 TL yapıyor değerli arkadaşlar. Bir çiftçiye 200 TL
destek vereceğini ilan ediyor bu vicdansızlar. Günde 1 TL bile
yapmıyor. Bu mudur çiftçiye destek? Çiftçi tarlasına gübre atamazken
siz destek mi verdiğinizi zannediyorsunuz? İşte, böyle
halkı oyalama yasalarıyla karşı karşıyayız
değerli arkadaşlar.
Bakın, vergiye uyumla ilgili bir madde var.
Şimdi, zaten ülkemizde vergi ahlakı ve vergi adaleti yok. Zaten
faizler de yüzde 25, vergisini ödemeyene de her yıl af
çıkarıyorsunuz zaten, her yıl. Ne yapıyor bunu kötü niyetle
kullananlar? Vergisini ödemiyor ve bunu bir finansman aracı olarak
kullanıyorlar. Sonra da arkadaşlar, bir yıl sonra af çıktığında
sıfır faizle vergisini ödemiş oluyor. Şimdi, diyorsunuz ki:
Vergisini düzenli ödeyene ben yüzde 5 vergi desteğini, vergi indirimini
yapacağım. Ya, değerli arkadaşlar, vergisini yüzde 5
indirim alabilen kimler? Durumu iyi olanlar zaten ve bunu kötüye
kullanmayanlar. Bu açıdan, bu yüzde 5 indirimin de doğru
olmadığını düşünüyoruz. Siz vergi adaletini
sağlayın, gerçekten gücü olandan vergiyi alın; zaten onlar
vergilerini ödüyorlar, yüzde 5 de indirim yapmanın hiçbir anlamı
yoktur. Zor duruma düşene de bir vergi ombudsmanı sistemi getirelim,
gitsin oraya başvurusunu yapsın ve gerçekten onun vergilerini
yapılandıralım, hatta indirim yapalım ama ödemeyene,
efendim, bedava kredi olarak, finansman olarak vergiyi kullanması, ödeyene
de yüzde 5 indirim yapılmasına devam edilmesi ve bu imkânın
genişletilmesi doğru değildir.
Bir başka maddede, değerli
arkadaşlar, şu var: Vergiyi hangi kurum koyar, hangi güç koyar? Bu
kurum koyar, Türkiye Büyük Millet Meclisi. Bakın, çok tehlikeli bir madde
var, eğer onay verirseniz, AKP-MHP çoğunluğu onay verirse
Cumhurbaşkanı Erdoğan sigaradaki ÖTVyi 3 katına kadar
artırabilecek yani bir paket sigara 20 lirayken 40 lira, 50 lira
olabilecek. Bu yetkiyi vereceksiniz, Komisyondan böyle geçti, eğer onay
verirseniz böyle olacak. Yapar mı yapmaz mı ayrı ama tek
adamın yetkisinde kalacak sigarayı 50 liraya yükseltmek.
Başka bir şey daha var, arabada zaten
vergiler korkunç. Bir araba diyelim ki 200 bin lira. Cumhurbaşkanına
ne yetki vereceksiniz biliyor musunuz? Arabada, otobüste, kamyonda ÖTVyi 3
katına kadar yükseltme yetkisi. Yani 200 bin liralık bir arabayı
400 bin lira yapma yetkisi vereceksiniz. Yapar mı? Vallahi bilmem ama
yetkiyi vereceksiniz. Doğru mu? Değil. Vergiyi Meclis koyar, Meclis
kaldırır ama yetkimiz bu kadar mı bitti değerli
arkadaşlar ya? O zaman, tek madde çıkarın, deyin ki: Her
şeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Vergiyi milletin temsilcileri
koyar, milletin temsilcileri kaldırır. Tek adam koyup
kaldıramaz. Bu yetkinin bu şekilde verilmesi de doğru
değildir değerli arkadaşlar.
Bakın yerel basına, zaten zor durumda. Ya,
10 milyon liralık bir ilan veriyormuş vergi idaremiz. Şimdi
diyor ki Maliyemiz: Ben 10 milyon lira tasarruf edeceğim arkadaş,
yerel basına da ilan vermeyeceğim. Ya, Diyarbakırda yerel
basın var; eminim, hepinizin illerinde de yerel basın vardır.
Zaten zor durumdalar, üç kuruşluk bu desteği niye
kaldırıyorsunuz ya? 10 milyon tasarruf dediğiniz yerde
aslında kamu adaleti anlamında neyi kaybettiğimizi bir görsek,
yerel basınla ilgili, yerel basının iflas etmesine daha da yol
açacak bir düzenlemeye baksak 10 milyon lira nedir ki değerli
arkadaşlar? Bizim yerel basına destek olmamız gerekir. Bu
açıdan bu maddeyi de doğru bulmuyoruz.
Bakın, bu torbanın vergide adalet
sağlamak gibi bir iddiası yok, vergide reform sağlamak gibi bir
iddiası yok. Değerli arkadaşlar, bakın, sizi
uyarıyorum: Halk patlama noktasında ve Birileri yer, birileri
bakar. düzenine devam ederseniz, hatta Yüzde 1 yer, yandaşlar yer,
geriye kalan 84 milyon bakar. düzenine devam ederseniz bu çark
kırılır arkadaşlar, bu düzen eninde sonunda patlar.
Bakın, sizi uyarıyorum: Bu yoksulların öfkesi sizi götürecek.
Bir an önce ekonomide adaleti sağlamamız lazım, bir an önce
vergide adaleti sağlamamız lazım. Çöpte yemek arayan
yurttaşlarımızla uğraşmayın, onlara daha fazla
vergi yüklemeyin. Kâğıt toplayıcılarıyla
uğraşmayın, bırakın, onlar ekmeklerini yesinler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
GARO PAYLAN (Devamla) Kadınlarla
uğraşmayın, bırakın, onlar eşitlik ve adalet
mücadelesini büyütsünler. Bunun için adaletli vergi politikalarına
ihtiyacımız var. Toplumsal cinsiyet eşitliğini
sağlayacak vergi politikalarına ihtiyacımız var. Doğa
sömürüsünün önüne geçecek vergi politikalarına ihtiyacımız var. Karbon
vergisini getirebiliriz mesela. Rant düzeninin önüne geçecek vergi
politikalarına ihtiyacımız var. Bir tarlayı 10 liraya
alıp 100 lira yapandan 5 kuruş vergi almıyor bu vergi idaresi
ama temel ihtiyaçlarını karşılayan
yurttaşlarımıza vergi yüklüyor; bunlar kabul edilemez
değerli arkadaşlar. Bu açıdan, Türkiye'nin Büyük Millet Meclisi,
ekonomide olan büyük adaletsizliğin önüne geçecek, gerçek anlamda vergi
adaletini sağlayacak reformlar yapmalıdır. Böyle saçma sapan,
palyatif tedbirler içeren düzenlemelerle bizim vaktimizi çalmamalılar.
Hepinize saygılar sunarım. (HDP
sıralarından alkışlar)
CAHİT ÖZKAN (Denizli) Tarafımıza
dönük, grubumuza dönük bütün itham ve iddialarını reddediyoruz, iade
ediyoruz.
BAŞKAN Teklifin tümü üzerinde parti
gruplarının söz talepleri karşılanmıştır.
Şimdi şahısların söz taleplerine
geçiyoruz.
İlk söz, Antalya Milletvekili Sayın Cavit
Arıya ait.
Buyurun Sayın Arı. (CHP
sıralarından alkışlar)
CAVİT ARI (Antalya) Sayın
Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlar; Vergi Usul
Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun Teklifini görüşmekteyiz.
Kanun teklifinde, 1inci maddede, özellikle
esnafımıza destek verildiğine dair bir görüntü var. Burada
denmekte ki: Basit usulde vergilendirilen mükelleflerin ticari kazançları
gelir vergisinden muaf tutulmakta. Değerli arkadaşlar,
incelediğimizde, değerlendirdiğimizde 835 bin esnafın
faydalandığı söylenilmekte ancak vergiden muaf tutulmaya
çalışılan rakam 235 milyon lira. Yani bir esnaf başına
böldüğünüzde yıllık 280 TLlik bir katkısı olacak.
Şimdi, değerli arkadaşlar, tabii ki
biz 835 bin esnafa yapılan bu iyileştirme şeklinde olan
katkıya destek veriyoruz, esnafımıza yapılan her türlü
iyileştirmeye sonuna kadar varız ancak yıllık 280 TL de
değerli arkadaşlar, bir katkı sayılmaz. Zaten bu esnaf
sayenizde bakın, bir buçuk yıldır pandemi sürecinde neredeyse
iflasın eşiğine getirildi, mağdur edildi, gerekli
katkı tarafınızdan, iktidarınızdan verilemedi.
Neredeyse çoğunluğu can çekişir vaziyette. Bu pandemi sürecinde
en fazla katkı alabilen esnafın eline 10 bin TL civarında bir
destek geçti ve bir buçuk yıllık sürede. Şimdi, siz Bu esnafa
yıllık 280 TL bir fayda sağlayacak bir düzenlemeyi getiriyoruz.
diye övünmektesiniz.
Değerli arkadaşlar, bakın, tarım
sektörü ve çiftçilerin desteklenmesi için yapılan destek ödemeleri gelir
vergisinden muaf tutulmakta ve Bu ödemelerden herhangi bir vergi kesintisi
yapılmasın. denilmekte. Evet, çiftçimize yapılacak olan her
türlü katkıya biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak sonuna kadar varız
ancak burada da baktığımızda, yaklaşık 3 milyon
çiftçi için toplamda 600 milyon TL'lik bir vergiden muafiyet söz konusu. Burada
da kişi başına böldüğümüzde bir kişiyi ilgilendiren
rakam 200 TL. Şimdi, bu rakamlar şunu göstermekte: Bu rakamlar, sizin
tarafınızdan şu an yapılmaya çalışılan
işlerin bir göz boyama işi olduğunu, kalıcı hiçbir
katkının sağlanamadığını göstermekte.
Buradan soruyorum size; bugüne kadar tarımda kalıcı hangi
işleri yaptınız? Örneğin, ekim dikim öncesi her ürün için
bir taban fiyat belirleyebildiniz mi? Taban fiyat uygulamasıyla çiftçiyi
zarar etmekten kurtarabildiniz mi? Tarımsal üretimde planlamayı
başarabildiniz mi? Çiftçimiz ne üreteceğini önceden bilecek durumda
mı? Tarım Kanununun 21inci maddesi gereğince çiftçiye ödenmesi
gereken yüzde 1lik payı bugüne kadar ödeyebildiniz mi? Hayır,
ödeyemediniz. Bugün, çiftçi, iktidardan alacaklı durumdadır.
Çiftçinin kullanacağı mazotta ÖTV'yi, KDV'yi
kaldıracağız. demiş olmanıza rağmen bugüne kadar
ÖTVyi ve KDV'yi kaldırabildiniz mi? Yine, köylerde tarımsal üretimi
artırmak için çiftçi ile teknik personeli buluşturabildiniz mi?
Ziraat mühendisi ve veteriner atamalarını gerektiği şekilde
yapabildiniz mi? Hâlen çiftçinin traktörünün haczedilmesini önleyebildiniz mi?
İster bankalardan, ister Tarım Kredi Kooperatiflerinden çekilen
kredilerin faizlerini sıfırlayabildiniz mi? Mevsimlik tarım
işçilerinin yaşam koşullarını iyileştirebildiniz
mi; iş kazası, meslek hastalıkları gibi risklere karşı
sosyal güvencelerini sağlayabildiniz mi? Tarım topraklarını
gerektiği gibi koruyabildiniz mi? Tarım toprakları sayenizde her
geçen gün daralmakta. İşte, siz, çiftçiye yapılması gereken
bu kalıcı desteklerin hiçbirini yapamadınız; sadece
göstermelik desteklemelerle birtakım katkılar koymaya
çalıştığınızı ifade etmektesiniz. Biz,
çiftçiye, kalıcı olan bu desteklerin hepsini iktidara
geldiğimizde tek tek yapacağız değerli arkadaşlar.
(CHP sıralarından alkışlar)
Vergi alacağı tebliğlerinin kurumun
kendi internet sitesinde ilan edileceğine dair 15inci maddedeki
düzenleme, evet, gerçekten çok yanlış değerli arkadaşlar.
İşin iki yanlış tarafı var; birinci yanlış
tarafı, hukuka aykırılık tarafı. Yani alacaklı
kurum kendi alacağıyla ilgili yaptığı takibatı
kendi internet sitesinde ilan edecek.
Değerli arkadaşlar, bu uygulama hukukun
genel kurallarına aykırıdır. Şimdi her ne kadar kurum
da olsa sonuçta bir alacaklı. Alacaklı, kendi alacağıyla
ilgili ilanı kendi internet sitesinde yapacaktır. Bu, hukuka
aykırı bir durumdur, bu düzenleme doğru değildir. Yine, bu
düzenlemeyle yani ilanların artık basında yapılmaktan
vazgeçilmesiyle, basının ve özellikle de yerel basının can
suyu olan bu kamu ilanlarından vazgeçilmesiyle basın gerçekten büyük
mağduriyet yaşayacaktır.
Değerli arkadaşlar, bakın, burada
kanun teklifi görüşüldüğü dönemde biz, gerek Komisyonda gerekse
Mecliste konaklama vergisinin doğru bir uygulama
olmadığını ifade etmiştik. Bu teklifte, şimdi,
konaklama vergisi uygulamasının 1 Ocak 2023 tarihine kadar ertelenmesi
teklif edildi.
Değerli arkadaşlar, biz zaten bu
uygulamanın yanlışlığını daha ilk başta
sizlere ifade etmiştik ama ısrarla bu kanunu
çıkardınız ve ilk defa bir konaklama vergisi adıyla vergi
uygulanmaya başlandı. İşte, şimdi, sizin
getirdiğiniz bu erteleme teklifi de zaten zımnen de olsa aslında
bu uygulamanın doğru olmadığının bir
göstergesidir.
Şimdi buradan tekrarlamak gerekirse:
Bakın, doğru olmayan bu uygulamadan tümden vazgeçilmelidir
değerli arkadaşlarım. Konaklama vergisi sektöre zarar verecek
bir uygulamadır; bundan vazgeçilmelidir. Vazgeçilmez ise turizmde
özellikle hizmet eden belediyelere bu verginin aktarılması,
belediyelere bu verginin ödenmesi gerekmekte.
Değerli arkadaşlar, sizin
getirdiğiniz taleplerin çoğunluğu hamaset kokan ve sonuçta
vatandaşa faydası olmayan tekliflerdir; buradan söylemek istiyorum.
Ancak bizim son Komisyonda önerge olarak sunduğumuz ve
vatandaşımızın birçok sorununun çözümüne katkı
sağlayacak olan bizim tekliflerimiz maalesef ki iktidar tarafından
reddedildi. Örneğin, asgari ücretin vergi dışı
bırakılması önergemiz vardı; tarafınızdan
reddedildi. Yine, çiftçilerimizin zirai amaçlı kullandıkları
mazottan ÖTV alınmaması önergemiz vardı; yine
tarafınızdan reddedildi. Elektrik tüketiminde abonelere uygulanacak katma
değer vergisi oranının yüzde 1e indirilmesi önergemiz
vardı; tarafınızdan reddedildi. Elektrik enerjisi bedelinden TRT
payının kaldırılması önergemiz vardı;
tarafınızdan reddedildi. Yurt çıkmayan öğrencilerimize
asgari ücretin yarısı kadar her ay karşılıksız
kira yardımı, burs verilmesi önergemiz vardı;
tarafınızdan reddedildi. Esnafımızın gider
kalemlerinden stopaj vergisinin kaldırılması önergemiz
vardı; tarafınızdan reddedildi. Kısacası değerli
arkadaşlar, vatandaşlar için faydalı ne kadar talep varsa
bunların hepsi tarafınızdan reddedildi. Buradan sizi
vatandaşlarımıza bir kez daha şikâyet ediyorum ve
bunların hepsini dostlarımızla beraber iktidara
geldiğimizde bizler tek tek yapacağız diyorum, hepinize
saygı ve sevgiler sunuyorum.
Çok teşekkür ediyorum.(CHP
sıralarından Bravo sesleri, alkışlar)
CAHİT ÖZKAN (Denizli) Biz milletimizle
iktidardayız, bırakmaz bizi milletimiz.
BAŞKAN Şahıslar adına ikinci
söz, Manisa Milletvekili Sayın Uğur Aydemire aittir.
Buyurun Sayın Aydemir. (AK PARTİ
sıralarından Bravo sesleri, alkışlar)
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; kanun teklifimiz üzerine
şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, yüce
heyetinizi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi
saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlamadan önce, çok kıymetli
İsmet Uçma Hocamıza Allahtan rahmet diliyorum,
yakınlarına, Meclisimize başsağlığı
dileklerimi iletiyorum.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; kanun teklifimizle, vergiye olan uyumun
artırılması, vergi güvenliğinin artırılması,
kayıt dışılıkla mücadelenin etkinleştirilmesi,
sosyal adaletin ve rekabet ortamının güçlendirilmesi,
yatırımların teşvik edilmesi, ihtilafların
sonlandırılması gibi birtakım değişikliklerin
yapılmasını amaçlıyoruz. Bu kapsamda, söz konusu
amaçların hayata geçirilmesi için Gelir Vergisi Kanununda, Vergi Usul
Kanununda, Damga Vergisi Kanununda, Katma Değer Vergisi Kanununda, Özel
Tüketim Vergisi Kanununda, Bankacılık Kanununda, Kurumlar Vergisi
Kanununda ve Dijital Hizmet Vergisi Kanununda değişiklikler
yapılmasını teklif ediyoruz.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; teklifimizle basit usule tabi mükelleflerimizin
kazançlarını gelir vergisinden istisna ediyoruz ve bu
mükelleflerimizin yıllık gelir vergisi beyannamesi verme
yükümlülüğünü de kaldırıyoruz. Yaptığımız bu
düzenlemeyle, arkadaşlarımızın da ifade ettiği gibi,
835 bin esnafımız faydalanacak ancak bu mükelleflerimiz
hasılatlarından, satışlarından dolayı fatura
vermeye, alışlarından dolayı da fatura almaya devam edecekler,
bunları Defter-Beyan Sistemine girecekler. Bunu niye istiyoruz? Çünkü
basit usulde kalmanın şartları var; özel şartları var,
genel şartları var. Kayıtlı ekonomiye geçmemiz lazım;
bu yüzden Defter-Beyan Sistemine basit usuldeki
arkadaşlarımızın evraklarını girmesini istiyoruz.
Kanun teklifimizin diğer bir maddesinde sosyal
medya üzerinden elde edilen gelirlerin ne şekilde
vergilendirileceğini belirliyoruz. Bu
vatandaşlarımızın gelirlerini basit ve etkin şekilde
vergilendirmek amacıyla, geliri 2021 yılı için 650 bin TLnin
altında olan kişilerin sadece stopaj yoluyla gelir vergisi
vermelerini istiyoruz. Kazançları söz konusu 650 bin lirayı
aşarsa kazançları için gelir vergisi beyannamesi verecekler ancak
stopaj yoluyla kesilen kazançlarını vergilerden mahsup edecekler;
ayrıca bu kişileri katma değer vergisinden de istisna tutuyoruz.
Diğer bir düzenlememiz de tarım ve
hayvancılıkla iştigal eden vatandaşlarımıza daha
fazla destek sağlamak amacıyla tarımsal destekleme ödemeleri
üzerinden yapılan vergi kesintilerinde artık bundan sonra kesinti
yapmayacağız, bunlar da çiftçilerimizin cebine kalacak değerli
kardeşlerim, değerli milletvekili arkadaşlarım. Bu
düzenlemeden de 3 milyon çiftçimiz istifade edecek.
Diğer bir düzenlememiz, geçici dördüncü dönem
beyannamesini artık kaldırıyoruz, gelir vergisi ve kurumlar
vergisi mükellefleri artık dördüncü dönem geçici vergi beyannamesini
vermeyecekler ve bununla beraber de şubat ayında verilmesi gereken,
1i ile 17si arasında verilmesi gereken beyanname verilmeyecek ancak
gelir vergisi ve kurumlar vergisi verilme tarihlerini de birer ay öne çekiyoruz
yani gelir vergisini şubat ayında, kurumlar vergisini de mart
ayında, mükelleflerimiz beyannamelerini vererek ödemelerini yapacaklar.
Diğer bir düzenlememiz, uyumlu mükelleflerin
yüzde 5 vergi indirimi uygulamasının şartlarına esneklik
kazandırıyoruz. Bu indirimden faydalanma imkânlarını
artırarak vatandaşlarımızın daha da etkin bir
şekilde bu indirimden, uyumlu mükellef indiriminden, yüzde 5 indirimden
faydalanmalarını amaçlıyoruz.
Diğer bir düzenlememiz ise Vergi Usul
Kanununda değerli milletvekili arkadaşlarım. Vergi Usul
Kanununun vergilendirme, defter tutma, belge düzenleme, beyan ve bildirimde
bulunma, değerleme, ceza ve uzlaşma hükümlerinde değişiklikler
yapılmasını öneriyoruz. Evet, bunlarla Vergi Usul Kanununda
dijital vergi dairelerinin kurulmasının önünü açıyoruz. Vergi
daireleri tarafından yapılan işlemlerin elektronik ortamda
yapılmasını inşallah sağlayacağız. Vergi
dairelerinin birbirleri adına işlem yapabilmeleri ve düzeltme
işlemlerinin farklı vergi daireleri arasında da yapabilmesi
imkânının önünü açıyoruz. Kamu kurumları tarafından
vergi dairelerinde yapılan bildirimler için mükelleflerin bildirim
yükümlülüklerini de ortadan kaldırıyoruz. Yeminli mali müşavirlerin
tasdik raporlarını süresinde ibraz edemeyen mükelleflere ek
altmış gün süre getiriyoruz.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; düzenlememizin diğer bir maddesi de; gider
pusulasının yedi gün içinde düzenleneceğini hüküm altına
alıyoruz. Ayrıca ödemelerin banka ve PTT kanalıyla resmî
kuruluşlar tarafıyla yapıldığı zaman
dekontlarının tevsik edici belge olarak
kullanılmasının önünü açıyoruz.
Bir diğer düzenlememiz ise şüpheli
alacaklar karşılığında 3 bin TLyi aşmayan
meblağlar bundan sonra direkt şüpheli alacaklar
karşılığı olarak ayrılacak ve gider
yazılacak.
Diğer bir düzenlememiz de bununla beraber
işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin de
artık şüpheli alacak karşılığı
ayırmasının önünü açıyoruz.
Ceza ve uzlaşmayla ilgili bir maddemiz var.
Bununla beraber Vergi Usul Kanununun ceza ve uzlaşmaya yönelik
hükümlerinde de önemli değişiklikler yapıyoruz. Cezalarda
tekerrür uygulamasında mükelleflerimiz lehine değişiklikler
yapıyoruz. Usulsüzlük ve özel usul cezalarında, 5 bin TLyi geçen
kısımlarda uzlaşmanın önünü açıyoruz, 5 bin TLyi
geçmeyen kısımlarda ise yüzde 50lik indirim oranını yüzde
75e çıkartıyoruz.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; kanun teklifimiz 65 maddeden oluşmakta ama vaktim çok
sınırlı olduğundan dolayı hepsine
değinemeyeceğim, birkaç hatip arkadaşımızın
eleştirilerine cevap vermek istiyorum.
Basit usulde vergi mükelleflerimizin
kazançlarını gelir vergisinden istisna ettiğimizi söyledik, 835
bin esnaf bundan faydalandı. Bu vergilerin tutarı 200 milyon liraydı;
bunu arkadaşlarımız biraz küçümseyerek konuştular, bu
rakamı. Acaba neden 835 bin esnafımız 200 milyon TL vergi ödedi?
Buna bir dikkat çekmek lazım. Neden? Çünkü 2016 yılında bir
uygulama getirdi AK PARTİ hükûmetleri. Ne getirdi AK PARTİ
hükûmetleri? Basit usulde vergilendirilen mükelleflerde kazançlardan istisna
tutarı getirdi. Bu kaç paraydı 2016 yılında? 8 bin
liraydı. 2020 yılında kaç para? 13 bin lira. Eğer biz
istisna getirmemiş olsaydık -biz getirdik bunu- değerli
arkadaşlar, 2020 yılında tahsil edilen 228 milyon liralık
tutara vazgeçilen rakamı da eklediğimizde bu rakam 2020
yılında 657 milyon olacaktı. Yani 200 milyon değil, 657
milyon lira ne yapacaktı vatandaşlarımız, mükelleflerimiz, vergi
dairelerine vergilerini ödeyeceklerdi ama biz küçük esnafın yanında
olduğumuzdan dolayı, küçük esnafı düşündüğümüzden
dolayı, bugün değil, 2016 yılından beri
esnafımızın yanında olduğumuzdan dolayı bu
istisnaları getirdik.
Vergide adalet dedi arkadaşlarımız.
Evet, doğru, vergide adalet AK PARTİyle birlikte geldi. Niye AK
PARTİyle birlikte geldi vergide adalet? Niye çok kazanandan çok, az
kazanandan az vergi alıyoruz? Biz bunu getirdik. Neden alıyoruz?
Değerli arkadaşlar, bakınız, 2002 yılında bir
asgari ücretlinin vergi yükü yüzde 22 oranındaydı, bugün
baktığınızda bir asgari ücretlinin vergi yükü -evli, 3
çocuklu bir ailenin- yüzde 1,45; nereden nereye
(AK PARTİ
sıralarından alkışlar) Şimdi, az kazanandan az vergi
almıyor muyuz? Biz alıyoruz ama bizden önce ne vardı? Yüzde 22
oranında vergi alınıyordu. Evet, vergi oranlarını,
vergi dilimlerini düşüren hangi hükûmet? AK PARTİ Hükûmeti. İlk
dilim 2002 yılında yüzde 22yken bizimle beraber bu oran, ilk dilim
oranı yüzde 15 seviyesine indirildi
değerli arkadaşlar. Evet, bizler her zaman
vatandaşımızın yanındayız.
Çiftçilerimizle alakalı konuya gelince
Çiftçilerimize, evet, 21 milyar 800 milyon destek sağlıyoruz,
doğrudan gelir desteği sağlıyoruz ama bunun yanında
çiftçilerimize başka neler sağlıyoruz değerli
arkadaşlar? Bir, sübvansiyonlu kredilerde destek sağlıyoruz.
Bunları üst üste topladığımız zaman 42,4 milyar TL
tarımsal destek sağlandı. Bu rakamları bizler
yükseltiyoruz.
Evet, değerli arkadaşlar, tabii
bunları beğenirsiniz beğenmezsiniz, tabii ki sizden biz
alkış beklemiyoruz. Türkiyeyi 2002 yılında 362 milyar lira
gayrisafi millî hasıladan aldık. Türkiyeyi bugün getirdiğimiz
nokta 6 trilyon 648 milyon; zenginleştirdik mi ülkeyi, fakirleştirdik
mi? Durum ortada. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Net
bir şekilde ortada.
Bakınız, evet, bir hatibimiz Artık
halk patlama noktasına geldi. diye ifade etti. Evet, doğru,
halkımız patlama noktasına gelmiştir, neden?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
AHMET KAYA (Trabzon) Yoksulluktan nefes
alamıyor.
BAŞKAN Buyurun lütfen, tamamlayalım.
UĞUR AYDEMİR (Devamla) Çünkü neden?
Halkımız artık Meclisten bir şey bekliyor. Ne bekliyor?
Siyasi partilerin, Meclisin çatısı altında bulunan partilerin
veya kimlerse teröre artık mesafe koymasını istiyor milletimiz.
Diyarbakır Annelerinin artık ağlamasını istemiyor.
Evet, Türkiye bugün vergi gelirlerinin artık teröre harcanmasını,
gitmesini istemiyor. Bu, topladığımız vergi gelirleriyle
nasıl bugün yol yaptıysak, köprü yaptıysak, baraj
yaptıysak, nasıl basit usulde vergiyi
kaldırdıysak daha çok halkın refahına
harcanmasını istiyor. Bunda da halkımız haklı
mıdır? Haklıdır. İnşallah bu Meclisimiz bunu da
başaracak diye düşünüyorum. Bunun için de desteklerinizi bekliyoruz
değerli arkadaşlar.
TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) Ne alaka ya?
UĞUR AYDEMİR (Devamla) Bakınız
Bir depo benzin alan vatandaş şu kadar vergi ödüyor. Dedi bir
milletvekilimiz. Bir depo benzin alan, mazot alan vatandaşımız
sıfır TL özel tüketim vergisi ödüyor; sadece benzinde vergi var, o da
22 kuruş. Vergiyi de kaldıran hükûmet hangi Hükûmet? AK PARTİ
Hükûmeti. Özel tüketim vergisi mazotta, gazda yok değerli arkadaşlar,
bunun da böyle bilinmesini istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
UĞUR AYDEMİR (Devamla) - Yüce heyetinizi
saygıyla selamlıyorum.
Kanun Teklifimize destek veren, gerek Komisyon
aşamasında gerek burada destek verecek bütün
arkadaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyor, sizleri
saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından
alkışlar)
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)
Özelleştirmeyle 70 milyarlık mal sattınız.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Sayın Başkan
BAŞKAN Buyurun Sayın Özkoç.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Efendim, müsaade
ederseniz, 60a göre söz istiyorum.
BAŞKAN Peki, yerinizden 60a göre kısa
bir söz veriyorum.
VI.- AÇIKLAMALAR (Devam)
39.- Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun, Manisa
Milletvekili Uğur Aydemirin 280 sıra sayılı Kanun
Teklifinin tümü üzerinde şahsı adına yaptığı
konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin
açıklaması
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Sayın Başkan,
şu anda televizyonları başında bulunan bütün
vatandaşlarımız bizi izliyor. Az önce vergi usulüyle ilgili
konuşan AKP sözcüsü Türkiye'de vatandaştan vergi alınmıyor.
Biz Türkiye'deki vatandaşın vergi yükünü indirdik. dedi.
Vatandaşlarımızın duymasını istiyorum. Hani
asgari ücretle çalışıp da evine ekmek götürmeye
çalışan vatandaşlar az önce konuşan AKP milletvekilinin
resmini evlerine assınlar. Tamam mı. Çocukları ağlayıp
da annelerinin babalarının yüzlerine baktığında
evlatlarının acısını ailede çeken bütün insanlar az
önce konuşan AKP milletvekilinin resmini eve assınlar ve ona
içlerinden ne geliyorsa onu söylesinler. (CHP sıralarından
alkışlar)
Az önce konuşan milletvekiliyle ilgili
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Buyurun.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) İntihar eden
anneler, evinde işsizlikten kıvranan babalar, yurda yerleşemeyen
200 bin öğrencinin anne babası, işsiz olan 10 milyonun
üzerindeki genç az önce konuşan vekilin muhakkak resmini evde büyüterek
assınlar ve bütün duygularını onun kendi resmine ve yüzüne
karşı söylesinler. Söylesinler ki hiç kimse millet ızdırap
çekerken, kendi maaşıyla, sırtı pek bir şekilde burada
bir daha ahkâm kesmeye cesaret edemesin. (CHP sıralarından
alkışlar)
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Söz istiyorum
Sayın Başkanım.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) Daha ne
istiyorsun? Evine resmini assın. dedi.
BAŞKAN Sayın Aydemir, niye söz
istiyorsunuz?
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Sayın
Başkanım, az önce Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili -tabii,
teşekkür ediyorum, resmimi kendileri de assınlar, teşekkür
ederim ama- biraz sataşma
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Rica ederim, ondan bile
övünç alıyorsunuz ya, tebrik ederim.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Şahsıma
sataştı.
BAŞKAN Sataşmadan mı istiyorsunuz,
yoksa 60a göre yerinizden kısa bir açıklama mı
yapacaksınız resminizle, fotoğrafınızla ilgili?
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Kısa bir
açıklama, bu soruların hepsine cevap verecek şekilde
açıklama yapacağım Sayın Başkanım.
BAŞKAN Peki o zaman.
40.- Manisa Milletvekili Uğur Aydemirin,
Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun yaptığı
açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin
açıklaması
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Sayın
Başkanım, ben şimdi basit usulde vergi mükelleflerimizin
kazançlarının gelir vergisinden artık istisna tutulduğunu
söyledim. Bunu söylerken yanlış bir ifadede mi bulundum? Vergi
almayacağız bundan sonra, bu vergi almamayı bugün değil
2016 yılından beri sağladığımızı söyledim
ve size ben rakamlar vereyim: 2016 yılından itibaren 8 bin lirayla
başlayan istisna tutarını 2020 yılında 13 bin liraya
kadar çıkardık. Dolayısıyla, sadece 835 bin mükellefimizi
200 milyon diyerek, rakamları çarparak, bölerek veya çıkartarak küçültmenin
manası yok. 2020 yılında 13 bin lira istisnayı
kaldırdığımız zaman 600 küsur milyon lira gelir
vergisinden biz ne yaptık? Vatandaşlarımızı
kurtardık dedim, bunun neresi yanlış?
Tabii ki, benim değil ama, AK PARTİli
bütün vekillerin, başta Cumhurbaşkanımızın olmak üzere
vatandaşlarımız zaten hem gönlünde hem de evlerinde resimlerini
astılar zaten, bu da böyle bilinsin.
İkincisi
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Sayın Başkan
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Sayın
Başkanım
BAŞKAN Şimdi, 60a göre bir dakika söz
süresi. O süre içinde cevabını vermek zorundaydınız. Siz
yerinize geçin, Komisyon olarak cevap verirsiniz daha sonra.
Buyurun Sayın Özkoç. siz niye söz istediniz?
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) 60a göre söz
istiyorum.
Doğru rakamlar verdim. diyor. Milletimizi
Türkiye Büyük Millet Meclisinde yanıltmamak adına kendi
rakamlarını kendi sözleriyle açıklamak istiyorum.
BAŞKAN Peki, buyurun.
41.- Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun, Manisa
Milletvekili Uğur Aydemirin yaptığı
açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin
açıklaması
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Çok teşekkür
ederim.
Türkiyede yüzde 19,56 olan yıllık
enflasyon -siz Yoktur. diyorsunuz, bunlar sizin rakamlarınız-
Amerikada 5,30; İngilterede 3,2; Fransada 2,1. Kızarmış
yüzünüzün evdeki resmini çok merak ediyorum Sayın Vekilim.
Türkiyede TÜİKe göre yüzde 28,8 olan
gıda enflasyonu Amerikada 3,7; İngilterede 0,3; Fransada 2,1. Siz
bu vatandaştan vergi alıyorsunuz, yüzünüzün resimde dahi gitgide
kızaracağından eminim Sayın Vekilim. Hatta şu anda
gülerken bile kızardığınızı da görüyorum.
Türkiyenin resmî rakamları 12,1; gerçeği
olan yüzde 22 işsizlik oranı Amerikada yüzde 4,8;
iktidarınızda yüzde 22, İngilterede 4,6 Sayın Vekilim.
Türkiyede, çalışabilir yaşta her 100 kişiden 45ine
istihdam sağlanıyor ama Amerikada yüzde 59una, İngilterede
yüzde 75ine Sayın Vekilim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli)
Amerikayla bizi yan yana koyduğunuz için teşekkür ederiz.
BAŞKAN Teşekkür ediyorum Sayın
Özkoç.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Siz, fakir fukaradan
vergi alan ama sarayı besleyen bir anlayışla iktidarı
yönetiyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Sayın Özkoç...
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Sayın
Başkanım, lütfen
Yüzünüzün kızardığını
görüyorum. dedi. Sayın Başkanım, bu çok büyük bir
sataşmadır, yüzümüzü kızartacak bir durum yoktur, cevap vermek
istiyorum.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Bir sataşma
yapmadım.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Yüzünüzü
kızartacak
dediniz.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Hiçbir sataşma
yapmadım, sadece rakamları açıkladım.
BAŞKAN Müsaade eder misiniz.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Sayın
Başkanım
BAŞKAN Sayın Aydemir, lütfen
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Sayın
Başkanım
BAŞKAN Buyurun Sayın Özkan, siz niye söz
istediniz?
CAHİT ÖZKAN (Denizli) Sayın Başkan,
60a göre söz istedim efendim.
BAŞKAN 60a göre mi söz istediniz?
CAHİT ÖZKAN (Denizli) Çünkü grubumuzu hedef
alan bir konuşma yaptı Sayın Grup Başkan Vekili. 60a göre
BAŞKAN Peki size de bir dakika veriyorum.
Buyurun.
42.- Denizli Milletvekili Cahit Özkanın,
Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun yaptığı
açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin
açıklaması
CAHİT ÖZKAN (Denizli) Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; tabii, teklifiyle ilgili tüm siyasi parti
grupları geneli hakkında görüşlerini sundu. Sayın hatibimiz
de kürsüden, ülkemizdeki, özellikle vatandaşlarımızın vergi
yükünün dünden bugüne nasıl bir seyir izlediğini ifade etti. Ve bu
çerçevede veriler üzerinden yapılan bir tartışmayla
karşı karşıyayız. Biz diyeceğimizi dedik. Bizim
burada vurguladığımız mesele şudur: Bakınız,
Türkiyeyi, dün ile bugünü
karşılaştırdığımız zaman, 1980lerde
yüzde 64-70 arasındaki enflasyon oranı, 90larda yüzde 71den yüzde
96ya kadar çıkan enflasyon oranı ve daha sonraki AK PARTİ
hükûmetleri döneminde yüzde 6lara kadar düşen enflasyon oranı,
Türkiyede dün ve bugün arasındaki, vatandaşlarımızın
üzerindeki yükün hafiflemesi noktasında, 85 milyon vatandaşımıza
hakça, adil bir biçimde paylaştırılma noktasındaki bir
kıyaslamadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Şu anda yüzde 20
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
CAHİT ÖZKAN (Denizli)
Vatandaşımız yirmi yıldan beri AK PARTİ iktidarda.
diyorsa bu eleştirilecek değil, takdir görülecek bir şeydir.
Çünkü yirmi yıldan beri milletimiz Durmak yok, yola devam.
demiştir. Onun için, milletimizin iradesiyle, desteğiyle ve
kararlı duruşuyla yolumuza devam ediyoruz.
Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Vatandaşın
takdirine bırakıyoruz.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Sayın
Başkanım...
BAŞKAN Sayın Aydemir... Sayın
Aydemir, Grup Başkan Vekiliniz cevap verdi.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Sayın
Başkanım, benim şahsıma Kızarmış
yüzünüz...
BAŞKAN Aslında orada yüzünüzün
kızarmasını o şey için söylemedi yani size çok hakaret
edici bir şey değil.
ERKAN AKÇAY (Manisa) Şahsına
sataştı.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Sayın
Başkanım, şimdi resmen... Sayın Başkanım,
şahsıma daha nasıl sataşabilir?
BAŞKAN Yani öyle bir şey olsa ben size
zaten söz veririm.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Tamam ama
şimdi Yüzünüz...
(AK PARTİ sıralarından Bari yerinden
söz verin. sesleri)
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Yerimden
Sayın Başkanım.
BAŞKAN Peki, yerinizden bir dakika söz
vereyim. Lütfen yeni bir sataşmaya mahal vermeyin, kanuna devam edelim;
hem kanun teklifinin ilk imza sahibi sizsiniz biliyorsunuz, sizin kanun
teklifini çıkarmaya çalışıyoruz.
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Evet.
43.- Manisa Milletvekili Uğur Aydemirin,
Sakarya Milletvekili Engin Özkoçun yaptığı
açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin
açıklaması
UĞUR AYDEMİR (Manisa) Sayın
Başkanım, teşekkür ediyorum.
Şimdi, Sayın Cumhuriyet Halk Partisi Grup
Başkan Vekiline teşekkür ediyorum, Türkiyenin hangi noktaya
geldiğini çok güzel ifade ettiler. Niye? Amerika ile Türkiyeyi
kıyasladılar. Bundan dolayı teşekkür ediyorum; evet, çok
güzel.
Şimdi, 2016 yılından itibaren AK
PARTİ hükûmetleri basit usulde vergi mükelleflerini gelir
kazançlarından istisnai tuttuğunu açıkladı. Bu, 2016
yılında 8 bin liraydı, 2020 yılında bunu 13 bin liraya
kadar çıkardı. Bu istisna tutarını
topladığımızda yani istisna yapmasaydık basit usule
tabi vergi mükellefleri bugün 657 milyon lira vergi vereceklerdi. Biz bugün
bunu kaldırıyoruz. Bu küçük bir rakam değil. Birileri küçük
görebilir ama bu rakamlar küçük rakamlar değil. Bunun yanında, asgari
ücretle geçinen bir kardeşimiz, evli, 3 çocuklu bir aile yüzde 2,21 damga
vergisi dâhil gelir vergisi verecekler. Bunlar bizden önce yüzde 22ydi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Teşekkür ediyorum.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) Vatandaş çok
tatmin oldu, evet!
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt)
Sayın Başkan...
BAŞKAN Sayın Danış, siz ne...
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) 60a
göre pek kısa bir söz Sayın Başkan.
BAŞKAN Peki, buyurun.
44.- Siirt Milletvekili Meral Danış
Beştaşın, Manisa Milletvekili Uğur Aydemirin 280
sıra sayılı Kanun Teklifinin tümü üzerinde şahsı
adına yaptığı konuşmasındaki bazı
ifadelerine ilişkin açıklaması
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) Teşekkürler
Sayın Başkan.
Sadece vatandaşı aydınlatmak
açısından diyeceğim ama bizden daha aydınlar. Bütün
meseleleri yaşıyorlar yani Bu, vatandaşın
sırtından vergi yükünü aldık, herkese eşit oranda dağıttık.
söylemlerinin reel yaşamda rasyonalitesi yok yani bunu hepimiz gayet iyi
biliyoruz. Şu anda vatandaşın ödediği vergilerle birileri
daha çok zengin oluyor. Biz iktidar grubuna şu çağrıyı
yapıyoruz: Bu Pandora Papers son dönemlerde oldukça ünlü, gerçekten bu
vergi cennetlerine para kaçıranları bir açıklasınlar.
Soruşturma niye yapmıyorlar? Eğer O paraları niye
götürdünüz? diye sorarlarsa ciddi bir vergi uygulamaları lazım,
yüzde 30 civarında. Yani bir yandan yandaşlar ülke
dışına kaynak aktarıyor vergi ödememek için diğer
yandan vatandaşın sırtından onlara tekrar yeni kaynaklar
yaratılıyor. Bu çelişkiye dikkat çekmek istedim.
BAŞKAN Anlaşıldı Sayın
Beştaş.
IX.- KANUN TEKLİFLERİ İLE
KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
A) Kanun Teklifleri (Devam)
1.- Manisa Milletvekili Uğur Aydemir ve 49
Milletvekilinin Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3854) ile Plan ve Bütçe Komisyonu
Raporu (S. Sayısı: 280) (Devam)
BAŞKAN Evet, teklifin üzerinde soru-cevap
talebi yoktur.
Teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
Maddelerine geçilmesini oylarınıza
sunuyorum: Kabul edenler
Kabul etmeyenler
Kabul edilmiştir.
Şimdi, birinci bölümün üzerinde
görüşmelere başlıyoruz.
Birinci bölüm, 1 ila 22nci maddeleri
kapsamaktadır.
Birinci bölüm üzerinde söz isteyen, İYİ
Parti Grubu adına söz talep eden, Ankara Milletvekili Sayın
Durmuş Yılmaz.
Buyurun Sayın Yılmaz. (İYİ Parti
sıralarından alkışlar)
İYİ PARTİ GRUBU ADINA DURMUŞ
YILMAZ (Ankara) Sayın Başkan, değerli milletvekilleri,
televizyonlarının başında bizleri izleyen
saygıdeğer yurttaşlarım; hepinizi saygıyla
selamlıyorum.
280 sıra sayılı Vergi Usul Kanunu ile
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
Teklifinin birinci bölümü üzerinde İYİ Partinin görüşlerini
açıklamak üzere söz almış bulunuyorum.
Başta Vergi Usul Kanunu olmak üzere Gelir
Vergisi Kanunu, Harçlar Kanunu ve vergiyle ilgili diğer 8 kanunu kapsayan
bu yasa teklifi aslında bugüne kadar Parlamentoya getirilen kanun
tekliflerine bir örnek; torba yasa değil, sadece vergiyle ilgili bir yasa.
Dolayısıyla da bu tutumundan dolayı yönetimi tebrik ediyorum,
inşallah bu devam eder.
Esas itibarıyla kanunun özüne
baktığımızda kanun, şu anda ülkenin ihtiyaç
duyduğu ve yönetimin de orta vadeli programda sözünü verdiği yeni bir
Vergi Usul Kanunu çıkarmayı hedeflemiyor, o sorunu çözmeye
yönelmiyor. Önemli maddeleri var, bu maddelerin toplamının özü,
esası; biriken birtakım sorunlar var, gelişen yeni teknolojiler
var, o biriken sorunları bu yeni gelişen teknolojiler çerçevesinde
çözmeyi amaçlıyor; bu da olumlu bir gelişme.
Vergi, bildiğiniz gibi, kamunun elinde kur
gibi, faiz gibi önemli bir ekonomi yönetimi politika aracıdır. Bu
politika aracıyla yani faiz aracılığıyla yönetimler
ülkenin kıt kaynaklarını daha etkin dağıtarak büyümeyi
hızlandırmak, refahı artırmak için kullanabilirler; bozulan
gelir dağılımını düzeltmek için kullanabilirler;
sektörler arasında desteklenmesi gerekenler varsa onları öne
çıkarmak için vergi oranlarını farklılaştırarak
bunu yapabilirler. Dolayısıyla, vergi son derece etkin ve önemli bir
politika aracıdır.
Soru şu: Bu vergi yasa teklifi bu verginin
araçsal yönlerinden hangi hedefini amaçlamaktadır? Bana sorarsanız,
bu vergi yasa teklifinin elbette -biraz önce de söylediğim gibi- çok
olumlu yönleri var: Teknolojinin getirdiği birtakım
değişiklikler var, internet ortamında elde edilen gelirlerin
vergilendirilmesi var; onun yanında, vergi idarelerinin modernize
edilmesi, onların yeniden yapılandırılması,
vatandaşa daha iyi hizmet vermesi için yapılması gerekenler var;
yine, Tebligat Kanunuyla ilgili yapılması gerekenler var ve
düzenlemeler var; geçici vergilendirmeyle ilgili düzenlemeler var; var, var,
var. Bunlar olumlu şeyler.
Fakat özün özü olarak bu yasa teklifi neyi
amaçlıyor dersek, bu yasa teklifi vergi harcamalarını hedefliyor,
vergi harcamaları yoluyla şu ana kadar var olan bazı
eksikliklerin, aksaklıkların giderilmesine çalışıyor
yani kamusal otorite toplayacağı birtakım vergilerden vazgeçerek
bazı çarpıklıkları ortadan kaldırmaya
çalışıyor. Bu yanlış mı? Hayır, bu da
yanlış değil fakat bunun niçin
yapıldığının da ortaya konması lazım.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu
Finansmanı Genel Müdürlüğünün 2021 yılı ilk sekiz ayı
için yayınladığı rapordan öğreniyoruz ki Türkiye
Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı, Merkez
Bankasının görevini üstlenerek enflasyonla mücadele babında 102
milyar TLlik vergi harcaması yapıyor, gelirinden vazgeçiyor. Peki,
bunun sonucunda, bu 102 milyar TLlik vergi harcaması yapılıp
gelirden vazgeçilmesine rağmen Türkiye enflasyonda başarı
sağladı mı ve faizlerde istediği yere gelebildi mi?
Maalesef, bu kadar, 102 milyar TLlik vergi harcamasına rağmen her
iki konuda da istenilen hedefin çok çok uzağındayız. Bunun da
nedeni şu: İktidar, önünde üç şeritli, dört şeritli asfalt
yol olmasına rağmen o yolda yürüyüp o yolun gereklerini yapmak
yerine, nedense her defasında kısa vadeli çıkarlarla ilgili yan
yollara, çıkmaz sokaklara sapıyor ve dolayısıyla da sonuçta
hem vergiden oluyor hem başımıza yüksek enflasyonu hem de yüksek
faizi bela ediyor ve bizi fakirleştiriyor. Ne demek istiyorum? Şunu
demek istiyorum: Şu anda konuşmakta olduğumuz fakirlik,
yoksulluk, ödenemeyen faturalar, geçim sıkıntısı,
darlık, bütün bunlar birer netice. Bunların sebebi, kısaca ve
özet olarak, itibarsız Türk lirası. Türk lirasını itibarsızlaştırdığınız
için bütün bunlar birer sonuç olarak ortaya çıkıyor ve biz bu
sonuçlarla boğuşuyoruz ve nefesimizi tüketiyoruz. Yapmanız
gereken şey, hangi aracın hangi amaç için kullanıldığını
açık ve net olarak ortaya koyup onun yapılmasını
sağlamak. Onun için, Merkez Bankasının elini kolunu
bağlamasaydınız ve sizin kanunla verdiğiniz görev Merkez
Bankası tarafından yapılabilseydi bugün düşük enflasyon
olacaktı ve bu vergi gelirlerinden, vergi harcamalarından
vazgeçmeyecektik; onun için de yan yollara sapmayacaktık, bu fakirlikle,
bu işsizlikle, bu yoksullukla da karşılaşmayacaktık.
Dün Sayın Merkez Bankası Başkanı
geldi, Plan ve Bütçe Komisyonunda bir sunum yaptı. O sunumundan
çıkardığım sonuç şu: Maalesef hâlâ kısa vadecilik
etkin, uzun vadeli bir perspektif yok, makro bir perspektif yok, eski ezberler
tekrar edilmeye devam ediyor ve bunun sonucunda da var olan ezberler -ki
yanlış, absürt- uygulamaya konulmaya devam ediyor ve bunun sonucunda
da soframızdaki 5 zeytinin 3 tanesi, 2 tanesi her seferinde iki üç ayda
bir soframızdan çalınıyor; buna kimsenin razı olmaması
lazım.
Başkan dün sunumunda bir grafik kullandı,
o grafiği sizinle paylaşıyorum. Türk lirasına itibar
sağlanamadığı için, enflasyon önlenemediği için ve
bunun da savunması yapılamadığı için rekabetçi kur
diye bir şey icat edildi ve bununla ilgili olarak da Türkiyenin
ihracatının arttığı söylendi; doğru, Türkiyenin
ihracatı artıyor. 2021 yılında 212 milyar dolar ihracat,
257 milyar dolar da ithalat bekleniyor.
Arkadaşlar, bu grafik bize şunu söylüyor:
Bu grafiğin şu tarafındaki dış ticaret miktar endeks
değerlerini kıyasladığımızda, 212 milyar
dolarlık ihracatla ne olacak? Bu, fakirleştiren bir ihracat. Burada
gördüğünüz kırmızı çizgi, aynı miktar dövizi alabilmek
için miktar olarak ne kadar mal sattık, onu gösteriyor;
dolayısıyla, biz aynı miktar dövizi kazanabilmek için daha fazla
mal satmışız, miktar olarak fazla mal satmışız.
İthalata baktığımızda da
yönü aşağı; aynı miktar döviz verdiğimiz hâlde veyahut
da daha fazla döviz verdiğimiz hâlde ithalatta
kullandığımız ara malı ve ham maddeden daha az mal
alabilmişiz.
Soldakine baktığımızda, o da
birim endeksi gösteriyor. Onun anlamı da şu:
İhracatımız ucuzlamış, ithalatımız
pahalanmış. Arkadaşlar, bunun anlamı şu: Biz ticaret
ortaklarımızla yaptığımız bu işte ülkenin
kaynağını bunlara bedavaya veriyoruz. Evet, Sayın Vekilim,
bunun nedeni bu; lütfen bunu düşünün. Bunun da nedeni şudur: O düz
yolu bırakıp, yan yollara sapıp Türk lirasının
itibarını korumamanızdan kaynaklanıyor. Sayın
Başkanın dünkü sunumunda da maalesef Türk lirasının
itibarının korunması için herhangi bir ışık
görmedim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
DURMUŞ YILMAZ (Devamla) Ben de size diyorum
ki: Lütfen bu işin üzerine eğilin.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) Başkan, sesi açar
mısın?
DURMUŞ YILMAZ (Devamla) Bu, bizi soyuyor; bu
ticaret bizi soyuyor. Evet, cebimize döviz giriyor; dövizin sentine,
kuruşuna da muhtacız ama bu, kaynak transferine neden oluyor. Buna
izin vermeyelim.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) Ya, adam istemeyecek,
normalde ihtiyaten açıyorsunuz zaten.
BAŞKAN Kimseye açmıyorum Sayın
Lütfü Bey. Lütfen, her şeye müdahale etmeyin oradan!
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) Ediyorum tabii,
konuşmacım benim. Niye müdahale etmeyeceğim? Hayret bir
şey!
BAŞKAN Lütfen, bitirelim.
Lütfen, müdahale etmeyin.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) Ne alakası var?
BAŞKAN Teşekkür ediyorum Sayın
Durmuş.
DURMUŞ YILMAZ (Devamla) - Sonuç itibarıyla
şunu söylüyorum: İşte, bu vergi yasa teklifi bu tür
olumsuzlukların ortaya çıkardığı sonuçların
düzeltilmesi için geçici bir yöntem, geçici bir çözüm fakat bu, Türkiye'nin
sorununu çözmeyecektir.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
(İYİ Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Sayın Türkkan, söz talep edenlere
veriyorum bir dakika ilave süreyi ama talep etmeyenlerin de bitirmesini
bekliyorum.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) Konuşmacı
kürsüden konuşuyor, ihtiyaten söz verebilirsiniz.
BAŞKAN Ben size, yönetiminize müdahale ediyor
muyum?
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) Ben müdahale ederim
efendim. Konuşmacım kürsüde, ben de Grup Başkan Vekili olarak
müdahale ederim; böyle bir hakkım var, bu hakkımı siz tayin
etmiyorsunuz.
BAŞKAN O zaman tutumum hakkında şey
talep edin.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) Tayin eden siz
değilsiniz.
BAŞKAN Birinci bölüm üzerinde Milliyetçi
Hareket Partisi Grubu adına söz talep eden Kayseri Milletvekili Mustafa
Baki Ersoy.
Buyurun Sayın Ersoy. (MHP
sıralarından alkışlar)
MHP GRUBU ADINA MUSTAFA BAKİ ERSOY (Kayseri)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 280 sıra
sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin birinci bölümü
üzerine konuşma yapmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına
söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi ve ekran
başında bizleri izleyen yüce Türk milletinin tüm fertlerini
saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından
alkışlar)
Görüşmekte olduğumuz kanun teklifiyle,
genel olarak vergi mükellefi vatandaşlarımızın vergiye
uyumlarını gözetme, vergi güvenliğini artırma,
yatırımları teşvik etme ve vergi uygulamalarında
öngörülebilirliği sağlama amaçlı değişiklikler
yapılarak vergi usulünün ve uygulamasının
kolaylaştırılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda teklifle
basit usulde vergilendirilen ticari kazanç mükelleflerinin
kazançlarının gelir vergisinden istisna edilmesi hedeflenmektedir.
Böylece yaklaşık 835 bin küçük esnafın ticari kazançları
yıllık gelir vergisinden istisna tutulacak, beyanname vermeyecektir.
Sosyal medya üzerinden gelir elde edenler ve mobil cihazlarla uygulama
geliştirenler ile satış platformları üzerinden kazanç elde
eden vatandaşlar Türkiyede kurulu bankalarda bir hesap açması suretiyle
ve faaliyetlerine ilişkin tüm hasılatlarını bu hesap
aracılığıyla tahsil etmeleri şartıyla gelir
vergisinden istisna tutulacaktır. Bankalar bu kapsamda açılan
hesaplara aktarılan tutar üzerinden yüzde 15 oranında gelir vergisi
tevkifatı yapacaktır.
Kamu kurum ve kuruluşları tarafından
yapılan tarımsal destekleme ödemeleri gelir vergisinden istisna
edilecektir. Yıllık beyannameyle bildirilen gelir üzerinden tahakkuk
ettirilen gelir vergisi ise şubat ve haziran aylarında olmak üzere 2
eşit taksitle ödenecektir.
Bir başka düzenlemeyle, mevcut durumda mart
ayında verilen, birden fazla takvim yılına sirayet eden
inşaat ve onarma işleri için verilecek yıllık gelir vergisi
beyannamelerinin işlerin ikmal edildiği takvim yılını
takip eden şubat ayında verilmesi öngörülmektedir.
Teklifle, cari vergilendirme dönemi içerisindeki üç,
altı ve dokuz aylık periyotlar üçer aylık dönemler
itibarıyla geçici vergi dönemleri olarak kabul edilmektedir. Cari
vergilendirme döneminin ilk dokuz ayı, üçer aylık dönemler itibarıyla
geçici vergi dönemleri olarak belirlenmektedir. Ayrıca ilgili takvim
yılı veya hesap döneminin son üç aylık döneminin geçici vergi
dönemi kapsamında sayılmaması ve bu dönem için madde
kapsamındaki mükellefler tarafından geçici vergi beyannamesi verilmemesi
sağlanacaktır.
Teklifle, Gelir Vergisi Kanununda, vergiye uyumlu
mükelleflere vergi indirimiyle ilgili düzenlenen 121inci maddede
değişiklik yapılacaktır. Bu kapsamda, indirimin
hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki iki
yılda haklarında tarhiyat yapılmış olmakla birlikte,
tarhiyatın kesinleşmemiş olması hâlinde de mükelleflerin
anılan indirimden yararlanabilmeleri için yapılan tarhiyatın
indirimden yararlanıldıktan sonra kesinleşmesi durumunda,
yararlanılan indirimin mükelleften geri alınmaması
sağlanacaktır.
Mükelleflere hızlı ve etkin hizmet
verebilmek için elektronik vergi daireleri kurulması amaçlanmaktadır.
Yabancı ülkelerde bulunan vatandaşların kendilerine
yapılacak tebligattan daha hızlı bir şekilde haberdar
olmasını sağlamak için tebligatların doğrudan
yabancı ülkelerdeki Türkiye elçiliği veya konsolosluğu
tarafından yapılması hedeflenmektedir.
Değerli milletvekilleri, vergi daireleri
tarafından, yıllık yaklaşık olarak 10 milyon Türk
lirası ilan masrafı yapılmaktadır. Bu sebeple,
yapılacak olan ilanların 3.600 Türk lirasından fazla vergi veya
vergi cezasına taalluk ettiği takdirde, Gelir İdaresi
Başkanlığının ve ilgili diğer kurumların
resmî internet sitesi üzerinden de yapılması amaçlanmaktadır.
Vergi dairelerince yapılan düzeltme işlemlerinde yetki devri
yapılabilmesiyle, ilgili, dönemde bağlı olunan vergi dairesi
tarafından yapılması gereken düzeltmelerin diğer vergi
daireleri tarafından da yapılabilmesine izin verme ve uygulamaya
ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda Gelir İdaresi
Başkanlığına yetki verilecektir. Vergi incelemesinin,
incelemeye yetkililerin iş yeri adreslerinde yapılması ve
incelemeye tabi olanın talep etmesi ve iş yerinin müsait olması
hâlinde incelemenin iş yerinde yapılabilmesi amaçlanmaktadır.
Vergi incelemesine inceleme başlama tutanağı yerine incelemenin
konusunu ve incelemeye başlanıldığı hususunu içeren ve
mükellefe tebliğ edilen bir yazıyla başlanılması
öngörülmektedir. Ayrıca, vergi incelemesine ilişkin işlemlerin
elektronik ortamda yürütülebilmesi, yazı ve tutanakların elektronik
ortamda düzenlenmesi ile defter ve belgelerin elektronik ortamda ibraz edilmesi
konusunda izin verme ve zorunluluk getirme konusunda Hazine ve Maliye
Bakanlığına yetki verilecektir. Düzenlemeyle, mükelleflerin
bildirmeye mecbur olduğu bilgilerin kamu kurum ve kuruluşları
tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığına yazılı
veya elektronik olarak bildirilmesi durumunda bu bildirimi mükellefler
tarafından yapılmış bildirim olarak kabul etmeye Hazine ve
Maliye Bakanlığı yetkilendirilecektir. Hazine ve Maliye
Bakanlığının Ticaret Bakanlığıyla
müştereken veya kendisi tarafından belirlediği usul, esas ve
süreler dâhilinde elektronik ortamda tutulan defterler için berat alınması
veya defterlerin onaylanmasının Vergi Usul Kanunu uygulamasında
tasdik hükmünde sayılması hedeflenmektedir.
Son olarak, yararlanılması yeminli mali
müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına
bağlanan muafiyet, istisna, zarar mahsubu ve benzeri konularda tasdik
raporunun ilgili süre içerisinde ibraz edilmemesi durumunda mükellefe
tebliğ edilmek şartıyla altmış günlük bir mühlet
verilmesi ve bu süre içinde verilmesi hâlinde tasdik raporunun zamanında
verilmiş sayılması sağlanacaktır.
Değerli milletvekilleri, ülkemizde mesleki
eğitim maalesef yıllarca birçok ailenin ve hatta eğitimcinin ön
yargıyla yaklaşması sebebiyle hak ettiği yerlere
gelememiştir, son yılarda ise gerek Millî Eğitim
Bakanlığınca gerek organize sanayilerin girişimleriyle yeniden
gelişmeye başlamıştır. Biz ham maddeye yakın
limanları bulunan ve Asya ile Avrupayı birbirine bağlayan
sanayi ülkesiyiz. Sanayide fark yaratarak dünyada adımızı
duyurmalıyız. Peki, bunu nasıl yapacağız? Bu, ancak
hedefe odaklanmış bir eğitim sistemiyle mümkündür. Bu anlamda
tematik mesleki okulların sayısını artırmalı ve
bu okulları destekleyecek her adımın arkasında
durmalıyız.
2021 yılı itibarıyla, Türkiyede 42
ildeki 66 organize sanayi bölgesi içinde 76 mesleki ve teknik lise
bulunmaktadır. Bu okullarda toplamda 60.890 öğrenci öğrenim
görmektedir. Seçim bölgem olan Kayserimizin gururu Özel Kayseri OSB Teknik
Koleji ise yaklaşık 2.800 öğrencisiyle bu alanda ilk sırada
yer almaktadır. Burada, eğitim öğretim faaliyetlerine
başarıyla devam edip Türkiyeye ve hatta birçok ülkeye örnek olan
teknik kolejimiz gibi benzeri okulların sayısının
artması, eğitim sisteminin daha çok uygulamaya
dayandığı okullarda çocuklarımızın yetişmesi
ve kısaca sektör ile mesleki eğitimin paralel olarak devam etmesi hem
ülkemizin eğitim geleceği hem de sanayimiz açısından çok
büyük önem arz etmektedir. Bunun en büyük örneği Kayseri sanayisidir.
Kayseride metale dayalı endüstrinin temeli Hava İkmal Bakım
Merkezi ve orada açılan çıraklık okuludur. Kayseride tekstile
dayalı sanayinin temeli Sümerbank Bez Fabrikasıdır. Bugün
Kayseri ve Türkiyenin sınırlarını aşmış
olan mobilya ve çelik kapı sektörünün temeli, eski sanayideki küçücük
atölyelerde hüner kazanmış ve bu hünerini Kayserililerde var olan
girişimcilik ruhuyla birleştirmiş büyüklerimizdir. Dün, Hava
İkmaldeki çıraklık okulunu bitirenler, Sümerbank Bez
Fabrikasında meslek öğrenenler, Kayseride sanayinin temellerini
atmışlardır. Eski sanayideki küçücük atölyeler bugün devasa
fabrikalara dönüşmüştür. Ben inanıyorum ki bugün mesleki
okullarda eğitim gören çocuklarımız arasından da çok önemli
sanayiciler çıkacaktır. Amacımız, akıllarında
bilgi, ellerinde hüner olan nesiller yetiştirmektir. Bu yüzden ülkemizde
mutlaka bir eğitim envanteri çalışması
yapılmalıdır.
Değerli milletvekilleri, Milliyetçi Hareket
Partisi olarak söz konusu teklifi olumlu değerlendiriyor, Genel Kurulu
saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN Bölüm üzerinde Halkların
Demokratik Partisi Grubu adına söz talep eden İstanbul Milletvekili
Sayın Ali Kenanoğlu.
Buyurun Sayın Kenanoğlu. (HDP sıralarından
alkışlar)
HDP GRUBU ADINA ALİ KENANOĞLU
(İstanbul) Sayın Başkan, Vergi Usul Kanunu ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin
birinci bölümü üzerine HDP Grubumuz adına söz almış bulunuyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bu kanun teklifinin asıl amacının
ülke ekonomisinin içerisinde bulunduğu ağır kriz
koşullarında birtakım teknik düzenlemeler getirerek mükelleflere
ödeme kolaylıkları ile daha fazla vergi toplamak olduğunu çok
net bir şekilde görebiliriz. Uzunca bir süredir krizde olan ülke ekonomisi
pandemiyle birlikte iyice darbe almış, emeğiyle geçinen
yurttaşlar ve küçük esnaf başta olmak üzere pandemide halk kaderine
terk edilmiştir; ekonomi, emeğiyle geçinen yurttaşların da
üzerine çökmüştür. Bu süreçte Türkiye tarihinin en büyük iş ve
istihdam kaybı yaşanmıştır. İş ve istihdam
kaybının bu denli yüksek oluşu işçiler, çiftçiler, gündelik
çalışanlar ve küçük esnaf başta olmak üzere emeğiyle
geçinen yurttaşların ciddi bir gelir kaybı yaşaması
anlamına gelmektedir.
Borçlar da artmaya devam ediyor, -maalesef
açıklandığı gibi değil bu veriler-
vatandaşların bankalara ve finans şirketlerine olan
borçları 24 Eylül1 Ekim günleri arasında 4,4 milyar daha artarak
958,3 milyar liraya yükselmiştir. Bu borcun 19,6 milyar lirası
vadesinde ödenmediği için takibe alınmış kredi ve kredi
kartları borçlarından oluşmaktadır. Yurttaşların
vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icraya verilen
takipteki borçlar da 14,8 milyar lirası tüketici kredilerinden, 4,9 milyar
lirası da kredi kartlarından olmak üzere toplam 219,6 milyar lira
düzeyine yükselmiştir.
Şimdi, bu kredi kartlarıyla ne
alışverişi yapıyor vatandaş: Herhâlde sizler de denk
gelmişsinizdir; 2-3 liralık su alan vatandaşları
görebiliyoruz kredi kartıyla ve ekmeği dahi kredi kartıyla alan
vatandaşlara eğer alışverişe siz kendiniz
gidiyorsanız bizim gibi mutlaka siz de denk gelmişsinizdir. 3-4
liralık rakamları dahi kredi kartıyla ödeyen vatandaşlar
var. Niye ödüyorlar? Ceplerinde para olmadığı için ve bundan
kaynaklı olarak bunu bir vade imkânı gibi değerlendiriyorlar
ancak günü geldiğinde de bunu ödeyemiyorlar ve borçlu duruma
düşüyorlar ve bundan kaynaklı olarak da icra takiplerine konu
oluyorlar. Yurttaşların taksitli konut alımları nedeniyle
TOKİye olan borçlarıysa 26,4 milyar liraya yükselmiştir.
Şimdi, bu borçlar vadesi geçmiş borçlar yani günü geçmiş
borçlardan bahsediyoruz. Böylece yurttaşların bankalara, finans
şirketlerine, varlık yönetim şirketlerine ve tapuya olan toplam
borcu 1 trilyon 15 milyar liraya yükselmiş durumda. Enflasyonun da giderek
arttığını görüyoruz. TÜİKin rakamlarını
inandırıcı bulmuyoruz ama -elimizde- şu anda bir tek
onların rakamları üzerinden değerlendirmeler yapabiliyoruz.
Eylülde fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 1,25 oranında artarken ağustos
sonunda yüzde 19,25 olan yıllık enflasyon da yüzde 19,58e kadar
yükselmiştir. Burada gıda fiyatlarında yıllık yüzde
28,8 oranında artış yaşanmıştır ki,
dediğim gibi yine bunlar da TÜİK verilerine göre yapılan
hesaplamalardır. Eylülde üretici fiyatları ise bir önceki aya göre
yüzde 1,55 oranında artarken yıllık artış ise yüzde
43,96 olarak gerçekleşmiştir. Maalesef icra daireleri de dolup
taşmaktadır. UYAP sisteminden alınan bilgilere göre, bu yıl
1 Ocak-8 Ekim günleri arasında icra ve iflas dairelerine toplam 5 milyon
636 bin yeni dosya gelmiştir. İcra dairelerinde derdest bulunan dosya
sayısı bir önceki yıla göre 65 bin adet artarak toplamda 23
milyon 3 bin dosya hâline gelmiştir.
İşsizlik, enflasyon endeksi yani Sefalet
Endeksi de artmaya devam ediyor. Son açıklanan işsizlik oranı ve
yıllık enflasyon oranı toplamında oluşan Sefalet
Endeksi hem işsizliğin hem de enflasyonun yükselişine paralel
olarak artarak yüzde 29,55ten yüzde 31,58e kadar yükselmiştir. 2014
yılı başında işsizlik oranı yüzde 9,2; enflasyon
oranı ise yüzde 7,8 düzeyindeyken -bu rakamlar- Eylül 2021de
işsizlik oranı yüzde 12, enflasyon oranıysa yüzde 19,58e kadar
yükselmiştir. Sefalet Endeksi 2014 başında yüzde 17 iken Eylül
2021de yüzde 32,6ya çıkmıştır.
Şimdi, bütün bunlara rağmen,
bakıyorsunuz, AKP Genel Başkanı İngilterede benzin yok,
Almanya, yiyecek bulamıyor. şeklinde sözler söylüyor.
Amerikanın hâlini görüyorsunuz, İngilterenin hâlini görüyorsunuz.
diyor. Bu tür sözleri
İşte, Fransadaki kuyruklardan bahsediyor.
Bütün bu gerçekleri
Aslında, şöyle bir şeyle karşı
karşıyayız: Ters yüz eden bir anlayış var.
Bu iktidarın en büyük başarısı;
hakikati öldürmesi. Yani hakikat ölmüş durumda, hakikate ulaşmak
imkânsız hâle gelmiş durumda. Yani bir yalan rüzgârı içerisinde
yaşar hâle geldi insanlar.
Sistem şöyle çalışıyor: Önce
yetkili ağızlardan bir açıklama geliyor Amerika sefalet
içerisinde, İngilterede kuyruklar var. falan, arkasından
yandaş medya bunun üzerine yayınlar yapıyor. Şimdi, bunun
aksini söyleyebilecek bir kanal yok, bir televizyon yok, bir yayın yok,
bir gazete yok çünkü birçok muhalif gazeteyi, televizyonu kapattınız,
kapatamadıklarınızı satın aldınız.
Satın almadıklarınıza yani buna rağmen ses
çıkaranlara da her gün bu yalanları deşifre ettikleri için cezalar
uyguluyorsunuz, her gün sürekli cezalar yağdırıyorsunuz.
Öyle bir yalan rüzgârı olmuş ki geçen gün
böyle bakarken bir tane video karşıma çıktı. Vatandaş
diyor ki: Biz Kırıkkalede S-400 üretiyoruz, S-400 fabrikamız
var. Siz, bunu biliyor musunuz? Bunu anlatıyor, inanıyor yani buna.
Niye inanıyor? Çünkü bu televizyonları izlediğiniz zaman, A
Haberi izleseniz, işte bu tüpçünün televizyonlarını izleseniz
inanıyorum ki bir ay sonra hepimiz aynı duruma geliriz yani böyle bir
durum var. Hatta zamanın Bakanı şöyle demişti: Biz Aya
dört şeritli yol yapacağız. desek buna inanacak bir sürü insan
var. Yani insanlar bu hâle getirildi; önce, hakikaten gerçekler yok edildi ve
yalan rüzgârı içerisinde bir yaşam oluşturuldu.
Şimdi, bununla birlikte bakıyorsunuz, bir
taraftan da Sayın AKP Genel Başkanı En samimi, en iyi demokrasi
bizde. diyor yani bunu da söyleyebiliyor. Şimdi, bunun arkasından da
en iyi, en samimi demokrasi haberleriyle her taraf donatılıyor.
Şimdi, demokrasinin olmazsa olmazı, birinci adımı
sandıktır yani seçimdir, değil mi? İlginç bir şey var,
ben size ifade edeyim: Yani yerine kayyum atanan Ergani Belediye
Başkanı görevinden alındı; önce, savcılık bir
konudan dolayı hakkında bir soruşturma açtı, sonra dava
açıldı, arkasından bu dava neticesinde beraat etti ve dava
kesinleşti, bitti artık yani kesin yargı karar verdi, hükmetti
ve bunun üzerine Belediye Başkanı dedi ki: Bir dakika
Ben görevime
dönmek istiyorum yani ben beraat ettim, hakkımdaki bütün iddialar geçersiz
oldu ve karar kesinleşti. Sen misin geri dönme dilekçesini veren, hemen
Valilik talimatıyla karar bozdurulup yeniden dava açılıyor. Yani
bu demokrasinin kırıntısı dediğiniz şeydir.
Yani sandığı ortadan kaldırdığınız
zaman daha demokrasinin birinci adımı yoktur. Seçilmişlerin
iradesini yok sayan, gasbeden bir anlayışı, Artık bizde en
iyi demokrasi var, en samimi demokrasi bizde. söylemlerini ancak işte
yalan rüzgârı içerisindeki kanallar ve televizyonlar üzerinden
görebiliriz.
Şimdi, Türkiyedeki vergi sistemi üzerine
konuşuldu. Yani şöyle bir şey var: İnsanların asgari
ücretli olarak da
Türkiye, Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde en
düşük asgari ücrete sahip ülkelerden biri olmasının
yanında, asgari ücret oranında çalışanların en yüksek
olduğu ülke yani AB ortalamasının 6 katından daha fazla
insan Türkiyede asgari ücretle çalışıyor.
Şimdi, asgari ücretin ne olduğunu anlamak
için de -işte, hepimizin bildiği, bizde altın çok önemlidir-
bakıyorsunuz 2003 yılında bir asgari ücretli 14,45 yani 14,5
çeyrek altın alabilirken şimdi, 2021de asgari ücretle ancak 3,3
çeyrek altın alabiliyor. Yani geçim endeksi ve asgari ücretin alım
gücünü buradan çok rahat bir şekilde kıyaslayabiliriz.
Vergide adaletsizliğin en önemli nedenlerinden
bir tanesi yani Türkiyede bizlerin karşı karşıya kaldığı
şey dolaylı vergiler. Öyle bir adaletsiz sistem ki çok kazanan da az
kazanan da asgari ücretli olarak geçinen de bu dolaylı vergide
eşitleniyor. Yani gidiyorsunuz markete, herhangi bir ürün
alacaksınız, o ürüne çok kazanan da az kazanan da aynı vergiyi
ödüyor. Türkiyedeki vergi oranlarının yüzde 65i dolaylı
vergilerden oluşuyor yani vergimizin yüzde 65i dolaylı vergilerden
oluşuyor. Bu, gelişmiş ülkelerde, Avrupa ülkelerinde böyle
değil yani orada verginin çok daha düşük oranı, yüzde
30ları filan dolaylı vergilerden oluşur ancak bizdeki
vergilerin yüzde 65i dolaylı vergilerden oluşuyor.
Dolayısıyla aslında çok kazanandan çok vergi almıyorsunuz,
siz çok harcayandan çok vergi alıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
ALİ KENANOĞLU (Devamla) Çok harcayandan
kastımız ne? Ya, işte, vatandaş bakkala gidiyor, markete
gidiyor, burada yapılan harcamalar. Örneğin, KDV çok
anlaşılır bir şey değil, tüketiciler KDVye ne
ödediklerini de çok bilmiyorlar. Diyelim markete gidiyorsunuz, açık
pirincin KDVsi yüzde 1, ambalajlı bir pirinç alırsanız bunun
KDVsi yüzde 8. Bunu kim biliyor? Hangi vatandaş bunun farkında?
Lokantaya gittiniz, yemek yediniz, buradaki KDV yüzde 8 ama bu lokantanın
turizm işletmesi ruhsatı varsa KDV yüzde 18 oluyor. Kim bunun
farkında? Şimdi, böyle aslında tüketicinin de bilmediği,
muhtevasına sahip olmadığı, örtülü, gizli, dolaylı bir
vergiyle karşı karşıyayız. O anlamıyla vergi
sistemi Türkiyede çok ciddi bir şekilde adaletsiz olarak yürütülüyor. O
nedenle tarafsız, adil, uygulanabilir ve kimseye ayrıcalık
sağlamayan nitelikte bir vergi sistemi olması gerekiyor.
Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN Birinci bölüm üzerinde söz talep eden
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Muğla Milletvekili Sayın
Süleyman Girgin.
Buyurun Sayın Girgin. (CHP
sıralarından alkışlar)
CHP GRUBU ADINA SÜLEYMAN GİRGİN
(Muğla) Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Genel Kurulu
saygıyla selamlıyorum.
Arkadaşlar, teklifin 1inci maddesiyle basit
usulde vergilendirilen 835 bin esnafın gelir vergisinden muaf
kılınması geç kalınmış ama eksik bir
düzenlemedir. Esnaf başına 280 lira fayda sağlayan maddeyle
esnaflarımız arasında eşitsizliğe neden olacak bir
uygulama gündeme gelecektir. Büyükşehir sınırları
içerisinde üretim ve alım yapan esnaf bu madde kapsamına girmezken
aynı işi yapan, kazancı aynı olan ancak büyükşehirde
olmayan esnaf girecektir. Bu adaletsizlik giderilmelidir.
Değerli milletvekilleri, esnaf pandemi
döneminde borçlandırılmıştır. Esnafın tek borcu
vergi ve SGK primleri değil; pandemide bankalara, tedarikçilere borçlar
birikti, çekler ve senetler ödenemedi. Şimdi işler yeni yeni
açılıyor. Bu dönemde güncel vergi ve primlerin yanında,
yapılandırma borçlarını da ödemeye çalışması
esnafın belini büküyor. Dolayısıyla yapılandırma
başvuru süresi de yıl sonuna kadar uzatılmalı, taksit
süreleri de 2022 başında başlamalıdır. Ayrıca,
esnafın biriken borçlarını ödeyebilmesi için sıfır
faizli, altı ay geri ödemesiz ve uzun vadeli can suyu kredisi acilen
verilmelidir.
Değerli milletvekilleri, 3üncü maddeyle
çiftçilerimiz için verilen desteklemeler gelir vergisinden muaf
kılınıyor. Bu da geç kalınmış bir düzenlemedir.
Gecesini gündüzüne katarak çalışan çiftçilerimizin çözüm bekleyen önemli
sorunları bulunmaktadır. Örneğin, sürdürülebilir ve verimli bir
üretim için gübre, elektrik, sulama, ilaç, mazot, yem maliyetleri acilen
düşürülmelidir; bunun için gerekli desteklemeler derhâl
yapılmalıdır. Artan maliyetlerle çiftçiler zarar etmektedir,
yeterli geliri elde edemeyen çiftçiler üretimden uzaklaşmaktadırlar.
Bu noktada, iktidara sormak istiyorum: Kendi
çıkardığınız Tarım Kanununa göre millî gelirin
yüzde 1i çiftçilerimize destek olarak verilmeliyken niçin bu desteği
vermeyip çiftçiyi perişan ediyorsunuz?
Çiftçi kardeşlerim, Tarım Kanununa göre
2006dan bugüne kadar sizlere verilmesi gereken destek miktarı 376 milyar
lira. İktidarın verdiği 165 milyar lira yani AKPden 211 milyar
lira alacağınız var. 2021in ilk dokuz ayında iktidar faiz
lobisine ne kadar faiz ödedi? 124 milyar lira yani çiftçiden al, faizciye ver.
İnanıyoruz ki çiftçimiz sandıkta bunun hesabını sizden
elbet soracak.
Değerli milletvekilleri, teklifin 15inci
maddesi Maliye Bakanlığınca verilen bazı resmî
ilanların artık gazetelere verilmemesi anlamına gelecektir. Bir
kamu görevi olan yerel gazetecilik alanının hayatiyetinin ortadan
kaldırılması demektir bunun anlamı. İşsizlikle,
kamunun vergi ve sigorta gelirlerinden mahrum kalmasıyla ve özellikle
yerel gazetelerin kapanmasıyla sonuçlanacak olan bu madde geri
çekilmelidir.
Değerli milletvekilleri, halkımız
geçinemiyor, nüfusun yüzde 50si açlık sınırının
altındaki asgari ücretle geçiniyor. İktidar hani Üç çocuk
yapın. diyordu ya, vatandaş bu zamanda bir çocuğa bakamıyor,
gençler hayat pahalılığı yüzünden evlenmekten
kaçınıyor, borçlar deseniz bıçak kemiğe dayanmış
vaziyette. Ocak 2021de 1 milyon 37 bin vatandaş elektrik
faturasını ödeyemedi, Nisan 2021de bu sayı 5 milyon 166 bine
çıktı. Bu koşullarda asgari ücreti vergi dışı
bırakarak bir nebze olsun vatandaşlarımıza katkı
sağlayabilirdik. Bu amaçla Komisyonda asgari ücretin vergi
dışı bırakılması için teklif verdim niye
reddettiniz? Bakın arkadaşlar, asgari ücretliler aldıkları
parayla tasarruf yapamazlar, gelirlerini o ay harcarlar, bu harcama da
bakkalın, kasabın, berberin cebine girer. O yüzden asgari ücretliye
yapılan destek aynı zamanda bakkala, kasaba, manava, berbere
yapılan destek demektir. TÜRK-İŞ'e göre açlık sınırı
3.049 lirayken, açlık sınırının da altında olan
asgari ücretten vergi almak düpedüz asgari ücretliye Sen aç kal. demektir.
Bir de asgari ücretlinin harcama yaparken ödediği dolaylı vergileri
eklediğimizde asgari ücretle geçinmeye çalışanların
kursağındaki her lokmanın yarısına ortak oluyorsunuz demektir.
Bu, adalet midir? Sabahın köründe yollara düşüp kâğıt
toplayanlardan vergi almaya çalışırken, vergi cennetlerinden
gelen milyar dolarlardan 5 kuruş vergi almıyorsunuz. Bu, adalet
midir? Vergide adalet herkesten gelirine göre vergi almakla olur. Bizde ne
oluyor? Gelir vergisi gelir dağılımını daha çok
bozuyor.
Değerli milletvekilleri, TÜİK verilerine
göre, 2009 yılında 200 lirayla alınabilen ürünler bugün 687
liraya alınabilmektedir. Kimsenin inanmadığı TÜİK
verileri bile halkın günlük yaşamında her an hissettiği
hayat pahalılığını açık bir şekilde ortaya
koyarken, bu hayat pahalılığı şartlarında
vatandaşlarımızın sosyal devletin desteği olmadan
ayakta kalabilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla asgari
ücretlilerin en azından vergi dışı bırakılarak desteklenmesi
hayati bir ihtiyaç hâline gelmiştir. Bu ihtiyacı görmek için
sokağa çıkın. İktidara sesleniyorum: İnsanlar Her
şey ateş pahası, fiyatlar can yakıyor, alım gücümüz
düştü. diyerek feryat ediyor. Sofrasını kuramayan,
çocuğunu doyuramayan insanlar giderek artıyor. Siz ne
yapıyorsunuz? Vatandaşın hayrına ne varsa gözü kapalı
şekilde hayır diyorsunuz. Asgari ücretle çalışandan vergi
alınmasın diyoruz; hayır diyorsunuz. Çiftçimizin mazotundan
vergi kaldırılsın; hayır diyorsunuz. Esnafın
kirasından stopaj kaldırılsın; hayır diyorsunuz.
Yurt çıkmayan öğrenciye burs sağlansın; hayır
diyorsunuz. Elektrik faturalarından TRT payı kalksın;
hayır diyorsunuz. Elektrikteki KDV yüzde 1e indirilsin; hayır
diyorsunuz. Her şeye hayır diyecekseniz, sokaktaki
vatandaşın ihtiyacına sırt dönecekseniz niye siyaset
yapıyorsunuz? Maşallah, 5li çetenin ihtiyaçlarına hiç
hayır demiyorsunuz, çetelerin yararına düzenleme yapmakta çok
mahirsiniz. Halkın menfaatine ne varsa hayır diye diye küçük ortak,
büyük ortak el ele verdiniz, sudaki sabun gibi eriyorsunuz, bizden de
söylemesi.
Değerli milletvekilleri, şöyle bir
hatırlayalım, ne demişti partili Cumhurbaşkanı?
24ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle,
şununla bununla nasıl uğraşılır göreceksiniz.
Başka? Ağustosla birlikte enflasyonda düşüşü
göreceğiz. Bundan böyle enflasyonun daha yukarı çıkması
mümkün değil. Başka? Ülkemiz hazırlık dönemini geride
bıraktı, artık şahlanış dönemine giriyoruz.
Başka? Amerikanın, İngilterenin hâlini görüyorsunuz
değil mi? Benzin yok, benzin. Almanyadaki kuyruklar, Fransadaki
kuyruklar, yiyeceklerini bulamıyor insanlar; Türkiye'de böyle bir sorun
yok. Peki, geldiğimiz nokta nedir? İşsizlik, hayat
pahalılığı, ağırlaşan borç yükü; sonuç
buhran. Buhrandayız çünkü rakamlarla Büyüdük. deniliyor ama büyüme
sokağa, fileye, işe ve cüzdana yansımıyor. Orta direk
bitti, asgari ücret kıskacı büyüdü, millet karın tokluğuna
çalışırken zengin daha zengin, fakir daha fakir oldu. Cumhuriyet
tarihinde bir ilk gerçekleşti ve kişi başına gelir ilk kez
yedi yıl arka arkaya düştü. Sürekli derinleşen fakirleşme,
azalan kişi başı gelir, pula dönen para ve ekonomi yerine
şaha kalkan etiketler. Tabii, etiketler de kendi kendine
şişmedi; paramızın değerini pul eden, üretimi
cezalandıran, çiftçiyi tarlasına küstüren, 128 milyar doları
buharlaştıran, liyakat yerine saraya sadakati öne çıkaran tek
adam rejiminin beceriksizliği yüzünden etiketler şaha kalktı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) Bitiriyorum
efendim.
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) Ancak çiftçi,
asgari ücretli, işçi, memur, emekli, esnaf size öyle bir ders verecek ki
ne faiz lobisi ne 5li çeteniz bile sizi bu yenilgiden kurtaramayacak. O yüzden
diyoruz ki: Dert geçim, çözüm derhâl seçim. Halat gibi bileğiyle, yayla
gibi yüreğiyle çoluk çocuk geçindirip haram nedir bilmeyenler hiç merak
etmesin; zulmeden bu zorba iktidar gidicidir, Halil İbrahim
sofrasının kurulmasına az kaldı.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN Birinci bölüm üzerinde gruplar
adına söz talepleri karşılanmıştır.
Şimdi şahıslar adına söz
taleplerini karşılayacağız.
İlk söz Çetin Arıka ait, Kayseri
Milletvekili.
Sayın Arık, buyurun. (CHP sıralarından
alkışlar)
ÇETİN ARIK (Kayseri) Teşekkür ederim
Sayın Başkan.
Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine söz
almış bulunuyorum. Gazi Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla
selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, teklifin genel
gerekçesinde Mükelleflerin vergiye uymalarını gözeten, vergi
güvenliğini artıran, sosyal adaleti ve rekabeti güçlendiren,
yatırımları teşvik edip ihtilafları sonlandıran
değişikliklerin hayata geçmesi amacıyla Vergi Kanununda
değişiklik yapılması ihtiyacı duyulmuştur.
deniliyor. Kısacası, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi
alınacağı söyleniyor. Gayrı ne oldu,
başınıza taş mı düştü? Keşke öyle olsa,
keşke buna inanabilsek. Biz, asgari ücretli zor durumda, geçinemiyor,
geliniz asgari ücretliden vergi almayalım dediğimizde siz ve küçük
ortağınız değil miydi Hayır, olmaz. diyen. Biz,
çiftçinin hasadı tarlasında kaldı, mazot fiyatları çok
pahalı, yatlardan, katlardan, pırlantadan vergi almıyorsunuz,
gelin çiftçinin mazotundan da vergi almayalım dediğimizde siz ve
küçük ortağınız değil miydi Hayır, olmaz. diyen.
Neymiş efendim, rekabeti güçlendirip yatırımları
teşvik edecekmişiz, herhâlde burada bir güleceğiz. Yani,
nasıl rekabeti güçlendireceksiniz? Bu milletin aklıyla dalga mı
geçiyorsunuz? Siz değil misiniz, fakir fukara, garip gureba edebiyatı
yapıp bu güzel ülkenin hava yollarını, demir
yollarını, kara yollarını, metrolarını,
köprülerini, enerji santrallerini Dünya 5ten büyüktür. diye hamaset
yapıp 5li çeteye teslim eden? Siz değil misiniz fakirden fukaradan,
garipten gurebadan, asgari ücretliden, çocuk bezinden, kefen bezinden
kuruşu kuruşuna vergi alırken bu çetenin vergi borcunu
sıfırlayan?
Bakın, sayın milletvekilleri, bir asgari
ücretli, 365 günün tam 122 günü vergi ödemek için çalışıyor, 365
günün 122 günü! Peki, AK PARTİnin gözde müteahhitleri son üç yılda
ne kadar kurumlar vergisi ödedi? Cengiz İnşaat, 2018
yılında sıfır yani 62 milyon dolara jet alan Cengiz İnşaat
hiç vergi ödemez iken açlık sınırının altında
maaş alan asgari ücretlinin gelirinin yüzde 38i vergiye gidiyor. Bu mu
sizin sosyal adalet anlayışınız? Cengiz mi? Elbette,
hayır. Bakın, Doğuş İnşaat, son üç yılda hiç
kurumlar vergisi ödememiş! Yine, Limak İnşaat, son iki
yıldır kurumlar vergisi ödemiyor ama Kayseride Cumhuriyet
Meydanında karda kışta, yağmurda yağışta 7
liraya ayakkabı boyayan Ahmet kardeşimin oğluna
aldığı mama için vergi alıyorsunuz.
Sayın milletvekilleri, dinimizde devlet bütçesi
yani beytülmal, hak ve adalet temelinde kullanılması için devleti
yönetenlere verilmiş bir emanet. Hak ile alınması, hak ile
harcanması, gerek alırken gerek de harcarken haksızlıktan
kaçınılması gerekir. Şimdi, ben, 83 milyon
yurttaşımızın vicdanına seslenmek istiyorum: Bu zalim
iktidar hak edenden mi alıyor, hak edene mi harcıyor, gerek
alırken gerekse harcarken haksızlıktan mı
kaçınıyor?
Sayın milletvekilleri, bakınız
serveti bir yüzükle ölçülemeyecek kadar çok olan ve servetinden dini için
vazgeçen Hazreti Ebubekir, vefatından önce ne diyor? Müminlerin
işlerini üzerime aldığımdan beri haklarından 1 dinar
veya 1 dirhem hesabıma geçiremedim. Peki, bizimkiler? Yine
Karnımızda yediklerimiz onların yediklerinin kötüleri, sert ve
kabalarıdır. diyor. Peki bizimkiler? Bizimkiler, fakruzaruret içinde
harap ve bitap düşmüş bu aziz millete Kuru ekmek yiyorsanız
karnınız toktur. diyor. Açları muhalefet doyursun. diyor.
Vergi cennetlerinde şirketler kuruyor, vergi ödemiyor.
Şimdi, sayın milletvekilleri, ben yerin
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından
kapatıldı)
BAŞKAN Tamamlayalım lütfen.
ÇETİN ARIK (Devamla) Teşekkür ederim.
Hiç doğal gaz faturası gördünüz mü? Peki,
arabanızı benzin istasyonuna çekip kendi paranızla benzin
almayalı kaç yıl oldu? Çocuğunuzun bu sene yurt masrafı ne
olacak diye hiç düşündünüz mü? Sınava giriş ücretini
ödeyemediğiniz için sınava sokamadığınız
evlatlarınız oldu mu? Markette alışveriş
yaptınız, güzel, Allah aşkına doğru söyleyin, pazarda
peynirin kilosunun kaç lira olduğunu biliyor musunuz?
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) Bilmezler.
ÇETİN ARIK (Devamla) Kaç senedir kira
ödemiyorsunuz? Bunların hiçbiri devleti yönetenlerin sorunu değil
çünkü bu faturaların hepsini millet ödüyor ama artık millet sizin
faturalarınızı ödemekten bıktı, ödemek istemiyor.
Şimdi, sizlerden hesap sormak için erken seçim değil, derhâl seçim
istiyor. (CHP sıralarından alkışlar)
Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından
alkışlar)
BAŞKAN Şahıslar adına son
konuşmacı, Kütahya Milletvekili Sayın Ahmet Tan.
Buyurun Sayın Tan. (AK PARTİ
sıralarından alkışlar)
AHMET TAN (Kütahya) Sayın Başkan,
değerli milletvekilleri; Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimizin birinci
bölümü üzerine söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi ve
aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, kanun teklifimizle
mükelleflerin vergiye olan uyumlarının artırılması,
vergi güvenliğinin artırılması ve kayıt
dışılıkla mücadelenin etkinleştirilmesi, sosyal
adaletin ve rekabet ortamının güçlendirilmesi,
yatırımların teşvik edilmesi, ihtilafların
sonlandırılması ve vergi uygulamalarında
öngörülebilirliğin sağlanması gibi amaçların hayata
geçirilmesi maksadıyla gelir, usul, damga, katma değer, özel tüketim
vergisi, bankacılık ve kurumlar vergisi kanunlarında
değişiklik yapmaktayız. Kanun tekliflerinde çok sayıda
mükellefi ve toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren konular yer
almaktadır. Bunlardan ilki berber, kuaför, tesisatçı, tuhafiyeci,
marangoz, kaportacı, lastikçi, tornacı, çay ocağı
işleticisi, terzi ve tamirci gibi yaklaşık 1 milyona yakın
esnafın ticari kazançlarının gelir vergisinden istisna edilmesi
ve bu mükelleflerin yıllık gelir vergisi beyanname verme
yükümlülüklerinin kaldırılmasıdır. Böylece bu
mükelleflerimiz artık şubat ayında yıllık gelir
vergisi beyannamesi vermeyeceklerdir.
Kanun teklifinde yer alan bir diğer önemli
düzenleme ise sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden
gerçekleştirilen içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için
geliştirilen uygulamalara istinaden elde edilen kazançların
vergilendirilmesi usulüne basit ve etkin bir mekanizmanın hayata
geçirilmesiyle ilgilidir. Elde edilen kazançların Gelir Vergisi Kanununda
yer alan düzenlemeler gereğince ticari kazanç olarak vergilendirilmesi, bu
kişilerin defter tasdik ettirmesi, fatura bastırması ve her ay
katma değer vergisi beyannamesi vermesi gerekmektedir.
Kanun teklifimizde yer alan bir başka
düzenlemeyle tarımsal destekleme ödemelerini gelir vergisinden istisna
ediyoruz. Teklif ettiğimiz değişiklikle bundan böyle
çiftçilerimize yapılacak tarımsal destekleme ödemelerinden herhangi
bir şekilde vergi kesintisi yapılmayacaktır.
Değerli milletvekilleri, teklif metnimizdeki
bir diğer önemli konu da dördüncü geçici vergi beyannamesinin
kaldırılmasına yönelik. Artık sadece yılın ilk
dokuz ayı için üç aylık dönemler bazında üç dönem geçici vergi
beyannamesi verilecek, dördüncü dönem için geçici vergi beyannamesi
verilmeyecektir. Bu uygulamadan toplam 3,1 milyon mükellefimiz faydalanacaktır.
Diğer taraftan, bu değişikliğe
uygun olarak yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinin
verileceği tarihler de birer ay öne çekilecektir. Vergi Usul Kanununun
371inci maddesinde yer alan pişmanlıkla beyanname verilebilecek koşullar
arasında yer alan vergi incelemesinin başlaması ya da takdire
sevk işleminin yapılması durumunda sadece bu işlemlerin
ilgili olduğu vergi türü için pişmanlıkla beyanname verilmemesi,
bu işlemlerle ilgili olmayan diğer vergi türleri için
pişmanlıkla beyanname verilebilmesi sağlanmaktadır.
Ayrıyeten mükelleflerimiz 5 bin lirayı
aşan özel usulsüzlük cezaları için de hem tarhiyat öncesi hem de
tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunabileceklerdir. 5 bin
liranın altındaki usul cezaları için ise yüzde 50 oranında
uygulanan cezalarda indirim oranı artık yüzde 75 oranında
uygulanacaktır. Vergiye uyumlu mükellef olmanın
şartlarını hafifletiyoruz. Bu sayede yüzde 5 vergi indirimi
müessesesinden daha fazla mükelleflerimizin yararlanmasına da
inşallah olanak ve imkân sağlıyoruz.
Ben bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi ve
aziz milletimizi saygıyla selamlıyor,
çıkaracağımız bu kanun teklifinin vatanımıza,
milletimize hayırlı olmasını diliyorum.
Saygılarımla. (AK PARTİ
sıralarından Bravo sesleri, alkışlar)
BAŞKAN Birinci bölüm üzerinde
şahıslar adına söz talepleri
karşılanmıştır.
Soru-cevap talebi yoktur.
Birinci bölüm üzerindeki görüşmeler
tamamlanmıştır.
Birleşime iki dakika ara veriyorum.
Kapanma
Saati: 21.09
DÖRDÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati
: 21.10
BAŞKAN :
Başkan Vekili Haydar AKAR
KÂTİP ÜYELER
: Bayram ÖZÇELİK (Burdur),
İshak GAZEL(Kütahya)
----- 0 -----
BAŞKAN Sayın milletvekilleri, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 5inci Birleşiminin Dördüncü Oturumunu
açıyorum.
280 sıra sayılı Kanun Teklifinin
görüşmelerine devam ediyoruz.
Komisyon? Yok.
Ertelenmiştir.
Gündemimizde başka bir iş
bulunmadığından, alınan karar gereğince kanun
teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla
görüşmek için, 13 Ekim 2021 Çarşamba günü saat 14.00te toplanmak
üzere birleşimi kapatıyorum.
Kapanma Saati: 21.11